Electronic learning
123 theses under this subject heading
Uzaktan yaz okuluna yönelik öğrenci ve öğretim elemanı görüşleri
Uzaktan eğitim, değişik koşullar ve beklentiler içerisinde bulunan bireylere öğrenme imkânı sağlamada bir seçenek olarak, dünyada hızla yaygınlaşan ve gelişen bir eğitim uygulaması haline gelmiştir. Üniversitelerdeki öğrenenlerin yaz okullarından daha aktif bir şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeple iklim ve bir takım koşullar göz önünde bulundurulduğunda zamandan ve mekândan bağımsız yürütülecek bir yaz okulu uygulaması gerek öğrenciler gerekse öğretim elemanları açısından bir fırsat olarak düşünülebilir. İlgili alan yazı taraması sonucunda yurt dışında ve ülkemizde yaz okullarında açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik sınırlı sayıda araştırmaya ulaşılmıştır. Bu açıdan araştırma konusunun alan yazın açısından bir yeniliği temsil ettiği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencileri ve öğretim elemanlarının uzaktan yaz okullarına ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini yaz okulu deneyimi olan, uzaktan öğretim tecrübesine sahip 6 öğretim elemanı ve 6 öğrenci oluşturmaktadır. Görüşmeye dayalı nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veriler, öğrenci ve öğretim elemanları için farklı sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada, öğrencilerin ve öğretim elemanlarının yaz okuluna ilişkin görüşleri ve yaz okulunda uzaktan öğrenmeye ilişkin görüşleri üstünlükler, sınırlılıklar, uygulama ve öneriler bağlamında değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın sonucuna göre uzaktan yaz okullarının normal yaz okullarına göre öğrenciler açısından birçok konuda üstünlük sağladığı görülmüştür. Ayrıca öğretim elemanları ve kurum açısından da bir takım üstünlükler tespit edilmiştir. Uzaktan öğrenme ile yaz okullarının hem öğretim elemanı hem de öğrenciler açısından karşılıklı etkileşimin zayıf kalması sınırlılık olarak belirlenmiştir. Öğrenci ve öğretim elemanları görüşlerinden elde edilen bütün bulgular ilgili temalar altında detaylı olarak açıklanmıştır.
Açık ve uzaktan öğrenmede sanal laboratuvarlar: Devre analizi uygulaması
Bu çalışmada, 21. yüzyıl teknolojilerinin etkisi ile eğitimde meydana gelen değişim eğilimleri göz önünde bulundurularak eğitimin ayrılmaz bir parçası olan laboratuvar uygulamaları için geliştirilen ortamlar incelenmiş ve açık ve uzaktan öğrenmede sanal laboratuvarların (SL) uygulanabilirliği araştırılmıştır. Uygulama gerektiren derslerin uzaktan öğrenme yoluyla verilmesinin, bilgi ve teoriye dayalı derslerden daha zor olduğu düşünülmekte ve çoğu uzaktan eğitim sağlayan kurum uygulama gerektiren disiplinlerden kaçınmaktadır. Dijital çağın laboratuvarlar için sunduğu çözümlerden biri olan SL ortamları, uygulama etkinliklerinin uzaktan gerçekleştirilebilmesi fırsatını sunmaktadır. Bu çalışmada, SL kullanımı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Elektrik Enerjisi Üretim, İletim ve Dağıtımı Önlisans Programı'ndaki "Devre Analizi Laboratuvarı" dersi kapsamında araştırılmış ve iki ve üç boyutlu SL ortamları, öğrenme yönetim sistemleri aracılığı ile öğrenenlere sunulmuştur. Karma yöntem tasarımlarından keşfedici sıralı tasarım yaklaşımının kullanıldığı bu çalışmada öğrenenlerin SL kullanım niyetleri, Teknoloji Kabul Modeli temel alınarak oluşturulan araştırma modeli çerçevesinde incelenmiş ve ayrıca SL kullanmayan öğrenenlerin kullanmama nedenleri araştırılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi ve nicel verilerin analizinde ise SL kullanmayanlar için betimsel istatistikler ve parametrik olmayan testler ve SL kullananlar için Kısmi En Küçük Kareler yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; geliştirilen araştırma modelinin, öğrenenlerin SL kullanım niyetlerini anlama ve açıklama konusunda yararlı bir teorik model olduğu görülmüştür. SL'nin kullanılmama nedeni olarak zaman yetersizliği bulunmuş, yaş ve deneyime bağlı olarak anlamlı farklılıklar görülmüştür. Bu çalışmadan çıkan sonuçlar, SL'nin etkili bir şekilde eğitim sürecine entegre edilebilmesi ve öğrenenler tarafından benimsenerek SL kullanımının artırılması ve yaygınlaştırılması açısından kurumlara yol gösterici olacaktır. Anahtar Sözcükler: Sanal laboratuvar, Açık ve uzaktan öğrenme, Teknoloji kabul modeli, Kısmi en küçük kareler
Yabancı dil öğrenen dijital yerlilerin Web 2.0 araçlarını kullanma düzeylerinin belirlenmesi: Bir durum çalışması
Bu araştırmanın temel amacı, dijital yerlilerin yabancı dil öğrenme süreçlerinde Web 2.0 araçlarını kullanma düzeylerini bağlantıcılık ve bilişsel çoklu ortam öğrenme kuramları doğrultusunda incelemektir. Elde edilen bulguların yüz yüze ve uzaktan eğitim veren kurumlara ve öğretenlere dijital yerlileri ve onların öğrenme stratejilerini daha yakından tanıma imkânı verebileceği düşünülmektedir. Enformasyon çağında bilgiye erişimin her an her yerde mümkün olması dijital öğrenen neslin öğrenme yöntemlerini de hızla değiştirmiştir. Bu bağlamda, bütün bu kolaylıklar ve gelişmeler iletişimi, iletişim için ise ortak bir dil (linguafranca) öğrenme zorunluluğu doğurmuştur. Bu çağda hemen hemen her anlamda hayatımızı kolaylaştıran Web 2.0 araçları hem öğrenme hem de öğretme ortamlarında da insanların hayatını kolaylaştırmaktadır. Dijital yerliler, Web 2.0 araçlarına ve dijital medya araçlarına bağımlı bir şekilde yaşamaktadırlar. Web 2.0 araçlarına oldukça hâkim olan dijital nesil, bu yetileri sayesinde sınırsız bilgiye ve açık kaynaklara ulaşabilmektedir. Web 2.0 araçlarının yabancı dil öğretiminde yaygınlaşarak kullanılması, öğreten ve öğrenenler için bilgiye kısa sürede ulaşma olanakları, sınıf içi ve dışı etkileşimlerde bulunma imkânları sağlamıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile desenlenmiş bu çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem ve belge analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlar, alanyazın ile paralellik göstermekte ve yabancı dil öğrenen dijital yerlilerin bu süreçte Web 2.0 araçlarını sıklıkla kullandıklarını, içerik oluşturma ve bu içerikleri ağ bağlantıları ile paylaşma konusunda istekli ve pratik olduklarını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0 araçları, dijital yerliler, yabancı dil öğrenme, bağlantıcılık,bilişsel çoklu ortam öğrenme kuramı
Açık ve uzaktan öğrenme sistemlerinde kümeleme analizi yöntemiyle öğrenen gruplarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemine kayıtlı öğrenenlerin özelliklerini analiz ederek kümelere ayırmak, öğrenen türleri ve özelliklerine uygun stratejilerin belirlenmesine yön göstermektir. Açıköğretim Sisteminde öğrenim gören 43.106 öğrenene uygulanan anket verileri ile bu öğrenenlerin kurum veritabanlarındaki bilgileri birleştirilerek elde edilen veri kümesinin kullanıldığı bu çalışmada, öğrenen gruplarını elde etmek için tanımlayıcı veri madenciliği yöntemlerinden biri olan kümeleme analizi kullanılmıştır. Kümeleme analizi ile grupları elde etmek için IBM SPSS Modeler 14.2 yazılımında veriler üzerinde deneysel çalışmalar yapılmış ve veri setinin özelliklerine uygun olan algoritma TwoStep olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, hazırlanan veri seti üzerinde yapılan TwoStep algoritması ile üç küme elde edilmiştir. Bu kümelerin boyutları %36,9, %35,7 ve %27,5 olarak dağılmıştır. Kümelerin belirlenmesindeki en ayırt edici özellikler akademik başarı notu, aylık gelir, çalışılan sektör, çalışma süresi, cinsiyet, internet erişim olanağı, medeni durum, iletişim araçları sahipliği ve yaş olarak belirlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ile öğrenen odaklı akademik, yönetsel, kurumsal ve destek hizmetlerine yönelik kararların alınması kolaylaşabilir, bu grupların özelliklerine uygun olarak hizmetlerin farklılaştırılmasına ve tasarlanmasına destek olunabilir. Anahtar Kelimeler: Açık ve Uzaktan Öğrenme Sistemleri, e-ÖğrenenlerinGruplandırılması, Kümeleme Analizi, Segmentasyon, TwoStep Algoritması.
Online support application for oral communication skills course: A case study
The purpose of this research study is to explore how first year candidate teachers of English made use of online asynchronous speaking and listening activities outside the classroom as an online support to their EFL oral communication courses. In relation with the purpose of the study, a case study research paradigm was conducted. There were three research questions posed for the study. The first research question explored how the participants used the online support. The data for this research question came from the learning logs and researcher's logs. The second research question targeted at revealing the opinions of the participants. The last research question examined the factors that prevented the participants from using the online support. The study lasted for one whole semester and a total of 21 first year candidate teachers of English participated the study. The findings of the study suggest that the online support has potentials as a supplementary independent study tool to support oral communication courses. Those who used the online support found it useful and necessary to support the oral communication skills course. They reported gains in language proficiency, fluency, and confidence to speak in English. Especially, the feedback they received helped them to realize their weaknesses in grammar, vocabulary and pronunciation. They also believed that the activities in the online support helped them to make spontaneous speech and prepared them for unrehearsed speech. Half of the participants thought it helped them to develop their pronunciation, whereas the other half disagreed. Similarly, half thought completing the speaking activities helped them to reduce their anxiety, whereas the other half disagreed. The participants used the activities in the online support mainly to expand the learning that takes place in the classroom and to revise the relevant content. Previewing was another reason to use the activities; however, it was not as common as the other two purposes. However, participants' effective use of the online support depends on availability of internet connectivity and finding suitable study environments. Furthermore, personal factors, such as disinclination, the presence of other required course work and poor time-management, also have a role in participants' effective use of the online support. One last factor that affects participants' decision to use the online support is attitudes towards computer mediated asynchronous communication. Participants who have negative attitudes towards computer mediated asynchronous communication decide not to use the online support from the beginning. Others, who are neutral prior to the implementation, may develop negative feelings towards computer mediated communication in the course of implementation and decide not to use the online support.
Çevrimiçi ortamda oluşturulan dijital öyküleme etkinliklerine ilişkin öğretmen adayları ve ilköğretim öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı çevrimiçi dijital öyküleme etkinliklerinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri (BÖTE) öğretmen adayları tarafından ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerine uygulanması sürecinde öğretmen adayları ve öğrencilerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde öğrenim gören sekiz dördüncü sınıf öğretmen adayı ve Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim Okulu 47 altıncı sınıf ilköğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında BÖTE bölümü dördüncü sınıfında öğrenim gören öğretmen adaylarına 2012-2013 güz döneminde dijital öyküleme etkinliklerine yönelik eğitim verilmiş, ikinci aşamasında ise öğretmen adayları 2012-2013 bahar döneminde öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim okulunda öğrenim gören ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri ile çevrimiçi ortamda dijital öyküleme etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. Araştırmanın verileri gözlem, yarı yapılandırılmış görüşmeler, günlükler, öğrenci ürünleri ve video kayıtları aracılığıyla elde edilmiştir. Ayrıca dijital öyküleme etkinliklerinin ilköğretim öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerinin gelişimine etkisini belirlemek amacıyla bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri dijital öyküleme etkinliklerinin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Öğrenciler ayrıca dijital öyküleme sürecinde internet bilgilerinin güvenirliğinden emin olamadıklarını, araştırdıkları konularla ilgili yeterli kaynağa erişemediklerini ve teknik sorunlarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları ise dijital öyküleme etkinliklerinin hem kendilerinin hem de öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Ayrıca etkinlikler yoluyla birçok konu ile ilgili bilgi edindiklerini, öğretmenlik becerileri konusunda deneyim kazandıklarını ve etkinliklerin çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmesinin uygulama sürecinde birçok kolaylık sağladığını ifade etmişlerdir. Diğer taraftan uygulama sürecinde dijital öyküleme etkinliklerin uzun sürdüğünü, zamanın yeterli olmadığını ve öğrencilerin isteksiz olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları ayrıca dijital öykülemenin öğrencilere hem içerik bilgisi kazandırdığı hem de öğrencilerin teknolojik becerilerini geliştirdiği için bilişim teknolojileri dersine uygun olduğunu ve dijital öykülemeyi gelecekte eğitim hayatlarında kullanmayı düşündüklerini ifade etmişlerdir. Anahtar sözcükler: Dijital öyküleme, teknoloji entegrasyonu, 21.yüzyıl becerileri
Harmanlanmış öğrenme ortamlarında oyunlaştırma bileşenlerinin etkililiği
Bu araştırma kapsamında harmanlanmış öğrenme ortamlarının etkililiğini arttırmak için oyunlaştırma bileşenleri kullanılmış ve bu ortamın etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2015 - 2016 öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören ve Eğitimde Bilişim Teknolojileri I dersine kayıt yaptıran 63 katılımcıyla uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel ve nitel verilerin ilişkilendirilerek açıklandığı yakınsayan paralel karma desene göre desenlemiştir. Araştırmanın amacı kapsamında, bu ders iki ayrı grup olarak açılmıştır. Araştırmanın deney grubu, yüz yüze ortamda çarkıfelek etkinliği; çevrimiçi ortamda yönergelerin verilmesi, ilerleme çubuğu, rozet, seviye, deneyim puanı, liderlik sıralaması, ödül, dersin tamamlanma oranı, etkinlik tamamlama, etkinliklerin belirli ölçütlere göre sınırlanması, etkinliklere ilişkin katılımcılara bildirimlerin sunulması, alternatif etkinliklere yer verilmesi sayesinde oyunlaştırma bileşenleriyle zenginleştirilmiştir. Araştırmanın kontrol grubunda bu bileşenlere yer verilmemiştir. Araştırmanın verilerine göre gruplar arasında araştırma topluluğu modeli, akademik başarı, motivasyon, duygu durumu açısından bir farklılık oluşmamıştır. Ancak katılımcılar oyunlaştırma bileşenlerinin ilgi çekici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca grupların çevrimiçi ortamda harcanan ortalama zamanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların çevrimiçi katılımlarında oyunlaştırma bileşenlerinden ödülün, rekabetin, seviyenin, rozetin ve kısıtlamanın etkili olduğu görülmüştür.
Farklı kültürlerden öğrenenler için uzaktan ders tasarım ilkelerinin belirlenmesi: Anadolu Üniversitesi Azerbaycan programları üzerine bir inceleme
Bu araştırmanın temel amacı farklı kültürlerden öğrenenlerin yer aldığı çevrimiçi öğrenme ortamlarında kültürel farklılıkları dikkate alan ders tasarım ilkelerini belirlemek ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi Azerbaycan programlarına devam eden açık ve uzaktan öğrenenlerin e-Öğrenme ortamına (portala) ilişkin görüş ve önerilerini tespit etmektir. Bu doğrultuda, kapsamlı bir alanyazın taraması ile elde edilen bilgiler ve Badrul Khan'ın (2005) e-Öğrenme çerçevesi adı altında sunduğu kontrol listesinin çalışma amaçları doğrultusunda ilgili bölümleri/başlıkları araştırma sorusuna uyarlanarak, 6 demografik, 2 kullanım sıklığını ölçen, toplam 24 maddelik 3'lü Likert türünde bir ölçek geliştirilmiştir. Hazırlanan ölçeğin görünüş ve kapsam geçerliliği sağlanmış ve 2014-2015 eğitim-öğretim yılı Anadolu Üniversitesi Azerbaycan Programlarına kayıtlı ve Azerbaycan Açıköğretim bürosuna kayıt ve akademik danışmanlık için gelen ve gönüllü olarak ölçeği yanıtlayan 305 öğrenciye uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Azerbaycanlı öğrenenlerin ders materyallerini kullanım tercih ve sıklığına, ders işlenişi ve etkinlikler konusunda tercih ettikleri iletişim yöntemlerine ve programla ilgili idari konular ile ilgili tercih ettikleri iletişim yöntemlerine ilişkin bulguların kültürel farklılıklardan kaynaklandığı görülmüştür. Bunun yanı sıra e-Öğrenme ortamlarını kullanma durum ve sıklığının, çalışmada ele alınan bazı boyutlar üzerinde anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca, katılımcılar tarafından, e-Öğrenme portalını kullanıp kullanmama gerekçeleri ile ilgili veriler elde edilmiştir. Araştırma bulgu ve sonuçlarının ve geliştirilen ölçeğin farklı kültürlerden öğrenenlerin yer aldığı çevrimiçi öğrenme ortamlarında etkili, verimli öğrenme için kültürel faktörleri dikkate alan ders tasarım ilkelerinin belirlenmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca bu çalışma ile elde edilen sonuçların uluslararası uzaktan eğitim program, ders, öğrenci destek hizmetleri tasarımına, MOOCs (Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler-KAÇED) gibi farklı kültürden öğrenenlerin yer aldığı çevrimiçi ortam tasarımına, uluslararası açılım yapan veya yapmayı düşünen kurum ve üniversitelerin karar süreçlerine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Uzaktan eğitim, Açık ve uzaktan öğrenme, e-Öğrenme, Kültürel çeşitlilik, Öğretim tasarımı.
Çevrimiçi öğretim materyali geliştirme ve uygulama süreçlerinin incelenmesi: İngilizce dersi örneği
Araştırmanın amacı, bir İngilizce öğretmeni tarafından çevrimiçi ortamlar aracılığıyla 9. sınıfın bir dönemlik İngilizce öğretim programına yönelik materyallerin geliştirilmesi sürecinin ve geliştirilen materyallerin öğretme – öğrenme sürecinde kullanılma durumlarının incelenmesidir. Araştırmanın verileri çevrimiçi ortam öğretimi, çevrimiçi öğretim materyali geliştirme ve materyallerin sınıf ortamında kullanılma süreçlerinin video kayıtları, araştırmacı ve öğretmen günlükleri, çalışma kapsamında hazırlanan başarı testi, öğrenci ve öğretmen yazılı görüşme formları, yarı-yapılandırılmış görüşme formu, odak grup görüşme formu ve araştırmacının gözlem notlarından oluşmaktadır. Toplanan nitel veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak, nicel veriler ilişkili örnekler t-testi uygulanarak analiz edilmiştir. Çevrimiçi öğretim materyallerinin uygulanmasıyla ilgili öğrenci görüşleri çoğunlukla olumlu olmuş, öğrenciler süreci eğlenceli, İngilizce becerilerini geliştiren, akılda kalıcı, öğrenmeyi kolaylaştıran ve diğer derslerde de kullanılmasını önerdikleri bir süreç olarak belirtmişlerdir. Benzer şekilde öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanan başarı testleri arasında da anlamlı bir fark bulunmuş ve bu veriler nitel verileri desteklemiştir. Öğretmen araştırma sonucunda hem teknoloji yeterliği açısından hem de akademik alanda gelişim göstermiştir. Araştırma süreci boyunca teknik aksaklıklar ve bağlantı sorunları olmuş, öğretmenin bu sorunlara çözüm bulma konusunda da gelişim gösterdiği gözlenmiştir. Buna göre öğretmenin mobil internet kullanımı ve çevrimiçi ortamları aktif bir şekilde kullanmasıyla karşılaşılan sorunlara çözüm bulabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, mesleki gelişim etkinliklerinin bireyin istek, gereksinim, beklenti ve hazırbulunuşluğu göz önünde bulundurulduğunda daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmen özelliklerine, olanaklarına ve gereksinimlerine göre olarak tasarlanmalarının öğretmenin motivasyon ve verimliliğine katkısı bulunduğu da ulaşılan sonuçlardandır. Anahtar Kelimeler: Mesleki gelişim, Yabancı dil öğretimi, Çevrimiçi ortamlar
Kitlesel açık çevrimiçi derslerde öğrencilerin davranış ve tercihleri ile bireysel özellikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Türkiye'de Türkçe açılan kitlesel açık çevrimiçi ders katılımcılarının bireysel özellikleriyle derslerdeki materyal tercihleri ve aktiflik düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamında başarılı bir çevrimiçi öğrenenin sahip olması gereken bireysel özellikler; demografik özellikler, dijital okuryazarlık becerileri, öğrenme stratejileri ve çevrimiçi öğrenme deneyimleri bağlamında değerlendirilmiştir. Öncelikle öğrencilerin bireysel özellikleri ile AKADEMA kitlesel açık çevrimiçi ders platformunda sunulan materyallere ilişkin tercihleri ve bu platformdaki aktiflik düzeyleri ortaya konmuştur. Ardından öğrencilerin materyal tercihlerinin ve aktiflik düzeylerinin araştırma kapsamında değerlendirilen bireysel özellikleri ile ilişkisi araştırılmıştır. AKADEMA platformundan yararlanan öğrencilerin profili incelendiğinde geleneksel öğrenme sürecini tamamlamış, biçimlendirilmemiş (non-formal) ve yarı biçimlendirilmiş (informal) öğrenme deneyimleri yaşamaya istekli, eğitim düzeyleri yüksek, yetişkin bireyler oldukları görülmüştür. Katılımcı grubunun ayrıca dijital okuryazarlık becerilerinin oldukça yüksek olduğu, ders çalışırken farklı öğrenme stratejilerini kullandıkları, kitlesel açık çevrimiçi dersler konusunda az deneyimli oldukları belirlenmiştir. AKADEMA platformunda en fazla tercih edilen materyalin e-kitaplar olduğu ve öğrencilerin platforma pasif düzeyde katılım gösterdikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin AKADEMA platformundaki aktiflik düzeylerinde yaşları bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmakla birlikte yaş ilerledikçe öğrencilerin derslerden daha fazla yararlandıkları görülmüştür. Öte yandan öğrencilerin aktiflik düzeyleri dijital okuryazarlık becerilerine göre farklılık göstermektedir. Aktif öğrencilerin anlamlı olarak pasif öğrencilerden farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum, Aktif öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerinin pasif öğrencilerden daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Son bölümde, bu araştırma kapsamında elde edilen bulgulara dayanarak araştırmacılara, uygulayıcılara ve öğretim tasarımcılarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Eğitimde Açıklık,Açık ve Uzaktan Öğrenme,Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler,Bireysel Faklılıklar,Dijital Okuryazarlık Becerileri,Öğrenme Stratejileri,Çevrimiçi Öğrenme Deneyimleri.
Uzaktan eğitim yönetiminde balanced scorecard kullanımı ve AÖS örneği
Çok hızlı bir değişimin olduğu küresel ekonomik sistemde kurumların değişime ayak uydurup ayakta kalabilmeleri için sürekli olarak doğru ölçme ve doğru değerlendirme yapabilmeleri gerekir. Sadece faaliyet raporları ve finansal tablolardan oluşan geleneksel ölçüm sistemleri, bunun için yetersiz kalmaktadır. Günümüzde, kurumların doğru ölçüm ve değerlendirme yapabilmeleri için kullanılan bir yöntem olan "Balanced Scorecard" sistemi, hızlı bir şekilde geleneksel ölçüm sistemlerinin yerini almaktadır. Bu çalışma, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminde karma yöntemin en gelişmiş stratejisi olan "yakınsayan paralel karma yöntem deseni" kullanılarak bir uygulama olarak yapıldı. Çalışmanın evrenini 2014 ile 2018 yıllarındaki veriler oluşturdu. Çalışmada hem nicel hem de nitel yöntemler kullanıldı. 2014 ile 2016 yılları arasındaki veriler kurum çalışanları ile görüşmeler yöntemiyle elde edilirken, 2016- 2017 akademik yılı için mevcut veriler ile birlikte yeni anketler de yapıldı. Çıkan sonuçlara göre 2017-2018 yılı için tahminler yapılarak hedefler oluşturuldu. Bu araştırmada finansal boyut, öğrenciler boyutu, içsel süreçler boyutu ve öğrenme-gelişme boyutu olmak üzere Balanced Scorecard'ın dört boyutu kullanıldı. Bu boyutlar altında oluşturulan ölçütlerle sürekli bir iyileştirmenin olacağı geri bildirimli bir sistem kurulması amaçlandı. Anahtar Sözcükler: Uzaktan Eğitim, Balanced Scorecard, Açıköğretim Fakültesi
Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencilerinin girişimcilik niyetleri ve çevresel tutumlarını ölçmeye yönelik bir araştırma
Doğaya saygılı davranmak, tüm insanların ve dolayısıyla insanların oluşturduğu her türlü yapılanmanın küresel vatandaşlık görevidir. Ancak bugün, doğal çevrenin geldiği nokta bu görevin pek de başarıyla gerçekleştirilemediğini gözler önüne sermektedir. Bu tabloda, üretim ve sunum faaliyetlerini gerçekleştiren girişimcilerin payı da oldukça büyüktür. Bu nedenle girişimcilerin çevreye karşı olumlu tutuma sahip olmaları ve çevre koruma ile ilgili düzenlemeleri gerekçeleriyle içselleştirip faaliyetlerine yansıtmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda, bu araştırmada 1056 girişimci adayının girişimcilik niyetleri ile çevresel tutumları irdelenerek planladıkları girişimlerde bulunmadan önce potansiyel girişimcilerde çevresel farkındalık ve hassasiyet oluşturarak çevreye duyarlı girişimciler yaratılmasına nasıl katkı sağlanacağı ele alınmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Toplanan veriler, araştırma sorularına göre SPSS v23.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda öğrencilerin girişimcilik niyeti puanlarının yüksek, ancak çevresel tutum puanlarının düşük olduğu görülmüştür. Bu açığın eğitimle ve e-öğrenme olanaklarıyla nasıl kapatılacağına ilişkin bir rapor hazırlanarak kurum yöneticilerine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşletme Fakültesi Öğrencileri, Girişimcilik Niyeti, Çevresel Tutum, Doğal Çevre.
21. yüzyıl vatandaşlığının geliştirilmesinde açık ve uzaktan öğrenme: Bir metafor analizi araştırması
İçinde ulunduğumuz yüzyıl, kendi normlarını da beraberinde getirmiş ve vatandaşların da bu teknoloji ile harmanlanmış yaşam biçiminin sahip olduğu normlara ayak uydurmalarını gerekli kılmıştır. Günümüz vatandaşlık anlayışı, kişilerin iyi bir birey olarak yetişmesi ve bununla birlikte kendinin ve çevresinin farkında ve yine kendine ve çevresine saygılı birey olması ile tanımlanabilir. Temel hak ve özgürlüklere sahip olma, bunların farkında olma ve ulusal ve evrensel boyutlarda bu konuların uygulanmasına hassasiyet gösterebilme vatandaşlık olgusunun temellerini oluşturmaktadır. 21. yüzyıl vatandaşlığı ve 21. Yüzyıl yeterlilikleri konusu günümüzde oldukça yaygın bir şekilde tartışılmaktadır. 21. yüzyıl vatandaşlık eğitimi yukarıda bahsedilen başlıkların dışında yaratıcı, eleştirel düşünen, katılımcı, işbirliği, içinde çalışabilen, empati becerisine sahip, çevresine duyarlı bireyler yetiştirme başlıklarını da kapsamaktadır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda ister dijital yerli isterse dijital göçmen olsun vatandaşların tümü dijital teknolojilerle iç içedir. Eğitim süreçlerinde olduğu gibi hemen her alanda bireyler teknolojinin aktif kullanımıyla karşılaşmaktadırlar. Kişilerin teknolojiye maruz kalma oranları arttıkça, teknolojinin sorumsuzca ve zararlı kullanımları da artmaktadır. Teknolojinin uygunsuz ve etik dışı kullanımından doğacak olan olası tehlikelere ilişkin farkındalık düzeyi de oldukça düşüktür. Bu noktada 21. Yüzyıl vatandaşlık becerilerinin toplumun her kesiminden vatandaşa ulaştırılmasının büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. Açık ve uzaktan öğretim, toplumun tüm kesimlerine hitap eden bir öğretim yaklaşımı olmakla birlikte, toplumun tüm kesimlerine bu eğitimi en esnek şekilde götürmeyi hedeflemiş bir yaklaşımdır. Böylesine etkin bir öğretim yaklaşımının dijital vatandaşlık normlarının günümüz topluluklarına kazandırılmasında etkin bir rol oynaması beklenmektedir. Avrupa Birliği Çoçukları Online Raporunda (2014) Türkiye'deki vatandaşların, özellikle 16-24 yaş arası, oldukça yüksek oranda dijital teknolojileri kullandıkları ortaya çıkmıştır. Bu da Türkiye'de büyük kitlelere eğitim veren Açık ve Uzaktan Öğrenme kurumlarının 21. Yüzyıl vatandaşlığı gibi önemli bir konuya programlarında yer vermelerinin kritik değerini ortaya koymaktadır. Kitleler üzerinde etkisi yadsınamaz olan Açık ve Uzaktan Öğrenmeyi böylesine önemli bir konu için etkin hale getirip, en üst seviyede bundan faydalanmanın oldukça akılcı bir uygulama olacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen bu projenin amacı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemine kayıtlı öğrenciler ile birlikte ulusal ve uluslararası düzeyde alan uzmanlarının metafor analizi yoluyla Açık ve Uzaktan Öğrenmenin 21. Yüzyıl vatandaşlık becerilerinin kazandırılmasındaki etkinliğine ilişkin görüş ve önerilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda hem alan uzmanlarının hem açık ve uzaktan öğretim öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesinde nitel araştırma yöntemlerinde metafor analizinden yararlanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, 21. Yüzyıl vatandaşlık eğitimi, metafor analizi
Açık ve uzaktan öğrenmede öğrenme analitikleri kontrol panelinin geliştirilmesi: Öğrenme Bulutu
Açık ve uzaktan öğrenme bağlamındaki öğrenme analitikleri uygulamalarına yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlayan bu çalışma kapsamında, Öğrenme Bulutu olarak adlandırılan yeni bir öğrenme analitikleri sistemi geliştirilerek kullanılabilirliğine ilişkin araştırmalar yapılmıştır. Çalışmanın öğrenme analitiklerine ilişkin alanyazın araştırması, atıf verilerine dayalı iki aşamalı sistematik bir yaklaşım çerçevesinde desenlenmiştir. Birinci aşamada; öğrenme analitiklerine ilişkin Web of Science veri tabanında yer alan akademik yayınların analizi yapılmıştır. İkinci aşamada ise; öğrenme analitikleri tüm detayları ile tanımlanarak tarihsel gelişimi ortaya konulmuştur. Öğrenme analitiklerine ilişkin süreçler, teknikler, araçlar, bağlantılı çalışma alanları ve uygulama örnekleri incelenmiştir. Son olarak öğrenme analitiklerine ilişkin etik tartışmalar vurgulanmıştır. Araştırma süreci; geliştirme, uygulama ve değerlendirme olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Geliştirme sürecinde Öğrenme Bulutu'nun teknik altyapısı kurularak, öğrenen etkinlikleri takip mekanizmaları ve kullanıcı kontrol panelleri geliştirilmiştir. Araştırmanın uygulama süreci, Avrupa'daki eğitim-iş uyuşmazlığının azaltılması amacıyla hayata geçirilen EMLT açık ve uzaktan öğrenme sistemi kapsamında gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı tarafından desteklenen EMLT Projesine katılan öğrenenlerin öğrenme etkinliklerinin takip edilmesi, depolanması ve analiz edilmesi amacıyla Öğrenme Bulutu kullanılmıştır. Son aşama olan değerlendirme sürecinde ise nicel araştırmalar altında sınıflandırılan betimsel tarama modeli çerçevesince Öğrenme Bulutu'nun kullanılabilirliğini belirlemeye yönelik analizler yapılmıştır. Ayrıca öğrencilerin Öğrenme Bulutu'nun kullanılabilirliğine ilişkin memnuniyet düzeylerinin ders başarısı, motivasyon, bilgisayar ve internet kullanım düzeyi, veri paylaşım tercihleri ve kitlesel açık çevrimiçi ders deneyimi bakımından farklılık gösterip göstermediği istatistiksel olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde, araştırma sorularına ilişkin elde edilen bulgulara, bulgular doğrultusunda ulaşılan sonuçlara ve sonuçlara bağlı olarak geliştirilen önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, Öğrenme Analitikleri, Kontrol Paneli, xAPI, Experience API, Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler, Öğrenme Bulutu, Öğrenme Yönetim Sistemleri
Sınıf yönetimi kapsamında ilkokul öğrencilerinin eğitiminde sosyal ağların etkililiği
Günümüzde öğrenciler, dijital yerliler, öğretmenlerde dijital göçmen olarak kabul edilmektedir. Yeni yüzyılda değişen öğrenci ve öğretmen tanımlarıyla birlikte sınıf yönetimine yüklenen anlamda değişmektedir. Bu araştırmanın amacı sınıf yönetimi kapsamında eğitsel bir sosyal ağın ilkokul öğrencilerinin eğitiminde etkili kullanılabilirliğini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış ve karma yöntem olarak açıklayıcı karma yöntem benimsenmiştir. Örnekleme olarak amaçsal örnekleme kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim bahar döneminde Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir ilkokulda öğrenim görmekte olan 4. sınıf toplam 51 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmında araştırma grubuna 5 hafta süreyle eğitsel sosyal ağ üzerinde ders ve ders haricindeki konularla ilgili, kaynak-materyal, ödev, derslerini destekleyici video paylaşmaları ve ders konularıyla ilgili etkileşimde bulunarak işbirliği kurmaları sağlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Sosyal Ağların Eğitimde Kullanım Ölçeği ve Sosyal Ağ Kullanışlılık Anketi ve eğitsel sosyal ağ üzerinde gerçekleştirilen sınıf içi etkileşimlerden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda, katılımcılar eğitsel sosyal ağların yararlı bir araç olduğunu; eğitsel sosyal ağların öğrenci-öğrenci etkileşiminde oldukça yüksek seviyede olduğunu belirtmişlerdir. Kullanılan eğitsel sosyal ağ öğrenciler arasındaki iletişimi, kaynak-materyal paylaşımını ve yardımlaşmayı arttırdığını göstermiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar neticesinde sosyal ağların eğitimin farklı kademelerinde kullanılabileceğine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Web tabanlı akran ve öz değerlendirme sistemi ile zenginleştirilmiş akran öğretiminin 7. sınıf rasyonel sayılar konusunda öğrencilerin başarı ve tutumlarının üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, web tabanlı akran ve öz değerlendirme sistemi ile zenginleştirilmiş akran öğretiminin 7. Sınıf Rasyonel Sayılar konusunda öğrencilerin başarı ve tutumlarının üzerine etkisini araştırmaktır. Rasyonel Sayılar Konusu Başarı Ölçeği, Rasyonel Sayılar Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği, İnternet Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği ve Akran Öğretimi Gözlem Kontrol Ölçeği ölçme araçları olarak kullanılmıştır. Bu araştırma için Performans Ödevi, Performans Ödevi Değerlendirme Formu, Akran ve Öz Değerlendirme Sistemi, Akran ve Öz Değerlendirme Sistemi Kullanım Kılavuzu ve Akran Öğretimi Konu Kavrama Testleri de değerlendirme materyalleri olarak hazırlanmıştır. Bu araştırma, Ankara ili Keçiören ilçesinde yer alan yedi ortaokuldaki 472 yedinci sınıf öğrencisi ile birlikte 2013-2014eğitim sezonu birinci döneminde yapılmıştır. Yedi öğretmen ve her bir öğretmene ait ikişer sınıf çalışmaya katılmıştır. Rasyonel Sayılar Konusu Başarı Ölçeği, Rasyonel Sayılar Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği, İnternet Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği öğrencilerin ön başarı ve tutum düzeylerini belirlemek amacıyla, uygulama öncesinde, ön-test olarak tüm gruplara yapılmıştır. Deney grubunda yer alan öğrenciler web tabanlı akran ve öz değerlendirmeyle zenginleştirilmiş akran öğretimi metoduyla ders işlerken, kontrol grubunda yer alan öğrenciler geleneksel matematik eğitimiyle ders işlemiştir. Tüm gruplardaki öğretim dokuz hafta sürmüştür. Bundan sonra, Rasyonel Sayılar Konusu Başarı Ölçeği, Rasyonel Sayılar Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği, son başarı ve tutum düzeylerini belirlemek amacıyla tüm gruplara son-test olarak yapılmıştır. Betimsel istatistikler ön ve son testlerden elde edilen veriler kullanılarak yapılmıştır. Sonuçlar her bir değişkene ait verilerin dağılımının yaklaşık olarak normal olduğunu göstermiştir. Çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) çıkarımsal istatistik olarak kullanılmıştır. MANCOVA sonuçları deneysel gruplar lehine anlamlı başarı ortalaması farkı göstermektedir. Ancak, gruplar arasında rasyonel sayılar konusuna karşı tutum için anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Akran öğretimi, rasyonel sayılar, web tabanlı akran ve öz değerlendirme,
Çevrimiçi öğrenme topluluklarının sınıf öğretmenlerinin mesleki öğrenme ve mesleki gelişimindeki rolünün incelenmesi: eTwinning örneği
Bu araştırmanın amacı, eTwinning platformundan hareketle çevrimiçi öğrenme topluluklarının sınıf öğretmenlerinin mesleki öğrenme ve mesleki gelişimindeki rolünün incelenmesidir. Bu çalışmada, karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından ilgili alanyazından yararlanılarak geliştirilen Öğretmen Mesleki Gelişim Anketi, Mesleki Öğrenme Anketi ve eTwinning Platformunu Kullanım Amaçları Anketi kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda katılımcılar olasılığa dayalı örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcılar nicel boyuttaki katılımcılar arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutuna 605, nitel boyutuna ise 20 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Nitel boyutunda ise odak grup görüşmeleri yoluyla elde edilen veriler tematik analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel ve nicel bulgular, eTwinning platformunun sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine ve öğrenmelerine olumlu katkılar sağladığını göstermiştir. Söz konusu katkıların eTwinning platformunun yapısal özelliklerinden ve sunduğu fırsatlardan kaynakladığı sonucuna ulaşılmıştır. eTwinning platformunun kendine özgü yapısal özellikleri olan e-güvenlik kuralları, bir kültürünün ve etiğinin bulunması, MEB destekli olması ve sadece eğitimcilerin katılabilmesi gibi özellikleri nedeniyle tercih edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Bilgi ve belge yönetimi öğrencilerinin e-öğrenme ve etik konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi: Atatürk Üniversitesi örneği
Bilgi çağı ile birlikte internete erişimi her an ve her yerde sağlayan bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi elektronik öğrenme (e-öğrenme) araçları, hayatın birer parçası haline gelmiştir. E-öğrenme kaynakları bilgiye erişimi kolaylaştırsa da, birçok etik dışı sorunu da beraberinde getirmiştir. Çalışma alanı olarak e-öğrenme kaynaklarını profesyonel olarak kullanacak olan geleceğin bilgi uzmanlarının e-öğrenme ve etik konusunda duyarlı olmaları ve farkındalık göstermeleri önemlidir. Bu nedenle çalışmada Bilgi ve Belge Yönetimi bölümü öğrencilerinin becerileri ve etik değerlere karşı tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ilk aşamada betimleme yönteminden yararlanılmıştır. Yerli ve yabancı kaynaklardan mevcut güncel literatüre ulaşılmıştır. İkinci aşamada gözlem tekniğine göre örnek grup seçilmiştir. Örnek grup, çalışmaya katılımı gönüllü olan Atatürk Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümü öğrencilerinden oluşturularak çalışmaya toplam 295 öğrenci dahil edilmiştir. Örnek gruba anket tekniği uygulanarak verilerin SPSS 16.0 istatistik programı kullanılarak analizi yapılmıştır. Çalışmada öğrencilerin %65,8'i (194) kadın, %34,2'si (101) erkek olup yaş ortalaması 20-21'idi. Katılımcıların %72,9'unun (212) e-öğrenme ile ilgili eğitim almadığı, e-öğrenmenin fiziki ve coğrafi engeller nedeniyle oluşabilecek engelleri ortadan kaldırmada etkili bir araç olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. E-öğrenmenin telif hakkı, intihal gibi etik dışı davranışları artırdığı konusunda kararsız kaldıkları belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre Bilgi ve Belge Yönetimi öğrencilerinin e-öğrenme araçları ve e-öğrenme etiği konularında bilgi ve farkındalıklarının artmasına yönelik eğitim almalarına ihtiyaç duydukları sonuçlarına erişilmiştir.
Irak'ta (Musul şehri) ilköğretim düzeyinde uzaktan eğitim sisteminin seviyesi
Bu araştırma, Irak Eğitim Bakanlığı'na bağlı (özel-devlet) ilkokullarda faaliyet gösteren uzaktan eğitim sisteminin uygulanmasında e-öğrenmeyi analitik açıklama ve anketin kullanımıyla tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma hem araştırmacılara hem de eğitim kurumlarına hizmet eden önemli sonuçlar sağlamada büyük rolü olan uzaktan eğitim alanında internet uygulamalarını kullanmanın sorunlarını belirlemek için önemli amaç ve ilkeleri güçlendirmektedir. Cinsiyet, kurum, mesleki kıdem, eğitim durumu, branş ve uzaktan eğitim bilgisine göre ayrımcılığın belirlenmesi amacıyla T-testi hesaplamaları ve varyans analizi yapılmıştır. Birinci bölümde Musul şehrinde uzaktan eğitim ile ilgili her şey ve e-öğrenme uygulamalarının detayları tanımlanmış ve bu alanda daha önce yapılmış bazı çalışmalardan bahsedilmiştir. İkinci bölüm, veri toplamak için kullanılan yöntemin bir tanımını ve her adımın bir açıklamasını içeriyor. Üçüncü bölümde veriler istatistik programına girilmiş ve çalışmanın sonuçları çıkarılmıştır. Daha sonra dördüncü bölümde sonuçlar tartışılmış ve bulguların ışığında araştırmacı gerekli önerileri koymuştur. Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutum düzeyleri ortalama değere yakın olmakla birlikte negatif çıkmıştır. Cinsiyet, yılların deneyimi, eğitim düzeyi ve branşın uzaktan eğitime yönelik tutumunda anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Ayrıca, öğretmenlerin devlet okullarında mı yoksa özel okullarda mı çalıştıkları, uzaktan eğitim hakkında bilgisi olan veya olmayan öğretmenler ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar kelimeler: uzaktan eğitim, e-öğrenme, açık öğretim, yüz yüze eğitim.
Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı olarak tasarlanan internet temelli uzaktan öğretim uygulamasının üniversite öğrencilerinin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi
Araştırmanın genel amacı, Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na göre hazırlanan internet temelli uzaktan eğitimin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini belirlemektir.Araştırmada 2x3'lük (2 faktörlü) bir karışık desen (split-plot) kullanılmıştır. Desendeki 2 düzeyli birinci faktör 2 ayrı deneysel işlemi (geleneksel yöntemle öğrenim gören Kontrol Grubu - GK, ÖAK'ye dayalı internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle öğrenim gören Deney Grubu - GD), desendeki 3 düzeyli ikinci faktör ise deneysel işlem öncesi ve sonrası ölçümleri (öntest, sontest, kalıcılık testi) göstermektedir. Araştırma kapsamında geliştirilen başarı testinin çalışma grubunu Çukurova Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan 4. sınıfa devam eden toplam 49 (Deney Grubu: n=27 ve Kontrol Grubu: n=22) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında geliştirilen ?Web Tasarımı? Dersinde ASP Kullanımına İlişkin Öntest, Sontest ve Kalıcılık Testi veri toplama araçları olarak kullanılmıştır.Bu çalışmada yansız bir seçimle 1 Deney ve 1 Kontrol Grubu belirlenmiş, bu gruplardan Deney Grubu'nda öğretim, ÖAK'ye dayalı hazırlanan internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bu grupta bu kuramın belirlediği öğretim stratejilerinin kullanılmasında internetten faydalanılmış, böylece dersler ?ÖAK'ye dayalı hazırlanan internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle? işlenmiştir. Deney Grubu'nda yapılan öğretimde internet temelli uzaktan eğitim verilmiştir. Kontrol Grubu'nda ise öğretim geleneksel yöntem olarak adlandırılan yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bu süreç yaklaşık 5 hafta sürmüştür. Verilerin analizinde tek faktörlü kovaryans analizi (One Factor ANCOVA), frekans (f) ve yüzde'den (%) yararlanılmıştır.Öğretimi Ayrıntılama Kuramı çerçevesinde geliştirilen internet temelli uzaktan eğitim çokluortam materyalleri ve kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilen öğrenmenin öğrencilerin sontest başarı düzeyleri arasında bulunulan grup bakımından anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir.Öğretimi Ayrıntılama Kuramı çerçevesinde geliştirilen internet temelli uzaktan eğitim çokluortam materyalleri ve kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilen öğrenmenin öğrencilerin kalıcılık başarı düzeyleri arasında bulunulan grup bakımından anlamlı bir farka neden olmadığı belirlenmiştir.
Yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan analog elektronik dersi yazılımının akademik başarıya etkisi
Bu araştırma, yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan bilgisayar destekli Analog Elektronik Dersi öğretim yazılımının akademik başarıya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında, Çukurova Üniversitesi, Adana Meslek Yüksekokulu Elektronik Teknolojisi Bölümü 1. Sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Mevcut sınıflardan, biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere rastgele olarak iki sınıf seçilmiştir. Araştırma deney ve kontrol gruplarından toplam 72 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verilerini toplamak için, 2009?2010 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, yaklaşık olarak on altı saatlik bir çalışma yapılmıştır.Uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarına konu ile ilgili hazırlanmış akademik başarı testi uygulanmıştır. ?Diyotlar ve Çeşitleri'' konusu; deney grubu öğrencilerine, Adobe Flash CS4 yazılım programı yardımıyla hazırlanan ve yapısalcı öğretim temeline dayanan bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi ile anlatılmıştır. Uygulama bittiğinde ise gruplara sontest uygulanmıştır.Araştırmanın sonucunda, araştırma esnasında elde edilen verilerin analizinde kullanılan eşleştirilmiş grup t-testi sonuçlarına göre, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında deney grubu öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Yapısalcı Öğrenme, Geleneksel Öğretim, Öğretim Yazılımı, Animasyon, Simülasyon
Motivating and engaging efl learners in e-learning with game elements
Educational technology has seen many developments in recent years. There are various technological tools that aim at improving learning and teaching both inside and outside the physical classroom. E-learning, in this respect, has gained widespread popularity in educational contexts around the world in different forms such as class/institution-based websites and massive open online courses. In spite of its growing reputation, there have been concerns about this new type of education in terms of satisfaction, isolation (Power & Gould-Morven, 2011), withdrawal, attrition (Atchley, Wingenbach, & Akers, 2013; Yang, Sinha, Adamson, & Rose, 2013), student retention (Allen & Seaman, 2014) and thus learner motivation and engagement. In an effort to overcome the pitfalls of online learning, many educators around the globe are now turning their attention to a fairly new concept named gamification, which aims to increase motivation and engagement of students through the inclusion of game elements and game design techniques outside the context of games (Werbach & Hunter, 2012). The aim of this study is to investigate the effects of gamifying online foreign language courses on the motivation and engagement of learners and to explore which of the game elements can be identified as potentially contributing to foreign language learning, if any. The study took place for one semester in a blended-learning environment within a preparatory program that offered intensive general English education to first-grade university students. The participants of the study, 19 students attending a class in this program, had two-hour Self-Access Center (SAC) classes in the computer laboratory each week under the supervision of the researcher, along with the classroom-based courses in the framework of the preparatory program. The e-learning platform (Moodle) used in SAC classes was gamified utilizing various gamification elements. Both qualitative and quantitative research methods were employed to investigate the effects of gamification. First of all, the participants were distributed a computer readiness scale at the beginning of the study. They were also asked to write diaries about their experiences on the gamified online courses at regular intervals. In addition, the researcher took field notes on critical incidents occurring both online and in the computer laboratory. At the end of the study, the participants completed a questionnaire regarding their experiences and were interviewed to triangulate the data received from the other data collection tools. The tracking system of the e-learning platform was also examined in order to explore the extent of student engagement. The results of the computer readiness scale, questionnaire, and Moodle tracking system were analyzed quantitatively, and the student diaries, interviews, and field notes were analyzed through content analysis. The findings of the study reveal that gamification has significant positive effects on the EFL learners' motivation and engagement in the online course. In addition, the integration of game elements into e-learning seems to have an indirect contribution to language learning in many aspects such as increased motivation, engagement, self-awareness, self-directed learning, practice, scaffolding and self-confidence. It is also found that the students attached more meaning to game elements such as content unlocking, progression, emotions and feedback in terms of language learning, rather than the surface-level game elements like leaderboard and badges, which are among the most frequently used elements in gamification studies. The findings also indicate that the presence of game elements in the online course could be accompanied by some disadvantages. When applied with a poor educational content and inadequate supervision, for example, gamification will probably produce superficial engagement and unintended behavior at the expense of losing certain qualities in online courses such as intrinsic motivation, meaningful engagement, and reliability of student achievements in the online course. In this respect, the study suggests caution when employing gamification in learning contexts rather than assuming it as a neutral educational breakthrough and uncritical adoption of game elements. On the other hand, when used with pedagogically sound and relevant content as well as the availability and supervision of the teacher, gamification is likely to work effectively and produce positive results in terms of not only motivation and engagement of learners but also foreign language learning and development. Keywords: Gamification, game elements, e-learning, motivation, engagement.
E-learning through online assignments: EFL students' and EFL teachers' perspective
Recent advances in technology have made it an essential part of our lives, and foreign language pedagogy has also its own share. Besides e-mail, e-shopping, e-marketing, and e-commerce, foreign language education occurs in electronic setting, too. With e-learning, it is possible to support foreign language learning through web-based tutorials by creating an interactive environment. Grammar worksheets, vocabulary practices, reading and writing tasks, speaking activities and many other exercises can be prepared and assessed electronically, by giving a chance to the EFL students to study at their own places and paces. This study is aimed at assessing the effectiveness of an e-learning tutorial, MyElt, a supplement of the coursebook 'Life' by National Geographic from both EFL students' and EFL teachers' perspectives. 203 EFL preparation (prep) class students and 6 EFL teachers working in Fırat University participated in this study. The EFL students' perception of e-learning has been investigated through a questionnaire, an EFL group of 20 students has been observed and minute papers (4 times in total) have been collected with the guidance of the researcher. The EFL students have stated that, despite technological problems, they are satisfied with e-learning via online assignments. Moreover, they have added that online assignments give them the opportunity to study at any place and time. The perceptions of the EFL teachers about e-learning have been investigated through interviews. The results show that the EFL teachers have positive attitudes towards e-learning in general. The EFL teachers have stated that online assignments are enjoyable and they motivate their students towards foreign language learning. As a result it has been ascertained that with e-learning, authentic materials supported with visual and audial aids are made available at the EFL students' disposal, It has also been cocluded that creating a new curriculum in which e-learning is covered can make foreign language learning more effective. Key Words: E-learning, interactive environment, online assignment, technology, webbased tutorials
Çocuk hakları eğitimi için öğretmen mesleki gelişim aracı olarak bir facebook grubunun incelenmesi
Çocuk hakları (ÇH) ve çocuk hakları eğitimi (ÇHE) ile ilgili sınıf öğretmenlerinin paylaşımda bulunduğu bir Facebook grubunda ÇHE için gerçekleştirilen faaliyetleri ve bu grubun sınıf öğretmenlerinin ÇHE' ye ilişkin mesleki gelişimlerine katkılarını incelemeyi amaçlayan bu çalışma durum araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ÇHE için paylaşımların yapıldığı Facebook grubu ile online görüşmenin yapıldığı çalışma grubu oluşturur. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan ÇHE için paylaşımların yapıldığı Facebook grubu kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenmiş toplam 265 kişiden oluşmuştur. Online görüşmenin yapıldığı çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yönetimiyle belirlenmiş toplam 19 kişiden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Facebook Grubunun Etkililiğini Değerlendirme Görüşme Formu ve Facebook grubuna ilişkin paylaşım dokümanları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışma grubunu oluşturan sınıf öğretmenlerinin ÇHE' ye yönelik birbirlerine tavsiyelerde bulundukları, bu bağlamda kullanılacak materyalleri ve etkinlikleri grupta paylaşarak birbirleriyle fikir alışverişi yaptıkları, ÇH ve ÇHE ile ilgili problemler için birlikte çözüm ürettikleri ve varsa eksikliklerini tamamladıkları görülmüştür. Ayrıca, online görüşme sonuçları bu facebook grubunun sınıf öğretmenlerinin ÇHE ile ilgili mesleki gelişimlerine faydalı olduğunu göstermiştir.