Efficient market theory

59 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Piyasa etkinliğinin dinamikleri: Kripto paralar üzerine ampirik bir çalışma

Etkin Piyasa Hipotezi (EPH) literatürde araştırmacılar tarafından birçok çalışma ile incelenmiştir. Ancak araştırmacılar arasında piyasaların etkin olup olmadığı konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Son yıllarda piyasaların etkinliği konusunda EPH'ye alternatif piyasa hipotezleri sunulmuştur. EPH'ye alternatif bir piyasa hipotezi olan Adaptif Piyasa Hipotezi (APH), piyasa etkinliğinin farklı piyasa koşullarına bağlı olarak etkinlik ile etkinsizlik arasında geçiş yaptığını öne sürmektedir. Başka bir ifadeyle APH, finansal piyasaların dinamik bir yapıya sahip olduğunu öne sürmektedir. Bu çalışmada, EPH'ye alternatif bir hipotez olan APH, 2017'den 2021'e kadar olan dönemde kripto para piyasasında test edilmiştir. Kripto para piyasası etkinliğinin zaman içinde değişen özelliğini (dinamik yapısı) araştırmak için Bitcoin, Ethereum, Litecoin, Ripple, Cardano kripto para birimleri kullanılmıştır. Escanciano ve Lobato (2009) tarafından geliştirilen Otomatik Portmanteau ve Kim (2009) tarafından geliştirilen Doğal Bootstrap Otomatik Varyans Rasyo testleri kullanılarak kripto para birimi getirilerinin öngörülebilirlik derecesi ölçülmüştür. Ayrıca, kripto para piyasası etkinliğinin zaman içinde değişen özelliğini yakalamak için kripto para birimlerinin günlük getirileri 500 günlük hareketli pencere yaklaşımı kullanılarak analize tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre, kripto para piyasası etkinliğinin zaman içinde değişim gösterdiği ve bu durumun APH ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Adaptif piyasa hipoteziEtkin piyasa teorisiKripto para birimi+1
Yunus Karaömer
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Terör saldırılarının finansal piyasalara etkisi: Borsa İstanbul 100 endeksi üzerine bir uygulama

Yatırımcıların finansal piyasalarda rasyonel hareket ettikleri görüşüne dayanan ve Eugene Fama tarafından ortaya atılan Etkin Piyasalar Hipotezine göre, piyasa da oluşan bilgiler anında fiyatlara yansımaktadır. Bilgilerin fiyatlara anında yansıması yatırımcıların bu piyasalardan beklenenin üzerinde bir getiri elde etme imkânları ortadan kaldırmaktadır. Bundan dolayı da teknik ve temel analiz yoluyla fiyatların önceden tahmin edilme olanağının bulunmadığı iddia edilmektedir. Fakat bahsedilen bu durum her zaman mümkün olmamaktadır. Yatırımcıların her zaman rasyonel davranmadıklarını ve bazen benzer durumlara benzer tepkiler verdikleri yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Davranışsal Finansında temellerini oluşturan bu olgu, yatırımcılar sosyolojik, psikolojik ve çevresel birçok etkenden etkilenme eğilimi gösterebilmektedir. Özellikle son yıllarda artış gösteren ve toplumların sosyolojik, psikolojik, yönetimsel yapılarını zedelemekten çıkıp ekonomik olarak da zarar vermeye başlayan terör olaylarının varlığı çalışmamızın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Ülkemiz açısından da önemli sorunları beraberinde getiren terör olaylarının varlığı ve etkileri uzun yıllardır tartışılan bir konudur. Bu perspektifte, çalışmanın amacı 20.09.2011-17.02.2017 tarihleri arasında Türkiye'de meydana gelen 94 terör saldırısının Borsa İstanbul 100 Endeksi üzerindeki olası etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda, Olay Çalışması (Event Study) metodolojisi uygulanırken piyasanın vermiş olduğu tepkiyi daha net gözlemleyebilmek amacıyla terör saldırılarının etkisi tatil günlerinde ya da hafta içi günlerde gerçekleşmesi şeklinde iki alt kategoride irdelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda; terör olayları neticesinde genel anlamında piyasada net olarak negatif ya da pozitif bir trendin varlığından söz etmek kullanılan veri seti ve yöntem bağlamında mümkün olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, istatistiksel olarak anlamlı sonuçların varlığı, ele alınan konu çerçevesinde BİST 100 Endeksinin yarı güçlü formda etkin olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Terör Saldırıları, BİST 100 Endeksi, Etkin Piyasalar Hipotezi, Davranışsal Finans, Event Study.

BorsaBorsa endeksiDavranışsal finans+5
Dilek Duman
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ocak ayı etkisinin BRİCS ülkeleri ve Türkiye'de GARCH (P,Q) modeli ile test edilmesi

Çalışmada, 1996-2016 yılları arasında Türkiye ile BRICS ülkeleri borsalarının aylık dönemlerde kapanış verileri kullanılarak elde edilen getirilerde Ocak Ayı etkisi GARCH modeli ile incelenmiştir. Araştırma neticesinde ülkelerin genelinde aylık bazda pozitif getiriler daha fazla olmak üzere en çok negatif getirinin olduğu ülke borsasının BİST olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan varyans dağılım analizi neticesinde de söz konusu getirilerin farklılıklaşması BİST'te diğer ülkelere nazaran daha fazladır. Bununla birlikte en yüksek getirinin sağlandığı ülke de Mart ayı getirisi olarak BİST olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın konusu çerçevesinde BRICS ülkeleri ile BIST'te ocak ayı etkisinin varlığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. GARCH modeli çerçevesinde ülkeler arasında uzun dönemli ilişki olsa da bu durum etkin piyasa hipotezini ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmemektedir. Anahtar Kelimeler: BRICS, BİST, Etkin Pazar Hipotezi, GARCH, Ocak Ayı Etkisi.

AyAylıklarBRICS+6
Benay Bulut
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel bankaların karlılık duyurularının piyasa üzerindeki etkisi: BİST 100 endeksinde bir uygulama

Bu çalışmada, 2014-2019 yıllarında BİST 100 endeksinde işlem gören kamu ve özel bankaların karlılık duyurularının piyasa üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde bankacılıkla ilgili temel bilgilere değinilmiş, ikinci bölümde ise etkin piyasalar hipotezi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise karlılık duyurularının hisse senetleri üzerine etkisi olay çalışması yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma boyunca konuyla ilgili önceden yapılan teorik ve ampirik çalışmalardan yararlanılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarBorsa İstanbul+4
Engin Çelik
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yönetim kapasitesinin hisse fiyatı ve sürü davranışı üzerine etkisi

Etkin Piyasalar Hipotezi, sürü davranışı ve kurumsal yönetim çerçevesinde çalışmanın temel amacı, farklı bakış açısıyla kurumsal yönetim derecelendirmesinin hisse fiyatı ve sürü davranışı üzerine olası etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç dahilinde ise araştırma çerçevesinde üç alt amaç belirlenmiştir. İlk alt amaç, Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alan şirketlerin yıllar itibarıyla almış oldukları kurumsal yönetim derecelendirme puanının sabit (değişmeyen), yukarı (artan) ve aşağı (azalan) yönlü hareketlerinin hisse fiyatı üzerindeki olası etkisini Olay Çalışması ile ortaya koymaktır. Araştırmanın ikinci alt amacı; Kurumsal Yönetim Endeksi özelinde ve Borsa İstanbul'da öne çıkan 16 endekste olası sürü davranışı varlığını tespit ederek, tahmin edilebilir piyasa hareketlerinin yaygınlaşıp yaygınlaşmadığını belirlemektir. Son olarak üçüncü alt amaç ise; sürü davranışı perspektifinde ve belirlenen kriter dahilinde kurumsal yönetim puanı yüksek veya düşük olarak kategorize edilen şirketlerde olası sürü davranışı varlığını tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmada öncelikle sürü davranışı ölçme yöntemlerinden Christie ve Huang (1995) Modeli sonrasında Chang, Cheng ve Khorana (2000) Modeli kullanılmıştır. Olay Çalışması yöntemi kullanılarak kurumsal yönetim derecelendirme puanındaki farklılaşmanın hisse fiyatına etkisini ortaya koyan analiz sonuçlarına göre, kurumsal yönetim puanı yıllar itibarıyla sabit/yukarı/aşağı paylardan oluşan piyasanın, katılımcılara ortalama üzerinde getiri elde etme fırsatı sunduğu tespit edilmiştir. Sürü davranışı perspektifinde, Kurumsal Yönetim Endeksi özelinde Borsa İstanbul'da öne çıkan diğer 16 endekste Christie ve Huang (CH) (1995) Modeli sonuçlarına göre herhangi bir sürü davranışı varlığına rastlanmazken, Chang, Cheng ve Khorana (CCK) (2000) Modeli sonuçları neticesinde ise bazı endekslerde sürü davranışı görülmüştür. Ayrıca sürü davranışı kapsamında Kurumsal Yönetim Endeksi'ne dahil olan ve belirlenen kriter çerçevesinde kurumsal yönetim puanı yüksek/düşük olarak gruplandırılan şirketlerde hem CH Modeli hem de CCK Modeli'ne göre sürü oluşumu lehine herhangi bir kanıt bulunamamıştır.

Etkin piyasa teorisiFiyat hareketiHisse senedi değeri+5
Esra Özkahveci
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rusya-Ukrayna savaşının ulaştırma sektörüne finansal etkilerinin olay çalışması yönetimi ile analizi – BIST örneği

Tarihteki savaşlar incelendiğinde ekonomik ve finansal etkilerinin yanında üretim, lojistik ve tedarik zinciri gibi sektörlerde de sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Savaşların etkileri sadece taraf ülkelerle sınırlı kalmayıp, zamanla diğer bölgelerde yayılarak küresel krizlere neden olmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı etkiler birçok ülke gibi Türkiye'yi de etkilemiştir. Rusya ve Ukrayna'nın güçlü oldukları enerji ve tarım sektörü, savaştan etkilenerek, tedarik zincirinde ve lojistik sektörlerinde akasmalara neden oldu. Avrupa enerji tedariğinde yeni önlemler alarak tasarruf politikaları izlemek zorunda kaldı. Avrupa Birliği ülkeleri, Ukrayna'dan ithalat ettikleri başta ayçiçek ve buğday ürünlerinde yeni tedarikçiler aramak zorunda kaldı. Savaş yüzünden Karadeniz'in gemi trafiğine kapatılması İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki gemi trafiğini düşürürken, başta Gürcistan, Bulgaristan ve Yunanistan Türk sınır kapılarında ticari araç geçişlerinde yoğunluklar meydan gelmiştir. Savaşın, Türkiye'deki tedarik zinciri, lojistik ve ulaştırma sektörlerine negatif etkiler oluşturduğu görüldü. Bu çalışmada Rusya-Ukrayna savaşının BİST Ulaştırma Endeksinde bulunan şirketler üzerindeki olası etkileri olay çalışması yöntemiyle analiz edilmiştir. BİST Ulaştırma endeksinin seçilme amacı lojistik ve tedarik zincirini ilgilendiren en yakın endeks olmasıdır. 24 Şubat 2022 tarihi Rusya'nın Ukrayna işgali olay günü olarak seçilmiştir. Olay çalışması yönteminde tarihsel ortalama modeli kullanılmıştır. Bu model ile ortalama anormal getiriler (AAR) ve kümülatif ortalama anormal getiriler (CAAR) verilerine ulaşılarak veriler analiz edilmiştir. Analizler, savaşın başlangıcını temsil eden olay günü ve yakın çevresinde, endekste yer alan şirketlerin istatistiksel olarak anlamlı negatif anormal getiriler (AAR) ürettiğini ortaya koymuştur. Kümülatif etkinin incelendiği 14 farklı olay penceresinin 12'sinde de bu negatif etkinin (CAAR) anlamlılığını koruduğu saptanmıştır. Ancak, etkinin büyüklüğünün olay gününden uzaklaştıkça zayıfladığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcının BIST Ulaştırma Endeksi şirketleri üzerinde ani ve güçlü bir negatif şok yarattığı, fakat bu etkinin kalıcı olmadığını ve istatiksel olarak etkisinin azaldığı anlaşılmıştır.

Etkin piyasa teorisiFinansLojistik+2
Ebubekir Uysal
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tüketicilerden faiz dışında alınacak ücret, komisyon ve masraflara ilişkin yönetmelik taslağının Borsa İstanbul'da işlem gören banka hisse senedi getirilerine etkisi

Türk bankacılık sektöründe, bankalar tarafından sunulan ürün ve hizmetler karşılığında finansal tüketicilerden alınan ücret, komisyon ve masraflar gerek kamuoyu, gerek medya, gerekse de tüketici hakem heyetleri vb. gibi pek çok platformda gündeme gelmiş, yoğun tartışmalara ve müşteri şikayetlerine konu olmuştur. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden bu konu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 21 Ağustos 2014 tarihinde yayımlanan bir yönetmelik taslağıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Yukarıda sözü edilen yönetmelik taslağının kamuoyuna duyurulmasının, Borsa İstanbul'da işlem gören bankaların hisse senedi getirileri üzerindeki kısa vadeli etkilerinin incelenmesi ve Borsa İstanbul Pay Piyasası için yarı-güçlü formda piyasa etkinliği hipotezinin geçerli olup olmadığı, çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu çerçevede, olay çalışması metodolojisinin kullanıldığı çalışmada, 11 bankadan oluşan bir örneklem setinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, yönetmelik taslağı duyurusunun olay tarihinde ve sonrasındaki günlerde hisse senedi getirileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı anormal bir tepki yaratmadığını, olay tarihi öncesindeki belirli günlerde ve dönemlerde istatistiksel anlamlılığa sahip anormal getirilerin elde edilebildiğini, olayın piyasa oyuncuları tarafından önceden tahmin edildiğini, öngörüldüğünü ve Borsa İstanbul Pay Piyasası'nın yarı-güçlü formda etkin olduğunu, göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anormal Getiri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Etkin Piyasalar Hipotezi, Olay Çalışması, Yarı-Güçlü Formda Piyasa Etkinliği.

Banka hisseleriBankacılık Düzenleme ve Denetleme KurumuBankacılık işlemleri+6
Ramazan Baş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Momentum yatırım stratejisinin karlılığının İMKB'de test edilmesi

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca pazarın etkin olup olmadığının test edilmesi önemli çalışmalara konu olmuştur. Etkin Piyasalar hipotezine göre yatırımcılar herhangi bir bilgiyi kullanarak normalden daha fazla getiri elde edemezler. Etkin piyasalar hipotezinin tersine davranışsal finans yaklaşımı psikolojik nedenlerle yatırımcıların her zaman rasyonel olamayacaklarını ve bu sebeple piyasalarda eksik ya da aşırı reaksiyonun gözlenebileceğini savunmaktadır. Düşük reaksiyon ve aşırı reaksiyon bulguları, Etkin Piyasalar Hipotezi ile çelişir niteliktedir. Yatırımcılar çeşitli pazarlarda, ilave risk almadan, aşırı ve düşük reaksiyonun avantajını kullanarak önemli kazançlar elde edebilmektedirler. Momentum yatırım stratejisi düşük reaksiyon hipotezine dayanmakta ve geçmişte daha fazla kazanan hisse senetlerinin izleyen üç ay ile on iki aylık dönemde de daha fazla kazanma olgusu, 'momentum' olarak adlandırılmaktadır.Çalışmada, İMKB'de momentum stratejisinin karlı olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB), Ulusal Pazar'da Temmuz 2000 ve Haziran 2010 arasındaki dönemdeki hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışmada, Jegadeesh ve Titman (1993) ile aynı yöntem (J month/K month) kullanılmıştır. K; elde tutma dönemini, J ise portföy oluşturma dönemini ifade etmektedir. Çalışmada; 3, 6, 9, 12 elde tutma ve test dönemleri kullanılmıştır. Ayrıca momentum yatırım stratejisinin performansı t testi, Jensen Yöntemi ve Fama-French Üç Faktör Modeli ile ölçülmüştür.Analiz sonuçları; 3, 6, 9 aylık portföy oluşturma dönemlerinde momentum yatırım stratejisinin karlı olmadığını; fakat 12 aylık portföy oluşturma döneminde momentum yatırım stratejisinin karlı olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, yatırımcılar İMKB'de, 12 aylık yatırım dönemlerinde geçmişte kazandıran hisse senetlerinden oluşan portföyü satın almaları ve geçmişte kaybeden hisse senetlerini satmaları sonucunda önemli düzeyde kar elde edebileceklerdir.

BorsaDavranışsal finansEtkin piyasa teorisi+5
Halime İnan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Genel müdür değişikliği duyurularının pay getirileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi: BİST şirketleri örneği

Şirketin hisse senedi getirilerini etkileyen şirket içi ve dışı olmak üzere birçok faktör bulunmaktadır. Yatırımcılar, doğru yatırım karar vermek için hisse senedi fiyatlarını etkileyen tüm faktörleri, haberleri, duyuruları değerlendirmektedir. Bu faktörlerden biri olan firmaya özgü değişkenlerin bilimsel düzeyde araştırılması yoğun biçimde yapılmaktadır. Şirketin genel müdürü, ilgili şirketin performansı ve başarısı üzerine derinden etkili olduğu için hisse senedi yatırımcılarının da ilgi odağı olmuştur. Bu çalışmanın amacı, hisse senetleri Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören şirketlerin genel müdürlerin işten ayrılma duyurularının ilgili şirketin hisse senedi getirilerini etkileyip etkileyemediğini incelemektir. Çalışmada, yöntem olarak olay çalışması (event study) yöntemi kullanılmıştır. Olay çalışması yöntemi, şirket ile ilgili bir olayın şirketin hisse senedi üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere uygulanan istatistiksel bir yöntemdir. Diğer bir ifade ile, bir olayın olduğu tarihten önceki ve sonraki günlerde anormal getiri (abnormal returns-AR) elde edip etmediğini araştırmaktadır. Bu çalışmada BİST'de işlem gören 80 adet şirketin 2011-2016 yıllar arasında yapılan 107 adet genel müdür değişim duyurusu incelenmiştir. Her bir şirketin genel müdür değişim duyurusu yaptığı tarih, olay günü olarak belirlenmiş ve olay gününden beş gün öncesi ve beş gün sonrası için anormal getiriler hesaplanmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular, genel müdür değişim duyurularının hisse senedi getirilerini etkilediğini göstermiştir. Ve Borsa İstanbul'un yarı güçlü formda etkin olmadığını kanıtlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Genel müdür değişikliği, olay çalışması, etkin piyasa hipotezi

Borsa İstanbulDeğişimDeğişim süreci+6
Sarangoo Ulzııbat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Finans biliminde temel teoriler ve geçerliliklerinin testi üzerine denemeler: Borsa İstanbul örneği

Değişen piyasa koşulları ve yatırımcı psikolojisi gibi birçok unsur, finans teorilerinin genel varsayımlarından sapmalara yol açmakta ve bu teorilerin pratikteki karşılığı sorgulanmaktadır. Klasik finans teorilerinin piyasa davranışını ne derece açıkladığını tespit etmek; yatırımcılar, yöneticiler ve finans araştırmacıları için oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, finans biliminin dayandığı bazı teori, hipotez ve ilkelerin geçerliliklerini güncel veriler ile Borsa İstanbul'da test etmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, çeşitli piyasa ve analiz yöntemleri kullanılarak tasarlanmıştır. Bir finansal yatırım kararı verilirken risk unsuru göz ardı edilmemesi gerekir. Bu bağlamda vadeli piyasalar, spot piyasalarda ortaya çıkan risklere karşı koruma sağlama özelliğinden dolayı sıklıkla kullanılmaktadır. Aynı zamanda bu iki piyasa arasındaki etkileşim yapısının araştırılması, hem teorik beklentileri değerlendirmede hem de yatırım kararları noktasında kullanılmaktadır. Bu kapsamda çalışmada spot ve vadeli piyasalar arasındaki eşbütünleşme ve nedensellik (öncül-ardıl) ilişkileri araştırılarak İşlem Maliyeti Hipotezi, Kaldıraç Hipotezi, Taşıma Maliyeti Hipotezi, Etkin Piyasa Hipotezi ve Çeşitlendirme İlkesi'nin değerlendirilmesi yapılmıştır. Aynı zamanda finansta birçok teori ve model için bir altyapı ilkesi olan risk-getiri rasyonelliği spot ve vadeli piyasa üzerinden sınanmıştır. Son olarak ise, yurt içi ve yurt dışı çeşitli piyasalar arasında Dinamik Koşullu Korelasyonlu Çok Değişkenli Stokastik Volatilite Modeli (DCC-MSV) kullanılarak volatilite yayılmaları hesaplanmış ve Uluslararası Portföy Teorisi'nin avantajları bu bağlamda araştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen temel sonuç; BİST 30 Endeksi'nin davranışının araştırma kapsamına alınan finansın klasik teori ve ilkeleri ile desteklenmediği yönündedir. Ayrıca endeksin diğer piyasalarla genellikle birlikte hareket ettiği, aralarında yüksek derecede dinamik koşullu korelasyon değerine sahip olduğu, döviz kurları ve çeşitli uluslararası hisse senedi piyasaları ile volatilite yayılımları gösterdiği ve bunun sonucunda ise her geçen gün çeşitlendirme fırsatlarının azalabileceği tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulDavranışsal finansDeneysel finans+6
Salih Mutlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

15 temmuz darbe girişimi sonrası Borsa İstanbul'un etkinliğinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin Borsa İstanbul (BIST) üzerine etkilerini incelemektir. Bilindiği üzere 15 Temmuz 20016 Cuma günü Türk askeri kuvvetleri içerisinde yer alan bir grup tarafından darbe girişiminde bulunulmuştur. Bu girişim halkın karşı çıkması sayesinde aynı hafta sonunda bastırılmıştır. Ardından gelen dönemde Türkiye'de bir takım önemli olaylar yaşanmıştır. Darbe girişiminin Türk ekonomisi üzerinde de etkileri görülmüştür. Bu olaya ilaveten ekonomi ve yatırım çevrelerindeki gelişmeler sonucunda Fitch ve Moody's Türkiye'nin kredi notunu düşürmüştür. Yaşanan gelişmeler BIST üzerinde de olumsuz etki yaratmıştır. 15 Temmuz sonrasındaki ilk açılış gününde BIST'teki hisselerde önemli düşüşler yaşanmıştır. Bu çalışmada 15 Temmuz darbe girişiminin BIST üzerindeki etkisi ampirik olarak incelenmiştir. Bu doğrultuda BIST'te 15 Temmuz öncesi ve sonrasında bir yapısal kırılma yaşanıp yaşanmadığı araştırılmıştır. Ayrıca 15 Temmuz öncesi ve sonrası için Fama'nın etkin market hipotezinin geçerliliğinde bir değişiklik olup olmadığı da incelenmiştir. Bu amaçla Şubat 1986 - Kasım 2018 dönemi için BIST 100 Endeksi verilerindeki potansiyel yapısal kırılmalar, yapısal kırılmalı birim kök testleri ile belirlenerek 15 Temmuz 2016'da bir kırılma olup olmadığı test edilmiştir. Buna ilaveten etkin market hipotezinin geçerliliği, yapısal kırılma olmaması durumunda Genişletilmiş Dickey-Fuller, yapısal kırılma olması durumunda Perron (1989), Zivot and Andrews (1992), Perron (1997), Lumsdaine and Papell (1997), Lee and Strazicich (2003) birim kök testleri ile test edilmiştir. Böylece etkin market hipotezinin geçerliliği ve borsa etkinliğinin 15 Temmuz'da değişip değişmediği ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlara göre BIST 100 Endeksinin incelenen dönemde zayıf etkin olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök testi sonuçlarına göre 15 Temmuz 2016 tarihinde BIST 100 endeksinde herhangi bir anlamlı kırılma tespit edilemediğinden 15 Temmuz darbe girişiminin etkin market hipotezi üzerinde bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Borsa İstanbul, etkin market hipotezi, 15 Temmuz darbe girişimi, yapısal kırılma.

15 Temmuz 2016 müdahalesiAskeri müdahaleBorsa İstanbul+4
Yeşim Termanoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkin piyasa hipotezi: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Etkin piyasa hipotezi; fiyatların rassal oluştuğunu dolayısıyla ilgili hisse senetlerinin bugünkü fiyatlarına bakılarak gelecekte olması beklenen fiyatının tahmin edilemeyeceğini ifade eden bir hipotezdir. Yatırımcılar açısından bir piyasanın etkin olup olmadığı önemli bir konudur. Nitekim bir piyasa etkinse yatırımcılar ortalamanın üzerinde bir getiri elde edememektedir. Çalışma Türk bankacılık sektörünün zayıf formda etkinliğini test etmeye yöneliktir. Bu bağlamda BIST banka endeksi dahil olmak üzere toplam 12 bankanın aylık kapanış fiyatları analiz edilip zayıf formda etkin olup olmadığı test edilmiştir. Bu bankalar; BIST Bankalar Endeksi, Akbank, Albaraka, QNB Finansbank, Garanti Bankası, Halkbank, ICBC Turkey Bank, Türkiye İş Bankası, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Şekerbank, Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası ve Vakıfbank'tır. Bankaların Temmuz 2007- Şubat 2020 dönemine ait aylık kapanış fiyatlarına ADF, PP, KPSS birim kök testleriyle birlikte varyans oranı testi uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda varyans oranı testinde Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Şekerbank hariç diğer bankaların zayıf formda etkin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen birim kök testi sonuçlarına göre ADF ve PP birim kök testinde Akbank dışındaki 11 bankanın da zayıf formda etkin olduğu ancak KPSS birim kök testinde %5 anlamlılık düzeyinde Halkbank dışındaki 11 bankanın zayıf formda etkin olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etkin Piyasa Hipotezi, Zayıf Formda Etkinlik, Türk Bankacılık Sektörü, Birim Kök Testleri, Varyans Oran Testi

Bankacılık sektörüBankalarEtkin piyasa teorisi+2
Tuğçe Dallı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Adaptif piyasa hipotezinin Borsa İstanbul sektör endekslerinde test edilmesi

Etkin Piyasa Hipotezi ve Davranışsal Finans konuları literatüre farklı dönemlerde kazandırılmış olsalar da iki görüş arasındaki çatışmalar söz konusu kavramlar literatüre girdiğinden bu yana devam etmektedir. 2004 yılında Adaptif Piyasa Hipotezi‟nin literatüre girmesiyle araştırmacılar mevcut farklılıkları biraz daha birleştirici bir bakış açısıyla inceleme şansı bulmuştur. Adaptif Piyasa Hipotezi mevcut iki konuyu uzlaştırıcı bir özellik göstermiştir. Piyasaların değişen koşullara uyum sağlamaları gerektiğini ileri sürmüştür. Etkin Piyasa Hipotezi‟ne bir alternatif olarak önerilen bu hipotez bireylerin karar sürecindeki davranışsal özellikleri üzerinde durmuştur. Lo (2004), Etkin Piyasa Hipotezi ile çelişen durumlar olarak kabul edilen anomalilerin piyasada var olabileceğini ve daimi etkinliği reddederek bazı durumlarda ortalama üzeri getiri elde edilebileceğini belirtmiştir. Bireylerin hata yapabileceğini ve bu hatalardan yola çıkarak öğrenme davranışlarını geliştireceğini ifade etmiştir. Rekabet, yenilik ve adaptasyon gibi konulara dikkat çekmiştir. Olaylara evrimsel ve daha davranışsal bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Bu çalışmada Ocak 1997-Ağustos 2020 dönemlerini kapsayan BIST100 başta olmak üzere 17 farklı sektörün günlük kapanış fiyatları otomatik portmanteau testi ve varyans oranı testi yardımıyla test edilmiştir. Ayrıca mevcut veriler 300 günlük kayan pencere yaklaşımı yöntemiyle de analiz edilmiştir. Otomatik portmanteau testi ve varyans oranı testi sonuçlarına göre bazı sektörler APH ile anlamlı sonuçlar vermiş bazı sektörler ise APH ile anlamsız sonuçlar vermiştir. 300 günlük kayan pencere yaklaşımı analiziyle ulaşılan sonuçlara göre farklı endekslere ait veriler neticesinde söz konusu tüm sektörler Adaptif Piyasa Hipotezi ile uyumluluk göstermektedir.

Adaptif piyasa hipoteziBorsa endeksiBorsa İstanbul+2
Okan Çelebi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de vadeli işlem ve opsiyon piyasası'nın etkinliği ve sözleşmelerin karşılaştırmalı fiyat öngörümlemesi

Finansal piyasalarda oluşan belirsizliğin ve riskin giderilmesi amacıyla geliştirilmiş olan türev piyasalarda, piyasaya duyulan güven, piyasa işlevselliğinin en önemli belirleyicisidir. Piyasaların güvenilirliği ise, doğru bilginin piyasaya dahil olan tüm unsurlara aynı anda ulaşmasını takiben alınan doğru kararlar ile yakından ilgilidir. Bu durum ancak piyasaların etkin olarak işlemesi durumunda gerçekleşebilmektedir. Eğer piyasa etkin değilse, piyasadaki mevcut tüm bilgilerin finansal varlıkların fiyatlarına tam ve doğru olarak yansımaması nedeniyle geçmiş dönem fiyat hareketlerinden yararlanarak gelecek döneme ilişkin öngörümleme yapmak mümkün olmaktadır. Etkin olmayan piyasalarda işlem gören finansal varlıkların gelecekte alacakları değerlerin öngörümlenmesi ise karar alma birimlerinin ilgilendiği konuların başında gelmektedir. Çünkü risk yönetimi ve geleceğe dönük fiyat oluşumu gibi iki temel fonksiyonu bulunan türev piyasalarda işlem gören sözleşmelerin gelecekte oluşacak fiyatlarının dolayısıyla oynaklığının öngörümlenmesi hem ülke ekonomisi hem de piyasa yatırımcıları açısından çok önemlidir. Bu çalışmada öncelikle, Türkiye'de faaliyet gösteren Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nın etkinliği; Genişletilmiş (Augmented) Dickey-Fuller (ADF), Phillips-Perron (PP) ve Kwiatkowski-Phillips-Schmidt-Shin (KPSS) doğrusal birim kök testleri ve Kapetanios, Shin ve Snell (KSS) doğrusal olmayan birim kök testi uygulanarak sınanmıştır. Uygulanan tüm birim kök testleri sonucunda serilerin birim kök içermediğine yani rassal yürüyüş sergilemediğine karar verilmiş, böylece piyasanın etkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ardından, zayıf formda etkin olmadığı belirlenen Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda işlem gören TL/Dolar ve Bist-30 sözleşmelerinin gün sonu uzlaşma fiyatının öngörümlenmesinde en yüksek performansı gösteren yöntemin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Borsa İstanbul A.Ş'den temin edilen ve 04.02.2005 – 31.12.2015 tarihleri arasını kapsayan verilere, tek değişkenli zaman serisi yöntemi olan Box-Jenkins (ARMA – Otoregresif Hareketli Ortalama), otoregresif koşullu değişen varyans modelleri (ARCH, GARCH, EGARCH…) ve son olarak finansal verilere ilişkin uygulamaları her geçen gün artan yapay sinir ağları yöntemi uygulanmıştır. Zaman serileri analizi yöntemlerinin ürettiği öngörü sonuçları; farklı mimariler, katman sayıları, katmanlardaki hücre sayıları, aktivasyon fonksiyonları ve öğrenme yöntemleri denenerek elde edilen ve en yüksek performansı gösteren yapay sinir ağı modeli sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgulara göre, TL/Dolar sözleşme serisi için RBF-1-B-L yapay sinir ağı modeli, ARMA(4,4) ve ARCH(1) modeline kıyasla daha yüksek öngörü performansı göstermiştir. Bist-30 sözleşme serisi için ise TDNN-1-B-L yapay sinir ağı modeli, ARMA(4,5) ve ARCH(1) modeline kıyasla daha yüksek öngörü performansı gösteren model olmuştur. Ayrıca çalışmada uygulanan Brock, Dechert ve Scheinkman (BDS) doğrusallık testi ile doğrusal olmayan bir yapı sergilediği tespit edilen sözleşme serilerinin gelecek dönem öngörümleme işleminde, hem doğrusal hem de doğrusal olmayan seriler ile çalışabilme özelliği olan yapay sinir ağları modellerinin güçlü alternatif bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

ARCH modelARIMA modelleriBirim kök testleri+7
Taner Taş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

1995-2000 döneminde İMKB`de işlem gören hisse senetlerinin piyasa değeri (firma büyüklüğü) ve fiyat/kazanç oranına göre oluşturulan potföylerinin performanslarının incelenmesi

ÖZET Yatırımcının en az risk ile en çok kazanç beklentisi, herhangi bir kişinin giriştiği bir faaliyetten en yüksek faydayı sağlama düşüncesi kadar rasyoneldir. Ancak şu bir gerçektir ki, insan psikolojik ve sosyolojik faktörler ile iç içedir. Başka bir deyişle bir takım yatırımcılar düşük bir risk düzeyi ile az bir geliri miktarını kabullenebileceklerken, bazı yatırımcılar ise daha yüksek bir getiri için daha yüksek düzeyde bir riske kazanabilmektedir. Finansal piyasaları milyonlarca yatırımcının işlem yaptığı bir oluşum olarak düşünürsek, piyasanın ortalama getirişi bu piyasalarda işlem yapan tüm yatırımcıların ortalama getirişi kadar olacaktır. Etkin Piyasa Kuramı' na göre etkin bir piyasada, pazar portföyünün getirişinin üzerinde bir getiri sağlanması olanaksızdır. Ancak 1970' li yılların sonlarına doğru yapılan araştırmalarda fiyat / kazanç oranı, firma büyüklüğü, piyasa değeri / defter değeri vb. oranlara göre oluşturulan portföylerin, pazar portföyüne göre daha yüksek performans sağladıkları gösterilmeye çalışılmıştır. Yapılan bazı araştırmalarda ise bu etkilerin gözlenemediği savunulmuştur. Sözü edilen ikilemden dolayı finans yazınında anomali kavramı hala bir bilinmeyen olarak yer bulmaktadır. Bu çalışmada, İMKB' de 1995 - 2000 döneminde fiyat / kazanç oranı ve firma büyüklüğü (piyasa değeri) anomalilerinin varlığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle, birinci bölümde genel hatlarıyla Finansal Piyasalar ve biraz daha ayrıntılı olarak da Sermaye Piyasası, ikinci bölümde Etkin Piyasa Kuramı, Denge Modelleri ve Finansal Varlık Riskinin Ölçülmesi, üçüncü bölümde ise genel anlamı ile anomali, anomaliye yol açan olası nedenler, anomali çeşitleri ve performans kriterlerine değinilerek fiyat / kazanç oranı ve firma büyüklüğü anomalileri incelemeye çalışılmıştır.

AnomalilerBorsaEtkin piyasa teorisi+7
U. A. Koray Kayalıdere
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Hisse senetleri piyasasında haftanın günleri etkisi: İMKB ortamında endeks bazında ampirik bir çalışma

Dönemsel anomaliler, hisse senetleri piyasasında Etkin Piyasa Hipotezinin varsayımları ve öngörüleri ile zıtlık oluşturan temel anomali gurubudur. ?Haftanın Günleri Etkisi?, finansal piyasalarda en çok gözlemlenen ve üzerinde araştırma yapılan dönemsel anomalilerden biridir. Günlük getirilerin haftanın günlerine bağımlılığını, GARCH Modeli ile araştıran çalışmada, İMKB ortamında haftanın günleri etkisinin, son dönem verilerinde de gözlendiği ortaya konmaktadır. Perşembe ve Cuma günlerinde oluşan istatistiksel olarak anlamlı getirilerin, piyasa etkinliği ve rasyonel fiyatlandırma modeli çerçevesinde piyasa risk faktörü tarafından da açıklanmadığı saptanmıştır.

AnomalilerEtkin piyasa teorisiHisse senedi endeksi+1
Metin Kozoğlu
Manisa Celal Bayar University
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hisse senedi piyasalarında anomaliler: BİST 30 üzerine ekonometrik bir uygulama

Etkin Piyasa Hipotezi, menkul kıymet pazarlarında yer alan tüm bilgilerin piyasaya eksiksiz yansıdığını ve fiyatların rastgele meydana geldiğini bundan dolayı da beklenenin üzerinde gelir elde edilemeyeceğini ifade etmektedir. Ancak literatürü incelediğimiz zaman belirli faktörler göz önüne alındığında anormal getiriler elde etmenin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın amacı, menkul kıymet piyasasında işlem yapmak isteyen yatırımcılara oluşabilecek anomaliler hakkında bilgi aktarıp daha doğru şekilde karar vermelerine yardımcı olmaktır. Bu anlamda ilk olarak etkin piyasa hipotezi hakkında bilgi aktarıp daha sonra anomaliler açıklanmıştır. GARCH modelinden faydalanarak BIST 30 endeksi kapsamında 2003-2018 yılları günlük fiyat endeksinden yararlanılarak haftanın günü anomalisi, ay içi anomalisi, ay dönümü anomalisi, yıl dönümü anomalisi, ocak ayı anomalisi ve tatil etkisi anomalisi analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, haftanın günü etkisinde pazartesi hesaplanan değerin pozitif olduğu ve volatiliteyi arttırdığı, salı ve cuma günü değerin negatif ve volatilitenin azaldığı gözlemlenmiştir. Ocak ayı etkisinde BIST 30 endeks kapsamında Ocak ayında getirilerin yükseldiği ve volatilitenin arttığı sonucuna varılmıştır. Yıl dönümü etkisinin ortalama getiriler üzerinde etkisinin olduğu ve getirilerin yükseldiği gözlemlenmiştir. Ay dönümü etkisinde volatilitenin arttığı gözlemlenmiştir. Ay içi etkisinde, ayın ilk yarısında getirilerin düştüğü ve volatilitenin azalış gösterdiği tespit edilmiş ve tatil etkisinin de ortalama getiriler üzerinde etkisinin olduğu ve getirileri arttırdığına rastlanılmıştır.

AnomalilerBorsa İstanbulEkonometri+6
Serpil Oğuz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ocak ayı anomalisinin davranışsal finans üzerindeki yeri: BİST'te bir uygulama

Yatırım kararlarında rasyonel davrandıkları kabul edilen yatırımcıların, gerçekte piyasa değerleme yöntemlerinden bütünüyle yararlanmadıkları, ampirik çalışmalar sonucunda piyasalarda gözlemlenen, etkin piyasa hipotezi ile örtüşmeyen anomalileri açıklamada geleneksel ve modern yöntemlerin eksik kaldığı gözlemlenmiştir. Bu noktada psikoloji ve sosyoloji gibi disiplinlerin yardımıyla yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulgularla, yatırımcıların kararlarında rasyonel olmadıkları tespit edilmiş, gerçekte nasıl davrandıkları incelenmiştir. Yatırım kararlarını etkileyen içsel ve dışsal durumlar; iyimserlik, aşırı güven, temsilcilik, demirleme, ayarlama, zihinsel muhasebe, sürü davranışı, muhafazakârlık gibi faktörler incelenmiştir. Bu çalışmalar doğrultusunda yeni bir alanın ortaya çıkması sağlanmıştır. Bunun sonucunda davranışsal finans akademik çevrelerce kabul edilerek, literatürde yerini almıştır. Bu çalışmanın amacı, finansal piyasalarda hisse senetlerinde zaman zaman görülen normalden fazla fiyat hareketlerinin nedenlerini, anomali türleri bakımından inceleyerek açıklamaya çalışmaktır. Borsa İstanbul'da yer alan BİST 100 endeksinin 2006-2016 dönemini kapsayan hisse senedi verilerinden yararlanılarak yapılan çalışmada dönemsel anomali türlerinden Ocak ayı anomalisinin varlığı sınanmıştır. Elde edilen sonuçlar BİST 100 endeksinde Ocak ayı anomalisinin varlığını destekler nitelikte olmuştur. BİST 100 endeksinin etkin olmadığı ve yatırımcıların Ocak aylarında normalden fazla kazanç sağlamalarının mümkün olduğu görülmektedir.

AnomalilerDavranışsal finansEtkin piyasa teorisi+4
Nagihan Şimşek
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Döviz kuru getiri ve volatilitesinde uzun hafızanın test edilmesi: 2008 küresel finans krizi üzerine bir araştırma

Finansal piyasalarda işlem yapan yatırımcılar ve piyasa oyuncuları için bilgi, finansal varlık değeri üzerinde önemli bir etkiye sahip olmaktadır. Piyasaya giren bilgi sayesinde yatırımcılar pozisyon almakta karar vericiler de gelen bilgi doğrultusunda bazı adımlar atmaktadırlar. Gelişen teknoloji ile birlikte bilgi, herkes tarafından ulaşılabilir bir durum haline gelmektedir. Etkin Piyasa Hipotezi bilgi kavramını, finansal varlıkların fiyat hareketleri ve finansal piyasaların etkinliği açısından en ön noktaya yerleştirmektedir. Piyasaya ulaşan bilgi ve haberler finansal varlık fiyatı içerisine hızlı ve etkin bir şekilde girebiliyorsa o piyasanın etkin olduğu ifade edilmektedir. Finansal varlığın geçmiş piyasa fiyatına bakarak, gelecekte alabileceği fiyat tahmin edilebilirse, yani uzun hafıza durumu söz konusu ise piyasada etkinliğin olmadığı belirtilmektedir. Bu piyasalarda yatırımcılar ortalama piyasa getirisi üzerinde bir kazanç elde edebilme imkânına sahiptirler. Ülkeler arası yapılan tüm işlemler döviz üzerinden gerçekleştiği için döviz piyasaları her an göz önünde tutulan piyasa olmaya başlamıştır. Döviz piyasalarında meydana gelebilecek volatilite dolaylı yollardan da olsa o ülke ile ekonomik faaliyet yürüten tüm ülkeleri etkileyebilme kapasitesine sahip olmaktadır. Döviz piyasasında ortaya çıkabilecek aşırı volatilite finansal piyasaların tümüne sirayet edebilmekte ve onları olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Volatilitesi yüksek olan bir ülke piyasasına da çoğu yatırımcı kolay yatırım yapmak istemeyecektir. Bu çalışma Türkiye döviz piyasasında işlem gören Amerikan Doları/Türk Lirası, Euro/Türk Lirası ve Pound/Türk Lirası döviz kurlarının 02.01.2002 ile 31.12.2019 tarihleri arasındaki günlük kapanış fiyatlarını kullanarak getiri ve volatilite serilerinde uzun hafızanın varlığını test etmek amacıyla yapılmaktadır. 2008 Küresel Finans Krizi'ni dikkate alarak veri seti 3 farklı döneme bölünmüştür. Getiride uzun hafızanın varlığını test etmek için ARFIMA, volatilitede uzun hafızanın varlığını test etmek için asimetrik model olan FIAPARCH ve ikili uzun hafızanın varlığını test etmek için de ARFIMA-FIAPARCH modelleri kullanılmıştır. Yapılan analizlerde, getiride sadece Euro getiri serisi için kriz öncesi dönemde uzun hafızanın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütün döviz kurlarında tüm veri seti için volatilitede uzun hafızanın olduğu tespit edilmiştir. Amerikan Doları getiri serisi için kriz dönemi ve kriz sonrası dönemde, Euro getiri serisi için de kriz öncesi dönemde getiri ve volatilitede ikili uzun hafızanın var olduğu belirlenmiştir. FIAPARCH modelinde asimetri parametresi olan γ, tüm veri seti için anlamlı ve negatif değerde bulunmuştur. Bu, pozitif bilgi şoklarının negatif bilgi şoklarına göre volatilite üzerinde daha baskın olduğu yani daha fazla oynaklığa neden olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca Riske Maruz Değer Analizi sonucunda, tüm döviz kurları için ARFIMA-FIAPARCH modeli en uygun VaR modeli olarak bulunmuştur.

ARFIMA modeliDöviz kuruDöviz kuru oynaklığı+5
Hidayet Güneş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kesitsel ve ekonomik faktörlere dayalı anomaliler: Borsa İstanbul'da işlem gören imalat işletmeleri üzerine bir araştırma

Çalışmanın amacı, Borsa İstanbul'da işlem görüp imalat sektöründe faaliyette bulunan firmalar üzerinde kesitsel ve ekonomik faktörlere dayalı anomali incelemesi yapmaktır. Bu amaçla; 2007Ç1-2021Ç4 dönemine ait veriler vasıtasıyla, kesitsel ve ekonomik faktörlere dayalı anomali incelemesi yapılmıştır. Çalışmada kesitsel anomalileri incelemek amacıyla; özsermaye/ödenmiş sermaye oranları, PD/DD oranları, firma büyüklükleri ve özsermaye karlılık oranları kullanılmıştır. Ekonomik faktörlere dayalı anomalileri incelemek amacıyla ise; faiz oranı, döviz kuru, para arzı, enflasyon ve sanayi üretim endeksi değerleri kullanılmıştır. İmalat sektörüne ait verilere uygulanan analiz sonuçlarına göre, firma büyüklüğü ve karlılık anormal getiriyi etkilemektedir. Makroekonomik değişkenlerden ise; faiz oranı, para arzı ve enflasyon oranı ile anormal getiri arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak anlamlıdır. Alt sektörlerde gözlemlenen ekonomik faktörlere dayalı anomaliler, imalat sektörü ile benzerlik göstermektedir. Gıda, içecek ve tütün ve kimya, ilaç, petrol, lastik ve plastik ürünler alt sektörlerine ait analiz sonuçlarına göre; firma büyüklüğü ile anormal getiri arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak anlamlıdır. Tekstil, giyim eşyası ve deri ve taş ve toprağa dayalı alt sektörlerine ait analiz sonuçlarına göre, firma değişkenlerinin tamamı anormal getiriyi etkilemektedir. Kağıt ve kağıt ürünleri basım ve ana metal sanayi ana metal sanayi alt sektörlerine uygulanan analiz sonuçlarına göre; özsermaye/ödenmiş sermaye oranı ve firma büyüklüğü değişkenleri ile anormal getiri arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır. Metal eşya, makine, elektrikli cihazlar ve ulaşım araçları alt sektörüne ait analiz sonuçlarına göre, PD/DD oranı, firma büyüklüğü ve karlılık ile anormal getiri arasındaki ilişki anlamlıdır. Sonuç olarak çalışmada; imalat sektöründe geçerli olan anomalilerin, alt sektörlerde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

AnomalilerBorsa İstanbulEtkin piyasa teorisi+4
Özgün Şanlı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrusal olmayan Fourier Kantil birim kök testi ile etkin piyasa hipotezinin incelenmesi: OECD ülkelerinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ülkelerinin hisse senedi piyasalarında etkin piyasalar hipotezinin (EPH) varlığını test etmektir. Analiz dönemi olarak her bir örneklem için veri bulunabilirliği dikkate alınarak en uzun dönem kullanılmaktadır. Bu amaçla öncelikle geleneksel birim kök testleri olarak sınıflandırılan Genişletilmiş Dickey ve Fuller (1981) (ADF) birim kök testi, Zivot ve Andrews (1992) (ZA) birim kök testi, Im ve Schmidt (2008) kalıntılarla genişletilmiş en küçük kareler (RALS-ADF) birim kök testi, Kapetanios, Shin ve Snell (2003) (KSS) birim kök testi, Enders ve Lee (2012) Fourier (F-ADF) birim kök testi ve Christopoulos ve Leon-Ledesma (2010) doğrusal olmayan Fourier (F-KSS) birim kök testi kullanılmıştır. Daha sonra bu çalışmayı literatürde yer alan diğer çalışmadan ayıran, Bahmani-Oskooee vd. (2020) tarafından geliştirilen, Fourier Doğrusal Olmayan Kantil birim kök testi (FNQKS) kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ADF birim kök testinde 5 ülkede, RALS-ADF testinde 6 ülkede, KSS testinde 13 ülkede, ZA testinde 14 ülkede, F-ADF testinde 11 ülkede, F-KSS testinde 11 ülkede birim kök sıfır hipotezinin reddedildiği yani, bu ülkelerin borsalarında EPH'nin geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmayı literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran FNQKS testi analiz sonuçlarına göre 27 ülke için birim kök sıfır hipotezinin reddedildiği görülmektedir. Buna göre geleneksel testlerden elde edilen sonuçların aksine FNQKS testi sonuçlarına göre OECD ülkelerinin yaklaşık olarak %70'inde EPH'nin geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kantil bazlı sonuçlar ise OECD ülkelerinde pozitif ve negatif şokların EPH üzerinde farklı etkilerinin olduğunu, yani asimetrik bir yapının var olduğunu göstermektedir.

Etkin piyasa teorisiOECD ülkeleri
Neslihan Karakaya Tutar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Finans sektöründe sürpriz kara yatırımcı tepkisi: Türkiye'den bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, hisse senedi piyasasında finans sektörü yatırımcılarının süpriz kara verdiği tepkiyi davranışsal finans üzerinden araştırmaktır. 11 finans şirketi baz alınarak Ocak 2011 – Aralık 2015 dönemi için üç aylık veriler test edilmiştir. Yatırımcıların verdiği tepki ve davranışlar, anormal getiri, kümülatif anormal getiri hesaplamaları yapılarak ANOVA testi ile incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucu finans sektörü yatırımcısının sürpriz kara anormal tepki vermediği ve Borsa İstanbul finans sektörü hisse senetlerinde etkin piyasa hipotezinin desteklendiği görülmüştür.

Etkin piyasa teorisiFinans sektörüGetiri+7
Hasan Hüseyin Doğan
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hisse senedi piyasalarında görülen anomaliler ve İMKB'de gün etkisi'nin incelenmesi

Etkin Piyasalar Hipotezi, etkin bir piyasada oluşan fiyatların önceden tahmin edilemeyeceği ve bu nedenle normalüstü kazançlar elde edilemeyeceğini varsayar. Ancak piyasalarda bu teoriyle çelişen birçok bulgu elde edilmiştir. Etkin Piyasalar Hipotezi'ne ters düşen her ampirik bulgu anomali (aykırılık) olarak adlandırılmaktadır.Çalışmada, İMKB'de mevsimsel (zamana dayalı) bir anomali olarak kabul edilen haftanın günü etkisinin varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla, 01.01.1990?01.01.2010 dönemi İMKB?100 endeksinin günlük kapanış fiyatları kullanılmıştır. Söz konusu dönemde İMKB'nin işleme kapalı olduğu resmi tatiller çıkarılarak veri seti oluşturulmuş olup, toplam 4977 günlük veri kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca ele alınan dönemde ülkede yaşanan krizlerin piyasayı etkileyeceği düşünülerek, veri seti kriz dönemlerini içerecek şekilde alt dönemlere ayrılmış ve her bir alt dönem ayrı analize tabi tutulmuştur.Analizlerde günlük kapanış fiyatlarının ortalama büyüme oranları karşılaştırılması yapılmış olup, endekse etkileri ve farklılaştıkları noktalar belirlenmeye çalışılmıştır. Ortalama büyüme oranlarının karşılaştırılmasında istatistiki yöntemler kullanılmıştır. İMKB'de günlerin ortalama getirileri farklarının istatistikî olarak sıfırdan farklı olup olmadığının araştırılması için Tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca yapılan analiz sonuçlarını doğrulamak amacıyla parametrik olmayan Kuruskal Wallis Testi kullanılmıştır. Bu test, gruplar arası tek yönlü varyans analizinin nonparametrik alternatifidir.Tüm dönem için yapılan varyans analizinde, %1 anlamlılık seviyesinde İMKB?100 Endeksi'nde, haftanın günlerinin ortalama getirileri arasında farklılık olduğu, yani İMKB'de haftanın günü etkisinin var olduğu gözlemlenmiştir. Söz konusu dönemde, Pazartesi günleri en düşük getirili gün olurken, en yüksek getirili gün Cuma olarak belirlenmiştir. Alt dönemler itibariyle yapılan analizde ise, 1994 ve 2001 krizlerinden sonra ki dönemlerde gün etkisinin varlığına dair bulgular elde edilmiştir. Analiz sonuçlarını doğrulamak amacıyla yapılan Kuruskal Wallis Testinde de Varyans analizini destekler niteliktedir.Anahtar Sözcükler: Etkin Piyasalar Hipotezi, Anomali, Gün Etkisi

AnomalilerEtkin piyasa teorisiHisse senetleri+3
Filiz Güneysu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket olağan genel kurul toplantıların hisse senetleri oynaklığı üzerine etkisi

Finansal sistem birbiriyle rekabet halinde olan pek çok yatırımcıdan oluşmaktadır. Yatırımlarından kar sağlamayı isteyen bu yatırımcılar için hisse senetlerinin oynaklığını etkileyen unsurlar oldukça önemlidir. Mevcut piyasa etkin özellikte ise, normal üstü bir kazanca izin vermez. Bu sebeple çalışma etkin piyasalar hipotezinden hareket ederek, şirket olağan genel kurul toplantılarının hisse senetleri oynaklığı üzerindeki etkisini incelemektedir. Oynaklığın etkisini tespit etmek için, GARCH ve EGARCH modelleri kullanılmıştır. Uygun modeller belirlendikten sonra olağan genel kurul toplantılarının oynaklık etkisi, modele dahil edilen kukla değişken ile incelenmiştir. Uygun modeller belirlendikten sonra olağan genel kurul toplantılarının oynaklık etkisi, modele dahil edilen kukla değişken ile incelenmiştir. Olağan genel kurul toplantılarının varyans kırılmasına yol açıp açmadığı ICSS, Kappa1 ve Kappa2 testlerinin analiz aracı olarak kullanılmasıyla test edilmiştir. Olağan genel kurul toplantılarının üç şirket dışında yapısal değişime yol açmadığı ve etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

ARCH modelEGARCH modelEtkin piyasa teorisi+4
Eda Yalçın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Related subjects