Action research
68 theses under this subject heading
Fen bilimleri derslerinde 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırması
Amaç: Araştırmanın amacı sorgulamaya dayalı fen dersleri süresince öğrencilerin kullandıkları söyleme dayalı bilimsel iletişim becerilerinin (BİB) sistematik bir şekilde geliştirilmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 6. sınıf düzeyindeki 30 öğrenci araştırmanın katılımcılarıdır. Araştırmanın problemi belirleme ve eylem döngüleri aşamaları toplam 33 ders saati sürmüştür. Araştırmanın problemi belirleme aşamasında Güneş ve Ay tutulması, eylem döngüleri aşamalarında destek ve hareket sistemi, sindirim sistemi, madde ve ısı üniteleri bilimsel sorgulamaya dayalı olarak araştırmacı öğretmen tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Fen Öğrenme Becerisi Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi, Çalışma Yaprakları, Ders Gözlemleri, Yansıtıcı Öğretmen Günlüğü kullanılmıştır. Eylem döngüleri boyunca öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerinin gelişimine yönelik analiz yapabilmek için araştırmacı bilimsel iletişim becerileri rubriği geliştirmiştir. Rubrik bilimsel iletişim becerilerinin açıklama, soru sorma ve çürütücü kullanma boyutlarından oluşmaktadır. Bu boyutların her birinin kavram ve süreç alt boyutları bulunmaktadır. Her eylem döngüsünden sonra öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini ölçmeye yönelik yapılan analiz sonuçları dikkate alınarak eylem planı yeniden düzenlenmiştir. Bulgular: Öğretmen bilimsel iletişim becerilerini geliştirmek için 1. eylem döngüsünde iletişimsel yaklaşımın otoriter ve diyalojik söylem hamlelerini kullanmıştır. Öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşım öğrencilerin BİB gelişimini desteklemiştir. Ancak öğrencilerin yaptığı araştırmalar kavram ve sürece yönelik kanıta dayalı beceriler sunabilmeleri için veri sağlayamamıştır. Bu nedenle 2. eylem döngüsünde yarı açık uçlu deney ve bilimsel hikâye kullanılmıştır. Bu döngüde yarı açık uçlu deneyler ve bilimsel hikâye öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ancak bilimsel kavram ile ilgili araştırma yapmadığı için alan bilgisi yetersiz olan öğrenciler deney verilerini yorumlayamamış ve bilimsel hikâyeyi anlamamıştır. Bu nedenle öğrencilerin bilimsel iletişim becerileri düşük seviyede kalmıştır. 3. eylem döngüsünde öğrencilerin bilimsel sorgulama sürecinde araştırma, tartışma, tasarım oluşturma, tasarımı değerlendirme gibi farklı aşamalarda aktif rol alabileceği mühendislik tasarım temelli öğretim etkinliklerine uygun bir eylem planı hazırlanmıştır. Bu döngüde kullanılan tasarım döngü basamaklarına dayalı uygulamalar öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Sınırlı araştırma yapan ve sınırlı alan bilgisine sahip öğrencilerin BİB düzeylerinde gelişim az olmuştur. Araştırma boyunca BİB gelişimi kanıt sunma düzeyine çıkmamış öğrenciler bulunmaktadır. Ancak bu öğrencilerin BİB düzeylerinde araştırmanın başında sundukları BİBlere göre gelişim olmuştur. Döngüler süresince ortaya çıkan farklı bir problem durumu öğrencilerin dersin hedef kazanımından uzaklaşarak odak dışı kavram kullanmalarıdır. Öğretmenin döngüler boyunca otoriter söylem kullanması ve hedef kazanımı hatırlatması öğrencilerin odak dışı kavram kullanımını azaltmış ve odak kavram ile ilgili BİB sunmalarını sağlamıştır. Sonuç: Sonuç olarak öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşımın sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin BİB gelişimini sağlamış ancak öğrencilerin yaptıkları araştırmaların yeterli veri içermemesi bu gelişimi sınırlandırmıştır. Öğrencilerin bilimsel süreci deneyimleyebilecekleri yarı açık uçlu deney, bilimsel hikâye ve mühendislik tasarım temelli öğretim etkinlikleri kullanılarak gerçekleştirilen fen dersleri öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca öğrenciler bu derslerde dersin hedefinden uzaklaşarak odak dışı kavramlar kullanmışlardır. Öğretmenin otoriter söylemi öğrencilerin odak kavram çerçevesinde BİB sunmasını sağlamıştır.
Beden eğitimi ve spor dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanması: Bir eylem araştırması
Bu araştırma, ortaokul beşinci sınıf Beden Eğitimi ve Spor dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanabilirliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu nedenle araştırma eylem araştırması olarak desenlemiştir. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde, 26.02.2015-28.05.2015 tarihleri arasında 11 hafta süreyle Eskişehir Tepebaşı İlçesindeki Ticaret Odası Ortaokulu 5-B sınıfı Beden Eğitimi ve Spor dersinde uygulanmıştır. Uygulama tüm sınıfta gerçekleştirilmiş; ancak belirlenen 8 odak öğrencinin verileri daha yoğun olarak kullanılmıştır. Araştırmada farklılaştırılmış öğretim yaklaşımında kullanılan "merkezler" ve "istasyon" stratejilerinden yararlanılmıştır. Araştırmada, nitel veriler "video kayıtları", "yansıtıcı günlük", "öğrenci günlükleri", "yarı yapılandırılmış görüşmeler" ile nicel veriler de "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği" yoluyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde "SPSS for Windows 22" paket programından yararlanılmış, nitel verilerde ise betimsel analiz uygulanmıştır. Araştırmanın nicel analizleri sonucunda öğrencilerin "Beden Eğitimi ve Spor dersi" ne karşı tutumlarında son test puanları lehine anlamlı bir artış olduğu gözlenmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre ise öğrencilerin derse etkin katılımlarının sağlandığı, hareket sayılarının arttığı, grupla çalışma alışkanlıklarının ve sosyal etkileşimlerinin geliştiği, bağımsız çalışma alışkanlığı kazanıldığı, öğrencilerin sınıf kurallarına uyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunların yanı sıra öğrenci paylaşımlarının ve sorumluluk bilincinin arttığı gözlenmiş ve öğrencilerin farklılıklara karşı saygı göstermeleri gerektiği konusunda olumlu tutum geliştirdikleri görülmüştür. Ayrıca ürün ve süreç değerlendirmesinden yararlanılmasının olumlu sonuçlar yarattığı gözlenmiştir. Süreç değerlendirmenin sonraki derslerin planlanmasında olumlu katkılar sağladığı görülmüştür. Gerçekleştirilen bu araştırmanın sonucunda farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının Beden Eğitimi ve Spor dersinde uygulanabileceğinin olanaklı olduğu ve öğrenme öğretme sürecinin farklı stratejiler kullanılarak yaklaşıma uygun olarak düzenlenebileceği ortaya konmuştur.
Okuduğunu anlama becerilerinin SCRATCH programı aracılığıyla geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, okuduğunu anlamada sorun yaşayan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin SCRATCH programı aracılığıyla okuduğunu anlama becerilerinin nasıl geliştirilebileceğini ortaya koymak biçiminde belirlenmiştir. Araştırma eylem araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırma 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ilindeki orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir ilkokulda toplam 15 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını ölçüt örnekleme yöntemine göre seçilen okuduğunu anlamada sorun yaşayan sekiz dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın farklı aşamalarında farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar; nicel verileri toplamak için yanlış analizi envanteri, okunabilirliği değerlendirme rubriği, katılımcı belirleme ve okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formları kullanılırken nitel verileri toplamak için gözlem notları, araştırmacı günlüğü, video kayıtları, öğretmen ve öğrenci görüşme formları, öğrencilerin SCRATCH programında hazırladıkları projeler kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi korelasyon analizi ve puanlayıcılar arası uyuşumu gösteren Kendall W Testi ile yapılmıştır. Ayrıca katılımcı belirleme ve okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formlarının puanlanması için okuduğunu anlama becerilerinin gelişimini ortaya koymak amacıyla okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formları ve bu formları puanlamak için Yanlış Analizi Envanteri kullanılmıştır. Nitel veriler ise tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiş olup analiz için MAXQDA programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda okuduğunu anlama sorunu yaşayan sekiz öğrencinin okuduğunu anlama becerilerinin gelişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: SCRATCH programı, Okuduğunu anlama, Eylem araştırması.
Güzel sanatlar eğitiminde kinetik tipografi öğretimine yönelik eylem araştırması
Görsel iletişim konusu olan tipografinin, güncel tasarım ortamlarından video üzerinde, zaman içerisinde görüntüsü değişecek biçimde tasarlanmasıyla kinetik tipografi oluşmaktadır. Belirli bir süre öncesine kadar hareketli her yazıya kinetik tipografi tanımı yapılmıştır. Ancak yıllar içinde kinetik tipografi, bu tanımın ötesinde çeşitli nitelikleri gelişen teknolojiler aracılığıyla kapsamına almıştır. Bu kapsamın öğretiminin, öğrencilerin yeni medyayı tanıması adına önemli olduğu saptanmıştır. Bu araştırmada, öğrencilerinin kinetik tipografi uygulaması gerçekleştirmeleri, alana ilişkin bilgi ve deneyim kazanmaları ve bu sürecin ifade biçimlerine olan etkisini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma uygulaması, 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği Programı'nda eğitim gören 3. Sınıf Grafik Tasarım anasanat öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 23 Şubat-22 Mart 2016 tarihleri arasındaki 4 haftalık süreçte uygulanmıştır. Çalışma 16 öğrenci ile yapılmış ve 6 odak öğrenci belirlenmiştir. Belirlenen 6 odak öğrenciyle uygulama sonunda yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma modeli olan eylem araştırması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, öğrenci bilgi formu, ders video kayıtları, doküman incelemesi, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve sosyal medya yazışmaları aracılığıyla elde edilmiş ve tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında gösterdikleri yaklaşımlardaki değişimler, kazandıkları bilgi ve deneyim, uygulama süreci ile birlikte yaşanan sıkıntılar ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Tipografi, Kinetik tipografi, Sanat eğitimi, Eylem araştırması
Sınıf öğretmenlerinin erken cebir düşüncelerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması
Aritmetik ve cebir yapı olarak birbirinden farklıdır. Yapısal farklılıklar öğrencilerin aritmetikten cebire geçerken problem çözme, genelleme, semboller ve harflerin anlamlandırılması ve kullanılması konularında zorluklar yaşamalarına neden olmaktadır. Cebir öğretimine başlamadan önce öğrencilerin aritmetik ile cebir arasındaki farklılıkları öğrenmeleri gerekir. Literatüre bakıldığında, bu farklılıkların öğrenilmesinde ve öğrencilerin karşılaştıkları zorlukların giderilmesinde erken cebirin anahtar bir role sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin erken cebire yönelik teorik bilgileri ve uygulamaları, öğrencilerde cebirsel düşüncenin gelişimi için önemlidir. Bu araştırma ile sınıf öğretmenlerinin erken cebire yönelik düşüncelerinin ortaya çıkarılması, erken cebir kapsamında uygulanan öğretim etkinliklerinin sınıf öğretmenlerinin erken cebire yönelik düşüncelerine ve öğrencilerin başarılarına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma eylem araştırması türünde desenlenmiştir. Araştırmada erken cebir farkındalık ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla sınıf öğretmenlerinin erken cebir konusundaki farkındalıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda erken cebir başarı testi aracılığı ile ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin cebirsel başarıları ölçülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda dördüncü sınıfta öğretim yapan bir sınıf öğretmeni ile erken cebir öğretim etkinliklerine dayalı eylem araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmenlerinin erken cebir konusunda sınırlı bilgiye sahip oldukları, erken cebir kapsamında yapılan uygulamaların da sınıf öğretmenlerinin erken cebir konusundaki düşüncelerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca erken cebir kapsamında yapılan öğretim etkinlikleri ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin başarılarını artırmıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısının belirlenmesi
Teknolojideki gelişmeleri takip edip bunu eğitime uyarlamak her şeyden önce yaşanılan çağın bir gereğidir. Yeni nesile verilen eğitimin istenilen seviyede gerçekleşebilmesi de ancak bu takip ve uyarlama sayesinde mümkün olabilecektir. Teknolojinin dil öğretiminde kullanılması her geçen gün kendini yenileyen bir durumdur. Dil öğretiminde çeşitli videoların öğrencilerin farklı dil becerilerinin geliştirilmesinde kullanımı da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu araştırmanın amacını, çağın yaratıcılığının bir ürünü olan reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısını belirlemek oluşturmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalarda belirtildiği üzere, yazma becerisi öğrencilerin en çok zorlandıkları becerilerden biridir. Araştırma, yazma öğretiminin daha işlevsel bir süreçle daha verimli bir hale getirilmesini amaçlamıştır. Araştırma, nitel araştırma modellerinden Eylem Araştırması ( action research) modeline göre planlanmıştır. Araştırma hedefi kapsamında "Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi" (AOÖÇ) dikkate alınarak B1 seviyesine uygun olduğu düşünülen Türk Hava Yolları'nın 85.Yıl adlı reklam filmi seçilmiştir. Seçilen reklam filminden hareketle yazma etkinlikleri hazırlanmıştır. Hazırlanan etkinlikler Zoom uygulaması ile planlanan üç ders saatinde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi TÖMER öğrencilerinden oluşan beş katılımcıya uygulanmıştır. Uygulama sonucunda araştırmacı tarafından hazırlanan ve her araştırma sorusuna karşılık iki soruya yer verilen Açık Uçlu Soru Formu ( Ek 3) ile öğrenci görüşlerinden oluşan veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerden içerik ve betimsel analiz ile kod ve kategoriler elde edilerek araştırma soruları ve araştırma varsayımlarına cevap aranmıştır. Söz konusu araştırma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazmaya yönelik olumlu tutum sergilemesinde, etkinliklere katılımlarında, kaygı ve motivasyonlarında olumlu anlamda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Otantik bir materyal olarak reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımı çok duyulu bir öğretim sağlaması açısından da ayrıca önem arz etmektedir denilebilir. Anahtar Sözcükler: Dil öğretimi, eylem araştırması, reklam filmleri, Türkçe öğretimi, yazma becerisi
Araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin kazanım odaklı becerilerinin geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Bu çalışmada, araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin Hayat Bilgisi dersi "Sağlıklı Hayat" ünitesinde yer alan kazanım odaklı becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma metodolojisi olarak nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2021-2022 güz eğitim öğretim döneminde ilkokul ikinci sınıfa devam eden yirmi öğrenciden oluşmaktadır. Bu çalışmanın verileri; Yenilenmiş Öğretim Gözlem Protokolü (RTOP), Gözlem Formu, Öğretmen Günlüğü, Öz değerlendirme Formu, Rubrik, Görüşme Soruları kullanılarak toplanmıştır. Çalışma güz dönemi boyunca üç aşamada gerçekleşmiştir; birinci aşama mevcut durumun tespiti, ikinci aşama eylem planlarının uygulanması ve üçüncü aşama kalıcılığın değerlendirildiği görüşmeler olarak toplam 12 hafta sürmüştür. Veri toplama araçlarından elde edilen nitel veriler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular, ilkokul birinci kademede uygulanan araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile tasarlanan öğrenme süreçlerinde bazı öğrencilerin aktif katılım göstermede zorlandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Eylem döngüleri ilerledikçe öğrencilerin öğrenme süreçlerinde yaşadıkları problemlerin azaldığı ve negatif durumların olumluya döndüğü bulgular ile ortaya konulmuştur. Araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile tasarlanan öğrenme süreçlerinin, öğrencilerin Hayat Bilgisi dersi Sağlıklı Hayat ünitesindeki kazanım odaklı becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Eylem uygulamasının bitiminden yedi hafta sonra kalıcı öğrenmenin gerçekleştiğini belirlemek amacıyla birebir görüşmeler yapılarak öğrencilerden veri toplanmış ve öğrencilerin kazanımları kalıcı olarak öğrendikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma-sorgulama temelli planlanan öğrenme ortamı ve süreçlerinin kalıcı öğrenme üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu sonucu ortaya koyulmuştur. Çalışma sonuçlarından hareketle özellikle veri toplama sürecinde, veri toplama araçlarının seçimi ve kullanımı konusunda küçük yaş grubu öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyleri göz önünde bulundurulmalıdır.
The reflections of Turkish EFL teachers using action research as a professional development activity
Professional development seeks to increase teachers' competence, build the capacity to acquire new skills, and use what they have learned to enable learners to succeed. It is quite difficult for teachers to be able to develop without taking responsibility for their own learning process. In addition, achieving their defined objectives will be challenging unless they can effectively manage their own teaching practice. The purpose of this study is to find out Turkish EFL teachers' reflection of their teaching practice through action research as a professional development activity. The present study utilises a qualitative case study approach, using action research in two different cycles, as they may raise teachers' awareness of their teaching practice. The data were collected through semi-structured interviews, diaries, field notes, and reflection forms. The participants were six EFL teachers who taught in the school of foreign languages at Hasan Kalyoncu University in Gaziantep during the 2020–2021 academic year. The data were analysed using inductive content analysis techniques. The findings of the first and second cycles indicate that teachers have developed their teaching skills and professionalism, teaching and learning contexts, instructional practice, planning and resources, and monitoring and assessment. Moreover, the results indicate that most teachers thought this action research helped them with their professional development pursuits. Keywords: Action research, teacher reflection, professional development
Ödev niteliğinin öğrenmeye katkısının değerlendirilmesi: Bir eylem araştırması
Bu çalışmanın amacı pekiştirme, hazırlık ve geliştirme ödevlerinin niteliğinin öğrencilerin öğrenme düzeyine etkisini değerlendirmek ve öğretmen ve öğrencilerin eylem planı öncesi ve sonrası ödev niteliğine yönelik bilişsel özellik ve tutumları ile bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini incelemektir. Bu araştırmada teknik/bilimsel/işbirlikçi eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Tasarlanan eylem planı araştırma bağlamı çerçevesinde hazırlanmış, uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Eylem planı hazırlama aşamasında; araştırma bağlamı olarak 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde devlete bağlı bir ilkokuldaki dördüncü sınıf şubelerinden üçünde öğrenim görmekte olan 68 öğrenci ile bu sınıfların öğretmenleri ve Fen Bilimleri dersi "Aydınlatma ve Ses Teknolojileri" ünitesi belirlenmiştir. Eylem planı farklı ödev türleri (pekiştirme, hazırlık, geliştirme) kullanılacak şekilde tasarlanmış ve planda kullanılmak üzere farkı niteliğe sahip ödevler geliştirilmiştir. Öğretmenlere ödeve yönelik eğitim verilerek öncelikle eylem planı 1 uygulanmış ardından eylem planı 2'nin uygulanması aşamasına geçilmiştir. Veri toplama araçları olarak çoktan seçmeli testler, SOLO taksonomiye göre hazırlanmış testler, görüşme formları ve araştırmacı günlüğü kullanılmıştır. Çoktan seçmeli testlerin analizinde Bayesci istatistiğe dayalı tekrarlanan ölçümler ANOVA testi, SOLO taksonomiye göre hazırlanmış testlerin analizinde puanlama anahtarı, öğretmen ve öğrenci görüşmelerinden elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçların analizinde ödev türlerinin tümünün öğrenmeye katkı sağladığı, geliştirme ödevlerinin ise bu anlamda diğer ödev türlerine göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen ve öğrencilerin ödev niteliğine yönelik bilişsel özelliklerinin arttığı, öğrencilerin ödeve yönelik tutumlarında olumlu yönde değişim sağlandığı gözlemlenmiştir. Anahtar sözcükler: ödev, ödev niteliği, geliştirme ödevleri, ilkokul, Bayesci istatistik
Sosyo-bilimsel konularla argümantasyon becerisi ve insan haklarına karşı tutum geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması
Bu çalışma, ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinde fen ve teknoloji dersinde sosyobilimsel konularla argümantasyon becerisinin ve insan haklarına yönelik tutumun nasıl geliştirilebileceğini ve uygulamada karşılaşabilecek sorunların nasıl giderilebileceğini ayrıntılı olarak incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiş bir eylem araştırmasıdır. Araştırma 2012-2013 eğitim-öğretim yılı bahar ve güz döneminde orta sosyoekonomik düzeyde bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş sekizinci sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 14?ü kız 12?si erkek olmak üzere 26 kişilik bir öğrenci grubu oluşturmuştur. Araştırma verileri yapılandırılmamış gözlem (Kamera kayıtları), öğretmen ve öğrenci günlükleri, argümantasyon becerisi ve insan haklarına ilişkin yazılı dokümanlar ve araştırmacılar tarafından geliştirilen İnsan Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği (İHTÖ) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Bu analiz uygulama süreci içinde ve süreç tamamlandıktan sonra yapılan analizler olmak üzere iki aşamalı olarak ve sürekli karşılaştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. İHTÖ puanlarındaki değişim ise Freidman testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları sosyobilimsel konular temelli uygulamalarla çalışma grubunu oluşturan öğrencilerde insan haklarına yönelik anlayış ve tutum gelişiminin sağlandığını göstermiştir. Bu bağlamda nitel bulgular birinci kuşak haklardan insanlık onuru, yaşama hakkı, ayrımcılık yasağı kişinin bedensel ve ruhsal dokunulmazlık hakkı, özel yaşama saygı ve bilgilerin gizliliği hakkı, mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğü hakkı ile ilgili anlayış ve tutum gelişiminin gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. İkinci kuşak haklardan ise meslek seçme ve çalışma hakkı, haksız işten çıkarılmaya karşı koruma hakkı, sağlık hizmetleri hakkı, barınma hakkı, yeterli yaşam standardı hakkı, gıda güvenirliği hakkı için anlayış ve tutum gelişiminin sağlandığını ortaya koymuştu. Üçüncü kuşak haklar kapsamında ise çevresel koruma hakkı, insanlığın ortak mal varlığına saygı hakkı, barış hakkı ve sürdürülebilir kalkınma hakkı için tutum ve anlayış gelişimi sağlandığını göstermiştir. Nicel bulgular ise insan haklarına yönelik tutumun anlamlı bir şekilde artarak değiştiğini göstermiştir. Ayrıca, araştırma kapsamında uygulamalar süresince insan haklarıyla ilgili anlam oluşturma ve insan haklarıyla bağdaşmayan fikirler öne sürme ve ısrar etme problemleri yaşandığı tespit edilmiştir. Araştırmanın argümantasyon becerisi gelişimine ilişkin sonuçları ise sosyobilimsel konular temelli uygulamalarla fen ve teknoloji dersinde ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinde argümantasyon becerisinin geliştirilebileceğini ve üretilen argümanların kalitesinde olumlu yönde bir değişim meydana geldiğini göstermiştir. Bu bağlamda öğrencilerin tamamında iddia, gerekçe, kanıt, karşı iddia-gerekçe ve çürütücü üretebilme becerisi gelişiminin sağlandığı tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin argüman gelişim süreçlerinde farklılıklar bulunduğu akademik olarak daha başarılı olan öğrencilerin argümantasyon becerilerinin daha hızlı gelişim gösterdiği ve daha zengin yapıda argümanlar sergiledikleri saptanmıştır. Ayrıca, uygulamalar süresince, iddiayı desteklemeyen gerekçe ve kanıt sunma, dini gerekçeler sunarak kanıtlarla destekleyememe, destekleyici bilgi ve araştırma becerisi eksikliği, sözel dilsel beceri eksikliği, gerekçe ve kanıt arasındaki farkı ayırt edememe, hangi bilgilerin kanıt olacağına karar verememe gibi çeşitli problemlerin yaşandığı tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar çalışma grubunu oluşturan öğrencilerde sosyobilimsel konularla argümantasyon becerisi ve insan haklarına ilişkin tutumun geliştirilebileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, duruma ilişkin daha kapsamlı bilgi sağlayabilmek için farklı sosyoekonomik düzeydeki okullarda, farklı sınıf düzeylerinde, farklı deneyim ve yeterliliklere sahip öğretmenlerle ve daha geniş örneklemlerle çalışmaların yapılması önerilebilir.
Okul öncesi eğitimde sorgulama temelli fen etkinliklerinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırması
Bu çalışma okul öncesi eğitimde sorgulama temelli fen etkinliklerini geliştirmek amacıyla öğretmen ve araştırmacının karşılıklı-işbirliğine dayanan eylem araştırması deseninde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda çalışma grubuna alınan okuldaki öğretmenlerin mevcut durumdaki fen etkinliklerine ve sorgulama temelli öğrenmeye ilişkin görüş ve uygulamaları belirlenmiştir. Ardından bir öğretmenin sorgulama temelli fen etkinliklerini planlama ve uygulama süreçlerini geliştirmesi, süreçte karşılaştığı sorunlar ve bu sorunlara ne gibi çözümler bulduğu belirlenmiştir. Son olarak öğretmenin fen eğitiminde sorgulama temelli öğrenme uygulamalarına ve araştırma sürecine ilişkin genel değerlendirmeleri alınmıştır. Çalışma grubunu Adana ilinde bulunan resmi bağımsız bir anaokulunun 13 öğretmeni oluşturmaktadır. Mevcut durum ve problemin belirlenmesi sürecinden sonra bu öğretmenlerden biri (Ö2) ve sınıfında bulunan beş yaş grubundaki 13 çocuk eylem araştırması sürecinde yer almıştır. Araştırma verileri nitel veri toplama yöntemlerinden görüşmeler, gözlemler ve dokümanlar yoluyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin tümevarımsal bir bakış açısıyla içerik analizi yapılmıştır. Yapılan nitel gözlemler sonucunda mevcut durumda çalışma grubundaki öğretmenlerin fen etkinliklerine diğer etkinliklere göre daha az yer verdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda fen etkinliklerini geleneksel öğretmen merkezli işledikleri, sorgulama temelinde gerçekleştirmedikleri bir problem olarak belirlenmiştir. Bu problemden yola çıkan çalışma, sorgulama temelli fen etkinliklerini geliştirmeyi amaçlamış ve bu nedenle altı eylem döngüsü içinde gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte yapılan gözlem ve görüşmeler sonucunda öğretmenin beş yaş grubu çocuklara yönelik olarak sınıfında sorgulama temelli fen etkinliklerini planlama, uygulama ve değerlendirme basamaklarında önemli gelişmeler kaydettiği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, sorgulama temelli fen etkinliklerinin geliştirilmesi aşamasında öğretmenin eylem planlarını uygularken sorgulamayı destekleyici, sorgulama basamaklarını işleten ve sorgulamayı kısıtlayan davranış ve söylemleri ortaya çıkmıştır. Sorgulama temelli fen etkinliklerinin uygulama aşamasında öğretmenin kendisinden ve dış etkenlerden kaynaklı bazı sorunlar yaşandığı belirlenmiştir. Öğretmenin, sorgulama sürecinde okul kültüründen, aile katılımından ve okulun fiziksel imkanlarından kaynaklı sorunlar yaşadığı belirlenmiştir. Bu sorunlardan bir çoğu yapılan eylem araştırmasında öğretmenin kendi ürettiği çözümlerle giderilmiştir. Öğretmenin yapılan eylem araştırması sürecinde bilgilenme toplantılarından, kendi uygulamalarından ve kendi uygulamalarına ilişkin yansıtıcı değerlendirmelerinden elde ettiği deneyimlerle sorgulama temelli fen etkinliklerini başarıyla uyguladığı sonucuna ulaşılmıştır. Gelişen sorgulama temelli fen etkinlikleri boyunca çocukların daha çok süreçte kaldıkları, sorgulama basamaklarında deneyim kazandıkları, sorular sormaya başladıkları, meraklarını ifade ettikleri, öğretmenle ve diğer arkadaşlarıyla daha çok iletişim kurdukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğretmen süreç sonunda sorgulama temelli fen etkinliklerinin okul öncesi dönemde uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşmıştır. Ancak öğretmenin yöntemsel, uygulamaya yönelik, teknik ve duygusal olarak desteğe ihtiyaç duyduğu görülmüştür.
Öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik okul temelli bir öğretim programı geliştirme çalışması
Bu araştırmada, öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik okul temelli bir öğretim programının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, öğretmen adaylarının öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik eğitim gereksinimleri, dersin geliştirilmesine yönelik paydaş görüşleri ve dersin öğretim programına yön veren uluslararası eğilimler incelenmiş; dersin amaçları, içeriği, öğrenme-öğretme ve ölçme-değerlendirme etkinlikleri belirlenen gereksinimler doğrultusunda uygulama sürecinde geliştirilmiş ve öğretim programının uygulamadaki işleyişi temel alınarak öğretim programı değerlendirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırmasına göre desenlenmiştir. Bu kapsamda uygulama süreci 2014-2015 Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı'nın ikinci sınıfında öğrenim gören ve öğretim ilke ve yöntemleri dersini alan 36 öğrencinin katılımıyla ve 14 haftalık zaman diliminde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin elde edilmesinde yapılandırılmamış gözlem, görüşme ve doküman incelemesi yöntemleri kullanılmış, bu kapsamda kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formları, yansıtıcı değerlendirme formu ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen ihtiyaç analizi bulgularına göre, öğretim ilke ve yöntemleri dersinin amaçlarının bilişsel ve duyuşsal anlama ile bilişsel beceri düzeylerinde olması gerektiği belirlenmiştir. Bu amaçlara ulaşmada ise içerik yoğunluğunun azaltılarak uygulamada işlevsel ve yaygın kullanımı olan konuların derinlemesine ele alınması gerektiği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte bilgiyi sunma ve anlamlandırmayı, öğretim hizmetinin niteliğini arttıran değişkenlerin kullanımını içeren, uygulama boyutunun arttığı, otantik öğrenme yaşantıları sunulan ve öğrenci merkezli yaklaşımı temel alan bir öğrenme öğrenme-öğretme sürecine gereksinim duyulduğu belirlenmiştir. Öğretimin değerlendirilmesinde ise sürece dayalı değerlendirmeyi temel alan alternatif ölçme araçlarının kullanılması, anlama ve beceri düzeyini ölçen yazılı yoklama yapılması ve tüm ölçme sonuçlarına geri bildirim verilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Eylem araştırması sürecinden elde edilen bulgulara göre, uygulama sürecinde karşılaşılan sorunların daha çok derse ayrılan sürenin, eylem planlarına yön veren taslak yönergedeki tüm öğrenme kazanımları için yeterli olmamasıyla, akran değerlendirme sürecinin işlevsel bir şekilde uygulanmasıyla ve grupla oturma düzeni ile ilişkili olduğu ve bu sorunların çoğunluğunun eylem araştırması sürecinde çözümlendiği görülmüştür. Bununla birlikte katılımcıların derste zorlandıkları noktaların zaman içerisinde azaldığı, gerçekleştirilen uygulamaları yeterli bulan katılımcı sayısının ise zamanla arttığı ve uygulama sonunda en üst düzeye ulaştığı belirlenmiştir. Uygulama sürecinin işleyişini ortaya koyan bulgularda öğretim sürecini açıklayan kategorilerin "bilgiyi sunma ve anlamlandırma", "öğretim hizmetinin niteliğini arttırma", "öğrenci merkezli yaklaşımı temel alma", "artan uygulama boyutu" ve "otantik öğrenme yaşantıları sunma" olduğu belirlenmiştir. Ölçme değerlendirme sürecinde ise "süreç ve ürün değerlendirmesini temel alan alternatif ölçme araçlarının kullanıldığı ve düzenli geribildirim verildiği ortaya çıkmıştır. Bu uygulama sürecinde öğrencilerin düşünme becerilerini kullandıkları, sürece aktif katılım gösterdikleri ve anlama ve beceri düzeyinde kazanımlara ulaştıkları saptanmıştır. Bununla birlikte uygulama sürecinin öğrencilere "mesleki donanım ve özgüven kazanımı, kalıcı bilgilere ulaşılması, farklı derslerdeki başarının artması, farkındalık ve çabanın artışı, sorumluluk kazanımı, iletişim becerisinin ve yaratıcılığın gelişimi" gibi alanlarda bireysel ve mesleki katkılar sağladığı belirlenmiştir. Grupla çalışmanın, uzun süren ve yoğun geçen ders işlenişinin, yetersiz ön hazırlık ve çabanın ise öğretim sürecini güçleştirdiği ortaya konmuştur. Katılımcıların sürecin iyileştirilmesine yönelik olarak haftalık ders saatini arttırma ya da haftalık ders süresinde verilen ara sayısını ve bu araların süresini arttırma şeklinde yapısal düzenlemeleri önerdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik okul temelli bir yaklaşımla geliştirilen öğretim programının, mevcut durum bağlamında ortaya çıkan gereksinimleri büyük ölçüde karşıladığına, öğrencilere bireysel ve mesleki anlamda katkı sağladığına ve uygulanabilir olduğuna karar verilmiştir.
Promoting continuous professional development for English language instructors within a higher education context
The study adopts a mixed method research design to foster English Language instructors' attitude towards professional development, self-efficacy beliefs and reflective thinking. Vygotsky's socio-cultural theory constituted the base and the professional development program was designed accordingly. The participants of the study were nine English Language instructors working at three different universities. Throughout the 16-week program, it was aimed to equip the participants with action research skills to conduct their own study in their own context according to their needs and/or interests. All the participants completed the Plan, Act, Observe and Reflect stages of the Action Research Cycle. Qualitative data collection instruments were semi-structured interviews which were conducted before and after the study, weekly evaluation forms, researcher's field notes, participant diaries and program evaluation forms. Additionally, Teachers' Attitude towards Professional Development Scale and Teachers' Self-efficacy Scale were implemented before and after the study. Wilcoxon and Friedman tests were used for data analysis. The analysis revealed that there was a significant improvement in teachers' attitude towards professional development, their self-efficacy beliefs and reflective thinking after participating in the program. Keywords: Action research, Socio-cultural perspective, Continuous professional development
Çokkültürlü eğitim çerçevesinde hazırlanan etkinliklerle farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması
Bu çalışmada çokkültürlü eğitim çerçevesinde etkinlikler hazırlanarak ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi geliştirme durumu incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak öğrencilerin farklılıklara saygı değerine yönelik mevcut durumlarını belirlemek için, çokkültürlü eğitimin alt boyutları olan; kültür, ırk/köken, inanç, dil, engelli olma durumu ve cinsiyet başlıklarında senaryolar hazırlanarak öğrencilere uygulanmış, dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilmiştir. Araştırma becerisine yönelik mevcut durum belirlemek için öğretmen ve öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Mevcut durum belirlemeye yönelik yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi yönünden eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu eksikliği gidermek adına çokkültürlü eğitim çerçevesinde etkinlikler hazırlanarak eylem araştırması süreci uygulanmıştır. Altı döngü olarak planlanan eylem araştırması süreci, on haftada yirmi iki ders saatinde tamamlanmıştır. Eylem süreci 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. İlkokul dördüncü sınıf Sosyal Bilgiler programında yer alan, "Küresel Bağlantılarım" öğrenme alanında bulunan "Uzaktaki Arkadaşlarım" ünitesi çokkültürlü eğitim ve farklılıklara saygı değeri ile ilgili etkinliklerin uygulanması açısından en uygun ünite olduğu için, uygulama bu ünitede gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, senaryolar, dereceli puanlama anahtarı, yarı yapılandırılmış görüşme,odak grup görüşmesi, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), araştırmacı ve öğrenci günlükleri ve öğrenci ürünleri aracılığı ile toplanmıştır. Uygulama sürecinde farklılıklara saygı değerine yönelik çokkültürlü eğitim çerçevesinde kültür, ırk/köken, inanç, dil, engel durumu ve cinsiyet alt boyutlarına yönelik etkinlik planları hazırlanmış, döngüler halinde düzenlenerek eylem araştırması süreci gerçekleştirilmiştir. Her döngü sonunda ilgili alt boyuta yönelik oluşturulan senaryolar uygulanarak, dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilmiştir. Öğrencilerin senaryolara verdikleri yanıtlar içerik analizi doğrultusunda çözümlenmiş ve kodlar-temalar oluşturulmuştur. Ayrıca uygulama süreci kamera ile kayıt altına alınarak araştırmacı tarafından incelenmiştir. Araştırma becerisine yönelik araştırma görevleri hazırlanarak belirli aralıklarla öğrencilere sunulmuş ve öğrenci çalışmaları değerlendirilmiştir. Her döngü sonunda öğrenci günlüğü formu dağıtılarak süreci değerlendirmeye yönelik öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırmada toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Güvenirliği sağlamak için veriler ikinci kodlayıcı tarafından kodlanmıştır. Uygulama sürecinde her döngü kendi içerisinde, uygulama süreci sonunda ise elde edilen tüm veriler bir bütün olarak değerlendirilerek çözümlenmiştir. Eylem araştırması sürecinde uygulanan etkinlikler aracılığı ile öğrencilerin farklı kültürlere yönelik yemek, giyim, örf, adet, gelenek, görenek, yaşam şekli, toplumsal hayatları, geçim kaynakları gibi alt başlıklar dâhilinde farkındalık oluşturdukları; farklı ırk/kökene yönelik önyargılı olma durumuna olumsuz bir bakış açısı geliştirdikleri; farklı inançlara yönelik tespit edilen kavram yanılgılarının ve olumsuz düşüncelerin değiştiği; farklı dillerde konuşmanın ve anadilin farklı olmasının getirdiği zorluklara yönelik farkındalığın arttığı; engelli bireylerin toplumda yaşadıkları sıkıntılara ve zorluklara farkındalık geliştirdikleri; çevre ve toplumun etkisinde karşı cinsiyetin yaşadığı zorluklara ve kadın-erkek ilişkisinde yaşanılan olumsuz durumlara yönelik farkındalık geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Eylem araştırması süreci sonunda öğrencilerin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisine yönelik olumlu yönde gelişme gösterdikleri gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çokkültürlü eğitim, farklılıklara saygı, değer eğitimi, araştırma becerisi, eylem araştırması
Okul öncesi çocukları toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemleri nasıl öğrenir?: Araştırmacı-öğretmen eylem araştırması
Bu araştırma, okul öncesi dönem çocuklarına toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemleri büyük grup, küçük grup ve bireysel etkinlikler yoluyla nasıl öğretileceğini incelemek amacıyla araştırmacı öğretmen eylem araştırması deseninde yapılmıştır. Araştırma birbirini takip eden üç döngüden meydana gelmiştir. Birinci döngüde büyük grup matematik oyun etkinliği, ikinci döngüde küçük grup matematik etkinlikleri ve üçüncü döngüde bireysel matematik etkinlikleri kullanılmıştır. Her bir döngü gerçekleştikten sonra döngü; araştırmacı ve çocuk bakımından değerlendirilmiştir. Ek olarak, çocukların toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemleri çözme becerilerinde anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla sözel problem testi öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya Adana ilinin Yüreğir ilçesinde yer alan bir köyde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulunun anasınıfında yer alan 15 okul öncesi çocuğu ve öğretmeni katılmıştır. Öğretmen aynı zamanda araştırmacının kendisidir. Araştırma verileri nitel veri toplama yöntemlerinden görüşmeler, gözlemler ve dokümanlar yoluyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin tümevarımsal bir bakış açısıyla içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacının eylem planlarını uygularken öğrenmeyi destekleyici, problem çözme basamaklarını işleten ve öğrenmeyi kısıtlayan davranış ve söylemleri ortaya çıkmıştır. Sözel problem çözmeye yönelik matematik etkinliklerini uygulama aşamasında araştırmacının kendisinden ve dış etkenlerden kaynaklı bazı sorunlar yaşadığı belirlenmiştir. Bu sorunlardan birçoğu yapılan eylem araştırmasında araştırmacının kendi ürettiği çözümlerle giderilmiştir. Araştırmacının süreçte kullandığı büyük grup, küçük grup ve bireysel etkinliklerin okul öncesi dönem çocuklarının matematiksel sözel problemleri çözme becerilerinin gelişmesine katkı sağladığı sonucuna ulaşmıştır. Buna ek olarak, yapılan Wilcoxon İşaretli Sıralar testi sonucunda çocukların sözel problem çözme becerilerinde anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmacı süreç sonunda toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problemlerin okul öncesi dönemde uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşmıştır.
5. sınıf sosyal bilgiler dersi insan ve çevre ünitesindeki kavram yanılgılarını giderme: Bir eylem araştırması
Kavramlar, bireyin bir grup varlık, olay, fikir ve süreçleri diğer gruplardan ayırt etmesini sağladığı gibi, diğer grup, varlık, olay, fikir ve süreçlerle ilişkiler kurmasına da yardım eder. Kavramlar, düşünme için gereklidir. Kavramları anlama; ilkeleri anlama problem çözme ve dünyayı anlamak için gereklidir. Kavram yanılgıları kalıcı ve anlamlı öğrenmeyi önemli ölçüde engellemektedir. Anlamlı ve kalıcı öğrenmenin sağlanabilmesi için öğretim sürecine başlamadan önce öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının belirlenmesi ve bu yanılgıların giderilmesi gerekir Ortaokul 5. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi "İnsan ve Çevre" adlı 3. ünitesi özellikle harita, iklim, çevre, nüfus gibi coğrafi kavramların ağırlıkta olduğu, bunun yanında "İnsanlar, Yerler ve Çevreler" öğrenme alanına ait konularının öğrenimi açısından bu ünitedeki kavramların öğretimi önem arz etmektedir. Bu ünitede yer alan konuların soyut olması öğrencilerin konuların içerisinde yer alan kavramları öğrenmelerini güçleştirmektedir. Kavram öğrenmede yaşanan güçlükler ise konuların anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Bu araştırmada öğrencilerin belirlenen ünitede geçen kavramları anlama düzeyleri belirlenip, sahip oldukları kavram yanılgıları tespit edilecektir. Araştırmanın amacı, 5. sınıf öğrencilerinin "İnsan ve Çevre" ünitesinde yer alan kavram yanılgıları üzerinde, eylem araştırması yaparak kavram yanılgılarının giderilip giderilmediğini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021 –2022 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili Kaman ilçesinde Doruk Ortaokulunda öğrenim gören 5/A ve 5/B sınıfı öğrencilerinden oluşturulmuştur. Bu sınıflarda bulunan öğrencilerden taşıma ve veli izin durumuna göre 24 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada yöntem olarak, nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Kavramlar belirlenirken 5. sınıf sosyal bilgiler kitabı (Milli Eğitim Bakanlığı [MEB], 2020) İnsan ve Çevre ünitesinde öğrencilere kazandırılması hedeflenen kavramların yer aldığı, öğrencilerin kavramların anlamlarını kısa yazılı cevaplar olarak verebilecekleri şekilde düzenlenmiş açık uçlu soru formu kullanılmıştır. Öğrencilerin formdaki kavramlara verdikleri cevaplar değerlendirilirken ders kitabında kavramlarla ilgili yapılan açıklamalar ile Büyük Türkçe Sözlük'teki (Türk Dil Kurumu [TDK], 2021) açıklamalar göz önünde bulundurulmuştur. Öğrencilerin verdikleri cevaplar; kavramı doğru anlama, kavram yanılgısı ve cevapsız şeklinde tasnif edilmiş, yüzde ve frekans değerleri alınıp yorumlanarak sonuçlara göre en fazla kavram yanılgısı görüldüğü kavramlar belirlenmiştir. Kavram yanılgılarını gidermeye yönelik olarak araştırmacı tarafından tasarlanan etkinlikler gerçekleştirilmiş, yanılgıların giderilme düzeyine bakılmıştır.
Özel okulda mesleki öğrenme toplulukları: Bir eylem araştırması
Öğretmenlerin mesleki gelişimi hizmetiçi eğitimler, çalıştaylar gibi kısa süreli geleneksel uygulamalar yoluyla sağlanmaktadır. Yeni eğilimler işbirlikli, yetişkin eğitimi ilkelerine uygun, ihtiyaç temelli, ortaklaşa çalışmaya dayanan uygulamaların önemini vurgulamaktadır. Mesleki Öğrenme Topluluğu, öğrenme ve öğretme süreçlerini daha etkili hale getirmek ve mesleki gelişimi sağlamak için periyodik olarak toplanan ve planladıkları etkinliklerle ilgili paylaşımlarda bulunan, az sayıda eğitimciden oluşan bir topluluktur. Mesleki öğrenme toplulukları geleneksel uygulamalardan farklı olarak öğretmenlerin mesleki gelişimini etkili ve sürekli hale getirebilir. Özel okul öğretmenlerinin mesleki gelişimlerini sağlamada geleneksel uygulamalara yer verilmektedir. Mesleki öğrenme topluluğu uygulamasının özel okullarda öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamada verimli olacağı düşünülmektedir. Buradan hareketle, araştırmada Aydın ili sınırlarında özel bir lisede görev yapan gönüllü İngilizce zümresinin öğretmenlerinden ve farklı branşlardan öğretmenlerden oluşan iki mesleki öğrenme topluluğu kurulmuş, çalışmaları izlenmiş ve etkililiği topluluk üyelerinin görüşlerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma eylem araştırması desenine göre tasarlanmıştır. Eylem planı 2019-2020 eğitim öğretim yılı Ekim ve Mayıs ayları arasında yürütülmüştür. Uygulama kapsamında karma topluluk ile beş, aynı branşın öğretmenlerinden oluşan topluluk ile sekiz gelişim etkinliği yürütülmüştür. Karma topluluk ile yedi, İngilizce topluluğu ile on topluluk toplantısı, okul müdür yardımcısı ile iki görüşme yapılmıştır. Araştırmanın verileri odak grup görüşmeleri, bireysel görüşmeler ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Eylem planı dâhilinde topluluklar tarafından sekiz etkinlik, uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Sürecin sonunda, araştırma bulguları doğrultusunda özel okulda mesleki öğrenme topluluklarını kullanarak öğretmenlerin mesleki gelişimini sürekli hale getirmek için mesleki gelişim model önerisi getirilmiştir. Bu model, mesleki gelişim uygulamalarının öğretmenlerin ihtiyaçlarından yola çıkarak planlanmasına, belli aralıklarla yapılarak süreklilik göstermesine, ortaklaşa çalışma ve işbirliği ile ilerlemesine, destekleyici okul kültürüne ve bu olanakları sağlayacak yönetsel liderliğe dayanmaktadır. Bu süreçte sosyokültürel becerileri artırmak, eğitime yönelik eleştirel bakış açısı geliştirmek için 'Tiyatro nasıldı?', 'Film, nasıldı?' ve 'Kitap nasıldı?' etkinlikleri; işbirliği yaparak sınıf içi uygulamaları geliştirmek için 'Ortak ders planı hazırlıyoruz', 'Etkinlik havuzu oluşturuyorum' ve 'Lise kurlar arası sınıf değiştiriyorum' etkinlikleri; bireysel ihtiyaçları fark etmek üzere öz değerlendirme becerisi geliştirmek için 'Mikro öğretim' etkinliği; araştırmaya yönelik merak ve üyeler arası iletişimi güçlendirmek için 'Bakın ne paylaşacağım?' ve 'Öğrencime web sitesi tavsiye ediyorum' mesleki gelişim etkinlikleri kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Mesleki öğrenme topluluğu, öğretmen gelişimi, mesleki öğrenme, okul geliştirme, özel okul, eylem araştırması.
Gerçekçi matematik eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisini geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı, ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin matematik derslerinde eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin nasıl geliştirilebileceği, uygulamada karşılaşılacak sorunların neler olabileceği ve nasıl giderilebileceğinin ayrıntılı olarak incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde yapılan bu araştırma, eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt olarak, katılımcıların orta sosyo-ekonomik bölgede yer alan bir devlet ortaokulunun altıncı sınıfında öğrenim görüyor olmaları ve matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerinin eksikliğinin mevcut olması göz önünde bulundurulmuştur. Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan okulda, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde matematik derslerinde toplam 25 altıncı sınıf öğrencisi ile yürütülen araştırma, on bir hafta sürmüştür. Araştırmanın nitel verileri, uygulama öncesi, uygulama aşaması ve uygulama sonrasında öğrencilerin ve velilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin gelişimine yönelik görüşlerini belirlemek için yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, uygulama sürecine yönelik kamera kayıtları, her derse yönelik yapılandırılmış öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü ve yansıtıcı değerlendirme formları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri ise, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uygulama öncesi ve sonrası iki defa uygulanan Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Form, Matematiksel Tahmin Beceri Düzeyi Tespit Formu, çalışma yaprakları, eğitsel oyunlar ve performans görevi aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımlı örneklemler için t-testi kullanılmış olup, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yaklaşımı kapsamında tümevarımsal ve betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için, uzun süreli etkileşim, uzman görüşüne başvurma, çeşitleme, ayrıntılı betimleme, temsil edilebilirliğin kontrolü ve teknik detaylar göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca nicel verilere yönelik olarak Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Mevcut durumun çözümlenmesi amacıyla yapılan analiz bulgularına göre, katılımcıların uygulama öncesi matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin beceri seviyelerinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu nedenle öğrencilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini geliştirmeye yönelik eylem araştırması yapılmıştır. Katılımcıların eylem araştırması sürecinde en fazla, zihinden dört işlem yaparken güçlük çekme, algısal tahminde bulunurken güçlük çekme, tahminin kontrolünün sağlanmasında güçlük çekme, dersin bölünmesi, ondalık gösterime yönelik ön bilgi eksikliği ve matematiğin gerçek yaşamdan kopuk bir ders olarak algılanmasına bağlı olarak sıkıntılar yaşadıkları tespit edimiştir. Katılımcıların, Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, Matematiksel Tahmin Becerisi Tespit Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiksel tahmin becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini artırmada etkili olduğu tespit edilmiştir. Sürecin işleyişi ve değerlendirilmesine yönelik elde edilen bulgulara göre ise, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne yönelik öğrenci ve velilerin görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Toplumsal cinsiyet eşitliği duyarlılığının geliştirilmesi: İlkokul dördüncü sınıflarla yapılan bir eylem araştırması
Toplumsal cinsiyet, toplumların kadına ve erkeğe atfettiği roller ve bu roller doğrultusunda yapılandırılmış özellikleri kapsar. Bu bağlamda, kadına ve erkeğe verilen rollerin eşitliği, toplumların ilerlemesi ve çok yönlü gelişimi açısından oldukça önemlidir. Eğitimin bu eşitliği sağlamada önemli bir katkı sunması açısından, özellikle küçük yaşlardan itibaren çocukların toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin duyarlılığını arttırmaya yönelik sınıf içi etkinlikler önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, hazırlanan eğitim programı aracılığıyla bir ilkokuldaki dördüncü sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik duyarlılıklarının geliştirilmesi ve bu gelişim sürecinin incelenmesidir. Araştırmanın amacı doğrultusunda, bir ilkokulda dördüncü sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin duyarlılığını geliştirmeye yönelik bir programın uygulama sürecini de kapsayan araştırmanın modeli katılımcı ve eleştirel-özgürleştirici eylem araştırması olarak belirlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken ölçüt örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Uygulama yapılacak okulun öğrencileri açısından temel alınan ölçütler ise, okulun orta-sosyoekonomik düzeye sahip, birden fazla dördüncü sınıf şubesine sahip olması, uygulanan öğrenci (Çocuklar için Kalıplaşmış Toplumsal Cinsiyet Tutumları Formu (ÇKTCTF)) ve öğretmen (Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ)) ölçme araçlarında edinilen sonuçlara göre toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bir sorunun varlığı olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, araştırmanın katılımcıları 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı bahar döneminde, Adana il merkezinde bulunan, orta sosyo-ekonomik düzeye sahip bir ilkokulda dördüncü sınıf düzeyinde öğrenim gören 32 öğrenci olmuştur. Araştırmanın uygulama süreci, 11 hafta ve üç döngüden oluşmuş, 11 farklı tema ve 42 kazanım ele alınmıştır. Araştırmacı, aynı zamanda uygulayıcı olarak görev almıştır. Uygulama sürecinde 11 ders planı yürütülmüştür. Öncelikle mevcut durumun belirlenmesine yönelik verilerin toplanmasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Farkındalık Belirleme Formu (TCE-FF) ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, aynı ölçme araçları uygulama süreci sonrasında da kullanılmıştır. Uygulama sürecinde ise, derslere ilişkin video kayıtları, uygulama sırasında döngüler sonrası gerçekleştirilen görüşmeler için yarı-yapılandırılmış görüşme formu, öğrenciler için hazırlanan öz-değerlendirme/ ders değerlendirme formu, araştırmacı günlüğü gibi araçlardan yararlanılmıştır. Uygulama süreci sonunda ayrıca öğretimin değerlendirilmesine yönelik yarı-yapılandırılmış görüşme formu da kullanılmıştır. Verilerin analizi kapsamında, katılımcıların belirlenmesinde kullanılan araçlardan elde edilen verilere yönelik betimsel istatistikler ve ANOVA' dan yararlanılırken, mevcut durum ve ihtiyaç belirleme, ayrıca son uygulamada kullanılan formun ve görüşmelerin, gözlemlerin analizinde tümevarımsal ve tümdengelimsel içerik analizinden; döngüler sonrası ara görüşmeler ile öz-değerlendirme/ders değerlendirme formlarından elde edilen verilerin analizlerinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır. Gözlem, görüşme ve farkındalık belirleme formunun verilerinin analizleri yapılırken ise sürekli karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılmıştır. Geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına yönelik, çeşitleme, ayrıntılı betimleme, uzman ve teyit incelemesi, katılımcı teyidi, kodlayıcılar arası uyum, ayrıntılı raporlama, araştırmacı etkisini kontrol etme gibi önlemler alınmıştır. Ayrıca, araştırmanın etik boyutu açısından, gerekli yasal izinler, gönüllü katılım onayı ve veli izni alınması da alınan önlemler arasındadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, mevcut duruma yönelik yapılan analizler, öğrencilerin cinsiyet ve özelliklerine ilişkin tanımlamalarında, güç farklılıkları, geleneksel roller ve yapılan işlerde farklılıklara odaklandıklarını, toplumsal cinsiyet eşitliğini tanımlarken ise fiziksel benzerliğe vurgu yaptıklarını ortaya koymuştur. Ayrıca, öğrencilerin ailelerinde ve toplumda toplumsal cinsiyet eşitliğini açıklarken ilişkilendirme yapmakta zorlandıkları, ancak eşitsizlik durumunu tespit etmede daha iyi oldukları, yine de eşitlik ve eşitsizlik farkını yeterince ortaya koyamadıkları görülmüştür. Öğrencilerin toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili olarak insanların yardımlaşma ve paylaşma değerlerine vurgu yapması, eşitliğe olumlu bakışının yanı sıra geleneksel kalıpyargılarının ve kadının daha zayıf ve güçsüz olmasına ilişkin görüşlerinin varlığı toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik duyarlılığın geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Eylem sürecinde, öğrencilerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farklı toplumsal kurumlar açısından duyarlılığını geliştirmeye yönelik planlanan etkinliklerde, öğrencilerin kadınların güçsüz görülmesi, spor, bilim, sanat gibi alanlarda daha geri planda olması gibi eşitsizlik durumlarına ilişkin farkındalıklarının gelişim gösterdiği, gözlemler ve farkındalık belirleme formu ile görüşmelerin ön-son uygulamaları arasındaki farklar doğrultusunda görülmüştür. Öğrencilerle yapılan ara-görüşmeler ve uygulanan öz-değerlendirme/ders değerlendirme formlarında da, öğrencilerin uygulama sürecindeki konulara ilgi duyduğu, bu konulara ilişkin bilgi edindiklerini gösteren ifadeler yer almıştır. TCE-FF'in son uygulaması ve son görüşmelerde öğrencilerin cinsiyet ve eşitlik ile ilgili kavramlara yönelik bilgi eksiklerinin azaldığı, öğrencilerin eşitlik ve eşitsizlik durumlarını daha belirgin örneklerle açıklayabildikleri, eşitliğe ilişkin olumlu tutumların arttığı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çeşitli öneriler sunabildikleri görülmüştür. Bu bulgular, döngüler arasında yapılan değerlendirmeler ve gözlemci değerlendirmelerine de yansımıştır. Son olarak, öğrencilerin eşitliğin daha fazla alanda olması gerektiği ve eşitliğin bazı getirilerinden de söz ettikleri gözlenmiştir. Öğretimin değerlendirilmesine ilişkin olarak öğrencilerin, uygulama sürecine yönelik dersin keyifli ve etkili olması gibi olumlu görüşlere sahip oldukları, dersin katkılarından söz ettikleri, ders sürecinde yapılan etkinliklerin verimli olduğunu ifade ettikleri görülmüştür.
Seçim teorisi temelli uygulamalarla psikolojik danışman adaylarının akademik motivasyon ve öznel iyi oluşlarının geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışman adaylarının akademik motivasyon ve öznel iyi oluş düzeylerini arttırmada seçim teorisi temelli uygulamaların rolünü incelemektir. Bu amaç doğrultusunda akademik motivasyon ve öznel iyi oluşun ortak noktası olan ihtiyaçlara odaklanılmıştır. İhtiyaçların incelenmesi sürecinde ele alınan kuram ise Seçim Teorisi kuramıdır. İhtiyaç temelli müdahaleler yoluyla akademik motivasyon ve öznel iyi oluşun arttırılmasında eylem araştırmasının uygun bir yöntem olacağı öngörülmüştür. Araştırmada, bu çalışmaya özgü kullanılmak üzere yeni bir eylem araştırması tasarımı sunulmuştur. Bu kapsamda araştırmaya Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans programı üçüncü sınıf öğrencilerinden 10 kişi katılmıştır. Uygulamalar öncesi, uygulama aşaması ve uygulama sonrasında kullanılmak üzere, eylem araştırmasındaki amacına uygun biçimde 25 veri toplama aracından yararlanılmıştır. Bunlardan Oxford Mutluluk Ölçeği ve Akademik Motivasyon Ölçeği izinler dahilinde kullanılırken, diğer veri toplama araçlarının tamamı nitel veri toplamı araçları olmakla birlikte araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Analizler sonucunda ortaya çıkan bulgular ise şu şekildedir: Araştırmaya katılan psikolojik danışman adaylarının uygulamalar öncesinde yapılan ihtiyaç analizlerinde önem sırasına göre güç, ait olma ve özgürlük ihtiyaçlarının karşılanması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu analizlerde katılımcı grubun akademik motivasyon ve öznel iyi oluş düzeylerinin düşük olduğuna ilişkin veriler elde edilmiştir. Yaklaşık 7 ay süren araştırma süresince eylem paketi içerisindeki 7 temel uygulama sonucunda katılımcı grubun akademik motivasyon ve öznel iyi oluşlarının yükseldiği ortaya çıkmıştır. Uygulamalar sonunda katılımcıların yoğunluk sırasına göre güç, ait olma ve özgürlük ihtiyaçlarını doyurabildikleri görülmüştür. Katılımcıların güç ihtiyacının doyumunu akademik yetkinliklerinin artması, akademik anlamda yaşanılan kaygılarda azalma, mesleki kimlik oluşturma, hayatın kontrolünün elinde hissedilmesi ve daha özgüveni yüksek bir yapıda olmak ile; ait olma ihtiyacının doyumunu arkadaşlık ilişkilerinde ve sosyal ilişkilerde ait hissetme, bölüme ait hissetme, katılımcı gruba ait hissetme, okula ait hissetme ve aileye ait hissetme ile; özgürlük ihtiyacının doyumunu ise farklı alternatifler olduğunu bilerek kendi seçiminin hayatındaki önemi ile ilişkilendirdiği raporlanmıştır. Seçim teorisi temelli hazırlanan müdahalenin, psikolojik danışman adaylarının akademik motivasyon ve öznel iyi oluşu arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik danışman adayı; Akademik motivasyon; Öznel iyi oluş; Seçim teorisi; Eylem araştırması.
Ortaokul öğrencilerinin küresel çevre sorunları farkındalıkları ile eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin hazırlanan öğretim etkinlikleri yoluyla küresel çevre sorunları farkındalıklarını, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerinin nasıl geliştirebileceği, uygulamada ne tür sorunlarla karşılaşılabileceği ve bu sorunların nasıl giderilebileceğinin ayrıntılı olarak incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışma eylem araştırması olarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt olarak öğrencilerin alt sosyo-ekonomik düzeyde yer alan bir bölgede yaşıyor olmaları, 7. sınıfa gidiyor olmaları ve araştırma konusu ile ilgili eksikliklerinin olması belirlenmiştir. Adana ili Yüreğir ilçesinde bulunan bir ortaokulda 2020-2021 eğitim öğretim yılı yaz dönemi telafi eğitimlerinde ders alan 10 adet 7. sınıf öğrencisi ile yürütülen araştırma 4 hafta süreyle 35 ders saatinde tamamlanmıştır. Araştırmada mevcut durum analizinde görüşme formu, eleştirel düşünme becerisi testi ve bilimsel süreç becerileri testi kullanılarak nitel ve nicel veriler toplanmıştır. Nitel veriler içerik analizi ile ve nicel veriler IBM SPSS Statistics 22 programı ile değerlendirilmiştir. Uygulama sürecinde ise rubrikler, öğrenci çalışmaları ve araştırmacı günlükleri ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak nitel veriler toplanmış, verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için, uzun süreli etkileşim, uzman görüşü, çeşitleme ve ayrıntılı betimleme kullanılmıştır. Mevcut durum analizinde öğrencilerin küresel çevre sorunları olan sera etkisi, küresel ısınma ve iklim değişikliği farkındalıklarının yetersiz olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri ve bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesi gerektiği ortaya konmuştur. Öğrencilerin çalışmalarından ve görüşme sorularına verilen yanıtlardan öğrencilerin küresel çevre sorunları farkındalıklarının uygulanan öğretim etkinlikleri sonucunda geliştiği belirlenmiştir. Öğretim etkinliklerinin uygulanması sürecinde eleştirel düşünme becerileri ve bilimsel süreç becerilerinin alt boyutları rubrikler yoluyla puanlanmış ilk durum ile son durum karşılaştırılarak öğrencilerin alt boyutlara ilişkin gelişimleri incelenmiştir. Öğrencilerin tamamının eleştirel düşünme becerilerinden tanımlama ve açıklama becerisini tam olarak doğru kullanabildikleri belirlenmiştir. Diğer alt becerilerin ise geliştiği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan uygulama sonrasında bilimsel süreç becerilerinin alt boyutlarından değişken belirleme, grafik okuma ve hipotez kurma becerileri kısmen gelişmiştir. Araştırma planlama becerisinde belirgin bir gelişme sağlanamamıştır. Deney tasarlama becerilerinin ise araştırma planlama becerisine göre daha çok geliştiği belirlenmiştir. Araştırma sonunda uygulanan öğretim tasarımının küresel çevre sorunu farkındalıklarının, eleştirel düşünme becerilerinin ve bilimsel süreç becerilerinin gelişmesinde etkili olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin yapılan etkinliklere karşı olumlu düşüncelere sahip oldukları ve eğitimin daha çok öğrenciye ulaştırılmasını istedikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Küresel çevre sorunları farkındalığı, Eleştirel düşünme becerisi, Bilimsel süreç becerisi, Eylem araştırması
4. sınıf sosyal bilgiler dersinde oyunla öğretim etkinliklerinin öğrenci açısından incelenmesi: Bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı, 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde oyunla öğretimin "Üretim, Dağıtım, Tüketim" öğrenme alanında hedeflenen kazanımları öğrenmede, öğrencinin başarısına ve tutumlarına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kastamonu ili merkez ilçesinde bulunan bir ilkokulda 4.sınıfta öğrenim gören 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, Kan ve Gömleksiz (2013) tarafından geliştirilen "Sosyal bilgiler dersi tutum ölçeği" ile araştırmacı tarafından geliştirilen üretimden tüketime akademik başarı testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrenci günlükleri, çalışma yaprağı, eğitsel oyunlar kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama ve veri toplama aşamaları 7 hafta içinde 15 ders saati süresinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel veri analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda akademik başarı testi ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Akademik başarı testi ön test sonuçları kapsamında cinsiyete göre anlamlı farklılık olmasına karşın, son test sonuçlarına göre farklılık tespit edilmemiştir. Cinsiyete göre ön test ve son test sosyal bilgiler dersi tutum ölçeği sonuçları istatiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Sosyal bilgiler tutum ölçeği ön test puan ortalamaları son test tutum ölçeği puan ortalamaları ile karşılaştırıldığında son test puan ortalamalarının ön test puan ortalamalarından yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlüklerinde en çok "eğlence" kavramı, ikinci olarak "öğreticilik" kavramı, son olarak da "sosyallik" kavramı ifade edilmiştir. Sosyal bilgiler dersinde oyunla öğretim uygulandığında öğrencilerin eğlenerek öğrendiği ve sosyalleştiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Benzer çalışmalar sosyal bilgiler dışında tüm ders ve tüm sınıf seviyelerinde yapılabilir. Okullarda oyunla öğretim uygulamaları artırılabilir. Verimli ve etkili bir öğretme ve öğrenme süreci oluşturmak için farklı konularda eğitsel oyunlarla dersler tasarlanabilir. Oyunla öğretim yönteminin önemini ortaya koyan beceri, bilgi, değer ve kavramlar etkili yöntem ve tekniklerle öğrencilere kazandırılabilir. ANAHTAR KELİMELER: Sosyal Bilgiler, Oyunla Öğretim, Eylem Araştırması, Eğitsel Oyunlar. Haziran 2023, 131 Sayfa
Sosyal bilgiler dersinde kültürel çeşitliliğe dayalı eğitimin etkililiği
Farklı kültürel kimlikler taşıyan bireylerin aynı sosyo-kültürel çevrede bir arada yaşamalarına sebep olan önemli etkenlerden biri göçtür. Bu durum okullar da dâhil olmak üzere farklı sosyal ortamlarda çeşitli uyum sorunlarına yol açabilmektedir. Çeşitli ülkelerden gelen yabancı uyruklu öğrenciler Türk öğrencilerle bir arada eğitim almaktadır. Araştırmalar, Türkiye'deki yabancı uyruklu öğrencilerin sıklıkla ayrımcılık, ötekileştirme ve sosyal dışlanmaya maruz kaldıklarını ve bu durumun akademik ve sosyal entegrasyonlarını olumsuz etkileyebildiğini ortaya koymaktadır. Kültürel çeşitliliğin olduğu bir toplumda okullar, sorunları görmezden gelerek veya harekete geçmeyerek ayrımcı ve dışlayıcı tavırların sürdürüldüğü ya da kapsayıcı bir okul atmosferi oluşturarak olumlu sosyalleşmenin sağlandığı alanlar olabilirler. Çokkültürlülük, çeşitlilik ve insan haklarına odaklanılabilecek konular barındıran Sosyal Bilgiler dersleri, yapısı gereği çeşitli kültürlerin tanıtılabileceği, kültürel çeşitliliğin avantaja çevrilebileceği, öğrencilerin gerekli beceri, değer ve bilgileri edinerek toplumsallaşmalarının sağlanabileceği bir derstir. Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler dersinde kültürel çeşitliliği dikkate alarak hazırlanan eylem plânlarıyla öğrencilerin ve öğretmenin kültürlerarası anlayış geliştirerek yaşanan uyum sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Göçle birlikte kültürel çeşitliliğin giderek arttığı eğitim ortamlarında yaşanan sorunlara çözüm getirebilecek yöntemlerle incelenip çözülmesi Türk eğitim sisteminin çağın gereksinimlerine uygun hale getirilmesine de katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma, yabancı uyruklu ve Türk öğrencilerin karşılıklı etkileşim içine girerek kültürel çeşitliliği deneyimlemeleri, kendilerini sınıfa ait hissetmeleri ve olumlu bir sınıf kültürünün oluşturulması bakımından önemli bulunmaktadır. İlgili literatür tarandığında, yabancı uyruklu öğrencilerin bulunduğu sınıflarda Sosyal Bilgiler dersinin kültürel çeşitliliğe uygun hale getirilmesi için uygulamalı çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışma ise, eylem araştırması deseni temel alınarak yürütülmüştür. Sinop il merkezinde uluslararası göç ile gelen farklı kültürden öğrencilerin bulunduğu bir ortaokulda, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler öğrencileri ve öğretmeni bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Belirlenen okulda, kültürel çeşitlilik açısından yaşanan sorunları tespit etmek için, 2021 yılı Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında görüşme ve gözlemler yapılmıştır. Eylül 2021'de okulların açılmasıyla birlikte iki dönem boyunca, haftada iki gün uygulama ve değerlendirme süreci araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak gözlem formu, araştırmacı günlüğü, öğretmen ve öğrenci görüşme formu, 18 adet eylem plânı ve akademik başarı testi kullanılmıştır. Örnekler ve öğrencinin aktif katılabileceği etkinliklerden oluşan ilk 16 eylem plânı kültür, kültürel çeşitlilik, göç, göç türleri, göçün neden ve sonuçları konularına, kültürlerarası beceri ve değerlerin öğretimine ve sınıfta olumlu iletişimin sağlanmasına yöneliktir. Son iki eylem plânı ise öğrencinin öğrendiklerini ve düşüncelerini çeşitli şekillerde yansıtmasına fırsat sunan pano hazırlama etkinliğinden oluşmaktadır. Eylem plânlarının ve sürecin değerlendirilmesi için öğretmen ve öğrenci görüşleri, çalışma yaprakları, akademik başarı testi ve öğrencilerin hazırladıkları pano ürünleri kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analiziyle ve ön-test son-test gruplarılarının akademik başarıları arasındaki farklılık ise t testiyle analiz edilmiştir. Uygulama öncesi, kültürel çeşitliliğe yönelik ön yargıların bulunduğu, sınıfta kültürlerarası iletişim kurma noktasında direnç olduğu, sınıfın yabancı uyruklu ve Türk öğrenciler olarak iki grup şeklinde algılandığı tespit edilmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilerden akademik beklentinin düşük olduğu ve bu nedenle sınıf ortamında ikinci plânda tutuldukları, yabancı uyruklu öğrencilerin derslere aktif katılımlarının sağlanamadığı, sınıfta dışlama ve ayrımcılık gibi davranışların gözlemlendiği ve bu durumun olumlu sınıf ikliminin oluşmasına engel olduğu anlaşılmıştır. Çalışma sonucunda ise göç ve kültürel çeşitlilik temasında bilgi edinildiği, kültürel çeşitliliğe değer verilmeye başlandığı, kültürlerarası beceri ve değerlerin geliştirildiği, ön yargıların azaltılarak sınıf ikliminin olumlu yönde geliştiği, aktif katılım ve akademik beklentilerin arttığı gözlemlenmiştir. Eylem araştırmasının sonuçlarına dayanarak, Sosyal Bilgiler dersinde kültürel çeşitliliğe uygun materyal geliştirilmesine, olumlu sınıf ikliminin oluşturulmasına, Sosyal Bilgiler öğretmenleri ve öğretmen adaylarının kültürel çeşitlik yeterliliklerinin geliştirilmesine ve ileride yapılacak akademik çalışmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.
The natural gas and the protracted conflict in Cyprus
Using strategic action fields (SAFs) concept from Fligstein and McAdam's a theory of field, the thesis examined the Turkish and Greek communities' natural gas struggle in the same field and how they shaped the protracted Cyprus conflict. The struggles and interactions in the context of natural gas and the protracted Cyprus conflict, two embeddedness strategic action fields (SAFs) in Cyprus, are comparatively analysed in this thesis. The results show that the processes and results in natural gas SAF are based on the limited successes and failures of the protracted Cyprus conflict SAF that is its antecedent. On one hand Natural gas in Cyprus waters not only encouraged resumption of the Cyprus talks to solve the protracted Cyprus conflict but also sparked a debate on rights, equality and ownership based on the protracted Cyprus conflict. On the other hand, natural gas in Cyprus waters is used by parties as a game changer for a more favourable peace settlement to the protracted Cyprus conflict. Additionally, intervention of the international actors and governments from outside created a temporary stability that included consent of the two sides.