Interest-free banking
112 theses under this subject heading
İslami iktisat perspektifinde Türkiye'deki faizsiz bankaların gelişim süreci ve bankacılık sisteminde yeri
İslamî iktisat alanında ortaya çıkan faizsiz bankacılık sistemi, mevduat bankalarından farklı bir yapıda faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadır. İslam dininde faizin yasak olmasından dolayı kurulan faizsiz bankalar, Türk bankacılık sistemine bir alternatif olmaktan ziyade eksik kalan bir parçayı tamamlama görevini üstlenmiştir. Faizsiz olarak faaliyetlerini yürütmekte olan katılım bankacılığın birden çok hedefi vardır. Bunların içerisinde sağlam bir finansal sistem oluşturmak, ekonomik ve toplumsal hedeflere ulaşılmasına yardımcı olmak, bankacılık sektörü içerisindeki payını artırmak, toplumsal yapıya uygun yeni hizmetler geliştirmek, toplumsal dayanışmayı daha da iyileştirmektir. Bu çalışmanın amacı Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mevduat ve katılım bankalarının çalışmalarındaki farklılıkları göstermek, özellikle Orta doğu ülkeleri ile ekonomik ilişkilere yönelik fayda sağlamak, katılım bankacılığının hangi süreçlerden geçtiğine dair bilgi akışını sağlamak, günümüze kadar yaşanan bu gelişimi ve mali sistemimizin içerisinde var olan etkilerini gün yüzüne çıkarmaya çalışmaktır. Türkiye'de meydana gelen ya da yaşanan krizlerle birlikte farklı dönemlerde maruz kalınan finansal krizlerin etkileri incelendiğinde bunun negatif etkileri açıkça görülmektedir. Yaşanan bu etkileri minimum düzeyde atlatmayı başaran faizsiz bankalar, kendi iç dinamikleriyle devlete hiçbir maliyet yüklemeden çıkmayı başarmışlardır. Bu olumlu sonuçlar da dikkate alınmak suretiyle, ülkemizde bankacılık faaliyetlerini devam ettiren katılım bankalarının finansal sisteme yaptığı katkılar, bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Faizsiz Bankacılık, Ekonomik İstikrar, İslâmî iktisat, Finansal krizler, Katılım Endeksi
Katılım bankacılığı (Faizsiz Bankacılık) sistemi Türk bankacılık sistemine kazandırdığı ürünler Türk bankacılık sektöründeki yeri ve gelişimi
Katılım bankacılığı, faizsiz çalışma ilkesi ile faaliyet gösteren, bu ilkeye uygun olan her türlü bankacılık faaliyetlerini gerçekleştiren, mevduat toplama ve fon kullandırma faaliyetlerinde kar ve zarara ortak etme esasına göre çalışan bir bankacılık modelidir. Ülkemizdeki adı ile katılım bankalarının isimlerindeki "katılım" sözcüğü bu bankalara kaynak sağlayan mevduat sahiplerinin kar ve zarara katılmalarını ifade etmekte olup bu modelin ticari faaliyetlerinde kar veya zarara ortak olma prensibine dayalı bir bankacılık sistemi veya modeli olduğunu vurgulamak için kullanılan bir terimdir. Katılım bankacılığı, uygulamada ülkemizde Türk Bankacılık Sistemine alternatif bir model değil, aksine sistemin tamamlayıcısı bir banka modeli olmuştur. Bu bankalar bankacılık sistemi içerisinde yer alan 'Klasik Mevduat Bankaları' ile 'Kalkınma -Yatırım Bankaları' çeşitlerine ek üçüncü çeşit bir bankacılık modelidir. Katılım bankaları işlevsel açıdan daha çok mevduat bankalarına benzemekle birlikte fonları toplama ve kullandırma yöntemlerinin işleyişindeki farklılar ile diğer bankalardan ayrışmaktadırlar. Ülkemizde kurulmasının farklı gerekçeleri mevcut olmakla birlikte bu gerekçelerden ilki halkın bir kesiminin faiz ve faiz türü kazançlardan uzak durma tercihi ve bu tercihle faizlik bankalara gitmeyen fonların atıl kalması ve ekonomiye kazandırılamamasıdır. Sistemin tanınması ,bilinmesi ve gelişmesi son yıllarda faize hassasiyeti olan birey ve firmaların iktisadi olarak güçlenmesi ve iktisadi faaliyetlerin içinde daha aktif rol oynamaya istekli olmaları ile hız kazanmıştır. Dünyada 75 in üzerinde ülkede faaliyette olan ve yabancı ülkelerde genel itibari ile İslamic Bank olarak isimlendirilen bu kuruluşlar ülkemizde ilk olarak 1984 yılında faaliyete geçmişlerdir. Anahtar Sözcükler 1. Katılım Bankacılığı 2. Bankacılık Sistemi 3. Kar ve Zarara Katılma Prensibi 4. Katılım 5. Mevduat Bankacılığı
Comparison of conventional and Islamic banking in the context of crisis and its perspectives in morocco
The financial crisis of 2007-2008, which we faced, represented one of the worst crises that the world has known since 1929. Triggered in 2008 by what we all know as the subprime crisis, the latter has spread to the whole world thanks to a domino effect reinforced by the globalization of finance and the opening up of financial markets. Nevertheless, despite the relentless efforts of states to cope with this crisis and save the world from a collapse, the situation has not been saved to date, which has put the spotlight on one of the most the effectiveness of the capitalist system. Indeed, this situation that we experienced has highlighted the failure of the financial system and its foundations, forcing many researchers to ask questions about what could make the situation and save an economy from collapse. As a solution to this crisis, several analysts have seen in Islamic finance a solution to this crisis, by its different principles that do not advocate the current practices of modern finance namely speculation and the application of interest. Thanks to this, its growth is estimated to be twice as fast as that of conventional finance. To this end, and in order to understand to what extent Islamic finance can be a solution to this crisis, we will first try to present the fundamentals of Islamic finance and then try to see if this system can be an alternative solution to the current system and a solution to crisis. Finally we conclude this research with an empirical study including Moroccans who contracted a loan of not, to analyze measure the perception of Moroccans related to this system concerning the offer of alternative products in Morocco.
Katılım bankları tarafından uygulanan kar zarar ortaklığı projelerinin muhasebe standartları yönünden incelenmesi
Günümüzde katılım bankalarının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde faaliyetleri ve bankalar arasındaki piyasa payı giderek artmaktadır. Katılım bankaları kendine has fon toplama ve kullandırma yöntemleriyle klasik bankalardan ayrışmaktadırlar. Ayrıştığı yöntemlerden biri de fon kullandırma yöntemi olan kâr zarar ortaklığı projeleridir. Kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinde katılım bankalarının farklı muhasebe standartları kullanmalarından dolayı belirli zorluklar yaşanmaktadır. Bu çalışmada katılım bankaları tarafından uygulanan kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinin muhasebe standartları açısından incelenmesi ve AAOFI standartlarının uygulanmasından beklenen yararları incelenmiştir.
Faizsiz finansal muhasebe standartlarının Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına uyumu ve farkları
Faizsiz finansal bankacılık, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya üzerinde gittikçe yayılan ve piyasa üzerindeki etkisini arttıran bir oluşumdur. Özellikle Arap dünyasındaki petrol rezervlerinin bulunması ve buralardaki maddi gelirlerin artması, faizsiz bankacılığın bulunmasında önemli rol oynamıştır. Temel prensip olarak İslami hukuka ve geleneklere uygun bir model olan faizsiz bankacılık son yıllarda Türkiye'de de kendisine yer bulmaya başlamıştır. Mevcut piyasa üzerinde oldukça etkili bir paya sahip olan faizsiz bankacılık ve muhasebe standartlarının, önümüzdeki yıllarda gittikçe artan değerler arasında yer alacağı hakim öngörüler arasındadır. Konu ile ilgili yapılacak sonraki araştırmalara ve çalışmalara ışık tutması bakımından bu kavramların karşılaştırmaları konumuzda derinlemesine incelenecektir.
Türkiye'de konvansiyonel ve katılım bankacılığı karlılıklarını etkileyen faktörler
Finansal sektör ülke ekonomilerinin performansını arttırmak veya potansiyelini ortaya çıkarabilmek adına önemli yapı taşlarından birisidir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin fon ihtiyacını sağlama konusunda önemli görevleri bulunmaktadır. Bankacılık finansal sektörün en büyük oyuncusu olarak farklı türlere sahiptir. Bunlardan birisi katılım bankacılığıdır. Katılım bankaları diğer türlere göre çok yeni olsa da müslümanlar için önemli bir açığı kapaması nedeniyle önemlidir ve hızlı büyümektedir. Türkiye için de özellikle 2000'li yıllardan itibaren benzer durumdan bahsetmek mümkündür. İslami bankacılık başta bankacılık sektörünün en önemli enstrümanı sayılacak faizi ve diğer bazı unsurları yasaklamıştır. Bu sebeple iki banka türü arasında yapısal farklılıklar olması normaldir. Bu çalışmada bu farkların karlılık anlamında da farklara yol açıp açmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde karlılık göstergeleri olarak ROA, ROE ve NIM kullanılmaktadır. Bunların belirleyicileri olarak geniş yelpazede değişken bulunsa da bu çalışmada geçmiş dönemin verileri, sermaye, operasyonel maliyetler, takipteki krediler, net komisyon gelirleri, mevduat faizi oran farkı, market konsantrasyonu, likit aktifler, finansal derinleşme ve faiz kullanılmıştır. Her bir karlılık değişkeni için etkileri ayrı ayrı hesaplanmıştır. Genel olarak geçmiş dönem değişkenler, sermaye, net ücret komisyon, market konsatrasyonu ve finansal derinleşme genel olarak pozitif etki oluştururken operasyonel maliyetler, takipteki krediler, düşük faiz vermek karlılığı negatif etkilemektedir. İki banka türü arasında başta bu değişkenler özelinde anlamlı farklar bulunmaktadır. Özellikle faizin yasak olması nedeniyle katılım bankalara hem bazı ürünler ulaşamamakta hem de bazı ürünleri müşterilerine sunamamaktadır. Hatta bazı komisyon gelirlerini bile uygun görülmediği için alamamaktadır. Ancak faiz hassasiyeti bulunan müşteriler potansiyel müşteri olup başka tarafa gidemedikleri için bankaya önemli bir avantaj sağlayabilmektedir. İlgili çalışma Türkiye özelinde yapılmış olup bankaların çeyreklik verileri kullanılarak 2007-2017 yılları arasını kapsayacak şekilde yapılmıştır. Karlılık tespiti için ekonometrik model kullanılmış olup ilgili çalışma ve testler stata ile yapılmıştır
Faizsiz bankacılık sisteminin bankacılık sistemi içindeki yeri:Türkiye'de karşılaştırmalı genel durum analizi
Bu çalışma Türkiye'deki katılım bankacılığı hakkında bilgi verilmek amacıyla hazırlanmıştır. Katılım bankacılığı ve mevduat Bankacılığı genel işleyiş, yapı ve faaliyet bakımından birbirlerinin alanına girdiğinden ilk olarak mevduat bankacılığının genel yapısı, tarihçesi ve sektörel yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Sonra faizsiz bankacılığının fikri alt yapısına gelişimine, ilgili kurum ve kuruluşlarına, işleyiş yapısına ve Türkiye'de faaliyette bulunan ve 2005 yılından sonra adı katılım bankacılığı olarak değiştirilen özel finans kuruluşları hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak da katılım bankacılığı ve mevduat bankacılığının 2005-2010 yılları arasındaki personel yapısı, aktif büyüklükleri, fon toplama ve kullandırma oranları bakımından karşılaştırma yapılmıştır.Anahtar kelimeler: Katılım Bankacılığı, Faizsiz Bankacılık, Mevduat Bankacılığı
Bağımsız denetim kalitesinin finansal performansa etkisi; Kuveyt Türk örneği
Bu tez çalışmasında, bağımsız denetim kalitesinin finansal performans üzerindeki etkisi, Türkiye'de faaliyet gösteren Kuveyt Türk Katılım Bankası örneği üzerinden incelenmiştir. Küreselleşen finansal piyasalarda şeffaflık, hesap verebilirlik ve güvenilirlik gibi kavramların önemi artarken, işletmelerin sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücünü koruyabilmeleri açısından bağımsız denetim hizmetlerinin kalitesi kritik bir unsur haline gelmiştir. Özellikle faizsiz bankacılık esaslarına göre faaliyet gösteren katılım bankalarında, bağımsız denetim süreçlerinin etkinliği hem kurumsal itibarı hem de finansal istikrarı doğrudan etkileyen önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Araştırmada, öncelikle bağımsız denetim ve denetim kalitesi kavramları teorik olarak ele alınmış; ardından finansal performans kavramı ve performans ölçütleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Uygulama aşamasında, Kuveyt Türk Katılım Bankası'na ait 1989-2024 dönemine ilişkin finansal veriler kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Verilerin çok değişkenli yapısının etkilerini azaltmak ve değişkenler arası çoklu doğrusal bağlantıyı ortadan kaldırmak amacıyla Temel Bileşenler Analizi (PCA) uygulanmıştır. Bu yöntemle, bilgi kaybı minimumda tutulmuş ve analizde kullanılacak yeni bileşenler oluşturulmuştur. PCA sonrası elde edilen bileşenler kullanılarak, bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi daha etkin modelleyebilmek amacıyla Elastic Net regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bu yöntem, klasik regresyon tekniklerine kıyasla daha yüksek doğruluk sağlamış ve modelin tahmin gücünü artırmıştır. Çalışmanın ampirik bulguları, bağımsız denetim kalitesinin finansal performans üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, yüksek kaliteli bağımsız denetim hizmetlerinin finansal tabloların güvenilirliğini artırarak, yatırımcı güvenini pekiştirdiğini ve dolayısıyla banka performansının iyileşmesine katkı sağladığını ortaya koymuştur. Özellikle katılım bankacılığı sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar açısından, denetim kalitesinin artırılmasının sadece yasal uyumun bir gerekliliği değil, aynı zamanda finansal sağlamlık ve rekabet avantajı için de vazgeçilmez bir unsur olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu tez, bağımsız denetim kalitesinin işletme performansına olan etkisini teorik ve ampirik düzeyde bütüncül bir yaklaşımla ele almakta hem akademik literatüre katkı sunmakta hem de uygulayıcılara önemli çıkarımlar sağlamaktadır. Çalışmanın sonunda, denetim süreçlerinin etkinliğininiv artırılması ve finansal performansın sürdürülebilirliğinin sağlanması için önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'deki bireysel emeklilik fonlarının performans analizi, faizsiz fonlar ile faizli fonların karşılaştırılması
Bireysel emeklilik ile kişiler, emeklilik öncesi dönemde yaptıkları tasarrufları uzun vadeli yatırımlara yönlendirmekte ve böylece emeklilik dönemlerinde ek gelir elde etmektedirler. Ülkemizde bireysel emeklilik gönüllülük esasına dayanmaktadır. Kişilerin birikimleri, emeklilik şirketleri tarafından yönetilen emeklilik fonlarında değerlendirilmektedir. Ülkemizde, bireysel emeklilik faaliyetlerine sosyal güvenlik sisteminin yükünü azaltmak amacıyla 2003 yılında başlanmıştır. Söz konusu faaliyetler, sisteme alternatif olarak değil sistemi tamamlamak üzere kurgulanmıştır. Bireysel emeklilik faaliyetlerinin daha geniş kitlelere yayılabilmesi için faiz hassasiyeti bulunan kişilerin sisteme dâhil edilmesi amaçlanmış ve bu doğrultuda 2008 yılında mevzuat değişiklikleri yapılmıştır. Bahse konu değişiklikler neticesinde katılım emeklilik sistemi ülkemizde faaliyet göstermeye başlamış, faiz hassasiyeti nedeniyle yastık altında duran fonlar sisteme aktarılmış ve daha çok kişinin bireysel emeklilik sisteminden yararlanabilmesine olanak sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, 2017 Ocak - 2021 Haziran (4,5 yıllık) döneminde kesintisiz faaliyet gösteren "Gönüllü Emeklilik Fonlar" dâhilindeki, faizli ve faizsiz fonların, fon grupları bazında, performanslarını çeşitli ölçüm tekniklerinden yararlanarak ölçmek ve karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır. Çalışma sonucunda, katılım emeklilik fonlarının ülkemizde hızlı bir büyüme gösterdiği ancak faizli emeklilik fonlarına kıyasla katılımcılarına daha az portföy çeşitliliği sunduğu tespit edilmiştir. Fon sayılarına ve büyüklüklerine bakıldığında faizli fonların faizsizlere kıyasla daha fazla olduğu görülmüştür. Çalışmada incelenen fonların getirileri, yıllık ve kümülatif 4,5 yıllık dönemde 6 ayrı fon grubu için incelenmiştir. 4,5 yıllık dönemde, altın fonları dışında tüm gruplarda faizsiz fonların ortalama getirilerinin faizlilere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında, fonlar ayrıca üç risk seviyesine göre ayrılarak da incelenmiştir. İncelenen dönem aralığında, tüm risk gruplarında, faizsiz fonların faizlilere göre ortalamada daha iyi getiri sağladığı gözlemlenmiştir. En yüksek getiriyi yüksek riskli grupların sağladığı, ortalama en düşük getirinin ise orta düzeyde risk alan faizli fonlara ait olduğu tespit edilmiştir. Mevzuat gereği, katılımcıların fon dağılım değişikliği ve emeklilik şirketi değiştirme hakları bulunmaktadır. Katılımcılar, fon seçiminde piyasa koşullarına göre pozisyon alabilmektedirler. Fonları, yalnızca geçmiş getiri performanslarına göre değerlendirmek yetersiz kalmaktadır. Fonların performansını ölçmek için literatürde çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Çalışma kapsamında, fonların "Sharpe Ölçütü", "Treynor Ölçütü" ve "Jensens (Alfa) Ölçütü" kullanılarak detaylı performans analizleri yapılmıştır. Çalışmanın son kısmında, emeklilik şirketleri, risk grupları bazında; "Getiri", "Sharpe", "Treynor" ve "Jensens (Alfa)" ölçümlerine göre puanlanmıştır. Fonların yıllık puanları, hacimleri ile ağırlıklandırılmış ve şirketlerin nihai puanları oluşturulmuştur.
Katılım bankacılığında yapay zeka destekli ürün önerme modeli
Her geçen gün yeni çalışmalarla gelişen yapay zekâ özellikle tahminleme çalışmalarıyla belirsizlik içinde yaşadığımız anları aydınlatmaktadır. Öngörünün son derece önemli olduğu finans alanında gelecek durum ve rakamlarla ilgili tahmin yürütebilmek hayati olduğundan dolayı; bankacılık, sektör olarak yapay zekadaki gelişmelerin önde gelen takipçilerinden olmuştur. Konvensiyonel bankacılık sisteminde agresif uygulamalara ve alternatiflere açık olsa da katılım bankacılığında İslami prensiplerin oluşturduğu kısıtlarla hareket alanı daralmakta ve aksiyonların en doğru seçenek olması önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı yapay zekâ destekli modellerle katılım bankacılığının gelişimine katkı sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda konuyla ilgili detaylı araştırmalara yer verilip analizler yapılmış, uygulama olarak kümeleme ve birliktelik analizi ile yapay zekâ destekli ürün önerme modeli kurulmuştur. Bu modelle her bir müşteriye en doğru ürünün önerilmesiyle müşteri aktifliği ve sadakati arttırılması amaçlanmaktadır.
Bireysel banka müşterilerinin kişilik özellikleri, kredi kartına yönelik tutumları, kredi kartı tercihini etkileyen faktörler ve aylık kredi kartı kullanım sıklıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Ankara ilindeki katılım banka şubelerine yönelik bir çalışma
Bu çalışmada, katılım şubelerindeki bireysel banka müşterilerinin kişilik özellikleri, kredi kartına yönelik tutumları, kredi kartı tercihlerini etkileyen faktörler ve aylık kredi kartı kullanım sıklıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla, Ankara ilindeki katılım banka şubelerinde araştırma kapsamında gerekli çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca araştırmanın amacına uygun olarak 2020 yılındaki birinci ve ikinci dönemde ilk altı ayda kredi kartı kullanan bireysel banka müşterileri ile anket çalışması yapılmış ve kredi kartı kullanan bireysel banka müşterilerinin verdikleri cevaplar doğrultusunda değerlendirme yapılmıştır. Bankacılık sektörü müşterilerinin kredi kartı tutumları ve tercihlerini etkileyen faktörler arasında önemli bir yere sahip olan "kişilik özellikleri", bu çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Özellikle rekabetin yoğun olduğu bir dönemde banka müşterilerinin günümüzdeki tercihlerinde doğru tespitler yapabilmesine yol göstermesi açısından, yapılan çalışma önemlidir. Bu çalışma, korelasyonel araştırma modeli niteliğini taşımaktadır. Korelasyonel araştırma yöntemi, değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması ayrıca çıkan sonuçların da doğru tahmin edilmesinde oldukça önem teşkil etmektedir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve ilişkinin etki düzeylerini ortaya çıkarmak için değişkenler arasındaki ilişkiye ait yapısal eşitlik modellerinin doğrulanıp doğrulanmadığı araştırılmıştır. Kurulan yapısal eşitlik modelleri doğrulanmadan önce modellerde kullanılan ölçeklerin ölçme modellerinin doğrulandığı görülmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modellerinin de doğrulandığı görülmektedir. Müşterilerin kişilik özelliklerinin kredi kartı tercihini etkileyen faktörler aracı değişken olarak kullanıldığında aylık kredi kartı kullanım sıklıkları üzerinde yüksek düzeyde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müşterilerin kişilik özellikleri, kredi kartı tutumları aracı değişken olarak kullanıldığında aylık kredi kartı kullanım sıklıkları üzerinde yüksek düzeyde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müşterilerin cinsiyeti, medeni durumu, ödeme aracı olarak öncelikleri, yaş, eğitim düzeyi, meslek, aylık hane geliri, kredi kartı ile yapılan aylık harcama miktarları, kredi kartı sayısı, haftalık kredi kartı kullanım sıklık algısı ve günlük kredi kartı kullanım sıklık algısı değişkenlerine göre kullanılan ölçeklerden elde edilen puanlar arasında anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İslam ekonomik sisteminin ekonomik sorunların çözümüne etkisi
Ekonomi ve finans bilimi, insanlık tarihi boyunca medeniyetlerde ve kültürde çok önemli bir yere sahip olmuştur; toplumların gelişimi, duraklaması ve çöküşü, ekonomi ve finans bilgisinin ve pratiğinin öneminin göz ardı edilemez. Zira birçok uluslararası veya iç savaşın nedenlerinden biri olarak da ekonomi ve finans gösterilmektedir. Farklı coğrafyalarda farklı ekonomik sistemlerin benimsenmesi ve bu deneme-yanılma süreciyle toplumların şekillenmesi, hem ekonomi ve finans bilimini hem de sosyoloji ve tarih alanlarını etkilemiştir. Dünya ve insanlık tarihinde, insanı ilgilendiren her alan ve bilim birbirleriyle ilişkilidir. Bu bağlamda, ekonomiyi etkileyen bir diğer alan ise teoloji olarak gösterilebilir. Her din ve öğreti, büyük veya küçük ölçekte olsun, etkili olduğu toplumlarda ekonomi ve finansı şekillendirmiştir. Türk ve Ortadoğu toplumları incelendiğinde, yaygın ve baskın olan İslam dininin ekonomik sistemini nasıl etkilediği de önemlidir. Bu araştırma, İslami ekonomik sistemi ve onun etkinliği etrafında dönmektedir. Araştırma içerisinde dünyaca tanınan dört küresel ekonomik sistem açıklanmış, bu sistemler İslami ekonomik sistemle karşılaştırılmış ve İslami bakış açısı genel olarak sunulmuştur. Araştırmada, İslami sistemde yasaklanan yöntemler ve nedenleri, İslam ekonomisinin prensipleri ve İslami finansman yöntemleri anlatılmıştır; ayrıca birçok ortaklık türünden bahsedilmiş ve avantajları tartışılmıştır. Küresel ekonomik kriz, İslam ekonomisi perspektifinden ele alınmıştır. Bu finansal krize çözüm olarak Batı medeniyetlerinin İslami çözümleri benimsemeye yönelmeleri ve mevcut tefecilik sistemini kınamaları, tüm ekonomik faaliyetlerin trajik sonuçları ve nedenleri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, İslami ekonomik sistemin araçları, rüşvetleri, İslami sistemdeki sözleşmeleri ve ekonomik mühendisliği yasaklayarak bu küresel krizi nasıl önleyebileceği de tartışılmıştır. İslami ekonomik sistem, birçok Müslüman toplumda ekonomik sorunların çözümünde bir rol oynayabilir. Bu sistem, İslam'ın temel prensiplerine dayanır ve insanların adalet, eşitlik, sosyal refah ve ahlaki değerlere dayalı bir ekonomiye sahip olmasını hedefler. Mevcut ekonomik krizlerin çözümünde İslami ekonomik sistemin rolü şu şekillerde olabilir: Faizsiz Finans, Risk Paylaşımı, Sosyal Adalet, Etik Değerler, Reel Ekonomi Anahtar Kelimeler: İslami ekonomik sistem, İslami sistemdeki sözleşmeler, İslam iktisadı, İstihlaf ve Adalet
Katılım bankalarının ekonomiye katıkıları: Türkiye ve seçili ülkeler karşılaştırılması
Dünya hızla yaygınlaşan katılım bankacılığı, son yıllarda kamu bankalarının da faizsiz finans sektörüne girişi ile birlikte Türkiye‟de de gelişimini büyük bir hızla sürdürmektedir. Faizden uzak faaliyet gösteren katılım bankaları, İslami çerçevede finans sektöründe yer almakta ve diğer tüm bankalara bir alternatif niteliğinde bulunmaktadırlar. Ülke ekonomilerine ciddi katkıları olan bu kurumlar, insan yaşamından faizin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ve faiz nedeniyle finans dünyasına katılmayan âtıl fonları sistem içerisine çekmeyi amaç edinmişlerdir. Bu tez çalışması, Türkiye ile seçilmiş ülkeler arasında karşılaştırmalı bir analize odaklanarak, katılım bankalarının ekonomik büyüme ve istikrarın sağlanmasında oynadığı önemli rolü incelemektedir. Ön bulgular, katılım bankalarının faize dayalı olmayan finansal modelinin, özellikle küresel finansal kriz dönemlerinde ekonomik istikrara önemli ölçüde katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bu bankalar, finansal kapsayıcılığı artırmada, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ve ekonomik oynaklık karşısında dayanıklılığı artırmada çok önemli bir rol oynamaktadır. Ancak performans ve etki, farklı düzenleyici ortamlar, ekonomik gelişme düzeyleri ve kültürel faktörler nedeniyle ülkeler arasında farklılık gösterir. Bu çalışma, katılım bankacılığının ekonomik katkılarının kapsamlı bir şekilde incelenmesini sağlayarak mevcut bilgi birikimine katkıda bulunmakta ve böylece Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki karşılaştırmalı çalışmalardaki boşluğu doldurmaktadır. Ayrıca, katılım bankalarının ekonomik büyümeyi ve istikrarı canlandırma potansiyelinin optimize edilmesine yönelik politika önerileri sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Katılım bankacılığı, finans sistemi, faiz, İslam
Katılım bankalarında elektronik bankacılık hizmetlerinin kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisi: Lübnan örneği
Bu araştırma, Lübnan' daki İslami bankalardaki elektronik bankacılık hizmet kalitesinin boyutları (kullanım kolaylığı, zaman tasarrufu, gizlilik ve güvenlik) ile müşteri memnuniyeti arasındaki etkisini belirlemeyi amaçlanmaktadır. Araştırma hedeflerini gerçekleştirmek için veri toplama amacıyla araştırmacı bir anket oluşturarak bunu 212 katılımcıdan meydana gelen araştırma topluluğuna dağıttı. Bu anket (40) madde içermektedir. Bu doğrultuda, veriler toplandı, analiz edildi ve SPSS programı kullanılarak hipotezler test edildi. Likert ölçeğine tabi olan maddeler için iç tutarlılık katsayısı Cronbach Alpha hesaplandı ve tutarlılık katsayısı 0,939 olarak bulundu. Bu değer yüksek bir değer olduğu için çalışmanın amaçlarına uygundur. Bu çalışmanın sonunda, araştırmacı bazı önerilerde bulunmaktadır; Lübnan İslami bankalarının, Lübnan' daki mevcut krizler altında müşteri memnuniyeti seviyelerini korumak için o hizmetlerin kalite boyutlarına dikkat etmeleri ve bunları düzenli olarak gözlemlemeleri gerekmektedir. Bankaların, elektronik bankacılık hizmetlerinin etkililiğini ölçmek, müşteri memnuniyetini ölçmek ve korumak için periyodik çalışmalar yapmaları gereklidir. Müşteri beklentileri ve deneyimleri müşteriden müşteriye farklılık gösterdiği için, teknolojideki sürekli gelişmelere ve bankacılık sistemlerine de dikkat etmek gereklidir. Araştırmacı, yeni bankacılık teknolojilerinin gelişmelerine ayak uydurmaya yönelik çalışmalar yapmayı önermektedir. Bu doğrultuda müşteri ihtiyaçlarına uygun olarak elektronik kanallar eklemek, mevcut kanalları geliştirmek ve bu kanallar aracılığıyla sunulan hizmetlerin sayısını artırmak yararlı olacaktır. Bu sayede mevcut müşterilerin korunması, yeni müşterilerin kazanılması, rekabet avantajı elde edilmesi ve geleneksel bankalarla piyasada kalınması sağlanmış olacaktır.
The role of Islamic finance in reduction of financial exclusion in Ethiopia
This research investigates the role of Islamic finance in combating financial exclusion in Ethiopia. It intends to assess the extent and the nature of religious driven financial exclusion of Ethiopian Muslims and the level of their participation in the existing interest free window banking system introduced to the sector recently. In order to collect data for the research, the researcher employed mixed approaches such as questionnaires and semi-structured interviews. The questionnaire was distributed to 321 respondents in Addis Ababa while the semi-structured interview was conducted with selected high-ranking bank officers. Findings show that, 94.4%, 87.2% and 69.2% of the respondents did not have access to credit, micro finance and insurance respectively. Additionally, 62.9% of respondents reported to have never used home financing such as condominium housing program. Religion was found to be the main factor for not accessing conventional financial services. Further, the research also found that 67.9% of respondents did not access interest free banking window products and services offered by conventional banks. This finding potentially implies the failure of the newly introduced interest free window in enhancing the inclusion of Ethiopian Muslims in the financial system. The absence of full-fledged Sharia compliant financial institution in Ethiopia considerably contributed to the exclusion of Ethiopian Muslims in the country's economy. It is, therefore, an overdue task for Ethiopian government to accommodate the interest of its Muslim population in the financial system. This includes, but not limited to, the establishment of full-fledged interest free financial institutions, including interest free bank, insurance and microfinance institutions. Keywords: Religious driven financial exclusion, Islamic finance, interest free window banking, full-fledged interest free finance.
Geleneksel ve katılım bankacılığında finansal performans analizi
Bu çalışma, Türkiye'de faaliyet gösteren geleneksel ve katılım bankalarının 2018–2024 dönemine ait finansal performanslarını Entropi ve WASPAS yöntemleriyle analiz etmektedir. Analize geleneksel bankalardan Ziraat, İş Bankası, Garanti BBVA, Yapı Kredi, VakıfBank, Halkbank ve Akbank; katılım bankalarından ise Albaraka Türk, Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım dâhil edilmiştir. Bankaların yıl sonu finansal tablolarından elde edilen ROA, ROE, Özkaynaklar/Toplam Varlıklar, fon kullandırım ve toplama oranları ile döviz ve TL varlık yapısını gösteren göstergeler kullanılmıştır. Çalışmada kriter ağırlıkları Entropi yöntemiyle nesnel olarak belirlenmiş; WASPAS yöntemiyle bankaların dönemsel performans düzeyleri hesaplanmıştır. Bulgular, farklı bankacılık modellerinin finansal göstergeler üzerinde etkili olduğunu ve makroekonomik koşulların kârlılık, fon yapısı ve aktif kalitesini önemli ölçüde şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, Türkiye'de geleneksel ve katılım bankalarının performans dinamiklerine ilişkin kapsamlı bir bakış sunmaktadır.
Türkiye'de katılım bankacılığının gelişimi: Kuveyt Türk üzerine bir inceleme
Bu tez, Türkiye'de katılım bankacılığı sektörünün gelişimini ve performans dinamiklerini Kuveyt Türk Katılım Bankası örneği çerçevesinde incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, katılım bankacılığının finansal sistem içerisindeki konumu, reel ekonomiyle kurduğu ilişki ve sektörel büyümeye katkıları teorik ve uygulamalı bir çerçevede ele alınmıştır. Bankacılık sektörünün temel işlevleri ve katılım bankacılığının faizsiz finans ilkelerine dayalı özgün yapısı değerlendirilerek Türkiye'de bu sistemin oluşum süreci, yasal altyapısı, fon toplama-fon kullandırma yöntemleri ve sektörel dönüşümüne yön veren faktörler ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde Kuveyt Türk'ün kurumsal gelişimi, finansal büyüme göstergeleri, ürün-hizmet çeşitlendirmesi, dijitalleşme kapasitesi ve ulusal finansal yapıya yaptığı katkılar analiz edilmiştir. Bu kapsamda bankanın şube ve personel sayıları, fon toplama hacmi, fon kullandırma yöntemlerinin kompozisyonu, bireysel bankacılık performansı ve katılım bankacılığı sektörü içindeki konumu karşılaştırmalı veri analizleriyle değerlendirilmiştir. Ayrıca Kuveyt Türk'ün sosyal sorumluluk faaliyetleri, inovasyon çalışmaları, finansal teknoloji yatırımları ve uluslararası iş birlikleri ele alınarak bankanın hem Türkiye ekonomisi hem de küresel katılım finans ekosistemi üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, belge ve doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Bu yöntemle birlikte konuyla ilgili akademik yayınlar, raporlar, resmi istatistikler ve ilgili kurumlara ait olan veriler sistemli biçimde incelenmiştir. Bu yöntemin seçimindeki amaç, konuyla ilgili bilgi birikiminin bütüncül biçimde değerlendirilmesidir. Çalışmanın bulguları, Kuveyt Türk'ün Türkiye'de katılım bankacılığı sektörünün büyümesine yön veren başlıca kurumlardan biri olduğunu göstermektedir. Bankanın reel sektöre dayalı finansman modellerini etkin bir şekilde uygulaması, risk paylaşımı esaslı yapısı, ürün çeşitliliğini artırması, teknolojik dönüşüme uyum sağlaması ve uluslararası fon kaynaklarına erişim kabiliyeti sektördeki rekabet gücünü önemli ölçüde artırmaktadır. Değerlendirme sonuçları, Kuveyt Türk'ün sektörün kurumsallaşmasına, finansal kapsayıcılığın genişlemesine ve faizsiz finansın yaygınlaşmasına belirgin katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda çalışma, Türkiye'de katılım bankacılığının yapısal dönüşümünü açıklayan bütüncül bir çerçeve sunmakta ve Kuveyt Türk örneği üzerinden sektörün geleceğine ilişkin önemli çıkarımlar sağlamaktadır.
Türkiye'de İslami bankacılığın etkinliği
Islam is complete code of life. It provides guidance to its followers in each field of life. It has its own educational, judicial, social and economic systems, and requires its believers to lead their lives accordingly. One of the important components of Islam is its financial system. Islamic financial system is unique in the sense that it provides guidance not only on the economic aspect but also covers the moral and ethical aspect of the transactions. Banking system is crucial constituent of any financial system. Islam recognizes the importance of banking and requires that the banking system must adhere to the principles of Islam. This thesis is written to show the development of Islamic finance and banking in Turkey, and to analyze which banking sector (Islamic/Conventional) is more efficient. The thesis consists of three chapters, the first chapter of the thesis answers two questions; what is Islamic finance and what are the modes of Islamic banking and finance. The Islamic modes of finance for retail, partnership and enterprises are explored with the capital market products of Islamic finance. The second chapter is about the development of Islamic finance and banking in Turkey, 4 participation banks with their products and services are explained in this chapter. This chapter also focuses on social responsibilities of the participation banks and their contribution to the Turkish economy. In chapter three of the thesis, DEA Data Envelopment Analysis model is used to measure the efficiency level of both sectors. Data from 3 participation banks and 26 conventional banks are used between 2010-2015. In the study, it was found out that participating banks in Turkey are more efficient than conventional banks for the period. Anahtar kelimeler: İslami finans, katılım bankacılığı, Türkiye'de İslami finans, İslamibankacılık.
Murabaha işlemleri ve muhasebe uygulamaları
Çalışmanın amacı; faizsizlik yapısına uygun araçlar geliştiren katılım bankalarının, murabaha işlemlerine muhasebe nasıl uygulanır sorusuna cevap aramaktır. Bu amaç doğrultusunda Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Muhasebe Standardı (FFMS)-28 "Murabaha ve Diğer Vadeli Satışlar" ve mevcut düzenlemeler ile yapılan muhasebe kayıtları nitel araştırma yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Türkiye'de kullanılan murabaha sisteminin uygulanabilirliği ile ilgili çalışmaların yeni olması sebebiyle, yapılan karşılaştırmanın ve katılım bankaları tekdüzen hesap planında önerilen yeni hesapların literatüre katkı sağlamasının önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak FFMS-28 ilk kez stok kavramından ve alıcının finansal tablolarından bahsetmiştir ve katılım bankalarının bu değişiklikleri önerilen hesaplar ile nasıl muhasebeleştirecekleri anlatılmıştır. Mevcut uygulamada Türkiye muhasebe standartlarına göre murabaha konusu varlık, alındığındaki maliyet fiyatı kadar borçlanıp, kar pay tutarı ve alınan vergiler ayrı kaydedilmiştir. FFMS'e de murabaha konusu varlık önce stok hesaplarına alınarak, müşteri kredi hesabıyla borçlandırılmış, ardından satış işlemi yapılarak, elde edilen fark (kar payı) düzenleyici bir hesap olan ertelenmiş kar hesaplarında gösterilmiştir.
Katılım bankalarının kullandırdığı fonların makro iktisadi göstergelere etkisi: Türkiye örneği
Türkiye'de katılım bankaları ve katılım bankacılığına verilen önem son dönemde giderek artmaktadır. Dünyada 20. y.y.'ın ikinci yarısından sonra finansal sistemde kendisine yer bulan faizsiz bankacılık Türkiye'de de son 20 yılda giderek artan payı ile finansal sistemdeki yerini almaya başlamıştır. Buradan hareketle bu çalışmada Türkiye'de ve dünyada katılım bankacılığının gelişimi ve Türkiye'de panel veri analiz yöntemiyle 2010-2017 yılları arası 3'er aylık dönemlere ilişkin veriler kullanılarak katılım bankalarınn kullandırdığı fonların reel makroekonomik göstergeler üzerindeki ( ithalat, ihracat, faiz oranı, ekonomik büyüme, gayrisafi yurt içi hasıla, istihdam, hane halkı tüketim harcamaları ve yatırımlar) etkileri analiz edilmiştir. Analiz sonuçları göstermiştir ki katılım bankalarının kullandırdığı fonlar Türkiye ekonomisinin dış ticaretini, istihdamını, arz ve talep cephesine ilişkin göstergeleri pozitif yönde etkilemektedir.
İslam iktisadı perspektifinden hisse senedi piyasalarının analizi
Bu araştırma, genel çerçevesi itibariyle İslam iktisadı, hisse senedi piyasaları ve İslami endeksler konularını kapsamaktadır. Özel anlamda, çalışmayla amaçlanan durum ise; İslam iktisadı açısından teori ve pratikte mevcut hisse senedi piyasalarının incelenmesidir. Bu amaçla; yapılan teorik çalışmanın dışında, anket yöntemi uygulanarak katılımcıların konuya bakışları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre hisse senedi piyasalarının, teoride pay ortaklığını ifade eden halinin İslam iktisadı prensipleriyle çelişmediği söylenebilir. Fakat, hisse senedi piyasalarının işleyiş kısmı olarak ifade edilen uygulama noktasında ise, İslam iktisadı prensiplerine uygun olmayan durumlar bulunmaktadır. Bu durumların başlıcaları; açığa satış işlemi, mahzurlu görülen alanlardan elde edilen gelirler, imtiyazlı ortaklıklar, faizli işlemler, spekülasyon gibi durumlardır. Yapılan anket sonucuna göre; katılımcıların İslam iktisadı ve hisse senedi piyasaları hakkındaki bilgi seviyelerinin yetersiz olduğu ifade edilebilir.
Türkiye'de katılım bankaları alanında yaşanan gelişmeler ve katılım bankalarında müşteri memnuniyeti: Türkiye Finans Katılım Bankası örneği
Dünyada büyük bir gelişim trendine giren faizsiz bankacılık prensiplerinin pratiğe aktarılması konusundaki girişimler, 1970'li yıllarda düşünce aşamasından çıkıp uygulama alanı bulmaya başlamıştır. `Faizsiz Bankacılık' adı altında yaygınlaşan katılım bankaları, başlangıçta müslüman ülkelerde faaliyet gösterirken bugün tüm dünyada, tasarrufların değerlendirilmesi ihtiyacıyla gün geçtikçe önem kazanmaktadır.Türkiye'de 1983 yılında Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmasına izin verilen ve `Özel Finans Kurumu' diye adlandırılan bu kuruluşlar; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda yapılan değişiklikle 2006 yılından itibaren yeni adıyla `Katılım Bankaları' olarak son on yıldır büyük bir gelişme kaydetmiştir. Yapılan değişiklikle katılım bankalarının, Bankalar Kanununa tabi ve ticari bankalar ile eşit haklara sahip olmasının gelişiminde büyük etkisi vardır.Rekabetin sürekli arttığı günümüz koşullarında bankaların fark yaratabilmek ve başarılarını arttırabilmek için yoğun çalışmalarda bulunduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Modern pazarlama anlayışından yola çıkarak, bankaların başarılarını arttırabilmek için öncelikli amacı müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşımaktır.Çalışmamızda katılım bankalarının dünyadaki ve Türkiye'deki gelişim sürecine değinilmiş, bu bankaların faaliyet alanları, ekonomiye katkıları ve karşılaştığı sorunlar hakkında bilgiler verilmiş ve müşteri memnuniyeti üzerine Türkiye Finans Katılım Bankası üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Anket soruları; Türkiye Finans Katılım Bankası şubelerinin bulunduğu başta Denizli ili olmak üzere; İstanbul, Bursa, Ankara, Isparta, Antalya, Manisa, Uşak, İzmir, Rize, Adıyaman, Kahramanmaraş illerinde uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Katılım Bankası, Faizsiz Bankacılık, Müşteri Memnuniyeti, Özel Finans Kurumları
Günümüz İslam bankacılığında murâbahaya dayalı yeni uygulamaların fıkhî açıdan değerlendirilmesi
Bu çalışmada, günümüzde birçok ülkede faaliyet gösteren İslamî bankalardaki murâbaha uygulamalarının fıkhî açıdan tahlil ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Tezde, klasik fıkhî anlayış yanında, bu amaçla kurulmuş modern uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenmiş olan şer'i standartlar esas alınmıştır. Çalışmanın giriş kısmında konuyla alakalı gerekli tanımlamalara yer verilmiş ve daha anlaşılır hale getirilmek için bazı örnekler üzerinde durulmuştur. Ayrıca Faizsiz Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetim Kurumu (AAOIFI) gibi finans kurumlarının standartlarını belirleyen bazı kuruluşlara değinilmiş ve bu kuruluşlar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde İslamî bankaların bazı murâbaha uygulamaları tanımlanmış ve detaylı bir şekilde analizleri yapılmıştır. İkince bölümde ise analizi yapılan uygulamaların birinci bölümde fıkıh kurallarına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Bankaların murâbaha uygulamaları yine bu kurallar çerçevesinde birbirleriyle karşılaştırılıp genel bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, İslâm İktisadı, İslamî Banka, Murâbaha, Faizsiz Finans
Katılım bankacılığında bir finansal araç olarak sukuk işlemlerinin dünü bugünü ve muhasebe kayıt örnekleri
Gelişen ve değişen dünya, ülkelerin kaynak taleplerini fazlalaştırmış, finans sektörü sürekli değişen kişisel ihtiyaçlarla doğmuş, finansal piyasalar meydana gelmiş ve finansal piyasa araçları ortaya çıkmıştır. 1970'lerde petrol ve dolar fiyatlarındaki yükseliş Ortadoğu'daki petrol zengini ülkeleri daha da zenginleştirmiştir. Müreffeh Ortadoğu ülkelerinden gelen yatırımcılar, kaynaklarını farklı ülkelere yatırmak için finansman yöntemleri inançlarına uygun ülkeleri tercih etmektedir. Bu durumda sukuk, İslami ilkelere uygun olarak ihraç aşamalarını ortaya koyan sermaye piyasasının araçlarından biri haline gelmiştir. Çalışmada, İslami Tahviller finansman modelleri çerçevesi, katılım bankacılığında bir finansal araç olarak sukuk işlemlerinin dünü bugünü ve muhasebe kayıt örnekleri açıklanmıştır. Sukukun finansman modelinin kavramsal boyutu, ihraç aşamaları, Türkiye'deki uygulaması örneklerle açıklanmıştır.