Competence

112 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Afet hemşireliği yönetiminde yetkinlikler ölçeği: Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması

Araştırma, afet hemşireliğine katkıda bulunacağı düşünülerek, afet hemşireliği yönetiminde hemşirelerin yetkinliğini değerlendirmede kullanılacak ölçme aracının hemşirelik literatürüne kazandırılması amacıyla metadolojik ve tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın evrenini, Mart 2018-Mayıs 2019 tarihleri arasında Tekirdağ ili, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan 238 ve Tekirdağ Devlet Hastanesinde görev yapan 315 hemşire olmak üzere toplam 553 hemşire, örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden 450 hemşire oluşturdu. Veri toplama aracı olarak, 13 maddelik "Kişisel Özellikler Formu" ile 43 maddelik "Afet Hemşireliği Yönetiminde Yetkinlikler Ölçeği" uygulandı. Verilerin analizinde sayı/yüzde, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı yöntemleri kullanıldı. AHYYÖ'nin çeviri-geri çevirisi yapılarak dil geçerliği sağlandı, daha sonra uzman önerileri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak kapsam geçerliği sağlandı. Toplam ölçek Kapsam Geçerlik Indeksi değeri 0.98 olarak bulundu. AHYYÖ'nin yapı geçerliğini belirlemek için doğrulayıcı faktör analizi yapıldı. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, ölçeğin 3 faktörlü yapısının geçerli olduğu ve uyum iyiliği testlerinin uygun olduğu bulundu. AHYYÖ'nin test-tekrar test güvenilirliği ile ölçeğin zamana göre değişmezliği test edildi. AHYYÖ'nin iç tutarlılık analizleri sonucunda, Cronbach alfa katsayısının tüm ölçek için 0.963 olduğu, alt boyutlarının 0.881 ile 0.981 arasında değiştiği bulundu. Sonuç olarak; AHYYÖ'nin orijinal ölçekle benzer bir yapıda, Türkçe geçerliği ve güvenirliğinin yüksek olduğu ve Türk hemşirelerin afet hemşireliği yönetiminde yetkinliklerini belirlemede yeterli bir ölçüm aracı olduğu belirlendi.

Afet tıbbıAfetlerHemşireler+5
Utku Durgut
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital yetkinliğin oluşmasında dijital liderlerin rolü üzerine Mersin ilinde bir araştırma

Dijital kavramı genellikle elektronik süreçleri ve araçları nitelemek adına kullanılmaktadır. Genel olarak bilinen algının dışında dijital sadece elektronik cihazlar yerine verilerin de elektronik bir şekilde işlenmesi ve gösterilmesi anlamını da taşımaktadır. Bu bakış açısından değerlendirildiğinde dijital kavramı genellikle sonsuz bir döngüde devam eden iki bileşenli verilerin anlamlandırılma sürecidir. Dijital bilgi döneminde, enformasyon bilgiyi ve bilgi de bilgeliği sağladığından verileri işleyerek enformasyona dönüştürmek, gerçekleştirilen en ana eylemlerin başında gelmektedir. Bilgi dönüşümün hızlandırıcısı ve tetikleyicisidir. Bahsi geçen bu süreçte yaşamı sürdürebilmenin farklı bir yolu ise dijital dönüşüme uyum sağlayabilmektir. Bu kapsamda dijital bilgi döneminde dijital dönüşüm, dijital eğitim, dijital toplum ve dijital yeterlilik kavramları oldukça önemlidir. Yapmış olduğumuz çalışmada dijital toplum ve dönüşüm temel konulardır. Ayrıca bu kavramların merkezinde ise daima insanların bulunduğu da bir gerçektir. Dijital bilgi döneminde oldukça önemli pozisyonlarda bulunan dijital liderler, küresel bir bakış açısına sahip, dijital okuryazarlığı bulunan, çeşitli yaş grupları ve kültürler ile çalışabilen katılımcı ve yeniliğe açık olan liderlerdir. Bu anlamda bu tez çalışması, dijital dönüşümün işletmeler açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak iş akış süreçlerinde dijital yetkinliğe sahip dijital liderlerin işletmelerdeki etkisini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, Mersin ilinde teknoloji odaklı farklı işletmelerden 51 katılımcı ile görüşülmüştür. Karma araştırma desenine sahip olan bu tez çalışmasında nitel ve nicel veriler, eş zamanlı olarak hem çevrimiçi ortamda hem de yüz yüze olacak şekilde toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 22.0 ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, Mersin ilindeki işletmelerin dijital dönüşümün farkında olduğu, dijital liderlerin bu süreçte dijital örgüt kültürü oluşturduğu ve dijital yetkinliğe sahip dijital neslin işletme bünyesine kazandırılmaya gayret edildiği görülmüştür.

Dijital liderlikLiderlerLiderlik+3
Huriye Tuğba Taşkın
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kültürel sermaye ve yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlikleri ile yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Siirt merkez ilkokul, ortaokul ve lise kurumlarında görev yapan 4220 öğretmen oluşturmaktadır. Tüm evrene ulaşmak zor olduğundan örneklem alma yoluna gidilmiştir. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi esas alınmıştır. Dağıtılan 420 ölçekten 373 tanesi analiz edilmeye uygun bulunmuştur. Araştırmada Avcı ve Yaşar (2014) tarafından geliştirilen "Kültürel Sermaye Ölçeği" ve Tschannen-Moran ve Woolfolk-Hoy (2001) tarafından geliştirilen, Baloğlu ve Karadağ (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan "OHİO Öğretmen Yetkinlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan parametreleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regrasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlik düzeyleri cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kıdem, okul öncesi eğitim alma durumu ve yükseköğretim öncesi yaşadığı yere göre anlamlı fark göstermiş, eğitim düzeyine göre anlamlı fark göstermemiştir. Öğretmenlerin yetkinlik düzeyleri cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kıdem, okul öncesi eğitim alma durumu, eğitim düzeyi ve yükseköğretim öncesi yaşadığı yere göre anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlik ve öğretmen yetkinlik düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu göstermiştir. Yapılan regrasyon analizi sonucunda kültürel sermayenin öğretmen yetkinliğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Ölçeklerin alt boyutları açısından bakıldığında kültürel sermayenin katılım boyutu dışındaki diğer tüm boyutları öğretmen yetkinliği üzerinde anlamlı birer yordayıcıdır.

Akademik yetkinlikKültürel sermayeYetkinlik+2
Abdulbasir Bucak
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel ve yerel markalarda algılanan marka küreselliği/yerelliği, marka ve menşe ülke klişe yargılarının yeniden satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Uluslararası pazarlarda küreselleşme ile birlikte artan rekabet ortamı, marka konumlandırma stratejilerinde çeşitli uygulamaların önemini gittikçe arttırmaktadır. Marka yöneticilerinin bu uygulamaları etkin bir şekilde geliştirebilmesi için tüketici algılarına hâkim olmaları kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu çalışmada, tüketici tercihlerinde önemli rol oynayan tüketicilerin küresellik ve yerellik, marka ve menşe ülke algıları bir arada ele alınarak uluslararası markalaşma literatürüne katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışma, hem küresel hem de yerel markalar kapsamında yürütülmüştür. Tüketicilerin markalara atfettikleri küresellik ve yerellik, marka ve menşe ülke algılarının, marka tutumları aracılığı ile yeniden satın alma niyetleri üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, tüketicilerin küreselleşmeye yönelik tutum ve etnosentrik eğilimlerinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma modelinin test edilmesi için birinci elden veriler anket formu kullanarak yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Bulgular öncelikle, markaların küresellik ve yerellik algılarının markalara yönelik değerlendirmelerde güçlü öncüller olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, menşe ülke etkilerinin öneminin azaldığına dair mevcut tartışmalara karşıt bir yanıt sunmaktadır. Çalışma, ayrıca uluslararası pazarlarda, markaları yalnızca işlevsel ve sembolik boyutları ile sınırlayan diğer çalışmaların aksine, sosyal boyutları ile ele almanın önemini de gündeme getirmektedir. Son olarak, markaya tutum ve satın alma niyeti üzerinde, küresel markaların algılanan küreselliğinin etkilerini azaltan, yerel markaların algılanan yerelliğinin etkilerini artıran etnosentrizmin düzenleyici rolü ortaya koymaktadır.

EtnosentrizmKalıp yargılarKüreselleşme+7
Kaan Kemal Özcan
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yetkinlik bazlı performans değerlendirme ve bir örnek olay çalışması

Performans Yönetim Sistemi, çalışanları ve işletmeyi istenen amaçlara yöneltmek içinişletmenin mevcut ve geleceğe ilişkin durumları ile ilgili bilgi toplama, toplananbilgileri karşılaştırma ve performansın sürekli gelişimini sağlayacak yeni ve gereklietkinlikleri başlatma ve sürdürme görevlerini üstlenen bir sistemdir.?Yetkinlik Bazlı Performans Değerlendirme ve Bir Örnek Olay Çalışması? başlıklıbu çalışmada performans değerlendirme yetkinlik kavramından yola çıkılarakperformans sistemiyle nasıl ilişkilendirileceği ve nasıl uygulanacağı anlatılmayaçalışılmıştır. Bu doğrultuda üçüncü bölümde yetkinlik bazlı performans değerlendirmesistemi uygulanan bir şirketin örnek çalışması anlatılmıştır.

PerformansPerformans değerlendirmeYetkinlik+1
Vildan Kayalı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

The role of watching English subtitled programs in the development of second language pragmatic competence

The present study examined whether using English subtitled program which consists of idioms and phrases, have an impact on enhancing English pragmatic competence for the fourth-year college students as foreign language learners and the effect of using videos in the language classroom on raising the students' awareness towards the cultural differences between the main and the target cultures. Furthermore, the study scrutinizes the impact of improving pragmatic competence through watching English program with subtitles on the participants' retention. The participants of this study consist of twenty fourth-year college students of schools of language at Sulaimaniyah University in Iraq. They watched twenty English programs that consisted of idioms with TL subtitles; each program is one minute.Two various tests were utilized to gather the data of the study as a pre-test and a post-test which are a sit-down exam that designed by the researcher herself and a Multiple-Choice Discourse Completion Tests (hereafter MDCT) which used twice; first as post-test and later as a retention test. In order to analyze the obtained data of the study two t-tests and one one-way ANOVA were run. The results showed that watching English subtitled videos helped the EFL learners to become more competent pragmatically, raised the awareness of the students towards the cultural differences between the main and the target cultures and improving pragmatic competence through watching English program with subtitles resulted in longer retention. Keywords: Audio-visual material, Subtitles, Pragmatic Competence, cultural awareness, idioms.

CurriculumPragmaticsVideo supported teaching+7
Zhıkal Qader Salıh
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Entrepreneurial characteristics and competencies as determinants of business performance: A study on small enterprises in Mogadishu, Somalia

The positive results of organizational success, arising from effective entrepreneurship has led academic and managerial attention on concepts of entrepreneurial competencies and entrepreneurial characteristics in the recent decades. In Somalia particularly, the women have been found to be playing a significant role in the small business sector, despite the several financial, technical knowledge, and family-related challenges faced by them. The present research aims at assessing the effect of entrepreneurial competencies and entrepreneur's demographic and personal characteristics on business performance among initial stage entrepreneurs. Further, it also aims at identifying the major challenges encountered by the women entrepreneurs involved in Small business in Somalia. The study adopted a quantitative examination approach, and collected data from a total of 187 small scale entrepreneurs in Mogadishu, Somalia, through the use of a structured, closed-ended questionnaire incorporating the Likert Scale. The study utilized the Simple percentage analysis, and the Chi-square test as its primary data analysis tools. The data collected was further analyzed by using SPSS Software. The study results showed the significant positive relation between entrepreneurial competencies such as problem-solving, willingness to learn and take risks; opportunity focused and good communication skills, and entrepreneurial characteristics such as self-confidence, learning from failure, long-term involvement, and thrive on competition and the business performance. Further, the study also supports the claim that Somali women entrepreneurs make a significant contribution to the small scale businesses in Somalia. However, the survey results have further brought forward several major challenges which are faced by the Somali women and must be catered to as an urgency.

Entrepreneurial competenceEntrepreneursEntrepreneurship+7
Abdullahı Isse Mahadalle
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici yetkinlik denetimi

Yetkinliğin ve yöneticilerin yetkinlik denetiminin önemi, Türk iş dünyasında son zamanlarda kabul görmeye başlayan bir olgudur. Bu çalışma yetkinliğin ve yöneticilerin yetkinlik denetiminin işletmeler ve bireyler için ne derece önemli olduğunu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma literatür taraması yapılarak elde edilen bilgilerin yorumlanması ve günümüz iş hayatına uygulandığında elde edilebilecek sonuçların teorik bazda irdelenmesi üzerine kurulmuştur. Bu çalışma: Yetkinlik nedir? Yönetici yetkinlikleri nelerdir? Her bir yetkinlik örgüt ve birey için neden önemlidir? Sorularının cevaplarını araştırarak yetkinliğin ve özellikle yöneticilerde yetkinlik denetiminin hem örgüt için hem de çalışanlar için önemini ortaya koymaya çalışmaktadır.

DenetimYetkinlikYöneticilik becerileri+1
Mustafa Aslan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Sînâ'da nefsin yetkinliği meselesinin Salaman ve Absal kıssası üzerinden incelenmesi

Bu çalışma, İbn Sînâ'nın nefs teorisi bağlamında yetkinleşmenin nasıl meydana geldiğini "Salaman ve Absal" kıssasını merkeze alarak incelemektedir. İbn Sînâ, "Salaman ve Absal" kıssasına el-İşârât ve't-Tenbîhât eserinin "Makâmâtü'l-Arifîn" bölümünün girişinde işaret etmektedir. Söz konusu işaretten anlaşılan kıssanın, ariflerin yetkinleşmesinin sembolik dildeki anlatımı olduğudur. nefsin yetkinliği konusunu "Salaman ve Absal" kıssası bağlamında ele alan bu çalışmada öncelikle, kıssanın İbn Sînâ felsefesindeki yeri ve İbn Sînâ'nın kıssayı oluştururken dikkate aldığı hususlar değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeler, "Salaman ve Absal" kıssası günümüze ulaşmadığı için kıssanın mahiyetini belirginleştirmek adına önem taşımaktadır. İkinci olarak "Salaman ve Absal" kıssası İbn Sînâ'nın nefs teorisi ve el-İşârât kitabının "Sevinç ve Mutluluk", "Makamâtü'l-Arifîn" ve "Olağanüstü Hadislerin Sırları" bölümleri bağlamında tahlil edilmektedir. Böylece hem kıssanın sembolik dilinin kapsamının ortaya çıkması hem de nefsin yetkinleşmesi konusunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Din felsefesiKıssalarNefs+5
Hasan Hüseyin Çaçan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

14-16 yaş grubu spor yapan ve yapmayan öğrencilerde atılganlık ve sosyal yetkinlik düzeylerinin akademik başarıya etkisi

Bu çalışmanın amacı; 14-16 yaş kadın ve erkek öğrencilerden spor yapan ve yapmayan öğrencilerin atılganlık sosyal yetkinlik düzeylerinin akademik başarılarına olan etkisinin karşılaştırılmasıdır. Katılımcıların atılganlık düzeyleri, sosyal yetkinlik beklentisi ölçeği spor yapma durumları, cinsiyet ele alınmıştır. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Veri toplama aracının birinci bölümünde katılımcıların cinsiyet ve akademik başarı puanından oluşan sosyo-demografik bilgi formu yer almaktadır. Anket formunun ikinci bölümünde bireylerin atılganlık düzeylerini ölçmek amacıyla belirlemek amacıyla Rathus (1973) tarafından geliştirilen ve Voltan (1980) tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan Rathus Atılganlık Envanteri yer almaktadır. Anketin üçüncü bölümünde ergenlerin sosyal yetkinlik beklentisini (kişilerarası ilişkilere girebilme ve sürdürebilme becerisini) ölçmek amacıyla Bilgin (1999) tarafından geliştirilen Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği yer almaktadır. Çalışmada İstanbul Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özdemir Sabancı Anadolu Lisesi ve Ayazağa Anadolu Lisesinde okuyan 14-16 yaş grubu öğrencilerden online yapılan anket sistemi ile katılan 284 öğrenci ile uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet sosyal yetkinlik düzeylerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir, Kadın öğrencilerin sosyal yetkinlik düzeylerinin erkeklere göre fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Spor yapan öğrenciler ile yapmayan öğrencilerin atılganlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Spor yapan öğrencilerin atılganlık düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Akademik başarı puanlarının spor yapma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği (p>0,05) tespit edilmiştir. Spor yapan ve yapmayan grupta atılganlık puanı ve akademik başarı puanı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İki grup içinde atılganlık puanı yüksek olan öğrencilerin akademik başarı puanı düşük bulunmuştur. Spor yapma durumunun atılganlık ve sosyal yetkinlik ile akademik başarı puanı arasındaki ilişkide pozitif yönde ve anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu (β=0,12; t=2,01; p<0,05) görülmektedir.

Akademik başarıAtılganlıkSpor+3
Akın Engin
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni mezun hemşirelerin mesleki yetkinlikleri ile hemşirelik bakımı algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sağlık hizmeti sunan hemşirelerin,sunduğu bakımı güvenli ve etik olarak uygulayabilmesi için bilgi, beceri, yetenek ve kritik düşünme yönlerinden yetkin olması gerekmektedir. Bu araştırma, yeni mezun hemşirelerin hemşirelik bakım algıları ve mesleki yetkinlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı ilişkisel bir çalışma olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, "2019-2020 Eğitim-Öğretim" yılında Ankara'da dört kamu üniversitesinden mezun 249 yeni mezun hemşire oluşturmuştur. Araştırmada yeni mezun hemşirelerin bakım algılarının değerlendirilmesi amacıyla Bakım Davranışları Ölçeği (BDÖ), yetkinlik düzeylerinin değerlendirmek amacıyla Hemşirelik Öğrencileri Yetkinlik Ölçeği (HÖYÖ) kullanılmıştır. Çalışma sonucunda yeni mezun hemşirelerin bakım algılarının ve mesleki yetkinliklerinin iyi düzeyde olduğu bulunmuştur. Yeni mezunların bakım algılarının "tıbbi bakım verme/alma deneyimine sahip olan, hemşirelik mesleğini isteyerek seçen, pandemi sürecinde mesleki oryantasyonda sorun yaşamayan ve alınan mesleki eğitimin içeriğinin yeterli olduğunu düşünen" grupta daha olumlu yönde etkilendiği bulunmuştur. Diğer yandan yeni mezun hemşirelerin mesleki yetkinliklerinin "kadın cinsiyete sahip olma, daha önce tıbbi bakım verme deneyimine sahip olma, hemşirelik mesleğini isteyerek seçme ve alınan mesleki eğitimin içeriğinin yeterli olduğunu düşünme" faktörlerinden olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Yeni mezun hemşirelerin bakım algıları ile yetkinlik düzeyleri arasında pozitif yönde orta derecede bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda yeni mezun hemşirelerin bakım algılarının ve yetkinliklerinin eğitim sürecinde incelenmesi önerilmektedir.

AlgıHemşirelerHemşirelik+3
Merve Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kardiyoloji asistanlarının aldıkları uzmanlık eğitimine ve bulundukları eğitim ortamına yönelik algılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki Kardiyoloji asistanlarının uzmanlık eğitimi ve eğitim ortamına dair algılarını değerlendirmek, bu algının farklı değişkenlerle ilişkisini incelemektir. Araştırma Türkiye'deki 44 Kardiyoloji kliniğinden 133 uzmanlık öğrencisi ile yapılmıştır. Örneklem seçimi tabakalı örneklem seçimi ile yapılmış, nicel veri toplama yöntemleri seçilmiştir. Verilerin toplanması için, Mezuniyet Sonrası Hastane Eğitim Ortamı Ölçeği (MSHEOÖ) ve bir Eğitim Değerlendirme Anketi kullanılmıştır. Veriler elektronik ortamda toplanmıştır. Yaş, cinsiyet, mezun olunan tıp fakültesi, meslek yılı, kıdem, çalışılan kurum tipi, haftalık eğitim saati, aylık nöbet sayısı ve coğrafik bölge değişkenlerinin eğitim ortamı algısına etkileri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre meslek yılı 1-4 yıl olanların MSHEOÖ skoru meslek yılı 5 ve daha fazla olanlardan, 1. yıl asistanlarının skoru 3., 4. ve 5. yıl asistanlarından, vakıf üniversitesindekilerin skoru devlet üniversitelerindekinden, haftalık eğitim saati 0 olanların skoru 2 ve daha üzeri olanlardan daha yüksek bulunmuştur. Asistanların 7 temel yetkinliğe dair kazanımları ile ilgili algıları da MSHEOÖ ile pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Kardiyoloji uzmanlık eğitimi ile ilgili sorunlu olarak görülen alanların; fiziki ortam, çalışma süreleri ve iş yükü, eğitim ve eğitime ayrılan sürenin yetersizliği konuları olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları Türkiye'deki kardiyoloji asistanlarının genel algılarını ve eğitim sürecindeki sorunlu alanları göstermesi yönüyle birçok veri sunmaktadır. Bu veriler kardiyoloji eğitiminde var olan sorunların tespiti ve iyileştirme çalışmaları açısından klinik ve hastane sorumluları, eğitim müfredatını hazırlayanlar ve sağlık politikalarını belirleyenler için yönlendirici olabilir.

Eğitim ortamıKardiyolojiTıp eğitimi+2
Ayşe Hoşoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek seçiminde toplumsal cinsiyet rolü tutumları, aile desteği ve kariyer kararı yetkinlik beklentisi

Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinde aile desteğinin; toplumsal cinsiyet rolü tutumları ve kariyer kararı yetkinlik beklentileri arasındaki ilişkiyi nasıl etkilediğini incelemektir. Cinsiyete, sınıf düzeyine, anne ve baba eğitim düzeylerine göre kariyer kararı yetkinlik beklentisinin farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Çalışma grubunu İstanbul'daki çeşitli liselerden seçilen 691 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Meslek Seçiminde Toplumsal Cinsiyetin Rolü Ölçeği (MSTCRÖ), Meslek Seçiminde Aile Desteği Ölçeği (MSADÖ) ve Kariyer Kararı Yetkinlik Beklentisi Ölçeği-Kısa Formu (KKYBÖ-KF) kullanılmıştır. Analizde öğrencilerin cinsiyetlerine göre kariyer kararı yetkinlik beklentilerinin farklılaşıp farklılaşmadığı bağımsız örneklemler t-testi; sınıf düzeyi ve anne-baba eğitim düzeyleri arasında fark olup olmadığı ANOVA testiyle incelenmiştir. MSTCRÖ'nün alt boyutlarının KKYBÖ-KF'yi yordayıp yordamadığını incelemek için regresyon analizi yapılmıştır. Aile desteğinin MSTCRÖ'nün alt boyutları ile KKYBÖ puanları arasındaki ilişkiyi nasıl etkilediğini belirlemek amacıyla MSADÖ'den elde edilen puanlar regresyon modeline düzenleyici değişken olarak eklenmiştir. Bulgular, kadın lise öğrencilerinin daha yüksek kariyer kararı yetkinlik beklentisine sahip olduklarını göstermektedir. Dokuzuncu sınıf öğrencilerinin kariyer kararı yetkinlik beklentileri en yüksektir. Anne eğitim düzeyi üniversite olan öğrencilerin kariyer kararı yetkinlik beklentileri anne eğitim düzeyi ilkokul olan öğrencilerden daha yüksektir. Baba eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ayrıca öğrencilerin MSTCRÖ-Geleneksel puanları, KKYBÖ'yü negatif; MSTCRÖ-Eşitlikçi puanları, pozitif yönde yordamaktadır. Aile desteği MSTCRÖ-Geleneksel ile KKYBÖ arasındaki ilişkide düzenleyici etkiye sahip değilken, MSTCRÖ-Eşitlikçi ile KKYBÖ arasındaki ilişkide düzenleyici rol oynamaktadır. Bulgular, ilgili literatür kapsamında tartışılmış; araştırmacılara, alanda çalışanlara ve politika yapıcılara yönelik öneriler sunulmuştur.

Aile desteğiEğitim psikolojisiKarar verme+6
Elif Gök
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın mühendislerin kariyer sürecinin Habitus ve Dokuz Tip Mizaç Modeli bağlamında incelenmesi

Türkiye'nin ileri teknoloji alanlarında yetkinleşerek dünya ölçeğinde üreten bir ülke konumuna gelebilmesi için bu alanlarda çalışacak nitelikli insan gücüne sahip olması gerekliliği, birçok üst politika belgesinde yer almaktadır. Savunma, havacılık ve uzay teknolojileri alanı ise en ileri teknolojinin kullanıldığı alandır. Kadınların, ileri teknoloji alanlarında işgücüne katılım oranı sadece %1,58 ile sınırlıdır. Bu kadar önemli bir alanda, büyük oranda işgücü ihtiyacı varken nüfusun yarısını oluşturan kesimin, neredeyse hiç yer almaması Türkiye adına büyük bir insan kaynağı kaybı olarak görülmektedir. Kız öğrencilerin STEM alanlarına dair farkındalıklarını ve katılımlarını artırmaya yönelik eğitim uygulamalarının, öncelikli politika geliştirilmesi gereken alanların başında geldiği değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, savunma, havacılık ve uzay teknolojileri alanında çalışan kadın mühendislerin, STEM alanını seçerken, alanda eğitim alırken ve mezun olup alanda çalışırken deneyimledikleri kariyer sürecinin, habitus kavramı ve Dokuz Tip Mizaç Modeli bağlamında incelenmesidir. Çalışma sonucunda okul-aile-öğrenci ilişkilerini toplum-birey perspektifinde bütüncül bir şekilde ele alarak tüm tarafları sürece dahil edecek eğitim politikaları oluşturulmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasıyla yapılandırılmış olan çalışmadan elde edilen veriler, habitusun bireylerin kariyer tercihlerinde çok büyük rolü olduğunu, kişilik özelliklerinin ise bireyin içinde bulunduğu habitusu anlamlandırmasında önemli bir rolü olduğunu ortaya koymuştur. Ek olarak erkek ağırlıklı bir meslek olmasına rağmen, kadınların ilgileri ve becerileri doğrultusunda bilinçli olarak seçtikleri mühendislik mesleğinde başarılı ve mutlu oldukları görüşünü paylaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bilimsel geçerliliği ispatlanmış ölçme araçları ile ortaya konacak kişilik envanterlerinin; öğretmen ve velilere, öğrencilerin kariyer tercihlerine yardım etme noktasında, öğrencilere ise kendilerine dair farkındalıklarını artırarak mizaçlarına uygun meslek tercihinde bulunmalarına önemli bir katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

HabitusKadın mühendislerKariyer+3
Arzu Uzay
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilinçli farkındalık aile eğitim programının ebeveynlerin bilinçli farkındalıkları, yetkinlik algıları ve iletişim düzeyleri ile çocukların davranış sorunları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi dönem çocuklarının ebeveynlerine yönelik geliştirilen Bilinçli Farkındalık Aile Eğitim Programı'nın ebeveynlerin bilinçli farkındalıkları, yetkinlik algıları ve iletişim düzeyleri ile çocukların davranış sorunları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ili Keçiören ilçesindeki bağımsız anaokuluna devam eden 4-6 yaş arası çocuklar (38) ile çocukların ebeveynleri (38) oluşturmaktadır. Araştırmada, eğitim öncesi ve sonrası kontrol ve deney gruplarında ölçme yapılmasını gerektiren ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. İhtiyaç analizi çalışması yapılarak oluşturulan Bilinçli Farkındalık Aile Eğitim Programı toplamda 19 anneye haftada 1 kez olmak üzere 11 hafta boyunca uygulanmıştır. Programın etkililiğini değerlendirmek amacıyla oluşturulan kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Ebeveyn Yetkinlik Ölçeği, Ebeveynin Çocuğuyla İletişimi Ölçeği, Okulöncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeği ve ebeveynler ile ilgili demografik bilgileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 'Aile Bilgi Formu' ile davranış sorunları olan çocukların demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla 'Öğretmen Bilgi Formu' kullanılmıştır. Eğitim tamamlandıktan 1,5 ay sonrasında verilen eğitimin etkili olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla sadece deney grubuna kalıcılık testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde; Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve etki büyüklüğü analizleri kullanılmıştır. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, uygulanan Bilinçli Farkındalık Aile Eğitim Programı'nın ebeveynlerin bilinçli farkındalıkları, yetkinlik algıları ve iletişim düzeyleri ile çocukların davranış sorunları üzerinde olumlu yönde etkili olduğu ve bu etkilerin kalıcı olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Bilinçli farkındalık aile eğitim programı, okul öncesi, davranış sorunu, bilinçli farkındalık.

Aile eğitimiAlgıAna-baba+6
Esra Işık
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özgül öğrenme güçlüğü tanısı olan bir grubun belirti şiddeti, annelerinin ebeveynlik tarzlarına dair çocukların algıları, annelerin stresle başaçıkma, ebeveynlik yetkinliği ve ödev çatışması açısından, kontrol grubu ile karşılaştırılarak incelenmesi

Bu çalışmada; Özgül Öğrenme Güçlüğüne Özgü Stres, Ev-ödevi ve Ebeveynlik Yetkinliği Ölçeği (ÖÖG-SEY)'nin Türkçe'ye uyarlanması ve ÖÖB tanısı almış çocukların annelerinin stresle başa çıkma tarzları, çocukların ÖÖB belirti şiddeti ve çocukların, annelerinin çocuk yetiştirme tarzlarına ilişkin algıları ile ÖÖG-SEY'in alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiştir. Örneklem grubu olarak ÖÖB ve kontrol gruplarında 161 çocuk (80 ÖÖB grubu, 81 kontrol grubu) ve anneleri ile öğretmenlerine ulaşılmıştır. Araştırma verileri; Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ), Çocuk Yetiştirme Davranışları Ölçeği (s-EMBU- C) (Çocuk Formu), Özgül Öğrenme Güçlüğüne Özgü Stres, Ev-ödevi ve Ebeveynlik Yetkinliği Ölçeği (ÖÖG-SEY), Özgül Öğrenme Bozukluğu Belirti Tarama Listesi (MOYA) kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın bulguları Pearson Korelasyon ve Güvenirlik Analizleri, Tek Yönlü Varyans Analizleri (ANOVA), Çok Değişkenli Varyans Analizi (MANOVA), Bağımsız Gruplar İçin T Testi, Man Whitney U Testi uygulanarak elde edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; ÖÖG-SEY'in Türkçe formunun geçerlik ölçütlerini karşıladığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, ÖÖB tanısı alan çocukların annelerinin; duygu odaklı-etkisiz stresle başa çıkma tarzlarını daha fazla kullandıkları, ebeveynlik yetkinliklerinin daha düşük olduğu, çocuklarıyla daha fazla ev ödevi çatışması yaşadıkları, çocukları tarafından daha fazla karşılaştırmacı, reddedici, aşırı korumacı ve daha az duygusal anlamda sıcak algılandıkları bulunmuştur. ÖÖB tanısı alan çocukların annelerinin; stres düzeyleri ile duygu odaklı başa çıkma tarzları arasında ve ebeveynlik yetkinlikleri ile problem odaklı başa çıkma tarzları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca, ÖÖB tanısı alan çocukların annelerini reddedici algılama düzeyi ile anne-çocuk ev ödevi çatışma düzeyi arasında ve ÖÖB tanısı alan çocukların anneleri ile öğretmenlerinden alınan ÖÖB belirti şiddeti değerlendirmeleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Alanyazın çerçevesinde elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.

AnnelerEbeveyn-çocuk ilişkisiEv ödevi+7
Öznur Özyürek
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebelerin yeterlik ve yetkinliklerinin değerlendirilmesi: Nitel bir araştırma

Amaç: Bu araştırma ebelerin yeterlik/yeterlilik ve yetkinliklerini nitel bir araştırma ile değerlendirmek amacıyla yapıldı. Yöntem: Araştırmanın veri toplama aşamasında görüşme ve gözlem yönteminin kullanıldığı, iki aşamalı niteliksel bir çalışmadır. Araştırma Ekim 2018-Haziran 2019 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bakanlığı Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Acil Kampüsü'nde yapıldı. Veri toplamanın birinci aşamasında görüşme, ikinci aşamasında gözlem yöntemi uygulandır. Araştırmanın evreni, doğum salonunda çalışan 24 ebedir ve birinci aşamanın örneklemini 18 ebe, ikinci aşamanın örneklemini ise aynı ebelerin 14'ü oluşturdu. Birinci aşamada, ebelere "Ebe Tanıtım ve Görüşme Formu'nda" yer alan yarı yapılandırılmış sorular sorularak ses kaydı yapıldı (04-12 Ekim 2018). İkinci aşamada, "Ebelerin Yetkinlik Alanlarını Değerlendirme Formu" ve "Doğum Eyleminde Kullanılan Teknolojiyi Değerlendirme Formu" kullanılarak, her bir ebe beş gebe takibini gerçekleştirene kadar gözlendi (02 Ocak-14 Haziran 2019). Birinci aşamada MAXQDA 2018 Nitel Veri Analiz programı kullanılarak, betimsel ve içerik analizi yapıldı. İkinci aşamanın analizinde, "Ebelerin Yetkinlik Alanlarını Değerlendirme Formu" ile ebelerin yetkinlik alanları değerlendirildi,, her ebenin takip ettiği beş gebenin gözlemi excel tablosuna yazılarak, her tema, kategori ve alt kategoriler için toplam 165 puan üzerinden değerlendirme yapıldı ve her bir alt kategori 1 puan olarak hesaplandı. "Doğum Eyleminde Kullanılan Teknolojiyi Değerlendirme Formu" ile doğum eylemi süresince kullanılan teknoloji değerlendirildi, yetkinlik alanı ve kategoriye göre yapılan uygulamalar, her ebenin takip ettiği beş gebenin gözlemi excel tablosuna yazılarak hesaplandı ve her ebe yaptığı uygulamadan her bir gebe için bir, toplamda beş gebe için beş uygulama üzerinden değerlendirildi. Bulgular: Sekiz ebenin 30 yaş ve üzerinde, bir ebenin yüksek lisans, sekiz ebenin lisans, bir ebenin ön lisans ve sekiz ebenin lise mezunu olduğu, altı ebenin ebelik eğitimi dışında eğitim aldığı, altı ebenin 16 yıl ve üzerinde meslekte ve sekiz ebenin 6-8 aydır doğumhanede çalıştığı belirlendi. Nitel verilerin analizi sonucu 9 tema, 27 kategori, 61 kod ve bu kodlara ait toplam 503 kod sayısı oluşturuldu. Ebelerin, ebelikte yeterlilik kavramını uygun şekilde tanımladıkları, yetkinlik kavramını tanımlamada, kendi yetkinliklerinin farkında olma ve uygulamada kullanma açısından yeterli tanımlama yapmadıkları, yetkinlik alanlarına dair açıklamalarının ICM ve EUÇEP'in belirlediği yetkinlik alanlarıyla orantılı olduğu belirlendi. Eğitime, tecrübeye bağlı yeterlilik ve yeterli hissettiklerinde mesleki doyum ve özgüven kazanacakları, doğum eyleminde yüksek teknoloji olarak elektronik fetal monitörizasyonu, düşük teknoloji olarak indüksiyon için dosiflow kullandıkları belirlendi. Sonuç: Ebelerin, ebelikte yetkinlik kavramını tanımlamada, kendi yetkinliklerinin farkında olma ve yetkinliklerini uygulamada kullanma konusunda yeterli açıklama yapmadıkları, yetkinlik alanlarına dair açıklamalarında araştırma ve toplum sağlığı hizmetlerinin yer almadığı belirlendi. Teknolojinin zayıflattığı yetkinlikler temasında ebelerin belirttiği iletişim engeli, kadından uzaklaşma, başka işlerle ilgilenme gibi düşünceleri ile uygulamada gösterdikleri davranışların birbiriyle paralellik gösterdiği belirlendi.

Doğal doğumDoğumEbeler+6
Melek Balçık Çolak
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessDE

The assessment of the vocational competency of pr professionals

Competence orientation in education and employment is becoming increasingly important. As causes, inter alia, international developments are to be mentioned. The construct "competence" is referred to the field of Public Relations to contribute to the professionalization by integrating the competence orientation. Job-specific frame conditions, existing subject-specific developments and relevant findings of psychology, education and vocational science are taken into account in order to elaborate a specific competency profile for PR- Professionals, which can be applied flexibly to the changing and differentiating vocational field of Public Relations. A basis is provided by an analysis of the expectations towards PR-professionals which is constituted from the perspectives of economic, PR practitioners and lecturers, as well as career models and PR-specific vocational roles and the current state of competence orientation in the field of Public Relations is illustrated. Based on this competence categories are developed and a fundamental profile is generated. A self-assessment and an assessment by others is enabled by a record sheet which is derived by the competency categories. The differentiation of the competencies is realized in order to enable a practical application, despite diverse and barely defined professional profiles. As a result, the benefit of competence orientation that occurs in a vocational and educational context for the field of Public Relations is transpired.

Canan Liedtke
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mentorluk yetkinliğini değerlendirme ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi

Metodolojik çalışma, Fleming ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği'ni (Mentoring Competency Assesment-MCA) Türkçe'ye uyarlamak üzere geçerlik ve güvenirliğini test etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'ne bağlı olan tüm fakülte ve yüksekokullarda görev yapan 161 danışan ve 165 mentor ile yüzyüze görüşülerek Kasım 2015-Kasım 2016 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veriler, Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği (Özdeğerlendirme ve Danışanın Değerlendirmesi) kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin geçerliğinin değerlendirmesinde dil geçerliliği, kapsam geçerliliği, yapı geçerliği ve güvenirliğin değerlendirmesinde ise iç tutarlılık ve test-tekrar test analizi kullanılmıştır. Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği' nin dil geçerliği için Türkçe'ye çevirisi ve geri çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında 11 uzmanın görüşüne başvurulmuştur. Kapsam Geçerlik İndeksi danışan formu için .82, mentor formu için .84 bulunmuştur. Yapı geçerliğinin sağlanmasında Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Yapılan bu analizde Mentorun Özdeğerlendirmesi Formu'nda uyum indeksleri, χ2=549.18, X2/sd= 1.93, RMSEA=0.075, CFI=0.95, NNFI=0.94 ve NFI=0.91 ve Danışanın Mentorunu Değerlendirmesi Formu'nda ise χ2=621.56, X2/sd=2.19, RMSEA=0.086, CFI=0.98, NNFI=0.99 ve NFI=0.97 olarak bulunmuştur. Güvenirliğin sağlanmasında ölçeğin genelinin Cronbach α güvenirlik katsayısı danışan formu için .92, mentor formu için ise .98 olarak bulunmuştur. Ölçeğin zamana göre değişmezliğini değerlendirmek için iki-üç hafta ara ile yapılan test-tekrar test analizinde Intra Class Korelasyon katsayısına bakılmıştır. Bu analize göre yüksek düzeyde, pozitif, anlamlı bir uyum olduğu belirlenmiştir (r=.97, p=0.0001). Sonuç olarak, "Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği", orijinal ölçekle benzer bir yapıya sahip ve Türk Toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır.

Güvenilirlik ve geçerlilikKoçlukMentorluk+2
Hatice Çamveren
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Toplum 5.0 açısından yaşanan gelişmelerin yeni mesleklere ve iş alanlarına etkisinin incelenmesi: Mersin Üniversitesi örneği

Toplum 5.0, dijitalleşmede yaşanan hızlı gelişmelerin etkileriyle akıllı teknolojilerin kullanımını önemseyen bir strateji olarak görülmektedir. Bu yönüyle Toplum 5.0, yapay zekâ ve akıllı robotların toplumda yer edindiği Süper Akıllı Toplum modeli olarak da bilinmektedir. Japonya tarafından ortaya konan Toplum 5.0'ın odağında toplumun teknolojik gelişmelere karşı olmadan teknolojinin insana fayda sağlaması yer almaktadır. Toplum 5.0 açısından yaşanan gelişmeler Dördüncü Endüstri Devrimi'nin teknolojileri üzerine inşa edilmektedir. Toplum 5.0 ile ilgili gelişmelerin yeni meslekler ve iş alanları üzerindeki etkisinde teknoloji önemli bir yere sahiptir. Bu bağlamda bireylerin yeni mesleklere ve iş alanlarına adapte olabilmesi için bireylerin yetkinliğini geliştirebilmesi değerli hale gelmiştir. Bu tez çalışması teorik ve uygulama olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın teorik bölümünde Toplum 5.0 kavramı detaylı olarak incelenmiş olup, Toplum 5.0 açısından yaşanan gelişmeler doğrultusunda yeni meslekler ve iş alanları ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde ise Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü lisans öğrencilerinin Toplum 5.0 kavramına farkındalıklarını sağlamak ve Toplum 5.0 açısından yaşanan gelişmelere yönelik bilgi ve bilinç düzeylerini ölçmek amacıyla yüz yüze anket tekniği uygulanmıştır. Ayrıca Toplum 5.0 açısından yaşanan gelişmelerin yeni mesleklere ve iş alanlarına olan etkisinin incelenmesinde öğrencilerin bakış açıları tespit edilmeye çalışılmıştır.Tez çalışmasında yapılan analizlerde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır.

Akıllı toplumSayısallaştırmaTeknoloji+4
Gülşah Yılmaz
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin hayat boyu öğrenme becerilerinin güncellenmiş anahtar yetkinlikler bağlamında incelenmesi

Değişim çağında, bilgide meydana gelen hızlı değişimler bireylerde kişisel ve mesleki alanda kendilerini sürekli geliştirme, değişime ayak uydurma ve yenilikleri yakalayabilme ihtiyacını oluşturmuştur. Bu yeniliklerin eğitim alanına yansıması bireyler için hayat boyu öğrenme kavramını ortaya çıkarmıştır. Şüphesiz eğitim-öğretimin en önemli paydaşlarından olan öğretmenlerin de hayat boyu öğrenme becerilerine sahip olmaları, bireyleri çağın yeniliklerine hazırlamak üzere hayat boyu öğrenen nesiller yetiştirmek açısından son derece önemlidir. Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin hayat boyu öğrenme becerilerinin ne düzeyde olduğunun ve bu beceri düzeylerinin çeşitli değişkenler (yaş, cinsiyet, branş, öğrenim durumu, mesleki kıdem) açısından güncellenmiş anahtar yetkinlikler bağlamında incelenmesidir. Betimsel tarama modelinde olan araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Hayat Boyu Öğrenme Güncellenmiş Anahtar Yetkinlikler Ölçeğinin öğretmenlere uygulanması ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında Niğde İlinde görev yapan öğretmenler arasından uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş olan 246 öğretmenden oluşmaktadır. Hayat Boyu Öğrenme Güncellenmiş Anahtar Yetkinlikler Ölçeğinden elde edilen veriler IBM-SPSS 25 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normalliği Kolmogorov-Simirnov testi ile kontrol edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermediği için veri analizinde Mann-Whitney U ve Kruskall-Wallis H testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin hayat boyu öğrenme becerilerine ilişkin algıları yüksek düzeydedir. Öğretmenlerin hayat boyu öğrenme becerilerine ilişkin algı düzeyleri yaş, cinsiyet, mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermezken, branş ve öğrenim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir.

Anahtar yeterliklerYaşam boyu öğrenmeYetkinlik+3
Ümmühan Akkaya Tatlıdil
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dillerde iletişim yetkinliğinin öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmesi

Dil, düşüncelerimizi, duygularımızı ve fikirlerimizi başkalarına iletmemizi sağlayan güçlü bir araçtır. Yabancı dilde iletişim yetkinliği küreselleşen dünyamızda önemi giderek artan önemli bir beceridir. Bu nedenle, öğretmenlerin yabancı dillerde iletişim yetkinliğini nasıl gördüklerini anlamak çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dillerde iletişim yetkinliğinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri bağlamında ele almaktadır. Araştırmanın genel amacı 2018 yılı Hayat Bilgisi dersi öğretim programında yer alan yetkinlikler bölümündeki "yabancı dillerde iletişim" yetkinlik alanının sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi olarak öne çıkmaktadır. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmenlerinin yabancı dillerde iletişim yetkinliğinin kazandırılmasının farkındalığı ve sınıf içi uygulamaları değerlendirilmektedir. Bu araştırma neticesinde öğrencilerin yabancı dillerde iletişim yetkinliğini kazanmasına ilişkin öğretmen görüşleri alınarak, öğrencilere bu yetkinliği daha iyi nasıl ve ne şekilde kazandırılmasıyla ilgili öneriler ve eksikler saptanarak literatüre katkı sunulacağı düşünülmektedir. Ayrıca, araştırma sonuçlarının öğretmenlere, öğrencilere, velilere ve konuya ilişkin diğer kişilere yardımcı olacağı umut edilmektedir. Araştırma Niğde il merkezindeki bulunan yedi farklı ilkokulda görev yapan sınıf öğretmenleriyle sınırlı tutulmaktadır. Araştırma sınıf öğretmenlerinin ders uygulamaları, yabancı dillerde iletişim yetkinliği açısından incelenmiştir. Bu bağlamda, araştırmada nitel araştırma modelinden olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dillerde İletişim Yetkinliği, İlkokul, Sınıf Öğretmenleri

Dil yetkinliğiDilsel iletişimSınıf öğretmenleri+7
Mavluda Shukurıllayeva
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ders uygulamalarının dijital yetkinlik açısından incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin ders uygulamalarının dijital yetkinlik açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması ile yürütülmüştür. Çalışma grubunun belirlenmesinde ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kayseri ilinin Kocasinan ilçesine bağlı devlet okullarında görev yapan 78 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler ise içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği teknoloji kullanımı olarak tanımladıkları ve dijital yetkinliğin iş ve günlük yaşamda pratik fayda sağladığı düşüncesinde oldukları görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği öğretim programlarının en çok öğrenme öğretme süreci (eğitim durumları) ögesi ile ilişkilendirdikleri, derste en çok kullandıkları teknolojik aracın akıllı tahta olduğu ve en çok kullandıkları dijital eğitim platformunun Eğitim Bilişim Ağı (EBA) olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon çalışmalarını çoğunlukla öğretimi gerçekleştirme amacıyla yaptıkları ve dijital yetkinliği kazandırma çalışmalarının çoğunlukla teknoloji kullanma ve kullandırmaya yönelik çalışmalar şeklinde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği en çok bilgiye erişim ve yönetim becerileri ile ilişkilendirdikleri ve dijital yetkinlik beceri çalışmalarını çoğunlukla teknolojik araç kullanımıyla gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Dijital içerik üretmeyen sınıf öğretmenlerinin dijital içerik üreten sınıf öğretmenlerinden daha çok olduğu görülmüştür. İçerik üretmeyenlerin hazır içerik kullandığı; içerik üretenlerin ise çoğunlukla slayt/sunum hazırladığı tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği en çok matematik dersi doğal sayılar konusunda geliştirdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital Yetkinlik, Anahtar Yetkinlikler, Öğretmen Yeterlilikleri, Sınıf Öğretmeni, Durum Çalışması

Dijital eğitimDijital öğretmenlikSayısal yeterlikler+7
Zeliha Alptekin
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel yetkinlik ve yönetici nezaketsizliğinin psikolojik çıktılar üzerindeki etkileri: Sosyal ortamda gelişmeleri kaçırma korkusunun düzenleyici rolü

Çalışan psikolojinin önemli bir bileşen olduğu en zorlu mesleklerden biri olan itfaiye çalışanlarının işlerini etkili bir şekilde yapmasında yöneticilerin davranışları kadar bireysel, takım ve örgütsel yetkinlikler de hayati bir işleve sahiptir. İtfaiye çalışanları açısından strese neden olan faktörlerden biri olan yönetici nezaketsizliğinin olumsuz yanlarını azaltmaya ve özellikle mesleğin zorlu yanları açısından bir dönüşümü ve sürdürülebilirliği destekleyecek örgütsel yetkinliklerin geliştirilmesinde yol gösterici çalışmalara gereksinim vardır. Fakat itfaiye teşkilatlarında sürdürülebilir afet yönetimine temel olacak örgütsel yetkinlik konusunda yeterli sayıda araştırmaya rastlanmamaktadır. Literatürdeki bulgu eksikliğini gidermeye odaklanan araştırmanın amacı, örgütsel yetkinlik ve yönetici nezaketsizliğinin psikolojik çıktılar üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve bu değişkenler arasındaki ilişkilerde sosyal ortamdaki gelişmeleri kaçırma korkusunun düzenleyici rolü oynayıp oynamadığını belirlemektir. Araştırmanın örneklemini TRB1 bölgesi kapsamında olan illerdeki(Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli) itfaiye teşkilatı çalışanları oluşturmaktadır (n=591). Araştırmada veriler Ahn ve Kim (2013), Yoon ve Choi (2018) ve Elbaz vd. (2018) çalışmalarından yararlanılarak bizzat araştırmacılarca geliştirilen örgütsel yetkinlik ölçeği, Cortina ve arkadaşlarının (2001) geliştirdiği yönetici nezaketsizliği ölçeği, psikolojik çıktılar olarak Diener ve diğerlerinin (2009) gelişme ölçeği, Diener ve arkadaşlarının (1985) yaşam memnuniyeti ölçeği, Lyubomirsky ve Lepper'in (1999) genel mutluluk ölçeği ve Przybylski ve arkadaşlarının (2013) sosyal ortamda gelişmeleri kaçırma korkusu ölçeklerini kapsayan bir anket formuyla toplanmıştır. Araştırmanın model ve hipotezlerini test etmek için önce ölçüm modeli geliştirilmiş ve daha sonra Aiken ve West (1991) tarafından önerilen hiyerarşik regresyon prosedürü ve modeldeki etkileşim terimlerinin etkilerini doğrulamak için Dawson'ın (2014) simple slope analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre örgütsel yetkinliğin psikolojik çıktıların boyutları olan gelişme, yaşam memnuniyeti ve genel mutluluğu üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca sosyal ortamda gelişmeleri kaçırma korkusunun, örgütsel yetkinlik ile psikolojik çıktıların boyutları olan gelişme, yaşam memnuniyeti ve genel mutluluk arasındaki ilişkilerde düzenleyici etkiye sahip olduğu gözlenmiştir. Öte yandan bulgulara göre yönetici nezaketsizliğinin psikolojik çıktılardan gelişme, yaşam memnuniyeti ve genel mutluluğu üzerinde negatif ve anlamlı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten sosyal ortamda gelişmeleri kaçırma korkusunun sadece yönetici nezaketsizliği ile psikolojik çıktılardan genel mutluluk arasındaki ilişkide düzenleyici rolü oynadığı belirlenmiştir. Buna karşın sosyal ortamda gelişmeleri kaçırma korkusunun yönetici nezaketsizliği ile psikolojik çıktılardan gelişme ve yaşam memnuniyeti arasındaki ilişkilerde düzenleyici rolü oynamadığı ortaya konmuştur. Son olarak bu araştırmanın bazı sınırlılıklarına yer verilmiş, bu çalışmanın bulgularından bazı çıkarımlar yapılarak itfaiye teşkilatı çalışanlarına ve yöneticilere yönelik bazı öneriler sunulmuş ve gelecekte konu ile ilgili araştırmacılara yönelik bazı önerilere yer verilmiştir.

Gelişmeleri kaçırma korkusuPsikolojik etkiSosyal medya+5
Tugay Öney
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects