Family law

109 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda evlenme engeli olarak sıhriyet ve hukuki sonuçları

Bu çalışmada, İslâm hukukunda evlenme engeli olarak sıhriyet incelenmiştir. Tez, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Girişte, konun yazılış amacı, konunun yazılmasındaki yöntem, konuyla ilgili yapılmış çalışmalar, evlilik kavramı ve evliliğin tarihçesi aktarılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde "İslâm hukukunda evlenme engelleri", ikinci bölümde "İslâm hukukunda evlenme engeli olarak sıhriyet", üçüncü bölümde ise "sıhriyet sebebiyle ortaya çıkan sonuçlar" incelenmiştir. Konular işlenirken ilk olarak kavramların İslâm hukukunda hangi anlama geldiği, oluşan bu mana farklılığının konuya etkisi, elde edilen hükmün doğurduğu toplumsal sonuçlar ele alınmıştır. Çalışmamızda konular incelenirken mezheplerin temel kaynakları üzerinde durulup bu mezheplerin hükümleri ve bu hükümlerin delilleri zikredilip değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında sıhriyeti oluşturan etkenlerin neticeleri üzerinde durulmuş ve vardığımız neticeyi belirterek çalışma tamamlanmıştır.

Aile hukuku
Tuncay Sezgin
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çiftlerin boşanma deneyimleri üzerinden aile arabuluculuğu ve boşanma danışmanlığı ihtiyaçlarının değerlendirilmesi: ankara ili örneği

Aile, birçok farklılığı bir arada barındıran çok sistemli bir oluşumdur. Bu sistemlerin etkileşiminde meydana gelen sorun ve uyuşmazlıklar, uygun biçimde çözülemediği takdirde çiftlerin boşanma kararı almalarına sebep olabilmektedir. Çözülmemiş sorun ve uyuşmazlıklar, tarafların maddi ve manevi açıdan yorulup yıpranması ve aralarındaki iletişimin bozulması gibi pek çok sorunu yaratarak boşanma sürecinin de çekişmeli geçmesine neden olabilmektedir. Dolayısıyla boşanma sürecindeki çiftlerin, boşanma danışmanlığı ve/veya aile arabuluculuğu hizmetlerinden yararlanmalarının destekleyici olacağı düşünülmektedir. Bu amaçla gerçekleştirilen bu araştırmada, evlilik birliği temelden sarsılmış boşanma sürecindeki çiftlerin deneyimleri, ihtiyaçları ve sorunları belirlenerek, aile arabuluculuğu ve/veya boşanma danışmanlığı uygulamalarına duyulan gereksinimleri değerlendirilmiştir. Araştırmada, bir nitel araştırma yöntemi olan fenomolojik modelden yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında Ankara'da yaşayan ve Ankara Adliyesi Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'ne hakkında Sosyal İnceleme Raporu hazırlanılması talebinde bulunulmuş, 11 kadın ve 9 erkek katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sürecinde MAXQDA Analytics Pro 2024 programı kullanılmış ve veriler üzerine yapılan tematik analizlerin sonucunda, "Evlilik Süreci" ve "Boşanma Süreci" olmak üzere iki ana tema oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında, evlilik birliğinde yaşanan sorunların çözümlenmemesine bağlı olarak boşanma sürecinde hem bu sorunların devam ettiği hem de yeni sorunların oluşmasına zemin hazırladığı, karşılaşılan sorunların hem taraflara hem de çocuklara yönelik olumsuz etkilerinin olduğu görülmüştür. Mevcut sorunların çözümü noktasında tarafların evlilik birlikteliklerinde ve boşanma sürecinde profesyonel bir destek bulamadıkları, hukuki ve psikososyal açılardan desteğe gereksinim duydukları fakat gereksinime yönelik ücretsiz hizmetlerin sunulmadığı ve katılımcıların hizmet sınırlılığından yakındıkları görülmüştür. Bu alanda yapılan çalışmaların sınırlı sayıda olduğu göz önünde bulundurulduğunda araştırmadan elde edilen verilerin literatüre katkı sağlayacağı, boşanma sürecine yönelik hizmetlerin ve sosyal politikaların güçlendirilmesi hedef alınarak oluşturulan önerilerin yararlı olacağı düşünülmektedir.

AileAile birliğiAile hukuku+7
Ceren Koç
Hacettepe University
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve Azerbaycan Aile Hukukunda evliliğin geçersizliği

Bu çalışmada, evliliğin geçersizliğinin maddi, usul ve yasal yönleri hem pratik hem teorik yönden ele alınmıştır.Evliliğin geçersizliği olumsuz bir hukuki ve toplumsal olgudur. Evliliğin iptali durumlarında ve hükümsüzlük sonuçları çözünürlükte belirsizlikler vardır. Araştırmanın amacı, geçersiz bir evliliğin varlığı ve varlığı ile bağlantılı olarak ortaya çıkan toplumsal ilişkilerin yanı sıra geçersiz kabul edilmesi ve sonuçların uygulanmasıdır. Çalışmanın konusu, Türk ve Azerbaycan hukukunda evliliğin geçersizliği üzerine Kanundaki düzenlemeler; evliliğin geçersizliğinin yasal düzenlemesine ilişkin bilimsel doktrin; evliliğin geçersizliği ile ilgili normların uygulanması için adli uygulamalardır.Araştırma konusunun bilimsel detaylandırılma derecesi, evliliğin geçersizliği sorunlarının kapsamlı bir monografik incelemesi ve geçersizliğin sonuçlarının yeni bir aile ve medeni hukuk mevzuatı temelinde uygulanması gerçekleştirilmesidir.Yukarıda belirtilenler, mevcut mevzuatı, modern doktrini ve toplum ve devletin gelişmesinin mevcut safhasını göz önüne alarak, evliliğin geçersizliği sorunlarını analiz ederek, geçersiz bir evliliğin varlığıyla bağlantılı olarak ortaya çıkan ilişkilerle ilgili sorunları tanımlama ve çözme, geçersiz saymayı kabul etme ve geçersizliğin sonuçlarının uygulanmasına yönelik bir yaklaşım ireli sürülmektedir. Tezin metodolojik temeli, genel bilimsel ve özel bilimsel araştırma yöntemleri ile yapılmıştır: diyalektik sosyal ve hukuki olguları bilme yöntemi, tarihsel ve hukuksal yöntemler ve karşılaştırmalı hukuk, karmaşık araştırma, hukuk sistemi analizi vb. yöntemlerden de yararlanmıştır. Bu yöntemler, evliliğin geçersizliği kurumunun gelişiminde genel eğilimleri keşfetmeyi ve yasal düzenlemenin özelliklerini ortaya koymayı mümkün kılmıştır. Entegre yaklaşım karışık bir hukuk fenomeni olarak evlilik geçersizliği konusundaki birleşik bir kavramın geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Araştırmanın teorik temelleri, birçok akademik çalışmalarda ortaya konulan evlilikle ilgili sorunların bilimsel deneyimi ve genel hukuk teorisi hükümleridir. Aynı zamanda yapılan çalışmada aile mevzuatının iyileştirilmesine ilişkin tavsiyeler temel alınarak belirli öneriler geliştirilmiştir.

Aile hukukuAzerbaycan hukukuEvlilik+1
Aynur Gulıyeva
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kadri Paşa'nın (Ö. 1888) el-Ahkâmü'ş-şer'iyye'si ile Hukûk-ı Aile Kararnâmesi'nin nikâh bölümü çerçevesinde mukayesesi

Bu çalışma, 19. yüzyıl Mısır'ında kanunlaştırma alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve bürokratik olarak önemli vazifelerde bulunan Muhammed Kadri Paşa'nın (ö. 1888) İslâm aile hukuku alanında ilk kanunlaştırma teşebbüsü olan el-Ahkâmü'ş-şer'iyye fî'l-ahvâli'ş-şahsiyye (AŞ) adlı eseri ile Osmanlı Devleti'nde Tanzimat sonrasındaki kanunlaştırma faaliyetlerinin son halkası sayılan ve İslâm aile hukukunda ilk kanun metni kabul edilen 1917 tarihli Hukûk-ı Âile Kararnâmesi'nin (HAK) mukayesesi üzerine binâ edilmiştir. Mezkûr iki metnin, aile hukuku konularını içermesi ve muhtevalarının kapsamlı olması hasebiyle söz konusu mukayese, "nikâh" bahsi özelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; önce 19. yüzyılda Mısır'daki kanunlaştırma hareketlerinin oluşumunu etkileyen faktörler, AŞ'nin müellifi Muhammed Kadri Paşa ve zikredilen eseri hakkında bilgi verilmiştir. Ardından mukayeseye konu olan HAK'nin içeriğinden ve özelliklerinden bahsedilmiştir. Bölüm sonunda ise yazıldıkları dönem, metot, sistematik yapı ve muhteva açısından bu iki metnin karşılaştırması yapılmıştır. Çalışmanın esasını oluşturan ikinci bölümde; Kadri Paşa'nın nikâh bölümünde yer verdiği konular çerçevesinde AŞ ve HAK'de mukayeseye uygun maddeler tespit edilerek bunların ayrıntılı değerlendirmesi yapılmıştır. Bölüm içerisinde yer alan başlıklarda konuyla ilgili giriş bilgileri verildikten sonra ayrıntılı karşılaştırma tabloları sunulmuş, devamında ise söz konusu metinlerdeki maddelerin mukayese ve değerlendirmeleri bu tablolardan hareketle gerçekleştirilmiştir.

19. yüzyılAile hukukuEl-Ahkamü’ş-şer‘iyye+7
Ayşe Betül Yılmaz
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fas aile hukukunda boşanma ve şikâk

XX. Yüzyılda Fas'ın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte aile hukuku alanında kanunlaştırma faaliyeti başlamıştır. İlk olarak 1957 yılında Mâlikî mezhebinin hükümleri kanun formunda düzenlenerek Müdevvenetü'l ahvâli'ş-şahsiyye ismi ile bir aile kanunu hazırlanmıştır. Ancak bu kanun halkın beklentilerini karşılamayınca 2004 yılında yeni aile kanunu olan Müdevvenetü'l-üsra yürürlüğe girmiştir. Müdevvenetü'l-üsra'da aile hukukuna ilişkin konularda kadın ve erkeklerin eşitliğini esas alan bir dizi değişiklik yapılmıştır. Cinsiyet eşitsizliğinin açık bir şekilde görülmesi sebebiyle en çok tartışılan mesele boşanma olmuştur. Bu hususta kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla Müdevvenetü'l-üsra'ya boşanmayla ilgili bir dizi yenilik yapılmakla birlikte iki yeni boşanma türü daha eklenmiştir. Söz konusu yeni boşanma türlerinden biri olan şikâk, kadınlara herhangi bir sebep göstermeden kolay bir şekilde boşanma imkânı tanımıştır. Başlangıçta kadınlara yönelik olarak getirilen bu boşanma türü, prosedür ve bazı haklar edinilmesi bakımından da avantaj sağlaması nedeniyle erkekler tarafından da çokça başvurulan bir tür olmuş ve Fas'ta boşanmanın seyrini değiştirmiştir. Bu yeniliklerin hem Mâliki mezhebi'nin hükümleri hem de evrensel ilkeler ışığında yapıldığı ifade edilse de klasik yorumların dışına çıkılmış ve İslâmın hükümlerine aykırı hükümler verilmiştir.

Aile hukukuBoşanmaKadın-erkek eşitliği+2
Elif Evdüzen
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan aile hukukunda muhâlea uygulaması

Pakistan'da evlenme, boşanma ve velayet gibi aile hukukunun belirli alanlarında İslam hukukunun hükümleri uygulanmaktadır. Ülkede mer'i bulunan boşanma kanununun uygulanmasındaki aksaklıklar ve tefrik haklarının sınırlı olması, kadınların boşanmaları konusunda mağduriyetlere sebep olmuştur. Bu mağduriyetlerin giderilerek kadınların boşanma haklarının genişletilmesi amacıyla muhâleaya başvurulmuştur. Ancak muhâleanın klasik uygulamasında evlilik tarafların anlaşmasıyla sonlandırılırken Pakistan'da bu işlem yargı yoluyla yapılmaktadır. Yani evlilik kadının talebi üzerine koca rızasına bakılmaksızın mahkeme tarafından sonlandırılmaktadır. Literatürde "Yargı Yoluyla Muhâlea" olarak adlandırılan bu işlemin şer'î meşruiyeti önemli tartışma konularından birisini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu uygulamanın gelişimi ve meşruiyeti hakkındaki tartışmalar ele alınmaktadır.

Aile hukukuAnlaşarak boşanmaKazai boşanma+1
Muhammed Murat Yılmaz
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

10 numaralı Uşak Şer'iye Sicili'ne göre 1923-1924 yıllarında Uşak'ta aile hayatı

Osmanlı toplumunun siyasi, sosyal, iktisadi ve kültürel özelliklerini ihtiva eden Şer'iyye Sicilleri Osmanlı tarihinin en önemli kaynakları arasındadır. Şer'iyye Sicilleri 15. asırdan başlayarak 20. asrın ilk çeyreğine kadar uzun bir zaman dilimini ihtiva etmektedir. Bu bakımdan siciller, Osmanlı toplum yapısının anlaşılması ve araştırılmasında önemli kaynaklardandır.Bu çalışmanın amacı 10 numaralı Uşak Şer'iyye Sicilinin ışığında 1923-1924 yıllarında Uşak'ta aile hayatını incelemek ve yorumlamaktır. Çalışmanın ana kaynağını teşkil eden 10 numaralı Uşak Şer'iyye Sicili 203 sayfadan oluşmakta olup 1923-1924 tarihlerini kapsamaktadır. Sicil, aile hukuku ile ilgili mahkeme kayıtlarından oluşmaktadır.Tez beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, 10 numaralı Uşak Şer'iyye Sicilinin tanıtımı ve şer'iyye sicillerinin içeriğinden bahsedilmektedir. Birinci bölümde, Şer'iyye sicillerinden ve Osmanlı Devleti'nin hukuki yapısından bahsedilmektedir. İkinci bölümde, Osmanlı toplumunun aile yapısından bahsedilmektedir. Üçüncü bölümde, İncelenen sicil ışığında 1923-1924 yılında Uşak'ta aile hayatından bahsedilmektedir. Dördüncü bölümde ise Uşak ailesinin gündelik yaşamından bahsedilmektedir. Son bölümde ise, İncelenen sicildeki belgelerin özetleri yer almaktadır.

20. yüzyılAile hayatıAile hukuku+2
Serhat Bal
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Şeyh Abdurrahman Eş-Şâvirî ve Nehcu'n-Necâh Fi Âhkâmi'n-Nikâh adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesi

Aile toplumun temelidir ve nikâh akdi ile kurulan bir kurumdur. Her toplumun ve hukuk sisteminin bir aile anlayışı vardır. Biz bu çalışmamızda Güneydoğulu bir âlim olan Şeyh Abdurrahman eş-Şâviri?nin hayatı, ilmi şahsiyeti ve İslam aile hukukunda evlenme ile ilgili konuların yer aldığı ?Nehcu?n-necâh fi âhkâmî?n-nikâh? isimli eserin ilmi kritiğini yapmaya çalıştık.Ayrıca çalışmamızda eş-Şâvirî?nin eserinde yer alan nikâhla ilgli nikâh akdinde kullanılan lafızlar, küçüklerin evlendirilmesi, evlilikte denklik ve evlenmede velâyet gibi bazı önemli konuların günümüz açısından bir değerlendirmesini yaptık.

Aile hukukuNikahİslam Hukuku+1
Sabit Sabuncu
Şırnak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türklerde töre: Ortaya çıkışı, yayılımı ve uygulamaları

Dünya üzerinde tarih boyunca yer teşkil etmiş tüm medeniyetlerde olduğu üzere, Eski Türklerde kendi hukuk kurallarını meydana getirmişlerdi. Hukuku oluşturan ve şekillendiren yegâne temel unsur, içinden çıktığı toplumun kültürel anlayışı ile şekillendirilen ve toplumsal sorunlarına çözüm sağlamaya yönelik oluşturulan düzenlemelerdir. Bu düzenlemelere Eski Türk toplumunda töre denilmektedir. Töre, Türk toplumunun kimliği ve kültürel algısı ile mayalanmış, Avrasya'nın zor coğrafyasında göçebe hayatı ile şekillenmiş bir sözlü hukuktur. Töre, Türk toplumunda meydana gelen anlaşmazlıkları çözüm getiren, suç teşkil eden eylemleri belirleyen ve bunlara gereken cezaları bildiren teamülleri de içinde barındırmaktaydı. Zina, hırsızlık, gasp, insan hayatına suikast etmek, iftira, vatana ihanet, çocuk istismarcılığı gibi suçlara karşı gereken cezaları içermesi yönüyle bir ceza hukuku özelliğini taşımaktadır. Toplumsal refahı sağlamak amacıyla yaptırımları katı ve ibretlik olduğundan, Türk toplumunda suç oranı çok düşüktü. Töre, sadece bir ceza kanunlarını değil, idarî konularda da hükümler içermekteydi. Hiyerarşik yapı, orun ve ülüş sisteminin belirlenmesi, kağanlık kurumu ve savaş hukuku gibi konularda etkindi. İdari konulardaki kanunları bir meclis olan kurultayda belirlenmekteydi ve ilgili maddelerin değiştirilmesi ancak kurultay kapsamında yapılmaktaydı. Töre, kağanların keyfi yönetimini de engellemekteydi. Aşırıya kaçan ve keyfi bir yönetim gerçekleştiren kağanlar, töreye uymadıkları gerekçesi ile tahttan indirilebilmekteydiler. Töre, toplumsal hayatı ilgilendiren konuları da kapsamaktaydı. Doğum törenleri, ad veya lakap alma, evlatlık edinme usulleri, evlilik törenleri, görgü kuralları, misafir konuk etme adabı, cenaze törenleri ve miras paylaşımı gibi konularda teamülleri ile bir aile hukuku idi.

Aile hukukuBozkır kültürüCeza+7
Hasan Göktürk Erdoğan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm aile hukukunda câriye

Köle, özgür olmayan, mal gibi alınan satılan, bir efendiye bağlı, hukukî, iktisadi, sosyal bakımlardan hürlerden daha aşağı statüde olan kimse şeklinde tarif edilir. Köle hem erkek hem kadın köle için kullanırken kadın köle, özel olarak 'câriye' kelimesi ile ifade edilir. Köle anlamında abd, rakâbe, meleket eymân, feteyat, eme, aniî, hâdim, ğulam, kınn, memluk, odalık kelimeleri de kullanılır. Kölelik, kişiyi mal edinme, herhangi bir akit yapma, bir sorumluluğu alma, evlenme gibi birçok yönden mahrum bırakan bir durumdur. Kölelik müessesesi insanlık tarihi boyunca farklı şekillerde var olduğu bilinmektedir. İslâm geldiğinde de kölelik var olan bir kurumdu. İslâm'ın kölelik ve câriyelik konusunda ortaya koyduğu hükümleri anlamak için bazı büyük medeniyetlerde ve semavi dinlerde köleliğin tarihi seyrini ve uygulamasının nasıl yapıldığını bilmenin faydalı olacağını düşündüğümüz için Mısır, Roma, Çin, Hint, Yunan gibi medeniyetlerinde kölelik uygulaması, kölelerin hukukî statüsü ve kölelik sebepleri gibi konuları inceleyip İslâm'ın bu konulardaki yaklaşımını ele aldık. Bu konu hakkında bilgi verdikten sonra İslâm hukukunda câriyelerin evliliği ve boşanması ile ilgili hükümleri inceledik. Akabinde hususi olarak istifrâş konusunu inceleyerek fıkhî mezhepler ile çağdaş araştırmacıların kadın esirlerin istifrâşı meselesine dair temellendirmelerini ve görüşlerini ele aldık. Çalışmamızda dokümantasyon yöntemiyle araştırma yaptık. Tümevarım, tümdengelim ve kıyas bilimsel araştırma yöntemleri de kullanılarak sonuca ulaştık. Başta tefsir ve hadis ilminin kaynaklarından, tarihi konuları ihtiva ettiği için tarih bilim dalının verilerinden, istifade ettik. Bu sebeple disiplinlerarası bir çalışma ve araştırma yaptık. Araştırmamız sonucunda her medeniyet kölelik kurumu için belli düzenlemeler yapmış olduğunu; İslâm geldiğinde de var olan kölelik müessesesi için şahsi ve hukukî haklar, iyileştirici düzenlemeler getirdiğini tespit ettik. Bu hükümler ve haklar kapsamında düzenlenen konulardan biri de aile hukukunda câriyelerin hukukî konumu olmuştur. Kur'ân ve sünnette var olan bu düzenlemelerin daha sonra İslâm hukukçuları tarafından tafsilatlı hale getirilmiştir. Savaşta esir olan kadınların istifrâşı hakkında ise klasik dönem İslâm âlimleri ve günümüzde bazı istifrâşı kabul etmeyen çağdaş araştırmacılar farklı görüş beyan ederek; görüşlerini temellendirmişlerdir.

Aile hukukuBoşanmaCariyeler+3
Gülistan Özdeş
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

El-Hidâye eserinde aile hukuku ile alakalı zikredilen hadislerin Hanefî fıkhı perspektifinden analizi

Hanefî mezhebinin hadis rivayetlerine yaklaşımıyla ehl-i hadîs ekolünün yaklaşımı büyük farklılıklar içermektedir. Hanefîlerin hadis rivayetlerini kabul hususundaki hassasiyetleri furû-ı fıkıh hükümlerine doğrudan etki etmiştir. Hz. Peygamber'den rivayet edilen hadislerden hangileriyle amel edileceği, rivayetlerin ne şartlarla kabul edileceği, hadis rivayetleri ile Kur'ân ayetlerinin birbirleriyle ilişkisi gibi konularda ihtilaflar meydana geldiği gibi rivayetlerin nasıl anlaşılması gerektiği, Hz. Peygamber'in neyi kastettiği gibi mana yönüyle de mezhepler arası ihtilafların olduğu görülmektedir. Bu çalışmada el-Hidâye eserinin aile hukuku ile alakalı hadisleri incelenmiş, mezheplerin bu hadislere yaklaşımına dair bir inceleme ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu sayede furûʿ hükümler açısından bir araştırma yapılmış olmakla birlikte, hadislerin usûl açısından tahlili yapılmaya çalışılmıştır. Ayrıca usûl-furûʿ tutarlılığı, müctehitlerin fıkıh faaliyetlerinin fikrî arka planı ve mezheplerin hadis rivayetlerine yaklaşımları başta olmak üzere usûle dair bazı görüşleri de ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın konusu yalnızca mezheplerin hadis usûl ve metodolojisi değildir. Fıkhî anlamda farklı açılardan incelemeler yapılmıştır. Araştırmaya konu olan hadis rivayetleri iki bölümde ele alınmıştır. İlk bölümde nikâh, ikinci bölümde ise talâk ile ilgili hadisler hakkında araştırmalar yapılmıştır. Hadis rivayetlerinin tahrîci yapıldıktan sonra sırasıyla furûʿ ve usûl incelemeleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Aile hukukuEl-HidayeHadis+5
Atakan Yüksel
Pamukkale University · İslami İlimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hanefilerin aile hukuku alanında ileri sürdükleri hile-i şer'iyyeler

Bu tez, İslam Hukukunda "Hile-i Şer'iyye"nin oluştuğu ortam, çıkış sebebi ve dayanağı; ayrıca tanımı, mahiyeti ve mezheplerin bu konu hakkındaki görüşleri, delilleri ve özellikle Hanefi mezhebinin "Aile Hukuku" alanında ileri sürdükleri hile-i şer'iyyeleri kapsamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde hile-i şer'iyye'nin ahlak ve hukuk ilişkisi tartışılmıştır; amel, niyet ve fiil çerçevesinde hile-i şer'iyye'ye genel bir açıdan bakılmaya çalışılmıştır; hile-i şer'iyye'nin ıstılahtaki tanımı, mahiyeti, mezheplerin görüşleri ve delilleri hakkındaki bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde İslam Aile Hukukunda nikah ve talak konusu hakkında genel bilgi verilip Hanefilerin nikah, talak ve bu konuların içinde yer alan bazı meselelerle alakalı ileri sürdükleri hile-i şer'iyye örneklerine geçilmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Hanefiler, Hile-i Şer'iyye, Aile Hukuku, Nikah, Talak.

Aile hukukuHanefilerHile-i Şer`iyye+4
Rukiye Çoklü
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlaveli Mecmua-i Cedîde'de yer alan nikâh ve talak ile ilgili fetvâların transkribi ve tahlili

Bu tez, İlâveli Mecmua-i Cedîde'de (R. 1326, H. 1329, M. 1911) yer alan aile hukukunun evlenme (nikâh) ve boşanma (talak) ile ilgili fetvâlarını konu edinmektedir. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Temel amacımız, İlâveli Mecmua-i Cedîde'deki ilgili fetvâları transkribe etmek, nakillerini tercüme etmek ve ilgili fetvâları İslam hukuku açısından değerlendirmektir. Ancak daha önce fetvâ olgusunun tarihsel arka planı hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Osmanlılar'da fetvâ uygulamaları, müftülük, şeyhülislamlık ve fetvâ eminliği gibi kurumsal yapılar incelenmiştir. Bu şekilde İlâveli Mecmua-i Cedîde'nin telif süreci öncesindeki tarihi süreç serimlenmiş ve İlâveli Mecmua-i Cedîde'nin telif süreci ele alınmıştır. Bunun dışında fetvâları veren Şeyhülislamların biyografileri, fetvâlarda atıf yapılan kaynakların tespiti de amaçlarımız arasındadır. İlâveli Mecmua-i Cedîde'nin evlenme (nikâh) ve boşanma (talak) bölümlerinde yer alan toplam fetvâ sayısı, evlenme (nikâh) ve boşanma (talak) kitabının kaç babtan oluştuğu, bablara göre fetvâ sayıları, Şeyhülislamlar'ın fetvâ sayıları gibi sayısal verilere yer verilmiştir. Bu bilgilerin bir arada gösterilebilmesi için bazı tablolar da eklenmiştir. Hanefî fıkhına göre verildiği tespit edilen fetvâların, Hukuk-i Aile Kararnamesi ile mukayese edilmesi de asli amaçlarımız arasındadır. Bu sebeple Hukuk-i Aile Kararnamesi'ndeki maddeler incelenmiş, Kararname ile İlâveli Mecmua-i Cedîde'de yer alan fetvâlardan hangilerinin düzenlediği, hangi konularda farklı uygulamaların getirildiği tespit edilmiştir. Hukuk-i Aile Karanamesi'nin ilgili maddelerine göre "nikah, vekil ve fuzûlînin nikahı, veliler, denklikler, reddetme (nikahın geçersiz kabul edilmesi), anlaşmalı boşanma ve talak" bablarındaki bazı fetvâların düzenlediği hususlarda değişikliğin yapıldığı görülmüştür. Kitâbu'n-nikâh'ta bir; vekil ve fuzûlînin nikâhı babında üç; veliler, denklikler ve reddetme babında on; Bâbu'l-Hul'î bir; Kitabu't-talak'ta ise bir fetvâ olmak üzere toplam on altı fetvâ düzenlenen hükümler tarafından değişikliğe uğramıştır.

Aile hukukuBoşanmaDergiler+6
Esra Öztürk
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kurtubî tefsirinde Aile Hukuku ayetleri bağlamında kıraat farklılıklarının etkisi

Kıraat farklılıklarının Kur'ân âyetleri üzerine etkisi konusunda eskiden beri tartışılmakta ve farklı görüşler ortaya sunulmaktadır. Kimilerine göre kıraat farklılıkları Kur'ân'ın farklı okunmasına imkan verirken özünde manaya hiçbir tesiri olmamıştır. Kimilerine göre ise bu vecihlerin bir kısmı bir şekilde manayı etkilemiştir. Her görüş sahibi kendi kanaatini ispat ve ikna amacını gütmüştür. Sahasında uzman olan bu kişiler kıraatlerde bulunan ihtilafları, gerek kıraatin kendi oluşum ve gelişim aşamalarını gerekse manaya tesirini kendi sahalarında (Kıraat, Tefsir ve Fıkıh İlimleri) kullanma yoluna gitmişlerdir. Kur'ân âyetlerine mana veren müfessirler, kıraat farklılıklarından dolayı Kur'ân metnine değişik anlamlar verseler dahi bu durum, tefsirlerde bir çelişki oluşturmamıştır. Bu, "Eğer bu Kur'ân Allah'tan gelmeseydi onda birçok çelişki bulurlardı" (4/82) âyeti gereğince onun mu'cizliğinin bir delilidir. Günümüze kadar bir çok müfessir bu mu'ciz Kur'ân'ı çeşitli yöntemlerle tefsir etmiştir. Bu bağlamda çalışmamızın teması gereği tezimizin ana çatısını oluşturacak eser olarak Kurtubî'nin, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân adlı tefsiri seçilmiştir. Kurtubi tefsirinde hem î'râba hem kıraatlere hem de ahkâm âyetlerine geniş yer vermektedir. Tezimizde Kurtubî Tefsiri bağlamında bazı aile hukuku âyetlerindeki kıraat farklılıkları ve müfessirlerin bu okuyuşlara göre âyetlere vermiş oldukları anlamlar incelenerek kıraat farklılıklarının manaya tesiri olup-olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu amaçla araştırma çerçevesinde kıraat ilmi konularına değinilmiş, kıraat farklılıkları bazı aile ahkâmına yönelik âyetlerde tespit edilmiş ve bu farklılıkların fukahânın âyetlerden çıkarmış oldukları fıhki hükümlere tesirinin olup olmadığı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kıraat Farklılıkları, Kur'ân, Kurtubi Tefsiri

Aile hukukuAyetlerKur'an-ı Kerim+4
Emel Ünal
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ailenin korunması hakkı bağlamında kadın ve aile ile ilgili mevzuatın analizi

Aile, evlilik veya kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar ve kardeşler arasında akrabalık ilişkilerin yaşandığı toplum içindeki en küçük birimdir. Aynı zamanda aile, toplumların kültürel aktarımının sağlandığı, ekonomik, eğitim, sosyal, siyasal bütün özellikleri içinde barındıran bir kurumdur. Ailenin bu özelliklerinin korunması güçlü ve sağlıklı toplumun devamını oluşturmaktadır. Modernleşme, kentleşme ve sanayileşmenin yaşanması, aile kurumunda da değişikliklere neden olmuştur. Geniş aileden tek ebeveynli aileye geçiş, aile içi iletişimin azalması, aile içi ekonomik düzenin değişmesi, evlilik oranlarında azalma ve boşanma gibi aile içinde pek çok değişim yaşanmıştır. Aile içi yaşanan değişimler aile kurumunun sürekliliğinin bozulmasına neden olmaktadır. Ailenin kurumunun bozulması ve sürekliliğinin sağlanamaması, gelecek nesillere kültürel normlar, örf ve adetler, gelenek-göreneklerin aktarılmasında sorun yaşanmasına ve güçlü toplumların oluşmasına engel teşkil etmektedir. Son dönemlerde boşanma oranlarındaki artış ile evlilik birliğinin oluşmasında azalmalar görülmektedir. Bu nedenle aile kurumunun korunmasına yönelik çalışmalar, önleyici ve koruyucu tedbirler alınması önem arz etmektedir. Bu çalışma aile korunmasını ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik ulusal ve uluslararası mevzuatta değerlendirilmektedir. Aynı zamanda aile ile ilgili aktörlere de yer verilerek ailenin korunması ve sürekliliği için öneriler getirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile, Ailenin Korunması Hakkı, Ailenin Korunması, Aktörler, Ulusal ve Uluslararası Mevzuat

AileAile hukukuAile işlevleri+5
Seda Öğütcü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim hukukunda çocuğun dijital haklarının sosyal medyada korunması

Teknolojik gelişmelerin artmasıyla birlikte bilişim sistemlerinin kullanımı yaygınlaşmıştır. Sosyal medya kullanımı da artmaya başladıkça iletişim ve paylaşım biçimleri ağırlıklı olarak dijital ortamda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Kullanıcılar fotoğraf, video, ses ve metin paylaşımı gerçekleştirirken başka kişilerin kişilik hakkı veya kişisel verileri zedelenebilmektedir. Bu bağlamda çocuklar da tehlike altındadır. Zira çocuklar üçüncü kişilerden gelen siber zorbalık ve istismar gibi tehlikelere maruz kalabilmektedir. Ebeveynler de çocuklarının kişisel verilerini sosyal medyada paylaşarak paylaşım ebeveynliği gerçekleştirmektedirler. Bu gerekçelerle çocukların sosyal medyada korunma gereksinimi olduğu açıktır. Çocukların kişilik haklarının korunabilmesi açısından Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen koruyucu davalar bulunmaktadır. Bununla birlikte "Kişisel Verilerin Korunması Kanunu" bağlamında korumaya başvurulması da mümkündür. 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" ile öngörülen düzenlemelere başvurulması da mümkün bulunmaktadır. Avrupa Birliği hukukunda "Genel Veri Koruma Tüzüğü" (GDPR) uyarınca çocukların kişisel verileri korunmaktadır. İngiltere'de yürürlükte olan "Veri Koruma Tüzüğü" ile koruma sağlanırken Almanya'da "Federal Veri Koruma Tüzüğü" yürürlüktedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise "Çocukların Çevrimiçi Platformlarda Mahremiyetinin Korunmasına İlişkin Kanun" kabul edilmiştir. Bu çalışmada çocukların dijital hakları kapsamında kişilik hakları ile kişisel verilerinin sosyal medyada korunmasının yolları Türk hukukunda ve mukayeseli hukukta incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocuk Hakları, Sosyal Medya, Sosyal Medya Hukuku, Dijital Hak, Çocuğun Mahremiyeit, Çocuğun Kişilik Hakkı, Çocuğun Kişisel Verileri, Paylaşım Ebeveynliği, Siber Zorbalık.

Aile hukukuAlman hukukuAmerikan hukuku+4
Alara Naz Göney
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İslam Hukukunda evlilik akdinin hukuki niteliği

Fıkıh külliyatı içerisinde aile hukukuyla ilgili olan bölümler en geniş alanı oluştur-maktadır. Fıkhi konuları baştan sona ele alan kitapların dışında da aile hukuku içerisine giren hususlar müstakil kitaplara konu edilmiştir. Aile hukukuyla bağlantılı konular, fıkhın gelişime en fazla açık olan bölümlerindendir. Alanın en tartışmalı konusu ise akdin niteliği etrafında yoğunlaşmaktadır. Bu durum, ?İslam Hukukunda Evlilik Akdinin Hukuki Niteli-ği?ni tez konusu olarak seçmemizin en temel gerekçesidir.Tezimizde, ilk olarak akit teorisi ve akdin bağlayıcılığı açıklandı. Sonra nikâh akdi, akit teorisine ve akdin bağlayıcılığı üzerine bina edildi.Daha sonra nikâh akdinin pratiği başlığı altında, nikâh'ın dini boyutu ve medeni nikâh akdi ile İslam'ın öngörmüş olduğu nikâh akdinin işlevsel benzerlikleri incelendi.Son olarak nikâh akdinin boyutunun tespiti yapıldı ve konu hakkında bazı önerilerde bulunuldu.

Aile hukukuEvlilik akdiNikah+3
Musa Altunkaya
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Aile hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk

Hukuki uyuşmazlıkların çözümünde farklı sebeplerle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tercih edildiği görülmektedir. Söz konusu yöntemlerin, modern hukuk düzeninin ürünü olduğu söylenemez. Zira geçmişte bireyler arasında doğan uyuşmazlıklarda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak kabul edilecek birtakım yöntemlerin uygulandığı bilinmektedir. Birçok hukuk sistemi günümüzde söz konusu yöntemlerin uygulama alanını genişletme eğilimindedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin uygulandığı alanlardan biri aile hukukudur. Türk hukukunda aile hukuku uyuşmazlıkları bakımından arabuluculuğa dair özel bir düzenleme yoktur. Ancak arabuluculuk esaslarını düzenleyen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde aile hukuku uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği tartışılmaktadır. Bu kapsamda genel bir düzenleme niteliğinde olan 6325 sayılı Kanun ve Türk Medeni Kanunu dikkate alınarak aile hukuku uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği hakkında bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Aile hukukuAlternatif uyuşmazlıkArabuluculuk+3
Kübra Acer Tunçel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm hukukunda boşanmaya ilişkin uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolları

Çalışmanın konusu, boşanmaya ilişkin uyuşmazlıklara yönelik İslâm aile hukuku kapsamında sunulan alternatif çözüm yollarının hukuki tahlilidir. Türk hukuk tarihimize bakıldığında yüz yıl öncesine kadar İslâm hukukundaki haliyle etkin olarak kullanılan ayrıca İslâm hukukuyla yönetilen ülkelerde de güncel olarak uygulanmakta olan söz konusu yöntemlerin, evlilik birliklerini koruma noktasında önemli olduğu görülmektedir. Özellikle Türkiye'de artan boşanma sayıları neticesinde toplumun temelini oluşturan aile kurumunun dağılmasıyla ortaya çıkan sorunların çözülmesi zaruri bir ihtiyaçtır. Gerek ilgili ihtiyacın giderilmesi gerekse de mahkemelerin iş yükünün azaltılması, hızlı ve ekonomik çözümler sunulması nedeniyle aile arabuluculuğu ya da hakemliği kurumlarının iç hukukumuzda düzenlenmesi elzemdir. Çalışmada, İslâm aile hukukundaki sulh temelli alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, pozitif hukuktaki emsalleriyle mukayeseli olarak incelenmiştir. Bu kapsamda Türk aile hukukunda uygulanması planlanan aile arabuluculuğu veya hakemliği gibi yöntemlere, İslâm aile hukuku perspektifinden bakılarak konu farklı bir hukuk sistemi olan İslâm hukukunun yaklaşımıyla ele alınmıştır. Konuya ilişkin teorik bilginin yanı sıra çağdaş İslâm hukuku uygulamalarına da yer verilerek uyuşmazlık çözüm süreçlerinin pratiği de incelenmiştir. Çalışmada fıkıh, hadis ve tefsir kitapları, hukuki metinler bağlamında şer'iye sicilleri, fetva mecmuaları ve hukuk müktesebatımızda yer alan kanuni düzenlemeler gibi kaynakların kullanımına özen gösterilmiştir. Ayrıca güncel İslâm hukuku uygulamalarını incelemek adına farklı mezhepleri takip eden İslâm ülkelerinin konuya ilişkin hukuki düzenlemelerinden de istifade edilmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde boşanma ağırlıklı olmak üzere evliliğin sona erme sebepleri güncel İslâm hukuku uygulamalarıyla ele alınmıştır. Zira eşleri ilgili uyuşmazlık çözüm süreçlerine götüren ve aile arabuluculuğu ya da hakemliği uygulamalarının başlatılması noktasında boşanma kavramının incelenmesi zaruri görülmüştür. İkinci bölümde ise ilk olarak genel anlamıyla alternatif çözüm yollarının neler olduğu, kavramların izahı, konunun tarihsel gelişimi ve aile arabuluculuğu ile aile hakemliği kurumları Türk ve İslâm hukuk sistemleri mukayese edilerek izah edilmiştir. Üçüncü bölümde ise boşanmanın hukuki sonuçlarından hangilerinin ilgili yöntemlere elverişli olduğu hususu yine Türk ve İslâm hukuku özelinde ayrı ayrı tahlil edilmiştir. Çalışmada altı farklı İslâm ülkesinin Anayasa ve aile kanunu metinlerinde yer alan konuya ilişkin hükümler de incelenmiştir. Konuya dair teorik bilgilerin yanı sıra yaşayan İslâm hukuku uygulamalarının da ele alınmasıyla konuyu daha özgün bir şekilde değerlendirme imkânı bulunmuştur. Güncel İslâm hukuku uygulamalarını kapsayarak özgünlük kazanan çalışma vesilesiyle söz konusu uygulamaların başarı oranları da ortaya konmuştur. Bu bağlamda Türk hukukunun konuya dair ihtiyaç duyduğu hukuki düzenlemelere, İslâm hukuku tarafından sunulması muhtemel katkılar daha somut bir şekilde ortaya konmuştur. Türk hukuku özelinde boşanmanın hukuki sonuçlarından olup kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri hususlarda alternatif çözüm yollarına başvurulamamaktadır. Bu noktada Türk hukukunun İslâm hukuku uygulamasına benzerliğine dikkat çekilmiştir. Boşanmaya dair uyuşmazlıklara ilişkin Türk hukukunda uygulanması muhtemel alternatif çözüm yollarının batılı emsallerinden ziyade İslâm hukuk sistemindeki modele daha uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslâm Aile Hukuku, Aile Arabuluculuğu, Aile Hakemliği, Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları

Aile hukukuAlternatif çözümlerArabuluculuk+4
Mustafa Aktürk
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Hukukunda nişanlanma

Çalışmada nişanlanma müessesesi Osmanlı hukuku çerçevesinde ele alınmıştır. "Nâmzed" kavramı ile ifade edilen nişanlanmanın, Osmanlı'da önemsenen bir olgu olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte konuya ilişkin çalışmaların azınlıkta olduğu gözlemlenmektedir. Çalışmada İslâm hukuku çerçevesinde fıkıh kitapları, fetva mecmuaları taranmış, ayrıca konunun örfi boyutu nedeniyle Osmanlı'daki hukukî düzenlemeler incelenmiştir. Çalışmada müessese odaklı bir yöntem izlendiğinden Osmanlı dönemi bütüncül bir perspektifle ele alınmıştır. Bu kapsamda Osmanlı'da nişanlanmanın Tanzimat öncesi ve sonrası dönemde hukuk kaynaklarında yer aldığı görülmektedir. Bu durum, devletin nişanlanmaya verdiği önemi ortaya koymaktadır. Bununla birlikte hükümlerdeki farklılık, dönemsel bir bakış açısı farklılığını göstermektedir. Osmanlı hukukunda nişanlanma çerçevesinde dikkat çeken bir diğer husus, nişanlanmaya ilişkin anlaşmazlıklarda kızların şikâyet ve taleplerinin dikkate alınmasıdır. Bu çerçevede genellikle kızların istedikleri kişilerle evlenmelerine izin verilmiştir. Sicillere yansıyan uyuşmazlıkların genellikle nişanın bozulmasına ilişkin olduğu gözlemlenen bir diğer husustur. Bu durum, hukuk sistemlerinin toplumlardaki uyuşmazlık ve aksaklıklarla ilgilendiklerini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı hukuku, Nişanlanma, Evlenme vaadi

Aile hukukuEvlilik akdiNişanlanma+2
Semra Betül Doğangüzel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk aile hukukunda evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi halinde ortak velâyet

Bu çalışmada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi halinde ortak velâyet kurumu ele alınmıştır. Bu kapsamda velâyetin amacı, hukuki niteliği, kapsamı, ortak velâyet kurumunun ortaya çıkışı, karşılaştırmalı hukukta ortak velâyetin düzenleniş şekli ortak velâyete yönelik uluslararası belgeler ışığında incelenmiş; mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde Türk aile hukukunda ortak velâyetin mümkün olup olmadığı, doktrinde yer alan görüşler, konuyla ilgili uluslararası belgelerin iç hukukumuza etkisi bakımından değerlendirilip tartışmalı konulara ilişkin öneriler getirilmiştir.

Aile hukukuBoşanmaEvlilik+5
Nagehan Çakır
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Maliki mezhebinin aile ve borçlar hukukunda diğer mezheplerden farklı kaldığı meseleler

Günümüz Müslüman toplumlarında, İslam hukuku yüzde yüz uygulanmasa da, bazı Müslüman ülkelerinde, muhtelif alanlarda hala uygulanmaktadır. Aile ve borçlar hukuku, en çok uygulanan İslam hukukunun alanlarındandır. Bu alanlarda, belli meseleler hakkında mezhepler arasında ihtilaflar olmuştur. Kimi meselelerde yaygın dört mezhep birbirinden ayrı görüşler beyan etmiş, kimi meselelerde ise dört mezhepten biri, görüş olarak diğer üç mezhepten farklı görüşler benimsemiştir. Bu çalışmada, Maliki mezhebinin aile ve borçlar hukukunda diğer üç mezhepten farklı olarak görüş beyan ettiği meselelerini ele aldık. Bu meseleler hakkında Malikilerle diğer mezheplerin ortaya koyduğu görüşleri, delilleriyle beraber inceledik. Tezin ana konusu Maliki mezhebi olduğundan dolayı, çalışmamızın ilk bölümü İmam Malik ve mezhebinin yayılışı ile ilgili bilgilere ayırdık. İkinci bölümü aile hukuku, üçüncü bölümünü ise borçlar hukuku sahasında Malikilerin tek kaldığı konulara ayırdık. Sonuç kısmında da genel bir değerlendirme yaptık.

Aile hukukuBorçlar hukukuMaliki+3
Mahamadou Zakou Billou
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa şehrindeki aile işletmelerinin aile anayasasına yönelik bir araştırma

Bu çalışmada aile anayasası uygulaması içerisinde olan şirketleri bu uygulamaya iten faktörlerin ve uygulama sonrasında şirketlerin karşılaştığın neticelerin anlaşılması amaçlanmıştır. bu bağlamda çalışman nitel doğadadır. çalışmanın fenomeni idrak etmeye yönelik çabası doğrultusunda, araştırmacı bursa ilinde aile anayasası uygulaması olan 19 firma ile yarı - yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş araştırma bulguları ; işletmelerin anayasa kurum içi çatışmalar, kurumsallaşmayı sağlama arzusu, görev tanımlarını netleştirme çalışması, nesiller arası geçi ve örgütsel amaçlar nedeni ile başladığını ortaya koymaktadır. benzer biçimde bulgular, firmaların anayasa sahipliği sonrasında sinerjide artış, örgütsel adaletin sağlanması, organik büyümenin sağlanması, karaların rasyonolije olması, ve iletişim güçlenmesi gibi bazı kazanımlar sağladıklarını göstermektedir.

AileAile hukukuAile işletmeleri+3
Dilek Cansabuncu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aile Hukukundan doğan uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolları

Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, en genel ifadeyle, insanlar arasındaki uyuşmazlıkların, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla çözülmesidir. Toplumun temelini oluşturan aile kurumunda ortaya çıkan uyuşmazlıkların sorunsuz çözümü, toplumun huzur ve barışı için önem arz etmektedir. Bu nedenle, çalışmamız da Aile Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıklara, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesinde düzenlenen "uzlaşma sağlama", Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'nun 7. maddesinde düzenlenen "sulhe teşvik etme" kurumlarının uygulanması ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenen "arabuluculuk" yönteminin uygulanabilirliliği ele alınmıştır. Genel olarak Aile Hukuku'na ilişkin hususlar, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği alanlar sınırlıdır. Ancak boşanmanın nafaka, tazminat gibi fer'i sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklara alternatif uyuşmazlık çözüm yolları uygulanabilir. Aile Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıkların etkin ve etkili bir şekilde çözümlenmesini sağlamak; mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla uyuşmazlığın tarafları, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma konusunda teşvik edilmeli ve bu çözüm yollarının uygulanabilirliği artırılmalıdır.

Aile hukukuAlternatif uyuşmazlıkArabuluculuk+5
Asiye Poyraz
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects