Foreign domestic students
186 theses under this subject heading
Türkiye'deki Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımları
Bu araştırmanın amacı Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımlarını belirlemektir. Olgubilim modelinde tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Altınözü ilçesinde görev yapan ve sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Söz konusu formda 18 açık uçlu soru yer almaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini yeterli seviyede görmedikleri, 2018 Türkçe Öğretim Programının Suriyeli öğrencilere yönelik yetersiz buldukları ve programın güncellenmesi gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmenler, Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerine yönelik ilgilerinin yeterli olmadığını, ders kitaplarının yetersiz kaldığını, öğretmenlerin daha fazla etkinlik ve materyal kullanmaları gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmeye yönelik çözüm önerileri belirlenmiştir.
Uluslararası öğrencilerin kültürel uyum sürecine yönelik bir çevrimiçi oryantasyon uygulamasının geliştirilmesi ve etkililiğinin incelenmesi
Uluslararası öğrenciler öğrenim amaçlı olarak misafir oldukları ülkelerde birçok sorunla karşılaşmaktadır. Bu sorunların çözümünde uluslararası öğrencilere danışmanlık hizmeti vermek için üniversitelerin bünyelerinde danışmanlık merkezleri kurulmuştur. Ancak bu danışmanlık merkezlerinin kullanımı üzerine yapılan çalışmalarda, uluslararası öğrencilerin çoğunluğunun bu merkezlere ilgi duymadığı, yararlanmadığı ve hatta haberdar olmadığı görülmüştür. Danışmanlık hizmetlerinin sunulması için alternatif ve yeni bir yol olarak bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması gündeme gelmiştir. Bu amaçla yapılmış uluslararası boyutta az sayıdaki araştırmada özellikle çevrimiçi teknolojilerin sunduğu avantajlar nedeniyle uluslararası öğrencilere danışmanlık hizmeti sunulması için kullanılması önerilmektedir. Bu araştırmanı amacı Eskişehir'de lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenim gören uluslararası öğrencilerin Türk kültürüne ve çevreye uyum sürecine katkı sağlayabilecek bir çevrimiçi sistemi uluslararası öğrencilerin katılımı ile geliştirmektir. Araştırma; uluslararası öğrencilerin Türk kültürüne ve çevreye uyum sürecinde yaşadıkları gereksinimlerin belirlenmesi, bu süreçte kullanılabilecek bir çevrimiçi sistemden içerik beklentilerinin belirlenmesi, bu çevrimiçi sistemin ve içeriğinin tasarlanması ve hazırlanan çevrimiçi sistemin etkililiğinin uluslararası öğrencilerin görüşlerine göre geliştirilmesi olmak üzere dört temel aşamadan oluşmaktadır. Uluslararası öğrencilerin uyum sorunlarının belirlenmesi amacıyla dokuz uluslararası öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde öğrencilerin Türk kültürüne ve çevreye uyum süreçlerinde kullanılabilecek bir çevrimiçi sistem hakkındaki içerik beklentileri de öğrenilmeye çalışılmıştır. Daha sonra öğrencilerin içerik konusundaki beklentileri dört uluslararası öğrenci ile yapılan mini odak grup görüşmeleri ile netleştirilmiştir. Uluslararası öğrenciler için açılan ERA-191 kodlu "Dijital Teknoloji ve Kültürel Entegrasyon" dersi kapsamında çevrimiçi sistemin tasarımı tamamlanmış ve içerik geliştirme çalışmalarına geçilmiştir. Bu aşamada yürütülen tasarım çalışmalarında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Daha sonra yine ERA-191 dersi kapsamında başka bir grup uluslararası öğrenci ile çevrimiçi sistemin içeriği tamamlanmıştır. Son olarak geliştirilen çevrimiçi sistemin etkililiği ERA 198 kodlu "Türkiye'de Görsel Kültür" dersi kapsamında sekiz uluslararası öğrencinin görüşleri ile değerlendirilmiştir. Bu aşamalarda ise eylem araştırması yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışmada nitel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, öğrenci ve araştırmacı günlükleri, öğrencilerin elektronik ortamda yaptıkları tasarımlar, öğrencilerin sosyal paylaşım sitesi üzerindeki paylaşımları ve öğrencilerin çevrimiçi sistem üzendeki paylaşımları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Çevrimiçi sistemin etkililiğinin incelenmesi amacıyla yapılan çalışmadan elde edilen bulgulara göre çevrimiçi sistemi kullanan uluslararası öğrencilerin içerik beklentilerinin tamamen karşılandığı belirlenmiştir. Bu durum, çevrimiçi sistem ile uluslararası öğrencilere sunulan danışmanlık hizmetinin etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Çevrimiçi danışmanlık, uluslararası öğrencilerin sorunları.
Uluslararası öğrencilerin kültürlerarası iletişim yeterliği üzerine bir inceleme: Türkiye bursluluları örneği
Türkiye Cumhuriyeti tarafından dünyanın dört bir yanından gelen, Türk vatandaşlığı olmayan öğrencilere karşılıksız olarak verilen Türkiye Bursları, her yıl giderek artan sayıda başvuru almaktadır. Türkiye Burslusu öğrenciler Türkçe bilmiyorsa bir yıl Türkçe dil dersleri aldıktan sonra çeşitli düzeylerde (lisans, yüksek lisans, doktora ve araştırma) eğitim almaktadır. Türkiye'ye gelen Türkiye Burslusu öğrencilerin Türk insanı ve kültürüyle nasıl iletişim kurduklarını anlamak ve karşılaştıkları sorunları belirlemek öğrencilerin iletişim yeterliğini artırmak açısından önemlidir. Bu bağlamda, bu çalışmada Türkiye Burslusu öğrencilerin Türkiye'deki kültürlerarası iletişimle ilgili deneyimleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda 47 uluslararası öğrencinin katıldığı odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Biri deneme grubu olmak üzere 7 grup ile yapılan toplam 15 saatlik odak grup görüşmeleri sonucunda Türk kültürüyle ilk kez karşılaşan öğrencilerin Türkiye'deki ilk yıllarında kültürel ve coğrafi farklılıklar, dili yeterli kullanamama, ırkçılık, kişisel alan konusunda algı farklılığı gibi nedenlerle iletişim zorlukları yaşadıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaşadıkları sorunlara buldukları çözümler ve iletişim yeterliğini artıran unsurlar sonuç bölümünde ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Burslusu öğrenciler, kültürlerarası iletişim, kültürlerarası iletişim yeterliği.
Yabancılara Türkçe öğretiminde metin uyarlama ve Memduh Şevket Esendal'ın "Pazarlık" hikayesinin 2 seviyesine göre uyarlanması
Yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi amaçlı ders kitabı ve akademik pek çok kitap basılmıştır. Ancak öğrenciler yardımcı materyallere ihtiyaç duyduğunda, alanda basılan kaynaklar yetersiz kalmaktadır. Özellikle okuma ve anlama beceresine katkıda bulunacak kaynaklar azdır. Bu çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenler için özgün metinleri uyarlamada kullanılacak yöntemler açıklanmıştır. Bir uyarlama örneği olarak, özgün bir metin olan "Pazarlık" hikâyesi A2 seviyesine göre uyarlanarak çalışmada verilmiştir. Çalışmanın evrenini Memduh Şevket Esendal'ın hikâyeleri, örneklemini Memduh Şevket Esendal'ın "Pazarlık" isimli hikâyesi oluşturmaktadır. Tarama yöntemiyle A2 seviyesine uygun olmayan dil bilgisi yapıları ve sözcükler tespit edilmiştir. Bu yapılar ve sözcükler Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metninde belirlenen seviyelerin kazanımları ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe A1 ve A2 Ders Kitapları, , Yedi İklim Yabancılar İçin Türkçe A1 ve A2 Türkçe Ders Kitapları, Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Temel Seviye Ders Kitabı ve Gazi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe A1 ve A2 Ders Kitaplarında yer alan dil bilgisi kuralları dikkate alınarak uyarlanmıştır. Bu setlerde ayrıca okuma öncesi, okuma sırası, okuma sonrası yapılan etkinlikler incelenmiş, uyarlanan metin için etkinlik örnekleri hazırlanmıştır. Yeni Türk Edebiyatı eserlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılması Türk Edebiyatının ve Türk kültürünün yakından tanınmasına olanak sağlamaktadır. Bu çalışma ile ayrıca Yeni Türk Edebiyatının farklı kültürlerde de tanınması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Metin uyarlama, yabancılara Türkçe öğretimi, yeni Türk edebiyatı, Memduh Şevket Esendal, okuma metinleri.
Türk ve yabancı öğrencilerin üniversiteye uyum süreçlerinin incelenmesi: Nitel bir araştırma
Bu tezin konusu; Türk ve yabancı üniversite öğrencilerinin üniversiteye uyum sürecini nitel araştırma yöntemleri kullanılarak incelemektir. Araştırmada Türk ve yabancı öğrencilerin üniversiteye uyum deneyimlerini keşfetmek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Bu tezin önemi; Türk ve yabancı üniversite öğrencilerinin üniversiteye uyum süreçlerini birlikte incelemesidir. Bu araştırmada çalışma grubu belirlenirken olasılığa dayalı olmayan örneklem türlerinden, kriter (ölçüt) örnekleme seçilmiştir. Çalışma grubunda verinin doygunluğa ulaşmasına dikkat edilerek 16 Türk, 12 yabancı üniversite 2. Ve 3. Sınıf öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Veri analizinde Giorgi'nin fenomenolojik analiz basamakları uygulanmış ve Maxqda Analytics Pro 20 yazılımı kullanılmıştır. Yapılan fenomenolojik analiz sonucunda üniversiteye uyum ile ilgili 5 tema elde edilmiştir. Bu temalar; "öğrenciler için uyumun anlamı ", "üniversiteye uyum sağlamak için yapılanlar "üniversiteye uyum sürecini kolaylaştıran faktörler", "üniversiteye uyum sürecinde karşılaşılan zorluklar"," ve "öğrencilerin üniversiteye uyum sürecindeki beklentileri" olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda Türk ve yabancı öğrencilerin üniversiteye uyum sürecini kolaylaştıran faktörlerin ortak faktörler olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra öğrencilerin üniversiteye uyum sağlamak için yaptıkları davranışlar, üniversiteye uyum sürecinde karşılaştıkları zorluklar ve üniversiteye uyum için beklentileri ile ilgili olarak Türk ve yabancı öğrencilerin farklı ve ortak yönleri olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara yönelik önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Üniversiteye Uyum, Yabancı Öğrencilerin Uyumu, Üniversite Öğrencileri, Yabancı Öğrenci, Fenomenoloji
Göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sınıf içi problemler ve çözüm önerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu çalışmada göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan öğretmenlerin sınıflarında ne tür problemlerle karşılaştıkları ve buna yönelik çözüm önerilerinin karşılıklı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İlinde bulunan 10 farklı okuldaki 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırmanın amacına uygun olarak her okuldan bir erkek bir kadın öğretmen olması, seçilen öğretmenlerin sınıf öğretmenliği mezunu olması, en az 5 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları, görev yaptıkları okullarda belirlenen 20 kişilik öğretmen grubunun onunun sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci olmaması diğer onunun ise sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci bulunması ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri alınan 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmeler sonrasında kod, alt tema ve temalara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin en sık karşılaştıkları problemin dil problemi ve buna bağlı olarak dersi anlamama, iletişim kurmakta zorlanma ve kendini ifade edememe problemleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olmayan sınıf öğretmenlerinin ise karşılaştıkları problemler öğrencinin ödev yapmaması/eksik yapması, öğleden sonraki derslerde motivasyon kaybı ve soyut konuları somutlaştırmada zorlanma olarak belirlenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan problemlerin altında yatan nedenler ve problemlere ilişkin çözüm önerileri de incelenmiştir.
Yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'deki eğitime etkileri
Bu araştırmada yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'deki eğitime etkisi konusunda Çankırı il merkezindeki meslek liselerinde görev yapan idareci ve öğretmenlerin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yapılmış olup araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır, araştırmanın verileri, betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Literatür incelendiğinde çalışmaların ilk ve ortaokul seviyesinde olduğu ve çalışmaların çoğunun yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'de eğitime uyum konusunda yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine olduğu görülmüştür. Lise seviyesinde yabancı uyruklu öğrencilerin en çok eğitim gördüğü meslek liseleri ile ilgili ve Türkiye'deki eğitime etkisi ile ilgili bir çalışmaya ulaşılamamıştır. Bu kapsamda çalışma grubu olarak 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı il merkezindeki meslek liselerinde görev yapmakta olan 3 idareci, 6 kültür ve 6 meslek ders öğretmeni belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin ve yöneticilerin yabancı uyruklu öğrencilerin lise seviyesinde genellikle meslek liselerinde eğitim görmelerine ilişkin olarak; dil yetersizliği nedeniyle uygulama derslerinin çok olması, üniversite eğitiminden çok meslek edinme hedefleri olması, sınıf geçmenin daha kolay olduğunun düşünülmesi, yerleştirmede karar verenler tarafından meslek liselerine yönlendirilmeleri tespit edilmiştir. Okullarda eğitime kabul edilmeden önce Türkçe eğitiminden geçirilerek başarılı olanların örgün eğitime dahil edilmesinin hem yabancı uyruklu öğrenciler hem de Türk öğrenciler için önemli olduğu, yabancı uyruklu öğrencilerin üniversiteye yerleştirme sürecinde tanınan hakların pozitif ayrımcılık olarak görüldüğü ve öğrenci ve öğretmenlere kapsayıcı eğitim verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yabancı uyruklu öğrenciler ile ev sahibi öğrencilerin sosyal uyumlarında göç travması önleyici psiko-eğitim programlarının etkisi
Göç süreci hem göçmenler için hem de ev sahibi toplum için zorlayıcı unsurlar barındırmaktadır. Çocuklar bu süreçte en fazla olumsuzlukları yaşayan gruplar arasındadır. Geldikleri ülkede dil sorunu, uyum sorunu, eğitim sorunu, ebeveyn kaybı gibi tek başlarına çözmeleri güç problemler yaşamaktadırlar. Bu çalışmada Türkiye'ye göçle gelen okul çağındaki yabancı öğrencilere karşı yerel öğrencilerin empati becerilerini geliştirmeye dönük psiko-eğitim programının geliştirilmesi ve denenmesi amaçlanmıştır. Göç temel kavramları ve göçmen çocukların eğitimi ile devam eden çalışmada psiko-eğitim programına yer verilerek üzerinde durulması gereken bir konu olduğu vurgulanmak istenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden gerçek deneysel desenin uygulandığı bu araştırmada deney ve kontrol grupları ile çalışma yapılmıştır. Gerçek deneysel desende denek havuzundan grupların yansız ataması sağlanmaktadır (Karasar, 2020). Veri toplama araçları olarak "Çocuk ve Ergenler İçin Empati Ölçeği" ve "Mülteci Öğrencilere Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çankırı ili merkezinde yapılan bu çalışmada 8 oturum için geliştirilen psiko-eğitim uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu ilkokulda 4. Sınıfa devam eden 74 öğrenciden 14 öğrenci yansız atama ile 2 gruba ayrılmıştır. Kontrol ve deney grubu öğrencilerine 8 oturum sonunda ön test ve son test puanlarında empatik becerilerinde anlamlı bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
The relationship between language learning strategies and vocabulary size: The case of Iraqi learners of EFL
The crucial role of strategies in effective language learning is unquestionable, especially when the purpose of using language learning strategies is to enhance learner's vocabulary size. This is because of the prominent place of vocabulary size in language learning and it is a vital aspect of lexical knowledge. Thus, this thesis examines the relationship between language learning strategies and vocabulary size in an English as a Foreign Language (EFL) context. With this aim, 122 students at Sulaimani University, School of Languages were chosen as the participants of the study. The data were collected in two phases. In the quantitative phase, the data were collected through Strategy Inventory for Language Learning (SILL) and Vocabulary Levels Test (VLT) while in the qualitative phase a semi-structured group interview was administered. So as to uncover the frequency of language learning strategy use and sub-category strategy preference, descriptive statistics were calculated. A Pearson product-moment correlation co-efficient was used to find out whether there is a relationship between language learning strategies and high vocabulary size. Finally, an independent-samples t-test was administered to reveal whether there is a significant difference between learners with high vocabulary size and low vocabulary size in their language learning strategy use. The results indicated that the learners applied language learning strategies with an average of 3.2. Similarly, the results for sub-category strategy use indicated that the learners with high vocabulary size employed metacognitive strategies most with an average of 4.66 and compensation strategies least with an average of 3.41. Additionally, the results showed that learners with low vocabulary size used metacognitive strategies most with an average of 3.50 and memory strategies least with an average of 2.86. According to the analysis results, there was a strong positive correlation between language learning strategy use and high vocabulary size (r=.96, p<.01, n=11). Moreover, a significant difference between the learners with large vocabulary size and small vocabulary size was revealed in their use of language learning strategies (t=13.81, df=24.87, p<.05). In addition, the findings of the interview supported those of the quantitative analyses in that the learners with high vocabulary size deployed more and various strategies than the learners with low vocabulary size. Key words: Language learning strategies, Vocabulary size, Vocabulary learning, Vocabulary knowledge
Sınıfında yabancı uyruklu öğrenci bulunan öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları ve kültürlerarası anlayışları ile mesleki genel yeterlik algılarının incelenmesi
Yer aldığı coğrafya itibariyle çok kültürlü yapısı ile bilinen Türkiye, son yıllarda yoğun göç hareketleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Gerçekleşen göç hareketleri sonucunda Türkiye'de 1.5 milyona yakın yabancı uyruklu okul çağında çocuk bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu öğrencilerin eğitim faaliyetlerini yürüten öğretmenlerle ilgili çalışmaların kısıtlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmada sınıfında yabancı uyruklu öğrenci bulunan öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları ve kültürlerarası anlayış düzeyleri ile mesleki yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmaktadır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan bu çalışma, Kayseri ilinde görev yapan ve sınıfında yabancı uyruklu öğrenci bulunan 393 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları "Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği", kültürlerarası anlayışları "Kültürlerarası Anlayış Ölçeği", mesleki genel yeterlik algıları "Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri Ölçeği" ile belirlenmeye çalışılmıştır. Tanımlayıcı bilgileriyle değişkenler arasındaki ilişkiyi açıklamak için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen verilere SPSS 25.0 paket programı aracılığıyla "Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kanonik Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon" analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda, öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumlarının ve mesleki genel yeterlik algılarının çok yüksek, kültürlerarası anlayışlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumlarının eğitim durumu ve yaş; kültürlerarası anlayışlarının eğitim durumu; mesleki genel yeterlik algılarının ise cinsiyet, yaş ve branş değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları, kültürlerarası anlayışları ve mesleki genel yeterlik algıları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuştur. Çalışma sonucunda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.
Utilization of affective strategies by domestic and international students in english speaking classes of Turkish universities
Accompanied by the newly emerging circumstances and rapidly increasing requirements of a globalizing world, language learning and teaching has always been in the limelight. It is a field in which there is great amount of research to help students and teachers overcome hardships and foster their experiences in language. Compared to other skills, speaking in another language is most challenging for students, which deserves much attention. Along with cognitive, personal and social elements, affective factors like motivation, confidence, attitude and anxiety also play a significant role in performing speaking. Individuals learn a language if they receive intelligible input and if their affective filter is low enough to permit them to do so. In studies made in this area, learners state that their speaking performances are hindered because a mental block prevents them from speaking fluently and accurately when they feel unmotivated, anxious or insecure. It is therefore important to come up with strategies to facilitate the process for both students and teachers. This study aims at finding affective variables faced by intermediate level domestic – Turkish – and international students in the classes of intensive English program at universities in Turkey in speaking English in class and thus explore different affective strategies that they use in lowering their affective filter, with its correlation to their achievement through their speaking grades. The study also highlights the difference between domestic – Turkish – and international English teachers in using affective strategies to help students combat negative feelings in learning and speaking English. In this way, it intends to help students and teachers from both sides see what other strategies are employed by those from a different background, society, culture and nationality for the promotion of speaking, and give insight into their implementations. As a result, the study, which was carried out with intermediate level 30 domestic – Turkish – and 30 international students, along with 15 domestic – Turkish – and 15 international English language teachers, shows that the international students have higher values in affective factors like self-confidence, motivation, and attitude in speaking English in class than the domestic students. Likewise, their speaking scores and affective strategy use are ahead of those of Turkish students. As for the teachers' part, it concludes that the international teachers are more frequent users of affective strategies than the domestic teachers. Keywords: English speaking skill, affective filter, affective factors, affective strategies
Suriyeli ve Türk öğrencilerin İngilizce öğretimine ilişkin yaklaşımları
Bu araştırmanın amacı 9. sınıfa devam eden Türk ve Türkiye'de yaşamakta olan Suriyeli öğrencilerin İngilizceye olan tutumlarının karşılaştırılmalı olarak incelenmesidir. Çalışmada karma desen modeli kullanılmıştır, nicel boyutunda ölçme aracı olarak "İngilizce Öğrenmeye İlişkin Tutum Ölçeği", nitel boyutunda ise katılımcı görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Gaziantep Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde öğrenim görmekte olan 9. Sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Tutum ölçeğinin analizinde t-test, ANOVA uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, Suriyeli öğrencilerde cinsiyete, aile ortalama gelirlerine, İngilizce öğrenme yılı, başarı algıları, babanın eğitim durumuna ve annenin eğitim durumuna göre farklılaşma olmuştur. Suriyeli öğrencilerde kız öğrenciler, 6 yıl İngilizce öğrenenler, kendilerini çok başarılı olarak algılayanlar, babaları ilkokul mezunu olanların, anneleri ilkokul ve üniversite mezunu olanların tutumları daha olumlu iken, ailelerinin aylık geliri 801-1000TL olan öğrencilerin tutumları daha düşüktür. Türk öğrencilerin de ise cinsiyete, aile ortalama gelirlerine, başarı algıları ve babanın eğitim durumuna göre farklılaşma olmuştur. Kız öğrencilerin, ailelerinin aylık geliri 801-1000 TL olanların, babaları üniversite mezunu olanların tutumları daha olumlu iken kendilerini başarısız olarak algılayanlar daha olumsuz tutuma sahiplerdir. Nitel analiz sonuçlarına göre de sorun olarak öğretmen yetersizliği, konuşma eksikliği, ders saati yetersizliği ve önemsememe ön plana çıkmıştır. Öğrenme nedeninde sevme, dil öğrenme ve iletişim, gelecekte kullanım görüşünde ise sosyalleşme, mesleki gereklilik, seyahat ifade edilmiştir. Çözüm önerileri bağlamında öğretmen niteliği, görsel malzeme kullanımı ve ilgilenilme, iletişimsel yenilik temasında ise teknolojik araç kullanımı, görsellik ve kaynak temini önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: İngilizce Öğrenimi, Tutum, Türk öğrenciler, Suriyeli Öğrenciler, Lise
Geri bildirim olarak çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisini belirlemektir. Çalışmanın evrenini, Türkçeyi yabancı bir dil olarak öğrenenlerin tümü oluşturmaktadır. Örneklemi ise, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinden (TÖMER) kontrol ve deney grubu olarak seçilen C1 düzeyi yirmi yedi öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak kompozisyon konuları, kişisel bilgi formu ve yazılı anlatım dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Ölçme süreci sonunda elde edilen verilerin analizinde kullanmak üzere belirlenen istatistiksel yöntem olarak t-testi, ANCOVA ve KOVARYANS analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda iki grup arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Tüm çalışma genel olarak değerlendirildiğinde çoklu değerlendirme yaklaşımı çerçevesinde yapılan uygulamaların Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisi üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretmenlerinin mesleki öz yeterlikleri ile sınıftaki farklılıklar yeterlikleri arasındaki ilişki
Eğitim-öğretimin niteliğini ortaya koyan en önemli unsurlardan birinin öğretmen niteliği olduğu söylenebilir. Verimli öğrenmenin ve öğretim hedeflerine ulaşmanın daha çok öğretmen yeterlik ve becerilerinden etkilendiğini ifade etmek mümkündür. Öğrenme ve öğretimin niteliğine etki eden önemli değişkenler arasında öğretmenlerin mesleki öz yeterlik ve sınıftaki farklılıkları yönetme yeterliklerinin de olduğu düşünülmektedir. Öz yeterlik, bireyin bir görevi ya da amaçladığı şeyi başarmak için ihtiyaç duyduğu şeyleri planlama, düzenleme ve uygulamaya yönelik olan inancıdır. Sınıftaki farklılıklar denince sadece etnik farklılıklar değil cinsiyet, din, dil, ırk, engelli olma gibi durumları da kapsamaktadır. Sınıftaki farklılıkları yönetme de sınıf içinde bu farklılıkların farkında olma, hoşgörülü olma, öğrencilerin birbirine yakınlık duymasını sağlama olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada öğretmenlerinin mesleki öz yeterlik inançları ile sınıftaki farklılıkları yönetme yeterliği algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel desende ilişkisel bir tarama çalışmasıdır. Çalışma evrenini, 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Kırşehir İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan ve sınıflarında yabancı uyruklu öğrenciler bulunan sınıf ve Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem, bu evrenden basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 238 sınıf ve Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Öz Yeterlik İnancı Ölçeği" ve "Sınıftaki Farklılıklar İçin Öğretmen Yeterlikleri Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi, SPSS 25.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Önce verilerin normallik dağılım gösterip göstermediğine bakılmış ve normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Cinsiyet, branş ve mesleki deneyim gibi değişkenlere yönelik bağımsız gruplar t testi yapılmış ve ikiden çok değişkenler içinse ANOVA testi kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik inançlarının cinsiyet, branş ve mesleki deneyime göre analizleri yapılırken MANOVA analizleri yapılmıştır. Son olarak sınıftaki farklılıklara yönelik yeterlik algıları ile öğretmenlik mesleğine yönelik yeterlik inançları arasında korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin mesleki yeterlik inanç düzeylerinin oldukça yeterli olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerinin sınıftaki farklılıklar için öğretmen yeterlik algılarının güvenirim düzeyinde olduğu anlaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki öz yeterlik inançları öğretmen katılımında yeterlik alt faktöründe branş değişkenine göre sınıf öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıftaki farklılıklara yönelik öğretmen yeterlikleri algılarının cinsiyet, branş ve mesleki deneyime göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Öz Yeterliği, Sınıftaki Farklılıkları Yönetme Yeterlikleri, Türkçe öğretmenleri.
Türkiye ve Kırgızistan üniversite öğrencilerinin iletişim becerisi, benlik saygısı ve iyimserlik düzeylerinin farklı değişkenler açısından karşılaştırılması
Bu araştırma, Türkiye'deki Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Kırgızistan'daki Kırgızistan – Türkiye 'Manas' Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümü ve Kırgızistan Oş Devlet Üniversitesi Psikoloji bölümünde lisansöğrenimine devam eden öğrencilerin iletişim becerisi, benlik saygısı ve iyimserlik düzeylerinin farklı değişkenler açısından karşılaştırmak amacıyla yapılmış nicel bir araştırmadır. Araştırma grubun 233 kadın ve 137 erkek olmak üzere toplam 370 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından çalışmaya katılanların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla hazırlanan kişisel bilgi formu, çalışmaya katılanların iletişim becerilerini tespit etmek amacıyla Ersanlı ve Balcı (1998) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Envanteri (İBE), benlik saygılarını tespit etmek amacıyla Arıcak (1999) tarafından geliştirilmiş olan Benlik Saygısı Ölçeği ve Balcı ve Yılmaz (2002) tarafından öğrencilerin iyimserlik düzeylerini tespit etmek amacıyla geliştirilen İyimserlik Düzeyi Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin iletişim becerileri benlik saygıları ve iyimserlik düzeylerinin cinsiyet değişkeni arasındaki farklılaşma durumunu incelemek için bağımsız örneklem T-Testi, öğrencilerin iletişim becerileri benlik saygıları ve iyimserlik düzeylerinin yaş, okuduğu üniversite, sınıf, kardeş sayısı, ailenin ekonimik durumu, baba eğitim durumu ve anne eğitim durumu değişkenleri arasındaki farlılaşma durumunu incelemek için tek yönlü ANOVA testi, benlik saygısı ve iyimserlik düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon testi, benlik saygısı ve iyimserlik düzeyi değişkenlerinin iletişim becerileri üzerindeki etkisine ilişkin Çoklu Regresyon testi uygulanmıştır. Veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Bu araştırmanın bulgularında, öğrencilerin iletişim becrerileri ve iyimserlik düzeyleri cinsiyet değişkenine, iletişim becerileri ve benlik saygısı okuduğu üniversiteye, benlik saygısı öğrencinin aile ekonomik durumuna göre farklılaştığı görülmüştür. Diğer tarftan; iletişim becerileri ile benlik saygısı ve benlik saygısı ile iyimserlik düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğu, Çoklu Regresyon analizi sonucunda benlik saygısı ve iyimser düzeyleri değişkenleri ile iletişim becerileri arsaında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ancak, İletişim becerileri,benlik saygısı ve iyimserlik düzeyleri; yaş, sınıf, anne – baba eğitimi durumu bakımından anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim becerileri, benlik saygısı, iyimserlik düzeyi.
Yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin Türkiye'deki eğitime bakışları: Gaziantep ili örneği
Bu araştırmanın amacı Türkiye'ye yükseköğrenim görmek için gelen ve Gaziantep'te eğitime devam eden yabancı uyruklu öğrencilerin yükseköğrenim hakkındaki olumlu-olumsuz düşüncelerinin, eğitim ve öğretimlerini etkileyen faktörlerin ve bu süreçteki uyum sorunlarının kapsamlı olarak ortaya çıkarılması, değerlendirilmesi ve analiz edilmesidir. Bu araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulguları anket sorularıyla elde edilmiştir. Anket soruları 2018-2019 yılında Gaziantep'te eğitim gören ve çeşitli üniversitelerden karma seçilen 350 yabancı uyruklu öğrenciye uygulanmıştır. Daha sonra anket soruları SPSS 22.0 paket programı aracılığıyla bir araya getirilerek çıkan sonuçlar frekans analizi ile ölçülmüştür. Elde edilen bulgular ilişkisel tarama modeline göre uyarlanmış betimsel yöntemi tarama yöntemi kullanılarak yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrencilerin tamamına yakını Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinden gelmektedir. Gaziantep ilinde ise eğitim gören öğrencilerin çoğu Suriye'den gelmektedir. Öğrencilerin anne babalarının eğitim düzeyinin iyi olduğu, öğrencilerin genelinin aileleriyle birlikte yaşadığı, gelir durumlarının yetersiz olduğu ve gelirlerini ailesinin karşıladığı, Türkiye'yi tercih etme nedeninin coğrafi yakınlık olduğu ve geliş nedeninin savaş olduğu, ülkemizde eğitim görmekten memnun oldukları saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin başlıca yaşadıkları problemler; kayıt olma sürecinin uzun ve zor olması, kayıt sürecinde dil farklılıkları nedeni ile yaşanan problemler, Türkçe konuşma, yurt dışı yaşantısı, yalnızlık, uyum sürecinde yardım almama olarak saptanmıştır. Öğrencilerin eğitim konusundaki genel memnuniyet durumları ise orta düzeydir, öğretim elemanları, arkadaşlık ilişkileri, eğitim seviyesini orta düzeyde değerlendirmektedirler. Genel olarak Türkiye'de bulunmaktan ve eğitim almaktan memnun oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak daha sonra Türkiye'de yaşamaya devam etme konusunda kararsız kaldıkları ortaya çıkmıştır. Bu konuda öğrenciler için yapılacak olan yardımların ve her türlü iyi olanakların sunulması öğrencilerin fikrini değiştirerek Türkiye'de yaşamaya devam etme, kendilerine ve ülkemize faydalı bireyler olması açısından önemlidir. Öğrencilerin sosyal uyumlarına destek olunmasının hem üniversite hayatına hem eğitim hayatına hem de sosyal yaşamlarına uyum sağlanmasını kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yabancı uyruklu öğrenci, Eğitim, Yükseköğrenim, Sosyal Uyum
Türkçe bilmeyen mülteci çocukların sınıf içi durumlarının okul öncesi öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Bu çalışmada; Türkçe bilmeyen mülteci çocukların sınıf içi durumlarının, okul öncesi öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nitel desende planlanmış bir fenomenoloji çalışmasıdır. Bu araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim yılı Adana ilinde mülteci çocukların yoğun olarak bulunduğu mahallelerde yer alan ana sınıfı ve anaokulunda çalışmakta olan öğretmenlerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, sınıfında Türkçe konuşmayı bilmeyen en az iki mülteci çocuğun bulunduğu, 14 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde ölçüt örneklemesi uygulanmıştır. Bu araştırmada ki verilerin ilk kısmı demografik bilgilerden, ikinci kısmı ise Türkçe bilmeyen çocukların sınıf içerisindeki durumlarını belirlemeye yönelik oluşturulmuş olan yarı yapılandırılmış görüşme sorularından elde edilmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, araştırmacı tarafından bilgisayar ortamına aktarılmış ve MAXQDA nitel analiz bilgisayar programının yardımıyla kodlanmıştır. İçerik analizi uygulanan verilerden elde edilen kodlardan alt temalar, bunlardan da iki ana tema elde edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkçe bilmeyen mülteci çocukların öğretmenleri ve akranlarıyla el-kol hareketleriyle iletişim kurmaya çalıştıkları tespit edilmiştir. Sınıf içerisinde mülteci çocukların akranlarını ev sahibi ülke çocuklarına göre daha dikkatli bir şekilde dinledikleri ve anlamaya çalıştıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra araştırmada yer alan Türkçe bilmeyen mülteci çocukların iletişim kurma sürecinde anlaşılmadığı zaman şiddete başvurabildikleri gözlenmiştir. Mülteci çocuğun; iletişim kurmaya çalışma sürecinde öğretmen desteğinin çocuğun kendini sınıfa ait hissetmesine yardımcı olduğu görülmüştür. Öğretmenler, mülteci çocukların eğitim sürecinde yaşadıkları kayıpları en aza indirgemek için bazı eğitsel hazırlıklar yapmaktadır. Türkçe bilmeyen mülteci çocukların en çok katıldığı etkinliklerin oyun, müzik ve sanat etkinlikleri olduğu tespit edilirken, en az katıldıkları etkinliklerin ise Türkçe-dil etkinlikleri ile okuma yazmaya hazırlık çalışması olduğu gözlenmiştir. Türkçe bilmeyen mülteci çocukların en fazla dramatik oyun ve blok merkezini tercih ettikleri görülmektedir. Mülteci çocukların en çok aynı dili konuştuğu çocuklarla küçük grup şeklinde ya da tek başına oynadıkları görülmektedir. Öğretmenler mülteci çocukların aileleriyle dil bilmemelerinden ötürü çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Ev sahibi ülke çocuklarının aileleriyle, mülteci çocuklara karşı ön yargı ve onları dışlama gibi bazı sorunlar tespit edilmiştir. Bu sorunları aşabilmek için çeşitli toplantılar ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Toplantılar sonucunda velilerin tutumlarının olumlu hale geldiği görülmüştür.
Sınıfında sığınmacı çocuk bulunan okul öncesi öğretmenlerinin çokkültürlülük bağlamında deneyimlerinin incelenmesi
Bu araştırma, sığınmacı çocuklarla çalışan okul öncesi öğretmenlerinin farklı kültürlerden çocuklara yönelik deneyim ve gereksinimlerini anlamayı amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim deseni esas alınarak tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Gaziantep ilinde resmi ilkokul, ortaokul ve bağımsız anaokullarında aktif görev yapmakta olan 17 okul öncesi öğretmenidir. Örneklem belirlemede ölçüt örnekleme ve tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve görüşmeler pandemi sebebiyle telefon aracılığı ile yapılmıştır. Görüşme formu 4 bölüm ve 26 sorudan oluşmaktadır. Veri analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmış ve toplanan veriler olgubilim deseninin doğasına uyması açısından kod çıkarma, kodların tanımlanması, kodların birleştirilmesi, ayıklanması ve kategorilerin oluşturulması şeklinde bir yol izlenerek bütüncül bir yapıya dönüştürülmüştür. Araştırma neticesinde elde edilen veriler uyum, iletişim, eğitsel durum, sığınmacıların yaşadıkları sorunlar ve öğretmen ihtiyaçları şeklinde beş ana tema etrafında toplanmıştır. Katılımcılar çocukların okula uyum sürecinde onlara yardımcı olma konusunda yetersiz kaldıklarını, hem çocuklarla hem de aileler ile iletişim kurmada sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcılar, sığınmacıların eğitsel çalışmalardaki durumlarının sınıfa uyum sağlama ve iletişim kurma durumlarına bağlı olarak değiştiğini ifade etmişlerdir. En büyük sorunun iletişim yetersizliği olduğunu düşünen katılımcılar çokkültürlülük ile baş etme noktasında genel olarak yetersiz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Çokkültürlülük, sığınmacı çocuklar, okul öncesi öğretmenlerinin tutum ve yaklaşımları
Yabancı uyruklu öğrencilere Türkçe öğretiminde öğretmenlerin karşılaştığı problemlere ilişkin görüşlerin incelenmesi -Adana ili örneği
Ülkemizde yabancılara Türkçe Öğretimi yapan kurum ve kuruluşlar genellikle yetişkinlere yönelik eğitim vermektedir. Ancak küçük yaş gruplarına için hazırlanmış ders materyalindeki çeşitliliğin az olması, kaynak sıkıntısı, çocuklara uygun dil öğretim yöntem ve tekniklerin kullanımı çocuklara Türkçe öğreten öğretmenlerin yaşadığı problemlerden birkaçıdır. Bu çalışmada yabancı uyruklu öğrencilere Türkçe öğretiminde öğretmenlerin karşılaştığı problemlere ilişkin görüşler hakkında bilgi toplanması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup bu yönteme bağlı olarak durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Adana ilinde kadrolu görev yapan 20 ilkokul öğretmeni ile Adana ilinde görevlendirilen 29 PIKTES öğretmeni oluşturmaktadır. 29 PIKTES öğretmeninden 5'i ile yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla mülakat yapılmış, 24'ü ile yarı yapılandırılmış görüşme formuyla veri toplanmıştır. Kadrolu görev yapan 20 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla mülakat yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ve betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkçe öğretiminde en önemli problemlerin başında okuma yazma öğrenmelerine karşın anlamada sıkıntılar yaşandığı, hazırbulunuşluklarının yetersiz olduğu, çevreyle uyum sorunlarının olduğu, ailelerin yeterli destekte bulunmamaları, ders materyallerinin kısıtlı ve sınıfların fiziki olarak dil öğretimine elverişsiz olmasının yanında uyum sınıflarında çalışan Piktes öğretmenleriyle kadrolu öğretmenlerin yararlandıkları uygulamaların ve önerilerin bazılarında benzerlikler bazılarında farklılılar tespit edilmiştir. Öğretmenler, yabancı uyruklu çocuklara Türkçe dil öğretiminin okulöncesinde ya da birinci sınıftan itibaren başlaması gerektiği konusunda hemfikirdir. Anahtar kelimeler: Yabancı uyruklu çocuklar, yabancı dil olarak Türkçe.
Uluslararası öğrencilerin; serbest zaman etkinliklerine aktif katılımları yoluyla sosyal uyumlarının analizi: Celal Bayar Üniversitesi örneği
ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN SERBEST ZAMAN ETKİNLİKLERİNE AKTİF KATILIMLARI YOLUYLA SOSYAL UYUMLARININ ANALİZİ: CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ Bu çalışmanın amacı, Celal Bayar Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine aktif katılımlarının, sosyal uyumlarına etkilerinin incelenmesidir. Uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine katılımlarına ilişkin kazanımları, üniversitede sunulan etkinliklerde elde ettikleri deneyimleri ve algıları tespit edilerek incelenmiştir. Bu araştırmada, katılımcıların bakış açılarını, ilgi, istek ve görüşlerini ortaya koymaya fırsat vermesi nedeniyle nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Bu araştırmanın katılımcılarını, CBÜ'de öğrenim gören ve 2014-2015 dönemi içerisinde üniversitede düzenlenen serbest zaman etkinliklerine aktif katılım gösteren 10 farklı ülkeden 23 uluslararası öğrenci oluşturmuştur. Araştırmacı, serbest zaman etkinliklerini CBÜ Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu akademisyenleri ve öğrencileri ile ortak bir program çerçevesinde düzenlemiş olup; CBÜ Rektörlük Uluslararası İlişkiler Ofisi ve Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu akademisyenleri ve öğrencilerinin uluslararası öğrenciler için üniversitede düzenlenledikleri serbest zaman etkinliklerine gözlemci olarak katılım göstermiş ve etkinlikler sonrasında da öğrenciler ile birebir görüşmeler yapmıştır. Uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine ait katılım deneyimleri ve algıları nitel araştırma yöntemi ile ele alınarak, kültürleşme teorisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. 2014-2015 dönemi içerisinde serbest zaman etkinliklerine aktif katılım gösteren uluslararası öğrenciler üzerinde bir durum (örnek olay) çalışması yapılmıştır. Bu araştırmanın araştırma desenini ise; bütüncül tek durum deseni oluşturmuştur. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilmiştir. Daha sonra veriler, "Nvivo 11 Pro for Windows" programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ayrıca alanında uzman 2 kişi tarafından da kodlanan verilerin birbirleriyle örtüşen temaları gruplandırılmıştır. Görüş birliği ve ayrılığı tespit edilen kodlar, Cohen kappa formülüne yerleştirilerek hesaplanmıştır. Kodlayıcılar arasındaki uyum hesaplaması, r= 0.80n bulunmuştur. Bunun sonucunda hesaplanan değerler ile puanlayıcılar arasında iyi düzeyde bir uyum olduğu gözlemlenmiştir. Kişisel bilgi formlarından elde edilen bilgilerin analizi sonucunda öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin bulgular oluşturulmuş ve bu analizler grafikler ile sunulmuştur. Serbest zaman etkinliklerine katılan uluslararası öğrencilerin aktif katılımları ve bu katılımların "sosyal uyumları"na sağladığı katkılar, "Serbest zaman etkinlik kazanımları" teması altında; öğrencilerin üniversiteden "istekler ve beklentilerine" ilişkin görüşleri ise "İstekler ve beklentiler" ana teması altında sunulmuştur. Sonuçlar bölümünde, uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine katılımlarından elde ettikleri kazanımlara ilişkin görüşleri, üç (3) alt tema ve buna bağlı olarak ortaya çıkan on (10) kod ile sunulmuştur. Bu alt temalar, "Sosyo-kültürel kazanımlar", "Psikolojik kazanımlar" ve "Fizyolojik kazanımlar" olarak ortaya çıkmıştır. "Sosyo-kültürel" kazanımlar boyutunun altında "sosyal uyum" temasını içeren "kültürleşme" (çokkültürlülük), "sosyalleşme", "aidiyet duygusu", "akademik başarı" ve "grup olma"; "Psikolojik kazanımlar" boyutunda "psikolojik destek", "heyecan", "mutluluk" ve "kişisel gelişim" ve "Fizyolojik kazanımlar" boyutunda ise "fiziksel zindelik" kodlarına ulaşılmıştır. Serbest zaman etkinlikleri ile ilgili beklentiler ve istekler boyutunda ise "farklı etkinlikler", "kararlara katılım", "ortak etkinlikler", "tanıtım", "sürdürülebilirlik", "sosyal aktiviteler" ve "yayın desteği" konularına ilişkin temalar incelenmiş ve sunulmuştur. Sonuç olarak, serbest zaman etkinliklerine aktif katılımın, uluslararası öğrencilerin sosyal uyumlarına olumlu katkılar sağladığı ve yanı sıra psikolojik ve fizyolojik durumlarına da katkı sağladığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine ilişkin, üniversiteden de istekler ve beklentilerinin olduğu belirlenmiştir. Serbest zaman etkinliklerinin, öğrencilerin istekler ve beklentileri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak üniversite bünyesinde çeşitlendirilmesi, bu konuda çalışan rekreasyon uzmanlarının desteği ile güçlendirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası öğrenciler, sosyal uyum, serbest zaman etkinlikleri, rekreasyon, kültürleşme
Investigating the digital readiness for academic engagement of international university students
"Tell me and I forget, teach me and I remember, involve me and I learn." Benjamin Franklin. Digital technologies are well known for active involvement of learners in the teaching learning process, so digital competence is essential for the university students at any level for both their academic success and for use in their respective careers. The purpose of this study was to investigate digital readiness of international university students for academic engagement. It was conducted at Gaziantep University on international students from Africa, America, Asia and European continents studying at different faculties like education, medicine, theology, engineering and law among others and at different years of study. A quantitative descriptive survey involved 288 students (64.2% male and 35.8% female), questionnaires in 3 different languages i.e. Arabic, English and Turkish language were administered. The instrument contained 17 items derived from Hung and Kim (2018) DRAE scale having 5 subscales; digital media awareness, digital tool application, information seeking skills, information sharing behaviour and digital application usage. The findings revealed that to a large extent the international university students are ready for the digital technologies' utilization in the academic field. Despite the fact that there were some deficiencies at the digital media awareness and digital tool application subscales. The findings showed that there were significant differences (p≤0.05) in participant's gender, geographical region, year, level and faculty of study groups. The researcher recommended provision of extra digital technology related lessons to students, political stability in the Middle East region and increased access to digital technology by students at high school to prepare them their usage at university level. Keywords: Digital readiness, Student engagement, International University students
Yabancılara Türkçe öğretiminde fiillerin pandomim tekniği ile öğretiminin etkililiği
Geçmişten günümüze kadar gerek insan, gerekse de farklı toplumlar, kendi kültürünü araştırmaya ve kendi kültürü hakkında elde ettiği verileri de başka toplumlara anlatma gayreti içerisinde olmuştur. Bu amaçla sahip olduğu her şeyi sözlü, sözsüz veya yazılı dil kullanarak başkalarına aktarma ihtiyacı hissetmiştir. İşte bu çerçeveden hareketle insanlar arası iletişim doğmuş ve çeşitli şekillerde insanlar arasında süregelmiştir. Bu bağlamda insan hayatında her daim var olmuş olan sözsüz iletişim yani beden dili insanlar arasındaki iletişimde gerek sözlü iletişimle beraber gerekse de sözsüz iletişimde tek başına kullanılmaktadır. Beden dilinin, güzel sanatlara yansımış olan bir dalı olan "Pandomim Tekniği"; içerisinde söz olmadan sadece vücut hareketleri ile iletişimi barındırmaktadır. Bu bilgiden hareketle Türkçenin sahip olduğu kelime gruplarından biri olan "fiil"ler de içerisinde bir iş bir hareket barındıran kelime grubudur. Bu iki olgudan hareketle var olan literatür taranmıştır ve literatürde fiillerin pandomim tekniği ile öğretilmesi üzerine her hangi bir çalışma yapılmadığını tespit edilmiştir. Dilin yaşayan bir olgu olduğunu düşünürsek, fiiller gibi içerisinde hareket barındıran yani canlandırmaya ihtiyaç duyulan bir konunun, kendisi gibi bir sanat olan pandomim tekniği ile canlandırılabileceği görülmektedir. Bu anlamda Yabancılara Türkçe öğretimi yapan Hitit, Yediiklim, İstanbul ve Gazi Dil Bilgisi kitaplarından "Şimdiki Zaman Eki" konusunun geçtiği bölümler incelenerek bir fiil havuzu oluşturulmuştur. Oluşturulan bu havuzdaki fiillerin farklı kullanım varyantları da ele alınmıştır. Bu havuzdaki fiiller beş haftalık bir dönem içerisinde pandomim tekniği ile öğrencilere aktarılmıştır. Araştırma için biri deney, diğeri kontrol olmak üzere iki grup kurulmuştur. Deney ve kontrol grubunda 11'er öğrenci bulunmaktadır. Deney ve kontrol gruplarının başarı durumlarının tespiti için T-testi uygulanmıştır. Testten elde edilen sonuçlara göre, ön-test uygulamasında deney grubunda verilen cevap sayısı ortalaması (X) 108,909; kontrol grubunda verilen cevap sayısı ortalaması (X) 107,363 olarak hesaplanmıştır. Ön-testte doğru cevap sayısı ortalaması (X) ise deney grubunda 55,181; kontrol grubunda ise 52,424 olarak hesaplanmıştır. Son-test uygulamasına bakıldığında ise deney grubunun verilen cevap sayısı ortalaması (X) 175,181; kontrol grubunun verilen cevap sayısı ortalaması (X) 105,636 olarak hesaplanmıştır. Son-test uygulamasında deney grubunda verilen doğru cevap sayısı ortalaması (X) 144,727; kontrol grubunda ise verilen doğru cevap sayısı ortalaması (X) 63,181 olarak hesaplanmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde kültürel çeşitliliğe dayalı eğitimin etkililiği
Farklı kültürel kimlikler taşıyan bireylerin aynı sosyo-kültürel çevrede bir arada yaşamalarına sebep olan önemli etkenlerden biri göçtür. Bu durum okullar da dâhil olmak üzere farklı sosyal ortamlarda çeşitli uyum sorunlarına yol açabilmektedir. Çeşitli ülkelerden gelen yabancı uyruklu öğrenciler Türk öğrencilerle bir arada eğitim almaktadır. Araştırmalar, Türkiye'deki yabancı uyruklu öğrencilerin sıklıkla ayrımcılık, ötekileştirme ve sosyal dışlanmaya maruz kaldıklarını ve bu durumun akademik ve sosyal entegrasyonlarını olumsuz etkileyebildiğini ortaya koymaktadır. Kültürel çeşitliliğin olduğu bir toplumda okullar, sorunları görmezden gelerek veya harekete geçmeyerek ayrımcı ve dışlayıcı tavırların sürdürüldüğü ya da kapsayıcı bir okul atmosferi oluşturarak olumlu sosyalleşmenin sağlandığı alanlar olabilirler. Çokkültürlülük, çeşitlilik ve insan haklarına odaklanılabilecek konular barındıran Sosyal Bilgiler dersleri, yapısı gereği çeşitli kültürlerin tanıtılabileceği, kültürel çeşitliliğin avantaja çevrilebileceği, öğrencilerin gerekli beceri, değer ve bilgileri edinerek toplumsallaşmalarının sağlanabileceği bir derstir. Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler dersinde kültürel çeşitliliği dikkate alarak hazırlanan eylem plânlarıyla öğrencilerin ve öğretmenin kültürlerarası anlayış geliştirerek yaşanan uyum sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Göçle birlikte kültürel çeşitliliğin giderek arttığı eğitim ortamlarında yaşanan sorunlara çözüm getirebilecek yöntemlerle incelenip çözülmesi Türk eğitim sisteminin çağın gereksinimlerine uygun hale getirilmesine de katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma, yabancı uyruklu ve Türk öğrencilerin karşılıklı etkileşim içine girerek kültürel çeşitliliği deneyimlemeleri, kendilerini sınıfa ait hissetmeleri ve olumlu bir sınıf kültürünün oluşturulması bakımından önemli bulunmaktadır. İlgili literatür tarandığında, yabancı uyruklu öğrencilerin bulunduğu sınıflarda Sosyal Bilgiler dersinin kültürel çeşitliliğe uygun hale getirilmesi için uygulamalı çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışma ise, eylem araştırması deseni temel alınarak yürütülmüştür. Sinop il merkezinde uluslararası göç ile gelen farklı kültürden öğrencilerin bulunduğu bir ortaokulda, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler öğrencileri ve öğretmeni bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Belirlenen okulda, kültürel çeşitlilik açısından yaşanan sorunları tespit etmek için, 2021 yılı Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında görüşme ve gözlemler yapılmıştır. Eylül 2021'de okulların açılmasıyla birlikte iki dönem boyunca, haftada iki gün uygulama ve değerlendirme süreci araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak gözlem formu, araştırmacı günlüğü, öğretmen ve öğrenci görüşme formu, 18 adet eylem plânı ve akademik başarı testi kullanılmıştır. Örnekler ve öğrencinin aktif katılabileceği etkinliklerden oluşan ilk 16 eylem plânı kültür, kültürel çeşitlilik, göç, göç türleri, göçün neden ve sonuçları konularına, kültürlerarası beceri ve değerlerin öğretimine ve sınıfta olumlu iletişimin sağlanmasına yöneliktir. Son iki eylem plânı ise öğrencinin öğrendiklerini ve düşüncelerini çeşitli şekillerde yansıtmasına fırsat sunan pano hazırlama etkinliğinden oluşmaktadır. Eylem plânlarının ve sürecin değerlendirilmesi için öğretmen ve öğrenci görüşleri, çalışma yaprakları, akademik başarı testi ve öğrencilerin hazırladıkları pano ürünleri kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analiziyle ve ön-test son-test gruplarılarının akademik başarıları arasındaki farklılık ise t testiyle analiz edilmiştir. Uygulama öncesi, kültürel çeşitliliğe yönelik ön yargıların bulunduğu, sınıfta kültürlerarası iletişim kurma noktasında direnç olduğu, sınıfın yabancı uyruklu ve Türk öğrenciler olarak iki grup şeklinde algılandığı tespit edilmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilerden akademik beklentinin düşük olduğu ve bu nedenle sınıf ortamında ikinci plânda tutuldukları, yabancı uyruklu öğrencilerin derslere aktif katılımlarının sağlanamadığı, sınıfta dışlama ve ayrımcılık gibi davranışların gözlemlendiği ve bu durumun olumlu sınıf ikliminin oluşmasına engel olduğu anlaşılmıştır. Çalışma sonucunda ise göç ve kültürel çeşitlilik temasında bilgi edinildiği, kültürel çeşitliliğe değer verilmeye başlandığı, kültürlerarası beceri ve değerlerin geliştirildiği, ön yargıların azaltılarak sınıf ikliminin olumlu yönde geliştiği, aktif katılım ve akademik beklentilerin arttığı gözlemlenmiştir. Eylem araştırmasının sonuçlarına dayanarak, Sosyal Bilgiler dersinde kültürel çeşitliliğe uygun materyal geliştirilmesine, olumlu sınıf ikliminin oluşturulmasına, Sosyal Bilgiler öğretmenleri ve öğretmen adaylarının kültürel çeşitlik yeterliliklerinin geliştirilmesine ve ileride yapılacak akademik çalışmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Yabancılara Türkçe öğretimine yönelik ders kitaplarının atasözleri ve deyimler açısından incelenmesi
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde sözvarlığı öğretimi büyük öneme sahiptir. Çünkü birey dili öğrenirken öncelikli olarak o dilin sözvarlığı ögeleriyle karşılaşmaktadır. Sözvarlığı; sözcükler, atasözleri, deyimler, kalıp sözler, kalıplaşmış sözler gibi birçok ögeyi barındırmaktadır. Sözvarlığının, dilin ait olduğu ulusun kültürünü de içinde bulundurması nedeniyle dil öğretiminde önemli bir yeri vardır. Yabancılara Türkçe öğretme amacıyla hazırlanan ders kitapları, içerisinde yer alan konular, temalar ve metinler sayesinde öğrenciye sözvarlığı ögelerini bir bütün içinde görme olanağı sağlamaktadır. Bu nedenle kitapların ve içindeki metinlerin dilin sözvarlığı ögelerini öğreniciye doğru bir şekilde sunması gerekmektedir. Bu çalışmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan Gazi Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı ve Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Ders Kitaplarında (A1-A2, B1-B2, C1) bulunan okuma ve dinleme metinlerini deyim ve atasözü kullanımı bağlamında incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Her bir ders kitabında yer alan atasözleri ve deyimler, düzeylere göre sıklık ve yüzdelik bağlamında ele alınmış; ders kitaplarında en sık kullanılan deyim ve atasözleri saptanmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda temel düzeyde Gazi Türkçe ders kitabında %13,42 orta düzeyde %42,36 ileri düzeyde ise %44,21 deyim saptanmıştır. Atasözü olarak ise Gazi Türkçe ders kitabında ileri düzeyde 3 atasözü kullanılmıştır. İstanbul Türkçe ders kitabında temel düzeyde %9,42 orta düzeyde %24,59 ileri düzeyde ise %65,98 deyim saptanmıştır. Atasözü olarak ise İstanbul Türkçe ders kitabında sadece orta düzeyde 7 atasözü kullanılmıştır. Yedi İklim Türkçe ders kitabında temel düzeyde %13,34 orta düzeyde %48,91 ileri düzeyde ise %37,74 deyim saptanmıştır. Atasözü olarak ise temel düzeyde 8, orta düzeyde 10, ileri düzeyde ise 11 atasözü kullanılmıştır. Sonuç olarak en çok deyim ve atasözünün Yedi İklim ders kitabında kullanıldığı ve düzeyler arasında aşamalı bir artış görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, sözvarlığı, deyim, atasözü, ders kitapları.