Funds

Bu konu başlığı altında 75 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borsa yatırım fonları ile A tipi yatırım fonlarının karşılaştırmalı performans analizi: Borsa İstanbul (İMKB) örneği

Türkiye tasarruf düzeyi açısından yalnızca gelişmiş ekonomilerin değil, benzer düzeyde bulunan gelişmekte olan ülke ekonomilerinin de altında bir noktada yer almaktadır. Yatırımcının güvenini kazanacak, risk ve getiri beklentilerini karşılayacak, yatırımcı profiline uygun farklı alternatifler sunacak yatırım araçlarının yaygınlaşması tasarruf düzeyinin gelişmesine katkıda bulunması muhtemel gelişmelerdir. Yatırım fonları ve borsa yatırım fonları Türkiye'de pek çok yatırım aracına göre yeni olmasına rağmen son yıllarda gösterdikleri gelişimle öne çıkmaktadır. Yatırım fonları ve borsa yatırım fonları farklı yatırımcı beklentilerine kolaylıkla cevap verebilecek yapıda olan ve özellikle küçük yatırımcının zorlandığı portföy yönetimi konusunda profesyonel yönetim avantajı sunan özellikli yatırım araçlarıdır. Bu iki yatırım aracının yadsınamaz benzerliklerinin yanı sıra önem arz eden farklılıkları da vardır. Çalışmanın amacı; gelişmekte olan bu iki yatırım aracına ilişkin derinlemesine bilgi vermenin yanı sıra A tipi yatırım fonları ve A tipi borsa yatırım fonlarının performanslarının kıyaslanmasını sağlamaktır. Bu amaçla 2008-2013 yılları arasında kesintisiz işlem gören toplam 28 adet A tipi hisse senedi ağırlıklı yatırım fonu ile 2 adet A tipi hisse senedi ağırlıklı borsa yatırım fonunun performansları farklı kriterlere göre ölçüm yapan teknikler kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: A tipi yatırım fonu, A tipi borsa yatırım fonu, performans ölçüm teknikleri, risk, getiri.

BorsaBorsa İstanbulFonlar+2
Ilım Özdemir
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği Hibe Fonlarının vergi gelirleri üzerindeki etkisi, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu hibeleri örneğinde bir değerlendirme

Avrupa Birliği hibeleri ile günümüzde birçok yatırım yapılmaktadır. 2007-2013 yıllarında Avrupa Birliği Fonlarından ülkemiz faydalanmıştır. Ayrıca Avrupa Birliği fonlarından ülkemize 2014-2020 yılları için 4.4 Milyar Avro hibe verilecektir. Avrupa Birliği ilk kez 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ismi altında kurulmasından sonra Türkiye 31 Temmuz 1959 yılında Topluluğa ortaklık başvurusunda bulunmuştur. Sonrasında uzun süreç devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Topluluğu arasında imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Topluluk programlarına katılımı ile ilgili genel prensipleri düzenleyen 26 Şubat 2002 tarihli Çerçeve Antlaşması'nda öngörülen şartlara uygun olarak Mutabakat zaptını imzalamıştır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ise Avrupa Birliğine Katılım öncesi Mali Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Fonu(IPARD) Programını uygulamak üzere kurulmuştur. Bu çalışmada; Avrupa Birliği hibe fonları, Avrupa Birliği Hibe fonları hakkında bilgiler verilmiştir. Sonrasında özel olarak Avrupa Birliği Hibeleri Kırsal Kalkınma Hibe hakkında bilgiler verilerek örnek bir proje üzerinde durulmuştur. Hazine'nin verdiği hibelerin Hazine'ye geri döndüğü tezi savunulmuştur. Avrupa Birliği Hibeleri vergiden muaf olduğu için yatırım sonucunda oluşturulan katma değer ile vazgeçilen vergi açısından hibe fonlarını değerlendirilmiştir. IPARD Kapsamında Hibe verilen bir işletme seçilerek oluşturduğu katma değer incelenmiş ve vergi muafiyeti ülkemiz vergi sistemi açısından da değerlendirilmiştir. Sonuçta Hazine tarafından verilen hibe ile vergi arasındaki ilişki araştırılarak yapılan yatırım ile Hazine gelirleri açısından olumlu bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Hibe Fonları, Hibe Fonları, Hazine, IPARD, TKDK, Hibe,Fonlar, Vergi Muafiyeti,

Avrupa BirliğiFonlarHibe destek kredileri+4
İhsan Kaymak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Katılım bankalarının kullandırdığı fonların makro iktisadi göstergelere etkisi: Türkiye örneği

Türkiye'de katılım bankaları ve katılım bankacılığına verilen önem son dönemde giderek artmaktadır. Dünyada 20. y.y.'ın ikinci yarısından sonra finansal sistemde kendisine yer bulan faizsiz bankacılık Türkiye'de de son 20 yılda giderek artan payı ile finansal sistemdeki yerini almaya başlamıştır. Buradan hareketle bu çalışmada Türkiye'de ve dünyada katılım bankacılığının gelişimi ve Türkiye'de panel veri analiz yöntemiyle 2010-2017 yılları arası 3'er aylık dönemlere ilişkin veriler kullanılarak katılım bankalarınn kullandırdığı fonların reel makroekonomik göstergeler üzerindeki ( ithalat, ihracat, faiz oranı, ekonomik büyüme, gayrisafi yurt içi hasıla, istihdam, hane halkı tüketim harcamaları ve yatırımlar) etkileri analiz edilmiştir. Analiz sonuçları göstermiştir ki katılım bankalarının kullandırdığı fonlar Türkiye ekonomisinin dış ticaretini, istihdamını, arz ve talep cephesine ilişkin göstergeleri pozitif yönde etkilemektedir.

BankalarFaizsiz bankacılıkFonlar+7
Serkan Varsak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Borsa yatırım fonlarının endeks piyasalarında uzun dönemli ilişki ve volatilite üzerindeki etkisi: İMKB-30 endeksi üzerine bir uygulama

Bu çalışma, Türkiye endeks piyasalarında 7 Nisan 2009 tarihinde işlem görmeye başlayan IST30 Borsa Yatırım Fonu'nun İMKB-30 spot ve vadeli endeks piyasalara olan uzun dönemli öncül ardıl ilişkisini ve volatilite etkisini araştırmaktadır. Araştırma, fonun işlem öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönem kurgulanmıştır. Fon öncesi dönemde 427, fon sonrası dönemde ise 548 günlük kapanış değerleri araştırma verilerini oluşturmaktadır. Spot ve vadeli endeks işlemler arasındaki uzun dönemli öncül ardıl ilişkisinin test edilmesinde eşbütünleşme testi, VECM ve Granger VECM analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın birinci hipotezi ile uyumlu olarak uzun dönemde endeksler arasında bir öncül ardıl ilişkinin varlığı ve fon sonrası dönemde de bu ilişkinin devam ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Her iki dönemde de vadeli endeks piyasaları spot endeks piyasalara öncülük etmektedir. Bu sonuç, Subrahmanyam (1991) ve Gorton ve Pennacchi (1993)'nin teorik argümanlarıyla uyumludur. Çalışmanın ikinci hipotezinde, borsa yatırım fonlarının endeks piyasaların volatilitesine etkisini araştırmak için GARCH modeli kullanılmıştır. Uygulama sonuçları, fonun işleme başlama tarihinden öncesinde ve sonrasında endeks yatırım araçlarının volatilitesinde bir düşüş meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmanın son hipotezinde, IMKB-30 endeksindeki dayanak varlıkların her iki dönemdeki volatilitesi araştırılmıştır. 13 hissenin volatilitesi yükselirken, 17 hissenin volatilitesinin düştüğü bulunmuştur. Toplu sonuçlar, dayanak varlıkların volatilitesinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, Lin ve Chiang (2005)'ın bulgularıyla uyumludur.

BorsaEndeksEndeks fon yönetim sistemi+5
Ferit Karahan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Avrupa Birliği bölgesel politikaları ve yapısal fonlar: Uyum sürecinde Türkiye için bir değerlendirme

ÖZET Bu çalışmada, Avrupa Birliği(AB)'ne üye ülkelerin kendi bölgesel dengesizlikleri ve üye ülkeler arasındaki bölgesel dengesizliklerin azaltılması için, bu alanda kullanılan temel mali araçlar (Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Avrupa Sosyal Fonu, Avrupa Tarımsal Garanti ve Yönverme Fonu) olan Yapısal Fonların işleyişi ve etkileri incelenmiştir. AB'ye Mayıs 2004'te yeni on ülkenin üye olmasıyla mevcut olan bölgesel dengesizlikler daha da artacak, yapısal fonların önemi ve etkisi hayati rol oynamaya devam edecektir. Bu gelişme Avrupa'nın bütünleşmesi projesi ve AB'nin geleceği için kritik bir gelişme olacaktır. AB'nin genişlemesi Birliğin alanını genişletecek ve Birlik içindeki ekonomik ve sosyal farklılıkları arttıracaktır. Bölgesel politikalar ve Yapısal Fonlar, AB 'de meydana gelecek olan bu değişiklikleri düzenlemede ana enstrümanlardır. Genişleme süreci doğal olarak bu fonlarda zaman içerisinde reforma gidilmesini gerekli kılmıştır. Bu çerçevede, Komisyon 2000-2006 periyodu için yeni bir mali çerçeve ve genişleme için önerilerde bulunmuş, AB devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı Mart 1999 tarihli Berlin Zirvesinde de Gündem 2000 Programı kabul edilmiştir. Gündem 2000'de, yapısal fonların öncelikli hedefleri, fonksiyonları ve organizasyonları, fonların idaresi ile ilgili kuralları, etkinliklerini sağlayacak gerekli hükümleri, ayrıca fonların kendi aralarında ve diğer finansman araçlarıyla koordinasyonlarının nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Bununla birlikte AB'nin az gelişmiş ülkelerin yararlandığı Uyum Fonu ile ilgili düzenlemeler de yapılmış ve Fonun 2000-2006 döneminde sürdürülmesi kararma varılmıştır. Tezde AB 'deki bölgesel politika ve yapısal fonların analizi yanında, Türkiye'deki bölgesel gelişme politikaları incelenmiş, Türkiye'nin tam üye olması durumunda, AB yapısal fonlarından yararlanma koşulları irdelenmiştir. Bu çerçevede Türkiye'nin üyeliğinin AB bütçesine yapacağı katkılar da analiz edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuca göre Türkiye'nin bölgeleri itibariyle gelişmişlik düzeyleri AB ortalamasının oldukça altında olduğu görülmektedir.

Avrupa BirliğiBölgesel politikalarBütünleşme+5
Ergüder Can
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal güvenlik sistemlerinin dünyadaki gelişimi, tasarruflar üzerindeki etkileri ve Türkiye'de durum

Geçtiğimiz son 15 yılda dünya genelinde, sosyal güvenlik sistemlerinin yeniden yapılandırılması konusu ağırlıklı olarak tartışılmaktadır. Tartışmaların temelini; demografik etkiler, işsizlik, değişen ekonomik ve siyasal koşullar nedeniyle gücünü kaybetmekte olan kamu emeklilik sistemlerinin iyileştirilmesi konusu oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelere bakıldığında kamu emeklilik sistemleri yanında tamamlayıcı özel emeklilik programlarının ve vergi avantajlı bireysel gönüllü tasarruf planlarının yaygın olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bunun yanısıra kamu emeklilik sistemlerinin de ağırlıklı olarak önemlerini korumaya devam ettikleri gözlenmektedir. Türkiye'de de bu kapsamda, "Sosyal Güvenlik Reformu" adı altında bir yeniden yapılanma söz konusudur. Bu kapsamda sermaye birikiminin ve finansal piyasalara fon akışının artması beklenmektedir. Çalışmamızın amacı, dünya genelinde sosyal güvenliğin finansmanı ve Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin durumunu izlemek ve Türkiye'de sosyal güvenliğin özel tasarruflar üzerindeki etkilerini araştırmaktır. İnceleme dönemi 1972-2003 arası olup, sonuca doğrusal regresyon ile ulaşılmıştır.Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlan ile ilgili olarak elde edilebilen kesin veriler 1970 sonrasına rastlamaktadır. Bu nedenle günümüze dek oluşan özel tasarrufların nisbi olarak çok yüksek olmadığı görülmektedir. Yapılan tahmin sonuçlan sosyal sigorta primleri ve özel tasarruflar arasında olumlu ve anlamlı bir ilişki ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal güvenlik, özel tasarruflar, emeklilik fonları, dağıtım sistemi, fonlama sistemi, belirli katkı emeklilik planlan, belirli katkı emeklilik planlan.

Amerika Birleşik DevletleriEmeklilikEmeklilik fonları+7
Berna Balcı İzgi
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk KOBİ'lerinin Avrupa Birliği'ndeki destek ve teşviklerden yararlanma olanakları

ÖZET TÜRK KOBİLERİNİN AVRUPA BİRLİĞİNDEKİ DESTEK VE TEŞVİKLERDEN YARARLANMA İMKANLARI Esma YOLLU Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Hatice DÜZAKIN Temmuz, 2004, 131 sayfa Avrupa Birliği'nde KOBİ'ler hem birlik bazında hem de ülkelerin rekabeti bozmayacak şekildeki politikaları kapsamında pek çok destekten yararlanmaktadır. Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne giriş süreci ile birlikte Türk KOBİ'lerinin rekabet gücünü artırmak amacıyla Avrupa Birliği Politikaları'nın yansıması olarak pek çok yeni destek ve teşvik uygulamaya konulmuştur. Türkiye konumu ve Avrupa Birliği ile ilişkileri doğrultusunda pek çok program ve ekonomik ve sosyal amaçlı fonlardan, hibe ve kredilerden yararlanabilmektedir. Özellikle Helsinki zirvesi ile ülkemizin Birliğe adaylık sürecinin başlaması, pek çok politika, fon ve programa katılımı mümkün kılmıştır. Bunların pek çoğu doğrudan ve dolaylı olarak KOBİ'lerin faydalanmasına olanak tanımaktadır. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan destekler ve Türk KOBİ'lerinin AB desteklerinden yararlanma koşullan ve katılım aşamasında ülkemizin durumu araştırılmıştır. Çalışma temel olarak üç bölümde incelenebilir. İlk bölüm, Türkiye'deki KOBİ'lere sağlanan destek ve teşvikleri, politika öngörülerini içermektedir. İkinci bölümde AB 'deki KOBİ destek ve teşvikleri incelenmiştir. Avrupa Birliği politika ve programlarından Türk KOBİ'lerinin yararlanma olanaklarını araştıran üçüncü bölüm ise, çalışmayı tamamlayıcı ve ayırıcı niteliktedir. Anahtar Kelimeler; KOBİ. Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Programları, Destek ve Teşvikler.

Avrupa BirliğiDestekleme politikalarıFonlar+4
Esma Yollu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'nin bölgesel gelişmeye etkisi: İspanya ve İngiltere örneği

Avrupa Birliği sosyal, ekonomik ve kültürel olarak çok farklı yapılara ve geçmişe sahip ülkelerden tarafından oluşmuştur. Ülkelerin sahip olduğu bu farklılıklar ulusal anlamda olduğu gibi bölgesel anlamda da kendini hissettirmektedir. AB kurulduğu tarihten günümüze kadar bölgesel gelişmişlik farklılıkları konusunda hassas davranmış ve son derece önemli politikalar üretmiştir. AB tarafında oluşturulan bu politikalar, zamanla genişleyen ve büyüyen bu yapıda gün geçtikçe önemini artırmaktadır. Bölgesel gelişme ile ilgili belirlenen politikaların hayata geçirilmesinde, ülkelerin sahip oldukları yerel aktörler, kalkınma ajansları ve politikaların hayata geçirilebilmesi için oluşturulan fonlar çok önemli bir rol oynamaktadır. Gerçek anlamda bir birliğin ortaya konabilmesi için bölgesel gelişme ile ilgili farklılıkların azaltılmasının öneminin farkında olan AB, bu konuda sürekli yeni politikalar ortaya koymaktadır. Bahsettiğimiz tüm bu hususlar ışığında, Bu çalışmada, AB gibi örgütlerin ülkelerin bölgeleri arasında var olan gelişme farklılıklarını ortadan kaldırıcı bir etkiye sahip olup olmadığı incelenmektedir. Bu amaçla çalışmada, demokrasileri Avrupa ortalamasının üzerinde gelişmiş olan İngiltere ve İspanya'nın Avrupa Birliği üyelikleri öncesi ve sonrası durumları ile üye olduktan sonra almış oldukları fonlar incelenecek ve bunların ülkelerin bölgesel gelişmelerine olan etkileri üyeliklerinden sonraki dönem için araştırılacaktır. Anahtar Sözcükler: Avrupa Birliği, NUTS, Bölgesel Gelişme, AB Fonları

Avrupa BirliğiBölgesel kalkınmaFonlar+4
Serkan Kara
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yatırım fonları net varlık değerlerinin yapay sinir ağları yöntemi ile tahmin edilmesi

Bu tez çalışmasının amacı, Türkiye'deki yatırım fonlarının net varlık değerlerinin, Yapay Sinir Ağları (YSA) yöntemiyle tahmin edilmesidir.19 adet A tipi ve 19 adet B tipi olmak üzere toplam 38 adet yatırım fonunun net varlık değerlerinin tahmin edilmesi için 6 adet makro ekonomik değişkenden yararlanılmıştır. Bu makro ekonomik değişkenler Aktif Tahvilin Faiz Oranı (ATFAİZ), ABD Doları/TL Kuru (DK), İMKB-100 Endeksi (İMKB100), Para Arzı (M2), Sanayi Üretim Endeksi (SUE) ve Toptan Eşya Fiyat Endeksi (TEFE)'dir.Çalışma Ocak 2001- Aralık 2008 dönemine ait, tüm değişkenler için aylık kapanış fiyatlarından oluşmaktadır. Bu çalışmada yatırım fonu net varlık değeri hem yapay sinir ağları hem de regresyon modeli çerçevesinde öngörülmüş ve her iki yöntem için elde edilen sonuçların öngörü performansları karşılaştırılmıştır.Analiz sonuçları, yatırım fonları net varlık değerlerini tahmin etmek için geliştirilen YSA modellerinin çok düşük hata düzeyinde ve regresyon yönteminden daha başarılı sonuçlar verdiğini ortaya koymuştur.

Fon gelirleriFonlarMenkul kıymetler+5
Fikriye Karacameydan
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A research on operational funds and organizational performance correlation in nonprofitable organizations

Nonprofit organizations dedicate much energy to increase organizational performances so that it balances with the support they receive from donors in form of funds in order to achieve their own budgets. On much occasions, these achievements have been frustrated by huge funds allocated to mainstream projects yet inadequate or almost no funds dedicated as operational funds to carter for administrative costs, employee salaries, transport, office furniture, rent among others. Therefore, this study explores the deep impact of inadequacy of operational funds on organization performance in nonprofit organizations. It examines the relationship between operational funds and organizational performance in Nonprofitable organizations. A descriptive survey design was used to gather data from the randomly selected nonprofit organizations in Adana. Questionnaires were administered to 25 active nonprofit organizations which were randomly selected from the 2300 to participate in the study. Purposive sampling was used to select 50 respondents where for every organization there were 2 respondents to participate in the study. Data collected was analyized using SPSS and results indicate there is a correlation between operational funds and organizational perfromance in Nonprofit organizations. Finally, the study is concluded by interpreting the results. Keywords: Non-government organization, nonprofit organization, organization management, funds, funding, operational funds.

FinancingFundsNon-profit organizations+3
Jamıl Nsubuga
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de kurulan serbest yatırım fonlarının risk temelli performans değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de bulunan serbest yatırım fonlarının performans değerlendirmesini gerçekleştirmektir. Çalışmada, Türk finans piyasası için oldukça yeni bir kavram olan serbest yatırım fonları incelenmiş ve 2008 yılından itibaren Türkiye'de de faaliyet göstermeye başlamış fonların performans analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 36 aylık (Şubat 2014-2017) verisine sahip olunan 22 fon oluşturmuştur. Borsa İstanbul verilerinin de piyasa göstergesi olarak kullanıldığı çalışmada fonların getirisi, aldıkları risk, riske göre düzeltilmiş getirileri ve aşağı yönlü sapmaları farklı formül ve tekniklerle ölçülmüş ve bulunan sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca, fonların etkinliğinin ölçümü için Veri Zarflama Analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuçlara göre, analize konu olan fonların %91'inin pozitif aylık ortalama geometrik getiriye sahip olduğu tespit edilmiş; ancak fonların sadece sekizi Borsa İstanbul'dan daha yüksek ortalama geometrik getiri sağlamıştır. Banker-Chaenes-Cooper (BCC) modeli ve Charnes-Cooper-Rhoedes (CCR) modeli olarak iki farklı şekilde gerçekleştirilen Veri Zarflama Analizi sonucunda da diğer yöntemlerle benzer sonuçlar bulunmuş; ilk modele göre fonların %55'i, ikinci modele göre ise %41'i etkin bulunmuştur.

FonlarHedge fonPerformans+5
Yusuf Emre Direkci
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği bölgesel politikası ve Türkiye'nin uyumu

AB'nin kuruluş esası içinde de yer alan bölgesel farklılıkların giderilmesiyle ulaşılacak refah seviyesi 1957 tarihli Roma Antlaşması'ndan bu yana önemini korumaktadır. Birliğe üye ülkeler ve aday ülkeler arasında, ülkelerin bölgeleri arasındaki ve bölgelerin kendi içindeki farklılıkların azaltılması için uygulanan bölgesel politikalara çeşitli finansman kaynakları ile destek verilmektedir. Birlik üyelerinin ve aday ülkelerin ekonomik ve sosyal uyumu sağlanmaya çalışılmaktadır. Avrupa bütünleşmesinin önemli bir parçası olan ortak politikalar ve AB Bölgesel Politikası bölgelerarası farklılıklardan kaynaklanan sorunları azaltmanın yanında günümüzde bölgelerin rekabet edebilirliğinin artırılması konusu üzerine yoğunlaşmıştır. Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin başladığı tarihten bu yana uyumlaştırma çabaları Türkiye açısından çok önemlidir. Bölgesel Politika kapsamındaki uygulamalar ve AB'ye uyum kapsamında yapılan kurumsal düzenlemeler, Türkiye'de yerel dinamiklerin ortaya çıkarılmasında ve Türkiye'nin çoğu alanda gelişmesine hız kazandırmıştır. Türkiye'nin uyguladığı bölgesel politikalar, AB stratejilerine uyumlu hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda yerel katılımın, bölgelerin özelliklerine göre programlamanın önemi gibi birçok etkenin planlardan sağlıklı sonuçlar alınabilmesi açısından ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak günümüze kadar uygulanan Bölgesel Politika kapsamındaki çalışmalarla istenilen seviyeye henüz gelinememiştir. Türkiye'nin bu konudaki ilerlemeleri çeşitli nedenlerden dolayı kısıtlı kalmıştır.

Avrupa BirliğiBölgesel politikalarFonlar+4
Çılga Altunbaş
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de özel emeklilik fonlarının Türkiye'de sermaye piyasasına katkıları açısından değerlendirilmesi

Son yıllarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde çarpıcı olarak sosyal güvenlik sorunlarına çözüm arayışında özel emeklilik fonlarının öneminin arttığı görülmektedir. Aynı zamanda sermaye piyasasına katılan kurumsal yatırımcılar arasında da önemli bir kimliğe sahip olan özel emeklilik fonları, uzun vadeli olarak bu fonların sermaye piyasasına yönlenmesinde de etkili rol oynamıştır. Türk sermaye piyasasında da bu gelişmelerin paralelinde Ekim 2003'ten itibaren uygulamaya konan özel emeklilik fonları Türkiye'de piyasaya katkıda bulunacak finansal aracılar arasında görülmektedir. Bu amaçla çalışmamızda Türkiye'de özel emeklilik fonlarının piyasaya getireceği katkı üzerine değerlendirmeler yapılmıştır.

Emeklilik fonlarıFonlarKurumsal yatırımcılar+4
Şule Kırkık
Manisa Celal Bayar University
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hedge fonların finansal piyasalardaki yeri ve 2004-2008 dönemi performans değerlemesi

Hedge fonlar, uluslararası finansal piyasalardaki önemli oyunculardan biri haline gelmiştir. Hedge fon sektörü, 1990'lı yıllardan itibaren hem aktif büyüklüğü hem de hedge fon sayısı olarak hızla büyümektedir. Hedge fonların finansal piyasalardaki akif ve etkin rolleri, hedge fonları daha öenmli bir konuma getirmektedir. Hedge fonlar da havuz yatırım araçları olmasına rağmen, geleneksel yatırım fonlarından ve portföy yönetim şirketleriden farklı özelliklere sahiptir. Çalışmada hedge fonlar ayrıntılı tanımlanarak, diğer yatırım fonları ile arasındaki farklar belirtilmiştir. Hedge fonların Türkiye ve çeşitli ülkelerde finansal piyasalardaki gelişimi incelenmiştir. Ayrıca hedge fonlar ile ilgili Türkiye'de ve diğer ülkelerde yapılan yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilmiştir. Son bölümde ise performans ölçüm yöntemleri değerlendirilmiş, Kosowki ve Novikov Fonu ele alınmıştır.

Finansal piyasalarFonlarHedge fon+2
Zehra Deren Engin
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Biresysel emeklilik sistemi ve Türkiye' deki bireysel emeklilik yatırım fonlarının performans değerlendirmesi

Günümüzde sosyal güvenlik çok büyük bir öneme sahiptir. İnsanlar çalışma hayatları boyunca elde ettikleri yaşam standartlarını yaşlılıklarında ya da emekliliklerinde de devam ettirmek istemektedirler. İlk başlarda sosyal güvenliğin temel amacı, sosyal risklerin hepsini kapsam altına almak iken, daha sonraları insanların refah seviyesini yükseltmek de temel amaçları arasına girmiştir. Bilimin ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte toplumların hayat standartları da yükselmiş, tıp biliminin ilerlemesi, hayat standardının yükselmesi ile ortalama yaşam süresi uzatmıştır, kadınların iş hayatına katılmaları, eğitim seviyesinin yükselmesi ile doğum artış hızı düşmüştür. Bunların sonucunda yaşlı nüfus artmış ve onu finanse edecek genç nüfus azalmıştır.Her ne kadar Türkiye henüz yaşlı nüfusun artması durumuyla karşılaşmamış olsa da yapılan araştırmalarda gelecek de bu soru Türkiye içinde kaçınılmazdır. Böylece 20.yüzyılın sonlarına doğru sosyal güvenlik sistemlerinde finansman sorunu ortaya çıkmıştır. Sosyal güvenlik sistemi zamanla devlete masraflı olmaya başlamış ve insanların ihtiyaçlarına karşılayamaz hale gelmiştir. Bu sorunlar sosyal güvenlik sisteminde reformu kaçınılmaz hale getirmiştir. Reform, temelde 2 başlık üzerine yoğunlaşmıştır. Bunlardan birincisi; mevcut sosyal güvenlik yapısının eksiklikleri giderilerek sorunların çözümü, ikincisi ise; fonlama esasına dayanan özel sektör tarafından yönetilen özel emeklilik programlarının kurulmasıdır. Sözü geçen reformlar 20. yüzyılın son çeyreğinde hayata geçirilmeye başlanmıştır.Türkiye' bireysel emeklilik sistemi ekim 2003' de 4632 sayılı yasa ile uygulanmaya başlamıştır. Bireysel emeklilik programı gelişmiş ülkelerde gönüllük esasına göre, gelişmekte olan ülkelerde ise zorunluluk esasına göre işlemektedir. Ama Türkiye' deki sistem gönüllük esasına dayanır.Bu çalışmada da reformun ikinci ayağı olan özel emeklilik programlarının ortaya çıkışı, kuruluşu, sistemin işleyişi incelenmiştir. Ayrıca Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye' de bireysel emeklilik sisteminin kuruluşundan itibaren bireysel emeklilik fonlarının bazı ölçütlere göre performansları incelenmiştir ve sonuçlar yorumlanmıştır

Avrupa BirliğiBireysel emeklilikEmeklilik+10
Zühal Sarı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşsizlik sigortası ve Türkiye'de işsizlik sigortası uygulamasının gelişimine yönelik inceleme

Bu çalışmada, Türkiye'de işsizlik sigortası uygulamasının 2002-2021 yılları arasındaki gelişimi incelenmiştir. Türkiye'de işsizlik sigortasının uygulanmaya başlamasından günümüze kadarki süreçte ne düzeyde gelişim gösterdiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, işsizlik sigortasının yürütülmesinden sorumlu olan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından yayımlanan resmi istatistikler, bültenler ve raporlardan yararlanılarak doküman analizi yapılmıştır. Çalışmada 2002-2021 yılları arasındaki veriler karşılaştırmalı yorumlanmıştır. Yapılan analiz sonucunda Türkiye'de 2002-2021 arasında işsizlik ödeneğine başvuran sayıları sürekli artış göstermiştir. Ancak işsizlik ödeneğini hak eden sayılarının beklenilen düzeyde olmadığı görülmüştür. 2003-2011 yılları arasında işsizlik ödeneğine başvuranların en az ortalama %81'i hak kazanırken, 2012-2021 yılları arasında hak kazananların oranı ortalama %46,1'e kadar düşüş göstermiştir. İşsizlik sigortası fon varlığı incelendiğinde ise, 2002-2019 yılları arasında fon varlığı sürekli artış göstermiştir. Ancak 2020 ve 2021 yıllarına gelindiğinde fon varlığında azalma ve fon giderlerinin fon gelirlerini aştığı görülmüştür. Çalışma sonucunda işsizlik sigortası hak kazanma koşullarının hafifletilmesi, kapsamının genişletilmesi ve fon gider kalemlerinin azaltılması önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: İşsizlik, İşsizlik Sigortası, İşsizlik Sigortası Fonu

FonlarSigortaSigorta işlemleri+2
Melike Turbay
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de varlık fonu uygulaması ve hukuki niteliği

Bu tezin konusu Türkiye'de varlık fonu uygulaması ve bunun hukuki niteliğinden oluşmaktadır. Çalışmamız dört temel bölümde tamamlanmıştır. İlk bölümde kavramsal çerçevenin oluşturulması için fon kavramı ile ilgili terminoloji sunulmaktadır. Ayrıca kıyaslamalı hukuk çerçevesinde varlık fonlarının uluslararası düzeylerde kullanımına yönelik örnekler incelenmektedir. İkinci bölümde varlık fonlarının finansal sisteme etkileri incelenerek devlet kapitalizmi ve Santiago ilkeleri hakkında bilgiler sunulmaktadır. Araştırmanın üçüncü bölümünde Türkiye'de Varlık Fonunun yapısı ve hukuki niteliği ile ilgili bilgiler verilmektedir. Bu kapsamda kaynakları, ayrıcalıkları ve muafiyetleri incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise Varlık Fonunun denetimi açısından yapılan uygulamalar ele alınmaktadır. Bu kapsamda parlamenter denetim, kamuoyu denetimi ve idari denetimle ilgili bilgiler sunulmaktadır. Son kısımda Türkiye'de Varlık Fonu ile ilgili elde edilen bilgiler derlenerek ülke ekonomisi için daha etkili faaliyet gösterebilmesi için politika geliştiriciler ve araştırmacıların uygulayabilecekleri bir takım önerilerde bulunulmuştur.

Ekonomi hukukuFonlarHukuka uygunluk+2
Mehmet Genç
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de fon sistemi ve ekonomik etkileri (1980-2008)

Tez çalışmasında, Türkiye'de 1980-2008 yılları arasındaki fon sisteminin özellikleri ve ülke ekonomisine etkileri incelenmiştir. Bu çerçevede, fon kavramının tanım ve kapsamı üzerinde durulduktan sonra, fonların hızla yaygınlaşmasının altında yatan gerçek nedenler açıklanmaktadır. Fon kavramının netleşmesi açısından bütçeyle bağlantılarına, amaçlarına ve diğer ölçütlere (kuruluş dönemleri, kanuni dayanakları, bağlı oldukları kurumlar, kaynak ve gelirlerinin nitelikleri ve denetimlerinin özellikleri) göre ayrımı ve değerlendirmesi yapılmaktadır.Türkiye'de fonların denetiminin yetersizliğinin, fon işlem ve hesaplarının ne yönde yürütüldüğünün anlaşılmasını engellemesi nedeniyle, fon gelirlerinin bütçe içine alınması ve harcamalarının ilgili idare bütçelerine ödenek konulması hatta bazılarının sadece adlarının değiştirilmesi şeklinde yürütülen tasfiye sürecinin dışında önlemler alınması gerekmektedir.Çalışmada fonların Türkiye ekonomisi içerisindeki yeri ve etkileri ile ilgili olarak fonların bütçeye, kamu gelir-gider sistemine, toplam vergi yükü içerisindeki önemine ve istihdam maliyetlerine etkisine dair tespitler yapılmaktadır. Bu kapsamda, fonların GSMH'ya ve GSYİH'ya göre büyüklükleri, fon kaynak ve harcamalarının GSYİH'ya oranları ile fon yatırımlarının toplam kamu yatırımları içerisindeki payı gösterilmiştir. Fonların tasfiyesinde dönüm noktası olan 2000 yılından sonra, KKGD'nde yer alan fonlar için bütçeye konulan ödeneklerin GSMH'ya oranının göreceli olarak azaldığı, bunun da fon sisteminin küçültülmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Toplam kamu yatırımları içerisinde fon yatırımlarının ve fon yatırımlarının GSYİH'ya oranlarının da bu paralelde bir seyir izleyerek sıfırlı rakamlara düştüğü görülmüştür.Sonuç itibariyle; amaçlarına uygun olarak kullanıldıklarında ekonomiye bir fayda sağlayabilecek fonların, ekonomi içerisindeki büyüklüklerine ve üstlendikleri görevlerin kendilerini vazgeçilmez hale getirmemelerine dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, mevcut haliyle sistemde var olan olumsuzluklarından dolayı, ya tamamen fon uygulamalarından vazgeçilmesi ya da ölçüsüz, disiplinsiz ve sürekli olarak kullanılmalarının engellenmesi gerekmektedir.Fon sisteminin sağlıklı ve verimli işleyebilmesi için ayrıca, sistemle ilgili İlkeleri doğru tespit edip denetim yapmak, iyi düzenlenmiş bir bütçeleme sistemi ile desteklemek, fon kaynaklarını sosyal amaçlar ile sanayi ve dış ticaretin geliştirilmesinde kullanıp istihdam yaratarak ekonomiye olumlu yansımasını sağlamak gerekmektedir.Anahtar Sözcükler1.Bütçe2.Fon3.Denetim4.Tasfiye5.Teşvik

DenetimEkonomik etkiFon sistemi+2
Ata Tosun
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borsa yatırım fonu performanslarının belirlenmesinde faiz oranları, döviz kurları ve İMKB-100 endeksi etkisinin tespiti: İMKB'de bir uygulama

Çalışmanın amacı, borsa yatırım fonlarının performansını finansal ve istatistiksel analiz yöntemleri ile tespit etmektir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır: birinci bölümde yatırım fonu kavramları incelenmiş, ikinci bölümde borsa yatırım fonu kavramları incelenmiş, üçüncü bölümde portföy yönetim stratejileri açıklanmış ve son bölümde ise portföy performans ölçüm yöntemlerine göre İMKB'de işlem gören borsa yatırım fonlarının finansal ve istatistiksel analizi yapılmıştır. Ocak 2006?Ekim 2008 dönemi günlük verilerine dayanarak yapılan analiz sonucu ulaşılan bulgular şöyledir: Borsa yatırım fonlarının ortalama getirisi negatif (-0,0003), standart sapmaları 0,02 düzeyinde gerçekleşmiş; döviz kurları ve DİBS getirileri pozitif (0,0004), standart sapmaları 0,01 düzeyinde gerçekleşmiştir. Uygulanan performans ölçüm yöntemleri tüm dönemler için benzer şekilde bir sıralama türetmiştir. Çalışmanın ilginç sonucu ise borsa yatırım fonlarına ilişkin beta katsayılarının çok düşük çıkması; yöneticilerin zamanlama kabiliyetlerinin göstergesi olan c2 değerinin negatif çıkması ve yöneticilerin seçicilik kabiliyetlerinin de çok düşük düzeyde çıkmış olmasıdır. Borsa yatırım fonları, Euro ile pozitif yönlü bir ilişki, USD ile negatif yönlü bir ilişki göstermiştir. Ancak uygulanan kanonik korelasyon analizinde ise fon getirileri ile USD arasında pozitif; Euro ile negatif ilişki tespit edilmiştir. Tüm dönemlerde DİBS hariç yatırım araçlarının tamamı getiri açısından homojen bir yapı arz etmiştir.

BorsaFonlarPerformans+3
Hatice Gülşah Aslan
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2006-2010 yılları arasında Türkiye'deki A tipi yatırım fonlarının performans değerlendirmesi

Özellikle son yıllarda Uluslar arası piyasalarda olduğu gibi Türkiye'de de yatırım fonları piyasası hızla gelişmektir. Bu gelişmelere bağlı olarak artan yatırımcı sayısı ve büyüyen yatırım fonu portföylerinin performans değerlendirmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Yatırım fonlarının yatırımcılara sağladığı birçok avantaj bulunmaktadır. Bunların başında da profesyonel portföy yöneticiliği gelmektedir. Literatürde belirtilen yatırım fonlarının faydaları gerçekten de yatırımcıya sağlayıp sağlayamadığı önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. En uygun ölçütlerle değerlendirilen yatırım fonları performanslarında ortaya çıkan olumlu neticeler aslında yatırım fonu yöneticisinin başarısını göstermektedir. Bu çalışmada 2006-2010 yılları arasında 79 adet yatırım fonu 4 faktörlü varlık değerlendirme modeli kullanılarak performansları ölçümlenmiştir.

FonlarPerformansPerformans değerlendirme+3
Betül Aşcı
Doğuş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

A-tipi fonların getiri analizi: Türkiye'den bir uygulama

Finansal piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak yatırımcıların farklı finansal varlıkların bir araya getirilmesi ile oluşan çeşitlendirilmiş portföylere ilgisi artmaktadır. Bu çerçevede yatırımcılara yaygın olarak sunulan en önemli portföyler menkul kıymet ve emeklilik yatırım fonlardır. Portföylere yapılan yatırımın başarısı, portföy riski ve getirisi ile ölçülmektedir. Bu ölçümü gerçekleştirmek amacı ile pek çok yöntem geliştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, emeklilik ve yatırım fonlarının performansının incelenmesidir. İnceleme beş farklı ölçüt kullanılarak yapılmış ve ölçütlerin bulguları arasında fark olup olmadığı incelenmiştir. Ayrıca fon performanslarındaki başarı ve başarısızlığın kalıcılığı da test edilmiştir. On altı fon üzerinde yapılan uygulama farklı ölçütlerin her zaman aynı sonucu vermediğini ve portföylerin başarı ve başarısızlıklarının istikrarlı olmadığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Menkul kıymet fonları, Emeklilik Fonları, Performans Ölçümü

Emeklilik fonlarıFon gelirleriFonlar+4
Sonnur Çolak
Doğuş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de bireysel emeklilik fonlarına para akışında performans ve maliyetin etkisi

Bu çalışma; Türkiye'de Bireysel Emeklilik Sistemindeki uzun vadeli bireysel emeklilik fonlarına yönelen para akışlarına etki eden değişkenleri analiz etmeyi , modellemeyi ve aynı zamanda fona para akışında fon performans ve maliyetlerinin etkisini gözlemlemeyi amaçlar .Türkiye'de Bireysel Emeklilik sisteminde yer alan bireysel emeklilik fonlarına yatırım yapan yatırımcıların, tercihleri doğrultusunda fonlara para akışını etki eden değişkenleri analiz eden bir finansal modele daha önce ülkemiz literatüründe rastlanılmamıştır. Model için bireysel emeklilik sistemi Türkiye ile benzer özellikler gösteren İspanya için hazırlanmış ve Türkiye de 6-8 Haziran 2012 tarihinde gerçekleşen Avrupa Finansal Yönetim Derneği Uluslararası konferasında ilk versiyonu sunulan;İspanya da bireysel emeklilik planlarına para akışının değişkenlerini analiz eden finansal bir model (Ballester,2014) temel alınmıştır.Model için gereken veriler Türkiye Sermaye Piyasası Kurulu ,Takasbank ve Rasyonet veri tabanından 2012 Ocak -2014 Aralık dönemi için derlenmiştir.Hazırlanan panel veri üzerinden E-views7 programı ile,sabit etkiler (fixed effect) ve rassal etkiler (random effect) yöntemleri ile veriler regrese edilerek yöntemin sınamaları yapılmış ve istatiki olarak uygun yöntemin sonuçları paylaşılmıştır. Çalışma;devlet desteği ile gelişme evresinde olan ülkemiz bireysel emeklilik sistemindeki fonlara para akışına etki eden değişkenleri modellemesi, fon performansının ve maliyetlerinin fona yönelen para akışına etkisini analiz etmesi açısından sektör yöneticilerine,bireysel emeklilik şirketlerine,sistemedeki düzenleyici ve denetleyici yapılara katkı sağlayıcı olacaktır. Anahtar Kelimeler :Bireysel Emeklilik Sistemi,Fon Para Akışı;Emeklilik Yatırım Fonu

Bireysel emeklilikFonlarMaliyet+6
İdris Uçardağ
Doğuş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Katılım bankalarının kullandırdıkları fonların reel ekonomiye etkisi

Bu tez çalışması ile Türkiye'deki katılım bankalarının kullandırdıkları fonların reel ekonomiye olan etkisi, Türkiye genelinde ve bölgesel bazda incelenmiştir. Tezin ilk amacı katılım bankaları tarafından kullandırılan fonların reel ekonomi üzerindeki etkilerini bölgesel düzeyde incelemektir. Bu amaç kapsamında bölgesel düzeyde kullandırılan fonlar ile gayri safi yurt içi hasıla, ihracat ve ithalat üzerindeki kısa ve uzun dönemli etkileri ortaya koyabilmek amacıyla; panel havuzlanmış ortalama grup tahmincisinden ve bölgeler arasındaki etkileşimin rolünü de dikkate alabilmek amacıyla; mekansal panel veri analizinden yararlanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulara göre, kısa dönemde katılım bankalarının kullandırdıkları fonların ihracat üzerinde pozitif bir etkisi bulunurken, ithalat ve GSYH üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmektedir. Uzun dönemde ise kullandırılan fonların ihracat, ithalat ve GSYH üzerinde arttırıcı bir etki yarattığı ifade edilebilir. Bununla birlikte sonuçlar bölgesel düzeyde farklılık göstermektedir. Tezin bir diğer amacı, katılım bankalarının kullandırdıkları fonların reel ekonomi üzerindeki etkisinin Türkiye geneli için, ekonominin genişleme ve daralma dönemleri açısından nasıl farklılaştığının ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye geneli için katılım bankalarının kullandırdıkları fonlar ile sanayi üretim endeksi, reel sektör güven endeksi, ihracat ve ithalat üzerindeki etkileri doğrusal olmayan Hansen Seo eşbütünleşme testi ve eşik değişkenli VECM (TVECM) modeli ile incelenmiştir. Analizden elde edilen sonuçlara göre, kullandırılan fon miktarının düşük olduğu rejimde, fon miktarında meydana gelen artış ithalat, ihracat ve reel sektör güven endeksini arttırırken; sanayi üretim endeksi üzerinde anlamlı bir etkisi bulunamamıştır. Kullandırılan fon miktarının yüksek olduğu rejimde, fon miktarında meydana gelen artış ithalat, ihracat, sanayi üretim endeksi ve reel sektör güven endeksini arttırmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Katılım Bankacılığı, İslami Bankacılık, Reel Ekonomi, Panel Veri Analizi, Zaman Serileri Analizi

Ekonomik etkiFon kullanımıFonlar+5
Mehtap Çalış
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankacılığı kapsamında katılım emeklilik yatırım fonları performanslarının karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de Katılım Bireysel Emeklilik sistemi çerçevesinde faaliyet gösteren Katılım Emeklilik Yatırım Fonlarının getiri performanslarını farklı performans ölçüm tekniklerinden yararlanarak ölçmek ve karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır. Ölçüm için Türkiye'de faaliyet gösteren faizsiz emeklilik yatırım fonları içinden, toplam portföy değeri en yüksek 15 fon seçilmiştir. Çalışma 2016-2018 yıllarını kapsamaktadır. Seçilen fonların, 2016-2018 yıllarına ait günlük fiyat hareketlerinden aylık ortalama getirileri hesaplanmıştır. Seçilen fonlara ait aylık ortalama getiriler, faklı performans ölçüm teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmada performans ölçüm teknikleri olarak Jensen (Alfa) Ölçütü, Beta Oranı, Sharpe Ölçütü ve Sortino Ölçütü kullanılmıştır. Fonların getiri performansları genel olarak değerlendirildiğinde: Jensen ölçütüne göre 2016 yılında sade üç fon piyasa karşısında pozitif bir getiri performansı gösterirken, 2017 ve 2018 yıllarında bu fon sayısı ikiye düşmektedir. Beta ölçütüne göre ise fonların tamamı pozitif bir getiri performansı sergilerken, Sharpe ölçütüne göre bu fon sayısı dört adet olarak gözlenmiştir. Son olarak Sortino performans ölçütüne bakacak olursak, 2016 yılında dört adet fon piyasanın üzerinde bir getiri performansı gösterirken, 2017 yılında bu sayı ikiye düşmüş, fakat 2018 yılında dörde adete yükselmiştir. 2016-2018 yıllarını kapsayan analiz sonucunda Jensen, Sharpe, Sortino ölçütüne göre çoğu fon piyasanın altında bir performans göstermiştir.

Bireysel emeklilikBireysel emeklilikEmeklilik fonları+4
Ayhan Bozkurt
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular