Rainbow trout
82 theses under this subject heading
Farklı oranlarda fındık, soya küspesi, balık unu ve fitaz içeren rasyonların gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss) yavrularının gelişimi üzerine etkileri
Bu çalışmada, balık unu proteini (BUP), fındık küspesi proteini (FKP) ve soya küspesi proteinlerini (SKP) farklı oranlarda, ayrıca fitaz enzimi ilavesiz (-) ve ilaveli (+) içeren ham protein değerleri (%42 HP) eşit olan deneme rasyonlarının (R1-, R1+ = % 30 BUP + % 35 FKP + % 35 SKP; R2-, R2+ = % 40 BUP + % 30 FKP + % 30 SKP; R3-, R3+ = % 50 BUP + % 25 FKP + %25 SKP) gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yavrularının (27,82±0,04g)büyüme parametrelerine, vücut kimyasal kompozisyonuna, organ indekslerine, yemin sindirilebilirliğine, fosfor ve azotun salınımına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 6 farklı grupta 3 tekerrürlü ve her grupta rastgele dağıtılmış 20 adet balık olmak üzere 18 adet deneme tankında yürütülmüştür. Deneme süresi 75 gün planlanmış, ölçümler 15 günde bir yapılmıştır. Deneme gruplarına günlük vücut ağırlıklarının %2'si oranında yem verilmiştir. Deneme sonu canlı ağırlık 80,6-92,2g, canlı ağırlık artışı 52,8-64,3g, yem tüketimi 64,1-72,1g/balık, yem dönüşüm oranı 1,12-1,22, spesifik büyüme oranı % 1,42-1,6 ve protein etkinlik oranı 1,79-2,0 arasında değişmiştir. Rasyon protein kaynağı bu özellikler üzerine anlamlı etki yapmıştır (P<0,05). Deneme rasyonları ile beslenen deneme grubu gökkuşağı alabalığı yavrularının organ indeksleri, vücut kimyasal kompozisyonları ve görünür sindirim katsayıları arasındaki farklılıklar önemsiz, ancak fitaz rasyon fosforunun sindirimi ve sindirilebilir enerji değerleri arasında farklılıklar ise önemli bulunmuştur (P<0,05). Deneme gruplarının viserosomatik (VSI), hepatosomatik (HSI) indeks, kondisyon faktörü (KF) değerleri sırasıyla %12,9-14, %1,17-1,40 ve 1,40-1,45olarak hesaplanmıştır. Deneme sonu balık vücutlarının kuru madde (KM), ham kül (HK), ham yağ (HY), ham protein (HP) ve fosfor bileşenleri sırasıyla %30,7-31,8, %2,2-2,3, %11,8-12,8,%14,5-15,2 ve %0,56-0,62 olarak bulunmuştur. Deneme rasyonların KM, lipit, protein, fosfor ve enerjinin sindirilme oranları sırayla %50-62, %93-96, %79-84, %66-76 olarak tespit edilmiştir. Yem faktörleri deneme grubu balıkların vücut kimyasal kompozisyonlarına, organ indekslerine ve yemlerin sindirilebilirliği üzerine etkilerinin önemsiz olduğu bulunmuştur. Denemede Yem*Fitaz etkileşimi önemsiz bulunmuştur. Bununla birlikte tüm deneme gruplarında da toplam azot (N), partikül azot, partikül fosfor (P), toplam katı madde (atık) salınım değerleri arasındaki farklılıkların da önemsiz olduğu, buna karşın toplam fosfor, çözünmüş fosfor ve çözünmüş azot salınım değerleri arasındaki farklılıklar ise önemli bulunmuştur (P<0,05). Ayrıca fitaz enzimi içeren deneme rasyonlarıyla beslenen bütün gruplarda toplam fosfor, çözünmüş fosfor ve çözünmüş azot deşarj miktarlarının artırmasına karşın partikül fosfor deşarj miktarı azalmıştır (P<0,05). Deneme grubu balıkların toplam azot, tüketimi, kazancı ve tutumu günlük ortalama ağırlık üzerinden 1139-1173 mg/kg, 315-350 mg/kg, %27,2-30,6 ve toplam fosfor tüketimi, kazancı ve tutumu 248-279 mg/kg, 73-82 mg/kg ve %26-33 olarak hesaplanmıştır. Denemede tüm hesaplamalarda "rasyon protein kaynağı (RPK)*Fitaz (F)" faktörleri arasında etkileşimin (interaksiyonun) önemsiz olduğu bulunmuştur. Deneme rasyonlarında fitaz enzimi kullanımı çözünmüş azot, toplam fosfor ve çözünmüş fosfor deşarj miktarının artışına, fındık küspesi ve soya küspesinin rasyonlarda kullanım miktarının azalmasına ya da balık unu miktarının artışına bağlı olarak da tüm deneme gruplarından salınan çözünmüş fosfor miktarının düşüşüne, ancak fitaz enzimini içeren rasyonlarla beslenen tüm gruplarda ise çözünmüş fosfor artışına yol açmıştır.
Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'ndan elde edilen balık köftelerinde Defne ve Biberiye uçucu yağlarının duyusal ve mikrobiyolojik kaliteye etkisi
Bu çalışmada gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'ndan elde edilen balık köftelerinin bazı mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri üzerine defne ve biberiye uçucu yağlarının etkileri araştırılmıştır. Gökkuşağı alabalığı filetoları kıyma haline getirilerek farklı katkı maddeleri ilave edilerek üç köfte grubu oluşturulmuştur. Bu köfte gruplarından; 1. grup; kontrol grubu (Kk), 2. grup; biberiye uçucu yağı ilave edilmiş grup (Bk) ve 3. grup; defne uçucu yağı ilave edilmiş guptan (Dk) oluşmuştur. Tüm köfte örnekleri 4±1oC'de muhafaza altına alınarak periyodik olarak mikrobiyolojik ve duyusal olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, çiğ balık etinde toplam mezofilik aerobik bakteri (TMAB) sayısı 5,24±0,04 log kob/g, toplam psikrofilik aerobik bakteri (TPAB) sayısı 4,22±0,02 log kob/g olarak belirlenmiştir. Çiğ balık etindeki TMAB ve TPAB sayısı köfte yapımıyla birlikte tüm köfte örneklerinde (Kk, Bk ve Dk) azalmış olmakla birlikte, Dk grubu köfte örneklerinde TPAB için, Bk grubu köfte örneklerinde TMAB ve TPAB için bu azalma örneklerde istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0,05). Panelistlerin 1. gün değerlendirmesi sonucunda Bk ve Dk köfte örneklerinin genel beğenisinin Kk köfte örneklerine göre daha iyi olduğu belirlenmiştir. Tüm köfte grupları içerisinde Dk köfte örneklerinin genel olarak panelistlerce daha fazla beğenildiği saptanmıştır.
Akualkültürde balık refahının değerlendirilmesi üzerine bir çalışma: Gökkuşağı alabalığı örneği
Günümüzde, hayvan refahı uygulamalarına gerek yetiştiriciliği yapılan hayvan için, gerek etik değerler için, gerekse besinsel olarak yüksek verim elde etmek için ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma gökkuşağı alabalığı işletmelerinin balık refahı açısından değerlendirilmesi için yapılmıştır. Bunun için alabalık işletmelerinin durumunu tespit etmek amacıyla anket çalışması uygulanmıştır. Yapılan ankette işletmelerin genel işleyişi ve balık refahına yönelik cevapları ele alındığında ankete katılan 23 işletmenin %52'si balık refahını göz ardı ederken %48'i dikkate almaktadır. İşletmelerin %83'ü balık refahını sağlama potansiyelinin olduğunu, %17'si ise bu potansiyelin olmadığını belirtmiştir. Çiftlik durumlarını iyileştirme imkanı için %23'ü yüksek potansiyel belirtirken %32'si düşük potansiyel belirtmiştir. Bu sonuçlar dikkate alındığında ülkemizdeki akuakültür işletmelerinin balık refahı konusunda imkanlara, desteğe ve bilgiye, balık refahına yönelik uygulamalar yapacak kadar sahip olmadığı görülmektedir. Ticari bir sektör olarak kabul edilen akuakültür, devlet desteğiyle hem üretici hem de tüketicinin bilinçlenmesi ve bu konu üzerine kapsamlı araştırmalar yapılmasıyla balık refahının daha yaygın hale geleceği öngörülmektedir.
Gökkuşağı alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss) anestezik madde olarak kekik (Origanum onites) ve kişniş (Coriandrum sativum) uçucu yağlarının kullanılması
Bu çalışmada, kekik (Origanum onites) ve kişniş (Coriandrum sativum) uçucu yağlarının gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss)'nda anestezik etkileri tespit edilmiştir. Denemede ortalama ağırlığı 10 gr olan gökkuşağı alabalıkları kullanılmıştır. Anestezik etkinin tespiti için uçucu yağlar farklı konsantrasyonlarda (20, 50, 70, 100, 150, 200, 300, 400, 500, 600 mg/L) hazırlanmıştır. Anesteziye giriş ve çıkış süreleri her balık için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Deneme sonunda, alabalıklar 50 ve 70 mg/L kekik uçucu yağı içeren dozda derin anesteziye girmiş, fakat her iki konsantrasyonda da 10 dakikada anesteziden çıkamamıştır. Kişniş uçucu yağı balıklarda en ideal 200 mg/L'de derin anestezi, 50 mg/L'de derin sedasyon yapmıştır. Kişniş uçucu yağı alabalıklarda ölüm yapmamıştır. Deneme sonunda, gökkuşağı alabalıklarında 200 mg/L kişniş uçucu yağının anestezik olarak kullanımının uygun olacağı tespit edilmiştir.
Gökkuşağı alabalıklarında yeme ilave edilen sarımsak (Allium sativum), adaçayı (Salvia officinalis) ve kekik (Origanum vulgare) bitkilerinin büyüme performansı ve antioksidan enzim aktiviteleri üzerine etkisi
Ülkemizde su ürünleri üretiminde levrek, çipura ve alabalık olmak üzere üç önemli türün üretimi yapılmakta olup bu türler içerisinde en yüksek üretim miktarı alabalıklara aittir. Su ürünleri üretiminde mikrobiyal hastalıklar nedeniyle ekonomik kayıplar ortaya çıkmaktadır. Avrupa Birliğinde 2006 yılından sonra antibiyotiklerin profilaktif amaçla yemlere ilave edilmesi yasaklanmıştır. Dolayısıyla alternatif ürünler olarak tıbbi aromatik bitki türlerinin patojen bakterilere karşı doğal antibakteriyel ürünler olarak kullanılabileceği bildirilmektedir. Dünyada yapılan araştırmalarla tıbbi bitki uçucu yağların bakteri ve mantar türleri üzerine antimikrobiyal özellikleri olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada ile sarımsak, kekik ve adaçayı toz-yağ katkılı diyetlerle beslenen gökkuşağı alabalığında antioksidan enzim aktivitesi ve büyüme değerleri belirlenmesi amaçlandı. Çalışmada yeme sırasıyla %1 ve %5 diyet seviyelerinde uçucu yağlar ve bitki tozları eklendi. Sonuçlar, sarımsak tozu ve yağıyla beslenen balıkların, kontrol ve diğer gruplardan önemli ölçüde daha yüksek nihai ağırlık artışına sahip olduğunu gösterdi. Kekik tozu ve yağının ilavesinde, kontrol grubuna kıyasla katalaz aktivitesinin yüksek bir değere sahip olduğu belirlenmiştir (P<0.05).
Gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss) yetiştiricilik tesislerinin yapısal analizi: Hakkari ili örneği
Bu çalışma Hakkâri İlinde faaliyet gösteren gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) işletmelerinin yapısal analizi, kuruluş aşamaları, sahip oldukları kaynaklar, personelin öğrenim durumları ile kullanılan kaynaklar irdelenerek karşılaşılan sorunlar ortaya konulmuş bu alanda faaliyet gösterecek diğer girişimcilere yol gösterici bir kaynak olması amaçlanmıştır. İşletmelerin kaynak suyu ve dere suyunda üretim yaptıkları ve su kaynağına ortalama uzaklıklarının 1.2 km olduğu görülmüştür. Suyun işletmelere ve havuzlara ulaştırılmasında PVC kapalı boru sistemi ve beton, toprak, yan duvarları toprak kanaletler kullanılmakta olup suların yılda 2-3 gün hafif düzeyde bulanık olduğu ve önlem olarak da çökeltme havuzu kullandıkları ve balıklara belli bir süre yem vermedikleri bildirilmiştir. İncelenen işletmelerin tamamında hazır yemlerin tercih edildiği, ancak kullanılan yemlerin pahalı olmasından dolayı ekonomik açıdan zorluk yaşandığı belirlenmiştir. İşletmelerin tümünde yem deposunun bulunduğu ve günlük yemleme periyodunun yavrularda ve büyütmede 2-6 öğün, anaçta ve damızlıkta 1-3 öğün olarak gerçekleştirildiği görülmüştür. İşletmelerde yıllık kullanılan yem miktarının 50-114 ton arasında değiştiği tespit edilmiştir. Ayrıca, FCR bilgisi sadece tek bir işletmeden alınmış olup bu rakam 1.2 olarak verilmiştir. Tüm işletmeler içerisinde sadece bir tanesinin yatırım kredisi ve işletme kredisi kullandığı tespit edilmiştir. Kredi faizlerinin yüksek ve miktarlarının düşük olması gibi nedenlerden dolayı kredi çekmenin zor olduğu bildirilmiştir. İşletmelerin tümü su ürünleri teşviklerinin yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Bu tez çalışmasında gökkuşağı alabalığı üretiminde önemli bir potansiyele sahip olan Hakkari ilindeki işletmelerin yapısal olarak incelenmesi ile mevcut profilin değerlendirilmesi sağlanmış, aynı zamandan ileride bu bölgeye yatırım yapmayı planlayan girişimcilere önemli bilgiler sunulması amaçlanmıştır.
Citronella (Cymbopogon winterianus) ve palmarosa (Cymbopogon martinii) uçucu yağlarının gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss) üzerindeki anestezik etkinliğinin araştırılması
Bu çalışmada gökkuşağı alabalığında (Oncorhynchus mykiss) citronella (Cymbopogon winterianus) ve palmarosa (Cymbopogon martinii) uçucu yağlarının anestezik ve histopatolojik etkileri araştırılmıştır. Denemede ortalama ağırlığı 50 gr olan balıklar kullanılmıştır. Anestezik etkinliğin belirlenmesi için her iki uçucu yağ farklı konsantrasyonlarda (25, 50, 75, 100 ve 200 mg/L) hazırlanmıştır. Her balık için anesteziye giriş ve çıkış süreleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Daha sonra anestezik olarak etkili konsantrasyondaki uçucu yağların balık dokuları üzerindeki histopatolojik etkileri incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda geraniol, citronella (%57.84) ve palmarosa uçucu yağları (%82.23) için majör bileşen olarak tespit edilmiştir. Genel olarak, citronella ve palmarosa yağının konsantrasyonu arttıkça balıkların anestezi indüksiyon süresi azalmıştır. Bununla birlikte, anestezik konsantrasyonun arttışına bağlı olarak balıkların kendine gelme süreleri uzamıştır. Deneme sonucunda citronella ve palmarosa uçucu yağlarının 50 mg/L konsantrasyonu alabalıklar üzerinde en ideal anesteziyi sağlamıştır. Bu konsantrasyonda derin anesteziye giriş ve kendine gelme süreleri sırasıyla citronella uçucu yağı için 203.33 ve 123.67 sn, palmarosa yağı için 184.33 ve 61.67 sn olarak tespit edilmiştir. Histopatolojik bulgulara göre her iki uçucu yağın solungaç, deri ve karaciğer üzerinde herhangi bir patolojik etki yaratmadığı belirlenmiştir. Bu bulgular ışığında citronella ve palmarosa yağlarının gökkuşağı alabalıkları için güvenli ve etkin bir doğal anestezik ajan olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.
Isparta bölgesi'nde gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss)'nda viral hastalıkların tespiti üzerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasında; Isparta ilinde Aksu ilçesi, Çandır ve Çukurköy'ünde bulunan gökkuşağı alabalığı işletmelerinden alınan yavru gökkuşağı alabalıkları dokularında moleküler yöntem ile infeksiyöz pankreatik nekrozis (IPN), viral hemorajik septisemi (VHS) ve infeksiyöz hematopoietik nekrozis (IHN) virüslerinin varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Bu bölgelerde bulunan üç işletmeden hasta balık örnekleri alınmıştır. Alınan balık örneklerinin dokularından homojenizatlar hazırlanmıştır. Hazırlanan homojenizatlar real-time revers-transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu (rtRT-PCR) metodu ile araştırılması yapılan bu viral ajanlar yönünden incelenmiş ve histopatolojik çalışmaları yürütülmüştür. Isparta bölgesindeki işletmelerden alınan hasta gökkuşağı alabalıklarında rtRT-PCR metodu ile IPNV tespit edilirken, VHSV ve IHNV tespit edilmemiştir. Örneklemenin yapıldığı işletmelerde mortalite oranının %90 olduğu görülmüştür. Hasta balıkların iç ve dış bakısında dönme hareketi, renkte koyulaşma, ekzoftalmus, karında şişlik, solgun karaciğer, iç organlarda peteşiyal kanamalar, sarı eksudat, midede şeffaf sıvı gözlenmiştir. Hasta balıkların histopatolojik incelemesinde enfekte balıkların pankreas hücrelerinde belirgin nekrozlar, karaciğer ve kalpte nekroz ve infiltrasyonlar gözlenmiştir.
Investigation of the probiotic effects of lactobacillus sakei 2-3 and Candida zeylanoides y12-3 strains in rainbow trout (Oncorhynchus mykiss, walbaum 1792)
This thesis aimed to evaluate individual and combined effects of candidate probiotic strains C. zeylanoides Y12-3 and L. sakei 2-3 on growth, hematological parameters, serum immunological parameters, serum biochemistry, histopathology, histomorphology, expression of genes related to immunity and antioxidant enzyme activities and disease resistance against L. garvieae in rainbow trout. For this, the fish were fed with 4 different feeds (control, L. sakei 2-3, C. zeylanoides Y12-3 and L. sakei 2-3+C. zeylanoides Y12-3) for 60 days. After the experiment, growth parameters, serum glucose levels, serum lysozyme activity, and expression of genes related to immunity and antioxidant status in fish were increased in the probiotic groups. Triglyceride levels were lower in the probiotic groups than in the control group, and serum ALT levels were not affected. Histopathological examinations revealed reversible changes in the foregut, anterior kidney and liver, especially in fish in the C. zeylanoides and L. sakei + C. zeylanoides groups and their observation frequency was moderate. The frequency of histological changes detected in the liver in the L. sakei 2-3 group was found to be rare.The villus width and the number of goblet cells increased in the foreguts of the fish in the probiotic groups, except for the L. sakei 2-3. However, respiratory burst activity, superoxide anion production, expression of genes related to immunity (IgM, IL-B1, lysozyme, TNF-α, HSP70) and antioxidant enzyme activities (GPX, GST, SOD) and survival after challenged with L. garvieae were higher in L. sakei group compared to the C. zeylanoides.
Di(2-etilhekzil) fitalat'ın gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) primer hepatositleri üzerindeki sitotoksik etkilerinin araştırılması
Di(2-etilhekzil) fitalat (DEHP), yaygın olarak kullanılan bir plastikleştiricidir. Bu çalışmada, primer kültürü yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) hepatositleri, DEHP (0, 25, 50, 100 ve 200 µM)'ye 24 saat süre ile maruz bırakıldı ve sitotoksik etkiler, laktat dehidrogenaz salınımı ve antioksidan savunma sistemi biyomarkırları kullanılarak, araştırıldı. Elde edilen sonuçlara göre, DEHP 50, 100 and 200 µM konsantrasyonlarda önemli LDH salınımına sebep oldu. Süperoksit dizmutaz (SOD) aktivitesi, DEHP'nin 25 µM konsantrasyonunda anlamlı bir şekilde artarken, DEHP'nin 100 µM konsantrasyonunda anlamlı bir şekilde azaldı. Katalaz (KAT) aktivitesi, DEHP'nin bütün konsantrasyonlarında artış gösterirken, KAT aktivitesinin DEHP'nin 100 µM konsantrasyonunda, SOD ile eşzamanlı olarak, düştüğü gözlendi. Glutatyon peroksidaz aktivitesinin, DEHP'nin bütün konsantrasyonlarında arttığı belirlendi. İndirgenmiş glutatyon seviyesi, DEHP'nin 50 ve 200 µM konsantrasyonlarında artış gösterdi. Glutatyon-S-transferaz aktivitesi, 25, 50 ve 100 µM konsatrasyonlarda değişmedi ancak 200 µM konsantrasyona maruz bırakılan hepatositlerin GST aktivitesinde anlamlı bir artış gözlendi. Bu sonuçlar, DEHP sitotoksisitesinin, hepatositlerdeki antioksidan yanıtlar ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Çalışma, DEHP ile uyarılan sitotoksisitenin mekanizmasına ışık tutacaktır.
Van ili gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) anaç populasyonlarının büyüme hormonu (GHh) gen ekspresyon seviyeleri, genetik polimorfizm ile bazı fenotipik parametrelere göre değerlendirilmesi ve yönetimine yönelik bir araştırma
Bu çalışmada Van ilindeki gökkuşağı alabalığı kuluçkahanelerinde bulunan anaç populasyonlarının bazı fenotipik özellikleri, mitokondrial DNA'dan (mtDNA) genotipik polimorfizmleri ve büyüme hormonu (GH-I) gen ifade seviyeleri belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan gökkuşağı alabalığı anaçları (Oncorhynchus mykiss) Van ilinde bulunan ve resmi olarak faaliyet gösteren 6 adet gökkuşağı alabalığı kuluçkahanesinden temin edilmiştir. Gökkuşağı alabalığı kuluçkahanelerinin genotipik özellikleri göz önüne alındığında gökkuşağı alabalığı kuluçkahanelerinde bulunan anaçların 7 adet farklı gökkuşağı alabalığı hattı oluşturduğu bulunmuştur. Ayrıca kuluçkahanelerin genotipik durumlarının "çok iyi", "iyi" ve "orta" seviyede olduğu görülmüştür. Çalışmada kuluçkahanelerin FIS değeri (-0.34) ̶ (0.21) arasında FIT değerleri ise (-0.05) ̶ (0.38) arasında bulunmuştur. Ayrıca FST değeri 0.21 bulunmuştur. Gökkuşağı alabalığı kuluçkahanelerdeki büyüme hormonu nispi gen ifade seviyelerine göre en yüksek büyüme hormonu (GH-I) nispi gen ifade seviyesinin sırası ile OCK ve SFA kuluçkahanelerindeki anaçlarda olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak bu çalışmada Van ilindeki gökkuşağı alabalığı kuluçkahanelerdeki anaçlardan elde edilen genotipik ve fenotipik verilerin ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilmesi ile sağlıklı bir kuluçkahane ve anaç yönetimi için kıyaslanabilir, değerlendirilebilir yönetim parametreleri elde edilmiştir.
Bisfenol F'ye maruz bırakılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) hepatositlerinde antioksidan sistem indikatörlerinin araştırılması
Bisfenol F (BPF) günlük hayatta kullanılan birçok ürünün içeriğinde yer alan bir bisfenol A analoğudur. Bu çalışmada, primer kültürü yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) hepatositleri, BPF'nin 7 farklı konsantrasyonu (0, 15.63, 31.25, 62.50, 125, 250 ve 500 μM)'na, 24 saat süre ile maruz bırakıldı. BPF'nin oluşturduğu hücresel hasar, laktat dehidrogenaz sitotoksisite testi ile tespit edildi. Daha sonra antioksidan savunma sistemi indikatörleri ölçüldü. Elde edilen sonuçlara göre, BPF'nin konsantrasyon ile ilişkili olarak hücrelerde hasar meydana getirdiği belirlendi. Süperoksit dizmutaz aktivitesinin, BPF uygulanan bütün gruplarda, istatistiksel olarak anlamlı bir şeklide arttığı gözlendi. Katalaz aktivitesinin, BPF'nin bütün konsantrasyonlarında, düştüğü tespit edildi. Redükte glutatyon seviyesinin, 15.63, 31.25, 62.50, 125 ve 250 μM BPF konsantrasyonlarında arttığı ancak 500 μM BPF konsantrasyonunda azaldığı gözlendi. Glutatyon peroksidaz aktivitesinin,15.63 µM BPF konsantrasyonunda değişmediği, diğer gruplarda ise istatistiksel olarak anlamlı bir şeklide arttığı tespit edildi. Glutatyon-S-transferaz aktivitesinin ise sadece 125 µM'lık BPF konsatrasyonunda yükseldiği, diğer gruplarda değişmediği gözlendi. Bu sonuçlar, BPF'nin balığın hepatositlerinde antioksidan dengeyi bozarak, hücresel hasara yol açtığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Antioksidan savunma sistemi indikatörleri, Bisfenol F, Gökkuşağı alabalığı, Hücre hasarı, Oncorhyncus mykiss
Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yan ürünleri kullanılarak elde edilen protein hidrolizatı yağının yanıt yüzey yöntemi ile optimizasyonu ve kalitesinin belirlenmesi
Dünyada her geçen yıl nüfus artışıyla birlikte, yeni gıda maddelerine yönelim ve bunların üretimi de önemli bir konu haline gelmektedir. Su ürünleri yan ürünleri kirlilik unsuru olmaktan ziyade yüksek potansiyele sahip geri dönüşüm kaynaklarıdır. Bu yan ürünlerin değerlendirilmesi, ülke ekonomisi açısından katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi ve çevre kirliliğinin önlenmesi açısından oldukça önem taşımaktadır. Balık yağı ω-3 PUFA'ların temel kaynağı olduğundan, elde edilen bu lipid insan ve hayvan tüketimi için umut verici bir potansiyele sahiptir. Besin zinciri içinde, gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) balıkçılık endüstrisi tarafından üretilen büyük miktardaki atık, çoklu doymamış yağ asitleri, vitaminler, amino asitler (AA'lar) ve peptitler de dahil olmak üzere zengin bir biyoaktif molekül havuzunu temsil etmektedir. Bu çalışmada, alabalık (Oncorhynchus mykiss) atıkları ticari enzimler kullanılarak optimum hidroliz prosesinde en uygun süre, sıcaklık ve enzim oranı belirlenmiştir. Bu süreç sırasında ortaya çıkan yağın verimi (%5.75-11.46) arasında değişmiş ve en iyi sonuç 40 °C deki enzimatik hidroliz sonucu elde edilmiştir. Lipit kalitesi açısından, PV değerleri (1.78-3.47 meq O2/kg) arasında bulunmuş, hidroliz süresi arttıkça PV değerlerinde artış gözlenmiştir, TBA değerleri (0.41-1.41 MDA/kg) arasında bulunmuş ve hidroliz sıcaklığı artışı TBA'da artışa sebep olmuştur. FFA (%0.27-4.12) arasında bulunmuştur. Yağ asidi bileşimi kalitesi ve dengesi insan ve hayvan tüketimine uygunluğu açısından incelenmiştir. SFA (%22.5), MUFA (%46.31), PUFA (%23.52) bulunmuştur. Balık yan ürünlerinden geri kazanılan balık yağlarının, özellikle EPA ve DHA olmak üzere yüksek düzeyde PUFA içerdiği görülmüştür.
Samsun ve Sinop illerinde denizde ağ kafeslerde balık yetiştiriciliği yapan işletmelerin yapısal ve biyo-teknik analizi
Bu araştırma, Samsun ve Sinop illerinde denizde ağ kafeslerde balık yetiştiriciliği yapan işletmelerin yapısal ve biyo-teknik analizlerini belirlemek için yapılmıştır. Samsun ilinde 6 firmaya ait 12 adet, Sinop ilinde ise 9 firmaya ait 26 adet faal işletme ile toplam 38 adet ağ kafes işletmesine tam sayım anket yöntemi uygulanmıştır. Yapılan ankette işletmelerin; yapısal özellikleri, nüfus ve eğitim durumları, üretim, satış, pazarlama yöntemleri, su, ağ kafes ve yem özellikleri, pandemi ve müsilajın etkileri araştırılmıştır. İşletme başına düşen ortalama üretim hacmi miktarı Samsun'daki işletmelerde 110.300m3, Sinop'taki işletmelerde ise 231.506m3 olarak tespit edilmiştir. Samsun'daki işletmeler 20-50m çapında HDPE malzemeden yapılmış olan 131 adet ağ kafeste, Sinop'taki işletmeler ise 28-75m çapında 194 adet HDPE ağ kafeste üretim yapmaktadır. Samsun'daki işletmeler 2022 yılında toplam 5.208 ton levrek (Dicentrarchus labrax) ve gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss), Sinop'taki işletmeler ise 18.067 ton gökkuşağı alabalığı üretimi yapmıştır. Ortalama kapasite kullanım oranları Samsun için %43, Sinop için ise %63 olarak gerçekleşmiştir. Yem değerlendirme oranı (YDO) Samsun'daki ağ kafes işletmelerinde gökkuşağı alabalığı için ortalama 1.6, levrek balığı için ortalama 1.7, Sinop'taki ağ kafes işletmelerinde gökkuşağı alabalığı için ortalama 1.6 olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre her iki ilde balık yetiştiriciliğinde tespit edilen sorunlara karşı çeşitli öneriler sunulmuştur.
Muğla Fethiye yöresinde bulunan farklı ticari işletmelerdeki gökkuşağı alabalığı anaçlarının yumurta verimi ve besin değerlerinin araştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı, farklı üretim istasyonlarından elde edilen ve farklı içeriklere sahip yemlerle beslenen gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) haploid ve diploid yumurtalarının temel kimyasal bileşimi, yağ asidi profili ve renk parametrelerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Muğla'nın Fethiye ilçesinde bulunan iki farklı alabalık üretim çiftliğinde gerçekleştirilmiştir. Her iki istasyonda da, kültür koşullarında yetiştirilen 4 yaşındaki dişi ve 3 yaşındaki erkek Oncorhynchus mykiss (gökkuşağı alabalığı) anaç balıklardan elde edilen haploid ve diploid yumurtalar kullanılmıştır. Yumurtaların temel kimyasal bileşimi, yağ asidi profili ve renk parametreleri belirlenmiştir. Bulgular: 1. istasyonda diploid yumurtalar en yüksek doymuş yağ asidi (SFA) ve tekli doymamış yağ asidi (MUFA) seviyelerine sahipken, 2. istasyonda diploid yumurtalar en yüksek çoklu doymamış yağ asidi (PUFA) içeriğine ulaşmıştır (p<0,05). Ayrıca, EPA/DHA oranı 1. istasyonda daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Aterojenik (AI) ve trombogenik indeks (TI) değerlerinde de istasyonlar arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Yumurtaların renk parametreleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Gökkuşağı alabalığı yumurtalarının yağ asidi kompozisyonunun embriyonik gelişim için yeterli olduğunu ve insan beslenmesinde potansiyel bir gıda kaynağı olabileceğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Alabalık yumurtası, Fethiye, Yağ asidi.
Batman barajı'nda faaliyet gösteren ağ kafes alabalık işletmesinin baraj gölüne olan etkisinin araştırılması
Baraj gölü ortamında ağ kafeslerde yapılan alabalık yetiştiriciliğinin sucul çevreye olan etkisi Batman Baraj Gölü'nde faaliyet gösteren ağ kafes çiftliğinde su kalitesi çalışmaları yapılarak değerlendirilmiştir. Ekim 2020-Temmuz 2021 tarihleri arasında 10 ay süre ile su numuneleri alınarak analiz edilmiştir. Örnekleme noktası olarak, gökkuşağı alabalık yetiştiriciliği yapılan ağ kafeslerin yakınlarından ve referans noktası olarak 4 istasyon belirlenmiştir. Örnekleme noktalarından çalışma süresince alınan su numunelerinde hem yerinde hem de laboratuvarda bazı fiziko-kimyasal parametreler olarak; Su sıcaklığı, pH, elektriksel iletkenlik, tuzluluk, çözünmüş oksijen, doymuş oksijen, nitrit azotu, nitrat azotu, amonyum azotu, biyokimyasal oksijen ihtiyacı, seki derinliği, toplam fosfor ve askıda katı madde ölçümleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda baraj gölünde faaliyet gösteren işletmenin hasat öncesi ve sonrasındaki 10 aylık süreçte ölçülen nitrit azotu, nitrat azotu, amonyum azotu, toplam fosfor ve askıda katı madde miktarlarında su kalitesi kriterleri ile anlamlı ancak şimdilik tehlikeli olmayan boyutlarda bir kirlilik artışı yaşandığı gözlemlenmiştir. Bu çalışma sonuçları aynı zamanda Türkiye'deki baraj göllerinde faaliyet gösteren ağ kafes balık çiftliklerinin yönetimi ve sürdürülebilir akuakültür açısından çok önemlidir. Anahtar kelimeler: Batman Baraj Gölü, Gökkuşağı alabalığı, Ağ kafes çiftliği, Su kalitesi, Fiziko-kimyasal parametreler, Çevresel faktörler
Eşen-1 HRS baraj gölü (Seydikemer-Muğla) yetiştiricilik taşıma kapasitesi belirlenmesi
Eşen-1 HES barajı Muğla ilinde iç sularda ağ kafes yetiştiriciliği aktif olarak devam eden önemli bir tesis özelliği taşımaktadır. Bir üretim döneminde yapılan gökkuşağı alabalığı üretiminin bir üretim döneminde ne kadar olduğu ve çevresel etkileri sürdürülebilir yetiştiricilik açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 1 Aralık 2019-30 Haziran 2020 tarihleri arasında Eşen-1 HES Baraj Gölünde ağ kafeslerde yapılan gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinin taşıma kapasitesinin azot ve fosfora bağlı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, üretimin yapıldığı Eşen-1 HES baraj gölünde üretim dönemi boyunca meydana gelen yem kaynaklı etkilerin ortaya konulması, belirlenen 6 farklı istasyonda gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinin su kalitesi, sediment kalitesi üzerine etkileri, balığın yemden ne kadar yararlandığı ve sindirebildiği, balık etinde ve balık dışkısı kısmında kalan azot ve fosfor miktarının saptanması hedeflenmiştir. Örnekleme ve ölçümler 6 istasyondan, su örneklemeleri ise bu istasyonların 3 farklı derinlik düzeyinden yapılmış, su ve sediment örnekleri titrimetrik ve spektrofotometrik yöntemlerle analiz edilmiştir. Su ve sediment örneklerinin statistiksel analizleri genelleştirilmiş lineer model kullanılarak istatistik paket programı SPSS 22.0 ile yapılmıştır. Bu analizlerde çalışma 3 faktörlü (istasyon, derinlik ve dönemsel) olarak incelenmiş, model katsayıları yorumlanmıştır. Örneklemeler 2019 Aralık, 2020 Şubat, 2020 Nisan, 2020 Temmuz ve 2020 Kasım aylarında yapılmıştır. Şu Bu bağlamda, su sıcaklığı ortalama 11,035,77 C; pH ortalama değerleri 8,260,40; çözünmüş oksijen değerleri 10,73,02 mg/L; ortalama derinlik 8,533,18 m; turbidite 1,260,61 m; nitrit 0,0070,005 mg/L; nitrat 0,270,25 mg/L; amonyum azotu 0,690,84 mg/L; toplam azot 0,910,61 mg/L; toplam fosfor 0,070,08 mg/L; ortofosfat 0,0170,01 mg/L; klorofil-a 1,271,15 mg/m3; trix indeksi 1,650,69; sedimentte azot miktarı %0,250,12; sedimentte fosfor miktarı %0,120,11 olarak bulunmuştur. Sindirilebilirlik oranı kış ve bahar dönemleri arasında istatistiksel olarak fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Toplam üretim 350 ton olarak gerçekleşmiş, yem değerlendirme oranı 1,1 olarak hesaplanmıştır. Göl suyu yenilenme oranı üretim dönemi boyunca 16,14 olarak bulunmuştur. Taşıma kapasitesi ise aktif üretim dönemi değerlerine göre 1184 ton (hali hazırda yapılan üretimin yaklaşık 3 katı) olarak belirlenmiştir. Her dönem kontrollü olacak şekilde ve kafeslerin rotasyonlu kullanılması kaydıyla üretimin arttırılabileceği sonucuna varılmıştır.
Kahramanmaraş ili'nde gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliği yapan işletme çalışanlarının sosyo-demografik özellikleri
Bu çalışma, Kahramanmaraş ilinde mevcut bulunan gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliği yapılan işletmelerdeki personellere ait sosyo-demografik özelliklerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma 2022 yılında Kahramanmaraş İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde kayıtlı olan, faal olarak çalışan 35 adet alabalık yetiştiriciliği yapılan tesislerde gerçekleştirilmiştir. Alabalık yetiştiriciliği yapılan tesislerde çalışan personellere uygulanan anket çalışmasıyla elde edilen sonuçlara göre çalışanların büyük kısmının erkek ve yaş aralıkları çoğunlukla 40-49 olduğu, tüm çalışanların % 40'lık kısmını oluşturdukları belirlenmiştir. Medeni durumlarının ise çoğunlukla evli olduğu tespit edilmiştir. Bekâr olan personeller genellikle aileleri ile birlikte yaşamaktadır. İşletmelerde çalışan personellerin % 47.5'sinin 3 çocuğa sahip olduğu saptanmıştır. % 32'sinin ilkokul mezunu oldukları görülmekte ve eğitim seviyesinin yüksek olmadığı anlaşılmaktadır. Kişilere uygulanan anket çalışmaları sonucunda, işletmelerdeki personellerin tamamının sosyal güvencesinin var olduğu belirlenmiştir. Çalışan personellerin % 80'inin bu meslekte 10 yıldan az bir süredir çalıştığı, mesleği seçme nedenlerinin ise % 48 ile aile bütçesine katkı olduğu, mesleğe devam etme isteği sorusunu %88 ile evet olarak yanıtladıkları belirlenmiştir. İşletmelerde çalışan personellerin gelir düzeylerinin genellikle 5000-7500 TL arasında olduğu ve ev mülkiyeti kendine ait olan personellerin %84'lük oran ile çoğunlukta olduğu uygulanan anket çalışmasıyla tespit edilmiştir.
ZnO nanopartiküller içeren kitosan/ayva çekirdeği müsilajı ile hazırlanan biyonanokompozit filmlerin alabalık (Oncorhynchus mykiss) filetolarının kimyasal ve duyusal kalitesi üzerine etkisiüzerine etkisi
Nanoteknolojik uygulamalar, gıda ambalajlarının performanslarını iyileştirmek için yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu çalışmada, ZnO nanopartikülleri içeren kitosan/ayva çekirdeği müsilajı ile hazırlanan biyonanokompozit filmlerin alabalık (Oncorhynchus mykiss) filetolarının kimyasal ve duyusal kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada, 5 farklı deneysel grup tasarlanmıştır. Deneysel grupları kontrol grubu (C) ile birlikte kitosan (K), kitosan+ ayva çekirdeği müsilajı (K+A), kitosan +% 1 ZnO-NP ve kitosan+ ayva çekirdeği müsilajı+%1 ZnO-NP ile hazırlanan filmlerle kaplanmış örnekler oluşturmuştur. Biyonanokompozit filmlerle kaplanan örneklerin, kimyasal (pH, peroksit değeri (PD), tiyobarbitürik asit (TBA) ve toplam uçucu bazik nitrojen (TVB-N) ve duyusal (renk, koku, görünüş ve genel beğeni) kaliteleri 15 günlük muhafaza süresince her 3 günde bir analiz edildi. Araştırma iki tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, örneklerin lipit oksidasyonu (TBA, PD) ve TVB-N'deki artışı, ayva çekirdeği müsilajı ve ZnO-NP'lerin dahil edilmesiyle önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Duyusal analizler, 4˚C'de muhafaza süresince gruplar arasında koku, renk ve görünüş kriterleri bakımından önemli farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, kitosan filme ilave edilen ayva çekirdeği müsilajı ve ZnONP'lerinin raf ömrü üzerine olumlu etki gösterdiği belirlenmiştir. C grubunun raf ömrü 3 gün iken, K ve K+A filmleri ile kaplanan örneklerin 9 gün, K+%1ZnO-NP ve K+A+%1ZnO-NP ihtiva eden filmler ile kaplanan örneklerin raf ömrü ise 12 gün olarak belirlenmiştir.
Organik sertifikalı bazı hammaddelerin gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) beslemesinde kullanımı
Bu tez çalışmasında, gökkuşağı alabalığı yemlerinde organik sertifikalı alternatif protein ve karbonhidrat kaynaklarının kullanılmasına yönelik dört farklı besleme denemesi yürütülmüştür. Deneme 1'de, yavru gökkuşağı alabalıklarının büyüme performansı, besin kullanımı ve vücut kompozisyonu üzerine organik sertifikalı mayanın (NuPro?) değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İki kontrol yemi (KK: konvansiyonel kontrol ve OK: organik kontrol) ve balık unu proteini yerine kısmı olarak farklı düzeylerde NuPro? [10% (N10); 20% (N20) or 30% (N30)] içeren 3 deneme yemi hazırlanmıştır. Her yem grubu üç tekerrürlü olmuş ve her tanktaki 20 balık (başlangıç vücut ağırlığı: 4,0 gr) 12 hafta boyunca yemlenmişlerdir. Kontrol yemlerinde konvansiyonel veya organik buğday unu kullanılması, alabalıkların büyüme performansı ve yem dönüşüm oranını (YDO) değiştirmemiştir (p> 0,05). Deneme grupları arasında, KK ve N20 hariç, benzer büyüme performansına sahip oldukları gözlenmiştir. KK ve N20 grupları arasında son vücut ağırlığı bakımından önemli derecede farklılık bulunmuştur (p< 0,05). KK ve OK gruplarının YDO değerleri diğer gruplara göre daha düşük seyretmiştir. Grupların vücut kompozisyonu ve nütrient kullanımı parametreleri arasında herhangi önemli bir farklılık görülmemiştir (p> 0,05).Deneme 2, yavru gökkuşağı alabalıklarının büyüme performansı, besin kullanımı ve vücut kompozisyonu üzerine organik mercimek unun etkilerinin belirlenmesi için dizayn edilmiştir. İki kontrol yemi (KK: konvansiyonel kontrol ve OK: organik kontrol) ve organik buğday unu yerine kısmı (% 9,45) veya tamamen (% 18,9) organik mercimek unu içeren 2 deneme yemi hazırlanmıştır. Her yem grubu üç tekerrürlü olmuş ve her tanktaki 20 balık (başlangıç vücut ağırlığı: 4,0 gr) 12 hafta boyunca yemlenmişlerdir. Balık unu temelli yemlere karbonhidrat kaynağı olarak organik mercimek unu ilavesi, balıkların son vücut ağırlığı, spesifik büyüme oranı ve yem kullanımını önemli oranda değiştirmemiştir (p> 0,05).Deneme 3'de, 134 gram ağırlığındaki gökkuşağı alabalıkları her deneme grubunda üç tekerrürlü olacak şekilde 8 hafta boyunca balık unu temelli kontrol yemleri (KK ve OK) ve % 10 (N10), % 20 (N20) ve % 30 (N30) oranında NuPro? içeren yemlerle beslenmişlerdir. N30 yemi ile beslenen gökkuşağı alabalıklarının en iyi büyüme performansı ve yem kullanımını göstermiştir. Yeme NuPro? ilavesi balıkların vücut kompozisyonu üzerine etkileri olmamasına rağmen (p> 0,05), kondisyon faktörü (KF) ve hepatosomatik indeks (HSI) gibi bazı vücut organı indekslerini önemli oranda değiştirmiştir (p< 0,05). N30 yemi ile beslenen balıklarda, kontrol gruplarına göre önemli derecede daha yüksek hematokrit düzeyi elde edilmiştir (p< 0,05).Son denemede, büyük gramajdaki gökkuşağı alabalıklarının yeminde karbonhidrat kaynağı olarak organik mercimek unun kullanılma potansiyelini belirlemek için 8 haftalık bir besleme denemesi yürütülmüştür. İki kontrol yemi (KK: konvansiyonel kontrol ve OK: organik kontrol) ve organik buğday unu yerine kısmı (% 18,55) veya tamamen (% 37,1) organik mercimek unu içeren 2 deneme yemi hazırlanmıştır. Düşük oranda (% 18,55) mercimek unu ilave edilen yem, yüksek oranda (% 37,1) mercimek unu içeren yem ile karşılaştırıldığında büyüme performansı üzerine daha yararlı etkilere sahiptir. Düşük mercimek unu içeren yemle beslenen balıkların hematokrit değeri diğer gruplara göre artmıştır. Grupların HSI, KF, viskerosomatik indeks ve et verimi arasında önemli bir farklılık yoktur (p> 0,05). Deneme yemleri ile beslenen balıkların kül hariç bütün vücut kompozisyonu önemli oranda değişmemiştir.Sonuçlar, organik sertifikalı mayanın, yavru gökkuşağı alabalıklarının yeminde organik bitkisel proteinlerin yerine balık ununu biyolojik olarak destekleyerek organik yem formulasyonuna katkıda bulunabileceği sonucuna varılmıştır. Organik mercimek ununun, alabalık yemlerinde organik buğday unu yerine potansiyel bir hammadde olabileceği ortaya konmuştur.
Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yumurtalarına farklı sürelerde uygulanan ısı şokunun triploid oluşuma ve yaşama oranına etkisi
Bu çalışmada, yeni döllenmiş olan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yumurtalarına farklı sürelerde uygulanan ısı şokunun, yüzde triploidiye ve yaşama oranlarına etkisi araştırılmıştır. Araştırmada sağım yoluyla elde edilen O. mykiss yumurtalarına, döllendikten 10 dk. sonra, 26 °C'de 5, 10, 15 ve 20 dk. olmak üzere farklı sürelerde ısı şoku uygulanmış ve yumurtalar bu sürelere göre deneme gruplarına ayrılmıştır. Kontrol ve deneme gruplarının klasik inkübasyon şartlarında kuluçkaya alınmasından itibaren 60 gün süreyle yaşama oranları tespit edilmiştir. Embriyonik dönemdeki gözlü larvalardan yapılan kromozom analizleri sonucu; diploid 2n=56 ve triploid 3x=84 adet kromozom tespit edilmiştir. Ayrıca deneme gruplarındaki triploid yüzdeyi belirleyebilmek için, kandan yayma yöntemiyle preparatlar hazırlanmış ve eritrosit ölçümleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. 5, 10, 15 ve 20 dakikalık ısı şoklamaları sonucu triploid yüzdeler sırasıyla, %10, %40, %90 ve %95 olarak tespit edilmiş; 10, 15 ve 20 dk. ısı şoku uygulanan gruplardaki triploid bireylerin eritrosit hücre ve çekirdeklerinde, geniş eksen uzunlukları kontrole göre istatistiksel açıdan önemli farklılıklar göstermiştir (p<0,05). Ayrıca gruplara göre yaşama oranları, kontrol grubundan itibaren artan ısı şoku sürelerine göre sırasıyla, %81,46, %75,55, %71,25, %66,01 ve %55,76 olarak belirlenmiştir.Araştırmamızda 26 °C'de 15 ve 20 dk. sürelerde termal şok uygulanan O. mykiss yumurtalarında %90 ve %95 triploid oluşum belirlenmiştir. Yaşama oranlarını göz önünde bulundurduğumuzda, en iyi triploid verim %59 ile 15 dakikalık ısı şoku sonucu elde edilmiştir. Ayrıca eritrosit hücre ve çekirdek ölçümlerinin sonucunda, geniş eksen ölçümleri triploid bireyleri açığa çıkartmıştır.
Gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss walbaum 1792) kuluçkahanelerinde hastalık oluşturan flavobacterium türlerinin genotipik karakterizasyonu ve antimikrobiyal direnç gelişiminde rol oynayan genlerin varlığı-yaygınlığının belirlenmesi
Flavobacterium genusuna ait türlerin balıklarda oluşturduğu salgınlar önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu türlerden en fazla bilinenleri Flavobacterium psychrophilum, F. columnare ve F. branchiophilum'dur. Son yıllarda birçok yeni Flavobacterium türünün de balıklardan izole edildiği bildirilmiştir. Bu araştırmada gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss), Anadolu/dağ alabalığı (Salmo trutta macrostigma), Çoruh alabalığı (Salmo coruhensis), kaynak alabalığı (Salvelinus fontinalis) ve Karadeniz alabalığından (Salmo trutta labrax) izole edilmiş 109 Flavobacterium spp. izolatının dizi analizi ile identifikasyonu, PCR-RFLP profiline göre genotiplendirilmesi, antimikrobiyal direnç durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Flavobacterium türlerinin identifikasyonu 16S rRNA bölgesinin dizi analiziyle, PCR-RFLP analizi ise 16S rRNA, gyrA, gyrB gen bölgeleri kullanılarak yapılmıştır. Ayrıca Flavobacterium türlerinin amoksisilin, oksitetrasiklin, oksalinik asit, sulfamethoksazol/trimetoprim, enrofloksasin, eritromisin ve florfenikol antimikrobiyallerine karşı dirençliliği fenotipik (disk difüzyon, minimum inhibitör konsantrasyonları) ve genotipik (floR, tetA, tetB, tetC, tetE, tetH, tetM, tetL, sul1, sul2 sul3, qnrA, qnrB ve qnrS) olarak belirlenmiştir. Dizi analizi sonucunda 27 farklı Flavobacterium türü identifiye edilmiştir. Bu türlerden 26'sı ülkemizde ilk kez izole edilmiştir. F. antarticum, F. terrigena, F. granuli, F. frigoris, F. saccharophilum, F. xueshanense ve F. cutihirudinis türleri ise balıklarda ilk defa tespit edilmiştir. F. psychrophilum izolatları genotipik olarak homojen bir yapı göstermiş ve amoksisilin, florfenikole karşı duyarlı, enrofloksasin ile oksalinik asite ise duyarlılığının azalmılş olduğu belirlenmiştir. F. branchiarum, F. branchiicola, F. collinsii, F. frigoris ve F. psychrophilum türlerinde floR ve F. branchiarum, F. branchiicola, F. collinsii, F. oncorhynchi, F. plurextorum, F. psychrophilum, F. spartansii, F. terrigena ve F. tiangeerense türlerinde ise sul2 direnç geni bu çalışmada ilk defa tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler; Flavobacterium spp., Antimikrobiyal Direnç, RFLP
Alabalık yemlerine yapılan DL-alanin ve betadin katkısının Gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss, W. 1972) fingerliklerinin gelişme ve karkas kompozisyonu üzerine etkileri
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ Alabalık Yemlerine Yapılan DL-Alanin ve Betain Katkısının Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss, W. 1972) Fingerliklerinin Gelişme ve Karkas Kompozisyonu Üzerine Etkileri Gülsün BEKLEVİK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Abdurrahman POLAT Yıl 1999, Sayfa 40 Jüri: Doç Dr. Abdurrahman POLAT Doç. Dr. Metin KUMLU Yrd. Doç. Dr. Mehmet ÇELİK Bu çalışmada, ülkemizde ve dünyada yetiştiriciliği yaygın olarak yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) fingerliklerinin, yemlerine cezbedici madde olarak DL-alanin ve betain ilavesinin balıkların gelişimine ve karkas besin madde bileşenleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, % 1.5 oranında DL-alanin ve % 1.5 oranında betain ilave edilen yemlerle beslenen balıklarda (sırasıyla 35.36+1.81 g ve 38.47±3.02 g) kontrol rasyonuyla beslenen balıklara göre (28.32±0.31 g) daha yüksek canlı ağırlık artışı olduğu saptanmıştır (p<0.05). Cezbedici madde ilaveli yemlerle beslenen grupların yem değerlendirme ve protein oranlarının da kontrol grubuna göre daha iyi olduğu bulunmuştur (p<0.05). Araştırma gruplarına ait tüm vücut kuru madde, karkas ve tüm vücut ham kül ve protein oranları benzer bulunmuştur (p>0.05). DL-alanin ilaveli yemlerle beslenen grupta karkas kuru madde oranı diğer gruplardan daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Betain ilaveli yemlerle beslenen grupta ise tüm vücut lipit oranı kontrol grubundan düşük bulunurken (p<0.05), karkas lipit oranlan bakımından tüm gruplar benzer bulunmuştur (p>0.05). Anahtar kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, DL-alanin, Betain, Cezbedici madde.
Seyhan baraj gölü'nde yüzer kafeslerde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve ikinci ürün olarak tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanaklarının araştırılması
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ SEYHAN BARAJ GÖLÜNDE YÜZER KAFESLERDE GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (Oncorhynchus mykiss) VE İKİNCİ ÜRÜN OLARAK TİLAPİA (Oreochromis aureus)YETİŞTİRME OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Mustafa Vedat ALEV ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yıl 2002, Sayfa 39 Jüri: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yrd.Doç.Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yrd.Doç.Dr. Murat BİLGÜVEN Bu çalışmada Seyhan baraj gölünde yüzer ağ kafeslerde kış döneminde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve yaz döneminde de tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanakları araştırılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde başlangıç ortalama boylan 16,34±1,45 cm ve ortalama ağırlıkları 56,45±6,10 g olan alabalık yavruları kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 27,75±0,89 cm ve 277,54±18,50 g 'lık bireyler elde edilmiştin Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 2,95 g, yem değerlendirme oram 1:1,15 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 13,5 kg ürün elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde başlangıç ortalama boylan 3,89±0,34 cm ve ortalama ağirlıkları 0,95±0,27 g olan tilapya yavrulan kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 17,25±2,98 cm ve 131,58±7,12 g 'lık bireyler elde edilmiştir. Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 1,45 g, yem değerlendirme oram 1:1,21 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 6,5 kg ürün elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Yüzer kafesler, Tilapya