Hava alanları
72 theses under this subject heading
Türkiye'deki sivil havaalanlarında güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma
Hava taşımacılığının başlangıç ve bitiş noktası olan havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetleri, havacılık güvenliğine yönelik yasadışı olayların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte havaalanı güvenlik hizmetleri, hava taşımacılığının sağlamış olduğu hız ve konfora ilişkin faydaların azalmasına da neden olabilmektedir. Bu kapsamda havaalanı güvenlik hizmetlerinin başarısının artırılması hem havacılık güvenliğinin hem de yolcu memnuniyetinin sağlanması açısından gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetlerinin başarısı, havacılık güvenliği unsurlarının (insan, güvenlik sistem ve cihazları) etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıda sözü edilen gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen Emniyet, Özel Güvenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatında farklı görev ve pozisyonlarda bulunan katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunlar; havaalanı güvenlik hizmetlerinde farklı kurum/kuruluşların görev alması, havacılık güvenliğinin branşlaşma alanı olmaması, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, denetimlerden kaynaklanan sorunlar, paydaşlara özgü sorunlar, havacılık güvenliği eğitimleri ve güvenlik adanmışlığı temaları altında değerlendirilmiştir. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, temalar arası ilişkilere değinilerek sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel tehlike olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Havacılık Güvenliği, Havaalanı Güvenliği, Sivil Havacılık Yönetimi, Nitel Araştırma
Havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine bir araştırma: TAV Havalimanları Holding A.Ş. örneği
Hava taşımacılığının en önemli bir parçası olan havalimanları ve havalimanı projeleri havacılığın gelişimi açısından kritik bir öneme sahiptir. Havalimanı projelerininin hayata geçirilmesi hem uzun zaman almaktadır hem de bu projeler yüksek maliyetle yapılabilmektedir. Son yıllarda büyük havalimanı projelerinin hem yapımında hem de işletilmesinde kamu-özel işbirliği projelerinin arttığı görülmektedir. Havalimanı projelerinin artması ve gelişmesiyle birlikte gerek kamuyla alakalı gerekse de proje finansman işlemleriyle alakalı bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havalimanı projelerinin başarısı, ilgili kamu kurumlarının ve havalimanı işletmecilerinin etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıdaki gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen TAV Havalimanlarınından konuyla ilgili katılımcıyla gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunlar; Türkiye'de proje finansman geçmişi ve türk bankacılığının durumu, proje finansmanında yetki kargaşası, havalimanı projelerinde ihalede yaşanan süreç ve sorunlar, havalimanı proje finansmanında yasal prosedürlerdeki eksiklikler, havalimanı proje finansmanında özel yatrırımı teşvik konusu, havalimanı projelerinde risk boyutu, havalimanı proje finansmanında körfez bankaları ve katılım bankalarının rolü, havalimanı proje finansmanında ortak girişimler, havalimanı proje finansmanında uluslararası kalkınma bankalarının rolü, havalimanı proje finansmanında finansal hesaplamaların önemi, havalimanı proje finansmanında varlık ve kaynak yapısı, havalimanı proje finansmanında havacılık gelirleri ve havacılık dışı gelirlerin önemi, türkiye'nin gelecekteki havalimanı altyapı ve proje finansman gelişmeleri temaları altında değerlendirilmiştir. Ayrıca TAV Havalimanları açısından proje finansman gelişmeleri temalı ayrı bir başlık da bulunmaktadır. Sorulan soruların büyük kısmı tema oluşturacak şekilde hazırlanarak katılımcı tarafından verilen cevaplarla oluşturulmuştur. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin bazı çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Proje Finansmanı, Havalimanı Proje Finansmanı, YİD, Havalimanı İşletmeciliği
Havalimanlarında operasyonel etkinlik ölçümü: Seçilmiş havalimanlarında bir uygulama
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte kullanımı her geçen gün artan hava taşımacılığı modunun en önemli paydaşlarından biri olan havalimanlarının önemi artmıştır. Havalimanlarının yaygın bir şekilde kullanılması belirli bir aşamadan sonra havalimanlarında yoğunluktan kaynaklı kapasite sorunun yaşanmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda havalimanlarının daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için havalimanı yöneticileri tarafından bir takım çalışmalar yapılmıştır. Büyük yatırımlar gerektiren havalimanlarının sadece finansal açıdan değerlendirilmesinin verimlilik açısından karşılaştırma olanağı sağlamadığı düşünülmektedir. Bu açıdan havalimanlarının faaliyetlerini verimli ve etkin bir şekilde sürdürebilmeleri için operasyonel açıdan da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmada ilk olarak performans ve performans ölçüm sistemleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgi verilmiş, ardından havalimanlarında performans ölçümünün nasıl yapıldığı anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Veri zarflama analizinde kullanılan modeller hakkında bilgi verilmiş ve hangi modellerin kullanılacağı belirtilmiştir. Son bölümde ise 2014 yılında ACI (Airport Councıl International) tarafından yapılan sıralamada yolcu trafiği açısından dünyanın en büyük 25 havalimanı içerisinde verilerine ulaşılabilen 20 havalimanın etkinlik ölçümü veri zarflama analizi aracılığı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında 4 adet girdi 3 adet çıktı analize dâhil edilmiştir. Havalimanı sayısının fazla olmasından dolayı etkinlik ölçümü Deap programı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında temel veri zarflama analizi modelleri olan CCR modeli İle BCC modeli kullanılmıştır. CCR modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 10 havalimanın etkin çıktığı 10 tanesinin ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Girdi odaklı BCC modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 14 havalimanın etkin çıktığı 6 havalimanın ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Çıktı odaklı BCC modelinde ise 13 havalimanın etkin çıktığı 7 havalimanın ise etkin çıkmadığı tespit edilmiştir. Ardından etkin çıkamayan havalimanlarının etkin duruma geçebilmesi için örnek almaları gereken referans havalimanları belirlenmiştir. Son bölümde ise etkin çıkmayan havalimanlarının etkin olabilmeleri için girdi ve çıktı değişkenlerini ne kadar arttırmaları veya ne kadar azaltmaları gerektiği belirlenmiştir.
Kamu özel sektör işbişiğindeki projelerde kamu garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi: Yeni İstanbul Havalimanı örneği
Hayatın her alanı, bir miktar belirsizliği ve riski bünyesinde barındırır. Altyapı yatırımları uzun dönemli, talep riski yüksek olan ve büyük ölçekli yatırımlardır. Geçmişte geleneksel olarak kamu finansmanıyla gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının, günümüzde neredeyse dünyanın her yerinde Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamalarıyla da gerçekleştirildiği görülmektedir. Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamasında, en önemli başarı kriteri taraflar arası risk paylaşımıdır. Bu doğrultuda, geçmişte ve günümüzde pek çok projede, kamu kesiminin projelerindeki riskleri azaltmak ve söz konusu projeleri daha cazip hale getirmek için bu projelere kamu garantileri sunduğu görülmektedir. Belirsizliğin, yatırım projelerinin değeri üzerindeki etkisine yönelik yeni bir değerleme yöntemi olan Reel Opsiyonlar yaklaşımı, projelerdeki yönetsel esnekliği dikkate alan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, günümüzde sıkça kullanılan geleneksel değerleme yöntemlerinin terk edilmesini değil belirli durum ve koşullar altında reel opsiyonlar yaklaşımının bu yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılmasını önermektedir. Günümüzde, bu yaklaşım, sermaye bütçeleme ve stratejik karar verme aracı olarak da kullanım alanı bulmuştur. Bu çalışmanın amacı, kamu özel sektör işbirliğindeki projelerde, kamu kesimi tarafından projelere sunulan gelir garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi ve bu yaklaşımı teşvik etmektir. Bunun için Yeni İstanbul Havalimanı projesinde sunulan yolcu servis ücreti gelir garantisinin özellikleri, reel opsiyon değerleme parametreleri ile eşleştirilmiş ve bu parametreleri tahmin etme yöntemleri belirlenmiştir. Devamında, Yeni İstanbul Havalimanı projesinin yolcu servis ücreti gelirinin Binom Dağılımı modeli oluşturulmuş, oluşturulan modele göre yolcu servis ücretlerinin bugünkü değeri gelir garantisi olmadan ve gelir garantili olarak hesaplanmıştır. Yapılan gelir garantili ve garantisiz iki hesaplama sonucu arasındaki fark ile opsiyon değeri hesaplanmış ve opsiyon değerini etkileyen bazı parametrelere duyarlılık analizi yapılmıştır. Son olarak, uygulama sonucunda edinilen izlenim ve konu ile ilgili yeni çalışma alanları işaret edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Reel Opsiyonlar, Yeni İstanbul Havalimanı, Kamu Özel Sektör İşbirliği, Kamu Garantileri
Yönetsel değerlerin belirlenmesine yönelik Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletme yöneticileri üzerine bir araştırma
Bu bilimsel çalışmanın amacı Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletmeleri yöneticilerinin günlük eylem ve kararlarına referans sağlayan değerlerin neler olduğu ve bu değerlerin yöneticilerin yetişmiş olduğu toplumsal özellikler ve örgütsel koşullar itibari ile farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Havalimanı terminal işletme yöneticilerinin benimsediği yönetsel değerlerin belirlenmesinde dikkate alınan genel kanı, Türk toplumunun batı kaynaklı ve yerel olmak üzere ikili bir kültür yapısına sahip olmasıdır. Çalışmada yöneticilerin benimsemiş olduğu değerlerin yanında yöneticilerin içinde bulundukları yöre ve çalıştıkları kurumun değerlerine ilişkin algıları da araştırılmıştır. Bu amaçla Türkiye'deki özel havalimanı terminal işletmelerinde orta ve üst düzey kademede yöneticilik yapan 163 kişiden elde edilen veriler aracılığı ile yöneticilerin benimsediği değer gruplarının neler olduğu ve değer gruplarının, eğitim, toplumsal ve örgütsel koşullar açısından gösterdiği farklılıklar incelenmiştir. Yöneticilerin benimsediği değerler açısından batı kaynaklı değerlerin benimsenme düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Yöneticilerin benimsediği değerlerin eğitim, toplumsal koşullar ve örgütsel özellikler itibariyle farklılaşıp farklılaşmadığı incelendiğinde, benimsenen batı kaynaklı ve yerel değer gruplarından bazıları için yöneticilerin cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yöneticilerin değerleri meslekteki görev süresi, kurumda çalışma süresi, toplam çalışma süresi, anne ve babasının eğitim düzeyi ve kendisine bağlı çalışan sayısına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
Havaalanı yer hizmetleri kuruluşlarındaki harekat departmanının sorunlarına yönelik betimleyici bir araştırma
Havaalanları yer hizmetleri kuruluşları uçakların havaalanlarına inişi ve kalkışı arasındaki sürede uçağın tekrar hazırlanması ve uçuşa hazır hale getirilmesinde çok önemli bir işleve sahiptir. Bu işlev yerine getirilirken, uçağın ağırlıklarının ve dengesinin dahil olduğu birtakım hesaplamaların yapılması, aynı zamanda pek çok farklı departmanın ve paydaşın uçaklara hizmet verirken iş birliğinin sağlanması gerekmektedir. Harekat departmanı, işte bu hesaplamaları yapmaktan ve tüm paydaşların yaptığı işleri koordine etmekten sorumludur. Finansal ve emniyet açısından gerekli olan koordinasyon görevinden dolayı, departmanın başarısı sadece ait olduğu kuruluşun değil tüm yer hizmetleri operasyonunun başarısını etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı, yer hizmetleri kuruluşlarındaki harekat departmanının sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunlara çözüm önerisi getirmektir. Yapılan çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veri toplama aracı olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda harekat departmanında çalışan veya geçmişte çalışmış olan kişilerle görüşülmüş ve nitel veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler tümevarım yönteme uygun olarak analiz edilmiş ve kod, kategori ve temalara ulaşılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar; operasyon süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, yönetim anlayışından kaynaklanan sorunlar, personellerden ve insan kaynakları uygulamalarından kaynaklanan sorunlar ve eğitimlerden kaynaklanan sorunlar temaları altında toplanmıştır. Temalar ve kategorilerin her biri açıklanarak, kategorilerin birbirleriyle olan ilişkileri de değerlendirilmek suretiyle sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Yer hizmetleri, Havaalanı Yer Operasyonu, Sivil Havacılık
Hava yolu taşımacılığında hizmet kalitesi Esenboğa Havalimanı örneği
Sivil havacılık sektörünün gelişmeye başlaması ve insanların ulusal-uluslararası dolaşımda havayollarına olan ilgilerinin artmasıyla tüketici boyutunda hizmet kalitesi beklentileri de artmıştır. Sivil havacılık pek çok bileşenden meydana gelen büyük bir endüstridir. Sivil havacılıkta hizmet kalitesinin en önemli unsurlarından birisi olan havalimanı hizmet kalitesi diğer tüm bileşenler üzerinde etkilidir. Literatür incelendiğinde, hava yolculuğu hizmet kalitesine yönelik çalışmaların genellikle hava yolu şirketleri ekseninde yapıldığı görülmektedir. Ancak uçuşların başlangıç ve bitiş noktasında yer alan havalimanlarında verilen hizmet kalitesinin, genel hizmet kalitesi algısı üzerinde temel belirleyicilerden birisi olmasına rağmen, bu konunun yeterince üzerinde durulmamıştır. Bu çalışmanın amacı hava yolu taşımacılığında hizmet kalitesinin incelenmesidir. Hizmet kalitesi algısının hiçbir boyutunun katılımcıların eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği, ancak hizmet yenilik ölçeğinin katılımcıların eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca hizmet kalitesi ve hizmet yenilik algısının sadece empati boyutunun katılımcıların yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Hizmet yenilik ölçeğinin de katılımcıların yaş durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bunun yanı sıra yılda beş veya daha fazla sıklıkla uçuş gerçekleştiren katılımcıların, nispeten daha az sıklıkla uçuş gerçekleştiren katılımcılardan daha yüksek düzeyde hizmet yenilik algısına sahip oldukları görülmüştür. Son olarak katılımcıların tam hizmet sunan hava yolu şirketlerine yönelik hizmet kalitesi algı düzeylerinin, düşük maliyetli hava yolu şirketlerine yönelik hizmet kalitesi algı düzeylerinden daha yüksek olduğu görülmektedir.
The effect of airport atmospheric features on passengers' behavioral intention at Abeid Amani Karume International Airport in Zanzibar
This research investigates the atmospheric Airport's features on passengers' behavioral intention at Abeid Amani Karume International Airport (AAKIA). The study is a quantitative methodology that involves the actual data from the questionnaires that have been distributed to the aviation industry of Zanzibar international airport. The study was spanning from 2020 to 2021. The research uses the two main variables identified: airport atmospheric features on passengers' which is the independent variable, and behavioral intentions are dependent variables. The study develops the proxies' variables for airport atmospheric air passengers such as layout accessibility, facility aesthetics, and perception of airport safety, airport cleanness, and sitting comfort. In the context of behavioral intention, the study develops the proxies of willingness to spend, intention to revisit, electronic equipment, and display, and customers 'satisfaction. The study applied statistical techniques to reveal the estimated results. These include a statistical linear regression equation to obtain the results. The research revealed the following results. The layout accessibility and airport cleanliness have a significant and negative effect on behavioral intention. Adhere, perception of airport safety, facility aesthetics, and sitting airport comfort affect behavioral intention. The policymakers related to the aviation industry in Zanzibar, especially Abeid Amani Karume International Airport, should develop an effective policy to enhance the efficiency of layout accessibility and airport cleanness. Also, more effort should be implemented to the facility aesthetics, perception of airport safety, and Airport sitting comfort.
The effect of readiness for organizational change on organizational agility: Case of Gaziantep airport
The key to organizational change and agility is staff involvement in the changes. Organizations can facilitate adaptation to the new system by making employees open and willing to innovate, by involving them in all phases of change, and by providing appropriate support. Airport employees are the most important stakeholders in the aviation industry, where many complex tasks are carried out together and it is very important to keep up with speed and change. The aim of this study is to examine the effect of airport employees' susceptibility to organizational change on organizational agility. Quantitative data analysis method was used as a research method and survey method was used as data collection tool. With the convenience sampling method, the study was applied to 128 people working at Gaziantep airport. In addition to demographic questions, the scale of susceptibility to organizational change and organizational agility scale were used in the research. SPSS 25.0 program was used in the analysis of the data. As a result of the descriptive analysis, it was determined that both the organizational change susceptibility scores (X̄ =43.89) and agility scores (X̄ =62.61) of the participants were well above the average. It was determined that the data showed normal distribution and parametric tests were performed. While the independent sample t test was used in the comparisons of two groups, one-way analysis of variance (One-way ANOVA) was used in the comparisons of groups of three or more. It was determined that there was no difference in both organizational agility and organizational change perception levels (p>.05) according to the education, age, department, marital status, gender and working period variables of the employees. Relationships between organizational change and organizational agility variable were examined by Pearson Correlation test and a moderate relationship was found (r=.45 p<.01). The effect of organizational change susceptibility on organizational agility was determined by regression analysis (R2=.20 p<.05). As a result, the hypotheses were accepted. Keywords: Change Management, Organizational Behavior, Susceptibility to Organizational Change, Organizational Agility
Bazı faaliyet tipleri için ÇED raporlarında kullanılabilecek kontrol listeleri ve değerlendirme matrislerinin oluşturulması
VII ÖZ Bu araştırma, 7 Şubat 1993 tarihli ÇED Yönetmeliğine göre ÇED raporu hazırlama zorunluluğu olan faaliyetler arasında bulunan "çimento fabrikası, otoyol, baraj, havaalanı ve toplu konut" projelerinin çevresel etkilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya konu olan faaliyet tiplerinin gerek inşaat gerekse işletme aşamasında etkileyebileceği çevresel değerler saptanmış ve her faaliyetin çevreye etkileri ile çevresel değerler arasındaki ilişkilerin belirlenmesine çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda, bu faaliyetler için yapılacak ÇED uygulamalarında kullanılmak üzere kontrol listeleri ve değerlendirme matrislerinin oluşturulmasına çalışılmıştır.
Havaalanı pistlerinde taş mastik asfalt karışımlarının dayanıma etkisi
Bu çalışmada; havaalanı pistlerinde aşınma tabakası olarak kullanılan taş mastik asfaltın dayanıma etkisi Marshall Yöntemi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada kullanılan gradasyonlar, Karayolları Teknik Şartnamesinde belirtilen limitler dahilinde belirlenmiştir. Yapılan çalışmada şartname alt limiti, üst limiti, limitlerin ortalamaları, aynı gradasyonda farklı kayaç türleri, farklı kayaç türlerinin karışım gardasyonları hazırlanarak Marshall yöntemi ile stabilite, akma, hava boşluğu, agregalar arası boşluk, bitümle dolu boşluk oranı, briket yoğunlukları hesaplanarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca agrega ve bitüm temel deneyleri yapılarak özellikleri belirlenmiştir. Çalışmada ana malzeme olarak bazalt kullanılmış, karışım gradasyonlarında filler malzemesi olarak kalker kullanılmıştır. Yapılan deneylerde, bitümlü sıcak karışım aşınma tabakası için belirlenen stabilite değerlerine bazı karışımlarda ulaşıldığı, bazalt malzemenin kalker malzemesine göre daha iyi sonuç verdiği, dane büyüklüğü dağılımında iri malzemenin ince malzemeye nazaran daha düşük sonuçlar verdiği, Marshall tokmağı ile hazırlanan briketlerde kalker malzemesinin bazalt malzemesine göre daha fazla kırılmaların olduğu bu durumun gradasyonu değiştirdiği görülmüştür. Maksimum dane boyutu ve nominal maksimum dane boyutu aynı olan ve şartname limitleri ortalaması alınarak hazırlanan yoğun dereceli asfalt karışımı, taş mastik asfalta göre stabilite ve akma değerleri olarak daha iyi performans göstermiştir.
Havalimanı terminal yönetimi: Uluslararası Dalaman Havalimanı uygulamaları
Havalimanı işletmeleri, havacılık faaliyetlerindeki en önemli alt yapı sağlayıcısıdırlar. Havalimanı faaliyetlerinde ve tasarımlarında, uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve yerel sivil havacılık otoritelerinin katı kuralları vardır. Ayrıca uluslararası havacılık kuruluşlarının tavsiye niteliğinde kararları da dikkate alınır. Havalimanlarının kara ve hava taraflarının işletilmesi ve yönetilmesi, uluslararası kural ve kaideler göz önünde bulundurularak planlanmaktadır. Bunun yanında kara tarafında, özellikle de terminal binalarının yönetiminde, yolcuların sosyal ve kültürel özellikleri de önemli hale gelmektedir. Havalimanları, çok sayıda yolcuyu, havalimanı personelini ve destek ekiplerini içeren çok büyük organizasyonlardır. İnsan gücünün ve işleyişinin çok iyi planlanması gerekmektedir. Ayrıca, sadece insan değil hava araçları ve teknik cihazlar ile bu alanlarda çalışan teknik ekiplerin de düzenli ve emniyetli operasyonlar için çok iyi yönetilmesi gerekmektedir. Bu yönetim sürecinde, havalimanı ve terminal binalarının, bir bütünlük içinde ele alınarak, sistemi çok iyi bilen ve tanıyan uzman kişiler tarafından planlamaların yapılıp yönetilmesi gerekmektedir. Bu yönetim süreci içinde doğabilecek sorunlar önceden tespit edilmeli ya da oluşan sorunlar kısa süre içerisinde çözülmelidir. Havalimanı terminal yönetimi süreklilik ve koordinasyon gerektirmektedir. Bu yönetim sürecinde yöntem ve uygulanacak stratejiler her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasında, Dalaman Havalimanı terminal yönetimi ögeleri araştırılmış ve güncel uygulamalar incelenmiştir. Araştırmada havalimanı ve havalimanı terminal yönetimi ile ilgili temel tanımlar, havalimanı terminal yönetimine yönelik ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile Dalaman Havalimanı terminal yönetimi uygulamalarına yer verilmiştir. Araştırmanın son bölümünde Dalaman Havalimanının terminal yönetimi unsurları yarı yapılandırılmış görüşme ile analiz edilmiştir ve incelemeler sonucunda havalimanı terminal yönetimi kontrol listesi oluşturulmuştur.
Çalışanların duygularını yönetme becerilerinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi: Sabiha Gökçen Havalimanı çalışanları üzerine bir uygulama
Bu araştırma, Sabiha Gökçen Havalimanı çalışanlarının örgütsel vatandaşlık davranışı algılarında duygularını yönetme becerilerinin etkisini belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda; çalışanların demografik özellikleri, duyguları yönetme becerileri ve örgütsel vatandaşlık davranışları verilen ifadelerle ölçülmeye çalışılmaktadır. Araştırma, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın 320 çalışanı ile gerçekleştirilmektedir. Araştırmada çalışanların duyguları yönetme becerilerinin, örgütsel vatandaşlık davranışı ve boyutları; özgecilik, nezaket, vicdanlılık, sivil erdem ve sportmenlik üzerindeki etkisini ölçmek için yapılan analizler neticesinde, duyguları yönetme becerilerinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Araştırmada ayrıca katılımcıların duyguları yönetme becerileri ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının, demografik özelliklere bağlı olarak farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla analizler yapılmaktadır. Analizler sonucunda, duyguları yönetme becerilerinin demografik özelliklere bağlı olarak farklılık göstermediği, örgütsel vatandaşlık davranışlarının ise demografik özelliklerden eğitim ve sektörde çalışma süresine bağlı olarak farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Araştırmanın sonuç ve öneriler kısmında, araştırmanın bulguları değerlendirilmekte ve önerilerde bulunulmaktadır.
Sivil havacılık sektöründe yap-işlet-devret modeli uygulamalarının mali açıdan incelenmesi ve değerlendirilmesi
İnsanların ihtiyaçları, bilindiği üzere sınırsızdır ve sürekli olarak da artmaktadır. Özellikle teknoloji alanında yaşanan gelişmeler mal ve hizmet çeşitliliğini arttırmaktadır. Bu durum da insanların ihtiyaçlarını arttırmaktadır. Yeni mal ve hizmetlerin bir kısmı kamu sektörü tarafından, bir kısmı da özel sektör tarafından üretilebilmektedir. Ancak bazı özelliklere sahip ve büyük miktarlarda kaynak gerektiren mal ve hizmet üretimleri de devlet tarafından üstlenilmek zorundadır. Devletin bu şekilde kamu hizmeti sunma konusunda farklı yöntemleri bulunmakta olup, bunlardan bir tanesi de Yap-İşlet-Devret Modelidir. Buna ilaveten YİD modeli özelleştirme amacıyla da sıkça kullanılmaktadır.Türkiye'de DHMİ Genel Müdürlüğü'nce YİD modeli yolcu terminallerinin yapımında sıkça kullanılmış ve halen de kullanılmaktadır. Bu durum sivil havacılık alanındaki hızlı gelişmelerin bir sonucu olmuştur. Bu çalışmada YİD modeline ilişkin Türkiye'deki vergi mevzuatına değinildikten sonra DHMİ Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen YİD uygulamalarına ilişkin sözleşmelerdeki temel ve mali hükümler incelenmiştir. Ayrıca çalışmada ?yaklaşık işletim süresi? kavramı geliştirilmiş ve bunun hesabına ilişkin bir model önerisinde bulunulmuştur.
Türkiye havalimanlarının coğrafi analizi
Havalimanları bir bölgede coğrafi kapsamlı inceleme yapılabilecek olan fonksiyon çeşitliliği maksimum düzeydeki en küçük beşeri sahalardır. Çalışmada havalimanlarının kuruluş yeri seçiminde etkili olan faktörlerin incelenmiş, havalimanlarının kurulduktan sonra bulundukları çevre üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada topoğrafik analizleri yapılan havalimanlarında genel olarak uygunluk gözlemlenmekteyken, havalimanı çevresinde bulunan yükselti ve engebenin etkisi pistin inşa edilme yönü ile en aza indirilmeye çalışılmıştır. Sis, rüzgar, yağmur ve kar hava ulaşımı üzerinde etkili olan klimatik faktörlerdir. Ülkemizde incelenen havalimanlarında hava yolu üzerinde en fazla etkili olan hava olaylarının faktörlerin kar ve sis olduğu gözlemlenmektedir. Rüzgar ve yağmur hava yolu ulaşımı üzerinde daha az etkilidir. Iğdır Şehit Bülent Aydın, Muş, Hatay ve İstanbul Havalimanlarında hidrografik olarak problemler yaşanmaktadır. Ülkemizde ulaşım imkanlarının geliştiği şehirlerde hava ulaşımına yeteri kadar ilgi gösterilmez iken ulaşımın zor olduğu özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son hava ulaşımına daha fazla ilgi gösterilmiştir. Havalimanlarının uzun süreli kullanılmasını engelleyebilecek önemli bir diğer faktör şehir bünyesi içerisinde kalma faktörüdür. Ülkemizde kent içinde kalan havalimanları mevcuttur. Kent merkezlerine ulaşım süresi incelendiğinde, havalimanlarımızın çoğunluk olarak uygun mesafede kurulmadığı görülmektedir.
Tükenmişlik ve iş tatmini arasındaki ilişki: Kule personeli üzerinde bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı çalışanları olumsuz yönde etkileyen tükenmişlik sendromunun düzeyinin belirlenmesi ve tükenmişliğin iş tatmini üzerindeki etkisinin incelenmesidir.Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tükenmişlik kavramının, ikinci bölüm ise iş tatminini açıklandığı teorik kısımdan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların tükenmişlik düzeylerinin iş tatminleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir kamu kurumunda yapılan araştırmaya yer verilmiştir.Araştırmanın amacına uygun olarak 3 bölümden oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. İlk bölüm çalışanların demografik özelliklerine ilişkin (yaş, cinsiyeti medeni durum, eğitim durumu ve çalışma süresi) sorulardan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde çalışanların tükenmişlik düzeylerini belirlemeye yönelik 22 maddeden oluşan Maslach Tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Anketin son bölümünde ise 36 maddeden oluşan Spector'un İş Tatmini ölçeği kullanılmıştır.Araştırmaya Esenboğa Havalimanında çalışan hava trafik, hava enformasyon ve hava muhabere birimlerinde vardiyalı olarak çalışan 171 kişi katılmıştır. Araştırma sonuçları, SPSS 15.0 programı kullanılarak değişkenlerin özelliğine göre korelasyon analizi, Mann-Whitney U testi ve Kruskall-Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Araştırma sonucuna göre, çalışanların tükenmişlik düzeyi ile iş tatmini arasında anlamlı ve ters yönde bir ilişki vardır ve tükenmişlik düzeyi artıkça iş tatmini azalmaktadır. Sonuçlar beklentilere uygun şekilde çıkmıştır. Ancak demografik faktörlerle tükenmişlik arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir.Anahtar Kelimeler:1.Tükenmişlik2.İş tatmini3.Örgütsel stres4.Stres
Havaalanı esnek üstyapı tasarım yöntemlerinin karşılaştırılması
Havaalanlarında bulunan kaplamalı sahalar rijit, kompozit ve esnek olmak üzere inşa edilmektedir. Bu sahalar hava taşıtlarının güvenliği için uygun yapısal ve yüzeysel koşullara sahip olmalıdır. Yapımı oldukça maliyetli olan ve çeşitli hava taşıtlarınca kullanılan kaplamalı sahaların iyi tasarlanması, maliyetleri çok daha fazla olan hava taşıtlarının güvenliği için büyük önem arz etmektedir.Esnek üstyapıların matematiksel modellenmesinde güçlüklerle karşılaşıldığı için analitik yöntemlere nazaran genellikle ampirik tasarım yöntemleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ampirik tasarım yöntemlerinden olan USCOE CBR (United States Army Corps of Engineer California Bearing Ratio) ve FAA CBR (Federal Aviation Administration California Bearing Ratio) yöntemleri ile mekanistik-ampirik tasarım yöntemlerinden olan FAARFIELD (FAA Rigid and Flexible Iterative Elastic Layered Design) yöntemi incelenmiştir.Aynı tasarım koşulları altında yöntemler tarafından önerilen esnek üstyapı kalınlıkları hesaplanmış ve elde edilen kalınlıklar karşılaştırılmıştır. Değerlendirme sonucunda, taban zemini taşıma gücü, uçak ağırlığı, tekerlek ve iniş takımı düzeni ve operasyon sayısı esnek üstyapı kalınlığı üzerinde etkili olduğu ve taban zemini taşıma gücü arttıkça önerilen esnek üstyapı kalınlıklarının azaldığı görülmüştür. Kalınlık azalışının yavaşladığı kritik taban zemini taşıma gücü değerlerinin; FAARFIELD yöntemi için 10 CBR, FAA CBR yöntemi için 6 CBR ve USCOE CBR yöntemi için yüksek uçak ağırlığında 6 CBR, düşük ağırlıkta 10 CBR olduğu tespit edilmiştir.
Uluslararası havameydanı işletmeciliği ve Türkiye'deki durumu üzerine bir araştırma, Sabiha Gökçen Havaalanı örneği
Havacılık sektöründe son yıllarda yaşanan değişim ve gelişimlere bağlı olarak yapısal model arayışları gündeme gelmiştir. Tüm dünyada ve Türkiye'de son yıllarda, havaalanlarının kamu tarafından finanse edilmesi dışındaki seçenekler ve büyük yatırımlar olan havaalanlarından, işletme yönüyle kar etme mantığı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bütçe dışı finansman modellerinin irdelenmesi ve dünyada mülkiyet ve işletme yönüyle havaalanı sahipliği ile gelişmiş ülkelerdeki havaalanlarının durumu bu çalışmanın ana konusudur. Bu kapsamda Sabiha Gökçen Havaalanı, İleri Teknoloji Endüstri Parkı projesi içindeki yeri ve işletme yönüyle incelenmiştir. Yap-İşlet-Devret modelinin yasal altyapısının oluşmasında yaptığı uygulamalar ile önemli katkısı olan DHMİ tarafından işletilen havaalanları da gelir gider durumları ile ele alınmış ileriye yönelik çıkarımlar yapılmıştır ve bu kısıtlı çalışma sonucunda önerilerde bulunulmuştur.Literatür çalışmaları önemli bir dayanak noktası oluşturmuş ve ?Sabiha Gökçen Havaalanı Yeni Dış Hatlar Terminal Binası ve Mütemmimleri Projesinin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması? işi sürecinde yapılan çalışmalar ile desteklenmiştir.
Çalışanların iş stresi ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Adana Havalimanı örneği)
Havacılık sektörü çalışma yoğunluğu ve hata kabul etmeyen yapısı ile iş stresi ve kaygının yüksek olduğu bir çalışma alanıdır. Bu araştırmada havalimanında çalışan bireylerin iş stresi ve kaygı düzeylerinin incelenmesi, iş stresi ile durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin araştırılması amaçlanmıştır. Adana Havalimanındaki Havaş Yer Hizmetleri çalışan 110 katılımcıyla gerçekleştirilen bu araştırmada veri toplama aracı olarak 4 bölüm 49 ifadeden oluşan anket formundan yararlanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların büyük çoğunluğunun D seviyesinde iş stresine sahip çalışanlardan oluştuğu tespit edilmiştir. Bu stres düzeyi sağlık ve verimlilik açısından en elverişli iş stresi düzeyidir. Çalışmaya katılanların çoğunluğu tarafından algılanan iş stresinin bu düzeyde olması kurumda, havalimanı gibi zor şartlarda işi gözünde büyütmeden, sakince çalışabilecek potansiyelde kişilerin işe alımı olduğuna ve doğru seçimler yapıldığına işaret etmektedir. Çalışanların iş stresi ile durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır.
Atatürk Havalimanı'nın neden olduğu çevresel gürültünün modellemesi ve kontrolü
Hava araçlarının neden olduğu çevresel gürültü ve neden olabileceği olumsuz etkilerinin ortaya konulabilmesi için havalimanı etrafında, yaklaşma ve iniş, kalkış ve tırmanış rotalarının yakın çevresinde oluşan gürültünün haritalanmasına ihtiyaç vardır. Bu amaçla İstanbul Atatürk Havalimanı etrafında, DHMİ istatistiklerinden elde edilen verilerle ticari bir yazılım kullanılarak gürültü modellemeleri yapılmıştır. Geçtiğimiz son dört yıla ait elde edilen gürültü haritaları ve hava trafiğinde gelecekteki artışla meydana gelecek yoğunluk için oluşturulan tahmini gürültü haritaları, karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş, sonuçlar karşılaştırılmış ve çevresel etkileri değerlendirilerek, alınacak önlemler sayesinde gürültünün uluslararası standartlar seviyesinde tutulabileceği anlaşılmıştır.
Hava kurtarma ve yangınla mücadele çalışanlarının fiziksel aktivite düzeyleri ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışma Havalimanı Hava Kurtarma ve Yangınla Mücadele (HKYM) çalışanlarının fiziksel aktivite düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Diyarbakır Havalimanı'nda görev yapan HKYM üzerinde tanımlayıcı kesitsel bir çalışma olarak gerçekleştirildi. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri kişisel veri formu, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Form (IPAQ Short Form) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa (WHOQOL-BREF) Form ölçekleri kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya alınan 42 bireyin (41 erkek, 1 kadın) yaş ortalaması 36,90±6,46 (minimum 24-maksimum 54)'dır. Araştırmaya alınan HKYM çalışanlarında ortalama IPAQ toplam puanı 2226,49±1998,35 saptandı. ≤30 yaş (4263,71±2115,57) (çok aktif), ≥31 yaş (1819,04±1732,16)'tan (p=0,04); bekarlar (3002,54±1869,04) (çok aktif), evlilerden (1878,60±1986,30) (p=0,049); meslekte ≤10 yıl (3402,73±2312,02) olanlar, ≥11 yıl (1809,11±1728,74) (p=0,038) olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı. WHOQOL-BREF yaşam kalitesi ortalama ölçek puanı; erkek (15,56±2,34), ≤30 yaş (17,47±1,71), bekar (16,62±1,97), ≤10 yıl çalışma süresine (17,04±1,51) sahip, sigara kullanmayan (15,90±1,83), alkol kullanmayan (15,57±2,49), kronik hastalık ve ilaç kullanımı olmayanların (15,86±2,06) bedensel alanda yüksek hesaplandı. IPAQ toplam MET (r=0,427, p=0,005), şiddetli MET (r=0,390, p=0,011), hafif MET (r=0,327, p=0,035) ile WHOQOL-BREF'in bedensel alanı arasında pozitif yönde orta derecede istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanırken, diğer alanlarda anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Bu çalışma, HKYM çalışanlarının fiziksel aktivite düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamamıza katkı sağlamaktadır. Bu bulgular, bu meslek grubundaki evli, 30 yaş ve 10 yıl üzeri görev yapan bireylere yönelik sağlığı koruyucu yaklaşımlar ve fiziksel aktivite ile yaşam kalitelerini artırıcı programlar planlanabilir. Anahtar Kelimeler: Yaşam Kalitesi, Fiziksel Aktivite Düzeyi, Hava Kurtarma ve Yangınla Mücadele
Türkiye`de sivil havacılık ve havalimanlarında acil durum planlaması: Batman ve Diyarbakır Havalimanları örneği
Havacılık sektörü, ilk kontrollü uçuş ile beraber hızla önemli bir ulaşım yolu olmuştur. Modern hava araçlarının geliştirilmesi, havacılığın farklı kollarda büyümesini sağlamıştır. En önemli kollarından biri olan sivil havacılığın hızla iyileşmesi havayollarına olan ilgiyi artırmaktadır. Sivil Havacılığın sektörel bazlı büyümesi, bazı olumsuz durumların meydana gelmesine neden olmuştur. Bu olumsuzlukların başında gelen uçak kazası, büyük bir sorun olmaktadır. Hava aracı kazalarının yaygınlaşması nedeniyle de ülkelere bağlı, havacılığın idamesi için gerekli sorumluluğu üstlenen kurumlar oluşturulmuştur. Türkiye`de ise bu sorumluluğu Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) üstlenmektedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesine (DHMİ) bağlı havalimanları, oluşacak acil durumun çeşidine göre planlar hazırlamaktadır. Bu tez çalışması iki ana temadan oluşmaktadır. İlkinde Türkiye`de hızla gelişim gösteren sivil havacılık faaliyetleri irdelenerek tüm çalışmaların detaylıca incelenmesi sağlanmıştır. Diğer ana temasında ise Batman ve Diyarbakır Havalimanlarında doğabilecek tüm olumsuz şartlara yönelik yapılan acil durum planlamasının kapsamı ve etkinliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde sivil havacılığın doğuşu ve uluslararası sivil havacılık faaliyetlerinin idamesi için çalışmalar yapan kurum, kuruluşların misyon ve vizyonları incelenmiştir. İkinci bölümde, Türkiye`de sivil havacılığın gelişimi ve bu gelişime etki eden tüm etkenler üzerinde durulmuştur. Tez çalışmasının üçüncü bölümünde ise Batman ve Diyarbakır Havalimanlarında meydana gelebilecek olay ya da afetlere etkin ve doğru müdahalenin yapılabilmesini sağlayan çalışmalar dikkatlice analiz edilmiştir.
Havalimanlarında sürdürülebilir gürültü yönetimi
Son yıllarda artan hava trafiği ve havayolu taşımacılığındaki yolcu sayısının artışı ile birlikte hava aracı gürültüsüne maruz kalan kişi sayısı büyük oranda artmıştır. Geçmişten bugüne hava aracı kaynaklı gürültü emisyonları havacılıkta çevre yönetimi açısından önemli araştırma konularından birisi haline gelmiştir. Özellikle havalimanlarına yakın bölgelerde, hava aracı kaynaklı (iniş, kalkış, taksi ve yer operasyonları sırasında) oluşan gürültü emisyonunun önlenmesi hususunda yeni nesil uçak motorlarının üretiminde motor üreticilerinin gürültü konusunda önemli iyileştirmeler yaptığı görülmektedir. Ülkemizdeki ve dünyadaki mevcut havalimanlarının pek çoğunun daha çok şehir merkezleri ve yoğun yerleşim yerleri yakınında konuşlandırıldığı gözlemlenmektedir. Şehirlerde nüfus artması sonucunda havalimanı lokasyonlarının şehir içinde kalması, gürültüye maruz kalan insan sayısının gün geçtikçe artmasını beraberinde getirmiştir. Havalimanları çevresindeki ve yerleşim yerleri üzerindeki gürültü etkisinin insanlar üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak uyku bozukluğu, konsantrasyon eksikliği, anksiyete ve yüksek tansiyona bağlı kalp rahatsızlıkları gibi negatif etkileri belirlenmiştir. Bu nedenle hava aracı kaynaklı oluşan gürültü etkisinin incelenmesi ve alınacak gerekli önlemlerin belirlenmesi havacılığın sürdürülebilir gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu tezde öncelikle havalimanları için sürdürülebilir bir akustik gürültü yönetim modeli oluşturulmuştur. Model kapsamında ilk olarak Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı'nın IMMI yazılımı ile ECAC Doc 29 numaralı direktife göre uçak kaynaklı gürültü haritalandırma çalışması mühendislik hesaplama metodu ile gerçekleştirilmiştir Ardından Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı'nda uçuşlarını gerçekleştiren piston-prop motor tipine sahip CESSNA 172-S uçağının farklı çalışma koşullarında oluşturduğu gürültü emisyonlarının deneysel olarak ölçümleri gerçekleştirilmiş ve teknik analizleri yapılmıştır. Bununla birlikte, Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı'ndaki gürültü kaynaklarının tanımlanması, gürültü etki indeksleri ile, gürültü haritalarının oluşturulması ve hedef parametrelerin tanımlanması ilgili standartlar ve ölçüm metodolojisi çerçevesine uygun olarak teknik analiz ile sonuçlandırılmıştır.
Akıllı ulaşım sistemlerinin PAT sahası emniyetine etkisi: İstanbul Havalimanı ile Atatürk Havalimanı'nın karşılaştırılması
2000'li yıllarda daha büyük bir hızla gelişen akıllı ulaşım araçları hayatın birçok alanında kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle yıkıcı ve yenilikçi teknolojilerin ortaya çıkması, akıllı ulaşım sistemlerinin çevredeki daha çok unsurla iletişime girmesini sağlamıştır. Akıllı ulaşım sistemlerinin kullanıcıya kullanım kolaylığı sağlamasının yanı sıra emniyeti, güvenliği ve verimliliği büyük oranda arttırdığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Teknolojinin yoğun biçimde kullanıldığı havacılık sektöründe AUS'un farklı şekillerde kullanıldığı görülmektedir. Terminal, pist, apron, taksi yolları, kargo operasyonları, havalimanına ulaşım sistemleri, hava trafik yönetimi gibi alanlarda akıllı sistemlerin etkileri görülmektedir. Havalimanları operasyonlarında emniyetin sağlanması çok önemlidir. Aksi takdirde, ciddi kaza ve emniyetsiz olaylar yaşanabilir. Emniyeti en çok tehdit eden unsur olan insan faktörü, AUS yardımıyla azaltılabilir ve durumsal farkındalık arttırılabilir. Bu çalışmada akıllı ulaşım sistemlerinin PAT sahası emniyetine etkileri araştırılmıştır. İstanbul Havalimanı'nda kullanılan AUS ve bu sistemlerin emniyete etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İstanbul Havalimanı ve Atatürk Havalimanı arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Veri üçgenlemesi yöntemiyle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler MaxQDA 2020 programında analiz edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Akıllı ulaşım sistemleri, PAT sahaları, PAT sahası emniyeti, İstanbul Havalimanı, Atatürk Havalimanı