Airports
85 theses under this subject heading
Havaalanı bekleme salonlarındaki tasarım parametrelerinin yön bulma davranışı üzerine etkileri
Günümüzde hızla gelişen ulaşım teknolojileri ve yolculuk sıklıkları artmaktayken geçiş mekânları olarak görülen havaalanları çağımızın önemli ve stratejik sosyal iletişim mekânları haline gelmektedir. Bu çerçevede bu alanlardaki mekânsal ilişkiler, mekân kurguları ve yönlendirme sistemleri ve bunların kullanıcılar ile iletişimi bu çalışmada ele alınmıştır. İç mekân tasarımı kapsamında büyük ölçeğe sahip alanlardan havaalanlarının kullanıcıları uçuş alanlarına doğru yönlendirme, hızlı ve aktif mekânsal çözümleme önerileriyle, havaalanlarının sunduğu ortam ele alınmış olup, giriş ve geçiş kısmına aracılık eden bu mekânların kullanıcılar ile kurduğu ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada Ankara Esenboğa Havaalanı bekleme salonlarındaki mekânsal kurgular yönlendirme sistemleri ve bu ilişkilerin kullanıcılar üzerindeki etkisinin analizi yapılmıştır. Araştırmada yön bulma kavramının yolcular üzerinde mekânsal uyarıcı ve deneyimleri, mekân algısı, iç mekânda bulunan donatılar, ışık, renk, doku ve malzemeler üzerinden değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, bu araştırma ile Ankara Esenboğa Havaalanında uçuş saatlerinin gelmesini bekleyen yolcuların mekânı deneyimleme, mekân algısı ve algıda seçicilik kavramları ele alınmıştır. Kadın ve erkek sayısının eşit tutulduğu anket çalışmasında kullanıcı tercihlerinin hangi kriterlere göre şekillendiği, öncelik sıralamaları araştırılmıştır. Bu çalışmanın hem havaalanı iç mekânının deneyimlenmesi sırasındaki yaşamsal ve mekânsal süreçlerin özelliklerini anlamak hem de buna bağlı olarak yoğun sirkülasyona sahip olan bu alanlardaki mekânsal ilişkilerin ve yönlendirme sistemlerinin kullanıcılara katkıda bulunması beklenmektedir.
Havalimanlarında iş sağlığı ve güvenliği: 3. havalimanı örneği
Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de meydana gelen iş kazaları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı hayli fazladır. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda kazalara yönelik alınan önlemlerin yetersiz oluşu, çalışanların eğitimlere yeterince önem vermemesi ve kişisel koruyucu donanımların yeterince özverili kullanılmaması nedeniyle ortaya çıkan durumun sonuçları hayli ağır olmaktadır. İş kazalarına yönelik önleyici programların geliştirilmesi ve denetiminin doğru ve yeterli şekilde yapılması gerekir. Bu çalışmada; Türkiye'de ve Dünya'da iş sağlığı ve güvenliği kavramına ilişkin tanımlamalara ve havalimanlarındaki uygulamalara yer verilerek, iş sağlığı ve güvenliğini konusunda havalimanlarındaki uygulamalar ve bu uygulamaların Üçüncü Havalimanında nasıl yapıldığı konusu araştırılmıştır. Ayrıca çalışmamızda; Türkiye'de ve Dünyada iş sağlığı ve güvenliği konularına ilişkin yazılmış olan tezler, internet kaynaklı sistemlerden alınmış bilgiler, konu ile alakalı kitaplar ve makalelerden yararlanılarak kaynak tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmada sonunda anket yönteminden faydalanılmıştır.
Havaalanları ve kentleşme ilişkisi, İstanbul örneği
havaalanlarının kentleşmeye etkisi, istanbul örneği adlı çalışmanın amacı ,havaalanlarının kentleşmeye etkilerini, istanbuldaki iki havaalanı ve yapılması planlanan üçüncü havaalanı üzerinden incelemektedir.birinci bölümde temel kavramlar olan kent,kentleşme,ulaşım ve ulaştırma kavramları açıklanmıştır.kentleşme modelleri ve türkiyedeki kentleşmenin temel bileşenleri belirtilmiştir.ikinci bölümde kentleşme ve havayolu ukaşımı arasındaki ilşkiler incelenmiştir.üçüncü bölümde istanbulda kentleşme ve ulaşım ilişkisi üzerinde durulmuştur.dördüncü bölümde istanbulda mevcut iki havaalanı,atatürk havalimanı ve sabiha gökçen havaalanının istanbulun kentleşmesine etkileri incelenmiştir.istanbulda yapılması planlanan ve ihalesi yapılan 3. havaalanının çevresel etkileri proje üzerinden değerlendirilmiştir.
COVID 19 pandemi sürecinde hava yolu ve kara yolu entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar ve çözümüne ilişkin kalitatif bir çalışma
Covid 19 Pandemi sürecinde, her ne kadar insanların seyahatleri ve serbest dolaşımı kısıtlanmış olsa da, ürünlerin ulusal ve uluslararası ticareti devam etmiş, tüm dünyada lojistiğin önemi giderek artmış ve daha iyi anlaşılmıştır. Havacılık sektörü daha önce tarihinde deneyimlemediği boyutta bir krizle karşı karşıya gelmiştir. Özellikle yolcu taşımacılığı tarafında pandeminin seyrine bağlı olarak operasyonların tamamının durduğu dönemler dahi yaşanmıştır. Kargo taşımacılığı tarafında ise bunun tam tersi gelişmeler yaşanmış, yolcu uçaklarının altında kargo taşıması için ayrılan kapasitelerin ortadan kalkması nedeniyle pazara sunulabilen kapasite azalırken, hem pandemiye has yeni alışveriş alışkanlıkları nedeniyle hem de hijjenik malzemelerin hızla ihtiyaç bölgelerine ulaştırılabilmesini teminen kargo taşımacılığına olan talep hızla artmıştır. Hava limanlarına uçaklara yüklenmek üzere getirilen kargoların ve limanlara indikten sonra nihai varış noktasına ulaştırılması gereken yüklerin tamamı kara yolu ile entegrasyon halinde olup, hava kargo tarafında yaşanan her değişim kara yolunu da etkilemektedir. Bu tez çalışmasında, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak durum analizi yapılmıştır. Araştırmanın katılımcılarından yüz yüze görüşme yoluyla elde ettiği veriler NVivo paket programıyla tematik analize tabi tutulmuştur ve Türkiye'de Covid 19 Pandemi sürecinde yük taşımacılığında, hava yolu-kara yolu entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar ve çözümüne ilişkin kalitatif bir analiz yapılmıştır.
Determinant factors of passengers' choice of airlines: A case study of international postgraduate students in Turkey
Globally the number of students seeking higher education in oversea countries has increased. As the number of students continues to grow, they benefit universities, the host country, and the travel industry. However, there are very few studies on what interest this group of consumers and whether they can represent a different segment for airlines. Airlines play a vital role in the movement of international students. A country like Turkey that has experienced an increased number of international also receives its international students by air transport. There are over 150000 international students in Turkey, and 95 percent of them are university students. The aim of this study is to investigate what factors influence international students' selection of airline, whether international students are loyal customers, and which point of sale do student purchase their tickets when flying to their home. The study used a quantitative survey with a sample of 240 international students pursuing a Master's and Ph.D. in Turkey. Students were given an online survey asking how important or influential are some factors such as price, airline safety, service quality, and airport of origin when choosing an airline. Also, in the survey, students were asked whether they are loyal to a specific airline. The results were analyzed using descriptive statistics and factor analysis. The study found that international students are influenced by the price of tickets and the safety of the airline. Other factors such as on-time arrival and departure, meal services, in-flight entertainment, baggage allowance were also important to international students. The study also found that 30 percent of the students were somehow loyal and had a preferred airline. The other finding of the study was that most of the students purchase their tickets from online platforms such as a third-party website or airline's website. Very few students purchase tickets from travel agencies. Finally, the study found that most of the students preferred Istanbul airport compared to Sabiha Gokcen when flying to their home countries.
Freedoms of the air and effects of 5th freedom implementation at Ankara Airport
The purpose of this thesis is to analyze the Civil Aviation Regulations, and to prove that the more a market is liberalized, the better chance it has to grow. Many civil aviation authorities are strict regarding airlines of third-party countries in order to protect their own market and to support their flag carrier. However, it is possible to use third-party countries' airlines in order to grow the market and while supporting their own flag carrier. Unproductive airports and Flight Information Regions might be used to set the market in motion. This thesis contains six chapters. After Introduction and Literature Review the third chapter contains the definition of Air Freedoms. Chapter four contains the Study Methodology. In the fifth chapter, the Civil Aviation Authority Singapore, which has one of the most liberalized regulation policies, has been evaluated. The positive and negative effects of implementing the model of Singapore, at the Ankara Airport which has a capacity of 25M passenger per year has been determined. For data and statistics figures from IATA have been collected. The last part contains the conclusion. For this research, quantitative methods have been used, along with the descriptive method.
The influence of cultural comfortability on customer satisfaction: the case of Amman Airport
Cultural differences between airport employees and passengers can have a substantial impact on how those passengers evaluate and judge the quality of services provided to them at airports. In this regard, the purpose of the present study is to investigate whether the differences of cultural backgrounds between customers and national employees effect the comfortability and satisfaction of customers using the example of Amman Airport. The demographic factors such as age, gender and education was also taken into consideration. The questionnaire was distributed to 100 passengers at the Amman Airport. While both cultural comfortability and customer satisfactions differs by education and nationality, they do not show significant differences based on gender and age. On the other hand, there is a significant impact of cultural comfortability of passengers on their satisfaction. The results of the present research are similar with most of the studies that have discussed the culture within the concept of business, and confirmed that a cultural difference effect
The evaluation of the airport efficiency under the public-private partnership contracts in Kazakhstan
This study evaluates the operational efficiency of the airports under the Public-Private Partnership (PPP) contracts in Kazakhstan. With the increasing global adoption of PPP models in airport management, Kazakhstan has implemented this approach to modernize its infrastructure, attract new investment and improve service quality. Using a combination of data envelopment analysis and qualitative analysis, this study compares the efficiency of the airports managed under PPP framework with those managed under public ownership. The results indicate that PPPs can lead to significant improvements in operational efficiency, infrastructure investment, and user satisfaction when it is properly structured and regulated in a transparent way. The findings also suggest that PPP-managed airports demonstrate improved efficiency, though challenges remain in regulatory oversight, risk-sharing, and alignment of the public and private interests. The study provides valuable insights for policymakers to enhance the effectiveness of PPPs in Kazakhstan's aviation sector and other emerging markets pursuing similar models.
Türkiye hava alanlarının meteorolojik karakteristiklerinin çıkarılması
Hava taşımacılığı bir ülkedeki tüm sektörler ve özellikle ülke ekonomisi için itici güç niteliğindedir. Özellikle turizm sektörünün bel kemiği olan hava taşımacılığı, dünya genelinde turist sayısının % 60' ından fazlasının hava yolu ile taşınmasından dolayı büyük önem arz etmektedir. Dünyada hava yolu taşımacılığındaki büyüme trendi hızla devam etmektedir. 2006 yılından günümüze kadar yolcu trafiği hız kesmeden artmıştır. Hava koşullarına ilişkin riskler uçak emniyeti üzerinde ciddi bir olumsuz etkiye sahiptir. Son araştırmalara göre dünya çapındaki hava kazalarının % 20 ila % 30' undan hava koşulları sorumludur. Avrupa'da hava trafiği gecikmelerinin % 22' si olumsuz hava koşullarından kaynaklanmaktadır. Havacılık için tehlikeli olan çok sayıda meteorolojik risk bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada öncelikle havacılık sektöründe risk teşkil ederek yolcuları mağdur eden ve sektördeki şirketleri zarara uğratan buzlanma, rüzgar, oraj, yağış, bulut tavanı ve görüş mesafesi gibi meteorolojik faktörler uçaklar üzerindeki etkileri, teşhis edilme şekilleri ve tahmin ile azaltma yöntemleri ile beraber ele alınmış, sonrasında MGM'den sağlanan 2010-2014 yılları arasındaki 5 yıllık dönemi kapsayan METAR, SPECI ve TAF verileri ile Türk sivil havacılığındaki özel bir havayolu şirketi tarafından sağlanan 2010-2014 yılları arasında meteorolojik sebeplerden divert eden ve iptal olan sefer verileri incelenerek Türkiye için meteorolojik faktörlerin bölgesel bazda ve havalimanı bazında nasıl bir dağılım gösterdiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada 2010-2014 yılları arasının özellikle seçilmesinin sebebi 2010 yılına girerken 50 milyon dolayında olan iç hat yolcu trafiğinin 2015 yılına girerken 100 milyona ulaşarak 2 katına ulaşması ile sektördeki çarpıcı artışa meteorolojik faktörlerin olumsuz anlamda ne şekilde etki ettiğinin ortaya konmak istenmesidir. Türkiye'de 2010 ila 2014 yılları arasında aktif durumda olan 46 havalimanı çalışma kapsamında incelenmiştir. Özel havayolu şirketinden alınan 01/01/2010-01/01/2015 arasındaki 5 yıllık meteorolojik nedenlerle iptal edilen veya divert eden sefer verileri sırasıyla incelenirken iptal edilen seferler için seferin kalkış meydanı ile varış meydanını kapsayan ve seferin kalkışından en az 3 saat öncesinin TAF tahminleri ile seferin kalkış saatine yakın METAR ve SPECI verileri ile yenilenmiş TAF tahminleri; divert eden seferler için ise seferin kalkışından en az 3 saat öncesinin TAF tahminleri ile seferin beklenen uçuş süreci boyunca mevcut olan METAR ve SPECI rasatları ile yenilenmiş olan TAF tahminleri verilerde mevcut olan yer rüzgarı, yer görüş mesafesi, halihazır hava durumu, bulut bilgileri ile hava sıcaklığı ve işba sıcaklığı grupları gibi meteorolojik kriterler ve özel havayolu şirketinin iç hat havalimanları için yararlandığı meydan yaklaşma usülleri ve yaklaşma minimum değerleri ışığında birlikte ele alınmıştır. METAR, SPECI ve TAF verileriyle eşleştirilen özel havayolu şirketi sefer verilerinin Türkiye için 5 yıllık veri setinde divert eden ve iptal olan seferlerde etkili olan 97 adet meteorolojik parametre, aylık olarak havalimanında meteorolojik parametreden kaynaklanan iptal veya divert eden sefer sayısının o ayki tüm meteorolojik parametrelerden kaynaklanan iptal veya divert eden sefer sayısına oranının alınmasıyla standartlaştırılarak havalimanlarına göre dağılımları belirlenmek üzere Küme Analizi (Cluster Analysis) yöntemi kullanılmıştır. 97 adet meteorolojik parametreye bağlı olarak havalimanları arasındaki benzerlik ilişkilerinin kurulabilmesi amacıyla IBM tarafından sağlanan SPSS Statistics 20 paket programı vasıtasıyla sırasıyla Centroid, Ward, Single Linkage (Nearest Neighbor), Complete Linkage (Furthest Neighbor), Average Linkage (Between-Groups Linkage) ve Average Linkage (Within-Groups Linkage) hiyerarşik kümeleme analiz yöntemleri uygulanmıştır. Dendogram grafikleri, Yığınsal katsayılar (Agglomerative coefficients) ve Havalimanı-Cluster sayısı noktasal diyagramları bir arada incelenmiştir. Yığınsal (agglomerative) algoritmada her bir adımda birbirine en çok benzeyen iki küme yeni bir yığın kümesi oluşturmak üzere bir araya gelip bütün nesneler tek bir kümede toplanana dek tekrarlandığından ve aşama sayısı arttıkça benzerlik azaldığından optimum küme sayıları sırasıyla Ward Metodu' nda 6 ve 8, Average Linkage yönteminde 6 ve 9 ve Complete Linkage yönteminde 6 ve 8 olarak alınmıştır. Yöntemin uygunluğu belirlenirken son olarak da Tek Yönlü ANOVA istatistiği uygulanmış ve % 95 güven aralığı içerisinde hangi yöntemde kaç kümede kaç adet anlamlı parametre dikkate alınarak kümeleme yapıldığı ortaya konmuştur. Her bir yöntemin sırayla incelenmesi sonucunda Ward's Method, Average Linkage (Within-Groups Linkage) ve Complete Linkage (Furthest Neighbor) yöntemlerinin diğerlerine göre daha kullanışlı olduğu tespit edilmiştir. Anlamlılık analizlerine göre de Complete Linkage (Furthest Neighbor) yöntemi ile Ward Metodu' nun daha çok hadiseyi ele almasının bu iki metodu öne çıkardığı söylenebilir. Benzer şekilde elde edilen Dendogramlar ve kümeleme diyagramları da bir arada düşünüldüğünde Ward Metodu ve Complete Linkage (Furthest Neighbor) yönteminin havalimanlarını coğrafi bölgelerdekine benzer şekilde kümelemesi ile daha gerçekçi sonuçlar verdiği görülmüştür. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesi için 01/01/2010-01/01/2015 aralığı için yapılan analizlerde 7 bölgenin Marmara bölgesi haricindeki 6 tanesinde (Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) sefer iptallerine ve seferlerin divert etmesine sebebiyet veren ana meteorolojik faktörün sis olduğu ortaya konmuş, sisten sonra gelen bir diğer önemli meteorolojik risk parametresinin 7 bölgenin 5 tanesinde (Marmara, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) önemli ağırlığı olan kar yağışı hadisesi olduğu görülmüştür. En dikkat çekici meteorolojik risk faktörü olan sis hadisesinin iller bazında özellikle Şanlıurfa, Hatay, Konya, Gaziantep, Batman, Diyarbakır ve Erzurum havalimanlarında daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmada bölgeler bazında en ciddi meteorolojik risk faktörü durumundaki sis ve diğer önemli meteorolojik parametrelerle ilgili risklerin ortadan kaldırılabilmesi için bir takım projelerin geliştirilmesi gerekir. Özellikle sis hadiselerinin çok sık yaşandığı Hatay, Konya, Gaziantep, Batman, Diyarbakır gibi havalimanlarında İstanbul Atatürk Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı'nda mevcut olan ILS CAT3 gibi çok düşük görüş değerlerine kadar meydana iniş yapılabilmesini sağlayan CAT3 aletli iniş sistemlerinin kurulması gibi havalimanları etrafındaki gölet gibi bataklık gibi nem kaynağı oluşturulabilecek alanların kurutulması gibi projeler çok ciddi katkı sağlayacaktır. Benzer şekilde meydana yaklaşma minimum değerinin nispeten daha yüksek olduğu Kahramanmaraş gibi Van gibi Erzincan gibi havalimanlarında seferleri ciddi anlamda etkileyen pus vb. hadiselerin önüne geçebilmek için meydan yaklaşma usüllerinin iyileştirilmesine ve geliştirilmesine yönelik projeler veya yatırımlarda bulunulması risk faktörlerini minimum düzeye indirecektir.
Kişilik özelliklerinin örgütsel adalet algısına etkisi: Van Ferit Melen Havalimanında uygulamalı bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, kişilik özelliklerinin örgütsel adalet algısına etkisini araştırmaktır. Bu amaçla öncelikle büyük beş kişilik özelliğinin alt boyutlarının çeşitli demografik özellikler arasındaki ilişki, örgütsel adalet alt boyutlarının çeşitli demografik özellikler arasındaki ilişki ve son olarak büyük beş kişilik özelliğinin örgütsel adalet özelliklerine etkisi ve örgütsel adalet özelliklerinin büyük beş kişilik özellikleri arasındaki bağlantılar araştırılmıştır. Çalışmamızın örneklemini Van ilinde bulunan ulaştırma sektöründe hizmet veren Van Ferit Melen Havalimanında görev yapan 305 personel oluşturmaktadır. Çalışanlara öncelikle demografik bilgilerine yönelik ardından kişilik özellikleri ve örgütsel adalet algıları ile ilgili ifadeleri içeren anket formu uygulanmıştır. Araştırma sonuçları SPSS paket programı yardımıyla incelenmiştir. Verilerin incelenmesinde; frekans analizi, güvenilirlik analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulunan verilerin incelenmesinde kullanılan T-testi ve Anova analizi sonucunda, kişilik özelliklerinin kurumdaki pozisyona, çalışma süresine, eğitim durumuna ve cinsiyete göre anlamlı farklılıklar gösterdiği ayrıca örgütsel adalet boyutlarının cinsiyet, medeni durum, yaş faktörü ve eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklar gösterdiği görülmüştür.
Havalimanlarının sürdürülebilirlik raporlarına göre kıyaslamalı olarak finansal volatilite açısından incelenmesi
Volatilite, finansal piyasalarda yatırım kararı sürecini etkileyen en önemli unsurlardan biri olmuştur. Bu çalışmada amaç, sürdürülebilirlik raporlarının yayınlama kıstası baz alınarak halka açık havalimanlarının hisse senedi getirilerinin volatilite analizini yapmaktır. Sürdürülebilirlik raporu, 1987 Brundtland Raporu ve daha sonrasında KMPG tarafından yapılan global sürdürülebilirlik standardı çalışmaları sonrası önem kazanmıştır. Yatırımcılar, karar alırken sadece finansal verilere odaklanmayıp sürdürülebilirlik raporlarını da değerlendirmeye almaya başlamışlardır. Sürdürülebilirlik raporlaması; çevre, ekonomi, sosyal ve finansal konularda kategoriye ayrılmış ve kapsamı genişletilmiştir. Sürdürülebirlik raporlaması, yatırımcılar tarafından önemsenmiş ve yatırım kararlarında göz ardı edilemez bir noktaya gelmiştir. Finansal piyasalarda yatırımcıların risk ve getiri değerlendirmesine yönelik çeşitli ekonometri modelleri bulunmaktadır. Bu çalışmada hisselerin oluşturduğu getiri serileri kullanılarak ARCH, GARCH, TARCH, EGARCH ve GARCH-M modelleri üzerinde analizler yapılmıştır. Çalışmanın analiz bölümünde sürdürülebilirlik raporlaması kıstası yapılarak, 05.01.2016-31.12.2021 tarihleri arasındaki hisse senetlerinin logaritmik getirileri ekonometrik modellerle analiz edilmiştir. Örneklem seçilirken sürdürülebilirlik raporu yayınlayan üç havalimanı, sürdürülebilrilik raporlaması yayınlamayan üç havalimanı olmak üzere toplamda altı adet havalimanı seçilmiştir. Sürdürülebilirlik raporu yayınlamayan belirli sayıda havalimanı olduğu için araştırmanın bu konuda sınırlılığı bulunmaktadır. İlgili havalimanlarının hisselerinin geçmiş günlük getiri serileri investing.com web sitesinden elde edilerek Eviews 10 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, sürdürülebilirlik raporu yayınlayan havalimanı hisseleri için yatırımcıların negatif şoklardan etkilendiği, sürdürülebilirlik raporu yayınlamayan havalimanı hisseleri içinse negatif şokların volatiliteyi arttırarak volatilite kümelenmelerine neden olduğu ve yatırımcıların negatif şoklara karşı daha hassas hareket ettiği sonucu ortaya çıkmıştır. Özetle, sürdürülebilirlik raporu yayınlayan havalimanlarının, hem kurumsallık imajı hem de yatırımcıların güvenini sağlama açısından bir adım önde olduğu, bunun sonucunda yatırım açısından tercih sebebi olmasının kurumsallığın sağladığı bir fayda olarak görülmesi gerektiği değerlendirmesi yapılabilir.
Hizmet inovasyonu kapsamında havalimanı hizmet süreçlerinde insan – teknoloji etkileşiminin incelenmesi
Teknoloji temelli hizmet inovasyonlardan uzun yıllardır havayolu seyahatlerinin belli aşamalarındaki hizmet karşılaşmalarında yararlanılmaktadır. Artık teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sayesinde bu inovasyonlar, sürecin tamamında kullanılabilmektedir. Hızlı seyahat teknolojileri olarak isimlendirilen bu alana, havacılık işletmeleri ciddi yatırımlar yapmaktadır. Bu kapsamda hızlı seyahat teknolojileri yardımıyla, uçuş öncesi ve sonrası süreçlerdeki işlemlerin tamamı, herhangi bir hizmet personeline ihtiyaç duyulmadan, daha az temasla ve daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ancak bu teknolojileri seyahat sürecinin tamamında kullanan yolcu sayısının istenilen düzeye ulaşmamış olması bir problem olarak görülmektedir. Bu durum, hızlı seyahat teknolojilerinin kullanım niyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak çalışmanın temel amacı; yolcuların havayolu seyahat sürecinin tamamında hızlı seyahat teknolojilerini kullanma niyetini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda çalışmada teknolojik yatkınlık modeli, teknoloji kabul modeli, etkileşim ihtiyacı, durumsal faktörler, sağlık inanç modeli ve tutum boyutlarından oluşan bütünleşik bir araştırma modeli oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında yapısal eşitlik modeli analizi sonuçları değerlendirildiğinde; iyimserlik ve yenilikçilik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydayı pozitif yönlü etkilemektedir. Ayrıca algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda üzerinde pozitif yönlü etkisi bulunmaktadır. Benzer şekilde, iyimserlik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydanın, hızlı seyahat teknolojilerine yönelik tutum üzerinde pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Hızlı seyahat teknolojileri kullanım niyeti üzerinde ise; iyimserlik, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda, COVID-19 hassasiyet algısı ve tutum boyutlarının pozitif; etkileşim kurma ihtiyacı düzeyinin ise negatif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca koşullu dolaylı etki analizi de yapılmıştır. Bu kapsamda yolcuların teknolojik yatkınlık düzeyinin, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda ve tutum vasıtasıyla hızlı seyahat teknolojisi kullanım niyeti üzerindeki etkisi ve bu ilişkilerde etkileşim ihtiyacı, durumsal faktörler ve sağlık inanç modelini oluşturan boyutlara ait düzeylerin düzenleyici rolü incelenmiştir. Analiz sonucunda düzenleyici değişkenlere ait düzeylerin, araştırma modelinde yer alan değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiler üzerinde koşullu etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
A marketplace with unusual dynamics: An investigation of shopper behaviour in travel retail sector
This paper attempts to contribute to the previously conducted research in investigating the behaviour of shoppers in the travel retail industry, especially at airports. Revenues generated by duty-free stores have become the top non-aeronautical income sources of airports, and this sector promises to increase its impact if the actual needs of travellers and growth opportunities are studied correctly. As the nature of travel stands out of the ordinary routines, conventional rules of consumer behaviour are not sufficient to describe those at the airport environment. Explanations for the dynamics of travel retail are provided by studying the effective shopping motivators, stimuli, and circumstances in this unique context. This study relates aforementioned factors to the likelihood of shopping from duty-free stores and investigates how they are related. In order to better understand this likelihood, this study embraces a quantitative approach by analysing the data collected from Turkish respondents participated in a large-scale survey (n = 513) . The analysis of the responses leads to deeper comprehension of the travellers' inner worlds. By elaborating on the analyses, numerous managerial implications which have the potential of being notably beneficial to the business are suggested.
Coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla havaalanı yer seçimi model önerisi
ÖZET Doktora Tezi COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ YARDIMI İLE HAVAALANI YER SEÇİMİ MODEL ÖNERİSİ HAKAN OKTAL Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Sivil Havacılık Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Can AYDAY 1998, Sayfa 119 Hava taşımacılığının en önemli elemanlarından biri havaalanlandır. Günümüzde hava taşımacılığının tüm ulaştırma sektörü içerisindeki payı her geçen gün büyümekte, buna bağlı olarak havaalanlarının önemi ve bu konudaki yatıranlar da artmaktadır. Havaalanı kurulması karan verildikten sonra en önemli adımlardan biri, havaalanı kurmaya uygun yerin belirlenmesidir. Havaalanı master planlaması içerisindeki en önemli adımlardan biri olan havaalanı yer seçimi çalışmasında ortaya çıkacak bir hata, yapılacak yatınmlann yanlış yönlendirilmesine, havaalanının kapasitesinin daha başlangıçta planlananın altında veya üstünde olmasına yol açabilir. Havaalanı yer seçiminin gelecekte ortaya çıkması mümkün beklenmeyen durumları gözönüne alarak yapılması, farklı koşullarda farklı arazilerin en uygun olarak bulunabileceğinin gözardı edilmemesi gerekir. Havaalanı yer seçimi çalışması sübjektif bir çalışmadır ve politik yaklaşımlarla yanlış sonuçlar elde etmek mümkündür. Bu tez çalışması ile sübjektif nitelik taşıyan havaalanı yer seçiminin, Coğrafi Bilgi Sistemlerinin de (CBS) yardımı ile sayısal bir yapıya kavuşturularak daha sağlıklı ve objektif bir şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda gelecekte ortaya çıkabilecek beklenmeyen durumlara karşı gerekli önlemleri alan ve gerekli güvenceyi sağlayan bir havaalanı yer seçimi model önerisi verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Havaalanı, Yer Seçimi, Coğrafi Bilgi Sistemleri.
Havaalanlarında fiyatlandırma açısından muhasebe bilgi sistemi
ÖZET Bu çalışmada, havaalanlarında çeşitli yönetim kararlarında yararlanılacak muhasebe bilgilerinin elde edilebilmesi için gerekli muhasebe bilgi sistemi ve bu sistemden sağlanan bilgilerin, havaalanı hizmetlerinin fîyatlandırılmasında nasıl kullanılabileceği incelenmiştir. Bu amaçla, önce ulaştırma sistemi içinde sivil havacılık faaliyetleri ve bu kapsamda havaalanları, işletme yönetimi bakış açısıyla, bir sistem olarak ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, havaalanlarında yönetim ve örgüt yapısı, yönetim bilgi sistemleri ve muhasebe bilgi sistemi genel hatlarıyla açıklanmıştır. Daha sonra, havaalanlarında muhasebe bilgi sistemi içinde maliyet muhasebesi alt sistemi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Havaalanlarında maliyet yapısı, giderler ve gelirler çeşitli yönleriyle ele alınarak, havaalanı hizmetlerinin fıiyatlandırılmasında hangi maliyet unsurlarının ne şekilde kullanılacağını gösteren yöntemler örneklerle açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümünde, ülkemizdeki havaalanlarında uygulanan muhasebe sistemi ve fiyatlandırma kararlarında muhasebe bilgilerinden ne oranda yararlanıldığı araştırılmıştır. Türkiye'deki havaalanlarının tamamının devlet mülkiyetinde olduğu, tüm havalanlarına ait muhasebe işlemlerinin Tekdüzen Hesap Planına uygun olarak ve fıyatlandırma kararlarının tek merkezden (DHMİ Genel Müdürlüğü 'nce) ve genellikle muhasebe bilgileri dışında, çeşitli verilere dayanılarak yürütüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. III
Havaalanlarına GPS ile yaklaşma ve inişlerin coğrafi bilgi sistemlerine dayalı tasarımı
ÖZET Doktora Tezi HAVAALANLARINA GPS İLE YAKLAŞMA VE İNİŞLERİN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNE DAYALI TASARIMI ÖZNUR USANMAZ Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Sivil Havacılık Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Can AYDAY 1998, 107 Sayfa Günümüzde, hava navigasyonunda yere bağlı radyo navigasyon sistemleri kullanılmakla birlikte, geleceğin hava navigasyonu uyduya bağlı sistemler ile olacaktır. Kullanıcısına üç boyutlu konum bilgisi verebilen Global Positioning System (GPS) uyduya dayalı bir sistemdir. GPS' in hava navigasyonunda kullanılması ile havaalanlarına yaklaşma ve inişte uçaklara daha kısa uçuş yolları ile en elverişli rotaları kullanma olanakları sunulmuştur. Bu çalışmada, GPS yaklaşma ve iniş yörüngelerinin Coğrafi Bilgi Sistemlerine (CBS) dayalı tasarımı amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, çalışma bölgesinin bilgisayar ortamında bulunan coğrafi verilerinden yararlanılarak GPS'e göre belirlenen yaklaşma ve iniş yörüngelerinin konumsal analizleri CBS yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Emniyetli uçuş yörüngeleri tasarlanarak çalışma bölgesinin Aletli Yaklaşma Haritası hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Global Positioning System (GPS), Coğrafî Bilgi Sistemleri (CBS), Aletli Yaklaşma Haritaları.
Havaalanlarında performans analizi için bir model önerisi ve Türkiye`deki havalimanlarında uygulanması
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU HAVAALANLARINDA PERFORMANS ANALİZİ İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ VE TÜRKİYE'DEKİ HAVALİMANLARINDA UYGULANMASI Ferhan Kuyucak Sivil Havacılık Yönetimi Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ocak 2001 Danışman : Yard. Doç. Dr. Ergim Kaya Hava ulaştırma sisteminin temel bileşenlerinden biri ve genellikle monopol konumunda işletmeler olan havaalanlarının performansının değerlendirilmesi açısından kâr tek başına yeterli bir gösterge olmaktan uzaktır. Dolayısıyla çok büyük sabit altyapı yatırımları gerektiren, sosyal ve ekonomik fayda sağlama işlevi öne çıkan havaalanı sektörü için performans analizi daha da önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda, öncelikle performansla ilgili temel kavramlar ele alınmış olup, devamında performans analizi kavramı detaylı biçimde incelenmiştir. Daha sonra, havaalanı sektörü genel olarak tanıtılmış ve havaalanı sektörü için performans ölçümü üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, havaalanı sektöründe genel ve özel performans göstergelerini içeren bir model oluşturulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, havaalanı sektörü için ortaya konulan modelin Türkiye'de yolcu sayısı bakımından en büyük sekiz havalimanına uygulanması yer almaktadır. Atatürk, Antalya, Esenboğa, A. Menderes, Dalaman, Adana, Trabzon ve Milas-Bodrum havalimanlarının 1997, 1998 ve 1999 yıllarındaki performansları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve bu kapsamda Ülkemiz havaalanlarının başlıca performans ve verimlilik problemleri ile çözüm önerileri ortaya konmuştur.
Havaalanlarında değer odaklı yönetim yönelimli bilgi sistemlerinin kullanılması ve Atatürk Havalimanı terminal işletmeciliği uygulaması
Havaalanları hava taşımacılığı sisteminin temel elemanlarından biridir. Özellikle son yıllarda tüm dünyada ve hava taşımacılığı endüstrisinde meydana gelen ekonomik, siyasi, teknolojik, sosyo-kültürel, ekolojik, demografik ve örgütsel değişimler havaalanlarını da etkilemiş ve havaalanlarının yapısı önemli ölçüde değişme eğilimine girmiştir. Havaalanları günümüzde bir dizi işletme yetkinliği ve becerisi gerektiren karmaşık işletmelere dönüşmektedir. Bu süreçte havaalanı yöneticilerinin bilgi gereksinimi de her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pazar baskıları ile değer odaklı bir yönetim felsefesini benimsemek durumundaki havaalanları için etkin bir bilgi sisteminin rolünü ortaya koymak ve bu amaçla uygulanabilir öneriler geliştirmektir. Bu çalışmanın birinci bölümde genel olarak havaalanı sistemi ele alınmıştır. İkinci bölümde havaalanı sektörünü etkileyen gelişmeler ve değer odaklı yönetim incelenmiştir. Üçüncü bölümde havaalanı yönetiminde bilgi sistemleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, havaalanlarında değer odaklı yönetim yönelimli bilgi sistemlerinin kullanılması ile ilgili bir uygulamaya yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise, havaalanı yönetiminde yöneticilerin bilgi sistemlerinden etkin şekilde yararlanmalarının sağlayacağı katkı değerlendirilmiştir.
Havaalanı master planlama yaklaşımları ve farklı uygulamalar ile ilgili bir araştırma
Havaalanı master planı havaalanlarının gelecek beklentilerine yol göstermek için hazırlanır. Master plan ile havaalanı hizmetlerinin genişlemesi ve geliştirilmesi için mantıklı, sürdürülebilir, maliyet etkili bir yöntem oluşturulur. Bir havaalanı büyük ve farklı tesislerin, sistemlerin, kullanıcıların, çalışanların, kuralların ve düzenlemelerin birleşiminden meydana gelir. Bu nedenle havaalanı master planları mühendislik ve teknik tasarımlar gerektiren, işletme ve yönetim tekniklerini içeren politik kararlara ihtiyaç duyan çok disiplinli ve karmaşık bir yapıdadır.Havaalanı master planlaması teorileri ve master plan aşamaları; ICAO, IATA ve FAA gibi uluslararası kuruluşlar tarafından temel prensipleri aynı olmakla birlikte farklı şekillerde tanımlanmaktadır. A.B.D., AB, Türkiye ve diğer ülkelerin havaalanlarının master planlama uygulamaları incelendiğinde, master planlama konusunda uluslararası kuruluşların önerileri ile uygulamalar arasında farklılıklar olduğu görülmektedir. Çalışmada bu farklılıkların neden kaynaklandığı araştırılarak Türkiye'deki havaalanları için önerilerde bulunulmuştur.
Havaalanı alışverişçilerinin gümrüksüz satış mağazalarındaki satın alım davranışlarının kültürlerarası karşılaştırmalı analizi
Havayolu sektöründe yaşanan trafik artışı, serbestleşme, özelleşme ve küreselleşme hareketlerinin bir sonucu olarak; sahipliği, kontrolü ve işletmeciliği devlet tarafından yürütülmesi gerektiği düşünülen havaalanlarında da özelleştirme ve ticarileşme gibi yapısal değişikliklere gidilmiştir. Özellikle havaalanlarının ticarileşmesi ile birlikte havaalanı yönetiminde ve pazarlamasında yeni bir döneme girilmiştir. Havaalanları, yalnızca hava taşımacılığına hizmet etme rolünden sıyrılarak adeta birer alışveriş merkezi haline gelmiştir. Geleneksel yönetim anlayışıyla işletilen havaalanlarının yegâne müşterisi ve en önemli gelir sağlayıcısı havayolları iken, ticari havaalanı modeli ile havaalanlarının müşteri portföyleri genişlemiştir. Perakendeciler için yeni bir dağıtım kanalı olarak karşımıza çıkan havaalanları, farklı milliyetlerden milyonlarca yolcunun giriş çıkış yaptığı uğrak bir mekân olmanın yanında seyahat amacı gütmeyen farklı müşteri gruplarını da kendine çeken önemli bir alışveriş mekânı olma niteliği kazanmıştır. Böyle bir ortamda havaalanında tüketicilerin satın alma davranışlarının incelenmesi önemli hale gelmiştir. Bu çalışma ile müşterilerin, gümrüksüz satış mağazalarındaki satın alma davranışını ve memnuniyet seviyesini etkileyen faktörler incelenerek, bu faktörlerin farklı kültürlerde ulusal kültür boyutlarına göre nasıl farklılaştığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmanın sonuçları, Türk, Alman, İngiliz ve Ruslar ile yapılan görgül araştırmanın bulgularına göre bu dört ulusal kültür arasında çeşitli kriterler bakımından farklılıkların olduğunu ortaya koymuştur.
Türkiye'deki sivil havaalanlarında güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma
Hava taşımacılığının başlangıç ve bitiş noktası olan havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetleri, havacılık güvenliğine yönelik yasadışı olayların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte havaalanı güvenlik hizmetleri, hava taşımacılığının sağlamış olduğu hız ve konfora ilişkin faydaların azalmasına da neden olabilmektedir. Bu kapsamda havaalanı güvenlik hizmetlerinin başarısının artırılması hem havacılık güvenliğinin hem de yolcu memnuniyetinin sağlanması açısından gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetlerinin başarısı, havacılık güvenliği unsurlarının (insan, güvenlik sistem ve cihazları) etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıda sözü edilen gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen Emniyet, Özel Güvenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatında farklı görev ve pozisyonlarda bulunan katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunlar; havaalanı güvenlik hizmetlerinde farklı kurum/kuruluşların görev alması, havacılık güvenliğinin branşlaşma alanı olmaması, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, denetimlerden kaynaklanan sorunlar, paydaşlara özgü sorunlar, havacılık güvenliği eğitimleri ve güvenlik adanmışlığı temaları altında değerlendirilmiştir. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, temalar arası ilişkilere değinilerek sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel tehlike olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Havacılık Güvenliği, Havaalanı Güvenliği, Sivil Havacılık Yönetimi, Nitel Araştırma
Havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine bir araştırma: TAV Havalimanları Holding A.Ş. örneği
Hava taşımacılığının en önemli bir parçası olan havalimanları ve havalimanı projeleri havacılığın gelişimi açısından kritik bir öneme sahiptir. Havalimanı projelerininin hayata geçirilmesi hem uzun zaman almaktadır hem de bu projeler yüksek maliyetle yapılabilmektedir. Son yıllarda büyük havalimanı projelerinin hem yapımında hem de işletilmesinde kamu-özel işbirliği projelerinin arttığı görülmektedir. Havalimanı projelerinin artması ve gelişmesiyle birlikte gerek kamuyla alakalı gerekse de proje finansman işlemleriyle alakalı bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havalimanı projelerinin başarısı, ilgili kamu kurumlarının ve havalimanı işletmecilerinin etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıdaki gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen TAV Havalimanlarınından konuyla ilgili katılımcıyla gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havalimanı proje finansmanında karşılaşılan sorunlar; Türkiye'de proje finansman geçmişi ve türk bankacılığının durumu, proje finansmanında yetki kargaşası, havalimanı projelerinde ihalede yaşanan süreç ve sorunlar, havalimanı proje finansmanında yasal prosedürlerdeki eksiklikler, havalimanı proje finansmanında özel yatrırımı teşvik konusu, havalimanı projelerinde risk boyutu, havalimanı proje finansmanında körfez bankaları ve katılım bankalarının rolü, havalimanı proje finansmanında ortak girişimler, havalimanı proje finansmanında uluslararası kalkınma bankalarının rolü, havalimanı proje finansmanında finansal hesaplamaların önemi, havalimanı proje finansmanında varlık ve kaynak yapısı, havalimanı proje finansmanında havacılık gelirleri ve havacılık dışı gelirlerin önemi, türkiye'nin gelecekteki havalimanı altyapı ve proje finansman gelişmeleri temaları altında değerlendirilmiştir. Ayrıca TAV Havalimanları açısından proje finansman gelişmeleri temalı ayrı bir başlık da bulunmaktadır. Sorulan soruların büyük kısmı tema oluşturacak şekilde hazırlanarak katılımcı tarafından verilen cevaplarla oluşturulmuştur. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin bazı çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Proje Finansmanı, Havalimanı Proje Finansmanı, YİD, Havalimanı İşletmeciliği
Havalimanlarında operasyonel etkinlik ölçümü: Seçilmiş havalimanlarında bir uygulama
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte kullanımı her geçen gün artan hava taşımacılığı modunun en önemli paydaşlarından biri olan havalimanlarının önemi artmıştır. Havalimanlarının yaygın bir şekilde kullanılması belirli bir aşamadan sonra havalimanlarında yoğunluktan kaynaklı kapasite sorunun yaşanmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda havalimanlarının daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için havalimanı yöneticileri tarafından bir takım çalışmalar yapılmıştır. Büyük yatırımlar gerektiren havalimanlarının sadece finansal açıdan değerlendirilmesinin verimlilik açısından karşılaştırma olanağı sağlamadığı düşünülmektedir. Bu açıdan havalimanlarının faaliyetlerini verimli ve etkin bir şekilde sürdürebilmeleri için operasyonel açıdan da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmada ilk olarak performans ve performans ölçüm sistemleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgi verilmiş, ardından havalimanlarında performans ölçümünün nasıl yapıldığı anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Veri zarflama analizinde kullanılan modeller hakkında bilgi verilmiş ve hangi modellerin kullanılacağı belirtilmiştir. Son bölümde ise 2014 yılında ACI (Airport Councıl International) tarafından yapılan sıralamada yolcu trafiği açısından dünyanın en büyük 25 havalimanı içerisinde verilerine ulaşılabilen 20 havalimanın etkinlik ölçümü veri zarflama analizi aracılığı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında 4 adet girdi 3 adet çıktı analize dâhil edilmiştir. Havalimanı sayısının fazla olmasından dolayı etkinlik ölçümü Deap programı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında temel veri zarflama analizi modelleri olan CCR modeli İle BCC modeli kullanılmıştır. CCR modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 10 havalimanın etkin çıktığı 10 tanesinin ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Girdi odaklı BCC modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 14 havalimanın etkin çıktığı 6 havalimanın ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Çıktı odaklı BCC modelinde ise 13 havalimanın etkin çıktığı 7 havalimanın ise etkin çıkmadığı tespit edilmiştir. Ardından etkin çıkamayan havalimanlarının etkin duruma geçebilmesi için örnek almaları gereken referans havalimanları belirlenmiştir. Son bölümde ise etkin çıkmayan havalimanlarının etkin olabilmeleri için girdi ve çıktı değişkenlerini ne kadar arttırmaları veya ne kadar azaltmaları gerektiği belirlenmiştir.
Kamu özel sektör işbişiğindeki projelerde kamu garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi: Yeni İstanbul Havalimanı örneği
Hayatın her alanı, bir miktar belirsizliği ve riski bünyesinde barındırır. Altyapı yatırımları uzun dönemli, talep riski yüksek olan ve büyük ölçekli yatırımlardır. Geçmişte geleneksel olarak kamu finansmanıyla gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının, günümüzde neredeyse dünyanın her yerinde Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamalarıyla da gerçekleştirildiği görülmektedir. Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamasında, en önemli başarı kriteri taraflar arası risk paylaşımıdır. Bu doğrultuda, geçmişte ve günümüzde pek çok projede, kamu kesiminin projelerindeki riskleri azaltmak ve söz konusu projeleri daha cazip hale getirmek için bu projelere kamu garantileri sunduğu görülmektedir. Belirsizliğin, yatırım projelerinin değeri üzerindeki etkisine yönelik yeni bir değerleme yöntemi olan Reel Opsiyonlar yaklaşımı, projelerdeki yönetsel esnekliği dikkate alan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, günümüzde sıkça kullanılan geleneksel değerleme yöntemlerinin terk edilmesini değil belirli durum ve koşullar altında reel opsiyonlar yaklaşımının bu yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılmasını önermektedir. Günümüzde, bu yaklaşım, sermaye bütçeleme ve stratejik karar verme aracı olarak da kullanım alanı bulmuştur. Bu çalışmanın amacı, kamu özel sektör işbirliğindeki projelerde, kamu kesimi tarafından projelere sunulan gelir garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi ve bu yaklaşımı teşvik etmektir. Bunun için Yeni İstanbul Havalimanı projesinde sunulan yolcu servis ücreti gelir garantisinin özellikleri, reel opsiyon değerleme parametreleri ile eşleştirilmiş ve bu parametreleri tahmin etme yöntemleri belirlenmiştir. Devamında, Yeni İstanbul Havalimanı projesinin yolcu servis ücreti gelirinin Binom Dağılımı modeli oluşturulmuş, oluşturulan modele göre yolcu servis ücretlerinin bugünkü değeri gelir garantisi olmadan ve gelir garantili olarak hesaplanmıştır. Yapılan gelir garantili ve garantisiz iki hesaplama sonucu arasındaki fark ile opsiyon değeri hesaplanmış ve opsiyon değerini etkileyen bazı parametrelere duyarlılık analizi yapılmıştır. Son olarak, uygulama sonucunda edinilen izlenim ve konu ile ilgili yeni çalışma alanları işaret edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Reel Opsiyonlar, Yeni İstanbul Havalimanı, Kamu Özel Sektör İşbirliği, Kamu Garantileri