Aviation

90 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The European Union's external aviation policy on the basis of Europeanization: A case study on the common aviation area

The purpose of this study is to examine the Common Aviation Area (CAA), which is one of the three pillars of the EU's external aviation policy. The CAA aims to create a level playing field that liberalizes the air transport market of the EU's neighboring countries and ensures legislative harmonization with those countries. The CAA will be discussed within the scope of Europeanization. The research question of this study is "What explains the harmonization of ENP countries with the EU acquis in the field of civil aviation?" In order to answer the research question and test the accuracy of the proposed hypothesis, case study techniques, process tracing, and semi-structured interviews were used. Georgia and Moldova were examined within the scope of the CAA. In this context, the hypothesis put forward within the framework of this study is that the material expectations of the ENP countries are the main determinant for the creation of the CAA. This study is divided into four parts. After the introduction, the second chapter will include the conceptual and theoretical framework and methodology. In the third chapter, it will be discussed whether Georgia and Moldova could be seen as being motivated by material expectations for being included in the CAA. The last chapter will summarize the main findings.

European UnionEuropeanizationAviation+6
Mehmet Furkan Özdemir
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-ge projelerindeki kritik başarı faktörlerinin algılanan proje performansı üzerindeki etkileri: Havacılık sektöründe bir araştırma

Ürün ömürlerinin azaldığı ve ürün karmaşıklığının arttığı savunma sanayisinde, yeni ürün geliştirme projelerinin başarısı, şirketlerin ayakta kalabilmesi için büyük önem arz etmektedir. Savunma sanayisinde teknolojik üstünlük içeren yeni ürünün daha kısa sürede ve yüksek performansta üretilmesi, ülkelere stratejik bir üstünlük sağlamaktadır. Türk savunma ve havacılık sanayisinde hazır ürün alımından özgün ürünler geliştirme aşamasına geçiş hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu geçiş aşamasında yeni ürün geliştirme projelerini etkileyen kritik başarı faktörlerinin tespiti ve etkili faktörlerin iyileştirilmesi giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türk savunma ve havacılık sanayisindeki projelerde çalışan tasarım mühendislerinin algıladıkları kritik başarı faktörleri ile algılanan proje performansı arasındaki ilişkiyi incelenmektedir. Çalışmanın literatürdeki farkı Türk savunma ve havacılık sanayisinde Ar-Ge projelerindeki algılanan kritik başarı faktörleri ve algılanan proje performansı arasındaki ilişkiyi inceleyen, bilinebildiği kadarı ile ilk çalışma olmasıdır. Çalışmanın veri toplama aşamasında, 211 tasarım mühendisi ile yüzyüze görüşerek iki ayrı zamanda anket uygulanmıştır. Korelasyon analizinde algılanan kritik başarı faktörleri ve algılanan proje performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Regresyon analizinde sorun giderme, proje misyonu, müşteriye danışılması ve teknik görevler faktörleri ile algılanan proje performansı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.

Araştırma-geliştirmeBaşarıHavacılık+5
Barış Soyal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sivil havacılığın gelişimi ve sorunları: THY'de bir uygulama

Türkiye'de sivil havacılığın sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma Atatürk Havalimanı'nda faaliyet gösteren THY havayolu şirketinde çalışan 108 personel üzerinde uygulanmıştır. Sivil havacılığın sorunlarını ve çözüm önerilerini belirlemek için Serkan Batur tarafından geliştirilmiş havayolu taşımacılığı sorunları ve çözüm önerileri isimli anket formu uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sonuçlarda sivil havacılık sektörünün sorunları olarak teknik altyapının oluşturulamaması, sivil havacılık meslek yüksekokulu mezunlarından tam istihdam sağlanamaması, bilet fiyatlarının ortalama gelir düzeyine göre belirlenmemesi olarak tespit edilmiştir. Sorunlara getirilebilecek çözüm önerileri olarak devletin sivil havacılığın gelişiminde önemli bir konumda olduğu ve kamu özel işbirliği projeleri sektörün gelişiminde önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca devlet, havayolu işletmelerine sağlayacağı teknik desteklerle beraber yeni havalimanlarının kurulmasını sağlamalarıyla da sorunların ortadan kalkmasında en önemli konumdadır. Anahtar Kelimeler : Sivil Havacılık, GeliĢimi, Sorunları

Askeri havacılıkHava yolu işletmeleriHavacılık+6
Çağatay Çebi
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Civil aviation as an element of soft power in Turkish foreign policy: Turkish Airlines case study

The political, socio-economic, cultural, commercial and technological improvements in today's world removed all the obstacles that slow down globalization and turned the world into societies which need each other and are in communication with. Improving trade and technology, triggered people demand to move and travel to different parts of the world and thus air transportation became the most reliable, minimizing the distance quickly option. In a globalizing world, establishing several bodies about civil aviation became necessary in order to form the standards in quality, safety, hygiene, navigation systems, the training of aviation personnel and the purpose of implementing aviation activities in the maximum safety and quality. In this study, the overall structure of the civil aviation, the history of aviation in Turkey, Turkish foreign policy and policy components are examined, focusing onto Turkish Airlines Incorporate Company, established in 1933, with the name of Governmental General Management. In this regard, whether new opened THY destinations is parallel with Turkish foreign policy followed is determined, with an insight to effectiveness of politicians at intra-firm decisions. And also discussed, THY the undertook ''Soft Power'' mission of Turkey or not. In the conclusion, the idea of private entities other than Turkish Airlines (THY) undertaking similar missions is suggested. Meanwhile, need of encouraging aviation sector that grows rapidly is mentioned. Keywords: THY, Soft Power, Foreign Policy, Civil Aviation

AirlinesAirline transportAviation+7
Sibel Bilkay
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde uçuş operasyon kontrol merkezlerinin stratejik ve ekonomik etkilerinin incelenmesi : Bir uygulama örneği

Günümüzde Globalleşme ile birlikte insanların hızla teknolojik gelişmelere ayak uydurma gerekliliği ve zorunluluğu da doğmuştur. Bu hızla ilerleyen teknoloji beraberinde hızlı iletişim, anında dünyanın bir ucundan bir ucuna haberdar olmak, dolayısıyla global yaşamak olarak ele alınabilir. Bu gelişmeler çevresinde dünyanın bir ucundan diğer ucuna hızla ulaşmak için de uçak ve uçuş teknolojisi geliştirilmiştir. Bu teknoloji gerek ticari gerek keyfi gerek mecburi durumda olursa olsun insanların ihtiyacı olan bir araç haline gelmiştir. Havayolu taşımacılığı doğuşundan günümüze kadar nasıl ilerlediği, tarihçesi ve nasıl geliştiği hakkında bilgiler ilk bölümde yer almıştır. Ayrıca, hava yolu işletmesindeki ana bölümler, uluslar arası sivil havacılık örgütleri bu bölümde incelenmiştir. İkinci bölümde havacılık şirketlerinin işletilmesi şirket pazarlamasında başarı faktörleri, düşük maliyet uygulamaları ve uçuş operasyon kontrol merkezleri ve bu merkezlerin havayolu işletmeleri üzerindeki etkinlikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise örnek çalışma olarak uçuş operasyon kontrol merkezinde yapılmış olup havayolu işletmeciliğinin beyin merkezi olan Uçuş Operasyon Kontrol Merkezinin (FOCC)&Uçuş Dispeçerinin (Flight Dispatcher) havayolu işletmeciliği üzerindeki stratejik ve ekonomik etkinliğinin sonuçları incelenerek elde edilen bulgulara yer verilmişitr. Anahtar Kelimeler: Havacılık, FOCC, Flight Dispatcher

Ekonomik etkiHava yolu işletmeleriHavacılık+2
Oğuz Gezgiç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Sustainable aviation fuel production and aviation sector

Sustainable aviation fuels (SAF) present a feasible solution to decarbonize modern aviation. In contrast to traditional jet fuels, SAFs are produced in a variety of ways, thereby making the choice of one of these processes a complicated Multi-Criteria Decision challenge that involves conflicting priorities. This study evaluates SAF production processes using a multicriteria methodology, PROMETHEE-2. Due to the initial phase of SAF technology advancement and the lack of data on these, several stakeholders in the aviation sector were enlisted to assist in the collection of data and preferences. The suggested framework's strength lies in its adaptability to suit the subjective opinions of diverse stakeholders, selection of ranking system, and robustness of outcomes. This research utilizes a set of stakeholders in a participative manner to rank 11 (A1 to A11) SAF production paths based on 24 parameters categorized into social, environmental, economic, and technological evaluation criteria. Industry professionals were given a form to rate SAF production methods according to a performance criterion. Data is validated using fuzzy TOPSIS and fuzzy VIKOR and PROMETHEE to reduce professionals' judgmental personal prejudice. The study shows that the optimal feedstock for SAF production is the direct transition process of CO2 to SAF (A11) in the gasification or Fischer-T synthesis group. Keywords: Aviation, Green fuel, Sustainable Aviation Fuel, PROMETHEE-

AviationSustainability
Ibrahım Temam Ibrahım
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Freedoms of the air and effects of 5th freedom implementation at Ankara Airport

The purpose of this thesis is to analyze the Civil Aviation Regulations, and to prove that the more a market is liberalized, the better chance it has to grow. Many civil aviation authorities are strict regarding airlines of third-party countries in order to protect their own market and to support their flag carrier. However, it is possible to use third-party countries' airlines in order to grow the market and while supporting their own flag carrier. Unproductive airports and Flight Information Regions might be used to set the market in motion. This thesis contains six chapters. After Introduction and Literature Review the third chapter contains the definition of Air Freedoms. Chapter four contains the Study Methodology. In the fifth chapter, the Civil Aviation Authority Singapore, which has one of the most liberalized regulation policies, has been evaluated. The positive and negative effects of implementing the model of Singapore, at the Ankara Airport which has a capacity of 25M passenger per year has been determined. For data and statistics figures from IATA have been collected. The last part contains the conclusion. For this research, quantitative methods have been used, along with the descriptive method.

5th freedom the airEsenboğa AirportIncomes+6
Fatih Sarı
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanlarında meydana gelen sis olaylarının oluşum mekanizmasına göre sınıflandırılması ve zamansal dağılımının incelenmesi ve atatürk havalimanı rüyetografının elde edilmesi

Havayolu ulaşımının atmosferde meydana gelen hava olaylarından doğrudan etkilenmesi, havalimanlarında uçuculuğu etkileyen meteorolojik olayların incelenmesini önemli hale getirmektedir. Havalimanlarında yapılan uçuculuk faaliyetlerinin düzenli ve emniyetli bir şekilde icra edilebilmesi için meteorolojik koşulların belirlenen kıstaslar içerisinde olması gerekmektedir. Meteorolojik koşulların belirlenen kıstasları olumsuz yönde aşması durumunda havalimanı işletmeleri tarafından yapılan uçak iniş-kalkış süreleri, uygulanan pist CAT kategorisi gibi planlamalarında meydana gelen bozulmalar, uçak seferlerinde gecikmeler, divert (yönlendirme), iptallerin ve en önemlisi kaza-kırım meydana gelmesine neden olmaktadır. Havacılıkta meydana gelen birçok kaza-kırımın ve hatta ölümcül kaza meteorolojik kaynaklı olumsuz hava olaylarının yol açtığı bilinmektedir. Bu tür olumsuz hava koşulları havalimanlarında uçuş kapasitelerini düşürülmesi veya kaza-kırım gibi olumsuz durumlara özellikle büyük havayolu şirketlerinde çok büyük maddi kayıpların meydana gelmesine, havalimanı işletmesine plansız kitlesel boyutta yolcu misafir etmeye bağlı olumsuzluklar ve yolcularda ise zamansal kayıplara bağlı olumsuzlukların meydana gelmesine neden olmaktadır. Kuvvetli rüzgar, sis, gök gürültülü sağanak yağış, çok alçak seviye bulutluluk vb. meteorolojik hadiseler hava ulaşımında aksamaların meydana gelmesine neden olan başlıca olumsuz hava olaylarıdır. Sis, görüş mesafesini lokal bazda büyük ölçüde kısıtlayarak hava ulaşımını olumsuz yönde etkileyen en önemli meteorolojik hadisedir. Sis hadisesinin gözlemlendiği havalimanında diğer olumsuz meteorolojik hadiselere göre daha uzun süreli etkili olması ve mevsimselliğe bağlı olarak daha sık meydana gelmesi daha fazla uçuşun olumsuz etkilenmesine yol açmaktadır. Ayrıca sis hadisesinin meydana gelmesinde çevresel faktörlerin (deniz, göl, nehir, tepe, yamaç vb.) etkili olmasına bağlı lokal bazda oluşması öngörülebilirliğinin diğer meteorolojik hadiselere nazaran daha karmaşık ve daha zor hale getirmektedir. Sis tahmin edilmesi en zor hadise olması nedeniyle, havalimanlarında ani öngörülemeyen görüş mesafesinde önemli düşüş ile birlikte uçuşların tüm operasyonlarında aksamlarının meydana gelmesine sebep olmaktadır. Ayrıca sis nedeni ile görüşün düşmesi hem kara hem de deniz ulaşımında da önemli olumsuzlukların meydana gelmesine neden olur. Bu çalışmada Türkiye'de tüm havalimanlarında meydana sis hava olayı incelenmiştir. Havalimanlarında meydana gelen sis hadiseleri havacılık amaçlı yapılan METAR-SPECi gözlemleri incelenerek meydana gelme sıklık analizleri ve sis hadisesinin oluşum mekanizması ve havalimanının bulunduğu çevresel faktörler göz önünde bulundurularak gözlemlenen sis hadisesi türlerine göre sis sınıflandırması yapılmıştır. Ayrıca sis meydana geldiği periyotlardaki sıcaklık, rüzgar, basınç gibi parametreler incelenmiştir. Havalimanlarında pist CAT kategorisi gözlemlenen sis hadisesinin görüş mesafesini ne ölçüde daralttığını ortaya koymak için incelenmiştir. Havalimanlarında gözlemlenen sis hadiselerinin frekans analizi ile özellikle havayolu şirketlerine her havalimanında sis hadisesinin ne zaman ne kadar süre etkili olduğunu ve sis hadisesinin sınıflandırılması ile tahmin edilebilirliğini kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca Atatürk (LTBA) havalimanında, hidrolojik birim hidrograf yaklaşımını baz alarak sis oluşumdan dağılma sürecine kadar olan zaman aralığını görüş mesafesine bağlı olarak değerlendirmek için rüyetograf (görüş mesafesi birim grafiği) olarak elde edilmesi amaçlanmıştır. Türkiye'deki havalimanlarında bulunana METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ' ne ait meteoroloji ofislerinde yapılan havacılık amaçlı METAR ve SPECİ gözlemlerinin 2008-2016 yılları arası gözlem verisi incelenerek sis ve sis kombinasyonu hadiseler ayıklanarak her havalimanında sis hadisesinin meydana gelme sıklık-frekans analizleri; yıllık, aylık ve günlük yapılmıştır. Ayrıca sis hadisesinin gözlendiği periyotlarda sıcaklık, rüzgar ve basınç gibi meteorolojik parametrelerinin değişimleri belirlenmiştir. Bu çalışmada üzerinde durulması gereken diğer önemli konu ise her bir havalimanında görülen sis hadisesinin oluşum mekanizmasına dayanan basit objektif bir algoritma sınıflandırılması kullanılarak sis hadisesi karakteristiğine göre yaygın olarak kullanılan 6 sis çeşidine göre sınıflandırılarak, frekans analizleri yapılmıştır. Basit sınıflandırma algoritmasına göre sis hadisesinin başlanan (onset) ilk metar veya speci raporundan en az 6 önceki metar veya speci, sis dağılma (dissipate) ilk metar veya speci raporundan 6 sonraki metar veya speci raporu incelenerek; rüzgar, bulut tabanı yüksekliği, bulut kapalılığı, sıcaklık gibi parametreler incelenerek gözlemlenen sis hadisesi yaygın olarak kullanılan 5 sis çeşidine göre sınıflandırılmıştır. Eğer gözlemlenen sis hadisesi bu algoritmaya göre herhangi bir sınıfa dahil edilememiş ise belirlenemeyen sis ("UNK") türü olarak adlandırılarak sınıflandırmaya dahil edilmiştir. Ayrıca sadece Atatürk havalimanı (LTBA) için rüyetograf elde edilerek sisli aylara göre incelenmiştir. Çalışmada yapılan analizlere göre bölgesel olarak ele alındığında Marmara bölgesinde kurulu bulunan havalimanlarında sis olayının daha sık meydana geldiği görülmüştür. Lokal olarak bakıldığında sis hadisesinin en fazla sisli gün sayısının Batman (LTCJ), Kocaeli Cengiz Topel (LTCQ), Balıkesir (LTBF), Bursa Yenişehir (LTBR), Ağrı (LTCO) havalimanlarında, en az sisli gün sayısının ise Muğla Imsık (LTBV), Yalova (LTBP), Balıkesir Edremit (LTFD), İzmir Kalkıç (LTFA) havalimanlarında gözlendiği ortaya konulmuştur. Türkiye'deki havalimanlarında sis olayları sonbahar sonu ve ilkbahar başlarına kadar olan periyotlarda daha sık gözlendiği sonucuna varılmıştır. İstanbul Atatürk (LTBA) havalimanında rasat edilen sis olayları %48.1 radyasyon sisi (RAD), %38.9 adveksiyon (ADV) sisi, %11.1 bulut tabanı alçalması (CBL), %1.0 yağış (PCP) sisi oranlarında sınıflandırılmıştır. Afyon (LTAF), Atatürk (LTBA), Bandırma (LTBG), Balıkesir (LTBF), Erzurum (LTCE), Konya (LTAN), Diyarbakır (LTCC), Bursa (LTBR) havalimanlarının CAT kategorisi sınıflandırmasına göre CAT III kategori yüzde (%) oranlarının daha fazla ve sırası ile %53.4, %41.9, %55.2, %51.0, %59.0, %49.9, %55.5 oranında sis hadiseleri gerçekleştiğinde havalimanı pist görüş mesafesine göre CAT III kategorisinde uçuş operasyonları yapılmıştır. Atatürk havalimanında yapılan yarım saatlik (30 dk) metar rasatları baz alındığında 2008-2016 yılları arası sis olaylarının başlangıcı, devamı ve dağılması süresi ortalama 5 saat, 03 dakika sürmüştür. Deniz, su yapılarının veya nehirlere yakın alanlara kurulu havalimanlarında adveksiyon sisinin karasal veya kent içerisinde kalmış havalimanlarına göre daha fazla meydana gelmesi doğaldır.

HavacılıkKlimatolojiMeteoroloji+2
Mahmut Müslüm
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye hava alanlarının meteorolojik karakteristiklerinin çıkarılması

Hava taşımacılığı bir ülkedeki tüm sektörler ve özellikle ülke ekonomisi için itici güç niteliğindedir. Özellikle turizm sektörünün bel kemiği olan hava taşımacılığı, dünya genelinde turist sayısının % 60' ından fazlasının hava yolu ile taşınmasından dolayı büyük önem arz etmektedir. Dünyada hava yolu taşımacılığındaki büyüme trendi hızla devam etmektedir. 2006 yılından günümüze kadar yolcu trafiği hız kesmeden artmıştır. Hava koşullarına ilişkin riskler uçak emniyeti üzerinde ciddi bir olumsuz etkiye sahiptir. Son araştırmalara göre dünya çapındaki hava kazalarının % 20 ila % 30' undan hava koşulları sorumludur. Avrupa'da hava trafiği gecikmelerinin % 22' si olumsuz hava koşullarından kaynaklanmaktadır. Havacılık için tehlikeli olan çok sayıda meteorolojik risk bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada öncelikle havacılık sektöründe risk teşkil ederek yolcuları mağdur eden ve sektördeki şirketleri zarara uğratan buzlanma, rüzgar, oraj, yağış, bulut tavanı ve görüş mesafesi gibi meteorolojik faktörler uçaklar üzerindeki etkileri, teşhis edilme şekilleri ve tahmin ile azaltma yöntemleri ile beraber ele alınmış, sonrasında MGM'den sağlanan 2010-2014 yılları arasındaki 5 yıllık dönemi kapsayan METAR, SPECI ve TAF verileri ile Türk sivil havacılığındaki özel bir havayolu şirketi tarafından sağlanan 2010-2014 yılları arasında meteorolojik sebeplerden divert eden ve iptal olan sefer verileri incelenerek Türkiye için meteorolojik faktörlerin bölgesel bazda ve havalimanı bazında nasıl bir dağılım gösterdiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada 2010-2014 yılları arasının özellikle seçilmesinin sebebi 2010 yılına girerken 50 milyon dolayında olan iç hat yolcu trafiğinin 2015 yılına girerken 100 milyona ulaşarak 2 katına ulaşması ile sektördeki çarpıcı artışa meteorolojik faktörlerin olumsuz anlamda ne şekilde etki ettiğinin ortaya konmak istenmesidir. Türkiye'de 2010 ila 2014 yılları arasında aktif durumda olan 46 havalimanı çalışma kapsamında incelenmiştir. Özel havayolu şirketinden alınan 01/01/2010-01/01/2015 arasındaki 5 yıllık meteorolojik nedenlerle iptal edilen veya divert eden sefer verileri sırasıyla incelenirken iptal edilen seferler için seferin kalkış meydanı ile varış meydanını kapsayan ve seferin kalkışından en az 3 saat öncesinin TAF tahminleri ile seferin kalkış saatine yakın METAR ve SPECI verileri ile yenilenmiş TAF tahminleri; divert eden seferler için ise seferin kalkışından en az 3 saat öncesinin TAF tahminleri ile seferin beklenen uçuş süreci boyunca mevcut olan METAR ve SPECI rasatları ile yenilenmiş olan TAF tahminleri verilerde mevcut olan yer rüzgarı, yer görüş mesafesi, halihazır hava durumu, bulut bilgileri ile hava sıcaklığı ve işba sıcaklığı grupları gibi meteorolojik kriterler ve özel havayolu şirketinin iç hat havalimanları için yararlandığı meydan yaklaşma usülleri ve yaklaşma minimum değerleri ışığında birlikte ele alınmıştır. METAR, SPECI ve TAF verileriyle eşleştirilen özel havayolu şirketi sefer verilerinin Türkiye için 5 yıllık veri setinde divert eden ve iptal olan seferlerde etkili olan 97 adet meteorolojik parametre, aylık olarak havalimanında meteorolojik parametreden kaynaklanan iptal veya divert eden sefer sayısının o ayki tüm meteorolojik parametrelerden kaynaklanan iptal veya divert eden sefer sayısına oranının alınmasıyla standartlaştırılarak havalimanlarına göre dağılımları belirlenmek üzere Küme Analizi (Cluster Analysis) yöntemi kullanılmıştır. 97 adet meteorolojik parametreye bağlı olarak havalimanları arasındaki benzerlik ilişkilerinin kurulabilmesi amacıyla IBM tarafından sağlanan SPSS Statistics 20 paket programı vasıtasıyla sırasıyla Centroid, Ward, Single Linkage (Nearest Neighbor), Complete Linkage (Furthest Neighbor), Average Linkage (Between-Groups Linkage) ve Average Linkage (Within-Groups Linkage) hiyerarşik kümeleme analiz yöntemleri uygulanmıştır. Dendogram grafikleri, Yığınsal katsayılar (Agglomerative coefficients) ve Havalimanı-Cluster sayısı noktasal diyagramları bir arada incelenmiştir. Yığınsal (agglomerative) algoritmada her bir adımda birbirine en çok benzeyen iki küme yeni bir yığın kümesi oluşturmak üzere bir araya gelip bütün nesneler tek bir kümede toplanana dek tekrarlandığından ve aşama sayısı arttıkça benzerlik azaldığından optimum küme sayıları sırasıyla Ward Metodu' nda 6 ve 8, Average Linkage yönteminde 6 ve 9 ve Complete Linkage yönteminde 6 ve 8 olarak alınmıştır. Yöntemin uygunluğu belirlenirken son olarak da Tek Yönlü ANOVA istatistiği uygulanmış ve % 95 güven aralığı içerisinde hangi yöntemde kaç kümede kaç adet anlamlı parametre dikkate alınarak kümeleme yapıldığı ortaya konmuştur. Her bir yöntemin sırayla incelenmesi sonucunda Ward's Method, Average Linkage (Within-Groups Linkage) ve Complete Linkage (Furthest Neighbor) yöntemlerinin diğerlerine göre daha kullanışlı olduğu tespit edilmiştir. Anlamlılık analizlerine göre de Complete Linkage (Furthest Neighbor) yöntemi ile Ward Metodu' nun daha çok hadiseyi ele almasının bu iki metodu öne çıkardığı söylenebilir. Benzer şekilde elde edilen Dendogramlar ve kümeleme diyagramları da bir arada düşünüldüğünde Ward Metodu ve Complete Linkage (Furthest Neighbor) yönteminin havalimanlarını coğrafi bölgelerdekine benzer şekilde kümelemesi ile daha gerçekçi sonuçlar verdiği görülmüştür. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesi için 01/01/2010-01/01/2015 aralığı için yapılan analizlerde 7 bölgenin Marmara bölgesi haricindeki 6 tanesinde (Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) sefer iptallerine ve seferlerin divert etmesine sebebiyet veren ana meteorolojik faktörün sis olduğu ortaya konmuş, sisten sonra gelen bir diğer önemli meteorolojik risk parametresinin 7 bölgenin 5 tanesinde (Marmara, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) önemli ağırlığı olan kar yağışı hadisesi olduğu görülmüştür. En dikkat çekici meteorolojik risk faktörü olan sis hadisesinin iller bazında özellikle Şanlıurfa, Hatay, Konya, Gaziantep, Batman, Diyarbakır ve Erzurum havalimanlarında daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmada bölgeler bazında en ciddi meteorolojik risk faktörü durumundaki sis ve diğer önemli meteorolojik parametrelerle ilgili risklerin ortadan kaldırılabilmesi için bir takım projelerin geliştirilmesi gerekir. Özellikle sis hadiselerinin çok sık yaşandığı Hatay, Konya, Gaziantep, Batman, Diyarbakır gibi havalimanlarında İstanbul Atatürk Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı'nda mevcut olan ILS CAT3 gibi çok düşük görüş değerlerine kadar meydana iniş yapılabilmesini sağlayan CAT3 aletli iniş sistemlerinin kurulması gibi havalimanları etrafındaki gölet gibi bataklık gibi nem kaynağı oluşturulabilecek alanların kurutulması gibi projeler çok ciddi katkı sağlayacaktır. Benzer şekilde meydana yaklaşma minimum değerinin nispeten daha yüksek olduğu Kahramanmaraş gibi Van gibi Erzincan gibi havalimanlarında seferleri ciddi anlamda etkileyen pus vb. hadiselerin önüne geçebilmek için meydan yaklaşma usüllerinin iyileştirilmesine ve geliştirilmesine yönelik projeler veya yatırımlarda bulunulması risk faktörlerini minimum düzeye indirecektir.

Hava alanlarıHava yollarıHava yolu taşımacılığı+6
Mert Uluyazı
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Pilotların pilot akran destek programları çerçevesinde veya bir psikologdan psikolojik yardım alma ile ilişkili sosyal damgalanma korkusu ve psikoterapi hakkındaki düşünceleri ile kendini açma eğilimleri arasındaki ilişki

Dünya literatürüne hem psikoloji hem havacılık bilim alanlarında bir ilki kazandıracak bu interdisipliner araştırmanın amacı; pilotların pilot akran destek programları çerçevesinde veya herhangi bir psikologdan psikolojik destek alma ile ilişkili sosyal damgalanma korkusu ve psikoterapi hakkındaki düşünceleri ile kendini açma eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlgili araştırma problemi başta psikoloji olmak üzere, havacılık psikolojisi, psikiyatri, tıp, adli tıp, havacılık yönetimi, sivil havacılık, uzay ve havacılık mühendisliği, sivil havacılık kabin hizmetleri, uçuş harekât yöneticiliği, havacılık ve uzay bilimleri akademik alanları tarafından, hiç incelenmemiş ve çalışılmamıştır. Araştırmanın temelini nicel yöntem ve buna bağlı olarak geliştirilmiş anketler oluşturmuştur. Türkiye'de çalışan 211 pilot çalışmanın örneklemini oluşturmaktır. Bu çalışmada veri toplamak için katılımcılara; "Kişisel Bilgi Formu", "Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Sosyal Damgalanma Ölçeği", "Psikoterapi Hakkındaki Düşünceler Ölçeği" ve "Kendini Açma Beklentileri Ölçeği" uygulan¬mıştır. Yukarıdaki ölçekler ve ölçek alt boyutları arasında yüksek düzeyde istatistiksel güvenilirliğe sahip, anlamlı ilişkiler bulunmuş, Pearson Korelasyon testi ile incelenmiş ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre katılımcıların %75'i Pilot Akran Destek Programlarından haberdar değildir, %60'ı mesleki geleceklerinden kaygı duymaktadır ve %88'i aile sorunlarının uçuş performansını etkilediğini, %50'si bir psikologdan psikolojik destek almak istediğini ifade etmiştir. Örneklemin sosyal damgalanma kaygısı arttıkça terapist tepkisi, imaj sorunu ve zorlanma sorunu kaygıları da artmaktadır. Örneklemin sosyal damgalanma kaygısı arttıkça, kendini açmaktan bekledikleri riskler artmakta, bekledikleri faydalar ise azalmaktadır. Pilotların psikolojik yardım almak için ilk tercihlerinin psikologlar olması Havacılık Psikologlarının önemini göstermektedir. Araştırma sonuçlarında pilotların, psikoterapi sürecinde terapistin yetkinliğini sorgularken, yargılama ve damgalama unsurlarının olmadığı ortamlarda kendilerini daha rahat ifade edebilecekleri görülmüştür. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, Pilot Akran Destek Programlarının düzenlenip geliştirilmesi ve sonraki araştırmalara öncü kılavuz niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Klinik Psikoloji, Havacılık Psikolojisi, Pilot, Akran Destek Programı, Damgalanma, Yardım Alma, Havacılık Psikoloğu, Psikoterapi, Havacılık, Psikiyatri, Pilot Akran Destek Programları

Akran desteğiDamgalamaHavacılık+5
Berrin Çelikel
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta emniyet yönetim sistemi

Hava ulaştırma sistemleri içerisinde değişmeyen en önemli kural emniyettir. Havacılıkta emniyet anlayışında yaşanan zorunlu değişimler sonucunda emniyetin bir sistem olarak yönetilmeye başlanması ve organizasyonda her alanı kapsayan bir emniyet anlayışına sahip olunması gerekmektedir. Her geçen gün havayolu taşımacılığının emniyet performansını istenilen seviyede artırmak ve emniyetin mutlak suretle kabul edilebilir seviyelerde muhafaza edilmesini sağlamak açısından tüm paydaşlar tarafından uygulanmasının zorunluluğu olarak ifade edilmektedir. Yapılan bu tez çalışmasında, emniyet ve emniyet yönetimi kavramları belirtilerek emniyetin sağlanması için kurulacak bir emniyet yönetim sisteminin ayrıntıları açıklanmıştır. Bu çalışmada yer alan her bir emniyet yönetim sistemi bileşeni, emniyet performansa dayalı veriler kullanarak arttırmaya ve emniyetin devamlılığının sağlanması açısından oldukça önemlidir. Operasyonel personelin son emniyet bariyeri olduğu hava taşımacılık sisteminde özellikle proaktif emniyet yaklaşımın benimsenmesi ve görevlerin icra edilmesinde bu yaklaşımı etkin bir şeklide kullanmaları gerekliliği üzerinde durulmuştur. Proaktif emniyet yaklaşımı dünya havacılık otoriteleri tarafından uygulanması istenilen bir gerekliliktir. Geçmişten günümüze kadar geçen sürede öncelikle yetersiz teknik altyapı ile üretilmiş olan hava araçaları, sonrasında eğitim anlamında oldukça eksik olan kokpit ekibi ve son olarakta organizasyon kaynaklı kazaların hava ulaştırma sistemini ve bu taşıma türünün güvenirliliğinin sorgulanmasına sebep olmuşlardır. Diğer taşımacılık türlerine göre halen en yüksek emniyet seviyesine sahip olan hava taşımacılığı sistemi etkin bir emniyet yönetim sistemi uygulayarak ancak istenilen seviyede uçuşları mümkün kılabilecektir. Hava ulaştırma sistemi içerisindeki operasyonel personellerden olan pilotların hava araçlarını kullanırken yazılı kurallara riayet etmeleri ve proaktif bir emniyet yaklaşımıyla görevlerini icra etmeleri oldukça önemlidir.

EmniyetEmniyetli yönetimHava aracı+5
Hakan Uçar
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uçak kazalarına etki eden insan faktörlerinde örgütsel etkilerin rolü

Havacılığın ilk gelişim yıllarında meydana gelen kazalara neden olarak gösterilen teknik ve mekanik faktörlerin eksiklikleri, teknolojinin gelişmesi ile yerini özellikle 1950-1960 yıllarından itibaren insan faktörüne bıraktığı bilinmektedir. Günümüze kadar yapılan araştırmalar sonucu, en önemli faktör doğası gereği hata yapar düşüncesiyle kazaların %70-80'nine sebep olarak gösterilen insandır. Bu durum bazı çalışmalarda, havacılık kazalarının yaklaşık %70'inin pilotaj hatası olarak sınıflandırıldığını göstermektedir. Oysa yetenek hatası insan faktörlerinden sadece bir tanesidir. Ayrıca kazalar bir dizi olaylar zincirinin sonucudur ve bu zincirin son halkası pilotlardır. Bu araştırmada özellikle vurgulanan nokta İnsan Faktörleri olarak tüm etkilerin doğrudan kök neden olarak İnsan hatası şeklinde aktarılmasıyla oluşan bakış açısına dikkat çekmekle birlikte sektörün insan kaynağının stratejik önemine vurgu yapmaktır. Bu odaktan değerlendirildiğinde kazalara etki eden kök nedenlere ve bu nedenler içerisindeki insan faktörleri noktasında örgütsel ayrımlara doğru açı ile odaklanılması havacılıkta hem üretim kaynaklarının hem de emniyetin etkin tahsisine yardımcı olacaktır. Çalışmanın amacı; insan faktörünün hata yüzdesi üstünde soru işareti oluşmasında önemli rol oynayan örgütsel etkileri ön plana çıkarmaktır. Bunun yanında etkin bir insan kaynağı yönetiminin sektörel önemini ortaya koymaktır. Nitelikli ve yetenekli insan kaynağı hedefi olan bu sektörde yetersiz eğitim, yorgunluk, yanlış yönetimsel kararlar, ekip kaynak yönetimindeki yanlış eşleştirme, örgütsel baskılar ve stres, havayolu firmasının ekonomik kaygıları gibi nedenlerin kokpit ekibinin koordinasyon kurmada başarısız olmasında ve hata yapmasında asli nedenken nihai hata pilotaj olarak sunulmaktadır. Nitelim yapılan kazalardan elde edilen veri dokümanları incelendiğinde insan faktörü şeklinde anlaşılan pilotaj hatasının sanıldığı gibi doğrudan etkilerle %70-80 olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca araştırma sonucuna göre bu kazalarda kokpite etki eden faktörlerin yarısının örgütsel yönetim, kaygı, karar ve baskı kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak havacılık kazalarında insan faktörü denildiğinde anlaşılan pilotaj hatasının %30-40 oranında olduğu sonucuna varılmıştır.

Emniyetli yönetimHava trafik yönetimiHava yolları+7
Abdullah Türk
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta insan faktörünün uçak kazalarına etkisinin incelenmesi: Tenerife uçak kazası örneği

İnsanın doğası gereği birtakım sınırlara sahiptir. Performans ve limitleri belirleyen bu sınırlar, aynı zamanda insanları hata yapmaya açık hale getirmektedir. Geçmişten günümüze kadar yapılan birçok akademik çalışmanın sonucuna göre, hava aracı kazaları insan hatalarından kaynaklanmaktadır. İnsan hatalarının en aza indirilmesi, insanların bu limitlerini kontrol edebilecek bilincin saptanması özellikle havacılık sektörü için önem taşımaktadır. Çünkü insan, emniyet ve güvenliği sağlamanın ön planda olduğu havacılık sektörünün olmazsa olmazıdır. Havacılıkta İnsan Faktörleri konusu havacılık sektörünün ortak bir paydası haline gelmiştir. Merkezinde insanı barındıran havacılık sektörü için insanlar tarafından yapılan hatalar da engellenemez bir boyut kazanmıştır. Havacılık sektöründe son derece etkin bir role sahip olan insan faktörünün beraberinde getirdiği hatalar birçok hava aracı kazasına sebep olmuştur. Bu çalışmada, uçak kazalarının sebeplerinin saptanabilmesi için havacılıkta insan faktörü konusu araştırılmıştır. Havacılıkta insan faktörünün gelişimi ve öneminin açıklandığı birinci bölümün ardından, insan faktörlerinin temel kavramları detaylı bir biçimde açıklanmıştır. İnsanları hata yapmaya açık hale getiren ve performansı düşüren on iki faktör şunlardır; iletişim eksikliği, kendine güvenme, bilgi eksikliği, zihin dağılması, ekip çalışmasında eksiklik, yorgunluk, kaynak eksikliği, baskı, özgüven eksikliği, stres, farkındalık eksikliği, normlar. Bu faktörler çerçevesinde İsviçre Peyniri Modeli üzerinden Tenerife Uçak Kazası analizi yapılmıştır. Araştırma için verilerin toplanması ve analiz edilmesi sürecinde nitel araştırma deseni tercih edilmiştir. Verilerin toplanması için, görüşme ve yazılı doküman ve belgelerin analizi yöntemleri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına istinaden yorumlara yer verilerek çalışma tamamlanmıştır.

Ekip kaynak yönetimiHava aracıHava yolu taşımacılığı+7
Şebnem Tamer
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de hava sahasının esnek yönetilmesi ve ekonomik,kapasite, çevresel kazanımları

Bu çalışma, Türkiye'de gerçekleştirilen uçuşların ihtiyaçlarına karşılık verebilmek için gereksiz zaman kayıplarının önüne geçen bir uygulama ile kullanıcılarının yakıt ve maliyet tasarrufuna, çevresel zararların azaltılmasına ve verimsiz hava sahası kullanımının önüne geçilmesine yönelik düşünceden yola çıkarak gerçekleştirilmiştir.

Ekonomik katma değerEkonomik performansEsnek yönetim+7
Ali Altınok
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılık çalışanlarının mesleki tükenmişliklerinin aleksitimi düzeylerine etkisi

Bu tezin amacı, havacılık sektöründe yer hizmetlerinde görev yapan vardiyalı çalışanların mesleki tükenmişliklerinin (duygusal tükenme, duyarsızlaşma, düşük kişisel başarı) aleksitimi düzeylerini (duyguları tanımlamada güçlük, duyguları söze dökmede güçlük, dışa dönük düşünme) nasıl etkilediğini incelemektir. Araştırma kapsamında, Türkiye'deki havalimanlarında faaliyet gösteren en büyük yer hizmetleri kuruluşunun operasyon birimlerinde görev yapan 594 vardiyalı çalışan ile bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Toronto Aleksitimi Ölçeği ve demografik faktörlere ilişkin soru formundan oluşan toplam 51 soruluk bir anket uygulanmıştır. Anketin geçerlilik ve güvenilirlik analizleri ile tanımlayıcı istatistiklere ilişkin frekans ve dağılım analizleri SPSS 21.0 istatistik programıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın değişkenlerine ilişkin mesleki tükenmişlik (duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı alt boyutları) ile aleksitimi (duyguları tanımlamada güçlük, duyguları söze dökmede güçlük ve dışa dönük düşünme alt boyutları) arasındaki ilişki Bağımsız T testi, Anova, Korelasyon ve Regresyon analizleri ile incelenmiştir. Yapılan değerlendirmeler neticesinde; yer hizmetlerinin operasyon birimlerinde görev yapan vardiyalı çalışanların mesleki tükenmişlik düzeyi (duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutları) ile aleksitimi düzeyleri (duyguları tanımlamada güçlük ve duyguları söze dökmede güçlük alt boyutları) arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve mesleki tükenmişliğin yer hizmetleri çalışanlarının aleksitimi düzeylerini pozitif yönde etkilediği görülmektedir.

AleksitimiHavacılıkHavacılık endüstrisi+6
Birsen Yılmaz
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta meteoroloji verilerinin uçuş emniyeti açısından ekip kaynak yönetimine etkileri

Havacılık sektöründe meteoroloji verilerinin öngörülemeyen ve ani gelişen etkili karmaşık yapıları neticesinde, uçuş sırasında her daim takip edilmesi gereken ve yer kontrol birimleriyle kontrollü olarak iletişim halinde kalınması gereklidir. Meteorolojinin hava araçları üzerinde meydana gelmekte olan etkileri, havayollarının uçuş verimliliğini etkileyen başlıca faktörlerden biri olmaktadır. Uçuş emniyeti hususunda, meteoroloji kaynaklı risklerin uçuş mürettebatı tarafından süreklilik gerektiren analiz ve dikkatli bir yönetim yapılması gerekmektedir. Ekip kaynak yönetimi ise, uluslararası havacılık alanında emniyetli uçuş operasyonlarını hedeflemekte ve meteoroloji kaynaklı gelişen zorlu hava şartlarında, uçuş verimliliğin artırılması için çeşitli ekip kaynak yönetimi araçlarının yeterli olup olmadığı konusunda, zorlu eğitimler ile pilotları olumsuz şartlara hazırlanması çalışılmıştır. Bu çalışmada son yıllarda yaşanan havacılık operasyonlarında meteoroloji hadiselerinin ekip kaynak yönetimi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini araştırmak hedeflenmiştir. Aynı zamanda emniyetli bir uçuş operasyonu için gerekli olan yönetimsel uygulamalar incelenerek, bu uygulamaların veri analizi süreçlerindeki modellemeleri üzerinde ekip kaynak yönetimi ile ilişkisi kurulmaya çalışılmıştır. Bu tez çalışmasının amacı, ülkemizde yer alan ticari uçuşların ekiplerine yönelik henüz akademik olarak yeteri kadar çalışılmamış olan meteoroloji faktörünün, uçuş emniyeti ve ekip kaynak yönetimi üzerindeki olumsuz etkilerine değinerek, geçmişte meydana gelen olumsuz meteoroloji şartları sebebiyle gerçekleşmiş olan kaza ve olaylar eşliğinde, içindeki konumunu belirtmek ve ülkemizde bu alanda yapılması planlanan çalışmalara, yeni bir bakış açısı kazandırması açısından bir karar ve eğitim sisteminin geliştirilmesine yardımcı olmaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden yüzyüze kullanılan görüşme tekniği kullanılmış ve 50 kişilik pilot havuzundan elde edilen bilgiler ışığında veriler toplanmıştır. Yapılan çalışmada, meteoroloji, uçuş emniyeti ve ekip kaynak yönetimi faktörleri üzerinden yönlendirilen sorular eşliğinde, ekiplerin nasıl bir uçuş yönetimi ve veri analizi uygulaması gerçekleştirdiklerine yönelik görüşleri alınmıştır. Toplanılan veriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Analiz sonucunda stres yönetimi konusunda teorik bilginin ve meteorolojinin iyi analiz edilmesinin hayati bir öneme sahip olduğu görüşüne varılmıştır. Havacılıkta meteoroloji dolaylı gerçekleşen kaza ve olayların tamamen önlenebilir olunabileceği değerlendirilmiş ve ekip kaynak yönetimi faktörünün önemine dikkat çekerek, gelişmiş meteoroloji sistemleri ve güncel bir eğitim ile ortak çalışarak önlenebilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ekip kaynak yönetimiHavacılıkHavacılık meteorolojisi+6
Altuğ Aykan Bayazıtoğlu
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uygulanan ambargoların İran havacılık kazalarıyla ilişkisi

1980 yılında İran'a yönelik başlatılan yaptırımlar, zaman içerisinde sivil havacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemeye başlamıştır. Yaptırımlar, %10'dan fazla Amerikan teknolojisine sahip uçakların satın alınmasını engellemek için konulmuştur. Yaptırımlar, bu türden uçakların ticaretinin yapılmasını ABD Hazine Bakanlığı'nın iznine bağlamıştır. Bu kurala uymayan aracı şirketler de ABD yaptırımlarına tabi olma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışma, İran'a uygulanan ambargoların kazalara etkisini araştırmak üzere tasarlanmıştır. Çalışmada Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün (ICAO) son yedi yıllık verileri kullanılarak İran, benzeri sayıda uçuş sayısına sahip 3 bölge ülkesi (Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır) ve uzak doğudan bir ülke (Tayland) ile kıyaslanmış ve aralarındaki farkın istatistiki olarak ne derece anlamlı olduğu test edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki İran'daki kaza oranları, karşılaştırılan dört ülkeden de fazladır ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Diğer ülkeler de karşılıklı olarak birbirleriyle karşılaştırılmış ve bu karşılaştırma sonucunda farkın istatistiksel düzeyde anlamlı olmadığı, sadece İran ile aralarındaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum da İran'da meydana gelen hava araçlarının karıştığı kazalarla uygulanan ambargoların birbiriyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum sadece İran ve İran vatandaşlarını değil, tüm dünyayı ilgilendirmektedir. Elde edilen veriler bakımından böyle bir çalışmanın ilk olması, alan adına önemli olduğu düşünülmektedir.

AmbargoHava yolu taşımacılığıHava yolu ulaşımı+7
Maryam Shahamat
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanlarinda çevresel sürdürülebilirlik

Küresel ekonomide önemli bir yere sahip olan ve dünyanın en hızlı büyüyen, gelişen, yenilikçi ve dinamik yapısıyla dikkat çeken havacılık sektörü; uyguladığı karar ve politikalarla tüm dünyanın geleceğini ve yaşam kalitesini etkilemektedir. Bu bağlamda, havalimanlarındaki çevresel sürdürülebilirlik konusu, Türk Hava Yolları ve Pegasus Hava Yolları gibi farklı iş modellerine sahip havayolu şirketlerinin perspektifinden detaylıca ele alınmıştır. 2019 ile 2022 yılları arasındaki dönemi kapsayan araştırma, karbon emisyonları, yolcu sayıları, arz edilen koltuk kilometreleri ve ücretli yolcu kilometreleri gibi önemli operasyonel göstergeler üzerinden kapsamlı bir trend analizi yapmaktadır. Türk Hava Yolları'nın tam hizmet sağlayıcı iş modeli ile Pegasus Hava Yolları'nın düşük maliyetli iş modeli arasındaki farklılıkların çevresel etkilere yansımaları detaylı bir şekilde incelenmiş ve sektörel karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, bu havayolu şirketlerinin çevresel sürdürülebilirlik performansları analiz edilerek, sektördeki çevresel etkilerini azaltma çabaları değerlendirilmiştir. Karbon emisyonları, yolcu sayıları ve diğer operasyonel veriler üzerinden yapılan detaylı analizler, havayolu şirketlerinin çevresel etkilerini azaltma konusundaki stratejilerinin etkinliğini ortaya koymaktadır. 2019-2022 yılları arasında yapılan araştırmada, Pegasus Hava Yollarının yolcu başına düşen karbon emisyon oranlarının her geçen yıl arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılını baz alan çalışmada, en düşük karbon salınımının olduğu yıl 2020 olarak belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre, 2020 yılı, baz yıla kıyasla en düşük taşınan yolcu sayısına ve en düşük toplam sera gazı emisyon oranına sahiptir. Buna göre, yolcu başına düşen karbon emisyon oranının da en düşük olduğu yıl 2020 olarak tespit edilmiştir. 2022 yılına gelindiğinde ise, baz yıla kıyasla en yüksek yolcu başına düşen karbon emisyon oranı ve toplam sera gazı emisyon oranının en yüksek olduğu ve toplam taşınan yolcu sayısının da en fazla olduğu yıl olduğu görülmüştür. Türk Hava Yollarının 2019-2022 yılları arasındaki operasyonel verileri incelendiğinde, karbon emisyon oranlarında bir yükselişin ardından azalma olduğu belirlenmiştir. 2020 yılında, 2019'a göre en düşük taşınan yolcu sayısı ve karbon salınımı görülmesine rağmen, yolcu başına düşen karbon emisyon oranının 2022 yılında tekrar arttığı belirlenmiştir.

HavacılıkÇevresel etki
Çisem Çökelez
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarına yönelik geliştirilen STEM eğitimi programının etkililiğinin incelenmesi

Bu çalışma okul öncesi dönem çocuklarına yönelik geliştirilen havacılık ve uçaklar temalı STEM eğitimi programının çocukların bilimsel süreç becerilerine etkisini ve uygulama sürecinin çocuklar, aileler ve öğretmen üzerindeki yansımalarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Eskişehir Tepebaşı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, bir devlet ilkokulunda bulunan anasınıflarının A ve B şubelerinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında eğitim gören 39 çocuk ve A şubesinde eğitim gören çocukların aileleri ve öğretmeni oluşturmaktadır. Karma Yöntem Deneysel Desenin kullanıldığı araştırmada uygulanan programın çocukların bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkisini incelemek amacı ile Okul Öncesi Öğrencileri için Fen Kavramları ve Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Uygulama sürecinin çocuklar, aileler ve öğretmen üzerindeki yansımalarını incelemek için ise nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Deney grubunda STEM eğitimi programı 20 gün boyunca uygulanmış, kontrol grubunda sınıfın öğretmenin uygulamarına ek herhangi bir uygulama gerçekleştirilmemiştir. Araştırma sonucunda gerçekleştirilen STEM eğitiminin tüm katılımcılara katkı sağladığı görülmüştür. Sonuçlar çocukların bilimsel süreç becerilerinde deney grubu ve kontrol grubu arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu farklılığın kalıcı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte uygulamanın çocukların bilgi, beceri, duygu ve eğilimlerine olumlu katkı yaptığı görülmüştür. Benzer şekilde STEM eğitiminin aileler açısından aile içi iletişimi artırıcı, bilgi kazandırıcı, çocukların potansiyellerine ilişkin algıları genişletici, olumlu duygular uyandırıcı ve aile katılımına teşvik edici bir süreç olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda öğretmenin teknolojik pedagojik alan bilgisi ve alt boyutlarına ilişkin bilgi edindiği, olumlu duygular hissettiği, STEM eğitimini daha detaylı öğrenmeye ve uygulamaya yönelik eğilim kazandığı sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak sonuçlar uygulama sürecinin tüm katılımcılara çok yönlü ve olumlu katkı sağladığını göstermiştir. Anahtar sözcükler: STEM eğitimi, okul öncesi eğitim, bilimsel süreç becerileri, havacılık ve uçaklar, bilgi, beceri, duygu, eğilim

BeceriBilimsel süreçDuygu+7
Ümran Alan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

1909 - 1939 yılları arasında yapılan yurtiçi ve yurtdışı askeri hava seyahatleri

Bu çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politika alanındaki stratejik düşüncesinin bir parçası olarak komşu ülkelere yapmış olduğu Osmanlıdaki askeri havacılık tecrübesiyle birlikte 1939 yılına kadar yapılan Askeri Hava Seyahatleri incelenmiştir. İran, Yunanistan, Sovyetler Birliği, Romanya ve Balkan ülkeleri ile olan siyasi ilişkiler temelinde Türk diplomasisine olan katkıları üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tahran, Moskova, Romanya, Atina, Seyahat, Uçak

Askeri ilişkilerAskeri teşkilatHava gücü+7
Davud Kapucu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta emniyet açısından risk yönetimi ve havacılık örgütlerinden uygulama örnekleri

11 YÜKSEK LİSANS TEZ OZU HAVACILIKTA EMNİYET AÇISINDAN RİSK YÖNETİMİ VE HAVACILIK ÖRGÜTLERİNDEN UYGULAMA ÖRNEKLERİ Ayşe KÜÇÜK YILMAZ Sivil Havacılık Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ağustos 2003 Danışman: Yard.Doç.Dr. Ergün KAYA Havacılıkta risk yönetim sistemi, uçuş operasyonlarında, bunlarla ilgili yer operasyonları, havaaracı mühendisliği veya bakım faaliyetlerinde yüksek emniyet performansı seviyesine ulaşmak için ilgili tüm risklerin usul ve kurallara uygun yönetimi olarak tanımlanmaktadır. Havayolu işletmelerinde faaliyetler farklı alt sistemler tarafından yürütülmektedir. Bu faaliyetler birbirlerine karşılıklı olarak bağlıdır. Yoğun teknoloji kullanan havayolu işletmeleri, teknoloji ve pazardaki değişim hızının yüksek olduğu dinamik, karmaşık ve yoğun rekabet unsurunun olduğu bir çevrede faaliyet göstermektedir. Bu çevresel özelliklerden dolayı havayolu işletmelerinin organik bir örgüt yapısı kullanarak, çok çabuk karar alabilen ve değişen çevre koşullarına çok çabuk ayak uydurabilen esnek bir sisteme sahip olmaları gerekmektedir. Risk yönetimi uygun tanımlanmış adımlardan oluşan bir süreçtir. İşletme ve işletme faaliyetleri ile ilgili riskler ve bu risklerin etkileri dikkate alınarak en iyi kararların verilmesine katkıda bulunmaktadır. Risk yönetimi fırsatlar kadar kaçınılması gereken kayıpları da belirlemektedir. Etkin risk yönetimi tekniklerinin benimsenmesiyle işleticiler emniyet, kalite ve iş performansının geliştirilmesini sağlayabilirler. Temel olarak herhangi bir organizasyon, -büyük, orta ya da küçük ölçekli, özel ya da kamu-, risk yönetimi uygulamasından faydalanabilirler. Risk yönetimi uygulamak için, uluslararası ve ulusal havacılık otorite ve organizasyonları kılavuzlar ve standartlar geliştirmiştir. Bunlar, etkin risk yönetimi uygulamak için organizasyonlar tarafından gerek duyulan genel prosedürleri ve süreçleri vermektedir. Organizasyonlar bu kaynakları kullanarak kendi risk yönetimi sistemlerini, kendi amaç ve gereklerine uygun olarak geliştirirler. Bu çalışma kapsamında Türkiye'de MNG ve Freebird Havayolu işletmelerinde risk yönetimi uygulamaları incelenmiş ve elde edilen bulgulardan da yararlanılarak, genelde sivil havacılık özelde ise havayolu işletmeleri için uygulanabilir önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Emniyet, Risk Yönetimi, Havacılıkta Risk Yönetimi.

Emniyet tedbirleriEmniyetli yönetimHava yolları+5
Ayşe Küçük Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Mezun pilotların mesleki bağlılıklarının ekip kaynak yönetimi (EKY) becerileri üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu tez çalışması, uçuş organizasyonlarından yeni mezun olmuş pilotların mesleklerine olan bağlılıklarının uçuş operasyonlarını verimli ve etkin bir biçimde icra etmelerine en büyük katkı sağlayan ekip kaynak yönetimi becerileri üzerine etkilerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana kütlesi Türkiye'de faaliyette bulunan bir havayolu şirketinin uçuş okulundan mezun olan pilotlardan oluşmaktadır. 107 mezun pilottan anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Bu tez çalışması kapsamında, ilk bölümde havacılıkta ekip kaynak yönetimi (EKY) kavramı ve becerileri açıklanmıştır. Daha geniş bir ifade ile ele almak gerekirse; insan faktörünün (pilot) havacılık ve uçuş operasyonları açısından önemi ve bu faaliyetleri emniyetli bir şekilde gerçekleştirmek için pilotların sahip olması gereken EKY becerileri açıklanmıştır. Yeni mezun pilotların mesleklerine olan bağlılıklarının uçuş ekibi kaynak yönetimi (EKY) becerilerine olan etkilerinin ne yönde ve hangi ölçüde olduğunu ortaya koymak amacıyla yapılan anket çalışmasının bulguları ile istatistiksel veri analizi, güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon analizi, anova ve t-test analizi ve regresyon analizi sonuçlarına ve yorumlarına yer verilmiştir. Çalışmada elde edilen analizler sonucunda mesleki bağlılığın alt bileşenlerinden olan duygusal bağlılığın ekip kaynak yönetimi (EKY) becerileri üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkisinin olduğu ve böylelikle pilotlarda aranması gereken bir özellik olması gerektiği değerlendirilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Ekip Kaynak Yönetimi, Havacılık, İnsan Faktörü, Mesleki Bağlılık, Pilotlar.

Ekip kaynak yönetimiHavacılıkHavacılık sektörü+4
Erdem Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Havaalanı master planlama yaklaşımları ve farklı uygulamalar ile ilgili bir araştırma

Havaalanı master planı havaalanlarının gelecek beklentilerine yol göstermek için hazırlanır. Master plan ile havaalanı hizmetlerinin genişlemesi ve geliştirilmesi için mantıklı, sürdürülebilir, maliyet etkili bir yöntem oluşturulur. Bir havaalanı büyük ve farklı tesislerin, sistemlerin, kullanıcıların, çalışanların, kuralların ve düzenlemelerin birleşiminden meydana gelir. Bu nedenle havaalanı master planları mühendislik ve teknik tasarımlar gerektiren, işletme ve yönetim tekniklerini içeren politik kararlara ihtiyaç duyan çok disiplinli ve karmaşık bir yapıdadır.Havaalanı master planlaması teorileri ve master plan aşamaları; ICAO, IATA ve FAA gibi uluslararası kuruluşlar tarafından temel prensipleri aynı olmakla birlikte farklı şekillerde tanımlanmaktadır. A.B.D., AB, Türkiye ve diğer ülkelerin havaalanlarının master planlama uygulamaları incelendiğinde, master planlama konusunda uluslararası kuruluşların önerileri ile uygulamalar arasında farklılıklar olduğu görülmektedir. Çalışmada bu farklılıkların neden kaynaklandığı araştırılarak Türkiye'deki havaalanları için önerilerde bulunulmuştur.

Hava alanlarıHavacılık
Savaş Selahattin Ateş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İşyerinde psikolojik taciz ve havacılık sektöründe bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren kamu ve özel sektör havacılık kuruluşlarında işyerinde psikolojik tacizin yaygınlık seviyesini belirlemek ve tacizin türünü, yönünü, tacize karşı verilen tepkileri, tacizin süresini, çalışanların demografik özellikleri ve çalışma koşullarının tacizde etkili olup olmadığını tespit etmektir.Tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde işyerinde psikolojik taciz ve ilgili kavramlar, ikinci bölümde işyerinde psikolojik taciz süreci üzerinde durulmaktadır. Son bölümde Türkiye'de havacılık sektöründe, işyerinde psikolojik taciz olgusu üzerine bir uygulama yer almaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Ankette Leymann'ın LIPT (The Leymann Ivertory of Psychological Terrorization) ölçeği esas alınmıştır. Ankete Türkiye'de havacılık sektöründe çalışan 194 kişi katılmıştır. Veriler SPSS 18 programı kullanılarak frekans dağılımları, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis analizleri yapılarak test edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre işyerinde psikolojik tacize maruz kalmanın cinsiyet, yaş, medeni durum, çalışılan sektör ve hizmet süresi ile farklılaşmadığı, fakat eğitim düzeyi ve kurumdaki konuma göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Katılımcıların en fazla ?Kendini gösterme ve iletişim olanaklarının kısıtlanması? en düşük de ?Sağlığa doğrudan saldırı? davranışlarına maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Araştırmada işyerinde psikolojik tacizin yukarıdan aşağıya doğru olduğu, tacize karşı verilen tepkiler incelendiğinde en yaygın olan tepkinin ?görmezden gelme?, en az verilen tepkinin ise ?arkadaşlardan yardım isteme? olduğu ve tacize maruz kalma süresinin ağırlıklı olarak üç yıl ve üzeri olduğu tespit edilmiştir.

Cinsel tacizHavacılıkHavacılık sektörü+4
Tulga Metin Candaş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00

Related subjects