Content

84 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Olimpiyat logo ve piktogramlarında kültürel özelliklerin biçim ve içerik çözümlemeleri

En eski zamanlardan günümüze kültür alışverişi devam ede gelmiştir. Bu alışveriş sırasında ortak dil problemi de kendisini göstermiştir. Mağara döneminde vücut dilini kullanan insan, gelişim süreci içinde simgeler ve yazılı işaretlerle bu ihtiyacını gidermeye başlamıştır. Yaşamın bir parçası olarak süregelen, ve bilgi aktarımını sağlayan semboller, somut ve soyut biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Vücut dilinin yetersiz kaldığı zamanlarda piktografik (görsel) dil devreye girmiştir. Zamanla bu dil önemli bir iletişim aracı haline gelmiştir. Günümüz dünyasında trafik işaretleri, günlük hayatın içinde yer alan ihtiyaçlar da simge buna örnek gösterilebir. Bu iletişim araçlarından logolar önemli yer tutmaktadır. Logo, bir kurumun, bir ürünün veya hizmetin benzerlerinde ayırt edilmesini sağlayan ve ona saygınlık kazandıran; benzersiz,estetik, her türlü reklâm mecralarında kullanılabilen, tipografik kavramlar içeren, evrensel bir dildir Böylece Ülkeler arası etkileşimde bulunan insanlar, ulaşım zorluğu çekmeden piktografik dille kendilerini ifade edebilmektedir. Bu çalışmada, tüm dünya ülkelerinin katılımıyla yapılan olimpiyat oyunlarında kullanılan logo ve piktogramların tarihsel gelişimi biçim ve içerik olarak kronolojik olarak incelenmiştir.

BiçimKültürel özelliklerLogo+3
Kemal Köksal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İçerik ve öyküleştirme pazarlaması ile marka topluluklarıyla parasosyal ilişki yaratmak: BTS ve ARMY örneği

Tüketiciler,kendilerine katkı sağlayan ve duygularına hitap edebilen firmalar ile bağ kurabilmektedirler. Artan rekabet ortamında, firmaların hedef kitle ile kuracağı bağ önem arz etmektedir.İşletmeler, hedef kitle ile bağ kurabilmek için onların ihtiyaçlarına cevap verecek, duygularına hitap edecek ve ilgilerini çekmeyi sağlayacak stratejiler izlemektedirler. Bu nedenle günümüzde işletmeler içerik ve öyküleştirme pazarlamalarına ağırlık vermeye başlamışlardır. Dizi sektörüne bakıldığında karakterler ile izleyici arasında parasosyal ilişki kurulduğu görülmektedir. Bu parasosyal ilişki kurulumunu sağlayan faktör, karakter için yaratılan öyküdür. Yaratılan öykü ne kadar ilgi çekici ve gerçekçi ise karakter ile izleyici arasındaki bağ kuvvetlenmektedir. Buradan yola çıkarak bu araştırmada, markaların izleyecekleri içerik ve öyküleştirme pazarlamasıyla hedef kitle ile parasosyal ilişki yaratılıp yaratılamayacağı incelenmiştir. Araştırmada, içerik ve öyküleştirme pazarlamaları ve parasosyal ilişki kavramsal olarak değerlendirilmiştir. BTS grubu ve hayranları ARMY üzerinden incelemeler yapılmıştır. İçerik analizi yöntemi ile grubun izlemiş olduğu içerik ve öyküleştirme pazarlaması ve bunlara gelen tepkiler incelenmiştir. Araştırma sonucunda etkili içerik ve öyküleştirme pazarlaması ile hedef kitleyle parasosyal ilişki kurulabildiği gözlemlenmiştir.

Hedef pazarHikayelemeMarka+7
Berna Güner
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar lisesi müzik alanı 9.sınıf piyano ders kitabının içeriğinin incelenmesi

Bu araştırmada Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Alanı 9. Sınıf Piyano ders kitabında yer alan etütler ve eserler, piyano dersine giren öğretmenlerin görüş ve değerlendirmelerine dayalı olarak incelenmiştir. İncelemede öğretmenlere etüt ve eserlerin niteliklerinin ve niceliklerinin yeterliliği "evet – hayır – kararsızım" şeklinde sorulmuştur. Nicel bir boyut taşıyan bu çalışmaya, öğretmenlerin kullandıkları yardımcı kaynaklar ve kaynaklara yönelme sebepleri açık uçlu sorularla sorularak araştırmaya nitel bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırma için Türkiye'nin 25 Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan 50 piyano Öğretmenlerine dijital ortamda anketler gönderilmiş, gönderilen anketlere verilen cevaplar neticesinde 9. Sınıf piyano ders kitabında yer alan etüt ve eserlerin nitelik ve nicelik olarak yetersiz olduğu, eğitimin ilkelerine göre oluşturulmadığı ve kitapta yer alan görsellerin yetersiz kaldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın verilerinden elde edilen sonuçlara göre; kitabın yeniden ele alınması, yeniden düzenlenmesi şeklinde önerilerde bulunulmuştur.

Ders kitaplarıKitaplarMüzik+5
Burak Baran
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin içerik düzenleme yaklaşımlarına göre incelenmesi

Bir programın içerik boyutunda belirlenen amaçlara ulaşmak için "Ne öğretelim?" sorusuna yanıt aranır. Öğrencilere edindirilmek istenen içeriğin en doğru şekilde kavratılabilmesi için çeşitli içerik düzenleme yaklaşımlarından yararlanılmaktadır. İçerik düzenleme yaklaşımlarının ders esnasında kullanılması, ders kitaplarında yer alması öğrenmenin kalıcılığı ve verimliliğini arttıracaktır. Bu düşünceden yola çıkarak 8. sınıf Türkçe Ders Kitaplarındaki etkinlikler içerik düzenleme yaklaşımlarına göre incelenmiş ve bu yaklaşımların hangilerinin kullanıldığı tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada TAV Yayıncılık'a ait olan 8. sınıf Türkçe Ders Kitabı çalışma materyali olarak kullanılmıştır. Materyal incelenirken doküman incelemesi modellerinden biri olan içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Ders kitabında yer alan etkinlikler taksonomi ilkelerine göre sınıflandırılmış; etkinlikler ait oldukları konu başlıklarına göre tasnif edilmiş ve etkinliklerin içerik düzenleme yaklaşımlarına uygunluğuna bakılmıştır. 8. sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda yer alan bütün temalar incelendiğinde bilgi, kavrama, uygulama basamaklarına yönelik toplam 174 etkinliğin olduğu görülmüştür. Fakat analiz, sentez ve değerlendirme basamaklarına ait etkinliklerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilgi düzeyinde yer alan 38 etkinlikten 10'u; kavrama düzeyinde yer alan 66 etkinlikten 20'si ve uygulama düzeyinde yer alan 70 etkinlikten 33'ü içerik düzenleme yaklaşımlarına uygun olarak tasarlanmıştır. Etkinliklerde içerik düzenleme yaklaşımlarından doğrusal, sarmal ve modüler yaklaşımların kullanıldığı, diğer yaklaşımların kullanılmadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler İçerik düzenleme yaklaşımı, Türkçe ders kitabı, etkinlikler

Ders kitaplarıHazırlık etkinlikleriKitaplar+5
Seda Şeker
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk'ün meclis açış konuşmalarının muhteva analizi metoduyla incelenmesi

Muhteva analizi metodu, metinlerin sistematik bir biçimde incelenmesiyle, verilmek istenen mesaj, yazarı, hatta metnin yazıldığı dönem hakkında açıklayıcı bulgular elde etmeye yarayan bir metottur. Aynı amaçla söylenmiş birden çok konuşma metnine tatbik edildiğinde, konuşmacının mesajlarında var olan ortak duygu ve düşüncelerin meydana çıkarılmasını sağlayabilmektedir. Bu yolla, konuşmacının dinleyenler üzerinde yarattığı etki ve onların söylenenlerden aldıkları mesajları bulmak mümkün olabilmektedir. Çalışmamız, Türkiye Büyük Millet Meclisi?nin açılışından itibaren, Atatürk?ün her yıl yaptığı meclis açış konuşmalarının, muhteva analizi metoduyla incelenmesi üzerinedir. Söz konusu konuşmalar, Meclis?in çalışma yılı başlangıcında yapılmaları nedeniyle, diğer zamanlardaki konuşmalardan ayrı bir amaç ve öneme sahiptirler. Her konuşma metni, meclis çalışmalarının ve dolayısıyla hükümet işlerinin, geçmişi ve geleceğine ilişkin mesajlar içermektedir. Atatürk?ün üzerinde durduğu konularla, ülkedeki gelişmeleri şekillendiren meclis faaliyetleri bir arada değerlendirilmek suretiyle, konuşma metinlerinin etkileri araştırma konusu olarak seçilmiştir. Hedefimiz, konuşma metinlerinin vizyon çizmeye yönelik olup olmadıklarını ortaya koymaktır. Böylelikle, Atatürk?ün liderlik özelliğinin bir parçası olan, kitleleri yönlendirme becerisi, ayrı bir açıdan değerlendirilmiş olacaktır. Yapılan inceleme, 1920-1938 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönem, Türkiye Cumhuriyeti Devleti?nin kuruluşuna giden yol ile gelişiminin başlangıç sürecini ihtiva etmektedir. Ülkede halk egemenliğinin tam manasıyla tesis edilmesinin de temel taşlarının oluşturulduğu yılları tarif eder. Bu açıdan, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarıyla başlayan ve günümüz Türkiye?sine uzanan yolda, Atatürk?ün işaret ettiği konuların ne ölçüde anlaşıldığı ve benimsendiği de gözlemlenebilecektir. Ayrıca konuşma metinlerinin içerdiği konulara ayrılan zaman ve söz söylenirken izlenen sıra, dönemin ülke açısından önceliklerine önemli bir gösterge olarak görülebilecektir. Konuşma metinlerinin aynı konu üzerine söylenen bölümleri ayrı ayrı analize tabi tutularak, bütünü üzerinde yorum ve değerlendirmelere ulaşılmıştır. Yani, küçük parçalardan başlanarak tümevarım yolu izlenmiştir. Söz konusu parçalar, kendi konu başlıkları üzerine yapılacak çalışmalara da veri sunma özelliği taşıyabileceklerdir. Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi üzerine hazırlanan birçok eserde benzer konu başlıklarıyla tasnif edilerek sunum yapılmaktadır. Dolayısıyla, Atatürk?ün meclis açış konuşmaları bir anlamda döneminin özeti gibidir. Bu yüzden, diğer söylev ve demeçlerinde rastlanamayacak kadar geniş zaman dilimleri üzerine düşüncelerinin topluca meclis açış konuşmalarına yansıdığı kabul edilebilir. Atatürk, hayatın her sahasında olduğu gibi, meclis açış konuşmalarında da öğreticilik yönünü elden bırakmamıştır. O?nun sözleriyle hareketini şekillendirenler, körü körüne değil, inanarak adım atmışlardır. Kendisinin, hükümet işleri ile alakası ve yol göstericiliği sayısız örneklerle gözler önündedir. Bu çalışma ise, milletvekillerini yönlendirmedeki başarısı ve çizdiği vizyonu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Meclis, Muhteva Analizi, Vizyon, Meclis Açış Konuşmaları.

Atatürk, Mustafa KemalKonuşmaKonuşma becerisi+7
İhsan Çanak
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk dergilerinin içerik ve görselleri açısından değerlendirilmesi

Çocuk dergileri, çocukların yaşlarına ve gelişim seviyelerine uygun, duyularına hitap edebilen, birçok edebi türü içinde barındıran, süreli aralıklarla yayınlanan çocuk edebiyatı ürünleridir. Çocuklar, derginin içeriğine göre farklı ufuklara açılabilirler. Bilimsel konulardaki gelişmeleri takip eden dergiler, çocukların yaratıcılığını geliştirmeye heveslendirirken; bazı dergiler de, farklı sporları, yaşam biçimlerini, teknolojiyi, hayvanları veya coğrafi temaları ele alarak çocukların dünyalarına hitap etmeye çalışırlar. Eğlenceli bulmacaların olması, kısa ve net bilgiler sunması, şiirler bulunması, güncel olayların takip edilebilmesi, bilimsel çalışmalar doğrultusunda çocuğa deney yapma olanağı sunması ve içeriğine uygun olarak her sayfanın fotoğraf, karikatür veya resimlerle desteklenmesi, çocuk dergilerinin öne çıkan özellikleridir. Bu araştırma Türkiye'de yayınlanan çocuk dergilerinin konu alanları, metin türü, görselleri, etkinlikleri ve öğrenci görüşleri bakımından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma kapsamında: "Türkiye'de yayımlanan çocuk dergileri hangi tür metinlere yer vermektedir?", "Çocuk dergilerinin konu alanları nelerdir?", "Çocuk dergilerinde ne tür görseller ne sıklıkla yer almaktadır?", "Çocuk dergilerinde ne tür etkinlikler bulunmaktadır?" ve "Çocuk dergileri ile ilgili öğrenci görüşleri nasıldır?" sorularına cevap aranmıştır. Bu araştırmada nitel model kullanılmıştır. Araştırmanın verileri betimsel analiz, içerik analizi, doküman incelemesi ve görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Bu çalışmanın verileri Türkiye'de, 2016-2017 yıllarında yayınlanan çocuk dergilerinin sayılarından toplanmıştır. Bu çalışmaya, öğretmen ve öğrencilerle görüşülüp hangi dergilerin incelenmesi gerektiği hakkında tartışılarak başlanmıştır. Bu aşamada ayrıca, internet üzerinden hangi çocuk dergilerinin güncel olduğu araştırmacı tarafından araştırılmıştır. Araştırma üzerinde çalışılması kararlaştırılan çocuk dergileri için metin türleri (bilgilendirici, şiir ve olaya dayalı), konu alanları, görseller ve etkinlikler bakımından irdelenmek üzere tablolar oluşturulmuştur. Böylece hangi dergilerin hangi metin türlerini, konu alanlarını görselleri ve etkinlikleri ne kadar içerdikleri ortaya konulmuştur. Ayrıca çocuk dergileri ile ilgili öğrenci görüşlerine de yer verilmiştir. Bu çalışmada elde edilenler doğrultusunda çocuk dergilerinin öğrencileri farklı metin türleri ile karşılaştıran, temalarda eşit dağılım sağlanmasa da çeşitli konu alanlarıyla öğrencileri buluşturan, içeriğini değişik görsellerle destekleyen ve farklı etkinliklere yer veren edebiyat ürünü olduğu ve çocukların gelişimine katkı sağladığı anlaşılmıştır.

DergilerEdebiyat dergisiGörsel anlatım+5
İncinur Dolaylar Özkul
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya içerik pazarlaması paylaşımlarının tüketici katılımı yoluyla firma performansı üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, firmaların içerik pazarlaması kapsamında Facebook ve Twitter hesaplarında paylaştıkları içerik mesaj türleri ile gönderi formatlarının tüketici katılımı üzerinde farklılık yaratıp yaratmadığının incelenmesi ve tüketici katılımının firma performansı üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu kapsamda Global Fortune 500 listesinde sağlık ve teknoloji sektöründe yer alan dört firmanın 2019 yılında Facebook ve Twitter'de paylaştığı içerikler incelenmiştir. Veri tek yönlü varyans analizi ve doğrusal regresyon yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular tüketici katılımının firmaların Facebook ve Twitter'de paylaştıkları içeriklerin mesaj türlerine göre farklılaştığını göstermektedir. Firmaların paylaştığı duygusal ve karma mesajların (duygusal-bilgilendirici) bulunduğu içeriklerin bilgilendirici mesajların olduğu içeriklere göre daha çok katılım elde ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca gönderi formatları arasında video içerikler, fotoğraf ve bağlantı (link) içeriklerine göre katılım oranı açısından daha iyi performans göstermektedir. Son olarak firmaların sosyal medyada elde ettiği katılım oranının firma performansını etkilemediği tespit edilmiştir. Çalışma, sınırlı sayıda araştırmanın yer aldığı içerik pazarlaması alanında içerik türlerinin (mesaj türü ve gönder formatı) tüketici katılımına ve katılımın firma performansına etkisini inceleyerek mevcut literatüre katkı sağlamaktadır. Buna ek olarak, bu değişkenlerin etkilerini sektör ve sosyal medya platformu kapsamında ayrı ayrı inceleyip benzerlikleri ve farklılıkları yorumlaması bakımından da literatüre katkı sağlamaktadır.

FacebookFirma performansıMüşteri katılımı+6
Yasin Özkan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyalektik bağlamda çanak formundan sanat formuna

Evrenin içerisinde yer alan zıtlık kavramı, insanlığı oluşturan ve değerli kılan birçok konunun içerisinde de yer almaktadır. Zıtlık kavramının felsefe alanındaki tanımı, diyalektik (karşıtların birliği) konusuyla da açıklanabilmektedir. İnsan algısına kadar etki eden bu kavram, karşıt kavramların bir araya gelmesiyle yeni bir oluşum ve gelişim yaratmaktadır. Doğa olaylarından, insanı oluşturan temel yargılara kadar etkisi olan zıt birlikteliklerin sonucunda insanda, doğada hatta kavramların birliği ile sanat alanında da değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Bu çalışmada yer alan çanaklar, sanatın ortaya çıktığı dönem olarak düşünülen insanlığın ilk evreleri ve bu evrelerden itibaren incelenen teknoloji ve insan yaşamının gelişimi ile sanat alanında yer almaktadır. Sanat formu olan bu çanaklar, zıtlık kavramı ve farklı malzemelerin birliği ile özgün çalışmaları oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Zıtlık, Diyalektik (Eytişim), Biçim, İçerik, İmge, Mekân

BiçimDiyalektikGörsel imge+6
Burçin Kaya
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetişim ve söylem bağlamında bir içerik analizi çalışması: Siyasi parti örneği

21.yüzyıl bilgi toplumunda yönetişim olgusu, örgütlerde yönetim felsefesinin tekrar düşünülmesine yol açmaktadır. Örgütlerde, kararların alınmasında yönetim fonksiyonun önemli bir işlevi bulunmaktadır. Yönetim, endüstri devriminden bu yana örgütlerin merkezinde yer alan yürütücü bir güç olarak bulunmaktadır. Örgütlerin, günümüzde teknolojinin gelişimi ve küreselleşme ile beraber değişime uğrayan sosyo-ekonomik alanlarda dış çevre koşullarından bağımsız olarak hareket etme olanakları kalmamıştır. Örgütler ancak dış çevre koşullarıyla, paydaşlarıyla ve onların faaliyetleriyle uyumlu oldukları zaman varlıklarının sürdürülebilirliğini sağlayabilmektedir. Örgütün sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yönetişimin ilkeleri dahilinde örgütün tüm paydaşlarının yönetime katılma fikrine dahil edilmesi gerekmektedir. Çünkü örgütlerin devamlılığını sağlayıcı tek dinamik unsur yönetim faaliyetleri değildir. Yönetişim ilkelerinin iletişim gücüyle birleştirilmesi ve paydaşlara yayılması oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda örgütlerin, yönetişim ile yönetme gücünü paylaşması kendi varlıklarının korunması için de gerekli olmaktadır. Modern toplum, ulus devletlerin oluşumu ile birlikte toplumu temsil eden siyasal partiler ve siyasal alanın örgüt yapılarından bir tanesidir. Siyasi partiler, toplumun temsilcisi olarak siyasal alanda bulunmaktadırlar. Bu görüşlerden yola çıkarak, bu tez çalışmasında yönetişimin ilkeleri ve siyasi parti söylemleri örgüt bakış açısıyla incelenmektedir. Birinci bölümde, örgüt ve yönetim unsurlarının gelişimi, yönetişim kavramı ve ilkelerinin irdelenmesi ele alınmaktadır. İkinci bölümde, siyasi parti kavramı ve özellikleri ile söylem olgusu açıklanmaktadır. Üçüncü bölüm ise tezin araştırma bölümünü oluşmaktadır. Bu bölüm, bir siyasi partinin seçim bildirgesinin söylemleri bağlamında incelenmesini kapsamaktadır. Sonuç olarak, ekonomi, hukuk ve paydaş temelli söylemlere ulaşılmaktadır.

Siyasi parti programlarıSiyasi partilerSöylem analizi+6
Aslı Ercan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının yeni yüzleri Youtube içerik üreticileri ve kanal toplulukları: Youtuber - marka işbirliği videoları üzerine bir araştırma

Teknolojideki değişimler ve sosyal medyanın gelişimi ile birlikte tüketicilerin etki alanı genişlemiştir. Bugün tüketicilerin, sosyal medya platformlarında paylaştığı bir düşünce kolaylıkla büyük kitlelere ulaşabilmektedir. Kullanıcı tarafından üretilen içeriğin gücü, markaların yalnızca sosyal medya platformlarında var olarak hedef kitleleri ile etkili bir iletişim kurmasını zorlaştırmaktadır. Sahip oldukları kanal topluluklarını etkileme kapasitene sahip popüler YouTube içerik üreticileri ile hazırlanan işbirliği videoları, markaların hedef kitleleri ile doğal ve etkili bir şekilde iletişim kurmasına yardımcı olmaktadır. Temel amacı, içerik üreticisinin kanal topluluğu ile bağlantı kurmak olan işbirliği videolarının başarılı olabilmesi ancak stratejik bir yaklaşım ile mümkündür. Çalışmanın amacı markaların, YouTube içerik üreticileri ile birlikte hazırladığı işbirliği videolarındaki stratejik hataları engellemek için kanal topluluklarının işbirliği videoları karşısındaki tepkilerini incelemektir. Tezin ilk bölümünde genel olarak sosyal medya kavramından ve sosyal medya pazarlamasının geleneksel pazarlamadan farkından bahsedilmektedir. İkinci bölümde YouTube'un sosyal medya pazarlamasındaki yeri, Hovland'ın mesaj öğrenme tezi bağlamında YouTube içerik üreticileri ve kanal toplulukları ve YouTuber – marka işbirliği videoları açıklanmıştır. Son bölümde ise Avon markasının makyaj vloggerları Melodi Elbirliler, Tuğba Tunçkaya ve Cansu Akın ile birlikte hazırladığı "Denemeye Var Mısın?" kampanyasına yönelik kanal topluluklarının tepkileri incelenmiştir. İşbirliği videolarında yer alan toplam 2942 yorum, nitel bir araştırma deseni olan netnografi kapsamında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda her bir içerik üreticisinin farklı gruplardan oluşan kanal topluluğuna sahip olduğu ve kanal topluluklarının grup özellikleri doğrultusunda işbirliği videolarına yönelik tepkilerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

MarkaPazarlamaReklamlar+7
Begüm Mutlu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi (3-6 yaş grubu) çocuklara yönelik youtube Türkiye platformunda yayınlanan meslek konulu animasyonlarda toplumsal cinsiyet eşitliğinin iletişim tasarımı bağlamında incelenmesi

Günümüzde internetin her an her yerde kullanılabilir olması, sosyal medya platformlarında etkileşimin kolaylaşması ve istenilen videoların arzu edildiği anda birkaç dokunuşla izlenebilmesi insanlar arasındaki iletişim kanallarında değişikliklere neden olmaktadır. Bu durumdan sadece yetişkinler ve gençler değil aynı zamanda okul öncesi dönem çocukları da (3-6 yaş grubu) nasibini almaktadır. Dizi, film, müzik ve çocuk animasyon videoları gibi içerikleri barındıran ve geniş bir sanal platform olan, 'YouTube' isteklerimize anında cevap vermektedir. İletişim tasarımı bağlamında etkileşime geçilen videolar; animasyon karakterleri, videolarda kullanılan renkler, müzikler, efektler çocukların gelişim sürecinde kalıp yargılarını şekillendirmesinde etkili midir? İstemli ya da istemsiz maruz kalınan bu videolar, bilişsel ve zihinsel olarak gelişimin en etkin olduğu okul öncesi dönemde (3-6 yaş grubu) tanıtılan meslek grupları arasında toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği açısından kalıp yargı oluşturabilir mi? Bu çalışmada; okul öncesi döneme (3-6 yaş grubu) yönelik hazırlanmış, birden fazla meslek grubunun tanıtımını içeren, 2020 yılı dahil olmak üzere 2022 yılını da kapsayan YouTube Türkiye platformunda yayına girmiş ve seslendirme dili Türkçe olan videolar taranmıştır. Bu sınırlamalar doğrultusunda en yüksek görüntüleme sayısı baz alınarak seçilen beş videonun iletişim tasarımı bağlamında çözümlemesi yapılmıştır. Belirli çizgi film ya da animasyon karakterleri üzerinden meslek tanıtımı yapan videolar ve aynı şekilde tek meslek gruplarını tanıtan video içerikleri de değerlendirme dışı tutulmuştur. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinde biri olan içerik analizi yöntemine başvurulmuş bazı alt okumalar için göstergebilimden faydalanılmıştır. Böylelikle yukarıda verilen sorulara yanıtlar aranmış ve çocukların okul öncesi dönemde sıklıkla iletişim halinde oldukları videoların, onların gelişim sürecinde oluşturduğu kalıp yargılarını ne derece etkileyip etkilemeyeceği konusu araştırılmıştır.

Animasyon filmlerGörsel iletişim tasarımıOkul öncesi çocuklar+6
Elif Alptekin
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı sosyal ağ platformlarında, reklam çekiciliği, reklam içerik türü ve sosyal etkili kişi varlığının dijital tüketici etkileşimine etkisi

"Farklı sosyal ağ platformlarında, reklam çekiciliği, reklam içerik türü ve sosyal etkili kişi varlığının dijital tüketici etkileşimine etkisi" tezi kapsamında sosyal medya, sosyal ağ, sosyal ağ reklamları, reklam içerik türleri, reklam çekiciliği, sosyal etkili kişi ve dijital tüketici etkileşimi kavramları ele alınmıştır. Bu araştırma kapsamında 19 markanın beş farklı sosyal ağ platformundaki (Facebook, Instagram, Linkedin, Twitter, Youtube) belli bir döneme ait sosyal ağ paylaşımlarının etkileşim detayları incelenmiş ve bu paylaşımların dijital tüketici etkileşim türleri analiz edilmiştir. Bu inceleme sırasında reklam içerik türü, reklam çekiciliği ve sosyal etkili kişi varlığının dijital tüketici etkileşimine olan etkisi araştırılmıştır. Tezin araştırması kapsamında hangi sosyal ağ platformunda hangi içerik türünün ve çekiciliğinin daha yüksek etkileşim yarattığının analiz edilmesi hedeflenmiştir. Yürütülen içerik analizi kapsamında belirlenen 19 markanın paylaşımlarına ait etkileşim detayları ayrı ayrı sosyal ağ platformları için analiz edilmiştir. Her bir sosyal ağ platformunda, yapılan paylaşımların reklam türlerine göre, reklam içerik türü ve reklam çekiciliği türü değişkenlerinin dijital tüketici etkileşimine etkisi araştırılmıştır. Her bir sosyal ağ platformundaki dijital tüketici etkileşimi farklı değişkenler için ayrı ayrı Tek Yönlü Varyans Analizi veya t-Test ile ölçülmüştür. Analiz sonucuna göre, belirlenen değişkenlerin dijital tüketici etkileşimini anlamlı bir şekilde etkilediği görülmüştür. Bu bağlamda, reklam içerik türünün, reklam çekiciliğinin ve sosyal etkili kişi varlığının sosyal ağ reklam türlerinin dijital tüketici etkileşimi ile ilişkisinde anlamlı etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bu ilişkilerde fotoğraf (görsel), video ve metin içerik türleri ile transformal ve bilgilendirici reklam çekiciliği türlerinin etkileri sosyal ağ platformlarına göre değişiklik gösterdiği ortaya konmuştur.

Nüfuz pazarlamasıReklam çekiciliğiReklamlar+6
Elif Duygu Özyurt
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sünbülzâde Vehbî'nin kasideleri ve kasideciliği

Bu çalışma Sünbülzâde Vehbî'nin kasidelerinin tür ve şekil bakımından değerlendirilmesine ve kasideciliğinin konumunun belirlenmesine yönelik bir çalışmadır. Çalışmanın amacı, 18. yy. divan şairi olan Sünbülzâde Vehbî'nin kasidelerinin gelenekle olan münasebetini ortaya koyarken gelenekten ayrılan yönlerini de tespit etmektir. Sünbülzâde Vehbî Divanı'nda "kasâîd" bölümünde bulunan 63 şiir tür veya şekil bakımından kaside olarak değerlendirilmiştir. Geriye kalan şiirler (kıta, tahmis, tercî-i bend, muhammes gibi.) tür veya şekil bakımından kaside özelliği göstermediğinden incelemenin dışında tutulmuştur. Kasideler şekil bakımından değerlendirilirken tablo, grafik ve istatistiksel verilerden faydalanılmıştır. Sünbülzâde Vehbî'nin kasidecilik anlayışı, 13. yy'dan 18. yy'a kadar yapılmış olan kaside çalışmaları etrafında karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede şaire has olan unsurlarla gelenekle olan bağı ortaya konmuştur. Çalışmanın diğer bölümlerinde dil ve anlatım, muhteva ve sosyal hayat unsurları incelenmiştir. Şekil bölümünden sonra deyim ve atasözlerinden iktibaslara, konuşma dili ve kalıp ifadelerden edebî sanatlara farklı konulara yer verilmiştir. Muhtevada da kasidelerde zikredilen şahıs kadrosu ile şairin sıradışı kasideleri incelenmiş ve örneklendirilmiştir. Son bölümde ise Vehbî'nin kasidelerinde öne çıkan sosyal hayat unsurları ele alınarak açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda Sünbülzâde Vehbî'nin gelenekten kopmadan kendine has şiirler yazarak yenilik peşinde olduğu, kasideyi hem şekil hem de tür olarak algıladığı sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER Sünbülzâde Vehbî, Kaside, Kasidecilik Geleneği, Kasidecilik Anlayışı

AnlatımDil özellikleriDivan şiiri+5
Özlem Yolaçan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Halk sağlığı uzmanlarında sosyal medya kullanımı-2020

Amaç: Sosyal medya zamandan ve mekândan bağımsız, interaktif iletişim aracı ve bilgi kaynağıdır. Halk sağlığı uzmanlarının güçlü bir iletişim platformu olan sosyal medyada kendilerine düşen görev ve sorumluklarının bilincinde olmaları, sosyal medyayı toplumsal sağlık iletişiminde aktif bir şekilde kullanabilmeleri önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı halk sağlığı uzmanlarının sosyal medya kullanım düzeylerini sorgulamak, sosyal medya kullanımı hakındaki görüşlerini tespit etmek, sosyal medya kullanımının yaş, cinsiyet, medeni durum, unvan, çalışılan kurum, kişinin işyerindeki görevi, uzmanlık süresi ile ilişkisini incelemektir. Yöntem: Kesitsel nitelikteki bu çalışmanın evreni Türkiye'de görev yapan tüm halk sağlığı uzmanlarıdır. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği'nin 6 Temmuz 2020'de yayınladığı bildiriye göre kamuda 453 halk sağlığı uzmanı bulunmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılması hedeflendi. Ulaşılan 230 halk sağlığı uzmanına Google Formlar aracılığıyla sosyodemografik özellikler, bireysel sosyal medya kullanımı, çalışılan kurumda sosyal medya kullanımı ve Sosyal Ağları Kullanım Amaçları Ölçeği'ni içeren bir anket uygulandı. Ölçek likert tipte olup 7 alt boyuttan oluşmaktadır. Alt boyutlardan alınan ortalama puanın yüksek olması bireyin sosyal medyayı daha çok o amaçla kullandığını göstermektedir. Verilerin analizi SPSS 20.0 paket programı ile yapıldı. p<0,05 çıkan değerler önemli kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların %97,0'ı sosyal medya kullanmakta, sosyal medya kullananların %97,3'ü her gün sosyal medya kullanmaktadır. En çok tercih edilen 3 sosyal medya hesabı sırasıyla %97,3 ile Whatsapp, %70,9 ile Facebook ve %69,1 ile İnstagramdır. Sosyal medya en çok işbirliği ve iletişim kurma, en az iletişimi başlatma amacıyla kullanılmaktadır. Sosyal medya kullanan katılımcıların %51,6'sı sosyal medyada içerik hazırlamamakta ve %68,6'sı bilimsel araştırmalarını sosyal medyada paylaşmamaktadır. Sosyal medya kullanan katılımcıların %90,0'ı sosyal medyanın infodemiyi arttırdığını düşünmekte ve %57,9'u en çok meslek örgütlerinin sosyal medya hesaplarına güvenmektedir. Kurumlarında sosyal medya kullanımı %84,8 iken en sık %57 ile Facebook hesabı bulunmaktadır. Katılımcıların yaşı arttıkça gün içerisinde sosyal medyaya ayırdıkları süre anlamlı düzeyde azalmaktadır (p=0,001). Kadınlarda Facebook, İnstagram ve LinkedIn; erkeklerde Youtube ve Telegram kullanımı önemli düzeyde daha fazladır (p<0,05). Sonuçlar: Halk sağlığı uzmanlarında ve çalıştıkları kurumlarda sosyal medya kullanımı yaygındır. En çok Whatsapp ve Facebook tercih edilmektedir. Sosyal medya en çok işbirliği ve iletişim kurmak için kullanılmaktadır. Sosyal medyada infodemiyi azaltabilmek için halk sağlığı uzmanları sık sık içerik hazırlamalı ve bilimsel araştırmalarını paylaşmalıdır. Sosyal medya sağlık, risk ve kriz iletişimi açısından ele alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Halk Sağlığı, İçerik, İletişim, Sosyal Medya, Whatsapp

Halk sağlığıSosyal medyaUzmanlar+3
Nesrullah Azboy
Hatay Mustafa Kemal University
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkileşimli televizyon yayıncılığında içerik geliştirme

Bu araştırma, Etkileşimli Televizyon içeriklerinin tasarımına yönelik etkileşimli bir prototipin geliştirilmesini amaçlamaktadır. Prototipin oluşturulması sürecinde iki temel kuramdan yararlanılmıştır. (1) Medyanın İçselleştirilmesi, (2) Etkileşimli İletişim Modeli. Medyanın İçselleştirilmesi, etkileşimliliği değişen iletişim teknolojilerinin gelişimi üzerinden, Etkileşimli İletişim ise etkileşimliliğin doğasını iletişim süreci üzerinden açıklayan yaklaşımlardır. Araştırmada, Etkileşimli Televizyon Yayıncılığına ilişkin prototipin geliştirilmesi sürecinde etkileşimli televizyon ve etkileşimli içerik yazılımı konusunda uzman kişilerin görüşleri alınmıştır. Bu nedenle araştırma, nitel bir durum çalışması şeklinde desenlenmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında kuramsal temel çerçevesinde bir kuramsal dizey (matris) oluşturulmuş ve bu kuramsal dizeyden oluşturulan sorular çerçevesinde bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Daha sonra, bireysel görüşmelerden elde edilen verilerle etkileşimli televizyon programına yönelik hazırlanan akış şemasına uygun olarak etkileşimli bir futbol programının tasarımı gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuç ve öneriler bölümünde bireysel görüşmelerden elde edilen veri setinin çözümlenmesi ve yorumlanmasıyla ortaya çıkan sonuçlar ve önerilere yer verilmiştir.

Etkiletişimli iletişimEtkileşimli televizyonEtkileşimli televizyon+5
Birgül Taşdelen
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat eserlerinde melankolinin biçim ve içerik açısından incelenmesi

Melankoli, her dönem ve çağda insanların ilgisini çeken bir konu olmuştur. Melankoli hem sanat, psikoloji literatüründe oldukça geniş yer alır, hem de gündelik yaşamın bir parçasıdır. Dolayısıyla geçmişte konuyla ilgili birçok sanat eseri üretilmiş ve bugün hâlâ üretilmektedir. Bu tezin amacı, bir yandan melankoliyi bir üst başlık olarak delilik olgusu içerisinde, diğer yandan yakın veya karıştırılan kavramlarla ilişkisi içerisinde değerlendirerek sanatta temsil ediliş biçimini biçim ve içerik açısından incelemektir. Tezde öncelikle delilik ve melankoli tanımları ve tarihi üzerinde durulmuştur. Daha sonra melankoli-sanat ve sanatçı bağlamında ilişkisi, yakın ve karıştırılan konular depresyon ve nostalji gibi konulara geçilmiştir. Ayrıca Melankolinin sınıfsal olarak yeri irdelenmiş son olarak da temsillerde mekân, ışık, figür bağlamında analizler yapılmıştır. Son başlıkta melankolinin sanat eserlerindeki temsillerinde renk, ton vs. gibi biçimsel veya sosyal, psikolojik bağlantılar görsellerle birlikte incelenmiş, temsillerde figürlerin beden dillerine ve mekâna dair analizler yapılarak bir temsilin melankolik görünmesini veya kişi üzerinde melankolik etki yaratmasının nedenleri araştırılmıştır. Fakat bazı duygular ortaktır ve izleyici üzerinde ortak izlenimler de yaratabilir. Araştırmada ayrıca melankoli duygusunun temsillerine de ortak yaklaşımlar veya bakış açıları olup olmadığı bulunmaya çalışılmıştır.

BiçimDepresyonMelankoli+4
Kübra Ateş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of input modality on L2 listening comprehension: A multimedia learning theory perspective

The present study examines whether or not (and if so to what extent) different presentation modes have an effect on listening comprehension of students learning English as a foreign language (EFL) studying in academic settings at the university level. More specifically, it investigates the effect of one single mode, which is audio-only, and three dual content delivery modes, which are audio-video audio-video with target language subtitles and audio with PowerPoint presentation, on listening comprehension by taking the cognitive load theory (Sweller, 1988) and multimedia learning theory (Mayer, 1997; 2001) into account as the theoretical framework.The participants of the present study (N=10) were studying in the preparatory class of a foundation university located in Istanbul, Turkey. Once the variables of vocabulary and topic familiarity were controlled through the use of vocabulary exercises and a topic familiarity questionnaire (adapted from Pulido, 2004), in each condition/treatment, participants were given a content specific multiple-choice listening comprehension test, which contained 10 questions with four options. By this manner, they could have the opportunity to read the questions before each lecture started. Then, the students were exposed to a content delivery mode in which they listened and/or watched a realistic academic lecture given by a specialist at a university setting. The students were also provided with additional time after the lecture came to an end to complete and check their answers. Immediately after the completion of the comprehension test, the selected participants were requested to participate in individual think-aloud protocols to verbalize what they thought while they were listening to the lecture. Next, a semi-structured focus group interview was carried out with the same participants to explore the students? perceptions of different content delivery modes.Analysis of both qualitative and quantitative data collected by using mixed-method techniques, demonstrated that the students? listening comprehension scores were significantly lower in the third content delivery mode which was audio-video with subtitles. In addition to this, they stated that they experienced most confusion and anxiety in that mode. Moreover, although the analysis of the quantitative data indicated that the students were most successful in the audio with PowerPoint presentation mode, analysis of the qualitative data showed that the students did not really find the slides useful and for this reason ,they did not look at them.Results also indicated that the students were influenced by their pre-university listening class experiences, meaning they were most accustomed to the audio-only mode and therefore felt most relaxed during that content delivery mode.In the light of cognitive load (Sweller, 1988) and multimedia learning theory (Mayer, 1997; 2001), it can be concluded that the findings of the study are in line with what has been discovered in the literature and also these results lead to a better understanding of the processes EFL learners go through while they are interacting with different content delivery modes. It means that the study provided new insights for the effects of content delivery modes on while-listening comprehension for the instructors, curriculum designers and material developers.Key words: Content delivery modes; cognitive load; multimedia learning; listening comprehension; upper-intermediate level EFL learners

Study of languagesListeningListening skill+9
Volkan İnceçay
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal içerik ve biçim açısından çağdaş Türk resmi

Genel olarak, kaynaklarını toplumsal hayattan, toplumsal olgu ve değerlerden alarak topluma yönelik bir anlatımla biçim dili oluşturmuş sanat üslupları, cumhuriyet devrimleri sırasında ve sonrasında ABD, Meksika, SSCB, Almanya, İtalya, Fransa'da etkili olmuş, ekonomik ve politik gelişmeler ile güçlü bir etkileşim içinde olmuşlardır. Yapıtlarıyla toplumsal ve eleştirel bir tutum sergileyen sanatçılar gerçekçilik, toplumsal gerçekçilik, toplumcu gerçekçilik, eleştirel gerçekçilik gibi üsluplarda sınıflandırılmışlardır. Tutumları yakınçağ ile ortaya çıkan cumhuriyetçi ve toplumcu düşüncelerle koşut olmuştur.Batı sanatındaki demokratik toplumsal hareketlilik Türk resmindeki toplumsal içerik ve biçim için bir kaynak oluşturmuş ve Türk resminin kendi yerel kaynaklarını oluşturmasına ve Türk siyasi tarihinin ve sosyal olaylarının paralelinde gelişimine etken olmuştur. Türkiye tarihinin kendine has karakteri sonucunda, toplumsal olayların ve güncel sorunların yapıtların içeriğini ve biçimini oluşturması, özellikle eleştirellik açısından Türk toplumcu resminin farklı bir karakterde oluşmasına neden olmuştur.Türk ressamlar arasından zengin bir dil geliştirmiş ve toplumsal tutumu istikrar ile sürdürmüş ressamların yapıtları toplumsal içerik ve biçim yönlerinden analiz edildiğinde, Türkiye resmindeki toplumsal gerçekçi plastik dilin, doğal ve toplumsal, güncel olguları analiz ederek betimleyebilecek ve estetik yargılara varabilecek olanaklara sahip bütünsellikte olduğu görülmektedir.

BiçimResim sanatıResimler+5
Ulaş Önder
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyılın ilk yarısında yüzey kurgulamada soyut resmin geometrik dönüşümleri

20. yüzyıl sanat ortamında teknolojinin baş döndürücü bir hızla insan hayatına girmesi ve toplumun hızlı bir değişim içinde olması dikkat çekicidir. Bu değişim sonucunda sanatın kendisinden önce devraldığı sanat biçimlerinden koparak farklı düşünceler ve anlatım biçimleriyle yeni bir oluşum içine girdiği görülmektedir. Özellikle 20. yüzyılın sanat ortamı içerisinde yer alan onlarca sanat akımının çağın gerekleri doğrultusunda yeni ifade biçimleri arayışında olmaları ve toplumsal yaşamın ivme kazanması, çoğu sanat ürünlerini ortak arayış noktasında birleştirmiştir. Bu doğrultuda, soyutlama ve soyut resme yöneliş sanatta meydana gelen yeni ifade biçimleri arasında en dikkat çekenler arasındadır. Nesnelerin soyut-düşünsel varlığının ön planda olduğu bu sanatsal ifade biçimlerinde sezgi-bilgi ikiliğinin yanı sıra geometri de ön plandadır. 1900–1950 yılları arasındaki süreçte soyut resmin ortaya çıkışına etki eden dönem ve sanat akımlarını irdelemeyi amaçlayan bu çalışma, soyut resim sanatının öncüsü olarak tanınan sanatçılar ve eserlerinin tarihsel akış içerisindeki değişimlerini, yüzeylerin kurgulanması ve geometrik olarak düzenlenmesi esasları üzerinden incelemiştir. Doğanın temsilinden giderek uzaklaşmayla başlayan yeni dönem sanat hareketi kısa sürede çağın sorunlarına ve sanat ortamına yeni kavramlar ve soluk getirmiştir.

20. yüzyılBatı resim sanatıBiçim+4
Ahmet Polat
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde sosyal bilgiler eğitiminin geçirdiği muhteva değişimi ve bunun Türk toplum yapısındaki değişim dinamikleri içerisindeki yeri

Sosyal Bilgiler Eğitiminin ilköğretimde okul müfredatına girmesiyle birlikte toplumun geleceğinin teminatı olan çocukların sağlıklı düşünme ve yetişmesine birinci dereceden katkı sağlamıştır. Bireyde kişiliğin gelişmesine yardım eden, onun gelecekteki yaşantısında başarılı, mutlu, düşünce yapısı sağlam; ülkesi ve ulusu için yararlı bir insan olmasını sağlayan bilgi, beceri tutum ve davranışları kazandırma süreci olan eğitimde Sosyal Bilgiler öğretimiyle, üzerinde en çok durulan konulardan biri öğrenci davramşlarının değiştirilmesidir. Bu davranış değişikliğiyle ulaşılmak istenen hedeflere daha kalay ulaşılacağına inanılmaktadır. Bireyin bilişsel, duyuşsal ve hareket özelliklerini amaçlanan yönde geliştirip değiştirme işi eğitimin özelliklede sosyal Bilgiler eğitiminin kapsamı içindedir. Her toplum, o toplumu oluşturan bireylerini kendi amaçları doğrultusunda yetiştirmek istemektedir. Bir başka deyişle, her toplum kendi toplumsal yapısına uygun, toplumsal amaçları doğrultusunda ve var olan gizli gücüne göre eğitmek zorundadır. Bireylerin eğitimi sırasında toplumsal yapı içerisinde ki değişim dinamiklerine uygun, toplumun düzenini bozmayacak doğrultuda bu çalışmaların yapılması gerekmektedir. Sosyal Bilgiler Eğitimiyle toplum dinamiklerinin Toplumsal koşullara göre, toplumun ve bireyin gereksinimlerine yanıt verecek insan gücünü yetiştirme görevini, Sosyal Bilgiler dersleriyle yerine getirmeye çalışmaktadır. İlköğretim okullarının dördüncü ve beşinci sınıflarda okutulmakta olan ve bugün altıncı ve yedinci sınıflara da konulmuş olan Sosyal Bilgiler dersinin temel amacı, öğrencilere önemli sosyal beceriler kazandırarak onların toplumsallaşmalarını sağlamak ve onları iyi bir vatandaş olarak yetiştirmektir. Bu bakımdan, Sosyal Bilgiler dersinin ilköğretim programında önemli bir yeri vardır.VI Sosyal Bilgiler dersiyle verilen eğitimle hayata hazırlanan öğrenciler daha sağlıklı düşünme gücüne kavuşacaklardır. Toplumun her kademesinde aktif bir rol oynayacak olan bireyler toplum dinamiklerini (nüfus, aile, siyaset, ekonomi, eğitim) daha yaşanır hale getirmeye çalışacaklardır. Ulusal eğitim politikasının belirlenmesi ve bunun uygulanmaya konulmasıyla da bu dinamikler kendi aralarında daha uyumlu hale geleceklerdir. Sosyal Bilgiler öğretiminin niteliği doğrudan Sosyal Bilgiler öğretimi Programı ile ilişkilidir, öğretim programı, eğitim programı içinde önemli ölçüde ağırlık taşımakta, genellikle belli bilgi kategorilerinin bir sistem içinde düzenlenmesinden oluşmaktadır. Ulusal eğitim politikasının uygulamaya dönüştürülmesinde eğitim programları önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim programlarının, toplumu meydana getiren bireyleri ulusal çıkarlar doğrultusunda eğitmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda kalkınma, gelişmişlik, sosyo-politik değerler, gelir dağılım ve işsizlik gibi konularda istenen hedefler varılmaya çalışılmıştır. Programların sürekli olarak değişen ve gelişen toplum koşullarına ayak uydurması, bireyin beklenti ve gereksirıimlerine cevap vermesi önemli bir zorunluluktur. Bu nedenle de var olan programların araştırmalara dayalı bir süreç içerisinde sürekli olarak geliştirilmesi bir mecburiyet olmaktadır. Gelişen ve değişen toplumda Sosyal Bilgiler Eğitiminin toplum dinamikleri içerisindeki yeri günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır.

Ders programlarıDeğişimEğitim+7
Ayhan Tufan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğretmenlerin kullandıkları içerik düzenleme stratejilerinin ögeleri belirleme kuramı temelinde değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim beşinci sınıf düzeyinde, Sosyal Bilgiler dersinde "Cumhuriyet'e Nasıl Kavuştuk" ünitesi süresi boyunca, öğeleri Belirleme Kuramına göre öğretmenlerin içerik düzenleme stratejilerini nasıl düzenlediklerini ortaya koymaktır. Yapılan bu araştırma ; öğretmenlerin içerik düzenleme stratejilerini ve bu konudaki görüşlerini saptamaya yönelik betimsel bir durum saptaması niteliğindedir. Araştırmada üç ayrı beşinci sınıf öğretmeninin aynı ünite boyunca sınıflarında yaptıkları etkinlikler derinlemesine araştırılmıştır. Araştırma, üç ayrı örnek olaydan elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenlerin içerik düzenleme stratejileri bağlamında, araştırmacı gözlemlerine ve öğretmen görüşlerine dayalı bir çalışmadır. Araştırma bulguları sonucunda; üç öğretmenin de içerik türlerinden; olgu- kavram ve genelleme içerik türlerinin üçünü de kullandıkları görülmüştür. Fakat öğretmenlerin içerik türlerinden daha çok olguyu kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Gözlem verileri incelendiğinde, öğretmenlerin herhangi bir kavramın; kavrama, uygulama ve yaratma düzeyinde öğretimini hiç yapmadıkları bulunmuştur, öğretmenler, genelleme öğretirken,Öğrencilerin neden-sonuç ilişkisi kurmalarım sağlamaya çalışmışlardır. Öğretmenler, ikincil sunulardan daha çok geribildirimi kullanmışlardır. Bellek destekleyici olarak daha çok harita ve yazı tahtasını kullanmışlardır. Ön koşul,ilişkilendirici bilgi, farklı biçimde sunma gibi ikincil sunuları çok az kullanmışlardır Anahtar kelimeler: İçerik, öğeleri Belirleme Kuramı, Öğretim Kuramları.

Sosyal bilgilerSosyal bilgiler dersiÖgeleri belirleme kuramı+5
Arzum Atılım Kılıç
Çukurova University
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf fen bilgisi dersi ünitelerinden ?ya basınç olmasaydı? ünitesi öğretiminde öğretmenlerce kullanılan içerik öğelerinin düzenlenme biçimlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, ilköğretim yedinci sınıf fen bilgisi dersi "Ya Basınç Olmasaydı?" ünitesinin öğretiminde, öğretmenlerce kullanılan içerik öğelerinin düzenlenme biçimlerinin değerlendirilmesinin amaçlandığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya özel dershane ve devlet okulunda görev yapan 111 fen bilgisi öğretmeni katılmıştır. Araştırma kapsamında 111 öğretmene anket uygulanmış, anket uygulanan öğretmenlerden ikisinin dersleri gözlenmiş ve aynı öğretmenler ile görüşme yapılmıştır. Anket, gözlem ve görüşme verilerinin kendi içerisinde tek tek analizi yapılmış ve daha sonra üç farklı yöntemle elde edilen verilerin birbirleriyle ilişkisi incelenmiştir. Bunun için gözlem, görüşme ve anket verilerinin tutarlılığına bakılmıştır. Araştırma bulgularına göre; Öğretmenlerin büyük çoğunluğu, konu zorluk düzeyi için zor, kendi sunu yeterliği ve öğrenci öğrenme düzeyi için ise, iyi cevabı yönünde görüş bildirmiştir. Öğretmenlerin ünite süresince, en fazla öğrettikleri kavram basınç, işlem birim çevirme, ilke ise pascaldır. Kavram öğretiminde en fazla kullanılan içerik öğeleri tanım, örnek, özellik, önkoşul davranış, dikkat odaklama araçları, özetleyici ve geribildirimdir. İşlem öğretiminde, en çok kullanıldığı ifade edilen içerik öğeleri sürecin amacı, işlem basamaklarını gösterme, deney yapma, sıraya uyarak yapma, özetleyici ve geribildirimdir. İlke öğretiminde, en çok kullanıldığı ifade edilen içerik öğeleri önerme, nedensel ilişkiler, ilişkisel bilgi, örnek, olay, durum, problem ve geri bildirimdir. Anahtar Kelimeler: İçerik Düzenleme, Fen Bilgisi Öğretimi

Fen bilgisi öğretimiÖğretimÖğretim yöntemleri+4
Halil Kamışlı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessEN

An evaluation of English program at Kozan Vocational School of Çukurova University: Students' point of view

This study presents an evaluation of the English program at Kozan Vocational School of Çukurova University from the students point of view. It investigates what the students think about the usefulness and effectiveness of this program and the problems they encounter as well as if this program meets the needs and expectations of the students. In order to achieve this aim, two instruments were used. First of all, a questionnaire by which the students evaluate the program from different perspectives was given. Then, they were interviewed to elicit their opinions about the program. The results reveal that the students face certain problems such as the difficulty of the course content considering their level of English, unattractive and irrelevant course materials, lack of motivation and interest and lack of physical equipments. Thus, the data reveal that the program does not match students? expectations and needs. Therefore, it needs to be improved and adapted for matching to students? future needs. Key words: Evaluation, Program, Needs, Objectives, Content, Assessment Techniques.

EvaluationProgramContent
Ayşe Seda Güllü
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılı metinlerde içerik düzenlemenin öğrenmeye etkisi

Bu araştırmada, Anadolu Öğretmen Liselerinde okutulan Öğretmenlik Meslek Bilgisine Giriş dersinde, klasik ve edimsel koşullanma kavramları konusunda içerik düzenlemesi yapılmış metnin ve içerik düzenlemesi yapılmamış metnin öğrenmeye etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular, sonuçlar tartışma ve öneriler olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır.Araştırmada yarı deneysel yöntemlerden ön test - son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, kolay ulaşılabilir durum örnekleme yöntemiyle; 2007-2008 öğretim yılında Adana İli Seyhan İlçesindeki İMKB Anadolu Öğretmen Lisesi'ne devam eden, 9. sınıfların üç ve 11. sınıfların dört şubesinde okuyan, 166 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, deney gruplarında edimsel koşullanma ve klasik koşullanma kavramlarıyla ilgili içerik düzenlemesi yapılmış olan yazılı metinler kullanılmıştır. Kontrol gruplarında ise içerik düzenlemesi yapılmamış metinler kullanılmıştır. Bu metinler oluşturulurken, söz konusu kavramlarla ilgili bilgiler kitaplardan olduğu gibi alınmıştır. Araştırmada edimsel koşullanma kavramı ile ilgili 11 maddelik, klasik koşullanma kavramı ile ilgili 15 maddelik ?Başarı Testi? kullanılmıştır. Grupların öntest puanları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için bağımsız gruplar t-testi analizi yapılmıştır. Bu araştırmada deneysel işlemin etkisini belirlemek amacıyla öntest puanları kontrol edilerek, grupların ortalama puanları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla tek faktörlü kovaryans analizi (Ancova) kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin kavramların içerik ögeleri ile ilgili başarıları, doğru ve yanlış cevapların frekans ile yüzdeleri hesaplanarak saptanmıştır.Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular şu şekilde özetlenebilir:Klasik koşullanma kavramı ile ilgili, içerik düzenlemesi yapılmış ve yapılmamış metinlerle çalışan öğrencilerin klasik koşullanma ön test puanları kontrol edildiğinde klasik koşullanma son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu (F=34.809 p=.000 ) bulunmuştur.Edimsel koşullanma kavramı ile ilgili, içerik düzenlemesi yapılmış ve yapılmamış metinle çalışan öğrencilerinin ön test edimsel koşullanma puanları kontrol edildiğinde edimsel koşullanma son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu (F= .104 p=.000) bulunmuştur.Deney grubunda kullanılan metinlerin içeriği kavram öğretimi stratejilerine uygun olarak hazırlanmıştır ve kavramın içerik öğelerinin tamamını kapsamaktadır. Bu durumda içerik düzenlemesi yapılmış metinlerin öğrencilerin başarılarını olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Deney grubunda kullanılan metinlerde, örneklerin ayırtedici olmayan özelliklerinin dağılımının çeşitliliği sağlanmıştır, bu düzenleme de öğrencilerin son test başarılarını olumlu yönde etkilemiş olabilir. Kontrol gruplarında kullanılan metinler, söz konusu kavramlarla ilgili kitaplardan alınmıştırKlasik koşullanma kavramını içerik düzenlemesi yapılmış metinden çalışan deney grubunun da, içerik düzenlemesi yapılmamış metinden çalışan kontrol grubunun da tanım ve özelliklerle, örnek-özellik ve örneklerle, örnek olmayanlarla ilgili olan soruları cevaplama oranlarının genelde yükseldiği bulunmuştur.Edimsel koşullanma kavramını içerik düzenlemesi yapılmış metinden çalışan deney grubunun da, içerik düzenlemesi yapılmamış metinden çalışan kontrol grubunun da tanım ve özelliklerle, örnek-özellik ve örneklerle, örnek olmayanlarla ilgili olan soruları cevaplama oranlarının genelde yükseldiği bulunmuştur.Araştırmanın uygulamaya yönelik önerileri, öğrencilerin aynı kavramların, farklı kaynaklarda nasıl açıklandığını görmeleri sağlanabilir. Yazılı metinlerde kavramın içerik öğelerine tam olarak yer verilmelidir. Örneklerin ayırtedici olmayan özelliklerinin dağılımının çeşitli olması sağlanmalıdır.Örnek ve örnek olmayan eşleştirilmesinde bir veya birkaç özelliğin benzer olmasına dikkat edilmelidir Öğrencilere içerik öğeleriyle ilgili olarak hem sunu yapılmalı hem alıştırma yaptırılmalıdır.Öğrencilerin kavramlarla ilgili olarak ne öğrendikleri değerlendirilirken, soruların kavramın içerik öğeleriyle ilgili olmasına dikkat edilmelidir. Araştırmanın yapılan araştırmalara yönelik önerileri, öğrencilerin yazılı metinlerle daha uzun sürelerde çalışması sağlanabilir. Örnek analizlerinin istatistiksel analizleri de yapılabilir.Anahtar Kelime: Yazılı Metin, İçerik Düzenleme, Kavram Öğretimi.

Ders programlarıKavram öğretimiMeslek dersleri+6
Elif Karaca
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00

Related subjects