Administrative structure

177 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Siirt sancağının idari ve sosyo-ekonomik durumu

Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyılın ikinci yarısında Tanzimat Fermanı'nın ilanıyla birlikte başlayan yenileşme hareketi taşrada da uygulamaya konulmuştur. Bu dönemde Osmanlı Devleti'nde yeni bir düzen oluşturulmaya çalışılmış ve buna bağlı olarak çeşitli mevzuat çalışmaları yapılarak uygulamaya konulmuştur. Siirt Sancağı da bu gelişmelerden etkilenmiş ve başta sancak merkezi olmak üzere kazalarda çeşitli gelişmeler meydana gelmiştir. Çalışmamızda bahse konu olan dönemde Siirt'te yapılan bürokratik atamalar, şehir hayatı, toplumsal ilişkiler ve kültürel hayat başta arşiv belgeleri olmak üzere devlet ve vilayet salnameleri incelenerek ortaya konulmuş, Siirt'in Osmanlı Devleti'ndeki son yüzyılı Cumhuriyet dönemine kadar aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte Siirt'in adının kaynağı ve anlamı, coğrafyası ile Osmanlı Devleti hâkimiyetine girinceye kadar geçirdiği tarihsel süreç; birinci bölümde Siirt'in idari yapılanması; ikinci bölümde Siirt'in sosyal hayatı; üçüncü bölümde iktisadi hayat ele alınmıştır.

19. yüzyılKent tarihiOsmanlı tarihi+6
Abdurrezzak Çelik
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk fetihleri çağında Phıladelphıa: Kendine özgü bir Bizans taşra kenti (11-14 yüzyıllar)

Philadelphia , Türk fetihleri çağında, yani 11. yüzyılın son çeyreğinden 14. yüzyılın sonlarına kadar, bölgedeki gücünü ve bağımsızlığını koruyan, bir başka ifadeyle Türklere karşı en uzun süre direnç gösteren ünik bir Bizans kentidir. Siyasi ve askerî açıdan dönemin bölgedeki en güçlü kenti olarak karşımıza çıkan Philadelphia bu gücünü bazen bağlı olduğu Bizans İmparatorluğu'na karşı sergilediği tavır ve tutumlarla da gösterirdi. Özellikle merkezi otoritenin zayıfladığı, siyasi ve ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde merkezi yönetime karşı çıkardığı isyanlarla ve elde ettiği başarılarla dikkat çekmektedir. Bu başarı bazen yarı özerk bir statü elde ederek bölgedeki diğer kentlerden farklı bir sivil idare ortaya koymasıyla da kendini göstermiştir. Bütün bu başarıların veya farklılığın arkasında yatan pek çok sebepten bahsetmek mümkündür. Her şeyden önce kentin oldukça prestijli bir geçmişi vardı. Gerek kuruluşundan itibaren gerekse Hristiyanlık döneminde pek çok başarıya imza atmıştı. Coğrafi konumunun kendisine sağladığı imkanlardan fazlasıyla yararlanan kent bölgenin en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmişti. Devlet denetiminde olan ipekli dokuma endüstrisinde faaliyet göstermeyi başaran önemli Bizans kentlerinden biri olmuştu. Ayrıca diğer endüstriyel üretimlerde, tarımda ve ticarette de parlak bir performans sergilemişti. Bizans taşra kentleri arasında kendine özgü niteliğe kavuşmasında bu ekonomik potansiyelin rolü büyüktür. Ama şehrin zaman içerisinde ara ara sahip olduğu karizmatik liderler sayesinde oluşturduğu idari gelenek, belki daha da önemlisi prestijli dinsel kimliği onu ayrıcalıklı kılan diğer yanlarını oluşturuyordu. Şehir daha Hristiyanlığın ilk dönemlerinden itibaren önemli bir dinsel merkez, Hristiyan hacıların uğrak yerlerinden biri haline gelmişti. Zira Hıristiyanların kutsal kitabında adından övgüyle söz edilen nadir kentlerden biriydi. İşte bu güçlü dinsel kimliği sayesindedir ki şehir Osmanlı egemenliğine girdiği dönemde dahi Hıristiyan kimliğini korumuş ve en fazla gayrimüslimin yaşadığı şehirlerden biri olmuştur. Yine kentte inşa edilen görkemli dini yapılar ve güçlü savunma binalarıyla da çağdaşı diğer bölge kentlerinden farklılaşmıştır. Philadelphia şehrini diğer Bizans taşra kentlerinden farklılaştıran bütün bu yönleriyle ele alan bu tezde öncelikle coğrafyanın ve tarihsel mirasının ona kattıkları üzerinde durulmuş, akabinde zaman içerisinde oluşturduğu idari gelenek ve bu geleneğin diğer Bizans taşra yönetimiyle ilintisi veya farklılığı irdelenmeye çalışılmıştır. Bu arada şehrin kendine özgülüğünü büyük ölçüde borçlu olduğu dinsel kimliği ve bu kimliğin inşa süreci de olabildiğince detaylı incelenmeye çalışılmıştır.

Bizans DönemiCoğrafyaDin+2
Nurcan Barman
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Libya'da mahalli idare yapılanmasına yönelik bir model önerisi

Günümüzde bütün dünya ülkelerinde yerel yönetimlerin öneminin giderek artmakta olduğu bilinmekte ve mahalli idare sisteminin daha da gelişmesi, yenilenmesi, halka daha iyi bir hizmetin verilmesi için stratejik plan ve projeler üretilmeye devam etmektedir. Global dünyada her geçen gün bu şekilde bir ilerleme, gelişim, sosyal, ekonomik kalkınmalar yaşanırken hem iç hem de dış güçlerle yaşadığı problemler, çalkantılar yüzünden çok fazla etkilenen Libya mahalli idare sistemini geliştirecek, ona katkı sağlayacak, mahalli idare sistemindeki eksikleri ortadan kaldıracak daha çağdaş ve tecrübe edinmiş, bir model önerisinde bulunmayı vazgeçilmez kılmıştır. Ne yazık ki, son on yıldır ülkede yaşanan olaylar yerel yönetim sistemine de etkisini göstermiş ve bu problemlerin doğurduğu sonuçlar nedeniyle eskiden beri çok da iyi durumda olmayan yerel yönetim sistemine olan eleştirileri artırmıştır. Beklenen çözümün aksine herhangi bir çözümün üretilmemesi mevcut problemleri daha da derinleştirmektedir. Bu yönde yazdığım tezle Libya mahalli idare sistemine bir çözüm getirmeyi amaçlamaktayım. Anahtar Kelimeler:Mahalli İdare, Yerel Yönetim, Gelişim, Stratejik Plan ve Proje, Ekonomik Kalkınma.

Ekonomik kalkınmaProjelerStratejik planlama+2
Hussın Ali Hussın Alaawar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Meclis-i Âlî-i Hazâin'in teşkilat yapısı ve faaliyetleri

1860 yılında Islahat-ı Mâliyye Komisyonu'nun değişikliğe uğramasıyla kurulan Meclis-i Âlî-i Hazâin'in idari yapısı ve istişari faaliyetleri, ihmal edilen bir araştırma zemini olmuştur. Meclisin yapısı, müzakereleri ve icraatları hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu tez, bu yüzden Avrupa'daki örnekleri temel alınarak modern bir devlet maliyesi oluşturma teşebbüslerinden biri olan Meclis-i Hazâin'in tarihsel olarak kuruluşunu bina etmekte ve tartışmaktadır. Tez, meclisin kuruluş tartışmaları ve lağvedilişi esnasındaki gelişmeleri takip etmektedir. Meclisin uğraştığı temel meseleler ise Osmanlı İmparatorluğu'ndaki vergi politikaları ve borçlanmalara ilişkin düzenlemelerdir. Bunun sonucu olarak bu araştırma mecliste yapılan tartışmalar esnasında meclisin kendi ürettiği kaynaklara, gazetelere ve yabancı mali raporlara dayanmaktadır. Bu kaynaklar dikkate alınarak bu tez 1860-1866 yılları arasında Meclis-i Âlî-i Hazâin'in imparatorluktaki vergi sisteminin çeşitlenmesinde istişâri ve etkin rolünü göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Meclis-i Âlî-i Hazâin, Tanzimat maliyesi, Bütçe, Meclis-i Muhasebe, Marquis de Ploeuc, Francis de Palezieux Falconnet, Edouard de Lackenbaher, Mütercim Rüşdü Paşa, Kani Paşa, Mustafa Fazıl Paşa, Kıbrıslı Mehmed Paşa

Ekonomi tarihiEkonomik kuruluşlarKurumlar tarihi+6
Hasan Ali Çakmak
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Güçlü ve etkin başkan yönetiminde belediye ve organları

Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası'na göre; kamu hizmetlerinin bir kısmının icrası, merkezden yönetim ilkesi gereği merkezi idarenin uzantısı olan taşra teşkilâtları vasıtasıyla yapılabildiği gibi, bir kısmı da yerinden yönetim ilkesi gereği özerk kamu tüzel kişileri vasıtasıyla yapılabilmektedir. Yerinden yönetim kuruluşlarının yetkilerinin hududu ve membağı olan mahalli müşterek ihtiyaçların karşılanması ise, Anayasa tarafından anayasal bir kavram olan "idarenin bütünlüğü ilkesi" dâhilinde mahalli idarelere verilmiş bir görevdir. Bu çalışmanın esasını, yerinden yönetim ilkesi gereği vatandaşın mahalli müşterek ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulan ve de bölge halkı tarafından mahalli idare seçimleri yoluyla doğrudan görevlendirilen, idari ve mali özerkliği haiz kamu tüzel kişisi olan belediyeler oluşturmaktadır. İlk olarak; merkezi yönetim ve yerel yönetime yer verilerek, sonrasında belediyenin yapısı, oluşumu, tarihçesi ve organları ele alınacak, daha sonrasında ise belediye organlarının mevzuat kapsamında incelemesi yapılarak özellikle "güçlü ve etkin başkan" modelinin belediye meclisi, belediye encümeni, büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki ilişkiler üzerindeki etkileri ve yansımalarının ortaya çıkardığı ihtilaflara çözüm önerileri, uygulamadaki örneklerle ortaya konulacaktır. Bunu takiben dördüncü bölümde ise, büyükşehir belediyesi incelenerek; büyükşehir belediyeleri ve ilçe belediyeleri ilişkileri mevzuat ve v uygulama kapsamında değerledirilecek, son olarak ise çalışma boyunca izah edilen hususlarla ilgili çözüm önerileri sunulacaktır.

Belediye başkanlığıBelediye meclisiBelediyeler+3
Hayriye Çiçek
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

XVI-XIX. yüzyıllarda Gediz'de toplumsal hayat

Gediz, Anadolu'nun en eski yerleşim yeri olarak pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, günümüze kadar korumuş olduğu tarihi eserleri, doğal kaynakları ile adından söz ettiren bir yerleşim merkezidir.Çalışmamızda, 16-19.yy.'da Gediz'de toplumsal hayat incelenmeye çalışılmıştır. Bölgenin idari, ekonomik, demografik, askeri, sosyal ve kültürel yapısı ele alındı. Bu çalışmada Başbakanlık Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivindeki kaynaklar kullanılmıştır. Söz konusu kaynaklar itina ile incelenerek bölgeye ilişkin verilerin değerlendirmesi yapılmıştır.Çalışmaya dayanak olarak temettuât defterlerinin analizi yapılmıştır. 1260-1261 (1844/1845) yılı temettuât defterlerinin değerlendirilmesi yapılmış, verileri ayrıntıları ile incelenerek tablo ve grafikler halinde sunulmuştur. Bu bilgilere göre isimler, meslekler , vergilendirme, tarımsal üretim yapısı, hayvan cinsleri, dönemin çeşitli faaliyet kolları vs., gelir dağılımlarına göre ayrıntılarıyla değerlendirilmiştir.Yapılan tüm bu değerlendirmeler ışığında Gediz'in sosyal ve ekonomik hayatına ilişkin yaşam tarzı hakkında bilgiler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Gediz, Osmanlı Arşivi, Temettuât Defterleri, Mahalle, Sosyal Hayat.

Askeri yapıDemografik yapıEkonomik hayat+8
Fatıma Rezzan Gürsoy
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuruluşundan Meşrutiyet'e Nevşehir 1718-1876 (Fizikî, idarî, demografik ve sosyo-ekonomik yapısı)

İşbu çalışma, Nevşehir tarihini konu edinip kuruluşundan itibaren 1876 yılına kadar şehrin geçirmiş olduğu değişimi ve dönüşümü ele almaktadır. Esasen 1718 ile 1876 yılları arasındaki 158 yıllık süreci kapsayan bu çalışma; belirtilen döneme ait belgelerin, vesikaların ve dokümanların tetkik edilmesiyle ortaya konacak bilgilerden teşekkül etmektedir. Nitekim bu kaynaklarla alakalı temel bilgiler, çalışmanın giriş kısmında yer almaktadır. Tezde, giriş kısmını takip eden beş bölüm bulunmaktadır. İlk bölümde Nevşehir'in sahip olduğu fizikî yapı hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise Nevşehir'in idarî yapısı ve köyden kente dönüşüm süreci üzerine muhtelif bilgiler ortaya konulmuştur. Şehrin ekonomik ve iktisadi karakteristiği ile alakalı bilgilerin yer alacağı üçüncü bölümün ardından Nevşehir'in içtimai ve kültürel dokusunu ortaya koyan hususları ve özellikleri vurgulayan dördüncü bölüm gelmektedir. Tezin son kısmını oluşturan beşinci bölümde ise şehrin demografik yapısı hakkında çeşitli bilgiler sunulmaktadır. Tezin değerlendirilmesinin yer aldığı sonuç kısmı ile çalışma sona ermektedir.

Demografik yapıFiziki yapıKent dokusu+6
Serkan Erdoğan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

18. yüzyılın ilk yarısında Konya

18. yüzyılın ilk yarısında Konya'nın siyasi, idari, fiziki yapısı ve sosyal hayat konularını araştıran bu tez 3 bölümden oluşmaktadır. Tezin ana kaynağı arşiv belgeleridir. Tezin ilk bölümü, 18. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu siyasi durum, bunun Konya'ya yansımaları ve Karaman Eyaleti ile Konya'nın idari yapısı konularını ele almaktadır. Karaman Eyaleti'nin merkezi olan Konya Şehri'ndeki kamu binalarının şehirdeki konumları da bu bölümün konuları arasındadır. Tezin ikinci bölümünde Konya ve çevresinin fiziki yapısı ile incelenen dönemdeki Konya'nın nüfusuna ilişkin bilgiler verilmektedir. Bu bölümde Konya şehrinin fiziki yapısı ve yerleşmeleri; "İç Kale", "Sur İçi" ve "Sur Dışı" olarak 3 başlık altında incelenmiştir. Bu başlıklara ek olarak şehrin çevresindeki bağlar ve bahçeler ile şehrin su ihtiyacını karşılayan kaynakların tespit edilmesi, dönemin Konyası ve çevresinin fiziki yapısı, yerleşmeleri ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Bu bölümdeki Nüfus başlığı altında ise ilk olarak nüfusun tespit edilmesinde uygulanacak yöntemler ve bu kapsamda nüfus hesaplamalarında kullanılacak rakamsal değerler belirlenmiştir. Bu belirlemeler sonrası 18. yüzyılın ilk yarısında Konya nüfusuna ilişkin veriler tespit edilmiş ve bu veriler, 16. ve 17. yüzyıllardaki nüfus verileriyle kıyaslanmıştır. Şehirdeki gayrimüslimlerin nüfusuna ilişkin bilgiler ve nüfusa etki eden faktörler de bu bölümün konuları arasında yer almaktadır. Üçüncü bölümün konusu Konya'da sosyal yaşamdır. Bu bölümdeki ilk 3 başlıkta Konya sakinlerinin şehirli olma bilinci, toplumsal kuralların mahalle yaşamına etkileri, kamusal alan ve mekanların Konyalıların sosyal hayatındaki yeri incelenmiştir. Konyalıların gündelik yaşamına ilişkin değerlendirmeler; "Gündelik Yaşamda Erkekler", "Gündelik Yaşamda Kadınlar" ve "Gündelik Yaşamda Çocuklar" başlıkları altında yapılmıştır. "Kadın-Erkek İlişkileri" başlığı altında da evlilik dışı ilişkiler ve taciz ile nişan, evlilik ve boşanma konuları ele alınmıştır. Toplumsal düzenin dışında olan Konyalılar; "Sakıncalı Erkekler" ve "Sakıncalı Kadınlar" başlıkları altında incelenmiştir. Bu kişilerin Konya'da sosyalleştikleri mekanlara ilişkin özellikler de "Sakıncalı Evler" başlığı altında değerlendirilmiştir. Konya'da görülen hastalıklara ve tedavi süreçlerine ilişkin bilgilere de "Sağlık Sorunları" başlığında yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler Osmanlı, Şehir, Konya, İdari Yapı, Fiziki Yapı, Nüfus, Sosyal Yaşam

18. yüzyılFiziki yapıKent tarihi+7
Ahmet Gökhan Kaynakcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

XII. yüzyıl Moğolistan coğrafyasındaki konar-göçerlerin içtimai yapısı

Bu çalışmada, temel olarak XII. yüzyıl Moğolistan cografyasındaki ulus'ların sosyal yapısını yeniden incelenmektedir. Uzun yıllardır XII. yüzyıl Moğollarının sosyal yapısına ait çalışmalara etki etmiş olan Marksist Tarih Teorisi ve Sosyal Evrim Teorisine göre her konar-göçer toplumunun sosyal yapısı şu şekildedir: "Gens (kandaş bir grup) – Fratri (birkaç genslerden oluşur) – Aşiret (birkaç fratrilerden oluşur) – Aşiret federasyonu (birkaç aşiretlerden oluşur) kurulur. Yani kan bağı üzerine dayalı akrabalık (kabilesel) düzenidir. Bu görüşün doğru ya da yanlış olduğunu değerlendirmek ve yanlış ise XII. yüzyıl Moğolistan coğrafyasındaki konar-göçerlerin sosyal yapısının ne şekilde olduğuna dair bir görüş ortaya koymak amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. XII. yüzyıl Moğolistan coğrafyasındaki konar-göçerlerin sosyal yapısı, devlet düzeni, idarî taksimatı, akrabalık düzeni ve sürek av düzeni ile hayvancılık düzeni dört bölüm, on iki alt başlık altında incelenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen başlıca sonuçlar; 1. XII. yüzyıl Moğollarının devlet idarî taksimatı yeniden çizilmiştir. Ulus kendi içerisinde iki büyük yönetim koluna ayrılır. Kollar ise güre'en'lere ayrılır. Kağan ya da han tarafından bir (sol) kol idare edilir ve diğer (sağ) kol ise kağanın tayin ettiği taizi unvanı taşıyan yönetici tarafından idare edilir. Bir kolu oluşturan her güre'en birer bey egemenliğindedir. Onlar beraber göç etmekte ve yeni bir yere yerleşirken birçok komşu güre'en'i de kurmaktaydılar. 2. V. Y. Vladimirtsov'dan başlayarak uzun zamandır birçok bilim adamı tarafından "Moğolca oboq kavramı, XII. yüzyıl Moğollarının devlet idarî taksimatının ana birimidir." şeklinde ileri sürülen görüşün doğru olmadığı anlaşılmıştır. Fakat, Moğolca oboq, uruq, yasun olmak üzere ana kavramlar hakkında yeniden inceleme yapılarak XII. yüzyıl Moğollarının akrabalık düzeni ortaya konulmuştur. Böylece, XII. yüzyılda Moğolistan coğrafyasında bulunan uluslardaki kol, güre'enlerden oluşan devlet idarî taksimatı ve oboq, yasun ve uruq başta olmak üzere çeşitli kavramlardan oluşan akrabalık düzeninin de aynı anda bulunduğunu ispatlamış olduk. 3. XII. yüzyıl Moğolistan coğrafyasında bulunan "konar-göçer hayvancılık düzeni"ni ve "sürek avı" düzenini ayrıca anlattık. Hayvancılık sistemi içerisinde o zamanki sosyal yapıya sıkı bir şekilde bağlı özel bir besicilik düzeni bulunduğu için o dönemdeki hayvancılık düzeni üzerine yeniden inceleme yaptık. Sonuçta, aile (ayil) usulü ile hayvancılık yapılması, oba (hot ayil düzeni) şeklinde hayvancılık yapılması ve reislere ait büyük hayvancılığın besicilik düzeni gibi konar-göçer hayvancılık içerisinde üç farklı besicilik düzeninin aynı anda birlikte bulunduğunu ispatlamış olduk.

12. yüzyılAvcılıkGöçebeler+6
Altansukh Ganbat
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2 Numaralı Bor Şer'iyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirmesi (1-72 sayfalar arası) (H. 1027-1032) (M. 1618-1623)

Osmanlı arşiv kaynakları arasında içerdiği çeşitli konular bakımında önemli bir kaynak olan şer'iyye sicilleri Osmanlı sosyo-ekonomik ve şehir tarihi araştırmacıları için ana kaynaklardır. Kadı ve yardımcısı naib tarafından mahkemede görülen davaların hükümlerini içeren ve aynı zamanda merkezden gelen emir, ferman, berat, buyruldu ve tezkire gibi belge suretlerinden oluşan kayıtlara şer'iyye sicilleri denmektedir. Sicil kayıtları incelenen şehrin, idari yapısı, mahalleleri, köyleri ve nahiyeleri hakkında bilgiler vermektedir. Aynı zamanda şehrin hem sosyal ve iktisadi yapısı hem de kültürel yapısı hakkında bilgi edinmek mümkündür. Tezimizde; H. 1027-1032 M. 1618-1623 yılları arası kayıtları kapsayan 2 Numaralı Bor Şer'iyye Sicilindeki veriler değerlendirilerek Karaman Eyaleti dâhilinde Niğde Sancağına bağlı Bor Kazasının defterde bulunan belgeler doğrultusunda idari yapısı, sosyal ve ekonomik durumu incelenmeye çalışılmıştır.

17. yüzyılNiğde-BorOsmanlı Devleti+4
Muttalip Ata
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Yurtluk-ocaklıklar: Osmanlı Kürdistanı'nda toprak, eşraf siyaseti ve toplum, 1820-1890

This dissertation examines the transformation of family estates (yurtluk-ocaklık and hükûmet) in Ottoman Kurdistan during the nineteenth century. Since these lands provided their possessors with political and economic privileges, this study also sheds light on the transformation of Kurdish emirs as yurtluk-ocaklık and hükûmet holders in their provincial setting. The Tanzimat period (1839-1876), in which the centralisation reforms accelerated, contravened the political and economic concessions associated with yurtluk-ocaklık lands. Following the case of yurtluk-ocaklık and hükûmet lands possessed by the Zirki emirs in northeastern Diyarbekir, this dissertation offers the contested concept(s) of property related with these lands and their fates in the aftermath of the Land Code of 1858. As the latter is usually associated with the genesis of modern private property in the Ottoman context, this dissertation contemplates contrasting perceptions with regards to private property beyond the definitions dictated by the Ottoman government. By doing so, this study scrutinizes the making of yurtluk-ocaklık and hükûmet lands as private property at the interstices of Zirki emirs and the Ottoman government. Demonstrating the complication nature underlying the making process, it also shows the process was not a straightforward one but rather included many participants with their own agendas. Accordingly, this study scrutinizes the changing notions of politics provincial notables conducted to which Zirki emirs belonged. With a focus on the commmercialisation of agriculture in the Ottoman realm from the middle of the century onwards, this dissertation attempts to show how land possession was related with economic-cum-political power throughout the nineteenth century in Ottoman Kurdistan.

NotablesKurdishOttoman Period+7
Uğur Bayraktar
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Lojistik merkezlerin yönetim yapılarının oluşumunda işletmelerin etkisi: Konya örneği

Lojistik Merkezler, entegre taşımacılığın ön plana çıktığı son yıllarda rekabet artırıcı bir yapı olarak görev almakta olup, bu merkezlerin yerleşke, yatırım ve işletme modellerinin sürdürülebilir olması da önemlidir. Ülkemiz "2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı" kapsamında "Lojistik merkezlerin kurulması ve işletilmesi için, kamu özel sektör iş birliği çerçevesinde yeni iş modelleri oluşturularak özel sektörün yatırım payının artırılması" ve "Lojistik merkezlerde etkin işletme yönetimi tesis edilmesi" hedefleri bulunmaktadır. Bu çalışmada; lojistik ve lojistik merkezlerin kavramsal çerçevesi anlatılmış, lojistik merkezlerin önemi, dünya ve Türkiye'deki lojistik merkezlerden örnekler ile yönetim yapıları incelenmiştir. Konya'nın ekonomik görünümü ve lojistik sektörü açısından değerlendirmesi de ayrıca yapılmıştır. Uygulama kısmında Konya Kayacık Lojistik Merkezini (KLM) kullanan işletmelere anketler yapılmış, doğrulayıcı faktör analizleri ve diğer testler sonrasında istatiksel değerlendirmeler yürütülmüştür. Son bölümde, işletmelerin görüşleriyle KLM başta olmak üzere ülkemizde faaliyet gösteren/gösterecek lojistik merkezlerin etkili ve verimli yönetimi amacıyla, merkezlerin yönetim yapılarında kullanılabilecek öneriler kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Yönetim yapısında Kamu Özel Ortaklığı modeli önerilmiş ve KLM'yi yönetebilecek şirket için ana sözleşme örneği hazırlanmıştır.

Kamu-özel iş birliğiLojistikLojistik merkezler+3
Ahmet Çelik
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde vilayet sistemi (1923-2000)

Bu tez Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 vilayete ulaşmasının öyküsüdür. Çalışmanın amacı da Osmanlı Devleti'nin son döneminden itibaren özellikle Cumhuriyet'in ilanı ve günümüze kadar olan dönemde, ülkenin uğradığı mülki idare değişikliklerini aydınlatmaya yöneliktir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti'nin idari yapısı, 15 Vilayet, 53 Liva (Sancak) ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçmiş, 1920'li yıllarda kurulan 6 yeni müstakil liva ile tüm livalar vilayet haline getirilerek devrolan vilayetler ile birlikte Cumhuriyetin ilan tarihi olan 1923 yılında, toplam 74 vilayete ulaşılmıştır. Bu tarihten günümüze kadar vilayet sayısındaki artış devam etmekte ve günümüzde 81 vilayete ulaşmış bulunmaktadır. Bazı dönemlerde var olan vilayet ve ilçe gibi idari birimlerin ortadan kaldırıldığı veya bağlı olduğu idari birimin değiştirildiği de görülmüştür. Osmanlı Devleti'nin idari yönetimde modernleşme hareketi, 19. yüzyıl Avrupası'nda görülen idari reform uygulamalarının zorunlu kıldığı bir yansıma olarak başlamıştır. Asırlardır babadan oğula padişahlık ve monarşiye dayalı bir idari yönetim sistemine sahip Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılın özellikle son çeyreğine doğru gelindiğinde klasik devlet yönetimi ile çağdaş yönetim anlayışına sahip Avrupa kıtasındaki devletlere karşı koyamayacağı ortaya çıktığından devletin faaliyetlerinin yeni idari anlayış ve modernleşme ile yürütülmesi gerektiği fikri doğmuştur. Bunun sonucunda II. Mahmut'un idari yönetimi düzenleme hareketleri, 1839 Tanzimat-1856 Islahat Fermanlarıyla ortaya konulan yenilenme hareketleri, önemli modernleşme unsurlarını oluşturmuştur. Avrupa devletlerinin tesiri, tımar sisteminin yıkılması ve yerine konulan iltizam sisteminden yeteri kadar fayda sağlanamamış olması üzerine toprak üzerinde vergiye dayalı sisteme geçerek ülkenin her yerinden vergi gelirlerini aksamadan düzenli olarak alınması, eyalet yönetimlerinin yeniden organize edilmesi, merkezileşme ve merkezi otoritenin sağlanmak istenmesi, Osmanlı Devleti'nin eyalet sisteminden vilayet sistemine geçmesinde temel nedenler olmuştur. Mülki idare biçimini ve vilayet sistemini Fransa'dan örnek alarak devam ettiren Osmanlı Devleti, 1864 yılından itibaren Lübnan ve Tuna Vilayetlerinde pilot uygulama olarak kısmen vilayet sistemine geçmiş, daha sonra vilayet sistemini 1867 yılından itibaren yaygınlaştırarak ülkenin tamamına uygulamıştır. Cumhuriyet dönemine geçişle birlikte mülki idarede vilayet kademesi esas alınmış, Osmanlı vilayetleri değişikliğe uğrayarak sınırları daraltılmış, mülhak ve müstakil livaların tamamı Cumhuriyet döneminde vilayete dönüştürülmüştür. Cumhuriyet dönemi içinde vilayetlerin sayısı siyasi, sosyal, ekonomik ve güvenlik gibi çeşitli nedenlerle değişikliklere uğrayarak günümüzdeki 81 vilayete ulaşmıştır. Türk idari yönetiminde vilayetler, hem "merkezi idarenin" taşra örgütü, hem de mahalli "yerel yönetimin" vesayet ve denetçisi olarak faaliyette bulunmaktadır. Vilayet seviyesinde idari yönetim taşra örgütünün bağlı olduğu, merkezi yönetimine bırakılmış illerdeki özel idareler vilayet yönetiminin yakın vesayet ve denetiminde faaliyet göstermişlerdir. Ancak Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler vb. kuruluşların tesiriyle 90'lı yılların sonundan itibaren "yerel yönetimler" güçlendirilmeye çalışılmış, idari yönetimde yerelleşme ve bölgeselleşme ön plana geçmiş, vilayet sisteminin amaçlarından biri olan merkezi idarenin güçlendirilmesinin aksine merkezi idare güç kaybetmeye başlamış, yerel ve bölgesel idareler gittikçe ön plana çıkmışlardır. Yerel yönetimlerin merkezi idarenin kontrolünde belli bir seviyede muhafaza edilerek Türkiye'nin üniter yapısına zarar vermemesi gerektiği düşünülmektedir. Mülki idaredeki düzenlemeler öncelikle anayasa, yasa, mevzuat ve bu hususta çıkarılan kanunlar ve yönetmelikler kapsamında ele alınmış, bunların gerekçelerinin Cumhuriyetin kuruluşundan 2000'li yıllara kadar olan bölümleri yeni bir yaklaşım tarzı ile incelenmiştir. Bu çalışma, vilayet sisteminin tarihsel süreci, vilayet sistemine yönelik yapılan değişiklikler ve yaşanan gelişmeler, vilayet yapılma saikleri ile mülki idare sistemindeki düzenlemelere bilimsel bir bakış geliştirmenin yanında, vilayet yönetim sisteminin geçirmiş olduğu tarihi sürecin aydınlatılması ve bugünkü seviyeye nasıl geldiği konusunda bir katkı sağlarsa, maksadına ulaşmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: İl, Merkezileşme, Sistem, Türkiye, Yönetim

Cumhuriyet DönemiKamu yönetimiMerkezileşme+3
Fahrettin Dörtkol
Ankara University · Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılı kaynaklara göre Anadolu'nun (Orta, Güney, Doğu) Erken Demir Çağında idari yapılanması

Tunç Çağı'nın sonlarına gelindiğinde doğal ve beşeri faktörler sebebiyle Doğu Akdeniz'i içine alan bir göç hareketi yaşanmıştır. Ege'de Miken Uygarlığı, Anadolu'da Hitit İmparatorluğu'nun sona erdiği, sayısız saray, tapınak ve şehirlerin yok edildiği bu göç hareketi, Deniz Kavimleri Göçleri veya Ege Göçleri olarak adlandırılmıştır. Bu göç hareketiyle birlikte Erken Demir Çağı'na girilmiş ve Anadolu'da kaynakların sustuğu bir dönem başlamıştır. "Karanlık Çağ" olarak nitelendirilen bu dönem, Anadolu'da yaklaşık 400 yıl sürmüştür. Bu süreçte Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurulan irili ufaklı krallıklar üzerine uzun yıllar seferler düzenleyen dönemin büyük gücü Asur, MÖ 11. yüzyılda yeni bir tehdit olarak Suriye üzerinden Anadolu'ya gelen Aramiler'le mücadele etmek zorunda kalmıştır. Asurlu kralların Arami Krallıkları'na karşı harekete geçmesiyle bir müddet sonra (MÖ 7. yüzyıldan itibaren) Arami Krallıkları tamamen Asur hâkimiyeti altına alınabilmiştir. Bu tez çalışmasında, Anadolu'nun Deniz Kavimleri Göçü sonrasında almış olduğu siyasi şekillenmenin hem Deniz Kavimleri Göçü öncesi hem de bu göç sonrasına tarihlenen dönemin, birincil kaynaklar ışığında analizi hedeflemiştir.

AnadoluAsurlularDeniz kavimleri+5
Şeyma Erenkul
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Menteşe Sancağı'nda idari yapı

"XIX. yüzyılda Menteşe Sancağı'nda İdari Yapı" başlıklı çalışmamızda Osmanlı'da Tanzimat dönemiyle birlikte idari yapıda yaşanan değişimlerin taşrada etkisi Menteşe Sancağı örneğinde incelenmiştir. Menteşe Sancağı ile ilgili önceden yapılmış çalışmalarda idari kısmın eksikliği tespit edilerek bu alandaki boşluk doldurulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız giriş kısmı dışında, üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Tanzimat Dönemine kadar olan ülke idari yapısına yer verilmiştir. Ayrıca yine giriş bölümünde Menteşe Sancağı'nın coğrafi konumu, Türk hâkimiyetine girişinden XIX. yüzyıla kadar olan kısmı ele alınmıştır. Birinci bölümde XIX. yüzyılda Tanzimat Fermanı'nın getirdiği yenilikler, 1864 ve 1871 nizamnamesi, vede son olarak Menteşe Sancağı'nın idari durumu ele alınmıştır. İkinci bölümde Menteşe Sancağı'nın idari yapısındaki değişmeler incelenerek sancak, kaza ve nahiye idare meclislerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Menteşe Sancağı'nın kent yapısı belediye ve muhtarlık teşkilatının kuruluşu ve işleyişi yer almaktadır. Anahtar Kelime: Menteşe, Sancak, İdari Yapı, Reform, Meclisler, Belediye

19. yüzyılBelediyelerMenteşe Sancağı+5
Sezen Soltekin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Söke kazası'nın sosyo-ekonomik ve idari yapısı

Osmanlı tarihinde XIX. yüzyıl, pek çok gelişmelerin yaşandığı bir dönem olarak büyük bir öneme sahiptir. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminden itibaren pek çok yenilikler dizisi meydana gelmiştir. Bu yenilikler dizisini Avrupa'da meydana gelen gelişmelerin Osmanlı'ya yansıması olarak da değerlendirmek mümkündür. Osmanlı Devleti bu Avrupa'da meydana gelen gelişmelerin gerisinde kalmış, bunun için bir çözüm hareketine girişmiş ve bu sebeple de pek çok yenilikler yapmaya başlamıştır. Yapılan yenilikler sonucunda taşrada birtakım değişikliklerin gerçekleştiği görülmüştür. Tezimizde XIX. yüzyıl modernleşme sürecindeki bu dönüşümün taşrada, Söke kazasına nasıl ve ne ölçüde yansıdığı, ayrıca Söke kazasının o dönemdeki durumu anlatılmaya çalışılmıştır. Tezimiz üç ayrı bölüm ve bir girişten oluşmaktadır. Bu bağlamda giriş kısmında Osmanlı şehir tarihçiliğine ve bu alanda kullanılan kaynaklar arasından, özellikle tezimizde bu kaynaklardan hangilerini kullandığımız ve ne şekilde yararlandığımız hakkındaki bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde tarihsel süreç içerisindeki Söke kazasının, genel tarihçesi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Söke kazasının idari yapısında bulunan kurumlar, memurlar, mahkemeler, komisyonlar ve verilen rütbe ile nişanlara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Söke kazasının sosyal ve ekonomik yapısında ilk olarak "demografik yapı" ana başlığı altında kazanın nüfusu üzerinde durulacaktır. Daha sonra "sosyal yapı" ana başlığı altında eğitim, kaza sakinlerinin ihtiyaçlarının karşılanması, Söke'de bulunan mekânların türleri ile sayıları ve son olarak arkeolojik kazılar hakkında bilgiler verilecektir. Diğer başlığımız olan "ekonomik yapı" başlığı altında ise; Söke kazasında bulunan fabrikalar ve yapılan zanaatlardan, tarım ürünlerinden, ormanlardan ve son olarak kazada toplanan vergilerden bahsedilecektir. Bu bölümdeki son ana başlığımız olan "haberleşme ve ulaşım" başlığı altında ise haberleşme başlığında telgraf ile postadan ve ulaşım başlığında demiryolları ile karayollarından bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: 19.Yüzyıl, Salname, Söke, İdari Yapı, Sosyo-Ekonomik Yapı

19. yüzyılAydın-SökeKent tarihi+5
Merve Savran
Muğla Sıtkı Kocman University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

H. 1182 şer`iyye siciline göre Amasya'nın idari, sosyal, siyasi ve iktisadi yapısı

18. yüzyılAmasyaEkonomik yapı+6
Yılmaz Karadeniz
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Kıbrıs Beylerbeyliği (1570-1670)

Askeri teşkilatEkonomik hayatHayvancılık+4
Recep Dündar
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
10
Master'sOpen AccessTR

Hz. Ömer'in farklı icraatları

"Hz. Ömer'in Farklı İcraatları" konulu tez çalışmasında Hz. Ömer'in halifeliği döneminde gerçekleştirdiği faaliyetler ilk kaynaklar ışığında ele alınmıştır. Kronolojik sıralama dikkate alınarak hazırlanan bu çalışmada İslam tarihi açısından o zamana kadar farklı ve ilk olan uygulamaların aktarılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda dört bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde, Hz. Ömer'in Cahiliye'den halifeliğine kadarki farklı tavırları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Hz. Ömer'in halifeliğinde yapmış olduğu idari uygulamalar ele alınmış olup; şehirlerin kurulması, kuvvetler ayrılığı ilkesi doğrultusunda çeşitli alanlara tayin edilen görevliler ve bu görevlilerin uygulama alanları, birbiri ile bağlantısı incelenmiştir. Daha sonraki bölümde ekonomik uygulamaları olan; divan teşkilatı ve beytülmal gelirlerinin nasıl sınıflandığı ve son bölümde diğer uygulamalar başlığı altında dönemin ilkleri diyebileceğimiz çalışmaları hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Genişleyen İslam topraklarında faklı kültürden insanlar ile Müslümanlar arasındaki sorunlara dair Hz. Ömer'in nasıl çözümler getirdiği ve bu çözümler ile Hz. Peygamber'in uygulamaları arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları tespit edilmiştir. Ayrıca kaynaklarda bir konuyla ilgili faklı bilgiler varsa onlara da yer verilerek birbiriyle kıyaslamaları yapılmıştır. Böylelikle net bir bilgiye ulaşmak hedeflenmiştir. Anahtar Kavramlar: Hz. Ömer, Halife, Divan, Ordu, Gayr-ı Müslim

Askeri faaliyetlerEkonomiGayrimüslimler+6
Rabia Yıldız Taşova
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beylikler ve Osmanlı döneminde Çorum ve çevresi (XII-XVI. yy)

Beylikler döneminden Osmanlıya uzanan süreçte Çorum şehrinin tarihini ele almak özellikle beylikler dönemindeki kaynakların sınırlı oluşundan dolayı oldukça zordur. Bununla birlikte kentin Orta Çağ tarihine yönelik sınırlı sayıda araştırmanın yapılmış olması da bu zorluğu arttırmıştır. Yine de kronikler, seyahatnameler, menkıbeler, nümizmatik eserler ve son olarak Osmanlı Arşiv vesikaları incelenerek bu alandaki eksiklikler giderilmeye çalışılmıştır. Danişmendliler ile birlikte Türk hâkimiyetine giren şehir sırasıyla Selçuklular, İlhanlılar, Eretna Beyliği, Kadı Burhaneddin Beyliği ve Osmanlıların egemenliği altına girmiştir. Burada ilk olarak beylikler dönemi incelendikten sonra Osmanlı hâkimiyetinin şehirde kurulması ele alınmaktadır. Beylikler döneminde özellikle siyasi tarihini açıkladığımız Çorum şehrinin, Osmanlı döneminde tutulan arşiv vesikaları sayesinde sosyal, kültürel, idari ve ekonomik yönlerine de değinme imkanı olmuştur. Sonuç olarak bu çalışma Türk hâkimiyetiyle birlikte başlayan dönemden, Osmanlı Devleti'nin ilk hâkimiyet dönemlerine kadar geçen yaklaşık dört asırlık süreci incelemektedir.

Beylikler DönemiEkonomik yapıKent tarihi+7
Tugay Akar
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet sonrası taşranın idari dönüşümü: Kütahya örneği

Taşra idare tarihi çalışmaları özellikle kamu yönetimi literatürü açısından çok fazla çalışılmış konulardan değildir. Taşra idareleri, kamu yönetimi disiplini literatüründe genellikle merkezi devlet ve siyasi başkentlerin bakış açısıyla çalışılmıştır. Çalışmanın da konusunu oluşturan II. Meşrutiyet ve onun politik/yönetsel sonuçlarına taşradan ziyade payitahttan bakılmıştır. Tarihte önemli bir idari merkez olmuş olan Kütahya ili özelinde kamu yönetimi ve idare tarihi açısından bir inceleme ya da araştırmaya rastlanılmamıştır. Dolayısıyla bu çalışmada II. Meşrutiyet sonrasında imparatorlukta ortaya çıkan zengin bir siyasi iklim çerçevesinde taşrayı ilgilendiren idari düzenlemelerin, gelişmelerin ve değişimlerin birinci el belgeler üzerinden incelemesi yapılacaktır. Elde edilen bulgularla 1908 sonrasından savaş yıllarına kadarki dönemde Kütahya'daki idari gelişme ve süreçler analiz edilecek, yorumlanacak ve değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: II. Meşrutiyet, Taşra İdaresi, İdari Dönüşüm, Kütahya

DönüşümKamu hukukuKütahya+4
Rakip Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu yönetiminde reform: Ak Parti dönemi: 2002 – 2015 arası reformları

Yönetim pratiği bakımından uzun bir tarihe ve önemli bir birikime sahip olan Türkiye‟de "idarenin ıslahına ve idari reforma" dair önemli çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalar ilk olarak "devletin nasıl kurtarılacağı" düşüncesi etrafında, askeri ve mali konularda devlet adamlarına öğütler ve aksaklıkların düzeltilmesinde tutulacak yollar biçiminde ortaya çıkmıştır. Osmanlı döneminin ıslahat fermanlarından günümüze, devleti ve toplumu reforma tabi tutmak isteyen pek çok çalışmanın olduğu görülmektedir. Modernleşme hareketleri ile birlikte yasal-ussal bürokrasiye geçiş arayışları hız kazanırken imparatorluğun son dönemine damgasını vuran reform fikri, Cumhuriyetle birlikte de devam etmiştir. Bu çalışmanın amacı, 2002-2015 yılları arasında Ak Partinin kamu yönetimi reformları kapsamında gerçekleştirilen yasal düzenlemelerin genel gerekçelerinin, Yeni Kamu Yönetimi anlayışının temel ilkeleri bakımından içerik analizi yapılarak incelenmesidir. İçerik analizi sonuçlarına göre, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı ile genel çerçevesi çizilen reformların Yeni Kamu Yönetiminin temel ilkeleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Reform, İdari Reform, Yönetim, Kamu Yönetimi

Adalet ve Kalkınma PartisiKamu yönetimiReform+4
Seda Asan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bizans ve Sâsânî idarî örgütlenmesinin İslâm Devleti idarî örgütlenmesi üzerindeki etkisi (H. 1-132/ M.S. 622-749)

Dünya medeniyetlerinin siyasî, idarî, ekonomik sistemleriyle toplumsal ve kültürel hayatları medeniyetlerin birbirleriyle ilişkileri sonucu ortaya çıkmıştır. Genel insanlık medeniyetlerinin oluşmasında, yeryüzündeki bütün milletlerin değişik boyutlarda katkıları olmuştur. İslâm medeniyeti de diğer medeniyetlerde olduğu gibi genel olarak kendinden önceki medeniyetlerle etkileşime girmiştir. İslâm medeniyeti diğer medeniyetlerle etkileşime girip onların çeşitli kültürel özelliklerinden almaya başlayınca bütün insanlığa hitap eden bir medeniyet haline gelmiş ve bu, onun en ayırt edici özelliklerinden biri olmuştur. İslâm Devleti farklı milletleri egemenliği altına aldığı için yönetimi altındaki medeniyetler çeşitlenmiştir. Bu da diğer milletlerin medeniyetlerinden etkilenmesini kılmıştır. İslâm medeniyeti alışveriş ilkesi yani karşılıklı etkileşim üzerine kurulmuştur. Bu medeniyet her şeyden önce bir insanlık medeniyetidir. Bu nedenle diğer medeniyetlerin mirasını korumuştur. Fars ve Bizans mirasının modern dünyaya aktarılmasına imkân sağlamıştır. Müslümanlar başka medeniyetleri örnek almakla yetinmemiş bilakis bütün sistem ve bilimleri, nerede olursa olsun her zaman ilerleme ve gelişmeyi arayan İslâm hukukunun ruhuna uygun bir şekilde geliştirmişlerdir. İslâm Devleti kurulmadan önce Arap Yarımadası'ndaki Araplar, idarî ve siyasî teşkilat hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildi. Hz. Peygamber (S.A.V) tarafından İslâm Devletinin kurulması on üç asırdan fazla süren idarî sistemin ilk yapı taşı III sayılmaktadır. Ancak bu sistem ilk kurulduğunda dönemin siyasî ve idarî şartlarıyla orantılı ilkel bir sistemdi. Daha sonra bu sistem Halife Ömer b. Hattâb zamanından Emevîler Dönemine, gelişiminin zirvesine ve refahının en üst noktasına ulaşıncaya kadar İslâm toplumunun çıkarlarını karşılayacak şekilde gelişmeye başlamıştır. Emevîlerin iktidarı devraldıktan sonra özellikle medeni milletlerle temasa geçmeleri, Farslar ve Romalılar arasında hüküm süren siyasî ve idarî sistemlerden etkilenmeleri nedeniyle İslâm Devletindeki idarî sistemin şekli ve içeriğinde gelişmeler olmuştur. Sâsânî ve Bizans sistemlerinin İslâm Devletine etkisi Muâviye b. Ebû Süfyân'ın hükümdarlığı sırasında iktidara ihtişam ve lüksü getirmek istediği zaman başlamıştır. O, Sâsânî ve Bizans Devletlerinin sistemlerini örnek almış, birçok yenilik ortaya koymuş, muhafız alayı ve hâciblik görevlerini ilk defa uygulayan kişi olarak kabul edilmiştir. Veliahtlık sistemini uygulaması ve halifeliği veraset sistemine çevirmesiyle İslâm Devletinde otoriter bir yönetim kurmuştur. Farsların ve Bizanslıların idarî etkileri Emevî Devletinin sonuna kadar devam etmiştir. Sâsânî ve Bizans medeniyetlerinin Müslümanlar üzerindeki etkisi sadece idarî sistemler ve divanların örnek alınmasıyla sınırlı kalmamış, sosyal ve kültürel hayata da ulaşmıştır. Kültürel etki ise hicrî üçüncü ve dördüncü yüzyılda en yüksek seviyesine çıkmıştır.

Bizans İmparatorluğuBizanslılarMedeniyet+3
Mohammed Husseın Muhandıs
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. yüzyıl Osmanlı Anadolu'sunda voyvodalık ve Denizli Voyvodası Tavaslı Ömer Ağa

Osmanlı İmparatorluğu XVI. yüzyılın sonlarından itibaren birçok müessesesinde değişim yaşamaya başlamış ve bu değişimler XVIII. yüzyıla gelindiğinde ise daha belirgin bir hal almıştır. Özellikle İmparatorluğun idarî sisteminde meydana gelen kırılmalar ve malî sıkıntıların sebep olduğu birtakım zorunluluklar iltizâm ve malikâne sistemi gibi yeni uygulamaları beraberinde getirmiştir. Bunlara paralel olarak mukatalaşma sürecinin hız kazanması taşranın idârî şeklini tam anlamıyla değiştirmiştir. Böyle bir ortam taşradaki hazine defterdarlıklarının kaldırılmasına ve yerlerine voyvodalıkların kurulmasına ortam hazırlamıştır. Çalışmamız, Voyvodalık müessesesinin XVIII. Yüzyıl Osmanlı Anadolu'suna yansımaları ve Batı Anadolu'da bu müesseseye bir örnek teşkil eden Denizli Voyvodası Tavaslı Ömer Ağa ile sınırlandırılmıştır. Bu çerçevede taşranın sosyal, iktisadî ve idarî durumu aktarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca Denizli Voyvodası Tavaslı Ömer Ağa'ya ait arşiv belgelerinden ve yapılmış muhtelif çalışmalar üzerinden faaliyetleri ortaya konmuştur.

18. yüzyılDenizliDenizli Sancağı+5
Halit Cabbar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects