İdari yapı

166 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yazılı kaynaklara göre Anadolu'nun (Orta, Güney, Doğu) Erken Demir Çağında idari yapılanması

Tunç Çağı'nın sonlarına gelindiğinde doğal ve beşeri faktörler sebebiyle Doğu Akdeniz'i içine alan bir göç hareketi yaşanmıştır. Ege'de Miken Uygarlığı, Anadolu'da Hitit İmparatorluğu'nun sona erdiği, sayısız saray, tapınak ve şehirlerin yok edildiği bu göç hareketi, Deniz Kavimleri Göçleri veya Ege Göçleri olarak adlandırılmıştır. Bu göç hareketiyle birlikte Erken Demir Çağı'na girilmiş ve Anadolu'da kaynakların sustuğu bir dönem başlamıştır. "Karanlık Çağ" olarak nitelendirilen bu dönem, Anadolu'da yaklaşık 400 yıl sürmüştür. Bu süreçte Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurulan irili ufaklı krallıklar üzerine uzun yıllar seferler düzenleyen dönemin büyük gücü Asur, MÖ 11. yüzyılda yeni bir tehdit olarak Suriye üzerinden Anadolu'ya gelen Aramiler'le mücadele etmek zorunda kalmıştır. Asurlu kralların Arami Krallıkları'na karşı harekete geçmesiyle bir müddet sonra (MÖ 7. yüzyıldan itibaren) Arami Krallıkları tamamen Asur hâkimiyeti altına alınabilmiştir. Bu tez çalışmasında, Anadolu'nun Deniz Kavimleri Göçü sonrasında almış olduğu siyasi şekillenmenin hem Deniz Kavimleri Göçü öncesi hem de bu göç sonrasına tarihlenen dönemin, birincil kaynaklar ışığında analizi hedeflemiştir.

AnadoluAsurlularDeniz kavimleri+5
Şeyma Erenkul
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Ömer'in farklı icraatları

"Hz. Ömer'in Farklı İcraatları" konulu tez çalışmasında Hz. Ömer'in halifeliği döneminde gerçekleştirdiği faaliyetler ilk kaynaklar ışığında ele alınmıştır. Kronolojik sıralama dikkate alınarak hazırlanan bu çalışmada İslam tarihi açısından o zamana kadar farklı ve ilk olan uygulamaların aktarılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda dört bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde, Hz. Ömer'in Cahiliye'den halifeliğine kadarki farklı tavırları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Hz. Ömer'in halifeliğinde yapmış olduğu idari uygulamalar ele alınmış olup; şehirlerin kurulması, kuvvetler ayrılığı ilkesi doğrultusunda çeşitli alanlara tayin edilen görevliler ve bu görevlilerin uygulama alanları, birbiri ile bağlantısı incelenmiştir. Daha sonraki bölümde ekonomik uygulamaları olan; divan teşkilatı ve beytülmal gelirlerinin nasıl sınıflandığı ve son bölümde diğer uygulamalar başlığı altında dönemin ilkleri diyebileceğimiz çalışmaları hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Genişleyen İslam topraklarında faklı kültürden insanlar ile Müslümanlar arasındaki sorunlara dair Hz. Ömer'in nasıl çözümler getirdiği ve bu çözümler ile Hz. Peygamber'in uygulamaları arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları tespit edilmiştir. Ayrıca kaynaklarda bir konuyla ilgili faklı bilgiler varsa onlara da yer verilerek birbiriyle kıyaslamaları yapılmıştır. Böylelikle net bir bilgiye ulaşmak hedeflenmiştir. Anahtar Kavramlar: Hz. Ömer, Halife, Divan, Ordu, Gayr-ı Müslim

Askeri faaliyetlerEkonomiGayrimüslimler+6
Rabia Yıldız Taşova
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beylikler ve Osmanlı döneminde Çorum ve çevresi (XII-XVI. yy)

Beylikler döneminden Osmanlıya uzanan süreçte Çorum şehrinin tarihini ele almak özellikle beylikler dönemindeki kaynakların sınırlı oluşundan dolayı oldukça zordur. Bununla birlikte kentin Orta Çağ tarihine yönelik sınırlı sayıda araştırmanın yapılmış olması da bu zorluğu arttırmıştır. Yine de kronikler, seyahatnameler, menkıbeler, nümizmatik eserler ve son olarak Osmanlı Arşiv vesikaları incelenerek bu alandaki eksiklikler giderilmeye çalışılmıştır. Danişmendliler ile birlikte Türk hâkimiyetine giren şehir sırasıyla Selçuklular, İlhanlılar, Eretna Beyliği, Kadı Burhaneddin Beyliği ve Osmanlıların egemenliği altına girmiştir. Burada ilk olarak beylikler dönemi incelendikten sonra Osmanlı hâkimiyetinin şehirde kurulması ele alınmaktadır. Beylikler döneminde özellikle siyasi tarihini açıkladığımız Çorum şehrinin, Osmanlı döneminde tutulan arşiv vesikaları sayesinde sosyal, kültürel, idari ve ekonomik yönlerine de değinme imkanı olmuştur. Sonuç olarak bu çalışma Türk hâkimiyetiyle birlikte başlayan dönemden, Osmanlı Devleti'nin ilk hâkimiyet dönemlerine kadar geçen yaklaşık dört asırlık süreci incelemektedir.

Beylikler DönemiEkonomik yapıKent tarihi+7
Tugay Akar
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Sancağı'nın İskilip Kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin idari statüsü ve 19. yüzyıl ortalarındaki sosyo-ekonomik yapısı

Osmanlı Devleti Tanzimatla birlikte yeni bir değişim ve Batılılaşma sürecine girmiştir. Yapılacak olan bu değişim ve yeniliklerin birisini de yeni vergi düzeni oluşturmaktadır. Uygulanacak olan bu vergide, herkesin kazancı esas alınmıştır. Ayrıca halkın emlak, arazi ve hayvan gelirlerinin sayılması da uygun görülmüştür. Bu sayım sonucu oluşturulan temettuat defterleri, günümüzde ait oldukları bölgenin sosyal ve ekonomik yapısı hakkında ayrıntılı ve önemli bilgiler vermektedir. Biz de bu doğrultuda 1844-1845 yıllarında Ankara Eyaleti Çorum Sancağı sınırları dâhilinde bulunan İskilip Kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin toplumsal ve iktisadi yapısını araştırdık. Çalışmamızda ana kaynak olarak, Bayat temettuat defterlerinden faydalandık. Fakat sadece vergi hakkında bilgi veren bu kayıtlarda, kurumlar ve idari yapı gibi bilgiler bulunmamaktadır. Bu konudaki eksik olan bilgileri diğer arşiv kaynakları ve bölgeyle alâkalı çalışmalarla tamamlamaya çalıştık. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümüne ilk olarak Bayat adının anlamını açıklayarak başladık. Bayat adı hakkında bilgi verdikten sonra İskilip-Bayat çevresinin ilkçağlardan günümüze kadar olan tarihi hakkında bilgi vererek, Tanzimat sonrası idari ve mali reformlardan da bahsettik. Daha sonra Osmanlı Devleti'nin vergi düzeni ve tahrirlerin yapılışı konularına değindik. Bu tahrirler kapsamında yer alan temettuat tahrirleri ile bu kayıtların tutulduğu temettuat defterleri hakkında da genel hatlarıyla bilgi verdik. Çalışmamızın ikinci bölümünde ilk olarak nahiyenin Osmanlı dönemindeki idari statüsü hakkında bilgi verdik. Ayrıca temettuat kayıtlarına göre nahiyenin 19. yüzyıl ortalarındaki sosyal yapısına ve meslek gruplarına değinerek, nüfus defterlerine göre nahiyenin nüfusu ve köyleri hakkında da bilgi vermeye çalıştık. Üçüncü bölümde Bayat'ın tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomik faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi vererek, özellikle tarım yapılan toprak miktarlarını ve ziraatı yapılan ürünleri türlerine göre tablo ve grafikler yardımıyla daha anlaşılır hale getirmeye çalıştık. Hemen ardından hayvanları türlerine ve hasılat gelirlerine göre ayrıntılı bir şekilde incelemeye çalıştık. Dördüncü bölümde ise 19. yüzyıl ortalarında Bayat Nahiyesi'nin ekonomik yapısına değinerek, gelir getiren kaynaklar ile nahiyede ek gelir olarak kazanç elde edilen ticaret faaliyetlerine değindik. Ayrıca bu bölümde nahiyeden alınan vergiler ile vergilerin çeşitleri ve bu vergilerin dağılımı üzerinde durduk. Bu çalışma ile Çorum Sancağı'nın İskilip kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin, Cumhuriyet öncesi tarihini aydınlatmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Bayat, Hane, Hayvancılık, Nüfus, Öşür, Tarım, Temettuat, Vergi

19. yüzyılHayvancılıkNüfus+7
Recep Bacı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de neo-liberal politikalar çerçevesinde devletin yeniden yapılandırılması: Siyasi ve idari anlamda yerel özerklik

Liberalizm, bireylerin özgür olması gerektiğini vurgular. Neo-liberalizm ise politika olarak ekonomik liberal anlayışın kolektif düşünce karşısında bireyi öncü görerek piyasa temelli çözümler sunması olarak görülür. Türkiye'deki neo-liberal politikalar 1980'den sonra özelleştirme, deregülasyon, siyasi liberalizasyon ve küreselleşmenin yaygınlaştırılması olarak ortaya çıkmaktadır. Modernleşen dünyada özgürlüklerin, devlet düzenlerinin ve ekonomideki gelişmelerin bir dayanak noktası her zaman bulunur. Bu gelişmelerin ışığında liberalizmin dünyada modernleşmenin ön ayağı niteliğinde olması Türkiye'de de etkisini ortaya koymaktadır. 1980'den sonra ülkemizin içinde bulunduğu durum toplumun içerisinde bulunduğu kriz, mevcut politikaların yetersizliğini ortaya koymaktadır. Yönetimsel krizler sonucunda yeniliğe ihtiyaç duyularak reform çalışmaları yapılmaktadır. Böylece kendi kendine yetebilme fikrinden dolayı özerklikliğin neo-liberal eksende yaşanan gelişmelerle ortaya çıktığı söylenmektedir. Dolayısıyla çalışmamızda; yeniden yapılanma, neo-liberal anlayışın ortaya çıkışı, yönetim ilkeleri, yerel yönetimler, merkezden ve yerinden yönetim arasındaki ilişki açıklanmaktadır. Faaliyet gösterme alanlarının ülkede meclis tarafından ortaya çıkarılan kanunlarla belirlendiği özerk yapılara yerel yönetimler denir. Özerklik; muhtariyet ve otonomi olarak da kullanılır. Ülkede yaşayan bireylerin ve grupların, sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmeleri için özerklik, ön koşuldur. Gerçekleşen neo-liberal dönüşümün ülkemizde ortaya çıkardığı yeni kurumlar ile gelenekselliğini bir kenara bırakmaya çalışan toplumsal yapı çerçevesinde modernleşme süreci geçiren kurumların incelenmesi yapılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda neo-liberal politikalar çerçevesinde siyasi ve idari özerklik konuları izah edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liberalizm, Neo-Liberalizm, Yeniden Yapılanma, Siyasi Özerklik, İdari Özerklik.

DevletKamu kuruluşlarıNeo-liberalizm+7
Kemal Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Söğüt (1839-1923)

Kuruluşa ve Kurtuluşa beşiklik yapan Söğüt'ün tarihini milattan öncesine dayandırmak mümkündür. Bilinen ilk ismi İTEA'dır. Bizans döneminde THEBASİON veya SEBASİYON diye isimlendirilmiştir. SAFSAF ve BİD kelimelerinin ?Söğüt Ağacı? anlamına gelmesi sebebiyle Müslüman Türkler bu yöreye ?SÖĞÜT? demişlerdir.13. yüzyılda Kayı Boyu Söğüt'e yerleşmiştir. Bursa'nın fethine kadar Os¬manlı Devleti'nin başkenti olmuştur. 1921-1922 yıllarında üç kez Yunan işgaline uğ¬rayan Söğüt, neredeyse tamamı yakılıp yıkılmıştır. Eskiye ait pek fazla bir şeyi kalmayan Söğüt, Cumhuriyet döneminde yeniden inşa edilmiştir. Kuruluş ve Kur¬tuluşa beşiklik eden Söğüt İlçesinde, her yıl Eylül Ayının ikinci hafta sonu yeni nesillerimize Ecdada saygı ve vefa duygusunun, vatan sevgisinin verildiği, birlik ve beraberliğimizin pekiştirildiği ?Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri? düzenlenmektedir.Kurtuluş Savaşının en çetin geçtiği yerlerden birisi de Metristepe'dir. Metristepe bölgeye hakim bir yer olup, İnönü Savaşları bu bölgede yapıl¬mıştır. II. İnönü Zaferi kazanıldığında, Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'ya çektiği telgrafta " Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz dediği yerdir. Kazanılan zaferlerin ve aziz şehitlerimizin adına bir anıt yaptırılmış¬tır.Anahtar Kelimeler: Söğüt, Metristepe, Cumhuriyet, Kayı

Bilecik-SöğütEkonomiMilli Mücadele Dönemi+5
Çiğdem Öteyaka
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

1571 tarihli Tapu Tahrir Defteri'ne göre Gediz nahiyesi

Bu çalışmanın temel kaynağını oluşturan Tahtir defterleri, Osmanlı Devletinin sosyal, ekonomik ve beşeri durumu hakkında bilgiler vermektedir. Çalışmamızda 47 numaralı Tahrir Defteri ışığında Gediz Nahiyesi'nin coğrafi, tarihi, idari, nüfus ve iktisadi durumu hakkında tespitler yapılmıştır.Bölge tarih öncesi dönemlerden beri yerleşim yeri olmuş daha sonra Anadolu'nun Türkleşmesiyle bölgede Selçuklu hakimiyeti başlamıştır. Bu tarihten sonra Gediz, Germiyanoğullarının ve daha sonra da Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçmiştir.Gediz Nahiyesi, çalışmayı kapsayan dönemde 55 köye ve 9 mezra'ya bölünmüştü, ayrıca Gediz Nahiyesi'nin merkezi ise idari bakımdan 8 mahalleden meydana gelmekteydi. Gediz Nahiyesi'nde nüfus yaklaşık olarak 20109 kişidir. Nahiyede hububat üretimine önem verilmekle birlikte sebze ve meyve de yetiştiriliyordu. İktisadi bakımdan Gediz Nahiyesi'nde zirai üretime ek olarak küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve arıcılık da yapılıyordu.Anahtar Kelimeler: Gediz, Tahrir Defteri, Nahiye, Osmanlı Devleti, Nüfus

Coğrafi özelliklerEkonomik durumKütahya-Gediz+6
Mehmet Dağlar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yargısal ve idari görevleri kapsamında cumhuriyet başsavcılığı kurumunun Türk idari yapısındaki yerinin belirsizliği sorunu

Cumhuriyet başsavcılığı kurumu, ceza yargılaması alanında kamusal iddia makamını oluşturmaktadır. Görevi, cezai hükümler ile yaptırım altına alınan ve bağımsız mahkemelerin yargılayarak hükme bağlayacağı bir olayı, yargılama makamı önüne getirmektir. Yargılamaya katılarak verilen hükmü denetlemek, yasaya uygun şekilde kesinleşen hükmü infaz etmektir. Bu suretle maddi gerçeğin ortaya çıkarılarak, bozulan toplumsal barışının tesis edilmesini sağlamaktır. Bu kapsamda, Cumhuriyet başsavcılığı kurumunun adli görevleri ön plandadır. Adli görevlerinin yanı sıra idari ve mali görevleri bulunmaktadır. Bu görevler sayıca fazladır. Farklı yasa ve ikincil mevzuat içerisinde düzenlenmiştir. Çalışmamızda kısmen bu görevleri inceleyeceğiz. Amacımız bu görevler kapsamında Cumhuriyet başsavcılığı kurumunun, Türk idari yapısındaki yerinin belirsizliği sorununu irdelemektedir. Ülkemizde üzerinde çokça çalışılmayan bu sorunu, öğreti ve yasal mevzuat içerisinde değerlendirmeye çalışmaktır. Bu tez çalışması kurumun tarihsel gelişimini incelemeyi, mukayeseli hukuktan yaralanarak, kurumun yapısını, hukuki niteliğini ve görevlerini belirlemeyi ayrıca kurumunun Türk idari yapısındaki yerinin belirsizliği sorunsalına dair bir tespitte bulunmayı hedeflemiştir. Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet Başsavcılığı Kurumu, Yapısı, Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet Savcısı, İdari Yapı, Başsavcılığın İdari Görevleri, Başsavcılığın Adli Görevleri, Yargı Organı, Mukayeseli Hukuk, Hukuki Nitelik.

Adli görevCumhuriyet savcılığıDevlet görevleri+4
İbrahim Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının idare ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıklar ve açabilecekleri idari davalar

Yükseköğretim kurumlan, bilimsel özerkliğe sahip, kamu tüzel kişilikleridir. Bu tüzel kişiliklerin eğitim kadrosunu oluşturan akademik personel genelde idari hizmet sözleşmesi ile çalışmaktadır. Diğer kamu görevlilerinden farklı olarak hukuki statüleri özel kanunlar ile belirlenmiş olup, bunlar idare hukuku ilke ve kurallarına tabidirler. Akademik personelin yükseköğretim kurumu idareleri ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıklar esas olarak beş husus üzerinde gerçekleşmektedir. Bunlar; akademik personelin yükseltilmesi, atanması, görevlendirilmesi, çalışma esasları ve görevinin sona ermesi ile ilgili işlemlerdir. Yükseköğretim kurumu idareleri, tüm işlemlerini kamu yaran ve hizmetin gereklerine uygun yapması gerekir iken; incelediğimiz idari yargı kararlarında, akademik personel ile ilgili işlemlerde meydana gelen uyuşmazlıkların büyük bir çoğunluğunun kanunun yükseköğretim kurum idarelerine tanımış olduğu geniş takdir yetkisinden kaynaklandığı ortaya çıkmaktadır. Demokratik yönetimin en önemli şartlarından biri olan "yerinden yönetim" esasının gerçekleştirilmesi, yükseköğretim kurumu idarelerini etkileyen katı merkeziyetçi sistemin tümüyle terk edilmesi ve bu kurumların idari, mali ve bilimsel özerkliğinin sağlanması olmaz ise olmaz bir şart olarak kabul edilmektedir.

Akademik personelÖğretim elemanlarıİdari davalar+2
Mehmet Nusret Bedük
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

70 numaralı Kütahya Şer`iyye sicili transkripsiyonu ve kritiği

V ÖZET Osmanlı Devleti Dünya siyasi tarihinin muhakkak ki en büyük devletlerindendir. Sahip olduğu toprakların büyüklüğü ekonomik, askeri gücünün yanında esas takdire şayan olan yüzyıllarca değişik din, dil, ırk ve anlayışlara sahip milletleri bir arada huzur ve barış içinde yaşatabilmesidir ki, batılı tarihçilerin "Pax Ottoman" ( Osmanlı Barışı ) dedikleri bu sistem üzerinde halen araştırmalar yapılıp esasları anlaşılmaya çalışılmaktadır. Adalet toplumların temel direğidir. Adil olan yönetim ve yöneticilerin tarihteki başarılan sabittir. İşte Osmanlı Devleti'nin temel taşı da adalete verdiği önem olmuştur. İlk atanan devlet memurlarından birinin kadı olması adalete verilen değerin ifadesidir. Kadıların tutmuş oldukları Şer'iye Sicilleri Osmanlı tarihi hakkında içinde barındırmış olduğu önemli bilgiler açısından Osmanlı tarihinin en önemli kaynaklarından birisidir. Şer' iyye sicilleri sayesinde sicilin tutulduğu senelerde toplumun sosyal durumu, ekonomik durumu askeri ve adli durumu hakkında bilgi edinilmektedir. Aynı /.amanda Şer'iyyc Sicillerinde yer alan mekan isimleri de öğrenilebilmektedir'. Çalışma konumu/. olan "70 Numaralı Kütahya Şer'iyye Sicili "itin değerlendirilmesi sonucu o dönem Kütahya ve çevresinin; örf ve adetleri gelenekleri, mekan isimleri, şahıs isim ve unvanları, cemiyetin fikri yapısı, Müslümanlar ile gayri müslimlerin münasebetleri incelenebilir; aile hukuku, ceza ve miras hukukunun yapısı sergilenebilir. Çalışmamızın temel hedefi Kütahya toplumu hakkında bilgi sahibi olarak Osmanlı toplumu hakkında yapılacak araştırmalara katkıda bulunmaktır.

20. yüzyılAskeri yapıEkonomik durum+7
Ahmet Remzi Oran
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

12 numaralı Ayntab Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi (H.1027-1028/M.1618-1619.s.303-397)

Osmanlı Devleti'nde Şer'i Mahkemelerde kadılar tarafından tutulan Şer'iyye Sicilleri şehir tarihçiliği açısından birinci elden kaynaklardır. Şer'iyye Sicilleri yazıldığı dönemin sosyo-kültürel yapısı, ekonomi, siyasi ve idari yapısını ihtiva eden belgelerdir. Ayntâb 12 numaralı Şer'iyye Sicilinin tamamı 397 sayfa olup, ilgili sicilin 303-397 sayfa aralığı çalışılmıştır. Sicilde evlilik, boşanma, nafaka, miras, alım-satım davalarının yanı sıra, merkezden gönderilen ferman, berat, tezkire, mektub ve hüccet gibi resmî belgeler de kaydedilmiştir. Bu belgeler vasıtasıyla XVII. Yüzyılın başlarında Ayntâb'ın sosyo-kültürel, toplumsal, ekonomik ve idari durumu değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Ayntâb, Gaziantep, Şer'iyye Sicili, hukuk, mahkeme, kadı

17. yüzyılEkonomik durumGaziantep+6
Sevil Özoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kamu yönetimi teşkilatlanması

Kıbrıs adasının tarihsel süreçleri üzerinde durulmuş, Osmanlı Devleti öncesi ve Osmanlı Devleti dönemindeki gelişmeler incelenmiştir. Günümüzde Kıbrıs adasının ekonomik, sosyal ve siyasal yönden gelişimi açıklanmış. Döneminin güçlü ülkelerinin Kıbrıs adasını topraklarına katma nedenleri ile günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin Kıbrıs adasına bakış açıları üzerinde çalışılmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin idari yapısı ele alınmış, ülkenin egemenliğinin göstergesi olan; yargı, yasama ve yürütme erkleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimi, Milletvekilliği seçimleri ve yerel seçimler üzerinde durulmuş, Cumhurbaşkanlığı Kurumu, Bakanlar Kurulu, Merkezi Yönetim, Yerel Yönetimler üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapılmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ilçe, bucak ve belediye kurumlarının kuruluşları, yapıları organlarının seçimleri ile ilgili çalışmalar yapılarak kurumlar arasındaki ilişkiler anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Kıbrıs adasının tarihten gelen sorunu açıklanırken Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Yunanistan'ın çözümün neresinde oldukları çözüm için tüm tarafların üstünde anlaşmaya varabileceği bir çözüm getirilip getirilmediği, Kıbrıs sorunu için getirilen çözümlerin neler olduğu, bu çözümlerin iki tarafın öz iradesiyle mi getirildiği yoksa dayatmalar sonucunda getirilen çözüm önerileri mi olduğu üzerinde durulmuştur. Son zamanlarda Doğu Akdeniz'de keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu yetki alanları üzerinde çıkan sıkıntılar bu sıkıntıların çözüm yolları için hangi ülkelerin ne tür çözüm yolları getirdiği, Akdeniz'in altında bulunan enerji kaynakları ile ilgili Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bakış açılarının neler olduğu bu konu ile ilgili hangi çalışmaların yapıldığı konuları ayrıntılı bir şekilde işlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Merkezi Yönetim, Yerel Yönetim, Doğu Akdeniz

Devlet teşkilatıKamu teşkilat yapısıKamu yönetimi+4
Mehmet Demirtaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İslam medenı̇yetı̇nı̇n ortaya çıkışı, gelı̇şı̇mı̇ ve dı̇ğer medenı̇yetlerden farkları çağlar boyunca (El-Raşı̇dı̇, Emevı̇ler ve Abbası̇ler H. 590 yılına kadar)

Arap-İslam medeniyetinin incelenmesi, hem önceki hem de sonraki tüm diğer medeniyetler üzerindeki gelişimini ve hayatın çeşitli yönlerindeki ustalığını gölgede bırakan bir milletin tarihini içerdiğinden, en önde gelen ve geniş kapsamlı konulardan biridir. Bunun birinci nedeni, sağlam temellerini ve kurallarını Allah'ın Kutsal Kitabı'ndan ve O'nun Resûlü'nün biyografisinden almasıdır. Bu, önceki medeniyetlerden benimsediği bazı temellere ek olarak, hakiki İslam dinine uygun olanı alarak. Ve İslam medeniyetinde yazı her konuda olduğu gibi bazı problemlerde olmalıdır. Medeniyet ve en önemli dayanakları nelerdir? İkinci eksen, İslam medeniyetinin gelişimi etrafında döner, peki İslam medeniyetinin refah zirvesine ulaşana kadar geçirdiği aşamalar nelerdir, üçüncü eksen ise İslam medeniyetinin diğer Arap ve diğer medeniyetlerden farkı ile temsil edildi. -Arap, peki İslam medeniyeti ile diğer medeniyetler arasındaki fark noktalarının özü nedirVe İslam medeniyetinde yazı her konuda olduğu gibi bazı problemlerde olmalıdır. Medeniyet ve en önemli dayanakları nelerdir. İkinci eksen, İslam medeniyetinin gelişimi etrafında döner, peki İslam medeniyetinin refah zirvesine ulaşana kadar geçirdiği aşamalar nelerdir, üçüncü eksen ise İslam medeniyetinin diğer Arap ve diğer medeniyetlerden farkı ile temsil edildi. -Arap, peki İslam medeniyeti ile diğer medeniyetler arasındaki fark noktalarının özü nedir. Bu çalışma, İslam medeniyetinin ortaya çıkışının temellerini, şartlarını, özelliklerini, özelliklerini ve siyasi, idari, fikri ve kentsel açıdan gelişimini bilmeyi amaçlamaktadır. Şunu belirtmekte fayda var ki, İslam medeniyeti konusunda İslam sistemleri kitapları da dahil olmak üzere yazılmış bazı çalışmalar vardır ve bunların üniversite edebiyat, tez ve edebiyat çalışmaları da dahil olmak üzere kaynak ve referanslar listesinde oluşturduğumuz pek çok çalışma vardır. Araştırmacı Marwan bin Şuş'un Selçuklular dönemindeki ilmî hareketler ve İslam Doğusu üzerindeki etkileri üzerine yazdığı yüksek lisans tezinden bahsettiğimiz araştırma, Selçuklu dönemindeki ilmî hareketi diğer devirlerden bağımsız olarak sadece ele almıştır. Bu çağda bilimsel hareketin gelişimi için temel ve araştırmacı Ammar Abdel Rahman tarafından Şam'daki İslam mimarisi; Diğer İslam şehirlerinden değil, Şam'daki kentsel manzaralardan memnun olan.

AbbasilerBilimDin+6
Jawad Kadhim Rasham Al-hraıshawı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat'tan Birinci Dünya Harbi'ne Çankırı Sancağı (1839-1914)

Bu çalışmada, Tanzimat'tan I. Dünya Savaşı'na kadar olan yaklaşık 75 yıllık dönemde, Çankırı'nın idari, eğitim, ekonomi ve demografik yapısı ile bayındırlık ve doğal afetler konusunda yaşanan gelişmeler ele alınmıştır. Çalışmada, çeşitli arşiv kayıtları ve birincil elden kaynaklar doğrultusunda Çankırı merkez ve diğer bağlı kazâların idâri yapısında yaşanan değişiklikler ile idarecilerin tutum ve atama şekilleri tetkik edilerek, Osmanlı Devleti'nde bir sancağın nasıl idare edildiği ortaya konulmuştur. Çankırı'nın Müslüman ve gayrimüslim nüfus durumu ile bölgeye gelen çeşitli muhacir grupları ele alınıp, muhacirlerin mevcut nüfus ile entegre olmaları hususunda yaşanan bazı problemler tespit edilmiştir. Çankırı'daki klasik ve modern eğitim kurumları her yönüyle ele alınıp, öğretmen ve öğrenciler hakkında çeşitli bilgiler verilmiştir. Çankırı'da yapılan ekonomik ve ticari faaliyetlerin en önemlisi olan panayırlar konusu çalışılıp, bölgenin yer altı ve yer üstü gelir kaynakları araştırılarak, şehrin Osmanlı ekonomisine ne tür katkılarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bayındırlık alanında yapılan çeşitli çalışmalar araştırılarak, Osmanlı'da yaşanan kurumsal modernleşmenin Çankırı'ya yansımalarının neler olduğu tespit edilmiştir. Son olarak, Çankırı'da meydana gelen çeşitli doğal afetler çalışılıp, halkın bu afetlerden ne derece etkilendiği ve bu konuda mahalli ve merkezi hükümetin aldığı tedbirlerin neler olduğu tespit edilmek suretiyle, merkezi hükümtin sosyal hizmetler görevini doğrudan üstlendiği anlaşılmıştır. Bu çalışmanın Osmanlı şehir tarihi çalışmaları ile Çankırı tarihine dair araştırma yapan ve yapacak olanlara katkı sağlaması ümit edilmektedir.

19. yüzyıl20. yüzyılDoğal afetler+7
Sıraç Aktürk
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı taşra idaresi: Kastamonu örneği (1839-1876)

Selçuklular ile birlikte Türk hakimiyetine geçen Kastamonu, zamanla Türk nüfusun yoğunlaştığı oldukça önemli yerleşim yerlerinden biri haline gelmiştir. 1461 yılında Osmanlı hakimiyetine geçen Kastamonu, önemine binaen kimi şehzade ve önemli üst düzey devlet görevlilerine tevcih edilmiştir. Bununla birlikte Kastamonu sancağı, 17. yüzyıldan itibaren zaman zaman arpalık ve zaman zaman da malikâne sistemi ile idare edildiğinden eski önemini kaybetmeye başlamıştır. Tanzimat Döneminde yapılan değişikliklerle Kastamonu sancağı 1846 yılında eyalete dönüştürülmüş böylece Osmanlı idari yapısı içerisindeki önemi yeniden artmıştır. Her ne kadar 1859 yılı sonlarında yapılan bir düzenleme ile Kastamonu, mutasarrıflığa dönüştürülmüş ise de bu durum Kastamonu'nun önemini kaybettiği anlamına gelmemelidir. Çünkü Bolu, Sinop, Viranşehir sancaklarından oluşan Kastamonu'ya 1863 tarihinde Çankırı sancağı da dahil edilerek sınırları daha da genişletilmiştir. 1867 yılına gelindiğinde ise Vilayet Nizamnamesi ülkenin pek çok yerinde olduğu gibi Kastamonu'da da uygulanmaya başlanmış ve Kastamonu vilayete dönüştürülmüştür. Vilayet dönüştürülen Kastamonu bu statüsünü tezimizin sınırını oluşturan 1876 yılına kadar devam ettirmiştir. Bu çalışmada yukarıda verilen açıklamalar çerçevesinde Kastamonu'nun Osmanlı hakimiyetine geçişinden 1876 yılına kadarki idari yapısı arşiv kaynakları, Takvim-i Vekayi, Salnameler, Kastamonu Şeriyye Sicilleri ve ilgili tetkik eserler temel alınarak incelenmiştir. Çalışmamızın ana amacı, Osmanlı taşra idaresinin özellikle Tanzimat Dönemi ile birlikte yapılan mülki ve mali reformalar çerçevesinde Kastamonu özelinde nasıl uygulandığını ortaya koymak olmuştur. Böylece merkez ile taşra arasındaki ilişkilerin seyri, bu bağlamda Tanzimat reformları ile birlikte merkezi otoritenin Kastamonu'da ne ölçüde uygulanabildiği ele alınmıştır. Ayrıca Kastamonu'da yapılan teftişlerin, açılan yolların ve çekilen telgraf hatlarının merkezi otoritenin teminindeki rolü ve önemi üzerinde durulmuştur.

19. yüzyılKastamonuKent tarihi+6
Alperen Yalçın Bazna
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk on beş yılında Yozgat

Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra ülke genelinde meydana gelen değişimin Yozgat iline yansımaları incelenmiştir. Çalışmamız 1923-1938 yılları arasını kapsamakta ve dört bölümden ibarettir. Bu bölümler; siyasi-idari, ekonomik, nüfus ve eğitim-sosyal kültürel alanlardan oluşmaktadır. Çalışmamızda arşiv belgeleri, yerel basın ve araştırma kaynaklarından yararlanılmıştır. Kaynaklar doğrultusunda cumhuriyetin ilk yıllarında Yozgat'ın idari yapısı, tarım ve sanayisi, yaşanan iskân faaliyetleriyle birlikte değişen nüfus yapısı ve eğitim alanındaki yenilikler ele alınmıştır. Yozgat, cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkarak önemli adımların atıldığı illerden biri olmuştur.

Cumhuriyet DönemiSosyokültürel yapıSosyokültürel yaşam+2
Muhammed Yasin Doğan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir 21 Numaralı Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve değerlendirmesi (R. 1323-1324 / M. 1908-1909)

Şer'iyye Sicilleri, Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşrada uyguladığı sosyal, siyasi ve içtimaî politikaları görmek ve bölgelerdeki insan ilişkilerine tanık olmak için en uygun kaynaklardandır. Bu nedenle siciller tarih, hukuk ve daha birçok alana ana kaynak olma özelliğini göstermektedir. Bu çalışma da Rumi 2 Şubat 1323 – 21 Mart 1325 (Miladi 15 Şubat 1908 - 3 Nisan 1909 / Hicri 12 Muharrem 1326 – 12 Rebiülevvel 1327 tarihleri arasını kapsayan 21 Numaralı Kırşehir Şer'iyye Sicilleri incelenmiştir. 21 Numaralı Kırşehir Şer'iyye Sicili, 120 sahife ve 172 adet belgeden oluşmaktadır. Şer'iyye sicillerinde iş akdinden boşanmaya, cinayetten zimmet davasına hukuki, idari ve sosyo-kültürel birçok konu yer almaktadır.

20. yüzyılKent tarihiKırşehir+6
Mehmet Tosun
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

H. 1301 (M. 1884) in light of the yearbook dated hejaz province during the reign of Abdulhamid II (History and geography, social-cultural, economic, administrative-military structure)

With the declaration of the Tanzimat Edict, the Ottoman State made radical changes in the administrative field. One of these changes is the Provincial Ordinance issued in 1867. With this regulation, it was passed from state to province, administrative units were rebuilt and in provinces; The year, which includes the history and geography of the provinces and shows the social-cultural, economic and administrative-military structure, annuals are being kept. In the light of the information obtained from the Hejaz Province Yearbook in H. 1301 (M.1884), in our study on the subject of the Hejaz Province under the administration of the Ottoman State. It was aimed to reveal the history and geography, social-cultural, economic and administrative-military structure of the Hejaz Province during the reign of Abdulhamid II. The first yearbook of Hejaz Province, H. 1301 (M. 1884) date, was transcribed and copyright works were also used in our thesis. According to our study, Hejaz Province consists of the Makkah, which also includes the Kaaba, and the sanjaks of Medina and Jeddah and the townships connected to these sancaks. While the history and geography of Hejaz, almost identical with the Kaaba, are handled in the light of salname, in our study II. During the reign of Abdulhamid, the social and cultural structure of Hejaz, its economic status, the sanjaks and administrative bodies that constituted the Hejaz Province and the military presence of the Ottoman State in the region were revealed.

Abdülhamid IIGeographyEconomic structure+7
Veysel Demirci
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk yıllarında Salihli kazası (1923-1933)

"Cumhuriyetin İlk Yıllarında Salihli Kazası (1923-33)" adlı tez çalışmasında Osmanlı Devleti'nin son yılları, Milli Mücadele dönemi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yılları ele alınmıştır. Kazanın idari, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında meydana gelen değişim, dönüşüm yerel ve genel boyutlarıyla verilmeye çalışılmıştır. Salihli kazasının adı ve kuruluşundan başlayarak, bölgenin iklimi, bitki örtüsü, coğrafi özellikleri incelenmiştir. Bununla konunun farklı boyutlarının daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Ardından Osmanlı son dönemlerinde hızla gelişen ve bir kaza kimliğine kavuşan Salihli'nin içinde yer aldığı bölgenin kısa tarihçesi verilmiştir. Salihli kazasının tarihi ile ilgili yapılan tüm çalışmalar antik Sart şehri ile başladığı için aynı yol tercih edilmiştir. Salihli kazasının, Yunan işgaline karşı hangi özelliklerinden dolayı Milli Mücadele'nin merkezlerinden biri olduğu üzerinde durulmuştur. Burada yaşanan hâkimiyet mücadelesi tüm yönleriyle ele alınmıştır. Salihli'nin işgal yılları ve kurtuluşunda yaşanan acılar, dönemin hatıralarından takip edilmiştir. Yunanlıların çekilirken verdikleri zararları ve Salihli yangınının uzun yıllar silinmeyen izleri takip edilmiştir. Osmanlı döneminde Kafkasya ve Balkanlardan gelen göçmenler ile Cumhuriyet döneminde Yunanistan ile yapılan mübadele sonunda gelen göçmenlerin sorunları araştırılmıştır. Bu göçlerin Salihli'nin sosyal ve ekonomik yapısında nasıl bir değişime yol açtığı analiz edilmiştir. Salihli kazasında eğitim, kültür ve sosyal yaşamda meydana gelen değişimler, gelişmeler dönemin gazetelerinden ve hatıralarından takip edilmiştir. Salihli kazasında bayındırlık ve imar faaliyetleri, belediye hizmetleri ile ulaşımda yaşanan değişimler işlenmiştir. Kazanın iktisadı yapısında yaşanan değişimler, gelişmeler farklı kaynaklar ve istatistikler analiz edilerek verilmiştir.

Cumhuriyet DönemiDemografik yapıEkonomik yapı+6
Süleyman Ayhan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Demirci Kazası Karataş Nahiyesi Temettuat Defterleri

Osmanlı Devleti'nden günümüze kadar gelen zengin arşiv belgeleri içinde Temettuat Defterleri'nin önemli bir yeri vardır. Bu defterler on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu iktisadi, sosyal ve ticari hayatı açık bir şekilde bizlere sunmaktadır. Temettuat Defterleri genel olarak bir bölgenin; demografik, etnik yapısına, fert düzeyinde menkul ve gayr-ı menkul kaynaklara, şahısların yıllık kazancına, işletmelerin büyüklüğüne, toplam ve ayrıntılı vergi yüküne, işgücü ve kişilerin mesleğine, yetiştirilen tarım ürünlerine ve beslenen hayvanlara, ticari ve sınai müesseselerine ışık tutmaktadır. Temettuat Defterleri on dokuzuncu yüzyıl ortalarındaki Osmanlı sosyal ve ekonomik durumunu yansıtacak içerik ve zenginliğe sahiptir. Kişilerin sahip olduğu tüm mal varlıklarını ayrıntılarıyla kaydeden Temettuat Defterleri, Osmanlı taşrasına ait ayrıntılı bilgiler vermektedir. Temettuat Defterleri toplam toprak miktarı, toplam ekili ve nadas alanların miktarı, üretime ayrılan topraklar, ürün çeşidine göre ayrılan toprak miktarı ve bu ürünlerden sağlanan hasılalar, hayvan sayıları ve gelirleri, çeşitli sınai, ticari ve hizmet iş kolları hususlarında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bu çalışmada, Manisa'nın Demirci Kazası'na bağlı üç nahiyeden biri olan Karataş Nahiyesi'nin 47 köyüne ait Temettuat Defterleri incelenmiştir. Çalışmamız, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, Demirci coğrafyası ve tarihi ele alınıp, Temettuat Defterleri'nin Osmanlı sosyo ekonomik tarihi için önemi ve Demirci Kazası Karataş Nahiyesi Temettuat Defterleri'nin tanıtımı yapılmıştır. Birinci bölümde, idari yapı ve nüfus, Temettuat Defterleri'ndeki vergi mükelleflerinin sektörel dağılımı ve vergi mükelleflerinin sosyal statüleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise iktisadi yapı, hayvancılık ve nahiyedeki üretim miktarları ve vergiler konusuna değinilmiştir. Çalışma bir sonuç ve kaynakça ile son bulmaktadır.

HayvancılıkManisa-DemirciOsmanlı Devleti+5
Merve Demir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Demirci Kazası Şehir Nahiyesi Temettuat Defterleri

Osmanlı şehir ve kasabaları üzerine pek çok çalışma yapılmıştır. Şehir tarihi çalışmaları genelde XVI. yüzyıl için tahrir defterleri, XIX. yüzyıl için ise temettuât defterleri kullanılarak yapılmıştır. Bunların dışında şer'iyye sicillerine dayalı değişik yüzyılları kapsayan şehir tarihi çalışmaları yapılmıştır. Şehir tarihi çalışmaları daha çok sancak ve kaza düzeyinde yapılmıştır. Nahiye ve köyleri ele alan çalışmalar daha sınırlı sayıdadır. Ele aldığımız bu çalışmada Saruhan sancağının Demirci kazasına bağlı Şehir nahiyesi köylerinin XIX. yüzyılın ikinci yarısındaki sosyal ve ekonomik yapısı ele alınmıştır. Çalışmanın kaynağını köylere ait temettuât defterleri oluşturmaktadır. Temettuât defterleri XIX. yüzyıl ortalarındaki Osmanlı şehirlerinin sosyo-ekonomik yapısı hakkında bilgi vermektedir. Bu defterlerde şahısların sahip oldukları mal varlıkları ayrıntılı olarak ayrıntılı olarak kaydedilmiştir. Bu defterlerde bölgenin toprak miktarına, toprakların kullanım alanlarına, hangi ürünlerin yetiştirildiğine, bunlardan elde edilen ürünlere ve vergi miktarına, mesleklere, şahısların kazançlarına, hayvan sayılarına, mükelleflerin sektörlere göre dağılımına, hayvancılığa, hayvanlardan elde edilen gelirlere dair bilgiler bulunmaktadır. Bu çalışmada, Manisa'nın Demirci kazasına bağlı üç nahiyeden biri olan Şehir nahiyesinin 34 köy ve dokuz çiftliğine ait temettuât defterleri incelenmiştir. Çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Demirci coğrafyası ve tarihi ele alınıp temettuât defterlerinin Osmanlı sosyo-ekonomik tarihi için önemi ve Şehir nahiyesine ait temettuât defterlerinin tanıtımı yapılmıştır. Birinci bölümde nahiyenin idari yapısı ve nüfusu, vergi mükelleflerinin sosyal statüleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise iktisadi yapı, hayvancılık, nahiyedeki tarımsal üretim ve vergi konularına değinilmiştir. Çalışmanın son bölümünde sonuç ve kaynakça bulunmaktadır. Çalışmanın sonunda çalışmanın değerlendirme kısmında kullanılan bazı tablolar ile Yassıca köyüne ait temettuât defterinin çevirisine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Demirci, Temettuat Defteri, Manisa, Karataş, Kökboya

19. yüzyılHayvancılıkManisa-Demirci+6
Süleyman Alan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat'tan II. Meşrutiyet'e Turgutlu: 1839-1908

Çalışma konumuz, 1839-1908 yılları arasındaki dönem dâhilinde, Osmanlı Devleti'nin yapısını önemli ölçüde etkileyen Tanzimat'ın ilanı ile II. Meşrutiyet idaresi arasındaki modernleşme sürecinin, Turgutlu ölçeğinde yansımalarını ve izdüşümlerini kapsamaktadır. Şehrin bulunduğu coğrafyanın ve dönemin gelişmelerinin, Turgutlu'ya yaptığı etkiler, bilhassa nüfus ve iktisadi yapı üzerindeki değişmeler çalışmamızda ele alınmıştır. Kaza'da, nüfusun doğal seyri dışında hızla artması, tarım ürünlerinde pamuk ve üzümün, hububata nazaran daha çok ekim alanı olarak tercih edilmesi, küçük ölçekli işletme sayısında artış ve fabrikaların kurulmaya başlama süreci, eserde ayrıntılı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu süreçte Turgutlu'nun, bir köyden tam anlamıyla bir "Kaza" hüviyetine kavuşması, idari yapının dönemin usulüne göre teşekkül etmesi, gayrimüslim nüfusun genel nüfus içerisindeki yerinin, sadece oran bakımından değil, sosyal ve iktisadi hayattaki etkisine göre de arttırması ve 1866 yılında şehre demiryolunun gelmesinin, Turgutlu'ya etkileri değerlendirilmiştir. Kısacası bu çalışmada, Tanzimat'tan II. Meşrutiyet'e (1839-1908) kadar geçen süre içerisinde Turgutlu'nun sosyal, ekonomik, idarî ve demografik yapısı işlenmiştir. Şehrin nüfusu, dinî yapısı, meslekî teşekkülleri, eğitim ve kültürel yapısı, tarım, hayvancılık, ticaret, sanayi gibi iktisadî yapısını oluşturan unsurları, idarî teşkilâtı ve yönetim evreleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turgutlu, Kasaba, Tanzimat, Meşrutiyet, Kasaba Demiryolu.

Ekonomik yapıHayvancılıkManisa-Turgutlu+7
İlker Mümin Çağlar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Roma-Bizans Dönemi'nde Ankara (Siyasi, fiziki, idari,sosyo-ekonomik ve dini yapı)

Ankara çevresinde tarih öncesi dönemlerden itibaren yerleşim gören bazı yerler bulunmakla birlikte Ankara şehrindeki ilk yerleşimin, mevcut tarihî ve arkeolojik çalışmalar ışığında Frigler döneminde başladığı görülmektedir. Frigler döneminde Hacı Bayram Tepesi merkezli yerleşim, Galat döneminde kaleye kaymış ve Roma hâkimiyetine giren şehir kaleden aşağı düzlüğe doğru yayılmıştır. Ankara, Roma hâkimiyetinden Türk hâkimiyetine kadar olan tarihî süreçte birçok önemli siyasî ve askerî olaylara sahne olmuştur. Şehrin konumu ve şehirden geçen yollar bu durumun önemli bir sebebidir. Ankara'nın idarî olarak Roma hâkimiyetinden Türk hâkimiyetine kadar önemli bir merkez olduğu görülmektedir. Ankara'nın idarî merkez olduğu alan, zaman içinde değişikliğe uğramasına rağmen şehrin idarî merkez oluşu pozisyonu kesintisiz olarak devam etmiştir. Ankara XII. yüzyıla kadar sırasıyla Galatia Eyaleti, Galatia Prima Eyaleti, Opsicion Theması ve Bucallerian Theması'na merkezlik yapmıştır. Bu durum şehirde yerel yöneticilerin yanında eyalet/thema yöneticilerinin bulunmasını da sağlamıştır. Bugün Ankara'da mevcut olmayan birçok yapı adı veya yapılara dair işaretler kaynaklarda mevcuttur. Roma-Bizans Ankara'sında halk, toplumsal olarak tabakalar halinde yaşamışlar ve şehrin asilleri ve zenginleri şehirde gerekli olan kamu işlerini üstlenmiştir. Ankara'da dinî açıdan paganist dönemin oldukça hareketli oluşu, şehirde tapınım ve saygı gören kültlerin çeşitliliğinden ve bu kültlere ait yapılardan anlaşılmaktadır. Paganizm'den Hıristiyanlığa geçiş sürecinde Roma İmparatorluğunda yaşanan gelişmelerin mikro örnekleri Ankara'da görülmektedir. Roma-Bizans Ankara'sında Yahudilerin bulunduğuna dair kayıtlar da mevcuttur. Şehrin Türk hâkimiyetine girmesinin ardından şehirde İslâmiyet yayılmış ve sonraki süreçte Müslümanlar çoğunlukta olmakla birlikte, Hıristiyanlar ve Yahudiler şehirde beraber yaşamayı sürdürmüşlerdir.

AnkaraAnkaraDini yapı+6
Hasan Akyol
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılın ilk yarısında Söke kazasında nüfus ve yerleşim

Osmanlı İmparatorluğu XVII. yüzyıldan itibaren özellikle askeri ve mali konularda güç kaybı yaşamaya başlamıştır. Bu süreçte artık tahrir kayıtlarının sağlıklı bilgi vermekten uzak kaynaklar olduğunu fark eden devlet, XIX. yüzyılın ilk yarısında yeni kurulan ordunun asker ve mâlî ihtiyaçlarını karşılamak için ülke genelinde erkek nüfusun ve vergi mükelleflerinin tamamını kapsayan yeni bir bir nüfus sayımı yapılmasına ve bu sayımların defterler aracılığı ile kayıt edilmesine karar vermiştir. Çalışmanın temel kaynakları bu sayımların kayıt edildiği defterlerdir. Bu defterler Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi'nde bulunmakta olup, künyeleri şu şekildedir: NFS.d. 2903, 2906, 2908, 2956, 2957, 2958, 2959, 2960, 40068, 2965 numaralı Söke nüfus defterleri ile D.CRD. d. 39903, 39991, NFS.d. 2965, NFS.d. 3188 numaralı icmal defterlerdir. Bu defterler 1830\31-1840\41 tarihinde Sığla Sancağı'na bağlı olan Söke kazasında yapılmış nüfus sayımlarının bilgilerini içermektedir. Bu tezde, bahsi geçen defterlerdeki bilgiler transkript edilmiş, derlenmiş ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Buradan hareketle de XIX. yüzyılın ilk yarısında Söke kazasında ikamet etmekte olan Müslüman ve gayrimüslim nüfusun ihtiva ettiği özellikler ile kaza genelindeki yerleşimleri değerlendirilmiştir. Ayrıca bu çalışmada XIX. yüzyılda Söke'nin idari yapısının durumu ortaya konmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: XIX yüzyıl, Söke'de İdari Yapı, Söke, Sığla, Nüfus, Nüfus Sayımı

19. yüzyılAydın-SökeNüfus+3
Mustafa Mesut Özekmekçi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
11

Related subjects