Mesnevi

Bu konu başlığı altında 181 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşçı İbrahim Dede Rūhu'l-Beyān'daki Farsça Tanıklar ve çevirisi (III/1-100)

Çalışmamız, Aşçı İbrahim Dede'nin dört ciltlik Tercemetü'l-Fârisiyye fî Tefsîri'l-Hakkiyye adlı eserinin üçüncü cildinin 1-100. sayfa aralığının akademik yöntemlerle Latin harflerine aktarılmasıdır. Söz konusu eserde İsmail Hakkı Bursevî'nin Rūhu'l-Beyân adlı eserinde geçen Farsça nazım ve nesir bölümlerinin şerhi Türkçeye çevrilmiş ve açıklanmıştır. İlim dünyasına katkıda bulunmayı hedeflediğimiz çalışmamız; Birinci Bölüm'de eserin müellifi olan Aşçı İbrahim Dede'nin hayatı ve eserleri, nüsha tavsifi, muhtevası, Farsça tanıkların istatistiği, izlenen yöntem ile dil ve imla özellikleri; İkinci Bölüm'de transkripsiyonlu metin ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aşçı İbrahim Dede, Rûhu'l-Beyân, Farsça, İsmail Hakkı Bursevî, Şerh.

Aşçı DedeBeyitlerDivan edebiyatı+7
Merve Kırca
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bedreddin Mahmûd'un hayatı, eserleri, edebî kişiliği ve Fevz ü Felâh Mesnevisi (İnceleme-metin)

Bedreddin Mahmûd 15.yüzyılın ikinci yarısı ile 16.yüzyılın başında yaşamış bir âlimdir. Molla Kadı Mahmûd olarak da bilinen Bedreddin Mahmûd'un tespit ettiğimiz dört eserinden biri "Fevz ü Felâh" mesnevisidir. Fevz ü Felâh'ta ayet ve hadislerin açıklamaları, din ve tasavvuf büyüklerinin hikâyeleri ve sözleri yer almaktadır. Eser dinî-ahlâkî-tasavvufî konularda nasihat vermek amacıyla yazılmış ve Sultan II. Bayezid'e sunulmuştur. Eserin tespit edebildiğimiz biri eksik olmak üzere iki nüshası vardır. Tam olan nüsha, eksik olan nüsha ile karşılaştırarak kısmî metin tenkidi yapılmıştır. Kalan bölüm ise tam olan nüsha esas alınarak ortaya konulmuştur. Eserin beyit sayısı 10641'dir.Vesile Eserde hâkim olan nazım şekli mesnevi olsa da kaside, müstezat gibi nazım şekilleri de kullanılmıştır. Tür itibariyle de tevhit, naat, münacat, methiye konularında yazılmış şiirler bulunmaktadır. Fevz ü Felâh edebî tür olarak okuyucuya bilgi vermek, onu eğitmek amacını taşıyan mesneviler grubuna girmektedir. Dinî-ahlâkî yönü ağır basan eserde bazı tasavvufî konulara da yer verilmiştir. Geniş hacimli eser, ele aldığı konular itibariyle "dinî-tasavvufî ve ahlâkî" bir mesnevi kabul edilebilir. Anahtar Sözcükler: Molla Kadı Bedreddin Mahmûd, Fevz ü Felâh, Mahmûdiyye, Mesnevi, II. Bayezid.

Divan şiiriEdebiyatMesnevi+2
Ali Kavaklı
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nev'izâde Atâyî'nin Sohbetü'l-Ebkâr mesnevisinde ahlâkî esaslar

Hayatın her alanıyla ilgili kuralları içeren ahlâk, felsefe ve edebiyatın en eski konularındandır. Ahlâkî ögeler barındıran eserler, sözlü edebiyatın başlangıcından bu yana var olmuştur. Divan edebiyatı, ahlâkî-öğretici eserler bakımından zengin bir geçmişe sahiptir. Divan edebiyatı geleneğinde, hem özellikle ahlâkî meseleler üzerine eğilen öğütlerden oluşan nasihat-nâme türündeki müstakil eserlere hem de başka türde eserlerin içlerine yereştirilmiş nasihatlere rastlanmaktadır. Nev'izâde Atâyî'nin Sohbetü'l-Ebkâr adlı eseri de dinî-tasavvufî ve ahlâkî konularda yazılmış öğretici bir mesnevidir. Bu çalışmada; Nev'izâde Atâyî'nin Sohbetü'l-Ebkâr'da işlediği ahlâkî esaslar incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, mesnevide işlenen konular, ilgili konu hakkında eserden seçilen beyitler çerçevesinde açıklanarak anlatılmıştır.

AhlakDivan edebiyatıMesnevi+2
Neslihan Ece Mazıcıoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhammed'in Ferruḫ u Hümā ('Işḳ-Nâme) adlı eseri üzerine anlambilimsel ve tematik bir inceleme

Eski Anadolu Türkçesi adlı yazı dilinin evrelerinden Beylikler Dönemi, çok sayıda Türkçe eserin kaleme alındığı bir dönemdir. 14. ve 15. yüzyıllarda, Muhammed adlı yazar tarafından yazılmış olan Ferruḫ u Hümâ ('Işḳ-nāme) adlı eser, Ferruh ve Hüma adlı iki karakter arasında geçen olayları anlatan beşerî bir aşk mesnevisidir. Araştırma, üç ana başlığa sahip olup ilk bölüm, Eski Anadolu Türkçesi Dönemi, söz konusu yazar ve eser hakkındadır. İkinci bölüm, Ferruḫ u Hümā'nın içerisinde yer alan isimlerin tematik olarak sınıflandırması üzerinedir. Üçüncü bölüm ise sözcük anlam bilimi çalışmasının art zamanlı metot ile incelenmesi üzerinedir.

Anlam bilimDil bilimEski Anadolu Türkçesi+4
Sena Doğancı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

14-15. yüzyıl divan şiirinde renkler

Yedi bölümden oluşan bu tez, 14. ve 15. yüzyıllarda yazılmış divanlarda, mesnevilerde ya doğrudan söylenen ya da türlü benzetmelerle beliren renklerle ve onların anlattıklarıyla ilgilidir. Bu tezde, bazı renk adlarının karşılıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Kimi renklerin birbirlerinin yerlerine kullanılmalarının nedeni araştırılmıştır. Beyitlerde çoğunlukla birbirinin karşıtı olarak yer alan, ak ve kara renkli kişiler, olgular, eylemler ele alınmıştır. Şairlerce dile getirilen, hissettirilen bazı duyguların renkleri saptanmıştır. Ele alınan duygular ile saptanan renkler arasındaki ilişkiler ulaşılan bilgilerle açıklanmıştır. Bazı ulusların, toplulukların, peygamberlerin, dinî kişilerin, varlıkların renkleri tespit edilmiştir. Elde edilen veriler, bilgiler ve kanılar doğrultusunda yorumlanmıştır. Doğaya ait unsurların gerçekte hangi renkte veya renklerde bulundukları incelenmiştir. Bu unsurların şiirlerde hangi renkleriyle yer aldıkları, şairlere ne gibi hayaller kurdurdukları, benzetmeler yaptırdıkları tespit edilmeye, açıklanmaya çalışılmıştır. Masalların, ülkülerin getirdiklerinin, kutlamaların, kullanılan kimi eşyaların, yiyeceklerin, içeceklerin, insanoğluna özgü kimi durumların, olguların, olayların ve daha başkalarının renkleri belirlenmiştir. Bunların neden ve nasıl bu renkte oldukları araştırılmıştır. Göklerin, gezegenlerin, yıldızların, cennetlerin, cennettekilerin, cehennemin ve cehennemdekilerin eserlerde hangi renklerle yer aldıkları, betimlendikleri ortaya konmuştur. Bu renklerin yıldız bilimine, dinî metinlere, anlatılara uzanan kökenlerine değinilmiştir. Anahtar Sözcükler 14. yüzyıl, 15. yüzyıl, divanlar, mesneviler, renkler.

14. yüzyıl15. yüzyılDivan şiiri+4
Ayşe Ayaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dede Ömer Rûşenî'nin Asâr-ı 'Işk adlı mesnevisi'nin diliçi çevirisi

Bu çalışma, XV. yüzyılın ilk yarısında Dede Ömer Ruşeni tarafından yazılan Asar-ı Aşk adlı isimli manzum bir eseri incelemek üzere yapılmıştır. Eser, içerik itibariyle Miskin-nâme'deki şiirlerden oluşmakta olup, Divân, Ney-nâme ve Çoban-nâme'den de manzumeler içermektedir. Biz bu çalışmamızda eseri, daha önce yapılan çalışmalarıda görmediğimiz için, eseri tam metin ve detaylı olarak incelemeyi uygun bulduk. Çalışmamız iki bölümden terekküp etmektedir. "Giriş" bölümünde Dede Ömer Ruşeni'nin hayatı ve eseri/eserleri hakkında bilgiler vererek onları açıkladık. Tezimize "İkinci Bölüm"de ise, Asâr-ı Aşk'ın transkripsiyonlu metnini ve dil içi çevirisi verdik Anahtar Kelimeler: XV. yüzyıl, Dede Ömer Ruşeni, Asâr-ı Işk, Divan

15. yüzyılEski Türk edebiyatıMesnevi+2
Tolgahan Yalçın
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süleymaniye Kütüphanesi yazma bağışlar 1380 numaralı mecmua'da Burhâneddîn-i Belhî'ye ait mesnevi ve kasideler (İnceleme, transkripsiyon ve çeviri)

Bu çalışma, Muhammed Burhâneddîn-i Belhî'nin (1849-1930) hayatı, eserleri ve Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Bağışlar 1380 numaralı mecmuada bulunan mesnevi ve kasidelerinin transkripsiyon, çeviri ve incelemesinden oluşmaktadır. Belhî, Osmanlı'nın son yüzyılında yaşamış ve devrinin önde gelen şairleri arasında yer almıştır. Hayatı boyunca yalnızca şiirle meşgul olan Belhî, geçimini de şiir yazarak temin etmiştir. Şiiri ruhun gıdası sayan şair, bulunduğu her meclisi şiirleriyle şenlendirmiştir. Sokakta karşılaştığı dostlarına hâl hatır sormak yerine şiir okuması sebebiyle "şâir-i seyyâr" lakabıyla anılmıştır. Belhî'nin inceleme ve metin çalışmasını yaptığımız söz konusu mecmuası, daha önce bir bütün olarak çalışılmamış, ancak bir kısmı Türkçe divanının incelendiği bir yayında yer almıştır. Bu çalışmada, şairin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri ile mecmua içerisinde yer alan ve daha evvel herhangi bir akademik çalışmaya konu edilmemiş olan Farsça ve Türkçe mesnevi ve kasidelerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Burhâneddîn-i Belhî, mecmua, mesnevi, kaside

DergilerEski Türk edebiyatıKaside+3
Faizullah Qaderi
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fuzûlî'nin Leylâ ve Mecnûn Mesnevisine eklediği şiirler

Fuzûlî hem döneminde hem de döneminden sonra Türk Edebiyatı başta olmak üzere Arap ve Fars edebiyatlarında da dikkat çeken bir şairdir. Yazdığı eserler bakımından ve işlediği konularda öne çıkan şairin Leylâ ve Mecnûn mesnevisi günümüzde de canlılığını korumaktadır. Bu eserin birçok araştırmacı tarafından makale ve tezlerde incelendiği görülmektedir. Eski Türk Edebiyatında dönemin başta gelen şairlerinden olan Fuzûlî, bu mesneviye hikâyenin dışında kalan birçok şiir de eklemiştir. Eklenen şiirler içerisinde mesnevi nazım şekliyle yazılanların ardından, kasideler, gazeller, murabbalar ve kıtalar bulunmaktadır. Mesneviye sonradan eklenen bu şiirlerin hikâye içerisine serpiştirildiği görülmektedir. Bu çalışmada Fuzûlî'nin hayatı, eserleri ve mesneviye eklemiş olduğu şiirlerin incelenmesi yapılmaktadır. Bu şiirlerin her birinin incelemeleri nesre çeviri ve şerhleriyle beraber ele alınmaktadır.

Eski Türk edebiyatıFuzuliLeyla ile Mecnun+3
Sarenur Ocak
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şeyyâd Hamzâ'nın Yûsuf u Zelîhâ adlı eserinin söz dizimi

Konusunu Kur'an'dan alması, Anadolu sahasında yazılan ilk eserlerden olması ve Türkçe kelime kullanımındaki zenginliği ile Yûsuf u Zelîhâ mesnevisi hem edebî açıdan hem de Türk dili açısından önemli bir eserdir. Eserin yazarı Şeyyâd Hamzâ hakkındaki bilgilerimiz sınırlıdır. Söz konusu eser, kelime grubu ( belirtme grupları, cümle, cümle çeşitleri) açısından oldukça zengindir. Ancak bu zengin kullanımı her kelime grubu için söyleyemeyiz.Örneğin sıfat tamlaması, neredeyse her sayfada kullanılmasına karşın, aitlik grubu sadece bir yerde geçmektedir. Bazı kelime gruplarına ise (belirtme grubu, eşitlik grubu, yaklaşma fiilleri gibi) rastlanmamaktadır. Biz bu çalışmamızda, Şeyyâd Hamzâ'nın Yûsuf u Zelîhâ adlı eserinin söz dizimini kapsamlı olarak ele aldıktan sonra, bulgularımızı hem sayısal hem de yüzdelik oranlarla gösterdik.

MesneviSöz dizimYusuf u Züleyha+1
Hami Akman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehmed Şükrü'nün (Dâmâd-ı Gelenbevî) Müntehabât-ı Mesnevî'si, (İnceleme-metin)

Mevlânâ tarafından 13. yüzyılın ikinci yarısında yazılan Mesnevî, klâsik İslâm eserlerinin en önemlilerinden biridir. Mesnevî, asırlar boyunca büyük rağbet görmüş ve birçok kişiyi etkilemiştir. Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin Mesnevî'si, Türk-İslâm âleminde en çok şerh yapılan eserlerden birisidir. Bu eserlerden biri çalışmanın da konusu olan Es-Seyyid el-Hac Mehmed Şükrü İbn es-Seyyid Ahmed 'Ata'nın (Dâmâd-ı Gelenbevî) Müntehabât-ı Mesnevî adlı eseridir. Şarih, mesnevinin birinci cildinden seçilen 231 beytin şerhini yapmıştır. Bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde şerh hakkında bilgiler verildikten sonra Türk Edebiyatında yapılan Mesnevî şerhlerini listeledik. Birinci bölümde Seyyid Mehmed Şükrü'nün hayatı ve eserleri tanıtılıp incelediğimiz eser hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde eser dini ve tasavvufi açıdan muhteva incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, eser günümüz alfabesine aktarılmıştır. Eserde dinî, tasavvufî ve ahlâkî konuların işlendiği; bilgilendirici ve eğitici bir yol takip edildiği görülür. Suret ve mana, arif ve feylesof, muhlis ve münafık, alem-i mülk ve alem-i melekut, ruh ve beden, vahdet ve kesret, aşk, insan-ı kâmil, sabır, tevekkül, ilim gibi kavramların açıklaması yapılır. Anahtar kelimeler: Mevlana, Seyyid Mehmed Şükrü, Müntehabat-ı Mesnevi, Tasavvuf, Şerh

Mehmet Şükrü EfendiMesneviTasavvuf+4
Osman Rahmi Coşkun
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesnevî'de sağlıklı ve dengeli beslenme metaforları

Günümüzde dengesiz beslenmeye bağlı gelişen obezitenin kronik hastalıklar başta olmak üzere fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklara neden olması insanlığı diyet alanında yeni bir arayışa sevk etmektedir. Çalışmamız, insana ruh ve beden bütünlüğünde bakan temel İslâmî eserlerden Mesnevî-i Şerîf'te geçen sağlıklı ve dengeli beslenmeyle ilgili metaforları, diyet ve riyâzet kavramı perspektifinde inceleyecektir. Bu çalışma günümüz diyetetik alanında tartışılan 'bireysel gereksinim miktarı', 'öğünler arası ideal süre', 'homeostatik ve hedonik açlık' ile 'psikolojik durumunun beslenme üzerine etkisi'ni Mesnevî'de geçen 'nefs tezkiyesi' ve 'riyâzet' yöntemleri açısından inceleyecek, bu yöntemlerin ne ölçüde sürdürülebilir diyet başarısı ve kalıcı davranış değişikliği sağladığı sorusunu esas alacaktır. Zengin bir içeriğe sahip olan Mesnevî'yi dinamik ve güncel bir alan olan beslenme ve diyetetik alanı açısından multidisipliner bir yaklaşım ile inceleyen çalışmamız, yöntem olarak beslenme ve tasavvuf alanının temel kabullerine yönelik bir literatür taramasını esas almaktadır. Konunun diyetetik alanının güncel bilgileri ışığında, bütüncül bir şekilde incelenebilmesi için Mesnevî'de yer alan beslenme ve diyet ile doğrudan alakalı bulduğumuz tüm beyitler, mevcut olan tüm şerhlerde incelenmiştir. Çalışmamızda beyitlerin numaralandırılması Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Veled İzbudak'ın Mesnevî tercümesi esas alınarak yapılmış olup beyit metinleri Ahmed Avni Konuk şerhinden alınmıştır.Bu çalışma sonucunda Mesnevî'de nefs tezkiyesi için kullanılan 'tedrici' ve 'mizaca uygun' riyâzet yöntemlerinin diyette sürdürülebilir davranış değişikliği için bireysel diyet planlamasına yardımcı olacak teknikler sunduğu belirlenmiştir. Bireysel gereksinim miktarını hacet hali, fuzûlî hal ve nefsâniyet hali olarak sınıflandıran Mevlâna Celâleddîn-i Rûmi(ö.672/1273)'nin iki öğün arasındaki ideal süreyi iştah-ı sadık ve kazib kavramı üzerinden değerlendirmesi intermittent beslenmeyle uyumlu uzamış açlık önerdiğine referans sayılmıştır. Psikolojik durum ve beslenme davranışları arasında pozitif bir korelasyon olduğunu söyleyen Mevlâna, ruhsal durumun yenilen gıda üzerinde müsbet ve menfi etkisi olduğunu vurgulayarak günümüz diyetetik alanına epigenetik süreç üzerinden helal gıda ve ruhsal doyum ilişkisini sunmaktadır.

BeslenmeBeslenme bozukluklarıBeslenme davranışı+3
Gülşah Derin
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Klasik Türk edebiyatında realist aşk mesnevileri

Klasik Türk edebiyatında mesnevilerin tasnifi çoğunlukla konularına göre yapılmıştır. Aşk mesnevileri tasniflerde müstakil bir başlık olarak yer alırken sergüzeşt-nâme ve hasbihâl türleri şairlerin "gördükleri, yaşadıkları olayları anlatan, toplum hayatından kesitler veren" mesneviler başlığı altında değerlendirilmiştir. Ancak hem klasik aşk mesnevileriyle hem de sergüzeşt ve hasbihâl türleriyle ortak özellikler gösteren mesneviler de vardır. Bu çalışmada her iki türden de özellikler gösteren mesnevilerin "realist aşk mesnevileri" olarak tanımlanması önerilmiştir, kriterleri "gerçekçilik" temelinde olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekân olarak belirlenmiştir. Bu mesnevilerde olaylar gerçekçi kurgulanmıştır, kahramanlar olağanüstü özellikler göstermezler, olaylar belirli bir tarihte ve gerçeğe uygun zaman dilimlerinde, gerçek şehirlerde ve gerçek mekânlarda geçer. Bu çalışmada, yukarıdaki kriterler doğrultusunda edebiyat tarihlerinde "gerçekçi, realist, yerli veya şairin başından geçen bir aşk macerası" olarak tanımlanan eserlerden örneklem olarak sekiz eser seçilmiştir. Fürkat-nâme ve Heves-nâme 15. yüzyıldan bu türün özelliklerini gösteren "ilk" eserlerdir. Nâlân u Handân, Şâh u Gedâ, Ebkâr-ı Efkâr ve Mâcerâ-yı Mâh da 16. yüzyılda yazılmış eserlere örnektir. Heft-hân, 17. yüzyıldan şairin anlatıcıyla özdeşleştiği ve kendisine Şâh u Gedâ'nın şairi Yahyâ'yı örnek olarak aldığını belirttiği bir eserdir. Son olarak Üç Arûs ve Üç Dâmât, 18. yüzyıldan, diğer mesnevilerdeki gibi şairin orijinallik iddiası taşımadığı ya da kendisini âşıkla özdeşleştirmediği ancak olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekân unsurları değerlendirildiğinde "realist" özellikler gösteren bir eser örneğidir. Bu tezde, önce mesnevilerin "sebeb-i telif" bölümleri incelenmiş, şairlerin eserlerini yazma nedenleri sorgulanmıştır. Bölüm sonunda şairlerin kendi başlarından geçen bir aşk macerasını anlatma iddialarının "gerçekçi" olmak adına bir kurgu olduğu görülmüştür. Bu sonuç, mesnevilerin aşk mesnevilerinin bir alt başlığı olarak ele alınmaları tezini desteklemiştir. Ardından, mesneviler realist özellikleri de ön plana çıkarılarak her yönüyle, önce tahkiye yapısı ardından da sosyal hayat açısından incelenmiştir. Şairlerin kendi dünyalarına dönüp kendi hikâyelerini anlattıkları bu eserlerde kahramanların sosyal hayatları da canlı ve gerçekçi bir şekilde eserlere yansımıştır.

AşkEski Türk edebiyatıMesnevi+1
Pınar Çelik Önal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbrâhîm Bin Bâlî'nin Hikmet-Nâme'sindeki coğrafi unsurlar üzerine mitolojik, efsanevi ve tarihî açıdan bir inceleme

15. yüzyılda İbrâhîm bin Bâlî tarafından mesnevi nazım şekliyle yazılan, Acâ'ibü'l-mahlûkât tercümesi olan Hikmet-nâme, astronomi, astroloji, kozmoloji, coğrafya, botanik ve zooloji gibi birçok kaynaktan beslenen ansiklopedik bir eserdir. Mitoloji ve mitolojinin içinde barındırdığı türler de bu kaynaklar arasındadır. Bu çalışmada eserde geçen şehirler, ülkeler, kasabalar, dağlar, denizler, adalar, nehirler, su kaynakları ve kuyular gibi coğrafi unsurlar tespit edilerek mitolojik, tarihî ve efsanevi unsurların esere nasıl yansıdığı anlatılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Çalışmanın amacı coğrafi unsurlar ekseninde mitolojinin, tarihî, efsanevi unsur ve anlatıların Hikmet-nâme'ye nasıl yansıdığını göstermektir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde mit ve mitoloji kavramlarından bahsedilerek mitolojinin Hikmet-nâme'ye nasıl yansıdığı üzerine değerlendirmelerde bulunulmuş, mitoloji ve coğrafya ilişkisi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Hikmet-nâme'de geçen coğrafi unsurlar tespit edilerek, dünya ve Türk mitolojisine ait mitlerin, şahısların, mitolojik hayvanların ve bitkilerin esere nasıl yansıdığı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise coğrafi unsurlar çerçevesinde efsaneler ve tarihî anlatıların Hikmet-nâme'ye yansıma biçimleri incelenmiş, ulaşılan veriler beyitlerle desteklenmiştir.

Acaibü`l-MahlukatCoğrafi bilgiCoğrafya+6
Duygu Kerti
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

İsmâil Rüsûhî-y Ankaravî Şerh-i Mesnevî (Mecmû'atu'l-Letâyif ve matmûratu'l-Ma'ârif) (III. cilt) (inceleme-metin-sözlük)

Türk-İslam medeniyetinin en önemli miraslarından olan Mesnevî, en çok şerhi yapılan eserlerden biridir. 17. yüzyılda İsmâîl Rusûhî-yi Ankaravî tarafından yazılan Mecmû'atu'l-Letâyif ve Matmûratu'l-Ma'ârif Anadolu sahasında Mesnevî'nin tamamına yapılmış üçüncü, Türkçe şerhler arasında da ikinci şerhtir. Bu eser Ankaravî'nin Hz. Şârih olarak anılmasına vesile olmuştur. Bu tez çalışmasının amacı da Türk tasavvuf edebiyatının temel kaynaklarından sayılan bu mühim eserin III. cildinin çevirisini bilim dünyasının istifadesine sunmak ve eser üzerinde yapılacak çalışmalara zemin oluşturacak bir metin ortaya koymaktır. Bu amaçla öncelikle eserin yazma nüshaları tespit edilmiş, metin çeviri yazı yöntemiyle Latin harflerine aktarılmıştır. Ardından şerh metodu, kaynaklar ve muhteva bakımından incelenen esere, metne dayalı murat sözlüğü hazırlanmıştır

Mecmu'atu'l-Letayif ve Matmuratu'l-Ma'arifMesneviTasavvuf+3
Rabia Akdağ
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesnevî adlı eseri bağlamında Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin tarih kullanımı

Kendisi bizâtihi bir tarihçi olmayan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî adlı eserinde tarih biliminin inceliklerinden faydalanmıştır. Söylenişten ziyade anlam üzerine yoğunlaştığı bu eserinde, tarihî olay ve anlatımlara geniş yer vermiştir. Düşüncelerini insanlara beyan etmek ve ikna kabiliyetini arttırmak için tarih bilimini bir alternatif olarak görmüştür. Bugün Mevlânâ'nın bakış açısının, sadece yaşamış olduğu coğrafyada değil dünyanın pek çok yerinde kabul gördüğünü göz önünde bulundurduğumuzda, tarih anlatımının gücünü doğru yönde kullandığı sonucunu çıkarabiliriz. Hayatta olduğu dönemde kendisini bir tarihçi olarak tanımlamadığı gibi sonrasında da ona böyle bir sıfat atfedilmemiştir. Bizâtihi tarihçi olmaması hasebiyle, geleneksel ve çağdaş tarih anlayışları içerisinden bir veya birkaçını benimsemiştir demek doğru olmayacaktır. Ancak üslup ve anlatım tarzını analiz ederek, bu tarih anlayışlarından hangileri ile aynı doğrultuda hangileri ile zıt olduğu tespit edilebilir. Mevlânâ'nın Mesnevî'deki anlatımlarında genel itibariyle tarihsiz tarih yaklaşımına göre hareket ettiği söylenebilir. Onun, yalnızca tarih değil aynı zamanda mekân ve kişi gibi tarihi bir bilim yapan temel kavramlara da büyük oranda yer vermediği tespit edilmiştir. Rivayetleri doğrudan nakletmek yerine yaşadığı toplumun gözünden yansımalar ile eserine almıştır. Mesnevî'de tarihi derinlemesine işlemiş olan zatın tarihî anlatımları nasıl ele aldığını, kendi eklemeleri ve üslubuyla okuyucusuna nasıl sunduğunu analiz etmek, bir tarihçiye muhakkak yeni bakış açıları sunacaktır.

MesneviMevlana Celaleddin-i RumiTarih felsefesi+2
Zeynep Sezer
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Depresyon ve anksiyete bozukluğu olan çocuklarda mesnevi okumalarının etkileri

Depresyon insanlarda günlerce, aylarca hatta yıllarca süren özgüvende azalma, hayattan zevk almama, umudunu kaybetme ve isteksizlik olmasıdır. Anksiyete bozukluğunun genel olarak tanımlaması bireyin günlük yaşantısında karşılaştığı bir durumu veya nesneyi mevcut halinden çok daha tehlikeli görme, durumdan/nesneden gereğinden çok fazla kaygı duyması durumudur. Bibliyoterapi, okuma materyalinden faydalanılarak ortaya çıkan tedavi sürecini ifade eder. Çocuklar için bu süreç, duygusal, ruhsal ve sosyal kaygılar hakkında düşünmesine, anlamasına ve üzerinde çalışmasına yardımcı olur. Çalışmamızda depresyonu veya anksiyete bozukluğu tanısı olan hastalara Mesnevi okuma terapisi yapılarak kontrol grubu ile arasında fark olup olmadığını tespit etmek amaçlandı. Depresyon veya anksiyete bozukluğu tanısı olan hastalarda okuma terapisinin hastalığın iyileşmesine katkıda bulunması hedeflenmektedir. Çalışmamızın hasta ve kontrol grubu Mart 2022 ve Aralık tarihleri arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran, klinik olarak hafif depresyon veya anksiyete bozukluğu tanısı konan (13-18 yaş) 40 hastadan oluşmaktadır. Hastaların 20'si Mesnevî okunan grubu, 20'si ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Her iki gruba çalışmaya başlanırken ve bir aylık izlem sonunda; çocuklarda anksiyete ve depresyon ölçeği-yenilenmiş (ÇADÖ-Y), çocukluk çağı kaygı bozuklukları özbildirim ölçeği (KAY-BÖ), çocuklarda depresyon ölçeği (ÇDÖ) testleri yapıldı.Bu çalışmaya yaşları 13 ile 17 yıl (Ort. = 15,13 ± 1,38 yıl) arasında değişen, 35'i (% 87,50) kız ve beşi (% 12,50) erkek olmak üzere 40 hasta dahil edilmiştir. Çalışma grubunun Mesnevî okunduktan sonra ÇADÖ-Y, sosyal anksiyete bozukluğu, OKB, yaygın anksiyete bozukluğu, majör depresif bozukluk ve ÇDÖ ölçekleri puanlarında anlamlı bir düşüş olduğu görüldü (sırasıyla, p<0,01; p<0,001; p<0,01; p<0,01; p<0,05; p<0,01). Çalışma grubunun Mesnevî okunduktan sonra KAY-BÖ ölçeğinde anlamlı değişim saptanmadı (p>00,5).Çalışma ve kontrol gruplarının ÇADÖ-Y, sosyal anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk ve majör depresif bozukluk sonuç puan ortalamaları kıyaslandığında çalışma grubunun ortalamalarının anlamlı olarak daha düşük olduğu görüldü (sırasıyla, p<0,01; p<0,01; p<0,05; p<0,01; p<0,001). Çalışma ve kontrol gruplarının KAY-BÖ, panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve sosyal anksiyete bozukluğu sonuç puan ortalamaları kıyaslandığında çalışma grubunun ortalamalarının anlamlı olarak daha düşük olduğu görüldü (sırasıyla, p<0,01; p<0,01; p<0,05; p<0,01). Çalışma ve kontrol gruplarının ÇDÖ sonuç puan ortalamaları kıyaslandığında çalışma grubunun anlamlı olarak daha düşük olduğu saptandı (p<0,01). Kontrol grubunun ÇADÖ-Y, ayrılık anksiyetesi bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, OKB, panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, majör depresif bozukluk ve ÇDÖ ölçeklerinin başlangıç ve sonuç puan ortalamalarında anlamlı bir değişim yoktur (p>0,05). Kontrol grubunun KAY-BÖ, panik bozukluk, seperasyon ve sosyal anksiyete bozukluğu başlangıç ve sonuç puan ortalamalarında puanlarında anlamlı bir artış olduğunu göstermektedir (sırasıyla, p<0,001; p<0,05; p<0,01; p<0,001). Sonuç olarak bibliyoterapi yöntemiyle Mesnevi okumanın çocuklarda depresyon ve anksiyete semptomlarını iyileştirmede anlamlı derecede iyileştirici katkısı bulunmaktadır

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıBibliyoterapi+4
Sipil Gençeli
Necmettin Erbakan University
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Firdevsī-i Rūmī'nin Tecnīsāt-ı Süleymān u Belḳīs-nāme'si III. cilt: inceleme, transkripsiyonlu metin ve cinaslar sözlüğü

Bu tez çalışmasının amacı, öncelikle Firdevsî-i Rûmî'nin kaynaklarda adı geçen ancak şimdiye kadar ortaya çıkmayan Tecnîsât-ı Süleymân u Belkıs-nâme adlı eserini edebiyat dünyasının günümüz okuruna kazandırmaktır. Çalışma, dört cilt hâlinde, yaklaşık 20.000 beyit uzunluğundaki Tecnîsât-ı Süleymân u Belkıs-nâme'nin üçüncü cildini kapsamaktadır. Tezin ilk bölümünde Tecnîsât'ın III. cildi özelinde şairin hayatı hakkındaki bilgilere değinilmiş ve poetikasına dair çıkarımlarda bulunulmuştur. İkinci bölümde eserin konusu olan Belkıs ve Süleyman'ın aşk hikâyesi özetlenmiş, her bölüm sonunda verilen temsillerden hareketle eserin didaktik yönüne vurgu yapılmış, sosyal ve kültürel hayata dair unsurlara dikkat çekilmiştir. Üçüncü bölümde Tecnîsât'ın III.cildi biçim ve üslüp özellikleri bakımından incelenmiş, mesnevi türünde gazel nazım biçiminin işlevi ve cinas ve tarsî sanatları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde Tecnîsât'ın III. cildinde Ahmedî, Şeyhî ve Üsküplü Atâ'nın eserlerinden yapılan alıntılar karşılaştırılmış, "Nazire mi, intihal mi? sorusuna cevap aranmıştır. Beşinci bölümde Tecnîsât'ın III. cildinin imla hususiyetleri incelenmiş, nüshalar tanıtılarak metin tespitinde izlenen yöntemler sıralanmıştır. Altıncı bölümde sonuç, yedinci bölümde transkripsiyonlu metin ve sekizinci bölümde metnin anlaşılmasını kolaylaştırmak adına hazırlanan cinaslar sözlüğü yer almaktadır.

16. yüzyılCinasFirdevs-i Rumi+3
Serap Arslan
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbrahim Edhem hikâyeleri üzerine mukayeseli bir araştırma

İbrâhim Edhem hikâyeleri; halk toplantılarında okunup İslamiyet'in benimsetilmesi ve öğretilmesi amacına hizmet eden dinî halk hikâyelerindendir. İbrâhim Edhem hikâyelerinde veli bir şahsiyet olan İbrâhim Edhem üzerinden ideal Müslüman tipi halka aktarılmaya çalışılmıştır. Nitekim İbrâhim Edhem, Allah aşkı uğruna tacını, tahtını, ailesini ve vatanını geride bırakmış bir sultandır. İbrâhim Edhem'in sultanlıktan dervişliğe uzanan hikâyesi, anlatılara konu olmuştur. Yapılan araştırmada İbrâhim Edhem hikâyeleri tespit edildikten sonra bunlar içerisinden üç manzum İbrâhim Edhem hikâyesi seçilmiştir. Hikâyeler transkribe edilerek aralarında karşılaştırmalı bir çalışma ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışmamızda Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığından temin edilen "06 Mil Yz A 3803/3", "06 Mil Yz A 4309/2", "06 Mil Yz A 9260/3" demirbaş numaralı üç yazma içerisinde yer alan manzum İbrâhim Edhem hikâyeleri esas alınmıştır. Karşılaştırma yapılırken hikâyelerin şekil ve içerik özellikleri incelenmiştir. Bu doğrultuda İbrâhim Edhem hikâyelerinin barındırdığı motifler belirlenerek bu motiflerin destan, masal, efsane, halk hikâyesi gibi anlatı türleri içerisinde ve İbrâhim Edhem hikâyelerinde üstlendiği işlevler karşılaştırmaya tâbi tutulmuştur. Böylece İbrâhim Edhem hikâyelerinin Türk edebiyatı anlatı geleneği içerisindeki yerinin de tespiti gerçekleştirmek istenmektedir. Şekilsel açıdan diğer manzum dinî hikâyelerde olduğu gibi İbrâhim Edhem hikâyeleri de mesnevi nazım biçiminde ve aruz ölçüsüyle kaleme alınmıştır. 13. yüzyıldan itibaren oluşturulup yazıya aktarılan bu eserler, eski Anadolu Türkçesi dönemi dil özelliklerini taşımaktadır. Her ne kadar mesnevi nazım biçimiyle kaleme alınsa da halka yönelik yazıldıklarından hikâyelerde halkın anlayacağı bir üslup benimsenmiştir. Bu çalışma metin neşri ve incelemesi, İbrâhim Edhem hikâyelerinin işlevi, hikâyelerin Türk anlatı geleneği içerisindeki yeri olmak üzere üç temel üzerine kurulmuştur. Çalışmamızda karşılaştırmalı yöntem kullanılmıştır.

HikayeManzum hikayeMesnevi+3
Gizem Çoban
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mirza Muhammed Haydar'ın Cihan-name'si: Metin - inceleme - sözlük

Tarihçi, şair ve devlet adamı Muhammed Mirza Haydar (1499-1551) Orta Asya kültüründe ve tarihinde önemli bir yere sahiptir. Mirza Haydar, Farsça kaleme aldığı "Tarih-i Reşidî" adlı tarihî eseriyle bilinmektedir. Bunun dışında bugüne kadar pek bilinmeyen ve Çağatayca yazdığı Cihan-name (1529-1533) adlı manzum eseri de bulunmaktadır. Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, "Cihan-name" mesnevisi konu edilmiştir. Klasik Çağatay Döneminde yazılan eser saha uzmanları ve Türk dili araştırmacıları için büyük bir öneme sahiptir. Çalışma, Arap harfleriyle yazılmış olan metnin Latin harflerine transkiripsiyonunu, eserin dili ve yazım özelliklerini ve metinde geçen sözcüklerin alfabetik esaslı metne dayalı anlamlandırılmış söz varlığını ortaya koymayı amaçlamış, bu doğrultuda hazırlanmıştır. Klasik Çağatay Türkçesi dil özelliklerini taşıyan bu eser alana kazandırılmış ve Türkoloji araştırmalarının gelişimine katkı sağlamıştır. Anahtar kelimeler: Mirza Haydar, Cihan-name, Çağatay.

CihannümaDilbilgisiDilbilim+6
Lira Mayrambek Kızı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mâcerâ-yı Mâh (Giriş-metin-dizin)

Elimizdeki tez çalışması Ûdî adlı müziksever bir şair tarafından kaleme alınan Mâcerâ-yı Mâh adlı mesnevinin dizininin yapılması amacına yönelik gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızı yürüttüğümüz eserin bilinen tek nüshası Milli Kütüphane Yazma Eserler Bölümünde bulunmaktadır. YZ A2770 numaraya kayıtlı olan nüsha esas alınarak hazırlanmıştır. Metin incelemeleri çalışmalarında en çok kullanılan kısım dizin ve sözlük bölümleridir. Dizin çalışmaları bir kelimenin hangi anlamda, nerede ve ne sıklıkla geçtiğini göstermek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Eser incelemesi yapılırken araştırmacılara emek ve zaman tasarrufu sağlaması açısından bu çalışmalar önem taşır. Bu amaç doğrultusunda dizin çalışması sürdürülmüştür. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde Mihr ü Mâh adlı mesneviler hakkında genel bilgiler, Türk edebiyatında yazılan Mihr ü Mâh mesnevileri, şair ve eser hakkında bilgiler, ikinci bölümünde dönemin siyasi ve edebi hayatı hakkında bilgiler verilmektedir. Üçüncü bölümde Mâcerâ-yı Mâh adlı mesnevinin Fatma Sabiha Kutlar Oğuz tarafından yapılan çeviriyazılı metni bulunmaktadır. Son bölümde ise hazırlanan dizin ve sonuç bölümü yer almaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Mesnevi, Mihr ü Mâh, Mâcerâ-yı Mâh

Eski Türk edebiyatıMesneviMihr ü Mah+3
Gülsün Şahintürk
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mu'îdî, Şem ü Pervâne ( metin-inceleme)

Çalışma Muidi tarafından yazılan Şem ü Pervane mesnevisinin inceleme bölümü, mesnevinin elimizde bulunan iki nüshasının karşılaştırılmasıyla oluşturulan karşılaştırmalı metin ve ekler bölümünden oluşmaktadır. İnceleme bölümünde yazarın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri yanında Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı yöntemlerine göre eserin özellikleri incelenmiştir. Metin, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ve Millet Kütüphanesi Ali Emiri kısmındaki iki yazmanın Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı yöntem ve tekniklerine uygun olarak karşılaştırılmasıyla oluşturulmuştur. Çalışmanın sonuna Ali Emiri nüshasının fotokopisi ve İstanbul Üniversitesi nüshasından örnek sayfaların fotokopileri eklenmiştir.

Klasik Türk edebiyatıMesneviTasavvuf
Haksever Özgül
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
40
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mevlânâ'da eğitici değerler ve dil

Araştırmanın amacı, (ilk 14 cildini Tâhirü'l-Mevlevî ve son 4 cildini Şefik Can'ın yaptığı 18 ciltlik) Şerh-i Mesnevî'de yer alan tahkiyeye dayalı metinleri ve bu metinler vasıtasıyla aktarılmak istenilen iletileri tespit etmek ve Mevlânâ tarafından bilinçli bir şekilde kurgulanan bu metinlerin bir değer eğitimi yöntemi olarak nasıl kul-lanıldığını sorgulayarak metinler vasıtasıyla benimsenmesi ve sakınılması istenilen te-mel değerleri tespit etmektir.Çalışmada betimsel tarama modeli ve yakın okuma yaklaşımı kullanılarak metin ?kısmen toplum ve yazar- merkezli bir okuma yapılmış ve eserde 370'i ana, 80'i mesel getirme maksatlı ara olmak üzere toplam 450 metin, eserde yer aldığı beyit numaralarıy-la birlikte tespit edilmiştir. Tespit edilen tahkiyeye dayalı metinler, en küçük eylem bi-rimi kabul edilen epizotlarına ayrılmış ve her metnin ?aktarılmak istenilen iletiler?i tes-pit edilmiştir. Çalışmanın esasını teşkil eden Mesnevî'de Tahkiyeye Dayalı Metinlerde Değer Eğitimi bölümünde ise verilerin analiz edilmesinde sistematik tahlil yöntemine başvurulmuş, aynı değeri işleyen tahkiyeye dayalı metinlerden hareketle o değerin Mev-lânâ'da nasıl işlendiği ve ne anlama geldiği belirlenmeye çalışılmıştır.Çalışmanın evrenini bir bütün olarak ?değerler?, ?değer eğitimi? ve Mevlânâ'nın Mesnevî'si, örneklemini ise Tâhirü'l-Mevlevî ve Şefik Can'ın Şerh-i Mesnevî'si ve eserde yer alan tahkiyeye dayalı metinler oluşturmaktadır.Şerh-i Mesnevî'de dinî ve tasavvufî değerler aşk, çalışkanlık, sır saklama, bilgi ve akıl, pişman olmak, tevazu ve cömertlik gibi benimsenmesi istenilen 26 değer ile kibir, dünya malına aldanma, zulüm, kin ve intikam; hırs, açgözlülük ve hile gibi sakı-nılması istenilen 43 değer tespit edilmiştir.Çalışmada Mevlânâ'nın dile ve Türkçeye bakışına da kısa bir yorum getirilerek Mevlânâ'nın eserlerinde Türkçenin bir kültür dili olarak yerinin tespit edilmesine yöne-lik ciddî bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğu vurgulanmış ve çalışmanın sonunda Şerh-i Mesnevî'deki tahkiyeye dayalı metinlerin Türkçe Eğitimi'nde dört temel dil becerisi, dilbilgisi ve drama etkinlikleri ile temel evrensel ve insani değerlerin kazandırılmasında kullanılması önerilmiştir.Anahtar Sözcükler: Mevlânâ, Mesnevî, Tahkiye, Epizot, Değer Eğitimi.

DeğerlerDeğerler eğitimiEğitim+3
Gülşah Durmuş
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesnevi'de ibadetler ve tasavvufi ahlak

Bu tez çalışmasında Mesnevîdeki ibâdetler, inanç esasları, tasavvufî makamlar ve hâlleri, Hz. Mevlânâ'nın dilinden nakledilmeye çalışılacaktır. Günümüzde Hz. Mevlânâ'nın ifadelerinin farklı nakledilmesi, İslâm'dan uzak ya da ılımlı İslâm çatısı altında gösterilmesi bizi böyle bir çalışmaya yönlendirmiştir. Ilımlı İslâm çerçevesinde "Ne olursan ol gel" hiçbir şey yapma anlayışı ile doldurulan bu yaklaşımın Hz. Mevlânâ'nın İslâm anlayışı ile örtüşmediği tezimizde savunulmaktadır. Mesnevî'yi okurken Hz. Mevlânâ'nın kendine özgü bir üslubu ve dilinin ağır olduğu görülmektedir. Böylece Mesnevî'deki kavramların yorumlanması kişiden kişiye farklılaşabilmektedir. Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî'de "Ney"'in feryadından bahsederken: "Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı." ifadeleri aslında Hz. Mevlânâ'da kendi devrinde bile anlaşılmadığı sonucuna götürmektedir. Çünkü Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî'yi bir eğitim metodu olarak yazdığını düşünmekteyiz. Bu durum tezin önemini daha da arttırmaktadır. Bu çalışma birçok tasavvufî kavramın yanı sıra Hz. Mevlânâ'nın ısrarla üstünde durduğu hususlar: "Namaz nasıl kılınır?", "Orucu ne bozar?" gibi ilmihâl anlatımları değil, daha çok mânâ yönüdür. Böylece bu çalışma Mesnevî'ye aşina olmayanların Mesnevî ruhunu anlamasına da katkı sağlayacaktır. Hz. Mevlânâ beyitler arasında birden fazla örneklendirme yaparken tekrar konunun özüne dönmektedir. Bu da Mesnevî'nin sohbet edasında birbiri ardını tamamladığını söyleyebiliriz. Tezimizde Mesnevî'nin altı cildinden günümüzde sıkça sorgulanan konular üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu çerçevede kaza ve kader, îmân, tevhid, rızık, tevbe, şükür, ihlâs ve samimiyet, takva ve teslimiyet, ibâdetler, akıl, kalp aşk ve muhabbet konuları ele alınmıştır. Veled İzbudak'ın çevirisi üzerinden yaptığımız bu çalışmamızda Mesnevî içinde geçen Türkçe "Tanrı" kelimesine dokunulmamış ancak bizim yazdığımız metinler üzerinde lafzatullah kastedildiğinde cins isim yerine "Allah" lafzı tercih edilmiştir.

AhlakDin-ahlak ilişkisiMesnevi+3
Berk Yayman
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taşlıcalı Yahya Bey Şah-u Geda (inceleme-metin)

BiyografiMesneviTaşlıcalı Yahya Bey+2
Kazım Yoldaş
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1993
20

İlgili konular