İmam hatip high schools
75 theses under this subject heading
كفاية مدرس اللغة العربية في مدارس الأئمة والخطباء في مهارة النحو في المرحلة الثانوية، الواقع وسبل التطوير
This research whose title is (Teaching grammatical structures for non-Arabic speakers to the beginner and intermediate levels from a functional perspective related to the importance and methods of performance) discusses the importance of teaching grammar to non-Arabic speakers in absence of a communicative environment that enables students to acquire language automatically. The study also highlights grammatical structures that must be taught to the beginner and intermediate levels from a functional perspective that enables the learner to use the appropriate grammatical structure and how the teacher performs these compositions.
İmam hatip lisesi ve diğer lise mezunu ilahiyat fakültesi öğrencilerinin dini tutumlarının mukayesesi(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi-Hakkâri Üniversitesi örneği)
Yapılan araştırmanın konusunu farklı liselerden mezun olmuş ve şu an ilahiyat fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin dini tutumlarının belirlenmesi oluşturmaktadır. Araştırmada ilahiyat fakültesi öğrencilerinin daha önce öğrenim gördükleri liselerde almış oldukları din eğitiminin, dini tutumlarını nasıl etkiledikleri ve dini tutumları arasında anlamlı bir farklılaşmanın olup olmadığı tespit edilmek amaçlanmıştır. Bu amaçla daha önceden hazırlanan ve uzman görüşü ile uygulanabilirlik onayı alınan anket Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Hakkâri Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğrenim gören 300 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin dini tutumlarının yanı sıra; yaş, cinsiyet, yaşanılan yer, ekonomik düzey, mezun olunan lise gibi demografik değişkenler ile dini tutumları arasındaki farklılıklar da incelenmiştir. Ayrıca; öğrencilerin dini tutumları ile yükseköğrenim boyutu, inanç boyutu, davranış boyutu ve sosyal etki boyutu arasındaki ilişki de ele alınmıştır. Yapılan araştırmada öncelikle tezin teorik kısmı ele alınarak açıklanmış, araştırma çerçevesinde daha önce yapılan çalışmalar incelenmiş, konu ile ilgili makale, tez ve kitaplardan faydalanılmıştır. Araştırmada mevcut durumun tespitinin olduğu gibi yapılabilmesi için tarama modelinin veri toplama araçlarından anket tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında değerlendirilmiştir. Verileri analiz etmede betimsel istatistiklerden (frekans, yüzde) yararlanılarak çapraz tablolar oluşturulmuş ve ki-kare analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.
İmam hatip meslek dersleri öğretmenlerinin mezhep algısı: Şırnak örneği
Öğretmenlerin eğitim sürecinde çocuklar üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu pedagojik bir gerçektir. Türkiye'de çocuk yaşta verilmeye başlanan ve lise çağlarına kadar devam eden bir dini eğitim süreci bulunmaktadır. İmam hatip meslek dersleri öğretmenleri de bu dini eğitim sürecine katılan ve bilgiyi öğrenciye aktaran, önemli bir öznedir. Öğrencilerin imam hatip meslek dersleri öğretmenlerinin fikir ve anlayışlarından da etkilenmemesi mümkün gözükmemektedir. İslam'daki mezhep gerçeği ve imam hatip meslek dersleri öğretmenlerinin din eğitimi sürecindeki önemi göz önüne alındığında, imam hatip meslek dersleri öğretmenlerinin mezhep algısının da din eğitiminde önemli bir yer tutması kaçınılmazdır. Biz de bu çalışmada, Şırnak ili ve ilçelerindeki imam hatip liselerinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında görev yapan imam hatip meslek dersleri öğretmenlerinin mezhep algısını ölçmeyi amaç edindik.
Dini eğitim alan öğrencilerin sosyal medya eğilimleri: İzmir İmam Hatip Lisesi ve 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri örneği
İnsanlar topluluk halinde yaşaması gereken sosyal varlıklar oldukları için devletin belirlediği kanunlara göre yaşamak zorundadır. Türkiye'nin, İslam coğrafyasına yatkın bir yaşam örneklemesinin ağır bastığını görürüz. Müslüman olduğunu kabul eden bireylerin inandıkları dinin gerekliliklerini yerine getirebilmesi ve eğitimlerini doğru alabilmesi için belli kurum ve kuruluşların yasal çerçevede geçerlilik kazanması tarihsel süreç içerisinde uygun görülmüştür. Özellikle aile yaşantısı içerisinde ortaya çıkan dini eğilimlerin nesillerden nesillere aktarımı ve bunun doğru yapılabilmesi anlamında böyle bir girişimin yapıldığı görülmektedir. Bu türden eğitimlerin aile yaşantısıyla olan bağı değerlendirildiğinde ebeveynlerin çocuklarına din eğitimin temelini sunması bir başlangıç noktası olarak görülmektedir. Bu sayede çocuklar din eğitiminde bir görüş sahibi olarak hayatlarına devam edebilmektedir. Ayrıca din ile ilgili doğru ve yanlışı tespit etmeleri mümkün olmaktadır. Sosyal medyanın yaygın bir kullanımına rağmen özellikle dini eğitim alanında öğrencilerin sosyal medyayı düzenli olarak kullanımının uygun olup olmadığı tartışmalı bir konudur. Bu noktada ebeveynlerin ve eğitimcilerin sosyal medya kullanan öğrencilere üzerinde doğru bir şekilde rehberlik etmesinin etkili olacağı düşünülmektedir. Tez konusunun belirlenmesi üzerinde durulurken sosyal medya ve dini eğitim ilişkisi ile ilgili çalışmaların oldukça sınırlı olduğu görülmüş ve bu nedenle alandaki bu boşluğu doldurmaya ufak da olsa katkıda bulunabilecek bir araştırmanın yapılması öngörülmüştür. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada birebir görüşmeler yapılarak veriler elde edilmiştir. Toplamda 31 lise ve üniversite öğrencisiyle yapılan görüşmelerde önceden hazırlanmış 14 soruluk bir görüşme formundan faydalanılmıştır. Görüşmelerde öğrencilerin kendilerini rahatça ifade etmesi için müdahaleden kaçınılmıştır. İzmir İmam Hatip Lisesi ve 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi pilot okullar olarak seçilmiş, uygulamalar burada yapılmıştır. Lise ve üniversite öğrencilerinin kullandıkları sosyal medya platformları arasında çok büyük farklar olmasa da bazı değişkenler olduğu, üniversite öğrencilerinin hem aldıkları eğitim hem de sosyal medya üzerine daha bilinçli oldukları görülmektedir. Sosyal medya platformları eğlence amacıyla kullanılsa da genellikle eğitim amaçlı bir kullanım söz konusudur. Aldıkları eğitimi sorgulama ve araştırma eğilimi de üniversite öğrencilerinde daha güçlüdür.
İmam hatip liselerinin öğretim programlarında yer alan müzik derslerinde dinî mûsikî formlarının öğretilme durumunun imam hatiplerin mesleki yeterliklerine etkileri: Çanakkale ili Ayvacık ilçesi örneği
Mûsikînin etkili olduğu alanlardan birisi de dindir. Türk mûsikîsinin bütün formlarında olduğu gibi, dinî mûsikîde de makamları bilmek ve dinî formları icra ederken uygulamak, nağmeleri yerinde ve düzgün kullanmak önemli görülmektedir. Bu nedenle yarının din görevlilerini yetiştiren İmam-Hatip Lisesi öğrencilerinin erken dönemlerde mûsikî eğitimi almasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Dinî mûsikî formlarının en önemlilerinden biri olan ve herkesin duyabileceği şekilde, namaza davet olarak minarelerden günde beş vakit okunan ezanın, kaynaklarda belirtilen veya günümüzde de tercih edilen makamlara uygun bir şekilde icra edilmesi, aldıkları eğitime göre değişim göstermektedir. Camilerde görev yapan imam-hatiplerin, sadece ezanı değil, cami mûsikîsi formlarının birçoğu hakkında bilgi sahibi olması ve yeri geldiğinde uygulayabilmeleri bu açıdan gerekli görülmektedir. Dinî Türk Mûsikîsinin yükümlülüğünde bulunan cami mûsikîsi türleri Türk tarihi ve kültüründe bir miras niteliğindedir. Bu nedenle, mûsikînin okullarda iyi bir şekilde öğretilip gün yüzüne çıkarılması ve camilerde imam, müezzin ve önemli müzisyenler tarafından doğru icra edilmesi bu alanda önemli görülmektedir. Yapılan alan çalışmasını, literatürde yazılmış kaynaklar ile destekleyerek sonuca ulaşmak için tarama modeli kullanılmış ve alan araştırması yöntemi ile düzenlenmiştir. Bu amaçla konuyla alakalı yapılan literatür taraması sonrasında, Çanakkale İli Ayvacık ilçesinde görevli imam hatipler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile görsel-duysal veriler, kayıt altına alınmış ve belgelendirilmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde betimlemeler yapılmış, İmam-Hatip Liselerinde verilen mûsikî dersinin yeterli olmadığı, yeteri kadar önem verilmediği ve oradan mezun olarak göreve başlayan imam hatiplerin bu konularda eksiklik yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. İmam-Hatip Liselerinde verilen dinî mûsikî eğitiminin önemine istinaden, bu çalışmada din görevlileri için önemli görülen ses ve makam eğitiminin ortaöğretimde alınmaya başlanması faydalı olacaktır. Bu sebeple, ortaöğretim döneminde dersi alan imam hatiplerin bu dersi hiç almayan imam hatiplerden, yeterlilikleri bakımından farklarını ortaya koyması noktasında alana yapacağı katkılar nedeniyle önemli görülmektedir. Ayrıca din görevlisi adayı olarak yetişen imam hatip öğrencilerinin mûsikî eğitimi ve sanatını öğrenmiş olmalarının, din hizmetlerini olumlu anlamda etkileyeceği düşünülerek, dinî mûsikî eğitimini programda almaları gerektiğini göstermesi açısından önemli görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan araştırmanın konusu; Çanakkale İli Ayvacık ilçesinde görevli imam hatiplerin, lise yıllarında dinî mûsikî dersi alıp almadıkları tespit edilerek, dinî mûsikî formları hakkında yeterlilikleri, Halk Bilimi bakış açısıyla tasvir edilerek neticelendirilmesi ve neticelerin çözümlenmesidir.
Problem çözme yönteminin fıkıh öğretiminde kullanımı
İnsanlar, yaşam süreçlerinde geçirdiği dönemlerin her birinde basit, karmaşık, farklı boyutlarda ve oldukça çeşitli problemlerle karşı karşıya kalmaktadır. Günümüzde bireylerin karşısına en çok fıkhî problemlerin çıktığı söylenebilir. Karşılaşılan problemler kimi zaman yaşamanın doğal bir parçası olarak görülmekte kimi zaman da önem derecesi ve boyutuna göre stres, bunalım, depresyon gibi olumsuz duygulara neden olabilmektedir. Problem çözme becerisi de, bireyin hayatta karşılaştığı yaşam problemleri ile etkin olarak mücadele etmesini sağlayan üst düzey bir yetenektir. Bu araştırmada temel olarak problem çözme yönteminin fıkıh öğretiminde kullanımı konu edilmektedir. Bu kapsamda konuyla ilgili literatür taranarak hazırlanan taslak çerçevesinde ders kitapları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Fıkıh, Öğretim, Problem, Problem Çözme Yöntemi
İmam-hatip lisesi öğrencilerinin sorun ve beklentileri (Çorum örneği)
İmam Hatip Liseleri, dini görevleri icra edecek din görevlilerinin doğru bilgi ile yetiştirilmesini sağlayan bir okul olmanın yanında, yüksek öğrenim programlarına hazırlayıcı eğitim veren de bir okuldur. 1924 yılından itibaren ülkenin siyasi ve sosyal atmosferinden etkilenen İmam Hatip Liseleri farklı isimlerle varlığını devam ettirerek günümüze kadar gelmiştir. İmam Hatip Liselerinin günümüze kadar varlığını devam ettirmesinin en önemli nedeni halkın din eğitimi talebidir. Ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere fen ve sosyal derslerin yanında din eğitimi derslerini verme açısından alternatif bir okul olmanın yanında, din eğitiminin en doğru ve sağlıklı bir şekilde verilmesi açısından da İmam Hatip Liseleri ülkemizde önemli bir misyonu üstlenmektedir. İmam Hatip Liselerinin nitelik olarak gelişimine katkı sağlamak amacı ile yaptığımız çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Bu çalışmanın birinci kısmında İmam-Hatip Liselerinin ülkemizdeki tarihi serüvenine dikkat çekmekle birlikte; ikinci kısmında İmam Hatip Liselerinde eğitim-öğretim gören öğrencilerin beklenti ve sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmamızın örneklemi, Çorum il merkezinde bulunan Buharaevler Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi ve Şehit Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak geliştirilen anket 255 öğrenciye uygulanmıştır. Ankete katılan öğrencilerin kişisel bilgilerini ve öğrenim sürecindeki beklenti ve sorunlarını tespit etmeye yönelik sorular sorulmuştur. Anket yolu ile elde edilen veriler SPSS programı ile çözümlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İmam-Hatip Liseleri, Öğrenci, Eğitim, Beklenti, Sorun
İmam hatip liseleri 9. ve 10. sınıf müfredatıyla bağdaştırılmış Arapça-Türkçe görsel sözlük örneği
Ülkemizdeki dil öğretiminin zorluğunu okullarda gözlemlememiz üzerine bir çalıĢma yapılmasına karar verilmiĢtir. Bu tez çalıĢması da, öğrencilerin Arapça derslerinde kelimeleri sözlükten kolay bulup öğrenebilmeleri için hazırlanmıĢtır. Tez, 2 bölümden oluĢmaktadır. Tezin ana kısmını hazırlayabilmek için, daha önceden hazırlanmıĢ sözlük çalıĢmalarına, yazılıĢ sebeplerine genel hatlarıyla bakılmıĢtır. Tezin 1. bölümünde "Sözlükbilim nedir"? sorusuna cevap ararken, aynı zamanda sözlükçülükten de bahsedilmiĢtir. Tezimiz, Arapça sözlük yazımı için hazırlanmıĢ olduğundan Arap dünyasında yazılmıĢ sözlüklerden bahsedilmiĢ, bölümleri ve dönemleri genel hatlarıyla incelenmiĢtir. Her sözlüğün yazılıĢ amacının farklılıklar göstermesi ve hitab ettiği kitlenin ihtiyaçları göz önüne alındığında, sözlük çeĢitlerini gözden geçirme ihtiyacı doğmaktadır ve bu sözlüklerin yazılıĢ yöntemleri farklılıklar göstermektedir. Bu düĢünceden yola çıkarak sözlük türlerine ve hazırlama yöntemlerine kısaca değinilmiĢtir. Tüm bu bilgiler toparlandığında tezimizin asıl amacı olan sözlük bölümünü hazırlayabilmek için bir kısım analizlere ihtiyaç duyulmuĢtur. Ġmam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin alfabetik sözlüklerden kelime bulmakta zorlandığını ve bu yüzden kelime ezberleyemediklerini, derslere kelime öğrenerek hazır gelemediklerini düĢündüğümüzden 100 kiĢilik bir anket çalıĢması yapılmıĢtır. Sonuç olarak müfredata göre düzenlenmiĢ görsel bir sözlüğe ihtiyaç duydukları gözlemlenmiĢtir. Bu araĢtırmalar ve analiz sonucunda tezimizin 2. bölümünde görsel bir sözlük hazırlanmıĢtır. Sözlüğün kelimeleri, ders kitabında geçen konularla bağlantılı olarak seçilmiĢtir. 9. ve 10. Sınıf konularında geçen bu kelimelerle bağlantılı olarak resimler çizilmiĢtir. Bu resimlerin çizilme amacı, görsellerle desteklenen kelimelerin daha öğretici olacağını düĢünmemizdir. Tezde bu konuyu çalıĢmamızdaki asıl neden de budur.
Ergenlere yönelik din eğitiminde hayatın anlamı (İmam hatip liseleri düzce örneği
Bu araştırmanın amacı genel hatlarıyla ergenlerde hayatın anlamı kavramını açıklayarak, ergenin anlamlı bir hayat sürmesinde din eğitiminin etkisini incelemektir. Bu nedenle çalışmanın amacına uygun olarak ergenlerin özellikleri, din eğitimin ergenlerin hayatı anlamlandırmasındaki etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın verimli olabilmesi için çalışma yapılan grubun özelliklerinin bilinmesi gerekir. Bu nedenle ergenlik döneminin özellikleri ele alınmıştır. Ergenlik sorunları, ergenlik evreleri, ergenlerin hayatına etki eden anne baba tutumları hakkında bilgi verilerek, anlam arayışı ve hayatın anlamı; din eğitimi kavramları incelenmiştir. Araştırmanın problemini, ergenlerin hayatı anlamlandırmasında din eğitiminin etkisinin ne olduğu konusu oluşturmuştur. Bu bağlamda, din eğitiminin ergenlerin hayatı anlamdırmasıyla ilişkisi üzerinde durularak ayrıca dinin ergene kazandırdıkları araştırılmıştır. Araştırmanın amacı ise ergenin anlamlı bir hayat sürmesinde din eğitiminin fonksiyonunu belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma tekniği ve tarama modeli kullanılmıştır. Evreni Düzce ili, örneklemi İmam Hatip Lisesi olarak belirlenmiştir. Bu çalışma 2018-2019 öğretim yılı Bahar döneminde Düzce ili, Merkez ilçesinde Ömer Seyfettin Akdoğan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi 9. 10. 11. ve 12. Sınıflar üzerinde gerçekleşmiştir. 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde 40 öğrenci üzerinde mülakat uygulaması yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilerek tablolaştırılmıştır. Öğrencilerin % 30'u hayatın anlamının din olduğunu söylemiştir. Verilen cevaplarda öğrencilerin % 25' inin hayatlarında model olarak Hz. Muhammed (sav) 'i seçmeleri din eğitiminin ergenler üzerindeki etkisini göstermiştir. Dinin kurallarına uymanın ergenler üzerinde % 77,5 lik bir oranla huzur oluşturduğu gözlemlenmiştir. Sevginin ergenin hayatında büyük bir yerinin olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlardan ergenin hayatı anlamlandırması, model seçimi ve dini hükümleri yaşamasında din eğitiminin etkili olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Ergen, Anlam, Hayatın Anlamı, Din Eğitimi, Eğitim
İmam hatip lisesi öğrencilerinin benlik saygısı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü' ne bağlı İmam Hatip Liseleri'nde eğitim görmekte olan 12. Sınıf öğrencilerinin benlik saygısı düzeyleri bazı değişkenler açısından analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü' ne bağlı İmam Hatip Liseleri' nde eğitim görmekte olan 12. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise 434 (dört yüz otuz dört) 12. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Öğrencilerin benlik saygısı düzeylerini belirlemek amacıyla Rosenberg (1965) tarafından oluşturulmuş ve Çuhadaroğlu (1986) tarafından Türkçeye aktarılmış olan Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların değişkenlerinin tespit edilmesi için ayrıca öğrencilerden kişisel bilgi formu doldurmaları talep edilmiştir. Bu bilgi formu öğrencilerin cinsiyet, kardeş sayısı, anne eğitimi, anne iş durumu, anne mesleği, baba eğitimi, baba iş durumu, baba mesleği, ailenin ekonomik durumu, bireylerin fiziki özellikleri, not ortalamaları, sağlık sorunu durumları, ebeveynlerin birliktelik durumu, anne ve baba tutumlarıyla katılımcıların yaşamlarını çoğunlukla geçirdikleri yer değişkenlerini belirlemeyi hedeflemiştir. Kişisel bilgi formundaki değişkenler genellikle kategorik verilerden oluşmaktadır. Araştırma verileri SPSS 26 versiyonu kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın analizlerinden önce elde edilen verilerin dağılımının normal olup olmadığına bakılmıştır. Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) ile elde edilen verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığını test etmek için veri normalliğini analiz etme amacıyla faydalanılan üç analiz sırasıyla Skewness-Kurtosis, Kolmogrov-Simirnov ve Histogram grafiği analizleridir. Veri dağılımının non-parametrik olarak saptanması sebebiyle değişkenler ile öğrencilerin benlik saygısı düzeyi arasında ilişkinin olup olmadığını ölçmek amacıyla Mann-Whitney-U ve Kruskal-Wallis Testi uygulanmıştır. Elde edilen bulguların ışığında uygulamalara ve araştırmaya yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur
İmam hatip okullarında kurum kültürü (Kastamonu ili örneği)
Bu çalışmada; Kastamonu ili imam hatip liselerinde ve imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarındaki kurum kültürüne ilişkin görüşleri ve algıları ele alınmıştır. Bu nedenle imam hatip okullarındaki kurum kültürünü inceleyerek bu okulların gelişmesine katkı sağlaması, daha verimli çalışmanın imkan ve şartlarının oluşturulmasına yardımcı olunması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel yöntem çoklu durum deseni kullanılmıştır. Bu çalışmada Kastamonu ilindeki öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarıyla ilgili görüşlerini incelemek ve ortaya koymak amacıyla 44 katılımcıyla mülakat yapılmıştır. Mülakat yoluyla elde edilen veriler, Nvivo12 programı kullanılarak kodlanmış, kategori ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticilerin görüşleri, okul değerleri ve kimliği, kurumsal işleyiş ve uygulamalar, motivasyon ve okula bağlılık başlıklarında ele alınmıştır. Okul değerleri ve kimliği; imam hatip okullarından beklentiler, imam hatip okullarına bakış, iletişim ve sosyal ilişkiler, okul-sosyal çevre ilişkileri, manevi iklim ve ahlaki değerler, öğretmen eğitimi ve yeterliliği olarak altı başlıkta değerlendirilmiştir. İmam hatip okullarında kurumsal işleyiş ve uygulamalar; demokratik yönetim ve katılım, işbirliği, destek ve güven, okulun personel yeterliliği, yönetici özellikleri ve uygulamaları, okul içi uyum ve okul başarısı olarak altı başlıkta ortaya konmuştur. İmam hatip okullarında motivasyon ve okula bağlılık; bireysel ve örgütsel faktörler olarak ele alınmıştır. Öğretmenin mesleğini ve öğrencileri sevmesi, görevin yapılış amacı, verilen emek, beklentiler ve beklentilerin karşılanması, öğretmen ve yöneticilerin motivasyon ve okula bağlılığını etkileyen bireysel faktörler olarak; motivasyon ve okula bağlılığı etkileyen örgütsel faktörler ise yöneticilerin tutumu ve yaklaşımları, gönül bağı ile örülmüş sıcak bir ortam, çevresel-dış faktörler olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarının imam hatip okullarındaki okul kültürünün daha iyi anlaşılmasına ve bu okullarda kurum kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma sonunda sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
İmam hatip lisesi öğrencilerinin şiddet eğilimlerinin çok yönlü olarak incelenmesi [İstanbul ili Anadolu yakası örneği]
Bu çalışmada, İmam hatip lisesi öğrencilerinin şiddet eğilimleri çok yönlü olarak incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Teorik kısımda, ilgili kavramlar ve literatür derinlemesine incelenmiştir.Uygulama kısmında ise araştırmanın evrenini; 2007-2008 eğitim-öğretim yılı, İstanbul ili Anadolu yakasındaki İmam-hatip liseleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini random (rasgele) örnekleme yöntemiyle elde edilen İmam-hatip liselerinden 98'i erkek 177'si kız toplam 275 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem grubundaki öğrencilere Karakaya tarafından geliştirilen ölçekten yararlanılarak araştırmacı tarafından oluşturulan ölçek uygulanmıştır.Araştırmada öğrencilerin verdikleri cevaplar ile şiddet ölçeğinin farklı maddelerinin karsılaştırılması sonucunda; okul türü, yaş, sınıf, cinsiyet, annenin sağ/ölü ve annenin öz/üvey değişkenlerine göre, şiddete yönelimde etkin olduğuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Şiddet, İmam-hatip lisesi
İmam Hatip gençliğinin dini kimlik oluşumunda sosyal medyanın etkisi
Ergenlik dönemi bireyin "ben kimim?" sorusunu kendisine sorarak kimlik edindiği kritik bir süreçtir. Birey bu süreçte kimlik karmaşası ve kimlik bunalımı yaşayarak benliğini oluşturmaktadır. Bireyin hayatının her alanında etkili olan din, aynı zamanda bireyin kimliğini de şekillendirmektedir. Dindar kimlikleriyle ön plana çıkan İmam Hatip gençliğinin dini kimliklerini oluşturmalarında birçok faktör etkili olduğu gibi gençlerin yoğun kullandığı sosyal medya da etkili olmaktadır. Web 2.0 teknolojisiyle hayatımıza giren sosyal medya, birey ve özellikle ergenlerin hayatında vazgeçilemez bir unsur olmuştur. Bu sebeple bu çalışmada İmam Hatip gençliğinin sosyal medya kullanımları ve sosyal medyanın dini kimliklerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırmaya nitel araştırmaya yönteminin fenomenolojik deseni uygun görülerek çalışmalar yapılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine başvurulmuştur. Çalışmamızın örneklem grubunu Elazığ ili Kovancılar ilçesindeki Sultan Kubeys Kız İmam Hatip Lisesi ve Kovancılar Anadolu İmam Hatip Lisesi'ndeki 30 öğrenci oluşturmaktadır. Daha önceden hazırlanmış sorular, görüşme esnasında ihtiyaç duyulan ek sorularla kayıt altına alınmış ve veriler elde edilmiştir. Raporlanan veriler içerik analiziyle incelenmiş, frekans değerleri ve yüzdelik oranlarıyla tablolaştırılmıştır. Tabloların yorumları, sonuç ve önerilerle tez çalışması sonlandırılmıştır. Yapılan çalışmada İmam Hatip gençliğinin dini kimliklerinin oluşumunda İmam Hatip Liselerinin ve ailenin çok büyük bir yeri olduğu tespit edilmiştir. Sosyal medyayı etkin kullanan gençler sosyal medyadan etkilenmekte ve sosyal medyayla şekillenmekte fakat bu etki dini konularda beklenen düzeyde görülmemektedir. İmam Hatip gençlerinin dini kimliklerinin oluşumunda sosyal medya, İmam Hatip Lisesi ve aile kadar büyük bir işleve sahip değildir.
Dijital çağda din eğitimi alan kız öğrencilerde din kurumu algısının değişim ve dönüşümü üzerine bir araştırma
Gelişen iletişim ağları ve teknolojik reformlar toplumsal hayata hâkim olmuş vaziyettedir. Bu durum dijital çağ olarak atfedilen yeni bir çağı ortaya koymaktadır. Geleneksel medya unsurlarının modern anlamdaki dijital medya unsurlarına dönüşümü toplumsal değişime katkıda bulunmaktadır. Bu değişim süreci toplumsal hayattaki her alanı etkilediği gibi dini süreçleri ve dini yaşam biçimlerini de etkisi altına alarak yeni bir dijitalleşme aşamasını ortaya koymuştur. Dijital çağın getirisi olan dini dönüşümler; dini pratik, ritüel, kimlik oluşumu, yapılanmalar, algılamalar, anlayışlar yönünde olmuştur. Geleneksel dini anlayışlar dijital süreçle değişime uğrayarak yeni iletişim teknolojileriyle etkileşime girmekte ve dini ibadet, anlayış, inanç, ritüel ve kabuller bakımından farklı algılama ve yorumlama biçimleri oluşmuştur. Çalışma dini ritüelleri ve ibadetleri teknoloji ile kesiştiren bireylere ilişkin herhangi bir nicel veri ortaya koyma durumu taşımamaktadır. Yalnızca görüşme yapılan kişilerin konu ile alakalı görüşlerinin günümüz dijital toplumuyla ve teknolojik gelişmelerle bağlantısını anlamaya ve analiz etmeye çalışılması durumu söz konusudur. Çalışmada ele alınan din fenomeni ve dijital çağın getirisi olan teknoloji başlığı daraltılarak din eğitimi alan gençlerde dini unsurların teknoloji ile değişimi ve bağlantısı ele alınmıştır. Böylece çalışmada odak nokta olarak ele alınan tekno dini pratikler bağlamında değişen, dönüşen ve farklılaşan din fenomeni üzerinden oluşturulan çalışma evrenini Kahramanmaraş İlindeki Kız İmam Hatip Lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise Kahramanmaraş İlinde yer alan Hacı Mehmet Kalay Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde eğitim gören 15 öğrenci oluşturmaktadır. Görüşmecilerle konunun içeriğine bağlı olarak oluşturulan 12 adet derinlemesine görüşme soruları değerlendirilip yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, dijital iletişim teknolojilerinin gün geçtikçe çeşitlenmesi, fonksiyonlarının artması ve yaygınlaşması, bireysel ve toplumsal düzeyde hızlı bir dijitalleşme sürecine geçilmesini sağlamıştır. Bu süreç, düşünce biçimleri ve davranış kalıpları ile sosyal ilişkileri yeniden inşa etmektedir. Bu aşamada, toplumsal yaşamın mühim bir parçası olan din olgusu da dijital teknolojilerle etkileşime girmektedir. Dijital iletişim teknolojilerinin hayata geçirilmesi ve kullanımının artması ise, dindeki dijitalleşmenin kapsamını gün geçtikçe daha da genişletmektedir. Kullanıcılar, dijital medyayı dini bilgiye ulaşma ve eğitim gibi ihtiyaçlarını gidermek ve bazı dini ritüellerin kolaylaştırması hedeflenerek, bazen araç bazen de bir ortam olarak kullanmaktadırlar. Dinin dijitalize olmasıyla, iletişim teknolojileri dini deneyim ve alışkanlıklara etki etmekte ve bu alışkanlıkları dönüştürmektedir. Böylelikle dijital kültür içerisinde harmanlanan din ve dindarlığın önemi ile etki alanını tekrardan ele alınıp tanımlanma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu biçimde Dijital Din olarak ifade edilen dijital kültür tabanlı din ve dindarlık biçimlerinin bazı dini eşraflarda dinin bir takım adab ve erkanını zedeleyebileceği endişesine neden olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Bununla beraber din ve dindarlıktaki dijitalleşmenin, bazı hususlarda dini yaşamayı daha kolay hale getire bileceği de bir yok sayılamaz bir gerçektir. Anahtar Kelimeler: Dijital Çağ, Din, Toplumsal Değişim, Dijitalleşme, İletişim Teknolojileri
Sosyo ekonomik statüye bağlı değişkenler ve okul türleri bağlamında ortaöğretim öğrencilerinin gelecek kaygılarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin okul türleri ve sosyo ekonomik değişkenleri ile gelecek kaygısı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Çalışmaya ortaöğretime devam eden, araştırmaya katılmayı kabul eden, 13-18 yaş aralığındaki 268 kız 293 erkek toplam 561 öğrenci katılmıştır. Tüm öğrencilere öncelikle "Kişisel Bilgi Formu" ve "Beck Umutsuzluk Ölçeği" testi uygulanmıştır. Ortaöğretim öğrencilerinin cinsiyet durumu ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. (p<0.05). Kızlar erkeklere kıyasla daha yüksek gelecek kaygısı düzeyine sahiptirler. Ortaöğretim öğrencilerinin anne çalışma durumu ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). Anneleri çalışan öğrenciler annesi çalışmayan öğrencilere göre daha yüksek gelecek kaygısı düzeyine sahiptirler. Ortaöğretim öğrencilerinin anne eğitim durumu ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). Anneleri üniversite mezunu olan öğrenciler anneleri lise ve ortaokul mezunu olan öğrencilere göre daha yüksek gelecek kaygısı düzeyine sahiptirler. Ortaöğretim öğrencilerinin okul türleri ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). Anadolu lisesi öğrencileri imam hatip lisesi ve meslek lisesi öğrencilerine göre daha yüksek gelecek kaygısı düzeyine sahiptirler. Ortaöğretim öğrencilerinin sınıf düzeyleri ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). 10. Sınıf öğrencileri 11. Ve 12. Sınıf öğrencilerine göre daha az gelecek kaygısı düzeyine sahiptirler. Ortaöğretim öğrencilerinin kardeş sayıları ile gelecek kaygıları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). 5 ve daha fazla kardeşe sahip olan öğrenciler 5'ten az kardeşi olan öğrencilere göre daha fazla gelecek kaygısına sahiptirler. Çalışmamızda, ortaöğretim öğrencilerinin sosyo-ekonomik değişkenlerden anne çalışma durumu ve anne eğitim düzeyine göre gelecek kaygısı düzeylerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca okul türlerine göre Anadolu lisesi öğrencilerinin, imam hatip lisesi ve meslek lisesi öğrencilerine göre daha yüksek gelecek kaygısı düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir
Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liselerinde eğitim
Tarihi olarak baktığımızda İmam-Hatip Liselerinin en köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Eğitimde modernleşme ile İmam Hatip Liseleri dönemin koşullarına göre kendini yenilemiş bir eğitim kurumudur. Bu eğitim kurumunun birçok çeşidinin olduğu bilinir bunlardan en sonuncusu Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleridir. Ülkemizdeki bu kurumlara 82 farklı ülkeden öğrenci kaydı yapılmakta ve sayıları da hızla artmaktadır. Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığının ortak bir projesi olan Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleri dünya genelinde çok fazla tercih edilmektedir. Bu çalışmamızda kurumların açılış amaçları, ders içerikleri, öğrencilere sağlanan yeme ve barınma bursları, fiziksel şartları gibi konularını açıklayabilmek için okullara ziyaretler gerçekleştirip yerinde gözlemler yaptık. Ziyaretlerimiz sırasında okulların en önemli paydaşlarından idareci ve kurucuları ile mülakatlar gerçekleştirdik. Çalışmamızda mülakat, doküman analizi ve gözlem yoluyla yapılan yöntemler kullandık. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi, Din, Eğitim
İmam Hatip liseleri meslek dersleri öğretmenlerinin mesleğe adanmışlık ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi (Balıkesir örneği)
Bu araştırmanın amacı, imam hatip lisesi meslek dersleri öğretmenlerinin mesleğe adanmışlık ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama yöntemi kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Balıkesir'de bulunan 18 Anadolu İmam Hatip Lisesinde görev yapan 65'i erkek, 45'i kadın olmak üzere toplamda 110 meslek dersleri öğretmeninden veri toplanarak yürütülmüştür. Öğretmenlere demografik bilgi formu, "mesleğe adanmışlık" ve "mesleki tükenmişlik" ölçekleri online ortamda uygulanmıştır. Öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeyleri yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, medeni durum, çocuk sahibi olup-olmama, sınıfta bulunan öğrenci sayısı, okulun bulunduğu sosyo-ekonomik çevre, üstlerinden takdir görüp-görmeme, çalışılan okul ortamından memnun olup-olmama, mesleğini isteyerek yapıp-yapmama, mesleğinde verimli olup-olmama ve meslekten duyduğu manevi doyum değişkenlerine göre incelenmiştir. Bazı değişkenlerin öğretmenlerin adanmışlık/tükenmişlik düzeylerini etkilediği görülmüştür. Genel olarak bakıldığında ise İHL meslek dersleri öğretmenlerinin mesleğe adanmışlık düzeylerinin yüksek, mesleki tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca İHL meslek dersleri öğretmenlerinin mesleğe adanmışlık ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Sonuçlar mesleğe adanmışlık ve mesleki tükenmişlik arasında negatif bir ilişki olduğunu göstermiştir. Tüm bu bulgular literatürdeki çalışmaların bulguları göz önüne alınarak tartışılmıştır.
İmam hatip liselerinde Kur'an-ı Kerim öğretiminde yeni yöntemler ve materyal kullanımı
Yükseköğrenime ve mesleğe öğrenci hazırlayan AİHL'lerden mezun bireylerin imamlık, hatiplik ve Kur'an Kursu öğreticiliği gibi görevleri etkin bir şekilde yürütebilmeleri ve İlâhiyat Fakültelerinden mezun olanların da öğretmenlik, müftülük, vaizlik gibi din eğitimi ve hizmetlerinde başarılı olabilmeleri için öncelikli olarak Kur'an'ı doğru ve düzgün okuma becerisi kazanmaları gerekmektedir. Bu bağlamda AİHL'lerde ve İlâhiyat Fakültelerinde verilen Kur'an eğitiminin niteliği önem teşkil etmektedir. AİHL'lerde Kur'an dersinin niteliğini artırmak için öncelikle öğretmenlerin meslekî yeterliliklerinin iyi olması, kârî ve mukrî özelliklerini taşıması, sonra da dersin özel öğretim yöntem ve tekniklerini bilmesi ve uygulaması beklenmektedir. Araştırmada, İmam Hatip Okullarında 1924'ten itibaren okutulan Kur'an-ı Kerim dersi öğretim programlarındaki öğretim yöntem ve teknikleri incelenmiştir. Akabinde "ilişkisel tarama modeli karşılaştırma türü" tercih edilerek hâlihazırda Kur'an dersinin öğretiminde belirlenen yöntemlerin uygulanma düzeyine ilişkin öğrenci ve öğretmenlerin görüşleri tespit edilmiştir. Araştırma örneklemini 26 ildeki AİHL'lerde görev yapan 1.730 öğretmen ve 13.638 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada "Elif-bâ öğretimi, yüzünden okuma, tecvid öğretimi, ezber, anlam öğretimi, öğretim materyalleri, ölçme ve değerlendirme ile dersin verimliliğini arttırma alanı" olmak üzere sekiz boyutlu ölçek geliştirilmiş ve bu ölçekle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda öğrenci ve öğretmen görüşleri, cinsiyet, mezuniyet, meslekî kıdem, hafızlık durumu gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Ayrıca Türkiye'de ve bazı İslam ülkelerinde Kur'an öğretimi ile ilgili literatürden, İlâhiyat Fakültesi öğretim üyeleri ile Kur'an kıraatinin öğretiminde uzmanlığı olan eğitimcilerle yapılan görüşmelerden yararlanılarak dersin öğretiminde yeni yöntemler, teknikler ve öğretim materyallerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, Kur'an eğitiminde geleneksel yöntemlerin daha yaygın ve etkin olarak uygulanması; yeni yöntem ve tekniklere ağırlık verilmesi; öğretmenlerin Kur'an tilâveti ve özel öğretim yöntemleri alanında meslekî yeterliliklerinin geliştirilmesi; anlam öğretimi, ölçme-değerlendirme ve materyal kullanımında farkındalıklarının arttırılması gerektiği tespit edilmiştir. Araştırmanın, Kur'an öğretim yöntemleriyle ilgili çalışmalar arasında önemli bir boşluğu dolduracağı, getirilen öneriler uygulandığı takdirde AİHL'lerdeki Kur'an eğitiminin niteliğine önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
İmam hatip liselerini tercih eden öğrenci ve velilerin beklentileri ve bu beklentilerin karşılanma düzeyi (İstanbul/Pendik örneği)
İmam Hatip Liselerini Tercih Eden Öğrenci ve Velilerin Beklentileri ve Bu Beklentilerin Karşılanma Düzeyi (İstanbul/Pendik Örneği) Hz. Peygamber döneminde mescidin din eğitiminin merkezi olması vasfı daha sonraki dönemde İslam coğrafyasının genişlemesi, farklı kültürlerle temas, yaşanan siyasi ve sosyal olaylardan sonra genel olarak medreselere geçmiştir. Asırlarca eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü merkezler olan medreselerin Batıda değişen ve hızla ilerleyen gelişmelere ayak uyduramamaları, XIX. yüzyılda yanı başlarında Batı tarzı yeni eğitim müesseselerin açılmasına sebep olmuştur. Fen ve teknik ilimlerinin okutulduğu bu yeni okullarla beraber bir asra yakın varlıklarını devam ettiren medreseler, cumhuriyetin ilanıyla beraber ilga edilmiştir. Ancak 1920'li yılların hemen başında toplumun din eğitimi ihtiyacını giderme maksadıyla İmam Hatipler açılmıştır. Kurulduğu günden itibaren kısır ideolojik ve siyasi tartışmaların merkezine oturtulan bu okullar zaman zaman bazı olumsuzluklar yaşasalar da sayılarını arttırarak günümüze kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Toplum tarafından benimsenen ve din eğitimi açısından bir ihtiyaç olarak görülen bu kurumları sığ tartışmalardan kurtarmak, eğitim-öğretim açısından geliştirmek, çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek müesseseler haline getirmek için gayret sarf etmek gerekmektedir. Biz bu çalışmamızda, İmam Hatip Liselerinin her yönüyle gelişmesi ve muhatapları olan öğrenci ve velilerin beklentilerine, ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, eğitim kalitesinin arttırılması, bu okulları tercih eden öğrenci ve velilerinin beklentilerinin tespit edilmesi ve bu beklentilerin hangi düzeyde karşılanıp muhatapların ne ölçüde memnun edildiklerinin belirlenmesi maksadıyla betimsel tarama yöntemini kullanarak konuyu ele almaya çalıştık. Çalışmada, okulun genel yapısı, idare ve öğretmenlerin öğrencilere yaklaşımları, öğrenme ortamları ve okulun fiziki yapısıyla ilgili 48 maddede beklentileri, 23 madde ile de bu beklentilerin karşılanma düzeylerini tespitine yönelik likert tipli anket uygulaması yapılmıştır. Öğrenci ve velilerin görüşleri SPSS programında çeşitli değişkenlerle ele alınarak tablolarla betimlenmiştir. Okulların genel yapısı, idare ve öğretmenlerin yaklaşımları, öğrenme ortamı ve okulun fiziki yapısı ile ilgili iyileştirmeler yapılmasına ilişkin yüksek düzeyde beklentide olan öğrenciler, bu beklentilerin karşılanma düzeyi açısından orta düzeyde bir memnuniyet algısına sahiptirler. Buna karşın velilerin beklentilerinin karşılanma düzeyi yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Beklenti, Eğitim, İmam Hatip Lisesi, Öğrenci, Veli, Memnuniyet Düzeyi
İmam hatip mektepleri meslek dersleri öğretim programları ve bu programların hazırlanmasında etkili olan anlayışlar (1924-1930)
Bu araştırmada, Cumhuriyet tarihinin en köklü kurumlarında olan İmam Hatip Mektepleri öğretim programlarının hangi anlayışlar çerçevesinde hazırlandığı, program geliştirme alanının ortaya koyduğu veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Araştırmada tarihsel yöntem kullanılmış olup önce, araştırma konusu ile ilgili literatür toplanmış, daha sonra elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Tespitlerimize göre, İmam Hatip Mektepleri için 1924 yılında "İmam ve Hatip Mektepleri Müfredat Programı" adıyla bir program hazırlanmıştır. Bu program, yeni kurulan devletin ilk mesleki din öğretimi programı olması yönüyle oldukça önemlidir. Çünkü yeni devletin kurulmasıyla birlikte birçok alanda yenilikler yapılmaya başlanmıştır. Bu durumun İmam Hatip Mektepleri için hazırlanan öğretim programına yansıtıldığı görülür. İmam Hatip Mektepleri ile Erken Cumhuriyet Döneminde çağdaş imam hatipler yetiştirilmek istenmiştir. İmam Hatip Mektepleri için hazırlanan öğretim programının, hem tarihsel temellerini oluşturduğu Dȃru'l Hilȃfe Medreseleri öğretim programından izler taşıdığını hem de kendi döneminin eğitim anlayışını ihtiva ettiğini söyleyebiliriz. İmam Hatip Mektepleri için hazırlanan öğretim programı - bu dönemdeki programlar gibi- konu merkezli olup programda, bireysel ve toplumsal hayatta bireye faydalı olabilecek bilgilere yer verilmesi açısından Pragmatik felsefenin yaklaşımlarının izleri bulunmakla birlikte, programın idealist ve realist felsefelere dayanan esasicilik ve daimicilik eğitim akımlarının vi bazı özelliklerini taşıdığını söyleyebiliriz. Programa Din Eğitimi Bilimi açısından baktığımızda, alan yazında "dini eğitim" olarak ifade edilen tek bir dini merkeze alan bir anlayışı benimsediği anlaşılmakta olup, Eğitim Bilimi açısından ise bu alanda mevcut gelişmelerin programa etki edebildiğini söylemek zor görünmektedir.
Liselerde okul yaşam kalitesi ve bazı dindarlık özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (İşkodra Haxhi Sheh Shamia İmam Hatip Liseleri örneği)
Okul, öğrencilerin bilişsel gelişimlerinin yanı sıra duygusal ve sosyal gelişimlerine de olumlu katkılar sağlaması beklenen bir kurumdur. Öğrencilerin okula karşı geliştirmiş oldukları değer, tutum ve davranışlar onların okul yaşam kalitesini oluşturur. Gençlerin okul yaşam kalitesi ile cinsiyet, sınıf, öğrencinin aile yapısı, gelir düzeyi gibi çeşitli değişkenler arasında nasıl bir ilişki olduğu bir kısım araştırmalara konu olsa da okul müfredatı bakımından diğer liselerden farklılaşan bir orta öğretim kurumu olması bakımından İmam Hatip Liseleri üzerine şimdiye kadar herhangi bir çalışma yapılmamış olması bu araştırmayı önemli kılmaktadır. Ayrıca söz konusu değişkenler ile bazı dindarlık özellikleri arasında bir ilişki olup olmadığı da bu bağlamda araştırmaya değer görülmektedir. Bu çerçevede araştırmanın amacı, diğer liselere göre daha yoğun dinî müfredata sahip bir orta öğretim kurumunda, İşkodra (Arnavutluk) Haxhi Sheh Shamia İmam Hatip Liseleri Sheh Shamia İmam-Hatip Liseleri örneği üzerinden, öğrencilerin okul yaşam kalitesi ve bazı dindarlık özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Nicel ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanan araştırmanın verileri, Arnavutluk'un İşkodra şehrindeki "Haxhi Sheh Shamia" İmam Hatip Liselerinde öğrenim gören 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerine anket uygulanmak suretiyle toplanmıştır. Araştırmaya katılan 242 (%70,3)'si kız, 102 (%29,7)'si erkek toplam 344 öğrencinin okul yaşam kalitesi ve bazı dindarlık özellikleri betimsel ve ilişkisel analiz teknikleriyle incelenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin türüne bağlı olarak parametrik veya non-parametrik testler uygulanarak araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Analizler neticesinde, öğrencilerin okul yaşam kalitesi ile cinsiyet, günlük internette vakit geçirme süresi, günlük ders çalışma saatleri, ailenin yerleşim bölgesi ve sınıf içindeki genel başarı düzeyi gibi değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğrenim türü, anne-babanın eğitim düzeyi ve ailenin ortalama aylık geliri gibi değişkenlerin ise öğrencilerin okul yaşam kalitesini etkilemediği sonucuna varılmıştır. Öte yandan öğrencilerin dinî inanç ve yaşantılarıyla ilgili tutumları ile cinsiyet, öğrenim türü, sınıf içindeki genel başarı düzeyi, okul dışında dinî dersleri alma durumu, ailenin dinî konulara yaklaşımı ve ailedeki mutluluk seviyesi gibi değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İmam hatip lisesindeki kız öğrencilerin sorunları ve beklentileri (İstanbul-Güngören örneği)
İlk örnekleri 1912'de Medresetü'l-Vâizîn, 1913'te Medresetü'l-Eimme ve'l-Hutebâ ismiyle açılan İHL'ler, 1924'te İmam Hatip Mektebi adıyla açılmış, 1930'da kapatılmasının ardından 1951'de İHO olarak öğrenime başlamıştır, 1973'te İHL'ye, 1985'te AİHL'ye dönüştürülmüştür. Zamanla sayıları artan okullar 1997'de alınan MGK kararları ile sayılarının azaldığı, mensuplarına sıkıntılı günler yaşatıldığı sürece girmiştir. 2011'de katsayı problemi çözülmüş, 2012'de 8 yıllık kesintisiz eğitim kaldırılarak İmam Hatip Ortaokulları açılmıştır. Günümüzde sayılarının artışı süren okulların gelişimi ve dönüşümü Uluslararası ve Proje AİHL'lerin açılışı ve bazı İHL'lere sınavsız girme imkanlarının oluşturulması ile sürmektedir. Son gelişmelerin, okullardaki etkisinin ölçümü için yapılan ankette öğrenciler kişisel, sosyo-ekonomik, kişilik-karakter, sosyal hayat etkinlikleri, İHL'nin hayatındaki etkisi, okulu tercihi, memnuniyeti, öğrenim süreci ile tanınmıştır. İHL öğrencilerinin problemlerini çözebilme ve beklentilerini karşılayabilme durumları, sorunlarının çözülememesinin sebepleri, sorunlarının ve beklentilerinin yoğunlaştığı alanlar, öğrencilerin okul, dersler, kişisel ve psikolojik yönlerden sorunlarının çözümü noktasında ailelerinden, eğitimcilerden ve çevrelerinden beklentileri araştırmanın temeli niteliğindedir. Netice itibariyle öğrencilerin sorunları için sunulabilecek okul içi ve okul dışı çözüm yolları sorgulanmıştır. İstanbul Güngören'de birbirinden farklı özelliklere sahip üç İmam Hatip Lisesinde 890 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen anket uygulamasında İHL'de öğrenim gören öğrencilerin sosyal medyanın etkisi ile yalnızlaştıkları, insanlarla aralarına koydukları sınırlar neticesinde ihtiyaç duydukları ilgiyi, desteği tam anlamıyla göremedikleri, bu sebeple kendilerini ifade ederken ve problemlerini çözerken sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Beklentilerin karşılanarak sorunların çözülebilmesi için devlete, topluma, eğitimcilere, ailelere ve genç bireylere birtakım görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Uluslararası imam hatip liseleri öğrencilerinin uyumu: Uluslararası Prof. Dr. Muhammed Hamidullah Anadolu İmam Hatip Lisesi örneği
Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleri, Türkiye Diyanet Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü iş birliği ve istişaresi sonucunda dünyanın değişik ülkelerinden gelen öğrencilere Türkiye'de eğitim vermeyi amaçlayan bir projedir. Farklı ülkelerden gelen öğrenciler, Türkiye'de ilk dönem Türkçeyi öğrenmeye yönelik eğitim görmektedir. Diğer dönemlerde ise Türk öğrenciler gibi sayısal, sözel ve mesleki dersler almaktadır. Türkiye'de ilk olarak Kayseri'de açılan Türkiye'nin farklı şehirlerinde bulunan ve son olarak da 2020 yılında Mersin'de olmak üzere toplamda 14 tane uluslararası imam hatip lisesi hizmete açılmış bulunmaktadır. Çalışmamızın kapsamında bulunan ve bu sene ilk mezunlarını verecek olan Prof. Dr. Muhammed Hamidullah Anadolu İmam Hatip Lisesi bünyesinde, 98'i uluslararası öğrenci olmak üzere toplamda 312 öğrenci bulunmaktadır. Farklı kültürlerden gelen öğrenciler, geldikleri ülkede eğitimlerine devam edebilmek için o ülkenin toplumsal, kültürel ve dini hayatına uyum sağlamaları önemlidir. Çalışmamızda uyum, toplumsal uyum, kültürel uyum, kültürleşme ve kültürel şok kavramları çerçevesinde uluslararası imam hatip liseleri öğrencilerinin uyum durumu konu edindik. Bu kapsamda uluslararası öğrencilerin dünyada ve Türkiye'deki konumlarıyla ilgili araştırmalar da taranmış ve kategorik bir şekilde sunulmuştur. Çalışmamızın amacı, Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liselerinde okuyan uluslararası öğrencilerin uyumunu ele almaktır. Çalışmamızda Afrika'dan, Orta Asya'dan, Uzak Doğu'dan ve Kafkaslardan olmak üzere her ülkeden birer öğrenci olmak kaydıyla toplamda 30 farklı ülkeden öğrenci ile bire-bir mülakat ve katılarak gözlem yapılmıştır. Araştırmada uluslararası öğrencilerin Türkiye'ye gelmesinde din faktörü dikkat çekmektedir. Uluslararası öğrencilerin eğitim uyumunda farklı alfabe kullananların daha çok zorlandıkları görülmektedir. Arkadaşlık ilişkileri, serbest zaman etkinliklerine katılım öğrencilerin toplumsal uyumlarını etkilemektedir. Farklı bir kültüre sahip olan öğrencilerin yeni kültürel hayatlarına uyumu zor olmaktadır. Gelen öğrencilerin Müslüman olması dini uyumda avantaj sağlamakta olup mezhepsel farklılıklar öğrenciler açısından herhangi bir sorun teşkil etmemektedir.
Güney Kore popüler kültürü'nün (Hallyu) imam hatip lisesi öğrencilerine etkisi üzerine bir alan araştırması
1990'lı yıllardan itibaren gelişme gösteren Güney Kore kültür endüstrisi, hükümetin uyguladığı yumuşak güç politikalarıyla birlikte çok kısa sürede küresel bir başarı kazanmış ve Kore popüler kültür ürünleri, uluslararası düzeyde bir dalga halinde yayılmaya başlamıştır. Küreselleşme süreçleriyle birlikte Kore Dalgası (Hallyu) olarak isimlendirilen fenomenin en başat taşıyıcıları ise küresel hayran kitlesini oluşturan uluslararası genç nüfustur. Doğu-Batı arasındaki sınırları ve tüm farklılıkları bünyesinde eriten melez yapısıyla her geçen gün hayran kitlesini genişleten Hallyu, Türkiye'de on yılı aşkın bir süredir var olan ve sayısı gittikçe artan belli bir hayran kitlesine sahiptir. Kore Dalgası'nın geçmişi ve bugünüyle ilgili güncel bilgilere yer veren bu çalışmanın içeriği; ilgili literatür ve internet kaynaklarının yardımıyla bu dalganın Türkiye'deki genel yansımaları ve Kore dizisi izleme alışkanlığının bir sonucu olarak küresel Hallyu hayran kültürüne katılan İmam Hatip Lisesi öğrencileri üzerine yapılan alan araştırmasına dair bulgulardan oluşmaktadır. Bu araştırmanın sonucunda, bütün ürünleriyle birlikte Kore hayranlığı üreten Hallyu'nun gençler üzerinde düşünceleri, duyguları, gündelik hayatı ve hayalleri yöneten bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Kore dizileri (K-drama) örnekliğinde görüldüğü üzere, içeriğinde İslami değerlere aykırı unsurlar bulunmasına rağmen duygu pazarlamacılığı teknikleri ve popüler imaj üretimini başarılı bir şekilde yürüten Hallyu'nun, gelenek ve modernleşmenin yanında yeni bir psikolojik çatışma alanı oluşturarak Müslüman gençlerin küresel değerlere angaje olmalarını kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kore Dalgası (Hallyu), televizyon dizileri (K-drama), İmam Hatip Lisesi, küreselleşme, yumuşak güç, duygu pazarlamacılığı, popüler imaj, psikolojik çatışma.