Individual investors
66 theses under this subject heading
Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma
Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.
Dezavantajlı gruplardaki yatırımcıların finansal risk toleransının incelenmesi üzerine bir uygulama
Finansal risk toleransı psikolojik durumlar, kişilik özellikleri, yaşam standartlarından etkilenir. Finansal risk toleransı yatırımcıların riski tolere edebilme düzeyini göstermekle birlikte aslında yatırımdan ne beklediğini de risk karşısındaki tavrıyla ortaya koymaktadır. Bu noktadan hareketle ülkemizde dezavantajlı olarak yaşamını sürdüren genç, kadın, engelli ve yaşlı bireysel yatırımcıların finansal risk toleranslarının, sebepleri ve sonuçlarıyla birlikte detaylandırılmış analizinin yapılma gereği duyulmuştur. Araştırmada nitel analiz yöntemi kullanılmış olup durum çalışması yapılarak katılımcılarla yüz yüze görüşmeler sağlanmıştır. Yapılan derinlemesine görüşmeler sayesinde bireylerin hangi faktörlerden ne ölçüde ve neden etkilendiklerine dair sorular yöneltilerek, katılımcıların demografik, sosyo-ekonomik özellikleri, kişilik özellikleri, psikolojik önyargılarının etkisinin olup olmadığına dair karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırma kapsamında katılımcılardan genç grubun risk toleranslarının yüksek, kadın, engelli ve yaşlı grubunun düşük risk toleransına sahip olduğu sonucu çıkarılarak, literatürde yapılmış olan çoğu çalışmayı destekler nitelikte sonuçlar elde edilmiştir. Bu elde edilen sonuçların genel anlamda sebep olarak gençlerin mezun olduktan sonra çok fazla iş bulma sıkıntısı çektikleri, kendi alanlarında çalışmıyor olmaları sebebiyle de artık kendi mesleklerini yapma arzusu içinde oldukları için daha risk almaya meyilli oldukları gözlemlenmiştir. Kadınların ise boşanmış ya da evliliklerinde ciddi sorunlar yaşadıklarından dolayı hayatlarında daha çekimser daha kaybetme korkusu içinde yaşamlarını sürdürdükleri görülmüştür. Engelli bireyler zaten mevcut olan bedensel ya da kronik hastalıkları sebebiyle diğer insanlara göre daha farklı davranışlar gösterebilmektedir. Bu da yatırım kararlarına ve aldıkları risk seviyelerine etki etmektedir. Yaşlılar, maddi imkansızlıkla da bağlantılı olarak çok fazla çekingen davranmaktadırlar. Bu etkenlerin olması kişileri yatırım konusunda daha riskten kaçınan bir hale getirdiği gözlemlenmiştir.
İnovatif girişimciliğin finansmanında kitle fonlaması: Paya dayalı kitle fonlaması yatırımcısının motivasyonu üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın amacı gelişmekte olan ülkelerden biri olan Türkiye'de, paya dayalı kitle fonlaması projelerinde yer alan yatırımcıların karar alma süreçlerinde içsel ve dışsal motivasyon faktörlerinin nasıl rol oynadığının ortaya konulmasıdır. Elde edilen verilerin istatiksel analizi ile birlikte belirlenmiş olan bağımlı ve bağımsız değişkenlerin kitle fonlaması yatırımcısının yatırım yapma oranı ile ilişkisinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada elde edilen bulgularla paya dayalı kitle fonlaması yatırımcısının daha önceki yatırım tecrübeleri, kitle fonlaması projelerinden beklentileri ve motive edici unsuları tespit edilerek literatüre katkı sağlanmaktadır. Araştırmaya konu olan veriler Türkiye'de paya dayalı kitle fonlaması için aktif olarak çalışan ilk platform olan fonbulucu'daki aktif yatırımcılara ulaşılarak elde edilmiştir. Yatırım kararlarında girişim (projen) ile ilgili her türlü tanıtıcı faaliyetin estetik çekiciliği ile Aes/Estetik faktörü, yenilikçi ve özgün bir projeye yatırım yapılması ile Nov/Özgünlük faktörü, ek olarak bu fonlama sürecine dâhil olurken inovatif bakış açısı ile birlikte gelecek vizyonuna sahip olan bir topluluk içerisinde yer alınması ile Com/Topluluk faktörünün etkisi ile yatırım yapıldığı analiz edilmiştir. Erkek yatırımcıların kadın yatırımcılara oranla finansal unsurlara daha fazla önem verdiği belirtilebilir. Daha önce BIST yatırımı yapan yatırımcıların ise daha fazla finansal getiri elde etmeyi bekledikleri analiz edilmiştir. Fon kullanımına duyulan güvenin yatırımcıların yatırım kararını etkilediği söylenebilmektedir. Söz konusu platformlar ve fonlama türleri Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde iş fikrini hayata geçirmek isteyen girişimcilere alternatif fırsatlar sunacaktır. Paya dayalı kitle fonlaması ile birlikte finansman tabana yayılacak, gelişmekte olan ülkelerdeki finans bulma sorununa çözüm getiren itici güçlerden birisi olacaktır.
Kültürel değer yönelimlerinin bireysel yatırımcıların finansal yatırım kararlarına etkileri
Bu çalışmanın amacı, bireysel yatırımcıların finansal yatırım kararlarında kültürel değer yönelimleri ile risk tutumu ve algılanan finansal yeterliliğin nasıl bir rol oynadığını analiz etmektir. Çalışma neticesinde kültürel değer yönelimlerinin ve planlı davranış teorisinin bileşenlerinden olan sosyal normlar, algılanan davranışsal kontrol yapıları, risk toleransı ve algılanan finansal yeterliliğin bireysel yatırımcı kararlarına olan etkilerinin ortaya konulması planlanmıştır. Temel hipotezimiz geleneksel finans teorisinin öngörüsünün aksine, kültürel ve bilişsel faktörlerin de bireysel yatırımcı davranışında etkili olduğu şeklindedir. Bu yönüyle çalışma geleneksel portföy teorisinin genel kabul gören açıklama tarzına alternatif bir yaklaşım geliştirmeyi de amaçlamaktadır. Çalışmada bağımlı değişken olarak kullanılan borsaya katılım niyeti; risk tutumu, sosyal normlar, algılanan finansal yeterlilik düzeyi, ve kültürel değer yönelimleri bağımsız değişkenleriyle açıklanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında çalışmanın amacına uygun olarak bireylerin yatırım tercihlerinin belirlenmesine yönelik 423 katılımcıdan veri toplanmıştır. Çalışmada istatistiksel analiz test tekniklerinden frekans analizleri, betimsel istatistikler, normallik testleri ve fark analizleri için bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü ANOVA testleri kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkiler Pearson Korelasyon testi ile analiz edilmiştir. Değişkenler YEM (yapısal eşitlik modeli) yapı geçerliliğe sahip olup olmadıklarını test etmek için AMOS (Analysis of Moment Structures) programı kullanılarak Doğrulayıcı Faktör Analizine (DFA) tabi tutulmuştur. DFA sonucunda uyum indekslerine göre bu faktörlerin yapı geçerliliğini sağladığı tespit edilmiştir. Yapı geçerliliği kanıtlanan model AMOS programı kullanılarak Yol Analizine tabi tutulmuş, modelin anlamlı olup olmadığı test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, güç mesafesi, toplulukçuluk/bireycilik ve algılanan finansal yeterlilik faktörlerinin borsaya katılım üzerinde; erillik/dişilik, toplulukçuluk/bireycilik ve sosyal normlar faktörlerinin algılanan finansal yeterlilik üzerinde; toplulukçuluk/bireycilik ve belirsizlikten kaçınma faktörlerinin sosyal normlar üzerinde doğrudan etkisi olduğu görülmektedir. Elde edilen bulgulara göre, kültürel değer yönelimi boyutları ile bireysel yatırımcıların risk tutumları ve algılanan finansal yeterlilik düzeyi boyutları arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak empirik bulguların araştırmanın temel hipotezini desteklediği anlaşılmaktadır.
Bireysel yatırım kararlarında demografik değişkenler ile davranışsal eğilimler arasındaki farkın incelenmesi: Kilis örneği
Bu çalışmada, Kilis 7 Aralık Üniversitesindeki akademik ve idari çalışanların demografik değişkenleri ile davranışsal eğilimler arasındaki farkın incelenmesi amaçlamaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket seçilmiş, katılımcılara sözlü olarak bireysel yatırımlarının bulunup bulunmadığı sorulmuş ve sadece bireysel yatırım yapanlar ile anket yapılmıştır. 206 bireysel yatırımcıya ulaşılmıştır. Katılımcılara demografik özellikleri, yatırım çeşitleri, yatırım sayıları, yatırım karar eğilimleri ile ilgili toplam 31 soru yöneltilmiştir. Anket soruları Yalçın (2009)'un çalışmasından faydalanılarak hazırlanmıştır. Araştırmanın bulguları kısmında demografik verilere ilişkin frekans analizleri yapılmış, yatırımcı eğilimlerine yönelik sorulara ise T-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi uygulanarak anlamlı farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Elde edilen bulgular literatürle karşılaştırılmış, sonuç olarak bireysel yatırımcıların bazı demografik özellikleri ile öne sürülen eğilimlerin bir kısmı arasında farklılıklar bulunmuştur.
Bireysel yatırımcılarda risk toleransı ve aşırı güven kavramının karşılaştırmalı olarak incelenmesi
"Homo Economicus"un, her koşul altında rasyonel kararlar vereceği düşüncesi, Davranışsal Finans ile irdelenmeye başlanmıştır. Geleneksel finansın "Beklenen Fayda Teorisi"ne karşılık, Davranışsal Finans "Beklenti Teorisi" ile ön plana çıkmıştır. Davranışsal Finans bu teoriye göre, "Rasyonel Birey"in davranışlarındaki tutarsızlık ve hataları psikoloji, sosyoloji ve antropoloji bilim dallarından faydalanarak açıklamaya çalışmıştır. Yatırımcıların karar modellerinde, girdi olarak en az dört unsuru kullanmaları gerekir. Bunlar genellikle hedefleri, zaman ufku, finansal istikrar ve risk toleranslarıdır. İlk üç girdi objektif ölçümlerle değerlendirilmektedir. Fakat risk toleransı sübjektif ölçümlerle değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı; bireysel yatırımcıların risk tolerans düzeylerini saptamak ve risk tolerans düzeylerine etki eden aşırı güven kavramı ile aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma kapsamında, "Geleneksel, davranışsal ve bireysel finans teorileri nelerdir?", "Yatırımcıların risk tolerans ve aşırı güven düzeyleri nelerdir?", "Yatırımcıların risk toleransları ve aşırı güvenleri ile demografik faktörler arasında nasıl bir ilişki vardır?" ve "Yatırımcıların risk toleransları ile aşırı güvenleri arasında nasıl bir ilişki vardır?" gibi sorulara cevap aranmıştır. Çalışma kapsamında; İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde ikamet eden 520 bireysel yatırımcıya anket uygulanmıştır. Bu anketin analiz sonucuna göre, bireysel yatırımcıların aşırı güvenleri ve risk toleranslarının demografik faktörler karşısında farklılık gösterdiği, buna ek olarak, bu yatırımcıların aşırı güven düzeylerinin, risk tolerans düzeylerini ve bileşenlerini etkilediği bulgularına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Davranışsal Finans, Bireysel Finans, Bireysel Finansal Planlama, Risk Toleransı, Aşırı Güven.
Bireysel yatırımcıların davranışsal hata ve yanlılıklarının portföy getirileri üzerine etkisi
Davranışsal finansa yönelik araştırmalarda rasyonel yatırımcı kavramının aksine yatırımcıların rasyonel olmadığı vurgulanmaktadır. Yatırımcıların psikolojik ve duygusal unsurları demografik faktörler ile birlikte ele alındığında hata ve yanlılıklar görülebilmektedir. Finansal piyasalarda yapılan hata ve yanlılıkların belirlenmesi ile bireysel yatırımcıların bu hataların farkına varmaları ve tekrarlamamaları sağlanabilir. Bu araştırma ile bireysel yatırımcıları finansal yatırım kararına yönlendiren ve kararlarını şekillendiren davranışsal eğilimlerin portföy getirisi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda finansal piyasalarda işlem yapan kişilerin yatırım yaparken gösterdikleri davranışsal eğilimler incelenmiş ve çeşitli gruplar arasında bir fark olup olmadığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda bu araştırmada çeşitli kaynaklardan uyarlanarak, yatırımcıları finansal yatırım kararına yönlendiren ve kararlarını şekillendiren eğilimleri ölçen temel bir ölçek hazırlanmıştır. Ankete eklenen cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, meslek, gelir durumu gibi demografik özellikler ve finansal piyasalarda yatırım yapma süresi, yatırım portföy büyüklüğü, finans eğitimi alma durumu gibi finansal geçmişe ilişkin sorular ile yatırımcıların finansal yatırımlarında davranışsal eğilimlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Hazırlanan ölçek Türkiye'de 307 bireysel yatırımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler Bağımsız Örneklemler T-testi, ANOVA, Regresyon Analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda bireysel yatırımcıların son bir yılda elde ettikleri portföy getirisi üzerinde finansal yatırım kararlarına etki eden davranışsal eğilimlerinden aşina olanı tercih etme, mental muhasebe ve temsil edebilirlik yanlılığı eğilimlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı fakat kendine aşırı güvenme ve aşırı iyimser olma davranışı eğiliminin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Portföy Getirisi, Davranışsal Hata ve Yanlılıklar
Davranışsal finans açısından kadınların yatırım alışkanlıkları: Manisa örneği
Geleneksel finans; kişilerin her zaman rasyonel karar verebildiği, geleceğe dair tahminlerde önyargı taşımadığı ve piyasaların etkin olduğu varsayımları temelinde geliştirilmiştir. Bundan dolayı geleneksel finans kuramları insanların rasyonel hareket ettikleri varsayımından hareket eder ve psikolojik faktörleri yok sayar. Yapılan ampirik çalışmalarda bu varsayımların yanıldığını gösteren bulgular tespit edilmiş, belirsizlik ve risk altında kişilerin sürekli surette rasyonel davranmadıkları görülmüştür. Bireylerde bulunan bu irrasyonel davranışları açıklamak üzere sosyolojinin ve özellikle psikolojinin katkılarıyla gerçekleştirilen çalışmalar davranışsal finansı, literatüre kazandırmıştır. Modern bir finansal davranış olgusu olan davranışsal finans özellikle kişilerin duygu ve düşünceleri üzerinde sebep olduğu yönlendirmelerle yatırım kararlarını olumlu veya olumsuz şekillerde etkiler. Kadınların evin mali işlemlerinde hakimiyeti söz konusu olduğundan tasarruflarını yatırıma yönlendirme olanakları daha çoktur. İşte bu noktada kadınların büyüklü küçüklü yatırımlarını yönlendirmede davranışsal finansın ne derece ve ne yönde etkili olduğunu belirleme ihtiyacı doğar. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, iş kadınlarının finansal davranış kalıplarının belirlenmesidir. Çalışma kapsamında 314 çalışan kadın ile görüşülmüş, tasarruf, harcama ve yatırım alışkanlıkları sorgulanmıştır. Gerçekleştirilen çalışma neticesinde çalışan kadınların yatırım ürünlerine aşinalık düzeyleri düşük çıkarken, neredeyse her birinin bilgi sahibi oldukları halde bireysel emekliliğe sahip olmadıkları gözlemlenmiştir. Katılımcıların yarısından fazlasının tasarruf alışkanlığı olduğu fakat tasarruflarını finansal sistem dışındaki aracılarda tuttukları, düşük riski tercih eden bir profil çizdikleri tespit edilmiştir. Özetle davranışsal finans açısından kadınların yatırım alışkanlıklarının kendilerine verilecek eğitimler ile geliştirilmesi, başta tasarruf alışkanlıklarını arttırmak olmak üzere tasarruf ettikleri meblağın artırılması ve doğru finansal aracılarla değerlendirilmesi hususlarında eğitilmeleri gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Bireysel Yatırımcı, Finansal Karar, Risk ve Belirsizlik, Davranışsal Finans Eğilimi.
Davranışsal finans perspektifinden bireysel finansal yatırım karar sürecindeki eğilimler: Yöneticiler ve aşırı özgüven üzerine bir araştırma
Davranışsal finans, geleneksel finans alanına getirilen kapsamlı eleştiriler ile deneysel ve ampirik çalışmalar ışığında ortaya çıkmıştır. Davranışsal finans teorisi karar birimlerinin rasyonallikten uzak olabildiklerini, yatırım tercihlerinde tutarsız olabildiklerini, psikolojik ve duygusal eğilimlerin etkisi altında hareket edebildiklerini açıklamaktadır. Bu çalışmada, İstanbul'da kamu bankalarında çalışan orta ve üst düzey yöneticilerden oluşan 40 yöneticinin davranışsal yönetici tipleri ile davranışsal eğilimleri arasında bir ilişki olup olmadığı, var ise ne derece olduğu araştırılmaktadır. Bu doğrultuda, katılımcılara anket çalışması uygulanmış, demografik özellikleri incelenmiş, betimsel istatistikleri analiz edilmiştir. Yöneticiler, davranışsal yönetici tiplerinin tespit edilmesi amacıyla yapılan test sonucunda, her ne kadar bireysel olarak takipçi, bağımsız, koruyucu ve toplayıcı tiplerden birini ağırlıklı olarak yansıtıyor olsalar da, davranışsal yönetici tipleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Davranışsal önyargı tanımlama testi ile psikolojik önyargı ve bilişsel eğilimlerin yöneticiler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda yöneticilerin, aşırı özgüven, aşırı tahminleme, geri görüş, kayıptan kaçınma, temsilcilik olmak üzere davranışsal eğilimlere sahip oldukları söylenebilir. Anahtar kelimeler: Davranışsal finans, davranışsal yönetici tipi, davranışsal önyargı testi, aşırı özgüven, önyargılar, eğilimler
Davranışsal finans çerçevesinde bireysel yatırımcı kararlarının değerlendirilmesi: İzmir ili örneği
Bireylerin aldığı finansal kararlar her zaman rasyonel değildir. Bireylerin aldıkları irrasyonel finansal kararlar açıklanmaya çalışılırken "Davranışsal Finans" konusu araştırılmaya başlanmıştır. Davranışsal finansta, yatırımcı kararları irrasyonel durumlardan etkilenmektedir. Bu araştırmada davranışsal finansın ortaya çıkışı, yatırımcıların irrasyonel kararları, davranışsal finans çerçevesinde yatırımcıların kararlarını etkileyen faktörler ve yatırım araçlarından hisse senetleri konusu anlatılmıştır. Son olarak İzmir ilinde yaşayan bireysel yatırımcıların finansal karar sürecinde yaşamış oldukları davranışsal eğilimler anket uygulaması yardımı ile değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Bireysel Yatırımcı, İzmir İli
Kişisel yatırım tercihleri üzerinde davranışsal finansın etkisi
Bu araştırmanın amacı kişisel yatırım tercihleri üzerinde davranışsal finansın etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada nicel araştırma deseni kullanılmış olup tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini toplamda 406 kişi oluşturmuştur. 150 kişi ile Manisa, İzmir, Bursa ve İstanbul illerinde yüz yüze görüşülmüştür. Kalan 256 kişi ile online anket tekniğinden faydalanılarak veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Hamurcu (2015) tarafından geliştirilen davranışsal finans ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların demografik verileri ve çalışma durumlarına yönelik sorulara frekans analiz uygulanmış, verilerin dağılımı "n" ve "%" olarak tablolarda sunulmuştur. Sonrasında, araştırmada kullanılan Davranışsal Finans Eğilimleri ölçeklerine ait ifadelerin ortalama ve standart sapmaları değerlendirilmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenirliği; Cronbach's Alpha katsayısı ile değerlendirilmiştir. Davranışsal Finans Eğilimleri ölçeklerinin demografik verilere göre farklılık gösterip göstermediği anlamlılık testleri ile analiz edilmiştir. Hangi analizin kullanılacağına karar vermeden önce, verilerin normal dağılıma uyup uymadığı Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk sınamaları ile değerlendirilmiştir. Normal dağılıma uymayan verilerin; analizi için ikili karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi, iki veya daha fazla değişkenin karşılaştırılmasında ise; Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Anlamlı çıkan analizlerde hangi gruplar arasında fark olduğunun belirlenmesi için Mann Whitney U testi ile ikili karşılaştırmalar yapılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın analizinde SPSS v23 istatistik programı kullanılmıştır. Yatırım yaparken esas alınan faktörlere göre değerlendirildiğinde, faiz oranlarını ve alınan tüyoları esas alanların, diğer gruplara göre yatırım körlüğü etkisi yüksek bulunmuştur. Siyasi istikrar ve analiz yöntemlerini esas alanların ise diğerlerine göre yatırım körlüğü etkisinin düşük olduğu; aracı kurum yönlendirmesi, alınan tüyolar, analiz yöntemlerini esas alanların diğer gruplara göre kazanma tutkusu etkisinin yüksek olduğu; siyasi iktidar, ekonomik istikrar, faiz oranları ve alınan tüyoları esas alanların kararlarda muhafazakarlık etkilerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Bireysel yatırımcıların yatırım tercihlerine etki eden faktörlerin davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi: Kastamonu ili örneği
Geleneksel finans, bireylerin her zaman rasyonel davranacağını varsaydığından bireylerin psikolojilerini ve sosyolojik gerçekleri mazur görmektedir. Bu şartlarda gelişmiş olan finansal modeller piyasa anomalilerinin açıklanmasında yeterli olmamış ve bu durumda davranışsal finans ile ilgili yaklaşımda geleneksel örneklerin karşılaştığı zorlulara bir yanıt olarak ortaya çıkmaktadır. Davranışsal finans, son yıllarda ortaya çıkan, bireysel yatırımcılar kararlarının ve aklın sınırlı olduğu durumların finansal durumlar üzerindeki etkisini inceleyen bir alan olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada, Kastamonu ilinde yaşamakta olan bireysel yatırımcıların yatırım tercihlerinde etki eden faktörlerin davranışsal finans kapsamında değerlendirilmek istenmiştir Bu araştırma için Kastamonu ilinde yaşayan 350 bireysel yatırımcıya anket hazırlanmıştır. Basit tesadüfi örneklem yöntemiyle elde edilmiş anket verilerinin SPSS programı ile analiz edilmiştir. Tüm anket sorularında betimsel istatiksel sonuçlar elde edilmiştir ve demografik özellikleri, davranışsal psikolojik eğilimleri, kişisel, finansal ve çevresel faktörler arasındaki hipotezleri analiz edilmesi için frekans, normallik, güvenirlilik, kruskal Wallis ve Mann Whitney testleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, elde edilmiş olan bulgulara bakıldığında ise, bireysel yatırımcıların kendini kandırma eğilimlerinde gelir durumu, finansal faktörler ve çevresel faktörlerde anlamlı farklılıklar bulunmuşken, demografik özellikler, kendini kandırma eğilimlerden cinsiyet, medeni durum, yaş, meslek durumları eğitim durumları ve bilişsel eğilimleri ve duygusal eğilimler aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Borsa İstanbul'daki bireysel yatırımcıların davranışsal finans kapsamında incelenmesi: Gaziantep örneği
Traditional finance theories accept investors as rationalist. However, behavioral finance argues that individual investors do not make rational financial decisions and that they are affected by their psychologies when they make financial decisions. The main purpose of this study is to investigate investors of Borsa Istanbul that live in Gaziantep within concept of behavioral finance.In accordance with this purpose, the survey has been conducted to investors that live in the city and the behaviors that exhibited by investors while making investment decision have been revealed by the help of T-test, ANOVA and Tukey test test methods. The results of these analyses reveal that individual investors living in Gaziantep are not much rational when they make investment decisions and that they are affected by the psychological factors.
Yatırımcı eğilimlerinin davranışsal finans bağlamında incelenmesi: Kripto para piyasaları ve pay piyasaları yatırımcıları üzerine karşılaştırmalı bir araştırma
Geleneksel finans teorisinin, insan davranışlarını ve psikolojik faktörlerini genellikle göz ardı etmesine karşın, davranışsal finans, bireylerin karar verme süreçlerinde rasyonel olmadıklarını ve finansal piyasaların her zaman etkin olmadığını tartışmaktadır. Kahneman ve Tversky'nin beklenti teorisi, bireylerin karar verme süreçlerindeki rasyonellikten sapmaları ve piyasa anomalilerini açıklamaktadır. Tez, bireysel yatırımcıların yatırım tercihlerinde mizaç ve karakter özelliklerinin etkisini araştırmakta ve yatırımcı davranışlarının mizaç-karakter özellikleriyle nasıl etkileşime girdiğini derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, nicel metodoloji kullanarak, bireysel yatırımcıların kripto para ve hisse senedi yatırım tercihlerini etkileyen davranışsal eğilimler ve kişilik özellikler incelenmiştir. Araştırmanın odak noktası, yatırımcıların mizaç ve karakter özelliklerinin, Aşırı Güven, Muhafazakârlık, Temsiliyet, Kendine Atfetme gibi davranışsal eğilimlere olan etkisidir. Araştırma, yatırım aracı tercihi bağlamında, Aşırı Güven eğiliminin, Yenilik Arayışı, Zarardan Kaçınma, Ödül Bağımlılığı gibi mizaç boyutları ve Kendini Aşma karakter boyutuyla düzenleyici etkileşimlerini belirlemiştir. Muhafazakârlık-Temsiliyet eğiliminin de benzer şekilde, bu mizaç boyutları ve Kendini Aşma karakter boyutu ile etkileşim içinde olduğu tespit edilmiştir. Kendine Atfetme eğilimi ise, özellikle Kendini Aşma karakter boyutu ile ilişkilendirilmiştir. Sonuç olarak, yatırımcıların finansal karar alma süreçlerinde bireysel psikolojik eğilimlerin ve kişilik özelliklerinin belirleyici roller oynadığını göstermektedir. Bu bulgular, finansal piyasaların anlaşılması ve modellenmesi açısından önemli katkılarda bulunurken, davranışsal finans literatürüne de derinlemesine bir bakış sunmaktadır. Bu çalışma, yatırımcı psikolojisi ve finansal karar verme süreçlerinin daha kapsamlı anlaşılmasına yönelik önemli bir katkı olarak değerlendirilebilir.
Kişilik tiplerinin davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye genelinde yatırım faaliyetlerinde bulunan bireysel yatırımcıların Davranışsal Finans kapsamında göstermiş oldukları yatırımcı eğilimlerinin Beş Faktör Kişilik Tipleri ile ilişkili olup olmadığını incelemek ve hangi kişilik tipine sahip bireylerin nasıl bir yatırımcı eğilimi gösterdiğini irdelemektir. Araştırmanın evreni Türkiye genelinde yer alan bireysel yatırımcılardan oluşmaktadır. Araştırmada kartopu örneklem yöntemi kullanılmış ve anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilere göre Türkiye genelindeki yatırımcıların büyük çoğunluğunun dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk sahibi, duygusal dengeli ve gelişime açık kişilik özelliklerini taşıdıkları görülmektedir. Bu yatırımcıların kişilik özelliklerinin yatırımcı eğilimlerinden kendini kandırma eğilimi, bilişsel eğilim, duygusal eğilim, sosyal eğilim, oto kontrol eksikliği eğilimi ve kayıptan kaçınma eğilimi üzerinde etkili oldukları görülmektedir. Yatırımcı eğilimlerine en yüksek düzeyden en düşük düzeye sahip olunan kişilik özellikleri sırasıyla uyumluluk gelişime açıklık, sorumluluk sahibi, dışa dönüklük ve duygusal dengeli olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Yatırımcı Eğilimleri, Kişilik Tipleri, Beş Faktör Kişlik Kuramı.
Bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi: Irak Menkul Kıymetler Borsası'nda bir uygulama
Günümüzün yoğun rekabet koşullarında, finansal kararlar hem kurumsal yatırımcılar hem de bireysel yatırımcılar için büyük önem taşımaktadır. Finans alanındaki son çalışmalar, insanların rasyonelliğine dayanan Geleneksel Finans Teorilerinin, finans alanında meydana gelen olayları açıklamakta yetersiz olduğunu göstermektedir. Davranışsal finans, bireylerin karar alma mekanizmalarının sosyal, bilişsel ve duygusal önyargılardan nasıl etkilendiğini ortaya koymaya çalışmaktadır. Davranışsal finans, insan psikolojisini dikkate alan ve geleneksel finans teorilerinin hesaba katamayacağı karar verme bileşenlerini işaret eden bir disiplin olarak doğmuştur. Bu çalışmanın amacı, bireysel yatırımların yatırım kararları üzerinde etkili olan faktörleri tespit etmektedir. Bu amaç doğrultusunda Irak Menkul Kıymetler Borsası`nda yatırımda bulunan bireysel yatırımcılar üzerinde bir anket uygulaması yapılmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS 22.0 programında frekans ve yüzde analizlerine tabi tutularak yorumlanmıştır. Analiz sonucunda bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyen risk, finansal kriz, finansal bilgi ve sürü psikolojisi gibi birçok faktörün olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bireysel yatırımcılar, davranışsal faktörler, yatırım kararları, ırak menkul kıymetler borsası
Yatırım araçlarındaki getiri farklılıklarının incelenmesi (2010-2019)
Yatırımcılar tasarruflarını değerlendirmek için çeşitli yatırım araçlarını tercih etmektedir. Yatırım araçları riske duyarlı olduğu için yatırımcılar risk ve getiri algılarına göre yatırım araçlarını tercih etmektedir. Yatırım araçlarını sadece bireysel yatırımcılar değil kurumsal yatırımcılarda tercih etmektedir. Bu nedenle yatırım yapmak bilgi ve deneyim istemektedir. Yatırımcılar risk ve getiri dengesine göre yatırım kararını vermektedir. Hisse senedi, tahvil, bono, yatırım fonu, döviz, vadeli mevduat, altın gibi çeşitli finansal varlıklar yatırımcılar tarafından tercih edilmektedir. Çalışmanın amacı yatırımcılar tarafından en çok tercih edilen yatırım araçlarının getirilerinin tespit edilmesidir. Bunun için 2010-2019 dönemine ait 10 yıllık veriler kullanılmaktadır. Çalışmada kullanılan değişkenler Amerikan doları, Euro, altın, BİST 100 endeksi ve faiz oranıdır. Yatırım araçlarının fiyatlarındaki değişim yüzde yöntemi ile analiz edilmiştir. Getirilerin daha iyi anlaşılması için trend analizi yapılmıştır. 10 yıllık dönemde yatırım araçlarının farklı düzeyde getirisi olmuştur. En çok kazandıran altın olup %405 oranında kazandırmıştır. Altından sonra %297 oran ile en çok kazandıran Amerikan dolarıdır. Diğer bir yabancı para birimi olan Euro yatırımcısına %213 oranında kazandırmıştır. Riski seven yatırımcılar ise BİST 100 endeksine göre ortalama %109 oranında kazanmışlardır. Anahtar Kelimeler: Yatırım, Döviz, Altın, Borsa, Trend Analizi. 2020, 80 sayfa Bilim Kodu: 115308
Davranışsal finansta risk faktörleri Türkiye için bir uygulama
Bireyler hayat mücadelelerini devam ettirmek, gereksinimlerini karşılamak, amaçlarına ulaşmak, hayat standartlarını arttırmak için yatırım yaparlar. Bireysel yatırımcıların yatırım yapma davranışları yatırıma karar verme, yatırım aracına karar verme, yatırım aracının sayısına karar verme, yatırım aracını elinde tutacağı süreye karar verme, yatırım araçlarını takip etme gibi alt davranışlardan oluşmaktadır. Geleneksel finans kuramları bireysel yatırımcıların davranışlarını açıklamakta yetersiz kaldıklarından son yıllarda yatırımcıların davranışlarını açıklamak için yatırımcının psikolojik yönlerini, zaaflarını ve duygularını da dikkate alan Davranışsal Finans Teorisi kullanılmaya başlanmıştır. Davranışsal Finans Teorisi giderek daha popüler hale gelmiş ve yatırımcı davranışlarını açıklamak için sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Bununla paralel olarak bu teori üzerine yapılan bilimsel araştırmalar da tüm dünyada artmaya başlamıştır. Ancak ülkemizde yatırımcı davranışlarını Davranışsal Finans Teorisi açısından inceleyen bilimsel araştırmalar yeterince yapılmamıştır. Bu araştırma Davranışsal Finans Teorisini kullanarak bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyen aşırı özgüven, sürü psikolojisi, kaybetme korkusu, bilinirlik, ruh hali (duygusal faktörler) risk faktörlerinin düzeylerini ve bu faktörlerin yatırımcıların demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın verileri farklı yaşlardaki, eğitim düzeylerindeki, farklı sektörlerde çalışan ve farklı gelir düzeyine sahip yaklaşık eşit oranda erkek ve kadın olan 498 kişiden anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmanın bulguları aşırı özgüven, sürü psikolojisi, kaybetme korkusu ve bilinirlik faktörlerinin yatırımcıların kararlarını etkilediğini, ancak ruh hali (duygusal faktörler) faktörünün yatırımcıların kararlarını etkilemediğini göstermiştir. Yine bulgular bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyen aşırı özgüven, sürü psikoloji, kaybetme korkusu, bilinirlik ve ruh hali faktörlerinin yatırımcıların cinsiyetine, yaşına, medeni durumuna, eğitim düzeyine, mesleğine ve gelir düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılaştığını göstermiştir. Risk faktörleri algı düzeyleri ile çocuk sayısı arasında bir ilişki bulunmamıştır.
Finansal yatırım kararlarında borsa markasının rolü: Türkiye-İrlanda pay piyasaları karşılaştırması
Günümüzde tüketici için fonksiyonelliğin ötesinde çeşitli sembolik anlamlar barındıran marka kavramının, kurumların paydaşlarına yarattıkları değer üzerindeki ağırlıklı etkisi açıktır. Küreselleşme, finansal liberalleşme, teknolojik gelişmeler, esneklik ve ek kaynak ihtiyacı gibi faktörler sonucu üye sahipliği yapılarından uzaklaşarak şirketleşen ülke borsaları için de, benzer bir markalaşma sürecinden bahsetmek mümkündür. Markalaşan borsaların sürdürülebilirlikleri için, tüm finansal sistemi ilgilendiren makro göstergeler yanında küçük ölçekli, bireysel tüketici algılarının dikkate alınması ve bu doğrultuda değer önerileri geliştirmesi kritik öneme sahip görülmektedir. 2013'de şirketleşen Borsa İstanbul (BIST), sunduğu olanaklar ile önemli bir yatırım platformudur. Ancak %60'tan fazlası yabancı yatırımcıların portföyünde olan BIST'in, yerli bireysel yatırımcılar için aynı pazarlanabilirlik başarısını gösterebildiğini söylemek güçtür. Düşük pay senedi tutma oranları ve portföy değerleri ile bireysel yatırımcı, pay piyasasına mesafeli durmaktadır. Bu sorunsalın, finansal göstergelerin ötesinde piyasaya karşı olumsuz tüketici algısından kaynaklandığı ve yönetilebilir olduğu düşünülmektedir. Bu süreçte, pay piyasasına yönelik marka kişiliği ve marka değeri algısının, algılanan riskin aracı etkisiyle yatırım yapma niyeti üzerinde belirleyici etkisi olduğu öngörülmüştür. Araştırma modeli, Türkiye ve İrlanda Pay Piyasaları arasında incelenmiş, gelişmekte olan BIST'in pazarlanabilirlik problemine yönelik, gelişmiş İrlanda Pay Piyasası kriter alınmıştır. Analizler sonucunda, pay piyasalarına yönelik marka kişiliğinin, marka farkındalığı, marka kalitesi ve marka sadakati üzerinde etkili olduğu, marka değişkenlerinin yatırım yapma niyetini olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Marka değeri ile yatırım niyeti arasındaki ilişkide algılanan riskin aracı etkisi saptanmıştır. Sonuç olarak, finansal yatırım davranışında marka ve risk algısı önemli role sahip bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Finansal Yatırım, Borsa, Bireysel Yatırımcı, Marka Kişiliği,Marka Değeri, Algılanan Risk
Davranışsal finans açısından bireysel yatırımcıların yatırım kararlarında kültürün etkisi: Isparta ve Burdur illerinde bir uygulama
Bu çalışmada, davranışsal finans bağlamında bireysel yatırımcıların finansal kararlarını etkileyen sosyal ve psikolojik eğilimlerin Isparta ve Burdur illerindeki bireysel yatırımcılarda gerçekte var olup olmadığı, riskli durumlarda bireylerin tercihlerinin nasıl değiştiği ve Hofstede'nin kültürel boyutları kapsamında bireysel yatırımcıların finansal yatırım karar alma sürecinde kültürün etkisinin olup olmadığını saptamak amaçlanmıştır. Çalışmanın teori kısmı yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında ise çalışmanın amacına uygun olarak bireylerin yatırım tercihlerinin belirlenmesine yönelik anket çalışması uygulanmış ve Isparta ve Burdur illerindeki bireysel yatırımcıların finansal okuryazarlık düzeyleri, risk tercihleri, bilişsel ve duygusal eğilimleri ve kültürün bireyin yatırım tercihlerine olan etkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda Isparta ve Burdur illerindeki bireysel yatırımcıların yatırım kararı verme süreçlerinde rasyonel yatırımcı davranışı göstermeyip yatırımcı eğilimlerinden büyük ölçüde etkilendikleri, bu eğilimler ile yatırımcıların kültür boyutlarına olan yakınlıklarının birbiriyle ilişkili olduğu görülmüştür. Şöyle ki yatırımcıların finansal karar aşamasında aşırı güvenli aşırı iyimser, aşina olunanı tercih etme, pişmanlıktan ve kayıptan kaçınarak riskli tercihlerden uzaklaşma gibi eğilimleri gerçekte de gösterdikleri ve bu eğilimler ile Hofstede'nin kültür boyutlarından güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, bireycilik toplumculuk ve erillik dişillik boyutları ile istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir.
Bireysel yatırımcıları finansal yatırıma yönlendiren faktörlerin davranışsal finans açısından araştırılması: Şanlıurfa iline bağlı Viranşehir ilçesi örneği
Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda işlem yaparken her zaman rasyonel davrandıklarını söylemeyiz. Kimi psikolojik faktörler kimisi de sosyal faktörler bireysel yatırımcının yatırım kararlarında etkisi mümkündür. Davranışsal finans son yıllarda önem kazanmış ve bireysel yatırımcı kararları üzerindeki etkisini incelemektedir. Bu çalışma Viranşehir'deki bireysel yatırımcıların yatırım kararlarındaki faktörleri davranışsal finans yaklaşımıyla ele alınması amaçlanmıştır. Çalışmanın amacına orantılı olarak bireysel yatırımcıların kararları davranışsal finans açısından incelenmesinde anket çalışması uygulanmış ve anket sonuçları spss istatistik programı kullanılarak test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bireysel yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerini büyük bir ölçüde taşıdıkları tespit edilmiştir.
Finansal tüketicilerin finansal okuryazarlık durumlarının belirlenmesi
Finansal serbestleşme sürecinin başlamasıyla birlikte, piyasadaki finansal ürünler ve araçlar çeşitlenmiş olup, bireylerin finansal okuryazarlık düzeyi önem kazanmıştır. Bireylerin yatırım kararlarını etkileyen finansal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada Adana ilinin Çukurova ilçesinde 320 kişiden toplanan veriler SPSS 20 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu çalışmada, katılımcıların yatırım araçlarındaki kararları, finansal yatırımları bilme ve finansal yatırım ürünlerini kullanma sıklıkları gibi finansal yatırımcıların yatırım profillerindeki değişkenlerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların verdikleri cevaplara göre en çok kullanılan finansal ürünün kredi kartı olurken en az kullanılan finansal ürünün mikro finans kredileri olduğu görülmektedir. Katılımcıların para tasarruflarını banka mevduat hesabında tutmayı tercih ettikleri görülmüştür. Bunun yanında katılımcıların enflasyon, çeşitlendirme, paranın zaman değeri gibi konulara hakim oldukları ortaya konmaktadır.
Bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyen faktörler
Bireyler, kazançlarının belirli bir bölümünü temel ihtiyaçlarını karşılamak için tüketirken kalanı da tasarruf etmektedirler. Tasarruf, bireylerin gelirlerinden arta kalan kısımdır. Bireyler, ortaya çıkan bu tasarruflarla daha fazla kazanmak, gelirlerini mümkün olan en üst düzeye çekmek amacı ile yatırım gerçekleştirirler. Bireyler yatırım kararlarını alırken çok çeşitli faktörlerin etkisi altında kalırlar. Çalışmada, bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını alırken etkilendikleri faktörler ele alınacaktır. Çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ''Yatırım, Yatırımcı ve Yatırım Araçları'' gibi temel kavramlardan bahsedilmiştir. İkinci bölüm ''Bireysel Yatırımcıların Yatırım Kararlarını Etkileyen Faktörler'' olup, yatırımcıların karar verme ve faaliyete geçme aşamasında etkisi altında kaldıkları çevresel ve mental faktörler ele alınacaktır. Üçüncü ve son bölüm ise ''Bireysel Yatırımcıların Yatırım Kararlarını Etkileyen Faktörler Üzerine Yapılan Anket Çalışması'' bölümlerinden oluşmaktadır. Üçüncü bölüm anket çalışmasının gerçekleştirildiği kısımdır. Bu bölümde bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını alırken ekonomik ve demografik unsurlar başta olmak üzere hangi unsurların etkisi altında kaldıkları anket yöntemi ile araştırılmıştır. Araştırmada yüz yüze görüşme tekniği uygulanmıştır. Bu bölümde yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyen faktörler ölçülmeye çalışılmıştır.
Kripto paraların yatırım aracı olarak kullanılması niyetini etkileyen değişkenlerin incelenmesi: Türkiye örneği
Kripto para teknolojisinin kullanım oranlarıyla ilgili istatistikler toplumların yeni bir olguyu kabullenme süresiyle orantılı olarak ülkeler arasında değişkenlik göstermektedir. Birbirinden farklı yatırım alternatiflerini benimsemiş olan bireysel yatırımcıların kripto para teknolojisini benimsemesi ve kripto para türevlerini bir yatırım aracı olarak değerlendirmesi çeşitli faktörlere bağlıdır. İşte bu çalışma da ise Türkiye'deki bireysel yatırımcıların kripto para teknolojisine yönelik sahip olduğu bakış açısının incelenmesi ve kripto para çeşitlerini bir yatırım aracı olarak kullanılması niyetini etkileyen faktörlerin tespit edilmesine yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanan ankete 618 katılımcı yanıt vermiş ve elde edilen veriler Teknoloji Kabul Modeli, Planlı Davranış Teorisi ve Yeniliklerin Yayılması Teorisi ışığında SPSS programı kullanılarak incelenmiştir. Güven, faydacılık, öznel normlar, kullanım kolaylığı, kolaylaştırıcı durumlar, farkındalık ve uyum faktörlerinin yatırım niyet faktörünü hangi ölçüde etkilediğinin tespit edilmesi için faktör analizleri, güvenilirlik testleri ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Türkiye'deki bireysel yatırımcılar için kripto paraların bir yatırım aracı olarak görülmesi niyetini etkileyen faktörlerin güven, faydacılık, kullanım kolaylığı ve öznel normlardan oluştuğu ulaşılan sonuçlar arasındadır. Türkiye özelinde yapılan bu çalışmanın kripto para yatırımı ile ilgilenen araştırmacılara, yatırımcılara ve politika yapıcılara rehberlik etmesi beklenmektedir.