Konservatuvar
54 theses under this subject heading
Devlet konservatuvarlarının türk müziği birimlerinde eğitimi verilmekte olan tar çalgısının temel öğretimi üzerine bir yöntem önerisi
Bu tez çalışmasında tar çalgısının, Devlet Konservatuvarlarının Türk Müziği Birimlerindeki temel öğretimi üzerine yaklaşımlarda bulunulmuştur. Bu bağlamda; Türk Müziği Devlet Konservatuvarlarında tar eğitiminde yaygın olarak kullanılan üç metot incelenmiş olup, bu metotların öğretim süreci hakkında yorumlar yapılıp, metotların arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Türk Müziği Devlet Konservatuvarlarında eğitimi verilmekte olan tar çalgısının temel öğretiminde yaşanan aksaklıklarla birlikte, öğrencilerin bu çalgıya uyum sağlama sürecinde yaşadığı zorluklar göze alınarak tespitler yapılmıştır. Öğrenci ve öğreticinin karşılaştıkları bu zorlukların üstesinden gelmek ve eğitim öğretim sürecini desteklemek adına bir yöntem önerisinde bulunulmuştur. Tezin ana eksenini oluşturan Tar çalgısının temel öğretimi hedefi üzerinden yola çıkılarak Türk müziği eğitimi alan öğrencilerin uyum sağlama sürecini destekleyici etütler yazılmış ve halk ezgileriyle pekiştirilmiştir. Alanda, konuyla ilgili yapılan ilk sistematik çalışma olması bakımından araştırma önemli görülmektedir.
Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik bölümünden 2000-2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin meslek edinme istatistikleri.
Tezin amacı, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümünden 2000- 2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin meslek edinme istatistiklerini ortaya koymaktır. Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı, Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Anasanat Dalı ve Yaylı Çalgılar Anasanat Dalından 2000-2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin meslek edinme istatistiklerini kapsamaktadır. Günümüzde orkestralara ve üniversitelerin akademik kadrolarına alınmak için sınava giren mezunların sayısı gözle görülür derecede artmıştır. Bu nedenle, iş bulma rekabeti de büyümüştür. Anadolu Üniversitesi mezunlarının meslek edinme durumlarının değerlendirilmesinin konservatuvar için faydalı bir geri bildirim olacağı düşünülmüştür. Bu çalışma için yukarıda bahsedilen anasanat dallarından 2000-2010 yıllarında mezun olan 133 müzisyen ile bağlantıya geçilmeye çalışılmıştır. Tezin sonucuna mezunlara yapılan anket yolu ile ulaşılmıştır. Bu çalışmaya başlanmadan önce, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı kütüphane veri tabanında kayıtlı tezlerin tamamı incelenmiş ve ÖSYM veri tabanındaki tezler taranmıştır. İncelenen tez konuları arasında bu konunun bir eşi bulunmamıştır.
Yükseköğretim kurumuna özel yetenek sınavı ile giren öğrencilerin çoklu zekâ alanlarının incelenmesi
Bu çalışma, Yükseköğretim Kurumuna özel yetenek sınavı ile giren öğrencilerin çoklu zekâ alanlarının incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırma tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 ve 2019-2020 eğitim öğretim yılları için Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Türk Musikisi ve Devlet Konservatuarı ve Güzel Sanatlar fakültesine özel yetenek sınavı ile yerleşen öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu rastgele yöntemle seçilen 408 (240 erkek, 168 Kadın) öğrenci oluşturmaktadır (Spor Bilimleri 180, Konservatuar 100, Güzel Sanatlar 128). Çalışmada veri toplamak amacıyla, Gardner (1993) tarafından geliştirilen ve Saban (2001) tarafından Türkçeye çevrilen "Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmanın amacı çerçevesinde toplanan verilerin, istatistiki çözümlemeleri için SPSS 20.0 (Statistical Packet for the Social Science) paket programı kullanılmıştır. Öğrenciler hakkındaki genel bilgilerin değerlendirmesinde frekans (f) ve yüzde (%), ortalama (X) ve standart sapma (Ss) değerleri hesaplanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda independent sample t testi ve One Way Anova testleri, yaş grupları ile zekâ türleri arasındaki ilişkiler için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır ve anlamlılık düzeyi p= 0.05 kabul edilmiştir. Araştırmamızın sonucuna göre Yükseköğretimi özel yetenek sınavı ile kazanan öğrencilerin cinsiyet, yaş, bölüm, gelir durumu değişkenlerine göre farklı zekâ alanlarına sahip olduğu ve bu zekâ alanlarının farklı düzeyde geliştiği görülmüştür. Bu zekâ alanlarının sosyal, çevresel, ekonomik vb. durumlardan etkilendiği düşünülmektedir. Çoklu zekâ teorisini sadece bir zekâ teorisi olarak değil, eğitim ve öğretim felsefesi olarak değerlendirmek gereklidir. Bireylerin öğrenme ortamındaki rolü açısından kendi zekâ alanlarının farkında olmaları da önemlidir. Özel yetenek sınavı yapan bölümler örneğin; spor bilimleri fakültesi sadece bedensel zekâ alanına göre değil içerisinde bireylerin diğer zekâ alanlarını da kapsayan özel yetenek sınavları uygulamaları getirilebilir. Anahtar Kelimeler: Özel Yetenek, Güzel Sanatlar, Konservatuar, Spor Bilimleri, Çoklu Zekâ
Türk müziği devlet konservatuvarı öğrencilerinin çalgı eğitimine yönelik tutumları ve çalgı başarılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarında öğrenim gören öğrencilerin bireysel çalgılarına ilişkin tutumları ile çalgı icralarındaki başarılarını incelemektir. 2020-2021 akademik yılının bahar yarıyılında Türk müziği, Ses Eğitimi ve Türk Halk Oyunları bölümünde öğrenim gören toplamda 191 öğrencinin demografik özelliklerini belirleyen kişisel bilgi formu ile bireysel çalgı eğitimi dersine yönelik tutumlarını ölçmek için tutum ölçeği uygulanmış ve iç tutarlık katsayısı (α= .776) bulunmuştur. Öğrencilerin çalgı performanslarını değerlendirebilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzmanlar tarafından onaylanan "Çalgı Performansı Değerlendirme Formu" oluşturulmuştur. Elde edilen veriler istatistiki olarak incelenerek, geliştirilen bu formun güvenirlik katsayısının ortaya konması amacıyla değerlendirmede bulunan uzmanlar arası uyuma bakılmış (Kendall's W) ve uyuşum katsayısının W= ,897 ve p= ,000 olduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin bireysel çalgı eğitimine yönelik olarak eğitim gördükleri çalgılara karşı yüksek düzeyde olumlu tutum sergiledikleri, çalgı performanslarının orta düzeyde olduğu, öğrencilerin akademik başarı puanlarının yüksek düzeyde olduğu, öğrencilerin çalgıya ilişkin yüksek tutumlarının akademik başarıları üzerinde olumlu etkisinin olduğu, öğrencilerin çalgı performans puanları ile çalgı eğitimine yönelik tutumları ve akademik başarı puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve çalgıya ilişkin yüksek tutumları ile başarıya ilişkin yüksek puanlarının icra performansları üzerinde etkisinin olduğu, bu sebeple tutum ve akademik başarının birlikte pozitif yönde artışlarının icra performansını da olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Tutum, Tutum ölçeği, Çalgı Performansı, Çalgı Eğitimi, Akademik Başarı.
Biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin devlet konservatuvarı öğrencilerinin çalgı çalma başarısına etkisi
Bu araştırma, biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin çalgı çalma başarısına etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır.Araştırmada belirlenen problem ve alt problemler doğrultusunda ön-test son-test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini; Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı keman ve viyola öğrencileri, örneklemini ise 2010-2011 eğitim öğretim yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı?nda Lisans II, Lisans III ve Lisans IV. sınıfta öğrenim gören 14?ü keman, 6?sı viyola çalanolmak üzere toplam 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere (n=10), beş haftalık süreyle biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi verilmiş, kontrol grubu (n=10) öğrencileri ise olağan eğitim süreçlerine devam etmişlerdir.Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında Müziksel Çözümleme Bilgisi Başarı Testi ve Çalgı Çalma Gözlem Formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U testi ile Pailed Samples T ( bağımlı örneklem t) testi uygulanmıştır.Araştırma bulgularından çıkan sonuçlarda, biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi alan öğrencilerin tonal eserde modal esere göre daha başarılı oldukları görülmektedir. ivAyrıca biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi alan öğrencilerin, bütünden parçaya gidildikçe (dönem-cümle-motif) ve biçimsel öğeleri birleştirerek çalabilme boyutunda başarılarının dikkat çekici biçimde arttığı belirlenmiştir. Verilerin çözümlenmesiyle elde edilen sonuçlarda, öğrencilerin müziksel çözümleme bilgisi ve biçimsel çözümleme performanslarının eğitime başlarken genel olarak düşük düzeyde olduğu, ancak uygulama süreci sonunda biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin, bu eğitimi alan öğrencilerin biçimsel çözümleme bilgi ve performanslarında olumlu yönde ve anlamlı derecede etkili olduğu saptanmıştır. Nitelikli ve etkili bir çalgı eğitiminde, öğrencilerin müzikal bütünlüğe ulaşabilmelerinde biçimsel çözümlemeli çalgı eğitimi gerekli olmaktadır. Bu bakımdan çalgı eğitimcilerinin bu konuda öğrencilere rehberlik etmeleri önem taşımaktadır. Keman ve viyola öğrencileri ile yapılan biçimsel çözümlemeli çalgı eğitiminin diğer çalgılar ile yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir
Türkiye'deki mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda öğrenim gören lisans öğrencilerinin, umutsuzluk düzeylerinin karşılaştırmalı analizi
Bu araştırmanın amacı, Konservatuvarlar, Güzel Sanatlar Fakültelerinin Müzik Bölümleri ve Eğitim Fakültelerinin Müzik Öğretmenliği Anabilim Dallarında öğrenim görmekte olan lisans öğrencilerinin umutsuzluk düzeylerinin karşılaştırmalı analizine yöneliktir. Bu araştırma, izlenen yöntem ve toplanan verilerin niteliği açısından betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü, Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalında okuyan lisans birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 372 öğrenci oluşturmaktadır. Evrenin tümü örneklem olarak alınmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Beck umutsuzluk ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin birinci bölümünde öğrencilerin kişisel bilgilerini içeren 9 soru; ikinci bölümünde ise 20 maddeden oluşan Beck umutsuzluk ölçeği bulunmaktadır. Ölçekten elde edilen verilere ait sonuçlar temel istatistik yöntemlerle açıklanmıştır.Araştırmanın bulguları sonucunda öğrencilerin; cinsiyetleri, yaşları, sınıfları, ana çalgıları, ailelerinin gelir durumlarına göre umutsuzluk düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmazken; okudukları okul, mezun oldukları lise türü, annelerinin ve babalarının eğitim düzeylerine göre umutsuzluk düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Konservatuvar, Güzel Sanatlar Fakültesi, Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı, Beck Umutsuzluk Ölçeği
T.C. Üniversiteleri Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü ve Konservatuar Müzikoloji Bölümü öğretim elemanları ile son sınıf öğrencilerinin piyano eğitimine ilişkin görüşleri
T.C. ÜNİVERSİTELERİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ MÜZİK BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ve KONSERVATUAR MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ELEMANLARI İLE SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİN PİYANO EĞİTİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ BAHAR GÜDEK ÖZET Bu arastama, T.C. Üniversiteleri Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü ve Konservatuar Müzikoloji Bölümü öğretim elemanları ile son smıf öğrencilerinin piyano eğitimine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini T.C. Üniversiteleri Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü ve Konservatuar Müzikoloji Bölümü öğretim elemanları ile son sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri ile Hacettepe Üniversitesi İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Müzikoloji Bölümü öğretim elemanları ve son smıf öğrencileri örnekleme dahil edilmiştir. Araştırmada durum tespitine yönelik bir model esas alınmış, verilerin bir kısmı anket yolu ile bir kısmı da literatür taraması yöntemi ile toplanmaya çalışılmıştır. Araştırmada; Müzik Bilimleri/Müzikoloji Bölümleri piyano eğitiminin, müzik bilimi içerisindeki konumu ve kullanım amacının açıkça ortaya konmamış olduğunu, dolayısıyla son smıf öğrencilerinin piyanoyu müzik bilimi kapsamı içerisinde, yeterince işlevsel olarak kullanamadıklan ortaya çıkmıştır. Sonuçta, piyanonun müzik bilimi içerisinde daha işlevsel olarak kullanımına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzik bilimi içerisindeki piyano eğitimine ilişkin görüşler.
Devlet konservatuvarlarının lise devresinde viyola eğitiminde kullanılan krevtzer etüdlerinin devinişsel hedef ve hedef davranışlar yönünden incelenmesi
DEVLET KONS ER VATU VARLARININ LÎSE DEVRESİNDE VİYOLA E?İTİMİNDE KULLANILAN KREUTZER ETÜTLERİN DEVİNİŞSEL HEDEF VE HEDEF DAVRANIŞLAR YÖNÜNDEN İNCELENMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Bige Bediz KOÇAK GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ OCAK 1996 ÖZ Bu araştırmada, Devlet Konservatuvarlartnın Lise Devresi'nde yapılan viyo la eğitiminde kullanılan "Kreutzer Metodu"ndan seçilen 11 teksesli etüd "çağdaş öğretim programı" öğelerinden "Hedef ve "Hedef Davranışları" bakımından in celenmiş ve etüdlerin birincil olarak daha çok hangi devinişsel hederleri gerçekleştirmeye yönelik olduğu ve bu hedeflerde kapsanan devinişsel hedef dav ranışların neler olduğu ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada "betimsel yöntem" izlen miş, veriler "etüt çözümleme" yolu ile elde edilmiş, bulgular ise devinişsel "hedef ve "hedef davranış"lar biçiminde sınırlandırılarak ifade edilmiştir. Araştırmada incelenen 11 teksesli etütte birincil olarak toplam 11 devinişsel hedef ve 44 devi nişsel hedef davranışın kapsandığı ortaya çıkmıştır. Bunlar, sağ elin - yayın kul lanımına ilişkin olarak "detache, legato, mart&e, staccato" tekniklerini; sol elin - parmakların kullanımına ilişkin olarak ise "Konum Değiştirme" ve "Tril" teknik lerini içeren bir çeşitlilik göstermektedir. Bu araştırmanın, ilgili öğretim kurum larında yapılan viyola öğretimini ve öğretim programlarını geliştirme çalışmalarına katkıda bulunması beklenmektedir. Bilim kodu : 5000019 Anahtar kelimeler : Kreutzer Etüdler, Hedef ve Hedef Davranışlar Sayfa adedi : 46 Tez yöneticisi : Prof. Dr. Ali UÇAN m
Türkiye'deki konservatuvarların opera-şan eğitim niteliğinin eğitimcilerin ve öğrencilerin görüşleriyle değerlendirilmesi
Bu araştırma ile Türkiye'de bulunan konservatuvarların opera-şan bölümlerinin eğitim niteliğinin eğitmenlerin ve öğrencilerin görüşleriyle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma yarı yapılandırılmış anket görüşmesiyle yapılmış olup nitel veri yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu araştırmaya 12 alan eğitmeni ve 12 öğrenci gönüllü olarak katılmışlardır. Araştırma içerisinde müzik eğitimi, ses eğitimi, ses sağlığı, konservatuvarların fiziki koşulları, eğitmenlerin ve öğrencilerin beklentileri vb. konular değerlendirilmiştir. Verilerin analiz programında NVIVO 11 yazılımı kullanılmıştır.
Düzenli piyano çalan konservatuvar öğrencilerinde elin antropomerik özellikleri, esneklik ve kas gücünün değerlendirilmesi
GİRİŞ: Başlangıç düzeyindeki bireylerin herhangi bir müzik enstrümanı çalmaya fiziksel özellikleri açısından yatkınlığı özellikle eğiticiler açısından önem taşımaktadır. Spor alanında bireyin ilgili spor alanına adaptasyon sürecinde geliştirdiği fiziksel özelliklerin değerlendirildiği çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Ancak müzik alanında herhangi bir enstrüman çalmaya yönelik olarak gelişen adaptif değişikliklere yönelik araştırmaların sayısı sınırlıdır. Özellikle başlangıç sürecinde gelişen adaptif değişikliklerin değerlendirilmesi enstrüman çalmaya bağlı ortaya çıkan ağrı gibi patolojik bulguların önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Çalışmamızda düzenli piyano çalmakta olan konservatuvar öğrencilerinde elin antropometrik özellikleri, kas kuvveti ve hareket genişliği herhangi bir müzik aleti çalmayan genç bireylerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Amacımız piyano çalmakta olan konservatuvar öğrencileri ile kontrol grubu arasında farklılıkları değerlendirmek, söz konusu farklılıkların piyano çalmaya yatkınlıkla ilişkisini ve adaptasyon sürecini değerlendirmektir. Çalışma sonuçları piyano çalmaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek kas iskelet sitemi rahatsızlıklarının önlenmesi açısından da yol gösterici olacaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmamız yaşları 18–30 arasında değişen 64 konservatuvar öğrencisi ve herhangi bir enstrüman çalmayan 64 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 128 birey üzerinde gerçekleştirildi. Konservatuvar öğrencileri en az iki yıldır düzenli piyano çalmakta olan bireylerdir. Kontrol grubunda yer alan bireylerin tümü Başkent Üniversitesi öğrencileridir. Katılımcıların tümü çalışma sırasında Ankara'da yaşamakta olan bireylerdir. Araştırmaya katılan tüm öğrencilerin demografik bilgileri kaydedildikten sonra her öğrenciden boy ve ağırlık ölçümlerinin yanı sıra el boyutlarına ilişkin antropometrik ölçümler alındı, esneklik ve güç ölçümleri gerçekleştirildi. Antropometrik ölçümler Martin tip antropometre ve kayan pergel kullanılarak alındı, esneklik el ve parmak gonyometreleri kullanılarak el bileği ve parmak hareket açıklıkları ölçülerek değerlendirildi. El kavrama kuvveti Jamar el dinanometresi, parmak kavrama kuvvetleri pinchmetre kullanılarak ölçüldü. El kavrama kuvveti önkol hem fleksiyon hem de ekstansiyon konumunda iken ayrı ayrı ölçüldü. Parmak kavrama kuvvetleri pinch kavrama, lateral kavrama ve üçlü kavrama kuvveti olarak üç ayrı şekilde ölçüldü. Kas kuvvetine ilişkin ölçümler üç kez tekrarlanarak ortalaması alındı. Tüm ölçümler hem sağ el hem de sol el için ayrı ayrı yapıldı. BULGULAR: Çalışmada piyano grubu ile kontrol grubunun sağ ve sol elleri ayrı ayrı karşılaştırıldı. Antropometrik ölçümler bağlamında piyano ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık ortaya konulmamış olup yalnızca sağ el karış uzunluğunun piyano grubunda daha fazla olduğu görüldü. Benzer şekilde gerek el gerekse parmak kavrama kuvvetleri açısından her iki el için de gruplar arası anlamlı bir fark ortaya konulamadı. Ancak esneklik ölçümlerine ilişkin tüm parametreler açısından piyano ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılığın bulunduğu saptandı; esneklik ölçümleri her iki el için de piyano grubunda daha fazlaydı. Anahtar Kelimeler: El, antropometri, esneklik, el kavrama kuvveti, piyano
Makamsal özellikteki piyano eserlerinin bilişsel çözümlemeli öğretimine yönelik öğrenci tutumları
Lisans düzeyinde mesleki müzik eğitimi veren kurumlardaki piyano eğitimi içeriğinde, makamsal özellikteki eserler önemli bir yer edinir. Bununla birlikte bu eserlerin öğretim süreçlerinde farklı yaklaşımların olduğu genel bir kanıdır. Makamsal eserlerin öğretiminde istenilen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı ise ayrı bir tartışma konusudur. Araştırmanın amacı, piyano öğrencilerinin makamsal özellikteki piyano eserlerinin bilişsel çözümlemeli öğretimine yönelik tutumlarını ve performanslarına etkisini belirlemektir. Yarı deneysel modelin kullanıldığı çalışmada kontrollü son test modeli kullanılmıştır. Araştırmaya ulusal boyutta konuyla ilgili literatür taraması ile başlanmıştır. Daha sonra Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı'nda yürütülmekte olan piyano dersi, içeriği makamsal özellikteki eserler düşünülerek irdelenmiş, bu eserlerin öğretimi sürecindeki piyano eğitimcilerinin yaklaşımları araştırılmış, piyano eğitimcilerinin görüşleri alınmıştır. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı'nda görev yapan ve piyano dersine giren eğitimcilerin görüşleri, makamsal özellikte olan eserlerin öğretimine yönelik pedagojik yaklaşımların neler olduğu bilgileri, Muammer Sun'un Yurt Renkleri eserlerinden bilinçli olarak seçilen eserler kapsamında nitel veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak ve piyano bölümü öğrencilerine uygulanan tutum ölçeği ile elde edilen veriler yine nitel çözümleme tekniklerine göre analiz edilerek belirlenmiştir.
Mesleki müzik eğitimi veren devlet konservatuvarlarındaki kanun eğitiminin içerik ve yöntem bakımından incelenmesi
Bu araştırma mesleki müzik eğitimi veren devlet konservatuvarlarındaki kanun eğitiminin içerik ve yöntemlerinin irdelenmesini, problemlerin saptanmasını, var olan problemlere yönelik çözüm önerileri getirilmesini ve bu sayede kanun eğitiminin geliştirilmesine katkı sağlanmasını amaçlamaktadır. Araştırma genel çerçevesi, amacı ve yöntemi bakımından tarama modelini esas alan betimsel bir araştırmadır. Konuyla ilgili çeşitli kaynakların taranmasıyla ön bilgilere ulaşılmış, veri toplama aracı olarak örneklemde yer alan Gazi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarında kanun eğitimi dersi vermekte olan öğretim elemanlarına "Yapılandırılmış Görüşme" tekniği uygulanmıştır. Bununla birlikte mesleki müzik eğitimi veren devlet konservatuvarlarındaki kanun eğitiminin, başlangıç düzeyinde ders içeriğinin ve kullanılan yöntemlerin belirlenmesi hedeflenmiş ve elden edilen verilerden yola çıkarak kanun eğitimine katkı sağlayacağı düşünülen önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Kanun, Eğitim, Yöntem, Ġçerik
Konservatuvarlarda yürütülmekte olan oda müziği derslerine yönelik eğitimci tutumları
Bu araştırmanın amacı; konservatuvarlarda yürütülmekte olan oda müziği derslerine yönelik eğitimci tutumlarının incelenerek, elde edilen bilgiler ışığında derslerin genel ve mevcut durumun tespitini yaparak değerlendirmek, karşılaşılan problemlere çözüm önerileri getirmeye çalışarak derslerin daha işlevsel yapıya getirilmesine katkıda bulunmaktır. Araştırma, tarama modeline dayalı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'de çoksesli müzik eğitimi veren konservatuvarlar, örneklemini ise bu konservatuvarların lisans düzeyinde verilen oda müziği derslerini yürütmekte olan eğitimcilerden araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen ve ulaşılabilen eğitimciler oluşturmuştur. Araştırma için gerekli veriler yapılandırılmış görüşme formu ve likertli ölçek yoluyla toplanmıştır. Görüşme formu ile elde edilen veriler nitel araştırma tekniklerinden yararlanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmış, likertli ölçek yoluyla elde edilen veriler ise frekans (f) ve yüzde (%) olarak gösterilerek yorumlanmıştır. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda konservatuvarlarda yürütülmekte olan oda müziği derslerinin kurumlara göre farklılıklar gösterdiği, derslerin genel olarak enstrüman/branş çalgısı odaklı olduğu, alanında uzmanlaşmış eğitimci sayısının yeterli olmadığı, ilköğretim ve lise yapılanması bulunmayan konservatuvarlarda oda müziği derslerinin geç başlatıldığı, öğrenci gruplarının dengeli bir biçimde oluşturulamadığı gibi önemli sorunlar ortaya çıkmış, sonuç olarak karşılaşılan problemlere çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Konservatuvar, Oda Müziği, Tutum.
Devlet konservatuvarlarının lisans düzeyinde verilmekte olan mey öğretimi için bir müfredat önerisi
Devlet Konservatuvarlarının Lisans Düzeyinde Verilmekte Olan Mey Eğitimi İçin Bir Müfredat Önerisi adlı bu tez çalışması alanda yapılmış ilk lisansüstü tez çalışmasıdır. Geleneksel halk çalgılarımızdan kamışlı üfleme çalgılar grubuna giren Mey ile ilgili bu çalışmanın ilk aşamasında durum belirleyici bir yaklaşımla konu ele alınmış, tezin adını ve içeriğini ortaya koyan başlık belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, belirlene başlık çerçevesinde, konuya ilişkin kaynaklar taranmış, belirlenen müfredat başlıkları doğrultusunda yazılan aralık çalışmaları, etütler ve TRT Repertuvarından seçilen örnek eserler, ilişki arayıcı bir bakış açısıyla değerlendirilerek betimlemeler yapılmıştır. Yapılan bu betimlemeler doğrultusunda; günümüzde çalgı eğitimi ile ilgili yazılmış sistematik çalışmaların azlığı, halen verilmekte olan eğitimin kalitesinin düşürmekte, öğrenmede kuralsızlığa ve zaman kaybına yol açmakta olduğu, Meyin yapısı gereği, sabit sesleri bünyesinde hazır olarak bulundurmayan, ancak icracının iyi bir işitme ve saz hâkimiyetine sahip olması sonucu doğru olarak seslendirilebilen bir çalgı olduğu temel sonuçlarına varılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın üçüncü aşaması; Meyin dört yıllık lisans eğitimi göz önünde bulundurularak her bir sınıf seviyesine uygun olacak şekilde belirlenen müfredat başlıklarının, nazari ve performans temelli içerikleri; kaynaklar, aralık çalışmaları, etütler ve örnek eserlerden oluşturulmuştur. Böylelikle öğrencinin çalgıya olan hâkimiyetinin beklenen düzeye geleceği öngörülmüştür Mey adlı geleneksel halk çalgımızın, yok olmayıp öğretici ve icracısının yaygınlaşabilmesi hedefiyle, konuyla ilgili yapılacak sistematik çalışmaların arttırılması önerilmektedir.
Görme engelli öğrencisi olan konservatuvar eğitimcilerinin eğitim sürecine ilişkin görüşlerinin betimlenmesi
Bu araştırmada, Türkiye'deki görme engelli öğrencisi olan konservatuvar eğitimcilerinin, profesyonel müzik eğitim sürecine ilişkin görüşleri alınarak yaşadıkları sorunlar tespit edilmiş, diğer tarafta ise konservatuvarlarda eğitim gören görme engelli öğrenciler ile de görüşülerek eğitim süreçlerine ilişkin sorunlar belirlenmiştir. Eğitimcilerin ve aynı zamanda öğrencilerin bu konudaki tutum ve yaklaşımlarının tespiti, eğitim sürecindeki eksikliklerin saptanması ve bunlara yönelik çözümlerin sunulması bu araştırmanın amaçları arasındadır. Araştırma kapsamında görme engelli öğrencilerin eğitim aldığı Türkiye'deki tüm konservatuvarlara ulaşılmış, hazırlanan yapılandırılmış görüşme formları konservatuvar eğitimcilerine ve görme engelli öğrencilere gönderilmiştir. Yapılan çalışmaya 10 üniversiteden 28 eğitimci, 14 görme engelli okuyan ve mezun durumdaki konservatuvar öğrencileri gönüllü olarak katılmışlardır. Tarama modelinin esas alındığı betimsel olan bu çalışmada nitel araştırma teknikleri ile elde edilen veriler nitel çözümleme tekniklerine göre çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Yapılan araştırmada ortaya çıkan bu probleme ilişkin çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.
TRT'de çalışan klarnet sanatçılarının klarnetin Türk müziğinde ve eğitimde kullanımı hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Türk müzik kültürüne 1900'lerde giren klarnet, dünya müzik kültüründe önemli bir nefesli enstrüman olarak görülmektedir. 18. yüzyılda kullanılmaya başlayan enstrüman özellikle 1750 yıllarında orkestralara girmesiyle kullanımı artmaya başlamıştır. Klarnet ailesinin birçok çeşidi bulunmaktadır ve dünyada bu klarnet türleri orkestralarda kullanılmaktadır. Türk müziğinde ise bu klarnet türlerinden Sol klarnet kullanılmaktadır. Ülkemizde özellikle 1900'lerde kullanılmaya başlayan klarnetin en önemli icracıları arasında İbrahim Efendi, Şükrü Tunar ve Mustafa Kandıralı gösterilebilir. Klarnet devlet kanalı olan T.R.T. ye ise 1949'lu yıllarda Mesud Cemil'in teşviki ile girmiştir. O dönemden sonra Türk müziği korolarının önemli bir enstrümanı olmuştur. Bu çalışma, konusu ve içeriği itibariyle, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda Görev Yapan Klarnet Sanatçılarının, Klarnetin Türk Müziğinde Kullanımı Ve Eğitimindeki Yerine Yönelik Görüşlerini incelemiştir. Bu araştırmada, ülkemizde Türk müziğinin her alanında kullanılan klarnet sazının, müziğimize ne kadar uygun olduğu, TRT ve devlet korolarında icra edilmesinin doğru olup olmadığı, icra edilecek ise hangi tür müzikte ve hangi tavırlarda icra edilmesi gerektiğine yönelik verilere ulaşılması amaçlanmaktadır. Ayrıca Türk müziğinde yeri olan bu sazın Türk müziği eğitimi verilen konservatuvarlardaki eğitimine yönelik sanatçı görüşlerinin de belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada veri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmanın, "Türkiye'de klarnetin Devlet kurumlarında (Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Korolarında) kullanılıp kullanılamayacağı" sorusuna bir yanıt olacağı ve klarnet eğitimi alanına da ışık tutacağı, profesyonel müzik eğitimi veren kurumlar arasında yer alan Konservatuvarlar eğitiminin içerisinde yer alması açısından da bir algı yaratacağı düşünülmektedir. Bu bilgiler bundan sonra yapılacak olan araştırmalara da kaynak olması bakımından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Klarnet, TRT, eğitim, Türk müziği, konservatuvar
Konservatuvar viyola derslerinde Lev Krillov viyola konser repertuarının kullanılabilirliği üzerine bir araştırma
Viyola eğitimi, bireyin viyola alanında gerekli görülen bilgi, beceri ve anlayışları elde etmesini amaçlayan çalgı eğitiminin önemli dallarından biridir. Fakat viyola çalgısı için üretilen eser ve etüt sayısı oldukça azdır. Birçok besteci bu çalgı için üretimler yapmaktan kaçınmışlardır. Az sayıda bestecinin ise etüt ve eserleri yeterince tanınmamaktadır. Bu nedenle Lev Krillov'un konser repertuarındaki parçaları viyola repertuvarının gelişmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu çalışma, besteci ve viyola eğitimcisi olan Lev Krillov'un, viyola için yazmış olduğu eserlerin, lisans düzeyi konservatuvar eğitiminde kullanılabilirlik durumunu betimlemeyi amaçlayan nitel bir araştırmadır. Çalışmanın Lev Krillov'un eserlerinin daha iyi tanınmasına ve icra aşamasında karşılaşacak zorlukların, verilen örneklerle somutlaştırılarak daha kolay aşılmasına olanak sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada belirlenen eserlerin teknik ve müzikal analizler yapılmış, araştırmacı tarafından hazırlanan yapılandırılmış görüşme formları ile konservatuvarda görev yapan uzman viyola eğitimcilerinin görüşleri alınmıştır. Araştırma sonucunda Lev Krillov Konser Parçaları'nın konservatuvarların lisans düzeyi viyola eğitiminde materyal olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lev Krillov, viyola konser repertuarı, viyola programı
Lisans düzeyi UD eğitimi veren kurumlarda UD repertuvarlarının karşılaştırılması
Bu çalışmada lisans düzeyi ud eğitimi veren kurumlarda ud repertuarlarının karşılaştırılması, kurumların ders içeriklerinin benzerlik ve farklılıklarının saptanması amaçlandı. Yapılan bu çalışma, amaç ve yöntem bakımından tarama modelini esas alan bir araştırmadır. Çalışılan konu ile ilgili olarak, Ege Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarlarında kaynak taranmasıyla ön bilgilere ulaşılmıĢ, veri toplama aracı olarak örneklemde yer alan ders içeriklerine internet siteleri üzerinden ulaşılmıştır. Bu üniversitelerin konservatuvarlarında verilmekte olan ud eğitimi ile ilgili mevcut derslerin karşılaştırılması yapılmıştır. Bu çalışma ile bu üniversitelerdeki ud derslerinin yöntem usul ve metot olarak karşılaştırılmaları yapılarak konu ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Türk müziği keman eğitimi lisans düzeyi keman repertuarı çalışması
Bu araştırmada Türk Müziği lisans düzeyinde keman eğitimi repertuvarının belirlenerek; verilen çalışmalar ve örnek eserlerle öğrencinin gelişimine katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Geleneksel Türk Müziği çalgılarımızdan yaylı çalgılar grubuna giren keman ile ilgili bu repertuvar çalışmasının ilk aşamasında durum belirleyici bir yaklaşımla konu ele alınmış, tezin adını ve içeriğini ortaya koyan bir başlık belirlenmiştir. Araştırmanın genel çerçevesi, amacı ve yöntemi bakımından literatür taraması yapılmış, nitel ve betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın ikinci aşamasında belirlenen başlık çerçevesinde konuya ilişkin kaynaklar taranmış, belirlenen repertuvar başlıkları doğrultusunda yazılan makamların dörtlü ve beşli çalışmaları ve TRT Repertuvarı içerisinden seçilen lisans dönemlerine uygun örnek saz eserleri betimleme yapılarak ele alınmıştır. Keman çalgısını icra eden kişinin iyi bir işitme ve saz hakimiyetine sahip olması, bununla birlikte seslerin doğru çalınması gereken bir çalgı olduğunun sonuçlarına ulaşılmıştır. Buna bağlı olarak araştırmanın üçüncü aşaması; kemanın dört yıllık lisans eğitimi göz önüne alınarak her bir sınıfın seviyesine göre oluşturulan repertuvar başlıkları, nazariyat ve performans detayları; etütler, longalar, sirtolar, peşrevler ve saz semailerinden oluşturulmuştur. Bu şekilde öğrencinin enstrümanına olan hakimiyeti istenilen düzeye geleceği düşünülmüştür. Geleneksel Türk Müziği konservatuvarlarında verilen keman eğitimi lisans düzeylerine göre hazırlanmış olan bu repertuvarın öğrenciye katkı sağlanması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Keman, TRT repertuvarı, eğitim, Türk müziği, konservatuvar.
Konservatuvarda ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören müzik öğrencilerinin müzik performans kaygı düzeyleri ile duygusal zeka düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmada; konservatuvar ortaokul ve lise bölümü müzik öğrencilerinin müzik performans kaygı düzeyleri ile duygusal zekâ düzeylerinin seçilen çeşitli bağımsız değişkenlerle ilişkilerine bakılmış; ayrıca öğrencilerin müzik performans kaygıları ile duygusal zekâları arasında ilişki olup olmadığı ve ilişki düzeyinin durumu incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Bu araştırmada yer alan çalışma grubu aynı zamanda evrenin ulaşılabilir kısmının tamamını oluşturmaktadır. Çalışmanın evreni ve çalışma grubu Türkiye'de ortaokul ve lise bölümü bulunan ve üniversitelere bağlı devlet konservatuvarlarından oluşmaktadır. Buna göre araştırmaya farklı illerde bulunan 10 devlet üniversitesi dahil olmuştur. Bu okullar; Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarından oluşmaktadır. Araştırmaya 587 kız ve 253 erkek öğrenci olmak üzere toplam 840 kişi katılmıştır. Araştırmaya ilişkin uygulamalar 2016-2017 eğitim-öğretim yılının Mart ve Mayıs ayları arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Yurdabakan ve Aydın (2016) tarafından Türkçe 'ye uyarlama çalışması yapılan Kenny Ergenler için Müzik Performans Kaygı Ölçeği (MPK_E) ve Küçükkaragöz, Aydın ve Yurdabakan (2017) tarafından geliştirilen Ergenler için Duygusal Zekâ Ölçeği (DZÖ_E) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre müzik performans kaygısının cinsiyet, enstrüman, sınıf, başarı durumu, günlük çalışma süresi ve ilk performans yaşı değişkenleri ile arasında anlamlı farklar olduğu görülmüştür. Öğrencilerin duygusal zekâ düzeylerinin yaş ve sınıf düzeyi değişkenleri ile arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca konservatuvar ortaokul öğrencilerinin müzik performans kaygı düzeyleri ile duygusal zekâ düzeyleri arasında ters yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülürken lise öğrencilerinin Müzik Performans Kaygıları ve Duygusal Zekâ düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki görülmemiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar ilgili literatür doğrultusunda yorumlanarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Müzik Eğitimi, Müzik, Performans, Müzik Performans Kaygısı, Duygusal Zekâ
Konservatuvar solfej dersi sınavlarında eğitimcilerin soru sorma stratejilerinin değerlendirilmesi ve yaklaşım önerileri
Solfej eğitimi konservatuvarlarda oldukça önemli bir alan olarak bütün alt disiplinlerin temel becerilerinin verildiği bir ders niteliğindedir. Solfej dersinde öğrencilerin edindikleri bilgi ve beceriler diğer derslerine alt yapı oluşturmaktadır. Çalma, söyleme, eser deşifre etme ve seslendirecekleri eserleri analiz etme açısından verilen bilgi ve beceriler oldukça önemli olanaklar sağlamaktadır. Bu araştırma, konservatuvar solfej dersi eğitimcilerinin sınav yaklaşımlarının değerlendirilmesi, soru sorma stratejilerinin tespit edilmesi, teorik ve uygulama sınavlarının içerik analizinin yapılması ve araştırmacı tarafından önerilen yaklaşımları sunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Batı müziği eğitimi veren devlet konservatuvarlarının solfej dersi eğitimcileri ve sınavlarıyla sınırlıdır. Yapılan çalışma nitel bir araştırma olup, betimsel yöntemlere dayalı olarak yürütülmüştür. Araştırma sınırlılıkları kapsamında veriler; ulaşılabilen 21 konservatuvardan 36 solfej eğitimcisi ile yapılandırılmış görüşme yapılarak ve solfej dersi sınav sorularını veren 10 konservatuvarın (5'i ortaokul, 5'i lisans eğitimi veren konservatuvarlar) sorularının solfej, teori ve dikte alanlarında içerik analizleri yapılarak toplanmıştır. Yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Ortaokul eğitimi veren konservatuvarların solfej dersi sınav soruları önce "solfej-teori-dikte" olarak ayrılmıştır. Solfej ve dikte soruları tek tek incelenmiş ve tonlarına, ölçü birimlerine, ölçü sayılarına, kullanılan nota değerlerine göre analiz edilmiştir. Teori sınavı soru örnekleri ise (ortaokul eğitimi veren konservatuvarların soruları) ilk olarak sınıflara göre, ardından da sınıflar kendi içerisinde temel müzik yazım kuralları, aralıklar, tonalite-modalite-makam ve akorlar olmak üzere dört başlık halinde konulara göre ayrılmıştır. Sadece lisans eğitimi veren konservatuvarlardan elde edilen teori sınavı soru örnekleri ise bazı eğitimcilerin vermiş oldukları soru örneklerinde sınıf bilgisi bulunmadığı için sadece dört başlık halinde konulara göre ayrılmıştır. Alt problemlere göre detaylı bir şekilde işlenen veriler sonucunda konservatuvar solfej dersi sınavlarında eğitimcilerin yaklaşımları, sınav içerikleri, soru sorma stratejileri belirlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanarak yaklaşım önerilerinde bulunulmuştur. Araştırmanın, Türkiye'deki konservatuvarlarda solfej dersi sınavları ile ilgili yapılan ilk çalışma olması sebebiyle alana büyük katkı sağlayacağı ve bundan sonra bu alanda yapılacak olan çalışmalara da kaynak teşkil edeceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Konservatuvar, solfej eğitimi, solfej sınavları, yaklaşım, ölçme değerlendirme.
Başlangıç seviyesi Türk müziği keman eğitiminde makamsal icraya yönelik eğitim modeli çalışması
Bu araştırmada Türk müziği nazariyatındaki basit makamlar ve basit usuller kullanılacak ve Türk müziği keman eğitiminde icraya yönelik çalışmalar hazırlanarak başlangıç seviyesi keman eğitimi için makamların dizilerini, makamın içindeki perdelerin icra kolaylıklarını, keman yay tekniklerini, usul değişikliklerinde icraya yönelik kolaylar sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türk müziğindeki makamlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise; uşşak, bayati, neva ve muhayyer makamları oluşturmaktadır. Örneklemin Uşşak, Bayati, Neva ve Muhayyer seçilmesinin sebebi; Türk müziği keman bölümü başlangıç seviyesindeki öğrencilerin, bu makamları öğrenirken ve icra ederken zorlanmalarıdır. Bahsedilen bu makamlar başka makamlarla bir araya gelerek birçok birleşik makamın oluşumunda da kullanılmaktadır. Bundan dolayı bu makamların dizilerini öncelikli olarak öğrenmek, bu makamların bulunduğu diğer birleşik makamların öğrenebilmesi için kolaylık sağlayacaktır. Bu çalışmada araştırmacının kendisi birincil veri toplama ve analiz aracıdır. Temel analiz birimi ise öğrenenlerin kendisidir. Vaka çalışmalarında veri toplama veya veri analizi için tek bir yönteme bağlı kalmadan, video ses kaydı, araştırmacı günlüğü ve anket gibi çalışmalarla veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara ilişkin araştırmanın problemlerine yönelik çalışmalar hazırlanmış makamsal icradaki zorluklara yönelik, başlangıç seviyesi Türk müziği keman eğitiminde eğitim çalışması modeli hazırlanmıştır.
Üflemeli çalgılar ana sanat dalı mezunlarının işsizlik ve istihdam kaygıları
Bu araştırma, üflemeli çalgılar ana sanat dalı mezunlarının mezuniyetleri sonrasında içinde bulundukları durum ve işsizlik sorunları karşısında neler yapılabileceği, istihdam alanları konusundaki çözüm önerilerinin ortaya koyulması amacıyla yapılmıştır.Çalışmada; konservatuvar eğitimi sırasında, uzun yıllar alınan çalgı eğitiminin ardından ortaya çıkan istihdam sorununun yarattığı baskılar nedeniyle kişilerin sanatına olumsuz yönde etki etmesinden söz edilmiş, çocuklarına profesyonel çalgı eğitimi aldıran ve konservatuvarlardan mezun olan işsiz mezunların ailelerinin görüşleri alınmış, bu konuyla ilgili olarak üflemeli çalgılar ana sanat dalı mezunlarına anket uygulanarak işsizlik ve istihdam kaygıları öğrenilmeye çalışılmıştır.Alanla ilgili akademisyenler ve müzisyenlerin de görüşleri alınarak çözüm önerileri ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Üflemeli Çalgı Eğitimi, Profesyonel Üflemeli Çalgı Eğitimi, İşsizlik Ve İstihdam, Gelecek Kaygısı.
Türk müziği keman eğitimi birinci sınıf ders hedeflerinin belirlenmesi ve yeni bir model önerisi
Bu araştırma Türk Müziği Keman Eğitimi veren kurumlarda Türk Müziği Keman Eğitimi birinci sınıf ders hedeflerinin belirlenmesi, mevcut durumun saptanması ve yeni bir model önerisiyle çözüm önerilerinin getirilmesini amaçlamaktadır.Araştırmanın evrenini Türk Müziği Keman Eğitimi veren konservatuvarlar oluşturmaktadır. Örneklemi ise bu kurumlarda Türk Müziği keman eğitimini yürütmekte olan ulaşılabilinen eğitimcilerdir.Araştırmaya veri sağlamak amacıyla yapılandırılmış görüşme formu ve anket formu hazırlanmış ve uygulanmıştır. Anket ve görüşme formlarının geçerlik ve güvenirliğinin sağlanması için bu alanda uzman eğitimcilerle görüşülmüş, uzman görüşleri doğrultusunda anket ve görüşme formları düzenlenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen veriler gri ilişkisel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir.Elde edilen bulgular ışığında araştırmanın problemlerine yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuş ve Türk Müziği Keman Eğitimi Birinci Sınıfta kullanılabilecek yeni bir eğitim modeli hazırlanmıştır.