Kültürel kimlik

78 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim: Eskişehir'de yaşayan altkültür gruplarından biri olan Arnavutların, hâkim kültürle iletişimi bağlamında incelenmesi

Eskişehir'de yaşayan ve altkültür gruplarından biri olan Arnavutlar'ın hâkim kültürle olan iletişiminin kültürlerarası iletişim bağlamında incelenmesi, çalışmanın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Kültürlerarası iletişim kavramının tanımlandığı çalışmada, kültürlerarası iletişim alanının beslendiği diğer disiplinlerden de söz edilmiştir. Kültürlerarası iletişim açısından öne çıkan bazı kavram ve süreçler irdelenmiş; bu kavram ve süreçlerin temel bileşenleri açıklanmıştır. Çalışmanın alanyazın başlığı altında ise, kültürlerarası iletişime yönelik farklı yaklaşım ve kuramlar da tartışılmış, çalışmanın sorunsalı bakımından öne çıkan Arnavut kimliğine ilişkin tarihsel arka plan bilgilerine de yer verilmiştir. Nitel çözümleme yönteminden yararlanılan çalışmada, kartopu örneklemi ile belirlenen 20 kişiyle yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Derinlemesine görüşmelerden elde edilen veriler, kültürlerarası iletişim disiplini bağlamında irdelenmiştir. Sonuç olarak, Arnavut kültürünün hâkim kültür karşısında güç kaybettiği ve zamanla birçok karakteristik özelliğini yitirmeye başladığı saptanmıştır. Öte yandan, derinlemesine görüşmelerin gerçekleştirildiği bazı katılımcıların kültürel kimliklerini koruma noktasında belirli duyarlılıklara sahip oldukları da gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kültürlerarası iletişim, hâkim kültür, altkültür, Arnavutlar, nitel çözümleme yöntemi

ArnavutlarEskişehirKültürel kimlik+2
Mahmut Ercan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü: Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın konusu, kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü ve Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar'ın Facebook sayfalarını kendi kimliklerini oluşturma bağlamında nasıl kullandığıdır. Dolayısıyla bu kullanım pratiklerini ölçmek adına belirlenen örneklem ekseninde 100 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan anket sonucunda; Facebook'un kişilere hem bireysel anlamda hem de kültürel anlamda kimliklerini oluşturup ifade edebilecekleri bir mecra yarattığı ortaya çıkmıştır; ayrıca ankete katılanların çoğu, Facebook'ta üye oldukları gruplardaki kişilerle gerçek hayatta da yüz yüze iletişime geçerek sosyal paylaşım sitelerinin bir bakıma sosyalleşme yönünü de ortaya koymuşlardır. Bu sonuç, yeni iletişim teknolojilerinin kişinin bireyselleşme üzerindeki etkisi ve toplumsallaşma bağlamında nasıl bir etki oluşturduğu çalışmaları için bir öngörü niteliği taşıyacağı varsayılmaktadır. Yeni iletişim teknolojileri bağlamında sosyal paylaşım sitelerinin giderek yaygınlaşması ve bu sitelerin kullanıcı sayılarının günden güne çoğalması, bu alanla ilgili çalışmaların da yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte bu çalışma, Eskişehir'deki Karaçaylarla ve önemli sosyal paylaşım sitelerinden biri olan Facebook ile sınırlıdır.

EskişehirEtnik kimlikFacebook+7
Hakan Ayaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un romanlarında Batı imgesi

Bu araştırma Orhan Pamuk'un romanlarındaki Batı imgesini tahlil eder. Özellikle bu çalışma, Türk kimliğinin Batı dünyası tarafından nasıl etkilendiğini irdeler. Türk kimliği sorunu Pamuk'un romanlarında ele alınan başlıca temalardan biridir. Pamuk, ilk romanı Cevdet Bey ve Oğulları'ndan itibaren Doğuyla Batı arasında salınan bir dünyaya ait olan karakterlerin kimlik krizini derinlemesine incelemiştir. Günümüzde Türkiye Doğulu ve Batılı kültürlerin arasında bir köprü olarak görünür. Pamuk da eserlerinde ustaca Batılı ve Doğulu edebiyat geleneklerini birbirine karıştırır. Buna rağmen, karakterlerinin açmazları daha karmaşık bir gerçeği gösterir: Bireylerin, bu iki farklı dünyadan gelen gerilimler arasında bir denge bulmakta sorun yaşadıkları görülür. Antropolojinin kuramlarını ve edebiyat eleştirisini birleştiren bir disiplinler arası yaklaşım kullanarak, bu çalışma, Pamuk'un romanlarında, hangi düşünce, değer ve kavramların Batı dünyası ile bağdaştırıldığını belirlemeyi hedefler.

BatıEdebiyat antropolojisiKimlik+6
Elıan Saıa
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim: Makedonya'da yaşayan Türkler ve Makedonlar arasındaki iletişim

Kültürlerarası etkileşimi anlamak için, iki veya daha fazla kültür arasındaki ilişki, aralarındaki iyi niyet veya çatışmalar, kültürlerin kendisi ve varsa sürdürdükleri iletişim incelenmelidir. Bu çalışmasının konusunu, Makedonya'da yaşayan Makedonlar ve Türkler arasındaki kültürlerarası iletişim oluşturmaktadır. Türk azınlık (Makedonya Türkleri) ve Makedonya Cumhuriyeti topraklarında yaşayan Makedon halk arasında varolan durumun belirlenmesi amacıyla, söz konusu insanların kültürel özellikleri, kimliği, kültürlerarası yaşam, daha da özelde kültürlerarası iletişim araştırılıp çözümlenmiştir. Çalışmada, veri toplama yöntemi olarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler, Makedonya'nın başkenti Üsküp'te yaşayan 10 Türk (5 kadın/ 5 erkek) ve 10 Makedon (5 kadın/ 5 erkek) ile gerçekleştirilmiştir. Her katılımcıya toplam 19 adet soru sorulmuştur. İlk 9 soru, iki kültürün genel kültürel karakteristiklerini araştırmak ve belirtmek için hem Türklere hem de Makedonlara aynı şekilde sorulmuştur. Sonraki 10 soru ise, Makedonların ve Makedonya'da yaşayan Türklerin kimlik özelliklerini, aidiyet ve kabullenme duygularını, ortak veya ayrışan sembolleri, gelenekleri ve yaşam tarzlarını tanımlamak için her bir gruba farklı olacak biçimde yöneltilmiştir. Ayrıca, toplam 19 sorudan her biri, Makedonlar ve Türkler arasında gerçekleştirilen kültürlerarası iletişimi daha iyi anlayabilmek için katkı sağlamıştır. Sonuçlara göre, Makedon ve Türk kültürlerinin yakın hatta benzer olduğu anlaşılmıştır. Bu toplumlar, sadece aynı topraklarda yaşamamaktadırlar, aynı ve benzer yaşam tarzıları, kültürleri, algıları, tutumları ve değerleri paylaşmaktadırlar. İkisi de özgür duyumsamakta, özgürce davranmakta, yaşamı aynı şekilde algılamaktadır. Makedonya'da iki kültürün aynı derecede güçlü ve belli bir kimliğe sahip olduğu, hiçbirinin kendini azınlık ya da çoğunluk olarak görmediği anlaşılmaktadır. Birlikte entegre olmaları dolayısıyla kültürel kimliklerinin de birbirine uyumlu olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Kültür, İletişim, Kültürlerarası iletişim, Kimlik, Etnisiteler.

Etnik azınlıkKültürel kimlikKültürlerarası iletişim+6
Elena Tımcheva
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyadakı kültürel kimliklerin dönüşümü odaklı "blogger anne" kimliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın konusu, sosyal medyadaki kültürel dönüşüm odaklı 'blogger anne' kimliklerinin incelenmesidir. Bu konu çerçevesinde anne kimliği ile blog ortamında bulunan ve kendini 'blogger anne' olarak tanımlayan 8 kullanıcıyla derinlemesine görüşme yapılmıştır. Görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Görüşmenin yanı sıra 27 blog sitesinin her birinin son 7 paylaşımı içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların blog ortamında annelik kimliklerini nasıl sundukları ve kültürel anlamda annelik kimliğindeki dönüşümler ortaya konulmuştur. Bunun sonucunda sosyal medya aracılığı ile geleneksel annelik kimliğinde çözülmeler olduğu ancak toplumun geleneksel kültürel alt yapısının anne kimliği üzerinde etkisinin devam ettiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kültür, kimlik, kültürel kimlikler, kadın kimliği, anne kimliği,toplumsal cinsiyet, sosyal medya, blog

AnnelikAnnelik temsilleriBlog+5
Gözde Yardım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

`kültürel kimlik' ve `kültürel adaptasyon' kavramları çerçevesinde Malatya'da yaşayan Romanların müzik pratikleri

Bu araştırma, kültürel kimlik ve kültürel adaptasyon kavramları çerçevesinde, Malatya'da yaşayan Romanların müzik pratiklerini analiz etmek amacıyla oluşturulmuştur. Roman diasporası, Dünya'nın birçok yerinde bulunmakla birlikte, bu halkın ana vatanı, Hindistan'ın Kuzey Batısıdır. Dolayısıyla çalışmanın ilk safhasında Roman halklarının kökeni, genel özellikleri ve Türkiye'deki durumları üzerinde durulduktan sonra, ikinci safhasında Malatya'da yaşayan Romanlara geçilmiştir. Çalışmada Malatya bölgesi ile sınırlı kalınmasının nedeni, bölge bazında daha detaylı olarak veri toplanması sağlamaktır.Batıda genelde Roman havalarını, Sanat Müziğini ve yer yer Batı ve Çigan müziği türlerini icra etmekte olan Romanlar, Malatya'da bu müziğe bir de Türk halk müziğini, Malatya'yı temsil eden Arguvan ve Pütürge Havalarını ve arabeski eklemişlerdir. Ancak ne var ki Doğu'da tam ve gerçek olarak kökleşemedikleri için, Doğu kültürüne adapte olma konusunda, özellikle halk çalgılarından bağlamanın performansı için Malatya'nın yerel müzisyenlerinden yardım almaktadırlar.Malatya'da Romanlar tarafından icra edilen müzik türleri, çalışmada `elit' ve `avam' olarak iki ana kısma ayrılan müzik mekânlarına göre de isabetli bir dağılım göstermektedir. Restoran ve otel gibi elit mekânlarda Türk sanat müziğini ve popüler müziği daha fazla icra eden Romanların, avam mekânlar olan birahane ve pavyonlarda genelde halk müziğini ve arabeski, pavyon üslubuyla seslendirdikleri saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kültürel Kimlik, Kültürel Adaptasyon, Roman, Malatya'da yaşayan Romanlar.

Kültürel kimlikMalatyaMüzik kültürü+4
Zafer Kılınçer
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Arabesk rap müziği ve kültürel kimlik inşası: Gaziantep ortaokul gençliği örneği

Bu çalışma, arabesk rap müziğinin farklı kodları bir araya getirdiği yapısıyla dinleyici kitlesi üzerinde nasıl anlamsal bir evren oluşturduğunu, bu popüler müzik türünü dinleyen gençlerin kendilerini ortaya koyma ve kimlik inşa etme süreçlerindeki bağlantıları anlamayı amaçlamıştır. Hip-hop kültürünün temel parçalarından biri olan rap müzik Amerika'da doğmuş ve sonrasında dünyanın farklı bölgelerinde yankı bulmuştur. Türkiye'deki popüler müziklerden biri olan arabesk müzik, özellikle 2000'li yıllardan itibaren rap müzikle kesişmiş ve böylelikle bazı grupların kendilerini ifade etme alanı bulduğu arabesk rap müziği öne çıkmıştır. Özellikle bazı genç grupların kendilerini ortaya koymasında bu müziğin işlev gördüğü anlaşılmıştır. Popüler müziklerin gençler üzerindeki etkinlikleri düşünüldüğünde arabesk-rap müziği de bu grupların kendilerini ifade edebileceği, çevresiyle etkileşime ve iletişime geçebileceği, kimliklerini inşa edebileceği bir alan oluşturmuştur. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada derinlemesine görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılmış; arabesk rap dinleyicisi olan görüşmecilerin sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bir konumda oldukları, sanatçılar ve dinleyiciler arasında benzer yaşam deneyimlerinin olduğu, görüşmecilerin çeşitli duygularını ortaya koymada arabesk rapin önemli bir işlevi olduğu görülmüştür. Özellikle sosyal medya üzerinden varlık gösteren bu müziğin gençlerin kimliklerini inşa edebilecekleri, otoritelere karşı mikro direnişler gösterebilecekleri, akranlarıyla etkileşimlere girebilecekleri bir saha yarattığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her popüler müzik gibi arabesk rap de kendi katılımcılarının dünyasına hitap etmekte; onların karşı çıkışlarını, arkadaşlık ilişkilerini, duygularını deneyimledikleri bir mübadele ortamı sağlamaktadır. Genellikle olumsuz eleştirilere maruz kaldığı görülen bu müziğin ve bileşenlerinin arka planının anlaşılması ve yeni çalışmalar için fikir vermesi bu çalışmayı önemli kılan noktalar arasındadır. Anahtar sözcükler: Popüler Müzik, Arabesk Rap, Kimlik İnşası

Arabesk müzikGaziantepKimlik inşası+4
Engin Keleş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçmenlerin kültürel kimliklerini inşa etme süreci: Gaziantep örneği

21. yüzyıl, araştırmacılar tarafından göçler çağı olarak nitelendirilmektedir. Dünyanın küresel hale gelmesi birçok sosyal olguyu etkilerken, göç olgusunu da etkilemiştir. Bulunduğumuz bu çağda göçler dünyanın dört bir yanına farklı nedenlerle yapılmış ve yapılmaya devem etmektedir. Bu konunun küresel bir anlam kazanması, araştırmacıların bu konuya ilgisini daha da artırmıştır. Göç konusunda literatüre bakıldığında birçok araştırmanın var olduğunu görülmektedir. Göç ve göçmenlik birbirine bağlı ayrılmaz bir ikilidir. Göçmenler ile ilgili önemli bir husus olan kültür ve kimlik, araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Kültürel kimlik göçmenlerin göç ettiği ülkelere kendileriyle birlikte götürdükleri en önemli manevi değerleridir. Göçmenler bu kültürel kimlikleri hedef alanda nasıl korudukları ve kültürel kimliklerine bağlı kalıp kalmadıklarını öğrenmek için bu araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören Suriyeli göçmen öğrencilerin kültürel kimliklerini ve yeni bir yerleşim yerinde kültürel yapılarını nasıl devam ettiklerini öğrenmek, araştırmanın amacı olmuştur. Araştırma sahasında nicel ve nitel desenler birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonucunda göçmenlerin kültürel kimliklerine bağlı oldukları ve kültürel kimlik güçlerinin yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar sözcükler: Göç, Göçmen, Kimlik, Kültür, Kültürel Kimlik

GaziantepGöçlerGöçmenler+7
Çetin Sak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel bir kimlik olarak veganlık: Gaziantep örneği

Gaziantep et yemeklerinin ağırlıkta olduğu bir şehirdir. Gaziantep'te mevcut yemek kültürü içerisinde, kültürel bir kimlik olarak veganlığın, Gaziantep özelinde ne olduğunu araştırmak çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Ayrıca mevcut yemek kültürü içerisinde veganların sahip oldukları kimlik ile kendilerini nasıl hissettikleri ve toplum içerisindeki sosyal ilişkilerinde bu kimlik ve kültürlerinin etkisinin ne olup olmadığının araştırılması da çalışmanın bir diğer amacıdır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te yaşayan 10 vegan birey katılmıştır. 6'sı demografik sorular olmak üzere 14 soru katılımcılara yönetilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonunda temalar belirlenmiştir. Katılımcıların ifadeleri göz önüne alındığında veganlığın tercih edilmesinde hayvan hakları konusundaki hassasiyetin etkili olduğu, veganlığın Gaziantep'te çoğunlukla aykırı bir kimlik olarak karşılandığı ve bu durumun kendileri için çoğunlukla sorun teşkil ettiği belirlenmiştir. Veganların her zaman kendilerini ifade etmek zorunda kaldıkları tespit edilirken, Gaziantep kültürü ile bir arada olmak, noktasında sorun yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Veganlığın sosyal ilişkilere etkisinin çoğunlukla olumsuz yönde olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler: Kültürel kimlik, yemek kültürü, Gaziantep mutfak kültürü, veganizm

Besin kültürüGaziantepKültür+4
İbrahim Ali Koman
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Global modernite ve modernite kavramlarının felsefî yönden değerlendirilmesi

Günümüzde dünya, çağdaş kimlik ve farklılık tartışmalarının ön planda olduğu, ötekinin varlığına yönelik politik bilincin artırılmasına dair felsefelerin ortaya çıktığı çoğulcu bir düzen görünümündedir. Nitekim 20. yy.'da modernitenin hegemonik tavrının doğurduğu savaşlar ve yıkımlar modern otoritenin sorgulanmasını gerektirmiştir. Modernitenin mutlak söylemlerine karşı ortaya çıkan eleştirel söylemler söz konusu mutlak söylemleri sorunsallaştırmıştır. Bununla beraber modernitenin mahiyeti de muğlâklaşmıştır. Bu eleştireler modern tahakkümün dışına çıkabilme ve farklılığa açılabilme imkânı sunmuştur. Fakat farklılık talepleri üzerinden eleştirilen modernite, bu eleştirileri bünyesine katarak farklılıkları da içeren yeni bir düşünme pratiği içinde farklı bir nesnellik pratiği geliştirmiş ve küresel bir hâl almıştır. Bu durumda global modernite modern hegemonyanın dağılışını değil bilakis farklılık söylemleri üzerinden yeniden biçimlenmesini ifade eder.

FarklılıklarKimlikKültürel kimlik+3
Tuğba Ülker
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir planlama sorunsalı olarak kültür ve kent

Mekan ve kültür ilişkisi ya da planlama ve kültür ilişkisi çok çeşitli açılardan farklı disiplinler tarafından değerlendirilmektedir. Fakat planlama, mekan ve kültür ilişkisi ise çok az sayıda eserde birlikte ele alınmıştır. Özellikle Türkiye'de inanç-mekân-planlama ilişkisini konu eden yazına rastlanamamaktadır. Bu tez çalışmasında değerlendirilen bir kültür bileşeni olarak inanç, bir kimlik sorunsalı olarak ele alınmıştır. Öte yandan mekân ve yer kavramlarının içerdiği siyasa sebebiyle konu kentsel siyaset açısından da tartışılmıştır. Kültür, inanç ve kimlik kavramları, mekân, siyaset ve insan hakları boyutlarıyla değerlendirilmiştir.Kültürel kimliğin devamlılığı açısından mekanın rolünü, inanç gruplarının mekan oluşturma ve anlam yükleme pratikleri üzerinden değerlendirmiştir. Çalışma, temel olarak kültür ve mekân ilişkisini inanç, kutsal mekan ve kavramsallaştırması içinde ele almaktadır.Bu aşamada da ?kültürel kimlik? olgusunun insan hakları bağlamındaki önemine ve sürdürülebilmesi için vazgeçilmez olan mekân ve örgütlenme bileşenlerinin neler olduğuna İstanbul'da ve İngiltere'de gerçekleştirilen saha çalışmaları ve tespitler üzerinden değinilmektedir. Saha çalışmalarında incelenen kültürel inanç grupları İstanbul'da Rum Ortodokslar, Ermeni Ortodokslar ve Alevilerdir. İngiltere'de incelenen gruplar ise Türkiye'den göç etmiş inanç grupları olan Aleviler ve Sünni cemaatlerdir. Derinlemesine mülakatlarla ve katılımcı gözlemlerle keşfedilmeye çalışılan iki farklı ülkedeki beş farklı inanç grubunun mekânsal düzenlemeleridir. Saha çalışmasında elde edilen kendi anlatımları ve söylemleri incelenerek yorumlayıcı bir bakışla kültürel sürdürülebilirlik açısından mekan oluşturma süreçleri ele alınmıştır. Tez çalışması, hedef inanç gruplarının coğrafyasının tespit edilmesi konusunda alanında öncü bir çalışmadır. Özellikle günümüz Alevi-Bektaşi kültürünün mekansallaşması konusunda, seçilmiş coğrafyalarda tespitlerde bulunan alanında ilk çalışmadır.Bu tez çalışması, açtığı tartışma ortamı ile meslek alanı dışında kalan disiplinlere de katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Planlama mesleği kimlik çatışmaları, kültürel hak mücadeleleri, demokratik bir toplum kurulması süreçleri ve demokratik rejim özlemi gibi sosyal konularda etkin rol üstlenebilmelidir. Ayrıca mekân kültürel kimliğin vazgeçilemez bir parçasıdır. Bu sebeplerle bu tez çalışması planlama mesleğinin ve disiplininin edilgen rolünün dışına çıkabilmesine katkı sağlamaya çalışmaktadır.

AlevilerBektaşilerEtnik azınlık+7
Erhan Kurtarır
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Aesthetic trends in mass-produced crafty items in modern Iraq: A case study from Baghdad

This thesis examines the aesthetic trends and design characteristics of mass-produced crafty items in modern Iraq, specifically focusing on textiles, woodwork, ironwork, and leatherwork. Through an exploration of the integration of Islamic design vocabulary within these industries, the research highlights its significant influence on cultural identity and artistic expressions. The textile industry showcases intricate geometric patterns, calligraphy-inspired motifs, and vibrant colors, reflecting Iraq's cultural identity and attention to detail. In woodwork, the fusion of traditional techniques and Islamic design elements is evident through Arabesque motifs, geometric carvings, and decorative inlays, exemplifying the timelessness and intricacy of the craft. The iron industry presents ornate metalwork patterns on doors, windows, and balustrades, embodying the nation's Islamic artistic traditions and a harmonious blend of strength and elegance. Meanwhile, the leather industry features embossed patterns inspired by calligraphy, delicate tooling, and intricate stitching, symbolizing cultural heritage and expert craftsmanship. Overall, the study emphasizes the pervasive presence of Islamic design vocabulary, underscoring Iraq's cultural heritage, artistic traditions, and the enduring legacy of Islamic aesthetics within mass-produced crafty items. By integrating Islamic elements into their designs, artisans pay homage to their cultural roots, preserve traditional craftsmanship, and promote the significance of Islamic aesthetics in contemporary Iraqi crafts.

HandicraftsAesthetic inclinationAesthetic trend+6
Waleed Husseın Alı Alı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa'da yaşayan Arnavut göçmenlerde kültürel aktarım pratikleri: Zafer Mahallesi örneği

Bu tez çalışması temelde, Bursalı Arnavut göçmenlerin kurgulanabilen, dönüşen ve aktarılan kültürel kimlik yapısına eğilmiştir. Çalışma, göç sonrası süreçte Bursalı Arnavut göçmenlerin kültürel kimliklerini hangi referans noktaları üzerine inşa ettiklerini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmanın bir diğer amacı, Bursalı Arnavut göçmenlerin farklı kültürlerle etkileşimleri sonucunda melezleşen kimlik yapılarını mercek altına almaktır. Melez kimliklerinin izleri ise bir yandan "Bursa'da yaşayan Arnavut olma"ya yükledikleri anlamlarda aranmış; diğer yandan "kadınlık halleri", "birlikte yaşama", "çocuk yetiştirme" ve "evlilik ritüelleri" gibi aktarım pratiklerine yansıması irdelenmiştir. Böylece 1912-1913 Balkan Savaşları'ndan günümüze kadar belirli aralıklarla Türkiye'ye göç eden ve uzun süredir Türkiye'de yaşamalarına rağmen pek çalışılmayan Bursalı Arnavut göçmenleri konu edinen bu çalışma, ilgili literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamak için yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğine ve gözlem tekniğine başvurulmuştur. Verilerin analizi için söylem analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışma, Bursa'nın Osmangazi ilçesi sınırları içinde yer alan ve Arnavut göçmenlerin yoğun yaşadığı mahallelerin başında gelen Zafer Mahallesi ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu, Zafer Mahallesi'nde ikamet eden ya da bir dönem ikamet etmiş olan, Kuzey Makedonya ve Kosova'dan göç eden, birinci ve sonraki kuşak Arnavut göçmenler oluşturmaktadır. Çalışmadan elde edilen bulgular, üç başlık altında incelenmiştir. İlk olarak Arnavut göçmenlerin, köken ülkelerini ve göç sonrası süreci de kapsayacak şekilde, güçlü bağları olan topluluk ilişkileri ile uymak zorunda oldukları norm ve kurallar üzerinden kendilerini tanımladıkları görülmüştür. Bulguların ikinci kısmında, Bursa'da yaşayan Arnavutların kent içinde hangi bölgelerde ve nasıl yerleştiklerine dair edinilen bulgular aktarılmıştır. Genellikle "garaj altı" olarak tanımlanan bölgede, Zafer Mahallesi'nin de aralarında bulunduğu birden çok mahallenin yanyana kurulmasıyla oluşmuş geniş bir bölgede yaşadıkları görülmüştür. Bu bölgede bir arada yaşadıkları için kültürel kimliklerini sürdürebildikleri gözlemlenmiştir Ancak göçmenlerin uzun yıllardır Bursa'da yaşıyor olmaları ve şehir içinde başka kültürlerle temas kurmaları sonucu kültürel kimliklerinin melez kimlik yapısı özellikleri göstermeye başladığı görülmektedir. Bulguların üçüncü kısmında ise Arnavut kültürel kimliğinin hem parçası hem aktarıcıları olan pratiklerin geçmişte ve günümüzdeki uygulamaları kıyaslandığında, melezleşmenin yansımalarını uygulama düzeyinde görmek mümkündür. Aktarım pratiklerinde yaşanan bu dönüşümde ilk domino taşı etkisi yaratan pratik, "kadınlık halleri" olmuştur. "Kadınlık halleri"nin dönüşümü, "evlilik ritüelleri", "birlikte yaşama" ve "çocuk yetiştirme" gibi aktarım pratiklerini dönüştürmüştür. Dolayısıyla Arnavut kültürel kimliğinde yaşanan melezleşmeyi, Arnavut kültüründe "kadın olma"ya yüklenen anlamların değişiminde görmek mümkündür.

ArnavutlarBursaGöçler+5
Meltem Aladağ
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel kimlik bağlamında Sakarya mutfağı: Abhaz mutfağı incelemesi

Tarih boyunca kimlik meselesi daima sorun teşkil eden bir durum olmuştur ve kendini her dönem farklı şekillerde göstermiştir. 'Ben kimim' sorusuna verilen 'biz buyuz' tanımlaması kimliğin inşasında önemli bir katman olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimlik ve kültürel kimlik yaşayan bir süreç olan hafıza kavramı ile toplumların kimlik oluşumunda en önemli etkene dönüşmüştür. Bu çalışmada kültür, kültürel kimlik ve Sakarya ilinde yaşayan etnik gruplardan olan Abhaz halkının yeme içme alışkanlıkları konu edilmiştir. Geçmişten günümüze Sakarya ilinde birçok farklı etnik grup iç içe ve huzur ile yaşamaktadır. Bundan dolayı Sakarya mutfak kültürü geniş bir yelpazeye sahiptir. Abhaz'lar da Sakarya'ya Kuzey Kafkasya'dan zorunlu göçe maruz kalmış bir Adige (Çerkez) halkıdır. Bu bağlamda Sakarya da yaşayan Abhaz halkının yemek kültürünü ortaya çıkarmak amacıyla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler kapsamında elde edilen veriler tez çalışmasında sunulmuş ve Abhaz mutfak kültürüne ait bilgiler sunulmuştur. Araştırmada Abhaz halkının karbonhidrat ağırlıklı olarak beslendikleri belirlenmiş, bunun yanında protein bazlı olarak genellikle kümes hayvanlarını ve küçükbaş hayvan eti de tükettikleri bilgisine ulaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında bugün Sakarya da yaşayan Abhaz'lara ait yeme içme alışkanlıkları ve geçmişten günümüze bu alışkanlıklardaki farklılıkların neler olduğu sunulmaya çalışılmıştır. Çalışmada Türk Mutfak Kültürünün bir parçası olan Abhaz Mutfağının tanınırlığını sağlamak, mutfak kültürümüze kazandırmak ve mutfak kültürümüzün zenginleşmesini sağlamaktır. Gastronomi alanında ürünleri çeşitlendirerek ülkemizin bu alandaki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Anahtar kelimler: Abhaz mutfağı, Etnik gruplar, Gastronomi, Kültürel kimlik, Sakarya mutfağı.

AbhazyaEtnik gruplarGastronomi+4
Kübra Erbil
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel bir grup olarak Makedonya göçmenleri: Çoklu-kimlikler ve aidiyetler (Manisa örneği)

Türkiye'de Balkan göçmen gruplarından biri olan Makedonya göçmelerinin kuşaklararası farklılıklar temelinde, çoklu kimlikler, çifte vatandaşlık ve aidiyet bağlamında nasıl bir kimlik inşası gerçekleştirdikleri araştırmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırma, Manisa ilinde yaşayan Balkan göçmen grubu olan Makedonya göçmenleriyle sınırlandırılmıştır. Manisa ilinde yaşayan Makedonya göçmenlerinin kültürel kimliklerini, aidiyetlerini, çifte vatandaşlığa ilişkin duygu ve tutumlarını inceleyebilmek için araştırmaya birinci, ikinci ve üçüncü kuşak göçmen bireyler alınmıştır. Çalışmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanılması tercih edilmiştir. Nitel araştırma tekniklerinden derinlemesine görüşme tekniği, nicel araştırma tekniklerinden ise anket tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda, nicel araştırma doğrultusunda anket tekniği ile toplanan veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Böylece genelleme yapma konusunda daha sınırlı olan nitel araştırma sonuçları kısmen de olsa güçlendirilmeye çalışılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlara göre, Balkan göçmen gruplarından olan Makedonya göçmenleri Türk toplumuna sosyo-kültürel anlamda uyum sağlamaktadırlar. Kuşaklararasındaki farklılıklar temelinde ise çoklu aidiyet, çifte vatandaşlık ve dil kullanımına ilişkin olarak birinci ve ikinci kuşaklarda göçmen kimliği tanımlaması görülürken, son kuşaklarda bu kimliğin silikleştiği ifade edilebilir. Dil kullanımlarına ilişkin ise birinci kuşaklarda ve ikinci kuşaklarda çok dillilik mevcut iken bir sonraki kuşaklara aktarım arzusu bulunmaktadır. Üçüncü kuşaklarda ise, Makedoncanın kullanımı, devamlılığı ve aktarımı oldukça düşmektedir. Çokkültürlülük kavramı ekseninde ise kuşaklararasında kimlik ve aidiyet tanımlamalarında farklılaşmaların olduğu söylenebilir. Son olarak, Makedonya göçmen bireylerinin toplumla tamamen bütünleştiği ve uyum sağladığından söz edilebilmektedir.

AidiyetBalkan TürkleriBalkan savaşları+7
Damla Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir'de kültürler arası evlilikler ve kimlik sorunu

Çok kültürlü bir yapıya sahip olan ülkemiz, farklı etnik köken ve farklı mezheplere mensup kişilerin, kentleşme ve modernleşme süreci ile birlikte bir araya gelmeleri bazı belirgin özellikleri göstermektedir. Bu bağlamda kültürlerin hoşgörü içerisinde yaşamaları gibi olumlu özelliği olması ile birlikte çatışma ve ötekileştirme gibi durumlar da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışma, farklı etnik ve dinsel kültür geleneklerinden gelen bireylerin, evlilik süreçleri ve gruplar arası temasları üzerindeki etkileri ele almaktadır. Kültür, gelenek ve mezhep farklılıklarının bu bireylerin aile ve sosyal yaşamları üzerindeki etkileri incelenmektedir. Bu araştırmada, İzmir'de ikamet eden, farklı kültürlerden gelen bireylerin evlilik yaşamları içerisinde çeşitli demografik özelliklerden etkilenerek, kendi kültürlerini ne kadar yerine getirdiği ve farklılıktan dolayı çiftlerde veya çocuklarda kimliğin bir sorun olup olmadığı incelemek amaçlanmaktadır. İzmir'de yaşayan, kültürler arası evlilik yapmış olan 60 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonunda, İzmir'de yaşayan çiftlerin kültürlerarası evlilikler yaklaşımlarında belirgin birtakım farklılıklar saptanmıştır. Çalışma ile birlikte ailelerin ve yakın çevrelerin tepkisi, aile içinde dini ritüellerin yerine getirilmesi, geleneklerin yerine getirilmesi, çocukların dini eğitimi, çocukların ileride farklı mezhepten biri ile evlenmesi ve aileler ile görüşme sıklığı gibi sorun alanları saptanmıştır. Aile içinde bireylerin kültürel farklılıklarının değerlendirilmesi ile birlikte yeni bir kimliğin inşası ya da baskın kimliğin diğer aile bireyleri üzerindeki yeniden inşası üzerine sosyolojik olarak bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Gruplar arası temas ile birlikte karma evlilik yapan bireylerde, ön yargıların azaldığı ve olumlu temasların da ortaya çıktığı görülmektedir.

EvlilikGruplararası temasKimlik+4
Sevinç Kalender
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın genel amacı, çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında Ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecini anlamaya çalışmaktır. Gereç ve Yöntem: Temellendirilmiş kuram (grounded theory) stratejisi kullanılarak yapılan bu niteliksel araştırma, Diyarbakır, Mardin ve Batman illerinde yürütülmüştür. Örneklem seçimi kartopu örnekleme yöntemi ile yapılmıştır. 18-24 yaş aralığındaki 20 Ezidi mülteci genç çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, ''yarı yapılandırılmış görüşme formu'' kullanılarak ''derinlemesine görüşme'' yöntemiyle toplanmıştır. Veriler, ''sürekli karşılaştırmalı analiz'' yöntemi ile incelenmiştir. Bulgular: Bu çalışmada, katılımcıların sosyo-demografik özelliklerinin sosyal bütünleşme sürecini etkilediği görülmüştür. Çalışmanın sonucunda çokkültürlülük ve değerler temelinde sosyal bütünleşme olmak üzere iki ana tema ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte en dikkat çekici bulgulardan ilki ve en önemlisi, Ezidi mülteci gençler Avrupa'yı daha fazla çokkültürcü ve güvenli görmüştür. İkincisi, Ezidilik ve /veya Ezidiler özelinde sosyal hizmet meslek ve disiplininde tinsel yaklaşımların önemi ortaya çıkmıştır. Son olarak da çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında sosyal bütünleşmenin bilgi ve ahlaki temelli yaklaşımların yanı sıra estetik temelli yaklaşımla da gerçekleşmesi gerektiği bulunmuştur. Sonuçlar: Bu çalışmanın sonucu, baskıya/ayrımcılığa karşı sosyal bütünleşmede kaynaşmanın ve farklılıkların tanınmasının önemini göstermektedir.

DeğerlerGöçlerKültürel kimlik+4
Abdullah Işık
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2016
20
Master'sOpen AccessTR

Kültürel miras olarak yöresel yiyeceklerin gastronomik varlık öğelerinin kültürel kimlik üzerinden incelenmesi: Mersin tantunisi örneği

Gastronomik varlık öğeleri kuliner varlık öğeleri temelinde inşa edilen kültürel varlık öğeleridir. Gastronomi ve tarifler zaman içerisinde nesilden nesile aktarılmış olan paylaşılan kaynaklar ve kolektif yaratımlardır ve kültürel varlık öğeleri bu mutfak kültürlerinin dinamiklerini ve işleyişini anlayabileceğimiz güçlü bir araç sunar. Gastronomik varlık öğeleri sahip oldukları altkümelerle yerel, bölgesel ya da ulusal miraslara dönüşür. Bu çalışma ile Mersin'in en tanınmış ve en çok tüketilen yiyeceği olan tantuninin gastronomik varlık öğelerinin Mersin halkının kültürel kimliği üzerinden incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle belgesel tarama yöntemi ile tantuni hakkında güvenilir bilgi toplanmıştır. Daha sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak uzun yıllardır tantuni ustalığı ve/veya tantuni salonu işletmeciliği yapmış kişilerle görüşülmüştür. Bu görüşmelerden elde edilen ortak ve güvenilir bilgiler doğrultusunda tantuninin gastronomik varlık öğelerini tanımlayan 5 boyut 35 doğru ifadeden oluşan bir anket geliştirilmiştir. Geliştirilen anket Mersin'de yaşayan tantuni tüketicilerine uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile katılımcıların Mersinli olan ve olmayan şeklinde gruplandırılmasıyla kültürel kimlikleri üzerinden analiz edilmiştir. Test sonuçlarına göre iki grup arasında tantuninin gastronomik varlık öğeleri hakkında bilgi sahibi olma ya da sergileme düzeyleri açısından anlamlı farklılıklar mevcuttur. Bunun yanı sıra, tantuni tüketen herkesin onu Mersin'in kültürel bir mirası olarak gördüğü, tantuninin Mersin kültürü ve Mersinli kimliği için bir gösteren olduğu anlaşılmıştır. Tantuni tüketicilerinin aynı zamanda tantuninin nelerden yapıldığına ve nasıl hazırlandığına da ilgi gösterdiği, tantuni etrafında gelişen bazı pratikleri de edindiği ve Mersin'i tantuniyle, tantuniyi de Mersin ile ilişkilendirdiği de tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tantuni, Gastronomik Varlık Öğesi, Kimlik, Kültürel Miras

GastronomiKültürel kimlikKültürel miras+5
Ali Esin Süt
Gaziantep University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmen sanatçılar ve eserleri üzerinden Türkiye'de göç olgusunun resim sanatına yansıması

Bireylerin veya toplulukların savaş, ticaret, ekonomik, dini veya kültürel sebeplerden dolayı yaşadıkları yerlerden ayrılıp başka bir bölgeye ya da coğrafyaya taşınması eylemine kısacası göç denilmektedir. Hem göçen hem de bu göçmenleri kabul eden toplum için, içinde kabullenme veya reddetmeyi de barındıran sorunlar, farklılıklar veya kaynaşmaları doğuran bu süreç pek çok bilinmezlik ve kargaşayı da içinde barındırabilmektedir. İçinden çıktığı toplumun, kültürün bir parçası olan sanatçı bireyler için bu göç olgusu daha farklı bir durum yaratmaktadır. Bir tarafta kendi kültürel-sanatsal kimliği, diğer tarafta yeni adapte olduğu-olacağı toplumun kültürel kimliği arasında kalan sanatçının yaratım dünyası dilemmalar yaşayabilmekte, hatta çoğu durumda değişim ve farklılıklar oluşabilmektedir. Bu tez çalışmasında öncelikle göç kavramı ve göçün oluşmasına neden olan sebepler ile doğurduğu sonuçlar araştırılmıştır. Ayrıca Türkiye'de yaşayan göçmen sanatçılar ile yurt dışında yaşayan Türk sanatçıların bulundukları konum itibari ile topluma entegre olma süreçlerinin göç-kültür bağlamında kültürel kimliklerine ve sanat eserlerini yaratımlarında nasıl etki ettiği ele alınmıştır. Göçmen sanatçıların; göç öncesi, göç sırası ve göç sonraki yaşantılarının olaylar örgüsünde kaynak/ köken ülke, doğrudan geçilen ülke ve hedef ülkelere geçişlerindeki yaşantıları ve bu yaşantılarından yola çıkılarak elde ettikleri sanatsal yaratım deneyimlemelerinin şekil, renk, biçim ve kompozisyon düzeninde tuvallerine nasıl aktardıkları incelenmiştir. Göçmen sanatçıların göçün kültür-sanat boyutunda sanatsal yaratım süreçlerini mekân algısı ile birleştirerek eserlerini nasıl boyutlandırdıkları, bu boyutlandırmayı yaparken esinlendikleri hayat felsefesi ve tekniklerin neler olduğu ve kendi kültürel kodlarını bu sürece nasıl dâhil edip sentezledikleri irdelenmiştir.

Görsel sanatlarGüzel sanatlarKültürel kimlik+1
Dilek Ünğan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Çerkes diasporasında müzik ve kültürel aktarım

Bu çalışma, Türkiye diasporasındaki Çerkeslerin siyasal sahneden dışlanmasının ardından, politik bir hamle olarak kültürel örgütlenme ve aktarım yoluna gitmesini incelerken, müziğin bu aktarımdaki rolünü açıklamaktadır. Kimliklerini korumak ve yaşatmak için Çerkesler, kültürel belleklerini sürekli olarak canlı tutmuşlardır. Kültürel belleğin güncellenmesindeki en önemli araç, müziktir. Müzik yoluyla aktarımı sağlayanlar ise kültürel belleğin uzman taşıyıcıları olan pşinavolardır .

DiasporaKimlikKültür+6
Sine Yıldız
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kemal H. Karpat düşüncesinde toplumsal değişme ve din

Bilindiği gibi toplumsal değişimler kendi iç dinamikleri, zamanın ruhu ve şartları, kültürel kodlar, tarihsel kimlik, dış politika, iktisadi yapı, toplumsal miras vb. faktörler göz önünde bulundurularak değerlendirilir. Kültürel sürekliliği sağlayan en güçlü dinamiklerden biri olan din, toplumsal değişimlerin anlaşılması ve doğru bir şekilde değerlendirilmesinde önemli kavramlardan biridir. Buna bağlı olarak dinin toplumsal değişimlerdeki rolü üzerine yapılan çalışmalar son dönemde artmaktadır. Türkiye'nin son iki asırdaki tarihsel ve toplumsal değişimleri izah edilirken, belirli ideolojik kalıp ve kuramlara hapsolma sorunu yaşanmıştır. Tarihsel veya toplumsal olayları bütüncül olarak ele almak yerine tek bir faktöre veya gerekçeye dayandırarak izah etmek, tarihi olayları veya toplumsal değişimleri anlamaktan uzaklaşıp, onları kendi bakış açınızla ve gerçekten uzak bir biçimde kendi zihin dünyanızda tekrardan inşa etmek gibidir. Kemal H. Karpat, Osmanlı'nın son dönemini incelerken bu bakış açısının sonucu olan problemlere işaret etmiş, toplumların tarihsel kimliklerinden koparılamayacağından hareketle devletin ve toplumun yaşadığı değişimleri, Modernleşme, Batılılaşma, Aydınlanma vb. kavramlar etrafında açıklayan tarih tezlerinin aksine, Osmanlı devlet ve toplum yapısının kendi dinamiklerini siyasal yapı, kimlik, inanç, nüfus, göç ve tabakalaşma gibi çoklu faktörler ışığında inceleyerek farklı bir yorum geliştirmiştir. Bundan hareketle siyasi değişimlere rağmen tarihi ve kültürel sürekliliği öne çıkarmış ve "Cumhuriyet, Osmanlı'nın devamıdır" tezini öne sürmüştür. Karpat düşüncesinde Türkiye'nin modernleşme serüvenini bu süreklilik ve akış olmaksızın düşünmek mümkün değildir. Bu çalışmada, Osmanlının son döneminde toplumsal değişmenin rolü ve bu değişmede dinin faktörü Kemal H. Karpat eserlerinden yola çıkarak ele alınacaktır.

DinGöçlerKarpat, Kemal Haşim+7
Halil Alper
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A study on the question of cultural identity and third space in V.S Naipaul's & Hanif Kureishi's novels namely An Area of Darkness & The Buddha of Suburbia in the postcolonial period

Throughout the history of postcolonialism, a great number of formations came into existence due to enorm changes in colonized countries appearing in economic, political, and predominantly social aspects. Once the decolonizing period started, a growing number of people who were in colonized countries gained the chance to migrate to the West and got the opportunity to observe what they have been struggling with. This process led the way to the production of postcolonial literature as well as enabling scholars to reveal theories namely Postcolonial Theory and Third Space Theory. Edward Said and Homi Bhabha were highly influential with their postcolonial literary key terms that lead to title the situation of the colonized. Focusing more on the individual colonized migrant, Bhabha brought about several terms that described the psychological state of the colonized after and during the adaptation process to the host culture causing a new field of study called cultural identity. Hybridity, mimicry, ambivalence, unhomeliness- double consciousness, and alienation are the primary (main scrutiny leading point of this thesis) topics that will be examined through the characters of the books namely An Area of Darkness and The Buddha of Suburbia. The authors of the selected books, V.S Naipaul and Hanif Kureishi, experienced colonization differently since Naipaul later migrated to England while Kureishi was born into the say 'dominant' culture being a child of a mixed culture. The dilemmas, struggles, losses, and identity crises they faced were represented through their characters and will be also analysed in detail. Key Words: Mimicry, Unhomeliness, Ambivalence, Alienation

Literary worksKureishi, HanifCultural identity+3
Eda Yelda Astar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Ethnic/cultural identity and motivation in foreign language learning in a multicultural environment

Laroche, Kim & Clarke (1997) emphasize that ethnicity is an important force that determines the attitudes and behaviors of people of different backgrounds. Ellis (2008) claims that learners' attitudes toward the culture of target language have an impact on the level of L2 acquisition because L2 acquisition is related with the attitudes towards the target language, target-language speakers, the target language culture, the social value of learning L2, particular uses of the target language, and themselves as members of their own culture. In this context, the attitudes of multi-ethnic groups of participants towards foreign language learning were investigated. The aim of the present study is to find out the relationship between cultural/ethnic identity and motivational characteristics of foreign language learning among multilingual/multicultural individuals who were raised in a multicultural environment and have studied in international schools, and currently reside in in a foreign country. The data collected through a demographic data questionnaire that was administered to see the various racial and cultural/ethnic backgrounds of the international participants, the Multi-group Ethnic Identity Measure (MEIM) by Phinney(1992) which is accepted as universal ethnic identity measure (Thompson, 2016), and the Motivational Characteristics of Learning Different Languages (MCFLL) by Dörnyei & Clement (2001) to reach a comprehensive motivational construct data which is known as a complex process. Descriptive statistics were used to interpret the data to be able to answer the research questions by describing variables, means, percentages and general inclinations in the collected data. Accordingly, this current study found out that the multicultural participants were found to be attached to their own ethnic identities and have positive opinion about their own cultural identities. On the other hand, even if they have a high orientation which is the reason/s to learn a foreign language, they are facing with the fear of assimilation. Lastly, as the positive attitudes of the participants on their cultural identities increase, their attitudes towards learning foreign languages decrease. Additionally, it was found out that while participants' ethnic identity search increases, their positive attitude toward foreign language learning decreases.

Achievement motivationStudy of languagesEthnic identity+5
Selen Sökmen Ramos
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Denial of host country identity, depressive symptoms, and well-being among young syrian adults: The role of stigma and challenged belonging

While integrating into new societies, immigrants may face several identity related challenges. One of these challenges is having an aspect of one's identity (e.g., cultural identity) being unacknowledged or denied (i.e., identity denial). Even if immigrants feel that being part of the host country is an important part of their identity, citizens of the host country may not perceive them as such. This experience of identity denial could be particularly relevant to young immigrants who arrived in the host society at an age that is critical for identity development. The current study investigates the association between experiences of Turkish identity denial, depressive symptoms, and psychological well-being among young Syrian adults living in Turkey. Drawing on distinct literature on identity denial and stigma, we examine the mediating role of a challenged sense of belonging along with the perceptions and anticipation of stigma about refugees in the relationship between identity denial, depressive symptoms, and psychological well-being. Data for this study were collected online from a sample of 156 young (18-30 year old) Syrian adults living in Turkey. The findings suggest that identity denial is positively associated with depressive symptoms and negatively associated with psychological well-being through perceived stigma and anticipated stigma. Moreover, our findings suggest that having a challenged sense of belonging is another independent mechanism through which identity denial is associated with depressive symptoms and psychological well-being (parallel mediation). Implications, limitations, and future directions are discussed.

BelongingStigmatizationDepressive symptoms+7
Khaled Mahmoud Mohamed Elazab
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects