Kurumsal kültür
Bu konu başlığı altında 77 tez
Çimento fabrikalarında iş kazaları ve meslek hastalıklarının iş yeri güvenlik kültürü ile ilişkisi: Medcem Madencilik Çimento Fabrikası örneği
Yapılan bu alan uygulamasında Çimento sektöründe yürütülen iş sağlığı ve iş güvenliği faaliyetlerinde çalışanların iş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemede iş güvenliği boyutunu kültürel olarak işveren ve çalışan ile beraber yerleşik hale getirmenin temel adımları atılacaktır. Tarih boyunca olası kazaları önlemek ve çalışanlar için sağlıklı bir ortam yaratmak amacıyla birçok Kanun ve kurumsal kurallar düzenlenmiştir. Bu kurallar ve önlemler mevcut olmakla birlikte, işyerinde hala birçok kaza meydana gelmektedir. Bu, yalnızca teknik prosedürlere bağlı olmadığını, ancak burada önemli bir faktörün "kişi" olduğunu ve bu nedenle güvenlik kültürü kavramının önemini ortaya koyduğunu göstermektedir. Güvenlik kültürünü ifade eden ve çalışanların ortak olan değerleri, algıları, inançları ve tutumları, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamını yaratmak için önemlidir. Bu nedenle kazaların meydana gelmesini önleyen düzenlemeler ve faaliyetler yapılmalıdır. İşe başlarken verilen eğitimler, kişisel koruyucu ekipmanların bilinmesi, kullanılması, düzenli olarak gelişen sisteme adapte olmalarını sağlama ve işverenin faaliyetini yürütürken işletmeyi ve çalışanın güvenlik kültürünü sağlamak için atacağı adımlara kadar olan süreç mevcut İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanununda literatürde yer almasını sağlayacaktır. Çalışanların risk gurubunda A sınıfına giren çimento fabrikaların da Türkiye'de coğrafi bölgelere göre dağılımı dikkate alındığında Akdeniz bölgesi 2017 yılında 1270 kişi ile Türkiye'de 1. Sırada yer almaktadır. Medcem Çimento fabrikası entegre bir fabrika olması nedeniyle İş Sağlığı ve İş Güvenliğinde meslek hastalığı ve iş kazası faktörlerinin önlemede iş yerinde uygulanan güvenlik kültürü ilişkisi daha net bir şekilde görülecek işyerinden biridir. Bu kapsamda fabrikada uygulanan İSG Yönetim Sisteminin elde edilen veriler ışığında değerlendirilerek İSG alanında alışıla gelmiş nicel yöntemlerden ziyade sosyal bir araştırma temelli nitel yöntem kullanılmıştır. Yapılan çalışma ile mevcut veriler uygulamalar ile karşılaştırılıp önleyici politikalar geliştirilerek diğer işyerlerinde oluşabilecek iş kazası ve meslek hastalıklarında önleyici ve süreğen bir durum olarak yerleşmesine katkı sunacak katkılar sağlayacaktır.
Kurumsal kimlik oluşumunda kültürün etkisi; Arçelik'in kurum kimliği
Kültür, kurumsal iletişim çalışmalarının tamamlayıcısı durumundadır. Özellikle kurumsal kimlik çalışmaları ve sonrasında oluşturulacak imaj faaliyetleri toplumsal kültür dikkate alınmadan yapıldığında kurum için istenilen sonuçları vermeyebilmektedir. Toplumsal hayatımızın belirleyicisi konumundaki kültür, kurumları ve çalışanları doğrudan etkilenmektedir. Çalışanlarda bu toplumsal koşullardan etkilenir, bu etkileşimi kurumlarına iş yapış ve kurumsal davranış olarak aktarırlar. Kurumsal kimlik ve toplumsal kültürün markayla olan ilişkilerini ortaya koymayı amaçladığımız bu çalışmada; kültür ve kültürel boyutlarla ilgili genel bir girişten sonra kurumsal kimlik ve marka kimliği üzerinde derinlemesine durulmuş, sonrasında kurumsal kimliğin oluşum aşamaları ve ilişkili olduğu kurumsal imaj ve kurumsal kültür üzerine derinlemesine bir çalışma yapılmıştır. Literatürde ele alınan konular 'Arçelik' markasının içerik analizi ile çözümlenmiştir. Günümüzde teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler ve değişen rekabet koşullarında markalar, ayakta kalabilmek adına kurumsal kimlik çalışmalarına önem vermektedir. Bunun yanında kültürel öğeler dikkate alınarak hazırlanan kurumsal kimlik çalışmaları, imaj yaratma gayretinde, markaların farklılaşma stratejisinin de temelini oluşturmaktadır. Anahtar sözcükler: Toplumsal Kültür, Marka Kimliği, Kurumsal Kimlik,Kurumsal Kültür, Kurumsal İmaj
Kurum kültürü ve dönüşümcü liderlik tarzının ürün inovasyonu üzerindeki etkisi: Tekstil sektöründe bir araştırma
Değişimin olağanüstü hızı yaşandığı günümüzde, kurumların bu hıza ayak uydurabilmeleri için sağlam bir temele sahip olmaları gerekmektedir. Sadece teknolojik anlamda değil sosyal ve kurumsal yaşamın her düzeyinde değişim yaşanmaktadır. Bu değişimle başarabilmek kurum için doğru yapılanmış bir yönetim tarzı ve kültürü geçmektedir. Kurum kültürü, bir kurumu diğer kurumlardan farklılaştırır ve böylelikle kurumun algı, düşünce ve davranışını belirlemektedir. Kurum kültürü iç bütünleşme ve dış çevreye uyumu sağlayarak kurumun en alt kademesinden en üst kademesine kadar çalışanların felsefesini yansıtır. Bu kapsamda değerlendirilen kurum kültürü kurum üyelerince kabul edilip paylaşılan; varsayımlar, değerler, semboller, yorumlar, sloganlar, maddi kültür unsurları ve kurumsal uygulamaların bütününü oluşturmaktadır. Son yıllarda inovasyon, literatürde daha fazla araştırma yapılmasına ve iş dünyasında daha fazla yatırıma sebep oldu. Yaşanan teknolojik gelişmeler inovasyonu, iş dünyasının gündeminin ana maddelerinden biri haline getirdi. Kurum kültürü ise öteden beri ilgi çeken ve araştırılan bir kavram olma özelliğini devam ettiriyor. Bununla birlikte, kurum kültürü ile ilgili son yılların literatürüne bakılınca, inovasyon ile ilişkilendirilen birçok çalışma bulunmaktadır. Kurum kültürü ve inovasyonun birbiriyle ilişkilendirildiği birçok çalışma bulunmakla birlikte, inovasyonu destekleyen kurum kültürünün belirleyicileri konusunda bir görüş birliği bulunmamaktadır.Bu çalışmada dönüşümcü liderlik tarzının ürün inovasyonu üzerinde ki etkisini ele alırken diğer yandan dönüşümcü liderlik tarzının kurum kültürü ile ilişkisi de incelenmiştir. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Kurum Kültürü; ikinci bölümde, Dönüşümcü Liderlik Tarzı, üçüncü bölümde, Ürün İnovasyonu ele alınmıştır, dördüncü bölümde, literatürde yapılan ilgili çalışmalar ve son bölüm ise, araştırmanın sonuçları ortaya çıkartılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurum Kültürü, Dönüşümcü Liderlik, İnovasyon
Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe kurum kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, çalışanlar tarafından benimsenen örgüt kültürünün, örgütsel bağlılığa yansımasını ve Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada ilk olarak örgüt kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini kavramları hakkında detaylı araştırmalar yapılmış, literatür taraması sonucunda elde edilen bilgilerle araştırmanın genel hatları oluşturulmuştur. Araştırmanın birinci bölümünde örgüt kültürü ile ilgili literatür araştırması yapılarak, örgüt ve kültür kavramları ayrı ayrı açıklanmış, örgüt kültürünün önemi, özellikleri, unsurları, etkileyen faktörler üzerinde durulmuş, örgüt kültürü üzerine ortaya atılmış farklı modeller sunulmuştur. Örgütsel bağlılığı içeren ikinci bölümde ise örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış; oluşumuna, önemine, karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık göstergeleri ve düzeyleri hakkında da bilgi verilmiş; örgüt kültürüyle arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş tatmini kavramı açıklanmış, bu kavramı etkileyen faktörlerden bahsedilmiştir. Bir çalışma sürecinin sonucu olarak ise iş tatmini ve tatminsizliğinin sonuçları sunulmuştur. Araştırmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise örgüt kültürü ve örgütsel bağlılığın, Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatminine etkisinin ölçülmesi için; seçilen ölçekleri ve demografik etmenleri içeren bir anket uygulaması yapılmıştır. Anket, Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektöründe aktif olarak çalışan 96 çalışana uygulanmıştır. Uygulanan anketten sonra toplanan verilerin IBM SPSS Statistics 25.0 programında değerlendirilmesi ile örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir.
Başarılı okullardaki yöneticilerin yönetici yeterliklerinin kurum kültürü ile uyumu
Güçlü ve pozitif bir okul kültürünün oluşturulmasında ve devamlılığının sağlanmasında, eğitim politikalarının okullardaki uygulayıcısı olan okul yöneticileri temel unsur teşkil etmektedir. Bu bağlamda okulun etkililiği ve verimliliğini üst seviyeye taşıması ve olumlu bir okul kültürü oluşturması bakımından yöneticilerin sahip oldukları yeterliklerin önemi araştırmalarca ortaya koyulmaktadır. Bu çalışmada başarılı okullarda görev yapan yöneticilerin yeterlikleri ile okul kültürünün uyumunun ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmada başarı ölçütü olarak Lise Giriş Sınavı (LGS) alınmıştır. Öncelikle, İstanbul ilinde bulunan liseler 2021 LGS başarı puanlarına göre sıralanmıştır. Araştırmaya istekli beş okulda okul müdürleri ve ilgili okulda görev süresi en az iki yıl olan öğretmenler ile gerçekleşen görüşmeler toplam 15 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak alanyazın taranarak ve uzman görüşleri alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler sırasında ses kayıt ve not alma yöntemleri kullanılarak veriler kayıt altına alınmıştır. Katılımcıların görüşlerinden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda bulgular, Katz (1955) 'ın Yönetici Yeterlikleri sınıflandırması esas alınarak 3 tema altında; Hofstede (1993) 'nin Örgüt Kültürü modeli esas alınarak 5 tema altında oluşturulmuştur. Bu bağlamda başarılı okul müdürleri yönetimde ihtiyaç duydukları temel becerinin resmi dile hakimiyet, kullandıkları en etkili motivasyon aracının başarıyı takdir etme olduğunu belirtmişlerdir. Katılımcıların görüşlerinden yola çıkarak bu okullarda güç mesafesinin düşük, belirsizlikten kaçınmanın yüksek, eril özelliklerin ve bireysel çalışmanın ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Analysis of the variables that determine the satisfaction level of employees, agents and ultimate customers of an insurance company
The latest marketing theories and researches have showed that for understanding the complexity of service organizations and ensuring their long term success, the key point of success is the customer. Also the related concepts such as customer orientation, customer satisfaction and organizational culture have great importance. The purpose of this study is to analyze the variables that determine the satisfaction level of employees, agents and ultimate customers of an insurance company, to examine the relationships between them and additionally to describe and compare the types and patterns of organizational culture within the selected company.Three different surveys were sent to the groups (all company employees, all insurance agents and some ultimate customers assigned by their agents of the selected insurance company) by e-mail to determine their satisfaction levels and their perceptions with respect to the cultural profile of the company. The quantitative data collected were analyzed by statistical methods through the SPSS version 15.0 software. The results showed that there exist relationships both between company employee satisfaction and insurance agent satisfaction, and between perception of the insurance agent service quality and perception of the ultimate customer service quality. In spite of the strength of these associations being very low, it would be right to deal with these concepts in a holistic perspective and not to think separately for reaching the goals of the company. Also, organizational culture profile of the selected insurance company was determined and seen that there was evidence of reasonable balance in the four cultural types. It can be said that this balance will provide organizational effectiveness to the company.
Stratejik insan kaynakları değerlendirme becerileri ile ulusal inovasyon göstergeleri arasındaki ilişki: AB ülkeri ile Türkiye karşılaştırması
Günümüz bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızla yaşanan gelişmeler sayesinde, küresel çapta yapılan çalışmalardan, ülkemizin durumunu değerlendirmek için önemli verilere ulaşılabilmektedir. Bu bağlamda ülkemizdeki inovasyon seviyesinin tespit edilmesi ve bu seviyenin geliştirilmesi en önemli önceliklerden biri olarak düşünülmektedir. İnovasyon seviyesi iyi olan ülkelerin tespit edilmesi, bu ülkelerin detaylı bir şekilde incelenerek hangi konularda iyi olduklarının ortaya konması ve bu doğrultuda ülkemize faydalı olacak bilgilerin ülkemize yansıtılmasının yerinde bir yaklaşım olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda; dinamik genç bir nüfus zenginliğine (insan kaynaklarına) sahip ülkemizin, inovasyon kültürü alanında hangi konularda eksik ve yatırama ihtiyaç duyduğunun bir yönetim aracı ve hedefi olarak tanımlanıp tespitine çalışılmıştır. Bu çalışmada, stratejik yönetim fonksiyonu olarak ve aynı zamanda kültürel bir değer olarak inovasyon kültürünün önemi vurgulanmıştır. Teknolojinin yüksek gelişim hızı global çapta rekabeti şiddetlendirmektedir. Bu zorlu ortamda kurumların sürdürülebilir hizmet sunması ancak inovasyona bağlıdır. İnovasyonu desteklemek kurumlara kazanç, verimlilik, başarı, kârlılık ve yüksek rekabet avantajı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı; inovasyon kültüründeki insan kaynakları unsurunun öneminin tespit edilerek gösterilmesidir. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi, Kurum Kültürü, İnovasyon
Okul müdürlerinin liderlik rollerini sergileme düzeylerinin kurum kültürüyle ilişkisi
Bu araştırmada ilköğretim okul müdürlerinin liderlik rollerini sergileme düzeylerinin kurum kültürüyle ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 2009?2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene, müdürlerinin yönetsel tarzları hakkındaki algılarını ve yönetsel tarzların kurum kültürü ile ilişkisini belirlemek amacıyla 2 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, tek yönlü varyans analizi ve korelâsyon analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgularda, öğretmenler tarafından okul müdürlerinin yönetsel tarzlarının insan odaklılık ve iş odaklılık olarak ayrılmadığı, bunların bir bütün olarak algılandığı ve etkin liderlerin iş odaklı ve insan odaklı olarak tanımlandığı görülür. Okul müdürünün etkin lider (iş-insan odaklı) olmasının kurumda klan kültürünün hâkim olmasına sebebiyet verdiği soncuna varılmıştır. İş ?insan odaklı liderlik tarzıyla klan kültürü arasında pozitif korelâsyon tespit edilmiştir. Liderin iş- insan odaklılığı arttıkça kurumdaki klan kültürü düzeyinin de arttığı görülmüştür.
Türkiye'de belediyelerin kültür sanat ilişkileri
Sosyoloji bilimi empirik araştırmalarda olduğu gibi kültür ve sanatı birer olgu olarak görerek bu olguları farklı öğelerden teşekkül etmiş bir bütün olarak kabul etmektedir. Çalışmanın özünde var olan çözümleyici ve bireşimci yöntemler sanat ve kültür olguları ile kent ve belediyeleri genel sosyolojinin kabul ettiği disiplinler temelinde ele almaktadır. Bu bakımdan yönetsel bir birim olan belediyeler ile kültür-sanat faaliyetleri arasındaki ilişkinin niceliği ve niteliği klasik ve çağdaş tartışmalara kültürel bir bağlamda zemin teşkil eden ve onları bir noktada birleştiren kent olgusu üzerinden araştırılmıştır. Ekonomik, politik, bilimsel, sanatsal ve entelektüel alanlardaki uygulama ve projeler yine kent adı verilen sosyal mekân üzerinden işlem görmekte ve sonuçları bakımından da bu mekân üzerinden değerlendirilmektedir. Çalışmanın tamamında Türkiye'deki belediyelerin kültür-sanat alanındaki etkinliklerine ulaşmak için tümevarımsal bir araştırma sistematiği benimsenmiştir. Yönetim bilimi açısından daha nesnel bir yer tutan sosyal politikaların oluşturulması ve ilgili alana karşı benimsenen yaklaşımların tarihi, ideolojik ve kültürel art alanları araştırılmıştır. Belediyelerin yereldeki görevlerinin toplumsal ve ulusal bakımdan nasıl bir değişime uğradığı, bu değişim üzerinde hangi etkenlerin rol oynadığı cevap aranan soruların başlıcalarıdır. Bu amaçla, Türkiye'de toplumsal siyasi tercihleri temsil eden siyasi partiler ile onlara bağlı belediyelerin içerisinde belirli koşulları sağlayanlar arasından seçilen belediyelerin ilgili alandaki etkinliklerine daha yakından bakılmıştır. 2000'li yıllardan sonra yönetsel uygulama ve politikaların tıpkı dünya gündemini belirleyen temel ayrımlar gibi Türkiye için de geçerli referans noktaları oluşturarak değişimlerde etkin olduğu görülmüştür. Hızlı bir tüketim döngüsünün yaşandığı bu dönemde endüstriyel, dijital ve kültürel nihai ürünlerin klasik bağlamlarından çıkarak gündelik işlevlerinde ömürlerinin kısalmış olduğu tespit edilmiştir. Önemli yerel yönetim birimleri olan belediyelerin; seçimlerle dönemler halinde göreve gelmenin yarattığı zaman baskısından, yerleşik bir kurumsal kültür-sanat algısına sahip olmamalarına kadar bir dizi soruna rağmen yerelde sağlıklı bir kültür sanat iklimi tesis edilebilmek için rasyonel yaklaşımlar benimsemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
The transition of shipping companies from family business to corporate governance
Family businesses have played an important role in the shipping sector for centuries. In the last 20 years, the shares of family-owned shipping companies have been decreasing. In this study, the dimensions of the corporate governance of the maritime sector affecting the potential and quality of family-owned shipping companies are examined. For that structure of shipping family businesses, their management style, the basic elements that make up the family company, the effects of generational differences, professional manager and family management relationships and interactions, corporate governance structure, the life process of family companies, the characteristics of family values, habits and bonds are examined. An Unstructured Interview Research Method was used in making face-to-face and telephone interviews with the owners, CEOs, directors, and managers of four different sized Turkish shipping companies. The Fishbone (Ishikawa) Diagram Method was applied to identify, analyze, and examine the barriers in the transition process of family shipping businesses to third generations. PESTLE analysis was used to evaluate the results of the research and to shed light on future research. In this research scope; • The emotional commitment of family members restricts the input of hired professionals and their say in the family dominated board and this negatively affects sustainability; • Family members of shipping businesses do not always have a positive effect on the decisions taken; • It has been recognized that the changes experienced by family shipping companies as the generations change will directly affect the success of the business and this will result in significant difficulties in the transition to corporate governance. As a result of the regarding the short, medium and long term plans of the shipping companies, the effectiveness of corporate governance was confirmed and the importance of the transition to corporate governance was made clear. Keywords: Shipping family business, corporate culture, corporate governance, sustainability
Kamusal kültür politikaları ve yönetiminin Türk gölge tiyatrosu Karagöz'e etkilerinin incelenmesi
Birçok fazla uzamı ve yerlemi işaret eden, hem göğe olabildiğince yükselen hem de yeryüzüne alabildiğince yayılan kültürün pek çok tümleyeni vardır. Bu yüzden kültür konusunda kesin yanıtlara ulaşmak ya da kesin tanılar koymak oldukça zordur. Kültür; yaş, ırk, cinsiyet, kırsal ve kentsel... özellikleri değişebilen insan topluluklarının kendisi için bir hayat tarzı belirlemesi ve bunu sağlayacak unsurları geliştirmesi şeklinde açığa çıkar ve bu tercihlerde zamanın değişen parametreleri devreye girer. Ekonomi, bilim ve teknoloji, ideolojik faktörler, liderlik faktörü, politik faktör, demografik etki, çeşitli nüfus kategorilerindeki değer değişiklikleri, eğitim, iletişim, sosyal hareketler ve dış dünya hareketleri… gibi sayısız parametreler kültür üzerinde olumlu- olumsuz pek çok etki oluşturur. Zamana bağlı olarak kimi parametrelerin kültür üzerindeki etkisi, daha baskın kimisinin ise daha cılız bir hal alır. Bu parametrelerde baskın öge hangisi ise insan, insan yaşayışı ve insanın oluşturduğu maddi ve manevi değerler onun penceresinden tanımlanır. Zaman ilerledikçe kahramanlar önemini yitirir, kahramanı kimin anlattığı önem kazanır. Tarih yazıcılığı derslerinden biri, kimin sesinin baskın olduğuna göre, tarihi olayların farklı çeşitlenmelerinin olmasıdır ve bu farklı hikâyelerin anlatılması, farklı gelecek ihtimallerini doğurur. Bu çalışmanın temel belirlenim alanı gelenek kültürünün sürdürülebilirliği, merkezi yönetimlerce uygulanan kültür politikalarının gelenek kültürünü nasıl şekillendirdiği ve dolayısıyla nasıl etkilediği incelenecektir. Bu çalışmanın somutlaşması için ise gelenek kültürünün önemli temsilcilerinden biri olan 'Karagöz' aracılığıyla değişen olgu ve olaylar aktarılacaktır. Farklı kamu kurumlarının (Halkevleri, Köy Enstitüleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, MİFAD, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, TRT, Devlet Opera ve Balesi, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü...vb.) Karagöz'ün geçmişten bugüne taşınmasında ki etkileri ve işlevleri değerlendirilecektir. Dolayısıyla Karagöz'ün yaşatılması ve korunması amacıyla devletin kültürel politikaları ve yönetimi alanındaki süreklilikler, değişmeler ve bunların nedenleriyle gelenek üzerindeki etkileri belirlenecek ve yorumlanacaktır.
Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı mükemmeliyet modeli çerçevesinde kurum kültürünün yapılandırılması ve kurumsal iletişim ile ilişkilendirilmesi; Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi örneği
Kurumlar da insanlar gibi yaşayan sistemlerdir. Herhangi bir işletme belirli bir hazırlık sürecinden sonra doğar, gelişir ve hayata tutunamazsa zaman içinde kaybolur. Uzun soluklu işletmelerde yıllar boyunca yaşama şansını sağlayan bazı etkenler vardır. Bunların en önemlisi işletmeye ait kuruluş aşamasında kurucusu tarafından oluşturulmuş ve zaman içinde takip eden yöneticilerin de öncelikle muhafaza ettiği, gelişen teknolojiye bağlı olarak dönem dönem yapılan bazı değişimlerle aslını terk etmeyen köklü bir kurum kültürünün varlığıdır. Kurum kültürleri; kurumlarının değerlerini, varsayımlarını, normlarını, inançlarını, adetlerini, sembollerini, törenlerini, öykülerini, kahramanlarını ve kuruma ait özgün iletişim dilini barındırmaktadır. Kurumlarda McKinsey tarafından 7S modeli ile ifade edilen; ortak değerler, strateji, yapı, sistemler, beceriler, çalışanlar ve yönetim tarzını içeren yedi boyutun etkin olarak kullanılması ile kurumsal kapasite tespit edilebilir. İşletmelerin sahip olduğu kurumsal kapasiteden azami istifade edilebilmesi ve kurumsal gelişim hedeflerine aktif olarak yönlendirebilmesi maksadıyla kurumsal iletişimin işletmede uygulanma seviyesi büyük önem taşır. Yapılan araştırmalar sonucunda; iletişimde, sosyal ilişkilerde ve sembolik yönetimde yetenekli ve başarılı kurucuların, geleneksel yönetim anlayışıyla çalışan veya çalışanların duygularına ve değerlerine fazla önem vermeyip sadece teknik konulara önem veren kuruculara oranla, kurum kültürünü daha fazla etkiledikleri tespit edilmiştir. Bu araştırmalarda liderlerin kültürün şekillenmesine yardımcı olduğu, kültürün de çalışanların şekillendirilmesine katkı sağladığı görülmüştür. Bu bilgiler ışığında tez çalışmasına başlarken öncelikle kurum kültürünü, kurumsal davranış modellerini ve kurumsal bağlılığın önemini incelemenin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Kurumların yönetiminde vazgeçilmez unsur olan kurumsal iletişim ile bu kapsamdaki düşünce ve teorilerin neleri kapsadığı hatırlatılmıştır. Modern Yönetim anlayışına geçiş sürecinde başlayan kalite, Toplam Kalite Yönetimi, sürekli gelişim ve EFQM Mükemmellik Modelinin kurumların değerlerine katkıları üzerinde durulmuştur. Klasik yönetim teorilerinden bugün gelinen aşamaya kadar değişen ve gelişen yönetim teorileri tanıtılmıştır. Tez çalışmasında; örneklem seçilen bir işletmede EFQM Mükemmellik Modeli uygulanarak, işletmenin kurumsal iletişiminin iyileştirilmesi sonucunda işletmenin başarı puan ile diğer kriterlerinde olumlu etkilerinin ölçülmesini esas alan bir saha araştırılması yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kurum Kültürü, Kurumsal İletişim, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Avrupa Kalite Yönetim Vakfı, Mükemmellik Modeli.
Örgütsel bağlılık ve kurumsal kültür ilişkisi: Hizmet sektöründe çalışanlar üzerine bir araştırma
Örgütsel bağlılık, çalışanların çalıştıkları örgütün amaçları ile değerlerini kabul ederek bu amaçlar ve değerler uğruna çaba sarf etmesi ve örgütte kalmayı istemesi olarak tanımlanmaktadır. Kurumsal kültür ise işletmedeki çalışanların zamanla geliştirdikleri birtakım grup normlarıdır. Bu grup normları, çalışanların alışılagelmiş davranış biçimleri olup herkes tarafından farkına varılmadan gerçekleştirilen eylemlerdir. Aynı zamanda kurumsal kültür, kurum çalışanlarına farklı bir kimlik kazandırıp çalışanların kuruma olan aidiyetlerinin artmasına yardım ederek çalışanlar tarafından paylaşılan değer, tutum, inanç ve varsayımlar ile çalışanların beklentilerini, duygularını ve etkileşimlerini ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı, Konya ili merkez ilçelerdeki belediyeler ile otel işletmelerinde çalışan orta ve üst düzey yöneticilerin örgütsel bağlılıkları ile kurumsal kültürleri arasında anlamlı bir ilişkiye sahip olup olmadığının araştırılmasıdır. Örgütsel bağlılık ile kurumsal kültür arasındaki ilişkinin araştırılmasına yönelik olarak yapılan bu çalışmada kurumsal bir özellik arz eden belediyeler yine kurumsal yapıdaki dört ve beş yıldızlı olan otel işletmeleri tercih edilmiştir. Konya ili merkez ilçelerde bulunan belediyeler ile otel işletmelerinde çalışan orta ve üst düzey yöneticiler olmak üzere toplam 402 adet anket uygulanmıştır. Araştırmada kurum kültürü ile örgütsel bağlılığın personelin cinsiyetine göre değişmediği saptanmıştır. Ancak kurum kültürünün alt boyutları ile örgütsel bağlılığın alt boyutları arasında değişik etki ilişkileri olduğu araştırma neticesinde tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda araştırmadaki katılımcıların çalışma sektörüne göre kurumsal kültürleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Belediyelerde çalışan orta ve üst düzey yöneticiler ve otel işletmelerinde çalışan orta ve üst düzey yöneticilerin kurumsal kültür düşünceleri arasında önemli farklılık bulunmazken, bu işletmelerin çalışanlarının örgütsel bağlılıkları arasında önemli farklılık bulunmuştur. Aynı zamanda belediyelerde çalışan orta ve üst düzey yöneticilerin örgütsel bağlılıklarının otel işletmesi çalışanlarına oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Araştırmaya katılan çalışanların örgütsel bağlılık ve kurumsal kültürleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.
Kurum kültürüne ilişkin bir durum çalışması: Yatılı bir eğitim kurumu örneği
Bu çalışmanın amacı İstanbul'da bulunan bir yatılı eğitim kurumunda görev yapmış veya yapmakta olan yöneticilerin kurum kültürüne, kurum kültürünün sürdürülebilirliğine ve dönüşümüne ilişkin görüşlerini incelemektir. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul'da bulunan bir yatılı eğitim kurumunda çalışmış veya çalışmakta olan 9 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışmasıdır. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler kapsamında "yönetici görüşlerine göre kurum kültürünü sürdürülebilir kılan faktörler" ve "kurum kültürünün dönüşümünü mümkün kılan faktörler" olmak üzere iki tema ortaya çıkmıştır. Kurum amaçları, iletişim, motivasyon, kardeşlik algısı, mezunların kurumda çalışması, sürekli gelişim, prosedürler, yatakhane kültürü ve yemekhane kültürü yönetici görüşlerine göre kurum kültürünü sürdürülebilir kılan faktörler teması altında ortaya çıkan kodlardır. İkinci tema olan kurum kültürünün dönüşümünü mümkün kılan faktörler teması altında ise iletişim, koordinasyon ve iş birliği, teknolojik yenilik, dönüşüm/değişim, güven, mantık ve sağduyu, yatakhane kültürü, yemekhane kültürü ve yöneticilerin tutumu kodları ortaya çıkmıştır. Her iki temada da "iletişim", "yatakhane kültürü" ve "yemekhane kültürü" kodlarının yer aldığı görülmüştür. Bu da kurum kültürünün sürdürülmesinde ve dönüşümünde, kurumun vizyonunun ve misyonunun gerçekleştirilmesinde iletişim, yatakhane ve yemekhane kültürünün önemini gözler önüne sermektedir. Kurumların sahip olduğu kültürün yaşanılan çağa ayak uydurması beklenir. Bununla birlikte kurumun geçmişine yani köklerine bağlı kalması da bir bu kadar önemlidir. Uzun tarihi geçmişine rağmen yatılı eğitim kurumlarının kurum kültürünün tam olarak oturmadığı düşünülmektedir. Bunun en temel nedeni de kurumu kurum yapan köklerini zayıflatan faktörlerdir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Kurum Kültürü, Kurum Kültürünün Sürdürülmesi
Küreselleşme sürecinde, kurumsallaşma olgusunda yaşanan sorunlar ve kurumsal kültür oluşturma gerekliliği
Kurumsallaşma olgusunda yaşanan sorunların giderilebilmesi için işletme sahip ve yöneticilerinin kurumsal yönetim ilkelerini tekrar içselleştirip tüm paydaşları kapsayacak şekilde kurum kültürü haline getirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır. Çünkü kurumsallaşma olgusunda insan faktörü "çalışan" olduğundan sorunların çözümü "Kurum Kültürü" nde yatmaktadır.
Hofstede'in kültürel boyutlar teorisi bağlamında Türkiye-Güney Kore şirket kültürü karşılaştırması
Bu tez ile Kore Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı mezunu ve/veya kariyerine Kore menşeili bir şirkette başlamak ve/veya devam etmek isteyen Türk tüm bireylere yardımcı olmak için, Geert Hofstede'in Kültürel Boyutlar Teorisi çerçevesinde, Türk ve Kore iş/organizasyon/şirket kültürleri genel hatlarıyla incelenmiştir. Hem Türk hem de Kore kültürel geçmişlerinden bahsedilmişken, iki ülke kültürünün benzerlik ve farklılıklarından yola çıkılarak genel anlamda iki kültüre dair önemli noktalar üzerinde durulmuştur. Bu doğrultuda ilk olarak kültür-birey-aile kavramları ele alınmış, daha sonra bu kavramların birbirlerini nasıl etkilediklerine değinilmiş; son olarak ise bu kavramların organizasyon/örgüt kültürünü nasıl etkilediği saptanmıştır. Alan ile ilgili yapılan literatür taraması aracılığıyla elde edilen bulgular ışığında, Kültürel Boyutlar Teorisi çerçevesinde Türk şirket çalışanlarına uygulanmak üzere bir anket hazırlanmıştır. Türk çalışanlara uygulanan anketin verileri, Kültürel Boyutlar Teorisi kapsamında belirlenmiş olan kültürel değerlerle karşılaştırılmış ve hangi ölçüde örtüştüğü belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen Türk ve Kore şirket/organizasyon/örgüt kültürleri ile ilgili verilerin, ileride yapılacak olan karşılaştırmalı kültürel çalışmalar için de bir referans kaynağı olacağı öngörülmektedir.
Kurumsal iletişim stratejileri çerçevesinde sponsorluk faaliyetlerinin rolü
Bu çalışma, sponsorluk faaliyetlerini kurumsal iletişim stratejileri bağlamında ele alarak, kurumların kimlik, imaj, itibar, kültür, marka kişiliği ve paydaş ilişkileri gibi temel kurumsal bileşenleri nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Kurumsal iletişim, modern örgütlerin toplumsal meşruiyet, paydaş güveni ve sürdürülebilir değer üretimi hedeflerini gerçekleştirmesinde merkezi bir işlev üstlenmekte; sponsorluk ise bu sürecin stratejik iletişim araçlarından biri olarak konumlanmaktadır. Bu çerçevede sponsorluk, yalnızca tanıtım ve görünürlük sağlayan bir pazarlama faaliyeti değil, kurumun kimliğini, kültürünü ve değerlerini kamusal alanda temsil eden bütüncül bir iletişim pratiği olarak değerlendirilmektedir. Araştırma, kuramsal temelli bir literatür derlemesi niteliği taşımakta olup, alandaki ampirik çalışmaların bulguları ikincil analiz yoluyla incelenmiştir. Bu kapsamda sponsorluk; tarihsel gelişimi, türleri, iletişimsel işlevleri ve ölçüm süreçleri açısından ele alınmış; paydaş teorisi, denge kuramı, uyum teorisi, şema teorisi ve halo etkisi gibi psikolojik ve sosyal-psikolojik yaklaşımlar çerçevesinde analiz edilmiştir. Ayrıca IEG, WFA, ESA, KORE, IOC ve Lumency tarafından yayımlanan raporlardan elde edilen nicel veriler kullanılarak küresel sponsorluk ekosistemindeki güncel eğilimler ortaya konmuştur. Literatür incelemesi, sponsorluk ile kurum arasında algılanan uyumun olumlu imaj transferini güçlendirdiğini ve marka algısını desteklediğini göstermektedir. Spor dışındaki kültür, sanat ve sosyal sorumluluk sponsorlukları ise sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratımı hedeflerine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda sponsorluk, kurumsal kimlik ve itibarın inşasında stratejik bir iletişim pratiği olarak öne çıkmaktadır.
Yükseköğretimde örgüt kültürü: Sistematik derleme çalışması
Araştırma, yükseköğretimde yer alan örgüt kültürü tez çalışmalarını belirli ölçütlere göre incelemek ve konuya ilişkin eğilimlerin mevcut durumunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında "yükseköğretimde örgüt kültürü" ve "örgüt kültürü" terimleri taranmıştır. Tarama sonucu 2004-2021 yılları arasında gerçekleştirilen tez çalışmaları nitel araştırma yöntemlerinden sistematik derleme yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamındaki tezlerde nicel desen kullanılmış, akademik personel üniversite örgüt yapısındaki rolü gereği diğer üyelere ( yönetici, öğrenci, politika yapıcı) göre daha fazla çalışmada katılımcı olarak seçilmiştir. Çalışmalarda örgüt kültürü ile ilgili birçok kavram çalışmalara konu edinmektedir. Çalışmalarda önerilerin daha fazla yöneticilere yönelik yapıldığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; araştırma kapsamında incelenen tezlerde örgüt kültürünün birçok alt boyutla ilişkisi tespit edilmiş ve değerlendirmeye alınmıştır. Bunun yanı sıra üniversitelerin toplumsal rolü ve taşıdığı alt kültürleri açısından üniversitenin örgütsel kültürü ve alt kültürleri arasındaki ilişkilerin inceleme ihtiyacı olduğu düşünülmektedir.
Özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumunun sağlanmasında kurum kültürü ve organizasyonel yapı etkisi
Kurumların amaçlarına ulaşmalarında arzu edilen çalışan profilini seçme, geliştirme ve elde tutmada belirleyici örgütsel değişkenlerden biri örgüt kültürü olmakta, bireylerin olumlu iş tutumlarının ortaya çıkmasında kurum kültürü öncül bir faktör olarak nitelendirilebilmektedir. Kurum kültürünün değerlerle anlamsal ilişkisi nedeniyle, yakın ilişki kurulacak bir değişken olan kişi-örgüt uyumunun ortaya çıkması bu nedenle örgüt kültürüne bağlı olabilecektir. Kurumlarda artan düzeyde takım çalışmaları grup dinamiklerinin örgütsel bağlamda incelenmesine daha çok dikkatleri çekmiş ve bireylerin çalışma grupları ile özdeşleşmeleri incelemeye değer bir çalışma konusu niteliği kazanmıştır. Kurum tarafından çalışanlarca geliştirilmesi arzu edilen bir tutum olan grupla özdeşleşme bu nedenle kurumun kendi kültüründen etkilenebilmektedir. Bu çalışmada kurum kültürünün çalışanların kişi-örgüt uyumu ve çalışma grupları ile geliştirecekleri sosyal kimliğe bağlı özdeşleşmeye olan etkisi incelenmiş ve söz konusu ilişkileri, organizasyonel yapı için tanımlanacak karakteristik özelliklerin ne ölçüde değiştirilebileceği (moderator) teşhis edilmiştir. Araştırmaya hizmet ve üretim sektörlerinde kolayda örnekleme yolu ile belirlenmiş alt iş kolları ve toplamda 11 işletmeden 436 beyaz yakalı çalışan katılmıştır. Nicel araştırma yönteminin seçildiği çalışmada veri toplama yöntemi olarak envanter tekniğinden yararlanmış ve ölçekler kullanılmıştır. SPSS programı ile önerilen ilişkilerin test edildiği çalışmada çoklu doğrusal ve hiyerarşik regresyon analizi, grafik gösterim ve doğruların eğim testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, bir kültür boyutu olarak vizyon-müşteri odaklı esneklik ve koordinasyon kişi-örgüt uyumunu, takım çalışması ve yetenek geliştirme-örgütsel öğrenme kültür boyutu grupla özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumunu, yetkilendirme-değişim kültür boyutu grupla özdeşleşmeyi, stratejik plan ve kurum içi işbirliği-talep izleme boyutu kişi-örgüt uyumunu olumlu yönde, paylaşılan vizyon ve iş usulleri/değerleri kültür boyutu ise grupla özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumundaki değişimi olumsuz yönde anlamlı olarak açıklamıştır. Organizasyon yapısının bir boyutu yetkilendirme-değişim kültür boyutu ve paylaşılan vizyon-iş usulleri/değerleri kültür boyutunun grupla özdeşleşme ile olan ilişkisinde şartlı değişken etkisi göstermiştir.
Kurum kültürü yönetiminde kurumsal değerlerin çalışanlara benimsetilmesi: Bir ilaç firmasında uygulama örneği
Kuruluşların birer kurumsal marka olabilmeleri sürecinde kurum kültürünün doğru bir biçimde oluşturulması ve geliştirilerek korunması gerekmektedir. Her kurumun ve markanın kendine ait bir kimliği, kişiliği ve dolayısı ile bir kurum kültürü vardır. Bu kültürün temelini ise ortak inanç ve değerler oluşturur. Değerleri tüm iç ve dış paydaşlara aktarılmanın yolu ise kurumsal iletişimdir. Çalışmanın birinci bölümünde kültür ve kurum kültürü kavramları incelenmiş, ikinci bölümünde kurum kültürü yönetimi, kurumsal marka, kurumsal iletişim ve kurumsal değerlere değinilmiş, üçüncü bölümde ise uluslararası bir ilaç firmasında kurumsal değerlerin çalışanlara benimsetilmesine yönelik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın genel amacı, kurumsal değerlerin belirlenmesi ve çalışanlara aktarılması sürecinde kurumsal değerlere yönelik çalışan tutumlarını, kurumsal değerleri aktarmada kullanılan kurumsal iletişim araçlarının etkililiğini ve kurumsal değerlerin kuruma sağladığı katkıya yönelik çalışanların tutumlarını ortaya çıkarmaktır.
Kurum kültürü ve alt kültürler: halkla ilişkiler birimi olmayan bir şirkette kurum kültürü analizi
Bu çalışmada, Goffee ve Jones'un ortaya koyduğu kurum kültürü sınıflandırması ve bu sınıflandırmaya ait ölçek aracılığıyla, halkla ilişkiler birimi olmayan bir şirkette kurum kültürü tipinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Öncelikle şirkette mevcut olan kurum kültürünün tipi belirlenmiş, daha sonra kurum içinde demografik özelliklere ve çalışılan departmana bağlı olarak alt kültürler oluşup oluşmadığı incelenmiştir. 6'sı demografik veriler ve 47 tanesi de kültür analizine ait olmak üzere toplam 53 sorudan oluşan anket şirkette çalışan toplam 152 kişi tarafından yanıtlanmış ve veriler, ortalama karşılaştırma analizleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, ilgili şirkette Goffee ve Jones'un sınıflandırmasındaki kültür tiplerinden olumlu formda "komünal" kültür tipinin varlığı ortaya konmuştur. Şirkette, demografik verilere dayalı olarak her hangi bir alt kültür tipi belirlenemezken, departmanlardan birinde farklı bir alt kültür tipi belirlenmiştir. Sonuç olarak, halkla ilişkiler biriminin yokluğunda, çalışanların kurum kültürü hakkındaki farkındalığın düşük olduğu, yönetim ve çalışanlar arasında, bilgi aktarımında eksikliğin söz konusu olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Kurum Kültürü, Alt Kültür, Halkla İlişkiler
Kurum kültürünün benimsenmesinin örgütsel bağlılık düzeyine olan rolünün değerlendirilmesi: Eskişehir ilinde bir özel okulda uygulama
Günümüz dünyasında her şey hızlı bir değişim yaşamaktadır. Bu değişim teknolojiden toplumsal hayata her alanda kendini göstermektedir. Özellikle küreselleşmenin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi yönetim sektöründe de yeni bakış açılarının gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Kurumların bu yeni dönemdeki yönetim anlayışlarının çekirdeğini "önce insan" felsefesi oluşturmuştur. Kurumlarına yüksek düzeyde bağlılık duyan çalışanlar kurumun işleyişine olumlu yönde katkıda bulunmaktadırlar. Bu bağlılığın yaratılmasında en önemli faktörlerden biri de kurum kültürünün çalışanlarca benimsenmesidir. Bu noktadan hareketle çalışmanın ilk bölümünde kurum kültürü ve örgütsel bağlılık kavramlarının derinlemesine incelenmesini içeren bir alanyazın taraması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulama kısmında ise kurum kültürünün benimsenmesinin örgütsel bağlılık düzeyine olan rolünün değerlendirilmesi amacıyla Eskişehir ilinde bir özel okulda çalışan 56 katılımcı ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; kurum kültürü benimsenme düzeyi arttıkça örgütsel bağlılık düzeyinde de artış olacağı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra uygulama yapılan kurumdaki kurum kültürü benimsenme düzeyi yüksek, örgütsel bağlılık düzeyleri ise ılımlı düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.
Okullarda güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları ile kurum kültürü
Amaç: Bu araştırmanın amacı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin güç elde etme ve sürdürme yaklaşımlarına ilişkin algılarının ve bu yaklaşımların kurum kültürüyle olan ilişki düzeylerinin belirlenmesidir. Yöntem: Öğretmenlerin güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları ile kurum kültürünün ilişkisinin incelendiği bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve liselerden küme örnekleme yöntemiyle seçilen 55 okulda görev yapan 805 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ve Açımlayıcı ve Doğrulayıcı faktör analizleri yapılan "Güç Kazanma ve Sürdürme Yaklaşımları Ölçeği" ile "Kurum Kültürü Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde non-parametrik testlerden Mann Whitney-U, Kruskal Wallis-H ve Spearman Rho korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Bulgular: Öğretmen görüşlerine göre okullarda sergilenen güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları sırasıyla Sözsüz izlenim yönetimi, etkileme taktikleri, izlenim yönetimi ve Politik taktiklerdir. Öğretmenlerin sergiledikleri güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları; cinsiyet, eğitim durumu, mesleki kıdem, okul hizmet yılı ve okul türüne göre anlamlı farklılaşmaktadır. Araştırmada ilk ilişki odaklı kültür, yenilik odaklı kültür, başarı ve rekabet odaklı kültür, güç odaklı kültür ve T tipi kültür olmak üzere 5 boyutlu bir kültür modeli oluşturulmuş daha sonra modele uygun bir ölçek geliştirilerek veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS üzerinde mütekabiliyet yöntemiyle (Agregasyon) yeni bir veri seti haline getirildikten sonra çok boyutlu ölçeklendirme yöntemi ile model yeniden oluşturulmuş ve araştırma başında oluşturulan model ile araştırma sonrasındaki modelin örtüştüğü görülmüştür. Öğretmen görüşlerine göre okullarda görülen kurum kültürü modelleri sırasıyla İlişki odaklı kültür, Yenilik odaklı kültür, T tipi kültür, Başarı ve Rekabet odaklı kültür ve Güç odaklı kültür olarak ölçülmüştür. Kurum kültürü; cinsiyet, eğitim durumu ve okul türü değişkenleri ile anlamlı farklılaşmakta; mesleki kıdem ve okul hizmet yılı değişkenlerine göre anlamlı farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları alt boyutlarından politik taktikler ve izlenim yönetimi alt boyutları güç odaklı kültür hariç diğer dört kurum kültürü alt boyutuyla negatif yönlü; etkileme taktikleri alt boyutu, ilişki odaklı kültür ve yenilik odaklı kültür ile negatif yönlü, güç odaklı kültür ile pozitif yönlü; sözsüz izlenim yönetimi ise ilişki odaklı kültür, yenilik odaklı kültür, başarı ve rekabet odaklı kültür ile T tipi kültür alt boyutlarıyla pozitif yönde ilişkilidir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonucunda güç kazanma ve sürdürme yaklaşımlarından en fazla sözsüz izlenim yönetiminin sergilendiği, politik taktiklerin ise en az sergilendiği; okullarda ilişki odaklı kültürün en fazla, güç odaklı kültürün ise en az görüldüğü sonucu ortaya çıkmıştır. Geliştirilen kurum kültürü modeliyle X-Y ekseninde yer alan dört kültür tipine ek olarak beşinci bir kültür tipi olarak eklenen T tipi kültürün var olduğu görülmüştür. Kurum kültürünün mesleki kıdem ve okul hizmet yılına göre farklılaşmadığı, cinsiyet, okul türü ve eğitim durumu değişkenine göre farklılaştığı görülmüştür. Genel olarak kurum kültürü alt boyutları ile güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları alt boyutları arasında negatif yönlü bir ilişkinin var olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak, geliştirilen her iki ölçeğin farklı demografik değişkenlerle, farklı şehirlerde, resmi ya da özel eğitim kurumlarında, daha fazla öğretmene ulaşılarak tekrar uygulanmasının ölçeklerin geçerlik ve güvenilirliğinin yeniden test edilmesi açısından önerilmektedir. Ayrıca geliştirilen kurum kültürü modelinin daha fazla okula ulaşılarak okullardaki hâkim olan kültür tipinin belirlenmesi ve ayrıca T tipi kültüre yönelik ek araştırmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Güç kazanma ve sürdürme yaklaşımları, kurum kültürü, politik taktikler, etkileme taktikleri, izlenim yönetimi.
İmam hatip okullarında kurum kültürü (Kastamonu ili örneği)
Bu çalışmada; Kastamonu ili imam hatip liselerinde ve imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarındaki kurum kültürüne ilişkin görüşleri ve algıları ele alınmıştır. Bu nedenle imam hatip okullarındaki kurum kültürünü inceleyerek bu okulların gelişmesine katkı sağlaması, daha verimli çalışmanın imkan ve şartlarının oluşturulmasına yardımcı olunması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel yöntem çoklu durum deseni kullanılmıştır. Bu çalışmada Kastamonu ilindeki öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarıyla ilgili görüşlerini incelemek ve ortaya koymak amacıyla 44 katılımcıyla mülakat yapılmıştır. Mülakat yoluyla elde edilen veriler, Nvivo12 programı kullanılarak kodlanmış, kategori ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticilerin görüşleri, okul değerleri ve kimliği, kurumsal işleyiş ve uygulamalar, motivasyon ve okula bağlılık başlıklarında ele alınmıştır. Okul değerleri ve kimliği; imam hatip okullarından beklentiler, imam hatip okullarına bakış, iletişim ve sosyal ilişkiler, okul-sosyal çevre ilişkileri, manevi iklim ve ahlaki değerler, öğretmen eğitimi ve yeterliliği olarak altı başlıkta değerlendirilmiştir. İmam hatip okullarında kurumsal işleyiş ve uygulamalar; demokratik yönetim ve katılım, işbirliği, destek ve güven, okulun personel yeterliliği, yönetici özellikleri ve uygulamaları, okul içi uyum ve okul başarısı olarak altı başlıkta ortaya konmuştur. İmam hatip okullarında motivasyon ve okula bağlılık; bireysel ve örgütsel faktörler olarak ele alınmıştır. Öğretmenin mesleğini ve öğrencileri sevmesi, görevin yapılış amacı, verilen emek, beklentiler ve beklentilerin karşılanması, öğretmen ve yöneticilerin motivasyon ve okula bağlılığını etkileyen bireysel faktörler olarak; motivasyon ve okula bağlılığı etkileyen örgütsel faktörler ise yöneticilerin tutumu ve yaklaşımları, gönül bağı ile örülmüş sıcak bir ortam, çevresel-dış faktörler olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarının imam hatip okullarındaki okul kültürünün daha iyi anlaşılmasına ve bu okullarda kurum kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma sonunda sonuç ve önerilere yer verilmiştir.