PKK

70 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

PKK'nın diasporayı şekillendirme stratejisi: Belçika örneği

Bu tez PKK'nın diaspora stratejisini açıklamayı amaçlamaktadır. PKK'nın AB ülkelerindeki Kürt diasporasına yönelik stratejisini anlamak için Belçika örnek olarak seçilmiş ve iki soruya cevap aranmıştır. İlk olarak PKK'nın Belçika'daki radikal Kürt diasporası ve yerel grupları nasıl örgütlediği ele alınmıştır. Örgütün Belçika'daki organizasyonlarının nasıl bir araya geldiğini açıklamak amacıyla etnik olmayan ulus-aşırı oluşumlar kuramsal çerçevesi altında bulunan 'siyasi-ideolojik yayılma' ve 'ulus-aşırı dil toplulukları' adlı yaklaşımlara başvurulmuştur. Cevabı aranan diğer soru; PKK'nın Belçika'da kurmuş olduğu yapıları hangi amaç için kullandığı, 'ulus-aşırı savunmacı ağlar' kuramsal çerçevesi ışığında ele alınmıştır. Bu kuram gereği, Türkiye'de ve Belçika'da bulunan ‗siyasi fırsat yapısı' detaylandırılmış ve örgütün faaliyetleri ‗bumerang' örüntüsü ile açıklanmıştır. Her iki soru da niteliksel analiz yöntemlerinden ‗örnek olay araştırması' yöntemi ile incelenmiştir. Erişilen bulgular değerlendirilerek PKK'nın diasporaya yönelik izlediği stratejinin üç bağlamda Şekillendiği tespit edilmiştir. Örgütün diaspora stratejisi; uluslararası meşruluk kazanma – hayatta kalma- , Kürtleri temsil eden 'tek' mercii olma ve Türkiye'ye baskı kurma, olarak üç boyuttan müteşekkildir. Anahtar Kelimeler: PKK, diaspora, Belçika, Kürt, Avrupa'da PKK

BelçikaDiasporaKürtler+5
Ümit Tetik
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Askeri alanda devrimin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin PKK terörizmi ile mücadelesine etkisinin analizi

Bu çalışmada, Askeri Alanda Devrim tartışmasının merkezinde yer alan hassas hedefleme teknolojisinin, TSK ile PKK terör örgütü arasındaki mücadeleye olan etkisi incelenmiştir. Hassas hedeflemenin TSK lehine yarattığı güç asimetrisi, PKK'yı tepki vermeye zorlamıştır. Bu nedenle, PKK eylem tarzını değiştirerek, modern sistem taktiklerini zaman-mekan-kuvvet boyutlarında operasyonel hale getirmeye çalışmıştır. Bu değişimin PKK açısından iki sonucu olmuştur. Birincisi, PKK kuvvet boyutunda yaptığı değişiklik nedeniyle konvansiyonel saldırı gerçekleştirme kapasitesini ve bu yolla alan hakimiyeti sağlama imkanını kaybetmiştir. İkincisi, konvansiyonel saldırı gerçekleştirme kapasitesini kaybetmesi nedeniyle, alan hakimiyet iddiasını korumak amacıyla, konvansiyonel savunmaya dayalı bir yöntem geliştirmiştir. Çalışmada söz konusu süreç istatistiki ve açıklayıcı yöntemler kullanarak açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hassas Hedefleme, Ateş gücü, Manevra

Askeri yeniliklerPKKSavunma teknolojileri+3
Tolga Ökten
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kentleşme ve asimetrik askeri mücadele: PKK terör örgütünün Silopi'de "Şehir savaşı" denemesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin mücadelesi

Bu çalışmada, kentleşmenin savaş olgusu üzerindeki etkisi neticesinde asimetrik askeri mücadelelerin yükselen önemi ve bu bağlamda kentleşmenin PKK terör örgütünün strateji, yöntem ve taktiklerine etkisi incelenmiştir. Geçtiğimiz yüzyıl başında tüm dünyada %16 olan kentsel nüfus oranı 2018 yılı itibariyle %55'e ulaşmış, diğer bir ifadeyle kırsal alan nüfusu azalmış ve insanlar kentlere yönelmiştir. Bu sebeple günümüzün asimetrik örgütlerinin, 20'nci yüzyılda başarılı olan gerilla hareketlerinin temel stratejisi olan kırsal alana dayalı mücadelesi ile hedefe ulaşması mümkün gözükmemektedir. Kentleşmenin bu denli hızlı gelişmesi ve yarattığı etkilerin PKK terör örgütü için iki farklı sonucu olmuştur. Birincisi, PKK terör örgütü, "Uzun Süreli Halk Savaşı" stratejisinin gereği olarak kırsal bölgeye dayalı bir "gerilla savaşı" ortamını kaybetmiştir. İkincisi, mücadelesini siyasal alana paralel olarak kentlere kaydırmıştır. Önümüzdeki süreçte PKK'nın kırsal alandaki eylemlerinde oransal olarak azalma, kentsel eylemlerinde ise doğrusal artış olması beklenmektedir. Çalışmada nicel ve nitel verilere dayanarak açıklayıcı bir metot izlenmiş, akademik yazın ve terör örgütü kaynaklarından istifade edilmiş ve Silopi İlçesi özelinde vaka analizi yapılmıştır.

Asimetrik tehditlerAskeriAskeri savunma+7
Mehmet Yüksel
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ayaklanmacı terörizm ile mücadelede mahalli halkın güvenlik sistemine dâhil edilmesi: PKK ile mücadelede güvenlik koruculuğu örneği

Türkiye Cumhuriyeti'nin PKK terör örgütü ile uzun yıllardır devam etmekte olan mücadelesi süresince güvenlik koruculuğu sistemi önemli bir tartışma konusu olmuştur. Mahalli halkın güvenlik sistemine dâhil edildiği çok sayıda benzer uygulama, dünyanın farklı bölgelerinde terör örgütleri ile mücadele kapsamında hayata geçirilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'nin PKK terör örgütü ile mücadelesinde güvenlik koruculuğu uygulamasının nasıl ortaya çıktığı sorusuna cevap aranmaktadır. Süreç takibi metodundan istifade edilerek, ilgili literatürden alınan hipotezlerin öngördüğü ilişkilerdeki nedensellik mekanizmaları tipik bir vaka olan güvenlik koruculuğu örneğinde ortaya konmaya çalışılmıştır. PKK terör örgütünün stratejisi ve bölgenin coğrafi şartları göz önünde bulundurulduğunda, güvenlik koruculuğu sisteminin, kırsal alanda güvenliğin sağlanması için hayati önemde bir uygulama olduğu görülmektedir.

Köy koruculuğuPKK
Mehmet Erdem Arslan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Terörizmle mücadelede lider kadro odaklı yaklaşım: Türkiye'nin PKK terör örgütü ile mücadelesi (2015-2020)

Bu çalışma, terörizmle mücadelede dekapitasyon olarak tanımlanmış ve Türkçeye bu çalışma kapsamında "tırpanlama" olarak uyarlanmış lider kadro operasyonlarını destekleyici nitelik arz etmesi için geliştirilen Organizasyonel Tırpanlama kavramını incelemektedir. Karizmatik ve kült kişiliğe sahip terör örgütü liderlerinin etkisiz hale getirilmesini ihtiva eden dekapitasyon/tırpanlama kavramı, alt ve orta düzey terör örgütü liderlerinin hedef alınmasının ayrıca incelenmesi gerektiğini öne süren Organizasyonel Tırpanlama kavramı ile tamamlanmaya çalışılmıştır. Organizasyonel Tırpanlama'nın uygulandığı bir örnek olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin PKK terör örgütü ile 2015 yılı ve sonrasındaki mücadelesinin bir sütunu ele alınmıştır. Bu bağlamda Organizasyonel Tırpanlama'nın uygulanışının analiz edilmesi için İçişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde yürürlüğe konan Terör Arananlar platformu ve burada örgüt liderlerine ilişkin sunulan bilgiler incelenmiştir. PKK terör örgütü başta olmak üzere, terör örgütü liderlerinin değişen önem düzeyine göre tasnif edildiği bu platforma başvurularak bir veri seti oluşturulmuştur. Derlenen veri seti sonucunda elde edilen bulgular ışığında, etkisiz hale getirilen PKK terör örgütü mensuplarının sayıca ağırlığının alt ve orta düzey örgüt liderlerinde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, en tepede bulunan örgüt liderinin yanında alt ve orta düzey örgüt liderlerinin de hedef alındığı Organizasyonel Tırpanlama'nın uygulanışı ortaya konmuştur.

Organizasyonel tırpanlamaPKKTerör+4
Elif Merve Dumankaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Terörizmin finansmanı ile mücadelede 11 Eylül saldırılarının etkisi, FATF'in ülke uygulamalarındaki rolü: Türkiye'nin PKK ile mücadelesi örneği

Bu çalışma terörizmin finansmanı ile mücadelede 11 Eylül Saldırılarını etkisini, bu alanda BM'nin girişimlerini, FATF'in terörizmin finansmanı ile mücadeledeki rolü ve ülke uygulamalarına etkisini incelemektedir. Terörizmle mücadele araçları içerisinde terörizmin finansmanı ile mücadelenin rolü ele alınmıştır. BM ve FATF'in 11 Eylül Saldırıları sonrasında terörizmin finansmanı ile mücadelede uluslararası alandaki kurucu ve kapasite artırıcı etkisi incelenmiş; bu etki Türkiye'nin PKK'nın finansmanı ile mücadelesinin analizi üzerinden irdelenmiştir. Türkiye'nin PKK'nın finansmanı ile mücadelesi eski ve yeni perspektif üzerinden ele alınmış, BM ve FATF nezdinde geliştirilen terörizmin finansmanı ile mücadele araçlarının PKK ile mücadelede kullanılıp kullanılmadığı tartışılmıştır. Bu kapsamda uluslararası alanda BM ve FATF nezdinde ihdas edilen hukuki düzenlemeler incelenmiş, ulusal alanda Türkiye'nin yürürlüğe koyduğu terörizmin finansmanı ile mücadele düzenlemeleri ile karşılaştırılmıştır. Uluslararası alanda geliştirilen terörizmin finansmanı ile mücadele araçlarının Türkiye'de PKK'nın finansmanına karşı kullanıldığı ortaya koyulmuştur.

11 Eylül 2001 olayıFinansmanMali Eylem Görev Grubu+6
Rıdvan Bahadır
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Terörle mücadelede güvenlikçi yaklaşımlar; PKK ve IRA terör örgütleri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Günümüzde uluslararası bir boyut kazanan terör sorunu, dünya gündemini her geçen gün daha fazla meşgul etmeye başlamıştır. Ülkelerin teröre karşı bütünleşik bir mücadele stratejisi üretememesi, terörü daha da büyütmektedir. Terörle mücadelede günümüz koşullarında stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Teröre sadece dar bir bakış açısıyla bakılıp, terör ve terörizm kavramları birbirinden ayırmadan yapılan mücadelelerin bir başarı sağlaması olanak dışıdır. Ülkeler, teröre karşı genellikle güvenlik perspektifinden bakarak, kapsamlı bir strateji üretmekte zorlanmaktadır. Terörizm, onu besleyen sosyal dinamizmler, ekonomik, kültürel ve politik alanlarda da incelenip bu bağlamda stratejiler üretilmelidir. Aksi takdirde uygulanan güvenlik stratejileri terör örgütlerine propaganda aracı sağlamaktan başka bir işe yaramamaktadır. Türkiye, terör örgütlerine karşı mücadelede askeri alanda başarı sağlasa da bu başarıyı diplomasi ile destekleyememektedir. Teröre karşı taktiksel alanda sağlanan başarı sosyal, kültürel ve ekonomik değerler bağlamında pekiştirilmemiştir. Bu nedenle terörle mücadele uzun yıllara yayılmış, günümüzde daha fazla güvenlik ve huzur ortamını bozmaktadır. Yıllar içinde binlerce masum insanın hayatına mal olan terör, Doğu bölgelerinin yaşam koşullarına dolaylı olarak etki etmektedir. Güven ve istikrar ortamının oluşmaması, bölgenin ekonomisine zarar vermekte, işsizlik yüksek seviyelere çıkmıştır. Bu nedenle iş bulmakta zorlanan bölge halkı, batı illerine göç etmek zorunda kalmaktadır. Terör mensupları ile müzakere yollarına girişmek, haince bir hareket sayılmaktadır. Ancak İngiltere'nin IRA'ya karşı uyguladığı güvenlik odaklı politikaları yumuşatarak müzakere sürecine girmesi neticesinde varılan sonuç incelendiğinde gerektiği zaman örgüt üyeleriyle müzakerenin bazen sonuca götürdüğü görülmektedir. Aslında bu müzakereler doğru bir şekilde yapıldığı zaman terörün elini kolunu bağlayabilmektedir. Müzakere olmadan bir sonuca varılamamakta ve terör, masum insanların hayatlarına mal olmaya devam etmektedir. Disiplinli, sağlam iradeli, profesyonel müzakerecilerin çabası, çözüm sürecine giden yolu kısaltmaktadır. Bu müzakereler gizli veya açık olsun, neticede ülkenin faydasına olmalıdır. Teröre karşı mücadele yöntemleri ne kadar doğru ve yapılan stratejik hataların getirdiği sonuçlar nelerdir? Bu tezde bu konulara değinilmiş olup terör ve terörizm ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Terör örgütlerinin stratejileri ve saldırılarda kullandıkları yöntemler araştırılıp özetlenmiştir. Geleneksel Güvenlik Teorileri ve Yeni Güvenlik Teorileri açıklanmış, bu teorilerin getirdiği sonuçlar incelenmiştir. PKK ve IRA karşılaştırılmış olup Türkiye ve İngiliz hükümetinin teröre karşı uyguladıkları güvenlik odaklı politikalar incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Teröre karşı güvenlik odaklı stratejilerin getirdiği sonuçlara değinilmiş ve teröre karşı mücadelenin sosyal, kültürel ve ekonomi politikalarıyla desteklenmesinden sonraki etkiye vurgu yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Terör, terörizm, güvenlik, şiddet, strateji, teori

GüvenlikGüvenlik politikalarıIRA+7
İbrahim Halil Kan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Asimetrik savaş stratejisi çerçevesinde PKK'nın yapısal dönüşümü: Şehir terörizmi ve Hendek Olayları

Bu çalışma ile terör örgütü PKK'nın tarihi ve şehir odaklı gelişen yapısal dönüşümünün ortaya konulması hedeflenmiş, söz konusu dönüşümün en önemli göstergesi olan "Hendek Olayları" vaka örneği olarak incelenmiştir. PKK, Marksist/Leninist temelde kurulmuş ve 90'ların ikinci yarısına kadar Mao'nun kır gerillacılığı yöntemleri ile terör eylemleri gerçekleştirmiştir. Mevcut konjonktüre uyum sağlayabilen bir terör örgütü olan PKK, Abdullah Öcalan'ın yakalanmasıyla birlikte dağılmanın eşiğine gelmiş, bu minvalde taktik ve yöntemleri değişmeye başlamıştır. Nihai amacına kırsal alanlardaki terör eylemleri ile değil, şehirlerde yoğunlaşarak ulaşabileceğini düşünen terör örgütü, bu bağlamda çeşitli oluşumlar ve yapılanmalar tesis etmiştir. Yerel ve bölgesel gelişmeleri de yeni terörizm stratejisine eklemleyen PKK, 2015-2016 arasında, örgütlendiği meskûn mahallerde alan hâkimiyeti elde etmek ve kurtarılmış bölgeler oluşturmak amacıyla birçok şehir merkezinde yoğun terör eylemleri gerçekleştirmiştir. Sonuç olarak PKK, demokratik uygarlık ve doğrudan demokrasi/komünalizm teorilerini şehir gerillacılığı anlayışı ile bütünleştirerek kendine has bir terörizm stratejisi geliştirmiş, yapısal dönüşümünü şehir merkezli özyönetim paradigması temelinde oluşturmuştur. Bu sürecin gelişimi ve sonucu, "Hendek Olayları, terör örgütü PKK'nın demokratik özerklik ve şehir merkezli özyönetim paradigması temelinde gelişen yapısal dönüşümünün göstergesidir" hipotezi ile test edilmiştir. Bu çalışma tümelden tikele bir seyir izlediği için birinci bölümde savaşın dönüşümüne, yeni nesil savaş olgusuna ve asimetrik yöntemlere yer verilmiştir. İkinci bölümde asimetrik yöntemlerin temel bileşeni olan terörizm, kavramsal ve tarihsel yönleriyle irdelenmiş, terörizmin türleri, nedenleri ve terörizmle mücadele anlayışı ortaya konulmuştur. Üçüncü bölümde PKK terör örgütünün tarihi ve yapısal dönüşümü analiz edilmiştir. Son bölümde ise şehir merkezli dönüşümün bileşenleri ve Hendek olayları ile güvenlik güçlerinin meskûn mahal/hendek operasyonları incelenmiştir.

AsimetrikAsimetrik tehditlerKentler+7
Yunus Karaağaç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

1947-1998 Türkiye-Suriye ilişkileri: Güvenlik sorunu bağlamında problemler ve krizler

Bu çalışmada, 1947-1998 yılları arasında Türkiye ile Suriye arasında güvenlik sorunu bağlamında yaşanan problemler ve krizler incelenerek, her iki ülkenin de birbirlerine karşı uyguladığı politika ve stratejiler ele alınmıştır. Çalışma neticesinde elde edilen bulgulara göre; 1947-1998 yılları arasında Türkiye ile Suriye arasında yaşanan "güvenlik sorunu"nun nedenlerinin çok köklü temellere dayandığını söyleyebiliriz. Suriye'nin Osmanlı Devleti'nden ayrılmasından itibaren Türkiye'ye karşı sürdürdüğü hasmane tutumu, 1946 yılında bağımsızlığını kazanmasından itibaren artarak devam etmiştir. Bunun yanı sıra Suriye'nin kendi içerisinde yaşadığı iç siyasi sorunlar, 1947 yılında başlayan Soğuk Savaş faktörü ve son olarak Hatay konusu ile sınır aşan sular meselesi de buna eklenince Suriye tarafından 1947-1998 yılları arasında Türkiye'ye karşı büyük güvenlik tehditleri yöneltilmiştir. Bunun sonucunda, uzun yıllar boyunca iki ülke arasında güvenlik sorunu bağlamında büyük problemler ve krizler yaşanmıştır. Ancak Türkiye'nin kararlı tutumu karşısında 1998 yılında Suriye, imzaladığı Adana Mutabakatı'yla bundan böyle Türkiye'ye karşı herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmayacağını kabul ederek imza altına almıştır. Anahtar Sözcükler Güvenlik, Soğuk Savaş, 1957 Krizi, Hatay Meselesi, Su Sorunu, PKK, 1998 Ekim Krizi.

GüvenlikHatay sorunuPKK+7
Özkan Özer
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Terörizm, Türkiye'de terör olgusu ve PKK/PYD

Türkiye'de terör olgusu bir bölümü Osmanlı İmparatorluğu'ndan devralınan, diğer bölümü ise cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar geçen süre içerisinde, bulunduğu coğrafyanın da jeopolitik ve jeostratejik özelliklerinden kaynaklı, çıkar hesaplarının ve tarihsel amaçların kesiştiği bir merkez durumunda oluşu ile zamana, mekana ve amacına göre sürekli boyut değiştiren, neredeyse tüm ideolojik akımların geçmişten günümüze terör tehdidinin gündeme geldiği bir ülke olmuştur. Türkiye'nin bölgesinde etkili ve güçlü bir devlet olmasından rahatsızlık duyan bazı ülkeler, doğrudan çatışmalarda yer almak istemeyip, politikalarının merkezine terörü alarak her fırsatı ve sinsi hareketi değerlendirip, vekil aktör olarak tayin ettikleri terör örgütleri üzerinden aynı kadri paylaşan ve aynı topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasında etnik temelli çatışmalar çıkartarak ülkeyi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak istemekte, bir takım siyasi ve ekonomik çıkarlar sağlama hedefiyle de açık veya gizli olarak terörizm silahı ile Türkiye'yi tehdit etmektedirler. Yapılan bu çalışma ile küresel bir niteliğe bürünmüş olan terör ve terörizm sorununun çözümüne bilimsel zeminde katkı sağlamak gayesiyle, terör ve terörizmin ''mevcut sorunların nedeni olmaktan öte mevcut sorunların sonucu'' olduğu düşüncesinden hareketle ekonomik, sosyal, siyasal ve psikolojik nedenlerin yanı sıra dış desteğin de nedenlerinin bilinmesi ve incelenmesi, kurgulanma metodlarının analizinin yapılması, konunun bütün yönleri ile iyice anlaşılması ve genel perspektifinin rasyonel genellemelerle ortaya konulması düşünülerek ele alınmıştır. Terör ve terörizm sorunu Türkiye'nin ulusal güvenliğinin, heba edilen yıllarının, maddi manevi kayıplarının yanı sıra tüm insanlığı ve gelecek nesilleri tehdit eden boyutları ile onbinlerce insanın canını kaybetmesi, geride bırakılan aile ve sevenlerinin acı ve ısdırapları, ahlaki hiçbir temelinin bulunmayışı, hukukun üstünlüğünün kabul edilmeyişi, siyasi hedefler için insan hayatının değersizleştirilmesi, masum insanların canına kıyılması gibi hususlarla bu sorunun sadece askeri ve güvenlikçi yaklaşımlarla değil, çözümü için aynı zamanda bu alanda bilimsel çalışmaların yapılmasının da ne kadar zaruri bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü terörle mücadele süreci yalnızca güvenlik birimlerinin özverisi ile değil, uzun yıllar boyunca toplumun her kesimi ve her bireyi tarafından desteklenmesi gereken zorlu bir süreçtir. Söz konusu bu çalışma, işte bu alandaki ihtiyacın hissedilmesinin yanı sıra aynı zamanda bir sorumluluk olarakta görülmesi nedeniyle yapılmıştır.

BölücülükKürt sorunuPKK+5
Güngör Gökdağ
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Basın demeçleri bağlamında Türk ve Amerikan ilişkilerinin terörle mücadele boyutu

Bu tez çalışmasında Suriye'ye sıçrayan Arap baharının oluşturmuş olduğu kaotik ortamda kendine yer edinen PKK/PYD ve İŞİD terör örgütlerine karşı müttefik olan Türkiye ve Amerika'nın terörle mücadelede ne denli işbirliği yapabildiği araştırma sorusundan yola çıkılarak, devletlerin terörizme karşı işbirliği zorlukları irdelenmiştir. İzlenilen metot söylem analizi ve süreç analizi birlikteliğidir. 2011-2018 yılları arasında devlet başkanlarından savunma bakanlığına, dışişleri bakanlarından hükümet sözcülerine kadar farklı kurumların yönetimlerinde bulunan kişilerin söylemleri analiz edilerek ve sahadaki eylemleriyle karşılaştırılarak süreç analizi yapılmıştır. Araştırma sırasında yıllara göre çeşitli haber kaynakları taranmış ve sahada terör örgütlerine karşı gerçekleştirilen operasyonlar literatür taraması ile detaylı olarak incelenmiştir. Devlet kurumlarında bulunan kişilerin söylemleri kamuoyuna açık kaynaklardan elde edilmiş ve çeşitli kaynaklardan araştırılıp teyit edilerek sunulmuştur. Tez içerisinde bulunan görüş ve önerilerin tamamı, yaptığım araştırmalar sonucu şekillendirdiğim kişisel fikirlerimdir ve herhangi bir kişi veya kurumun görüşünü yansıtmamaktadır.

Amerika Birleşik DevletleriIŞİDPKK+7
Elif Vardar
MEF University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Comparative study of peace negotiations

This study aims to investigate the mechanisms that support the success of peace negotiations. Two main factors are the focus of this work, which are third-party intervention and payoffs of parties. When third-party interventions are combined with payoffs of parties in peace negotiations, cooperation and communication among parties have increased, which supports the success of peace negotiations. Due to certain similarities including ethnic roots of insurgent organizations, their way of organizing and electoral systems, the peace negotiation with IRA that Conservative Party initiated offers an important case that can be compared with Resolution Process in Turkey. Lack of third-party intervention and changes in payoffs motivating parties to defect from negotiations caused problems in disarmament, legal roadmap and incorporation of the opposition issues. Supported by electoral victory of Labor Party, third-party interventions through creating commissions, setting binding deadline and conducting meetings highly contributed the solution of these problems and the signing of Good Friday Agreement in 1998. On the other hand, Turkey had suffered from lack of third-party interventions with regards to disarmament, withdrawal, legal reforms and harsh nationalist critics. The impact of regime change in Turkey on Resolution Process is also addressed as a main reason for declining any third-party intervention in 2013 although AKP government demanded a coordinator from the U.S for ensuring the trans-national collaboration in PKK problem in 2009.

PeacePeace processPeacekeeping+5
Orhan Yetim
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

DEAŞ ve PKK/KCK'nın 2015-2020 yılları arasında Türkiye'ye yönelik algı yönetimi faaliyetlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi

Terörizm kavramı korku, ideoloji, strateji ve güç kullanımı gibi olgular ekseninde geniş bir tanım yelpazesine sahiptir. Terörizm ve insanlığın terör algısı tarih boyunca çeşitli değişimler ve dönüşümler geçirmiştir. Terör ve terörizm kavramlarında yaşanan tanım çeşitliliği terör örgütlerinin küresel ölçekte faaliyet yürütmelerine zemin hazırlamış ve terörizmin etki alanının sınırlandırılması neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Terör örgütlerinin yapıları, farklı ideolojileri benimsemiş olmalarına rağmen genel anlamda benzerlik göstermektedir. Tarihsel süreç içerisinde terör örgütlerinin ideoloji ve yapılarının yanı sıra motif olarak kullandıkları yöntemler de oldukça benzerlik göstermektedir. Çeşitli ideolojik ve siyasal nedenlerle eylemlerini faaliyete geçiren terör örgütleri algı yönetimi faaliyetlerini propaganda aracılığıyla yürütmektedirler. Türkiye kuruluşundan itibaren terörizm tehdidine maruz kalmıştır. Jeopolitik ve jeostratejik konumu nedeniyle her dönem farklı amaçlarla varlığını sürdüren terörizm tehdidine karşı önlemler alarak güvenlik politikalarını şekillendirmektedir. Terör örgütlerinin uygulamış olduğu algı yönetimi faaliyetleriyle taraftar toplamak ve aynı zamanda kendilerini kamuoyu huzurunda meşru göstermek amaçlanmaktadır. Bu çalışmada terörizm, algı yönetimi ve propaganda kavramları detaylı olarak ele alınmış ve terörizmin tarihsel arka planı araştırılmıştır. Çalışma boyunca terör örgütlerinin yapısı incelenerek PKK/KCK ve DEAŞ terör örgütlerinin 2015-2020 yılları arasında Türkiye üzerinde gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetleri açıklanmıştır. Bu kapsamda terör örgütlerinin propaganda faaliyetlerine karşı Türkiye'nin terörle mücadele yöntemleri incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, 2015-2020 yılları arasında PKK/KCK ve DEAŞ terör örgütlerinin Türkiye'ye yönelik algı yönetimi faaliyetlerinin analizini incelemek ve karşılaştırmaktadır. Çalışmanın önemini ise PKK/KCK ve DEAŞ terör örgütlerinin fiziksel saldırılarının yanı sıra algı yönetimi faaliyetlerini kullanması sonucunda Türkiye üzerinde bırakılan etkileri ortaya koymak ve Türkiye'nin mücadelesinin ortaya koyulması oluşturmaktadır. Sonuç olarak terör eylemlerinin tamamlayıcısı olarak gerçekleştirilen propaganda faaliyetlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi yapılacaktır.

Algı yönetimiIŞİDKCK+6
Çağrı Buğra Çoban
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Irak'ın Kuzeyine müdahalesinin değerlendirilmesi: Nicel bir araştırma

Bu çalışma, Türkiye'nin PKK terör örgütü ile mücadele kapsamında Irak'ın kuzeyinde oluşan dış politikasını, 2016 yılı sonrası Irak'ın Kuzeyine gerçekleştirdiği müdahale operasyonlarının nedenlerini anket ile desteklenerek açıklık getirmektedir. Türkiye'nin bölgesel aktör olarak Irak'ın kuzeyinde benimsediği stratejiyi bu çalışma açıklamaktadır. Türkiye iç politika unsurlarından etkilenmekte ve devletin dış politikasına biçim verilmektedir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Irak'ın kuzeyi özelinde bakış açısı ve algısı, yerel faktörlerle birlikte Irak dış politika kararlarını etkilemiştir. Irak'ın kuzeyine gerçekleştirilen müdahale operasyonları alınan bu kararla başlamış ve Türkiye alan hakimiyeti konsepti uygulayarak başarılı bir şekilde belirlemiş olduğu hedefine doğru ilerlemektedir.

Askeri müdahaleIrakKuzey Irak+5
Murat Mutlu
Hakkari University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Turkish - Syrian relations in the context of terrorism 1978 - 1998

This thesis investigates the relationship betwen terrorism and foreign policy preferences and aiming to find out the reasons of state-sponsored terror in the case of Syria and PKK. Throughout the study, how PKK terror movement began and how become an instrument in foreign policy of neighbor countries of Turkey will be analyzed. The details of secured zones, weapon, military training and financial aids provided to PKK by Damascus will be evaluated and compared with the foreign policy objectives of Syria. Also, Turkey's reponse in military and diplomatic level against PKK terror and Syria goverment was taken into evaluation and examined the measures taken against terrorizm.

PKKSyriaTerror+6
Selçuk Tekin Özer
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Turkey's approach to Northern Iraq after 1991

Iraq has been an interesting foreign policy area for the analysis of Turkish foreign policy due to the fact that security concerns have dominated the foreign policy agenda besides economic and socio-cultural issues. However, Turkish interest in Iraq is not limited to security domain; there are other aspects of Turkish interest in Iraq such as historical ties and socio-cultural bonds. Moreover, in order to understand the current relationships between the Iraq and Turkey to analyze Turkish foreign policy towards Northern Iraq, a multi-dimensional analysis on the historical and theoretical ground should be asserted. To assess the Iraq policy of Turkey comprehensively, this study tried to make the analysis of current Turkish foreign policy and its assumptions, besides sociopolitical realities of the region.

SecurityNorthern IraqKurdish question+6
Sevil Yıldırım
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The socio-cultural and political reasons of joining the separatist terrorist organizations in Turkey

Through the human history, violence has been one of the principal problems of states. Even though centuries pass, violence has been carried on under different ideological, economic, racialistic and religious motives. In this context, comprehending in which social environment, under which economic conditions, and with which political cultures the individual who applies violence is brought up assists us to understand under which conditions participation in the separatist movement occurs.When we consider the conditions of the period when PKK appeared, it will assist us to understand the source of its ideological infrastructure and its sociological infrastructure that it was organized getting effected by which opinion organizations. PKK (Kurdistan Workers Party) is the first political based organization that has made the Separatist and Ethnical Violence in Turkey to get supported widely. This formation shaped under the Marxist- Leninist ideology has later focused on Kurdish nationalism in the following years, and brought its operations into the size of ethnical terror.When it has been 2011, if PKK can still find out militant and participation can not be stopped, then, State should examine its political, social and economic policies. Even if PKK was a result, it can?t be approved for it to legitimize the violence.

Separatist movementsEthnic nationalismKurdish question+7
Cemil Murat Budak
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

PKK-KONRA GEL terör örgütü ile mücadelede sorun çözücü olarak sivil toplum

Terör ve terörizm uzun yıllardan bu yana Türkiye'nin temel sorunu olmaya devam etmekte ve uzun yıllar daha bu yerini koruyacak gibi gözükmektedir. Geçen yıllar, sorunun çözümünde sosyal ve psikolojik temelleri ortaya çıkarmıştır. Dolayısı ile çözüm için, bilim insanlarına ve sıradan vatandaşlara da en az hükümetler kadar sorumluluk düşmektedir. Ama bu sorumluluk ne şekilde yerine getirilmelidir?Bir yanda, terör ve terörizm sorunu, Türkiye'yi uzun yıllardan bu yana epeyce meşgul eden, maddi ? manevi ağır maliyetler ödeten ve özellikle son yıllarda milli güvenliğin bir numaralı tehdit maddesi olarak karşımıza durmaktadır. Var olan Kürt sorununun devamı olarak ortaya çıkan şiddet sorunu artık kendi başına değerlendirilebilecek bir noktadadır. Her ne kadar iç içe geçmiş de olsalar, bu iki sorun karşısında ayrı ayrı çözüm paradigmaları geliştirilmesi zorunluluk arzetmektedir. Diğer yanda, Türkiye'de her geçen gün daha da gelişen ve inisiyatif alarak büyüyen bir sivil toplum bulunmaktadır. On yıllardır, Türkiye'de sivil toplumun kendi geleneğini oluşturduğunu söylemek bile iddialı olmayacaktır. Oluşturduğu geleneğini de arkasına alarak, geleneksel güç merkezlerini değişime zorlamaktadır. Gelişen sivil toplumun beraberinde getirdiği değişim, devletin aşmakta zorlandığı sorunların çözümü için ihtiyaç duyulan aklı geliştirebilecek midir?Bu çalışma, gelişen sivil toplum aklının, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı, Kürt ve şiddet sorunları başta olmak üzere, sorunların çözümünde nasıl bir rol oynayabileceğinin araştırılmasıdır. PKK var olan Kürt protestosunun bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve radikalleşerek terörize olmuştur. Kendisinde var olan ideolojik birikimi ve Kürt halkının taleplerini birleştirmiştir. Taleplerini gerçekleştirebilmesi içinse terörü bir araç olarak benimsemiştir. Devletin ukdesinde bulunan, meşru şiddet kullanma ve legal alanı belirleme, ayrıcalıklarını başarılı bir şekilde kullanamaması örgütün kitle kazanmasına neden olmuştur. Sonuç olarak, gelinen noktada Kürt sorunu ve şiddet sorunun kesişim kümesinde hayli büyük bir kitle bulunmaktadır. Bu kaygan kitle, ya Kürt sorununun çözülmesiyle marjinal şiddet hareketi olarak zayıflayacak yahut da Kürt sorununun çözümsüzlüğüyle şiddet sorunu çığırından çıkacaktır.Çalışmada sorunun tespiti ve sivil toplumun sorun çözücü rolü, bölgede yapılan derinlemesine mülakatlarla ve teorik tartışmalarla ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, PKK- KONRA- GEL, Talepler, Legal Alan.

Kürt sorunuKürtlerPKK+5
Muhammed Ferit Duman
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Terör amaçlı kullanılan çocuklar: PKK analizi

Bu çalışma, PKK terör örgütüne katılan ve daha sonra terör örgütünden ayrılıp teslim olan bireylerin örgüte neden katıldıklarını anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, katılımcıların çocuk yaşta katıldıkları terör örgütünde yaşadıkları deneyimlerin ayrılma motivasyonlarına ve örgüt sonrası yaşamdaki uyumlarına etkilerini incelemektedir. Nitel yöntemle yapılan bu araştırmada toplam on altı katılımcı ile görüşülmüş ve elde edilen veriler MAXQDA nitel araştırma programında kategorize edilmiştir. Katılımcıların sosyo-ekonomik zorluklar içinde olduğu ve eğitim düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, terör örgütünün ideolojik eğitimlerle katılımcıları etkilediği görülmüştür. Terör örgütünün ekonomik zorlukları ve duygusal eksiklikleri sömürdüğü ve katılımcıları kandırdığı belirtilmiştir. PKK'nın aile içi problemleri ve ekonomik güçsüzlükleri kullanarak militanları etkilediği gözlemlenmiştir. Terör örgütünün ideolojik ve pratik eğitimlerle militanların kimliklerini değiştirmeye çalıştığı ve iletişimi kısıtladığı tespit edilmiştir. Araştırmada PKK terör örgütünün militanlarının örgüt içerisindeki deneyimleri de incelenmektedir. Terör örgütünün militanlarına verdiği eğitimler, duygusal ilişkilerin yasaklanması, çocuk savaşçıların kullanılması, örgüt içi eşitsizlikler, güvenlik politikalarının etkisi ve terör örgütünden ayrılma girişimleri ele alınmaktadır. Araştırma, örgütten ayrılma motivasyonlarını ve sivil yaşama uyum süreçlerini de incelemektedir. Katılımcılar, devletin ve ailenin desteklerinin, güvenlik güçlerine yönelik algılarını olumlu yönde değiştirdiğini ifade etmektedir. Militanlar, örgütten ayrıldıktan sonraki yaşamlarında aile kurma, eğitimlerine devam etme ve iş sahibi olma gibi hedefler belirlemektedir. Bu deneyimler, terör örgütünden ayrılan kişilerin rehabilitasyonu ve yeniden entegrasyon süreçlerinin önemini vurgulamaktadır.

Erkek çocuklarKız çocuklarıPKK+3
Radiye Sezer Katırcıoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

1980-2021 döneminde jandarma bölgesinde meydana gelen terör olaylarının incelenmesi: Gaziantep ili örneği

Bu çalışmanın amacı Gaziantep ili Jandarma bölgesinde meydana gelen terör olaylarını incelemek ve bu özgün çalışma sonucunda elde edilen sonuçları alan yazına kazandırmaktır. Araştırmanın Gaziantep örneğinde yapılmasının sebebi: bu ilin terör eylemlerinin sıklıkla yaşandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alması ve Türkiye'nin güvenlik stratejisi açısından önemli bir konumda bulunmasıdır. Araştırma Türkiye'de şiddetli terör eylemlerinin yaşandığı 1980-2021 yılları arası dönemi kapsamaktadır. Bu kapsamda Gaziantep Valiliği'nden ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığından alınan izinler doğrultusunda temin edilen ikincil veriler doküman analizi ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonucunda Gaziantep ili Jandarma bölgesinde 1980-2021 yılları arasında toplam 492 adet terör eylemi olduğu, bu eylemlerin 21 farklı eylem şeklinde tezahür ettiği ve eylemlerin 9 farklı terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu örgütler arasında eylem sürekliliği bakımından PKK/KCK terör örgütü; eylem yoğunluğu bakımından ise PKK/KCK terör örgütünün yanı sıra FETÖ/PDY ve DEAŞ terör örgütleri ön plana çıkmaktadır. Yapılan araştırma neticesinde Gaziantep ilinde ilk terör olayının 1980 yılında başladığı ve yaşanan terör eylemlerinin 1990 yılı sonrasında dramatik bir şekilde artış gösterdiği saptanmıştır. Terör eylemlerinin en çok yaşandığı ilçe İslâhiye ilçesi olarak belirlenmiştir. Oğuzeli ilçesi ise 2014 yılından sonra bazı terör örgütlerinin hedefi haline geldiği görülmektedir. Gaziantep ilinde yaşanan terör eylemleri kolluk kuvvetleri tarafından başarılı bir şekilde opere edildiğinden 914 şüpheli etkisiz hale getirilmiştir. Bu terör eylemleri sonucunda 41 vatandaşımız mağdur edildiği ve 8 adet kritik tesisin ise zarar gördüğü tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Terör, Gaziantep, Güneydoğu Anadolu, Güvenlik, Jandarma.

FETÖ/PDYGaziantepGüneydoğu Anadolu bölgesi+7
Abuzer Durmuş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kürt sekülerleşmesi: Kuşak farklılaşması bağlamında Diyarbakır'da dini değişim

1960'lardan itibaren filizlenmeye başlayan Kürt sol/sosyalist düşüncesi, 1990'lı yıllardan itibaren toplumsal etki alanını peyderpey genişleterek Kürt toplumunun önemli bir kesimi üzerinde bir hegemonya kurabilmiştir. İllegal (PKK) ve legal (siyasal, toplumsal ve kültürel) alanlarda faaliyetler sürdüren Kürt solunun ideolojik/politik etkileri sonucunda, halen birçok genç etnik sol-sosyalist ideolojinin seküler çekim merkezine dâhil olmakta ve önceki kuşaklara kıyasla geleneğe ve dine yaklaşımlar hususunda hızlı bir değişim yaşamaktadır. Bu araştırma Diyarbakır'da yaşanan sekülerleşme sürecini hızlandıran önemli faktörlerden biri olan Kürt solunun kuşaklar üzerindeki etkisine odaklanmaktadır. Araştırmanın amacı, Diyarbakır şehri özelinde hâkim etnik sol/sosyalist dinamiklerin genç kuşakta nasıl bir değişim meydana getirdiğini saptamaya çalışmak ve genç kuşağın önceki kuşaklarla farklılıklarını çeşitli boyutlarıyla anlamaya çalışmaktır. Kuşak karşılaştırmasının metodolojik bir araç olarak kullanıldığı bu araştırmada, "temellendirilmiş teori" ve "biyografi" yöntemleri birlikte kullanılmaktadır. Araştırma, 2018 yılının Haziran-Temmuz-Ağustos ve 2019 yılının Temmuz aylarında Diyarbakır'da gerçekleştirilen saha araştırmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Araştırmada 36 genç ve ebeveyn çift, 14 tek ve 3 odak grup görüşmesinde toplam 102 katılımcıyla yarı-yapılandırılmış mülakat formuna dayalı olarak yüz yüze derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Saha verileri, gorunded teorinin de bir gereği olarak kodlamayla başlayıp daha soyut teorik bulgulara ulaşmak şeklinde bir tümevarımsal süreç içinde ve sürekli karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Böylece ortaya çıkan bulgular, Kürt kuşakları arasında yaşanan sekülerleşmeye dair teorik soyutlamalara ulaşmaya imkân tanımıştır. Elde edilen bulgulara göre politik/ideolojik nedenlere dayanan ve etnik sol/sosyalist karakterde olan bu sekülerleşme tipi, sekülerleşme tartışmalarında genellikle ön planda olan Batılı kapitalist sekülerleşme tipinden farklı niteliktedir. Gençler üzerinde etkili olan etnik sol/sosyalist sekülerleşme süreci "radikal" nitelikte bir sekülerleşmenin ve tutum, değer ve inançlarda farklılaşmanın yaşanmasında etkili olmaktadır. Araştırmanın ulaştığı bulgulara göre ebeveynlerine kıyasla gençler; dine/geleneğe bakışta, ibadetleri uygulamada, örf ve âdetlere uymada, flört, evlilik ve boşanma gibi pratiklerde ve toplumsal cinsiyete yaklaşımda önemli farklılaşma yaşamaktadır.

Dini değişimDini gelişimDiyarbakır+7
Yusuf Ekinci
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet - PKK çatışmasında yakınlarını yitirmiş kişilerin algı ve beklentileri

Bu tez çalışmasının amacı, Devlet-PKK çatışmasında yakınlarını yitirmiş kişilerin algı ve beklentilerini analiz etmektir. Araştırmanın verileri, Diyarbakır, İstanbul ve Trabzon illerinde yüz yüze yapılmış mülakatlardan oluşmaktadır. Bu bağlamda, PKK ile devlet arasındaki çatışmalarda birinci derecede yakınlarını yitirmiş toplam 60 asker ve militan yakını ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Mülakatlar vasıtasıyla katılımcıların, "şehitliğe, PKK'ya, devlete, Kürt sorununa ve çözümüne, birbirlerine (Türklere/Kürtlere) ve demokratik açılıma ve barışa" yönelik görüş ve beklentileri alınmıştır. Araştırma konusu, çatışma analizi ve çözümü teorik çerçevesi içerisinde analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, asker ve militan yakınların birçok konuda farklılaşmalarına rağmen, barış konusunda benzer kanaatleri taşıdıkları ve barışı arzuladıkları görülmektedir. Araştırma bulguları, her iki tarafın da birbirine karşı tarihsel travmalardan kaynaklanan önyargılara sahip olduğunu ve bu nedenle barışı tam olarak içselleştirmediklerini ortaya koymaktadır.

Aile tutumuEtnik çatışmalarKürtler+7
Gülşah Savaş Çakmakcı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

PKK/KCK eylem profili: Gaziantep örneği

Bu araştırmanın amacı, PKK/KCK örgütünün Gaziantep'te 2003-2013 yılları arasında gerçekleştirdiği eylem profillerini ayrıntılı bir biçimde betimleyerek, konuya ilişkin nitelikli tartışmalar ve değerlendirmeler yapmaktır. Araştırmaya ilişkin veriler nitel araştırma tekniklerinden birisi olan doküman analizi yoluyla toplanmış ve elde edilen verilerin geçerlik-güvenirlik analizleri; eş uzman incelemesi, dış denetim ve çoklu kodlayıcı süreçleri yoluyla sağlanmıştır. Veri toplama sürecinde, PKK/KCK'nın Gaziantep ilinde 2003-2013 yılları arasında gerçekleştirdiği eylemler ayrıntılı olarak incelenmiş; toplamda 18 farklı türde 173 eylemin gerçekleştiği; bu eylem türleri gerçekleştirilen kodlamalar sonucunda altı başlık altında sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda, Gaziantep ilinde eylemlerin yıldan yıla tarz ve yoğunluk olarak değiştiği görülmüştür. Bazı yıllarda şehir içi şiddet eylemlerinde yoğunluk olmasına karşın bazı yıllarda ise yürüyüş, basın açıklaması ve propaganda faaliyetleri tarzındaki eylemlerinin çok daha yoğun yaşandığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar ışığında; tarz ve yoğunluk olarak yıldan yıla değişim gösteren terörist eylem profillerinin birbirinden farklı olması dolayısıyla, terörle mücadelede uygulamaya konulacak yol haritalarının da bu kapsamda şekillendirilmesi gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: PKK, KCK, Terör

GaziantepPKKTerör+5
Ali Yasin Çiçek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The legitimization attempts towards PKK inits own documents

After a period of planning and preparation for the purposes of attacks and massacres, PKK -Kurdish Labor Party-whose establishment was declared with a meeting held in Fis village of Diyarbakır/Lice on the 27th of November,1978, has undertook armed attacks on a regular basis since 1984. It has terrorized last forty years and yielded Turkey to spend a significant proportion of its energy to the fight against terrorism. Turkey has primarily preferred the option of armed struggle against PKK terror from the very beginning of the first terrorist attacks and Turkish Armed Forces took place at the forefront in this struggle. In this process, armed struggle occurred mainly and it was failed to achieve a complete success against the PKK terror. The present study is aimed to reveal the goals of PKK and the arguments it uses to justify it's actions. This data-based study is done with the foresight of providing significant information to the security forces taking active part inthe fight against PKK and has a mission of analyzing the problem objectively in different dimensions. The research data obtained via document analysis technique of qualitative research methods and validity and reliability analysis of the data is provided by peer review, external audit and multi-encoder processes. According to the findings and results of the study, in order to legitimize PKK, organization administrators create the perception of struggle against Turkish Republic in the eyes of Kurdish people by asserting that Turkey is pursuing a variety of hostile policies especially alleged denial and destruction policies towards Kurdish people. Key Words:Terror, Terrorism, PKK, KCK

Kurdish questionKurdishLegitimacy+6
Abdülaziz Özdemirer
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00

Related subjects