Matematik okuryazarlığı

Bu konu başlığı altında 84 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının 8. sınıf ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlıklarına, matematik öz-yeterlik algılarına ve akademik başarılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının, Görsel Matematik Okuryazarlığına, Matematik Öz-Yeterlik Algısına ve akademik başarıya olan etkisini inceleyip bu yaklaşıma yönelik öğrenci görüşlerini almaktır. Diyarbakır ilinin Hani ilçesine bağlı bir devlet okulunda gerçekleştirilen bu araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri aynı anda kullanıldığından karma desenli bir araştırmadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak Olasılık Başarı Testi, Görsel Matematik Okuryazarlığı Ölçeği ve Matematik Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu testlerden elde edilen veriler; normallik analizleri, ilişkili ve ilişkisiz örneklemler t-testi yapılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda 27'si deney grubunda, 25'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci yer almaktadır. Araştırma sonucunda; akademik başarı değişkenini açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, Görsel Matematik Okuryazarlığı ve Matematik Öz-Yeterlik algısı değişkenleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Çalışmanın nitel kısmında ise içerik analizi kullanılmış, yarı yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu aracılığıyla öğrencilerin Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımıyla ilgili: "Günlük hayatta kolaylık sağladığı", "Soyut durumların somut hale getirilmesine yardımcı olduğu", "Matematiği eğlenceli bir hale getirdiği" ve "Öğrenme kalıcılığını sağladığını" gibi ifadelerde bulunmuşlardır. Sayıları az da olsa bazı öğrenciler kendileri dışındaki grupların gürültü yaptıklarını bu nedenle bazen "Odaklanamama" sorunu yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin çoğu, matematik dersinin kazanımlarında Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının kullanılması gerektiğini, bazı öğrenciler ise her konunun öğretiminde bu yaklaşımın kullanılmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğunun Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür.

Akademik başarıGerçekçi matematik eğitimiGörsel okuryazarlık+7
Mehmet Emin Sefa Karakılçık
Siirt University
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik alanında gelişmiş ülkelerle ortak olan hedeflere ulaşma düzeyi

Bu araştırmanın amacı, matematik alanında gelişmiş ülkeler ve Türkiye'nin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyini belirlemektir. Betimsel araştırma yöntemi kullanılan bu araştırmanın örneklemini Ankara ili merkez ilçelerinde 1. hizmet bölgesi ve 1. hizmet alanında bulunan ortaokullardaki 538 sekizinci sınıf öğrencisi ve 15 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ülkelerin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında kazandırmak istedikleri özellikler doküman analizi yoluyla belirlenmiş ve ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi matematik başarı testi ile saptanmıştır. Öğrencilerin bu ortak hedeflere ulaşma düzeylerini etkileyen faktörlere ilişkin de öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistikler, nitel verileri ise betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda karşılaştırılan öğretim programlarının hedefler bakımından büyük çoğunlukla benzer olduğu ancak kazandırılmak istenen sınıf düzeyleri bakımından farklılık gösterdiği gözlenmiştir. Ülkelerin ortak hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi %63 olarak belirlenmiş ve %75'in altında kalındığı için istenen düzeye ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen görüşleri ise öğrencilerin ortak hedeflere istenen düzeyde ulaşılamamasını destekler nitelikte bilgiler ortaya koymuştur.

MatematikMatematik başarısıMatematik dersi+7
Merve Bilgiç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

PISA-2018 Türkiye örnekleminde okuma keyfinin performans puanlarına etkisinde üst bilişsel stratejilerin aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA 2018 araştırmasına Türkiye'den katılan öğrencilerin okuma keyfi ile anlama ve hatırlama, özetleme, güvenirliği değerlendirme üst bilişsel stratejilerinin öğrencilerin performans puanlarına etkisini araştırmaktır. Okuma keyfinin öğrencilerin okuma, matematik ve fen puanlarını üst bilişsel stratejiler aracılığıyla yordama durumu üç farklı model aracılığıyla sınanmıştır. Araştırmada veriler PISA 2018 okuma becerileri, matematik okuryazarlığı ve fen okuryazarlığı alanındaki test ve öğrenci anketi aracılığıyla elde edilmiştir. Kayıp verilerin temizlenmesi sonucu Türkiye örnekleminden 6104 öğrencinin verileri ile analizler gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasında verilerin analizi için Andrew F. Hayes tarafından geliştirilen IBM SPSS programında Process Macro eklentisi kullanılmıştır. Analizlerde varsayılan olarak %95 güven aralığında 5000 Bootstrap örneklemi kullanılmış ve olası modellerden Model 4 analizi uygulanmıştır. Araştırma yöntemi olarak ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Kurulan ilk modele göre okuma keyfi, üst bilişsel stratejileri aracı değişkenlerini yordamaktadır ve üst bilişsel stratejilerinin aracılık etkisi bulunmuştur. Okuma keyfi ve üst bilişsel stratejiler okuma puanındaki değişkenliğin %25'ini açıklamaktadır. Kurulan ikinci modele göre okuma keyfi, üst bilişsel stratejiler aracı değişkenlerini yordamaktadır ve üst bilişsel stratejilerinin aracılık etkisi bulunmuştur. Matematik puanı üst bilişsel stratejiler tarafından açıklanırken okuma keyfi tarafından açıklanamamaktadır. Okuma keyfi ve üst bilişsel stratejiler matematik puanındaki değişkenliğin %17'sini açıklamaktadır. Kurulan üçüncü modele göre okuma keyfi, üst bilişsel stratejiler aracı değişkenlerini yordamaktadır ve üst bilişsel stratejilerinin aracılık etkisi bulunmuştur. Okuma keyfi ve üst bilişsel stratejileri fen puanındaki değişkenliğin % 21'ini açıklamaktadır.

Fen okuryazarlığıMatematik okuryazarlığıOkuma becerileri+3
Derya Cihan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretim programlarının matematik okuryazarlığıaçısından karşılaştırılması: Singapur, İngiltere, Kanada, Türkiye örneği

Bu araştırmada, PISA ve TIMSS gibi uluslararası sınavlarda başarılı olan Singapur, İngiltere ve Kanada ülkeleri ile Türkiye ortaokul matematik dersi öğretim programları benzerlik ve farklılıklarını matematiksel okuryazarlık çerçevesinde ortaya çıkarmak amacıyla incelenmiştir. Karşılaştırmalı çalışmaların amacı ülkelerin; kendi eğitim politikalarına yön vermeleri için diğer ülkelerdeki öğretim programlarını sınıf içi uygulamalarda karşılaştırma ve sonuçlar çerçevesinde kendilerine uygulanabilir birtakım sonuçlar çıkartabilmektir. Bu çalışmada karşılaştırma yapılan ülkeler bulundukları kıtalarda PISA sonuçlarına göre yüksek puan alan ülkelerdir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi benimsenmiştir. Ortaokul matematik dersi öğretim programları için kazanımlar ve programların genel yapısı, vizyonları hedefleri üzerinden incelemeler yapılmıştır. Ülkelerin öğretim programları PISA matematik okuryazarlığı değerlendirme çerçevesinin genel içerik alanları, matematiksel içerik alanları matematiksel süreçler ve matematiksel yetenekler bağlamında ele alınmıştır. Öğretim programlarını belli özellikler doğrultusunda sınıflandırabilmek için içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Türkiye, Singapur, İngiltere, Kanada(Ontario) matematik dersi öğretim programlarında dersin hedef kazanımları, öğrenme alanları ve konulara göre ayrılmış olarak öğretmenlere faydalı birtakım açıklamalarla birlikte yayınlanmıştır. İngiltere matematik dersi öğretim programı fazla ayrıntıya yer vermeyen çekirdek bir program olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye ve Singapur matematik dersi öğretim programları her sınıf düzeyi için ayrı ve ayrıntılı olarak hazırlanmıştır. Ontario matematik dersi öğretim programı ise her sınıf düzeyi için ayrı hazırlanmış ve diğer üç ülkenin programına göre öğrenme alanları, kazanım sayıları, öğretmen açıklamaları bakımından oldukça kapsamlı olarak hazırlandığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, farklı ülkelerin kullandıkları öğretim programları matematik okuryazarlığı bakımından değerlendirildiğinde matematik okuryazarlığı içerikli öğrenme hedeflerinin ve ders içi etkinliklerin ülkelerin öğretim programlarında daha fazla yer alması gerektiği önerilmiştir.

Karşılaştırmalı eğitimMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+6
Yağmur Işıkoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin geometrik yapı metinlerini okuma anlayışlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada lise öğrencilerinin geometrik yapı metinlerini okuma anlayışları değerlendirilmek istenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenindedir. Çalışmanın katılımcılarını Türkiye'nin batısındaki bir devlet kız lisesinde eğitim alan 11. sınıf öğrencilerden beş kız oluşturmuştur. Birebir görüşmeler ve doküman analizi yoluyla verilerin toplandığı çalışmada öğrencilere açıortayın, belirli bir uzunluğun, çevrel çemberin, karenin ve ikizkenar dik üçgenin oluşumuna ilişkin geometrik yapı metinleri ile birlikte her bir geometrik oluşum için dokuz sorudan oluşan bir görüşme formu verilmiştir. Görüşme formundaki sorular geometride bulma veya tanıma, yorumlama veya bağlantı kurma, yansıtma veya sonuç çıkarma olmak üzere üç kategoriyi içerecek niteliktedir. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin genel olarak bulma ve tanıma kategorisine ilişkin sorularda çok zorlanmazken, daha üst düzey bilişsel becerilerin gerektiği yansıtma ve sonuç çıkarma kategorisinde zorlandıkları belirlenmiştir. Ancak bulma ve tanıma kategorisinde yer alan özellikle geometrik sembolleri tanıma ve açıklamada da sıkıntı yaşadıkları tespit edilmiştir. Bulgular ışığında öğrencilerin geometrik metinleri okuma anlayışlarının zayıf oldukları söylenebilir. Bu anlamda öğretmenlerin öğrencilerin okuma anlayışlarını arttırmaya yönelik uygulamalar yapması tavsiye edilebilir.

GeometriGeometrik düşünmeGeometrik yapılar+4
Emre Baysal
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye, Singapur, Kanada ve Estonya'daı PISA 2018 başarılarını etkileyen değişkenlerin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı PISA 2018 uygulamalarına katılan Türkiye ile Singapur, Estonya ve Kanada'daki öğrencilerin matematik-okuma-fen başarı puanlarını manidar olarak yordayan okul ve öğrenci düzeyi değişkenlerinin belirlenmesi ve farklılıkların ortaya konulmasıdır. Bu doğrultuda öğrenci düzeyi değişkenleri olarak; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, evdeki kültürel varlıklar, evdeki eğitim kaynakları, aile serveti, bilişim teknolojileri kaynakları, sınıf iklimi, öğrenme hedefleri, öğrencilerin küresel olaylar hakkında farkındalığı, küresel fikirlilik ve okula aidiyet duygusu alınmıştır. Okul düzeyi değişkenleri olarak ise, öğrenci başına düşen kullanılabilir bilgisayar oranı, yüksek lisans derecesine sahip öğretmen indeks oranı, eğitim materyali eksikliği, eğitim elemanı eksikliği, öğrenmeyi engelleyen öğrenci ve öğretmen davranışları analiz edilmiştir. Araştırmada veri setinin yapısına uygun olarak çok düzeyli-çok değişkenli regresyon modeli kullanılmıştır. Analiz sonucunda Türk öğrencilerin başarılarındaki değişimin okullar arasındaki farklardan, Singapur, Estonya ve Kanada uygulamalarında ise başarının daha çok bireyler arasındaki farklılıklardan kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenci düzeyinde Türkiye ile Singapur, Estonya ve Kanada uygulamalarında matematik okuryazarlığını yordayan değişkenler; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, sınıf iklimi olarak bulunmuştur. Okuma becerileri başarı puanlarını yordayan değişkenler; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, aile serveti, sınıf iklimi, öğrencilerin küresel sorunlar hakkındaki farkındalığı en güçlü manidar yordayıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Fen okuryazarlığını yordayan değişkenler ise; ekonomik, sosyal ve kültürel indeks, aile serveti, sınıf iklimi, öğrencilerin küresel sorunlar hakkındaki farkındalığı ve öğrenme hedefleri tüm ülkelerde anlamlı bulunmuştur. Okul düzeyi değişkenlerinde ise Türkiye, Singapur, Estonya ve Kanada'da tüm uygulama alanlarında en güçlü manidar yordayıcı değişken öğrenmeyi engelleyen öğrenci davranışlarıdır.

EstonyaFen okuryazarlığıKanada+4
Gülşirin Koçak
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı problemlerinin çözüm süreçlerinde matematiksel iletişim yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı problemlerinin çözüm süreçlerinde matematiksel iletişim yeterliğinin incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu Giresun ilinde bir devlet ortaokulunun 6, 7 ve 8. sınıflarına devam eden öğrencilerden, uygun ve ölçüt örnekleme yöntemleri bir arada kullanılarak seçilen 6 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Matematik Okuryazarlığı Problemleri ile Yarı Yapılandırılmış Görüşmeler kullanılmıştır. Araştırmada yer alan öğrencilerin matematiksel iletişim yeterliğinin değerlendirilebilmesi amacıyla ise PISA araştırmalarında kullanılan göstergelerden yararlanılarak araştırmacılar tarafından oluşturulan İletişim Yeterliği Dereceli Puanlama Anahtarı (İYDPA) kullanılmış ve öğrenci performansları yeterli, kısmen yeterli ve yetersiz olarak kodlanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin okuryazarlık problemlerinin çözüm süreçlerinde matematiksel iletişim yeterliğini kullanma durumlarına yönelik genel performans düzeylerinin 'kısmen yeterli' olduğu görülmüştür. Öğrenciler en yüksek performansı Düzey 0'da en düşük performansı ise Düzey 1 ve Düzey 3'te yer alan problemlerde göstermişlerdir. Matematik okuryazarlığı problemlerinin çözüm süreçleri göz önüne alındığında ise öğrencilerin yüksek performans düzeylerinin i) formüle etme, ii) matematiği kullanma ve iii) yorumlama biçiminde sıralandığı görülmüştür. Öğrenciler en yüksek performansı formüle etme, en düşük performansı ise yorumlama basamağında göstermişlerdir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bağlı olarak matematik öğrenme ortamlarına ve konu ile ilgili olarak yürütülecek farklı bilimsel çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Matematik Okuryazarlığı, Matematiksel İletişim Yeterliği, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri

Matematik okuryazarlığıMatematiksel beceriİletişimsel yeterlilik
Ekrem Kuş
Ordu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

PISA uygulamalarında okuma-matematik-fen okuryazarlığı puanlarındaki değişimin çok değişkenli-çok düzeyli model ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, PISA 2009-2012-2015 uygulamalarına katılan Türk öğrencilerin matematik-okuma-fen performanslarını birlikte manidar olarak etkileyen okul ve öğrenci düzeyi değişkenlerin belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında öğrenci düzeyi değişkenlerden cinsiyet, program türü, anne ve baba eğitim durumu, evdeki kültürel olanaklar, evdeki eğitimsel kaynaklar, ev olanakları, ekonomik-sosyal-kültürel durum indeksi kullanılmıştır. Okul düzeyi ile ilgili olarak ise okul büyüklüğü, bilgisayarların kullanılabilirlik indeksi, öğretmen-öğrenci oranı modele dahil edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda PISA 2009-2012-2015 Türk öğrencilerine ait veriler, Çok Düzeyli-Çok Değişkenli Regresyon Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, okullar arasında öğrencilerin matematik-okuma-fen puanlarında farkların olduğu gözlenmiştir. PISA 2009-2012 Türkiye uygulamasına ait öğrencilerin matematik-okuma-fen puanlarını birlikte manidar olarak yordayan öğrenci düzeyi değişkenlerin sırasıyla baba eğitim durumu, evdeki eğitimsel kaynaklar, PISA 2015 uygulamasında ise anne eğitim durumu, ekonomik-sosyal-kültürel durum olduğu belirlenmiştir. Her üç uygulamada matematik ve okuma performansını manidar olarak yordayan öğrenci düzeyi değişkenin cinsiyet olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. PISA 2009 Türkiye uygulamasına ait öğrencilerin matematik-okuma-fen puanlarını birlikte manidar olarak yordayan okul düzeyi değişken ise öğretmen-öğrenci oranı olarak bulunmuştur. PISA 2012 ve PISA 2015 için akademik başarıyı manidar olarak yordayan okul düzeyi değişkenin bilgisayarların kullanılabilirlik indeksi olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak, okullar arası söz konusu öğrenci başarısındaki farklılığın azaltılması önerilebilir. Öğrencilerin evdeki eğitim ortamlarını düzenleyici çalışmalar yapılabilir.

EğitimEğitim bilimleri enstitüsüFen okuryazarlığı+7
Şule Ötken
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik uygulamaları dersinin ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığına ve matematiğe yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul öğretim programında yer alan seçmeli Matematik Uygulamaları dersinin, öğrencilerin matematik okuryazarlık düzeylerine, matematiksel süreçlere ve matematiğe yönelik tutumlarına olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada ön-test son-test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nicel verileri desteklemek amacıyla nitel verilere de yer verilmiştir. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Ankara ilinde bulunan bir devlet okulunda bulunan 63 sekizinci sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğretim sürecinde deney grubundaki öğrenciler matematik uygulamaları içeren etkinliklerle öğrenim görmüşlerdir. Kontrol grubunda ise dersler soru ve test çözümü şeklinde yürütülmüştür. Öğretim uygulamaları on hafta sürmüştür. Öğrencilerin matematik okuryazarlığı performanslarını belirlemek için Matematik Okuryazarlık Testi, matematik dersine yönelik tutumlarını belirlemek için Matematik Tutum Ölçeği gruplara ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulama sonunda matematik okuryazarlığı çerçevesinde tanımlanan matematiksel süreçleri daha detaylı incelemek için deney grubu öğrencileriyle bireysel, yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizi için betimsel istatistik yöntemleri, ilişkili örneklemler için t-testi ve ANCOVA kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, Matematik Okuryazarlığı testinden alınan son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Matematik Tutum Ölçeğinden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise gruplar arasında matematiğe yönelik tutum açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Matematiksel süreçler açısından öğrencilerin en başarılı olduğu süreç "işe koşma" süreci, en az başarılı olduğu süreç "yorumlama" süreci ve boş cevap oranının en fazla olduğu süreç "formülleştirme" sürecidir. Uygulamayla deney grubu öğrencilerinin formülleştirme, işe koşma ve yorumlama performans puanında da istatistiksel olarak anlamlı bir artış meydana geldiği görülmüştür.

MatematikMatematik dersiMatematik eğitimi+3
Özge Şaban
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A study for development of statistical literacy scale for undergraduate students

Statistical literacy was defined as the ability to understand basic concepts, vocabulary and symbol of statistics, and some probability; and critically evaluate statistical information in everyday life situations. The aim of this study was to develop a valid and reliable instrument measuring statistical literacy for university students. Statistics content covered in previous instruments on statistics learning (CAOS- Web ARTIST Project, 2005; Statistical Literacy Skills Survey, Schield, 2008; ARTIST Topic Scales, 2006) and 6-12 grades curricula implemented in Turkey were examined. A Statistical Content Rating Form (SLCRF) was formed in the light of knowledge and skills involved in the related domain. Scholars who were offering statistics and research methods courses were asked which statistics topics undergraduate students are required to know for being statistically literate. Content coverage was determined according to scholars? answers, and then questions were selected among existing instruments in the literature. For topics that questions in the literature are insufficient then new questions were written by the researcher. Suggested questions were examined by experts and the 42 questions were chosen and tried out with a pilot study with 33 participants. Based on the results, the number of questions was reduced to 20 and it was tried again with a sample consisting of 90 participants. Then, the number of questions was reduced to 17 and Statistical Literacy Scale (SLS) was developed. SLS was administered to 476 undergraduate students. The construct validity of SLS was examined with experts? item based opinions and results of factor analysis. Content validity was assured with SLCRF results. From the data gathered from 476 participants the Cronbach alpha coefficient was calculated as .532. It is possible to say that SLS has the attributes of construct, content, and curricular validity.

Mathematics educationMathematical literacyStatistics+3
Füsun Şahin
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlık öz-yeterlik düzeylerinin ve görüşlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeylerini belirlemek ve sonuçlarını derinlemesine açıklamaktır. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Özgen ve Bindak (2008) tarafından geliştirilen "Matematik Okuryazarlığı Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Bu araştırmanın nicel bulgularını desteklemek amacıyla nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın nicel verilerini toplamak için 2022-2023 öğretim yılında Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenimine devam eden 1, 2 , 3 ve 4. sınıfta okuyan 129 öğretmen adayı çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın nitel verilerini toplamak için 9 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, mezun olunan lise türü, akademik not ortalamaları, aile gelir düzeyi, öğretmen adaylarının beyan ettiği matematiğe yönelik ilgi, öğretmen adaylarının beyan ettiği matematiğe yönelik tutum, matematik öğretimi I ve Matematik öğretimi II derslerini alıp almama değişkenlerine göre incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri cinsiyet, lise türü, sınıf düzeyi, akademik not ortalaması ve matematik öğretimi I-II derslerini alıp almama durumlara göre farklılaşmamaktadır. Akademik not ortalaması, 70- 79 olan öğretmen adayları ile 90-100 olan adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlikleri arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeylerinde matematiğe yönelik ilgi ve matematiğe yönelik tutum değişkenleri açısından da anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerMatematik okuryazarlığıSınıf öğretmenliği+3
Zeynep Özdemir
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmen adaylarının matematiksel okuryazarlık özyeterlikleri, evrensel fen okuryazarlılıkları ve dijital okuryazarlık öz-yeterlilikleri arasındaki ilişki

Bu çalışmada geleceğe yön verecek olan öğretmen adaylarının matematik okuryazarlık düzeylerinin, matematiksel okuryazarlık öz yeterliklerinin, evrensel fen okuryazarı olma durumlarının ve dijital okuryazarlık öz yeterliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan Matematik Öğretmenliği ve İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümü 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmada "Öğretmen Adaylarının Dijital Okuryazarlık Öz-yeterliliği Ölçeği", "Evrensel Fen Okuryazarlığı Ölçeği", "Matematik Okuryazarlığı Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Matematik Okuryazarlığı Başarı Testi" kullanılmıştır. Uluslararası alanda yapılan PİSA ve TIMSS gibi uygulamalar matematik ve fen alanlarına dikkat çekmektedir. Uzun zamandır literatürde yer alan STEM kavramı fen, matematik ve teknoloji alanlarına odaklanmaktadır. Bir süredir dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi sürecinde eğitimde çeşitli aksaklıklar yaşanmış ve öğretmenlerin alan bilgisinin yanında teknoloji bilgisininde önemli olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile öğretmen adaylarının matematik okuryazarı, fen okuryazarı ve dijital okuryazarı bireyler olmalarına dikkat çekilmek istenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmen adaylarının çoğunun orta seviyede bir matematik okuryazarlığına sahiptir. Katılımcıların matematik okuryazarlık özyeterlikleri uygun seviyedededir. Matematiksel okuryazarlık düzeyi ile matematiksel okuryazarlık özyeterliği puanları karşılaştırıldığında aralarında herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmen adaylarının evrensel fen okuryazarlığı testinden aldıkları puanlara incelendiğinde yarısından fazlasının yüksek ve çok yüksek düzeyde puanlar aldığı görülmüştür. Dijital Okuryazarlık Özyeterliliği Ölçeğinden alınan puanlara bakıldığında öğretmen adaylarının ölçekten yüksek puanlar aldığı ve dijital okuryazarlık özyeterliliklerinin yukarı seviyede olduğu görülmüştür. Katılımcıların evrensel fen okuryazarlık ve matematiksel okuryazarlık öz yeterlilikleri arasında pozitif yönlü korelasyon; evrensel fen okuryazarlığı ile dijital okuryazarlık özyeterliği arasında pozitif yönlü korelasyon; matematiksel okuryazarlık öz yeterliği ile dijital okuryazarlık özyeterliği arasında pozitif yönlü korelasyon bulunmuştur.

Aday öğretmenlerDijital okuryazarlıkFeTeMM+7
Büşra Göçemen
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı öz yeterlikleri ile matematik dersi bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Matematik okuryazarlığı kavramı, matematik eğitiminde hızla yaşanan değişim, gelişim ve birçok araştırmaların yapıldığı 2000'li yıllarda ele alınmış ve konu ile ilgili çeşitli araştırmalar (PISA, 2003; TIMSS, 2011) yapılmıştır. Matematik okuryazarlık kavramının önemi ise bireyin temel olan bilgi ve becerileri kazanmasıyla beraber matematik ile ilgili düşünmeyi, matematiğe karşı olumlu tutum içinde olmayı, problem çözmeyi ve gerçek yaşamda matematiğin önemini fark etmesinden kaynaklanmaktadır (Özgen ve Bindak, 2008). Okula bağlılık, öğrencinin okula devam etmesini, öğrenmek için çaba göstermesini, okuldaki etkinliklere katılım göstermesini, olumlu davranışlar sergilemesini içeren ve öğrencinin öğrenebilmesi için gerekli olan bir yapıdır (Anderson, Christenson, Sinclair ve Lehr, 2004). Bu araştırmanın temel amacı, ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı öz yeterlikleri ile matematik dersine ilişkin bağlılıklarını incelemektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencilerin matematik okuryazarlık öz yeterlik düzeylerini belirlemek için Baypınar ve Tarım (2019) tarafından geliştirilen "Ortaokul Matematik Okuryazarlık Öz Yeterlik Ölçeği" ve matematik dersine bağlılık düzeylerini belirlemek için Rimm-Kaufman (2010) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Akar, Birgin, Göksu, Uzun, Gümüş ve Peker (2017) tarafından yapılan "Matematik Dersine Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin demografik özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Muğla ili Menteşe ilçesinde 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören 1071 öğrenci oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim düzeyine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik okuryazarlık öz yeterliklerinin "katılıyorum" düzeyinde ve matematik dersine bağlılıklarının "oldukça katılıyorum" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeyleri, cinsiyete göre kız öğrenciler lehine; sınıf düzeyine göre alt sınıflar lehine; anne-baba eğitim durumuna göre eğitim düzeyi yüksek olanlar lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Matematik dersine bağlılık düzeyleri, cinsiyete göre kız öğrenciler lehine; sınıf düzeyine göre sosyal bağlılık alt boyutunda 8. sınıf öğrenciler lehine iken diğer alt boyutlarda ve ölçeğin tamamında 5. sınıf öğrenciler lehine; anne-baba eğitim durumuna göre eğitim düzeyi yüksek olanlar lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Araştırmada matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeyi ve matematik dersine bağlılıkları arasında pozitif yönde, orta düzeyde, anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: bağlılık, matematiksel bağlılık, matematik okuryazarlığı, ortaokul öğrencileri

BağlılıkMatematikMatematik dersi+4
Derya Anbarlı
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Şekil ve uzay konu alanıyla ilgili matematik okuryazarlık sorularını çözme başarısı üzerinden geometrik düşünme düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, şekil ve uzay konu alanıyla ilgili okuryazarlık sorularını çözme başarısı üzerinden geometrik düşünme düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini 2021 - 2022 Eğitim- Öğretim yılında Yalova ilindeki üç farklı ilkokul, beş farklı ortaokul, beş farklı türde lise ve Marmara bölgesinde bulunan bir üniversitede eğitim gören toplam 1089 öğrenci oluşturmaktadır. Karma yöntem kullanılan bu araştırmanın ilk bölümü nicel ikinci kısmında ise nicel verileri desteklemek için nitel verilerden yararlanılmıştır. Öncelikle verileri toplayabilmek için matematik okuryazarlığının şekil ve uzay konu alanıyla ilgili sorulardan oluşan Matematik Okuryazarlık Soruları ile Geometrik Düşünme Düzeyleri Belirleme Testi (MOGDT) geliştirilmiştir. Öğrencilerin hangi van Hiele geometrik düşünme düzeylerinde olduğunu belirlemek için kullanılacak bu test doğası gereği kriter referanslıdır. Her bir geometrik düşünme düzeyine ait en az altı maddeden oluşturulan MOGD Testi, van Hiele düşünme düzeylerinin tümünü ölçecek şekilde düzey göstergeleri göz önüne alınarak oluşturulmuştur. Öğrencilerin van Hiele geometrik düşünme düzeylerindeki gelişimleri vektör yaklaşımıyla incelenmiştir. Bu yaklaşım gereği her bir düşünme düzeyi beş dereceli ölçeğe ayrılmış öğrencilerin kazanım dereceleri yüzdelik başarı dilimleri ile belirlenmiştir. Ayrıca her bir düzeye atanan öğrencileri belirlemek için öğrencilerin test içerisindeki performansları dikkate alınarak kesme puanları belirlenmiştir. Öğrencilerin MOGD Testinde van Hiele düşünme düzeylerine atanması için yeterlilikleri sağlayan başarı yüzdeleri her bir düzey için farklı bulunmuştur. Düzeyler için belirlenen kesme puanlarının sınıflama tutarlılıkları (p0) hesaplanmıştır. Geliştirilen MOGD Testi ve kullanılan yöntem ile öğrenciler düzey içerisinde atanma yeterliliklerini sağlayacak başarı gösteremese de bir düzeyde belirli bir kazanım edinimi derecesine atanmıştır. Öğrencilerin birçoğunda düzeyler arası salınımlar belirlenmiştir. Bir düzeyde düşük başarı gösteren bazı öğrencilerin bir üst düzeyde daha başarılı olabilecekleri görülmüştür. Ayrıca alt düzeye atanamamış öğrencilerden bir üst düzeye atanabilecek başarı gösterenler belirlenmiştir. van Hiele düzeylerinin sadece beş düzeyden oluşmadığı ara seviyelerin varlığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin sıçrama halinde bir düzeyden diğer geometrik düzeye geçmediği bir düzey gelişimine devam ederken üst düzeylerin de gelişime başlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Geometrik düşünmeMatematikMatematik eğitimi+5
Hüseyin Ozan Gavaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlkokul matematik öğretiminde matematik okuryazarlığı sorularının kullanılmasının matematik okuryazarlığı başarısı üzerine etkilerinin incelenmesi

Matematik eğitiminde son 20 yıl okul matematiği ile yaşam arasındaki kopukluğun giderilmesi üzerine çokça çalışmanın yapıldığı yıllar olmuştur. Bu çalışma da bu türden bir çalışmadır ve dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı sorularını anlama, çözme girişimlerini konu edinmektedir. Çalışma ilkokul düzeyinde olmakla alanının ilk örneğini oluşturmaktadır. Araştırmanın problemi olarak "ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri matematik okuryazarlığı problemlerini açıklamakta ve çözebilmeyi öğrenmekte midir?" seçilmiş ve deneysel olarak çalışılmıştır. Araştırma, yarı deneysel bir çalışmadır. Deney grubunda 20, kontrol grubunda 19 ilkokul dördüncü sınıf olmak üzere 39 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. İç içe geçmiş karma desen üzerine yapılan çalışmada yarı deneysel uygulama ile birlikte durum çalışması yapılarak ilkokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı sorularını anlama ve çözme süreci incelenmiştir. Tez kapsamında matematik okuryazarlığı sorularından oluşan öğretimin öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarısı üzerine etkileri, kalıcılığı, öğretim sürecinde matematiksel yeterliklerin gelişimi, yapılan öğretim ile ilgili öğrencilerin tutumları üzerine etkisi, öğrenci görüş ve düşünceleri araştırılarak yapılan öğretimin bütüncül bir bakış açısıyla tüm yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada veriler, deney ve kontrol grubu ön-son test öğrenci cevap kâğıtları, deney grubu tutum ölçeği, deney grubu 9 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme kayıtları ve deney grubu öğrenci mektuplarıyla toplanmıştır. Araştırmada 10 haftalık matematik okuryazarlığı sorularının öğretimi iki gruba ayrılan çalışma gruplarına 20 ders saati uygulanmıştır. Araştırmada nicel veriler, SPSS programı analizi, nitel veriler, betimsel ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda matematik okuryazarlığı öğretiminin öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını olumlu etkilediği, temsil etme, iletişim, muhakeme etme ve problem çözme matematiksel yeterlikleri gelişiminde ilerleme gözlemlendiği, matematiğe yönelik ilgi ve gereklilik tutumlarını olumlu etkilediği, kaygı tutumunda azalma olduğu belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme ve öğrenci mektupları ile yapılan öğretim hakkında bilgi toplanmıştır. Öğrenciler, yapılan öğretimdeki soruları biraz zor, zekâ geliştiren, eğlenceli, farklı (değişik) buldukları ve bu soruları matematik derslerinde görmek istediklerini belirtmiştir. Bu araştırmanın dört matematiksel yeterlik gelişimine ve matematik okuryazarlığı başarılarına olumlu etkileri dikkate alınarak eğitimcilere ilkokul matematik öğretiminde uygulanabilir ve geliştirilebilir öğretim içeriği sunacağı düşünülmektedir. Araştırmacı ve eğitimcilere bu çalışma sonuçlarını göz önünde bulundurarak yapacakları öğretim uygulamalarında öğrenme alanları ve tüm matematiksel yeterlikleri kapsayan ilkokul matematik uygulama ve çalışmaları önerilmektedir.

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+4
Sebil Var Şenol
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlıklarının niceliksel muhakemelerinin güçlendirilerek desteklenmesinin incelenmesi

Bu araştırmada niceliksel muhakeme öğretimi yaklaşımı (NMÖY) temelinde desenlenen öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin problem çözme sürecindeki niceliksel muhakeme becerilerinin, düşünme yollarının ve matematik okuryazarlık performanslarının incelenmesi amaçlanmıştır. NMÖY kullanımına odaklanılan 6-aylık öğretim deneyine 19 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Bu araştırmanın bulguları NMÖY'nin sekizinci sınıfta olan katılımcı öğrencilerinin niceliksel muhakemelerini güçlendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, bu öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin niceliksel muhakemelerinin güçlenmesi dolaylı olarak bu öğrencilerin matematik okuryazarlıklarını desteklemiştir. Bu araştırmanın kayda değer sonucu öğretimsel müdaheleye (NMÖY) dayalı olarak katılımcı öğrencilerin düşünme yollarının arzu edilmeyenden arzu edilene doğru değişim göstermesidir. Buna ek olarak NMÖY, problem çözme davranışlarında arzu edilen değişime neden olmuştur. Çünkü bu öğrenme ortamında kural koyucu davranış ve çözüm odaklı problem çözme davranışlarından niceliksel muhakeme odaklı davranışa doğru göze çarpan bir meyil/hareket görülmüştür. Bu sonuçlar niceliksel muhakeme öğretimi yaklaşımının doğası gereği ortaokul öğrencilerini gerçek yaşam bağlamlarındaki matematik okuryazarlığı problemlerini yorumlamaya, açıklamaya, analiz etmeye ve çözmeye ittiğini önermektedir. Anahtar Sözcükler: DNR çerçevesi, Düşünme yolları, Matematik okuryazarlığı,Niceliksel muhakeme, Ortaokul.

DNR tabanlı öğretimDüşünmeMatematik eğitimi+6
Ayça Akın
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Matematik okuryazarlığının problem çözmede sistematik çeşitleme ile desteklenmesinin öğretim deneyi yoluyla incelenmesi

Bu araştırmada çeşitlemelerle problem çözme etkinliklerini içeren bir öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin "problem çözme" ve "muhakeme ve argüman" yeterliliklerinin desteklenmesi yoluyla "matematik okuryazarlığı" becerilerinin ve problem çözme sürecindeki düşünme yollarının incelenmesi ve desteklenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarının çalışma öncesindeki bilgi ve yeterliliklerini saptamak amacıyla 237 öğrenciye açık uçlu bir veri toplama aracı uygulanmıştır. Açık uçlu veri toplama aracıyla toplanan verilerin nitel betimsel analizi sonucunda muhakeme ve argüman yeterlilikleri açısından farklı düzeylerde oldukları düşünülen yedi öğrenciyle öğretim deneyi yürütülmüştür. Araştırma sonuçları öğrencilerin üst düzey muhakeme becerilerini yansıtmakta zorlandığını ve kendi muhakemelerine güvenmediklerini ortaya koymuştur. Bununla birlikte öğrencilerin problem çözmedeki düşünme yollarının en az istendik olandan daha istendik olana doğru gelişim ve değişim gösterdiği ve matematik okuryazarlığı performanslarının geliştiği görülmüştür. Araştırma sonucunda en zayıf öğrencinin dahi ikinci düzeydeki matematik okuryazarlığı maddelerini yanıtlayabildiği görülmüştür. Entelektüel ihtiyaç, matematiksel bilgiler, matematiğe ilişkin inançlar ve tutum gibi faktörlerin öğrencilerin düşünme yollarını ve matematik okuryazarlığı performanslarını etkilediği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Sistematik çeşitleme, DNR çerçevesi, Düşünme yolları, Matematik okuryazarlığı, PISA.

DeneylerMatematikMatematik eğitimi+7
Fatma Kızıltoprak
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik ders kitaplarının PISA matematik okuryazarlığı çerçevesine göre incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından okullarda okutulması tavsiye edilen ortaokul matematik ders kitaplarının PISA (Programme for International Student Assessment-Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) matematik okuryazarlığı çerçevesine göre incelenmesidir. Yöntem: Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılarak veriler toplanmıştır. MEB 5.sınıf, 6.sınıf, 7.sınıf ve 8.sınıf matematik ders kitaplarındaki sorular tek tek kodlanarak PISA matematik okuryazarlığı bağlamında incelenmek üzere OECD'nin (Organisation for Economic Co-Operation and Development - Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Teşkilatı) yayınladığı "Matematik Okuryazarlığı Yeterlik Düzeyleri", "Matematiksel İçerik Bileşenleri", "Matematiksel Süreçler Bileşenleri" ve "Bağlam Bileşenleri" kullanılarak nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgulara göre 5.sınıf matematik ders kitabında yer verilen sorularda en çok görülen Matematik Okuryazarlığı Yeterlik Düzeyi 2.düzey; en çok görülen içerik nicelik; en çok görülen süreç matematiği kullanma/yürütme; en çok görülen bağlam toplumsaldır. 6.sınıf matematik ders kitabında yer verilen sorularda en çok görülen Matematik Okuryazarlığı Yeterlik Düzeyi 2.düzey; en çok görülen içerik nicelik; en çok görülen süreç matematiği kullanma/yürütme; en çok görülen bağlam meslekidir. 7.sınıf matematik ders kitabında yer verilen sorularda en çok görülen Matematik Okuryazarlığı Yeterlik Düzeyi 3.düzey; en çok görülen içerik nicelik; en çok görülen süreç matematiği kullanma/yürütme; en çok görülen bağlam kişiseldir. 8.sınıf matematik ders kitabında yer verilen sorularda en çok görülen Matematik Okuryazarlığı Yeterlik Düzeyi 2.düzey; en çok görülen içerik uzay ve şekil; en çok görülen süreç matematiği kullanma/yürütme; en çok görülen bağlam kişisel olarak belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre ortaokul matematik ders kitaplarında bulunan soruların büyük çoğunluğu PISA matematik okuryazarlığı düzeyleri bakımından alt düzeylerde yer almıştır. Ayrıca kitaplardaki soruların bağlamları, süreçleri ve içerikleri alt boyutları bakımından birbirine eşit sayıda dağılmamıştır. Matematiksel içerikteki bu durumun öğretim programının bir sonucu olabileceği düşünülmüştür. İlerleyen zamanlarda okutulacak kitaplardaki soruların matematik okuryazarlığını destekleyecek düzeyde ve dağılımda yazılması önerilmektedir.

Matematik eğitimiMatematik okuryazarlığıOrtaokullar
Balkan Ozan Öngel
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematikte özel yetenekli ve özel yetenekli olmayan sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel iletişim yeterlikleri

Günümüz matematik eğitiminin nihai amacının günlük yaşamda karşılaşılan problem durumlarına çözüm geliştirebilen, matematik okuryazarı bireylerin yetiştirilmesi olduğu bilinmektedir. Matematik okuryazarı bireylerin en belirgin özelliklerinden biri ise matematiksel iletişim yeterliği gelişmiş bireyler olmalarıdır. Bu bağlamda bu araştırmada matematikte özel yetenekli ve özel yetenekli olmayan ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel iletişim yeterliklerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Katılımcı seçim sürecinde ilk olarak Eskişehir il merkezindeki bir ortaokul ile Bilim ve Sanat Merkezinde sekizinci sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin matematiksel iletişim yeterliği düzeyleri belirlenmiştir. Bu kapsamda, matematiksel iletişim yeterliği düzeyi bakımından farklılaşan ve PISA matematik okuryazarlık problemleri arasından seçilerek hazırlanmış Matematiksel İletişim Yeterliği Ölçme Aracı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin nicel olarak analiz edilmesinin ardından her bir iletişim düzeyinden olacak şekilde gönüllü katılımcılar belirlenmiştir. Böylece, matematikte özel yetenekli ve özel yetenekli olmayan beşer öğrenci olmak üzere toplam 10 öğrenci araştırmaya katılım sağlamıştır. Araştırma verilerinin toplanması sürecinde matematikte özel yetenekli ve özel yetenekli olmayan katılımcı öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda öğrencilere matematik okuryazarlık problemlerini çözme sürecinde matematiksel iletişim yeterliğinin alıcı ve anlatımcı bileşenleri bağlamındaki eylemlerini ortaya çıkarmaya yönelik açık uçlu sorular yönlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Özel yetenekli ve özel yetenekli olmayan öğrencilerin benzer olarak sözlü açıklamalarında hatalı dil kullandıkları ve güçlük düzeyi artan sorularda matematiksel iletişim becerilerini kullanmada zorlandıkları görülmüştür. Özel yetenekli öğrencilerin mantıksal muhkeme becerilerini etkin kullanmalarını matematiksel iletişim becerilerine de yansıttıkları, problem durumunu ifade etmede ve çözüme ilişkin gerekçe sunmada daha kavramsal ve formal bir dil kullandıkları, yazılı çözümlerini aşamalı ve kapsamlı sunmada öne çıktıkları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda özel yetenekli ve özel yetenekli olmayan öğrencilerin matematiksel dili hatalı kullanımı, problemi ifade etme ve çözüme ilişkin gerekçe sunmayı içeren matematiksel iletişim süreçlerinde güçlük yaşamaları dikkate alındığında matematiksel iletişim becerilerini işe koşabilecekleri matematik eğitim ortamlarının sağlanması önerilmektedir.

Matematik okuryazarlığı
Nermin Bal Sarıaltın
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent kırsalındaki ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algı düzeyleri ve gerçek performansları ilişkisi

Amaç: Bu araştırmada temel amaç kent kırsalında öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığına dair özyeterlik algı düzeyleri ve gerçek performansları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Yöntem: Çalışmada nicel yöntem kullanılmış olup desen olarak ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Katılımcılarla ilgili genel bilgiler edinmek amacıyla çalışmanın değişkenleriyle ilişkili düzenlenmiş bir "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Bunun yanında öğrencilerin görsel matematik okuryazarlığına dair özyeterlik algılarını incelemek amacıyla "Görsel Matematik Okuryazarlığı Özyeterlik Algı Ölçeği" (GMOÖAÖ) kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin gerçek performansların ölçmek için, açık uçlu sorulardan oluşan ve dereceli puanlama sistemiyle değerlendirilen bir performans testi uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Balıkesir ili Karesi ilçesinde yer alan bir devlet ortaokulunun 7. sınıfında öğrenim görmekte olan 76 kız ve 70 erkek olmak üzere toplam 146 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Yapılan araştırmada, verilerin normal dağılım sergilediği belirlenmiş olup, puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığı, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca ölçek ve performans testi arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla, Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Performans testindeki tüm sorularda her bir öğrenci için verilerin çözümlenmesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yanlış öğrenci cevapları sayısal numaralarına göre sunulmuştur. Bulgular: Yapılan araştırmadan elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde kent kırsalında öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algılarının ve gerçek performanslarının orta düzey puan aralığında olduğu görülmüştür. Bunun yanında öğrencilerin görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algıları, cinsiyete, okul öncesi eğitime, mezun olunan ilkokula ve ebeveyn davranışlarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmazken, karne puanı yüksek olan ve demokratik tutum sergileyen öğretmene sahip olan öğrenciler lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sonuç ve Öneriler: Araştırmada öğrencilerin görsel matematik okuryazarlığına dair özyeterlik algıları ile gerçek performansları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönlü orta düzeyli anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum GMOÖAÖ'nin, gerçek performans testini doğru bir şekilde öngördüğü anlamına gelebilir. Bu ilişkiyi daha derinlemesine incelemek için yapılan karşılaştırmada performans testindeki soruların "doğru" veya "kısmen doğru" yapılma yüzdesinin, ölçekteki maddelere verilen cevaplarda "her zaman" veya "sık sık" seçeneğini işaretleme yüzdesinden yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Kent kırsalında yaşayan ailelerin genellikle düşük eğitim seviyeleri ve ekonomik zorluklar nedeniyle sürekli çalışmaları, çocuklarının eğitimine yeterince ilgi gösterememelerine yol açabilmektedir. Bunun sonucunda çocuklarda özgüven eksikliği gelişebilir ve kendi becerilerini, bilgi düzeylerini tam olarak fark etmeyebilirler. Bu da onların performanslarını olduğundan daha düşük algılamalarına neden olabilir. Araştırmanın sonucu bu durumun bir göstergesi olabilir. Kent kırsalında bulunan öğrencilerin görsel matematik okuryazarlık performanslarını arttırmak için öğretmenler, derslerde matematikle ilgili günlük hayatta karşılaşılan örnekleri kullanarak gerçek dünya problemleri üzerinden matematiksel düşünceyi teşvik edebilirler. Bunun yanında eğitimciler, öğrencilerin özgüvenlerini artırmak ve onların gerçek yeteneklerini fark etmelerini sağlamak için destekleyici geri bildirimler ve rehberlik hizmetleri sunabilirler. Anahtar kelimeler: Görsel matematik okuryazarlığı, Matematik performansı, Özyeterlik, Kent kırsalı

Görsel okuryazarlıkKırsal bölgeMatematik okuryazarlığı+1
Ahmet Muammer Özkan
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çift odaklı öğretim modelinin 5. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı çift odaklı öğretim modelinin 5. sınıf öğrencilerinin matematiksel okuryazarlığı üzerine etkisi ve çift odaklı öğretim modeline göre planlanan ders modülünün uygulama sürecinde öğrenci yaşantılarını incelemektir. Araştırma; nitel ve nicel yöntemin bir arada kullanıldığı karma araştırma yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu; 2020-2021 eğitim öğretim döneminde öğrenim gören toplam 33 5. Sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada deney grubuna matematik dersi kapsamında her hafta 5 ders saati olmak üzere toplamda 16 hafta boyunca 80 ders saati çift odaklı öğretim modeliyle eğitim verilerek matematik okuryazarlık, matematiğe değer verme, matematiğe karşı motivasyonlarına ve verilen eğitim hakkındaki düşüncelerine yönelik ölçümler yapılmıştır. Araştırmada veriler "Matematik Okuryazarlığı Başarı Testi", öğrenci günlükleri, matematiğe değer verme ve matematik motivasyon ölçekleri ile toplanmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, matematik okuryazarlık eğitimiyle öğrencilerin matematik okuryazarlık başarı düzeyi anlamlı derecede artış olmamasına rağmen öğrencilerin eğitime karşı düşünceleri olumlu yöndedir. Öğrencilerde verilen eğitimle birlikte matematikte tek bir doğrunun olmayabileceği, problemlerin çözümünde zamanla farklı varsayımlar oluşturarak çok yönlü düşünme yeteneklerinin geliştiği bunun yanında matematiğin daha zevkli ve yapılabilir bir ders olduğu gibi duyuşsal değişimler de gözlemlenmiştir.

MatematikMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Rabiye Eroğlu Karataş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematiksel muhakeme etme yeterliğinin uzaktan eğitim yoluyla verilen matematik okuryazarlığı hizmet içi öğretmen eğitimi ve uygulamaları sürecinde değerlendirilmesi

Matematik okuryazarlığı yeterliklerinin ilk üçü arasında yer alan matematiksel muhakeme etme yeterliği, dünyada birçok matematik öğretimi programlarında ele alınan bir yeterlik olmasına rağmen programların uygulayıcısı öğretmenler matematiksel muhakemeyi anlamlandırmakta güçlük çekmektedirler. Bu durum öğretmenlerin matematiksel muhakeme etme yeterliği konusunda desteğe ihtiyaçları olduğunun göstergesi olarak ele alınabilir. Bu ihtiyaca bağlı olarak bu araştırmada TÜBİTAK 1003 Öncelikli Alanlar 218K515 nolu "Çift Odaklı Öğretim Modeli İle Matematik Okuryazarlığı Düzeyinin Arttırılması" isimli proje kapsamında gerçekleştirilen hizmet içi eğitime ve uygulamalarına katılım sağlayarak matematiksel muhakeme etme konusunda desteklenen matematik öğretmenlerinde katıldıkları bu eğitimin ve uygulamalarının etkilerine odaklanılmıştır. Hizmet içi eğitim ve uygulamaları COVİD-19 pandemi dönemi sebebiyle çevrimiçi ortamda uzaktan eğitim şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında çalışma grubunda yer alan altı ilköğretim matematik öğretmenine matematik okuryazarlığı alanında hizmet içi eğitim verilmiştir. Hizmet içi eğitimlerin ardından bu öğretmenlerin sınıflarında eğitimlerin içeriğine uygun olarak hazırlanmış ders modüllerinin kullanıldığı eğitim uygulamaları yürütülmüştür. Nitel araştırma yaklaşımlarına dayalı durum çalışması yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmada veriler, açık uçlu muhakeme etme testleri, matematiksel muhakeme etme temel kavramlar testi ve matematik okuryazarlığı temel kavramlar testi aracılığıyla toplanmıştır. Veriler nitel veri analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda matematik okuryazarlığı alanında uzaktan eğitim yoluyla verilen hizmet içi öğretmen eğitiminin ve uygulamalarının matematik öğretmenlerinin matematiksel muhakeme etme yeterliğine etkisinin olumlu yönde olduğu görülmüştür. Uygulanan muhakeme etme testleri öğretmenlerin çeşitli matematiksel muhakeme etme eylemlerini gerçekleştirebildiklerini göstermiştir. Öğretmenlerin en fazla oranda gerçekleştirebildikleri matematiksel muhakeme etme eyleminin matematiksel argümanlar üzerinde düşünebilmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu hizmet içi eğitim sonrasında uygulanan muhakeme etme testinden aldığı puanda düşüş yaşarken kendileri için en yüksek puana eğitim uygulamalarının sonunda ulaşmışlardır. Muhakeme etme puanını sürekli olarak artıran tek öğretmenin yüksek lisans eğitimi aldığı, muhakeme etme testlerinin tamamından diğer öğretmenlerden daha düşük puan alarak, grafikte yığılım olan bölgenin altında kalan öğretmenin ise mesleki deneyimi en fazla olan öğretmen olduğu görülmüştür. Eğitim uygulamaları sonunda uygulanan matematiksel muhakeme etme temel kavramlar testi öğretmenlerin matematiksel muhakeme etme algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıMatematik+6
Zeynep Özaydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

PISA matematik okuryazarlığı sorularının farklı açılardan kritik edilmesi

Bu araştırmanın amacı, PISA matematik okuryazarlığı testinden elde edilen puanların farklı değişkenlere göre incelenmesi, madde güçlük indeksine göre düzey ataması yapılması, soruların hatalı çözülme durumlarının kritik edilmesi ve düzeylere yönelik gösterge tablosu oluşturulmasıdır. Araştırmanın amacı doğrultusunda tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelinde çeşitli liselerde öğrenim görmekte olan 1440 lise öğrencisi ve yine Türkiye genelinde çeşitli ortaokullarda ve liselerde görev yapmakta olan 201 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerden elde edilen bulgular sonucunda öğrencilerin 4. ve 5. düzeylerde toplandığı, erkek öğrencilerin matematik okuryazarlığı düzeylerinin kız öğrencilerden daha iyi, fen liseleri en başarılı okullar, Akdeniz bölgesi en başarılı bölge, hazırlık sınıfında öğrenim görmekte olan öğrencilerin en başarılı grup, 81-90 ve 91-100 matematik karne puanları olan öğrencilerin en başarılı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin sıklıkla okuduklarını anlamada sorun yaşadıkları ve işlem hataları yaptıkları belirlenmiştir. Sorular madde güçlük indeksine göre incelendiğinde ise sorulara PISA tarafından verilmiş olan düzeylerle, bulunan düzeyler arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin yeterlik düzeyi tablosunu anlaşılır buldukları ancak sorulara düzey verme konusunda sıkıntı yaşamış oldukları tespit edilmiştir. Öğrencilerden ve öğretmenlerden elde edilen veriler doğrultusunda oluşturulmuş olan gösterge tablosunun dili sadeleştirilmiş ve düzeylerde yapılabilen yeterliklerle ilgili örnekler verilmiştir. Araştırma bu alanda araştırma yapacak olan araştırmacılara öneriler sunularak sonlandırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Gösterge Tablosu, Hata Analizi, Matematik Okuryazarlığı, Yeterlik Düzeyi Tablosu

Hata analiziMatematikMatematik eğitimi+3
Damla Sönmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dördüncü sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlığı eğitiminin, matematik okuryazarlığı ve matematik dersindeki akademik başarıya etkisi

Öğrenciler matematiği, günlük hayat ile bağdaştıramadıkları için sadece dersten ibaret görmektedir. Bu durum da matematik başarısı istenen seviyeye gelememektedir. OECD matematik okuryazarlığı kavramına dikkat çekerek 15 yaş grubu öğrencilerine yönelik PISA'yı uygulamaktadır. Bu sınavda ülkemiz ortalamanın altında kalmaktadır. Ülkemizde matematik okuryazarlığı alanında ortaokul ve lise düzeyinde araştırmalar yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Ancak küçük yaş grupları ile yeterli çalışma bulunmamaktadır. Ne kadar küçük yaşta matematik okuryazarlığı eğitimi verilirse, öğrencilerin ileriki yıllarda matematik okuryazarlığı başarılarının da artış göstereceği düşünülmektedir. Alandaki bu eksiklikten dolayı bu araştırma ile dördüncü sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlık eğitiminin öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarısına etkisini ortaya koymayı amaçlanmaktadır. Araştırma nicel bir çalışma olup, deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bursa İlinin Osmangazi İlçesindeki bir devlet ilkokulunda eğitim- öğretim gören dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 67 dördüncü sınıf öğrencisine matematik okuryazarlığı eğitimine başlamadan önce öğrencilerin seviyelerini ölçmek için "Matematik Okuryazarlığı Ön Testi" uygulanmıştır. Dördüncü sınıflardan bir tanesi deney grubu olarak seçilip deney grubunun puanları ve öğrencilerin matematik başarıları dikkate alınarak kontrol grubu oluşturulmuştur. 50 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Bu süreçte deney grubuna 9 haftalık bir eğitim planlanmış, kontrol grubu ise dördüncü sınıf matematik dersi programına göre dersine devam etmiştir. Matematik okuryazarlığı eğitimi toplam 9 hafta 15 ders saati sürmüştür. Her derste öğrencilere üçer soru çözdürülmüştür. Matematik okuryazarlığı eğitiminden sonra her iki gruba da "Matematik Okuryazarlığı Son Testi" uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı düzeylerinin düşük olduğu, matematik okuryazarlığı içerik alanları bazında belirsizlik ve veri alanında daha başarılı oldukları, nicelik alanında ise zorlandıkları görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin ön test-son test karşılaştırmasına baktığımızda verilen eğitim sonucunda başarılarının arttığı görüşmüştür. Öğrencilerin birinci dönem matematik ders başarısı ile ikinci dönem matematik ders başarısı arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: İlkokul, matematik okuryazarlığı, PISA, matematik başarısı

Akademik başarıMatematikMatematik dersi+3
Gülay Erişen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00

İlgili konular