Kültürel değerler
69 theses under this subject heading
Hofstede'nin kültürel boyutlar bağlamında yönetsel ve örgütsel değer farklılıklarının iş performansı üzerindeki etkisi
Hofstede ülkelerin kültürel yapısını boyutlar şeklinde ortaya koyarak çalışanların günlük yaşamlarını ve çalışma şekillerini belirlemeye çalışmıştır. Araştırmacılar Hofstede'in ortaya koyduğu kültürel boyutları veya Hofstede'a dayandırarak geliştirmiş oldukları ölçekleri kullanarak ülkelerindeki çalışanların hangi kültürel boyutlar çerçevesinde iş performanslarının nasıl etkilendiğini bulmuştur. Hofstede'in 1980 yılından itibaren ortaya koyduğu değerlerden yola çıkarak, ülkelerin, kültürel boyutlar bağlamındaki değerlerde birtakım değişikliklerin olduğu görülmüş ve bu durum çalışanların iş performansına yansımıştır. Bu çalışmanın amacı günümüzde hangi kültürel değer boyutlarının hem örgütsel anlamda hem de yönetsel anlamda iş performansını etkilediğini bulmaya çalışmaktır. Bu amaçla örgütsel değer farklılıkları ve yönetsel değer farklılıkları ölçeği kültürel değişim algısı adlı yeni bir boyut eklenerek geliştirilmiştir. Buna ek olarak iş performansı ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, hizmet ve üretim alanında faaliyet gösteren 1210 çalışan oluşturmuştur. Veriler anket yönetimi ile toplanarak SPPS (18) ve Amos (24) programında analiz edilmiştir. Verilerin analiz aşamasında açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile birlikte t-testi, anova, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda örgütsel değerler ile yönetsel değerlerin iş performansı ile pozitif ve anlamlı ilişki içerisinde olduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonucu örgütsel değerlerin ve yönetsel değerlerin iş performansını pozitif etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Değerler, Hofstede'in Kültürel Boyut Farklılıkları, Kültür, Örgüt Kültürü, Örgütsel Değer Farklılıkları, Yönetsel Değer Farklılıkları
Çocukluk imgesi, oyun ve oyuncak: Sosyo-kültürel bir analiz
Çocukluk imgesi, çocuğa yüklenen anlamı, çocukluk anlayışını ifade eder. Çocukluk imgesi, çağlar boyunca farklı anlamlara sahip olmuştur; dolayısıyla çocukluk imgesi, toplumsal bir kurgudur. Oyun kültürü de, çocuk kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Değişik toplumsal süreçlerde değişik çocukluk imgelerinden bahsedilebildiği gibi, değişik çocuk oyunlarından/oyuncaklarından söz edilebilmektedir. Dolayısıyla çocukluk ve çocuk kültürü, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklılık göstermektedir. Çocuk oyunları ve çocukluk imgesi, toplumsal değişimlerden en çok etkilenen ve toplumsalı da en çok niteleyen alanlardan biridir.Günümüzde çocukluk ve çocuk oyunları kültürü hızla değişmektedir. Yaşadığımız küreselleşme sürecinde, post-modern çocukluk imgesinden, sosyal oyunların ve geleneksel oyuncakların ortadan kaybolmasından söz edilmektedir. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan toplumsal değişimlerin, çocuk oyun kültürünün ve çocukluk kavramının değişimine etkisi söz konusudur.Bu çalışmada çocukluk'un, oyun ve oyuncağın sosyolojik anlamda neleri ifade ettiği; değişen sosyo-kültürel süreçlerden çocukluk'un ve oyun kültürünün nasıl etkilendiği, değiştiği ve değişimin ne yönde olduğu ele alınmıştır. ?Geleneksel, modern ve post-modern? kavramsallaştırması kullanılarak, çocuk kültürünün toplumsal değişim kaynakları olan sanayileşme, kentleşme, teknolojik ilerlemeler, kapitalizm, tüketim kültürü ve küreselleşme süreçleriyle ne şekilde değiştiği tarihsel karşılaştırmalı yöntemle incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çocukluk imgesi, oyun, oyuncak, toplumsal değişim, geleneksel, modern, post-modern, sosyo-kültürel analiz.
Kırşehir kültürel değerlerinin deri işleme sanatıyla yaşatılması
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kırşehir, Türklerin Anadolu'ya yerleşmesi ile Selçuklu Devleti döneminde önemli bir kent olmuştur. Yörede Türk kültürünün hakim olması el sanatları alanında da ilin zengin bir merkez olmasını sağlamıştır. Bu el sanatlarından biri de dericiliktir. Ahiliğinin kurucusu olan Ahi Evran'ın, Moğolların baskısı sonucu Kayseri'den göç etmek zorunda kalması ve Kırşehir'e yerleşmesi ile dericilik sanatı da yörede köklü bir gelenek oluşturmuştur. Ancak dericilerin piri sayılan Ahi Evran'ın Kırşehir'e kazandırdığı bu el sanatı, zamanla yaşam koşullarının değişmesi sonucunda diğer el sanatları gibi gerilemeye başlamış ve devrini tamamlamıştır. Bu çalışmada, Kırşehir kültürel değerleri temel alınarak bunları deri ürünlere aktarmak amaçlanmıştır. İlin mimariden el sanatlarına, müzik kültüründen geleneklerine kadar zengin bir kültür birikimi bulunmaktadır. Bu kültürel değerlerden deri ürünlere aktarmak üzere Cacabey Medresesi, Ahilik Kültürü, Abdal Kültürü, Dokumacılık, Evlenme adetleri ve Kırşehir haritası seçilmiş ve öncelikle bu kültürel değerleri en iyi yansıtacak tasarımlar ortaya konulmuştur. Daha sonra tasarımlar uygun teknik ve yöntemlerle deri üzerine geçirilerek bazı dekoratif ve kullanım eşyalarına dönüştürülmüştür.
Kırşehir ilinin kültürel değerlerinin resim sanatı ile yorumlanması
Kültürler, asırlar içinde değerler bütünü oluştururlar. Sahip oldukları bu değerler bütünü ile kültürler, ayakta kalarak yaşamaya devam ederler. Bunlar görünen ve görünmeyen değerler bütünü şeklindedir. Bu çalışma, Kırşehir ilini, görünen kültür değerleri üzerinden "Kültür ve Kültürel Tasarım" eksenli ele almaktadır. Zengin bir kültürel mirasa sahip Kırşehir, pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Türk kültürünün yaşatıldığı bir merkez olmuştur. Bu gerçekliği ile Kırşehir, tarihi eserleri, kültürü ve yetişmiş büyük insanları ile, önemli bir yere sahiptir. Kültürel değerlerimiz, ilerleyen süreçte ciddi kayıplara maruz kalmıştır. Günümüz dünyasında, insanların gündemlerinden düşen, yok olmaya mahkum gibi görünen kültürel varlığımızın yaşatılması, sahip çıkılması, manevi bir değer olarak saklanması ve sonraki nesillere aktarılması çok önem arz etmektedir. Kırşehir ilinin kültürel değerleri ve yeri tespit edilerek var olan bulgularına ulaşılmıştır. İlde bulunan kültürel değerler, resim sanatı ile yorumlanmış, varolan kültürel miras, resim sanatı yoluyla anlamlandırılmıştır. Sahip olunan kültürel varlığa vurgu yapılmıştır. Kültürel varlığımıza, özellikle Kırşehir ilinin kültürel varlığına dönük farkındalık oluşturup katkı sunmak amaçlanmıştır. Çalışma, kültür ve kültürel tasarım eksenli ele alınmıştır. Bu çalışmada, literatür taraması yapılarak Kırşehir ilinin kültürel değerlerinin ve yerinin tespiti yapılmış, fotoğraflarla belgelenmiştir. Kırşehir ilinde bulunan ; camiler, medreseler, kiliseler, kervansaraylar, köprüler, kaleler, türbeler, Kırşehir iline ait abdal kültürünün önde gelen isimleri, evlenme gelenek ve görenekleri, konuları araştırılmıştır. Bu kültürel değerlerden Cacabey Medresesi, Ahi Evran, Abdal Kültürü, Aşıkpaşa, Dokuma Geleneği konuları ile camilerden bazıları sanatsal olarak yorumlanmış, resim sanatıyla aktarılmıştır. Teknik olarak tuval üzerine yağlı boya, akrilik boya ile rölyef teknikleri kullanılmıştır. Çalışmalar; sürrealist, expresyonist bir bakış açısıyla soyut etkiler hedeflenerek ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kırşehir, tarih, kültür, sanat ,resim sanatı
Hofstede ulusal kültür modeli temelinde Türkiye'deki yönetici hemşirelerin kültürel değerlerinin örgüt ve iş uyumuna etkilerinin incelenmesi
Amaç: Hofstede ulusal kültür modeli temelinde Türkiye'deki üniversite hastanelerinde çalışan yönetici hemşirelerin kültürel değerlerinin örgüt ve iş uyumuna etkilerinin incelenmesi amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Analitik kesitsel tipte olan araştırmanın örneklemini, Türkiye'deki 20 üniversite hastanesinde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 391 yönetici hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri, Bilgi Formu ve Bireysel Kültürel Değerler, Kişi Örgüt Uyumu, Kişi İş Uyumu ölçekleri ile toplandı. Verilerin analizinde, tanıtıcı bilgilerle ölçek ortalama puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmede Mann Whitney U testi ve Kruskall Wallis testi, ölçek ortalama puanları arasındaki ilişkiyi incelemek için ise Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Yönetici hemşirelerin yaş ortalamasının 37,08±7,05, %89'unun kadın, %77,2'sinin evli, %66,8'sinin lisans mezunu olduğu ve %19,4'ünün Marmara bölgesinde çalıştığı bulundu. Yönetici hemşirelerin güç mesafesini ve belirsizliğe toleransı düşük değerlendirdikleri, toplulukçu yapıya ve uzun vadeli yönelime sahip oldukları ve kadına özgü değerleri benimsedikleri belirlendi. Yönetici hemşirelerin örgüt uyumu puan ortalamalarının ortalamanın biraz, iş uyumu puan ortalamalarının ise ortalamanın üzerinde olduğu bulundu. Güç mesafesi ve uzun vadeli yönelim alt boyutları ile kişi örgüt uyumu arasında pozitif yönde, erillik alt boyutu ile kişi iş uyumu arasında ise negatif yönde ilişki olduğu saptandı. Sonuçlar: Hemşirelerin örgüte ve işe uyumun sağlanmasının kültürel değerler ile ilişkili olduğu saptandı. Hemşirelerin işe alım ve seçme süreçlerinde bireylerin kültürel değerleri göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Hofstede, kültürel değerler, örgüt uyumu, iş uyumu, hemşirelik
Kuşakların iş görme anlayışı ile kültür değerleri arasındaki ilişki
İnsanların giderek daha fazla çok kültürlü kimliklere ve bilince sahip oldukları görülmektedir. Geert Hofstede, kültürlerin nasıl farklılaştığını incelemek için kültürel bir taksonomi yaratmıştır. Kültürel boyutlar hakkında yapılan bu çalışmalar, kültürler arası çalışmalar alanında bir paradigma olarak görülmüştür. Hofstede toplumsal düzeydeki kültür değerlerini belirlemek amacıyla beş boyutlu kültür değerleri ölçeğini geliştirmiştir. Bu ölçeği, Yoo, Donthu ve Lenartowicz (2011) bireysel düzeyde ölçümünü belirlemek amacıyla Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği olarak uyarlamışlardır. Bu araştırmanın amacı, Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması, kültür değerleri ile iş görme anlayışı ilişkisi, kültür değerlerinin iş görme anlayışına etkisi ve kuşaklara göre bu etkinin araştırılmasıdır. Araştırmada veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Anket formu, demografik bilgilere ilişkin sorular, Kültür Değerleri Ölçeği ve İş Görme Anlayışı Ölçeği olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 tarihleri arasında İzmir ili içinde bulunan 3 eğitim ve araştırma hastanesinde kamu personeli olarak çalışmakta olan tıbbi, idari ve mali hizmetler çalışanlarına uygulanmıştır. Araştırma iki aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada Kültür Değerleri Ölçeğinin geçerlilik ve güvenilirliği test edilmiştir. İkinci aşamada, Kuşakların İş görme anlayışı ile Kültür Değerleri Ölçeğinin arasındaki ilişki araştırılmıştır. Ölçek güvenilirlik ve geçerlilik çalışması için 125 çalışandan veri toplanarak analiz gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin güvenilirlik analizi sonucu elde edilen toplam ölçek Cronbach alfa değeri 0.804 olarak bulunmuştur. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda KMO testi % 80,4 (,804), beş faktör toplam varyansın %62'sini açıklamaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasında 1445 çalışandan veri toplanmıştır. Kültür değerleri ölçeği için yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucu KMO =0.843; χ2(325) =21618.217, beş faktör toplam varyansın %59.79'unu açıklamakta olduğu ve toplam ölçek Cronbach alfa değeri 0.814 olarak bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeği oluşturan 26 madde ve beş alt boyutun ölçek yapısıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir ve χ2/df: 4.892, GFI: 0.928, CFI: 0.948, NFI: 0.936, RMSEA: 0.052, SRMR: 0.049 ve AGFI: 0.911 olarak görülmüştür. İş Görme Anlayışı Ölçeği için yapılan açımlayıcı faktör analizinde düzenlemeler sonucunda ölçekte 26 madde kalmıştır ve ölçeğin 4 alt boyutu olduğu belirlenmiştir. Bu faktörler toplam varyansın %43.983'ünü açıklamaktadır, KMO değerinin 0.897 olduğu, χ2(325) =9226.790 ve toplam ölçek Cronbach alfa değeri 0.708 olarak belirlenmiştir. Ölçekte bulunan Statü odaklı iş görme anlayışı analiz dışı kalmıştır. İş görme anlayışı boyutlarına yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucuna göre; χ2/df: 4.930, GFI: 0.928, CFI: 0.873, NFI: 0.846, RMSEA: 0.052 olarak bulunmuş ve uyum indeksleri için kabul edilen değerlerin sağlandığı bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre kültür değerinin iş görme anlayışı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi olduğu ve kuşaklara göre bu etkinin anlamlı olduğu, bu etkinin en fazla bebek patlaması kuşağında olduğu görülmüştür. Kuşaklara göre kültür değeri ölçeği boyutları ve iş görme anlayışı boyutlarının puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür.
Ortaöğretim öğrencilerine MEB tavsiyeli 100 temel eserden yazarı Türk olan romanların değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim seviyesinde okuyan öğrencilere 2004 yılından beri MEB tavsiyesiyle okutulan 100 Temel Eser arasından seçilen Türk yazarlara ait 7 (yedi) romanda kazandırılması ön görülen milli, manevi, dini, sosyal-kültürel ve evrensel değerlerin araştırılmasıdır. Çalışmada denek ve katılımcı tepkiselliği sorununa neden olmayan, alan yazını analiz ederek araştırma sorularını detaylı açıklayabilme olanağı veren doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır.Çalışma kapsamında 100 Temel Eser arasındaki romanlardan ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 7 adet roman incelenmiştir. İlgili değerlerin romanlarda hangi sıklıkla işlendiği ve alt kategoride hangi değerler gözetilerek verilmeye çalışıldığı yerli, Türk yazarlar ve onların romanları üzerinden incelenmiştir. Verilerin analizi basamağında romanların tüm içeriği analiz kapsamına alınmıştır ve romanların analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, incelenen romanlarda en çok bulunan değerler sevgi, yardımseverlik, estetik, merhamet-duyarlılık paylaşımcılık-dayanışma, saygı, dürüstlük-doğruluk, emek-çalışkanlık, fedakârlık değerleridir. En az bulunan değerler ise vefa, erdem, iffetli olma, dini bayramlar, bilgelik, güven, sağlıklı olma, iradeli olma, barış, bilimsellik değerleridir.İncelenen romanlarda doğruluk-dürüstlük, misafirperverlik, Tanrı inancı, merhamet-duyarlılık, paylaşımcılık-dayanışma, adil olma, emek-çalışkanlık, barış, sağlıklı olma ve estetik değerleri en çok "İbrahim Efendi Konağı"ında, vatanseverlik, bağımsızlık, kahramanlık, birlik- beraberlik, fedakârlık ile vatan ve millet menfaatlerini öncelikle gözetme değerleri en çok "Esir Şehrin İnsanları"ında, sevgi, hoşgörü, evlilik değerleri en çok "Tütün Zamanı (Zeliş-1) de, saygı, sorumluluk, uygar-onurlu olma değeri "Eskici ve Oğulları"ında, yardımseverlik değeri en çok "Esir Şehrin İnsanları" ile "İbrahim Efendi Konağı"ında, Aile birliğine önem verme ve ahlaklı olma değerleri en çok "Gençlerle Baş başa" da yer verildiği tespit edilmiştir.
Kaybolmakta olan kültürel bir değer olarak Sefarad mutfağı: İzmir Sefarad mutfağı üzerine bir inceleme
İzmir, tarih boyunca çeşitli topluluklara ev sahipliği yapmış, çok kültürlü yapıya sahip bir şehirdir. Bu kültür çeşitliliğin etkilerinin yoğun olarak görülebileceği alanlardan biri yemek kültürüdür. İzmir yemek kültürüne bakıldığında Sefaradlar, Balkan göçmenleri, Rumlar başta olmak üzere birçok farklı topluluğun etkilerini görmek mümkündür. 1492 yılında İspanya'dan Osmanlı topraklarına göç etmiş Yahudi topluluğu olan Sefaradların ticaret ve eğitim dışında şehrin yemek kültürüne katkıları kaçınılmaz olmuştur. Alan yazın incelendiğinde ise, İzmir Sefarad mutfağını konu alan çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Çeşitli nedenlere bağlı olarak nüfusu gittikçe azalan bu topluluğun yemek kültürünü araştırmak, yazılı olarak kayıt altına almak bu kültürün korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada amaçlanan İzmir Sefarad mutfağının Türk-Sefarad mutfağı içerisindeki ayırt edici özelliklerini belirlemek, Sefaradların yemek kültürlerini ne kadar koruyabildiğini ve devam ettirebildiğini; mutfak kültürlerinin günümüzdeki durumunu; bu yemek kültürüyle ilgili alan yazında yer alan bilgilerin günümüzdeki bilinirliğini ve bu mutfak kültürünü devam ettirmek için yapılabilecekleri tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniğinden faydalanılmış, 21 kişiyle görüşme yapılmıştır. Alan yazında yer alan bulgularla görüşme bulguları karşılaştırıldığında, bayram yemekleri kategorisinde benzerlikler olduğu kadar farklılıların da olduğu tespit edilmiştir. Günümüz tüketim tercihleri ve hayat şartlarına bağlı olarak Sefarad yemeklerinin yok olmaya başladığı, yeteri kadar bilinmediği ve Sefarad gençleri tarafından devam ettirilemediği sonuçları ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: İzmir, Sefarad mutfağı, Kültürel değer
KÜLTÜREL DEĞERLERİ KORUMAYA YÖNELİK OKUL ORTAMINA İLİŞKİN ÖĞRETMEN VE VELİ GÖRÜŞLERİ
Bu araştırma Kastamonu'da 2012-2013 eğitim öğretim yılında kültürel değerleri korumaya yönelik okul ortamına ilişkin öğretmen ve veli görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Kastamonu ili merkez ilçesindeki ilkokullarda görev yapan 119 sınıf öğretmeni ve 925 ilkokul öğrencisinin velisi katılmıştır. Araştırma tarama modelindedir. Öğretmenlerin ve velilerin demografik bilgilerini almak için "Kişisel Bilgi Formu"nun kullanıldığı araştırmada, araştırmacı tarafından oluşturulmuş 36 maddelik tek faktörlü bir ölçme aracı olan "Kültürel Değerleri Korumaya Yönelik Okul Ortamına İlişkin Öğretmen ve Veli Görüşleri Anketi" ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde bağımsız grup t- testi, tek yönlü varyans analizi (One- way ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, lisans ve MYO mezunu olan velilerin diğer eğitim düzeyindeki velilere göre kültürel değerlere yönelik okul ortamını daha fazla istedikleri, benzer şekilde kamu personeli meslek grubuna giren velilerin diğer meslek grubu velilere göre daha kültürel bir eğitim ortamı istedikleri görülmüştür. Ayrıca genç yaştaki öğretmenlerin daha kültürel değerlere yönelik bir eğitim ortamı istedikleri görülürken, benzer şekilde lisans mezunu olan öğretmenlerin iki yıllık eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlere göre daha kültürel bir eğitim ortamı istedikleri bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültürel Değerler, Öğretmen ve Veli Görüşü, Eğitim Ortamı, Okul Ortamı
Stratejik karar sürecinde rekabet üstünlüğünün kaynakları olarak kültürel değer ve inançlar üzerine bir gömülü teori araştırması
Bu araştırmanın temel amacı, kültürel değer ve inançların stratejik karar verme sürecini nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktır. Araştırmanın bir diğer amacı ise, stratejik karar sürecinde diğerlerine göre daha etkili olan değer ve inançların var olup olmadığını tespit etmektir. Böylelikle kültürün sürdürülebilir rekabet avantajı açısından anlamına yönelik tartışmaya katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu Gömülü Teori araştırmasında, veriler temelde yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin işlenmesinde açık ve kavramsal kodlama tekniği kullanılmıştır. Araştırmada sonuç olarak; kültürel değer ve inançların, karar sürecini (Karar öncesi, karar esnası ve karar sonrası olmak üzere) her aşamada derinden etkilediği belirlenmiştir. Buna ek olarak, kültürel değer ve inançların en çok karar verme esnasında etkin oldukları ve katılımcılar açısından stratejik anlam atfedilen belirli spesifik değerlerin var olduğu da ayrıca tespit edilmiştir. Bu bağlamda, karar vericilerin daha çok "Müslüman – Türk" ve "Batılı – Rasyonel" olarak adlandırılan iki temel değer alanı ile karşı karşıya kaldıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan stratejistlerin, karar verirken temelde uyuşmayan bu iki değer alanından hangisine uyulacağı konusunda çatışma yaşadıkları da gözlemlenmiştir. Bu çatışma durumunun bir çıktısı olarak ise, stratejistlerin kararlarını "Yeniçeri" ve "Paralı Asker" şeklinde adlandırılan iki farklı davranış kalıbı doğrultusunda verdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, değer ve inançlar üzerinden karar verme gibi önemli bir davranışı derinden etkileyen kültürün, bir "kök yetenek" olarak sürdürülebilir rekabet avantajı açısından önem arz ettiği kanaatine varılmıştır. Böylelikle bu araştırmanın, stratejik karar süreci ve kültür arasındaki ilişkiye odaklanmış nitel bir araştırma olarak, stratejik yönetim literatüründe önemli bir noktaya değindiği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Stratejik Karar, Kültürel Değerler, Kültür ve Strateji, Gömülü Teori, Stratejik Değerler
Aksaray ilinde kültürel bir değer olarak inanç turizmi potansiyelinin incelenmesi
İnsan, yaratılışından bu yana bir nesneye ya da bir varlığa inanmaya ihtiyaç duymuştur. Bu kapsamda "din" kavramının ortaya çıkması ve kişilerin farklı dinlere inanması dünya üzerinde aynı dine mensup insanların birbirleri ile sürekli etkileşim halinde olmasına imkan sağlamıştır. Dini açıdan sürekli etkileşim içerisinde bulunan insanların yapmış oldukları seyahatler, kültürel anlamda belirtilen alternatif turizm çeşitleri arasından inanç turizmi başlığı altında değerlendirilmektedir. Ülkemizde inanç turizmi kapsamında her yıl birçok ziyaretçiye ev sahipliği yapan ve bununla birlikte İslam Dini ve Hıristiyanlık Dinine ait bir çok kutsal mekan ve dini değerlere sahip olan illerden biri de Aksaray‟dır. Çalışmanın temel amacı Aksaray ilinin inanç turizmi kapsamında mevcut potansiyelinin belirlenmesi ve belirlenen bu potansiyelin arttırılmasına ilişkin önerilerin sunulmasıdır. Çalışma kapsamında nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın literatür kısmında doküman analizi ve yöntem kısmında da yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Ayrıca elde edilen veriler betimsel ve içerik analiz teknikleri ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda da Aksaray ilinde kamu ve özel sektörde çalışan üst düzey 20 yönetici ile birlikte 2 akademisyen ve 2 dernek başkanı olmak üzere 24 kişi ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, tarihi, dini ve kültürel anlamda potansiyeli yüksek olan Aksaray ilinin, bu potansiyelden yeteri kadar yararlanamadığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca Aksaray ilinin inanç turizmi kapsamında gelişiminin sağlaması için de öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültür, İnanç, Turizm, İnanç Turizmi, Aksaray
Elazığ türkülerindeki ahlaki değerler
Türküler, bir yörenin kültürel özelliklerini içeren en önemli sözlü ve yazılı kültür unsurlarından biridir. Türkülerde kullanılan semboller, işlenen konular, anlatılan duygular; o yörenin sahip olduğu gelenekleri, sosyolojik özellikleri ve kültürü hakkında çok önemli fikirler vermektedir. Türküler, Türk toplumunun sahip olduğu özelliklerini, tarihini, gelenek ve göreneklerini en güzel şekilde yansıtan unsurlardandır. İnsana ait tüm duyguları, hisleri içeren türküler, aynı zamanda Türk toplumunun kültürel ve sosyo-ekonomik yaşamını yansıtan değerlerdir. Elazığ-Harput türküleri de Türk Halk Müziği içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Elazığ-Harput yöresinin eski bir yerleşim bölgesi ve içinde birçok etnik kökeni barındırması sebebiyle Türk kültürü içerisinde çok önemli bir yere sahiptir ve birçok yöreyi de kültürüyle etkilemiştir Sevgi, saygı, dürüstlük, dostluk, vefa, adalet, hoşgörü, alçakgönüllülük gibi pek çok değeri kapsayan değerler eğitimi konusu, eğitimin duyuşsal boyutunda yer almaktadır. Değerler eğitiminin öğretimi bilişsel hedeflerin öğretimi kadar kolay değildir. Zira içeriğinde göreceli olarak toplumda olması gereken ideal insani değerlerin somutlaştırılması söz konusudur. Türk kültürünün önemli kaynaklarından biri olan türkülerin; halkın değer yargılarını, yaşam biçimini, acılarını, sevinçlerini, inançlarını, örf ve âdetlerini, gelenek ve göreneklerini nesilden nesillere aktardığı görülür. Popüler kültürün etkisiyle bugünlerde öğrencilerin uzak kaldığı türkülerin; öğrencilere içeriğiyle değer yargılarını kazandırmada, ezgisiyle değerleri somutlaştırmada etkili olabileceği düşünülmektedir. Türk milli eğitim sisteminin genel amaçlarında da yer aldığı gibi eğitimin duyuşsal boyutunun en az bilişsel boyutu kadar önemli olduğu söylenmektedir. Araştırmada halk edebiyatının seçkin örneklerinden Elazığ-Harput türküleri, sevgi, saygı, sabır, vefa, hoşgörü, kanaatkârlık gibi değerler bakımından incelenmiş ve öğrencilere değerler eğitimini aktarmada işlevsel bir boyut kazandırabileceği düşünülmüştür. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, sorumluluk sahibi, toplumsal olaylara duyarlı, kültürel değerlerinin farkında olan ve bunları yaşatan nesiller yetiştirmeyi amaçlar. Toplumun var olabilmesi ve varlığını devam ettirebilmesini sağlayan temel faktörlerden biri, değerlerini korumak ve nesilden nesillere aktarmaktır. Bu amaç doğrultusunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde ve hayatta sıkça gerekli olan değerlerin aktarımında kullanabileceğimiz Elazığ türkülerindeki değerler tespit edilerek anlatılabileceğimiz konularla ilişki kurulmuştur. Bu çalışma, türkülerden yararlanarak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde değer eğitiminin mümkün olup olmadığını ve değer eğitiminde türkülerin etkisini açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu durumu açıklamak için çalışmanın Giriş kısmında Elazığ-Harput bölgesinin fiziki, sosyo-ekonomik ve musikisi ile alakalı malumatın akabinde, birinci bölümde türkü ve değerlerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise Elazığ-Harput bölgesine ait türkülerde değerler tespit edilmiş ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde kullanımı hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç bölümünde de çalışma neticesinde elde edilen veriler genel olarak değerlendirilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kültürel değerlere duyarlılık düzeyleri
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin kültürel değerlere duyarlılık düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırmada; sosyal bilgiler öğretmenlerinin demografik ve pedagojik duyarlılık boyutlarının ele alınması amaçlanmıştır. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin; cinsiyet, ikinci dile sahip olma, mesleki kıdem durumu, yaşadığı coğrafi bölge, yurt dışı tecrübesi ve yabancı ülkeden arkadaşının olup olmaması gibi değişkenlere bağlı olarak eğitim üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kültürel değerlere sahip çıkmak ve değerleri gelecek nesillere aktarmak bir milletin varlığının devamlılığı için önemlidir. Bu değerlerin kazanılmasında ailenin yanında öğretmenin de katkısı çok büyüktür. Öğretmenin kültürel değerlere yönelik bakış açısı, bilgisi, tutumu ve davranışları başarıyı etkilemektedir. Bu nedenle öğretmenlerden öğrencilerinin kültürel değerlerine hâkim olması istenmektedir. Böylece öğrencinin değerlerine duyarsız kalmadan eğitim sürecinin planlanması sağlanacaktır. Fakat kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili gerekli bilgi ve beceri altyapısına sahip olmayan öğretmenler, farklı kültürlerden olan öğrencilere yönelik öğrenme sürecini ve ortamını tasarlama konusunda yetersiz kalabilmektedir. Değerlerin öğretilmesi, devamlılığının sağlanması her toplumun başta gelen hedeflerinden birisi olmuştur. Tüm eğitim kurumlarının programlarında değerlere yer vermesi, değer eğitimini kolaylaştırabilecek bir işlem gibi görülmektedir. Kültürel değerlerin aktarılması sürecinde tüm kesimlerin birlikte hareket etmesi, değer eğitimine olumlu katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitim, Değer Eğitimi, Kültür, Sosyal Bilgiler
Değerler eğitimi kapsamında TRT Çocuk kanalında yayınlanan çizgi filmlerin incelenmesi
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte dünyada kitle iletişim araçlarının önemi artmaya başlamıştır. Kitle iletişim araçları arasında en kolay erişilebilir olanları radyo ve televizyon olarak değerlendirilmektedir. Televizyon yayınlarının günümüzde oldukça kolay erişilebilir olduğu görülmektedir ve bu da toplumsal hayatın şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. 2019 yılı ile beraber ortaya çıkan küresel Covid 19 Pandemisi döneminde yüz yüze kurulan sosyal ilişkilerin yerini, kitle iletişim araçları yoluyla kurulan ilişkiler almıştır. Bu dönemde bireylerin televizyon karşısında geçirdikleri sürenin arttığı bilinmektedir. Bu süreçte çocuklar günün büyük bir çoğunluğunu televizyon karşısında geçirmeye başlamıştır. Çocukların televizyon ile çokça vakit geçirmesi; öğrenme kaynaklarının da televizyon olmasını beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda öğrenmenin en hızlı olduğu erken çocukluk döneminde çocukların televizyonda izledikleri yayınların içeriği de önem kazanmıştır. Yapılan araştırmalara göre çocuklar televizyonda en fazla çizgi film izlemektedir. Buna bağlı olarak televizyon karşısında vakit geçiren çocukların çizgi filmlerden neler öğrendikleri önemli hale gelmiştir. Günümüzde toplumdaki değer yargıların zayıflaması değerler eğitimi kavramının önemini arttırmıştır. Kişiliğin temellerinin atıldığı erken çocukluk dönemi değerlerin kazandırılması için en etkili dönemdir. Çocuk, televizyonda izlediği bir karakterle bağ kurarak, onu kendine rol model alır ve onun gibi davranmaya başlar. Bu durumda televizyon izleyen çocukların izlediği programlardan değerleri öğrenmesinin daha uygun olacağı düşünülmüştür. Bu araştırmada böyle bir düşünceyle hareket edilerek TRT Çocuk kanalında yayınlanan çizgi filmler değerler eğitimi açısından incelenmiştir. İçerik analizinin kullanıldığı bu araştırmada 20 çizgi filme ait altışar bölüm izlenmiştir. 120 bölüm en az beş kez izlenmiş ve çizgi filmlerle ilgili notlar alınmıştır. Bu bölümler değerler eğitimi kapsamında analiz edilmiş ve veriler nicel olarak aktarılmıştır. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında araştırma amaçları doğrultusunda frekans ve yüzde istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. İstatistiksel çözümlemeler SPSS 22,0 paket programı kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırma, toplam dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çizgi film ile ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde değerler eğitimi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde metodolojik süreç anlatılmış ve dördüncü bölümde de bulgular analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, TRT Çocuk kanalında yayınlanan çizgi filmlerin içeriğinde değerler eğitimine yer verildiğini ortaya koymaktadır. Bu araştırmanın ileride yapılacak başka araştırmalara kaynaklık edeceği düşünülmektedir.
Divânü Lügati't-Türk'teki kültür kelimeleri ile Saha Türkçesinin kelime hazinesinin karşılaştırılması
Günümüzde geniş bir coğrafi alana yayılmış, birbirinden farklı lehçelere ayrılmış bulunan Türk dilinin en eski ve birleştirici kelime hazinesini barındıran temel kaynaklarından biri olan Divânü Lügati't-Türk, yazıldığı dönemdeki Türk lehçe ve şivelerinin özelliklerini yansıtması yanında, bugün birçok Türk lehçe ve şivelerinde unutulmuş olan sözleri derlemekte; bilhassa etimoloji çalışmalarında, yapısında tereddüt ettiğimiz birçok kelime hakkında da bilgi vermektedir. Eserdeki bu zengin kelime hazinesinin Saha Türkçesinin kelime hazinesiyle karşılaştırılarak Türkçenin kelime hazinesinin tarihsel süreçte geçirdiği değişmeler ışığında ortaya konulması Türklük bilimi araştırmalarında rehberlik edecektir. Bu düşünceden hareketle çalışmamızda Divânü Lügati't-Türk'teki Kültür Kelimeleri ile Saha Türkçesinin kelime hazinesi karşılaştırılmıştır.Tez; Giriş, İnceleme ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin konusu ve yöntemi açıklandıktan sonra kültür kavramı ve kültür kelimeleri üzerinde durulmuş, kısaca Divânü Lügati't-Türk'ten bahsedilmiş ve Saha Türkleri tanıtılmıştır.İnceleme bölümünde Divânü Lügati't-Türk'teki kültür kelimeleri, altı alt bölümde Saha Türkçesinin kelime hazinesiyle ses ve anlam bakımından karşılaştırılmış; Sonuç bölümünde ise incelemede ortaya konan veriler değerlendirilmiştir.Anahtar Sözcükler1. Saha (Yakut) Türkçesi2. Divânü Lügati't-Türk3. Kültür4. Kültür Kelimeleri5. Söz varlığı
MEB yayınları Türkçe 7. ve 8. sınıf ders kitabındaki metinlerin değerler bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı 7. ve 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerde belirlenen değerlerin varlığı incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümü problem durumuna bağlı olarak araştırmanın amacı, önemi, sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlardan oluşmuştur. İkinci bölümde değerin tanımı, sınıflandırılması, işlevleri; değerler eğitimi, programda değerin yeri, metin kavramı ve metinlerde olması gereken özellikler ve kitaptaki metinler, incelenen değerler, bu değerlere ait bulgular yer almıştır. Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı 7. ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki toplam on iki tema içerisinde bulunan otuz altı metin incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde metinlerde yer alan değerler ve yer almayan değerler belirlenmiştir. 7.sınıf ders kitabındaki değer sıklığı 145 iken 8.sınıf ders kitabında değer sıklığı 94'tür. 7.sınıf ders kitabında yer almayan değer yalnızca adalettir, fakat 8.sınıf ders kitabında 11 değer yer almamaktadır. İki kitapta da en çok değer içeren tema Atatürk temasıdır. Metin türleri sınıf bazında farklılaştığı için tam bir karşılaştırma yapmak mümkün olmasa da genel olarak iki kitapta da olaya dayalı türlerde değer sıklığının çok daha yüksek olduğu sonucuna varılabilir. Ayrıca şiir duyguya hitap eden bir tür olması nedeniyle yani doğası gereği düşük değer sıklığına sahiptir. Tüm bu veriler bağlamında 7. ve 8. sınıf ders kitaplarının belirlenen değerlerin tamamını içermediği ve değerlerin dağılımının orantılı olmadığı görülmüştür. Kimi metinler değer aktarımı noktasında bir hazine olabilecekken yalnızca kuru bilgi ile doldurulmuş ve bu fırsat kaçırılmıştır. Bu yüzden öğretmenlere metinler öncesi, metni okuma sırası ve sonrasında değer aktarımını destekleme noktasında büyük bir görev düşmektedir.
9-12 yaş çocuk resimlerinin figüratif, sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmesi
Çocuklar yaşadığı olayları resme aktarırken duygularını ve düşüncelerini kullanırlar.Yaptığı resimler çocuğun iç dünyasını yansıtır. Resim çocuk için bir anlatım aracıdır. Resimde ki dil sade ve yalındır. Çocuk resmi, çocuğun iç dünyasının aynası olduğunu uzmanlar düşünmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada; çocuk resminde figüratif,sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmeye çalışıldı. Çalışmaya Trabzon İli merkez ilçe ve küçük beldelerde ki ilköğretim okullarına devam eden 7-14 yaş arası öğrencilerden toplam 1161 resim alındı. hedeflenen çalışma 9-12 yaş arasındaki öğrencilerle sınırlandırılarak, rast gele seçilen 250 adet resim, anketle tarandı. Öğrencilerin duygu düşünce ve zihinsel boyutunu değerlendirmek amacı ile Goodenough Harris Adam Çizme Testinden yararlanılarak ve üç kategoriye ayrılarak (figüratif, sanatsal ve kültürel) anket soruları hazırlandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü akademisyenlerinin görüşlerine 56 adet anket soruları sunuldu. Düşünceleri alındıktan sonra, figüratif 16 soru, sanatsal 10 soru, kültürel 10 soru olmak üzere toplam 36 adet soruya indirgendi. Hazırlanan sorulara göre öğrenci resimleri değerlendirildi. Öğrencilere aile, sevdiği öğretmen, arkadaşları ve yaşadığı çevre ile resim yapmaları istendi. Çalışmanın sonucunda çocukların cinsiyetine göre resim çizme ve kızların erkeklerden daha başarılı oldukları ve yaş ilerledikçe sanatsal çalışmanın daha ön plana çıktığı gözlemlendi. Ayrıca merkezi bölgede yaşayan öğrencilerin kırsal bölgedeki öğrencilere göre başarı oranının yüksek olduğu izlendi. Uzman kişilerin görüşleri alınarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Tutum ölçeğinin güvenirliği 0, 967 Alpha hesaplanmıştır. SPSS (The Statistical Packet For Social Sciences) 20 Paket Programı kullanılmıştır. Araştırma içerisinde bulguları ifade ederken frekans (f), yüzde (%), standart sapma (SS), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda özel eğitim öğretmenlerinin Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla beraber, öğretmenlerin bu derse yönelik tutumlarında etkili olan çeşitli değişkenler ve tutumun alt boyutlarına göre farklılaşma söz konusu olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonunda ortaya çıkan sorunlar doğrultusunda araştırmacı tarafından çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Figür, Sanat, Kültür, Çevre, Çocuk ve Çizim
The effect of individual cultural values on innovative business behavior: A study on managers
In this study, it is aimed to determine whether the individual cultural values of the managers working in Antalya province have an effect on innovative business behavior and the extent of this effect. For this purpose, the concepts of culture, individual cultural values, innovation, innovative business behavior were investigated. The concept of culture, which has been the subject of many studies in the past and today, has been discussed within the framework of Hofstede's cultural dimensions. The research universe consists of managers working in Antalya city center.A simple sampling method was used to determine the number of samples, and the sample size is 180 managers. The research also used the innovative business behavior scale consisting of 9 expressions adapted to Turkish by Töre (2017) and the individual cultural values scale consisting of 26 expressions adapted to Turkish by Saylik (2019) as a data collection tool. Reliability and validity analysis, factor analysis, correlation and regression analysis were performed with the data obtained. As a result of the analysis, the perceptions of the participant group consisting of managers regarding power distance and masculinity size are below moderate, while collectivism, long moltenness and uncertainty avoidance are high. It has been found that the power distance from the dimensions of culture affects all dimensions of innovative business behavior, while the dimension of collectivism affects only the dimension of idea generation. In addition, it has been found that the dimensions of masculinity, long meltdown and uncertainty avoidance do not affect any dimension of innovative business behavior.
Yöneticilerin kültürel değerleri ve izleyici profili tercihleri
Bu çalışmada lider ve izleyici etkileşimi bağlamında ve genel olarak yöneticilerin kültürel değerleri çerçevesinde, yöneticilerin izleyici profili tercihlerinin nasıl farklılık gösterdiği araştırılmıştır. Öncelikle kültür kavramına değinilerek kültürel değerler için bir temel oluşturulmaya çalışılmıştır. Ardından kültürel değerlerin kişilerin davranış şekillerini nasıl etkilediği aktarılmıştır.İkinci bölümde ise izleyicilik kavramı, daha önce yapılan çalışmalar ışığında boyutları ve özellikleri ile birlikte ortaya konmuştur. Kuramsal çerçeveye geldiğimizde ise öneriler geliştirerek; kültürel değer boyutlarının, yöneticilerin izleyici profili tercihlerini ne şekilde etkilediği açıklanmıştır. Bu doğrultuda sektörler ve meslek grupları arasından 316 beyaz yakalı çalışandan veri toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilerek çalışma yapılan alandaki yöneticilerin izleyici profili tercihleri ortaya konulmuştur.Araştırma sonucunda toplulukçu ve dişi özellikler gösteren, güç mesafesi yüksek, belirsizlikten kaçınan ayrıca babacan davranış beklentisi değerlerine sahip olan yöneticilerin izleyici profili tercihlerinde pasif katılımlı ve bağımlı, eleştirel olmayan düşünme yapısındaki izleyici tipi yönünde hareket edecekleri bulgulanmıştır. Bireyci ve eril özellikler gösteren, güç mesafesi ve belirsizlikten kaçınma oranları düşük değer yargılarına sahip olan yöneticilerin ise tam tersi bir şekilde izleyici profili tercihlerinde aktif katılımlı ve bağımsız, eleştirel düşünebilen izleyici tipi yönünde hareket edecekleri sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kültür, izleyicilik, izleyici çeşitleri, izleyici profili tercihleri
Şirketlerde temel değerlerin sürdürülebilirliği ve performans değerleme
Seçim yapmak, sadece amaçlı canlılara ait bir özelliktir. Amaçlı canlılar, yaptıkları bu seçimler sayesinde ideallerine ulaşabilirler. Bireyi idealine taşıyacak bu seçimler rastgele yapılmaz. Verilen kararların bir dayanağı vardır. Bu dayanak kişinin temel değerleridir. Temel değer, birey için neyin en önemli olduğunu gösteren inançlarıdır. Yani karar verme kurallarıdır.Organizasyonlarda amaçlı sistemler olarak kabul edildikleri için kararlar belirli kurallara göre alınır. Örgütsel değerler olarak benimsenen bu kurallar o firmanın ?niçin? var olduğunu gösterir. Bu kuralların karşılıklı etkileşimi sonucu organizasyon misyonuna ulaşabilir. Yalnız örgütsel değerlerin ?sürdürülebilir? olması gerekir. Sürdürülebilirlik; değerlerin yani eylemlerin, söylemlere yani politikalara yansıtılmasıdır. Böyle organizasyonların ömrünün uzun olması beklenir. Bu çalışmanın amacı; şirket değerleri arasında tutarlılık olması halinde şirket ömrünün uzun olması bekleneceğini göstermektir. Bu hipotezi ispatlayabilmek için farklı sektörlerde faaliyet gösteren 5 firmanın, 20 çalışanı seçilerek 100 kişilik bir örneklem grup oluşturulmuştur. Ve onlardan 6 soruluk bir anketi cevaplamaları istenmiştir. Alınan cevaplar ?çalışanların algılarının sıklık oranlarına? göre tasnif edilmiştir. Firmaların ortalama ömrü, değerlendirmede dikkate alınmıştır.Anketler sonucunda; bireysel ve örgütsel değerlerin birebir örtüşmediği görülmüştür. Fakat değerler kendi içinde tutarlıdır. Değerlerin birbirleriyle bire bir uyumlu olmamasının nedeni; değerin kişi tarafından belirlenen aralığının farklı oluşudur. Bu yüzden aynı değer farklı şekilde algılanabilir. Çalışanların cevaplarında; para, nakit akışı, maaş, prim, kar gibi ifadeler yoktur. Bu da değerlerin maddi öğelerden daha ön planda olduğunu göstermektedir. Değerlerin tutarlılığı ve firma ömrü arasında doğrusal bir ilişki vardır. Değerlerin sürdürülebilir olduğu organizasyonların ?eylem? ve ?söylem? leri arasında büyük kara delikler oluşmayacağı gözlemlenmiştir.
Van Ulupamir Kırgız Türkleri'nin siyasi tarihi ve kültürleri
Tez çalışmasında Türkiye'nin Van ili, Erçiş ilçesine bağlı olan Ulupamir köyünde yaşayan Kırgız Türklerinin siyasi tarihi ve kültürleri araştırılmıştır. Tez çalışması literatür taraması ve alan araştırmasına dayanmaktır. İnsanlar, hayatlarını genellikle doğdukları yerlerde devam ettirmek ister ancak çeşitli nedenlerden dolayı gerek yaşadıkları bölgelerde gerekse ülkeler arasında yer değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Bu göç, gönüllü olabildiği gibi zorunlu nedenlerden de kaynaklanabilmektedir. Her ne sebepten olursa olsun başka ülkelere göç eden kişiler ve topluluklar değişik mağduriyetler ve sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Karşılaşılan problemler arasında en önemli olanı ise göçmenlerin, kendilerini kabul edecek ve onları kucaklayacak bir ülke bulabilmeleridir. Söz konusu Ulupamir Kırgız Türkleri, Tanrı Dağlarında yaşayıp siyasi sebeplerden dolayı Capaarkul önderliğinde Afganistan'da bulunan Pamir yaylalarına sığınmışlardır. Ancak Sovyetlerin Afganistan'ı işgal etmesiyle Pamir yaylasından Pakistan'a göç etmişlerdir. Pakistan'da 4 yıl kaldıktan sonra Türkiye'ye göç etme kararı almışlardır. Türkiye Cumhuriyeti tarafından Malatya ve Van illerine geçici olarak yerleştirilen daha sonra Van'ın Erçiş ilçesinde köy inşa edilerek kalıcı olarak yerleşimleri sağlanan Kırgız Türkleri, 35 yıldır bir arada yaşadıkları bölge halkıyla kaynaşmakta ve Kırgız kültürünü değişen yaşam koşullarına rağmen devam etmektedir. Türk tarihinde özel bir yere sahip olan Kırgızların, Pamir yaylası ve Ulupamir köyü arasındaki sosyo-kültürel özelliklerini, yüzyıllardır yaşayan Kırgız gelenek ve göreneklerini bugün de yaşatma gayreti içerisindedirler. Anahtar Sözcükler: Kırgız, Ulupamir, Siyasi Tarih, Kırgız Kültürü
Öğretmenlerin kültürel değer algıları ve örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimliğinin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin kültürel değer algıları ve örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimliklerinin aracı rolünün araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma açıklayıcı ilişkisel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Düzce ili merkez ve ilçelerindeki kamuya bağlı eğitim kurumlarında çalışmakta olan 976 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği, Örgütsel Politika Algısı Ölçeği ve Öğretmenlerin Sosyal Kimlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, 2021-2022 eğitim öğretim yılında araştırmacı tarafından toplanmış ve verilerin analizinde açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, betimleyici istatistikler, yapısal eşitlik modeli ve bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar, öğretmenlerin bireysel kültürel değer algılarının örgütsel politika algılarını negatif yönde, sosyal kimlik algılarını ise pozitif yönde ve anlamlı şekilde açıkladığını gösterirken; sosyal kimlik algılarının da örgütsel politika algılarını negatif yönde ve anlamlı olarak açıkladığını ortaya koymuştur. Ayrıca araştırmada, öğretmenlerin kültürel değer algıları ile örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimlik algılarının kısmi aracılık rolü oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bootstrapping işlemi ile elde sonuçlar da bu dolaylı etkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış, gelecek araştırmalara ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Kültürel değerlere duyarlı eğitim açısından sınıf öğretmenliği lisans programının değerlendirilmesi
Bu araştırmada kültürel değerlere duyarlı eğitim açısından sınıf öğretmenliği lisans programını değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim gören sınıf öğretmeni adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi, beceri veya farkındalık durumları ile sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarının kültürel değerlere duyarlı sınıf öğretmenlerinin yetiştirilmesi noktasında lisans programına ilişkin görüşleri incelenmiştir. Ayrıca sınıf öğretmenliği lisans eğitim programının sınıf öğretmen adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitime hazırbulunuşluklarına katkısı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda hem nitel hem de nicel teknikleri içeren karma (mixed) yöntem benimsenmiştir. Karma araştırma yöntem desenlerinden ise keşfedici sıralı desen (exploratory sequential design) tercih edilmiştir. Buna göre veriler paralel ardışık (sıralı) örneklem ilişkisi çerçevesinde nitel ve nicel veriler aynı evreni temsil eden farklı katılımcılardan ve sıralı (NİT nic) olarak toplanmıştır. 2016 – 2017 eğitim yılında çeşitli üniversitelerde öğrenim gören sınıf öğretmenliği lisans programı son sınıf öğrencilerinden 10'u erkek, 12'si kadın olmak üzere toplam 22 kişiden; ayrıca sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarından 14'ü erkek, 9'u kadın olmak üzere toplam 23 kişiden veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında Türkiye'nin 7 bölgesinden 26 üniversitede sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim gören 350'si erkek 1016'sı kadın olmak üzere 1366 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yöntemi benimsenmiş ve veriler sınıf öğretmeni adayları ve öğretim elemanları ile bireysel olarak yüz yüze yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında ise "Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitime Hazırbulunuşluk Ölçeği" aracılığıyla veriler toplanmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşmeler yoluyla elde edilen verilerin analizinde; içerik analiz yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışma grubundan elde edilen verilere dayalı olarak betimsel istatistik tekniklerinden "ortalama ve standart sapma", çıkarımsal istatistiklerden "bağımsız örneklemler için t-testi" yapılmıştır. Elde edilen bulgu ve sonuçlar ışığında, sınıf öğretmeni adaylarına yönelik kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi ve beceri edindirilmesi noktasında beklenen düzeyde süreç ve yaşantıların uygulanmadığı görülmektedir. Bununla birlikte ders içeriklerinde kültürel değerlere duyarlıkla ilgili konulara çok sınırlı düzeyde yer verildiği, öğrenme – öğretme sürecinde kültürel değerlere duyarlı pedagoji anlayışıyla yürütülemediği, ayrıca sınıf öğretmenliği lisans programında görevli öğretim elemanlarının kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili yeteri düzeyde mesleki formasyon bilgi ve becerilerine sahip olmadığı belirlenmiştir. Nicel bulgularda ise lisans eğitim programı sınıf öğretmen adaylarının kültürel değerlere duyarlı eğitim noktasında sahip olması gereken mesleki hazırbulunuşluklarını sağlayamadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte sınıf öğretmeni adaylarının kişisel hazırbulunuşluklarının yüksek düzeyde olduğu, ayrıca cinsiyetlerinin, ikinci bir dile sahip olmalarının ve değişim programlarına katılım sağlama durumlarının kültürel değerlere duyarlı eğitime hazırbulunuşlukları üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Genel çerçevede sonuç olarak sınıf öğretmenliği lisans programının sınıf öğretmen adaylarına kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili bilgi ve beceri kazandırma noktasında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Meslekî ortaöğretim kurumlarındaki yöneticilerin kültürel yapılarının belirlenmesi
Araştırmanın amacı; meslekî eğitim veren ortaöğretim ve yaygın öğretim kurumlarındaki okul yöneticilerinin idarî ve kültürel değerlerinin belirlenmesi ve bu değerlerin yaş, cinsiyet, kıdem yılı, unvan gibi değişkenlere bağlı olarak değişkenliğinin saptanmasıdır.Araştırmanın evrenini, İstanbul ili Avrupa yakasındaki meslekî eğitim veren okullarda görev yapan yöneticiler, örneklemini ise bu okullardan tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilmiş 100 yönetici oluşturmuştur. Araştırmada; okul yöneticilerinin kimlik bilgilerine ilişkin verileri elde etmek için kimlik bilgi formu ve benimsedikleri idarî ve kültürel değerlerin belirlenmesi için geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış ?Yöneticilerinin Benimsedikleri İdarî Ve Kültürel Değerler Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçekte 9 tanesi ters uçlu olmak üzere toplam 30 adet madde bulunmaktadır. Ölçeğin cevaplanmasında 5'li Likert kullanılmıştır.?Yöneticilerin Benimsedikleri İdarî Ve Kültürel Değerler Ölçeği?nden elde edilen cevaplar SPSS (Statistical Package for Social Sciences) istatistik paket programına işlenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğunun belirlenmesi amacıyla Kolmogorov Smirnow Normal Dağılıma Uygunluk testi yapılmış, verilerin normal dağılım eğrisi içinde yer aldığı belirlenmiştir (Kolmogorov ? Smirnow Z=1.16, p>0.05). Dağılım normal olduğu için parametrik testler kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde 0.05 anlamlılık düzeyinde ikili gruplar için (cinsiyet, statü) bağımsız grup t?testi, çoklu gruplar için ise (kıdem, yaş, öğrenim durumu) varyans analizi testi kullanılmıştır.Anahtar kelimeler: Kültürel Değerler, Örgüt Yapısı, İdarî Yapı, Yöneticiler, Meslekî Okullar