Reading habit
84 theses under this subject heading
Ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının incelenmesi (Siirt örneği)
Bu çalışma, Siirt il merkezi ile Kurtalan ve Şirvan ilçelerinde bulunan ortaöğretim okulları son sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Siirt il merkezi ve ilçelerinde ortaöğretim son sınıfında okuyan öğrencileri, örneklemini ise 2014- 2015 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezi ile Kurtalan ve Şirvan ilçesindeki bulunan 13 lisede okuyan toplam 1034 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla okuma alışkanlığı anketi kullanılmıştır. Toplanan veriler 0.05 anlamlılık düzeyinde sınanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans gibi betimsel istatistikler yanında geçerlik güvenirlik analizlerinde Croanbach Alpha, Pearson Korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. İncelenen iki grup arasında, belirlenen değişken açısından fark olup olmadığını belirlemek için Independent Samples T-Test, Tek Yönlü Varyans analizi (Anova) ve Scheffe istatistik tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre okuma alışkanlıkları demografik özelliklere göre farklılaşmaktadır. Ailenin gelir düzeyi ile okuma alışkanlığı arasında pozitif yönde ilişki görülmektedir. Okuma alışkanlıkları, sosyokültürel özelliklere göre farklılaşmaktadır. Öğrenciler genel olarak okumaya karşı olumlu bir tutum sergilemekte ve kitap okumaktadırlar. Ancak yeterli düzeyde kitap okuma alışkanlığının olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Öğrenci , Okuma, Alışkanlık,
Ankara ilinde denetimli serbestlik kararı olan çocukların okuma alışkanlığı
Okuma alışkanlığı, çocukların kişisel gelişimlerinde ve eğitim süreçlerinde başarılarını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür. Araştırmalar, düzenli olarak kitap okuyan çocukların akademik performanslarının, okumayan ya da az okuyan akranlarına göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu alışkanlığın kazandırılmasında aile, arkadaşlar, öğretmenler, çevre özellikleri, gelir ve eğitim düzeyi büyük önem taşır. Denetimli serbestlik (DS), suç işlemiş bireylerin topluma yeniden kazandırılması sürecinde uygulanan bir ceza infaz yöntemidir. Bu yöntem, yükümlülerin cezalarının bir kısmını toplum içinde, belirli kurallar ve denetim altında geçirmelerine olanak tanımaktadır. Denetimli serbestliğin temel amacı, yeniden suç işleme riskini azaltmak ve kişinin topluma uyum sağlamasını kolaylaştırmaktır. Bu araştırmada Ankara ilinde hakkında DS kararı olan çocukların okuma alışkanlıkları; eğitime devam etme ve meslek, anne ve babanın eğitim düzeyi, çocukların gelir düzeyi, ailelerinin gelir düzeyi temelinde incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Keçiören ilçesinde bulunan Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde takibi yapılan 100 çocuk oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmış, araştırma betimleme yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre kapsamdaki çocukların okuma alışkanlıkları ile yaşları ve eğitime devam etmeleri-okuldan kopmamaları arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Yaş ilerledikçe ve örgün eğitimden ayrıldıkça okuma alışkanlıkları azalmaktadır. İyi ve orta düzey okuyucular halen örgün eğitimde olan çocuklardır. Okuldan ayrılıp çalışmaya başlayanlar içinde çoğunlukla hiç kitap okumayanlar yer almaktadır, kitap okuyanlar ise zayıf okuyucudur. Bu durum doğal olarak çocukların yaşları büyüdükçe okuma alışkanlıkların azalmasına yol açmaktadır. "Ankara'da DS (Denetimli Serbestlik) kapsamındaki çocuklar zayıf bir okuma alışkanlığına sahiptir ve eğitimle ilişkilerinin sürmesi okuma alışkanlıklarını olumlu yönde etkilemektedir" şeklinde belirlenen araştırma hipotezi doğrulanmıştır.
Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıkları
Bireysel bir yaşam davranışı ve eylemi olan okuma toplumsallaşmanın, bir başka deyişle, toplumsal hayata katılmanın aracıdır. Okumaya ilişkin algı, tutum, duygu, düşünce, alışkanlık ve davranışlarımız okuma kültürünü oluşturur. Kültür değişen bir olgu olduğu için okuma kültürü de tarihsel ve toplumsal koşullara bağlı olarak değişmektedir. Dijital okuma, okuma kültüründe özellikle teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni bir okuma türüdür. Okuma kültürünün bir parçası olarak değerlendirebileceğimiz dijital okumanın teknoloji kullanımına daha yatkın olduğu bilinen çocuklar ve gençler arasında hızla yaygınlaşmakta olduğu söylenebilir. Bu nedenle dijital okumanın gençler açısından araştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı; Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıklarını çeşitli boyutlarıyla irdelemektir. Dijital okuma alışkanlıklarının yanı sıra basılı okuma alışkanlıklarının da ele alındığı araştırmamızda öğrencilerin hangi okuma türünü neden tercih ettikleri, hangi okuma materyallerini ve araçlarını kullandıkları, ne tür okuma içeriklerine yöneldikleri ve bunları nasıl edindikleri, okuma yer ve zaman tercihleri, sahip oldukları dijital kaynakların neler olduğu ve kütüphane kullanım sıklıkları ve amaçları gibi alt konuların ortaya konulması da amaçlanmıştır. Söz konusu irdelemelerin ailelerin sosyoekonomik statüleri ve demografik değişkenler bağlamında yapılması da amaçlar arasındadır. Araştırma problemi; "Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıkları hangi özellikleri göstermektedir?" biçiminde oluşturulmuştur. Bu bağlamda, "Öğrencilerin dijital okuma alışkanlıklarının hangi düzeyde ve nitelikte olduğu, hangi etkenlere bağlı olarak, ne kadar değiştiği" çalışmanın araştırma sorusu olarak düşünülmüştür. Çalışma amacı ve araştırma problemine bağlı olarak da araştırmanın hipotezi de şöyle oluşturulmuştur: "Ankara'daki lise son sınıf öğrencileri dijital okuma yönünde bir eğilime sahip olmakla birlikte, bu okuma türü onlar için öncelikli değildir." Ankara'da bulunan okuldaki toplam 294 lise son sınıf öğrenci örneklemi ile gerçekleştirilen çalışmamızda betimleme yöntemi kullanılmış ve son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıklarını ölçmek için anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) programı ile yapılan analizler ve ki-kare testleri sonucu elde edilen verilere göre, Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma yönünde belirli ölçüde eğilimleri olmakla birlikte, her iki okuma türünü de birlikte gerçekleştirdikleri ve bunların içinde daha çok basılı kaynak okumayı tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin okuma sıklıkları ve türleri ile anne ve babanın eğitim düzeyi arasında da anlamlı ilişki bulunmuş, eğitim düzeyi yüksek ailelere sahip öğrencilerin basılı ve dijital okuma alışkanlığına daha yüksek oranda sahip oldukları anlaşılmıştır. Çalışma sonunda konuya ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler Lise öğrencileri, Okuma alışkanlığı, Dijital okuma alışkanlığı, Okuma kültürü, Sosyoekonomik özellikler, Sosyo-ekonomik etkenler, Ankara.
Annelere uygulanan okuma projesinin etkilerinin incelenmesi: Bağcılar örneği
Okula başlama, bireylerin hayatında, doğumdan sonraki en önemli aşamalardan biridir. İlkokul ile birlikte okumayı öğrenen birey, okuduklarından çıkarımlar yaparak çevresinde olup biten olayları anlamaya başlamaktadır. Okuyan birey, hayatı sorgulamaya başlayarak, etrafında yaşanan olayları merak etmektedir. Merak ise, bireyi araştırmaya yönlendirmektedir. Okuma becerisi, bu şekilde bir döngüye dönüşerek devam etmektedir. Akademik dönemlerdeki başarılar ile okuma arasında paralel bir ilişki olduğu göz ardı edilmemelidir. İlkokulda kazanılan okuma becerisi, bireyin okul başarısında da, sonraki aşamalarda da daima ön plana çıkmaktadır. Türkiye'de okuma alışkanlığı ile ilgili az kitap okunduğuna yönelik bir algı bulunmaktadır. Türkiye'deki kitap okuma oranları ile farklı ülkelerdeki kitap okuma oranları karşılaştırıldığında bu algının doğruluğu ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de okuma alışkanlığı ile ilgili oluşan olumsuz algıyı ortadan kaldırmak için, değişik kurumlar tarafından okuma projeleri düzenlenmektedir. Böylece bireylerin çevrelerindeki rol model insanlardan etkilenerek, kitap okumaları hedeflenmektedir. Çocukların en fazla zaman geçirdiği kişi, en iyi rol modeli annesidir. Anneleri okuyan bir toplum içinde, çocuklarda kitap sevgisi görülmesi kaçınılmazdır. Bu yüzden okuma projelerinde annelerin yer alması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, annelerin okuma kültürlerini incelemek ve okuma kültürlerinin geliştirilebilmesine yönelik öneriler ortaya koyabilmektir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında tarama modellerinden, genel tarama modeli tercih edilmiştir. Nitel araştırma kapsamında 27 sorudan oluşan likert tipi ölçek geliştirilerek, uygulanmıştır. Nitel araştırma kapsamında ise 3 açık uçlu sorudan oluşan, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi ile yorumlanmıştır. Araştırmanın evreni İstanbul ili, örneklemi ise Bağcılar ilçesidir. Bağcılar ilçesinde projeye katılan 24 ilkokul, 42 ortaokul ve 14 liseden rastgele seçilen 399 katılımcı (anne) araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma bulgularına göre, okuma projesini faydalı bulan katılımcıların, çocuklarının yanında kitap okumalarının, rol model olmaları bakımından, olumlu olduğu; ders başarısı ile kitap okuma arasında doğru bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar kitap fiyatlarını yüksek bulmakla birlikte, ücretsiz kitap alabilecekleri yerlerin sayısının da az olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırma bulgularına göre, katılımcılar okuma kültürünün gelişmesinde büyük katkısı bulunan elektronik kitap ve teknolojik olanaklar konusunda yeterli bilgiye sahip bulunmamaktadır. Araştırma bulgularına göre; toplumda okuma kültürünün gelişmesine katkı sağlayabilmek amacıyla, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), ders müfredatlarını ailenin de içinde bulunduğu, okuma ile ilgili etkinliklerle zenginleştirebilir. Kitap ihtiyacını gidermek ve boş geçen zamanı değerlendirmek için otobüs ve metro duraklarına, parklara, kahvehanelere, taşıtlara kitaplıklar yapılabilir. Ayrıca toplumda okuma kültürünün yaygınlaşması için basılı yayımlar elektronik ortamda elektronik kitap (e-kitap) olarak öğretmen, öğrenci ve velilere ücretsiz olarak sunulabilir. Okuma kültürünün yaygınlaşması amacıyla okullarda okuma saatleri daha etkin hale getirilebilir. Kitapların basılı ve elektronik ortamda paylaşılmasını sağlayacak ulusal düzeyde kampanyalar düzenlenebilir.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının düzeyi nedir
Bu çalışmanın amacı, 2015-2016 öğretim yılında İstanbul ilinin Avrupa yakasında bulunan ilkokullardan rastgele bir şekilde seçilen ilkokullarının 4. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarını incelemektir. Araştırmada 806 öğrencinin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde; cinsiyet farklılığı, anne ve babanın öğrenim durumu, ailenin sosyoekonomik durumu ve kardeş sayısının etkileri analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular şöyle özetlenebilir: Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha çok kitap okumaktadırlar. Annenin eğitim düzeyinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığını etkileme oranı babaya göre daha yüksektir. Ailenin gelir düzeyi arttıkça öğrencilerin kitap okuma alışkanlık düzeyleri de artmaktadır. Buna karşılık özel okulda eğitim alan öğrenciler ile merkez okulda eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Ayrıca öğrencilerin kardeş sayılarına göre inceleme yapıldığında okuma alışkanlıkları önemli bir şekilde farklılık göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anne Eğitim Düzeyi, Okumanın Aşamaları, Okuma Alışkanlığı, Sessiz Okuma, Aile Gelir Düzeyi
İlköğretim 100 temel eser listesindeki kitapların hedef kitlenin düzeyine uygunluğu
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 4.8.2005 tarih, 2005 / 70 sayılı genelge ile 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'na atıfta bulunularak ilköğretim 5-8. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı kazanması ve düşünen, düşündüğünü açık bir şekilde ifade edebilen; kültürlü, millî ve manevi değerlere sahip bireyler olarak yetişmesi amacıyla 100 Temel Eser Listesi oluşturulmuş ve proje 2005 yılı eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır.Yayınlanan genelgede hedef kitle 5-8. sınıflardaki öğrenciler olarak belirtilmiş, eserlerin sınıf düzeylerine uygun olarak seçimi öğretmenlere bırakılmıştır. 100 Temel Eser Listesi'ndeki kitapların belirlenmesinde hangi ölçütlerin dikkate alındığı kamuoyuyla paylaşılmamış, sadece oluşturulan kurulun bu eserleri uygun gördüğü belirtilmiştir. Bu durum listedeki kitapların hedef kitleye uygunluğu konusunda pek çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir.Ortak duyuş, düşünüş ve kültürel değerlerin oluşmasında temel eser listelerinin önemli işlevi bulunmaktadır. 100 Temel Eser Listesi'yle kazandırılacak becerilerin ortaya çıkması için çocukların ilgi düzeylerinin dikkate alınarak kalıcı okuma alışkanlığının oluşmasına özen gösterilmelidir.İlköğretim öğrencileri için tavsiye edilen 100 Temel Eser Listesi'nin hedef kitlenin okuma ve ilgi düzeylerine uygunluğunu mevcut literatürdeki bilgiler ve uzman görüşlerine başvurarak oluşturulan kriterlere göre tespit etmek amacıyla yapılan çalışmada, 39 farklı yayınevinden çıkan 94 adet kitap taranmış, elde edilen bulgulardan hareketle bu kitaplardan hiçbirinin eğitsel, sosyolojik açıdan; dil ve basım açısından hedef kitlenin ilgi ve okuma düzeyine bütünüyle uymadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin okuma alışkanlıklarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin okuma düzeylerinin belirlenmesi ve öğretmenlerin kişisel değişkenlere göre okuma alışkanlıklarının incelenmesidir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Uşak ilinde çalışmakta olan 890 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 345 öğretmenden toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve "Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, 30 madde ve 6 boyuttan oluşan 5'li Likert tipi bir ölçektir. Sınıf öğretmenlerinin okuma düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin bazı kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için gerçekleştirilen bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Bu çalışmada elde edilen güvenirlik katsayısı değerleri alan yazında belirtilen 0,70 değerinin üstündedir. Bu sonuca göre çalışmada kullanılan ölçeğin güvenilir bir ölçek olduğu söylenebilir. Okumaya ilişkin ölçekten elde edilen puanlara göre okuma isteklerine ait puan ortalamalarının diğer boyutlara göre biraz daha düşük olduğu söylenebilir. Cinsiyete göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre okuma alışkanlıklarının daha yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Medeni durum, mesleki kıdem ve öğretmenlerin çalıştıkları okulların yerleşim yerlerine göre öğretmenlerin okuma alışkanlıkları değişkenlik göstermemektedir. 1-2 çocuğu olanların, hiç çocuğu olmayanlara göre okumayı daha gerekli görmekte olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin internette günlük zaman geçirme süresinin okuma alışkanlığını etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin internette kalma süresi arttıkça okuma alışkanlığı azalmaktadır. Bu çalışma ile farklı değişkenlerin öğretmenlerin okuma alışkanlığını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma alışkanlığı, Sınıf Öğretmeni
Anlatım stilleri ile okuduğunu anlama ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, anlatım stilleri ile okuduğunu anlama ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmaya Afyonkarahisar ilinin merkez beldesindeki bir ilkokulun dördüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 20 öğrenci katılmıştır. Araştırmada deneysel yöntemlerden tek grup ön test son test zayıf deneysel desen modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri çeşitliliğini sağlamak için nicel verilerle birlikte nitel veriler toplanmış olup nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada öğrencilerden okudukları kitabı kendi belirledikleri bir anlatım stiliyle anlatmaları istenmiştir. Araştırma süresince veriler; araştırmacı günlüğü, araştırmacı gözlemleri ve notları, öğrenci ürünleri, öğretmen, öğrenci ve veli yarı yapılandırılmış görüşme formu, fotoğraf ve ses kayıtları, Okuduğunu Anlama Başarı Testi ve Okuduğunu Anlama Başarı Kalıcılık Testi aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci on iki hafta sürmüştür. Çalışmada öğrencilerin kullandıkları anlatım stili sayısı ve okudukları kitap sayfa sayılarıyla elde edilen veriler Betimsel İstatistik, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Ön test, son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığını belirlemek amacıyla Bağımlı (İlişkili) Gruplar t Testi uygulanmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde Betimsel analiz yapılmıştır. Çalışma sonunda öğrencilerin Sözlü Anlatım, Özet Çıkarma, Görsel Anlatım, Şiir Yazarak Anlatma, Soru Cevap, Test Hazırlama, Akrostiş, Şarkı Söyleme ve Pandomim anlatım stillerini kullandıkları tespit edilmiştir. Öğrenciler tarafından en çok kullanılan anlatım stili Sözlü Anlatım olurken en az kullanılan anlatım stili Akrostiş olmuştur. Öğrencilerin okuduğu kitabı istediği anlatım stiliyle anlatmasının öğrencilerin kendi anlatım stillerini, okuma ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği, öğrencilerde okuma isteği ve alışkanlığı oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlatım stili, Okuduğunu anlama, Okuma alışkanlığı
Sosyo-ekonomik düzeyin çocukların okuma alışkanlıkları üzerine etkisi: Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencileri üzerine bir araştırma
Okuma, çocukluk yıllarında kazanılan bir beceri olarak yıllar içinde geliştirilen, düzenli ve sürekli yapıldığında alışkanlık haline gelen bir beceridir. Bireysel ve toplumsal gelişim açısından çok önemli olduğu bilinen okuma alışkanlığının kazanılmasında en önemli unsurların başta aile, okul öğretmen, kütüphaneler olduğu söylenebilir. Sosyo-ekonomik etkenler ise bu sürecin unsurları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Çocuğun anne babasının eğitim ve gelir düzeyi, mesleği gibi sosyo-ekonomik özellikleri, eğitim alınan okulların özellikleri ve içinde yaşanılan çevre gibi faktörler sosyo-ekonomik düzeye göre değişebilmekte ve tüm bunlar okuma alışkanlıklarını etkilemektedir. Bu açıdan çocukların okuma alışkanlıklarının sosyo-ekonomik etkenler bağlamında araştırılması ve ortaya çıkan sonuçlar okuma alışkanlığı sorununun çözümüne yönelik uygulamalara büyük katkı sağlayacaktır. Bu araştırmada, Ankara'da farklı sosyo-ekonomik koşullarda yaşayan sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ailenin gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyleri, meslekleri ve coğrafik köken gibi sosyo-ekonomik özellikler temelinde incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezi sınırları içinde yer alan 3 ilçede bulunan ortaokullardaki 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 3 ilçe, 8 ortaokul, 256 öğrenci ile örneklenen araştırma betimleme yöntemi ile gerçekleştirilmiş, verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyi ve mesleği, coğrafik köken olarak belirlediğimiz sosyo-ekonomik özellikler ile öğrencilerin okuma alışkanlıkları arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Güçlü okuma alışkanlığına sahip olanlar daha çok orta ve alt orta gelir düzeyindeki öğrenciler, orta düzey okuyucular üst ve üst orta gelir düzeyindeki öğrenciler ve zayıf düzey okuyucular ise daha çok alt ve alt orta gelir düzeyindeki öğrencilerdir. Öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile arasında en güçlü ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik, vi "gelir düzeyi", "eğitim" ve "meslek", en zayıf ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik ise "coğrafik köken"dir. Elde edilen sonuçlara göre, "Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının düzeyi, sahip oldukları sosyoekonomik özelliklere göre değişmektedir" biçiminde belirlenen araştırma hipotezi doğrulanmıştır. Anahtar Sözcükler İlköğretim öğrencileri, Okuma alışkanlığı, Okuma kültürü, Sosyo-ekonomik özellikler, Sosyo-ekonomik etkenler, Ankara.
A study into the interplay between first and second language reading motivation and vocabulary development
The present study aimed to examine the cross-linguistic effect of L1 vocabulary, reading motivation and habits on L2 vocabulary, reading motivation and habits. In this respect, proposing a model, the study aims to contribute to the foreign language education and research. Moreover, the study also seeks to contribute to Turkish language studies through illustrating Turkish vocabulary size, reading motivation and habits of university students. With respect to the sample size and data collection tools required by the complex theoretical model proposed, the study employed a quantitative survey research design. The data was collected through vocabulary size tests, reading motivational scales and reading habits questionnaires from a total of 490 participants from the four different state universities. As the complex theoretical model suggested, the model proposed in the study was analyzed with PLS-SEM technique. The results revealed that L1 vocabulary size and reading efficacy were the two predictors of L2 vocabulary size; however, L1 vocabulary size was the best predictor. Whereas L1 reading habits explained L1 vocabulary size, L2 reading habits did not predict L2 vocabulary size. Although participants' most highly endorsed reading motivational dispositions in L1 and L2 were different, only intrinsic reading motivation explained reading habits in L1 and L2. Moreover, L1 reading motivation and habits significantly predicted L2 reading motivation and habits. In this respect, the study suggests that L1 vocabulary size and reading habits are important in the development of L2 vocabulary size and reading habits.
İlkokul birinci sınıf öğrencilerine okuma alışkanlığı kazandırmak için bir eylem araştırması
Okuma; insanı bilginin sonsuzluğuna götüren, yaratıcı düşünme, konuşma, yazma gibi becerileri geliştiren bir eylemdir. Millî eğitimin hedeflerinden olan hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler yetiştirme amaçları, çocuklara küçük yaştan itibaren okuma alışkanlığı kazandırmakla birlikte olacaktır. Günümüzde birçok ilde okuma kampanyalarının yapılması, Millî Eğitim Bakanlığının temel eserler listesi oluşturarak öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmayı hedeflemesi, Türkçe Öğretim Programı'ndaki beceri alanlarında okumanın büyük önem taşıması, günümüzde aday öğretmenlere okumaları üzerine tavsiye niteliğinde kitap listelerinin oluşturulması gibi çalışmalar ülke çapında okumaya verilen önemi ve okuma oranının artırılması isteğini göstermektedir. Bireyin okuma alışkanlığı kazanmasında ebeveynlere ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Bu araştırmada birinci sınıf öğrencilerine okuma alışkanlığı kazandırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda veriler 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Batman'da bir ilkokulda görev yapan 40 sınıf öğretmeni ile aynı okulda öğrenim gören 36 birinci sınıf öğrencisi ve bu öğrencilerin velilerinden toplanmıştır. Eylem araştırması niteliğindeki bu çalışmada veriler okuma eğilimi anketi, kitap kavramına ilişkin metafor, kitap okumama nedenleri ve okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik çözüm önerilerine ilişkin açık uçlu anketle toplanmıştır. Öğretmen, öğrenci ve velilerden toplanan veriler ışığında öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmak için bir eylem planı hazırlanmıştır. Uygulanan eylem planının başarılı olması, öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasında öğretmenlerin yaptıkları sınıf içi etkinliklerin ve öğretmenlerle velilerin sürece dahil olmasının önemini ortaya koymuştur.
Turkey's reading (R)evolution a study on books, readers and translation: 1840-1940
This study explores the pioneering role of translation in the reading revolution the Ottoman-Turkish society went through in the period between 1840 and 1940. The rapid popularization of the novel shortly following its entry into Turkey via translation and the impetus this provided for the formation of a readership are the main reasons for choosing novels as the case in point. By attempting to discover what the readers in the period 1840 and 1940 were reading and how they could have selected, viewed and read, this study is designed to answer specific questions on readers and their reading habits based on a tripartite research structure consisting of production, marketing and consumption phases. For the production phase, a catalogue of translated and indigenous novels published in 1840 and 1940 is established. The bibliographical analysis reveals that a high proportion (46%) of the novels consisted of translated titles. This predominance is the first striking evidence of the formative role of translation in the reading revolution. The advertisements published in catalogues, newspapers and journals are studied as an intermediary between production and consumption phases. They serve as primary sources to reflect the historical context and reveal the characteristics of the strategies that were used while marketing translated and indigenous titles both synchronically and diachronically. The high frequency of the advertisements for translated titles, moreover, contributes to the main argument of the dissertation, i.e. the popularity of the translations among the readers. The consumption phase is studied through readers? letters, biographical accounts and visual representations. These materials are important to illustrate readers? active involvement in the process and how their participation shaped and was shaped by the production and marketing phases.
Okumaya adanmışlık modelinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıklarına, okuma tutum ve motivasyonlarına etkisinin incelenmesi
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde Okumaya Adanmışlık Modeli kullanımının öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmalarına, okumaya yönelik tutum ve motivasyonlarına etkisinin tespit edilmesi amaçlanan bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Nevşehir ili Merkez ilçede bulunan bir ilkokulda öğrenim gören 36 dördüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Bu öğrenciler, seçkisiz atama yöntemi ile deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Deney grubu 19, kontrol grubu ise 17 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri Okuma Tutum Ölçeği, Okuma Motivasyon Ölçeği ve Okuma Alışkanlığı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde gruplar arası karşılaştırmalarda kullanılan istatistiki testlerden yararlanılmıştır. Toplanan veriler, normal dağılım göstermediği için parametrik olmayan testlerden Mann-Whitney U Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Deneysel işlem sürecinde ilk olarak ön test uygulanmış ve bu ön test verilerine göre deney ve kontrol gruplarının okuma tutumu, okuma motivasyonu ve okuma alışkanlığı düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Daha sonra okumaya adanmışlık modeli ilkelerine göre uzman görüşü de alınarak hazırlanan etkinlikler altı hafta boyunca deney grubuna uygulanmıştır. Uygulama sonucunda her iki grupta bulunan öğrencilerin okuma tutumu, okuma motivasyonu ve okuma alışkanlığı düzeylerini belirlemek üzere son testler uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin son test okuma tutum puan ortalamalarının deney grubu lehine (Mann-Whitney U=46,50; p<.05); okuma motivasyon puan ortalamalarının deney grubu lehine (Mann-Whitney U=17,50; p<.05) ve okuma alışkanlığı puan ortalamalarının yine deney grubu lehine (Mann-Whitney U=22,00; p<.05) anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Yani Okumaya Adanmışlık Modeli kullanılarak hazırlanan etkinlikler öğrencilerin okuma tutumlarını, okuma motivasyonlarını ve okuma alışkanlığı düzeylerini anlamlı derecede artırmıştır. Bu sonucun ülkemiz için de önemli bir sorun olarak görülen okuma tutumu, okuma motivasyonu ve okuma alışkanlığının erken yaşlardan itibaren geliştirilmesi açısından önemli olduğu söylenebilir.
Örtük programın lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığına etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, örtük programın lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığına etkisini incelemeye yöneliktir. Araştırmalar ilkokuldan itibaren resmî programlarda yer alan, öğrencilere "okuma alışkanlığı" kazandırma amacına istenilen ölçüde ulaşılamadığını göstermektedir. Bu araştırmanın amacı, örtük programın, lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığını nasıl etkilediğini anlamak ve bu temel amaç doğrultusunda örtük programın, lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığını geliştirmek üzere nasıl işe koşulabileceğine yönelik çözüm önerileri üretmektir. Bu amaçla araştırmada, nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden, uygun örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Katılımcılar Kayseri ili merkez ilçelerinden birinde bulunan bir lisede görev yapan 4 edebiyat öğretmeni ve bu lisede öğrenim görmekte olan 10 öğrenciden oluşmaktadır. Öğretmen olan katılımcıların 1'i kadın, 3'ü erkek; öğrenci olan katılımcıların ise 7'si kız, 3'ü ise erkektir. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış öğretmen ve öğrenci görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. Görüşmeler sonucu elde edilen ses kayıtları araştırmacı tarafından yazıya çevrilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Öğrenci görüşmeleri sonucunda elde edilen verilere göre öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları, örtük program kapsamında "Okumak, Öğretmen, Arkadaş, Aile Okul" temaları ve "Okumama Sebebi, Okuma Sebebi, Kitap Tercihi, Alışkanlık Kazanma Zamanı, Öğretmen Etkisi, Olumlu Arkadaş Etkisi, Olumsuz Arkadaş Etkisi, Olumlu Aile Etkisi, Olumsuz Aile Etkisi, Kütüphane, Etkinlikler ve Uygulamalar, Zaman ve Ders Kitapları" kategorileri altında incelenmiştir. Öğretmen görüşmeleri sonucunda elde edilen veriler, örtük program kapsamında "Öğretmen Okuma Alışkanlığı, Öğrenci Okuma Alışkanlığı, Okul" temaları ve "Okuma Sebepleri, Kitap Tercihi, Öğretmenler, Aile, Okuma Alışkanlığı, Kitap tercihi, Öğrencinin Okumama Sebepleri, Öğrencinin Okuma Sebepleri, Eğitim Sistemi, Okunacak Kitapların Belirlenmesi, Ders Kitapları, Etkinlikler ve Uygulamalar, Kütüphane" kategorileri altında incelenmiştir. Örtük program aracılığıyla öğrencilerin kitap okuma amaçlarının şekillendirildiği; öğrencilerin kitap tercihlerinin şekillendirilmeye çalışıldığı; öğretmenlerin bakış açılarının, davranışlarının, söylemlerinin, sınıf içi ve okuldaki uygulamalarının öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde etkili olduğu; arkadaş çevresinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde etkili olduğu; ailelerin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı üzerinde etkili olduğu; okulda kitap okumaya yönelik düzenlenen etkinliklerin ve uygulamaların yetersiz olduğu; ders kitaplarının kitap okuma alışkanlığı kazandırma konusunda yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: resmî program, örtük program, kitap okuma alışkanlığı
Siyasi ideolojilerin okuma davranışları üzerinde etkisi
Bu araştırma, okuyucuların siyasi ideolojilerinin kitap okuma davranışlarını nasıl etkilediğini, tüketici davranışları disiplini ve işletme bilimi perspektifiyle incelemeyi amaçlamaktadır. Tez, okuyucuların kitap sektöründeki tüketim kalıpları ile siyasi ideolojileri, siyasi tutumları ve siyasi kimlikler arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Tezin ilk bölümünde siyasi ideoloji ve ilgili teoriler tarihselci yaklaşımla incelenerek muhafazakârlık, sosyalizm, liberalizm ve milliyetçilik kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. İkinci bölüm, kitap endüstrisinin ve yayıncılığın tarihsel gelişimini ve mevcut durumunu analiz etmeye, özellikle de tüketici olarak okuyucuları anlamaya odaklanmaktadır. Bu bölümde Türkiye'de ve dünyada kitap üretimi ve tüketimine ilişkin veriler analizler sunulmaktadır. Son olarak kitap okuma davranışları ve ideolojiler arasındaki ilişkiyi araştırmak üzerine geliştirilen nitel araştırmanın bulguları sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma Davranışları, Siyasi Ideoloji, Kitap Endüstrisi, Kitap Sektörü, Okuma Alışkanlıkları, Siyasi Tutumlar, Siyasi Kimlikler
Öğrencilerin okuma kültürü düzeyleri ile okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerileri arasındaki ilişki
Okuma, okulöncesi dönemden başlayarak geliştirilen ve bireyin tüm yaşamı boyunca gereksinim duyduğu bir beceridir. Okuma becerisinin bir gereksinimden doğup günlük yaşamda fark edilmeden yapılan bir eyleme ve içselleştirilmiş bir beceriye dönüşmesi, bireyin okuma kültürü edinmesine bağlıdır. Birey "okuma kültürü"ne, "görsel okuma dönemi, temel okuma-yazma becerisi, okuma alışkanlığı ve eleştirel okuma" aşamalarından geçerek ulaşır. Okuduğunu tam ve eksiksiz biçimde anlamanın, kendini yazılı olarak amaca uygun biçimde ifade edebilmenin okuma kültürüyle de bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada, öğrencilerin okuma kültürü düzeyleri ile okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerileri erişileri arasındaki ilişkinin saptanması amaçlanmaktadır. Bu araştırma, "ilişkisel tarama modeli"ne göre yürütülmüştür. Bu araştırmada kapsama alınan çalışma evreni, Sivas il merkezindeki ortaokul 6. sınıf öğrencileridir. En çok (maksimum) çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilen okullarda öğrenim gören ortaokul 6. sınıf öğrencileri, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada gerekli olan veriler, "Okuma Kültürü Ölçeği, Okuduğunu Anlama ve Yazılı Anlatım Becerisi Ölçme Aracı, Yazılı Anlatım (Kompozisyon) Becerisi Ölçme Aracı" ile elde edilmiştir. Veriler, bilgisayar ortamında çözümlenmiştir. Öğrencilerin okuma kültürü düzeyleri arttıkça okuduğunu anlama becerisi, okuduğunu anlama gücü, yazılı anlatım becerisi, okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerisi genel toplam erişileri ile yazılı anlatım (kompozisyon) becerisi erişilerinin de çeşitli düzeylerde arttığı belirlenmiştir. Kızlar, tüm düzeylerde erkeklere göre daha yüksek ortalama elde etmiştir. Tüm öğrencilerin en az ortalama değeri elde ettikleri düzey, eleştirel okumadır. Tüm sosyo-ekonomik gruplara göre en yüksek ortalamanın elde edildiği düzey, temel okuma-yazma becerisidir. Buna göre, örnekleme katılan 6. sınıf öğrencilerinin temel okuma-yazma düzeyinde olduğu çıkarımı yapılabilir. Her düzeyde en yüksek ortalamayı elde edenler, orta sosyo-ekonomik gruptaki öğrenciler olmuştur.
İlkokul öğrencilerinin okumaya yönelik tutumları ile sözcük öğrenme motivasyonlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okumaya yönelik tutumları ile sözcük öğrenme motivasyonlarını incelemektir. Nicel bir araştırma olan bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2020 – 2021 Eğitim – Öğretim Yılında Muğla iline bağlı Yatağan ilçesindeki ilkokul 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan ''Kişisel Bilgi Formu'' ve McKenna ve Kear (1990) tarafından geliştirilmiş Kocaarslan (2016) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Garfield Görselli 1-6.Sınıflar İçin Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği" ile Ersoy ve Boyacı (2018) tarafından geliştirilen Sözcük Öğrenme Motivasyonu Ölçeği (SÖMÖ) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Veriler, SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Frekans, Yüzde, Bağımsız Örneklemler t-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Post-Hoc Testleri (LSD, Scheffe ve Dunnett's C), Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okumaya yönelik tutumlarının "çok mutlu olurum" düzeyine yakın, sözcük öğrenme motivasyonlarının "bana uygun" düzeyine yakın olduğu tespit edilmiştir. İlkokul öğrencilerinin okumaya yönelik tutumları ve sözcük öğrenme motivasyonları cinsiyete göre kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğrencilerin okumaya yönelik tutumları, öğretmen tutumu, öğrencilerin günlük kitap okuma süreleri, annenin ve babanın günlük kitap okuma sürelerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Bununla birlikte sözcük öğrenme motivasyonları öğretmen tutumuna göre "içsel motivasyon faktörleri", "dışsal motivasyon faktörleri" alt boyutları ve ölçeğin tamamında anlamlı farklılık belirlenememiştir. Ancak "araçsal amaçsal motivasyon faktörleri" alt boyutunda anlamlı farklılık göstermiştir. Öğrencilerin sözcük öğrenme motivasyonları, günlük kitap okuma sürelerine göre sadece "dışsal motivasyon faktörleri" alt boyutunda anlamlı farklılık göstermezken diğer alt boyutlar ve ölçeğin toplamında "30 dakikadan fazla" okuma süresi olanlar lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Öğrencilerin sözcük öğrenme motivasyonları annenin günlük kitap okuma süresine göre anlamlı fark göstermezken, babanın günlük kitap okuma süresine göre ise "dışsal motivasyon faktörleri" alt boyutunda ve ölçeğin tamamında "15 dakikadan az" ve "30 dakikadan fazla" baba günlük kitap okuma süresi olanlar lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Son olarak ilkokul öğrencilerinin okumaya yönelik tutumları ile sözcük öğrenme motivasyonları toplam puanları arasında orta düzeyde pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Orta öğretim öğrencilerinin bilimsel okuryazarlık seviyeleri ile evrimi anlamaları arasındaki ilişki (Malatya ili örneği)
Fen ve Biyoloji eğitiminin iki temel paradigması: Bilimsel okuryazarlık ve Evrim. 21. Yüzyılın iş gücüne hazırlanabilmek için Türkiye'de ve dünyadaki bütün eğitim reformların temel vurgusu bilimsel okuryazar vatandaşa gereksinim olduğudur. Evrim ise; bizi çevreleyen her şeydir. Evrim kuramı, yaşam bilimlerinin özünde yatan bir gerçek`izm'dir. Bilimsel okuryazarlık; hayatta karşılaşılması olası olan konular ve kişisel, sosyal, politik, ekonomik sorunlarla ilişkili bilimsel ve mantıklı düşünmeyi gerektiren çağdaş bir kazanımdır. Evrim kuramının anlaşılması; yaşam bilimleriyle bağlantılı toplumsal sorunlara ve farklı biyoloji konuları üzerindeki tartışmalara katılabilmek için gerekli olan önkoşuldur. Günümüzün en büyük paradokslarından biri; bilim ve evrim; yaşamımızı ne kadar çok etkiliyorsa biz onları o kadar az anlamaktayız.Çalışmamızda; Malatya il merkezinde farklı ortaöğretim kurumlarının 12. sınıfında öğrenim gören öğrencilerin bilimsel okur-yazarlık seviyesi ve evrimi anlamaları arasında ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktayız. Çalışma, 2010 -2011 eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminde yapıldı. Çalışmaya, Anadolu, Fen, Meslek, Özel, Sanat ve Genel Lise türlerinden seçilen 1447 (821 bayan, 626 erkek) öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin bilimsel okur-yazarlıklarını ve evrim görüşlerini belirlemek için 28 maddeden oluşan ?bilimsel okur-yazarlık ve evrim? anketi geliştirilmiştir. Araştırmada; cinsiyet, okul türü, alan türü, ailenin aylık geliri, anne ve baba öğrenim durumu, anne ve babanın mesleği, takip edilen dergi ve ders çalışma süresi, kitap okuma süresi ve benzeri, bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Toplanan veriler SPSS 17,0 paket programı kullanılarak analiz edilerek tartışılmış ve yorumlanmıştır. Verilerin analizinde; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri ile bağımsız gruplar için Pearson korelasyon, t testi ve tek yönlü ANOVA istatistikleri kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre; öğrencilerin bilimsel okuryazarlıkları; cinsiyet, okul türü, alan türü, ailenin aylık gelir, anne ve baba öğrenim durumu, annenin mesleği, takip edilen dergi ve ders çalışma süresine göre anlamlı (p<0,01) bir şekilde farklılık görülmektedir. Ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin evrim teorisini anlamaları açısından ise; cinsiyet, okul türü, alan türü arasında anlamlı (p<0,01) bir fark olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilimsel okuryazarlıklarının ortalaması x=3,57, evrim teorisini anlama açısından ortalamaları ise, x=2,92'dir. Öğrencilerin bilimsel okuryazarlıkları ile evrimi anlamaları arasında hem genel olarak hem de okul türleri açısından, anlamlı fakat negatif bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, geleceğin yurttaşlarının bilimsel okuryazarlıklarını geliştirmek için, bilimsel sorgulamanın doğası ve evrim öğretimi bir zorunluluktur.
Afazili bireylerin yaşam kalitesi düzeylerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Afazi, beyinde meydana gelen bir hasarın dil dominant hemisferi etkilemesi sonucu ortaya çıkan, bireyin dili anlaması, üretmesi ve kullanmasında neden olan bir iletişim bozukluğudur (Lapointe, 2004; Papathanasiou, Coppens, Potagas, 2012). Afazi sonrasında bireyin yaşam kalitesi azalmaktadır. Yaşam kalitesinin iyi bir şekilde belirlenmesi afazi müdahalesinin etkililiğini arttırmaktadır. Türkiye'de afazili vakaların yaşam kalitesi düzeylerini ve etkileyen faktörleri belirleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı afazili bireylerin yaşam kalitesini ve yaşam kalitesini olumlu ya da olumsuz etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmaya Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklukları Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne (DİLKOM) ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'ne başvuran 50 erişkin afazili birey dahil edilmiştir. Katılımcıların bilgilerini içeren katılımcı bilgi formu ve sağlık bilgilerini içeren sağlık bilgi formu doldurulmuştur. Çalışmaya katılan bireylere 'Afazi Dil Değerlendirme Testi (ADD), 'Beck Depresyon Ölçeği' ve 'SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği' uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda SF-36 ve Beck Depresyon Ölçeği ile SAQOL-39-TR arasında korelasyon bulunmuştur. Katılımcıların SAQOL-39-TR ölçeğinden ve alt alanlarından aldıkları puanlarının yaş, cinsiyet ve inme üzerinden geçen süre gibi potansiyel belirleyici faktörlerine göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Eğitim düzeyi, okuma alışkanlıkları ve evde yaşayan kişi sayısı değişkenler ile katılımcıların SAQOL-39-TR ölçeğinin bazı alt alanlarından aldıkları puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
Okuma üzerine kurgulanmış görsellerin öğrenci ve öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Bireyin ana dili becerilerinden biri olan okuma çok yönlü bir gelişim ve değişim arz etmektedir. Okuma becerisi alanında ele alınan konuların başında, günümüzde problem teşkil eden okuma alışkanlığı yer almaktadır. Okuma alışkanlığı bireyin okumayı sistematik biçime getirmesi, devamlı yaptığı bir davranış hâline dönüştürmesidir. Gerek sosyal medyada gerek kamuda olmak üzere birçok yerde okumanın önemini vurgulayan, okumaya motive eden, güdüleyen ve okumanın faydalarını gösteren görsellerle karşılaşılmaktadır. Bu görsellerin bireyler üzerinde bıraktığı etki ve bireylerin görseller hakkındaki duygu- düşünceleri, görüşleri bilinmemektedir. Araştırmanın amacı okuma üzerine kurgulanmış görsellerin öğrenci ve öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Bu çalışma alanyazına, öğrenci ve öğretmenlere katkı sağlaması ve okuma üzerine önerilen görsellerin değerlendirilmesiyle, okumak için etkili olabilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında, Uşak ili devlet ortaokullarında öğrenim gören ortaokul öğrencileri ve okullarda çalışmakta olan Türkçe öğretmenleridir. Katılımcılar gönüllülük esasıyla seçilmişlerdir. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Çalışmada Türkçe ders kitaplarında okuma üzerine kurgulanan görseller kullanılmıştır. Görsellerin seçiminde uzman görüşüne başvurulmuştur, öncesinde pilot uygulama yapılmıştır. Formda öğrenci ve öğretmenlerin sunulan görseller hakkında okuma becerisine yönelik düşünceleri sorulmuş, kendilerinin de etkileyici bir görsel betimlemeleri ve çizmeleri istenmiştir. Ayrıca bir ayda kaç tane kitap okudukları, okumayı sevdirmek için neler yapılması gerektiği ve ders kitaplarındaki okuma metinleriyle ilgili görüşleri alınmıştır. Veriler betimsel analiz ve içerik analiziyle yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda en çok etkilenilen görseller listelenmiştir. Görsellerin okuma alışkanlığı kazandırmada önemli olduğu görüşüne ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma Alışkanlığı, Okuma Görselleri, Öğrenci- Öğretmen Görüşleri, Türkçe Ders Kitapları
EFL teachers' research engagement at a private university
The main aim of this study is to find research engagement level of English as Foreign Language (EFL) teachers at Ozyegin University by reading published academic materials in the literature or doing teacher research, and the motives behind this engagement level. In addition, the research culture of the institution's relevant department, and how teachers perceive this culture was also aimed to be reported at the end of the study. Lastly, apart from the institutional research culture, EFL teachers' perception regarding what research is another issue addressed by the study. To achieve the goals of the study, fifty-five EFL teachers from with different backgrounds, years of teaching experiences and majors participated in the study. The participants were given a Likert type questionnaire adapted from Borg & Liu (2013) to get data of their background information, research engagement level, and institutional and personal research cultures. The questionnaire was followed by an e-mail interview for further exploration. After analyzing the both quantitative and qualitative data, the study showed that even though EFL teachers at Ozyegin University engage with and in research, their perception regarding teacher research or in other words teacher as a researcher were not quite parallel to the teacher research studied as a concept in the literature. To better the institutional and professional conditions, the reasons suggested by the study could be investigated.
İdareci ve öğretmenlerin öğrencilerde kitap okuma alışkanlığının geliştirilmesine yönelik düşüncelerinin incelenmesi
Bu çalışma ile İstanbul ili Üsküdar ilçe sınırları içerisinde bulunan resmi ortaokullarında öğrenim gören 7. Sınıf öğrencilerin, görev yapan Türkçe öğretmenlerinin ve yöneticilerinin kitap okutmaya ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Bu araştırmanın örneklemini, 2012?2013 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili, Üsküdar ilçesindeki ortaokullarda 7. Sınıflarda öğrenim gören 203 öğrenci, görev yapan 149 Türkçe öğretmeni ve yönetici oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla ?Öğrenci?, ?Öğretmen? anketi uygulanmıştır.Araştırmada öğretmen ve yönetici demografik değişkenlerine göre okutma çaba ve etkililik puanları ile öğrenci demografik değişkenlerine göre okutma uygulama sıklığı ve etkililik puanları analiz edilmiştir.Çalışmada öğretmen anketine göre erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre daha fazla öğrencilere kitap okutmak için çaba gösterdiği ve öğrencilerin kitap okumalarında daha fazla etkili oldukları tespit edilmiştir.Gelir düzeyi yüksek olan ailelerde okuma alışkanlığının daha yüksek olduğu görülmüştür.İdarecilerin okuma alışkanlığına katkıları ve motive edici olmaları okulda okuma alışkanlığının kazanılması açısından öğretmen ve öğrenci üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.İdarecilerin ve öğretmenlerinin okuma alışkanlığı kazandırmaktaki etkisi puanlarının öğretmenlikteki hizmet süresine ve yaş grubuna göre etkili olmadığı tespit edilmiştir.Bu çalışmada aile, okul, idareci ve öğretmenlerin birlikte hareket ettiği durumlarda öğrencilere daha iyi okuma alışkanlığı kazandırılabildiği tespit edilmiştir.
Altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ile eleştirel düşünme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ile eleştirel düşünme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini,İstanbul ili Küçükçekmece ilçesindeki ilköğretim okullarının 6., 7. ve 8. sınıflarında öğrenim gören 200 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ''Tanıcı Özellikler Formu'' ve "Eleştirel Düşünme Ölçeği"nden elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde araştırma problemlerinin özelliklerine göre betimsel istatistikler (aritmetik ortalama, standart sapma), t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Scheffe testi kullanılmıştır. Ayrıca etki büyüklüğünü belirlemek için eta kare değeri hesaplanmıştır. Araştırmanın temel sonuçları aşağıdaki gibidir: 1.Öğrencilerin EDÖ'den aldıkları puanların ortalaması X = 63,71 dir. Yani öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri orta düzeydedir. 2.Öğrencilerin EDÖ'den aldıkları puanlar, bir yılda okunan kitap sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir (p=0,000, p<0,05). Bu farklılık 15 ve daha çok kitap okuyanlardan kaynaklanmaktadır. 3.Öğrencilerin bir yılda okudukları kitap sayısı, eleştirel düşünme becerileri üzerinde oldukça etkilidir (η2 = .096). Anahtar Sözcükler: Okuma Alışkanlığı, Eleştirel Düşünme
Çocukta okuma eğilimleri ve okuma teknikleri
Bu çalışmada; zihin, dil, beden ve psikolojik gelişimi normal, okuma becerisi kazanmış çocuklara, okul dışı, serbest zaman okuma materyallerinden yararlanılarak okuma alışkanlığının kazandırılması için çocukların gelişim özelliklerinden hareket edilmesinin gerekliliği ve okuma teknikleri araştırılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde çocukların okumaya ilgileri ( ülkelerin okuma ilgisine yönelik tutumları, Türkiye'deki çocukların okuma ilgisi ve devletin konuyla ilgili tutumu) üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde, okuma ilgisinde etkili olan sosyal ve bireysel faktörler, gelişim teorileri ve ayrıntılı olarak çocukta gelişim aşamaları ve bu aşamaların özellikleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kitaplarda olması gereken biçimsel özellikler, iç yapı özellikleri, Türkiye'de Çocuk Edebiyatı'nın niteliği ve çocuklar tarafından çok okunan ilgi gören kitapların, çocuk gelişimi açısından değerlendirilmeleri yer almaktadır. Üçüncü bölümde, okuma becerisini kazandıracak uygulamalara kısaca değinilerek; okuma becerisini kazanmış çocukların okuma eğitiminde kullanılacak teknikler ele alınmıştır. Araştırma verilerinin ayrıntıları "ekler" bölümünde verilmiştir. Çocuk Edebiyatımız ve çocuk okurlar konusunda kapsamlı bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Doç. Dr. Üstün Dökmen'in okuma alışkanlığını belirlemek amacıyla 197 çocuk üzerinde yapmış olduğu "Okuma Alışkanlıkları Anketi" ve bu anketin değerlendirilmesinden, Hüseyin Emin Öztürk'ün, en çok okunan ve en çok sevilen kitapları belirlemek üzere 1000 çocuk üzerinde uyguladığı anket çalışmasından, bu anketin değedendirilmesinden yararlanılmıştır.