Mergers

87 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Banka satın alma ve birleşmelerinin pay senetleri üzerine etkileri

Bu tezde banka satın alma ve birleşmelerinin pay senetleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Banka satın alma ve birleşmelerinin tarihi, nedenleri, ülkemizde ve dünyada gelişimi detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmada veri seti olarak Türkiye'de 2000 yılından sonra yapılan banka satın alma ve birleşmeleri seçilmiştir. Akbank T.A.Ş., Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş., Şekerbank T.A.Ş., T. Garanti Bankası A.Ş. ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. analizde incelenen bankalar arasında yer almıştır. Adı geçen bankaların satın alma ve birleşme faaliyetlerinin pay senetleri üzerine nasıl bir etkide bulunduğu Olay Analizi yöntemi ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre bankaların satın alma ve birleşme faaliyetlerinin pay senetleri üzerinde olumlu veya olumsuz yönde mutlaka bir etkisinin var olduğu sonucuna varılmıştır.

Banka birleşmeleriBankacılık sektörüBankalar+4
Tuncay Kellegöz
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmelerine ilişkin yasal düzenlemeler ile muhasebe uygulamalarının Türkiye finansal raporlama standardı (3) kapsamında şirket birleşmesi örneği üzerinde incelenmesi

Büyüme yollarından biri olan şirket birleşmeleri, iki ya da daha fazla şirketin faaliyetlerinin ekonomik ve hukuksal açıdan birlik haline getirilmesidir. Birleşme yoluyla büyük bir varlık ve ekonomik güç elde eden şirketler, günümüzde küreselleşme sonucu artan rekabetin olumsuz etkilerinden korunabilmektedirler.Şirketleri birleşmeye iten en önemli neden ekonomiktir. Bunun yanı sıra; ölçek ekonomilerinden yararlanma, sinerji etkisinden yararlanma, yetenekli yönetime sahip olma, çeşitlendirme ile riski dağıtma ve büyük bir işletme yaratma isteği birleşmeyi teşvik eden başlıca unsurlardır.Şirket birleşmeleri, etkinlik ve rasyonelliği artırmada olduğu kadar, güçlük içinde bulunan şirketlerin kurtarılmasında da önemli bir araçtır. Bu çalışmada, ulusal muhasebe standartlarına göre şirket birleşmelerini incelenmekte ve konuya açıklık getirmektedir. Bu kapsamda, şirket birleşmeleri çeşitli yönleriyle ele alınarak muhasebe boyutu ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Türkiye Muhasebe / Finansal Raporlama Standartları, Şerefiye, Konsolidasyon

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıTürk Ticaret Kanunu+4
Tahsin Köse
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Şirketlerin birleşme ve bölünme işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi

Şirketler küreselleşme sürecinde artan rekabet ortamına uyum sağlayabilmek için yeniden yapılanma eğilimindedirler. Yeniden yapılanmaların işletmelere faydası olduğu kadar makro düzeyde ülke ekonomisine olan katkısı tartışmasızdır. Özellikle ülkemiz açısından yabancı sermaye girişinin hızlandığı son birkaç yıl içinde sermaye şirketlerinin yeniden yapılanması ayrı bir önem kazanmıştır. Dolayısıyla konu, son dönemlerde şirketlerin rekabet stratejilerinden biri haline dönüşen şirket yapılanmalarına olan eğilimin artması nedeniyle Türkiye için önemlidir. Birleşme ve bölünme yeniden yapılanma modellerinden uygulamada en yaygın kullanım alanı bulan yöntemlerden ikisidir. Bu yüzden çalışmamızda yeniden yapılanma yöntemlerinden sadece birleşme ve bölünmelere yer verilmiştir. Çalışmamızın asıl amacı Türkiye'de önemi gittikçe artan sermaye şirketlerinin birleşme ve bölünme işlemleri hakkında teorik çerçevede detaylı bilgi vermek ve söz konusu işlemlerin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Hukuku içindeki yerlerinin kavranmasına yardımcı olmaktır. Ayrıca çalışmamızda amaçlanan bir diğer unsur birleşme ve bölünme işlemlerine ilişkin uygulama örneklerine yer vererek söz konusu işlemlerin uygulamada nasıl bir işlem akışı izlediğini sunmak ve söz konusu işlemlerin şirketlerin finansal tablolarına nasıl yansıdığını ilgili muhasebe kayıtlarıyla örnekler üzerinden göstermektir. Buradan hareketle, çalışmamızda birleşme ve bölünmeyi ortaya çıkaran dinamiklere değinildikten sonra söz konusu işlemler konunun maddi hukuk boyutunu düzenleyen 6102 Sayılı TTK ve çeşitli Vergi Kanunları ışığı altında incelenerek, birleşme ve bölünme işlemlerinin esas ve usulleri üzerinde durulmuş, hukuki ve vergisel sonuçlarına yer verilmiştir. Bölüm içerisinde konulara ilişkin analiz ve yorumlar yine bölüm içerisinde Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgeler ile desteklenerek sunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Birleşme, bölünme, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Kanunları, yeniden yapılanma

BirleşmelerKanunlar 6102 sayılıSermaye şirketleri+7
Gözde Deniz Erol
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal sigorta kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi

Türkiye'de sosyal sigorta kuruluşları olan, Sosyal Sigorta Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'un tek çatı altında birleştirilmesi üzerine bir model hazırlamak amacıyla yapılmaktadır. Tek çatı altında birleştirmenin literatürdeki anlamı bize üç farklı birleştirme modeli anlatmaktadır. Bu birleştirme modelleri, birincisi sosyal sigorta kuruluşlarının tek bir bakanlık allında toplanması, ikincisi sosyal sigorta kuruluşlarının tek bir sosyal güvenlik kurumu altında toplanması ve üçüncüsü sosyal sigorta kuruluşlarının tavsiye edilerek tek bir sosyal güvenlik kurumu kurulmasıdır. Tek çatı altında birleştirme için hazırlanacak model öncesinde, Türkiye'nin sosyal güvenlik sisteminin genel yapısı ile soysal sigorta kuruluşları olan Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'un hukuki, yönetim, finansal ve denetim yapılan incenelenerek, bu eksen çerçevesinde sosyal güvenlik ve sosyal sigorta sisteminin analizi yapılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma soncunda, sosyal sigorta kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi ile ilgili olarak sosyal güvenlik sistemimizdeki eksikler çerçevesinde, sosyal sigorta kuruluşlarının tavsiye edilerek yeni bir sosyal sigorta kuruluşu kurulması önerisi hazırlanmış ve bu modelin sağlayacağı yararlar üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik, Sosyal Güvenlik Sistemi, Sosyal Sigorta, Dünya da Sosyal Güvenlik Sistemleri, Sosyal Sigorta Kuruluşlarının Tek Çatı Altmda Birleştirilmesi.

Bağ-KurBirleşmelerEmekli Sandığı+4
Soner Yakar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Clusters and competitive ability of enterprises in the textile industry: Case of Iraqi companies

Recently, Iraqi companies have faced many challenges due to the new economic reform. They started adopting different strategies to stay in the market and compete with international companies. As one of these strategies, the textile companies in Iraq decided to merge. They merged in 2017 and become one huge company. Their goal then in the merger is to enhance their competitive ability. This study aims to evaluate the role of companies' mergers (CM) in enhancing the companies' competitive abilities (CA) in Iraqi textile companies. The contribution of this study is that it provides statistical analysis to specify the effects of CM on CA in Iraq. The study hypothesis is that the CM has a significant effect on CA. The sample population was 900. A random sample method was used to draw a sample. The sample size used in this study is 270. The questionnaire was used to collect data for this study. The regression model results revealed that the Post-Merge Activihaves has a significant impact on the Supplement of Resources. The results also showed that the Turnover of Employees has no significant impact on the Supplement of Resources. The results revealed that the Post-Merge Activities has also a positive and significant impact on the Concentration of Resources. The results also showed that Turnover of the Employees has a positive and significant impact on the Concentration of Resources. The study concludes that the positive effect of post-merge supplementing of resources and concentration of resources is due to applying good plans, strategies, and finance by the new (merged) company. The study concludes that the positive effect of Turnover of Employees on the concentration of resources is due to hiring good-fit managers and employees and firing the bad employees. The study concludes that the results are in line with the literature.

MergersIraqCompetition+5
Bakr Mohammed Atiyah Atıyah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Şirketlerde yatay birleşme ve devirler: Türkiye üzerine bir uygulama

Tez çalışmamızın amacı Türkiye'de 2004-2006 yılları arasında yaşanan yatay şirket birleşmelerinin, piyasa yapısında yarattığı değişime koşut olarak fiyatlar üzerindeki etkisini dolaylı yoldan saptamak suretiyle, pazar gücü yaratıp yaratmadığı konusu ve tüketici artığında birleşme kaynaklı değişimin yönü üzerinde bir sonuca ulaşmaktır.Yatay birleşmelerin değerlendirilmesinde odak noktayı oluşturan geleneksel yaklaşım ile verimlilik artışı yaklaşımının öngörüleri çerçevesinde birleşmeye katılmamış rakip firmaların sermaye piyasası verileri ile sektörel yoğunlaşma seviyeleri kullanılarak pazar gücü hipotezi test edilmiş ve çalışmaya dâhil edilen yatay birleşmelerin tekel gücü yarattığı yönünde önemli bulgulara ulaşılmıştır.Bunun yanında, belirli varsayımlar altında, tüketici artığında olumsuz bir değişim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, tüketici artığındaki azalmanın boyutları bilinmediğinden yatay birleşmelerin net refah etkisi konusunda değerlendirme yapılmamıştır.

BirleşmelerDevirTürkiye+3
Mustafa Köse
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basını'na göre sol'da birleşme çabaları (12 eylül 1980 darbesinden 20 ekim 1991 seçimlerine)

Demokrasi ile yönetilen sistemlerde siyasi partilere dayalı çok seslilik esas unsurdur. Türkiye'de çok partili hayat döneminde demokrasinin temel ilkeleri kimi zaman iktidar ki-mi zaman ise askeri kanat tarafından çiğnenmiştir. Fakat sistem koşullara göre varlığını sür-dürebilmiştir. Özellikle çok partili hayata geçiş çok sancılı olmuştur. Mustafa Kemal Ata-türk döneminde çok partili hayata geçiş denemeleri başarısız olurken, İsmet İnönü dönemin-de ise ancak 1945 yılı itibariyle çok partili hayata geçilebilmiştir. 1945 yılı ve sonrasında kurulan sol partiler Türkiye'nin dış politikada Batı bloğuna yaklaşması ile tehdit unsuru olarak görülmüştür. Bu evrede devletin resmi organı olan Cumhuriyet Halk Partisi de sol eğilimli partilerin bizzat yargı erki tarafından kapatılmasına ön ayak olmuştur. CHP'nin iktidar koltuğunu 1950 yılında Demokrat Parti'ye bırakmasından sonra da bu durum değiş-memiştir. Buna karşın 27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra 1961 Anayasası'nın verdiği ser-bestlik ortamında sol partilerin kurulması ve faaliyet göstermesi etkin bir hal almış ve Tür-kiye İşçi Partisi solda büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi bu koşul-lar altında 1965 yılında kendini ortanın solu stratejisine kaydırarak iç politikadaki yeni ko-numunu ifade etmiştir. CHP'de İsmet İnönü'nün koltuğu yeni genel başkan Bülent Ecevit'e bırakması ile solun tanımı da genişlemiştir. Ancak diğer sol partiler bu aşamada büyük bir başarı gösterememiştir. 12 Eylül 1980 Darbesi ise sol için tam bir yıkım olmuş ve sol akım kendi içinde bölünmeler yaşamıştır. Bu bölünmüşlük sol partilerin kimi zaman birleşmesi ile kimi zaman da temel ilkelerden dahi uzak kalan ayrışmalar ile neticelenmiştir. Bu çalış-mada esas olarak 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında bölünen solun birleşme, bütünleşme ve ayrışma süreci dönemin süreli yayınlarından olan Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Tercü-man gazeteleri ile Yankı dergisi ele alınarak incelenmiştir.

BasınBirleşmelerGazeteler+7
Dilan Deniz Arun
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınır ötesi banka birleşmelerinin ve satın almalarının finansal etkileri

Sınır ötesi banka birleşmeleri ve satın almaları; hedef ülkenin mali politikalarına engel oluşturma, kriz döneminde krizi tetikleyen uygulamalarda bulunma, bir baskı grubu oluşturarak ülkenin izleyeceği politikaları yönlendirme, sağlıksız bir rekabet ortamı oluşturabilme, ülke içinde kaynak dağılımını sınırlama, satın alan tarafın ülkesinde gerçekleşen krizden dolayı hedef bankaların finansal durumunu etkileme veya batmasına neden olma gibi ülke ekonomisini etkileyebilecek negatif etkileri nedeniyle önemli bir yer arz etmektedir. Sınır ötesi banka birleşmelerini ve satın almalarını tetikleyen güdüler arasında, müşteriyi takip etme, savunma, pazar fırsatlarından yararlanma, riski dağıtma ve/veya azaltma, bilgi maliyetlerinin yüksek olması, otorite sınırlamalarının kaldırılması, ortak köken, etkinlik arttırma beklentisi, bankalarda bilişim teknolojilerinin maliyetlerinin yüksek olması, kapsam, ölçek ekonomilerine ulaşma ve sinerji beklentileri, yeni bir ülkede pazara giriş stratejisi, özelleştirme sonrası satın alma işleminden kâr elde etme beklentisi, hedef ülke göstergeleri (GSYİH yükselme beklentisi, bankacılık hizmetlerinin kullanım düzeyi, bankacılık sektöründe kârlılık oranları) yer almaktadır. Birleşmelerin ve satın almaların performanslarını ölçmek için pazar temelli hissedarların getirilerini hesaplama yöntemi, finansal tabloları temel alan çalışmalar, yöneticilere yapılan anket ve klinik çalışmalar yöntemleri kullanılmaktadır. Bankalarda finansal tabloları temel alan analizlerde ise oran analizi, parametrik yöntemler (Stochastic Frontier Approach, Distribution-Free Approach, Thick Frontier Approach gibi) ve parametrik olmayan yöntemler (Data Envelopment Analysis, Free Disposal Hull) kullanılmaktadır. Çalışmamızda, Türkiye'de gerçekleşen üç sınır ötesi banka satın almasının (Denizbak, Finansbank, ING Bank (Oyak Bank)) finansal etkilerinin incelenmesi amacıyla bir tür oran analizi olan CAMELS analizi kullanılmıştır. Sınır ötesi satın alınma öncesi üç yıl ve satın alınma sonrası üç yıl dönemlerinde, mevduat bankalarının ortalamalarına kıyasla üç bankanın performans gelişimi analiz edilmiştir ve üç bankanın sonuçları birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarında satın alınma öncesi ve sonrası dönemde üç bankanın bilgilerinde benzerlikler saptanmıştır. Üç bankanın performansının satın alınmadan sonraki üç yıllık dönemde azaldığı görülmüştür. Bununla birlikte üç bankanın satın alınmadan önceki dönemdeki performansları mevduat bankaları ortalamaları üzerindeyken, satın alınma sonrası dönemde üç bankanın performansının mevduat bankalarının altına düştüğü saptanmıştır. Hedef bankalarda satın almadan sonra gerçekleşen performans düşüşünün, sınır ötesi birleşme ve satın almaların negatif etkilerinin yanı sıra satın alınma sonrası dönemin 2008 kriz dönemine rastlaması ve satın alan bankaların krizden derinden etkilenmiş olmalarından da kaynaklanabileceği düşünülmüştür. Türkçe anahtar kelimeler: 1-Sınır Ötesi Banka Birleşme ve Satın Almaları 2-Bankacılık 3-Performans Ölçümü 4-CAMELS Analizi 5-Yabancı Banka 6-Denizbank 7-Finansbank 8-ING

Banka birleşmeleriBankalarCAMELS+7
Sevda Ateşoğlu Coşkun
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

1998-2008 yılları arasında İMKB'de gerçekleşmiş olan yabancı şirket ortaklıklarının mali açıdan performanslarının değerlendirilmesi

Günümüzde çok uluslu işletmelerin yaşanan rekabete bağlı olarak gösterdikleri sürekli büyüme çabaları gözlenen bir gerçektir. Bu açıdan bakıldığında küresel ekonomik şartlarda birleşme ve satın almalar çok uluslu işletmelerin yoğun olarak tercih ettikleri bir büyüme stratejisi olarak kabul edilebilir. Bu araştırmada birleşme ve satın alma yoluyla büyümeyi tercih eden uluslar arası işletmelerin ülkemizde gerçekleştirdikleri birleşme ve satın almalar ele alınmıştır.Bu açıklamalar ışığında çalışmada, 1998- 2008 yılları arasında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda gerçekleştirilen yabancı ortaklı birleşme ve satın almalar mali açıdan değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen bu birleşme ve satın almaların işletmelerin mali yapılarına olan farklı etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşletmelerde Büyüme, Çok Uluslu İşletmeler, Birleşme ve Satın Almalar.

BirleşmelerHisse senetleriMigros+5
Orhan Şen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmelerinin vergi avantajı yaratması yönünden analizi

Hukuken bağımsız iki veya daha fazla işletmenin, hukuksal birliktelik için bir çatı altında toplanması birleşme olarak tanımlanmaktadır. TFRS 3 Şirket Birleşmeleri Standardına göre, yeni bir şirketin gruba katılması şirket birleşmesi olarak değerlendirilmekte, gruba mensup iki şirketin birleşmesi, şirket birleşmesi olarak görülmemektedir. Şirket birleşmelerinin, büyümek, sinerji yaratmak, ölçek ekonomisinden yararlanmak, yeni pazarlara girmek, rekabet avantajından yararlanmak gibi birçok amacı vardır. Vergi avantajından yararlanmak da şirket birleşmelerinin en önemli nedenlerinden biridir. Yaptığımız çalışmada Ocak 2015 – Aralık 2018 tarihleri arasında halka açık şirketlerin gerçekleştirdiği şirket birleşmeleri örneklem olarak alınmış ve birleşmelerin tamamının grup içi birleşme olduğu görülmüştür. Örneklemimizde yer alan birleşmelerin %95'inde vergi avantajının olduğu, şirketlerin bu avantajdan yararlandığı sonucuna varılmıştır.

BirleşmelerTürkiye Finansal Raporlama StandardıVergi avantajı+1
Olcay Kolotoğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim ortaklıkların devralma yoluyla birleşmesi

Anonim ortaklıkların devralma yoluyla birleşmesi, özellikle rekabeti ve riskleri azaltma, tasarruf sağlama, pazar paylarını artırma ve vergi tasarrufu gibi ekonomik birtakım avantajlar sağlaması nedeniyle uygulamada sıklıkla görülmektedir.Anonim ortaklıkların devralma yoluyla birleşmesine, başta TTK m. 451 vd. hükümleri olmak üzere, TTK m. 146 vd. hükümleri uygulanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen anonim ortaklıklara ilişkin özel ve genel hükümler birlikte ele alındığında ?birleşme? kavramının esaslı unsurları birleşme sözleşmesi, tasfiyesiz infisah, külli halefiyet, malvarlığı birleşmesi ve değiştirme birimine göre infisah eden anonim ortaklık pay sahiplerine devralan ortaklığın pay senetlerinin verilmesi olarak ortaya çıkmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen birleşme şartlarını taşımayan işletme ve malvarlığı birleşmelerine ise genel hüküm niteliğindeki Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.Birleşmenin tekelleşmeye yol açma veya hakim durum yaratma ya da hakim durumu kötüye kullanma sonucu piyasadaki rekabeti bozucu etkilere yol açma ihtimali karşısında birleşmeler, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da sayılan durumlarda Rekabet Kurulu denetimine tabi tutulmaktadır.Halka açık anonim ortaklıkların devralma yoluyla birleşmesine ise Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından çıkarılan Seri:I, No: 31 ?Birleşme İşlemlerine İlişkin Esaslar Tebliği?; bu Tebliğ'de hüküm yer almaması halinde ise Sermaye Piyasası Kanunu ve diğer kanun hükümleri uygulanmaktadır.Türk Ticaret Kanunu'nda dağınık ve yetersiz olarak öngörülen birleşme hükümleri, Türk Ticaret Kanunu Tasarısında ayrı ve özel hükümlerle öngörülmek ve konuya ilişkin birçok yeni hüküm getirilmek suretiyle düzenleme altına alınmaktadır.Tezde öncelikli olarak anonim ortaklıkların devralma yoluyla birleşmesinin şartları ve birleşmeye hakim olan ilkeler ele alınmış; birleşmede izlenecek usul açıklandıktan sonra birleşme sonucunda etkilenen menfaat gruplarının ne şekilde korunduğu incelenmiştir. Son bölümde ise halka açık anonim ortaklıkların devralma yoluyla birleşmesine ilişkin usul ve düzenlemeler açıklanmıştır.

Anonim ortaklıklarDevirTürk Ticaret Kanunu+1
Özgecan Yanlı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka birleşmelerinin marka değeri ve tüketici satın alma kararına etkisi

Günümüzde en farklılaşmış ürünlerin bile kolayca taklit edilebilmesi, pazara yeni çıkacak ürünlerin eşsiz bir şekilde konumlandırılmasını güçleştirmektedir. İşletmeler, bu olumsuzlukların etkisini azaltmak, sahip olunan marka değerine katkı sağlamak, tüketiciler tarafından tercih edilebilir olmak ve rakiplerine göre stratejik açıdan bir avantaj elde edebilmek için, marka birleşmesi stratejilerine yönelmişlerdir.Marka birleşmelerinin oluşturulması, işletmeler için verilebilecek en kritik pazarlama kararlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Markaların bahsedilen birleşme faaliyetleri içinde bulunmaları onların, farkındalıklarını, yarattıkları çağrışımları, algılanan kalitelerini ve sadakat seviyelerini yükselterek, tüketici gözündeki değerlerinin artmasına yol açabileceği gibi, marka değerinin güçlenmesine de katkı sağlayabilecektir.Bu çalışma ile, tüketicilerin eş markalara karşı olan tutumlarının, marka birleşmelerini ne yönde etkilediği ve bu bağlamda tüketicilerin marka birleşmelerinin satın alma kararlarına olan etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, mal ya da hizmet üreten işletmelerin marka birleşmelerine girerek, marka değerlerine ne oranda katkı sağlayacakları ve tüketiciler tarafından nasıl algılandıkları gözlenmiştir.Araştırma kapsamına, Ankara'da yaşayan 15 yaş ve üzerindeki tüketiciler dahil edilmiştir. Araştırma için gerekli verilerin elde edilmesini sağlamak amacıyla, rassal örnekleme teknikleriyle 3 büyük alışveriş merkezinde 412 bireye anket uygulanmıştır. Bu anketin hazırlanmasında Likert ve Semantik Farklılıklar Ölçekleri'nden yararlanılmış, elde edilen verilerin analizinde ise, yerine göre parametrik ve parametrik olmayan testler ve faktör, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Yapılan araştırmada sınanan hipotezlerden elde edilen bulgulara göre; oluşturulan marka birleşmelerinin tüketici tutumları açısından olumlu algılandığı ve tüketicilerin satın alma kararlarında pozitif bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bu olumlu tutumun oluşmasında, eş markaların sahip oldukları marka değeri unsurlarının rolü büyüktür. Buna ek olarak, değişkenlerin demografik faktörlere göre farklılıklarının da sonuçların anlamlılığını etkilediği belirlenmiştir.

BirleşmelerMarkaMarka birleşmeleri+4
Bülent Özsaçmacı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bakanlık birleşmelerinin çalışanlar ve sunulan hizmetler üzerine etkileri: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı örneği

Türkiye' nin yeni yönetim sistemi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 9 Temmuz 2018'de uygulanmaya başlamış ve devamında yürütmeye ilişkin konulardaki düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda bakanlıkların yapılarında sayılarında değişikliğe gidilmiş ve teşkilat yapıları yeniden düzenlenmiştir. Bazı bakanlıklar lağvedilmiş, bazılarının isimleri değiştirilmiş, bazı bakanlıklarda ise birleşmeye gidilmiştir. Yeni sistemde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları tek bir çatı altında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adı altında birleştirilmiştir. Bu çalışmada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi kapsamında birleştirilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının birleştirilmesinin taşra personeline ve sunulan hizmetlere etkilerini ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Antalya, Isparta ve Burdur Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından sunulan hizmetler ve personel üzerinde yaşanan değişimleri anket yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20. Programı ile analiz edilmiş ve hipotezler sınanmıştır. Tez çalışması sonucunda, bakanlıkların birleştirilmesinin personel tarafından olumsuz karşılandığı, bakanlıkların birleştirilmesinin hizmetler üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı, bakanlıkların taşrada fiziki olarak bir birleşme yaşamadığı ve sistemin eski düzende ilerlediği ancak bunun vatandaş tarafından tam olarak anlaşılamadığı ve bakanlıkların birleşmesinin vatandaşta kafa karışıklığına neden olduğu, bu durumun da personeli olumsuz yönde etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Birleşmeden sonra personelin eski sistemden farklı bir durum ile karşılaşmadığı ve beklenen verimin alınamamasından dolayı birleşmenin personel tarafından olumsuz karşılandığı ve sunulan hizmetlerde olumlu bir değişiklik yaşanmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler BakanlığıBakanlıklarBirleşmeler+3
Hande Nur Topuz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ticaret şirketlerinin birleşme, bölünme ve devir işlemlerinin TTK, VUK ve TMS/TFRS kapsamında karşılaştırılması

İşletmeler günümüz rekabet koşullarına uyum sağlamak, kaynak sağlama kapasitesini genişletmek, sinerji etkisinden faydalanmak, vergisel avantajlar, düşük maliyetle borçlanmak, iyi bir yönetime sahip olma gibi nedenlerle ya da devamlı zarar etme, üretim sürecinde uzmanlaşmaya gitme, şirket yapısını değiştirme isteği, büyük işletmeleri yönetmenin zorluğu nedeniyle yapı değişikliğine gidebilmektedir. Bu yapı değişiklikleri işletmenin ihtiyacına göre birleşme ya da bölünme işlemi olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı birleşme ve bölünme işlemlerinin TTK, Vergi Kanunları ve TFRS 3 İşletme Birleşmeleri Standardı kapsamında incelenerek farklılıkların ortaya çıkarılması ve muhasebe uygulamalarına etkilerini göstermektir. TTK ve TFRS 3 İşletme Birleşmeleri standardı kapsamında ilk ortaya çıkan farklılık birleşme tarihinin belirlenmesindedir. Bir diğer farklılık, TTK'da devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme işlemi yer alırken, TFRS 3 İşletme Birleşmeleri Standardında tek yöntem satın alma yöntemi olarak belirtilmiştir. TTK ve TFRS'deki farklılıklardan bir diğeri değerleme hükümlerinin farklı olmasından kaynaklı olarak birleşme karı ve ödenecek kurumlar vergisi tutarlarının farklı çıkmasıdır. Farklılıklar şerefiye, maddi olmayan duran varlıklar ve kıdem tazminatı hesaplanmasında da ortaya çıkmaktadır. Bölünme işlemlerindeki temel farklılıklarından biri kayıtlı değerler üzerinden yapılan kısmi bölünmenin vergisiz bölünme şartlarına uygun olarak yapıldığı, TTK ve Vergi Kanunları'na göre cari değerlere göre ve TFRS 3 İşletme Birleşmeleri Standardına göre yapılan kısmi bölünmede ödenecek verginin çıkmasıdır. Bir diğer farklılık, TTK ve Vergi Kanunları'na cari değerlere göre ve TFRS 3 İşletme Birleşmeleri Standardına göre yapılan kısmi bölünmede değerleme hükümlerinden kaynaklı olarak bölünme karı arasındaki farklılıktır. Bu durum da ticari kar ile mali kar arasında oluşan geçici farklılıktan dolayı ertelenmiş vergi kavramını ortaya çıkarmaktadır.

İşletme birleşmeleriŞirket birleşmeleriŞirket bölünmesi
Ebru Aslantaş Kaynar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de banka birleşmeleri ve birleşme sürecinin bankalara etkisi : Bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe son zamanlarda sıkça karşılaşılan birleşme eğilimini analiz etmek ve bu doğrultuda birleşmelerin birleşen bankaların performansı üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu amaca uygun olarak, öncelikle bankacılık sektöründe yaşanan birleşmeler teorik bir çerçevede incelenmiş ve birleşme eğilimine ilişkin olarak literatür taraması yapılmıştır. İzleyen bölümde yol gösterici olması açısından, bankalarda birleşme eğiliminin başka ülkelerde nasıl bir süreçten geçtiği, seçilmiş ülkeler bazında incelenmiştir. Türk bankacılık sektöründe gerçekleşen birleşmeler ise , bütünlük sağlanması için 1980 sonrasında Türk bankacılık sistemindeki gelişmeler ışığında değerlendirilmiştir.Bu kapsamda banka birleşmelerinin birleşen bankaların performansına etkisi; Türkiye'de 2002-2007 yılları arasında gerçekleşen isteğe bağlı banka birleşmelerinin birleşen bankaların etkinliği üzerine yapılmış bir araştırma kapsamında incelenmiştir. Çalışmada birleşmelerin bankaların performansına olan etkisi; birleşme öncesi ve sonrasında hesaplanan etkinlik değerlerinin karşılaştırılması yoluyla analiz edilmiştir. Girdi odaklı yaklaşımın benimsendiği çalışmada, etkinlik değişimleri ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında Veri Zarflama Analiz yöntemi kullanılarak ölçülmüştür. Çalışmada, birleşen bankaların yanı sıra analiz dönemi olan 2002-2008 yılları arasında sürekli olarak faaliyet gösteren bankaların da etkinlik değerleri hesaplanmıştır. Araştırma modelinde aracılık yaklaşımından hareketle girdi olarak, sermaye, mevduat, faiz giderleri ve faiz dışı giderler; çıktı olarak ise krediler, faiz gelirleri ve faiz dışı gelirler kullanılmıştır.Analiz sonucunda; birleşen bankaların performanslarında artış saptanmıştır. İlgili dönemde birleşme yaşayan on iki bankanın altısında performans artışı gözlemlenirken, üç bankanın etkinliğinde azalma meydana gelmiş, yine üç bankanın performansında bir değişiklik gözlemlenmemiştir. Ayrıca birleşme yaşayan ve birleşme yaşamayan bankaların analiz dönemindeki ortalama etkinlik değerleri karşılaştırılmış, bu kapsamda, birleşme yaşayan bankaların etkinlik ortalamalarının çok belirgin olmasa da diğer bankaların ortalama etkinlik değerlerinin bir miktar üstünde kaldığı sonucuna varılmıştır.Anahtar Sözcükler: Türk Bankacılık Sistemi, Büyüme, Banka Birleşmeleri, Etkinlik, Veri Zarflama Analizi

Banka birleşmeleriBankacılık sistemiBankalar+2
Emel Demiral
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye şirketlerinin birleşmesi ve vergisel ilişkilerinin muhasebe uygulaması

Birleşme, birden fazla işletmenin tek bir tüzel kişilik altında toplanmasıdır. Günümüzde önemi gittikçe artan şirket birleşmeleri hakkında hem hukuk hem de muhasebe alanında günümüz koşullarına uyacak şekilde gerekli düzenlemelerin yapılması büyük önem taşımaktadır. UFRS' de şirket birleşmeleri satın alma ve menfaatlerin birleşmesi yöntemleri olmak üzere iki şekilde muhasebeleştirilmektedir. Bu iki yöntem birbirinin alternatifi değildir. Eğer alıcı taraf belirlenebiliyorsa satın alma yönteminin kullanılması zorunludur. Alıcı taraf belirlenemiyorsa menfaatlerin birleşmesi yöntemi kullanılabilir. Fakat menfaatlerin birleşmesi yöntemi bazı ülkelerin muhasebe standartlarında yasaklanmış bazılarında ise ağır koşullara bağlanmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sermaye şirketleri ve birleşme işlemi TTK açısından ele alınarak tanıtılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise birleşmenin özellikle ekonomik ve finansal nedenleri incelenmiş ayrıca vergisel boyutu açkılanmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise gerek UFRS gerek TMS açışından şirket birleşmeleri ele alınmış ve UFRS' de yer alan yöntemler kullanılarak muhasebeleştirilmeye çalışılmıştır.

MuhasebeMuhasebe uygulamalarıSermaye şirketleri+3
Leyla Öztürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket satın alma ve birleşmelerinin çalışanlar üzerindeki etkisi

Şirketlerin satın alma ve birleşme süreçleri, şirketlerin genel yapıları için önemli değişiklikleri beraberinde getirmektedir. Bu değişimler, şirketlerin işleyişini önemli ölçüde etkilemektedir ve bu etkiler olumlu ya da olumsuz olarak ortaya çıkabilmektedir. Fakat sürecin en fazla etkilediği kesim çalışanlar olmaktadır. Çalışanların görüşleri ve adaptasyon konusundaki durumları, şirket satın alma ve birleşme süreçlerini asıl şekillendiren unsurlar olmaktadır. Bu tez çalışmasında, literatürde ve uygulamada, satın alma ve birleşme kavramlarının genel çerçevesi ile birlikte bu faaliyetlerin, çalışanlar üzerinde yaratmış olduğu etkiler araştırılmıştır. Çalışmanın son bölümünde, tamamı İstanbul'da ikamet eden, farklı şirket ve sektörlerde yer alan, geçmişte, çalıştıkları şirketlerde birleşme ya da satın alma süreçleri yaşamış 30 katılımcı ile gerçekleştirilmiş, mülakatlara dayalı bir araştırma söz konusudur. Bu araştırmada, katılımcıların, birleşme ve satın alma süreçlerindeki deneyimlerine dayanarak, süreçten nasıl etkilendikleri ve nihai olarak bu sürecin kendilerine neler getirdiği konusunda bilgi toplanmıştır. Bu bilgiler ışığında, birleşme ve satın alma süreçlerinin, çalışanlar üzerindeki etkilerine dair bir değerlendirmede bulunulmuştur.

BirleşmelerSatınalmaSüreç+2
Kaan Emre Kırıkyapan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşme ve satın almaları: Türkiye örneği

Firmalar açısından devamlılıklarını sağlayabilmek, farklılaşan ve zorlaşan rekabet şartlarına dayanabilmek ve büyüyebilmek oldukça önemli bir durum haline gelmiştir. Firmaların büyüme yöntemleri arasında şirket birleşmeleri ile şirket satın almaları en çok kullanılan yöntemler haline gelmiştir. Şirket birleşmelerinin bu kadar artması bu konunun ele alınmasını gerektirmiştir. Türkiye'nin mevcut şartlarında şirket satın alma ve birleşmelerinin hem ülke içi şirketler hem de yabancı şirketler açısından ele alınması, ekonomik şartların anlaşılması açısından önemlidir. Ayrıca çalışma Türkiye'ye dışarıdan gelen ve Türkiye'de yapılan yatırımlarının potansiyelini anlamak adına yol gösterici olmaktadır. Araştırmada Bureau Van Dıjk Şirketine ait (Zephyr) Şirket Birleşme ve Satın verileri dahilinde 1996-2011 dönemi için Türkiye'de sektörler itibariyle şirket birleşme ve satın almaları incelenmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye'de şirket birleşme ve satın almalarında özelleştirmelerin önemli bir pay aldığı tespit edilmiştir. Özelleştirmelerin arttığı dönemlerde şirket birleşme ve satın almalarına yönelik değerler rekor seviyelere ulaşmıştır.

FirmalarSatınalmaŞirket birleşmeleri
Cenk Vasıf Gürdal
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Satın alma ve birleşmelerde insan kaynakları yönetiminin stratejik rolü: Medya sektöründe işten çıkarma süreçleriyle ilgili bir vaka analizi

İşletmelerin kurumsal stratejileri çerçevesinde büyüme kadar küçülme stratejilerini de insan kaynakları yürütmek durumundadır. Özellikle satın alma ve birleşme süreçlerinde küçülme "downsizing" stratejileri uygulanırken insan kaynaklarının çıkış sürecindeki üstlendiği rolün işten çıkarılarılanlar tarafından nasıl değerlendirildiği, çıkış sürecinin mali boyutunun yanı sıra ikna sürecinde görüşmecilerin bu sürece katkılarının olup olmadığı, çıkış sürecinde üstlenilen fonksiyonları neticesinde kurumların mali yapısına katkısının olup olmadığı konularına ait çalışmalar gözlemlenmemektedir. Araştırmada insan kaynaklarının stratejik rolü, satın alma ve birleşmelerde çıkış işlemleri sürecinde medya sektöründe gerçekleşmiş bir satın alma/birleşme sürecinde çıkış işlemi yapılmış bireylerin bakış açıları üzerinden ortaya konmaktadır. Bu bağlamda İstanbul ilinde medya sektöründe faaliyet gösteren bir firmadan satın alma/birleşme süreci sonrasında çıkış işlemi gerçekleştirilen 20 birey ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yapılan görüşmelerde elde edilen yanıtlar betimsel ve içeriksel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular çereçevesinde küçülme "downsizing" stratejileri uygulanırken insan kaynakları stratejilerini uygulayan uzmanların işten çıkarma süreçlerinin uzlaşma ile çözümlenmesine katkı sağladıkları ve uzlaşma neticesinde de işletme açısından maddi anlamda önemli sayılacak kazanımlar/ek kayıpların olmamasına fayda sağladıkları ortaya konmaktadır. Aynı zamanda işten çıkış sürecinde ortaya konulan stratejilerin çıkışı gerçekleştirilen personel tararfından olumlu değerlendirildiği, belirlenen stratejiler çerçevesinde tekrar istihdam koşullarının sağlanabilecek olması ihtimalinin personelin bu durumu kabullenmesini kolaylaştırdığı ortaya konulmaktadır.

BirleşmelerMedyaMedya sektörü+4
Erkan Ataman
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

BIST- Borsa İstanbul'da yapılan halka arzların şirket birleşme ve satın alma faaliyetleri üzerindeki etkileri

Küreselleşen Dünya ve artan rekabet şartları altında işletmelerin karlarını sürdürülebilir şekilde arttırmak istemeleri son derece gereklidir. Bunun sonucu olarak şirket birleşme ve satın alma faaliyetleri son yıllarda ülkemizde de oldukça fazla şekilde gözlemlenmeye başlanmıştır. Özellikle işletmelerin uluslarararası rekabet şartlarına uyum sağlayabilmeleri, yeni pazarlara girebilme yetenekleri, etkin kaynak ve likidite yönetimi, faaliyetlerini teknoloji ile harmanlayarak entegre şekilde yönetmek istemeleri sebebiyle son yıllarda daha da önem kazanmıştır. Atfedilen bu önemlilik başlığı altında, birçok çalışmaya konu olan şirket birleşme ve satın alma faaliyetleri finans alan literatüründe de oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu anlamda işletmeler, hedefledikleri büyüme ve stratejik yönetim stratejileri dahilinde birleşme ve satın alma faaliyetlerini finanse edilebilmek için önemli miktarlarda sermaye gereksinimine ihtiyaç duymaktadırlar. İhtiyaç duyulan sermaye gereksiniminin karşılanmasında halka arz, önemli yöntemlerden biridir. Öte yandan işletmelerin halka arz edilmesinin en önemli nedeni birleşme ve satın alma faaliyetlerine katılım göstermesine ilişkin beklenti ve planlarıdır. Bu kapsamda tezde ele alınan ampirik uygulamada, Borsa İstanbul'da 1990-2019 yılları arasında halka açık işletmelerin ilk halka arz sonrası gerçekleşen birleşme ve satın alma faaliyetleri incelenmiştir. İşletmelerin halka açılma kararlarını tetikleyen unsurlar arasında birleşme ve satın alma faaliyetlerine katılma arzularının yer alıp almaması, halka arza özgü bilgiler ışığında deneysel olarak araştırılmıştır. Bu bilgiler arasında halka arzdan elde edilen gelirler, halka arz fiyatlandırması, sahiplik yapısı, piyasa zamanlaması, halka arz döneminde işletmenin gözlemlenebilir finansal özelliklerinin etkileri, lojistik regresyon analiz modeli kullanılarak sonuca ulaştırılmıştır. Ayrıca halka açık işletmelerin birleşme ve satın alma faaliyetlerine katılırken teklif veren işletme, hedef olan işletme ve satan işletme rollerinden hangisini aldığı öngürülmeye çalışılmıştır. Buna göre, yeni halka açılan bir işletmenin halka arzından sonraki 5 yıl içinde bir birleşme ve satın alma işleminde teklif veren, hedef olan veya satan işletme olma ihtimalinin halka arzdan elde edilen gelirler ile işletmenin halka arz sonrası sahiplik- kontrol yapısı ile şekillendiği söylenebilmektedir. Ayrıca Türkiye'deki işletmelerin tercih ettiği halka arz şekli de birleşme ve satın alma işleminde belirleyici rol oynamaktadır.

Borsa İstanbulHalka açılmaSatın alma+2
Zeynep Erbeyler
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşme ve satın almaları: 1995-2011 döneminde yabancı yatırımcıların Türkiye'de gerçekleştirdiği birleşme ve satın almaların mikro, makro ve stratejik açıdan değerlendirilmesine yönelik bir araştırma

Ülkelerin siyasi ilişkilerini ekonomik ve ticari faaliyetlere taşıması sonucunda, 1800' lü yıllarda aşılması zor olan ticaret bariyerleri erimiş hatta günümüzde yok olmaya başlamıştır. Bunun yanında gelişen teknoloji, ulaşımın kolaylaşması, iletişim kolaylıkları gibi küreselleşme olguları sonucunda dünya üzerinde sermaye hareketliliği hız kazanmıştır. Bu değişimler sonucunda işletmelerin bulundukları çevrede rekabet artmıştır. İşletmeler varlıklarını sürdürebilmek ve var olma amaçlarını gerçekleştirebilmek için farklı strateji arayışına girmişlerdir. Birleşme ve satın almalar, işletmelerin bu amaçlarına ulaşmalarında tepe yönetimin en fazla tercih ettiği stratejilerden olmuştur. Bu çalışmada amaç, 1995-2011 yılları arasında, Türkiye üzerine şirket birleşme ve satın almaları vasıtasıyla gerçekleştirilen Doğrudan Yabancı Yatırımlar ' ın yıl, sektör, ülke bazında analizinin ve birleşme- satın almaların sektör büyüme oranlarıyla aralarındaki ilişkilerinin ortaya konulmasıdır. Çalışma üç boyuttan oluşmaktadır. Birinci boyutta, ilgili literatür araştırılmış, dünyada ve Türkiye' de gerçekleşen birleşme ve satın almalar üzerine yapılmış çalışmalar incelenmiştir. İkinci boyutta, firmaların stratejik birleşme ve satın alma kararlarına etki eden iç ve dış motiflerin teorik düzeyde incelenmiş, Türkiye' de Doğrudan Yabancı Yatırımlar' a etki eden faktörler ile birleşme ve satın almalar incelenmiştir. Üçüncü boyutunda ise Türkiye'de 1995-2011 Yılları arasında gerçekleşen birleşme ve satın alma kararlarına etki eden motifler bağlamında dönemsel, bölgesel, sektörel özellikler incelenmiş, sektörel büyüme ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler : Şirket Birleşme ve satın almaları, birleşme dalgaları,birleşme motivleri, sektörel büyüme, doğrudan yabancı yatırımlar

BirleşmelerDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıMikroanaliz+5
Tuğba Usta
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket satınalma ve birleşmelerinde insan kaynakları yönetimi ve çalışma ilişkileri

Bu tez çalışmasında şirket birleşmeleri-satınalmaları ve şirket birleşmeleri ve satınalmaların insan kaynakları yönetimine ve çalışma ilişkilerine olan etkisi ele alınmaktadır. Günümüzün artan rekabet ortamında şirketler varlıklarını koruyabilmek, ekonomik ve finansal fayda sağlanmak amacıyla birleşme ve satınalma yoluna gitmektedirler. Ancak, bu operasyonu gerçekleştirirken şirketler insan faktörünü ikinci plana atarak finansal ve hukuki konulara ağırlık vermektedirler. Bu durum insan kaynakları sorunları ve uyumsuzlukları beraberinde getirerek birleşme-satınalma başarısını önemli ölçüde etkilemektedir. Çünkü üretim faktörleri içerisinde önemli unsur olan insan faktörü birleşmelerde başarıyı ve başarısızlığı getirebilen kritik bir role sahip olduğu görülmektedir. Bu tezde, bir inşaat firmasının devralınma operasyonu örnek olay olarak seçilmiştir. Devralma öncesi ve sonrası organizasyon yapıları insan kaynaklarındaki değişimler ayrıntıları ile ele alınmıştır.

Birleşmelerİnsan kaynaklarıİnsan kaynakları yönetimi+4
Selin Öztürk Uyanık
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım bankalarının birleşmelerinde yabancıların rolü

Bu tez ile Türkiye'deki banka birleşmeleri açıklanmış olup, yabancılarla yapılan banka birleşmesinin yatırım bankası üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bankacılık sektöründe bankaları birleşmeye iten nedenler irdelenmiş, yatırım bankası açısından birleşme neden ve sonuçları anlatılmaya çalışılmıştır. Birçok sektörde gelişme göstererek dikkat çeken Türkiye'ye, proje finansmanı ve danışmanlık hizmetleri verme isteğiyle gelen yabancılar, sektörde yatırım bankacılığı alanında lider banka olmayı hedeflemektedirler.Yabancılar geldikleri ülkelere kendi teknolojilerini de getirerek, yerli bankaların teknolojik altyapı gelişimine katkıda bulunmakta, yeni birimler açarak banka yapılarını değiştirmekte, karlılığı arttırmakta ve elde edilen karı yurt dışına çıkartmayıp öz kaynaklarda tutarak ülke ekonomisine de katkıda bulunmaktadırlar. Yapılan çalışmalar, araştırma ve gözlemler ile Türkiye'deki yatırım bankası birleşmesinde de aynı etkilerin görüldüğü ancak rekabet konusunda geri kalındığı gözlenmiştir. Birleşmenin ilk yıllarında görülen bu olumlu gelişme ve iyileşmeler sonraki yıllarda düşüşe geçmiştir. Türkiye'de tarihi eskiye dayanmayan yatırım bankalarının, yabancıların da desteği ile ülkede sadece bu alanda hizmet veren banka türü olma düşüncesini de yerleştirdiğini görmekteyiz.

Banka birleşmeleriBankalarBirleşmeler+4
Naime İbiş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmeleri ve şirket satın alımları öncesi içeriden öğrenenlerin ticareti

Bu çalışma, ülkemizde gerçekleşen şirket birleşmeleri ve şirket satın alımları öncesi içeriden öğrenenlerin ticaretinin etkilerini anlayabilmek adına yapılmıştır. Bu amaçla ülkemizde; finans, enerji, gıda, hizmet ve medya-eğlence sektörlerinde işlem yapan 35 adet firmanın, 2005-2013 yılları arasında tamamlanmış 50 adet birleşme ve satın alma işlemi incelenmiştir. Takip edilen firmaların 16 adedi %100 birleşme işlemi gerçekleştirmiş olup, 34 adedi de birbirleriyle ortaklık kurmuştur. Çalışmamızda, Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin, birleşme ve satın alma faaliyetlerinin KAP' da açıklaması öncesindeki 1 yıl, 6 ay, 3 ay, 1 ay ve KAP günündeki hisse senedi fiyatları dikkate alınarak borsa verileri karşılaştırılmış ve her firma için belirlenen zaman aralıkları için Z değerleri hesaplanmıştır. Hesaplanan Z değerleri; %90, %95 ve %99 güven aralıklarında, anlamlılık düzeylerine göre analiz edilmiştir. Oluşan sonuçlara göre özellikle KAP açıklaması öncesinde, ülkemizde gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin neredeyse tamamında içeriden öğrenenlerin ticaretine yönelik anlamlı sonuçlar tespit edilmiştir. Bunun temel sebebi olarak, birleşme ve satın alma işlemlerinin KAP açıklaması öncesinde, firma içerisinde görüşülüp, tartışılıyor olmasıdır. Buradaki KAP günü, resmi bir açıklamadır. Dolayısı ile KAP gününe kadar ki süreçte, bilginin yetkili kişilerce kullanılabilir olması veya dışarı sızabilir olması, içeriden öğrenenlerin ticaretine yönelik anlamlı sonuçlar elde etmemize olanak sağlamıştır. Çalışmamız, literatürde ilk olma özelliğini taşımasının yanında, bilimsel bir çalışma olmasından dolayı, hiçbir kişi ya da kuruluşu yargılamamaktadır. Anahtar Kelimeler : Şirket Birleşmesi, Satın Alma, Devralma, Hisse Senedi Performansı, İçeriden Öğrenme

Satın almaÖrgütsel satın almaİçerden öğrenenlerin ticareti+2
Ufuk Ünver
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects