Municipalities
561 theses under this subject heading
Yerel yönetimlerde katılım ve 6360 sayılı Yasa'nın temsil ve katılım üzerine etkileri: Hatay örneği
Yerel yönetimler, yönetim birimleri olarak halka en yakın olandır. Halkın yönetime katılımının ve yönetimde temsil özelliğinin en iyi şekilde gösterildiği yönetim birimi olarak değerlendirilebilir. Yerel yönetimler, halkın istek ve sorunlarının en doğru ve etkili biçimde çözüme kavuşturulduğu, vatandaşa en yakın yönetim birimleridir. Yerel yönetimler demokrasinin olgunlaşması ve yayılması açısından da önemi olan kurumlardır. Ülkeler halka yakın olabilmek ve halkın merkezi yönetime olan sadakatinin devamlılığı için yerel yönetimleri tercih etmiş ve ülke yönetiminin güçlenmesi için yerel yönetimlerden gelen etkiyi merkezi yönetimde kullanmışlardır. Tarih içerisinde farklı tür ve adlarla süre gelen yerel yönetimler, Türkiye Cumhuriyet' inin kurulmasıyla birlikte daha modern ve işlevsel bir yapıya kavuşmuşlardır. Yerel yönetimlerle birlikte var olan temsil ve katılım olguları da tarih içerisinde büyük gelişim göstermiştir. Demokratikleşme açısından önem arz eden temsil ve katılım olguları, yapılan düzenlemeler ile daha çok uygulanabilen bir hal almıştır. Temsil ve katılımı daha güçlendirme yönünde atılan adımlar demokratikleşme açısından çok büyük önem taşımaktadır. Ancak bu bağlamda, 6360 sayılı Yasa'nın temsil ve katılım süreçlerini zayıflatıcı bir düzenleme olduğunu söylemek mümkündür. Söz konusu Yasa ile Türkiye'nin yerel yönetim yapısında çok önemli değişimler yaşanmış, büyükşehir belediyesi kurulmuş olan illerde il özel idareleri, belde belediyeleri ve köy yönetimlerinin tüzel kişilikleri sonlandırılmıştır. Bu düzenlemelerin elbette ki yerel yönetimlerde temsil ve katılım üzerine olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada 6360 sayılı Yasa'nın temsil ve katılım üzerine olan etkileri Hatay Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyeler örneği üzerinden değerlendirilmeye çalışılmıştır.
Yerel yönetimlerde çalışanların iş tatmininin demografik faktörler açısından incelenmesi: Osmaniye Belediyesi örneği
Çalışanlar, tüm örgütler için temel yapı taşlarından biridir. Bu nedenle örgütler çalışanlarının işlerinden memnun olmalarını ve örgütlerine bağlı olmalarını arzularlar. Günümüz rekabet ortamında örgütler stratejik başarı üstünlüğü için çalışanlarının iş tatmini duymalarını isterler. İş tatminine sahip çalışanlar; örgütün amaç ve değerlerini benimsemekte, örgüt için büyük çaba göstermektedirler. Yapılan araştırmaların birçoğu iş tatminini etkileyen birçok faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırmaların sonuçlarına bakıldığında ise birçok farklı görüş ortaya konulmuştur. Ayrıca bu kavramın olumlu ve olumsuz sonuçları hakkında farklı tespitlerde bulunulmuştur. Bu çalışmanın temel amacı ise yerel yönetimde çalışan bireylerin demografik farklılıklarının iş tatminleri üzerindeki etkisinin ne derece olduğunu belirlemektir. Bu bağlamda; Osmaniye Belediyesi çalışanlarının iş tatminlerini ölçmek üzere Brayfield ve Rothe tarafından hazırlanan "İş Doyum İndeksi" kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Yerel Yönetim
Toplumsal cinsiyet perspektifinden bütçeleme ve yerel yönetimlerde cinsiyete duyarlı bütçeleme yaklaşımı
Gün geçtikçe kadının; sosyal, ekonomik ve toplumsal alanda görünürlüğü artmakta ve bu gelişimsel durumun güdümünde geleneksel anlayışın kadınlar için koyduğu katı kurallar giderek zayıflamaktadır. Modern yaşam tarzının sınır tanımadan etki alanını genişletmesiyle beraberinde getirmiş olduğu değişim ve yenilikten en çok etkilenen grup da kadınlar olmuştur. Bu sosyal değişimle birlikte devletler de yönetim işlevini yaparken kullandığı bütçelemeyle kadınlara yönelik faaliyetlere giderek daha fazla pay ayırmaya başlamıştır. İçinde bulunulan süreçte kadının sosyal statüsünün güçlendirilmesinde ve desteklenmesinde yerel yönetimlerin de bakış açısı pozitif yönde değişimini sürdürmekte ve sosyal faaliyetler başta olmak üzere kadınlara yönelik çeşitli aktiviteler gerçekleştirmektedirler. Yerel yönetimlerin her geçen gün hem yönetimsel açıdan hem de faaliyetleri açısından cinsiyete duyarlı bütçeleme politikasını benimsediği görülmektedir. Diğer yandan merkezi ve yerel düzeyde uygulama alanı bulan bir bütçeleme yaklaşımı olsa da cinsiyete duyarlı bütçeleme bilhassa yerel eksende sonuç verici ve etkili olduğu kabul edilmekte, bu durumda yerel idareler, özellikle de belediyeler cinsiyete duyarlı bütçelerin uygulanmasında baş aktör olarak sayılmaktadır. Bu bağlamda Muğla Büyükşehir Belediyesi özelinde 2018 yılına ait insan kaynakları verileri kullanılarak kurum içi cinsiyet eşitliği durum analizi yapılmıştır.
Büyükşehir belediye örgütlenmesinin yönetsel etkileri ve hizmetler üzerine sonuçları (Muğla Büyükşehir Belediyesi örneği)
Devletin vatandaşa hizmet noktasında yerinde ve en yakın hizmet birimi yerel yönetimlerin birimi olarak belediyelerdir. Ülkemizde 2012 yılında yayınlanan 6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Kurulması ile Bazı Kanun Değişikliği Yapılmasına Dair Kanun ile 16 olan büyükşehir belediyesi sayımız 30'a çıkmıştır ve 2014 yılındaki yerel seçimlerle uygulamaya geçmiştir. Bu illerde il özel idarelerinin kaldırılmasıyla, büyükşehir belediyelerinin sınırı ilin mülki sınırı olmuş, köy ve beldeler kaldırılarak mahalleye dönüştürülmüştür. Çalışmamızda yerinden yönetim, büyükşehir belediye kanunu ve 6360 Sayılı Kanun değişikliğiyle birlikte büyükşehir belediyesi olan Muğla ili ilçe belediyelerinin koordinasyon sıkıntısının olup olmadığı ve bunların hizmetlere yansıması üzerinde durulmuş. Bunların tespiti için 9 ilçe belediyesinin yöneticileri ile mülakat yapılmış ve sorunlar ortaya konulmuş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Belediye, Hizmet, Koordinasyon
Kamu politikası analizi açısından yerel yönetimlerde elektronik belediyecilik Molenlanden ve Menteşe belediyeleri karşılaştırması
Bireylerin, toplumun, sosyal düzenin, devlet düzeni ve işleyişinin yıllar içerisinde dönüşerek uygulanmakta olan alışılagelmiş politika düzenini de dönüştürmesiyle gelişen bilim ve teknoloji politikaları; bilgi, bilim ve teknoloji temel alınarak ülke ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yeni dönem politikaları oluşturmaktadır. Bu politikaların yansımaları ise yine günümüzde çokça konuşulan e-devlet, e-belediye, dijital vatandaşlık, dijital zekâ gibi politikaları doğurmuş ve devlet düzeninin ve birimlerinin bu politikalar ekseninde şekillenmesiyle sonuçlanmıştır. Özellikle son yıllarda yerel yönetimlerin bahsedilen bilim ve teknoloji politikaları ekseninde yeniden şekillendiği ve bünyesine dijital uygulamalar ve düzenlemeler dahil ettiği tespit edilmiştir. Yerel yönetimlerin halkın en çok başvurduğu birimi olan belediyelerde ise bu düzenlemeler daha net görülmektedir. E-belediye, dijital belediye olarak adlandırılan bu düzenlemeler belediyelerin işlem ve hizmetlerini hızlı, güvenli, kesintisiz ve teknolojik bir biçimde sunmalarına imkân tanımakta ve ayrıca e-demokrasi, e-yönetişim, e-etkileşim kavramlarına da yer vermektedir. Yerel yönetimleri bilim ve teknoloji politikaları dahilinde inceleyen ve ayrıca bu incelemeye karşılaştırmalı olarak iki belediyeyi dahil eden bir çalışma bulunmaması nedeniyle alanda daha önce gerçekleştirilmemiş bir çalışma olarak özgün değere sahiptir. Çalışma bilim ve teknoloji politikaları, dijitalleşme ve yerel yönetimler kavramları ekseninde hazırlanmış, dünyanın ilk dijital belediyesi olan Hollanda Molenlanden Belediyesi ve e-belediyeciliğe yeni giriş yapmış bir belediye olan Türkiye Menteşe E-belediyesi karşılaştırmalı kamu politikası analiziyle incelenmiştir. Her iki belediyede gerçekleştirilen dijitalleşme politikalarının karşılaştırmalı kamu politikası analiziyle incelenmesi ve bu politikalar doğrultusunda gerçekleştirilen dijitalleşme çalışmalarının geliştirdiği farklılıkların, sağladığı katkıların ve neden olduğu eksiklerin incelenmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. İnceleme ve araştırmalardan elde edilenlere göre belediyelerin; web siteleri oluşturma, dijital uygulamalar geliştirme, sosyal medyadan yararlanma gibi dijitalleşme ve teknoloji politikaları ile hareket etmeleri hem vatandaşlar ekseninde hem de belediye çalışanları ve ülke düzeninde işlemlerin daha hızlı ve belediyeye gitmeden halledilmesi, vatandaşlarla daha kolay iletişime geçilmesi, kesintisiz hizmet sunulması, öneri ve şikayetlerin daha rahat ulaştırılması ve geri dönüşümün sağlanması gibi farklılıklar ve katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Yine her iki belediye ekseninde özel hizmete ihtiyaç duyan kişilere yönelik özel uygulamaların yer almaması ve hizmet ağının yetersiz olması gibi eksiklerin var olduğu saptanmıştır.
Psikodinamik liderlik yaklaşımı bağlamında liderlik tarzları ile lider-üye etkileşimi üzerine bir araştırma: Örgüt kültürünün düzenleyici etkisi
Yönetim disiplininde liderlik düşüncesi üzerine birçok çalışmanın yapıldığı bilinmektedir. Liderlik kavramının daha iyi anlaşılması ve açıklanması adına ileri sürülen teorilere, yaklaşımlara ve modellere genel olarak bakıldığında bu çalışmaların daha çok somut ve rasyonel nitelikteki liderlik davranışlarını ele aldığı tespit edilmiştir. Psikodinamik düşünce anlayışından doğan ve liderlik olgusuna yeni bir pencere açan psikodinamik liderlik yaklaşımı ise daha önceki liderlik yaklaşımlardan farklı olarak somut ve rasyonel olayların ötesine geçerek soyut ve irrasyonel nitelikteki lider davranışlarını da anlamaya çalışır. Bu noktadan hareketle, psikodinamik liderlik yaklaşımı bağlamında liderlik tarzları ile lider-üye etkileşimi arasındaki ilişkinin irdelenmesi ve bu ilişkide örgüt kültürünün düzenleyici bir rolünün olup olmadığının ortaya çıkartılması çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın gerçekleştirilebilmesi adına Muğla Büyükşehir Belediyesi başkanı ile bu belediyede görev yapan orta ve üst kademe yöneticilerden oluşan 156 kişilik bir anakütle belirlenmiştir. Elde edilen bulguların detaylandırılması, sunulması ve açıklığa kavuşturulmasında daha sağlıklı sonuçların elde edilebileceği düşüncesinden hareketle çalışmada, araştırma yöntemlerinden karma yöntem tercih edilmiştir. Yüz yüze anket ve görüşme yöntemleriyle 128 veri toplanmış, toplanan veriler nicel ve nitel yöntemler vasıtasıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde dönüşümcü liderlik tarzı ile lider-üye etkileşiminin tüm alt boyutları arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Bir başka ifadeyle, takipçilerin algısında bir dönüşümcü lider profili ortaya çıkmıştır. Bu duruma benzer olarak psikodinamik liderlik yaklaşımı bağlamında yapılan görüşme sonucunda dönüşümcü lider anlayışına ve özelliklerine sahip bir liderin varlığı görülmüştür. Örgüt kültürünün ise liderlik tarzları ile lider-üye etkileşimi arasındaki ilişkide düzenleyici bir rolünün olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır.
Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma amaçlarının belediyelere yansıması: Türkiye, Almanya ve İngiltere uygulamaları
Kalkınmanın dünya çapında gerçekleşmesini öngören, 17 amaçtan ve bunlarla bağlantılı 169 hedeften oluşan sürdürülebilir kalkınma amaçları (SKA), Birleşmiş Milletlere üye olan 193 ülke tarafından 2015 yılında kabul edilmiştir. Toplumsal, çevresel ve ekonomik sorunların çözümüne yoğunlaşan sürdürülebilir kalkınma amaçlarına 2030 yılına kadar ulaşılması beklenmektedir. Belirli mali kaynaklara, yetkilere ve görev alanlarına sahip belediyelerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşılması bakımından dikkat çekici konumu bulunmaktadır. Bu çalışmada, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının ve bu amaçlara ait hedeflerin tüm detaylarıyla ele alınarak kavranması, bu konuda belediyelerin rollerinin vurgulanması ve belediyelerin önemine dikkat çekilmesi, Türkiye, Almanya ve İngiltere'deki belediye uygulamaları incelenerek bu alandaki tecrübelerin anlaşılması ve karşılıklı politika transferlerine temel oluşturulması amaçlanmıştır. Ayrıca sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşılması için belediye yönetimlerinin karar alma süreçlerinde aktif rol oynamalarının teşvik edilmesi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak politikaları destekleyici ve güçlendirici önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmada, konuyla ilgili teorik altyapı oluşturulmuş, 17 sürdürülebilir kalkınma amacı ve bunlarla bağlantılı 169 hedef detaylıca incelenmiş, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının belediyelerle olan ilişkisi ortaya konmuştur. Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının belediyelere olan yansıması Türkiye, Almanya ve İngiltere'deki uygulama örnekleri kapsamında ele alınmıştır. Çalışmanın tamamlanmasıyla, Türkiye, Almanya ve İngiltere'nin sürdürülebilir kalkınma amaçlarına tam anlamıyla ulaşamadıkları belirlenmiştir. Belediyelerin uyguladığı projelerin bazılarının sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşılması yönünde katkı sağladığı ancak yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır.
Çalışma yaşamında eski hükümlülere yönelik önyargıların bireysel belirleyicileri: Ankara'da belediyelerde bir alan araştırması
Bu çalışmada Ankara ilinde eski hükümlülerin istihdam edildiği birimlerde, belediyelerde çalışanların, eski hükümlülere yönelik önyargı düzeylerini, eski hükümlülerin topluma yeniden girişlerine yönelik tutumlarını (eski hükümlülere mesleki eğitim sağlanması ve eski hükümlüler ile sosyal temas), beş büyük kişilik tiplerini ve sosyal baskınlık yönelimi seviyelerini tespit etmek amaçlanmıştır. Kişiliğin beş büyük boyutu ile eski hükümlülere yönelik önyargı, eski hükümlülerin topluma yeniden girişlerine yönelik tutumlar ve sosyal baskınlık yönelimi arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişiliğin beş büyük boyutu ile eski hükümlülere yönelik önyargı ve eski hükümlülerin topluma yeniden girişlerine yönelik tutumlar arasındaki ilişkide sosyal baskınlık yönelimin aracılık rolü analiz edilmiştir. Bu çalışmada kişiliğin beş büyük boyutundan uyumluluk boyutu ile sosyal baskınlık yönelimi boyutlarından eşitliğe karşı olma arasında negatif yönde anlamlı ilişki, eski hükümlülere yönelik önyargı ile kişilik boyutlarından uyumluluk, dışadönüklük ve deneyime açıklığın arasında negatif bir ilişki, Eski hükümlülere mesleki eğitim sağlanmasına yönelik tutumlarda, uyumluluğun, deneyime açıklığın ve sorumluluğun pozitif yönlü ilişki sosyal baskınlık yönelimi ile eski hükümlülere yönelik önyargı arasında pozitif yönlü bir ilişki, uyumluluk ile eski hükümlülere yönelik önyargı arasındaki ilişkide eşitliğe karşı olma yöneliminin aracılık rolü, uyumluluk ile eski hükümlülere mesleki eğitim sağlanmasına ilişkin tutumlar arasındaki ilişkide eşitliğe karşı olma yöneliminin aracılık rolü bulunduğu görülmüştür.
Kentsel atık su yönetimi: Türkiye'de büyükşehir belediyeleri'nde kamusal mal ve hizmet olarak atık su arıtma tesislerinin etkinliğine dair bir inceleme
Su, canlılar için yaşam kaynağıdır ve ikame edilemez. Su hem içmek ve temel yaşamsal ihtiyaçları karşılamak hem de tarımsal ve ekonomik üretim yapmak için gereklidir. Kent merkezlerinde yoğunlaşan nüfus, evsel kullanım sonucu ortaya çıkan atık suyun canlı yaşamını tehdit etmesine neden olmuştur. Kentsel atık su yönetimi kamu kesiminin kontrolündedir. Bunun nedeni; atık su arıtma hizmetinin doğal tekel olması, sağlık, ekosistem ve üretici faaliyet üzerindeki dışsallığı, kamusallık özelliği, su ve sanitasyonun insan hakkı olması, ekonomik ve sosyal kalkınmanın merkezinde olmasıdır. Atık su tesisi yatırım, işletme bakım maliyetleri kamu kaynakları ve kurum geliri tarafından karşılanmaktadır. Çalışmanın teması, Türkiye'de büyükşehir belediyelerinde 1986'da genel nitelik kazanan İSKİ modelli kanalizasyon idareleri kapsamındaki kentsel atık su arıtma yönetiminin kurumsal ve yasal yapısını sahip olduğu ekonomik araçlar ile ortaya koyarak, yönetimlerin etkin hizmet sunumuna öneri getirmektir. Çalışmanın yöntemi teorik kısımların genel literatür taraması, güncel verilerin grafik analizi ile incelenmesi ve büyükşehir belediyelerine ait belirli yöntemle arıtma yapan atık su tesislerinin etkinliğinin veri zarflama tekniği ile analizidir. Bu çerçevede, kamu kaynakları ile finanse edilen atık su arıtma tesislerinin etkin yönetim bileşenlerine ulaşarak iyi yönetim örnekleri sunulmuştur. Atık suya yeni yaklaşım onu bir sorun olarak görmek yerine su ve enerji kaynağına dönüştürmektir. Anahtar Sözcükler: Kentsel atık su yönetimi, veri zarflama analizi, kamu harcamaları, büyükşehir belediyesi
2000 sonrası Türkiye'de yerel yönetim yasalarının "Yerel yönetişim" kavramı üzerinden değerlendirilmesi
Uluslararası kuruluşlardan biri olan Dünya Bankası tarafından ilk defa bugünkü anlamıyla kullanılan ?yönetişim? kavramı, birçok devlet, uluslararası kuruluş ve uluslarüstü oluşum tarafından benimsenerek kamu yönetimi alanında kullanılmıştır. Katı, hiyerarşik ve bürokratik yapı yerine devletin özel sektör ve sivil toplum ile yetkilerini paylaştığı bir düzen içeren yönetişim, tüm aktörlerini ?paydaş? olarak tanımlayan bir yönetim sistemidir. Yönetişimin; yönetimlere hesap verebilirlik, cevap verebilirlik, açıklık, katılım ve etkinlik getirmesi planlanmaktadır. Katılımın yerel yönetimlerde daha yüksek oranda olması ise; yönetişim sisteminin yerel yönetimlere taşınmasına sebep olmuştur. Çalışmada ana konuyu oluşturan ?yerel yönetişim? kavramı yerel yönetimleri ve yönetişimi ilgilendiren diğer kavramlarla birlikte ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Ayrıca Türkiye'nin ?yerel yönetişim? kavramı çerçevesinde yaptığı çalışmalar ve uygulamalar aktarılmıştır.Bununla birlikte, bu çalışmada Türkiye'nin 2000 yılından sonra değiştirilen yerel yönetim yasaları, değiştirilmesi düşünülen kanunlar ve yerel yönetimleri etkileyen bazı uluslararası belgeler yerel yönetişim anlayışını açısından değerlendirilmiştir. İlgili belgelerin yerel yönetişim anlayışının özelliklerini ne kadar barındırdığı, değiştirilen kanunların yapılış aşamasındaki fikirler ve uluslararası belgelerin Türkiye'nin yönetim yapılanmasındaki etkileri tartışılmıştır. Bu bağlamda belediyeler, büyükşehir belediyeleri, il özel idareleri, köyler, kalkınma ajansları, mahalli idare birlikleri yasaları, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve AB müzakere belgeleri ile BM İkiz Sözleşmeleri incelenmiştir.Çalışmanın ana denencesine göre; Türkiye'de 2000 sonrası çıkarılan çeşitli yasalarla ve dâhil olunan uluslararası belge ve sözleşmelerle, yerel yönetimden yerel yönetişime geçiş süreci ivme kazanmıştır. Bu ana denenceden yola çıkılarak incelenen her belge için bir denence üretilmiş ve bu denenceyi destekleyecek bulgu ve önerilere ulaşılmıştır.Anahtar Kavramlar: Yönetişim, Yerel Yönetim, Yerel Yönetişim, Yerel Yönetim Yasaları
Kadınların sosyalleşmesinde Çorum Belediyesi kadın kültür ve sanat merkezlerinin rolü
'Kadınların Sosyalleşmesinde Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinin Rolü' konulu bu çalışmamızın amacı, Çorum Belediyesinin bir sosyal belediyecilik örneği olarak hizmete açtığı Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinin kadınların sosyalleşmelerindeki rolünü incelemektir. Çorum özelinde yapılan çalışmalarda kadınların sosyalleşmesi ve belediye çalışmalarının rolü ile ilgili herhangi bir akademik çalışma yapılmamıştır. Hazırlanan bu tez ile Çorum'da yaşayan kadınlar ve sosyalleşmeleri ile ilgili literatürdeki eksikliğin giderilmesi hedeflenmektedir. Çalışmamız 2012-2021 yılları arasında Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinin, kurslara devam eden yetişkin kadın kursiyerlerin sosyalleşmelerine etkisini kapsamaktadır. Çalışma grubu, kartopu örnekleme modeli ile seçilen yaşları 22-68 arasında değişen 46 yetişkin kadın katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışma, nitel araştırma yönteminin Olgubilim (Fenomonoloji) desenleri temel alınarak, görüşme tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile yapılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilerek değerlendirme yapılmıştır. Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri son dönemde gündeme gelen sosyal belediyecilik uygulamaları arasında yer almaktadır. Toplumların gelişmesinde önemli kriter olan kadın eğitimi, merkezi yönetimin yanında yerel yönetimlerinde üzerinde önemle durduğu bir konudur. Belediyeler, 5393 sayılı Yasa'nın 14'üncü maddesine göre; meslek ve beceri kazandırma, kültür ve sanat faaliyetleri yapma gibi konularda halkın istek ve beklentilerine cevap vermektedir. Bu amaçlarla hizmete açılan Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri ilki 17 Mart 2011'de Veli Paşa Konağında olmak üzere toplam 8 ayrı bölgede Çorumlu kadınlara hizmet vermektedir. Kadın Kültür ve Sanat merkezleri mesleki ve beceri kurslarının yanı sıra; yetişkin kadınlar için sosyalleşme ortamı, sosyo-kültürel açıdan geliştikleri ve psikolojik olarak rahatladıkları çok yönlü kadın eğitim merkezleridir. Araştırmamızın sonucunda; katılımcıların kendilerinden beklenen davranışları sergiledikleri ve Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri kurslarına katılarak, farklı kültür, etnik grup, yaş ve farklı sosyo-ekonomik durumdaki insanlarla bir arada yaşamayı, farklılıklara saygı duymayı ve ortaklaşarak bir şeyler üretmeyi öğrenerek biz bilincine sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu minvalde Kadın Kültür Sanat Merkezlerinin yetişkin eğitimine ve kadının sosyalleşmesine katkısının yadsınamaz olduğu görülmektedir.
Türkiye'de belediyelerde performans esaslı bütçe sisteminin etkinliği: Kütahya Belediyesi örneği
Yerel halkın yönetime katılmasının ilk aşaması olarak görülen yerel yönetimlerin önemli bir paya sahip olan birimlerinden bir tanesi belediyelerdir. Bunun en önemli sebebi ise belediyelerin halka en yakın yönetim birimi olmasıdır. Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar dayanan belediye çalışmaları, günümüzde demokratikliği, şeffaflığı, hesap verilebilirliği, etkinliği ve verimliliği ile kurumsal gelişimlerini devam ettirmektedir. Kamu ihtiyaçlarının gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan gelirler ile giderlerin, belli bir düzen çerçevesinde planlanması ve uygulanması ihtiyaçlarının ortaya çıkması bütçe sistemi kavramını doğurmuştur. Çalışmada esas alınan Performans Esaslı Bütçe Sistemi, modern bütçe anlayışlarının en gelişmiş şeklidir. Performans Esaslı Bütçe Sisteminin temel amacı, devlet-vatandaş ilişkisinin iyi yönde ilerleyebilmesi için gerekli yapıların geliştirilmesidir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile başlatılan mali yönetim uygulamaları çerçevesinde; belediyelerdeki kaynakların etkin kullanımının, yönetimin mali saydamlık ve hesap verebilirlik prensipleri çerçevesinde yürütülmesi hedeflenmiştir. Performans Esaslı Bütçe Sisteminin belediyelerde uygulanması ve etkinliğinin araştırılması amacıyla hazırlanmış olan bu çalışmada Kütahya Belediyesi örnek kurum olarak incelenmiştir. Kütahya Belediyesi'nin PEBS'ne geçmesi ile birlikte işleyiş bakımından daha açık, şeffaf ve katılımcı bir yapıya ulaştırılması yönünde olumlu bir geçiş sürecinde olduğu gözlenmiştir.
Türkiye'de sosyal belediyecilik uygulamaları: Malatya Büyükşehir ve Elazığ Belediyesi örneği
Sanayi toplumuna geçilmesi ile birlikte köyden kente göç artmış ve bunun sonucunda kentlerde nüfus artışı meydana gelmiştir. Bununla birlikte kentlerde yaşayan insanların ihtiyaçları artmış ve merkezi yönetim bu beklentilere cevap veremez duruma gelmiştir. Artan bu ihtiyaçlar neticesinde devlet sosyal sorunlara müdahale etmek zorunda kalmıştır. Gelişen şartlarla birlikte yerelleşme olgusu önemli hale gelmiştir. Yerel yönetimler içinde bulunan belediyelere de bu anlamda görevler düşmektedir. Bu sebeple çalışmada belediyelere ağırlık verilmiş, belediyelerin tarihsel gelişimi üzerinde durularak Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Elazığ Belediyesi incelenmiş ve görüşülen kişilerden alınan cevaplar neticesinde alınan veriler tabloya dönüştürülmüştür.
Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'deki yerel yönetimlerin dış ilişkilerinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi örneği
Bu araştırmanın amacı; "Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye'deki Yerel Yönetimlerin Dış İlişkilerinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Örneği"nin incelenmesi ile Türkiye'nin önemli Büyükşehirlerinden birisi olarak gösterilen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ndeki küreselleşme ve yerelleşme zıtlığının yansımalarını belirlemektir. Bu çalışmada Nitel Analiz Yöntemlerinden içerik inceleme tekniği (analizi) kullanılmış olup, bu teknikle belirlenen araştırma konusu kapsamında kitap, dergi, makale, resmi yazışma ve belgeler ile internet kaynakları üzerinde literatür taraması yapılmış, bir sistem dahilinde kategorilere ayrılarak analiz edilmiştir. Çalışmada; Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde hızla ilerleyen Türkiye'nin, Avrupa Birliği tarafından benimsenen ve uygulanan kurallara uyum sağlama süreci ele alınmaktadır. Demokratik ülkelerde olması gerektiği gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de daha demokratik ve daha katılımcı yerel yönetimler kurmak önemli bir amaç haline gelmiştir. Avrupa Birliği yerel yönetimlerle ilgili daha sağlıklı politikalar geliştirebilmek amacıyla uluslararası konjonktürde yer alan gelişmelere uymuştur. Bu bağlamda daha geniş halk katılımı ve demokrasinin gereklerinin sağlandığı ilk basamağın yerel yönetimler olduğu ortaya çıkmıştır. Birliğe üye olma yolunda önemli adımlar atan Türkiye de bu gerçeğin farkına varmıştır. Demokratikleşme çabalarının yanı sıra yerelleşme ve küreselleşme sürecinin de etkisiyle kendi kurumlarını yenileyen Türkiye için Avrupa Birliği'nin normları yerel yönetimlerin daha etkin daha demokratik bir noktaya ulaşması için gerekli ve önemlidir. Ayrıca bu çalışmada Avrupa Birliği'nin Türkiye yerel yönetimlerinden beklediği dönüşümün nitelikleri, Türkiye deki mevcut mevzuatının bu beklentileri karşılama düzeyi ve özelde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Kocaeli, Yerel Yönetimler, Büyükşehir Belediyesi.
Çevre politikalarının yerel yönetimlerde uygulanabilirliği: Kütahya Belediyesi örneği
Çevre sorunlarının temelinde doğa ve insan ilişkisi yer almaktadır. Eski çağlardan günümüze insan-çevre arasındaki ilişkiye bakıldığında, çevrenin insana göre ön planda olduğu gözlemlenirken günümüze gelindiğinde ise bu durumun tam tersi olduğu görülmektedir. Çevre sorunları, insanların çeşitli faaliyetlerinin sonucu çevreyi oluşturan canlı ya da cansız varlıkların üzerinde, ekolojik ya da doğal nedenlerden kaynaklanan bozulmaların tümüdür. Çevre sorunları günümüzün en önemli sorunlarının başında yer almaktadır. Bu durumun daha ciddi bir hal alması 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren olsa da sorunun temeline bakıldığında insanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. Temel olarak çevre sorunlarının çözümünde en etkili ölçek yerel yönetimlerdir. Bu bağlamda çevre sorunları çözümünde yerel yönetim birimlerinin çevresel faaliyetleri ön planda olmak zorundadır. Çevre politikalarının yerel yönetimlerde uygulanabilirliğinin araştırıldığı bu çalışmada, genelde yerel yönetimler ve çevre politikaları ele alındıktan sonra özelde ise Kütahya Belediyesi'nin 2011-2016 yılları arasındaki meclis kararlarında çevresel kararların görüşülme sıklığı dolayısıyla bu yerel yönetim biriminin benimsediği hizmet anlayışı içerisinde çevre politikalarının yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Politikaları, Yerel Yönetimler, Kütahya Belediyesi
6360 Sayılı Yasa ile büyükşehir olan Muğla İlinde yerel kamu hizmetlerinin dönüşümünün Marmaris İlçesi özelinde incelenmesi
Metropoliten kentlerin yönetimi, kamu yönetiminin önemli sorun alanlarından bir tanesidir. Türkiye'de bu alanda ilk somut adım 1984 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir'de büyükşehir belediyeleri kurulmasıyla atılmıştır. İlerleyen yıllarda büyükşehir belediyesi kurulan il sayısı artmış ve 2000'li yıllara gelindiğinde Türkiye'de toplam 16 büyükşehir belediyesi kurulmuştur. Daha sonra 2012 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa ile birlikte on üç büyükşehir belediyesi kurulmuştur. 2013 yılında ise Ordu ilinde de büyükşehir belediyesi kurularak, büyükşehir belediyesi sayısı 30'a yükseltilmiştir. 6360 sayılı Yasa ile büyükşehir belediyesi kurulan illerden biri de Muğla'dır. Bu tez çalışması, Muğla ilinde yerel kamu hizmetlerinde yaşanan dönüşümün Marmaris ilçesi özelindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda Marmaris Belediyesi'nin yıllık faaliyet raporları incelenmiştir. Elde edilen bulgular ile birlikte Yasa'nın Marmaris ilçesindeki etkisi siyasi, mali ve teknik boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Son olarak elde edilen bulgular ışığında Yasa'nın uygulamada yaşanan sorunları tespit edilerek öneriler getirilmeye çalışılmıştır.
Büyükşehir belediyelerinde yasal dönüşümün köy yönetimlerinin mahalleye dönüşmesi üzerindeki etkisi
Günümüzde küreselleşme ile birlikte idari paradigma değişmekte ve idarede yeni değerleri ortaya çıkarmaktadır. Bu paradigma değişimleri idari sistem içinde yerel idarelerin önemini giderek artırmaktadır. Sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan demografik yapıdaki değişmeler ve nüfus artışı gibi etmenler yerel idareler içinde önemli bir yer teşkil eden mevcut büyükşehirlerin daha da büyümesine sebep olmuştur. Büyükşehirlerde ortaya çıkan düzensiz ve plansız gelişmeleri önlemek ve şehir alanlarındaki yerel ihtiyaçlara cevap vermek adına Türkiye'de 1980'li yıllarda büyükşehir idare sistemi kurulmuştur. Büyükşehir belediye idare sisteminde günümüze değin önemli yasal ve yapısal değişiklikler yapılarak diğer yerel yönetimler açısından da yeni düzenlemeler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmada, Türkiye'de büyükşehir idare sisteminin ortaya çıkışı ve önemi ile köylerin idari yapısı incelendikten sonra, 2012'de 6360 sayılı Kanunla büyükşehir idare sisteminde yapılan değişiklikler ve büyükşehir belediyesi kurulan illerde köylerin mahalleye dönüşmesinin olumlu ve olumsuz etkilerinin neler olabileceği açıklanmış, yapılması gereken yasal ve yapısal değişiklikler konusunda öneriler getirilmiştir. Türkiye'de büyükşehir belediyesi kurulan illerde köylerin mahalleye dönüşmesiyle ortaya çıkan yeni görünümü yansıtmak amacıyla örnek bir köyde köy idarecilerinin ve köy sakinlerinin, köylerinin mahalle olması hakkındaki değerlendirmelerine de yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda elde edilen veriler ışığında ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel İdareler, Büyükşehir İdare Sistemi, Büyükşehir Belediyeleri, Köyler, Mahalleler
Türkiye'de yerel yönetimler ve yönetişimin yerel yönetimlere eklemlenmesi: Yerel yönetişim
Kamu yönetimi, toplumsal değişimlerin baskısı altında ve o değişimlere karşılık gelecek çözümleri üretme ihtiyacı karşılığında, hem teorik hem de pratik alanda bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. 2. Dünya Savaşı sonrasında, Avrupa ve ABD'de ortaya çıkan yeniden yapılanma çabaları, daha merkeziyetçi, birlikçi ve ulusal kalkınmayı öncelikli hedef gören yaklaşımların etkisi altında gelişti. Bu durum, kamu sektörünün toplumsal alanda başat aktör olarak toplumsal konularda etkili olduğu bir kamu yönetimi anlayışını öne çıkarmıştır ve buda yönetişimdir. Küreselleşme sürecinin tüm topluma hâkim olmasıyla ile birlikte temsili demokrasi kent yönetiminde etkisiz ve yetersiz bir unsur haline gelmiştir. Mevcut yönetim pratiklerinin farklı açılardan yetersiz olması nedeniyle, pratikte gelişen yeni arayışlar uygulamada etkili olmaya başlamış ve bu yeni gelişmeleri anlatmak için yönetişim kavramı kullanılmaya başlanmıştır. Günümüz toplumlarında insanlar yönetenlerle aralarında durmadan açılan bir farkla yaşamaya çalışmaktadırlar. Devletin aşırı büyümesi her yere ulaşamamasına ve toplumun taleplerini yerine getirememesine başlamıştır. Demokrasi, ancak devlet ile toplum arasındaki bu uçuruma son verilerek gerçek hale getirilebilir. Yönetişim ile devlet-toplum uzaklığını aşmak amacıyla bir mekanizma kurulmaya çalışılmaktadır. Yönetişim, gelişmekte olan çağdaş bir yönetim yaklaşımıdır. Yönetişim, geleneksel yönetim sistemlerinin, hizmetlerde verimliliği sağlayamaması nedeniyle daha tercih edilen bir konumda yer alacaktır.
TR33 bölgesindeki belediyelerin bütçesel yapılarının analizi: Kütahya, Afyon, Uşak ve Manisa belediyelerinin karşılaştırılması
Yerel yönetimlerin amacı, beldede yaşayanların yerel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamaktır. Yerel yönetimler içinde ise en önemli yeri belediyeler oluşturmaktadır. Toplumsal ihtiyaçların artmasına bağlı olarak talep edilen kamu hizmetlerinin sürekli artması belediyelerin önemini artırmaktadır. Belediyelerin artan hizmet yüküne karşılık kaynak tahsisinde bir artış olmadığı için maddi olanaklarını genişletebildiği ölçüde etkinlik sağlayabileceklerdir. Bu nedenle belediyelerin kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmaları gerekir. Çalışmanın amacı; TR33 bölgesindeki Kütahya, Afyon, Uşak ve Manisa Belediyelerinin 2013-2014-2015 yılları gelir ve gider bütçe verileri kullanılarak belediyelerin etkinliklerini tespit edebilmektir. Bu kapsamda birinci bölümde mahalli idareler ve belediyelerin idari yapısı, ikinci bölümde ise belediyelerin mali yapısı ve bütçe süreci anlatılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde belediyelerin gelir ve gider bütçe gerçekleşmeleri incelenmiş, yıllara göre bütçe değişim oranları değerlendirilmiş, gelir ve gider kalemlerine ait bazı oranlar hesaplanmıştır.
Türkiye'de yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik: Üsküdar Belediyesi örneği
Tarihin her döneminde insanlar birbirlerine yardımcı olmayı dini bir sorumluluk olarak görmüşler ve varlıklı kimseler hayırseverlik anlayışı doğrultusunda yoksul, yardıma muhtaç kimselere el uzatarak onların insanca yaşamalarına katkıda bulunmuşlardır. Ancak sosyal politika için Sanayi Devrimi ayrı bir önem taşımaktadır. Nitekim Sanayi Devrimi ile birlikte sosyal politika bir bilim dalı haline gelmiş ve devrim sonrası ortaya çıkan işçi sınıfı ile işveren arasındaki huzursuzlukların önüne geçmek için birtakım düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Değişen koşullar, çeşitlenen ihtiyaçlar karşısında ise sosyal politika kapsamını genişletmek durumunda kalmış ve birçok grubu kapsayan politikalar üretmeye başlamıştır. Günümüzde merkezi yönetimler, dünyada yaşanan değişimlerin etkisiyle birlikte kamu hizmeti sunumundaki görev ve sorumluluklarını yerel yönetimlerle paylaşmaktadırlar. Ülkemizde yerel yönetim birimleri içerisinde ön planda bulunan belediyeler, klasik belediyecilik hizmetlerinin yanında artık kendi sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların huzuru, refahı için çeşitli yardımlarda bulunmakta ve hizmetler sunmaktadırlar. Belediyelerin bu tür sosyal yardım ve sosyal hizmet karakterli uygulamaları ise sosyal belediyecilik anlayışını ortaya çıkarmaktadır. 2004 sonrası değişen yerel yönetim yasalarıyla birlikte belediyeler, sosyal politika taşıyıcısı olma noktasında oldukça önemli sosyal sorumluluklarla donatılmış bulunmaktadırlar. Bu çalışmada; Türkiye'de yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik anlayışı Üsküdar Belediyesi örneği üzerinden incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde sosyal politika, sosyal devlet, sosyal belediyecilik ile ilgili kavramlar geniş bir biçimde açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Üsküdar Belediyesi'nin dezavantajlı gruplara yönelik uygulamış olduğu sosyal belediyecilik hizmetleri değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Sosyal Politika, Sosyal Belediyecilik,Sosyal Hizmet, Üsküdar Belediyesi.
Yerel yönetim birliklerinin belediyelerin kardeş şehir ilişkilerine katkıları: Türk Dünyası Belediyeler Birliği örneği
Küreselleşme ile birlikte tüm dünyada artan etkileşim her alanda olduğu gibi yerel yönetimler alanında da değişime ve dönüşüme yol açmıştır. Yerel sorunların sınır ötesi boyutları ve etkin hizmet üretme çabası yerel yönetimleri özellikle de belediyeleri gerek kendi çabaları gerekse de yerel yönetim birlikleri aracılığı ile işbirliği yapmaya yöneltmiştir. Bu işbirliği çeşitlerinden bir tanesi de kardeş şehir ilişkileridir. Sürdürülebilir ve verimli kardeş şehir partneri bulmak ise salt belediyelerin başarabileceği bir şey değildir. Dolayısı ile yerel idareler arasında kurulmuş en kapsamlı işbirliği biçimi olan yerel yönetim birlikleri kardeş şehir alanında üyelerine rehberlik ederek doğru kardeş şehrini bulmaya aracılık etmektedir. Bu tezde de konu ile ilgili temel bilgiler açıklanacak ve kardeş şehir ilişkileri detaylı bir şekilde incelenerek yerel yönetim birliklerinin bu alanda ne gibi katkılar sunduğu Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) örneği ile ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Kardeş Şehir, TDBB, Yerel Yönetim Birlikleri.
Türkiye'de kentsel yoksullukla mücadelede belediyelerin rolü: Kütahya Belediyesi örneği
Yoksulluk olgusu dünya üzerinde geçmişten günümüze kadar varlığını sürdürmekte ve ülkeler için mücadele edilmesi gereken bir sorun olarak görülmektedir. Mücadele aşamasında ülkelerin farklı gelenek ve göreneklerinden, hukuksal yapılarından ve yönetim yapılarından dolayı mücadelenin şekli de farklılık arz etmektedir. Bununla beraber yoksulluğun kırsal veya kentsel alanlarda meydana gelmesi de mücadele şeklini etkilemektedir. Ayrıca ülkelerin hukuksal ve sosyal devlet olma anlayışları dikkate alındığında, yoksullukla mücadele edilmesini gerekli hale getirmektedir. Türkiye de yoksullukla mücadeledeki rolünü merkezi yönetim ve yerel yönetim birimleri aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Kentler kapsamında meydana gelen kentsel yoksulluk Türkiye'deki yönetim biçimi göz önüne alındığında yerel yönetim birimlerinin ilgilenmesi gereken bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yerel yönetim birimlerinden olan belediyelerin kentsel yoksullukla mücadele etmesini gerekli kılmakta ve aynı zamanda kentsel yoksullukla mücadele yerel yönetim ilkelerinden olan subsidiarite ilkesiyle de bağdaşmaktadır. Çünkü merkezi idarenin yerel bölgelerdeki ihtiyaç gereksinimleri iyi bir şekilde tespit edip gidermesi daha zor görünmektedir. Kentsel yoksulluk olgusu anlamı itibariyle yalnızca maddi açıdan yoksun olsun olma durumunu ifade etmemekte olup çeşitli hallerde ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden kentsel yoksullukla mücadele sosyal, kültürel ve ekonomi benzeri değişik mecralarda yürütülebilmektedir. Kentsel yoksullukla mücadele kapsamında yer alan önemli başlıklar dâhilinde Kütahya Belediyesi'nin gerçekleştirdiği faaliyetlerin kentsel yoksullukla mücadeledeki rolü ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Belediye, Yoksulluk, Kentsel Yoksulluk, Kütahya Belediyesi
Tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği
Kamu mali yönetimi kapsamında ele alınan en önemli konulardan birisi devlet muhasebesidir. Bu kapsamda tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulanmaya başlamıştır. Daha ayrıntılı ve şeffaf bir sistem olan bu muhasebe türünde özel kurumların olduğu kadar belediyelerin de gelir ve giderlerinin hesaplanmasında yararlanılmaktadır. Bu çalışmada Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği üzerinden tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği ele alınmıştır. Çalışmada kanunlardan, raporlardan, makale, kitap ve tezlerden yararlanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sistemin oldukça faydalı olduğu söylenebilir.
Türkiye'de belediyelerde dezavantajlı gruplara yönelik sosyal politika uygulamaları: Kütahya Belediyesi örneği
Sosyal politikaların tarihi incelendiğinde; insanlık tarihinin her döneminde insanlar arasında gerek bireysel, gerekse örgütlenerek yapılan sosyal yardımlaşma örneklerine rastlanılabilmektedir. Sosyal yardımların devlet eliyle planlı bir şekilde yapılması Sanayi Devrimi ile birlikte olmuştur. Sanayileşme neticesi kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru yoğun bir şekilde göçler başlamış ve kentsel alanlardaki nüfus yoğunluğu artmıştır. Kentlerde nüfusun artmasıyla da çevresel, kültürel, ekonomik ve sosyal kimi sorunlar meydana gelmiştir. Dolayısıyla devlet bu sorunların çözümü için sosyal politikalar uygulamaya başlamıştır. Günümüzde sosyal politikalar merkezi ve yerel yönetimlerce uygulanmaktadır. 1980'li yıllardan sonra neo-liberal politikaların benimsenmesiyle birlikte hizmetlerin sadece merkezden yönetimlerce yapılmasının birtakım aksaklıklara yol açacağı düşüncesi ağır basmış ve yerel yönetimler ön plana çıkmıştır. Yerel yönetimler belirli bir coğrafi alanda yerel ihtiyaçların tespiti ve giderilmesi noktasında, merkezi yönetimlere nazaran daha etkin rol almaktadır. Türkiye'de yerel yönetim birimlerinden belediyelere bu anlamda önemli görevler düşmektedir. Nitekim 2000'li yıllardan sonra yapılan düzenlemelerle belediyelere geleneksel belediyecilik hizmetlerinin yanında sosyal sorumluluklar da verilmiş, özellikle dezavantajlı grupların korunmasına yönelik faaliyetleri artırılmıştır. Bu kapsamda çalışmada; Türkiye'de yerel yönetimlerin dezavantajlı gruplara yönelik sosyal belediyecilik uygulamaları Kütahya Belediye'si örneği üzerinden ele alınmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde; sosyal politika kavramı detaylı bir şekilde açıklanmıştır. İkinci bölümünde; Türkiye'de dezavantajlı gruplara yönelik sosyal politikalar ve politikaların uygulanmasında görev alan kurumlardan bahsedilmiştir. Üçüncü bölümünde ise; Kütahya Belediyesi'nin dezavantajlı gruplara yönelik yaptığı hizmetler değerlendirmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Dezavantajlı Grup, Kütahya Belediyesi, Sosyal Belediyecilik, Sosyal Politika