Müzik eğitimi
Bu konu başlığı altında 835 tez
Bestecilik eğitiminin gitar repertuvarı üzerindeki etkisinin araştırılması
Bu çalışma, bestecilik eğitiminin gitar repertuarına etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Müzik okullarının gelişimi ve bestecilik eğitiminin rolü ele alınmış, ardından gitar repertuarına katkıda bulunmuş bestecilerin eserleri üzerinden bu etki değerlendirilmiştir. Eğitime yönelik teknik beceriler, eser türleri ve gitarist-besteci ilişkisi incelenerek, bestecilik eğitiminin gitar repertuvarına katkısı araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Müzik, klasik gitar, bestecilik eğitimi, gitar repertuvarı, eğitim müziği, gitarist-Besteci iş birliği.
8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde bulunan T.C. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ortaokullarda öğrenimlerine devam etmekte olan 8. sınıf öğrencileri ve bu okullarda görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı oranlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı II. döneminde, 445 öğrenci ve 8 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama Covid-19 salgını tedbirleri kapsamında okullarda uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle video konferans yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri alanyazın taraması, doküman analizi, araştırmacı tarafından hazırlanan "Müziksel Değerlendirme ve Bağlam Testi", "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi" ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, t-Testi, ve Mann-Whitney U testi; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda uluslararası temel müzik yeterlikleri ile Türkiye'de uygulanan öğretim programında kazanılması beklenen müzik yeterliklerinin büyük oranda benzerlik gösterdiği ancak çok seslilik, temel enstrüman çalma becerileri, müzik teknolojisi ve değerlendirme alanlarında farklılıkların bulunduğu görülmüştür. 8. sınıf öğrencilerinin müzik yeterliklerini kazanma ölçütüne yalnızca "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi"nin "Temel Müziksel Söyleme Becerileri" temasında yer alan "Şarkının sözlerini telaffuz etme" maddesinde ulaştığı, diğer yeterliklerin hiçbirinde bu ölçüte erişilemediği tespit edilmiştir. Yeterliklere ulaşma düzeyinin alt ve üst düzey okullara göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmen görüşleri doğrultusunda ise müzik dersi ortamlarının mevcut fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve müzik dersine paydaşlar tarafından verilen desteğin artırılması gerektiği tespit edilmiştir.
Müzik öğretmenlerinin görüşlerine göre ortaöğretim kurumlarındaki müzik eğitiminin öğrenciler üzerindeki etkinliğinin incelenmesi
Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında sürdürülen müzik dersinin bu kurumlarda görev yapan müzik öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda öğrenciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada ayrıca 1071 Malazgirt savaşından itibaren Anadolu coğrafyasında kurulan Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti'nde dönemin örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yürütülen müzik eğitiminin tarihsel süreç içerisindeki değişimi ve gelişimine de değinilmiştir. Ayrıca tarihsel süreç içerisinde öğrencilerin müzik eğitimine ne derecede ilgi duydukları ne tarz bir eğitim sistemine tabi tutuldukları ve müzik eğitimini alma amaçları araştırma kapsamında belirlenmeye çalışılmıştır. Ortaöğretim kurumlarında sürdürülen müzik dersinin bu kurumlarda görev yapan müzik öğretmenlerinin görüşlerine bağlı kalınarak öğrenciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi amacıyla yapılmış bu araştırmada, öğretmen görüşlerini belirlemek için uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanmış yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlar literatür taramasına bağlı olarak ulaşılan ve araştırma konusu ile paralellik gösteren çalışmaların sonuçları ile büyük oranda benzerlik göstermektedir. Ayrıca yine Araştırmada elde edilen sonuçlara göre ortaöğretim kurumlarında sürdürülen müzik eğitiminin yetersiz olduğu saptanmıştır.
3-6 yaş çocuklarda müzik ve dans derslerinin psikolojik etkileri
Dans ve müzik eski zamanlardan beri insanları etkilemiş; şifa, terapi, hipnoz olarak kullanılmış ve bir çok hastalığa dans ve müzik çeşitleriyle tedavi aranmıştır. Bu çalışmada 3-6 yaş çocuklarda dans eğitiminin motivasyon, fiziksel ve psikolojik etkilerinin araştırılması hedeflenmiş, bu doğrultuda çocukların motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişiminin ölçülmesi amaçlanmıştır. Günümüzde milli eğitim programında okul öncesi dönemde ve ilkokul döneminde müzik ve dans dersleri zorunlu görülmemektedir. Ancak 3-6 yaş çocukların psikolojik gelişimlerini tamamlarken müzik ve dans derslerinin onların gelişimlerini desteklediği görülmektedir. Bir çok özel anaokulda 3-6 yaş çocukların temel müzik derslerini aldıkları; bedenlerini tanımak, vücut dilini kullanma becerilerini kavramak ve duygularını yansıtabilmek için de dans derslerini branş dersi olarak aldıkları görülmektedir. Bu konunun seçilme nedeni ise, okul öncesi dönemden itibaren dans dersleriyle çocukların gelişimine destek olunmasının onların motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimlerine önemli katkılarda bulunacağı fikridir. Araştırmaya 40 erkek, 47 kız olmak üzere 87 öğrenci katılmıştır. 27 sorudan oluşan kontrol listesi hazırlanarak, ilk 4 maddesi sadece Birinci Dönem sonunda, diğer 23 maddesi ise hem Birinci Dönem sonunda (ilk dersten dört ay sonra) hem de İkinci Dönem sonunda (ilk dersten yedi ay sonra) olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Soruların dördünün yanıtları veli gözlemi yardımıyla, diğerleri ise araştırmacının gözlemiyle toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; 3-6 yaş arası çocuklarda dans terapi yöntemlerinin yaş gruplarına göre uyarlanarak işlendiği dans dersleri, çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimlerini arttırmaktadır. Çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimleri, cinsiyete göre farklılık göstermemekte (p>0,05) ancak erkek çocuklar kız çocuklara göre ders öncesi girişte sohbete anlamlı düzeyde daha fazla katılmaktadırlar (p<0,05). Çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimleri, yaş gruplarına göre ise farklılık göstermektedir (p<0,05).
The singing body: The embodiment processes in the transmission of musical knowledge - a case study of Prof. Dr. V. Balaji
This thesis explores the embodiment processes I have experienced during my study period of violin in guru-shishya parampara (master-disciple tradition) with Prof. Dr. V. Balaji, in Varanasi, India. I investigate the issue as a case study through examining his teaching methodology, pedagogical approach, the spiritual/religious setting in Dr. V. Balaji's space, and the mutual engagement by both the teacher and the student. Reviewing the works about Asian music and embodiment until now, with this research, I hope to fill the gap of an elaborate up-to-date study focusing on the transmission of musical knowledge with an embodiment approach.
Uzaktan eğitimle verilen ortaokul müzik derslerinin öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Uzaktan eğitim ilk bakışta dezavantaj gibi görünse de zaman ve mekân yönünden esneklik sağlayan yenilikçi bir modeldir. Bu esneklik öğrenmeyi hedefleyen herkese eşit fırsat sunar. Salgın süreci ile karşı karşıya kalınan uzaktan eğitim sürecinde, genel müzik eğitiminin mevcut durumu önemli bir yere sahiptir. Bu doğrultuda ortaokul müzik öğretmenlerinin görüşlerine bakıldığında; uzaktan eğitim sürecinde, ortaokul müzik dersi ve derse hazırlık sürecinin mevcut durumu, uzaktan eğitim dersinde yapılan etkinliklerin durumu, müzik derslerinin verimlilik durumu, ders sürecinde yaşanılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılan araştırmada, veriler yarı yapılandırılmış, görüşme formu ile toplanmış, elde edilen veriler içerik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Yüzde frekans gibi temel istatistiksel yöntemlerle veriler desteklenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Şanlıurfa ili merkez ilçelerinde rastgele seçilen ortaokul düzeyinde 30 tane ortaokulda görev yapan 33 gönüllü müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Bu çalışma Harran Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Etik Kurulunun 18.03.2022/33 sayılı onayı ile yürütülmüştür. Araştırmanın sonucunda, online ders süresinin yeterli görüldüğü, öğrencilerin derse katılım durumun yetersiz olduğu, yalnızca derse katılan öğrencilerin verilen ödevleri yerine getirebildiği, öğretmenlerin öğretim yöntem ve tekniklerini etkili bir şekilde kullanabildiği, derse hazırlık sürecini etkileyen olumlu faktörlerin verimli çalışmaya olanak sağladığı ve uzaktan eğitim sisteminin avantajlarından biri olduğu, uzaktan eğitim sürecinde en çok yaşanılan teknik problemin internet kaynaklı olduğu, teknik dışında diğer faktörlerinde uzaktan eğitimde etkili olduğu, uzaktan eğitimde verim sağlamak için müzik derslerinde analiz ve iyileştirme yapılması gerektiği, öğrenciler ve öğretmenlere derslerde kamera açma zorunluluğu getirilmesi, öğretmenler için uygun ortam sağlanması ve teknolojik araçların temin edilmesi sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Müzik Eğitimi, Genel Müzik Eğitimi, Uzaktan Eğitim
Güzel sanatlarda bağlama eğitiminin incelenmesi
Köklü bir geçmişe sahip olan müzik eğitimi temelde güzel sanatlar eğitiminin en önemli basamağı ve GSL müzik bölümleri müzik eğitimi veren kurumların en önde gelenlerindendir. Türkiye'de 3 büyük ilimizde (İstanbul, Ankara, İzmir) açılmış olan Güzel Sanatlar Liseleri güzel sanatlara yönelik programlar uygulayarak öğrencilerin müzik eğitimi açışından donanım sahibi olmalarını ve sanat eğitiminin gerekliliğini bilmeleri açısından benim gibi birçok gence de katkısı olmuştur. İlk Güzel Sanatlar Lisesi Dönemin Mili Eğitim Bakanı Sayın Avni Akyol tarafından 16 Ekim 1989'da açılmıştır. Güzel Sanatlar Liselerinde seçmeli ders olarak görülen bağlama, Milli Eğitim Bakanlığının verdiği karar doğrultusunda 10. Sınıftan itibaren zorunlu ders olarak görülmeye başlanması öğrencilerin Türk kültürünü yakından tanımasını ve kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan bağlama çalgısını öğrenerek halk müziğine katkıda bulunulur. Türk halk müziğinin sevilmesini ve tanınmasını sağlayan çalgıların başında gelen bağlama, günümüzde önemini giderek arttırdığı ve büyük ustalar tarafından geliştirildiği görülür. Bu nedenle çalışmamın benim gibi bağlama konusunda müzik eğitimini de birleştiren müzisyen ve eğitmenlerimize yararı olacağını düşünerek tezimi hazırlamak istedim. Anahtar Kelimeler: GSL, Müzik Eğitimi, Milli Eğitim Bakanı, bağlama
Andres Segovia'dan günümüze usta gitaristlerin sağ el tekniklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, temelleri Rönesans dönemde atılmış olan klasik gitar sağ el tekniği incelenmiş, tarihsel süreç içerisinde gelişmeler göstererek, 19. yüzyılın sonlarında günümüzdeki kullanım şeklini aldığı, ancak günümüzde halen birçok gitarist için tam olarak çözümlenememiş bir teknik problem olduğu göz önüne alınmış ve sağ el tekniği konusunda problem yaşayan gitaristlere katkıda bulunması hedeflenmiştir. Bu tarihsel süreç içerisinde, D. Aguado, F. Sor, E. Pujol, H. Quine, S. Tennant, J. Taylor, G. Wade, B. Werner gibi gitarist, besteci ve eğitimcilerin, sağ el tekniği üzerine yazdığı metodlar, yaptığı çalışmalar ve vardıkları sonuçlara araştırmada yer verilmiştir. Yapılan bu araştırmalar doğrultusunda, Andres Segovia'dan günümüze kadar birçok usta gitaristin sağ el teknikleri detaylı olarak analiz edilmiş, sağ el tekniğine etki eden faktörler göz önüne alınarak, seçilmiş olan gitaristlerin sağ el pozisyonları, bilek açıları, parmak hareketleri, tırnak şekilleri detaylı olarak incelenmiş ve bu gitaristlerin kendi anatomik yapısına uygun bir teknik geliştirdikleri saptanmıştır.Bunun yanı sıra, seçilmiş olan gitaristlerin biyografileri incelenmiş, yaşadıkları dönem ve olanaklar göz önünde bulundurularak, tekniklerine etki eden dönemsel faktörler ve gelişmeler saptanmıştır. Ayrıca gitar çalımında ton ve renk kavramı detaylı olarak irdelenmiş,bu kavramların, gitaristin çalışının karakteristik özelliğini oluşturan en önemli yapı taşlarından ikisi olduğuna vurgu yapılarak, tona ve renge etki eden faktörler detaylandırılarak ortaya koyulmuştur. Gitar çalımında bir başka önemli husus olan tırnak konusu da detaylı olarak ele alınmış, farklı tırnak törpüleme yöntemleri örneklendirilerek açıklanmış, alternatif tırnak şekilleri, tırnak bakımı, korunması ve onarımı ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Bu saptamalar sonucunda, sağ el tekniğinde mutlak bir doğrunun olmadığı, gitaristin anatomik yapısına göre değişkenlik gösterdiği sonucuna varılmıştır.
Çocuk korolarında ses eğitimi çalışmalarının incelenmesi
Müzik insanlık tarihi boyunca insanların yaşamlarını renklendiren, farklı duygu ve düşüncelerin, farklı enstrümanlar ve sesler kullanılarak aktarımını sağlayan bir değer paradigmasıdır. Bu noktadan hareketle müzik hüzünlerin, sevgilerin, mutlulukların ses ve notaya dönüştüğü eşsiz bir platformdur. Farklı coğrafyalarda farklı müzik türlerinin ortak duyguları yansıtmada etkili bir iletişim aracı olduğu söylenebilir. Bilindiği gibi bireyleri ve toplumları bilinçlendirme, yönlendirme, değiştirme, geliştirme ve yetkinleştirmede en etkili süreçlerin başında eğitim gelir. Çağdaş eğitim, bilim, sanat ve teknik olarak adlandırılan üç genel konu alanını belli bir felsefi bütünlük içinde kapsayan bir çevrede düzenlenip gerçekleştirilmeye çalışılır. Müzik eğitimi ise, daha çok sessel ve işitsel nitelikli bir sanat eğitimi olarak güzel sanatlar eğitiminin en önemli dallarından birini oluşturur. Müzik eğitim programlarının hedeflenen kazanımların içinde, insan sesinin kullanımı ve bu paralelde de ses eğitimine dönük kazanımlar önemli bir yer tutmaktadır. Bu amaçla ilköğretim müzik eğitiminin içinde, çocukların seslerini etkin ve etkili olarak kullanabilmeleri amacıyla farklı seviyelerde ses eğitimi uygulamalarına yer verilmiştir. viii İnsan sesinin eğitimi, müzik eğitimi süreçleri içinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü müziğin kökeninde insan sesi ile üretilmiş olmak vardır. Enstrümanlar başlangıçta insan sesine eşlik etmek için üretilmişlerdir. Çalgıların gelişimiyle ve çalgı müziği başlı başına bir biçim olarak sahneye çıkınca, insan sesinin değerini ve güzelliğini ifade etmek için; "En güzel enstruman insan sesidir" şeklinde deyimler söylenir olmuştur. İnsanın müzikle etkileşimi ilk önce sesi aracılığı ile olunca, sesin eğitimi üzerinde, genel müzik eğitiminin önemli bir parçası olarak geniş çalışmalar yapılmaya başlamıştır. Bu çalışmalar düzenli ve sistematik olarak eğitim kademelerindeki yapılanmaya uyarlanmış ve ses eğitimi süreçleri, eğitim programlarının ilgili bölümlerinde yer almışlardır. Anahtar Kelimeler: Koro, Koro Eğitimi, Çok Sesli Koro, Ses Egzersizi
Ulvi Cemal Erkin'in, ninni, emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserlerinin eğitim müziğinde kullanılabilirliği açısından incelenmesi
Ulvi Cemal Erkin'in Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserlerinin keman eğitiminde kullanılabilirliğini ve bu eserlerin keman öğretimine katkılarını göstermek üzere, teknik çalışmalar ve alıştırmalar ile güzel sanatlar liseleri keman dersi öğrencilerine katkı sağlaması, eserleri Türk gençlerine tanıtmak ve unutulmasını önlemek, araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Ulvi Cemal Erkin'in, "Cumhuriyet Dönemi Müzik İnkılâbı" ruhunu yansıtan bir besteci olması, eserlerinin hem Türk Müziği hem de Halk Müziği öğeleri içermesi ve bu vesile ile öğrencilerin kendi kültürel melodilerini duyabilecekleri eserler olması bakımından, Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek türküsü adlı eserler seçilmiş ve incelenmiştir. Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserler incelenerek yay teknikleri, sağ el-sol el çalışma biçimleri, eserlerde yer alan pozisyon geçişleri, parmaklandırma( duate) gibi konularda çalışma önerileri ve hazırlayıcı alıştırmalar sunulmuş, eserleri çalışacak olan öğrencilere yol gösterici olması bakımından da önemli görülmüştür. Kaynak tarama ve içerik çözümleme yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı araştırma, Güzel Sanatlar Liseleri keman dersi öğrencileri ve Ulvi Cemal Erkin'in keman ve piyano için yazdığı, Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserlerin keman partisyonları ile sınırlı tutulmuştur. Bu araştırma da Ninni adlı eserin tamamı, Emprovizasyon adlı eserin Andante bölümü, Zeybek türküsü" adlı Eserin, ilk 24 ölçüsü ele alınmıştır. Bu çalışmada Hedef kitle Güzel Sanatlar Liseleri öğrencileri olduğu için eserlerin zorluk dereceleri göz önünde bulundurularak eğitim seviyesine uygun hale getirmek ve sadeleştirmek amacıyla, belli bölümleri ele alınmıştır. Okul müzik eğitiminde bu tür örneklere rastlamak mümkündür. Ludwig van Beethoven'ın "9. Senfoni"si, yine Beethoven'in " Fur Elise" adlı eseri, Mozart'ın "40. Senfoni"si, Mozart'ın "Sihirli Flüt Operası"ndan "Mesuttur müzikle yaşarken insan" olarak uyarlanmış kısa bir kesit ya da Hammamizade İsmail Dede Efendi'nin "Yine bir Gülnihal" adlı parçası sadeleştirilerek veya belli bir kesit alınarak, öğrencilerin eseri tanıması adına okul müzik eğitiminde kullanılagelmiştir. G.S.L keman dersi öğrencilerinin, 9. 10. 11. ve 12. sınıf seviyeleri göz önünde bulundurularak, eserler; I. II. III. ve IV. pozisyonları kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve sadeleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ulvi Cemal Erkin, Cumhuriyet dönemi Müzik Eğitimi, Türk Beşleri, Eğitim Müziği.
6-12 yaş grubu korunma ihtiyacı olan çocuklarda (KİOÇ) piyano eğitiminin sosyal gelişimlerine etkileri
Bu araştırmada 6-12 yaş arasındaki koruma altındaki çocuklarda, piyano eğitiminin sosyal düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 6-12 yaş arasında koruma altında olan toplam 12 çocuk ile birlikte çalışılmıştır. Araştırmada sosyal beceri düzeyini ölçmek için „Matson Sosyal Beceri ölçeği‟ ve „Atılganlık Ölçeği‟ ve sosyal beceri ile ilişki değişkenler olarak duygusal ve davranışsal sorunları incelemek için „Güçler ve Güçlükler Anketi‟ uygulanmıştır. Çalışmaya alınan 12 katılımcının 6‟sı deney 6‟sı kontrol grubuna atanmıştır. Hem deney hem de kontrol grubuna ön test puanlarının belirlenmesi amacı ile deneysel süreçten önce ölçekler uygulanmıştır. Deney grubuna atanan katılımcılara 12 hafta boyunca haftada 1 defa olmak üzere piyano eğitimi verilmiştir. Eğitimler koruma altındaki çocukların yaşadıkları çocuk evinin müzik sınıfında verilmiştir. Eğitim planı araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Kontrol grubuna bu süre boyunca herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney sürecinin bitmesi ile hem deney hem de kontrol grubuna son test puanlarını almak amacı ile ölçekler tekrar uygulanmıştır. Ön test ve son test değerleri arasındaki farkı incelemek için IBM SPSS 21 programı kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarına ilişkin ön test ve son test puanları arasındaki farklar Mann Whitney-U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile incelenmiştir. Buna ek olarak deney grubunun ön test ve son test değerleri arasındaki farkı incelemek için ortalama ve standart sapma değerleri incelenmiştir. Araştırma sonuçları deney grubunun „sosyal beceri‟ puanlarında, „atılganlık‟ puanlarında istatistiksel anlamlı bir artış olduğunu; „dikkat eksikliği ve hiperaktivite‟, „akran sorunları‟, „duygusal sorunlar‟ ve güçler ve güçlükler anketi toplam puan‟ın da istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğunu göstermiştir. (p<.05) Araştırma sonuçları, müzik eğitiminin sosyal beceri düzeyini arttırdığını ve duygusal ve davranışsal sorunları azalttığını göstermiştir. Sonuçların ilgili literatür ile uyumlu olduğu görülmektedir. Araştırma sonuçları müzikal ve sanatsal çalışmaların dezavantajlı çocuklarda iyi oluşu arttırarak duygusal ve davranışsal sorunlarını azaltabileceğini göstermektedir. Uzun vadeli sonuçların değerlendirilebilmesi için ilgili konu ile daha fazla araştırma yapılmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Sosyal Beceri, Atılganlık, Duygusal sorunlar
Günümüz önemli tanbur icracılarının uyguladıkları etütlerin ve egzersizlerin incelenmesi
Etüt ve Egzersiz enstrüman öğreniminin ve gelişiminin vazgeçilmez unsurlarındandır. Tezimiz günümüz önemli tanbûrîlerinin bu konudaki tecrübelerinin çıkartılarak, tanbur için bu alanda önemli bir kaynak oluşturulmasını amaçlamaktadır. Görüşme yoluyla günümüz önemli tanbûrîlerinin sıklıkla ve rutin olarak uyguladıkları etüt ve egzersiz örnekleri toplanmış, bunları hangi amaç ile kullandıkları hakkında bilgiler alınmıştır. Ek olarak etüt ve egzersiz yapma yöntemleri, süreleri, dikkat ettikleri noktalar gibi bu sürecin diğer unsurları hakkında da bilgiler toplanmıştır. Toplanan bilgilerin incelenmesi sonucu çıkarılan bulgular ile tanbûrîlerin bu alandaki yaklaşımları hakkında bilgiler vermesi ve sonuçlar çıkarılması hedeflenmiştir. Bunun yanında elde edilen bilgiler tüm tanbûrîler için sürekli uygulanabilecek bir etüt ve egzersiz kaynağı oluşturmasının yanında, çalışma yöntemleri konusunda da ustaların tecrübelerinden ve önerilerinden faydalanılması amaçlanmaktadır. Ayrıca günümüz önemli tanbûrîlerinin tanburda en çok önem verdikleri ve yoğunlaştıkları noktaların ortaya çıkarılması sağlanarak, genç tanbûrîler için elzem olan gelişim alanları işaret edilmiştir.
Piyano eşliğinin eğitim müziğindeki önemi ve müzik öğretmenlerine yönelik piyano eşlik yöntemleri
Ülkemizdeki Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalları ve konservatuar mezunlarının çoğunun müzik öğretmenliği mesleğini seçtikleri görülmektedir. Müzik alanında eğitim gören öğrencilerin lisans öğrenimleri boyunca Piyano dersi programlarının yanında, müzik öğretmenliğinin gereği olan piyano eşliği yapma ve eşlik notası besteci tarafından yazılmamış eserlere pratik eşlikler yazabilme konusunda işlevsel becerilere ihtiyaç duydukları düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle, bu araştırmanın amacı piyano ile yapılan eşliklerin eğitim müziğine olan katkısını vurgulamak ve okul şarkılarına, Halk Türkülerine ve Türk Müziği formunda yazılmış eğitim müziği eserlerine piyano ile eşlik etmede daha pratik ve doğru yöntemler geliştirme konusunda müzik öğretmenlerine yardımcı olmak ve çoğu müzik öğretmeninin sınıf ortamında öğrettikleri şarkıların armonik ve ritmik yapılarını ve yapılan eşliklerin şarkıların karakter özelliklerini ne şekilde değiştirdiğini fark etmelerini sağlamaktır. Araştırmanın sonucunda, piyano eşliğinin eğitim müziğine olan katkısı vurgulanmış, müzik öğretmenlerine yönelik piyano ile yapılabilecek eşlik türlerinden örnekler verilmiştir.
Müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretimi
Bilimsel ve teknolojik alandaki hızlı gelişmeler, her alanda olduğu gibi müzik sanatını da oldukça etkilemiştir. Teknolojideki bu hızlı değişim, bilgisayar yazılımlarından donanımlara kadar sürekli bir gelişim göstermekte, bir müzisyenin, bir müzik öğretmeninin veya bir müzik öğrencisinin ses kayıt ve müzik teknolojilerinden yararlanabileceği birçok seçenek sunmaktadır. Müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin; teknolojinin gelişmesiyle birlikte müzik teknolojilerini tanıması, öğrendiği bilgilerle kendi çaldığı enstrümanı düzgün bir şekilde kaydedebilmesi, müzik beceri ve donanımıyla kendi ürünlerini amatör veya profesyonel düzeyde ortaya çıkarabilmesi öğrencinin müzikal yeteneklerinin keşfedilmesine katkı sağlamaktadır. Günümüzde müziği icra etmek kadar önemli olmaya başlayan, müzik icrası ile bir bütün olarak değerlendirilen ve üretiminden dinleyiciye ulaştırılmasına kadar etkisini gösteren ses kayıt ve müzik teknolojileri, bu alandaki eğitimin önemini artırmaktadır. Bu çalışma; müzik eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin bulunup bulunmadığını öğrenmek ve hangi başlıklar altında öğretildiğini saptamak bakımından, ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin içeriği hakkında bilgi sahibi olmak, dersin uygulandığı fiziksel ortamları saptamak bakımından, ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin etkinliğini saptamak ve daha etkili hale getirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Araştırmada ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretimine yönelik bir durum tespiti yapmak amaçlanmıştır. Literatür taraması ve nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme formu tekniği kullanılmış, müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretiminin gerçek anlamada yapılamadığı ve bu derslerin bir gereklilik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma veri ve sonuçlarının bundan sonra yapılacak araştırmalara ışık tutacağı inancı taşınmaktadır.
Gümüşhane ilinde tespit edilen ortak oyun havalarının asma davul çalım tekniğine göre notasyon yazılımı
"Gümüşhane İlinde Tespit Edilen Ortak Oyun Havalarının Asma Davul Çalım Tekniğine Göre Notasyon Yazılımı" adlı yüksek lisans tezinde, Anadolu'nun hemen her ilinde, ilçesinde, köyünde icra edilen iki önemli sazın, davul ve zurnanın birlikte çalım geleneği dikkate alınarak ve bu konuda sınırlanan alan olarak Gümüşhane ilinin de tespit edilen ortak oyun havalarının kendine has ritmik yapılarını içeren ortak oyun havalarının ezgileri seçilmiştir. Birinci bölümde, ülke kültürümüzün temel yapısında önemli bir yere sahip olan halk oyunları anlatılırken, araştırma yapılan Gümüşhane ilinin örf, adet ve geleneklerini, mahalli sanatçı ve yöre halkından bireyler ile ne şekilde görüşmeler yapılarak tespit edildiği aktarılmıştır. Bölümde incelenecek olan ezgilerin hangi kaynaklardan tespit edildiği ve çalışma alanın nasıl sınırlandırıldığına değinilmiştir. İkinci bölümde, araştırmanın yapıldığı Gümüşhane ilinin birçok uygarlığa da ev sahipliği yapmış tarihi, coğrafi konumu ve ilin içinde bulunduğu Kelkit vadisinin Gümüşhane ili ile bağlantısı anlatılmıştır. Gümüşhane ilinin sosyoekonomik yapısı ve kültürüne yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Gümüşhane ilinde, ilçe merkezlerinde, köylerinde tespit edilen ortak oyun havaları aktarılmıştır. Bu oyun havalarının icra ortamları ve biçimleri, içerisin de yer aldıkları Türk halk oyunlarının halay, horon ve bar türleri başlıkları altında yöresel özellikleri ile sunulmuştur. Dördüncü bölümde, çalışmada tespit edilen ortak oyun havalarının icrasında kullanılan davul ve zurna enstrümanları yöredeki yapı ve özellikleri ile ayrı başlıklar altında ele alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, temel amaçlarından biri olan asma davul enstrümanının daha önce yapılan tezler ve çalışmalarda çıkan seslerin nasıl notaya alındığı ve bunların arasında hangi yöntemin benimsenerek tezimize uygun hale getirildiği sunulmuş olup. Asma davul çalgısının notasyonun da gösterilecek olan sesler tek tek ele alınmıştır. Altıncı bölümde, tespit edilen ortak oyun havalarının asma davul çalım yöntemine göre notasyon yazılımı yer almıştır. Bu ezgiler belli başlıkları altında toparlanmış ve tablolar oluşturularak gösterilmiştir. Yörede yapılan çalışmalar doğrultusunda sınırlandırılıp incelenen kayıtlar üzerinden belirlenen ve temel amaç olan Gümüşhane ilinde ortak oynana halk oyunlarının ezgileri, asma davul sazı ile icra özellikleri eserlerin tempoları belirtilerek aktarılmıştır. Sonuç bölümünde, bütün başlıkların içeriğinde incelenen ve açıklanan tüm veriler, genel çıkarımlara varılarak bütün olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane ili, Halk Oyunları, Asma Davul, Ritim Notasyonu
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ilkokul ve ortaokul müzik dersi 2018 öğretim programının Türk müziği açısından incelenmesi
Formal eğitim, niteliği ve yapısı gereği kimi kazanımlara ulaşma hedeflerinden yola çıkarak gerçekleştirilen eğitimdir. Bu hedeflerin neler olduğu, hangi periyotlarda, nasıl uygulanacağı, uygulanma sürecinde hangi yöntem ve tekniklerden faydalanılacağı gibi esaslar eğitim-öğretim programlarında belirtilir. Eğitim-öğretim programları, uygulanacağı ülkenin ihtiyaçlarına yönelik olarak gerekli görüldüğü taktirde revize edilebilirler. Ülkemizde de eğitim programları; eğitimin genel çerçeveve kazanımlarından sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanmaktadır. 2006 yılından itibaren programlar sık aralıklarla güncelleştirilmekte olup; en son değişiklik 2018 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi devlet okullarında ilgili branş öğretmenleri tarafından kullanılması öngörülen ilkokul ve ortaokul müzik öğretim programları kullanılarak; çalışma en güncel program çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Çalışmanın yöntemi betimsel analiz olup; ilkokul ve ortaokul kademelerinde 4'er adet olmak üzere toplam 8 ayrı öğretim programı Türk Müziği konuları odaklı incelenmiştir. İçerikler; Dinleme-Söyleme, Müziksel Algı ve Bilgilenme, Müziksel Yaratıcılık ve Müzik Kültürü gibi dört temel öğrenme alanı boyutları üzerinden değerlendirilmiştir. Yapılan incelemelerin sonucunda MEB İlkokul Müzik Dersi Öğretim Programında belirtilen tüm öğrenme alanlarındaki toplam 85 kazanımdan 14'ünün yani; programın % 16'sının Türk Müziği konularınasahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı kategoride MEB 2018 Ortaokul Müzik Dersi Öğretim Programı için yapılan incelemede ise belirtilen tüm öğrenme alanlarındaki toplam 94 kazanımdan 34'ünün yani programın % 36'sının Türk Müziği konularınasahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen içerik verileri ve oranlar; ilköğretim kademesinde gerçekleştirilen genel müzik eğitiminde müzik öğretmenlerine önerilen Müzik Öğretim Programı içerisinde Türk Müziği içeriğinin oranını ve kapsamını ifade etmektedir. Türk Müziği odaklı olan bu verilerin alanyazına bir katkı olmakla birlikte; ülkemizin ilköğretim düzeyinde ihtiyaç duyduğu özgün içerikli müzik öğretim programı olup olmadığı konusunda ilgili konu kapsamında daha çok daha derin ve detaylı alan çalışmaları yapmak isteyen araştırmacılara bir zemin oluşturacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, MEB İlköğretim Müzik Dersi Öğretim Programı, Türk Müziği
Türk halk müziği ritmik yapılarının bendir ile icrasında dizüstü çalım tekniği
"Türk Halk Müziği Ritmik Yapılarının Bendir ile İcrasında Dizüstü Çalım Tekniği" adlı yüksek lisans tezinde, Türk Halk Müziği (THM) ritimlerinin bendir ile icrası ve eğitimi konusundaki eksiklikler ve yanlışlıkların olduğu, yöresel usul özelliklerinin yeterli olarak öğretilmediği ve buna bağlı olarak unutulmaya ve kaybolmaya başladığı saptanmıştır. Bu yöresel usul özelliklerinin ve ritim kalıplarının yaşatılması ve sonraki kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Türk Halk Müziği ritimlerinin notaya alınması ve eğitimde kullanılabilir bir kaynak haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın yapılış nedenleri ve amacı açıklanmaktadır. THM ritmik yapılarındaki yöresel özellik ve farklılıkların önemine değinilmiştir. Konu ile ilgili yapılan alan araştırmalarında ve icracılar ile yapılan görüşmelerde, gelenekte icra edilen ritim kalıpları verilerinin, hangi yöntem ve teknikler ile toplandığı anlatılmıştır. İkinci bölümde, ritim konusu ile ilgili tanım ve terimlere yer verilmiştir. Bendir çalgısının nota yazımında kullanılacak olan, vurmalı çalgılarda kullanılan terim ve işaretler, örnek şekiller verilerek anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Türk Halk Müziği ' inde kullanılan vurmalı çalgılar tanıtılmıştır. Bu çalışmanın konusu olan, THM vurmalı çalgılarından bendir çalgısının yapısal özellikleri, çalgıyı oluşturan parçalar ve çalgının yapımı ile ilgili detaylı bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde, çalgının tutuş ve vuruş biçimleri, bendir çalgısı için kullanılan usul notası yazılışı, örneklerle detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Çalgı üzerindeki kontrolü ve hakimiyeti arttırmak için gerekli olan, teknik alıştırmalar verilmiştir. Beşinci bölümde, iki zamanlı ana usulden, otuzlu karma usule kadar THM ritmik yapıları anlatılmıştır. Bu ritmik kalıplardaki yöresel farklılık ve özellikler, türkü örnekleri ve ritim notaları verilerek gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Ritim, Bendir, Teknik
Bursa - Osmangazi halk eğitim merkezinde uygulanan Türk halk müziği eğitiminin etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu araştırmada; Milli Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Bursa – Osmangazi Halk Eğitim Merkezinde uygulanan ve protokol kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen Türk Halk Müziği Seviye-1 Modülü ile ilgili öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan anket çalışması ile saptanan uygulamadaki durumu tespit edilerek belirlenen problemlere öneriler getirilmiş, bu modülün toplum yaşantısına daha olumlu katkılar sağlamasına yönelik görüş bildirilmiştir. Buna göre hazırlanan anketler, kişisel bilgiler, eğitim faaliyetlerinin mevcut durumu ve eğitim etkinliklerinin geliştirilmesine yönelik görüşler olmak üzere elli sekiz sorudan oluşturulmuştur. Öğretmen ve öğrenci görüşleri incelenerek bilimsel anlamda katkı sağlamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Türk Halk Müziği Eğitim programlarının içerikleri, modül saatleri, kazanımları ve uygulanabilirlikleri karşılaştırma yöntemi ile incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türk Halk Müziği Eğitim modülleri olan Türk Halk Müziği Garip Ayağı, Türk Halk Müziği Hüseyni Ayağı, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-2, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-3 ve Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-4 kurs programlarının içerikleri ve eğitime katkısı değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgularda, BBB Orkestra Şube Müdürlüğünün yaptığı faaliyetlerle öncü olduğu ve çalışmalarıyla bu etkinliklerin yaygın olarak yapıldığı illerin başında geldiğidir. THM modüllerden olan Türk Halk Müziği Garip ve Hüseyni Ayağı modülleri; Milli Eğitim Bakanlığında görevli uzmanlar ve alan öğretmenleri, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Seviye-2, Seviye-3 ve Seviye-4 modülleri ise Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü alan uzmanları ve Hayat Boyu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından iş birliği içerisinde hazırlanmıştır. Türk Halk Müziği eğitim programları olarak hazırlanılan bu modüller içeriği, konuları ve saatleri örneklem içerisinde kursiyerlere yapılmış olan anket sonuçları ile beraber sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Halk Eğitim Merkezi, modül, seviye-1 Türk Halk Müziği.
Türkiye'de okul öncesi eğitimi'nde en çok kullanılan çocuk şarkılarının notalarının, çocukların yaşlarına uygunluğunun değerlendirilmesi ve şarkıların Türk dili prozodi kurallarına göre incelenmesi
Okul öncesi dönemdeki çocukların gelişimsel süreçlerinin doğru ilerleyebilmesi gelecek nesillerin daha mutlu ve başarılı olmasını sağlayacaktır. Bu sebeple yapılan bilimsel çalışmalar çocukların gelişimsel süreçlerini kazanımlar halinde incelemiş ve bu süreçte müziğin tüm gelişimsel alanlara olan olumlu etkilerinin kanıtlanmasını desteklemiştir. Müziğin, eğitim-öğretimde sürekli olarak kullanılması ise çocuk şarkılarının niteliklerine önem verilmesinin gereğini ortaya koymuştur. Müzik, aynı zamanda iletişimi sağlayan ve konuşma dillerinden farkı olmayan ve çocuğun, kendini gerçekleştirmesine aracı olan, kültürün önemli bir basamağı ve vazgeçilmez parçasıdır. Kültürün unsurlarının, birbiriyle olan etkileşimi ve bu unsurların insanların ihtiyaçlarından ortaya çıkmış olması ise müziğin hayatımız açısından önemini açıklamaktadır. Anadil ve müzik dilinin, bir araya geldiklerinde eğitici ve öğretici olması, çocuğun tüm yaşantısını etkileyebilecek güce sahip olması ise önce çocukların gelişimsel sürecini ve daha sonra kültür kavramını anlamamızın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çocukların gelişimsel süreçte müzikten nasıl etkilendiğinin, müziğin hangi kazanımlar için kullanılabileceğinin bilinmesi, şarkı seçimlerinin doğru yapılabilmesi, okul öncesi eğitiminin daha verimli hale getirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Müziğin, çocuk tarafında anlaşılmaya başlandığı dönemin bebeklik dönemi olması ve ilerleyen çocukluk yaşlarında kültür birikimin hızla oluşacağının bilinmesi, anadilin ve müziğin kullanılma şekline özen gösterilmesinin gereğini ortaya koymaktadır. Odak noktasının, çocuk şarkıları olması ise, Türk Dili ve müzik dilinin, aralarında ilişkilendirilmesi ve yapısal özelliklerinin doğru aktarılmasının önemini vurgulamaktadır. Prozodi kavramının derinliği ise hem anadilden hem müzik dilinden hem de şarkılarda yansıtılmaya çalışılan duygulardan ve düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Kurallarının doğru anlaşılabilmesi ve çocuk şarkılarında bulunması gereken özelliklerle söz ve sözlerin karşılarına gelen notaların sürelerin birbiriyle uyumunun incelenmesi oldukça önemlidir. Ulaşılan bilgilerin, okul öncesi eğitiminde kullanılabilir hale gelmesi, yeni nesillerin Türk kültürüne uygun yetişmesi, diğer kültürle olan iletişiminde başarılı olması, Türk kültür mirasının korunması, diğer kültürlerle etkileşimi ve gelecek nesillere aktarımı bakımından önemlidir. Prozodi kurallarının uygulanması amacıyla seçilen şarkılar, Türkiye'de okul öncesi eğitiminde en çok kullanılan şarkılardandır. Sebebi ise yeni neslin, anadil ve müzikle ilgili durumunu öngörebilmektir. Değiştirilebilecek durumlar için yapıcı değerlendirmelerin ortaya konulması ise çocuk şarkılarının özellikleri, şarkılarda anadil ve müzik dili kullanım şekli konusunda farkındalık uyandıracaktır. Bu sebeple çocuk şarkılarının hem ses aralıklarının değerlendirilmesi hem de prozodilerinin incelenmesi, bahsi geçen konuların uygulama kısmı olarak, konuların örneklendirilerek tamamlanmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitimi, müzik, kültür, anadil, prozodi
Güzel Sanatlar liselerinde Türk Sanat Müziği koro dersinin yeri ve önemi
Güzel Sanatlar Liselerinde okuyan öğrencilerin, Türk Sanat Müziği Teori Uygulama ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak dört yıl boyunca devam ettirilmesi sonucunda ortaöğrenimden sonra eğitimine devam edeceği yükseköğrenim kurumunda da eğitimini, repertuvar ve teori derslerini daha üst seviyeye çıkarması düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Buna göre Türk Sanat Müziği repertuvar ve teori geliştirmenin sürekliliğinin olması adına Güzel Sanatlar Liselerindeki Türk Sanat Müziği Koro dersinin hem makamsal hem de makamların uygulamasında büyük rolü olan eserlerin seslendirilmesi, Güzel Sanatlar Liselerinde dört yıl boyunca Türk Sanat Müziği Teori Uygulama dersi ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak işlenmesi gerektiği bir gerçektir. Koro ve koroda ses eğitiminin yeri, önemi ve işlevi böylesine geniş iken, ülkemizde özellikle Türk Müziği, Türk Sanat Müziği eğitimi veren Güzel Sanatlar Liselerinde farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Bunun için ders müfredat programları incelenmiş, öğretmen- öğrenci fikirleri alınmıştır. Görüşme apılarak dersin işlenişinin sürekliliğinin devam ettirilmesine ait bilgilere ulaşılmıştır. Günümüzde Türk Müziğinin iki ana kolundan biri olan Türk Sanat Müziği eğitiminin verildiği en önemli kurumlardan biri olan Güzel Sanatlar Liselerinde koro eğitiminin günümüz teknikleri kullanılarak en doğru şekilde verilmesi kültür-millet ilişkisi göz önüne alındığında hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma bir yüksek lisans tez konusu olması bakımından ayrıca önem taşımaktadır.
Kuzey Irak Güzel Sanatlar Enstitüsü öğrencilerinin profil özellikleri: Duhok örneği
Profil; bir kitlenin özelliklerini ifade eden bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin olumlu ve olumsuz özelliklerinin tespit edilmesi, özelliklerin geliştirilmesi, mevcut özelliklere göre bir takım güncellemelerin yapılabilir olması için bireylerin profil özelliklerinin ortaya çıkartılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Duhok Güzel Sanatlar Enstitüsünde okuyan öğrencilerin profil özellikleri ortaya çıkartılmıştır. Araştırma betimsel bir çalışma olup, Duhok Güzel Sanatlar Enstitüsünde okuyan bütün öğrencilere anket uygulanmış, ankette öğrencilerin demografik, ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili sorular sorulmuştur. Tespit edilen bulgular neticesinde, araştırma sonucunda önerilerde bulunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; Duhok Güzel Sanatlar Enstitüsünde okuyan öğrencilerin kültürel faaliyetlere katılımlarının yetersiz olduğu, ekonomik açıdan ortalama düzeyle oldukları, Duhok bölgesinde okulun tanıtımının yetersiz olduğu gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Profil, Duhok, Güzel Sanatlar Enstitüsü
Şelpe öğretimi için kullanılan metot kitaplarının, semboller ve işaretler yönünden analizi
Bu çalışmada, şelpe metotlarında kullanılan sembol, transkripsiyon, imge ve simgelerin karşılaştırılmalı analizi yapılmıştır. Seçilen şelpe metot kitaplarında kullanılmış olan sembol, transkripsiyon, imge ve simgelerin farklı olması probleminden yola çıkılarak, bu alanda Erol Parlak tarafından yazılmış olan "Bağlama Okulu Metot (Parmak Tekniği "şelpe" İçin Sistematik Kılavuz" metot kitabı ve Arif Sağ - Erdal Erzincan tarafından yazılmış olan "Bağlama Metodu" isimli metot kitapları karşılaştırılmıştır. Bu araştırmada, ilgili bağlama eğitimcilerinden görüşme formu aracılığıyla bu semboller ile ilgili görüşleri alınarak değerlendirilmiştir. Bu süreçler itibari ile bu araştırma bir yönü ile betimsel bir yönüyle de nitel araştırma grubunda yer almaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, araştırmaya konu olan sembol, transkripsiyon, imge ve simge yönünden farklılıklar görülmüştür. Görüşme formlarının analizinde ise şelpe tekniğinde kullanılan metot kitaplarında sembol, transkripsiyon, imge ve simge yönünden ortak bir dil kullanılması gerektiği ve uygulamada büyük farklılıklar olduğu ve ortak bir dil kullanılmasının bağlama eğitimine daha çok katkı sağlayacağı sonuçlarına varılmıştır.
Güzel sanatlar lisesi müzik alanı 9.sınıf piyano ders kitabının içeriğinin incelenmesi
Bu araştırmada Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Alanı 9. Sınıf Piyano ders kitabında yer alan etütler ve eserler, piyano dersine giren öğretmenlerin görüş ve değerlendirmelerine dayalı olarak incelenmiştir. İncelemede öğretmenlere etüt ve eserlerin niteliklerinin ve niceliklerinin yeterliliği "evet – hayır – kararsızım" şeklinde sorulmuştur. Nicel bir boyut taşıyan bu çalışmaya, öğretmenlerin kullandıkları yardımcı kaynaklar ve kaynaklara yönelme sebepleri açık uçlu sorularla sorularak araştırmaya nitel bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırma için Türkiye'nin 25 Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan 50 piyano Öğretmenlerine dijital ortamda anketler gönderilmiş, gönderilen anketlere verilen cevaplar neticesinde 9. Sınıf piyano ders kitabında yer alan etüt ve eserlerin nitelik ve nicelik olarak yetersiz olduğu, eğitimin ilkelerine göre oluşturulmadığı ve kitapta yer alan görsellerin yetersiz kaldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın verilerinden elde edilen sonuçlara göre; kitabın yeniden ele alınması, yeniden düzenlenmesi şeklinde önerilerde bulunulmuştur.
Lisans eğitimlerinde kanun çalgısını icra edenlerin öğrenme ve eğitim sürecinde yaşadıkları sorunlar
Bu araştırmada, Lisans Eğitimlerinde Kanun Çalgısını İcra Edenlerin Öğrenme ve Eğitim Sürecinde Yaşadıkları Sorunlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini konservatuarlar, müzik eğitimi anabilim dalları ve güzel sanatlar fakültelerinde kanun çalgı eğitimi alan öğrenciler ve kanun çalgı eğitimi veren öğretim elemanları oluşturmuştur. Ayrıca, lisans düzeyinde mesleki müzik eğitimi veren tüm kurumlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Betimsel tarama modeli kullanılan bu araştırmada, kanun çalgı eğitimi alan öğrencilere anket uygulanmış bunun dışında öğretim elemanlarına uygulanan görüşme formuyla araştırmaya nitel bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Kanun çalgı eğitiminde, kullanılan metotların ve yöntemlerin farklı bir anlayış içerisinde olması yanında icra kısmında da farklı problemler olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre; sol el tekniğinde öğrencilerin sorunlar yaşadığı, kanun çalgı eğitimi alan öğrenciler ile öğretim elemanları arasında iletişimin olumlu yönde olduğu, öğrencilerin çalgıyı temin etme konusunda sıkıntılar yaşadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuçların ardından var olan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.