Mythologies

59 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde efsane metinlerinin dinleme metni olarak B1 seviyesine uyarlanması

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında hedef dilin yanı sıra hedef kültürün aktarımı da amaçlandığı için sıklıkla edebi metinlerden yararlanılmaktadır. Fakat kimi zaman edebi metinlerin doğrudan kullanılması hedef kitlenin içinde bulunduğu dil düzeyine uygun düşmemektedir. Bu durumda özgün metin; sadeleştirme, genişletme ve kolaylaştırma gibi çeşitli metin uyarlama tekniklerine göre düzenlenebilir. Bu çalışmada sözlü edebiyat ürünlerinden olan efsanelerimiz B1 dil seviyesine göre dinleme metni olarak uyarlanarak bu alanda ders kitabı dışında dinleme metni kaynağı oluşturmak amaçlanmıştır. Uyarlama işlemi sırasında Gazi Tömer B1 Dil Bilgisi kitabındaki dil bilgisi yapıları ve Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçeve Metni'nin dinleme becerisi yeterlilikleri dikkate alınmıştır. Sözcüksel değiştirimlerde ise Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü'ne başvurulmuştur. Ayrıca dinleme stratejileri kullanılarak metinlere yönelik dinleme öncesi, sırası ve sonrası için etkinlikler tasarlanmıştır. Metinlerin sonunda Türkçe- Türkçe sözlüğe yer verilmiştir. Uyarlanan metinler seslendirilip sosyal paylaşım ağına yüklenmiştir. Metinlerin yazılı hallerinin altında verilen karekodlarla bunlara ulaşılabilmektedir. Çalışma temel nitel araştırma desenine göre yürütülmüştür. Dinleme metni olabilecek uzunlukta, standart Türkçe ile yazılmış, içerisinde olumsuz örnekler ve argo ifadelere yer verilmeyen, ders materyali olarak kullanılmaya uygun, efsane metin türünün özelliklerini içerisinde barındıran, konuşma diline yakın on beş efsane metni seçilmiş ve üç alan uzmanına gönderilmiştir. Alan uzmanlarının dönütlerine göre içinden on tanesi belirlenerek çalışmada kullanılmaya uygun görülmüştür. Çalışmada aynı sayfa içerisinde metinlerin özgün ve uyarlanmış hallerinin yan yana bulunması yapılan değişikliklerin birebir gözlemlenebilmesi açısından önemlidir. Ayrıca metinlerin sonunda özgün metnin her bir cümlesinde yapılan değişiklikler tek tek açıklanmaktadır.

Dil eğitimiDinlemeDinleme stratejileri+7
Ezgi Şimşek
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İçel efsaneleri üzerine bir araştırma

SUMMARY As we have seen that İçel area is rich in respect to oral works, we've decided to study about myths of İçel Our study consists of theoretic, investigation and written works. For the theory part we've utilized from İçel Adana, Ankarajibraries. We've mentioned the legem of İçel in the access part as we've evaluated the subject as preparing general information. We've seperatedthe Iffl legends into eight groups. Mien we were evaluating them we practised the historical, geographical coparative and sociological methods. We've mentioned the motifs of legends depending on the titles ofStith Thompson's study ealkd "Motif index of Folk LUeraiure "f hut as we couldn't see it directly we coulin' i find out the motif numbers. Afterwards, we've evaluated the legem in respect to being "holy", "true", "extraordinary" and to the motifs before Mmtiism and the motifs of Islamic term beliefs. IVe've found out ' me aadent AnotoBan dvUmdhtis' cuUurel marks, mentioned the motifs of legends and stories. We've mentioned the motif type tmmbers of legends about being flabbergasted from Soon Sakaoğlu' s written - work named " Anadom - Turk Efsanelerinde Taş Kesilme Motifi ve Bu Efsanelerin Tip Katalogu ". In the conehismn part evaluating the 101 legends we' ve found out the value of İçel legends in Turkish kgmdteMng tradition, the cultural marks of İçel people, the effects of; 1. Ancient Turkish euMure 2. Mamism culture 3. The marks of ancient Anatolian emulations. For the MbHsgraphy pari we've onfy mentioned (he written - sources we had seen and used We've prepared the index according to individual and place names. We've also mentioned the author names thai are in the footnotes to the mdmduat names index.

EfsanelerHalk edebiyatıMersin+1
Nilgün Çıblak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzaname (8. cilt, Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi) metin- inceleme

Bu çalışma Hamzanâmenin (8. Cilt Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi)halk edebiyatı içinde taşıdığı değerin ortaya konulmasını amaçlamıştır. Çalışma Türkedebiyatında Hamzanâmelerin kaynakları olan İslam tarihi, dinû kıssalar ve menkıbeler ileefsane ve masalar hakkında bilgi vererek başlamaktadır. Hamzanâmeler üzerine yapılançalışmaların tanıtımından sonra destan, hikayecilik ve meddâhlık geleneğindeHamzanâmelerin taşıdığı önem ortaya konulmaktadır.Tezimizin konusunu oluşturan yazmanın temin edildiği Yapı Kredi Sermet ÇifterAraştırma Kütüphanesinin yayını olan Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma KütüphanesiYazmalar Kataloğundaki diğer Hamzanâme yazmalarının ve konumuz olan 8. ciltHamzanâmenin tanıtımından sonra Hamzanâme metninin inceleme kısmı başlamaktadır.Hz. Hamza'nın menkıbevû hayatı 15. yüzyılda halk hikâyecileri tarafından Anadolu'da,Hamzanâme adıyla anlatılmaya başlanmıştır. Yaklaşık 50-60 cilt içinde birbirinin devamı olan150-200 hikâyeden meydana gelen Hamzanâmenin içindeki olaylar ve kahramanlıklarArabistan ve İran'da geçmekte; hikâye kahramanlarının hepsi Arap, Acem, Müslüman, kâfirve putperestlerden oluşmaktadır.Türkçe Hamzanâmeler, ilk kez 16. yüzyılda Hamzavû tarafından yazıya geçirilmiştir.Hamzavû'nin eseri zamanla daha da yayılmış, özellikle Yeniçeri Ocaklarında, sınır boyukalelerinde, kahvehanelerde el yazması kitaplardan okunmuş veya meddâhlar tarafındananlatılmıştır.Bu çalışmayla Hamzanâme ciltlerinden bir tanesinin biçim, üslûp ve içerik özellikleriortaya konulmaya çalışılmıştır. 106 varaklık eserin çeviri yazısı yapıldıktan sonra dil, üslûpözellikleri incelenmiş, eserdeki kişiler, mekân, zaman ve motifler tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hamza, Hamzanâme, masal, efsane, halk hikayesi

EfsanelerHalk edebiyatıHamzanameler+2
Nurhayat Şimşek Akın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya efsaneleri

Halk Edebiyatının sözlü ürünlerinden biri olan efsane, günümüzde gerek teknolojik gelişmenin etkisiyle gerekse de insanların vakit geçirme davranışlarının değişmesiyle unutulmaya müsait hale gelmiştir. Sözlü kültür ürünü olması hasebiyle, efsanelerin unutulma riski çok daha fazladır. Özellikle, dünyanın giderek teknolojinin emri altına girmesi insanları sosyal yaşamdan koparmakta ve buna bağlı olarak eskiden bir araya gelmekte zorlanmayan insanlar şuan cenaze ve düğün merasimlerinde dahi bir araya gelememektedir. Hal böyle olunca geçmişten bize miras kalan başta efsaneler olmak üzere sözlü kültür ürünlerimizin icrası mümkün olmamaktadır. Biz bu çalışmamızda Kütahya özelinde var olan ve daha gün yüzüne çıkmayıp kayıt altına alınamamış efsaneleri gerek derleme (görüşme yöntemi) yöntemiyle, gerekse de Kütahya iliyle ilgili yazılı kaynak taraması yapmak suretiyle yazıya aktarmanın amacı içinde olduk. Kaynak şahıslardan elde edilen efsanelerin, çalışmamızın yekününü teşkil ettiğini de söylemek isteriz. Çalışmamızı Kütahya ile ona bağlı ilçe ve köylerle sınırlı tuttuk. Kütahya il sınırları dışındaki yerlerde anlatılan efsaneleri çalışmamıza dahil etmedik. Netice olarak toplam 76 tane efsane derlenmiştir. Derlediğimiz bu efsaneler altı bölümde tasnif edilmiştir. Efsaneler tek tek ele alınarak motif yapısı çıkarılmıştır. Bunun yanında kaynak şahıslardan elde edilen efsane metinlerinin ham hali korunarak çalışmamızın son bölümünde okuyucuya sunulmuştur.

EfsanelerHalk bilimiHalk edebiyatı+4
Salih Yakın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Nef'i Divanı'ndaki mitolojik ve efsanevi şahıslar

Divan edebiyatında kaside önemli bir yere sahiptir. Kaside denilince ilk akla gelen 17.yy şairi Nef'i'dir. Nef'i, övgü ve yergi şairi olarak da tanınır. Nef'i, Divan'ında yer alan kasidelerinde memduhunu överken tarihi, efsanevi, mitolojik şahıslardan, İranlı şairlerden, peygamberlerden, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen dini kişiliklerden bahsetmiştir. Çoğunluğu benzetme yoluyla olan bu şahsiyetlerde Nef'i, memduhunu tarihi, efsanevi, mitolojik şahıslarla yarıştırmıştır. Üstün gelen taraf ise her zaman memduhu olmuştur. Nef'i'nin Divan şiirindeki bir diğer önemi ise yazdığı fahriyelerdir. Bu bölümde ise Nef'i, kendini İranlı şairlerle kıyaslamıştır. Çalışmamızda bahsedilen şahıslar ve beyitler birlikte ele alınmıştır. Çalışmamızda, Nef'i Divan'ında yer alan efsanevi ve mitolojik şahısların bahsedilen özellikleriyle değerlendirilmiştir.

Divan edebiyatıDivan şiiriDivanlar+5
Gülcan Öztürk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu efsaneleri

Bu çalışmanın amacı, Türk kültür mirası için önemli bir merkez olan Kastamonu ve ilçelerinde sözlü gelenek yoluyla anlatıla anlatıla günümüze kadar gelmiş efsaneleri derleyerek yazıya geçirip, üzerilerinde incelemeler yaparak Halk Edebiyatı literatürüne katkı sağlamak ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmaktır. Kastamonu Efsaneleri adlı bu çalışma, yöredeki halk kültürü ürünlerinden biri olan efsanelerin tespiti, konu ve fonksiyonları bakımından sınıflandırılması, incelenmesi ve motif yapılarının çıkarılmasından oluşmuştur. Bu çalışmada, kaynak taraması ve alan araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Alan araştırması yöntemi ile efsane derlemesi yapılırken ?görüşme tekniği? kullanılmıştır. Derlenen, Kastamonu Efsaneleri 8 ana başlıkta sınıflandırılmıştır. Bu başlıklar sınıflandırılan efsaneler tasnif edilmiş ve numaralandırılmış biçimde verilmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında, Kastamonu ve ilçelerinde anlatılan efsanelerin sosyal çevreye uyum sağlayarak varlıklarını sürdürdükleri görülmüştür. Ayrıca aynı efsane metninin farklı kişilerce anlatımında değişik varyantlarının da olduğu tespit edilmiştir. Bu efsane metinlerinin içinde benzer motiflerin varlığı görülmüştür.Anahtar Sözcükler: Kastamonu, Halk Kültürü, Efsane, Motif

EfsanelerHalk bilimiHalk kültürü+2
Gülşah Yüksel
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kars ilinde Ermeni meselesi hakkında anlatılar

Ermeni Meselesi, Türkiye Cumhuriyeti'ni yaklaşık yüz yıldır meşgul eden siyasî bir sorundur. Bu sorun tarihsel nitelikte olmasına rağmen güncelliğini korumaktadır. Ermeni meselesi, uluslararası ilişkiler ve politikalarda da belli dönemlerde gündemi belirlemektedir. Bu tarihî olayın çözüme kavuşması için farklı disiplinlerde çok sayıda çalışma yapılmıştır. Hepsi farklı bakış açıları sunan bu disiplinler içerisinde halk bilimi de halk edebiyatı ürünleri ile tarih, psikoloji, sosyoloji gibi bilimlere kaynaklık ederek, Ermeni meselesine ayrı bir pencereden bakma imkânı sağlayabilir. Bu çalışma; Kars ilinde Ermeni meselesi hakkında anlatıların alan araştırması ve literatür taraması ile tespit edilip, tasnif edilerek incelenmesine dayanmaktadır. Çalışmanın başlıca amacı, Kars ilindeki Ermeni meselesi sonucunda ortaya çıkan halk edebiyatı ürünlerini toplayarak tahlil etmek ve kalıcı hale getirerek gelecek nesillere aktarmaktır. Ayrıca çalışma; siyasî, millî ve toplumsal bir olaya temas etmektedir. Bu özelliğiyle sözlü tarih ile ilişkili olup mevzubahis sorunun daha iyi anlaşılmasına ve çözümüne katkı sağlaması bakımından farklı bakış açıları sunmaktadır. Bu araştırmada, gözlem ve görüşme yöntemleri ile literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında Kars ilindeki Ermeni meselesi üzerine ortaya çıkan anlatılar kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, çalışma konusuna yönelik temel kavramlar açıklanmıştır. Birinci bölümde ise Kars'ta Ermeni meselesi üzerine tespit edilen nesir anlatılar incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, manzum anlatılar tespit edilmiş ve incelenmiştir. Üçüncü bölümde de anlatıların ortak unsurları belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ermeni Meselesi, Kars, Ardahan, Iğdır, Halk Bilimi, Halk Anlatıları

EfsanelerErmeni ayaklanmalarıErmeni olayları+7
Yusuf Aydın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarsus araplarının sözlü edebiyatı

"Tarsus Araplarının Sözlü Edebiyatı" adlı bu araştırmada Tarsus Arap Alevilerinin Arapça sözlü edebiyat geleneği ve bu geleneği oluşturan mensur, manzum ve manzum-mensur türlerin derlenip incelenmesi ve tespit edilen Arapça sözlü edebiyat ürünlerinin genel Arap halk edebiyatı geleneği içerisindeki yerinin benzerlik ve farklılıklar bakımından karşılaştırmalı değerlendirilmesi konu edilmiştir. Bu sayede halk kültürü içerisinde nesiller boyu varlığını koruyan Arapça sözlü edebiyat ürünlerini araştırma alanından derlemek, tasnif etmek, incelemek, değerlendirmek ve kayıt altına almak suretiyle bu ürünlerin yaşatılması amaçlanmıştır. Araştırma malzemesinin derlenmesi sırasında alan araştırma metodu ve bu metot dâhilinde gözlem ve görüşme teknikleri kullanılmıştır. Yapı itibariyle Suriye-Lazkiye bölgesinin Arapçasını kullanan Tarsus Arap Alevilerinde Arapça, çeşitli nedenlerle gündelik hayatta etkisini yitirmiş, adeta elli yaş üzeri kişilerin kullandığı bir dil haline gelmiştir. Böyle devam ettiği sürece yakın gelecekte dil ölümünün gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Bununla birlikte Tarsus Arap Alevileri nesilden nesile sözlü olarak aktardıkları Arapça sözlü edebiyat ürünlerinin -çoğu unutulsa da- bir kısmını muhafaza edebilmişlerdir. Özellikle ölüm ve evlilik gibi toplumun sıkça karşılaştığı durumlara dair ürettiği sözlü edebiyatın diğer sözlü edebiyat türlerine göre daha yaygın ve varyantlarıyla birlikte sayılarının daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Arapça sözlü edebiyat ürünlerinde kullanılan dilin, günlük hayatta kullanılan dilin aksine daha az Türkçe sözvarlığı unsuru barındırdığı ve sözlü edebiyat ürünlerinin genel olarak Arap halk edebiyatının kendine özgü yapısını muhafaza ettiği görülmüştür.

AlevilerAraplarArapça+5
Yusuf Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bithynia kentlerinin kuruluşu ve kuruluş efsaneleri

Bithynia Bölgesi'nin tarihi Paleolitik Dönem'e kadar dayanmakta olup bölgenin Antik Dönem'de önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Buna rağmen bölgenin tarihi coğrafyası hakkında hâlâ birtakım tartışmalar bulunmaktadır. Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gören bu bölge ile ilgili ulaşılabilir en güvenilir kaynakların antik yazarların eserleri olduğu kabul edilmektedir. Bu sebeple antik yazarların bölgenin tarihi coğrafyası ile ilgili farklı fikirler sunması, modern araştırmaları arasında da fikir ayrılıkları oluşmasını sağlamaktadır. Yine de çalışmamızda bölgenin sınırlarından bahsedilirken genel olarak herkes tarafından kabul edilen sınırlar doğrultusunda hareket edilmektedir. Çalışmanın konusunu oluşturan Bithynia Bölgesi, günümüz Kocaeli, Sakarya, Düzce, Yalova illerinin tamamını; İstanbul'un Anadolu yakasını; Zonguldak ve Bolu'nun büyük bir kısmını; Ankara'nın Nallıhan, Çayırhan, Beypazarı ilçelerinin bir kısmını; Bilecik ve Bursa'nın kuzey kesimlerini içerisine almaktadır. Çalışmamızda ağırlıklı olarak Plinius'un eserinde söz edilen Bithynia kentleri arasından; Nikomedia, Nikaia, Prusias ad Olympum, Myrleia/Apameia, Prusias ad Mare/Kios, Prusias ad Hypium, Kalkhedon, Bithynion, Herakleia Pontike, Lamunia, Melangia, Dakibyza, Hadriani ad Olympum ve Prainetos antik kentleri ele alınarak bu kentlerin kuruluş efsanelerine değinilmiştir. Çalışmada antik yazarlarının eserlerinin yanında sikke tasvirlerinden, arkeolojik verilerden ve modern kaynaklardan yararlanılmıştır.

BithyniaBithynia bölgesiEfsaneler+5
İrem Taşlı
Düzce University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mitolojisindeki "Kadın" konulu efsanelerin yüksek baskı tekniğine yönelik kompozisyon ve baskı uyarlamaları

Mitler toplumların içerisinde bulunduğu duruma göre değişiklik göstermiştir. İlk çağlarda insanlar arası iletişim kısıtlıyken zamanla yeni yöntem ve tekniklerle gelişmiştir. Bu gelişim süreci birçok efsanenin günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Efsanelerin nerden geldiği, nasıl oluştukları, farklı kültürlerdeki benzerlik veya farklılıklarını araştıran bilim dalına mitoloji denir. Milletlerin kendine has mitolojik anlatıları bulunmaktadır. Türk mitolojisi de anlatılarıyla zengin bir alandır. Anlatıların derinine inildiğinde kadının Türk mitolojisi için ne ifade ettiği önemli bir husus olmuştur. Türk mitolojisindeki efsanelerin içerisinde kadının karakteristik yapısının ve özelliklerinin nasıl olduğu, ailede hangi konumlarda yer aldığı ve üstlendiği görevlerin ne olduğu, erkek karakterler ile arasındaki benzerlik ve farklılıklar bize Türk tarihi ve mitolojisinin kadına bakış açısını göstermektedir. Türk mitinde kadın kutsal bir varlık olarak nitelendirilmiş ve kadınsız ne devlet ne de aile işleri yürümemiştir. Kadın karakterler de erkek karakterlerin yapabildiği işleri yapabilmiş hatta onlardan da üstün geldiği zamanlar olmuştur. Bu araştırmada Türk mitolojisi ekseninde "Kadın" konulu efsaneler araştırılarak belirlenen anlatılar için disiplinler arası bir yaklaşımla yüksek baskı tekniğine yönelik kompozisyon düzenlemeleri ve baskı uygulamaları yapılmıştır.

Baskı teknikleriEfsanelerKadınlar+5
Esra Atacan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nedim Divanı'nda mitolojik ve efsanevi unsurlar

Eski Türk Edebiyatı sadece kalıplaşmış birkaç söylem üzerinde muhkim kalmayıp muhteviyatında fizik, kimya, matematik, geometri, astronomi, coğrafya, tarih, felsefe gibi bilim dalları ile birlikte Doğu, Batı ve Türk mitolojilerini, efsaneleri eriterek bunları estetik bir biçimde ifade etmiştir. 19.yüzyıldaki pozitivist olgu ve modern bilim öncesi, bütün dünya toplumları gibi biz de bir takım meseleleri açıklarken mitolojik ve efsanevi unsurlardan yararlanmışızdır. Bunların beslendiği kaynaklar oldukça çeşitlidir. Gerek Doğu Mitolojisi, gerek Türk mitolojisi, gerek Fars Mitolojisi, gerek Yunan mitolojisi gerekse İslamiyet ve diğer dinler ve bu dinlerin anlatılarının etrafında oluşan efsaneler bu kaynaklardandır. 18. Yüzyıl şairi Nedim'in şiirlerinde de bu unsurları görmekteyiz. Nedim de çoğu zaman memduhunu övmek için mitolojik ve efsanevi şahısları bir kıyas malzemesi olarak kullanmıştır. Bu mukayeseden ise çoğu zaman memduh galip çıkmıştır. Mitolojik ve efsanevi unsurlardan sadece şahıslara telmihte bulunmayıp diğer bazı mitolojik ve efsanevi geçmişe, anlama sahip olan hayvan ve yaratıklardan, ağaçlardan, çiçeklerden, değerli taşlardan, ve bazı nesnelerden şiirine malzeme çıkarmıştır. Çalışmamızda biz de genel anlamıyla bu unsurların bütün rivayetlerini değil de en çok öne çıkan anlatıları verdik. Kimi zaman memduh, kimi zaman sevgili, kimi zaman âşık, kimi zaman da kendi şiiri için benzetme yoluyla kullandığı bu mitolojik ve efsanevi mazmunları, telmihleri barındıran beyitleri değerlendirdik.

Divan edebiyatıDivanlarEfsaneler+4
Doğan Uçar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep memoratları üzerine bir inceleme

Günlük hayatın içerisinde olan, günümüzde veya yakın bir zamanda vuku bulan, anlatıldığı toplumun gelenek-göreneklerini, inanç yapısını ve yaşam tarzını bünyesinde barındıran memoratlar hakkında bugüne kadar Gaziantep'te akademik bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenden dolayı çalışmada ki temel amaç Gaziantep memoratları ile ilgili akademik bir çalışma ortaya koymak yönünde olmuştur. Çalışmada, memoratın ferdi bir tür olduğunu ispatlamak adına diğer sözlü anlatı türleriyle olan farklılıkları ortaya konulmaya çalışılarak Gaziantep merkezden derlenen memoratların sınıflandırılması yapılmış ve her sınıflandırma başlığı altında ise derlenen memorat metinleri verilmiştir. Çalışmanın devamında ise Gaziantep memoratlarının anlatıcısı ve icra bağlamları, Gaziantep memoratlarının dinleyicisi ve mesajının algılanışı üzerine değerlendirilmeler yapılmıştır. Gaziantep memorat metinlerinin Bağlam/İcra (Performans) merkezli kuram ve yöntemler bakımından incelenmesiyle birlikte bu incelemelerde ilk olarak metinlerin işlevsel açıdan daha sonra ise bağlamsal açıdan memoratların anlatıcı, dinleyici ve mekân boyutu değerlendirmelerde bulunularak çalışma sonuçlandırılmıştır.

EfsanelerGaziantepMemorat+2
Rükiye Demir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep efsaneleri inceleme-metin

Bu çalışmanın amacı Gazi Antep'te yüzyıllardır anlatıla gelen sözlü kültürel ürünlerden birisi olan efsanelerin yazılı kaynaklardan tespit edilmesi, derlenmesi ve tahlilinin yapılmasıdır. Bu tezdeki efsaneler Gazi Antep merkezi, ilçeleri ve köylerinden derlenmiş ve yazılı kaynaklardan alınmıştır. Tezimizde 101 efsane vardır. Ayrıca efsanelerin motifleri üzerine tahlil çalışmaları da yer almaktadır. Efsanelerde bulunan motifler tespit edilerek; bunların özetleri çıkarılmıştır. Bu tezde Gazi Antep'te efsaneler alanında daha önce yapılan çalışmaların ve derlemelerin niteliği üzerinde durulmuştur.

EfsanelerGaziantep
Yahya Özdemir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Nizip efsaneleri

Nizip Efsaneleri adlı bu çalışmamızda, Gaziantep'e bağlı Nizip ilçesinin kültürel mirası olan efsane ve menkıbelerin unutulmadan, kayıt altına alınması amaçlanmıştır.Efsanelerle ilgili saha çalışması yapılmadan önce yöre ile ilgili bir araştırma planı hazırlanmış; kaynak kişiler tespit edilerek, gerekli araç ve gerecin temini sağlanmıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde, Nizip'le ilgili genel bilgiler verilmiş; Nizip folkloru üzerine yapılan çalışmalar üzerinde durularak, efsane kavramı açıklanmıştır.İkinci bölümde, çalışmamızda kullandığımız on yedi kitap özeti ve dört makale özetine yer verilmiştir.Üçüncü bölümde, derleme çalışmasında kullandığımız, gözlem ve görüşme yöntemlerine değinilmiştir.Son bölümde, efsane metinleri tasnif edilerek metinlerin incelenmesi yapılmış; metinlere ait motifler üzerinde durulmuştur.Çalışmanın sonunda ise Sonuç, Kaynakça ve Ekler bölümleri yer almıştır.

EfsanelerGaziantep-NizipMotifler+1
Levent Başarkanoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman ili ve ilçelerindeki evliya anlatıları

Ölüm gerek beşeri gerekse semavi dinlerde hiçbir zaman için mutlak yok oluş sayılmamıştır. Bir dönemin tamamlanıp başka bir döneme geçişin bir kapısı olduğu düşünülmüştür. Ölümün korkunçluğu ancak bu şekilde sevimli hale getirilmeye çalışılmıştır. Öldükten sonra bile hayatın devamına inanan insanlık kendi yakınlarının, sevdiklerinin veya liderlerinin ölümlerinden sonra da kendileriyle bir şekilde irtibatlı olacakları inanışını doğurmuş ki bu da atalar kültünün oluşmasına neden olmuştur. İslamiyet'ten sonra da veliler kültünün doğmasının sebeplerinden birisi de bu atalar kültüyle bağlantılı inanıştır.İnsanların tabiat karşısında acizliği insanları her zaman için kendilerine sığınacak güvenli bir yer, güvenilir, güçlü varlıklara sığınma arayışlarına itmiştir. İlk inanışlara dikkat ettiğimizde tabiatın güçlü varlıklarının ilk tanrılar olarak seçilmesi insanlardaki bu arayışların sonucudur. Ölüm insanlarda gizemini koruduğu kadar zamanla insanları tanrısallaştırdığı da olmuştur. Toplumda saygıdeğer insanlar öldükten sonra da yarı-tanrı şeklinde dünyada yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu yarı-tanrı insanlar, insanların dar zamanlarında yardımlarına koşmuşlardır. İşte bilinçaltında yer edinmiş bu inanışlardan dolayı sıkıntısı olan insanlar bu atalardan yardım isteyerek muratlarına kimi kez ermişler. Bu da onların insanların nazarında daha da kutsallaşmalarına neden olmuştur. Bu atalar insanların rüyalarına girmeyi ihmal etmemiş ve böylece dünyada birlikte yaşadıklarını canlılara ispatlamaya çalışmışlardır.Bu atalar İslamiyet'ten sonra veliler adını almış ve onların etrafında oluşmaya başlayan bu tarz anlatılar zamanla çoğalmış ve çeşitlenmiştir. Bu çalışmadaki gayemiz veliler etrafında oluşturulan ve oluşturulmaya devam eden bu anlatıları türlerine göre ayırt edip sınıflandırmaktır.

AdıyamanEfsanelerEvliyalar+4
İsmail Celalettin Yaşar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk mitolojisinin Alevi-Bektaşi menkıbelerindeki izleri

İnsanoğlunun var olduğu tarih öncesi zamanlarda kâinatı anlamlandırmaya dair birtakım çabalar sarf edilmiştir. Sırlarla dolu kâinatı anlamlandırma çabaları, tahayyülün tüm sınırlarına vakıf olan mitleri ve sembolik uygulamaları ihtiva eden ritüelleri oluşturmuştur. Kâinatın ve kâinattaki varlıkların yaratılışını konu edinen mitler, sözlü kültür ürünleriyle yaşamını sürdürmüş ve kolektif bilincin tarih öncesi dönemlerdeki unsurlarını günümüze kadar getirmiştir. Bu işlevlere sahip olan mitler yaşamın her alanında varlığını korumuştur. Bugün Türk milletinin benimsemiş olduğu İslamiyet ve İslamiyet kapsamındaki Alevi-Bektaşi inancı, söz konusu alanlardan sadece biridir. İslamiyet kapsamındaki Alevi-Bektaşilik hem inanç sistemi açısından hem de bünyesinde geliştirdiği edebî ürünler açısından mitlerin varlığını koruduğu geniş bir alandır. Alevi-Bektaşi inanç kapsamında gelişen edebiyatın büyük bir bölümünü, topluma dinî ve hayati her yönden önderlik eden velilerin kerametlerini konu edinen menkıbeler oluşturmuştur. Velayetname ve menakıpname gibi eserlerde toplanan bu menkıbeler, Türk mitolojisine ait birçok unsuru ihtiva etmektedir. Bu eserlerin Türk mitolojisi ile ilişkisi, Ehlibeyt'in Orta Asya'ya göç edip burada kültürel bir etkileşime girmesinden gelmektedir. Ehlibeyt'in çeşitli sebeplerden ötürü Orta Asya'ya göç etmesi, buradaki Gök Tanrı inancını ve bu inanç kapsamındaki Şamanizmi benimsemiş olan Türklerin Alevi-Bektaşi inancını benimsemesini sağlamıştır. Bundan ötürü Şamanizm kökenli bir Alevilik inancı oluşmuş ve bu senkretik yapılı inanç biçimi Türklerin Anadolu'ya göçü ile günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Anadolu coğrafyasındaki Aleviliğin etkisiyle oluşan, asırlarla nesiller arasında bir köprü işlevi gören ve Türk mitolojisinden izler taşıyan menkıbeler mitolojik anlamda yoğun bir motif yapısına sahiptir. Bu çalışmada Alevi-Bektaşi inanç kapsamında oluşmuş menkıbelerin Türk mitolojisine ait unsurları mitolojik, sembolik ve arketipsel yönlerden değerlendirilecektir. Dolayısıyla Alevi-Bektaşi inancının Türk mitolojik kökenleri gün yüzüne çıkarılmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Mit, Türk Mitolojisi, Alevi-Bektaşi İnancı, Menkıbe, Motif, Sembol

AlevilikAleviyyeBektaşilik+7
Muhammet Faruk Ekici
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk halk anlatılarında dev motifi

Kolektif bilinç dışının içerikleri olan halk anlatıları, gerçek ve hayal düzleminde sentezlenen bir dünyanın kapılarını sınırsızca aralar. Bu kapının ardındakiler bilinen/bilinmeyen bir âlemin sembollerle kurulu dünyasından ibarettir. Halk anlatılarında bilinçli ya da bilinçsiz olarak metnin içerisine şifrelenen semboller, kadim zamanlardan modern dönemlere kadar bir milletin zengin kültürünün yansıması olarak çözümlenmeyi beklemektedir. Millet hafızasında şifrelenen bu kültürel kodların çözümlenmesi ile kolektif ruh da evrensel bütünlükte yerini almaktadır. Millî bir sembolden evrensel bir sembole uzanan kültürel kodlardan biri de gerçek ve hayal düzleminde birleşen/bütünleşen devlerdir. Geçmişten günümüze halk muhayyilesinde yaşatılan ve üzerine derin anlamlar yüklenen devler; fiziki, tasavvufi ve felsefi boyutuyla çok geniş perspektifte ele alınabilecek bir semboldür. Makrokozmosta mikrokozmos olan insanoğlu, sembolik yolculuğunda, mitik olan devlerle birlikte yol almaktadır. Halk anlatılarında dev görüntüsünde karşımıza çıkan bu evrensel sembol; oldukça güçlü ve çeşitli anlamlarıyla bilince ulaşmaktadır. Olumlu ve olumsuz yönleriyle farklı varoluş biçimlerine gönderme yapan devler, görünenin dışında görünmeyeni de ruha yansıtan bir semboldür. Bu bağlamda devler, yaşama çok yönlü değer katan, insan hafızasında ve hayatında yol gösterici boyutta sembolik bir göstergedir. Anahtar Kelimeler: Dev, halk anlatıları, sembol, mitoloji, arketip, motif.

DevlerEfsanelerHalk bilimi+5
Serdar Deniz Özdemir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bitlis'ten derlenen efsanelerin psiko-sosyal ve arketipsel tahlili

Mitik düşünceden kaynağını alan derin anlam dizgeleri sözlü kültür ürünlerinde kendisine yer bulur. İnsanoğlunun yaşamsal kodlarını barındıran bu ürünler, arkaik düşüncenin yaşama bakışını geleceğe taşır. Sözlü kültür ürünlerinden olan efsaneler, bilinmeyen karşısında insanın giriştiği kaynak/temel arama çabasının şekillendirdiği başat türlerdendir. Varlığını sağlam temeller üzerine kurmayı amaçlayan toplumlar geçmişin deneyimleriyle tutum ve davranışlarını şekillendirmeye çalışırlar. Efsaneler ise bu aşamada muhtevasında barındırdığı yaşamsal kodlar, felsefik yapı ve kültürel değerlerle geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi üstlenir. Efsaneler yatay boyutta yatır ve türbe gibi doğal sağaltım merkezlerinin korunması, toplumun psikolojik olarak rahatlaması gibi eylemler dizgesine sahiptir. Dikey boyutta ise efsanelerin dinî, tarihî ve inançsal arka plan kültürünün yansımaları olduğu görülür. Bu yönüyle efsaneler tüm yönlere açılabilen anlamlar ağına sahiptir. Efsaneler kişisel bilinçaltının izlerini seyretmemizi sağlamakla birlikte kolektif bilinç dışının kodlarını arketipsel semboller aracılığıyla görüntü düzeyine ulaştırır. Bu bakımdan efsaneler bireyden topluma ve yerelden evrensele uzanan değerler sistemini barındırır. Efsanelerin görünür düzlemdeki yansımalarını insanoğlunun çevresiyle kurduğu ilişkinin pratik eylemler dizgesi olarak görmek mümkündür. Ancak efsanelerin sahip olduğu evrensel kodlar örtük anlam dizgelerinde saklıdır. Efsanelerin psiko-sosyal analizi, görünür düzlemin arka planında yatan sebeplerini; arketipsel yöntemle incelenmesi ise evrensel kodların açığa çıkartılmasını sağlar. Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Bitlis, geçiş yolları üzerinde bulunmasından dolayı tarihsel süreç içerisinde farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Şehir, bu yapısından ötürü kültürel açıdan oldukça zengindir. Özellikle kaynağını mitik dönemden alan yöre efsaneleri, sözü edilen kültürel zenginliğin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalışmamızda toplumsal tecrübe gömüsü niteliğinde olan yöre efsaneleri saha çalışmaları neticesinde derlenerek kayıt altına alınmıştır. Böylelikle sözlü kültür geleneği içerisinde yok olup gitme tehlikesi altında olan Bitlis efsaneleri, kayıt altına alınarak ölümsüzleştirilmiş ve kültürel mirasa kazandırılmaya çalışılmıştır. Derlenen efsaneler; oluşum, dönüşüm, tabiat unsurları, hayvanlar, dinî, tarihî, yerleşim yerlerinin adları ve olağanüstü varlıklarla ilgili konularda olmak üzere sekiz ana başlık altında tasnif edilmiştir. Tasnife tabi tutulan efsaneler tek boyutlu değil, psiko-sosyal ve arketipsel olarak çok yönlü olarak tahlil edilerek toplumsal erişime sunulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında ele alınan Bitlis efsaneleri; "Ben", gölge, anima ve animus, iç benlik, persona, kahraman, asi, anne, yetim, gezgin, kurban, masum ve hilebaz arketipleri başlıkları altında çözümlenmiştir. Yörede anlatılan efsaneler, binlerce yıllık birikimin ürünü olan gelenek ve göreneği, halk inanışlarını ve değerleri kültürel bellekte yaşatır. Böylelikle efsaneler eğitimde ve toplumsal bilincin gelişmesinde doğal bir kaynak işlevi görür. Ayrıca Bitlis efsaneleri, medya ve reklamlar aracılığıyla tanıtılarak bölgenin kültürel turizmine de katkı sağlamaktadır. Bitlis efsanelerinin kültürel arka planında eski Türk inancının, Şamanizm'in ve İslâmiyet'e bağlı inanışların izlerini görmek mümkündür. Aynı zamanda efsane metinleri dikey boyutlu olarak incelendiğinde atalar kültü, ağaç kültü, hayvan kültü, dağ kültü, su kültü, taş kültü, ateş kültü, toprak kültü ve mağara kültüne bağlı mitik değerlerin yansımaları görülmektedir. Bitlis efsanelerinin özelde Türk kültürü ile olan ilişkisi, genel anlamda ise evrensel değer kodlarıyla olan bağları ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak çalışmamızın Bitlis'in kültür turizmi potansiyelini arttırabileceği, değerler eğitimi açısından pedagojik bir araç olarak kullanılabileceği ve genç kuşaklar tarafından millî ve manevi değerlerin benimsenmesine katkı sunabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Bitlis, Efsane, Arketip, Psiko- Sosyal, Kültür, Kült

ArketipBitlisEfsaneler+7
Oğuz Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital illüstrasyon tekniği ile efsanelerin görselleştirilmesi (Elâzığ Çayda Çıra efsanesi uygulaması)

Geçmişten beri birçok metin, bireylere görsellik ile sunulmuştur. İllüstrasyon, metin ve fikirlerin tasviri için yaygın bir biçimde kullanılan resimleme türü ve aynı zamanda güçlü bir görsel anlatım aracıdır. Tanıtım ve reklam mecrasında görsel çözümler üreten illüstrasyon, yaygın bir biçimde kullanılır. Ayrıca illüstrasyon artık canlı ve sürekli gelişmekte olan güçlü bir sanat biçimidir. Zengin bir tarihe sahip bu antik mecra, her alanda imge ve mesajlar yaratabilen dinamik ve çağdaş bir iletişim alanıdır. İllüstrasyon alanında kullanılan terimlere ve tekniklere hâkim olmak, fikirlerin daha iyi biçimlenmesine ve belirginleşmesine katkı sağlayacaktır. İlkokul kitapları, gazeteler, dergiler ve birçok alanda kullanılan illüstrasyon tekniğinin temel amacı uzun ve öğretici metinlerin görsel hafızada yer etmelerini sağlamaktır. Bu çalışmada illüstrasyon tekniği ve çeşitliliğinden, illüstrasyonun öneminden, illüstrasyonun tarihi gelişiminden, illüstrasyon tekniği ile efsanelerin nasıl görselleştirildiğinden ve illüstrasyon yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Bir efsanenin dijital illüstrasyon tekniği ile uygulanması niteliği taşıyan bu araştırmanın örnekleminde Elazığ Çayda Çıra efsanesi göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Bilimsel literatür taraması sonucunda elde edilen bulgular dikkate alınarak dijital illüstrasyon uygulama süreci ile ilgili sonuç ve önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca illüstrasyonun önemsenmesi, sonraki araştırmalara ışık tutması ve kaynak oluşturması açısından dikkate alınarak hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İllüstrasyon, Resim, Sanat, Grafik Tasarım, Efsane.

EfsanelerGrafik tasarımıGörsel anlatım+2
Bülent Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk anlatılarında hayvan motifleri

Halk anlatıları, toplumun acısını, hayat tarzını, zevklerini gözler önüne sermekte ve buna bağlı olarak birikimli olarak ilerleyerek, zenginleşmektedir. Bu sebeple halk anlatılarında bir milletin hayat tarzı görülebilir. Geçmişten ve anlatılan günden bağımsız olmayan efsane, destan, masal, hikâye gibi halk anlatıları toplumumuzun kültürel kodlarını yansıtmaktadır.Türkler, tarihin ilk dönemlerinden itibaren konar-göçer kültürün zorunluluğu olarak hayvanlarla sıkı ilişkiler kurmuşlar ve bu ilişkilerin sonucunda ortaya çıkan çeşitli inanmaları gündelik yaşamlarına, dolayısıyla da folklor ürünlerine dâhil etmişlerdir.Zengin motifler içeren halk anlatılarında geniş bir biçimde yer alan motiflerden birisi de hayvan motifleridir. Halk anlatıları, konusunu insan yaşamından almakla birlikte anlatıların kahramanlarını sadece insanlar oluşturmamaktadır. Hayvanlar, hayat şartlarının ve ekonomik faaliyetlerin bir yansıması olarak metinlerde yer alırken aynı zamanda çeşitli sembolik anlamlar kazanarak soyut duyguları yansıtmada somut bir gösterge olarak kullanılmıştır.Çalışmanın temel amacı halk anlatılarında yer alan hayvan motiflerini tespit etmek ve anlatılardaki insan-hayvan-tabiat iletişimini çözerek hayvan kahramanların metinlerde ne şekilde ele alındığını irdelemektir. Kültürümüzde çok önemli bir yeri olan hayvanların, edebî açıdan önemi ve metinlerdeki sembolik anlamları bu çalışmayla gözler önüne serilecektir.Anahtar Kelimeler: Hayvan, Anlatı, Mitoloji, Destan, Masal, Halk Hikâyesi, Efsane.

AnlatıDestanlarEfsaneler+5
Şerife Nilgün Yıldız
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kültüründe tufan ve tufan ile ilgili anlatılar

Tezimizde Türk kültüründeki tufan olayı ve bu olay çevresinde oluşturulmuş tufan anlatıları incelenmiştir. Çalışmamızda pek çok kültürde benzer şekilde rastladığımız tufan anlatılarının Türk kültüründeki izlerini bütün boyutlarıyla ele almak; kültürümüz içerisinde dağınık halde bulunan tufanla ilgili malzemeleri toparlayarak incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan çalışmamızın Giriş kısmında dünya mitolojisinde karşımıza çıkan tufan mitleri ele alınarak bu mitlerin benzerlik ve farklılıkları ortaya konulmuştur. Birinci bölümde, semavi dinlerde yazdığı şekliyle tufan olayı ve onunla ilişkili konular tespit edilerek incelenmiş, üç büyük kutsal kitaptaki anlatılar değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise Türk kültüründe karşımıza çıkan bütün tufan anlatıları verilerek, tufan anlatılarının halk arasındaki ve edebiyatımızdaki yansımaları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde tufan olayının temel maddesini oluşturan su ve suyun kültür tarihimizdeki yeri, su kültü bağlamında örneklerle incelenmiştir. Dördüncü bölümde, tufan olayı ile ilişkisi bulunan nevruz ve aşure değerleri üzerinde durulmuş olup, bu kavramların tufanla bağlantısı ortaya konulmuştur. Sonuç olarak tüm kültürlerde yer alan tufanın, Türk kültüründe de mitlerden dini inanışlara, edebiyattan sanata pek çok alana yansıdığı ve köklü bir kültüre sahip Türk milleti için önemli değer yargılarından biri olduğu kanaatine varılmıştır.Anahtar Kelimeler: 1. Tufan2. Su3. Mit4. Din5. Nevruz

EfsanelerHalk edebiyatıMitler+7
Sevinç Kılıçaslan Kırpık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ efsaneleri üzerinde araştırmalar (metinler ve incelemeler)

EfsanelerElazığHalk edebiyatı+1
İsmail Görkem
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1987
00
Master'sOpen AccessTR

Alman ve Türk efsaneleri üzerinde bir inceleme

Alman efsaneleriAlmanlarEfsaneler+2
Şerif Oruç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Giresun efsaneleri

Bu çalışmanın konusu Giresun'da anlatılan efsânelerdir. Buna göre çalışmamız iki ana bölümden oluşur: 1.Efsâneler hakkında teorik bilgilerin, 2.Efsâne metinleri, Şu ana kadar birçok ilimizde anlatılan efsâneler derlenerek yazıya geçirilmiş ve üzerinde çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Giresun ve çevresinde oldukça fazla efsâne anlatılmasına rağmen bugüne kadar, bitirme tezlerindekiler hariç, her hangi bir çalışma yapılmamıştır. Bitirme tezlerindeki efsânelerin çoğu da yazılı kaynaklardan alınmışlardır. Giresun da anlatılan efsâneleri çalışarak, bunları yazıya geçirmeyi ve ilim aleminin hizmetine sunmayı amaç edindik. Zira gelişen teknoloji karşısında bu ürünler her gün biraz daha yok olmaktadır. Tezimiz genel olarak efsâne metinlerinden oluştuğu için çalışmamızın çoğunu sahada yaptık. Çalışmamızda yer alan ve sözlü kaynaklardan alınmış efsânelerin genelini kaynak kişilerle sohbet havası içerisinde not alarak yaptık. Bu çalışma yapılırken memleketimizde daha önce yapılmış efsânelerle ilgili birçok çalışma gözden geçirilmiştir. Bu çalışma, iki ana bölüm, sonuç ve bibliyografyadan oluşmaktadır. Giriş kısmında efsânelerin derlenmesiyle ilgili bilgiler, birinci bölümde efsânenin tanımı, özellikleri, diğer türlerle ilişkisi, efsâne üzerine yapılan çalışmalar ve efsânenin toplumdaki yeri vs. konularda bilgi verilmektedir. îkinci bölümde Giresun ve çevresinden derlediğimiz 170 efsâne metni ve bunların epizotları bulunmaktadır. Efsânelerin 51 'i yazılı kaynaklardan alınırken diğerlerinin hepsi sözlü kaynaklardan derlenmiştir. Efsâne metinlerinden sonra "Sonuçve Öneriler", "Kaynak Kişiler. Listesi" ve "Bibliyografya" bulunmaktadır. XIII

EfsanelerGiresunHalk bilimi
Cengiz Gökşen
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00

Related subjects