Nesnelerin interneti

Bu konu başlığı altında 130 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

MIS-IOT: Modüler akıllı sunucu tabanlı nesnelerin interneti platform yazılımı

Bu tezde, modüler ve açık kaynak olarak geliştirilen bir nesnelerin interneti platformu anlatılmaktadır. Platform arayüz modülü, kümelenmiş sunucu modülü ve öğrenme modülü olmak üzere üç ayrı modül olarak tasarlanmıştır. Platform modüler bir yapıda tasarlandığından, platforma yeni özellikler eklemek ve mevcut özelliklerin bakımını yapmak daha kolaydır. Her modül farklı bir bilgisayar sunucusu üzerine kurulabilir ve birbirleriyle REST mimarisini kullanarak haberleşir. Arayüz modülü tüm platform özelliklerinin arayüz üzerinden kullanılabilmesine imkan tanır ve daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunmaktadır. Sunucu modülü platformun sunduğu tüm özelliklerin yönetiminden sorumludur. Öğrenme modülü zaman serisi üzerinde LSTM algoritmasını kullanarak anomali analizi yapar. Kullanıcı CSV(Comma Separated Values) formatındaki dosyayı sisteme yükleyebilir. Buna ek olarak, herhangi bir port üzerinde soket veya REST bağlantısı oluşturarak platformun veriyi bu kaynaklardan dinlemesini sağlayabilir. Herhangi bir port üzerindeki veri akışı platform üzerinden arayüz modülü vasıtasıyla takip edilebilir. Platforma veri yüklendikten sonra, öğrenme görevleri oluşturulabilir. Platform veriyle oluşturulan görev, verisiz oluşturulan görev ve LSTM görevi olmak üzere üç farklı görev tipini desteklemektedir. Veriyle oluşturulan görev tipinde, platformda bulunan veri spesifik kriterlerle daraltılıp, istenilen Python betiğine argüman olarak verilebilir. Verisiz oluşturulan görev tipinde, herhangi bir platform verisi kullanılmadan betik doğrudan çalıştırılır. LSTM görevinde ise, çeşitli LSTM parametreleri ve spesifik bir veri kullanılarak görev oluşturulabilir. Bu seçenekte ayrıca, veri seti üzerinde anomali analizi yapılır ve analiz sonuçları arayüz modülünde grafiksel olarak görüntülenebilir.

Nesnelerin interneti
Aras Can Önal
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nesnelerin internetinde botnetler: Mirai zararlı yazılımı üzerine bir çalışma

Son yıllarda hızla büyüyen nesnelerin interneti (internet of things- IoT) ekosistemiyle birlikte internete erişebilen, veri üretebilen ve paylaşabilen akıllı cihazlar endüstriyel otomasyondan sağlık sektörüne, bina ve ev otomasyonundan ulaşım sektörüne dek birçok alanda dijital dönüşüm ve tasarım yeniliklerinin başlıca unsuru haline gelmiştir. IoT cihazlarını hedef alan siber saldırılar uzun süredir bilinse de özellikle 2016 yılında adını duyuran Mirai ile birlikte bu saldırılar ciddi bir artış göstermiştir. Mirai zararlı yazılımı ve türevleri vasıtasıyla IoT cihazları kötü amaçlı kişilerin oluşturduğu botnetler tarafından ele geçirilmekte ve dağıtık hizmet dışı bırakma saldırılarının düzenlenmesinde rol oynamakta, saldırılara maruz kalan organizasyonlarda hizmet kesintileri ve maddi kayıpların yanı sıra itibar zedelenmesine neden olmaktadır. Zararlı yazılımların kaynak kodlarının internet üzerinde yayınlamasıyla bu yazılımların evrimleşme süreci hızlanmakta, temelde benzer saldırı ve enfeksiyon mekanizmalarına sahip olmakla birlikte farklı açıklıkları hedef alan versiyonlar geliştirilmektedir. Mirai zararlı yazılımının meydana getirdiği etkiyle birlikte IoT ekosistemini güvenlileştirme çabaları artmış; bir kısım ülkeler güvenlik açığı bulunan cihazların satışını engellemek amacıyla yasa, yönetmelik vb. nitelikte yasal düzenlemeler yayınlamıştır. Bir kısım üreticiler zafiyetli cihazlarını geri toplamış veya bu cihazlara yönelik güncelleme yayınlamıştır. Bu çalışmada günümüzdeki birçok botnetin öncüsü ve kaynağı olan Mirai zararlı yazılımının kaynak kod analizi gerçekleştirilerek saldırı, enfeksiyon, komuta-kontrol mekanizmaları açıklanmıştır. Mirai ve benzeri zararlı yazılımlarla mücadelede üreticiler ve yasal otoriteler tarafından alınan tedbirler ile bu alanda yapılan akademik çalışmalar incelenmiştir. Ülkemizdeki sosyal medya kullanıcılarının nesnelerin internetine yönelik algı ve eğilimlerini tespit etmek amacıyla kullanıcı araştırması yapılmış, bu araştırma neticesinde her beş kişiden ikisinin satın aldıkları IoT cihazlarının parolalarını ilk kurulumda değiştirmedikleri tespit edilmiştir. Tüketicilere yönelik geliştirilen ücretsiz IoT cihazları açıklık tarama programlarının teknoloji okur yazarlığı konusunda kısıtlı ve İngilizce bilmeyen bir kullanıcıyı tespit edilen güvenlik açıklıkları konusunda yönlendirmede yetersiz seviyede olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular değerlendirilerek ülkemizdeki yasal otoriteler tarafından alınabilecek tedbirlerler sunulmuş, IoT cihazlarının test edilmesi ve belgelendirilmesi sürecine dair önerilerde bulunulmuş; ayrıca kullanıcıların sahip oldukları IoT cihazlarını güvenli parola ile yapılandırmalarını teşvik edecek bir web tarayıcı uzantısı tasarlanmıştır.

Nesnelerin interneti
Mevlüt Serkan Tok
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Akıllı şebekelerde kablosuz algılayıcı ağların optimal kullanım planlarının geliştirilmesi

Kablosuz Algılayıcı Ağlar (KAA'lar) düşük maliyetleri ve kurulum kolaylıkları ile birlikte sundukları gelişmiş iletişim yetenekleri sayesinde diğer pek çok alan gibi, hem Akıllı Şebeke (İng. Smart Grid – SG) hem Nesnelerin İnterneti (İng. Internet of Things – IoT) uygulamaları için önemli bir teknoloji olarak görülmektedirler. Bileşenleri arasında iki yönlü veri iletişimine olanak sağlayan, kendi kendini idare edebilen SG'ler geleneksel elektrik şebekesinin eksikliklerine bir çare olarak önerilmektedir. Bu çerçevede, istenen kapsama seviyesini korurken, uzun bir ağ ömrü elde etmek için enerji verimli iletişim protokolleri tasarlamak büyük önem arz etmektedir. Tez kapsamında öncelikle, herhangi bir anda sistemde canlı olarak bulunan sensör kümesi ile gerekli kapsama seviyesi ve baz istasyonuna (BS'ye) bağlantılılık sağlanabildiği sürece iletim yollarının topoloji değişikliklerine yeniden uyarlandığı bir senaryo incelenmektedir. Özgün bir 0-1 karma tamsayılı programlama (İng. Mixed Integer Programming – MIP) modeli önerilmekte ve enerji tüketimi vurgusu ile birlikte birim zaman ayrıştırmasında ağ davranışını optimize eden iki alternatif 0-1 MIP modeli sunulmaktadır. Çalışma, optimizasyon yöntemlerine dayalı bütünsel bir çözüm çerçevesinde, enerji tükenmesi nedeniyle topoloji adaptasyonu içermesi açısından benzersizdir. Geleneksel bir ağ ömrü metriği olan ilk sensör ölünceye kadar geçen süre yerine önceden belirlenmiş kapsama seviyesi ve hayatta olan sensörlerle BS'ye bağlantı sağlanabildiği sürece KAA'nın optimal şekilde çalışmaya devam etmesine izin verilmekte ve tek seferlik bir yeniden düzenlemeden sonra bile ağ ömrünün önemli ölçüde artırılabileceği gözlemlenmektedir. Ayrıca, önerilen modellerin çözümlerinin ağ ömrü ve kapsama seviyesi açısından nasıl farklılık gösterdiği analiz edilmektedir. Bir yan katkı olarak, klasik tek periyotlu problem için; ilk sensör ölene kadar geçen sürenin (İng. First Sensor Dies – FSD) maksimize edilmesinin, en çok enerji harcayan sensörün enerji tüketimini minimize etmeye eşdeğer olduğu gösterilmektedir ki bu durum herhangi bir topoloji değişikliği durumunda doğru olmak mecburiyetinde değildir. Bu bağlamda, gerçekleştirilen çalışma ile kapsama ve bağlantı tabanlı hizmet kalitesi gereksinimleri altında, ağ ömrü için teorik üst sınır belirlemek amacıyla pratik bir araç sağlanmaktadır. SG, akıllı ulaşım, akıllı evler, akıllı sağlık, akıllı izleme/görüntüleme uygulamalarının hepsi temelde uzun yıllardır hayatımızda olan sensörlerin daha akıllı kullanımına dayanmaktadır. Tüm bu sistemlerin ortak vizyonu sensörler sayesinde IoT çatısı altında bir araya gelmektedir. IoT uygulamaları; bağlantılılık, kapsama, düşük gecikme süreleri vb. başlıkları altında gruplandırılabilen ve uygulama alanının ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmiş karakteristik hizmet kalitesi gereksinimlerine sahiptir. İlk bakışta bu gereksinimler; gecikme ve ağ ömrü ile ilgili hizmet kalitesi beklentileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ölçütler doğaları gereği birbirleriyle ödünleşim içerisinde olduğundan aralarında bir denge kurulması pek çok açıdan kaliteli tasarımların yapılabilmesi için önem arz etmektedir. Dolayısıyla da etkin KAA tasarımı probleminin çok amaçlı perspektiften ve kapsama konsepti ile birlikte ele alınması anlamlı olmaktadır. Tez çalışması kapsamında bahsedilen problem için 0-1 MIP modeli tabanlı iki aşamalı bir çözüm yaklaşımı önerilmektedir. Bu amaçla maksimum gecikme, ortalama gecikme ve maksimum enerji tüketimi vurguları ile üç farklı model önerilerek ağ ömrü, veri gecikmesi ve kapsama arasındaki ödünleşim incelenmektedir. Böylece farklı uygulama alanlarındaki gereksinimlere dair bir iç görü sağlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: KAA, Akıllı şebeke, IoT, Kapsama, Ağ ömrü, Gecikme, Topoloji değişikliği, Çok periyotlu optimizasyon, Çok amaçlı optimizasyon, Tamsayılı programlama

Akıllı şebekelerKablosuz ağlarKarma tamsayılı programlama+3
Elif Zeynep Serper
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 teknolojilerinin işletme performansına etkileri : Otomotiv sektöründe bir uygulama

İlk olarak Almanya'da ortaya çıkan endüstri 4.0 ile üretim sistemleri akıllı, esnek ve hızlı karar verebilen daha kaliteli üretim sistemlerine dönüşmüştür. Birçok avantaj sağlayan endüstri 4.0 dünya çapında hızla yayılmıştır. İşletmeler işgücü verimliliğini arttırmak, üretim ve ürün kalitesini arttırmak, maliyeti azaltmak dolayısı ile rekabet avantajı sağlamak için endüstri 4.0'ı sistemlerine entegre etmektedir. Yapılan çalışmada endüstri 4.0 ana teknolojileri ve işletme performansına etkileri incelenmiştir. Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir işletmede seçilen pilot bölgeye IoT teknolojisi entegre edilerek işletme performansına etkileri sayısal olarak ifade edilmiştir. İşletmedeki üretim verilerinin doğruluğunun operatör inisiyatifinde olması ve üretim raporlamaları sırasında zaman kayıplarının yaşanması nedeniyle bu çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmada, uygulama yapılmadan önceki üretim verileri ile uygulama sonrası üretim verileri karşılaştırılarak nesnelerin interneti teknolojisinin işletmenin performansına etkileri değerlendirilmiştir. İşletme performansı, ürün bazlı ve performans bazlı parametreler belirlenerek bu parametreler ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; raporlama sürecindeki yaşanan zaman kayıpları azaltılarak işletme performansında ve üretim miktarında artış sağlanırken ürünün çevrim süresinde iyileşme sağlandığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışmanın farklı işletmelerde yaygınlaştırılması ile işletmelerin performanslarının artması sonucu ülke genelinde büyük ölçüde fayda sağlanması beklenmektedir.

Endüstri 4.0Nesnelerin internetiOtomotiv sektörü+2
Simge Canıtez
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapay zeka destekli sanallaştırma hata tespit ve çözümleme sistemi

Günümüzde sanallaştırma teknolojileri, bilişim sektöründe kritik bir rol oynamakta ve işletmelerin altyapılarını daha verimli ve esnek bir şekilde yönetmelerine olanak tanımaktadır. Ancak, sanallaştırma programlarının karmaşık yapısı ve kapsamlı özellik seti, kullanıcıların sıkça hata kodları ve teknik sorunlarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Bu durum, özellikle deneyimsiz kullanıcılar için ciddi zaman kayıplarına ve verimlilik düşüşlerine yol açabilmektedir. Bu sorunların hızlı ve etkili bir şekilde çözülebilmesi için bilişim sektörü, yapay zeka ve akıllı asistan teknolojileri ile entegre çözümler geliştirmeye yönelmektedir. Bu çalışmada, sanallaştırma ürünleri ile ilgili karşılaşılan teknik sorunların çözümüne yönelik olarak hazırlanan yapay zeka destekli sanallaştırma hata tespit ve çözümleme sistemi (sanallaştırma asistanı) yazılımı tanıtılmıştır. Bu yazılım, hazır yapay zeka modelleri, web sitelerinin uygulama programlama arayüzleri ve kapsamlı hata ile uyarı veri setlerini kullanarak, kullanıcıların karşılaştıkları sorunları otomatik olarak tespit edip anlık çözümler sunmaktadır. Hazırlanan sistem, sanallaştırma programlarının karmaşıklığından kaynaklanan zorlukları hafifletmeyi ve kullanıcılara pratik destek sağlamayı hedeflemektedir. Yazılımın, farklı kaynaklardan elde edilen hata ve uyarı verilerini bir araya getirerek, kullanıcıların ihtiyaç duydukları bilgilere hızlıca erişmelerini sağlamaktadır. Bu sayede, sanallaştırma ortamlarında karşılaşılan teknik sorunların çözüm süreci hızlandırılmakta ve kullanıcıların iş akışları kesintiye uğramadan devam etmektedir. Geliştirilen bu sistem, sanallaştırma teknolojilerinin kullanımını kolaylaştırarak bilişim sektöründe verimliliği artırabileceği ve teknik destek süreçlerine katkı sağlayabileceği için tasarlanmıştır.

ChatbotNesnelerin internetiSanal makineler+2
Çetin Budak
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A novel communication protocol design for internet of flying things

In this thesis a new communication protocol, Message Queuing Telemetry Transport Extended (MQTT-XT) is proposed for the Internet of Flying Things (IoFT) network. The main objective of the proposed protocol is to enable UAVs to be considered as part of IoT nodes. The MQTT-XT protocol bridges the gap between UAVs and IoT devices by converting MQTT and MAVLINK message types to make them compatible with each other. Three different client types have been proposed to support long-distance and distributed communication with UAVs and IoT devices. A testbed was set up in simulation to evaluate the performance of MQTT-XT and MAVLINK protocols in terms of UAV management messages and 4 different IoFT scenarios. The experimental results show that MQTT-XT consumes 5 times less message size to transmit command messages and 20 times less for status messages. Additionally, the MQTT-XT protocol-based network completes missions 30% faster, and the packet loss ratio is reduced from 20% to 2%. In conclusion, MQTT-XT outperforms MAVLINK in IoFT autonomous applications.

Computer protocolsInternet of thingsCommunication protocols
Burak Han Çorak
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Role of big data analytics in managing and orienting media organizations; Case study - Arabic media organization in Istanbul

In this thesis a discussion about the role of Big Data analytics results in managing and orienting media organizations is been conducted, in the last decade a new term appeared on the surface of technology and business world "Big Data", Leading organizations and companies in various sectors of technology and business have begun to take an interest in this term and research to benefit more from it in developing their business and decision making process, at the end of last century business field by its organizations and leaders was the first to invest and motivate scientist to improve and develop the internet, because they believed that the internet will increase their opportunities in the business world, nowadays the same leaders and organizations mentality are motivating and pushing up scientist to improve and develop Big Data analytics, more talks in recent years about AI (artificial intelligent) IOT (internet of thing) ML (machine learning) and more new terms like CHATBOTS that will lead business for a new era. This data revolution gives many opportunities for managers and decision-makers, at the same time they face the challenges of dealing with the data expanding, so the relation between Big Data and orienting and leading organization is one of the most important topics to be studied and discussed these days. The study focused on managing and directing organizations and decision making depending on the Big Data analytics especially in media industry organizations, for this purpose Arabic media organizations have been chosen, two news platform (press) and two TV channels, four of them have offices in Istanbul, there main followers and audience is Arabs in the Arabic world. The media industry identified in general and concentrate on management process in that industry, what is the main decisions usually made by the managers and decision makers? and how could Big Data affect those decisions like hiring employees, budgeting changes, focusing on specific subjects,and making some readers personas to write for them, data gathered from social media accounts and the main website for media organizations is the main source of data in this study, in some cases the analytics and the results need to take in consideration few public data like population, also some online analytic tools and software's that used by the organizations to analyze data taking into consideration the analytic tools by social media platforms itself. As a conclusion the study argues that there is an increasing role of using analytics results to improve decision making in media organizations, but it's still not the main factor in decision making process, also the intuition and experience is very basic features for decision making and still the main factor of decision making, but if the facts and insights using Big Data analysis added, the decision maker will increase the accuracy of his decisions. The study indicates the important effect of the Big Data in guiding the decisions of organizations and their positive role in the development of production and increase the efficiency and profits of these organizations. Keywords: Big Data, analysis, internet, social media, management, decision making, AI, IOT, ML.

Big dataDecision makingMachine learning+7
Ashraf Yousef Othman Ahmad
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zincirinde blok zincir teknolojisinin kullanımı: Gümrük sektörü üzerine bir uygulama

Günümüzde Küresel rekabetin artması, müşterilerin artan ve çeşitlenen istek ve ihtiyaçları firmaların hayatta kalmalarını zorlaştırmaktadır. Firmalar Artan rekabet ile mücadelede karlılıklarını düşürmemek için maliyetlerini azaltmanın yolunu bulmaya çalışmaktadır. Tedarik zincirlerinin firma maliyetlerindeki payı oldukça yüksektir. Tedarik zincirlerinin dijitalleşmesi ve iyi bir entegrasyon ile en düşük maliyet ve en yüksek verimliliğin elde edilmesi mümkündür. Teknolojinin gelişmesiyle beraber, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde de yeni yaklaşımlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu noktada, Blokzincir teknolojisi sınırlı alanlarda pilot uygulamaları olan yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Süreçleri hızlandırarak zamandan kazanmak, maliyetleri düşürmek, klasik kağıt tabanlı işlemleri bırakıp, evraksal prosedürden kurtulmak ve dolayısıyla operasyonel verimlilik kazanmak, hata ve atlamalar ile yanlış beyanların önüne geçmek gibi kazanımları sağlayacağı tespit edilen blok zincir teknolojisinin tedarik zincirlerinin her aşamasında kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, blokzincir teknolojisinin, tedarik zincirinde önemli bir paydaş olarak yer alan gümrük sektöründe uygulanıp uygulanamayacağı ve bu teknolojinin gümrük süreçlerine sağlayacağı avantajlar ile uygulanmasının önündeki engeller araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat ve gözlem uygulanmıştır. Amaca yönelik sorular, sektör duayenlerinden de görüş alınarak hazırlanmış ve katılımcılara yöneltilmiştir. Çalışmanın sonunda, blok zincir teknolojisinin tedarik zincirinde kullanımının verimli olacağı gümrük alanında yapılan uygulama ile tespit edilmiştir.

BlockchainBlok zinciri sistemiEndüstri 4.0+6
Canan Özsomuncu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İklimlendirme sistemlerinde ıot uygulaması

Bu çalışmada klima kontrolü için klima kumandası Arduino ile kontrol altına alınarak Android yazılım yardımıyla bu yapıların haberleşmesi I2C ile sağlanmıştır. Daha detaylı açıklayacak olursak IR protokolü ile tasarlanan kumanda devresi, klima kontrol devresi, temiz hava için pencere kontrol devresi, nem için buhar makinesi kontrol devresi arasındaki haberleşmeyi sağlamaktadır. Kişilerin konfor şartlarını sağlayan bu tasarım Histerezis çalışma bölge aralığını belirlemenize de yardımcı olacaktır. İklimlendirme, ısıl konforu kişilerin belirlediği aralıkları sağlamak ve kontrol altına almak için yapılan bu çalışmada cep telefonu yardımıyla yani cep telefonu uygulamasının veri alış-verişini yapmasını sağlayan bir veri tabanı kullanılmıştır. Kullanılan bu veri tabanı ise Firebase veri tabanıdır. Bu sayede kişiler cep telefonuna yüklenen aplikasyon aracılığıyla istenilen ısıl konfor şartlarını belirleyerek kontrol altında tutmayı uzaktan sağlayabileceklerdir. Bireylerin ısıl konfor şartlarının sağlanması için tasarlanan bu çalışmada Arduino kart ile kumanda devresi tasarlanıp, ısıl konforun sağlanması için Klima kontrol devresi, temiz hava ihtiyacının karşılanması için Pencere kontrol devresi, nem ihtiyacını karşılamak için Buhar Makinesi kontrol devreleri tasarlanıp ve bu devreleri kontrol edebilmek ve yönlendirmek için internet üzerinden Andorid arayüzü kullanılarak IoT (NESNELERİN İNTERNETİ) ile kontrolü sağlanmaktadır. IoT (Internet of Things) ile iklimlendirme sistemi fonksiyonlarında gerekli olan şartları sağlamak ve konfor şartlarının sürekliliğini sağlamaktır.

Denetim yazılımıMikrodenetleyicilerNesnelerin interneti+1
Derya Altunsoy
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

IoT yapısına uyumlu akıllı vana cihaz tasarımı ve veri analizi yöntemi ile algoritma oluşturulması

Günümüzde IoT sistemler oldukça yaygın bir biçimde araştırılmakta ve kullanılmaktadır. Akış kontrolünde de IoT yapısına uyumlu vana çeşitleri kullanılmaktadır. Belirli ölçüm ve kontrol algoritmaları barındıran vanalara, Akıllı vanalar denilmektedir. Tezin amacı, akışın kontrolünü, takibini amaçlayan bir otomasyon sistemi oluşturmak ve fark basınç, sıcaklık, debi ölçüm sensörleri ve oransal pozisyonlama yapan küresel vana aktuatör kısımlarını bütünleştirerek, debi, fark sıcaklık, iklimlendirme sistemlerine yönelik enerji ve fark basınca göre kontrol yapabilecek algoritmaları oluşturmaktır. IoT monitörleme ve kontrol özellikleri sayesinde kullanıcısı ile etkileşime geçebilmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla, IoT mimarileri, akış hesaplamaları ve vanalar ile ilgili literatür incelenmiş, sistem mimarisi, 3D mekanik modelleme ve elektronik kart tasarımı gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, sistemle bütünleşik çalışacak kontrol hesaplamaları ile algoritmalar oluşturulması yöntemi uygulanmıştır. IoT mimarisi ve kart tasarımları ile vana otomasyonu gerçekleştirilmiş. Fark basınç, sıcaklık, debi ölçümleri yapılmış, vana oransal pozisyonlama kontrolü gerçekleştirilmiş ve söz konusu fonksiyonlara ilişkin algoritmalar oluşturularak, doğrulama testleri uygulanmıştır. Tez çalışmasında önerilen senaryolar yardımıyla ve gerçekleştirilen elektronik kart tasarımı ile ortaya çıkan akıllı vana, tesisat sektöründe çok sayıda uygulama alanı bulacak ve cihaz kontrol ile otomasyonu bakımından önemli bir ihtiyacı karşılayacaktır. Ayrıca gerçekleştirilen akıllı vana tasarımı ve otomasyon özellikleri, saha profesyonellerine ve tasarımcılara önemli bilgiler sunulacaktır. Tez çalışmasıyla tasarlanan akıllı vana cihazı, literatürde elektronik tasarım çalışmaları, algoritmaları ve testleri ile boşluğu dolduracak ve akış kontrol uygulamaları için orijinal bir uygulama olacaktır. Ancak, tasarımda elektrikli aktuatör seçimi yapılmış ve güvenlik ile enerji durum kriterlerine yer verilmemiştir.

Akıllı kartlarAlgoritmalarKontrol vanaları+4
Yakup Ege
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tornalama süreçlerinde aktif titreşim kontrolü, yapay zeka uygulamaları ve nesnelerin interneti uygulamaları

Son yıllarda sensör teknolojieri, haberleşme platformları, siber fiziksel sistemler, depolama teknolojileri ve internet uygulamalarının gelişimi ile yüksek kaliteye ve düşük maliyete sahip, rekabetçi ürünler üretebilmenin yolu açılmıştır. "Endüstri 4.0" olarak adlandırılan bu süreçte, Nesnelerin İnterneti (IoT), yapay zeka uygulamaları, öğrenen robotlar, siber fiziksel sistemler, büyük veri ve analizi, bulut teknolojileri, üç boyutlu yazıcılar, simülasyon-dijital ikiz teknolojilerinin üretime entegre edilmesi ile akıllı imalata geçilmiştir. Bu tez çalışmasında; akıllı imalat uygulamalarından yola çıkarak talaşlı imalatta önemli bir proses olan tornalama için yüksek kalitede ürün elde edilmesi amaçlanmıştır. Tez kapsamında öncelikle, S235JR çeliği için tornalama işlemi yapılmış ve Yapay Sinir Ağı (YSA) modeli ve Çoklu Lineer Regresyon Modeli kullanılarak, yüzey pürüzlülüğü ve kesici takım ucu sıcaklığının en iyi değerleri için kesme parametreleri tahmininde bulunulmuştur. Tahmin çalışmalarının diğer ayağında AA6013 Al alaşımının kuru tornalanması sırasında takım titreşimlerinin ve yüzey pürüzlülüğünün tahmini için PSO, ACO ve GA metasezgisel algoritmalar ile eğitilen ANFIS kullanılmıştır. İkinci olarak, AA6013 için yüzey pürüzlülüğü ve takım titreşimi arasındaki ilişkiler irdelenmiştir. Kesme derinliği, ilerleme hızı ve iş mili hızı gibi kesme parametrelerinin takım titreşimi ve yüzey pürüzlülüğü üzerindeki etkileri irdelenmiştir. Belirlenen kesme parametreleri, takım ömrü ve en iyi ürün kalitesi için optimize edilmiştir. Üçüncü olarak, endüstriyel IoT kavramı çerçevesinde, tornalama esnasında takım üzerinden üç eksen ivme verisi toplanmış ve frekansın istenmeyen düzeylere ulaşması durumunda kullanıcıya SMS yolu ile bilgi veren bir durum izleme/görüntüleme sistemi tasarlamıştır. Son olarak, tornalama prosesi için istenmeyen bir durum olan tırlamanın azaltılması ve giderilmesi adına kayan kipli kontrol tabanlı bir aktif titreşim kontrolü gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Ti6Al4V'ın tornalanması esnasında takım üzerinden üç eksenli ivme verileri toplanmıştır. Toplanan ham verinin kontrolde kullanılabilmesi için FIR filtrelemesi, FFT analizleri ve matematiksel modele uyarlayabilmek için integrali alınmıştır. Aktif titreşim kontrolü uygulamasının ardından tırlamanın %85 oranında azaldığı görülmüştür. Aktif kontrol sonrası elde edilen grafiğin genliğinin oluşturduğu yüzey kalitesi gerçek imalat sonucundan alınan verilerle karşılaştırılmış ve doğrulanmıştır.

Endüstri 4.0Nesnelerin internetiTaguchi yöntemi+3
Mehmet Ali Güvenç
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Arızalı bilyalı rulmanların tespitinde makine öğrenmesi kullanımı ve nesnelerin interneti tabanlı durum izleme ve ikaz sisteminin geliştirilmesi

Dördüncü sanayi devriminin yaşandığı bu zamanlarda nesnelerin interneti (IoT) birçok alanda olduğu gibi bakım alanında da insan yaşamını kolaylaştırmaktadır. IoT sistemleri kullanılarak motor rulmanlarına ait durum izlemesi ve erken uyarı sistemi ile ciddi bir hasar oluşmadan sistemin sağlıklı işletilmesi mümkün olabilmektedir. Bu tez çalışmasında endüstri 4.0 ile uyumlu, IoT tabanlı, düşük maliyetli ve açık kaynak donanım ve yazılımlarını kullanan özgün bir gerçek zamanlı durum izleme ve ikaz sistemi tasarlanmıştır. Bu tasarım üç ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar, deney düzeneği, IoT tabanlı mobil durum izleme ve ikaz uygulamaları ve makine öğrenmesi (ML) algoritmaları ile özellik tabanlı detaylı veri analizidir. Deney setinde bulunan rulmanın sağlam veya arızalı olarak sınıflandırılmasında mekanik titreşim ivmesi, rulman bağıl sıcaklığı, ses şiddeti, akım, gerilim ve dönüş hızı gibi özellikler incelenmiştir. İncelenen özellikler arasında bağıl rulman sıcaklığı, ses şiddeti ve mekanik titreşim ivmesi değerleri ML modellerinin daha iyi sınıflandırma yapmasına katkıda bulunduğu gözlenmiştir. Tasarlanan durum izleme ve ikaz yazılımları, deney düzeneğinden gelen verinin mobil cihazlarda IoT teknolojisi ile gerçek zamanlı olarak bluetooth bağlantısı ve bulut sunucusu üzerinden izlenmesini sağlamaktadır. Bu uygulamalar, sorun tespitinde bakım ekibi sorumlularına SMS, e-posta veya sesli ikaz bildirimleri gönderebilmektedirler. Çalışmanın son aşamasında deney düzeneğinden toplanan veri, on iki farklı ML algoritması ile sekiz farklı öznitelik dikkate alınarak modellenmiştir. Tüm modellerin % 95 güven aralığı esas alınarak; on altı farklı metrik ile detaylı değerlendirmesi yapılmıştır. ML modelleri özelliklere bağlı olarak farklı sonuçlar vermesine rağmen Boosting algoritmalarından XGBoost ve GBT hızlı sonuç üretmesi ve sınıflandırma başarısı ile dikkat çekici sonuçlar vermişlerdir.

Akıllı fabrikalarDurum izlemeEndüstri 4.0+3
Mustafa Çakır
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Security analysis of coap and dtls protocolsfor internet of things applications

Internet of Things is a very fast growing area. Its requirements and related technologies are changing from day to day. In Internet of Things, devices can communicate with each other with different messaging protocols. The latest messaging protocols are well developed, but they are too heavy to be run on devices developed with old technology. Therefore, these devices have to be operated with old-fashioned protocols. This makes devices vulnerable to security risks. CoAP is a newly developed messaging protocol for constrained devices used in Internet of Things applications. The protocol is a variant of HTTP, so it has similar specifications. CoAP does not have an embedded security mechanism. Therefore, another protocol called DTLS is used on top of it to provide security. DTLS has powerful functions like handshaking and session processes; however, it is weak against DoS attacks. In this study, we develop a security extension for Internet of Things devices using CoAP with DTLS for secure messaging. DTLS applies handshaking process for every received request. The handshaking process is the most time and resource consuming part of the communication. We propose a security extension to prevent unnecessary messaging during handshaking process of an attacker device that sends a lot of unauthenticated requests. When a client sends requests to a server that has the proposed security extension, the server counts unsuccessful handshaking processes for each client. If the count passes a limit of suspicious requests, the security extension on server adds the client's IP address into a banned IPs list. Until the expiration time, the server does not accept any request from the banned IP address. Our proposed security extension is tested in different scenarios to examine the effects on the network. The results of the experiments show that the enhanced security extension decreases delays on the network and it is helpful for communication between authenticated devices.

Network securityInternet of things
Ali Tunca Gürkan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Management of the internet of things (IOT) with software defined networking

In recent years, Software Defined Networking is started to shape telecommunication industry. Control plane and data plane separation is applied on telecommunication infrastructure and have evolved packet network. There are also many studies about the application of Software Defined Networking on Wireless Sensor Networks domain. One of them is SDN-WISE that aims to reduce the complexity of network configuration and management of Wireless Sensor Networks. In this thesis, a couple of contributions are done on SDN-WISE architecture to improve the network performance by changing the routing mechanism. In wireless sensor networks, nodes, who are close to sink, places a critical role, because those nodes are being frequently selected to reach destination path when a data is required to deliver on edge nodes in the topology. In this thesis, we try to maximize the lifetime of the network by selecting destination paths considering forecasted remaining battery level. Lifetime defined as follows. When any node dies in a topology, it is assumed that the lifetime of the network is over. This approach is implemented on SDN-WISE architecture and to see the performance of this method a set of experiments are performed. This thesis is about maximizing the lifetime of the network on SDN-WISE by applying forecasting on node's battery level. Architectural modifications is done and linear regression is added to reach the objective. Our results show that the lifetime of the network is increased. However, while increasing the lifetime of the network, the packet delivery delay is increased between the nodes. We analyse this trade-off.

Network managementInternet of things
Cem Türker
Feyziye Schools Foundation Işık University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Design and development of an ontology-based hazelnut databank for Turkish hazelnut cultivars using crop-specific open dataset

Agriculture is one of the oldest professions in the history, it still plays the main role in economy for almost entire countries around the world. The activities performed by farmers in agriculture domain have been changed and developed over thousands of years. There have been several challenges that agriculture sector is facing like population growing, labor migration, in addition many young people are reluctant to work in the agricultural field. By 2050 population will increase with 2 billion mean while arable land will growth with only 4%, that means lower agricultural yields versus demand, higher crop prices, and increased food security concerns if farmers continue to adopt traditional agricultural methods. The emerging technologies such as Artificial Intelligence (AI) and Internet of Things (IoT) can be used to provide robust solutions for overcoming the challenges in the context of agriculture. In addition, such technologies can help farmers for performing agricultural activities more precisely and for protecting agricultural crops from climate changes in a more effective way. The main objective of this thesis is to develop an integrated databank software system by using two different AI models to classify the Turkish Hazelnut Cultivars. While classifying the cultivars, databank is using ontology-based open data sets in different formats such as RFD/XML and RDF/JSON. Furthermore, an IoT-based device has been developed to classify the cultivars. The databank consists of a web-based and desktop-based applications. The AI models have been developed using .NET ML with the accuracy 90.34% and Python with the accuracy 85.32% respectively.

Smart agricultureHazelnutInternet of things+2
Dıeaa Aldara
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nesnelerin internetinde otonom araçlar için ıota tangle tabanlı şarj ve ödeme süreci yönetimi

Bu çalışma, otonom araçlar için IOTA Tangle tabanlı güvenli ödeme sistemini araştırmaktadır. IOTA'nın düşük işlem ücretleri, yüksek işlem hızları ve merkeziyetsiz yapısı, araçlar ve şarj istasyonları arasındaki ödemelerin verimli ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. Çalışmada, araçlar ile şarj istasyonları arasındaki veri transferi ve mikro ödemeler Raspberry Pi 4 kullanılarak gerçekleştirilmiş, kablosuz şarj teknolojisi ile enerji transferi süreçleri test edilmiştir. Masked Authenticated Messaging (MAM) teknolojisi, verilerin güvenli bir şekilde iletilmesini sağlayarak, IOTA Tangle test ağı üzerinde yapılan işlem verilerini doğrulamaktadır. Önerilen sistem, araçların şarj istasyonları ile etkileşimini sağlayan fonksiyonlar içermekte ve IOTA Tangle Testnet üzerinden bu etkileşimlerin güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktadır. IOTA'nın sağladığı merkeziyetsiz ve şeffaf yapılar, otonom araçlar için güvenli ödeme sistemlerini geliştiren önemli avantajlar sunmaktadır. Bu çalışma, IOTA Tangle'ın kullanımının otonom araçların ödeme sistemlerinde devrim niteliğinde olabileceğini ve sistemlerin daha güvenli hale gelmesini sağlayabileceğini ortaya koymaktadır.

Nesnelerin internetiOtonom araçlar
Furkan Toptaş
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Nesnelerin interneti teknolojilerini kullanan tüketicilerin paylaşım ekonomisine katılma niyetlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

2008 yılında ABD'de başlayan küresel ekonomik krizin bir sonucu olarak ortaya çıkan paylaşım ekonomisi, geleneksel ticari ekonomiye alternatif bir model olarak düşünülmüş ve ürünlere sahip olmak yerine onlara erişimi merkezine koymuştur. Paylaşım ekonomisi bazı bireylerin genellikle âtıl durumdaki ürün, eşya ya da mekân gibi çeşitli varlıklarını çoğunlukla belli bir ücret karşılığında diğer insanların kısa süreli kullanımına açtıkları sistemi ifade eder. Bu sistemde sağlayıcı ve kullanıcı arasındaki tüm ilişki ve işlemler çevrimiçi platformlar sayesinde yürütülür. Bu platformlara Airbnb, Uber, BlaBlaCar, MartıTAG, Sahibinden, Armut ve Zipcar örnek olarak verilebilir. Paylaşım ekonomisinin kullanımı ve yaygınlaşmasında internet, mobil cihazlar ve özellikle de Nesnelerin İnterneti (IoT) adı verilen akıllı ve bağlantılı teknolojilerin payı büyüktür. Nesnelerin İnterneti (IoT) gündelik hayatta kullanılan cihaz ve nesnelerin başta internet olmak üzere bluetooth, GPS ve NFC gibi teknolojilerle birbirlerine bağlanıp iletişim kurabildiği ağı ifade eder. Bu ağ sayesinde uzaktan birçok cihaz yönetilebilir böylece özellikle günlük olarak kullanılan birçok ürün ve eşya akıllı hale gelir. Bu çalışma bu bağlamda IoT kullanımının paylaşım ekonomisine katılım niyetine etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Ancak bu iki unsur arasında doğrudan bir ilişki öngörülmemiş, ilişkinin çeşitli aracı değişkenler vasıtasıyla ortaya çıkacağı düşünülmüştür. Bu aracı değişkenler, paylaşım ekonomisinde IoT kabiliyeti, sahiplik anlayışındaki değişim, paylaşım ekonomisine yönelik güven ve algılanan faydadır. Sonuçlar ise ilgili varsayımları desteklemiştir. Verilerin analizi için yapısal eşitlik modeli (AMOS 23) ve aracılık analizi (%95 yanlılığı düzeltilmiş güven aralığı yöntemi) kullanılmıştır. Analizler sonucunda IoT kullanımının, IoT kabiliyeti, sahiplik anlayışındaki değişim, güven ve algılanan fayda değişkenleri aracılığıyla paylaşım ekonomisine katılım niyetini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, bireysel yenilikçiliğin düzenleyici bir değişken olarak IoT kabiliyetinin, paylaşım ekonomisine katılım niyeti üzerindeki olumlu etkisini artırdığı bulgusuna ulaşılmıştır. Son olarak bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü ANOVA'dan yararlanarak paylaşım ekonomisine katılım niyetiyle ilgili fark testlerine bakılmıştır. İlgili sonuçlar incelendiğinde; erkeklerin kadınlara göre, daha düşük eğitim düzeyindekilerin daha yüksek eğitim düzeyindekilere göre yine daha yüksek gelir grubunun daha düşük gelir grubuna göre ve daha çok akıllı ürüne sahip olanların daha az akıllı ürüne sahip olanlara göre paylaşım ekonomisine katılım niyetlerinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçların literatüre katkı sağlayacağı ve şirketler, araştırmacılar ve diğer paydaşlar için çeşitli düşünce ve yeniliklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayacağı düşünülmektedir.

Nesnelerin internetiPaylaşım ekonomisi
Abdullah Öz
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 - iş sağlığı ve güvenliği entegrasyonu: İmalat sektörü üzerine bir inceleme

Endüstri 4.0, hızlı gelişen teknoloji, rekabet koşullarının giderek artması, artan tüketici ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler getirilmesi açısından her sektörü etkilemektedir. Endüstri 4.0, yeni kavramlarla tanışmamızı sağlamıştır. Nesnelerin İnterneti, Büyük Veri, Bulut Bilişim, Siber Fiziksel Sistemler, Otonom Robotlar, Yatay ve Dikey Sitem Entegrasyonu, Katmanlı Üretim, Simülasyon, Arttırılmış Gerçeklik, Endüstri 4.0'ın dokuz temel direğidir. Bu kavramlarla birlikte, ülkeler Endüstri 4.0 için yol haritaları belirlemekte, işletmeler dijital yatırımlar yaparak, organizasyon yapılarını değiştirmektedir. Endüstri 4.0 ile birlikte teknolojiye olan yatırımların artması sonucu işletme içinde verimliliğin artması, bu konuda yatırım yapan ülkelerinde ekonomilerinde büyüme beklenmektedir. Tüm bu dönüşümlerle birlikte eğitimli, kalifiye çalışana olan ihtiyaç artacak, istihdam durumu da buna göre şekillenecektir. Endüstri 4.0, tüm bu değişimlerin yanında İş Sağlığı ve Güvenliğini de etkileyecektir. Çalışmamızda, değişen dijital yaklaşımla birlikte, iş ekipman ve aletleri, iş organizasyon ve yönetimi, hiyerarşi, işgücü özellikleri, çalışanların becerileri ve bilgi düzeyleri, işveren ve çalışanların sorumlulukları, İş Sağlığı ve Güvenliği açısından ele alınacaktır. Endüstri 4.0 kavramlarının bu konulara olan etkisi detaylı olarak değerlendirilecektir. Konuyla alakalı olarak, bir tekstil fabrikası olan Hugo Boss'dan Endüstri 4.0 ile ilgili yaptığı yenilikler konusunda hem firmadan hem de basından bilgiler edinilmiş, yapılan bu yeniliklerin İş Sağlığı ve Güvenliği bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır.

BütünleşmeBüyük veriEndüstri 4.0+4
Fulya Yılmaz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A Q-learning based load balanced and QoS-aware SDN approach: A case study in defence industry

Traditional network routing methods are insufficient in the face of exponentially increasing data, device diversity and service demands' variety, making the necessity of more manageable routing methods felt at both the Internet and Local Area Networks (LAN). It is predicted that the Software Defined Networks (SDN) are going to be able to manage the data traffic of the digital world in a more democratic way with smart algorithms, due to their programmable and centralized management structure. In this study, the network environment of a defense industry company that has a LAN infrastructure on a large campus was selected as a case study. This internal network serves a a wide variety of devices with dozens of switches. A part of its topology and its traffic that currently routed with Spanning Tree Protocol (STP) has been simulated with widely used methods. In this network environment; various test scenarios have been studied with STP, a rule-based SDN, and our Q-learning based SDN approach. Our proposal, which performs the load balancing of the system while providing the requested QoS to the clients, has achieved effective results under various QoS performance metrics and load balancing indicators.

Machine learningInternet of thingsDefense industry+4
Tevfik Aktay
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

MiWGAN-GP: missing data imputation using Wasserstein generative adversarial nets with gradient penalty

The success and dependability of IoT applications are heavily dependent on data quality. Due to hardware problems, synchronization challenges, inconsistent network connectivity, and manual system shutdown, produced data might be missing, erroneous, and noisy. These missing or erroneous values can also occur on health, military and surveillance data and result in errors can also cause important errors in mission systems. If the mission critical system is used in medical domain such missing data problems may affect human life. Hence, Missing values should be imputed appropriately to avoid erroneous judgments in IoT healthcare systems and other critical systems. In addition, Naive Bayes, K-Nearest Neighbors, Decision Tree and XGboost algorithms are applied in the IoT health sector in this study to show in detail the effect of missing data on the outputs of machine learning algorithms. Following that, we compare different strategies for imputing missing data. The classification methods used were compared both for each defect percentage and with different imputation methods. In this thesis, a new GAN-based approach is proposed to complete the missing data. The success of the proposed method is compared with classical imputation methods. Error measurements are realized with four different error metrics. In addition, the success of the proposed GAN-based model is demonstrated by applying different classification methods on the data set filled with this method.

Deep learningMissing dataMachine learning+2
Ebru Uçgun Ergün
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

IoT sistemlerde enerji tüketimini optimize edecek yöntemlerin pratik analizi

IoT sistemlerin kullanımı dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Akıllı şehirler, akıllı tarım, akıllı ev bu kullanım alanlarından bazılarıdır. IoT sistemlerde enerji tüketiminin azaltılması önemli bir problemdir. Özellikle enerji şebekesine bağlı olunmayan ve kısıtlı batarya kaynaklarının bulunduğu akıllı tarım, vahşi yaşam izleme veya akıllı şehir gibi durumlarda enerji tüketiminin düşürülmesi daha uzun çalışma süreleri anlamına gelmektedir. Bunun yanı sıra IoT sistemlerde enerji tüketiminin düşürülmesiyle; bakım maliyetlerinde azalma, karbon ayak izinde azalma mümkün olabilecektir. Bu çalışmada; batarya kaynakları kısıtlı IoT sistemlerdeki enerji tüketimini optimize edecek yöntemlerin pratik analizi amaçlanmıştır. Pratik analizlerde yaygın olarak kullanılan, düşük maliyetli çözümler seçilmeye özen gösterilmiştir. ESP32 mikrodenetleyicisi kullanarak Wi-Fi aracılığıyla MQTT sunucusuna veri gönderilmesi senaryosunda; IoT sistemin enerji tüketimini optimize edecek yöntemler test edilmiştir. Test edilen yöntemler arasında; kablosuz haberleşme mesafesi, kablosuz haberleşme iletim gücü, iletilen veri miktarı, veri iletim periyodu, hizmet kalitesi seviyeleri, uyku modları kullanılması bulunmaktadır. Sonuçlar arasında; kablosuz haberleşme mesafesini azaltmanın IoT sistemin enerji tüketimini %50' ye kadar düşürebileceği görülmüştür. Ayrıca kablosuz iletim gücünü değiştirmek kararlı bağlantıda enerji tüketimini %5.2' ye kadar azaltma potansiyeli sunmaktadır. ESP32 mikrodenetleyicisnde modem uyku modundayken veri iletim periyodunu 30 saniyeden 1 dakikaya çıkarmak enerji tüketimini %20.8 azaltmaktadır. Ayrıca modem uyku modu kullanılması modem uyku modunun kullanılmamasına kıyasla 30 saniyelik veri gönderme aralıklarında %9.3 daha az enerji tüketmektedir. IoT sistemi kablosuz modem ile bağlantı kuramazsa enerji tüketimi yaklaşık 2 katına çıkmaktadır.

Enerji verimliliğiNesnelerin interneti
Umutcan Genç
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Designing an enhanced user authenticated key management scheme for 6G-based industrial applications

The 21st century is the era of modern technologies and communication, with the organization of Security Group (SG) frameworks. On the other hand, the development of Sixth Generation (6G) frameworks is under process. In 6G networks, the trend toward cloud and edge native infrastructures is projected to continue, necessitating comprehensive 6G network security architecture design. Network in a Box (NIB) is a dynamic solution for mobile communication that is becoming more popular nowadays. Because it can be transported in a bag, it is sometimes also referred to as "Network in a Bag". A multi-generational technology includes technologies from the first to the sixth generations. These technologies include technologies from the first through the second, third, fourth, fifth, and sixth generations. The NIB is a collection of both the hardware and software components for mobile communication that are simple to set up and maintain. The fundamental concept behind the use of NIB is to give communication services in catastrophe scenarios such as earthquakes, fires in industries, battlefields, floods, and other types of emergency situations, among others. The concept if NIB relies on merging all sorts of Modules for both System requirements needed for cellular operators were packed into a limited wide range of physical devices in a single backpack. This highly flexible 6G-enabled NIB can offer connection services for a wide range of applications (for example, "after catastrophic scenario," "battlefield scenario," and "industrial scenario") due to its high degree of adaptability. It is important to note that emergency as well as Military networks are designed to be both adaptable and versatile., owing to the fact that the Although the implementation of these networks is not completely understood. They are classified as "Mobile Ad-hoc Networks (MANETs)" in this category. Furthermore, NIB is a portable entity by nature. As a result, it may be used in disaster management situations such as earthquakes and tsunamis. Recently, standards for emergency and tactical networks have been created that can enable systems with a smaller number of physical devices while still achieving the prime objective of improving viability. Many network providers have also adopted this approach in order to build these networks, which may be set up with just a small number of physical devices, or even just a single device. Because of this, NIB develops an alternative network communication technology that will be able to meet the needs of innovative mobile systems whcih is Communication network for industrial use and Earthquake . As a general rule, the 6G-enabled NIB may be "configured to function either totally independently or in conjunction with other older network components or other NIBs." It also designed to accomplish availability for all wireless networks in a tiny, compact, and portable package for business, commercial, private, government, and military applications. 6G-enabled "Evolved packet core (EPC)," "tower with antenna," "user with a mobile device," "IP Multimedia Subsystem (IMS)," "content server, "smart industrial devices," and "trusted authority" are just a few of the components that make up an NIB that is used in industrial applications. All of these components make it easier for a user to communicate with additional users or to get essential forms of service, such as web-based information, media capabilities, as well as data collected from intelligent manufacturing equipment, among other things. For the purpose of monitoring and regulating industrial equipment, smart industrial tools are being used. 6G wireless communication technology makes it possible for various components and devices to communicate with one another. The main features of 6G-enabled NIB include low latency and a high level of flexibility. In addition, it provides connectivity services to the applications used in the disaster situations such as Battlefields or disaster situations in the industry. However, most of the applications used in 6G-enabled NIB are not appropriately secured. There are chances of several active and passive attacks due to the insecure channel. Therefore, a novel remote user authentication and key management scheme is presented in this thesis. This scheme is the modified and improved scheme of UAKMS-NIB and renamed as an improved Unknown Authentication Management Scheme (iUAKMS-NIB) that secures the 6G-enabled NIB channel used in industrial applications. Hence, the proposed scheme provides the best security solution against the possible attacks in the 6G communication system. The results show that the proposed scheme performs better when compared with the existing schemes.

Key managementSecurityCellular networks+1
Ijaz Ul Haq Darman
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nesnelerin internetinin algılanan değer üzerindeki etkisinin bireysel yenilikçilik çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, temel olarak nesnelerinin internetnin algılanan değere etkisinin bireysel yenilikçilik çerçevesinde incelenmesidir. Buradan hareketle nesnelerin interneti kavramı işlevsellik, kullanım kolaylığı ve yapı boyutları bağlamından incelenerek algılanan değer üzerindeki doğrudan etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak, bireysel yenilikçilik kavramı da "doğuştan gelen yenilikçilik" bakımından incelenmiş ve bireysel yenilikçiliğin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Bu bağlamda, perakende ve sağlık sektörleriyle ilgili iki farklı senaryo oluşturulmuş ve model geliştirilmiştir. Model test edilirken birincil veriden faydalanılmış olup, Ankara'da yaşaya 217 bireysel tüketiciden anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Oluşturulan hipotezlerin ve araştırma sorularının test edilmesi için Çoklu ve Hiyerarşik Regresyon Analizi ile SPSS Process yöntemi kullanılmıştır. Bu testler sonucunda, perakende sektörü bağlamında geliştirilen alışveriş senaryosu özelinde nesnelerin internetinin işlevselliğinin, kullanım kolaylığının ve yapısının algılanan değere etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber, bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisi bakımından nesnelerin internetinin işlevselliği, kullanım kolaylığı ve yapısı ile algılanan değer ilişkisinde bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisinin olduğu ortaya konmuştur. Sağlık sektörüyle ilgili geliştirilen diğer senaryoda ise nesnelerin internetinin işlevselliğinin ve yapısının algılanan değere etkisinin olduğu fakat kullanım kolaylığının algılanan değere etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında, bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisi bakımından nesnelerin internetinin işlevselliği ve yapısı ile algılanan değer ilişkisinde bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisinin bulunduğu fakat bu durumun kullanım kolaylığı bakımından geçerli olmadığı tespit edilmiştir.

Bireysel yenilikçilikDeğer algısıDeğerler+4
Utku Çoban
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nesnelerin interneti için bir veri gösterim modeli geliştirilmesi ve bulut platformunda saklanması

Nesnelerin İnterneti için anlamsal modelleme, "Nesnelerin" dağıtılmış ve heterojen doğası göz önüne alındığında, birlikte çalışılabilirlik sorununu çözmek için temel oluşturmuştur. Mevcut araştırmaların çoğu, öncelikli olarak cihaz ve servisleri modellemeye odaklanırken, bir yandan da nesnelerin ürettiği bilgilere erişim, kullanım ve analizi için hangi formatlarda tutulacağı konusunda daha az çaba sarf edilmiştir. Bunun yanında Nesnelerin İnterneti çözümlerinin çoğu dağıtık ortamlarda çalışmanın ve farklı test ortamlarından gelen verilerin yönetilememesi eksikliklerinden muzdariptir. Günümüzde Bulut uygulamaları platform bağımsız, esnek ölçeklendirme özellikleriyle bu problemlere çözüm olarak sunulmaktadır. Bu çalışmada literatürde yer alan Nesnelerin İnterneti uygulama alanlarına özgü olarak geliştirilmiş veri modelleri incelenmiş ve mümkün olduğunca heterojen ortamlardan gelen veriyi temsil edebilecek bir soyutlama katman modeli oluşturulmuştur. Ayrıca Google Bulut platformu hizmeti Google App Engine (GAE) kullanılarak geliştirilen model üzerinde temsil edilen örnek verileri bulut ortamına aktaracak bir araç geliştirilmiştir. Kurulan yapı sayesinde bölgesel cihazlardan gelen farklı tipte verilerin merkezi bir yapıda elde edilmesi ve yönetilmesi sağlanmıştır.

Kavramsal veri modeliNesnelerin interneti
Ahmet Cahit Yaşa
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00

İlgili konular