Hatay

131 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hatay'da bağımsızlık mücadelesi ve Kemalizm ile kurulan etkileşim (1918–1939)

Bu tez, 1918–1939 seneleri arasında Hatay'da yürütülen bağımsızlık mücadelesi sürecini ve bu süreçte Kemalizm ile yerel halk arasında kurulan etkileşimi incelemektedir. Hatay bu süreçte, sadece siyasal bir çatışma alanı değil, aynı zamanda ulusal kimliğin şekillendiği bir toplumsal alan olmuştur. Bu çerçevede Kemalist ideoloji, yalnızca bir siyasal yönelim değil; aynı zamanda toplumsal aidiyetin şekillenmesine katkı sunan ve onu besleyen bir yapı olarak Hatay'da çeşitli araçlar ve farklı pratiklerle karşılık bulmuştur. Kemalist ideoloji; reformlar, toplumsal örgütlenmeler, basın, ulusal semboller ve milli bayramlar gibi ritüeller aracılığıyla Hatay toplumunda görünür hâle gelmiş; şapka ve harf inkılâbı gibi reformlar, Hatay Türklerinin bağımsızlık davasıyla özdeşleşen semboller ve toplumsal direnişin simgeleri hâline gelmiştir. Basın faaliyetleri, yerel kanaat önderleri, toplumsal örgütlenmeler aracılığıyla şekillenen bu etkileşim süreci, halkın Kemalist değerleri bağımsızlık mücadelesinin araçları olarak benimsediği çok katmanlı bir kimlik inşasına zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda tez, Hatay halkının bağımsızlık mücadelesi sürecinde Kemalizm ve Kemalist değerler ile kurduğu bağları ve bu bağlar aracılığıyla şekillenen ulusal aidiyet duygusunu temel alarak, bağımsızlık mücadelesi ile Hatay'da Kemalist kimliğin inşası arasındaki kesişimi anlamayı hedeflemektedir.

HatayKemalizmKimlik
Bahar Özçelik Öztosun
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Düğün yeri seçimine etki eden faktörlerin belirlenmesi: Hatay örneği

Günümüzde sürekli değişen turist ihtiyaçları ve beklentileri, uluslararası turizm pazarında rekabet etmek isteyen ülkeleri, turizm faaliyetlerini çeşitlendirerek avantaj elde etmeye yöneltmiştir. Turistik ürün çeşitlendirmesi, ziyaretçilerin daha iyi tatil deneyimi yaşamalarını, daha uzun süreler konaklamalarını ve daha fazla harcama yapılmalarını sağlamaktadır. Turistik ürün çeşitlendirmesi yapmak isteyen ülkeler için son yıllarda ilgi çeken bir turizm türü olan düğün turizmi, düğün ve düğünlerle doğrudan veya dolaylı olarak alakası olan bütün seyahatleri kapsayan turizm türüdür. Araştırmanın amacı, uygulama alanı olarak seçilen Hatay'da düğün yeri seçimini etkileyen kriterlerin belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında hava, deniz, kara yolları ile ulaşımın sağlanabilmesi, Orta Doğu'ya açılan kapı olarak nitelendirilmesi, zengin kültürel yapısı, Arap nüfusunun yoğun olmasından dolayı Arap ülkelerinden çok fazla evlilik yapılması, iklim koşullarının uygunluğu vb. nedenlerden dolayı uygulama alanı olarak Hatay seçilmiştir. Araştırmada kullanılmak amacıyla geliştirilen ölçek pazarlama çabaları, ekonomik kriterler, sosyal kriterler, psikolojik kriterler ve kültürel kriterler boyutlarından oluşmaktadır. 385 anketten elde edilen verilerin SPSS 24.0 analiz programı aracılığıyla analizleri gerçekleştirilmiş bulgular oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, katılımcıların cinsiyetleri, yaşları, gelir düzeyleri, evlilik durumları, eğitim düzeyleri, ikamet yerleri, görüşmeye birlikte gittikleri kişi/kişiler gibi değişkenlerin düğün yeri seçimini etkileyen kriter algıları üzerinde farklılıklar yarattığı bulunmuştur.

DüğünHatayTuristik ürünler+4
Balhun Ersöz
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

UNESCO yaratıcı gastronomi şehri Hatay'ın yerel aktörlerin bakış açısıyla farkındalık düzeyinin incelenmesi

Bu araştırmada; UNESCO kapsamında 2017 yılında yaratıcı gastronomi şehri ilan edilen Hatay'ın yerel aktörler tarafından farkındalık düzeyinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Antakya ve Defne'de bulunan yerel aktörler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler Ekim-Aralık 2019 tarihleri arasında kasti örneklem yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmelerden toplam 61 mülakat verisi elde edilmiştir. Elde edilen verilere çalışma amacına uygunluğu göz önünde bulundurularak içerik analizi uygulanmıştır. Yapılan içerik analizinden hareketle, yerel aktörlerin; Hatay'ın turizm varlıklarına yönelik bilgi ve farkındalıklarının, gastronomi şehri algılarının, müşteri bilgilendirme faaliyetlerinin, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu sonuçlar, yerel aktörlerin Hatay'ın UNESCO yaratıcı gastronomi şehri ilan edilmesine yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin yüksek olduğunu ifade etmektedir. Bununla birlikte yaratıcı gastronomi şehrine yönelik reklam, tanıtım, pazarlama, etkinlik ve benzeri eksiklikler nedeniyle bölgesel yatırım ve projelere yönelik gerçekleştirilen faaliyetlerin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu eksikliklerden dolayı Hatay'da gastronomi turizmine yönelik gelişmelerin sınırlı düzeyde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte Hatay ilinin sınır bölgesi olmasından kaynaklı gelişen olumsuzlukların da yaratıcı gastronomi şehri imajını negatif etkilediği belirtilmiştir. Elde edilen sonuçlardan hareketle Hatay'da yaratıcı gastronomi şehri imajının ve gastronomi turizminin geliştirilebilmesine ve sonraki araştırmalara yön vermeye yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.

GastronomiHatayMutfak turizmi+2
Kübra Pektaş
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gastronomi şehri paydaşlarının şarap turizmine yönelik bakış açıları - Hatay örneği

Turizm, günümüzde küreselleşen dünyada önemi git gide artan bir sektör haline gelmektedir. Turizmin faydalarının yaygınlaştırılması amacıyla turistik ürün çeşitlendirmesi de zaman içerisinde etkili hale gelmeye başlamıştır. Bu anlamda ülkeler bunu bir avantaj haline getirmeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda gastronomi turizmi de son yıllarda artan bir ilgiyle karşı karşıyadır. Şarap turizmi de gastronomi turizmi içerisinde değerlendirilmekte ve hitap ettiği kitle sebebiyle ülkeler için önemli bir turizm çeşidi olarak görülmektedir. Bu çalışma ile gastronomi şehri paydaşlarının şarap turizmine yönelik bakış açılarını belirlemek amaçlanmıştır. Tarih boyunca Hatay, kültür, inanç ve gastronomi açılarından dikkat çeken bir şehir olmuştur. Gastronomi anlamında yeme içme bakımından zengin bir kültüre sahiptir. 2017 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında gastronomi şehri seçilen Hatay'da şarap üretimi de yapılmaktadır. Hatay'da sadece bir tane şaraplık üzüm bağı bulunurken ev yapımı şaraplar da üretilmektedir. Bu sebeplerden dolayı araştırma bölgesi Hatay ili seçilmiştir. Bu anlamda Hatay'da bulunan paydaşlarla mülakat tekniği kullanılarak görüşülmüştür. Görüşülen paydaşlar; seyahat acentaları, kamu görevlileri, oteller, turist rehberleri, üreticiler ve sivil toplum kuruluşudur. Görüşmeler 26 katılımcı ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden içerik analiz tekniği ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Katılımcılara ortak olarak 4 soru sorulmuştur. 9 soru ise paydaşların niteliğine göre sorulmuştur. Katılımcılara ortak sorulan 4 soruya içerik analizi tekniği uygulanmıştır. Diğer 9 soruya ise betimsel analiz tekniği tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda şarap turizmine yönelik tanıtım eksikliği, altyapı yetersizliği, pazarlama faaliyetleri eksiklikleri olduğu ortak görüş olarak ortaya çıkmıştır. Çalışmanın sonuçlarından bir tanesi de Hatay'ın gastronomi yönünden zengin mutfağıyla şarabın birlikte pazarlanabileceğini belirtilmiştir.

GastronomiHatayMutfak turizmi+4
Mehmet Gürler
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yöresel mutfak unsurları ile destinasyon seçimi ilişkisinde destinasyon imajının aracılık rolü: Hatay ili örneği

Özellikle 1980lerden itibaren dünya çapında bireysel ihtiyaçların karşılanması adına hızlı bir değişim ve gelişim süreci yaşanmaya başlamıştır. Bu değişimden, turizm endüstrisine yönelik geliştirilen tüketici davranışları da etkilenmiştir. Önceleri deniz, kum, güneş turizmiyle ilişkilendirilen kitle turizmi popülerken, günümüzde daha çok bireyselleştirilmiş ihtiyaçları karşılamaya yönelik deneyimsel turizm türleri tercih edilmektedir. Son zamanlarda yöresel mutfakları tanıma ve deneyimleme amacıyla gerçekleştirilen seyahatlerin artması sözü edilen değişime bir örnektir. Bu bağlamda gelişmekte olan ülkelerin küresel turizm pastasından aldığı payın artırılması, değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılama gücüne bağlıdır. Bu tez çalışması kapsamında yöresel mutfak unsurları ile destinasyon seçimi arasındaki ilişkide destinasyon imajının aracılık etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma genel tarama modellerinden biri olan, ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Verilerin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılmıştır. Veri toplama sürecinin Covid-19 pandemi dönemine denk gelmesi nedeniyle anketler, kasti (kararsal-yargısal) örnekleme tekniği kullanılarak çevrimiçi ortamda uygulanmıştır. Hatalı ve eksik verilerin yer aldığı anket formlarının çıkarılması sonucunda 382 anket formuyla elde edilen veriler üzerinde analizler yapılmıştır. Veriler üzerinde, betimleyici analiz, açıklayıcı faktör analizi (AFA), kolerasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda yöresel mutfak unsurlarının destinasyon imajı ve destinasyon seçimi üzerinde, destinasyon imajının destinasyon seçimi üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yöresel mutfak unsurlarının destinasyon seçimini dolaylı olarak destinasyon imajı üzerinden etkilediği sonucuna da erişilmiştir. Bu bağlamda değişkenler arasında destinasyon imajının kısmi aracılık etkisinin olduğu söylenebilir. Çalışma, elde edilen bulguların alanyazın ışığında tartışılmasıyla turizm endüstrisi uygulayıcılarına ve gelecekteki araştırmalara önerilerde bulunularak sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yöresel mutfak, destinasyon imajı, destinasyon seçimi, hatay

DestinasyonHatayMutfak turizmi+4
Damla Duman
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz turizminin gelişimine yönelik yerel paydaşların algı ve görüşleri: Hatay ili örneği

Geçmişten günümüze önemini gittikçe artıran sektörlerden ve de bölgesel kalkınma araçlarından biri durumunda olan turizmin, zamanla çeşitlendirilerek mevcut potansiyelinde her geçen gün artış gözlemlenmiştir. 'Turizm' dendiğinde akla ilk gelen ''deniz, kum, güneş'' üçlüsüne alternatif turizm çeşitleri eklenmiş ve yaygınlaştırılmış olsa da, alternatif turizm çeşitleri incelendiğinde bunlardan birinin yine deniz turizmi olduğu göze çarpmaktadır. Hem turizmin ana çerçevesinde, hem çeşitlendirilmiş turizm türleri arasında yer alan deniz turizminin, turizmin mevcut durumu ve gelişimindeki etkisi oldukça önem arz etmektedir. Bir destinasyonda turizm gelişiminin sağlanabilmesi için atılabilecek olan ilk adımının yerel paydaşların algı ve görüşlerinin saptanması olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, Hatay ili genelinde deniz turizmi gelişimine yönelik olarak yerel paydaşların deniz turizminin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerine karşı algı ve görüşlerinin saptanması amacı ile Hatay'ın tüm ilçelerinde minimum 5 yıldır ikamet etmekte olan 18 yaş üstü yerel halka anket tekniği uygulanmış, denize çevresi olan ilçelerde ise belediyeler ve sivil toplum kuruluşları yetkilileri ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda, yerel halk ve ilçe belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının birbirlerine paralel olarak turizmin sosyo-kültürel etkilerini olumlu algıladıkları, ekonomik etkilerini çok olumlu algıladıkları, çevresel etkiler konusunda ise kararsız kaldıkları tespit edilmiştir. Hatay ili yerel paydaşlarının deniz turizmine hazır ve açık oldukları, çevresel tereddütlerin de ortadan kaldırılması ya da minimize edilmesi durumunda Hatay'da mevcut olan deniz turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi gerektiği sonucu elde edilmiştir. Sonraki çalışmalarda, Hatay ili yerel paydaşlarının deniz turizmi ile alakalı tereddüt konusu olan çevresel etkiler boyutunun yalnız başına ele alınıp, nasıl minimize edilebileceğine dair çözüm yolları aranması önerilebilir.

Deniz turizmiHatayPaydaşlar
Seda Belli
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında değerlendirilen gastronomi şehirlerinin coğrafi işaretli ürünlerinin incelenmesi

Türkiye'de Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar gastronomi şehri unvanı alan şehirlerdir. Tez çalışmasının temel amacı, Türkiye'nin mevcut durumda 'Yaratıcı Şehirler Ağı'na girmiş gastronomi şehirlerini (Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar) coğrafi işaretli ürünleri özelinde yakından incelemektir. Bu kapsamda ilk olarak ilgili şehirlerin, coğrafi işaret tescili almayı bekleyen yiyecek ve içeceklerine dikkat çekilmek istenmiştir. Sonraki aşamada ise tescil almış yiyecek ve içeceklerin kendine has özellikleri ve üretim biçimleri dikkate alınarak, bu ürünler derinlemesine incelenmek istenmiştir. Son olarak gastronomi şehirlerinin başvuru yapılan/tescil ettirilen ürünlerini, başvuru yapan/tescil ettiren kurumlar özelinde inceleyerek bu konuda öncü olan kurumlara veya geri planda kalan kurumlara dikkat çekilmesi hedeflenmiştir. İlgili amacı gerçekleştirebilmek için web sitesi, kitap, dergi ve makale ve benzeri gibi ikincil kaynaklardan yararlanılarak, Türkiye gastronomi şehirleri kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. İlgili değerlendirmeden hareketle Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar şehirlerinin gastronomik özellikleri ele alınmış ve öne çıkan geleneksel yemekleri hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Sonrasında coğrafi işaret kavramı tanımlanarak bu şehirlerdeki uygulama aşamaları ve coğrafi işaretli ürünlerin detaylı bir incelemesi yapılmıştır. Son aşamada ise başvuru aşamasında olan ve tescil almış ürünler başvuru yapan kurumlar dikkate alınarak, kurum/lar bazında değerlendirmeye gidilmiştir. Çalışmanın Türkiye gastronomi şehirlerini bir arada incelemesi ve buna bağlı olarak bütüncül bir nitelik taşıması sebebiyle, önemli olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda ilgili şehirlere yönelik kavramsal bir yapıya sahip olması bakımından, çalışmanın literatüre de katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

AfyonkarahisarCoğrafi işaretlerGastrostomi+4
Beyza Yaran
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay iline yönelik gastronomi imaj algısının metafor yoluyla incelenmesi: Gastronomi eğitimi alan öğrenciler üzerine bir araştırma

Gastronomi bölümü öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen tez çalışmasında öğrencilerin Hatay iline yönelik gastronomi imaj algılarının metafor yöntemi ile tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle literatür taraması yapılmış, gastronomi, gastronomi imajı, Hatay gastronomisi ve metafor kavramı konuları incelenmiştir. Uygulama aşamasında, öğrencilerin algısını ölçmek amacıyla yarı yapılandırılmış bir form geliştirilmiştir. Öğrencilerin Hatay yemeklerine yönelik metaforik algılarını belirleyebilmek için "Hatay gastronomisi/mutfağı…benzer. Çünkü…" biçiminde açık uçlu bir soru sorulmuş ve formda bulunan boşlukları sebepleriyle birlikte doldurmaları istenmiştir. Araştırma verileri 2022 yılı Mart-Nisan ayları arasında toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Hatay ilinde bulunan İskenderun Teknik Üniversitesi ile Mustafa Kemal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü lisans öğrencilerini kapsayan, 138 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma bulgularından hareketle tüm katılımcıların (138) metafor ürettiği görülmüştür. Söz konusu metaforlar, iki nitel araştırma uzmanının görüşü alınarak 3 temel kategoride sınıflandırılmıştır. Öğrenciler, Hatay mutfağına yönelik en fazla "gökkuşağı, baharatçı ve deniz" metaforlarını üretmişlerdir. Olumsuz olarak üretilen metaforlardan bazıları ise "atık yağ, seyyar esnaf, balon" metaforları olmuştur. Sonuçta öğrencilerin Hatay gastronomisi/mutfağına yönelik algılarının yüksek düzeyde, olumlu olduğu tespit edilmiş ve olumsuz olarak üretilen metaforlara sonuç bölümünde öneriler geliştirilmiştir. Bu önerilerden hareketle öğrencilerin ve toplumun bilinçlendirilebileceği düşünülmektedir.

EğitimGastronomiGastronomi eğitimi+5
Hülya Büyüktepe
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli turistlerin algıladıkları gastronomi imajının, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakatine etkisi: Hatay örneği

Destinasyonlar, turizm endüstrisinin sürekli değişen ve farklılaşan dinamikleri karşında, turist istek ve beklentileri karşılayabilmek için, çekicilik yaratan stratejiler uygulamaktadır. Bu açıdan önemli çekicilik bileşeni sayılan gastronomi öğeler, belirli bir imaj oluşturarak, bu imajın etkileri ile destinasyonun ön plana çıkmasına, tanınmasına ve sürekli gelir kaynağı oluşturmasına katkı sunmaktadır. Seyahatlerini bu destinasyonlara gerçekleştiren turistlerde ise davranış niyetlerine etki ederek, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakati gibi davranışların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bu doğrultan yola çıkarak çalışmanın temel amacı, Hatay'a gelen yerli turistlerin algıladığı gastronomi imajının, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakatine olan etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Ocak 2022- Ekim 2022 tarihleri arasında Hatay'ı ziyaret eden yerli turistlere, 407 adet anket uygulanmıştır. Anketler, kolayda örnekleme yöntemine göre yüz yüze yapılmıştır. Anketteki veriler üzerinde, betimleyici analiz, Doğrulayıcı faktör analizi (DFA), korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışma kapsamında yapılan analizler sonucunda; Hatay'a gelen yerli turistlerin algılamış olduğu gastronomi imajının turist memnuniyetine ve Hatay destinasyonuna karşı sadakatine etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Destinasyonlar açısından önemli olduğu düşünülen gastronomi unsurlarının yaratmış olduğu imajın, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakatine doğrudan bir etkisinin olduğu aynı zamanda turist memnuniyetinin de destinasyon sadakati üzerinde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları kapsamında, literatüre, sektör temsilcilerine ve ilgili kurum yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.

DestinasyonGastronomiHatay+5
Menekşe Gündoğdu
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Suriye halep bölgesinde meydana gelebilecek sarin sinir gazı saldırısının Hatay iline etkisinin simüle edilmesi

Kimyasal ajanlar, tarih boyunca savaşlarda ve çatışmalarda kullanılmakta olan, etkileri itibariyle yüksek tahribata yol açan kitle imha silahları arasında yer almaktadır. Özellikle sinir ajanları, insanların sinir sistemini etkileyerek hızlı ve öldürücü sonuçlar doğurabilen kimyasallar arasında en tehlikeli olanlardır. Bu ajanlar arasında en dikkat çekici olanlarından biri olan sarin sinir ajanı, renksiz, kokusuz ve son derece toksik bir bileşiktir. İnsan vücuduna solunum veya temas yoluyla hızla nüfuz edebilmekte ve saniyeler içerisinde merkezi sinir sistemi üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabilmektedir. Sarin sinir ajanının insan sağlığı üzerindeki ölümcül etkisi ve kontrolsüz yayılma potansiyeli, bu tür kimyasal ajan saldırılarının yalnızca hedef bölgeyi değil, komşu bölgeleri de tehdit etmesine yol açmaktadır. Bu tez çalışmasında, Suriye'nin Halep kırsalında olası bir Sarin gazı saldırısı olduğu senaryosu kurgulanarak Ülkemiz Hatay ili sınırında bu saldırının olası etkileri simüle edilmiştir. Simülasyon sonuçlarına bağlı olarak hemen sınırda bulunan Reyhanlı, Antakya merkez ve İskenderun ilçelerindeki etkilenme durumları ele alınarak sonuçlar tartışılmıştır.

HatayKBRNSuriye
Hazım Zorlu
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay'ın lezzet mirasını geleceğe taşıyan bir değer: Gastronomi müzelerinin Hatay'a uygulanabilirliği ve turizmdeki rolü

Bu araştırmanın temel amacı, Hatay ilinde gastronomi müzesi önerisine yönelik yerel halkın algı düzeylerini ve turizm paydaşlarının görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın alt amaçları ise Hatay iline yönelik bir gastronomi müzesi tasarımı yapmak, Hatay ilinin gastronomi potansiyelinin güçlü yönlerini belirlemek ve gastronomi alanındaki tanınırlığını artırmaya katkı sağlamaktır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Anketler yerel halktan 418 katılımcıya, yarı yapılandırılmış görüşme formu ise turizm paydaşlarından 20 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen birincil veriler nicel analiz için istatistiksel paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, yerel halktan elde edilen verilere göre Hatay ilinde gastronomi müzesi önerisine yönelik genel olarak olumlu bir bakış açısı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Nitel araştırma sonuçlarına göre turizm paydaşlarının gastronomi müzesine yönelik olumlu algılara sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, bu veriler ve ikincil kaynaklar ışığında SWOT analizi yapılmıştır. SWOT analizi sonuçlarına göre Hatay ilinin gastronomi potansiyeli, kültürel değerleri ve sürdürülebilirlik vizyonu açısından gastronomi müzesi önerisine güçlü destek sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, Hatay'da önerilen gastronomi müzesinin tarihi bir yapıda yer alması gerektiği ve müze içeriğinde interaktif etkinlikler, yemek kursları ve tadım etkinliklerinin de yer alması gerektiği önerilmiştir.

Gastronomi müzesiHatayMutfak turizmi
Emire Beste Süslü
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay mihrapları

İslâm dini mimarisinde mihraplar, namaz kılmak için kıble yönünü göstermenin yanı sıra plan şemaları, cephe düzenleri ve süsleme programlarıyla da yapıldıkları dönemin sanat özelliklerini yansıtan önemli mimari elemanlardır. İlk uygulamalardan itibaren günümüze kadar çeşitli malzeme ve teknikler kullanılarak yapılmış olan mihraplar, değişik İslam ülkeleri mimarisinde, dönemlere göre farklılıklar arz etmekte, zamanının sanat ve estetik beğenisini ortaya koymaktadır. Hatay mihrapları, Türk-İslam Sanatı örnekleri içerisinde kendine özgü sanat yorumu ve kimliği ile ayrı bir yere sahiptir. Hatay yöresi mihraplarına yönelik bu araştırmada, incelenen 43 adet mihrap örneğinin tasarımları, tarihi süreç içerisinde üslupsal değişim, gelişim ve ilişkili kültür çevresi ile olan etkileşimleri, sanat tarihi bakış açısıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma konusu olan mihrap örnekleri, 16. y.y. dan 20.y.y. başına kadar bir aralığa tarihlenmektedir. Bu örneklerin tamamı Osmanlı Dönemi'ne aittir. Kataloga dâhil edilen 43 adet mihrabın 34'ü cami, 9'u ise mescit niteliğindeki yapılarda bulunmaktadır. Mihrap örneklerinin birçoğu bağlı oldukları yapılarla birlikte gördükleri onarımlar sonucu bir ölçüde özgünlüklerini kaybetmişlerdir. Yöre mimarlığında hâkim olan taş malzeme kullanımı mihraplar için de geçerlidir. Harim içinde, en yalın ele alınan mihrapların bile düzgün kesme taş kaplama ile görsel olarak ön plana çıkarıldıkları görülmektedir. Mermer ise bir itibar göstergesi olarak belli başlı yapıların mihraplarında kullanılmıştır. Tuğla ve çini malzemeye yalnızca birer örnekte yer verilmiştir. Hatay cami ve mescitlerinde mihrap, ağırlıklı olarak yarım daire kimi zaman da yatık dikdörtgen ile başlayıp yarım daire ile tamamlanan planda tasarlanmış; üstten, sivri kemerli, yarım kubbeli kavsara ile sonlandırılmıştır. Mihrap nişlerinin kimi zaman dikdörtgen prizmatik bir kütle dâhilinde harime doğru taşıntı yaptıkları görülmektedir. Dış cepheden taşıntı yapan örnekler de mevcuttur. Çoğunlukla yalın nişler halinde ele alınan örneklerin yanısıra azımsanamayacak sayıda örnekte oturtmalık, çerçevelik, tepelik ve konsollar, nadiren de sütunceler tasarımı tamamlayan elemanlardır. Uygulamasına çok ender rastlanan, mihrap niş duvarında pencere açma geleneği Hatay mihraplarında, özgün ve dikkat çekici bir unsur olarak karşımıza çıkar. Yörede, mihrabın bütün cephesini kaplayan süslemeye nadir rastlanmaktadır. Süsleme unsurları çoğunlukla tepelik ve konsolların yüzeyleri ile az sayıda bulunan sütuncelerde, belli başlı yapılarda, çerçeveliklerde karşımıza çıkar. Süsleme programında, yörenin gerek bünyesinde barındırdığı gerekse de önemli yolların kesiştiği konumundan dolayı karşı karşıya kaldığı çok kültürlü yapının izlerini taşır. Tarihsel süreçte siyasi ve ticari bağları ağırlıklı olarak Halep üzerinden yürütülen yörede bu bölge ile olan üslupsal etkileşim mihrap tasarımları ve süslemelerinde de kendini göstermektedir. İncelenen mihrap örnekleri, ait oldukları Osmanlı döneminde, bu süreçte benimsenen çeşitli üslupların yansımalarının, başkentten uzaktaki bu yörede, Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye bölgesini kapsayan kültür çevresinin etkisi altında, mahalli olarak yorumlanması ve uygulanması ile ortaya çıkan kendine özgü bir karakter göstermektedir. Anahtar kelimeler: Hatay, Mihrap, Süsleme, Osmanlı Mimarisi, Türk- İslam Mimarisi

Dini mimariHatayMihrap+2
Mustafa Kaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üçağızlı Mağarası (Hatay) kemik aletlerinin teknolojik ve tipolojik analizi

Üçağızlı Mağarası, Hatay ili, Samandağ ilçesi, Meydan köyü yakınlarında yer almaktadır. Üçağızlı Mağarası, kesintisiz olarak 12.000 yıl boyunca insanlar tarafından yerleşim görmüştür. Erken Üst Paleolitik Dönem yerleşimidir (Güleç, Baykara,2014;149). Mağarada, erken Üst Paleolitik Dönem'e tarihlendirilen iki kültür bir arada belirlenmiştir. B1-B3 ve C tabakaları Levant'ın Ahmarian olarak bilinen taş aletleri ile karakterizedir. F-I tabakaları ise Öncül Üst Paleolitik dönem taş aletler topluluğuna sahiptir (Baykara,2010;146). İnsanın evrimsel sürecinin bilinmesinde ve tanımlanmasında en önemli kaynaklar aletlerdir. İnsanın ihtiyaçları doğrultusunda, belirli bir hammadde kullanarak ürettiği aletler teknolojik ve tipolojik olarak incelendiğinde insanın düşünsel gelişmişliği ve teknolojik ilerleyişi hakkında bilgiler sunar. Paleolitik Dönem insan yaşamında taş ve kemik hammaddeleri işlenerek, biçimsel ve işlevsel olarak farklı alanlarda kullanılmıştır. Süslenme amaçlı objelerin insan yaşamında yer alması kültürel gelişmişliğin farklı bir göstergesidir. Zengin buluntularıyla Anadolu'da Paleolitik Dönemin önemli temsilcisi durumunda olan Üçağızlı Mağarasında ele geçen kemik aletlerin teknolojik ve tipolojik analizleri yapılarak, Anadolu'da yer alan diğer yerleşimlerde ortaya çıkarılan kemik aletlerin karşılaştırılmasıyla Paleolitik Dönem insanlarının yaşam biçimi, düşünce ve davranış biçimleri konusunda bilgiler sunulmuştur.

HatayKemik aletlerTeknoloji+3
Serdal Turan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk dış politikasındaki gelişmelerin Türk ordusunun donatım ve organizasyonuna etkileri (1936-1945)

Bu çalışma 1936-1945 yılları arasındaki dönemde ortaya çıkan Hatay (İskenderun Sancağı) meselesi ile II.Dünya Harbi tehlikesinin Türk Ordusunun donatım ve organizasyonuna olan etkilerini ortaya koymak maksadıyla hazırlanmıştır. Türkiye'nin bir harbin eşiğine geldiği bu yıllarda "Yurtta sulh, cihanda sulh." ilkesi ile şekillenen Türk dış politikasının hedefi ülkenin millî menfaatlerini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumak, onu olası bir harp felaketinin dışında tutmak olmuştur. Bu nedenle yönetim kadrosu yurdun güvenliğine yönelik beliren tehditlere karşı koyabilmek için birinci öncelikle ordunun caydırıcı gücünden yararlanmıştır. Bu caydırıcılık ortaya çıkan tehditlere her an karşı koyabilecek güçlü bir ordunun harbe hazır olmasını gerektirdiğinden bu gerçek ordunun donatım ve organizasyonunda değişikliklere yol açmıştır. Genelkurmay Başkanlığı, Hatay meselesinde yaklaşan II.Dünya Harbi tehlikesini de göz önünde bulundurarak sınırlı ve bölgesel bir taarruz harekâtı planı, II.Dünya Harbi'nde ise Türk dış politikasının harp dışılık/tarafsızlık prensibi çerçevesinde her hal ve şartta ulusun bağımsızlığı ile yurt sınırlarının korunacağı genel bir stratejik savunma harekâtı planını hazırlayıp tatbik etmiştir. Harbin gelişmesine ve eldeki kaynaklara bağlı olarak safha safha uygulanan bu plan Türk Ordusunun teşkilatlanmasında yeni düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Hatay'ın 1939'da Türkiye'ye katılmasıyla sonuçlanan meselenin çözümü, II.Dünya Harbi'ne katılmak istemeyen Türkiye'nin Fransa ve İngiltere ile imzaladığı Üç Taraflı Yardım Antlaşması'na zemin hazırlamıştır. Bu antlaşma, harp süresince bir taraftan Türkiye'nin Müttefikler ve Mihverle olan ilişkilerinin esaslarını belirlerken diğer taraftan dış askerî yardım sağlanmasına da imkân vermiştir. Genelkurmay Başkanlığı, dönem içerisinde bir yandan harekât planlarını hazırlarken bir yandan da ordunun durumunu, ihtiyaçlarını ve harbe ilişkin değerlendirmelerini hükümete sunarak dış politikanın şekillenmesine girdi sağlamıştır. Türkiye'nin milli güç unsurlarının en başında yer alan Türk Ordusunun durumu ve caydırıcı gücü Atatürk'ün şahsi meselem dediği Hatay meselesinin çözümünde ve İsmet İnönü'nün II.Dünya Harbi'ne katılmamak için izlediği dış politikada her zaman dikkate alınmıştır. Ülkenin sınırlı ekonomik ve teknolojik altyapısı nedeniyle bu askerî gücü sadece millî kaynaklarla artırmak kolay olmadığından dış alım ve askerî yardımlardan da istifade yoluna gidilmiştir. Anahtar Kelimeler Atatürk, Genelkurmay Başkanlığı, Harekât, Hatay, Türk Ordusu, II.Dünya Harbi

Askeri teşkilatHataySavunma politikası+4
Adem Yüksel
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The perceptions of health professionals serving in primary healthcare centers about healthcare provision, and the level of burnout among them

Objective: The purpose of this study is to investigate the level of burnout and perceptions of health professionals serving in primary healthcare centers in four provinces in Turkey, namely Gaziantep, Hatay, İzmir, Şanlıurfa, Method: The study was conducted in primary healthcare facilities in Gaziantep, Hatay, İzmir and Şanlıurfa. A survey with 85-items was used to collect data for demographic information, perceptions of healthcare professionals regarding their services and burnout. Maslach Burnout Inventory (MBI) was utilized to explore the level of burnout. A total of 236 healthcare professionals completed the survey, out of which 224 responses were used in the analyses. Results: The results showed that healthcare professionals serving migrant groups mainly face challenges linked to linguistic barriers. Most of them consider interpreter services to be essential and appreciate the importance of training. Among the three burnout subscales of the Maslach Burnout Inventory (MBI), particularly Emotional Exhaustion (EE) was found to have a relationship with a variety of factors like age, current workplace, training, number of children, profession, year of graduation, duration of work and knowledge of a common language, legal status and culture. Depersonalization (DP) was associated with age and knowledge of a common language, legal status and culture. Finally, Personal Achivement (PA) showed a relationship with the duration of work, gender and knowledge about culture. Conclusion: Evidence gathered in this study suggests that healthcare professionals serving migrant groups, particularly the ones working in in Family Health Centers and those with limited professional experience, need to be supported by interventions targeting linguistic and cultural barriers. Capacity building opportunities and effective human resource management in the health facilities need to be ensured for staff welfare and improvement of healthcare services. Keywords: asylum seeker; challenges; burnout; delivery of health care; health care provider; Maslach Burnout Inventory; refugee

Primary health careGaziantepEmigrants+7
Nurtaç Kavukcu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

STK'ların Suriyeli göçmen kadınların 'güçlenmesine' etkileri: Hatay örneği

Bu çalışmanın amacı, Hatay'daki Suriyeli kadınların göç süreciyle etkileşime geçtikleri STK'ların kadın haklarına yönelik yürüttüğü projelere katılımlarının, onların toplumsal cinsiyet rolleri ve eşitliğine ilişkin düşüncelerinde bir değişim yaratıp yaratmadığı, eğer bir değişim yarattı ise bu değişimin kadınların yaşamlarındaki olumlu ve olumsuz yansımalarını kadınların anlam dünyaları üzerinden ortaya koymaktır. Bir başka ifadeyle araştırma kapsamında sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin, bu faaliyetlerden faydalanan ve yeni bir toplumsal yaşam alanına entegre olmaya çalışan Suriyeli kadınların göç öncesi yaşamlarında içinde yaşadıkları toplumun temel sosyalizasyon çevresini oluşturan toplumsal cinsiyet dengesizliğini/eşitsizliğini Türkiye'de tersine çevirmeye katkı sunup sunmadığı ve şayet katkı sunuyorsa bunun Suriyeli kadınların hayatlarında nasıl bir değişim ve dönüşüme sebep olduğunu ortaya koymak üzere, kadınların deneyimlerine odaklanılmış ve çalışmada feminist metodoloji kullanılmıştır. Çalışmada Hatay'da yaşayan ve STK faaliyetlerine, toplumsal cinsiyet eğitimlerine bir süre katılmış olan 21 Suriyeli kadından yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile veri toplanmıştır. Araştırma sonucunda kadınların göç sonrasında STK faaliyetlerine katılımlarıyla sahip oldukları medeni haklara ilişkin bilgi düzeyleri ve farkındalıklarının arttığı, kendilerinden ve kız çocuklarından gelecek beklentilerinin olumlu etkilendiği ve bu anlamda kendilerini daha güçlü hissettikleri görülmüştür. Öte yandan fikren yaşanan bu değişim ve dönüşüm hem haklara erişim yolunda kadınların pratikte karşılaştıkları engeller hem de Suriyelilerin yoğun olduğu bölgede yaşam nedeni ile hala içinde bulundukları ataerkil çevre nedeniyle çoğu zaman gerçek hayatta uygulanamamaktadır. Ayrıca bazı katılımcılar için öğrenilenlerin içselleştirilmesi ve yaşamlarında uygulanması noktasında sadece sosyal çevrenin engelleme ve baskıları değil, içinde yetiştikleri ataerkil toplumun kodları ile yeni öğrenilen bilgilerin birbiri ile çelişkili olması nedeni ile de kadınların öğrendiklerini hayata geçirmeye gönüllü olmadıkları görülmüştür. Diğer bir ifadeyle, elde edilen bulgular, STK faaliyetlerinin genel olarak farkındalık yaratma konusunda Hatay'da yaşayan Suriyeli kadınlara olumlu katkıları olduğuna işaret etse de bazı kadınların bu farkındalığı içselleştirememesi nedeniyle yaşamlarına uygulanma noktasında zorluklar yaşadığı, bazı kadınların ise içinde bulundukları sosyal çevre nedeni ile bunu gerçekleştiremedikleri görülmüştür. Ancak bazı kadınlar öğrendiklerinin bir kısmını zor da olsa hayatlarına uygulamışlardır ve bu kısmen uygulansa da kadınlar için birer başarı hikayesi olmuş ve kadınların kendilerine olan güvenlerini arttırmıştır. Özetle, STK faaliyetlerinin Hatay'da yaşayan Suriyeli kadınlarda farkındalık yaratma açısından olumlu bir değişim yarattığını ancak, hakları konusunda farkındalığı artan kadınların öğrendiği bu haklara ve yaşam biçimine ulaşmada ataerkil yapı ve sosyal baskı nedeni ile ulaşamayacağı durumlar ortaya çıktığında kadınların iç gerilim yaşadığı ve mutsuzlaştığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kadın ve zorunlu göç, Suriyeli kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitliği, sivil toplum kuruluşu, farkındalık arttırma çalışmaları

GöçmenlerHatayKadınlar+4
Kevser Pehlivan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimden ortaöğretime geçişte liselere geçiş sisteminin (LGS) incelenmesi

Bu araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında, ilköğretimden orta öğretime geçiş için ilk kez uygulanmaya konulan Liselere Geçiş Sisteminin (LGS) 8. sınıf öğrencileri ve velileri ile öğretmenler üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Eğitim ve öğretimin merkezinde bulunan öğrencilerin yanı sıra öğretmen ve velilerin yeni sistem hakkındaki görüşleri alınarak, değişen sistemin öğrencileri, öğretmenleri ve velileri nasıl etkilediği incelenmiştir. Nitelendirilen bu önem ve amaç doğrultusunda araştırmanın çalışma grubunu, Hatay ilinde öğrenim gören 8. sınıf öğrencileri ve velileri ile bu ilde görev yapan ortaokul öğretmenleri oluşturmuştur. Nicel araştırma çalışma desenlerinden tarama araştırması temel alınarak yürütülen bu araştırmanın katılımcıları küme örnekleme yöntemine göre belirlenmiş olup veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li likert tipinde sorulardan oluşan anket formundan yararlanılmıştır.

DeğerlendirmeHatayLise giriş sınavları+2
Fuat Dandan
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de konuşulan Arap lehçeleri -Karşılaştırmalı bir inceleme-

Türkiye'de yerleşik Arap vatandaşlarımızın konuştukları anadil Arapçaya ait lehçelerdir. Bu Arapça lehçelerini konuşan vatandaşlarımızın ataları M.Ö. II. yüzyıldan itibaren Arap yarımadasının kuzeyinden göç ederek Doğu ve güneydoğu Anadolunun verimli toprakları kabul edilen Mezopotamya'ya yerleşmişlerdir. Arap Tarihçilerinin el- Cezire olarak adlandırdıkları bu bölgenin önemli şehirleri Siirt-Muş-Diyarbakır-Mardin- Şanlıurfa ve Kilistir. İslāmi Fetihlerin genişlemesiyle Anadolu'ya gelen Arap varlığı zamanla artarak, Hatay bölgesini de içine alarak Adana ve Mersin illerimizin kırsalı dahil olmak üzere geniş coğrafyaya yayılmışlardır. Arapça Türkiye'de en çok konuşulan üçüncü dildir.Yüzyıllar boyunca birçok medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadoluda çeşitli etnik guruplarla iç içe yaşayan Arap kökenli vatandaşlarımıza Türkiye Arapları da denilebilmektedir. Arap vatandaşlarımızın konuştukları Arapça sözlü kültür sayesinde yaşayabilmişse de çeşitli coğrafik ve sosyopolitik sebeplerden dolayı lehçelere ayrılmıştır. Günümüz koşulları nedenleriyle, yurdun çeşitli bölgelerine dağılmışlardır. Bu çalışmamızda Türkiye Araplarının konuştukları Arap Lehçelerinin dil ve üslup özellikleri, mevcut yazılı kaynaklardan elde edilen bilgiler incelendi. Arap vatandaşların yaşadığı bölgelere gidilerek sözlü kaynaklardan sesli ve yazılı notlar kayda geçirildi. Elde edilen tüm veriler karşılaştırılmalı incelenerek tezimize koyuldu. Anahtar kelimeler:Türkiye Arapları, Arapça, Lehçe, Harran, Hatay, Mardin, Siirt.

ArapçaBiçimbilimHatay+7
İbrahim Özcan
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel halkın Türkiye'deki Suriyelilere bakışı: Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay ve Adana örnekleri

Yerel Halkın Türkiye'deki Suriyelilere Bakışı başlıklı bu çalışmanın amacı, Türkiye'de çadır/konteyner kentlerin bulunduğu 5 ilde (Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay, Adana) yerel halkın Suriyelilere yönelik bakışını, gruplar arası ilişkiler bağlamında anlamaya çalışmaktır. 2011 yılında Suriye'de başlayan iç savaşın hem bölge hem de Türkiye açısından önemli sonuçları olmuştur. Türkiye açısından en önemli toplumsal sonucu sayısı 3 milyonu geçen Suriyeli akınıdır. Günümüzde başta sınır illeri olmak üzere hemen hemen her ilde Suriyelilere rastlanmaktadır. Uzun sayılacak bir süredir Türkiye'de bulunan Suriyelilerin geri dönmeme ihtimali her geçen gün artmaktadır. Yerel halkın Suriyelilere yönelik bakışını anlayabilmek amacıyla yapılan bu araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel saha çalışması kısmında hazırlanan soru kâğıdı çadır ve konteyner kentlerin kurulmuş olduğu 5 ilde toplam 1380 kişi ile yüz yüze görüşülmek suretiyle uygulanmıştır. Veriler SPSS 20 programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise çadır/konteyner kentlerin kurulmuş olduğu 5 ildeki 19 sivil toplum kuruluşu ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına genel olarak baktığımızda, artan Suriyeli nüfusa paralel olarak araştırma kapsamındaki illerde ekonomik ve toplumsal bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. Başlangıçta misafir olarak görülen Suriyelilerin zamanla kalıcı hale gelmesinin yerel halkın Suriyelilere yönelik bakışını olumsuz yönde etkileyeceği varsayılsa da benzer göç deneyimleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'de görece yüksek bir hüsnü kabulün varlığı düşünülebilir.Var olan sorunların daha da büyümemesi ve yerel halkla Suriyelilerin bir arada huzur içinde yaşaması için toplumsal uyum çalışmalarının bir an önce başlaması gerekmektedir.

GaziantepGöçmenlerHatay+7
Leman Yeşim Yılmaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel yatırımcıların İslami finans okuryazarlığı üzerine TR63 bölgesi'nde ankete dayalı bir değerlendirme

Küresel anlamda varlığını kanıtlamış geleneksel finansal sistemler yaşamlarını hızla gelişerek devam ettirmektedirler. Bu sistemlerde bireylerin etkin rol oynaması hem kişisel ekonomiler hem de ülke ekonomileri açısından büyük bir önem arz etmektedir. İslam dininin ekonominin temel enstrümanlarından biri olan faizi şiddetle yasaklaması sonucunda, İslam dinine ve getirdiği kurallara bağlılığı güçlü olan pek çok bireysel yatırımcının alternatif yöntem ve uygulamaları bilmemesinden kaynaklı olarak tasarruflarını yeterince verimli ve etkin biçimde değerlendiremediği gözlenmektedir. Oysa yaşanan sorunlara çözüm olabilecek İslami yaşama uygun çok sayıda prensip, kural ve enstrümanlara dayalı İslami finansal sistemler geliştirilmiştir. Ancak çoğu ülkede bireylerin söz konusu sistemler hakkında fazla bilgiye sahip olmadıkları gözlenmektedir. Sistemin sorunsuz bir şekilde gelişerek hayatına devam edebilmesi için yatırımcıların bu konuda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiği açıktır. Ancak bu bilinçlendirme öncesinde bireylerin konuyu ne ölçüde bildikleri ve benimsediklerinin ölçümlenmesi gerekmektedir. Böylelikle konuya ilişkin çözümlemeler daha kolaylıkla yapılabilecek, yol haritaları daha rahatlıkla çizilebilecektir. Ülkemizde de bu ölçümlemelerin yapılmasının önemi düşünülerek, çalışmamızda TR63 bölgesi olarak gruplandırılmış olan, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş illerini kapsayan bölgedeki bireysel yatırımcıların İslami finansal okuryazarlık düzeyleri ölçülmeye çalışılmış bu kapsamda bireylerin bazı demografik özellikleri, finansal davranış ve tutumları incelenmiştir. Araştırma, TR63 bölgesinde yaşayan bireysel yatırımcıları evren olarak kabul etmiştir. Araştırma kapsamında gerekli olan veriler kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılan 671 bireysel yatırımcıdan anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler Pearson ki-kare, t testi, anova, korelasyon gibi istatiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada bireysel yatırımcıların İslami finansal okuryazarlık düzeylerini belirlemek için katılımcıların verdiği yanıtların doğruluğuna göre toplam puan yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda TR63 bölgesi bireysel yatırımcılarının "İslami finans okuryazarlık düzeyleri" düşük çıkmıştır. Çalışma ulaşılan sonuç itibariyle alanında yapılan diğer çalışmalarla benzer sonuçlar göstermekle birlikte, İslami finans okuryazarlığı alanında güvenilir bir kaynak olmaya adaydır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yatırımcı, Finansal Okuryazarlık, İslami Finansal Sistem, İslami Finans Okuryazarlığı, TR63.

Bireysel yatırımcılarFinansal okuryazarlıkHatay+4
Sevim Ezgi İslah
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

The massacres of 1909: Violence in revolutionary context in Adana and its hinterland

This study is a reconsideration of the Massacres of 1909 in the light of the ethnoreligious relations in four urban centers (Kayseri, Maraş, Zeytun, and Antakya) from its hinterlands. Based on mainly Ottoman, British, and American Board Commission archival documents, it scrutinizes the history of these urban centers in the first year of the Young Turk period and explains the two massacres in Adana town center with the conclusions drawn from them. Demonstrating the ethnoreligious tensions, the protests against local governments, the role of religion, the agency of the commoner Muslims, and the power of Muslim notables between the Revolution and the Massacres; the study calls for a reevaluation of some predominant paradigms of causation, which are the dominance of the center over the regions, base over superstructure, and patrician over plebeian in interpreting the Young Turk regime's abstract principles, specifically on the rights of Ottoman Armenians. Also, the study investigates the relationship between the Massacres and the 31 March Incident and suggests going beyond the historiography that belittles the conception of reaction by dividing it into three stages: absorption, antirevolution, and counterrevolution. The study argues that Massacres of 1909 were reactionary movements in the stage of anti-revolution, and their potential of turning into counterrevolution was a vital factor in making the already reluctant Young Turk policymakers abandon the realization of universalist principles regarding Ottoman Armenian rights.

AdanaRepublic historyArmenians+5
Önder Uçar
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun körfezi balıklarında bisfenol a (BPA) düzeylerinin belirlenmesi

Dünya genelinde en çok üretilen ve kullanılan endokrin bozucu kirleticilerden biri olan Bisfenol A (BPA), insan ve hayvan sağlığı üzerine ciddi olumsuz etkileri nedeniyle günümüzde önemli bir çevre ve halk sağlığı problemidir. Besin zincirinde önemli bir rolü olan balıklar, sucul ortamlarda yaygın olarak bulunan BPA kirliliğini izlemek için biyomonitör canlılar olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma, İskenderun Körfezi'nde avlanan ve bölgede sık tüketilen Levrek (Dicentrarchus labrax, Linnaeus, 1758), Çipura (Sparus aurata, Linnaeus, 1758), Kefal (Mugil cephalus, Linnaeus, 1758) ve Mercan (Patlak göz mercan) (Dentex macrophthalmus, Bloch, 1791) balık türlerinde BPA düzeylerini araştırmak amacıyla gerçekleştirildi. Çalışmada her türden 7 adet olmak üzere toplam 28 adet balık kullanıldı. Balıkların boy ve ağırlık ölçümleri yapıldıktan sonra kas dokusu örneklerinde Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi (HPLC) ile BPA düzeyleri tespit edildi. Metot validasyonu tespit limiti (LOD), tayin limiti (LOQ), regrasyon katsayısı (R2), relatif standart sapma (RSD) ve geri kazanım parametreleri üzerinden gerçekleştirildi. Validasyon parametrelerinden; LOD ve LOQ değerleri ise sırasıyla 0.28 ve 0.92 ppb, R2 = 0.9963, % RSD değeri 9.8 ve geri kazanım oranı %96 olarak tespit edildi. Çalışılan tüm balıklarda (n:28) BPA pozitiflik oranı %50 (n:14) olarak belirlendi. Mercan, Çipura, Kefal ve Levrek türlerinde tespit edilen ortalama BPA düzeyleri sırasıyla; 0.50, 0.44, 0.33 ve 0.22 ng/g olarak tespit edildi. Balık türlerine göre tespit edilen en yüksek BPA düzeyleri; Çipura 1.84, Kefal 1.28, Mercan 1.27 ve Levrek 0.93 ng/g olarak ölçüldü. Sonuç olarak; bu çalışmada belirlenen balık türleri BPA düzeyleri farklı bölgelerde yapılan benzer çalışmalarda bildirilen düzeylerin çoğundan ve resmi otoriteler tarafından belirlenen gıdayla temas eden maddelerden kaynaklanabilen spesifik migrasyon limitinin altında tespit edilmiştir. Bununla birlikte, BPA düzeylerinin gıda değeri olan biyomonitör türler üzerinden periyodik olarak izlenmesi ve bölgesel tüketim senaryoları üzerinden risk değerlendirmelerinin yapılması halk sağlığı bakımından önem arz etmektedir.

Balık etiBalıklarBisfenol A+3
Yeşim Demir Günay
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay'dan Ortadoğu'ya yönelen işçi göçleri

Türkiye, 1973 yılı sonrasında Ortadoğu ülkelerine büyük oranda iş gücü ihraç eden ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye'den bölgeye yönelen iş gücünün temini, ülkenin çeşitli kentlerinden sağlandı. Çalışmada, iş gücü kaynağı sağlayan kentler arasında önemli yere sahip Hatay'ın, Ortadoğu ülkelerine yönelen emek göçünü ele alarak, sebep ve sonuçlarını değerlendirme amacı taşınmaktadır. Araştırmada, Hatay ilinin göç panoraması ortaya çıkarılmaya çalışılmış, Hatay'dan Ortadoğu ülkelerine gerçekleşen işçi göçlerinin, ülkenin göç belleğinde önemli yere sahip olduğu anlaşılmıştır. Hataylı işçilerin Arap ülkelerini tercih etmesinde, Hatay kentinin Ortadoğu ülkelerine coğrafi yakınlığı, kültürel değer yargılarının benzerlik taşıması ve Arapça bilenlerin görece diğer illerden fazla olması gibi özelliklerinin rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Hatay'dan gidişlerin, legal ve illegal yollarla gerçekleşme biçimine bağlı olarak resmi rakamların çok üstünde olduğu ortaya çıkmıştır. Multidisipliner şekilde ele alınan konunun doğru bir yöntemle açıklanması ve net olarak anlaşılması perspektifinden bakıldığında, çalışmanın üç ana başlıkta toparlanması uygun görüldü. Birinci bölümde göçün kavramlarına ve farklı literatürlerdeki tanımına değinildi. Küresel göç olgusu açıklanırken, göçün kuramsal çerçevesi ortaya kondu. İkinci bölümde göçlerin tarihsel prosesleri irdelenirken, son yüzyılda Türkiye'nin göç açısından yaşadığı gelişmeler ele alındı. Üçüncü bölümde, çalışma grubunun anket sonuçlarına yer verildi. Buna göre, Hatay'dan Ortadoğu ülkelerine gerçekleşen göçlerin nedenleri, dağılışı, organizasyonu, sonuçları yorumlandı. Sorunları, potansiyeli, yapısı açıklanarak, Batı Avrupa ülkelerine doğru gerçekleşen emek göçü ile farklılıkları dile getirildi. Böylece, Hatay'dan Ortadoğu ülkelerine yönelen işçi göçlerinin tüm yönleriyle yapısal analizine çalışıldı.

GöçlerHatayOrta Doğu+3
Ahmet Vedat Savaşgür
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde katılım ve 6360 sayılı Yasa'nın temsil ve katılım üzerine etkileri: Hatay örneği

Yerel yönetimler, yönetim birimleri olarak halka en yakın olandır. Halkın yönetime katılımının ve yönetimde temsil özelliğinin en iyi şekilde gösterildiği yönetim birimi olarak değerlendirilebilir. Yerel yönetimler, halkın istek ve sorunlarının en doğru ve etkili biçimde çözüme kavuşturulduğu, vatandaşa en yakın yönetim birimleridir. Yerel yönetimler demokrasinin olgunlaşması ve yayılması açısından da önemi olan kurumlardır. Ülkeler halka yakın olabilmek ve halkın merkezi yönetime olan sadakatinin devamlılığı için yerel yönetimleri tercih etmiş ve ülke yönetiminin güçlenmesi için yerel yönetimlerden gelen etkiyi merkezi yönetimde kullanmışlardır. Tarih içerisinde farklı tür ve adlarla süre gelen yerel yönetimler, Türkiye Cumhuriyet' inin kurulmasıyla birlikte daha modern ve işlevsel bir yapıya kavuşmuşlardır. Yerel yönetimlerle birlikte var olan temsil ve katılım olguları da tarih içerisinde büyük gelişim göstermiştir. Demokratikleşme açısından önem arz eden temsil ve katılım olguları, yapılan düzenlemeler ile daha çok uygulanabilen bir hal almıştır. Temsil ve katılımı daha güçlendirme yönünde atılan adımlar demokratikleşme açısından çok büyük önem taşımaktadır. Ancak bu bağlamda, 6360 sayılı Yasa'nın temsil ve katılım süreçlerini zayıflatıcı bir düzenleme olduğunu söylemek mümkündür. Söz konusu Yasa ile Türkiye'nin yerel yönetim yapısında çok önemli değişimler yaşanmış, büyükşehir belediyesi kurulmuş olan illerde il özel idareleri, belde belediyeleri ve köy yönetimlerinin tüzel kişilikleri sonlandırılmıştır. Bu düzenlemelerin elbette ki yerel yönetimlerde temsil ve katılım üzerine olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada 6360 sayılı Yasa'nın temsil ve katılım üzerine olan etkileri Hatay Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyeler örneği üzerinden değerlendirilmeye çalışılmıştır.

Belediye meclisiBelediyelerBüyükşehir belediyeleri+6
Semra Cinni
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects