Textile

131 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Endüstrilerde karbon, su ve enerji ayak izlerinin belirlenmesi ve sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi: Tekstil endüstrisi için bir vaka çalışması

1980'lerden itibaren ekolojik sorunlar artmaya devam etmiştir. Özellikle sanayileşme, kentleşme, teknolojik ilerlemeler ve hızlı nüfus artışı dünyayı derinden sarsan sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanayileşmenin artması ile birlikte işletmelerin çevresel durumlarının analizlerini yapabilmek ve sürdürülebilirlik düzeylerinin takip edilmesi ve raporlanabilmesi önemli bir hal almıştır. Çevresel sorunların artması ile birlikte işletmeler bu hususta kendi faaliyetlerinin sebep olduğu Su Ayak İzi, Karbon Ayak İzi ve Enerji Ayak İzi çalışmalarına önem vermiştir. Bu bağlamda proses ve işletme bazında kullanılan su miktarlarının ve özelliklerinin, karbon salınımlarının, enerji tüketimlerinin kayıt altına alınması, raporlanması, takip edilmesi ve sonuçların iyileştirilmesi için önlemlerin oluşturulma ihtiyacı doğmuştur. Bu yüksek lisans tez çalışması gerçekleştirilirken Karbon, Su ve Enerji Ayak izi için uygulanabilmesi mümkün olan bir yöntem önermek, çıktılar üretmek ve uygulama örneğini tanıtmaktır. Çalışma kapsamında örnek bir tesis seçilmiş ve uygulama sonuçları yorumlanmıştır. Bobinde iplik boyama ünitesinde açığa çıkan karbon ayak izinin %52'si Kapsam-1 emisyonlarından %37'si Kapsam-2 emisyonlarından, %11'i Kapsam-3 emisyonlarından açığa çıkmaktadır. İplik boyama ünitesinden atmosfere salınan karbon ayak izi miktarı 1 kg iplik boyama için 2,39 CO2e/ kg iplik'tir. Bobinde iplik boyama ünitesinde açığa çıkan su ayak izinin %44,73'ü Mavi Su Ayak izi, %55,18'si Gri Su Ayak İzi ve %0,09 ise Yeşil Su Ayak İzi olarak açığa çıkmaktadır. 1 kg iplik boyamak için 219 litre su harcandığı hesaplanmıştır. Tesisin 2021 yılı aylık ortalama elektrik tüketiminin 718 GCal olduğu belirlenmiştir. SET değerleri ise en fazla 2021 yılında Ocak ayında en az ise Mart-Nisan aylarında görülmüştür. Sonuç olarak Karbon, Su ve Enerji Ayak İzi sonuçlarının, sürdürülebilirlik sürecini yönetmek isteyenler için yararlı bir sayısal kılavuz olduğu kanısına varılmış ve tüm endüstriyel tesislerde uygulanabileceği görülmüştür. Bu alanda araştırmaların objektif ve tutarlı olabilmesi için daha fazla çalışma yapılması gerektiği belirtilmiş olup özellikle tesislerin veri kayıt altına alma süreçlerinin standart hale getirilmesi ve veri tabanları oluşturulması önerilmiştir.

Karbon ayak iziSu ayak iziSürdürülebilir çevre+2
Çisem Öztopçu
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstilde shibori ve stencil baskı tekniğinin sanatsal uygulamaları

Giyim, insanların ve toplumların kendilerini ifade biçimidir. Kültürlerin zamanla sosyal, ekonomik, teknolojik gelişmelerle evrim geçirdiği bir niteliktir. Japon kültürü çok eski bir geleneğe sahiptir. Geçmişten geleceğe ışık tutmaya devam etmiştir. Günümüzde birçok sanatçı Shibori tekniklerinden yararlanmış ve bu sanatın tüm dünyada tanınmasını sağlamıştır. Shibori kumaşı üç boyutlu ele almayı tercih eder. Shibori Japonca'da boyama işleminden önce kumaşın, çeşitli yöntemlerle bükülmesi, sıkıştırılması, dikilmesi katlanması veya sıkıştırılması ile kumaşın boyama işlemine verilen isimdir. Japon shibori, yüzlerce kumaş işleme metodunu içeren genel bir kavramdır. Bu sayede kumaş üzerinde birçok teknikler kullanılarak renkli ve artistik tasarımlar gerçekleştirilebilmektedir. Deneysel çalışmalarda farklı kumaş ve iplikler ve farklı teknikler kullanılmıştır. Her bir kumaşta ki etkileşimi izlenmiş, kullanılan malzeme ile değişen renk ve form farklılıkları gözlenmiştir. Kumaş yüzeyinde oluşan üç boyutluluk ve renk geçişleri gözlenerek, stencıl baskı tekniği ile bütünleştirme ve etkileri amaçlanmaktadır. Shibori sanatı ile stencıl baskı tekniğini birleştirerek görsel sanatlar da yeni bir ekol elde etmeyi hedeflemektedir. Stencıl ve shiborinin birleşmesiyle, uzak doğu kültürünün batıyla sentezlenmesi amaçlanmaktadır. Son bölümde geleneksel el sanatları olan shibori'yi, Osmanlı El sanatlarıyla birleştirerek yeni bir tarz oluşturulmuştur.

BaskıBaskı teknikleriEl sanatları+7
Emine Yıldız
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği Gümrük Birliği üyeliğinin Türkiye tekstil sektörü verimliliği üzerindeki etkisi

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik müzakereleri uzun yıllara dayanmaktadır. Günümüzde Türkiye'nin birliğe üyelik müzakereleri devam etmektedir. Henüz Türkiye'nin birliğe kabulü ile ilgili olumlu sonuç elde edilmemiştir. Ancak Türkiye Avrupa Birliği'ne kabul edilmemiş olmasına rağmen, Gümrük Birliği'ne kabul edilmiştir. Bu çalışmanın amacı Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye ekonomisine ve tekstil sektörü verimliği üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu bağlamda bu çalışmada Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Gümrük Birliği üyelik sürecinde gelişen olaylar incelenecektir. Ayrıca Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne üyeliğinin Türk Dış Ticaretine ve Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim sektörüne olan etkisi incelenecektir. Son olarak TOPSIS yöntemi kullanılarak Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşmasının öncesinde ve sonrasında ekonomik performansı değerlendirilecektir. Yapılan tüm bu incelemelerin sonucunda Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşmasını imzalamasının ekonomik açıdan olumlu sonuçlar doğurduğu, veriler ve literatür ile desteklenmiştir.

Avrupa BirliğiGümrük BirliğiHazır giyim sektörü+3
Büşra Dilruba Çolak
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mobbing, örgütsel bağlılık ve iş tatmininin işten ayrılma niyeti üzerine etkisi: Bir tekstil firması örneği

Sürekli gelişen teknoloji, büyük bir hızla gerçekleşen küreselleşme sonucu bütün işletmeler yoğun bir rekabet içinde olup, bu yarışta geride kalmamak için kendilerini sürekli geliştirmek, son teknolojileri işletmelerine uygulamak zorundadır. Ancak bu yarışda başarılı olmak isteyen işletmeler öncelikli olarak kurum içinde sağlıklı, iletişimi kurabilen, çalışanlarının iş doyumuna önem veren ve sürekli öğrenen örgüt yapılarını kurmaya özen göstermelidir. 1980'li yıllardan sonra, bir çok araştırmaya konu olan mobbing (yıldırma) kavramı bu noktada önem arz etmektedir. Zira, mobbingin var olduğu örgüt yapılarında sağlıklı iletişimin kurulması, işgörenlerin iş doyumuna ulaşıp örgütsel bağlılıklarının artması söz konusu olmayacaktır. Yapılan birçok araştırma göstermiştir ki; işletmelerin verimliliği işgörenin motivasyon ve örgüte olan bağlılığı ile doğru orantılıdır, işgörenin motivasyon ve örgütsel bağlılığı arttıkça işteki verimi ve iş tatmini artmaktadır. Bu tez çalışmasınd öncelikle mobbing kavramı ele alınmış olup sırası ile örgütsel bağlılık ve iş tatmini konuları irdelenmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise bir uygulamaya yer verilmiştir; İstanbul'da faaliyet gösteren bir tekstil firmasında rastgele seçilen departmanlardaki işgörenlere dört ayrı ölçek olmak üzere toplam 68 soruluk bir anket uygulanmıştır.Anket uygulanan katılımcı sayısı 215 olup geçerliliği test edilmiş toplam 201 katılımcı ile SPSS for Windows 22.00 ve AMOS22.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır, kullanılan ölçeklerle ilgili güvenilirlik analizleri yapılmış ve cronbach's alpha değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca ölçekler arası ve alt boyutlarda oearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan 4 adet ölçeğin AMOS programında ise doğrulayıcı faktör analizleri ayrı ayrı gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerin sonucunda; mobbinge uğradığnı düşünen işgörenin işten ayrılma niyeti artmaktadır, işgörenlerin örgütsel bağlılık düzeyi, işten ayrılma niyetlerini etkilediği görülmüştür.

MobbingTekstilTekstil sektörü+4
Ezgi Oylum Aras
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Plastik sanatların tekstil ve moda ile ilişkisi

Moda olgusu; 'değişme-değişim' ve 'geçicilik' olmak üzere anlamlar taşıyarak yıllardan bugüne sürekli değişkenlik göstermesiyle bilinir. Bugün hayranlık duyulan moda yarın eskimiş, yıpranmış ve unutulmuş olabilir. Moda, kendi içinde kendi sürümleri ile birbirlerini yok eden tek disiplin ve sonu gelmeyen bir süreçtir İkinci Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar olan dönem postmodern dönem olarak ele alınıyorsa da sürekli değişkenlik özelliği ona 'post' bir anlam katmış oldu. Moda kelimesinin, yıllar içindeki gelişimine bakıldığında ilk olarak asiller ve onların terzileri, daha sonra tasarımcılar ve modacıların birbirini takip ettiği görülür. Bu zaman diliminde moda anlayışı; tarih, sosyoloji, ekonomik fayda ve zararların incelenerek yorumlanmasını gerektirmektedir. Modayı oluşturan elemanları etkileyen birçok disiplin bulunmaktadır. Bunun başında sanat ve sanat akımları gelmektedir. Tarihsel süreç içerisinde sanatçılar, tablolarında olaylarla beraber giyim kuşam ve modayı da işlemişlerdir. Bu eserler yüzyıllar sonrasına ışık tutmaktadır. Popüler kültürün 1980'li yıllarda endüstrileşmenin yerleşmesi ve tüketim çılgınlığının yayılması ile modanın çalışma alanı dünya çapında gelişme göstermiştir. Terzilerin artık can çekiştiği bir ortamda hazır giyim endüstrisi ivme kazanmıştır. Yetenekli moda tasarımcıları, Milano, Newyork, Paris ve İtalya'daki ünlü markalar tarafından transfer edilmişlerdir. Ünlü markalar ve modacılar, modanın gelişimini takip ederek, minimalist veya abartı, modernist ya da klasik yaklaşımla modaya yön vermişlerdir. Moda sosyal öğrenme yöntemi ile taklit edilmiştir. Ünlüler, sporcular ve 1990'lı yıllarda 'görüngü' kelimesinin yaygınlaşması toplumların dikkatini çekmiştir. Yaşam tarzı ile taklit edilen fenomenler (görüngüler) çoğalmış, giydikleri, modaya yön vermiştir. Moda 1990'lardan sonra kendini kesin hatlı çizgilerden kurtararak daha özgün ve farklı çizgilerde yolculuğuna başlamıştır. Geçmişin modası ile geleceğin tasarımları birleştirerek yeni tasarımlar oluşmuştur. 2000'li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde, teknoloji kullanımının yaygınlığı ile tüm gelişmeler takip edilmiş kopyalama ve taklit etme oldukça yaygınlaşarak değişim en hızlı halini almıştır. 2010 yılından sonra, piyasalarda orijinal patentli ürünlerin yanı sıra kopyaları da üretilmiş, böylelikle çok pahalı veya 'haute couture' artık sadece asillere ve soylulara değil herkese ulaşılabilir kılıyordu. . Sokak modasının ve teknolojinin gelişmesiyle artık moda için sezonlar arasındaki süre kısalmış, aynı moda sezonu içinde başka sezon tasarımları da yer almaya başlamıştır. İnsanlar kendine yakışanı ve yaşadığı zaman diliminin ihtiyaçlarını esas alan en sağlıklı ve rahat giyimi tercih etmeye başlamışlardır. Moda sektörüne ilgi artmış, teknoloji ile ülkeler arasındaki giyim kuşam modaya dayalı farklılıkları yok olmaya başlamıştır. Bu farklılaşma bugün Kuzeydeki bir insanın Afrika desenleri kullanabilmesine olanak sağlarken, doğudan gelen kumaşlarla batılıların Japon desenleriyle giyinebilmesi de olağan hale gelmişti. Sanat tarihinden izleri günümüz modacıları defilelerine taşıyarak sanatın ölümsüzlüğünü ve modanın tekrar edilebilirliğini bir kez daha göstermiş olup gelişen çağımızda herkes ulaşılabilir hale gelmiştir. Bu çalışmada tarihsel bir okumayla moda ve sanat akımları arasındaki etkileşim sorgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Moda, Sanat, Akım, Tarih, Güncel, Süreç, Değişim

Giyim sektörüGiysi tasarımıModa+5
Ayça Ziyaretli
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz dijital baskı teknolojisinin tekstil kumaş baskısı üretim sürecine etkisinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Klasik Baskı Yöntemleri ve son çeyrek yüzyıldır tekstil endüstrisine dahil olan Dijital Baskı Teknolojisi'nin tarihsel süreçteki gelişimi irdelenmiş, teknolojik açıdan aradaki farklı yapılanma ve yaklaşımlar tespit edilerek yorumlanmış ve "Günümüz Dijital Baskı Teknolojisinin Tekstil Kumaş Baskısı Üretim Sürecine Etkisinin İncelenmesi" araştırılarak açıklanmıştır. Günümüz dijital baskı teknolojisinin kumaş baskısı üretim sürecine etkisini anlayabilmek için klasik emprime baskıda kullanılan baskı yöntemlerinin araştırılması ve açıklanması bu tez çalışmasının ilk başlangıç aşamasını oluşturmaktadır. İlerleyen bölümlerde Klasik Baskı ve Dijital Baskı Teknolojisinin çeşitleri, çalışma prensipleri, birbirine karşı üstünlük ve eksiklikleri, uygulama alanları incelenmiştir. Dijital Baskıların renk yönetim sistemleri (ICC Profil, RIP Yazılımlar), iş akışı, iş gücü, gerekliliği ve moda sektörünün beklentileri konusundaki araştırmalara özet ve dijital teknolojinin geleceği konusu ilave edilerek tezin son bölümleri yazılmıştır. Bu araştırmanın genel amacı, klasik emprime ve günümüz dijital baskı teknolojisinin modaya ve kumaş üretim sürecine etkisi konusunda araştırma yapmak veya bu sektörlerde yer almak isteyenler için bir yazın oluşturmaktır.

Baskı teknolojileriKumaşlarModa+7
Esen Yıldız
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örme makinelerinde aksesuar üretimi

İnsanlığın varoluşuyla birlikte ihtiyaçlarda çoğalmıştır. Bunların en başında yer alan örtünme ihtiyacıdır. İnsanlık tarihinin her döneminde temel gereksinim olan dokuma gibi giyimde kullanılan, kumaş yapısı dokuma, örme olarak ikiye ayrılır. Örme çok eski çağlara dayanır. Örme makinesi ilk 1539 yılında William Lee tarafından bulunmuştur. Endüstrinin gelişimiyle birlikte tekstilde kullanılan makinelerde oldukça ilerleme kaydedilmiştir. "Örme makinelerinde aksesuar üretimi'' başlıklı tez çalışması örme makinelerinde yapılan aksesuarların teknik açıdan incelenmesi ve değerlendirilmesini hedefler. Tez, giriş, örmenin tarihi, örme makinelerinin sınıflandırılması, örme makineleri ve çeşitleri, düz örme(triko) ve yuvarlak örme makinelerinde aksesuar üretimi için kumaş önerileri, aksesuarın tanımı, giyside ve ev tekstilinde kullanılan aksesuarlar ve tarihçeleri olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Tezin amacını, kapsamını ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra ikinci bölümde örmenin tarihi ve sınıflandırılması görsellerle desteklenerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, örme makineleri tanıtılarak, ayrıldığı sınıflar incelenmiştir. Bu bölümde makinelerin örmüş olduğu örgüler ve çeşitleri, fotoğraflarla desteklenerek anlatılmaktadır. Dördüncü bölümde ise, aksesuarlar incelenerek giyside aksesuar ve ev tekstilinde aksesuarlar araştırılarak açıklanmış, teknik açıdan değerlendirilip görsellerle ifade edilmiştir. Beşinci bölümde aksesuar üreten örme makineler araştırılarak görsellerle desteklenmiştir. Altıncı bölümde, örme makinelerinde üretilen kumaşların üretildiği yöntemler araştırılarak tasarım ve teknik açıdan değerlendirilerek fotoğraflarla desteklenmiştir.

AksesuarGiyim endüstrisiGiyim sektörü+7
Nurgül Yitmen
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Giysi tasarımında geçmişe öykünme ve vintage giyim

Tekstil ve hazır giyim sektörü, özellikle 1980 sonrasında ihracata yönelik getirilen kalkınma politikası ile büyümeye başlayıp günümüze Türkiye'nin en büyük endüstri kollarından biri olarak gelmiştir. Ucuz pamuk ipliği imalatı, coğrafi konumun lojistik altyapılara elverişli olması, ürünlerin zamanında teslim edilmesi, üretimin yanında tasarım potansiyelinin de artması endüstrinin bu denli büyümesinin kanıtlarındandır. Ancak günümüzde Çin, Hindistan, Bangladeş gibi üretimin ve işçiliğin son derece ucuz olduğu ülkeler, Türkiye'nin rekabet gücünü zorlamaya başlamıştır. Bu gibi olumsuz durumlar karşısında Türkiye'nin katma değerli ürün oranlarını ve tasarım gücünü artırması kaçınılmaz olmuştur. Araştırmanın temel amacı, elde edilen verilerle giysi tasarımında geçmişe öykünme ve vintage giyim ile ilgili Katılım sağlayanların görüşlerinin ortaya konmasıdır. İfade edilen bu amaç doğrultusunda, Katılım sağlayanların vintage giyimi tercih etme sıklığı, vintage giyim ürünlerini tercih etmede markanın önemli olup olmadığı ve vintage giyimi bütçe açısından uygun bulup bulmadığı ile demografik özellikleri arasındaki ilişki ortaya konacaktır. Anahtar kelimeler: Giyim Tasarımı, Geçmişe Eğilim, Vintage, Giyim

Giysi tasarımıHazır giyim sektörüModa+6
Büşra Nur Ünal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik kavramı ve giysi tasarımına etkisinin araştırılması

Dünya tarihinin gelişim sürecinde sanayileşme, nüfus artışı, teknolojik gelişmeler, küreselleşme ve bazı felsefi yaklaşımların rol aldığı önemli kırılma noktaları nedenine bağlı olarak üretim ve tüketim artış göstermiştir. Bu gelişmelerden en çok etkilenen doğa, çevre, hayvan ve bitki türlerinin yok olmasına göz yumulmuştur. Hızlı tüketim kültürü doğanın sınırlı kaynakları ve ekosistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturmuştur. Olumsuz yöndeki gelişmeler kaynakların hızla tükenmesine, doğanın yok olmasına, insan sağlığının giderek bozulmasına neden olmuştur. Gelişmelerin tetiklediği ekonomik ve sosyal yapıdaki bozulma sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsanın en temel ihtiyaçlarından olan giysi, aksesuar ve ev tekstili gibi ürünlerin, Tekstil ve Moda sektöründe insan ve çevre sağlığını gözetip sürdürülebilir olmasına dikkat edilmelidir. Sürekli değişim gösteren dünya düzeni içerisinde değişikliklere ayak uydurma isteği, her koşulda yeni farklı olanı arzulayan tüketim toplumlarını, moda dünyasında ise neredeyse altı aydan kısa süren trendleri gündeme getirmektedir. Tasarımlar, bu trendlere sırtını dayayarak esas tanımı olan problem çözme eyleminden uzaklaşmakta, küreselleşme, sürdürülebilirlik ve diğer çevresel ihtiyaçlar gibi güncel problemleri de ortaya çıkarmaktadır. Sektör, kısa süreli trendlere yönelik tüketimi yavaşlatarak, gelecek nesillere yaşanabilir alanlar bırakabilme amacına yönelik sürdürülebilirlik kavramına yönelmelidir. Tez çalışmasında, sürdürülebilirlik kavramının giysi tasarımına etkisinin araştırılması ve analiz edilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre, Giysi, Moda, Sürdürülebilirlik, Tasarım, Tekstil, Tüketim

Giysi tasarımıGiysilerModa+7
Gülsüm Kelbaş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pop art akımının tekstil ve günümüz modasına etkisi: Ev tekstili örneği

Sanat dallarındaki değişiklikler her dönem modayı bir yönüyle etkilemiş, sanatçılar ve tasarımcılar yeni yöntemler geliştirerek endüstri toplumuna adapte olmuşlardır. Tüketici pazarlaması ve popüler kültür imajından ilham alan Pop Art akımı da, başından beri moda dünyasıyla bağlantı kurmayı hedeflemiş ve ortaya çıktığı yıllardan günümüze kadar tekstil modası üzerinde fazlasıyla etkili olmuştur. Bu çalışmanın amacı, 1960'lı yıllarda ortaya çıkan Pop Art akımını incelemek; bu akımın amacı, içeriği ve etkisi üzerinde durularak, tekstil tasarımı ile kurduğu ilişkiyi araştırmaktır. Bu kapsamda, çalışmada öncelikle Pop Art akımı incelenerek akımın sanatçılarından bahsedilmiş, kısaca tekstil ve moda tarihine değinilerek moda ve sanat ilişkisi incelenmiştir. Devamında Pop Art'ın tekstil modasına yansımaları araştırılmış, çıkış noktasından günümüze kadar tekstil modası üzerinde etkisinin ne kadar devam ettiği ve nasıl geliştiği incelenerek, Pop Art akımının etkisindeki tasarımcı ve markaların koleksiyonları, tasarım, renk, detay, baskı ve desen unsurları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Son olarak, bu değerlendirmeler ve araştırmalar doğrultusunda ev tekstili alanı detaylandırılmış ve bu kategoride örnek tasarımlarda sunulmuştur. Araştırma sürecinde çeşitli görsel ve yazılı kaynaklardan faydalanılmış, konu ile ilgili kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır.

Ev tekstiliGiysi tasarımıModa+4
Özlem Topaçoğlu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Jakarlı örme kumaşlar ve moda tarihinde kullanımı

Örme terimi "örme, örülerek yapılan" anlamına gelmektedir. Örme giysiler insanların, örtünme gereksinimiyle başlamış ve günümüze dek tüm kültürlerde, değişik zevklere ve işlevlere göre şekillenerek varlığını sürdürmüştür. Jakar örgü ise jakar mekanizmasına sahip makinelerden çıkarılan kumaşlardır. Tasarım, birden fazla disiplinin bir araya gelerek yeni bir yaratma süreci olarak ifade edilebilir. Bu tez çalışmasında jakarlı örme kumaşlar üzerine yeni tasarım fikirleri uygulanmıştır. Bu doğrultuda Prof. Dr. İsmet Çavuşoğlu'nun yapmış olduğu tablolardan esinlenerek tasarımlar gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda oluşturulan jakar örme tasarımlarında dikkat çekilmek istenen şey farklı yaratım süreçlerine girilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Literatür de jakar dokumalarla ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına karşın jakar örme tasarımlarıyla ilgili bilimsel çalışmalar oldukça sınırlı tutulmuştur. Hatta çağdaş sanat tablolarının jakar örme makinalarına aktarılarak bir tasarım süreciyle ilgili çalışmalar da sınırlı tutulmuştur. Bu çalışmanın özgün yönü jakar örme tasarımlarıyla ilgili literatüre katkı sunmasıdır. Anahtar Kelimeler: Jakar örme, tasarım, moda, tekstil

GiyimGiyim sektörüJakarlı dokuma+6
Güçlü Artan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan günümüze giyimde markalaşma sürecinin sosyopolitik ve sosyoekonomik yönden incelenmesi

Giyinmek, doğaya karşı insanın zorunlu bir ihtiyacı olmuştur. Doğada eşsiz olan insan aklının doğaya sunduğu sanat anlayışı çok eski çağlardan beri giysilere de yansımıştır. Tarihten günümüze giyinmenin serüveni zorunlu bir ihtiyaçtan, sanat eserlerine, oradan tasarım kavramının ortaya çıkışına ve felsefenin armağanı olan estetiğin de katkısıyla modaya kadar ulaşan bir süreç olmuştur. Başlangıçta bir zanaat olan giysi üretimi, tarihsel süreç içinde teknolojinin gelişimiyle endüstrileşmiş ve tarihte kırılma noktaları yaratan devrimler boyunca dönüşmüş ve nihayet nanoteknolojinin kullanıldığı akıllı tekstillerin üretimine kadar varan bir gelişme göstermiştir. Bu süreç, sanatın ve teknolojinin olduğu kadar ekonominin de etkisindedir. Tekstil ekonomisi hammadde ticareti ile tarihi yolculuğuna başlamış, endüstri devrimiyle makinenin hâkimiyetine girerek rekabete evrilmiş, postmodern çağda ise kalitenin ve markalaşmanın zirvesine ulaşmıştır. Bu kadar geniş bir ilişkiler ağına sahip tekstil konusuna tarihsel bağlamda sosyopolitik etmenlerin Türk tekstiline etkilerini ve Türk tekstilinin markalaşma alanında dünya genelindeki konumu incelenmektedir. Moda olgusu her zaman insanların ilgisini çekmiştir günümüzde gelinen durumu ise giyim ve modanın sosyopolitik unsurlarla birlikte açıklanması ve incelenmesidir. Moda endüstrisi, insan toplumunun tüm yönlerini kapsar ve yaşadığımız zamanı en iyi şekilde göstermektedir. Gelişen teknolojinin ve küreselleşen ekonominin de etkisiyle moda ve tasarım endüstrisi ile tekstil ve hazır giyim endüstrileri arasındaki ayrım giderek kaybolmaktadır. Yeni rekabet alanı artık markalaşma ve değişen pazar talepleri ile modaya uyum sağlamak olmuştur. Günümüz tekstil ve moda sektörlerine küresel çapta etki gösteren çok uluslu şirketlerin başarılarının anahtarı stratejik yönetim ile değişen koşullara uyum sağlama kabiliyetleri ve markalaşma yönetimi ile moda ve tekstil endüstrilerine etki edebilme güçleridir. Yerli moda endüstrimizin uluslararası rekabetin giderek kızıştığı küresel ekonomik koşullarda, tekstil ve moda pazarında daha da güçlü bir konuma gelmesi için öncelikle mevcut durumunu analiz etmeli, güçlü ve zayıf yanlarını optimum şekilde yöneten bir strateji ile hedeflediği marka değerine ulaşmalıdır. Türkiye, tarihinden gelen köklü bir tekstil ve üretim tecrübesine sahiptir. Bu araştırma kapsamında; Türk tekstilinin hangi güçlükler ile karşılaştığı, fırsatları nasıl değerlendirdiği, ekonomide kritik kararların bugünkü yönelimlerde nasıl etki ettiği ve sosyopolitik olaylardan ne ölçüde etkilendiğini tarihsel süreçte irdelenirken; teknoloji, tasarım, moda ve markalaşma fenomenlerinin Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki rolü incelenmiştir.

ModernleşmeSosyopolitikTekstil
Cemre Çetinkaya Çakan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Operadaki Hayalet adlı müzikalin kostümlerinin giysi restorasyonu ve tasarım bakımından incelenmesi

Antik Yunan Tiyatrosuyla başlayan kostüm sanatı, günümüze kadar sergilenen sahne sanatlarında, oyunun geçtiği döneme ışık tutabilmek ve karakter özelliklerini yansıtabilmek için önem taşımaktadır. Sahnede kostüm; dekor ve oyuncu performansı ile beraber bütüncül bir etkiye ulaşmakta ve böylelikle seyirciye bir ambiyans sunmak mümkün olmaktadır. 1986 yılında gösterime giren "Operadaki Hayalet" adlı müzikal, kostümleri bakımından ele alındığında oldukça gösterişli eserleri sahneye taşımaktadır. Maria Björnson tarafından tasarlanmış olan kostümlerin, ilk sergilendiği günden günümüze belirli parçaların devamlılığını koruduğu ve 19. Yüzyıl döneminin giyimini yansıtan desen ve kumaşların, aynı zamanda dönemin işçiliklerini yansıtan model özelliklerini taşıdığı görülmektedir. Oldukça eski kumaş ve dikim teknikleri kullanılarak elde edilen bu kostümler, üzerinde uygulanan onarımlar ise tekstil teknikleri konusu içinde yer alan giysi restorasyonu kavramıyla açıklanabilir. 19. Yüzyılda başlayan ve mimari başta olmak üzere bir çok alanda yapılabilen restorasyon faaliyeti, günümüzde kumaş yüzeyleri ve giysi için de uygulanabilmekte, materyale özgü onarım ve koruma faaliyetleri ile birlikte değer taşıyan eski giysilerin bugüne ulaşmasını sağlamaktadır. Giysi restorasyonunun uzun yıllar devam edebileceğini gösteren "Operadaki Hayalet" müzikalinin kostümleri tasarım açısından incelenecek, kostüm- restorasyon ilişkisi bakımından malzeme ve tekniklerin açıklanması amaçlanmaktadır. Çalışmanın ikinci kısmında restorasyonun tanımı yapılmakta ve üçüncü kısımda ise giysi restorasyonuna yön veren, giysinin ana malzemesi olan tekstillerin günümüze ulaşabilmesi için yapılan koruma ve onarım teknikleri açıklanmaktadır. Tekstil ürünlerindeki bozulmaların nedenleri ve onarım uygulamaları anlatılmaktadır. Dördüncü kısımda, giysi restorasyonunun, işlem basamakları açıklanarak, giyside bölgesel onarımlar, kalıp, boya ve motif onarımları örnekler ile anlatılmaktadır. Beşinci kısmında ise sahne sanatlarında kostüm tasarımının yapım aşamasında dikkat edilmesi gereken noktalar vurgulanmaktadır. Çalışmanın son bölümünde "Operadaki Hayalet" isimli müzikalin giysi restorasyonuna örnek olarak gösterebileceğimiz kostümleri, dönemin özellikleri ile beraber yansıttığı giysi modası incelenmektedir. Tez çalışmasında mülakat tekniği kullanılarak, müzikalde sergilenen kostüm tasarımlarının muhafaza edilmesi ve onarılması ile ilgili yöntemlere ulaşılmış, alandaki literatür incelenmiş, görsellerle desteklenerek sunulmuştur.

KostümModaTekstil
Tilbe Selhanoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Modern batı sanatının toplumsal yapı ve modayla etkileşimi

Rönesans döneminde ortaya çıkan hümanizm akımı insanların kültürel anlamda gelişimine katkıda bulunmuş ve Modern Batı Sanatı'nın temellerini atmıştır. 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın ortalarına kadar etkinliğini sürdüren Modern Batı Sanatı, toplumla sanatın etkileşimini anlamak açısından zengin bir tarihi süreç sunar. Bu süreç, politik, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan mercek altına alındığında, Modern Batı Sanatı'nın toplumsal yapı ve modayla etkileşiminin diyalektik bir yapıda olduğu ve ciddi değişimler geçirdiği gözlemlenir. Toplumun kökten değişmesini sağlayan önemli tarihi olaylar; I. ve II. Dünya Savaşları ve Soğuk Savaş bu dönemde yer alır. Çağın en önemli entelektüel akımları olan Aydınlanma Çağı ve Romantizm dönemi sadece sanatı ve modayı etkilememekte, sanat, moda ve toplum arasındaki ilişkiyi de değiştirmektedir. Bu diyalektiğin değişim sürecinin tanımlanması ve yukarıda adı geçen üç değişik perspektiften değerlendirilmesi tezin ana kapsamını oluşturmaktadır. Batı kültürünün etkin olduğu ülkelerdeki yaşayış biçimini anlamak ve toplumu sosyolojik olarak değerlendirebilmek için kendi dönemine damgasını vuran resimler analiz edilmiş, üç farklı başlık altında incelenmiştir. İlk olarak, dönemin tarihi olaylara bakış açısını yansıtan resimler, ikinci olarak saray ve burjuva kesimin kıyafetlerinin değerlendirilmesini sağlayan resimler, üçüncü olarak da halkın ruh halini yansıtan resimler üzerinden ele alınmıştır. Resimleri incelerken tarihin şartları göz önünde bulundurularak neden- sonuç ilişkisi gözetilmiştir. 16.- 19. yüzyıllar arasında sanat sadece kraliyet-saray mensubu kişilerin duvarına astığı müzelik yapıtlar iken, 20. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde sanat artık yaşam biçimini ve ruh halini yansıtan, onu biriktirmenin entelektüel bir hareket olduğu bir olguya dönüşmüştür. Sanatçılar kendi duygularını dışa vurmakta özgürleşmiş, temel resim teknikleri dışında kendi hayal güçlerini veya bilinçaltlarını resimlerine yansıtmışlardır. Özgürleşen sanatçı ekolü, sanat tacirleri, din adamları veya kraliyetin isteklerine bağımlı olmadıklarından, resimlerinde toplumsal olaylar ve halkın hissettiklerini çarpıcı bir şekilde yansıtırken, dönemin ruhunu anlamamızı sağlamış, tarihe ayna tutmuşlardır. Fransız Devrimi ile başlayıp, iç savaşları ve Sanayi Devrimi'ni konu alan önemli resimler dönemin politikasını ve halkın yaşadıklarını çözümlemek adına incelenmiştir. Batı uygarlığının dönemsel farklılıklarını araştırmak üzere kendi yaşadığı döneme damgasını vuran 18 ressamın 37 adet resmi üzerinden kıyafet analizi yapılmıştır. Halkın yaşadığı zorlukların tüm gerçekliğiyle çizildiği resimlerde toplum yapısını anlamak için analiz edilmiştir. Sanayi Devriminin ortaya çıkmasıyla gazete ve dergiler sayesinde modanın yayılma hızı artmış, makineleşmenin sonucu olarak kıyafetlerin üretim süresi kısalmış ve halkın daha kolay ulaşabileceği bir hal almıştır. Sonuç olarak sanatçı yeni bir özgürlük kazanarak gelenekten arınmış, tablolarına veya kıyafetlerine kendi ruh halini yansıtabilir hale gelmiştir. Anahtar Kelimeler: Modern Batı Sanatı, Rönesans, Fransız Devrimi, Sanayi Devrimi, Sanat, Moda, Tekstil

Avrupa sanatıEndüstri DevrimiFransız İhtilali+3
Şiir Önen
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kendi kendini temizleyen boyar maddelerle boyanmış dokuma kumaşların performans özellikleri üzerine bir araştırma

Son yıllarda tüm dünyada artan nüfus ve endüstrinin her alanında yaşanan teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak `'çevresel kirlilik'' sorunuyla karşı karşıya gelmiş durumdayız. Bireysel ve endüstriyel temizlik için deterjanlar, su ve elektrik kullanımına devam edilmesi durumunda tüm dünyada doğal enerji kaynakları yakın zamanda tükenecektir. Öte yandan güneş temel enerji kaynağımız olmakla beraber, Ozon tabakasında oluşan delik nedeniyle güneşten gelen ışınım insan cildi ve sağlığı için tehlikeli hale gelmiş durumdadır. Doğanın temiz kalmasını sağlamak, doğal enerji kaynaklarını korumak ve temizlik maliyetlerini düşürmek için kendi kendini temizleyen boyarmaddeler ticari olarak üretilmiş durumdadır. Bu boyarmaddelerin içerdikleri TiO nanoparçacıkları sayesinde aynı zamanda UV koruyucu özellikte olduğu bilinmektedir. TiO yarıiletken bir malzeme olup, günışığına maruz kaldığında fotokatalitik olarak aktif hale gelir ve yüzeyinde bir dizi redoks tepkimesi meydana gelerek organik kirleri parçalar.Çalışmada, yukarda sözü geçen boyarmaddelerle fularda emdirme yöntemine göre boyanmış üç farklı tipteki dokuma kumaş kullanılmıştır. Bu kumaşların boyama sonrası performans özellikleri, UV koruma değerleri ve kendi kendini temizleme özellikleri kumaşların yapısal özelliklerine ve hammaddeye bağlı olarak değerlendirilmiştir.

TekstilTekstil boyacılığıTekstil malzemeleri+4
Gonca Alan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ekonomisinin gelişim sürecinde tekstil ve dericilik sektörlerinin rolü

Tekstil ve dericilik sektörleri Türkiye ekonomisine önemli çıktı ve istihdam katkısı sağlayan, dış ticarette hatırı sayılır yer tutan iki önemli sektördür. Bu iki sektör, tarihsel süreçte ve günümüzde önemli ticari yol güzergâhları üzerinde bulunan Uşak İli ekonomisinde başlıca ekonomik faaliyet alanlarından olmuştur. Bu çalışmada Türkiye'de ve Uşak İlinde tekstil ve dericilik sektörlerinin yıllar itibariyle gelişimi ve sorunları incelenerek çözüm önerileri sunulmuştur. Tekstil ve dericilik sektörleri son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte giderek sermaye yoğun üretime kaymaya başlamışsa da halen ağırlıklı olarak emek yoğun üretim teknolojisi kullanılan ve bu nedenle ciddi istihdam sağlayan sektörlerdir. Bu yönüyle bu iki sektörün gelişmesi, gerek kentte gerekse Türkiye'de giderek yükselen işsizlik sorunu ile mücadele için önem arz etmektedir. Günümüzde her iki sektörün çözüm bekleyen ciddi sorunları mevcuttur. Tekstil ve dericilik sektörleri, kayıt dışı üretim ve istihdam, üretim teknolojisi, hammadde temini ve kalitesi, enerji ve işçilik ücretleri, reklam ve pazarlama, finansman, dış ticaret, ar-ge çalışmaları ve teşvik politikaları ile ilgili konularda önemli sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların uzun vadeli bir bakış açısıyla, kalıcı olarak çözüme kavuşturulması Türkiye ekonomisi ve bu sektörlerde önemli pay sahibi olan Uşak ekonomisi için ciddi getiriler sağlayacaktır. Uşak İlinin tarihsel süreçten gelen bilgi birikimi ve deneyimi ile rekabet üstünlüğüne sahip olduğu bu sektörlerde yeniden öne çıkması kentin yıldızını parlatacak ve kenti cazibe merkezi haline getirecektir.

DericilikEkonomiEkonomik büyüme+6
Murat Gür
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dokusuz yüzey üretimi yapan tekstil işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi ve risk analizi: Uşak ilinde bir işletme örneği

Değişen yaşam standartları ve gelişen teknoloji ile birlikte dokusuz yüzeylere olan talep her geçen gün artmaktadır. Dokusuz yüzeylerin dayanıklı ve gözenekli yapıları günlük hayatta ve sanayide bu ürünlerin çok fazla tercih edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Dokusuz yüzey sektörü, üretimde kullanılan makineler ve çalışma ortamından kaynaklanan birçok tehlike ve riski bünyesinde barındırmaktadır. Bu tehlike ve risklere yönelik alınmayan iş sağlığı ve güvenliği önlemleri iş kazaları ve meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Tekstil sektöründe çalışma ortamında bulunan fiziksel risk etmeleri çalışan sağlığı açısından olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. İşyerlerindeki tehlike ve risk etmenlerinin çalışma ortamında düzenli olarak ölçülmesi ve gerekli önlemlerin alınması çalışan sağlığı için çok büyük önem taşımaktadır. Bu tez de dokusuz yüzey üretimi sırasında karşılaşılan fiziksel risk etmenleri ve çalışan sağlığını korumak için alınması gereken önlemler irdelenmiştir. Bu amaçla Uşak ilinde bulunan dokusuz yüzey üretimi yapan bir tekstil fabrikasında standartlardan yaralanılarak gürültü, termal konfor aydınlatma titreşim ve toz ölçümleri ile çalışma ortamında bulunan fiziksel risk etmenlerinin maruziyet düzeyi belirlenmiştir. İşletmede L tipi matris yöntemi ile risk analizi yapılarak çalışma ortamındaki tehlike ve riskler belirlenmiş ve alınabilecek önlemler hakkında bilgiler verilmiştir.

Risk analiziTekstilTekstil endüstrisi+3
Aysel Buzak
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil endüstrisi atıksularının geri kazanım potansiyellerinin yenilikçi yaklaşımlarla araştırılması

Son yıllarda, nüfus artışı, tarımsal faaliyetlerin yaygınlaşması, kentleşme ve endüstrileşmenin hızlanması gibi faktörler, küresel iklim değişikliği ile birleşerek içilebilir ve kullanılabilir su kaynaklarının hızla tükenmesine neden olmaktadır. Bu durum, gerekli suya erişimi her geçen gün daha da zorlaştırmakta ve temiz su temininde ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Temiz ve kullanılabilir suya ulaşmanın zorlaşması, ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra çevresel ve halk sağlığını tehdit eden önemli endişelere yol açmaktadır. Aynı zamanda, su kıtlığı endüstriyel verimliliği olumsuz etkileyerek insanoğlunun konforunu da tehlikeye atmaktadır. Bu sebeplerle, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, suyun daha verimli kullanımı ve arıtılmış suların yeniden değerlendirilmesi giderek daha kritik bir konu haline gelmektedir. Su, yalnızca canlıların temel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda birçok endüstriyel sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Özellikle tekstil endüstrisi gibi sektörlerde, su hemen hemen her aşamada kritik bir rol oynar ve bu durum, büyük miktarlarda atıksu oluşumuna neden olmaktadır. Bu tür endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan atıksuların etkin bir şekilde yönetilmesi, arıtılması ve yeniden kullanılabilir hale getirilmesi, hem ekonomik açıdan hem de suyun sürdürülebilir kullanımı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, tekstil endüstrisinde oluşan atıksuların geri kazanım potansiyelleri yenilikçi arıtma yöntemleriyle araştırılmıştır. Geri kazanılan atıksuların tekstil üretim süreçlerinde ve diğer alanlarda yeniden kullanım potansiyelleri de değerlendirilmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda, bir tekstil fabrikasının üretim süreçleri, bu süreçlerde gerçekleşen su döngüsü ve mevcut atıksu arıtma tesisinin performansı örnek bir çalışma olması için detaylı bir şekilde incelenmiştir. Firmanın mevcut atıksu arıtma tesisinin var olan veya olması muhtemel olan sorunları ile ilgili yerinde gözlemler yapılmış ve ilgililer ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Tesisin ham atıksu karakterizasyonuna bağlı olarak mevcut biyolojik arıtma tesisinin iyileştirme çalışmaları ve bu çalışmaların yaklaşık maliyetleri hesaplanmıştır. Tesisi iyileştirme çalışmaları kapsamda, besi maddesi eksikliğini gidermek için hayvansal (tavuk-güvercin gübresi) ve yapay gübreler (diamonyum fosfat (DAP), DAP + üre karışımı) için muhtemel senaryolar oluşturulmuştur. Bu çalışmalar sonucunda, mevcut biyolojik atıksu arıtma tesisinin besi maddesi eksikliği telafi etmek için olarak DAP + üre karışımının hem maliyet hem de verim açısından optimum olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında mevcut biyolojik atıksu arıtma tesisinin çıkış suyu kalitesinin artırılması yönelik daha yeni/yenilikçi arıtma sistemleri birlikte kullanım için tasarımlar gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda mevcut havalandırma havuzuna membran biyoreaktör (MBR) sisteminin ilave edilmesi ve maliyetleri (MBR tasarım adımları, tasarlanırken dikkate alınması gereken parametreler, gerekli tüm ekipman ve enstrümantasyon sistemleri dahil) detaylı bir şekilde incelenmiştir. MBR tasarım çalışmaları sonucunda, bugünün koşullarına göre yaklaşık 227.312,94 Euro kurulum maliyeti hesaplanmıştır. Bu çalışmanın son aşamasında ise atıksuyun geri kazanımı için MBR sonrası ters osmoz (RO) sistemi tasarlanmıştır. RO sisteminin tasarımında Water Application Value Engine (WAVE) projeksiyon programı kullanılmıştır. RO sisteminin ekonomik analizi için piyasa araştırması yapılmış (membran üreticilerden teklifler alınmış) ve sistem için gereken tüm ekipman, enstrüman ve tertibatlar belirlenmiştir. Atıksuyun MBR+RO sisteminde arıtıldıktan sonra tesiste proses suyu olarak kullanılabilmesi için gerekli parametreler dikkate alınarak ve RO sisteminde tek kademe iki aşamalı membranlar kullanılması durumunda 600 m3/gün besleme suyunun %70'i kadarı geri kazanacak şekilde tasarımı gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda kırklık (40 ft) konteynerin içinde tasarlanan ters osmoz sisteminin maliyeti 113.670,61 Euro olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla, atıksu geri kazanımı için toplam maliyet (MBR+RO) 340.983,55 Euro olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, incelenen tesis için tasarımı gerçekleştirilen arıtma sistemleri sonucunda geri kazanılan suyun sistemde proses suyu olarak kullanılan kuyu suyunun yerine kullanılabileceği görülmüştür. Ayrıca, bu çalışmada elde edilen sonuçlara göre tesisin hem su ayak izinin düşürülebileceği hem de gelişmekte olan sıfır sıvı deşarj (ZLD) konseptine uyum sağlanabileceği söylenebilir.

Atık su arıtma sistemleriMembran sistemlerTekstil
Saıdou Kında
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızistan'da tekstil sanayi bölgesine ilişkin fizibilite çalışması

Tekstil ve hazır giyim sektörü bağımsız Kırgızistan'ın tarihinde önde gelen ve hızlıca gelişmekte olan bir sektördür. Ancak buna rağmen sektöre özel kümelenmiş bir sanayi tesislerin bulunmaması sektörün daha da gelişmesine engel olmaktadır. Sektöre özel sanayi sitenin kurulması tüm paydaşlar için fayda sağlayacağı ve ülke ekonomisinin gelişmesini destekleyeceği beklenmektedir. Başka taraftan tekstil sektörü büyük miktarda ucuz insan gücüne talep yaratan bir sektördür. Ayrıca istihdam edilenlerin %90 kadınlardan oluşmaktadır ve onların elde ettikleri gelir ailelerin maddi durumunu doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada öncellikle fizibilite etüdü hakkında teorik bilgi verilmektedir. İkinci bölümde fizibilite etüdünün aşamaları ayrıca incelenmektedir. Üçüncü bölümde ise Kırgızistan tekstil ve hazır giyim sektörünün tarihi ve gündemi araştırılmaktadır. Uygulama kısmında gelecek beş senenin talep tahmini yapılarak hedef sanayi bölgenin kapasitesi belirlenmektedir. Ardından bu kapasiteyi karşılayabilmek için gerekli alan ihtiyacı belirlenmektedir ve kuruluş yeri seçimi uygulaması yapılmaktadır. Anahtar kelimeler: Kırgızistan, hafif sanayi, tekstil, hazır giyim, organize sanayi bölgesi, fizibilite etüdü.

FizibiliteKırgızistanOrganize endüstri bölgesi+3
Yryskeldi İsmailov
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Proto-industrialization in the mid-nineteenth-century Balkan countryside: Textile manufacturing in villages of Plovdiv

This study analyzes the rural manufacturing in the mid-nineteenth century Ottoman Balkans. Woollen-textile manufacturing in three villages of Plovdiv; Karlova, Kalofer and Sopot are examined for this purpose.The thesis focuses on the conditions of the emergence of the rural industries and the organization of the manufacturing process. This study proposes that the proto-industrialization theses provide a useful approach for analyzing the emergence of the nineteenth-century Ottoman rural industries as well as the organization of labour and production.Based mainly on the Income Surveys ( Temettuat Defterleri), this study analyzes the textile sector in the selected villages through the extensive use of the qualitative and quantitative data, both at the macro and at the micro levels.The study mainly argues that the combination of proto-industrialization theses with the information derived from the Income Surveys hold a great capacity to explain the causes of rural putting-out economies. It shows that proto-industrialization in Plovdiv villages emerged out of the specific geographic and demographic features of the region. It also points out that land shortage and lack of sufficient agrarian income directly stimulated the emergence of the rural manufacturing in these villages. The analysis of the labour organization and the commercial networks demonstrates that textiles became the dominant economic activity of Plovdiv villages in the context of a merchant-led, market-oriented putting out system. It also asserts that, based on the degree of influence created by the merchants, there were different types of proto-industries in Plovdiv villages.

19. centuryBalkansBulgaristan-Filibe+7
Fatma Öncel
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Diyot lazer ile tekstil boyasının bozunması

Tekstil endüstrisi tarafından oluşan atık sular, hacim ve kirletici bakımından endüstri alanında en çok su kirliliğine neden olan endüstri dalıdır. Tekstil ürünlerini renklendirmek amacıyla boyarmadde kullanımı son yüzyılda giderek artıyor ve artmaya da devam etmektedir. Boyarmaddeler organik ve inorganik yapılarından dolayı suyun kirlenmesine neden olur. Bu çalışmada çevre dostu bir lazer fotodegradasyon sistemi ile sanayide tekstil boyası olarak kullanılan ve hali hazırda atık sulara karışma olasılığı yüksek olan Remazol Brilliant Violet 5R Boyasının bozunması ve renk giderimi (1ppm) 445 nm ve 3 W gücündeki lazer ışını ile oksidant olarak farklı miktarlardaki hidrojen peroksit (H2O2) ve potasyum persülfat (K2S2O8) kullanılarak farklı sıcaklıklarda ve 6 saat reaksiyon süresinde incelenmiştir. Yapılan deneyler sonucunda H2O2 oksidant olarak kullanıldığında, 6 saat içerisinde 2 µL H2O2 kullanımı ve 50 oC'de %43,30 iken 75 oC'de %72,83 parçalanma oranı; 4 µL H2O2 kullanıldığında 50 oC'de %62,39 iken 75 oC'de %61,39 parçalanma oranı; 6 µL H2O2 kullanıldığında 50 oC'de %87,14 iken 75 oC'de %76,96 parçalanma oranı; 8 µL H2O2 kullanıldığında 50 oC'de %88,22 iken 75 oC'de %82,92'dir. Toplam Organik Karbon analiz (TOC) sonuçlarına göre ulaşılırken, 1 ppm boya için 2.59 x10-4 M K2S2O8 kullanıldığında parçalanma değeri 50 oC de %96'lık bir değere ulaşmıştır. Biyolojik arıtma sistemleri ile bu çalışmada kullanılan fotodegredasyon sistemi karşılaştırıldığında kullandığımız bu sistem ile boyarmaddenin parçalanması 6 saat gibi bir sürede gerçekleştiğinden, biyolojik arıtma sistemlerine göre büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bu nedenle bu sistemin daha ileri çalışmalar yapılarak tekstil fabrikalarının atık su arıtım tesislerinde kullanımı sağlanabilir.

Diyod lazerRemazol brilliant violet 5RTekstil+3
Kevser Bozan
Mersin University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının iş verimliliğine etkisi: Bitlis örneği

Bu araştırmanın amacı, Doğu Anadolu illerinden biri olan Bitlis ilinde bulunan tekstil fabrikası çalışanlarının iş verimliliğini, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerine uyum bakımından incelemektir. Böylece; Bitlis'teki tekstil çalışanlarının, tekstil üretimi sırasında karşılaşacakları muhtemel tehlikelere karşı kişisel tedbirler konusundaki bilgi düzeyleri tespit edilecektir. Ayrıca Bitlis ilindeki tekstil fabrikası işverenlerinin işyerinde aldıkları tedbirlerin yeterli olup olmadığı ve çalışanların iş verimine etkisi de araştırılmıştır. Eğitim ve bilgilendirme, kişisel tedbirler, işyeri tedbirlerinin iş verimliliğine etkisini ölçmek için anket oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucu eğitim ve bilgilendirmenin, kişisel tedbirlerin ve iş yeri tedbirlerinin iş verimliliğini etkilediği görülmüştür. Bitlis'te son yıllarda sayıları hızla artmaya başlayan tekstil fabrikalarının İSG bakımından birçok eksiği bulunmaktadır. İşveren ve çalışanlar, İSG hakkında bilgi sahibi olduklarını düşünseler de bu konuda yapılacak çok şeyin olduğu gözlemlenmiştir. İSG konusunda hizmet içi eğitime önem verilmesinin, doğru ekipman temini ve kullanımının kısa vadede küçük çaplı iş kazalarının önüne geçeceği düşünülmektedir. İSG önlemlerinin iş kültürü haline getirilmesinin olası büyük kazaların önüne geçeceği açıktır. İSG konusunda alınan bu tedbirler ile tekstil fabrikasında iş verimliliğine pozitif bir etki oluşacaktır.

TekstilTekstil işletmeleriTekstil sektörü+4
Mustafa Kızıltaş
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antibakteriyel bor bileşiklerinin tekstil ürünlerine uygulanabilirliği

Tekstil sektörü ülkemizde önemli sektörlerden olup, gelişen teknoloji ve artan talepler doğrultusunda hızla büyümektedir. Bu büyümeyle birlikte rekabet artmakta, nitelikli ürün üretimi önem kazanmaktadır. Tekstilde kumaşa kazandırılan güç tutuşurluk, su geçirmezlik, antibakteriyellik gibi özellikler bu nitelikler arasındadır. Bu çalışmada antibakteriyel olduğu bilinen sodyum perborat tetrahidrat ve boraks dekahidrat 10, 20 ve 30 g/L derişimde %100 pamuk kumaşa uygulanmıştır. Uygulama yapılan kumaş numunelerinin kimyasal bağ yapıları Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektrofotometresi (Fourier Transform Infrared Spectrophotometer, FT-IR), yüzey morfolojileri ve kumaş yüzeyinde bor element dağılımı ise Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve Enerji Dağılımlı X-Ray Spektroskopisi (EDX), ısıl davranışları Simültane Termal Analiz (STA) ile incelenmiştir. Numunelerin yıkama dayanımlarını incelemek ve karşılaştırmak için SEM-EDX, FTIR, mukavemet, hidrofilite, pH analizleri ve beyazlık indis ölçümleri yapılmıştır. SEM-EDX analiz sonuçları incelendiğinde, kumaş üzerinde kütlece %9-9,5 oranında borun homojen bir şekilde dağıldığı görülmüştür. Bu bor miktarı yıkama sonunda kumaş üzerinde benzer oranda kalmaktadır. Antibakteriyel analizler ASTM 2149 metoduna göre Methicillin-resistant Staphylococcus aureus ATCC 43300 (MRSA) ve Escherichia coli ATCC 8739 (E. coli) üzerinde yapılmıştır. Yaklaşık pH 9 değerinde olan numunelerin belirli oranda antibakteriyel aktivite gösterdikleri görülmüştür. Bu değer en fazla MRSA için %49'dur. Fakat yıkama sonrası pH değeri 7'ye yaklaşan numunelerde E.coli için %80 üzerinde antibakteriyel aktivite tespit edilmiştir.

BoraksTekstil
Hüseyin Enes Altınok
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kitosan tekstil kompozitli ve elektrostimülasyon ile güçlendirilmiş yara örtüsü tasarımı

Dekübit ülserleri, günlük hayat üzerine doğrudan etkisi olan ve tedavi süreci uzun soluklu bir hastalıktır. Dekübit ülser tedavisinin temel taşı, basıncı azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Bu çalışmada, iyileşme sürecini hızlandırmayı ve dekübit ülserinin gelişimini azaltmayı amaçlayan bir yara örtüsü sistemi geliştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında, iki farklı tedavi yaklaşımı bir araya getirilerek yeni bir sistem geliştirilmiştir. Bu sistem, kitosan ve gliserol karışımı ile kaplanmış spacer kumaş ve elektrostimülasyon cihazından oluşmaktadır. Çalışma kapsamında kitosan ve kitosan/gliserol karışımı polyamid (PA) ile polyester (PES) spacer kumaşlara, emdirme işlemi, baskı işlemi ve laboratuvar ortamında daldırma işlemleri ile uygulanmıştır. Elde edilen spacer kumaşlar, bırakılma ve aplikasyon miktarı, elastikiyet, antimikrobiyal aktivite ve elektrostimülasyon sisteminin performansı ile değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen kitosan içeren spacer kumaşlar, iyi bir antimikrobiyal etki göstermiştir. Gliserol içeren spacer kumaşların diğer üretilen kumaşlara göre, aplike edilen ve bırakılan miktar değerlerinin daha iyi olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca gliserolün, spacer kumaşların şişme kabiliyetini ve emilim özelliğini arttırdığı ve aynı zamanda kumaşa plastisite kazandırarak, esnek bir yapı elde edilmesine yardımcı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Howland devresi kullanılarak bir elektrostimülasyon sistemi geliştirilmiştir. Devrenin simülasyonu gerçekleştirilmiş ve bir prototip oluşturulmuştur. Devrenin performansı, simülasyondan ve prototipten elde edilen çıkış sinyallerinin genlik ve frekans değerleri karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Tasarlanan devre, ayarlanabilir frekans aralığı 0 ila 100 Hz arasında olan ve 1 mA'e kadar bir akım sinyali üretebilme kapasitesine sahiptir. Çalışma sonucunda tasarlanmış sistemin, dekübit ülseri tedavisi ve yönetimi alanında daha etkili ve kapsamlı bir yaklaşım geliştirilmesine olanak tanıyarak hem hastaların yaşamını olumlu yönde etkileyeceği hem de sağlık sektörüne önemli katkılar sağlayacağı gösterilmiştir.

Akıllı tekstilBiyomedikal mühendisliğiGliserol+5
Fatma Altıntaş
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00

Related subjects