Nüfus

185 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kütahya İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü ile bağlı 13 ilçe nüfus müdürlüklerinde hizmet kalitesinin Servqual analizi ile ölçülmesi

Günümüz piyasasının rekabet koşullarında insana ve onun ürettiği hizmete duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple, hizmet sektörü uluslararası pazarda önemli bir yer edinmeye başlamış, sektörün gelişimini sağlayacak en önemli unsur olan kalite düzeyinin ölçülmesi ve gerekli müdahaleler sonucunda artırılması için bir çok çalışma yapılmıştır. Çalışma kapsamında hizmet kavramı bu çerçevede ele alınmış; hizmet kalitesi, hizmet kalitesini etkileyen faktörler ve hizmet kalitesinin ölçümüne yönelik yöntemler işlenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde hizmet ve kalite kavramlarının kuramsal çerçevesi çizilirken, hizmet kalitesi kavramının tanımı ve boyutları ele alınmış; ikinci bölümde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü teşkilat yapısı ve hizmet anlayışı Kütahya İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü özelinden örnekler sunarak anlatılmış; üçüncü bölümde de Parasuraman, Zeithaml ve Berry tarafından geliştirilen Servqual hizmet kalitesi ölçüm modeli kullanılarak Kütahya İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü ile bağlı 13 ilçe nüfus müdürlüğünde bir alan araştırması yapılarak, beklenen ve algılanan hizmet kalite düzeyi ölçümüne yönelik istatistiki datalara yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde elde edilen bulgular değerlendirilerek, hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hizmet, Hizmet Kalitesi, Hizmet Kalitesi Boyutları, Beklenen Kalite, Algılanan Kalite, Servqual Ölçeği, Nüfus Müdürlükleri.

Algılanan kaliteHizmet kalitesiKalite+4
Zekiye Uğurlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Sancağı'nın İskilip Kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin idari statüsü ve 19. yüzyıl ortalarındaki sosyo-ekonomik yapısı

Osmanlı Devleti Tanzimatla birlikte yeni bir değişim ve Batılılaşma sürecine girmiştir. Yapılacak olan bu değişim ve yeniliklerin birisini de yeni vergi düzeni oluşturmaktadır. Uygulanacak olan bu vergide, herkesin kazancı esas alınmıştır. Ayrıca halkın emlak, arazi ve hayvan gelirlerinin sayılması da uygun görülmüştür. Bu sayım sonucu oluşturulan temettuat defterleri, günümüzde ait oldukları bölgenin sosyal ve ekonomik yapısı hakkında ayrıntılı ve önemli bilgiler vermektedir. Biz de bu doğrultuda 1844-1845 yıllarında Ankara Eyaleti Çorum Sancağı sınırları dâhilinde bulunan İskilip Kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin toplumsal ve iktisadi yapısını araştırdık. Çalışmamızda ana kaynak olarak, Bayat temettuat defterlerinden faydalandık. Fakat sadece vergi hakkında bilgi veren bu kayıtlarda, kurumlar ve idari yapı gibi bilgiler bulunmamaktadır. Bu konudaki eksik olan bilgileri diğer arşiv kaynakları ve bölgeyle alâkalı çalışmalarla tamamlamaya çalıştık. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümüne ilk olarak Bayat adının anlamını açıklayarak başladık. Bayat adı hakkında bilgi verdikten sonra İskilip-Bayat çevresinin ilkçağlardan günümüze kadar olan tarihi hakkında bilgi vererek, Tanzimat sonrası idari ve mali reformlardan da bahsettik. Daha sonra Osmanlı Devleti'nin vergi düzeni ve tahrirlerin yapılışı konularına değindik. Bu tahrirler kapsamında yer alan temettuat tahrirleri ile bu kayıtların tutulduğu temettuat defterleri hakkında da genel hatlarıyla bilgi verdik. Çalışmamızın ikinci bölümünde ilk olarak nahiyenin Osmanlı dönemindeki idari statüsü hakkında bilgi verdik. Ayrıca temettuat kayıtlarına göre nahiyenin 19. yüzyıl ortalarındaki sosyal yapısına ve meslek gruplarına değinerek, nüfus defterlerine göre nahiyenin nüfusu ve köyleri hakkında da bilgi vermeye çalıştık. Üçüncü bölümde Bayat'ın tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomik faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi vererek, özellikle tarım yapılan toprak miktarlarını ve ziraatı yapılan ürünleri türlerine göre tablo ve grafikler yardımıyla daha anlaşılır hale getirmeye çalıştık. Hemen ardından hayvanları türlerine ve hasılat gelirlerine göre ayrıntılı bir şekilde incelemeye çalıştık. Dördüncü bölümde ise 19. yüzyıl ortalarında Bayat Nahiyesi'nin ekonomik yapısına değinerek, gelir getiren kaynaklar ile nahiyede ek gelir olarak kazanç elde edilen ticaret faaliyetlerine değindik. Ayrıca bu bölümde nahiyeden alınan vergiler ile vergilerin çeşitleri ve bu vergilerin dağılımı üzerinde durduk. Bu çalışma ile Çorum Sancağı'nın İskilip kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin, Cumhuriyet öncesi tarihini aydınlatmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Bayat, Hane, Hayvancılık, Nüfus, Öşür, Tarım, Temettuat, Vergi

19. yüzyılHayvancılıkNüfus+7
Recep Bacı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

47 numaralı Tapu Tahrir Defterine göre, Kütahya sancağı merkez Kazâsı Altuntaş nahiyesi

Bu çalışmanın temel kaynağı olan tahrir defterleri Osmanlı Devleti' e ait sosyal, ekonomik ve beşeri bilgiler sunmaktadır. 47 numaralı tapu tahrir defteri ışığında Altuntaş Nahiyesi' ne ait coğrafi, tarihi, idari, nüfus ve iktisadi durumu anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızı giriş kısmının dışında dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Osmanlı Devleti tahrir çalışmalarından ve 47 numaralı tapu tahrir defterinden bahsedilmiştir. Birinci bölümde, Altıntaş' ın coğrafi konumu ve tarihi süreci hakkında açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde, Osmanlı Devleti' nin idari yapısına değinilmiş ve Altuntaş Nahiyesi' nin idari taksimatı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, Altuntaş Nahiyesi' nin tahmini nüfusu, köylerdeki nüfus yoğunluğu ve muaf nüfus sayılarına değinilmiştir. Dördüncü bölümde ise, Altuntaş Nahiyesi' nde toprak tasarrufu, zirai üretim ve vergiler gibi konular üzerinde durularak dönemin iktisadi yapısı açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Altuntaş, Tahrir, Nahiye, Vergi, Osmanlı Devleti, Nüfus.

DefterlerKütahya SancağıNüfus+4
Gökhan Taş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya'da yaşayan gayrimüslimlerin sosyo-ekonomik yapıları (1900-1924)

Osmanlı Devleti XX. yüzyıla son yüzyılı olarak girdiğinde devlet artık yok olmanın eşiğine gelmişti. Avrupalı devletlerin baskıları neticesinde Osmanlı Devleti, bünyesinde yüzyıllardır barındırdığı ve her zaman için adaletli davrandığı gayrimüslim unsurlar açısından çeşitli sorunlarla boğuşmaktaydı. Islahat Fermanı ile gelen her anlamda eşitlik prensibinin bir sonucu olarak zaten ekonomik anlamda durumları Müslümanlardan daha iyi olan gayrimüslimler, reformların da etkisiyle XX. yüzyılda Türklerden bir adım daha önde yollarına devam etmişlerdir. Araştırmamızda, bu unsurların Kütahya'da XX. yüzyıl başlarından Lozan Antlaşması'na kadar geçen süre içerisinde sosyal ve ekonomik durumları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmamızın esas bölümünü oluşturan XX. yüzyılda Kütahya'da yaşayan gayrimüslim unsurlar, Osmanlı Devleti'ndeki duruma paralel olarak refah içerisinde yaşamlarını sürdürmekteydiler. I.Dünya Savaşı'nın getirdiği karışık ortamda dahi Kütahya'da yaşayan gayrimüslimler tehcire tabii tutulmamışlardır. Bu durum onların devletle ve Türklerle olan ilişkilerinde eski iyi ilişkilerini devam ettiğinin göstergesiydi. Fakat Lozan Antlaşması sırasında kabul edilen nüfus mübadelesi gereğince ülke genelinde yaşayan Rum tebaanın Yunanistan'a gönderilmesi neticesinde Kütahya'da her ne kadar iyi ilişkiler söz konusu olmuşsa da burada yaşayan Rumların ayrı tutulması düşünülemezdi. Lozan sonrası Kütahya'da gayrimüslimlerin boşalttığı alanları Türkler doldurmuştur.

GayrimüslimlerKütahyaNüfus+2
İbrahim Uğur Gül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan II. Meşrutiyet'e kadar Kütahya'nın sosyal ve ekonomik durumu (1839-1908)

Tarihi çok eskilere dayanan ve pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Kütahya, XIII. yüzyılda kesin olarak Türklerin, XV.yüzyılda ise Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine geçmiştir. Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılda Batı karşısında gerilemeye başlamasıyla, devlet içinde bir takım ıslahat hareketlerine gidilmiştir. Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve en sonunda anayasalı bir rejim olan Meşrutiyet'in ilanı ile Batı karşısındaki açık kapatılmaya ve iç işlerimize karışılması önlenmeye çalışılmıştır. Fakat Osmanlı geleneğine ters olan bu ıslahat çabaları, devleti kurtaramamış tersine yok olmanın eşiğine getirmiştir. İşte XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti, bu durumda iken Kütahya halkının sosyo-ekonomik durumuna baktığımızda, nüfusun yarıdan fazlasını oluşturan Müslüman halkın, gayrimüslim halktan ekonomik olarak daha geride olduğunu görürüz. XIX. yüzyıl ıslahatlarının da etkisiyle gayrimüslim halk yönetimde de söz sahibi olmuş, refah içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Yine bu dönemde Osmanlı Devleti'nin yapmış olduğu Kırım Savaşı sonunda Kafkaslardan ve 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda da Balkanlardan Osmanlı Devleti'ne göçler olmuş, bu göçmenlerden bazıları devlet tarafından Kütahya'ya yerleştirilmişlerdir. 1833'de Kütahya Antlaşması ve 1850'de Macar ve Leh Mültecilerinin Osmanlı Devleti'ne sığınmaları, Osmanlı Devleti'nin de bu mültecileri Kütahya'ya yerleştirmesiyle, Kütahya, uluslararası siyasette adını duyurmuş ve önem kazanmıştır.Anahtar Kelimeler: Tanzimat, Kütahya, Meşrutiyet, Nüfus.

KütahyaMeşrutiyetNüfus+2
Keziban Mete
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

1571 tarihli Tapu Tahrir Defteri'ne göre Gediz nahiyesi

Bu çalışmanın temel kaynağını oluşturan Tahtir defterleri, Osmanlı Devletinin sosyal, ekonomik ve beşeri durumu hakkında bilgiler vermektedir. Çalışmamızda 47 numaralı Tahrir Defteri ışığında Gediz Nahiyesi'nin coğrafi, tarihi, idari, nüfus ve iktisadi durumu hakkında tespitler yapılmıştır.Bölge tarih öncesi dönemlerden beri yerleşim yeri olmuş daha sonra Anadolu'nun Türkleşmesiyle bölgede Selçuklu hakimiyeti başlamıştır. Bu tarihten sonra Gediz, Germiyanoğullarının ve daha sonra da Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçmiştir.Gediz Nahiyesi, çalışmayı kapsayan dönemde 55 köye ve 9 mezra'ya bölünmüştü, ayrıca Gediz Nahiyesi'nin merkezi ise idari bakımdan 8 mahalleden meydana gelmekteydi. Gediz Nahiyesi'nde nüfus yaklaşık olarak 20109 kişidir. Nahiyede hububat üretimine önem verilmekle birlikte sebze ve meyve de yetiştiriliyordu. İktisadi bakımdan Gediz Nahiyesi'nde zirai üretime ek olarak küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve arıcılık da yapılıyordu.Anahtar Kelimeler: Gediz, Tahrir Defteri, Nahiye, Osmanlı Devleti, Nüfus

Coğrafi özelliklerEkonomik durumKütahya-Gediz+6
Mehmet Dağlar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılın ortalarında İznik'in sosyo - ekonomik durumu: Nüfus ve temettuat defterlerine göre

XIX. Yüzyılın Ortalarında İznik'in Sosyo-Ekonomik Durumu (Nüfus ve Temettuat Defterlerine Göre)" başlıklı çalışmamız, Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinin 1832, 1844 ve 1849 tarihli 586, 1452, 1514, 1453, 1454 numaralı Nüfus Defterlerinde (NFS.) yer alan ve 8314, 8294, 16119, 8309, 8290, 8290A ve 8290B numaralı Maliye-i Varidat Muhasebe Bölümünde (ML.VRD.TMT.) bulunan 1844-1845 yılarına ait İznik kazası temettûat defterlerine dayanmaktadır. İznik merkezinde bulunan Yeşil Camii Mahallesi, Eşrefzade Mahallesi, Mahmud Çelebi Mahallesi, Beğler Mahallesi ve Reaya Mahallesi'nde yaşayan kişilerin 1832, 1844, 1845 ve 1849 yıllarına ait nüfus kayıtlarına ulaşılarak o tarihlerde kullanılan adlar, lakaplar, eşkâller ve meslekler incelendi. Ayrıca, bununla birlikte İznik kazasının 1844-1845 tarihlerinde sosyo-ekonomik ve demografik yapısını temettûat defterleri ışığında incelenerek değerlendirilmeye çalışıldı. Bu sayede 1844-1845 tarihlerinde kasabanın nüfusu, arazileri, hayvan cinsleri ve sayıları, yörede kullanılan aile ve şahıs adları ve lakapları, halkın meslekleri ve bu mesleklerden elde edilen bir yıllık kazançlar, kasabada yetiştirilen ürünler, devlete ödenen vergiler tespit edildi ve elde edilen sayısal veriler grafik ve tablolar halinde gösterildi. Çalışmamızda İznik kazasının merkezinde yer alan mahalleler incelenmiş, yapılan bu incelemelerle İznik'in sahip olduğu sosyo-ekonomik, kültürel demografik özellikleri ortaya konularak, Tanzimat Fermanının ilanı ile başlayan ekonomik ve mali düzenlemeleri İznik ölçeğinde değerlendirilmeye çalışıldı. Anahtar Kelimeler: İznik, Temettuat, Tarım, Hayvancılık, Vergi, Meslekler, Mahalller, Hane, Nüfus.

19. yüzyılBursa-İznikDefterler+5
İsmail Özgören
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İl nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerinin iş yoğunluğuna göre hiyerarşik kümeleme analizi ile sınıflandırılması

Kümeleme analizi, grupları kesin olarak bilinmeyen birimleri veya değişkenleri birbiriyle benzer alt kümelere ayırmaya yardımcı olan çok değişkenli istatistiksel analiz yöntemlerinden biridir. Bu çalışma genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri'nin tarihsel gelişimi incelendikten sonra kapsamı çok geniş olan nüfus hizmetlerine dair kısa bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, kümeleme analizi metodolojik olarak incelenmiş; üçüncü bölümde ise, hiyerarşik kümeleme yöntemlerinden Ward kümeleme yöntemi ile ülkemizde hizmet gösteren 81 İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü vatandaşa sunduğu hizmet kalemleri açısından işlem yoğunluğuna göre sınıflandırılmıştır. Yapılan analiz neticesinde elde edilen 6 küme, yapısal açıdan incelenmiş ve kümelerin öne çıkan özellikleri belirlenmiştir. Oluşan kümelemenin kalitesi küme geçerliliği endekslerinden Silhouette endeksi ile değerlendirilmiş, kümelerdeki değişkenlere ait ortalamalar ANOVA ve Welch istatistikleri ile de sınanmıştır. Elde edilen bulgular, 6 kümenin istatistiki olarak birbirinden anlamlı derecede farklı olduğunu ortaya koymuştur. Kümelerin genel olarak yorumlandığı bölümle çalışmanın bulguları pazarlama açısından değerlendirilerek tez çalışması sona erdirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kümeleme Analizi, Hiyerarşik Kümeleme, Ward's Yöntemi

Hiyerarşik yöntemlerHizmet sunmaKamu kuruluşları+5
Ayşe Nur Seven
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yy. ortalarında Kütahya'nın Gümüş nahiyesine bağlı Dere, Enne, Gümüş, Ortaca, Sekiviran ve Yoncalı köylerinin sosyo - ekonomik yapısı: Temettuat ve nüfus defterine göre

Osmanlı Devleti'nin 3 Kasım 1839 Tanzimat Fermanı ile kendini yenilemeye gitmesi devlet genelinde büyük değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu değişimler hem sosyal hem kültürel hem de ekonomik alanda olmuştur. Vergi sistemindeki değişiklik de bunlardan birisidir. Vergi sistemindeki bir takım değişiklikler ile halk rahatlamış ve herkes kendi gelirine göre vergi vermeye başlamıştır. Genel olarak "Temettuat Vergisi" adı altında alınmaya başlanan bu vergi Temettuat defterlerinde kayıt altına alınmıştır. Temettuat defterleri vergi toplama amaçlı tutulan defterlerdir. Aynı zamanda bu defterlerde şahısların tarlası, bahçesi, hayvanatı ve tarım ürünleri ile ilgili bilgi bulmak da mümkündür. Bu defterler tutulduğu dönemin sosyal ve ekonomik durumu hakkında bilgi verdiği için önemlidir. Temettuat defterleri günümüzde Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır. Yüksek lisans tez çalışmamızda bu defterlerden, Kütahya Sancağına tabi Gümüş kazasına bağlı Dere, Enne, Gümüş, Ortaca, Sekiviran, Yoncalı köylerinin transkripsiyonu ve değerlendirmesinin yanı sıra, nüfus defterlerinin de incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Temettuat, Kütahya, Gümüş Kazası, Dere, Enne, Gümüş, Ortaca, Sekiviran, Yoncalı, Nüfus Defteri, Sosyal ve Ekonomik Yapı.

19. yüzyılDefterlerKöyler+5
Emrullah Abay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Zir kazasının nüfus defterlerive nüfus yapısı

İnsanların bir araya gelmesi nüfusu oluşturur. Nüfusun konusu ise insandır. Bu nedenle nüfus ve demografik yapı konusu, tarihin her döneminde önemini korumuştur. Tarih boyunca pek çok devlet; nüfusu, nüfus yapısını ve nüfus özelliklerini faklı bakış açısı ile kayıt altına almış, veriler toplamış, istatistikler çıkartmıştır. Bunu da bir takım idarî, askerî, malî ve demografik gerekçelerle yerine getirmiştir. Osmanlı Devleti de kuruluş dönemi sonrasında, bilhassa askerî ve malî gerekçelerle, emlak ve arazilerin kaydını (tahririni) ve vergi nüfusunu belirleme gibi işleri titizlikle yürütmüştür. Osmanlı klasik döneminde sayımlar (tahrirler) daha çok askerî ve malî gerekçelerle, hane esası üzerinden yapılmıştır. Bu anlayış, XIX. yüzyılın ilk yarısına kadar devam etmiş; 1830'lardan itibaren artık daha çok askerî amaçlı, sadece erkek nüfusun kaydedildiği nüfus sayımları yapılmıştır. Zaman zaman yapılan bu sayımlarda bütün nüfusun, kadın-erkek birlikte yazılması, ancak XIX. yüzyılın sonlarında gerçekleştirilebilmiştir. Osmanlı devlet adamlarının arazi tahrirlerinde elde ettiği kaydetme, yazma ve tescil etme geleneği ve tecrübesi, XIX. yüzyılda nüfus sayımlarında da kendisini göstermiştir. XIX. yüzyılda nüfus sayımlarının yapılmasında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması sonrasında yeni bir oluşum aşamasına giren Osmanlı askerî teşkilatın insan kaynağını belirleme düşüncesinin ve dönemin reform anlayışının büyük rolü olmuştur. Osmanlı Devleti'nde ilk nüfus sayımı, yukarıda belirtilen askerî gerekçe ile 1830- 1831 yılında yapılmıştır. 1831 yılında da Dahiliye Nezareti bünyesinde nüfus sonuçlarını değerlendirmek ve nüfus işlerini yürütmek için İstanbul'da Ceride-i Nüfus Nezareti, sancaklarda da Defter Nazırlıkları kurulmuştur. Çalışma alanımız olan Zir Kazası (bazı dönemlerde nahiye), farklı dönemlerdeki isim ve idarî statüsündeki değişiklikler bir tarafa bırakılırsa, Ankara şehrinin daha çok batı istikametindeki; günümüzde bir kısmı Pursaklar, Keçiören, Çankaya, Etimesgut, Sincan, Polatlı, Ayaş, Kahramankazan ilçeleri sınırları içinde kalan yerleşim birimlerini içine alan, merkezi de İstanos olan bir idarî birimdir. Ankara sancağına bağlı Zir kazasının, XIX. yüzyılın ilk yarısındaki nüfus defterlerini ve bu defterlerden elde edilen verilerin değerlendirmesini konu alan bu çalışmanın kaynakları; Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi'nde bulunan, Zir kazasına ait 1252/1836, 1256/1840 ve 1258/1842 tarihli nüfus defterleridir. Bu çalışmada, bu nüfus defterlerin okunması, buralarda yer alan nüfus verilerinin değerlendirmesi, elde edilen verilerin tablolara dönüştürülerek analizi ve en sonda da nüfus defterlerinin tamamının transkripsiyonu yapılmıştır. Böylece, Osmanlı dönemine ait bir arşiv defter kaynağı üzerinden, bir kazanın; idarî, sosyal, kültürel ve demografik yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır.

19. yüzyılAnkaraNüfus+4
Hasan Erdoğan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıflarda nüfus konusunun etkin öğrenme temelli ders planı ile öğrenilmesi

Ortaokul yedinci sınıf Sosyal Bilgiler dersinde nüfus konusunun öğrenilmesinde etkin öğrenme temelli ders planı yaklaşımının öğrenmeye etkisinin incelenmesidir. Bu doğrultuda hazırlanan etkin öğrenme temelli taslak ders planının, yedinci sınıf sosyal bilgiler dersinde nüfus konusunun işlenişine ve öğrencilerdeki öğrenme durumlarına etkisi ele alınmıştır. Bu araştırma Çankırı ili Yapraklı ilçesi Yapraklı Ortaokulunda okuyan 7. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı, etkin öğrenme temelli ders planı yaklaşımının öğrenmeye etkisinin incelenmesidir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tek gruplu ön-test ve son-test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçme aracı bağımlı değişken olarak belirlenmiştir. Çalışma grubu Yapraklı Ortaokulunda öğrenim gören 6 öğrenciden oluşturmaktadır. Çalışma grubuna öncelikle 15 sorudan oluşan bir ön test uygulanmıştır. Sonrasında çeşitli eğitsel oyun ve etkinliklerle zenginleştirilen ders planı uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda öntest olarak kullanılan ölçme aracı, son-test olarak yeniden uygulanmıştır. Öğrencilerin ön-test ve son-test yanıtları SPSS 25.0 paket programında bulunan Paired Samples Testi kullanılarak incelenmiştir. Kız ve erkek öğrenciler arasındaki başarı düzeylerini ölçmek için de İki Faktörlü ANOVA testi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre kız ve erkek gruplarının ön test ve son test toplam öğrenme değişkeni puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca çalışma grubunun ön-test ve son-test sonuçları arasında sontest puanları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmada konu ile ilgili geniş literatür taramaları yapılmış, Coşkun'un taslak ders planı örneklerinin yer aldığı eserlerinden yararlanılmıştır. Bu araştırma için geliştirilen etkin öğrenme temelli ders planının eğitimciler tarafından kullanılacağı düşünülmektedir

Aktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleriDers planları+4
İsmail Kaya
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

TCDD 6. Bölge Baş Müdürlüğü personel ve eşlerinin aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi, görüş ve eğilimleri

ABSTRACT Turkey's population is one of the rapidly growing population in the world and the health conditions is one of the most important problem of social life. For improving the health conditions the population growth must be strictly controlled. With using family planning programs, the growing of the population can be easily controlled. Among these programs the use öf effective and modern contraception is necessary and which is closely related to educational level. As the educational level rises, families have less children and to bring up them under better conditions. Family planning programs should not only aim at increasing the use of modern methods; they should also focus on the correct use of these methods. This study was planned and carried out in order to determine the knowledge, sight and tendency on family planning methods for the personel and personels wife living in TCDD 6 th region, In addition to this, the reasons of not to handle contraceptives, the relations of not to handle contraceptives, the relations of these reasons with demographic factors and the knowledge about the surgical contraception was studied. Type of study was intervention and sample (515) was randomly selected out of personel and personels wife living in TCDD 6 th regron, from Konya to Nusaybin. Data was collected through interviews and questionnaires, in order to realize the aim of study and the results were classified under four groups, which are as fal lows, 1- Personal knowledge, 2-Family planning knowledge before marrige and during marrige, 3-Tendency to family planning methods in future, 4-Knowledge, srght and tendency about family planning services which given in TCDD 6 th Regroval Health Directorate As a result it was shown that an incrase in the use of modern coutraceptive meth ods Is possible by using suitable educational programs and by giving consultution services in heath directorates.

Aile planlamasıNüfusPlanlama
Neşe Kayrın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Irak'ın coğrafi özelliklerinin jeostratejik açıdan analizi

Irak'ın jeostratejik önemi, bölge olarak devlet kurma gücünün üzerine inşa edildiği en önemli temelleri temsil etmektedir. Devletin gelişimini belirlemede büyük öneme sahip olan, devletin güç yapısının oluşumuna doğa ve siyaset faktörü, Ülkenin sahip olduğu coğrafi ortamdan etkilenmektedir Irak, Ortadoğu'da ve dünyada önemli bir stratejik konuma sahiptir. Kuzeyden güneye, bu çeşitliliğin iklim çeşitliliği, tarımsal ürünler ve bunların üretim miktarları ve yoğunlukları üzerinde açık bir etkisi vardır. Nüfusun bir yerden başka bir yere, Suyun bolluğunun insanın tarımda elinden gelenin en iyisini yapmasına yardımcı olduğu yerlerde üretim potansiyeli yüksektir su genel olarak Arap dünyasında ve özelde Irak'ta devlet takviminin bel kemiğidir. Büyümeyi artırarak devletin kendi gücünü inşa etmesi sonucunda üretimin artmasında temel çekirdeğin oluşumuna katkıda bulunur ve endüstriyel ekipman ve makine kullanmada en iyi şansa sahip olan çalışma çağına giren yaşlar için, tarımla bağlantıdır çünkü bazı tarımsal ürünler ham olarak dahil edilmektedir. Sanayide ve bu alandaki malzemeler entegre bir yerel üretim çemberi oluşturmuştur. Öte yandan, Irak valiliklerinde nüfusun dağılımı ve sayılarının artması, tarımsal ürünlerin üretimini artırma ve bu alanda yani imalat alanında işçi sayısını artırma kabiliyetine sahip olup başka bir örnek ise, ham petrol veya diğer mineral maddelerin varlığı, bu elementi üretmek veya rafine etmek için çok büyük fabrikaların olması gerektiği ve bu nedenle, doğal üretim faktörü ve arasındaki bu karşılıklı bağımlılığı yaratan bu alanda yetenekli işgücü ve uzmanlığa ihtiyaç duymasıdır. Artan işgücünün temsil ettiği insan faktörü Ekonomik gücünü artıran ülkenin geliri, bu araştırmada, devletin gücünü inşa etmede doğal ve beşeri faktörlerin en önemli olduğunu ve buradan bazı komşu ülkelerin Irak'ın siyaset ve ekonomisinde önemli bir role sahip olması nedeniyle Irak üzerindeki uluslararası ve bölgesel rekabetin başladığını göstermiştir. Irak'ın maden ve tarım kaynakları aracılığıyla ve bunun için Irak ile komşu ülkeler arasındaki tüm ilişkiler, istikrarlı siyasi ve ekonomik ilişkiler olduğu sürece saygı, taahhüt ve uluslararası yasalara dayalı ilişkilerdir. Bu istikrarla birlikte ülkeyi inşa etmekte jeostratejik önem yatmaktadır.

Beşeri coğrafyaCoğrafi özelliklerCoğrafya+3
Abdulwahhab Ahmed Jalıl Jalıl
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

1833 numaralı Çankırı Nüfus Defteri'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi [H. 1252 (1836-1837)]

Bu çalışma 1833 numaralı Çankırı nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi üzerinedir. Hicri 1252 tarihli defter 1831 yılında başlayan modern anlamdaki Osmanlı nüfus kayıtlarının ilk örneklerindendir. Nüfus defterlerinin Başbakanlık Osmanlı Arşivi tarafından dijital ortama aktarılıp araştırmacılara açılmasıyla birlikte nüfus defteri konulu yüksek lisans tezlerinde artış olmuştur. Bu defterler her ne kadar yerel nitelikli olsa da yerel tarih üzerinden ulusal ve evrensel tarihle buluşacak veriler sunmaktadır. Çankırı tarihi araştırmalarının henüz emekleme sürecinde olduğunu mevcut bibliyografya üzerinden rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumda defterin tez olarak hazırlanmış olması yerel tarih açısından kaynak niteliğinde bir eserin ortaya konulmasının ötesinde Çankırı sancağı merkez, kazalar ve köylerini kapsayan yaklaşık 140 defter üzerine yapılacak çalışmalara da referans olacaktır. Ayrıca bu defterin ortaya çıktığı Tanzimat-ı Hayriye olarak adlandırılan dönem modernleşme sürecinin geçmişten radikal kopuşları getirecek pratiklerinin ortaya çıkmaya başladığı bir zamandır. Nüfus sayımı bu pratiklerdendir. Erkek nüfus üzerine inşa edilen defter kadın nüfusu konusunda ancak tahmini bir rakam ileri sürebilmemize imkân vermektedir. Fakat asrın sonuna doğru yapılan sayımlarda kadınların dâhil edilmesiyle birlikte geçmişe dönük bazı sağlamalar yapılabilir. Şehircilik açısında mahalleler, yapılar, mesleki kategorilerle ekonomik durum, istihdam gibi analizler yapılabilir. Esası yapılması gereken geçmişteki bu verinin bugünkü Çankırı'ya yansıyan nedir sorusuyla başlamalıydı, fakat yüksek lisans tezinin sınırları çerçevesinde kalınmaya dikkat edilerek, önceden yapılmış olan çalışmaların yöntemi izlendi. Bu yöntem tablolar vasıtasıyla bir betimleme örneği olmakla birlikte veriler zaman zaman analitik yöntemle incelendi.

19. yüzyılEkonomik durumNüfus+4
Özlem Cengiz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfus sorunu ve iskan politikası

Osmanlı Devleti'nin çöküşünden sonra, Cumhuriyet Türkiyesi derin bir nüfus açmazıyla karşılaştı. Bir diğerini izleyen savaşlar beşeri sermayeyi tüketti. Savaşlardan ve salgın hastalıklardan kaynaklanan yüksek ölüm oranı ve nüfus mübadelesi ülkenin ekonomik potansiyelini önemli ölçüde sınırladı. Sorun salt sayısal değildi. Cumhuriyet ' in ilk yıllarında var olan insan kaynakları aynı zamanda nitelik yönünden de zayıftı. Beceri sahibi yaş grubu bir önceki on yıl içinde tüketilmişti. Bu nedenle, yitirilen topraklardan nüfus göçü özendirilecekti. Gelen göçmenlerin dışa göçenlerin terk ettikleri ev ve mekanlara yerleştirilmesi için önlemler alındı. Genç nesle daha iyi sağlık koşulları ve eğitim olanakları sağlandı. Asker i -politik, ardından toplumsal -ekonomik önemlerle Türk nüfusun Cumhuriyet sınırları içinde artışı için önlemler alındı. Göçmenler üretken kılındı. Kendilerine toprak ve tarım araçları gibi temel girdiler sağlandı. Nüfus artışı ülkenin gücü açısından esastı. İnsanların yerleşik yapıya geçmesi ve yaşamlarını düzene sokmaları için bir dize mevzuat kabul edildi. Cumhuriyetçilerin temel gayretleri beşeri sermayenin artışıydı. Yeni ulus-devlet için yeni bir yurttaş yaratmak esastı. iki savaş arası hükümetlerinin nüfus politikası hatırı sayılır bir nüfus artışını sağladı. Kırklı yıllarda Türkiye sonraki on yıllar için gerekli beşeri sermayeyi oluşturmuştu.

Cumhuriyet DönemiGöçlerNüfus+3
Adalet Ergenekon Çil
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara metropol kent alanında kent içi nüfus hareketliliği

Başkent olduktan sonra yoğun nüfus artışının yaşandığı Ankara, nüfusun artışı sebebiyle kent içerisinde geçmişten beri çeşitli nüfus hareketliliğine sahne olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bunun en yoğun ve karmaşık bir şeklinde gözlemlendiği alanlar ise nüfusun ve gelişmişliğin Ankara ili içerisinde en fazla yoğunlaştı alanlar olan metropol kent alanlarıdır. Ankara ili içerisindeki metropol kent alanlarını Ankara'nın merkez bölgeleri şeklinde tabir edilen Altındağ, Mamak, Çankaya, Sincan, Pursaklar, Etimesgut, Yenimahalle ve Keçiören ilçeleri olarak sıralamak yerinde olacaktır. Bu ilçeler arasındaki ve metropol olmayan ilçelerle metropol ilçeler arasındaki il içi göçler Ankara'da kent içi yoğun nüfus değişimlerini beraberinde getirmektedir. Bu çalışmanın amacı Kentsel Coğrafya için ayrı bir öneme sahip olan kentlerdeki nüfus hareketliliğine bağlı olarak ortaya çıkan kent içi kümelenme ve seyrelme durumunu Ankara ili metropol ilçeleri üzerinde değerlendirmek ve harekete katılan kişilerin demografik yapılarını da belirleyerek ilçelerdeki nüfusun çeşitli yönleri hakkında çıkarımlarda bulunmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için Türkiye İstatistik Kurumu'ndan 06/10/2020 tarihinde Ankara il içi göç sayıları (alan ilçe ve veren ilçe şeklinde) ve hareketliliğe katılan kişilerin rakamsal olarak eğitim durumları, cinsiyetleri ve yaş aralıkları bilgisi elde edilmiştir. Elde edilen veriler Microsoft Excel, İstatistiksel Veri Analizi yöntemleri ve CBS kullanılarak, tablo, grafik ve harita şeklinde işlenmiştir. İşlenen bu veriler üzerinden ise Ankara ili metropol ilçeleri hakkında çeşitli çıkarımlarda bulunulmuştur.

AnkaraCoğrafi bilgi sistemleriDemografi+4
Sümeyye Ünsal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Striving for the nation's fitness: Eugenic thought in Turkey and Japan (1920s- 1940s)

The principal objective of this thesis is to compare the eugenics discourses and policies of Turkey and Japan, which demonstrate remarkable parallels in their modernization periods. In this regard, one of the main questions of the present work is to understand how and under what circumstances the concept of eugenics, which initially emerged in the West in the late nineteenth century and travelled across the world over the years, was received, developed, localized and applied in Turkey and Japan. These two countries, whose modernization periods were shaped by similar paradigms, put forward their eugenics discourses and practices in an effort to acquire the status of a "civilized" country in the international arena and to protect themselves against external threats. To undertake an explicitly comparative history is crucial in terms of understanding that eugenics ceased to be a homogeneous movement with a single source; to the contrary, different movements revealed different eugenics discourses and practices. In the first chapter of the thesis, Turkish eugenics discourse and practices are examined through reading the works of the Turkish eugenicists, reports from medical conferences, government programs and regulations as well as the print media of the time. The second chapter entitled as "Japanese Eugenics Discourse and Practices" is based on critical reading of the existing literature and examines the Japanese eugenics discourse in the spheres of population, health, and sports. Key Words: Turkey, Japan, Eugenics, Health, Population

Demographic structureJapanPopulation+4
Necmiye Karakuş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

03533 ve 03534 numaralı Kırşehir Nüfus Defterleri (Mucur-Hacıbektaş) (Transkripsiyon ve değerlendirme) H. 1256 – H. 1260 (M. 1840 – M. 1844)

Nüfus sayımlardan elde edilen sonuç, devletlerin ekonomik ve sosyal gücünü ortaya koyan bir veri toplama şeklidir. Bu sebeple de yüksek nüfus çoğu zaman güçlü bir devlet anlamına gelmiş, devletler de yaptıkları her planlamayı sahip oldukları insan kaynağı üzerinden şekillendirmiştir. Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden itibaren vergi mükellefi olan ve askerlik çağında bulunan gençlerin tespiti için nüfus sayımları yapıldı. Bu nedenlerle yürütülen sayım işlemleri, dönemlere ve amaçlarına göre bazı farklılık arz etmektedir. Bu dönem ile alakalı yapılan araştırmalar ve kitaplar dikkatli bir şekilde incelenmiş ve kapsamlı bilgiler aktarılmaya çalışılmıştır. Kırşehir'e ait 03533 ve 03534 sayılı nüfus defterlerinin transkripti yapılarak incelenecek olan nüfus defterleri Kırşehir'in idarî, içtimaî, kültürel ve dinî yapısı hakkında bilgilere ve değerlendirmelere yer verilirken mahalleler, haneler, kişi adları ve aynı zamanda kişilerin tasvirleri yapılarak akrabalık bilgileri de dâhil olmak üzere birçok bilgiyi içermektedir. Kırşehir iline bağlı Mucur ve Hacıbektaş kazalarında M.1840-1844 (H. 1256-1260) yıllarında yapılan nüfus sayımları ve bu dönem ile ilgili eserler bu çalışmamızın ana kaynağı oluşturmaktadır. Mucur ve Hacıbektaş'ın dönem itibariyle nüfus özelliklerinin yanı sıra mahalle ve köylerinin sosyal ekonomik yapıları kültürel bağlamla özleştirerek aktırılacaktır. Nüfus sayımına konu olan kişilerin fiziksel özelliklerinin yanı sıra mesleki durumları lakapları ve benzeri konular aktarılacak. Dönem itibariyle Osmanlı Devleti'nin iç Anadolu bölgesinde bulunan kazaların 03533 ve 03534 numaralı nüfus defterlerinin transkripsiyon ve incelenmesi neticesinde yeni bilgiler aktarılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kırşehir, Mucur, Hacıbektaş, Nüfus Defterleri, Nüfus sayımı

19. yüzyılKırşehirKırşehir-Hacıbektaş+6
Adem Çelebi
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

02097 numaralı Kırşehir Nüfus Defteri (Süleymanlı) (Transkripsiyon ve değerlendirme) H. 1256 (M. 1840)

Sosyal bir varlık olarak tabiatta varlığını devam ettirmeye çalışan insanın, yıllar boyunca doğum, ölüm, evlenme gibi nüfus hareketleri kayıt altına alınmıştır. Nüfus sayımları, tarihte ilk kez hane kayıtlarının tutulmasıyla başlamıştır. Bu sistem M.Ö. ikinci yüzyıla gidecek kadar eskiye dayanmaktadır. Bu kayıtlar sayesinde günümüzden çok daha önceki dönemlerin nüfus popülasyonu hakkında bilgi sahibi olmaktayız. Toplumsal birlikteliğin bir gereği olan devlet, himayesi altında olan bölgede sayımlar yaparak gerek vergi potansiyelini belirlerken gerekse askeri gücünü görerek gelecek planlaması yapmak zorundadır. Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren farklı nedenlerden dolayı birçok sayım şekli kullanmak suretiyle nüfus sayımı yapmıştır. Bu sayımların başında şüphesiz hazineye gelir elde etmek ve fetihler için askerlik çağına gelmiş kişileri tesit edilmek temel amaç olmuştur. Yapılan sayımlar, yapılma işlemlerine göre farklı amaçlar gütmektedir. Osmanlı Devleti'nde ilk zamanlarda yapılan sayımlar vergi mükelleflerini ve askerlik çağındakileri belirlemek için yapılırken daha sonraki dönemde yapılan sayımlar ise tahrir sistemi için yapılmıştır. Yaptığımız bu çalışma bir zamanlar Kırşehir'e bağlı olan ancak şuan Yozgat ili Yerköy ilçesi sınırları içerisinde yer alan Süleymanlı'nın H. 1256 (M.1840) tarihli nüfus defterinin transkripti ve değerlendirmesini içermektedir. Bu çalışmayı yapmaktaki amacımız bölge ile alakalı idarî, ekonomik, kültürel ve dinî yapısı hakkında bilgiler ve değerlendirmelere yer verir iken mahalleler, haneler, şahısların adları ve bu şahısların akrabalık bağları da dâhil olmak üzere bölge insanı hakkında bir yığın bilgi içermektedir.

19. yüzyılKırşehirNüfus+6
Tuba Çelebi
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlıdan Cumhuriyete devralınan ekonomik miras

Bu çalışmada, Osmanlı Devleti'nin yıkılış döneminden önceki sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı ele alınarak ülkenin tarıma dayalı bir yapı altında hâkim bir güç olduğunu ve ülke içerisinde farklı etnik kökenleri barındırdığına dair açıklık getirilmiştir. 18. yüzyıla kadar geçen sürede Osmanlı Devleti geleneksel üretimi ile yüksek standartlara ulaşmış ve hem sosyo-ekonomik hem de kültürel açıdan yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Batı'da sanayileşmenin gerçekleşmesi, Osmanlı Devleti'nin bu gelişmeye ayak uyduramaması ve hâlâ ilkel yapıda bulunması ülkeyi geride bırakmıştır. Ayrıca, ülkenin ekonomisinde bozulmalar yaşanmış ve ülke açık pazar haline gelmiştir. Ülke nüfusunun çoğunluğunu çiftçi, asker ve memurun oluşturduğu görülmektedir. Sanayi Devrimi'nde yaşananlar, savaşlar ve kapitülasyonların etkisi ile ülkenin egemenlik haklarını kaybetmesi, bununla birlikte tarım alanında ekilebilecek arazide nüfusun, tohumun ve araç gerecin yetersizliği de ülkeyi çıkmaza sürüklemiştir. Ekonomik yönden sıkıntıya giren devlet, savaş harcamalarına yetişememiş ve borçlanma yoluna başvurmuştur. Bu borçlanma önce iç ardından da dış borçlanma şeklinde olmuştur. Araştırmada, devletin ilk borç yüküne girişinden son borçlanma dönemine kadar olan zaman dilimine açıklık getirip, bu borçların neden, kimden ve nasıl alındığı ele alınıp, bu borçların neticesi ele alınmıştır. İlk kapsamlı dış borç 1854 yılında Kırım Savaşı ile birlikte alınmıştır. Ne yazık ki Osmanlı Devleti için bu borç ilk ve son borç olmamış sürdürülebilir bir şekilde devamı getirilmiştir. Osmanlı Devleti'nin omuzlarında ağır bir yük olan bu sıkıntı, borcu borçla kapatmak şeklinde devam etmiştir. Borcu borç ile kapatamayan devlet moratoryum ilan etmiş, borçlara yapılan yapılandırma neticesinde hükûmet her ne kadar rahatlasa da bu uzun sürmemiş, vadesi gelen borcu refinansman etmiştir. Borç almayı alışkanlık edinen Osmanlı Devleti'nin çöküşüyle beraber yeni Türkiye, Osmanlı Devleti'nden kalan borçların bir kısmını yani payına düşeni alarak taksitlerle ödeme kararında olmuştur. Ne yazık ki yeni savaştan çıkan ve henüz ekonomik açıdan kendine gelemeyen Türkiye, borçlarda konsolidasyon yaparak ve iktisadî hedef ve politikalar belirleyerek, Osmanlı mirasının son taksitini bir asır sonra 1954 yılında kapatmıştır. Yine Türkiye, kendisine miras kalan sosyo-ekonomik ve kültürel yapıyı bozulmuş bir şekilde alarak muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için büyük atılımlar başlatmıştır. Tarım, sanayi, hizmet ve kültürel alanlarında yeni girişimlerde bulunmuştur.

Cumhuriyet DönemiDış borçlanmaEkonomi+6
Kıymet Kurt
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

2023 numaralı Kayseri Nüfus Defteri (Transkripsiyon ve değerlendirme) H.1260-M.1844

Nüfus sınırları belli bir devletin sosyo-ekonomik potansiyelinin ve yapısının temelini oluşturmaktadır. Nüfus istatistiklerinde ayrıntılara girilerek yapılan sayım tasnif ve tahliller, devletin geleceği hakkında planlar yapmasına de önemli katkılar sağlamaktadır. Nüfus sayımları ise, bir milleti meydana getiren değerlerin istatistiki bilgilere dökülmesiyle meydana gelir. İnsan sayı, cinsiyet durumu, yaş dağılımı, meslek tarzı, dil, din ve eğitim durumlarını ortaya koyduğundan toplumların sosyolojik, ekonomik ve tarihî yönlerini araştırmak, sosyal tarihlerini yazmak için çalışma yapacak olanlar açısından oldukça önemlidir. Nüfus tahririnin nedenine baktığımız da genel bir ifade ile Osmanlı Devleti'nin idaresinde yaşayan topluluğun sayı ve miktarının bilinmesi gerekir. Osmanlı Devleti'nde nüfus sayımlarının en önemli gayesi erkek nüfusun vergi mükelleflerini belirlemek ve askere alınacak er'lerin tespiti amacıyla yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ilk nüfus sayımı 1246 (1831) tarihinde II. Mahmud zamanında meydana gelmiştir. 1826'da Yeniçeri ocağı yerine kurulan Asakiri Mensureyi Muhammediye ordusuna asker temini amacıyla ilk nüfus sayımı gerçekleşmiştir. 1831'de yapılan nüfus sayımında Kayseri Karaman eyaletine balı olduğundan Karaman'a tabi kazalar ile birlikte sayıma alınmıştır. Burada inceleyeceğimiz Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki nüfus defterleri serisi içerisinde "2023 Numaralı H.1260/1844 Kayseri ve Civarı Müslim Nüfus Defteri'dir. 1831 Yılında yapılan nüfus sayımında ise Kayseri Karaman eyaletine bağlı olduğundan Karaman'a tabi kazalar ile birlikte sayıma alınmıştır. Burada inceleyip araştırdığımız konu ise Başbakanlık Osmanlı serisi içerisinde 2023 Numaralı H.1260/1844 Kayseri ve Civarı Müslim Nüfus Defteri'nin çevrilip bölgenin demografik yapısını ortaya çıkarmaktır. Bu incelemede, defterde bulunan mevcut kayıtlara binaen 2023 Numaralı defterde yer alan Kayseri'nin mahalle ve köylerinin demografik ve nüfus hareketlerini, yaşayan ailelerin ve görevli memurların isim ve lakapları, askerlik durumlarını öğrenme fırsatımız olacaktır. Ayrıca Kayseri yöresinde yaşanan göç ve sosyo kültürel değerler hakkında bilgi sahibi olma imkânı bulacağız. Anahtar Kelimeler: Demografik, Kayseri, Nüfus defterleri, Nüfus sayımı, 19.Yüzyıl

19. yüzyılDemografiKayseri+6
Erman Kılıç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılın ilk yarısında Turgutlu'da nüfus hareketleri

XIX. asır yenileşme sürecinin yoğun bir şekilde yaşandığı bir dönem olmuştur. Osmanlı kurumlarından pek çoğu ya yenilenmiş ya da lağvedilmiştir. 1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, buna bağlı olarak yeni bir ordu kurma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Kurulacak olan bu ordunun asker ihtiyacını karşılayabilmek adına ülkenin asker potansiyelinin belirlenmesi gerekmekteydi. Bu amaç ile ilk olarak 1831 yılında ülke genelinde erkek nüfusun sayım işlemi gerçekleştirilmiştir. Sonraki yıllarda da belli aralıklar ile nüfus sayımının yapılmasına devam edilmiştir. Çalışmamızın konusu 1831'deki sayımdan başlayarak 1850'ye kadar yapılmış olan Turgutlu nüfus sayımlarını incelemek ve Turgutlu merkez nüfusunun demografik yapısını belirleyerek yıllar içerisindeki değişimini ortaya koymaktır. Çalışmamızda nüfus defterlerinde kayıtlı olan kişilerin üzerine alınan notlardan hareket ederek, Turgutlu nüfusunu nicel ve nitel hareketliliği belirlenecektir.

19. yüzyılManisa-TurgutluNüfus+4
Behiye Gençel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Dünyada ve Türkiye'de nüfus artışını teşvik eden kamu mali politikalarının analizi

Toplumların sosyal refaha ulaşmak için yön vermesi gereken unsurlardan biri nüfuslarıdır. Bu noktada gelişmiş ülkelerin sorunu nüfuslarının yaşlanmasıdır. Bunun önüne geçebilmek için ülkeler doğurganlık artışını teşvik eden kamu politikaları uygulamaktadır. Çalışmada bu politikaları ve yarattığı sonuçları analiz etmek amaçlanmış, ilk bölümde nüfusbilim, nüfus ve ekonomik kalkınma ilişkisi ve üreme hakkı kavramı incelenmiştir. İkinci bölümde dünyada nüfus yapısının gelişimi, sonuçları, seçili ülkelerin nüfus artışını teşvik eden mali ve mali olmayan politikaları irdelenmiş, son bölümde ise politikaların 1995-2015 yılları arasında doğurganlık üzerindeki etkisi veriler doğrultusunda analiz edilmiştir. Ücretli izin haklarını, çocuk yardımlarını, kurumsal çocuk bakım desteklerini iyileştirmenin yanında ebeveynlere esnek çalışma hakkı tanıyan İskandinav ülkeleri, Belçika, Fransa, Avustralya ve Rusya'da doğurganlık oranları seçili diğer ülkelerle kıyaslandığında yüksektir. Özellikle kurumsal çocuk bakım desteği, iyileştirilmiş ücretli izin ve esnek çalışma hakkı ile birleştiğinde çalışan kadınların çocuk sahibi olmalarından kaynaklanan fırsat maliyetlerini azaltarak doğurganlık oranlarını arttırmaktadır. Çekya, İtalya, İspanya, Kanada, Japonya, Almanya, Portekiz ve Slovakya'da kamu politika karması zayıf ve doğurganlık oranları daha düşüktür. İrlanda'da 1990'lı yıllarda düşen doğurganlık oranı, günümüzde kamu desteği ile yükselmiştir. Ülkemizde düşen doğurganlık oranları 2008 yılında başlayan pronatalist politikalar ile arttırılmaya çalışılsa da teşvikler, gelişmiş ülkelere kıyasla yetersiz kalmış ve doğurganlık oranı arttırılamamıştır. Seçili ülkelerin çoğunda kürtaj serbestisi ve aile planlaması uygulamalarının doğurganlık artışı önünde engel oluşturmaması, doğurganlık artışının, ailelerin sosyal refahlarının arttırılması yolunda belirli müşevvikler ile gerçekleştirilmeye çalışıldığının bir göstergesidir. Anahtar kelimeler: Nüfus, nüfus artışı, doğurganlık, gelişmiş ülkeler, teşvikler, mali politikalar

Devlet politikalarıNüfusNüfus artışı+2
Deniz Alçin Şahintürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

1930'dan Yunanistan'ın Avrupa Birliği'ne girişine kadar Batı Trakya Türkleri: 1930 - 1981

Bu çalışmanın ana hedefi, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları dışında uluslararası anlaşma ile tanınmış bir azınlık olarak bıraktığı tek Türk topluluğu olan Batı Trakya Türklerinin yakın tarihlerine bir nebze de olsun ışık tutabilmektir. Batı Trakya Türkleri, bugün Yunanistan sınırları içerisinde ve Yunan vatandaşı olarak yaşamlarını sürdüren bir Türk topluluğudur. Onları özel kılan ise uluslararası bir anlaşma çerçevesinde tanınmış azınlık statüsünde yaşamlarını sürdüren tek Türk azınlığı olmalarıdır. Balkanlardaki fetih hareketlerini takip eden iskân sürecinde bu coğrafyaya gelen ve halen burada yerleşik bulunan Batı Trakya Türklerinin yakın dönemde yaşadıkları gelişmeler çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Batı Trakya Türklerinin, Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi'nin dışında tutulmaları ile başlayan azınlık hayatı, yine bu iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin durumu ile doğru orantılı olarak oldukça hareketli bir seyir takip etmiştir. 1930'lu yıllarda Türkiye ile Yunanistan arasında iyileşme gösteren ilişkiler, takip eden dönemde, gerek iki ülke arasında gerekse dünyada yaşanan bir takım gelişmelerin sonucunda inişli çıkışlı bir hal almıştır. Ancak özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemdeki gelişmeler ve Kıbrıs sorunu ile başlayan süreç, Türkiye'deki Rum azınlığın büyük ölçüde Yunanistan'a göç etmesine sebep olmuştur. Bu yüzden, Batı Trakya Türklerinin statüsü için oldukça önemli yeri olan "karşılıklılık" ilkesi önemini yitirmiştir. Çalışmanın temel çerçevesini de Batı Trakya Türklerinin yaklaşık 50 yıllık bu süreçte yaşadıkları gelişmeler oluşturmaktadır.

Avrupa BirliğiBatı TrakyaMübadele+5
Melih Akdeniz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects