Öğrenme ortamı

133 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye etkisi

Günümüz genç nesillerini dijital yerliler, Net nesli ya da milenyum nesli olarak tanımlayan popüler kavramlarla alanyazında sıkça karşılaşılmaktadır. Bu tür kavramların ortak çıkış noktası, yeni nesillerin dijital teknolojiler ile geçmiştekilere göre daha yüksek düzeyde etkileşimde bulunmalarıdır. Bazı araştırmacılar bu yüksek düzeyli etkileşiminin bilgiyi edinme ve işleme gibi temel öğrenme alışkanlıklarını da değiştirdiğini öne sürmektedir. Genç neslin öğrenme alışkanlıklarına ilişkin dikkat çeken iddialardan biri bu bireylerin birden çok bilgi ve iletişim kaynağına dikkatlerini aynı anda vererek farklı kaynaklardan gelen bilgileri eş zamanlı olarak işleyebildikleri varsayımıdır. Alanyazında çoklu görev olarak adlandırılan bu durum dijital yerliliğin en belirgin göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan son zamanlarda gerek dijital yerlilik kavramına gerekse çoklu görev gerçekleştirme becerisi gibi bir takım dijital yerlilik özelliklerine ciddi eleştirilerin yöneltildiği görülmektedir. Bu eleştirilerde insan bilişsel mimarisinin çoklu görev yapmaya uygun olmadığı ve çoklu görev yapan bireylerin gerek öğrenme gerekse üretim performanslarının bu durumdan olumsuz etkileneceği vurgulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye olan etkisinin incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde öğrencilerin bir yandan öğrenirken diğer taraftan da çoklu görev gerçekleştirmelerine olanak tanıyan web-temelli bir ortam tasarlanmıştır. Web ortamı sıralı ve engelleyici, sıralı ve üretici, eş zamanlı ve engelleyici olmak üzere üç farklı çoklu görev türünü içermektedir. Sıralı ve engelleyici çoklu görev ortamı, öğrenme görevi ile öğrenme ile ilgisiz başka bir görevin yer aldığı iki ortam arasındaki geçiş etkinliklerinden oluşmaktadır. Sıralı ve üretici çoklu görev ortamı, iki öğrenme görevi arasında geçişler içerecek şekilde tasarlanmıştır. Sıralı çoklu görev ortamlarında görevler arası geçiş yapan öğrenciler, öğrenmeye ilişkin görevlerine geri döndüklerinde öğrenmelerine kaldıkları yerden devam edebilmektedirler. Eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev ortamında ise katılımcıların çoklu görev gerçekleştirirken öğrenme görevlerini duraklatmalarına izin verilmemiştir. Bu ortamdaki öğrenciler eş zamanlı çoklu görev olarak öğrenme etkinliği sırasında çevrimiçi sohbet etmişlerdir. Araştırmada öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin iki farklı öğretim videosu kullanılmıştır. Tam deneysel faktöriyel bir desenle tasarlanan araştırmada iki kontrol ve beş deney olmak üzere toplam yedi araştırma grubu bulunmaktadır. Deney grupları belirtilen üç farklı çoklu görev etkinliğinden birini gerçekleştirirken, kontrol grupları öğrenme etkinliğini çoklu görev gerçekleştirmeksizin tamamlamışlardır. Tüm katılımcılar araştırma gruplarına seçkisiz olarak atanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 572 lisans öğrencisidir. Araştırmada katılımcıların söz konusu çoklu görev ortamlarındaki öğrenme başarıları, içeriği hatırlama düzeyi ve konu ilgisi olmak üzere iki değişken bağlamında karşılaştırılmıştır. Araştırma bulguları, sıralı çoklu görev yapmanın sunulan içeriği hatırlamayı olumsuz etkilemediğini, eş zamanlı çoklu görev yapmanın ise hatırlamayı olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Farklı çoklu görev durumlarındaki katılımcıların konu ilgileri karşılaştırıldığında sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynakları videolarını izleyen gruplarda farklı sonuçlarla karşılaşılmıştır. Öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü videosunu izleyen gruplarda sıralı çoklu görev gerçekleştirmenin konu ilgisini olumsuz etkilemediği, eş zamanlı çoklu görevin ise olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları videosunu izleyen çoklu görev gruplarında ise yalnızca sıralı ve üretici çoklu görev grubunun konu ilgisinde anlamlı bir artış gözlenmiştir. Araştırmada öğrenme başarısının yanı sıra bireylerin birtakım özellikleri ile çoklu görev becerileri arasındaki ilişki de incelenmiştir. Bu özellikler katılımcıların teknoloji kullanım düzeyleri, farklı çoklu ortamlarda günlük geçirdikleri süre, ders çalışırken çoklu görev yapma sıklıkları ve çalışan bellek kapasiteleridir. Bulgular, teknoloji kullanım düzeyi ile çoklu görev yaparak öğrenme becerisi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Benzer biçimde farklı çoklu ortamlarda günlük geçirilen süre ile sıralı ve engelleyici ve eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev durumlarındaki öğrenci başarısı arasında da herhangi bir ilişki gözlenmemiştir. Öte yandan çoklu ortamlarda geçirilen günlük süre arttıkça sıralı ve üretici çoklu görev durumlarında öğrencilerin başarılarının düştüğü görülmüştür. Sıralı ve üretici çoklu görev etkinliklerinin diğer çoklu görev türlerine göre daha uzun sürdüğü dikkate alınarak çoklu ortamlarda günlük geçirilen sürenin artmasının uzun süreli gerçekleşen öğrenme etkinliklerinde bireylerin öğrenmelerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada çoklu görev becerisinin geliştirilebilen bir özellik olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim günlük yaşamdaki ders etkinlikleri sırasında çoklu görev gerçekleştirme sıklığı ile tasarlanan çoklu görev ortamında öğrenme başarısı arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Son olarak araştırmada farklı çoklu görev türlerinin farklı çalışan bellek bileşenleri ile ilişkili olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Yukarıda kısaca özetlenen araştırma sonuçları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırma sınırlılıkları vurgulanmış ve gelecekteki çalışmalara ilişkin öneriler sıralanmıştır. Bu araştırmanın dijital yerlilik ve çoklu göreve ilişkin alanyazına önemli kuramsal katkılarda bulunduğu düşünülmektedir. Çalışmada bu katkıların tartışılmasının yanı sıra öğretim ortam ve etkinliklerinin tasarımı gibi uygulamaya yönelik çıktılara da değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerliler, çoklu görev, web-temelli öğrenme.

Bilgisayar destekli öğrenmeTeknoloji destekli öğretimWeb tabanlı eğitim+5
Muhterem Dindar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İçerik üreten öğrenenlerin özelliklerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, yeni nesil öğrenenler olarak da adlandırılabilecek olan içerik üreten öğrenenlerin öğrenme süreçlerinde doğru ve güncel bilgilerden oluşan içerikleri üretebilmesi için hangi özellik ve sorumluluklara sahip olması gerektiğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Belirlenen amaç doğrultusunda, dijital ortamlara dahil olan öğrenenlerin sahip olması gereken becerileri açıklayan 21. Yüzyıl becerileri kuramı ve bilmenin doğasını ağ yapıları içerisinde inceleyen bağlantıcılık kuramı araştırmanın kuramsal temeli olarak belirlenmiştir. Belirlenen kuramların ilkeleri, içerik üreten öğrenenler bağlamında oluşturulan bir matris aracılığı ile kesiştirilmiştir. Böylelikle çalışma sürecinde alan uzmanlarına yönlendirilecek olan araştırma soruları elde edilmiştir. Çalışmaya gönüllü olarak katılan alan uzmanlarının kendilerine yönlendirilen araştırma sorularına verdikleri yanıtlar NVIVO 11 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ise içerik üreten öğrenenlerin, içerik üretme süreçlerinde doğru ve güncel bilgiye ulaşabilmesi için sahip olmaları gereken özellikler ve sorumluluklar ilgili ana temaların altında alt temalar olarak verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İçerik üreten öğrenen, öğrenme ortamındaki roller, dijital öğrenme ortamları, uzaktan öğretim, 21. yüzyıl becerileri, bağlantıcılık

Sayısal ortamUzaktan öğretimÖğrenme ortamı+2
Hakan Kılınç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ses yalıtımı yapılmış bir okulda ortamın akustik kalitesinin değerlendirilmesi: Bir durum çalışması

Son yarım asır eğitim yapılarında ses ve gürültüye kamuoyunun ve akustik bilimcilerin ilgisi giderek artmaktadır. Öğrenme ortamlarında gürültünün yarattığı olumsuz koşullar başta öğrenci ve öğretmenler olmak üzere toplumun çok geniş bir kesimini etkilemektedir. Bu nedenle okulların akustik koşulları ile yakından ilgilenenler arasında pedagoglar, psikologlar, akustik danışmanlar, eğitim kurumları ve aynı zamanda sigorta kurumları sıralanmaktadır. Yapılan araştırmalar öğrenci ve öğretmenlerin okulda yoğun  Bu yüksek lsans tezi, TÜBİTAK 1001 programı tarafından desteklenen 114K738 nolu "Okulda Gürültü Kirliliği: Nedenleri, Etkileri ve Kontrol Edilmesi" projesi kapsamında gerçekleştirilmiştir. olarak gürültü kirliliğine maruz kaldığını ortaya koymaktadır. Yoğun gürültüye maruz kalma, okuduğunu anlama, bilişsel işlem yapabilme becerisi, dikkat süresi ve bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarımını olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. Gürültü konuşmaları maskeleyerek ve konuşmanın anlaşılabilirliğini düşürmekte, okul iklimini bozmakta, öğrenci ve öğretmenleri işitsel, ruhsal ve fiziksel açıdan olumsuz etkileyerek, daha çabuk yorulmaya ve derse olan ilginin azalmasına yol açmaktadır. Ülkemizde eğitim yapılarında gürültü ve akustik ne yazık ki, tasarım aşamasında ele alınan bir konfor parametresi olmamıştır. Bu çalışmada ses yalıtımı yapılmış bir okulun akustik paremetreleri (ses düzeyi, reverberasyon süresi), okuldaki paydaşların okulun işitsel konforu hakkındaki görüşlerini ve araştırmacı gözlemlerine dayalı olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma, durum çalışması desenlerinden, bütüncül tekli durum çalışması deseni çerçevesinde yürütülmüştürr. Akustik paremetre verileri, gözlem ve görüşme verileriyle desteklenmiştir. Araştırmada dört öğretmen, bir müdür ve müdür yardımcısından oluşan altı kişilik bir çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma grubunu belirlerken, nitel araştırma örneklemlerinden tipik durum örneklemi seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde, araştırmacı tarafından yarı-yapılandırılmış gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Katılımcıların görüşlerini ortaya koyabilmek için görüşmeler yazıya dökülmüş ve tematik olarak analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analizleri sonucunda akustik konfor parametrelerinden arka plan gürültü düzeyi 33-36 dB(A) aralığında bulunmuştur. Bu bulgular yönetmelik sınır değeri olan 39 dB(A) altındadır. Okul öğrenci, öğretmen, yönetici ve diğer personel tarafından aktif kullanılırken ölçülen gürültü düzeyi 34-55 dB(A) aralığında ölçülmüştür. Bina kullanılırken ölçülen bu değerler, literatürde yapılan araştırmalarla karşılaştırıldığında oldukça düşük gürültü düzeyleridir. Reverberasyon (çınlanım) süresi ise dersliklerde 0.9 sn, koridorlarda vii 1.55 sn, yemekhanede ise 0.7 sn ölçülmüştür. Ölçülen bu değerler yönetmelik sınır değerlerine oldukça yakındır. Bu sonuçlardan seçilen okulun akustik konfor açısından iyi örnek teşkil edecek nitelik taşıdığını görülmektedir. Yapılan görüşmelerde yönetici ve öğretmenler okulun işitsel konforundan oldukça memnuniyet duydukları anlaşılmaktadır. Daha önce çalıştıkları okullar ile karşılaştırma yaparak bir öğretmen, okulun akustik ortamını "emsal kabul etmez" şeklinde tasvir etmiştir. Araştırmacının okulda yapmış olduğu gözlemleri, okul içinde genel bir sükûnet ve sakinlik atmosferi hâkim olduğu şeklindedir. Dışarıdan okul binasına giriş yapıldığında, kulağa gelen ses basınç düzeyinde ciddi bir düşme hissedilmektedir. Ders aralarında zil kullanılmadığı, bunun yerine arka fonda iletişimi olumsuz etkilemeyecek düzeyde dinlendirici müzikler çaldığı tespit edilmiştir. Yapılan gözlemlerde okulun tamamının asma tavan üzeri akustik panel ile kaplanmış ve yerler linolyum ile döşenmiş olduğu görülmüştür. Gözlem ve görüşme verilerinden, okulun işitsel konforunun öğretmenlerin ve yöneticilerin okula olan aidiyet duygusu ve çalışma motivasyonunu olumlu yönde etkilediği çıkarımına ulaşılmıştır. Aahtar Sözcükler: İşitsel konfor, okul akustiği, okulda gürültü, öğrenme ortamı, reverberasyon

AkustikEğitim ortamıGürültü+6
Jonida Kelmendi Tuncal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik devre elemanları dersine yönelik artırılmış gerçeklik ve simülasyon destekli öğrenme ortamının tasarlanması

Elektronik Devre Elemanları dersi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü lisans öğretim programına birinci sınıf ikinci yarıyılda okutulmak üzere eklenmiştir. Elektronik Devre Elemanları dersi 3 saat teorik olarak okutulmaktadır. Bu dersi alan öğrenciler ile yapılan görüşmeler doğrultusunda dersin uygulama isteyen içeriklerinin olduğu fakat dersin uygulama saatinin bulunmamasından dolayı ders kavramlarının bilgi düzeyinde kaldığı sonucu elde edilmiştir. Bu çalışma, birinci sınıf lisans öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda elektronik devre elemanları dersinde kullanılmak üzere geliştirilen artırılmış gerçeklik ve simülasyon destekli öğrenme ortamının tasarım süreci ile ilgilidir. Öğrenme ortamının tasarımına bu dersi alan gönüllü 5 öğrenci yön vermiştir. Nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma araştırmacının başlangıçta tasarım ilkelerine bağlı kalarak geliştirmiş olduğu uygulamanın, versiyonlarının her seferinde etkilerine bakarak tasarımını gözden geçirdiği ve tatmin edilecek sonuçları elde edene kadar süreci tekrar ettiği, sonuçlar doğrultusunda en gelişmiş versiyon olan uygulamayı ürettiği araştırma sürecidir (Kuzu, Çankaya, Mısırlı, 2011). Bu araştırmada paydaşlar başlangıçta tasarım ilkelerine bağlı kalarak geliştirilen ilk aşamaya da dâhil ederek tasarımın daha etkin, faydalı ve döngüsel sürecini daha hızlı tamamlaması sağlanmıştır. Dersi alan öğrenci görüşleri, var olan tasarım ilkeleri ve alanyazında bulunan çalışmalar doğrultusunda, üç aşama döngüsel düzeltme süreci geçiren öğrenme ortamı nihai tasarımına ulaşmıştır.

Artırılmış gerçeklikBenzetimBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü+3
İbrahim Kavak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Okullarda demokratik eğitim ortamının gerçekleşmesine yönelik öğretmen algıları

Bu araştırmada öğretmen algılarına göre sınıf içerisinde demokratik eğitim ortamının ölçütlerinin gerçekleşme düzeyi, bu düzeye etki eden faktörler ve bu ölçütlerin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları incelemiştir. Bu inceleme sürecinde tekil ve karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı, karma metot tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1091 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri araştırma kapsamında geliştirilen Demokratik Eğitim Ortamı Ölçeği, anket ve açık uçlu bir sorunun yer aldığı soru formu ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin demokratik eğitim ortamı ölçütlerini genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından çoğu zaman; öğretmen-ilişkiler alt boyutu bakımından ise her zaman gerçekleştirdiklerini algıladıklarını ortaya çıkmıştır. Araştırmanın diğer sonuçlarına göre eğitim kademesi, lise türü ve branş değişkenleri demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin genel olarak ve tüm alt boyutlar bakımından gerçekleştirilme düzeylerinde anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilme düzeyinde okulun ortalama sınıf mevcudunun genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından; mezun olunan kurum türünün genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; demokratik eğitimle, demokrasi eğitimiyle ve insan hakları eğitimiyle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; kişilerarası ilişkilerle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun ise genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonucunda sınıf içinde demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları önem sıralamasına göre "fiziki alt yapı ve eğitim teknolojilerinden kaynaklı problemler", "aile kaynaklı problemler", "eğitim politikaları kaynaklı problemler", "öğrenciyle ilgili problemler", "eğitim/öğretim programları kaynaklı problemler" ve "öğretmen kaynaklı problemler" olarak saptanmıştır. Bu problem kaynaklarının ise eğitim kademelerine göre farklılaşmadığı ancak her kademe için problem kaynaklarının öncelik sıralamasının değiştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Demokratik eğitim, demokratik eğitim ortamı, demokratik eğitim ortamı ölçeği, eğitim programı, öğretim, karar alma, öğretmen, sınıf içi ilişkiler

Demokratik eğitimEğitim ortamıEğitim programları+5
Hamiyet Eylem Korkmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Motivating very young learners of English in a classroom setting

Children seem to be motivated to get new things into their lives. However, it may sometimes be meaningless for a child to be interested in learning a foreign language for its own sake. The fact that they catch new things with no consciousness is undisputable but there is a crucial point that in a learning atmosphere, they need to be strongly motivated to learn the language. Role of motivation for young learners in foreign language education has been studied extensively so far. It has been consistently stated so far that the effectiveness of learning and teaching process is measured according to the level of motivation of learners during that process.The aim of this current study is to discuss the importance of motivation in teaching English to very young learners, the reasons of demotivation and as to what teachers could do to increase motivation and keep students motivated in classrooms of 5-6 year-old learners. With the help of this research, it is aimed to contribute insights to the field of motivation which in fact is regarded as the basis of all kinds of education. Based on this premise, we aim to seek answers to the following questions:?What internal/external factors lead to motivation??What internal/external factors lead to demotivation??How does motivation affect learners? perception of and involvement in activities??How does demotivation affect learners? perception of and involvement in activities?The study has been conducted on 45 participants, whose age range is between 5-6 years. The data are based on the performance of the participants analyzed in terms of three main aspects; teacher attitude, classroom atmosphere and activities andmaterials used in class.

Study of languagesMotivationPreschool education+9
Esma Biricik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu ortam kanal ilkesine ve sunum biçimlerine göre çözümlü örneklerle desteklenerek hazırlanmış yazılımların öğrencilerin akademik erişi ve öğrenme deneyimine etkisi

Çoklu ortam kuramı temelinde son yıllarda yapılan araştırmalar, çok ortamlı öğrenme çevrelerinde öğrenmenin etkili ve verimli olması için pek çok ilke üretmiştir. Bu ilkelerin farklı bağlam ve koşullarda geçerliliğin denenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada oran- orantı konusu ve çözümlü örnekler ortak bileşeni bağlamında kanal ilkesi ve bölümlere ayırma ilkesi test edilmiştir.Çoklu ortam kuramının genel ilkeleri temelinde 6. sınıf matematik dersinde oran- orantı konusunun öğretimi için çözümlü örneklerle desteklenen bir yazılım hazırlanmıştır. Daha sonra bu yazılımdan kanal ve bölümlere ayırma ilkelerine göre çaprazlanmış dört farklı sürüm üretilmiştir. Kanal ilkesine göre metinsel- görsel ve seslendirilmiş formatlar hazırlanmıştır. Bölümlere ayırma ilkesine göre ise bütünsel ve ardışık sunum formatları oluşturulmuştur. Bütünsel sunum biçiminde öğrencinin öğrenmesi gereken bilgiler, matematiksel düşünme becerisinin tüm aşamalarını kapsayan bütünler halinde verilmiştir. Ardışık sunum biçiminde, bölümlere ayırma ilkesi kullanılmıştır. Her bir ayrım matematiksel düşünme becerisinin alt aşamalarına kapsayan ardışık birimler şekilde sunulmuştur. Bu yazılımlarda konu kapsamı, sunulan örnekler ve örneklerin sayısı aynıdır. Yazılımların ortak bileşeni çözümlü örnekler yöntemi ve matematiksel düşünme becerisidir. Örneklerin sunumunda önce tam çözümlü, sonra yarı çözümlü (problemi tamamlama), daha sonra da çözülmemiş problemler sırası izlenmiştir.Böylece kanal ve bölümlere ayırma ilkelerinin etkisini test edebileceğimiz dört farklı sürüm üretilmiştir: İlk sürüm metinsel- görsel bütünsel sunum (MB), ikinci sürüm metinsel- görsel ardışık sunum (MA), üçüncü sürüm seslendirilmiş/metinsel- görsel bütünsel sunum (SB) ve dördüncü sürüm seslendirilmiş/görsel-metinsel ardışık sunum (SB) biçiminde geliştirilmiştir.Bu araştırmanın genel amacı; oran- orantı konusunda, seslendirilmiş/görsel-metinsel ve ardışık/bütünsel sunum biçimleri ile öğrenmenin, akademik başarı ve öğrenme deneyimi değişkenlerine etkisini incelemektir. Araştırma, matematik dersi oran- orantı konusunda, 2010- 2011 Eğitim- Öğretim yılının ikinci döneminde DSİ Baraj İlköğretim Okulunda 6. sınıfta ve dört farklı şubede (A- B- C- D) öğrenim gören 97 öğrenciyle yapılmıştır. Gruplar, seslendirilmiş/ metinsel- görsel bütünsel sunum (SB), seslendirilmiş/ metinsel- görsel ardışık sunum (SB), metinsel- görsel bütünsel sunum (MB) ve metinsel- görsel ardışık sunum (MA) gruplarına yansız olarak atanmışlardır.Veri toplama aracı olarak açık uçlu akademik başarı testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi kullanılmıştır. Akademik başarı değişkenleri açık uçlu akademik başarı testlerinden elde edilmiştir. Dört alt değişkenden oluşmaktadır: konunun öğrenilme düzeyini gösteren akademik erişi, öğrencinin problem çözümlerinde yaptığı yanlış sayısı, öğrencinin problem çözümlerinde hissettiği zorluk algısı ve öğrencinin problem çözümlerinin doğruluğuna ilişkin kendine güven düzeyi. Öğretim süreci değerlendirme anketi ile öğrencinin yazılımla öğrenme deneyimine ilişkin veriler toplanmıştır. Dört alt boyuttan oluşmaktadır: öğrenenin öğretim tasarımına ilişkin deneyim algısı, yazılımla çalışırken hissettiği akış, yazılımla konuyu öğrenirken hissettiği zorluk algısı ve yazılımla çalışmanın getirdiği kendine olan güven düzeyi. Ayrıca başarı ve süreci değerlendirme değişkenlerinin birbirleri ile ilişkileri de araştırılmıştır.Öğrencilere uygulama öncesinde öğrencilerin çalışan bellek kapasitesini belirlemek için sayı dizi bellek testi, akademik başarı düzeylerini belirlemek için açık uçlu akademik başarı ön testi verilmiştir. Öğretim sonunda, açık uçlu akademik başarı son testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi uygulanmıştır. Açık uçlu akademik başarı son test puanlarından, ön test puanları çıkartılarak akademik erişi puanları hesaplanmıştır. Ayrıca açık uçlu akademik başarı testinde öğrencilerin her bir soru için zorluk algısını ve güven düzeyini belirleyen 5'li derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Ön ve son testlerde öğrencilerin literatürdeki karşılaşılan yanlışlara göre yapılan yanlış sayılarının çetelesi tutulmuş ve analizi yapılmıştır.Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 17 programında yapılmıştır. Verilerin betimsel analizi için aritmetik ortalama, standart sapma ve standart hata değerleri verilmiştir. Karşılaştırmalı analizler için ANOVA, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon ve Regresyon testleri kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre akademik erişi puanları incelendiğinde, en başarılı grubun seslendirilmiş ardışık grup olduğu görülmüştür. Ayrıca metinsel ardışık grupla seslendirilmiş ardışık grup karşılaştırıldığında, seslendirilmiş ardışık grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öğretim sürecini değerlendirme anketinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde; gruplar akış değişkenine göre karşılaştırıldığında, metinsel ardışık gruba göre metinsel bütünsel grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca akışı yordamak için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; öğretim tasarımı ve güven düzeyinin akış üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Ancak zorluk algısı, akışın anlamlı bir yordayıcısı değildir. Bu sonuçlara dayanarak matematik konularında hazırlanacak yazılımlar için: a) Bütünsel sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. b) Ardışık sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. c) Seslendirmenin kullanılmadığı durumlarda bütünsel sunum yapısı tercih edilmelidir. d) Seslendirmenin kullanılmadığı sunumlarda ardışık yapıdan kaçınılmalıdır.

Akademik başarıBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+7
Can Meşe
Çukurova University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının öğrenme ve öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu tez çalışması; Gaziantep Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu öğretim elemanlarının öğrenme ve öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel özellikte olan bu çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretim elemanlarının kişisel bilgileri ve öğrenme-öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeyleriyle ilgili maddelerden oluşan ve geçerlikgüvenirlik çalışmaları yapılan bir ölçek kullanılmıştır. Ölçek, Yabancı Diller Yüksekokulun'da görev yapmakta olan 77 öğretim elemanına uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS Standard Statistics 22.0 for Mac paket programı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretim elemanlarının bilişsel farkındalık stratejilerinin alt boyutlarını genel olarak kullandıkları fakat ders vermekte oldukları birime ve ders verdikleri sınıflardaki öğrenci sayısına göre bilişsel farkındalık stratejilerinin bazı alt boyutlarını kullanma düzeylerinde farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Birinci sınıflarda ders vermekte olan öğretim elemanlarının bazı stratejileri hazırlık sınıflarında ders vermekte olan öğretim elemanlarına göre daha az oranda kullandıkları sonucuna ulaşılmış, mesleki kıdem, cinsiyet ve mezun olunan bölüm değişkenlerine göre ise öğretim elemanları arasında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeylerinde farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bilişsel farkındalıkEğitim ortamıYabancı dil öğretimi+2
Ceyla Odabaş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık mantık ile belirlenmiş çoklu zeka alanlarına göre düzenlenmiş öğrenme ortamlarının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi

Araştırmanın genel amacı, bulanık mantık ile belirlenmiş zeka türlerine dayalı öğrenme ortamlarının Programlama Dilleri I dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisini belirlemektir. Öğrencilerdeki zeka türlerinde ki farklılıklar öğrenme ortamlarında da etkisini göstermektedir. Eğitim programları hazırlanırken de bu farklılıklar dikkate alınmaya çalışılmaktadır. Bu farklılıklardan biri olan zeka türlerinin belirlenmesi için literatürde çalışmalar yapılmış olup, bulanık mantık ile belirlenen zeka türleri araştırılmadığından böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Böylece yapay zeka teknolojilerinden biri olan bulanık mantık sayesinde bireyin zeka türlerini üyelik derecelerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Çukurova Üniversitesi'nin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğrencileri, örneklemi ise Programlama Dilleri I dersini almış olan ikinci ve üçüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Kontrol grubuna geleneksel yöntem uygulanmış, deney grubuna ise bulanık mantık ile zeka türleri belirlenerek zeka türlerine göre öğretim uygulanmıştır. Yansızlığın sağlanması için kümeleme analizi yapılmıştır. Literatür taraması ve uzman görüşleriyle elde edilen veriler değerlendirilerek kuramsal boyut oluşturulmuştur. Veriler, Çoklu Zeka Kuramı ölçeği ve başarı testi yardımıyla toplanmıştır. Çoklu Zeka Kuramı ölçeği öğrencilere uygulama öncesi verilmiştir. Başarı Testi ise öğrencilere uygulama öncesi ve sonrası verilmiştir. Kontrol ve deney grupları oluşturulduktan sonra kontrol grubuna geleneksel yöntem, deney gruplarına ise Adobe Flash Professional CS6 ile hazırlanan bilgisayar destekli öğretim materyalleri uygulanmıştır. Ölçme araçlarının kullanımına yönelik yapılan güvenirlik ve geçerlilik analizlerinde, öğrencilerin zekâ türlerinin belirlenmesi için kullanılan Çoklu Zekâ Ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış olup, geçerlik ve güvenirlik analizine tabi tutulmamıştır. Cronbach Alpha iç tutarlık katsayı sonuçları Bedensel Zekâ için .85, Varoluşçu Zekâ için .85, Kişilerarası Zekâ için .78, İçsel Zekâ i.in .84, Mantıksal Zekâ için .75, Müziksel Zekâ için .74, Doğacı Zekâ için .73, Sözel Zekâ için .84 ve Görsel Zekâ için .86 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin Programlama Dilleri- I başarısını ölçmek için hazırlanan ölçek 100 tam puan üzerinden değerlendirilmiştir. Ölçeğin hazırlanmasında Tukiainen ve Mönkkönen (2002) tarafından oluşturulan programlama başarı sınavından yararlanılmış olup, Yılmaz ve Çakır (2013) tarafından son hali verilmiştir. Sınav soruları beş bölümden oluşmaktadır. Her bir bölüm 20 puan üzerinden değerlendirilerek öğrencilerin başarı puanı hesaplanmıştır. Başarı testini hazırlayan Yılmaz ve Çakır (2013) sorulacak soruları belirleme aşamasında uzman görüşleri alarak belirtke tablosu kullanmıştır. Belirtke tablosuna göre hazırlanan başarı ölçeği geçerlik için üç uzmanın görüşüne sunulmuştur. Görüşü alınan uzmanlar programlam konusunda deneyimli olup, öğretim üyelerinden oluşmaktadır. Uzmanlardan alınan dönütlere göre başarı testi tekrar düzenlenmiş ve son hali verilmiştir. Testin güvenirliği için Pearson Korelasyon yapılmış olup, ön test kâğıtlarını okuyan birinci uzman ile ikinci uzman arasında çok yüksek, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir [r(=0,867; p<0,01]. Uygulamaya tabi tutulan öğrenci verilerinin çözümlenmesinde ön test – son test puan karşılaştırmasında bağımlı ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Adobe Flash Professional CS6 ile bilgisayar destekli öğretim materyalleri ve zeka türlerini belirleyen bulanık sistem geliştirilmiştir. Çalışmanın uygulandığı bir deney bir de kontrol grubu kümeleme analizine göre oluşturulmuştur. Bağımsız değişken olan bulanık mantık kullanılan öğretimin, bağımlı değişken olan öğrencilerin akademik başarısına etkisi araştırılmaya çalışılmıştır. Öğrencilerin zeka türlerinin tespiti amacıyla dokuz girişli ve bir çıkışlıMamdani tipi bulanık mantık algoritması mekanizması kullanılmıştır. Giriş değerleri, öğrencilerin çoklu zeka kuramı ölçeğinden aldıkları puanlardır. Öğrencilerin aldıkları puanların giriş üyelik fonksiyonlarındaki üyelik dereceleri hesaplanmıştır. Öğrencilerin zeka türlerinin tespiti amacıyla uygulanan bu değerler, Matlab bilgisayar ortamında bulanık mantık modülü kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın uygulanması ile elde edilen veriler istatistiksel veri analizi yöntemlerinden geçirilerek bulgulara ulaşılmış ve bu bulgular yorumlanmıştır. Heriki grubun puanları göz önüne alınarak yapılan sonuçlara göre; iki grubun puanları ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık çıkmıştır ve karşılaştırma sonucunda her iki grupta da son test lehine ve anlamlı bir şekilde farklılık ortaya çıkmıştır. Bu durumun temel sebeplerinden birisi, Programlama Dilleri I dersinin, öğrencinin temel bilgisayar bilgileriyle edinilemeyecek beceriler içermesi olduğu düşünülmektedir. Programlama dilleri uzmanlık isteyen bir alan olduğu için öğrencilerin neredeyse tümünün derse başlarken bilgisiz olduğu görülmüştür. Dersin geleneksel veya belirli bir çağdaş yöntemle yürütülmesi bile öğrencilerde belirgin bir erişiye sebep olmaktadır. Yani öğrenci kontrol grubunda da olsa, deney grubunda da olsa öğrencinin son testinde artış görülmüştür.

Akademik başarıBilgisayar eğitimiBilgisayar programlama+6
Nihan Arslan Namlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Tweet circle: Effects of twitter on EFL students' writing skill development

Despite the fact that the concept of utilizing social networking sites [SNS], micro blogging in specific, in foreign language learning process is a relatively new field in the literature, SNS are well appreciated among our students who are 'digital natives' as Prensky (2001) coined the term. In fact, SNS currently turn into an indispensable part in the lives of today's learners. Social media has now widespread participants among students who manage to access and express themselves almost anywhere and anytime of the day. Taking into consideration of contemporary situations, ever changing educational technologies and emerging social media sites, the current experimental study deals with the possible effects and outcomes of using Twitter - a micro blogging and social networking site- on students' writing performances. Enrolling from university's different faculties to OKU Prep classes, 63 EFL students in total who had 24 English course hours per week, constituted the experimental and the control groups. The students in the experimental group were asked to follow instructions, 'Twitter hashtags' which were given by the teacher in the light of the courses covered in the class. For example, with #DreamJobs heading, the students were required to write English sentences about their dream jobs, and throughout the study, the teacher provided immediate feedback to those sentences. The control group students continued their standard learning process without any intervention of Twitter usage. Writing achievement test was implemented to both the experimental and the control group at the beginning and end of the term, and a motivation questionnaire was applied to the experimental group. In addition, retrospective interviews were done with some of the students in the experimental group and they were asked about their feelings and opinions about Tweet Circle activity. The results emerged at the end of the study revealed substantial effects of Twitter usage on EFL students' overall success in writing courses. According to the results, it is suggested that Twitter usage in writing classes may be integrated into the curriculum.

Language developmentStudy of languagesSocial networks+7
Ecem Ekinci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal ağların öğrenme-öğretme ortamında kullanımı ve öğretmenlerin mesleki gelişimindeki rolü

Bu çalışmada, sosyal ağların öğrenme - öğretme ortamında kullanılması ve öğretmenlerin mesleki gelişimindeki rolü araştırılmıştır. Öğretmenlerin mesleki olarak kendilerini yenilemeleri ve geliştirmeleri önemlidir. Mesleki gelişimin farklı uygulamaları bulunmaktadır. Günümüzde mesleki gelişim için informel ortamlar kullanılmakta, bilgi teknolojileri önemli fırsatlar sunmaktadır. Sosyal ağlar ise mesleki gelişim açısından kullanılabilecek elverişli ortamlardan biridir. Öğretmenler sosyal ağlar sayesinde bilgi, beceri ve yetkinliklerini artırma imkanına sahiptir. Araştırmada nicel ve nitel verilerin sıralı olarak toplanıp analiz edildiği karma yöntem (sıralı dönüşümsel tasarım) kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, 2016/2017 eğitim-öğretim yılında Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 258 branş öğretmeninden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak iki farklı araç kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında için araştırmacı tarafından geliştirilen form kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracında katılımcıların kişisel bilgilerinin yer aldığı bir bölüm ve araştırma problemi için toplanması istenen verilerin elde edilmesini sağlamak üzere hazırlanmış 3 faktör ve toplamda 24 maddeden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması için araştırmacı tarafından geliştirilen ve 8 açık uçlu sorunun yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ölçeğin geçerliği için öncelikle uzman görüşü alınmış ve daha sonra açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Elde edilen veriler frekans, yüzde değerleri, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t testi ve varyans analizi testi ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında öğretmenlerin sosyal ağları kullanma konusunda aktif oldukları, sosyal ağ gruplarında paylaşılan verilere, içeriğe ulaşma, inceleme ve içeriğe katkıda bulunma eğiliminde oldukları görülmüştür. Öğretmenler, sosyal ağlarda kendi branşları ile ilgili öğretim yöntem ve tekniklerini kullanma, mesleki anlamda ise güncel konuları takip etme davranışı içerisinde oldukları görülmüştür. Görüşme yapılan öğretmenler sosyal ağların mesleki gelişimlerine katkı sağladığını belirtmektedirler. Ayrıca sosyal ağlar sayesinde kendileri de öğrenme-öğretme ortamına çeşitli aktarımlar yaptıklarını ifade etmişlerdir. Araştırma bulgularına dayanarak, öğretmenlerin sosyal ağ gruplarından olumlu yönde qetkilendikleri ve mesleki gelişimlerine katkı sağladığı ortaya çıkmıştır.

Eğitim ortamıMesleki gelişmeSosyal ağlar+3
Engin Evni
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında v-diyagramı kullanımının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve genel kimya laboratuvar algılarına etkisi

Çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında V-diyagramı kullanımının 1. Sınıf Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve Genel Kimya Laboratuvar algılarına etkisini incelemektir. Çalışmada zenginleştirilmiş karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 yılı güz döneminde yürütülmüştür. Genel Kimya dersinde rehberli sorgulama ve açık sorgulama düzeylerine göre V-diyagramları kullanılmıştır. Bilimsel süreç becerileri testinde, deney tasarlama, gözlem, ölçme, verilerin toplanması, elde edilen verilerin işlenmesi ile yorum ve değerlendirme boyutlarında anlamlı farklılık bulunurken, problemin belirlenmesi boyutunda bulunmamıştır. Genel Kimya Laboratuvar algılarında, açık uçluluk boyutunda anlamlı bir farklılık bulunurken, bütünleşme boyutunda bulunmamıştır. Durum çalışmasında 3 farklı algı düzeyine sahip (yüksek, orta, düşük) öğretmen adaylarının açık uçluluk boyutunda algıları değişirken bütünleşme boyutunda değişmemiştir. Sonuç olarak V-diyagramlarının Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği ve Genel Kimya Laboratuvar algısının açık uçluluk boyutunu etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerindeki ve algılarındaki değişimin nedenleri bilimsel sorgulamanın doğasına yönelik anlayışları ve sosyobilişsel öğrenme kuramı dikkate alınarak açıklanmıştır.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+5
Aysun Ceylan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Operation of power in classroom interaction in the EFL context

There is a great number of studies on classroom interaction adding to the naturalistic portrayal of classrooms as social places. Although these studies have clarified a wide range of aspects of classroom interaction in English as a Second Language (SLA) and English as Foreign Language (EFL) settings, there are numerous aspects that have not been searched enough in these settings. One of these aspects is the power mechanism in the classroom. Power, as a structure embedded in the fibre and fabric of everyday life, is inescapable in the classrooms as well, for these sites are social places in which complex relationships (including power relationships), meanings and practices are co-constructed dynamically. Inspired by the scarcity of research on power in the classroom in Turkey, this study aims to explore power at an English preparatory school at a Turkish university. The study has been designed to analyse teachers' and students' discursive strategies in terms of power construction within the classroom interaction. Therefore, it aims to arrive at meanings about power based on the frequency distribution of student and teacher-initiated exchanges, the discourse patterns in these exchanges, the forms and functions of discourse acts that are found in students' and teachers' initiation moves as well as teachers' turn allocation strategies. The data for the study were collected through audiotaped and video-recorded teacher-student interaction in five classrooms at total. The data were analysed by adopting Discourse Analysis approach through descriptive statistics and by analysing the excerpts from data on a turn-by-turn basis. The findings of the study revealed that in the classrooms under investigation in English lessons there was the abundance of teacher-initiated exchanges and related to discourse patterns, it was also found that Initiation by teachers, Response by students and Follow-up by teachers (IRF) was the prevalent structure. On the other hand, when discourse acts and their functions were taken into consideration, the abundance of elicitations and directives in teacher initiations uncovered the fact that teachers are dominant in classroom discourse. Yet, when looking at the discourse acts and their functions in student- initiations, it was seen that students had a say in the classroom. Furthermore, when looking at the excerpt analyses it was seen that student used power mechanisms such as providing initiations, follow-ups, interruptions and corrections for other participants' remarks. While overall results indicated that teachers dominate the classroom discourse, it was seen that classroom power was dynamic and negotiated by students and teachers.

Study of languagesLanguage teachingInteraction+6
Cihan Tekin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul dışı fen öğrenme ortamında öğrencilerin girişimcilik becerilerinin gelişiminin betimlenmesi

Bu çalışmanın amacı 8-12 yaş arasındaki öğrencilerin okul dışı fen öğrenme ortamında katıldıkları etkinliklerde girişimcilik becerilerinin nasıl geliştiğini incelemektir. Amaç doğrultusunda alt sorulara yanıt aranmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ilinde bulunan bir bilim kulübünde yedi öğretmen ve dört öğrenci oluşturmaktadır. Veriler öğretmenler ve öğrenciler için ayrı hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme sorularından oluşmaktadır. Öğrencilerden üçü kız, biri erkektir. Bir kız ve erkek öğrenci on, diğer iki kız ise dokuz yaşlarındadır. On yaşında olan öğrenciler 4.sınıfa, dokuz yaşında olan öğrenciler ise 3.sınıfa gitmektedir. Öğrencileri ile ön ve son görüşmeler yapılmıştır ve girişimcilik becerilerinin gelişimi incelenmiştir. Ayrıca yedi hafta boyunca öğrenciler araştırmacı tarafından gözlemlenmiştir. Bilim kulübünde yer alan öğretmenler ile girişimcilik becerileri adı altında yer alan alt beceriler (risk alma, liderlik, iletişim, yaratıcılık ve planlama) hakkındaki görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgular içerik analizi ile yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin girişimcilik becerilerini ortaya çıkaracak ve geliştirilecek ortamların sunulması halinde bu becerileri gösterdikleri görülmüştür. Öğretmenler ile yapılan görüşmeler sonucunda ise okul dışı öğrenme ortamlarında yapılan etkinliklerin ve birçok yöntem ve tekniğin öğrencilerin girişimcilik becerilerini geliştirebileceği ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik becerileri, okul dışı öğrenme, fen eğitimi

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiGirişimcilik+3
Nazlıcan Karakılçık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğrenme ortamları ile öğrenci öğretmen ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğrenme ortamlarının belirlenmesi ve öğrenci öğretmen ilişkisini incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın örneklemini, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil ilçe merkezindeki Millî Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 6 bağımsız anaokulu ve bu okullarda görev yapmakta olan 61 öğretmen ile bu öğretmenlerin sınıfında bulunan 5 yaş 244 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Harms ve Clifford (1980) tarafından geliştirilen ve Kler Klodya Tovim (1996) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Öğrenme Ortamları Değerlendirme Ölçeği (ECERS R) ile öğrenci öğretmen ilişikisini belirlemek için Pianta (1999) tarafından geliştirilen ve Ası ve Karabay (2018) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Öğrenci Öğretmen İlişki Ölçeği (ÖÖİÖ-K) ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, SPSS (Versiyon 24.0) kullanılarak analiz edilmiş, betimsel istatistik yöntemlerinin yanı sıra regresyon ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler sonucunda Öğrenme Ortamları Değerlendirme Ölçeği; Sınıf alanı ve mobilyaların alt boyutunun çok az ile iyi arasında, kişisel bakım alt boyutunun iyi ile çok iyi arasında, dil ve akıl etme alt boyutunun çok az iyi, aktiviteler alt boyutunun çok az iyi, etkileşim alt boyutunun iyi ile çok iyi, programın yapısı alt boyutunun iyi, aile ve personel alt boyutunun iyi seviyede olduğu tespit edilmiştir. ECERS-R ölçeğinin alt boyutlarından olan, sınıf alanı ve mobilyalar, rutin kişisel bakım, aktiviteler ve program yapısı alt boyutları ile Öğrenci-Öğretmen İlişkisi ölçeği alt boyutu olan çatışma alt boyutu arasında ise pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+3
Muzaffer Çağrıcı
Hasan Kalyoncu University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli ortaöğretim öğrencilerinin topluluk hisleri ile çevrimiçi öğrenme ortamında yaşadıkları zorlukların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin çevrimiçi öğrenme zorlukları ile çevrimiçi topluluk hisleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Betimsel araştırma modelinde tasarlanmış araştırmanın örneklemi, 2020-2021 eğitim öğretim yılında çevrimiçi eğitim alan ve ortaöğretim düzeyinde eğitim görmekte olan 842 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında çevrimiçi öğrenme ortamında eğitim alan öğrencilerin yaşadıkları zorluklar ölçeği, çevrimiçi öğrenme topluluk hissi ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde çevrimiçi öğrenme zorluk ölçeği ile çevrimiçi topluluk hissi ölçeği arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, normal dağılım varsayımlarının durumuna göre Kruskall Wallis, Mann Whitney U, bağımsız örneklem t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin okul türü, özel yetenekli bireylerin tanı aldıkları yetenek alanı ve çevrimiçi eğitimde kullandıkları donanım açısından çevrimiçi öğrenme öğrencilerinin yaşadıkları zorluklar ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin çevrimiçi öğrenme topluluk hissi ölçeğinden aldıkları puanlar normal gelişim gösteren akranlarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerde topluluk hissi ölçeğinden aldıkları puanlar sınıf düzeyi, çevrimiçi öğrenmede kullanılan donanım ve Covid-19 öncesi çevrimiçi öğrenme deneyimine göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Özel yetenekli öğrencilerde ise topluluk hisi ölçeğinden aldıkları puanların yalnızca çevrimiçi ders aldıkları kişi sayısına göre anlamlı düzeyde faklılaştığı tespit edilmiştir.

Eğitim sorunlarıOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+7
Nurşin Yardımcı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Digitalization of learning: A comparative study of university learners' and lecturers' perceptions and experiences on distance education: A Hakkari University case

In this study, we aimed to examine distance education, considered a reflection of digitalization in learning, from the perspective of learners and lecturers at a state university in Turkey. Although most previous studies focused on students' and lecturers' views separately, few studies have compared and examined both sides' experiences and perceptions of distance education. Therefore, this mixed-method comparative case study is intended to be presented to the university as a report, thus providing online program managers and faculty advisers with a deeper understanding of the essential aspects that impact the efficiency of the distant education process. The research sample consists of 1373 students and 112 lecturers at Hakkari University. An online 'Satisfaction Survey' composed of 18 questions was used to obtain both quantitative and qualitative data in this study. The IBM SPSS Statistics 22.0 program was utilized to analyze the quantitative data. As for the qualitative data, thematic analysis with an inductive approach was applied to determine the related themes. The results revealed statistically significant differences between the technical equipment used by the learners and lecturers, the ways of accessing the internet, the rates of participation and attendance in the courses, and the satisfaction rates with the course materials and assessment methods. Additionally, an in-depth examination of the qualitative data showed that the rate of students experiencing technical, economic, and familial difficulties was higher than the lecturers. Moreover, some motivational issues were observed among the participants. The researcher proposes technical, pedagogical, communicative, and assessment and curriculum-related implications based on the findings. Recommendations for further research based on the limitations are included at the end of the study.

ExperienceHakkariDigitization+6
Abdullah Yoldaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnformal öğrenme açısından bireylerin video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanırken sergiledikleri davranışların incelenmesi

Bu araştırmanın ana amacı bireylerin informal öğrenme açısından video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanırken sergiledikleri davranışları incelemektir. Bu ana amaç doğrultusunda katılımcıların informal öğrenme açısından kullandıkları informal öğrenme ortamları, web teknolojilerini kullanım biçimleri ve video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanım biçimleri incelenmiştir. Araştırma 2021-2022 yılı itibariyle Ankara ilinde yaşayan ilkokul, ortaokul, lise, üniversite düzeyinde bulunan ve yetişkin bireylerden oluşan 50 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın yöntemi Durum Çalışması Modeli çerçevesinde tasarlanmıştır. Katılımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve web teknolojilerini kullanırken alınan ekran kayıtlarından elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen verilen verilere göre katılımcıların tamamının informal öğrenme açısından interneti kullandığı, aynı zamanda katılımcıların informal öğrenme açısından; ebeveynlerinden, öğretmenlerinden ve alanında uzman kişilerden destek aldığı ve yazılı kaynaklardan faydalandığı görülmüştür. Katılımcıların web teknolojilerini kullanım biçimlerine göre metin kaynaklı siteleri, video kaynaklı siteleri, güvenilir siteleri, ilk çıkan siteleri, forum sitelerini ve görsel kaynakları kullandığı tespit edilmiştir. Katılımcıların video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanırken hızlandırma, ileri-geri sarma, alt yazıları aktif etme, ön izleme ve video kalitesini değiştirme etkileşim özelliklerini kullandıkları görülmüştür. Katılımcılar tarafından en sık kullanılan video etkileşim özelliğinin ileri sarma etkileşim özelliği olduğu görülmüştür. Ayrıca ilkokul düzeyindeki katılımcıların genellikle videonun tamamını izleme eğiliminde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların video kayıtlarına göre tamamı izlenilen videoların genellikle kısa videolar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar öğretici videoların kısa süreli olması, fon müziği içermemesi veya geçişlerde fon müziği içermesi, videoların görsellerle desteklenmesi, konusuna göre gerçek görüntülerin veya animasyonların kullanılması, videoların spot cümlelerle desteklenmesi, etkileşimli oyunlar içermesi, etkileşimli sorular içermesi, videoların kaynakçalarının belirtilmesi ve videoların da uygulamalar gibi puanlanması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Ayrıca anlatımda göz temasının, jest ve mimiklerin beden dilinin öğrenme açısından önemli olduğu ve bu yüzden anlatıcının ekranda görünmesinin öğrenme açısından fayda sağladığı katılımcılar tarafından bildirilmiştir. Katılımcılar videoların kısa süreli olması yönünde görüş bildirirken oynatma listelerinin ve video bölümlendirmenin kullanıcılara büyük kolaylık sağladığını belirtmişlerdir. Katılımcıların video tabanlı öğrenme ortamlarında herhangi bir videoyu tercih ederken sıklıkla video kapak fotoğrafı, video süresi, video başlığına ve video izlenme sayısına göre videoyu seçtiği görülmüştür. Katılımcıların web teknolojilerini kullanım biçimlerinden ve görüşme sonuçlarından elde edilen verilere göre öğretici video tasarımları için güncel öneriler oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Video tabanlı öğrenme, informal öğrenme, öğretici video tasarımı.

Eğitsel videoVideo destekli öğretimÖğrenme ortamı+1
Merve İlik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Harmanlanmış öğrenme ortamlarının ilköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler dersindeki akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı, harmanlanmış öğrenme ortamlarının öğrencinin akademik başarısına etkisini incelemektir. Bu amaçtan hareketle İlköğretim 7.sınıf Sosyal Bilgiler dersi ?Zaman İçinde Bilim? ünitesi için yüz yüze eğitim ortamı ile bilgisayar destekli öğretimin bir arada kullanılacağı örnek bir harmanlanmış eğitim ortamı uygulaması oluşturulmuştur. Bu uygulama sonucunda öğrencilerin akademik başarı düzeyleri incelenmiştir. Araştırma 2010-2011 öğretim yılında Manisa' nın Demirci ilçesine bağlı ilköğretim okullarında uygulanmıştır. Araştırma 71 katılımcı üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol grubu olarak ayrılan öğrencilerden, deney grubu olarak alınan öğrenciler harmanlanmış öğrenme ortamında, kontrol grubu olarak alınan öğrenciler ise yüz yüze sınıf ortamında 5 ders saati çalışmışlardır. Araştırma da, yarı deneysel desenlerden eşleştirilmiş ön test-son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Deney sürecinden önce gruplara ön test uygulanmıştır. Deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığını t-testi sonuçları göstermiştir.Araştırma sonucu, öğrencilerin harmanlanmış eğitim ortamlarında akademik başarı puanlarının arttığı göstermektedir. Deney grubu ve kontrol grubu arasında son test uygulaması yapılmıştır. Son test uygulamasının analiz sonuçlarında deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık görülmektedir. Bu farklılık, harmanlanmış eğitim ortamlarının sınıf içi yüz yüze eğitim ortamlarına göre akademik başarıyı daha fazla arttırdığı şeklinde yorumlanmaktadır

Akademik başarıHarmanlamaHarmanlanmış öğrenme+8
Bahar Yıldız
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme yaklaşımına ve uygulamaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Okul öncesi dönem; merak, keşfetme arzusu ve öğrenmenin en yoğun olduğu dönemlerden biridir. Son yıllarda bu bileşenlerin karşılanabilmesi, öğretim ortamlarının dört duvarın ötesine taşınması gerekliliğini doğurmuştur. Araştırmanın amacı okul öncesi eğitimde okul dışı öğrenme faaliyetlerinin planlanma ve uygulanması açısından var olan durumu saptamak ve okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme yaklaşımına yönelik tutum, davranış ve görüşlerini etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Bu amaçla nitel bir araştırma yöntemi olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Anakara ili merkez ilçelerinde görev yapan 13 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcı öğretmenler, amaçlı örnekleme türlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarını belirli bir amaca yönelik kavram ve kazanımlarla ilişkili olarak kullandıkları ortaya çıkmıştır. Okul dışı öğrenme ortamına karar verirken katılımcılar tarafından öncelikle ortamın çocuğa uygunluğu ve öğretim sürecine katkısı ön planda tutulmuş, hava koşulları ve ortamda rehberin bulunması da belirleyici olarak görülmüştür. Okul dışı öğrenmeye ilişkin gidilen ortamda sınıf hâkimiyetinin zorlaşması ve güvenlik riskleri en fazla karşılaşılan güçlükler olarak görülmüştür. Gelişim alanlarına yönelik çeşitli beceri ve değerlerin geliştirilmesi ile öğretim sürecine olan katkıları açısından okul dışı öğrenmeyi sıklıkla kullanan katılımcı öğretmenlerin en çok tarihi ve kültürel alanları tercih ettikleri tespit edilmiştir. Okul dışı öğrenme ortamlarına ulaşım ve giriş ücretinin ödenekle desteklenen bütçe kalemlerinden veya yerel yönetimlerce karşılanması, çocuk dostu şehirlerin daha çok ön plana çıkarılması ve resmî işlemlerde öğretmenlerin okul idarelerince desteklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Non-formal öğrenme ortamıOkul dışı öğrenmeOkul öncesi eğitim+4
Kevser Şahin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Değişkenlik Teorisi Bianshi modeline dayalı matematik öğretiminin ilkokul öğrencilerinin akademik başarı ve bilişsel döndürme becerilerine etkisi

Bu araştırmada değişkenlik teorisi Bianshi modeline göre geliştirilen matematik öğrenme ortamının, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisine etkisi incelenmiştir. Araştırma ön test-son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırma İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde bir devlet okulunda 21 deney ve 21 kontrol grubu olmak üzere toplamda 42 öğrencinin katılımıyla yürütülmüştür. Deneysel işlem öncesinde ve sonrasında öğrencilere iki aşamadan oluşan akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisi testi uygulanmıştır. Deney grubuna Değişkenlik teorisi Bianshi modeline dayalı olarak geliştirilen öğrenme ortamında eğitim verilirken, kontrol grubuna Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan matematik ders kitabında yer alan Doğal Sayılar ve İşlemler öğrenme alanından toplama ve çıkarma işlemi kazanımları verilmiştir. Öğrencilerin ön test puanlarının denkliğinin incelenmesinde bağımsız gruplar t testi ve ön test son test ölçümleri arasında deney ve kontrol gruplarının akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerilerindeki değişimin incelenmesinde tekrarlanmış ölçümler için ANOVA testi yapılmıştır. Verilerin analizi ise SPSS 22 istatistik paket programı gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisi açısından deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğunu göstermektedir. Buna göre değişkenlik teorisi Bianshi modeline dayalı matematik öğretiminin akademik başarı ve temsiller arası geçiş becerisi üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. MATH taksonomisine göre hazırlanan sorularda deney grubu doğru yanıt verdiği soru sayısını anlamlı şekilde artmış, üst düzey becerileri geliştirmede etkili olmuştur. Temsiller arası geçiş becerisinde ise hem deney hem de kontrol grubunda artış olmasına rağmen deney grubundaki artışın, kontrol grubuna göre oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda ise Değişkenlik Teorisi Bianshi modeli ile geliştirilen 6 haftalık sürecin matematik öğrenme ortamları ve materyallerinin ilkokul kademesi öğrencileri için etkili olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Değişkenlik teorisi, Bianshi modeli, Akademik başarı, Temsiller arası geçiş becerisi, Çoklu temsiller, matematik

Akademik başarıBianchi sınıflamasıGeometri öğretimi+7
Çiğdem Duman
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İllüstrasyon dersindeki zenginleştirilmiş öğretim ortamının öğrenci davranışlarına, ürünlerine ve görüşlerine yansıması

Bu tez illüstrasyon dersi öykü resimleme modülü öğretme yöntemi ve öğretme ortamlarını incelemeyi, uygulanan yöntem ve tekniklerin öğrenci davranışları ve öykü resimleme tasarımları üzerindeki etkisini tespit etmeyi amaçlamaktadır.Bu araştırmada, iki grup son test kontrol guruplu model uygulanmış, gruplar deney (N:21) ve kontrol (N:21) grubu olarak tanımlanmıştır. 2011- 2012 Eğitim ? Öğretim yılı Ankara ilinde bulunan Etimesgut Kız Teknik ve Meslek Lisesi ile Hayri Aslan Kız Teknik ve Meslek Lisesi Grafik ve Fotoğraf Bölümü İllüstrasyon Dersi Öykü Resimleme Modülü Öğretimi alan 11. Sınıf öğrencileri araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır.Araştırmanın veri toplama araçları, haftalık gözlem formu, ürün değerlendirme ölçeği, öğrenci ders değerlendirme anketidir. Gruplara, araştırmacı tarafından sekiz haftalık öğretim uygulanmıştır. Kontrol grubuna, geleneksel öğretim ortamı ile öykü resimleme modülü öğretimi, deney grubuna, zenginleştirilmiş öğretim ortamı ile araştırmacı tarafından hazırlanan kuru ? sulu boya, marker, ekolin boya ve kolaj tekniklerini içeren öykü resimleme öğretimi uygulanmıştır. Gözlem formları dereceli puan cetveli ile puanlanmış ve madde bazında T testi uygulanmıştır. Ürün değerlendirme ölçeği sonuçlarına T testi uygulanmış, öğrenci ders değerlendirme anket sonuçları frekans ve aritmetik ortalamalarına madde bazında T testi uygulanarak öğretimler arasındaki farklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Tüm ölçek verileri analiz edilerek yorumlanmıştır.Bulgular, geleneksel ve zenginleştirilmiş öğretim ortamlarında verilen öykü resimleme öğretimleri arasında farklar olduğunu göstermiştir. Zenginleştirilmiş öğretim ortamı ve araştırma kapsamında hazırlanan öykü resimleme öğretiminin; öğrenci davranışlarını olumlu yönde etkilediği, ilgi ve istek düzeyinin öğretim süresince giderek artan bir seyir izlediği tespit edilmiştir. Bilgi konularının ve illüstrasyon tekniklerinin araştırma kapsamında hazırlanan öğretim içeriğinde değiştirilmesi ile öykü resimleme illüstrasyonu tasarımında, tasarım öğrencisinin bilinç düzeyinin artması sağlanmış, tasarımların işlevselliği ve yeterliliği konusunda gelişme sağlanmıştır. Grupların aldıkları öğretimler ve öğretim ortamları ile ilgili görüşlerinde kontrol grubunda kararsızlık ve olumsuzluk görüşünün hâkim olduğu, deney grubunda olumlu görüşünün hâkim olduğu genellemesine ulaşılmıştır. Zenginleştirilmiş öğretim ortamı ve hazırlanan öykü resimleme öğretiminin, öğrenci davranışları ve öykü resimleme illüstrasyonu tasarımlarına ve öğrenci görüşlerine yansımasının olumlu yönde etkili olduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Geleneksel öğretim ortamı, Zenginleştirilmiş öğretim ortamı, İllüstrasyon, İllüstrasyon teknikleri, Öykü resimleme.

Ders programlarıEğitimResim eğitimi+7
Suzan Tanrıöver
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessFR

Les traces des strategies d'apprentissage au milieu scolaire du Lycee Saint-Joseph d'Istanbul: 1923-1968

In the history of the teaching and learning of foreign languages, the concept of need far from losing its importance for human existence has nonetheless found his place in the ranks of science in developing more. From past to present, the language that enables communication among communities, nations, and individuals with the variety in the world, gained a different dimension with links between languages established through the global economy and industry, with the merger of companies under the umbrella of communication and with the first stages of globalization. The concept of foreign language has increased its importance, convergence of these countries and their learning need as a result of this linguistic diversity. And need to learn the language (in our study we will try to examine mostly second language) required the necessary learning strategies in order to reach effectively a goal of education. In light of the above information we can determine by examining the historical process of language in a society by the means the fact that we can teach effectively a foreign language. Indeed, it is necessary to do extensive research in Turkey on the importance of the teaching and learning of foreign languages in the areas of education, in the context of the history of Turkish Education. For this reason, the purpose of the research undertaken on the history of Turkish education is to identify beliefs about education and the teaching of Turkish schools, applications, to investigate the agents of the educational environment and to discuss if we draw lessons from the past or not to take precautions in advance and to solve our problems the best way today (Akyuz, 2011:1). Teaching a second language in our country has gained importance in recent years, as evidenced by the teaching of second languages German and French as a compulsory secondary education. This means why teaching French must be examined under a linguistic perspective, cultural and learning strategies through the use of history education. In our study, we aimed to examine the traces of learning strategies in school environment of St. Joseph High School in Istanbul for a period covering the years from 1923 to 1968. Strategies have been studied based on the work entitled

Davut Divarcioğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın temel amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeylerini ne derecede yordadığını tespit etmektir. Araştırma Düzce, Karabük, Kastamonu ve Çorum illerinde görev yapan, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme tekniği ile seçilen 442 ortaokul matematik öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında katılımcılara veri toplama sürecinde Yansıtıcı Düşünme Eğilim Ölçeği ve Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeline uygun şekilde gerçekleştirilen çalışmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi için Bağımsız Gruplar T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin çok yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimlerinde kıdem, yerleşim yeri, gönüllülük ve memnuniyet değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturmalarının yüksek düzeyde olduğu ancak kavramsal çelişkiler alt boyutunda orta düzeyde olduğu görülmüştür. Yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeylerinde gönüllülük ve memnuniyet değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yansıtıcı düşünme eğilimleri ile yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeyleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki elde edilmiştir. Sürekli ve amaçlı düşünme, öngörülü ve içten olma, açık fikirlilik ve araştırmacı eğilimlerinin matematik öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeylerinin anlamlı yordayıcıları olduğu tespit edilmiştir. Yansıtıcı düşünme bağımsız değişkenleri, yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeyindeki toplam varyansın %37'sini açıklamaktadır.

Branş öğretmenleriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Aysel Atılkan Tunçer
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects