Anonim şirketler

132 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Pay sahibi haklarının korunması kapsamında anonim şirket yönetim kurulu kararlarının butlanı

Anonim şirketlerde gün geçtikçe gücü artan yönetim kurulu karşısında pay sahiplerinin korunması için Türk ve İsviçre hukukunda çeşitli hukuki yollara başvurulduğu görülmektedir. Fakat bu yollar dahi yönetim kurulunun gücü karşısında pay sahiplerinin korunmasında yeterli olamamaktadır. Bu noktada, yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğü özel bir öneme sahiptir. TTK m. 391'de ve OR Art. 714'ün atfı ile 706b'de yönetim kurulu kararlarının butlanı sebepleri, sınırlı sayıda olmamak üzere düzenlenmiş, yönetim kurulu kararlarının iptali düzenlemesine ise ilgili kanunlarda yer verilmemiştir. TTK m. 391 gereği, "Yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; Eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır". Butlan sebepleri sınırlı sayıda olmadığından başkaca butlan sebepleri de mevcuttur. Özellikle, genel hükümlere (BK m. 27), anasözleşme hükümlerine, potansiyel pay sahiplerinin, alacaklıların ve şirket çalışanlarının haklarını koruyan hükümlere, şekle ilişkin hükümlere ve yönetim kurulu üyelerinin kişisel haklarına ilişkin hükümlere aykırı yönetim kurulu kararları da batıldır. Butlan iddiası, meşru menfaati olan herkes tarafından herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın dava veya itiraz yolu ile ileri sürülebileceği gibi, konu kamu düzenini ilgilendirdiğinden hâkim tarafından re'sen göz önünde bulundurulur. Yönetim kurulu kararlarının süresiz olarak butlan yaptırımına tabi olması ticari yaşamı ve hukuk güvenliğini tehdit eder. Bu sakınca sebebiyle mahkemelerin ayrıntılı ve çok yönlü değerlendirmeler sonucu butlan kararlarını vermeleri gerekmektedir.

Anonim şirketlerButlanHakların korunması+5
Hediye Sayın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre şirketin kendi paylarını iktisap etmesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim ve limited şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesi konusunda, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu?nda benimsenen kural olarak şirketin kendi paylarını iktisap edememesine ilişkin sistemi bertaraf etmiş ve anonim ve limited şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesine Kanunda belirtilen şartlara ve sınırlamalara uymak şartıyla izin vermiştir. Ayrıca Kanun, anonim şirketlerle ilgili düzenlemelerde, payların iktisabının bir nevi zorunluluk arz ettiği durumlar açısından, anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesinin sınırlandırmalarına ve şartlarına ilişkin bir kısım istisnalar kabul etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, bu sistemi esas itibariyle, Avrupa Ekonomi Topluluğu?nun 13 Aralık 1976 tarihli 77/91 sayılı İkinci Şirketler Yönergesi?ndeki kurallardan esinlenerek kabul etmiştir. Anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesi, Kanunun 379 ilâ 389 uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir. Limited şirketin kendi paylarını iktisap etmesi ise, Kanunun 612 nci maddesinde ele alınmıştır. Bu çalışmada, anonim ve limited şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesinin şartları, istisnaları ve sonuçları ele alınmıştır. Bu konular incelenirken ihtiyaç duyuldukça, mehaz düzenlemelere değinilmiştir. Ayrıca bir şirketin kendi paylarını iktisap etmesinin sebepleri ve sağladığı faydalar, şirketin kendi paylarını iktisap etmesi durumunda ortaya çıkabilecek sakıncalar ile şirketin kendi paylarını iktisabının hangi yollarla gerçekleşebileceği ele alınmıştır. Tüm bunlar ele alınmadan önce, anonim ve limited şirketler açısından pay ve pay senetleri hakkında, çalışmanın konusu açısından faydalı olabileceği düşüncesiyle, çalışma konusu kapsamında olmak üzere kısa bilgiler sunulmuştur.

Anonim şirketlerKanunlar 6102 sayılıLimited şirketler+4
Mehmet Sadık Çapa
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde özel denetim isteme hakkı

6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tek madde olarak düzenlenen özel denetim isteme hakkı, uygulamada yaşanılan aksaklıklar ve doktrindeki tartışmalar sonucu 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Yürürlükten kaldırılan Kanun döneminde 348. Maddede düzenlenen özel denetim isteme hakkı, TTK'nın 438 ila 444. maddeler arasında düzenlenmiştir. Yeni Kanun ile bu hakkı kimlerin kullanabileceği, hakkın kullanımının sonuçları, özel denetçinin kimin tarafından seçileceği, özel denetim talebinin genel kurulda reddi halinde başvurulacak kanun yolları, özel denetim süreci, özel denetim raporu ve özel denetim masraflarının kim tarafından karşılanacağı ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu tez çalışması ile özel denetim isteme hakkının amacı, bu hakkın pay sahipleri açısından önemi, özel denetimin işlevi, özel denetçinin hak ve yükümlülükleri açıklanacaktır. Anonim şirketlerde özel denetim isteme hakkı, genel kurulun bu istemi kabulü ve reddi halinde ayrı ayrı incelenmiştir. Bu açıklamalara ek olarak uygulamadaki aksaklıklar ve yeni Kanun ile bu aksaklıklara bulunan çözümlere değinilmiştir. Anonim Şirketler, Azınlık Hakları, Denetim, Denetçiler, Özel Denetçi

Anonim şirketlerDenetimDenetim sistemleri+4
Eda Kuralay Örken
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk Ticaret Kanunu'nun anonim ve limited şirket yönetim süreçlerine yansımaları

Ticaret alanında radikal değişiklikler içeren Türk Ticaret Kanunu özellikle ticaret şirketleri açısından çağdaş açılımlara ve reformcu yaklaşımlara yer vermektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun ruhunda sermayenin sınır tanımadığı ve rekabetin arttığı bir ortamda, uluslararası kurumlarla ve kurallarla uyumlu Türkiye'yi geleceğe hazırlayacak bir düzenleme amacı yatmaktadır. Türk Ticaret Kanunu ile birlikte, ülkemiz ticari hayatı için önemli bir değişim süreci başlamış, şirketlerin yönetiminde köklü değişikler ortaya koymuştur. Bu değişim, hiç kuşkusuz ticari işletmeleri, ticaret hayatını, yakından ilgilendirmektedir. Bu amaçla hazırlanan Türk Ticaret Kanunu, Eski Türk Ticaret Kanunu'ndaki birçok düzenlemede değişiklikler içerdiği gibi, yeni bir takım düzenlemeler de getirmiştir. Bu çalışmada anonim şirketler ve limited şirketler ile, Türk Ticaret Kanunu'nun şirket birleşmeleri, şirket bölünmeleri, tür değiştirme ile şirketler topluluğu ve denetim alanındaki düzenlemeleri incelenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun yeni hedefleri olarak, girişimcilik kültürü ve sermaye birikimi ile kurumsal yönetim alanındaki düzenlemeleri ortaya konulmuştur. Çalışmanın dördüncü bölümünde 2012 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) 500 listesinde yer alan şirket yöneticilerinin yapılan düzenlemelerdeki tutumlarını ölçmeye yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Ticaret Kanunu, Anonim Şirket, Limited Şirket, Şirket Birleşmeleri, Bölünme, Tür Değiştirme, Denetim, Girişimcilik Kültürü ve Sermaye Birikimi, Kurumsal Yönetim.

Anonim şirketlerLimited şirketlerTürk Ticaret Kanunu+1
İshak Alsaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde pay sahipliği sıfatını sona erdiren haller

Globalleşen ve büyüyen ekonomi neticesinde anonim şirketler ile şirket içerisindeki pay sahipleri sayısı da doğru orantılı olarak artmıştır. Pay sahiplerinin artması şirket içerisinde meydana gelen menfaat ihtilaflarını da beraberinde getirmiştir. Bu menfaat ihtilaflarını bertaraf etmek için ortaklıktan çıkarılma sonucunu doğuran kanun hükümlerine yer verilmesi zorunluluğu meydana gelmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda pay sahipliği sıfatını sonlandıran kanun hükümlerine yer verilmesiyle bu zorunluluk giderilmiştir.

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerHaklı neden+4
Özge Yakupoğlu Eren
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketin kanuna aykırı kuruluş ve faaliyetlerinden dolayı feshi

Anonim şirketler, günümüz ekonomilerinde büyük bir öneme sahiptir. Anonim şirketler sayesinde, küçük tasarruflar bir araya getirilerek büyük atılımlar yapılmış ve bu yolla ekonomiye katkı sağlanmıştır. Anonim şirketlerin sahip olduğu ekonomik önem sebebiyle, şirketin kuruluşu hükümlerine özel önem gösterilmiş "emredici hükümler ilkesi" ve "kanuna aykırı kuruluş sebebiyle şirketin feshi davası" kurumları getirilerek şirketin kanuna aykırı olarak kurulması ve menfaat sahiplerinin zarara uğraması ile ekonominin zarar görmesi engellenmek istenmiştir. Bu çalışmada ekonomide büyük bir öneme sahip olan anonim şirketlerin kuruluştaki ve faaliyetlerinin devamı esnasındaki hukuka aykırılıklar dolayısıyla feshi incelenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışmamız iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde, anonim şirketin kuruluşuna ilişkin hükümler ile şirketin kuruluşunda meydana gelebilecek hukuka aykırılıklar ve bu hukuka aykırılıklar sebebiyle açılabilecek fesih davası incelenecektir. Anonim şirketin sahip olduğu konum sebebiyle, menfaat ilişki ve çatışmaları da yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Anonim şirketlerin teşkil ettiği ekonomik güç ve anonim şirketle ilişki içerisinde olanların menfaatlerinin korunması amacıyla devlet bu şirketlerle yakından ilgilenmiş ve olası kayıpların önlenmesi amacıyla çeşitli denetim mekanizmaları öngörmüştür. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise anonim şirketlerin denetimine ilişkin genel bilgiler verilerek Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, anonim şirketlerin denetimi ve bu denetim sonucunda açılabilecek fesih davası incelenecektir. Anahtar kelimeler: Anonim şirket, Esas sözleşme, Kanuna Aykırılık, fesih davası, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Denetim.

Anonim şirketlerEkonomik faaliyetlerEsas fonksiyon+7
Aysel Can Yalçın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde yönetim kurulu bakımından eşit işlem ilkesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ilk kez düzenlenen, ancak doktrin ve Yargıtay tarafından uzun süredir benimsenmiş olan, eşit işlem ilkesi şirketler hukukunun genel, bağımsız ve temel bir ilkesidir. Anonim şirketin yönetim organı olan yönetim kurulu alacağı kararlarda bu ilkeyi gözetmekle yükümlüdür. Eşit işlem ilkesine aykırı yönetim kurulu kararlarının uygulamada en sık karşılaşılan kararlar olduğu hükmün gerekçesinde belirtilmiş ve bu kararlar bakımından butlan yaptırımı öngörülmüştür. Bu çalışmada yönetim kurulu kararları bakımından eşit işlem ilkesi ve hukuki sonuçları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, eşit işlem ilkesi, eşitlik, batıl kararlar.

Anonim şirketlerEşit işlemTürk Ticaret Kanunu+5
İdil Nur Gürbüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de anonim şirketlerde kâr payı dağıtımının vergilendirilmesi ve vergilendirmenin kâr payı dağıtımı üzerindeki etkisi

Anonim şirketlerde dağıtılan kârın vergilendirilmesi hususu yeni yatırımcılar bulmak konusunda şirketlerin finansman ihtiyaçlarını sağlamalarının önündeki engellerden birisidir. Şirketler bu sebeple vergiden kaçınmak oluşan kârı kendi bünyelerinde tutmakta ve dağıtmamaktadırlar. Bu kâr dağıtımına uygulanan stopaj vergisinin düşük uygulanması sağlandığı takdirde hem şirketler kâr dağıtımı konusunda daha cömert olacaklar hem de yatırımcıların şirkete finansman sağlama motivasyonu artacaktır. Bunun şirkete ve ülkeye yeni yatırımlar sağlamasından ötürü önemi büyüktür. Anahtar Kelimeler: Anonim Şirketler, Kâr Dağıtımı, Vergilendirme

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerKar dağıtım politikaları+4
Burhan Sargın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 124 ila 644. maddelerini içeren ikinci kitabı ticaret şirketlerini düzenlemektedir. TTK' nın ticaret şirketleri sınıflamasına; anonim şirket, kolektif şirket, komandit şirket, limited şirket ve kooperatif şirketler girmektedir. TTK' da hükümsüz kalan hallerde, TTK' nın 126. maddesi gereği; TMK' nın tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri ve TBK hükümleri niteliğine uygun olduğu ölçüde uygulanmaktadır. Tezin amacı, "anonim şirketlerde yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu" konusudur ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kısaca anonim şirketin tanımının yanı sıra kişi (ortak), sözleşme, sermaye ve ortak amaç çerçevesinde unsurlarına değinilmiştir. İkinci bölümde anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hak ve yükümlülükleri yer almaktadır. Üçüncü bölüm ise; amaç, kapsam ve sonuçlarıyla, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu içermektedir. Tezin oluşumunda mümkün olan en güncel yazından faydalanılmıştır. Yazım sade bir sistematik üzerinden hareketle hazırlanmıştır. Böylelikle bu konuda yer alan yazına katkı sağlamak hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, hukuki sorumluluk.

Anonim şirketlerHukuki sorumlulukKanunlar 6102 sayılı+3
Hanifi Çelik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde zorunlu organ kavramı ve eksikliklerine bağlanan hukuki sonuç

Tezimizde anonim şirketlerde zorunlu organ kavramı, eksikliklerinin hangi hâllerde söz konusu olabileceği ve zorunlu organ eksikliğine bağlanan hukuki sonuç olan fesih davası incelenmiştir. Bu bağlamda tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tüzel kişilerde organ kavramı ve tüzel kişilerin organlarının çeşitli kıstaslara göre türleri ele alınıp anonim şirketin zorunlu ve ihtiyari organlarına ilişkin açıklamalara yer verildi. İkinci bölümde şirketin zorunlu organları olan genel kurul ve yönetim kurulunun eksiklik halleri, doktrin ve Yargıtay kararları ışığında ele alındı. Üçüncü bölümde ise anonim şirketin zorunlu organlarından birinin eksikliği halinin yaptırımı olan şirketin feshi davası ile ilgili olarak uygulamada sorun yaratan usuli konulara ve özellikle davada alınacak geçici hukuki koruma tedbirlerinden kayyım kavramına yer verildi. Nihayetinde zorunlu organ eksikliği sebebiyle açılacak olan fesih davasının diğer fesih davalarıyla olan ilişkisi incelenerek çalışmamız sonuçlandırıldı. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, fesih, fesih davası, kayyım.

Anonim şirketlerFesihHukuki işlemler+7
Musa Can
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim ortaklıklarda azınlık ve azınlık hakları

Bilindiği üzere, anonim ortaklıklar kural olarak çoğunluk ilkesi uyarınca yönetilen tüzel kişiliklerdir. Uygulama göstermiştir ki; anonim ortaklıklardaki çoğunluk ilkesi çerçevesinde, çoğunluğu elinde bulunduran kişi veya kişiler, ortaklığı diledikleri gibi yönetebilmektedirler. Bu bağlamdan hareketle, anonim ortaklıklardaki baskın çoğunluk ilkesinin yumuşatılması ama-cıyla kanun koyucu, belirli miktarlardaki hisselere sahip paydaşların korunması için bir takım düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemeler sayesinde, azınlık denilen ve kanunumuzda kural olarak kapalı anonim ortaklıklarda yüzde on, halka açık anonim ortaklıklarda yüzde beşe teka-bül eden hisseye sahip paydaşların, çoğunluk karşısında korunması sağlanmıştır. Özellikle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanundaki azınlıklara ilişkin düzenlemelerin ardın-dan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile azınlık ve çoğunluk dengesi yeniden şekillenmiş ve azınlıklara önemli hak ve yetkiler tanınmıştır. Eski Ticaret Kanununda bulunmayan halka kapa-lı anonim ortaklıklarda hisse senedi (pay senedi) basılmasını talep hakkı, anonim ortaklığın haklı sebeple feshini isteme hakkı, yönetim kurulunda temsil edilme hakkı, finansal tabloların görüşülmesini erteleme, 6102 sayılı Ticaret Kanunumuzda yerini almıştır. Anahtar Kelimeler: 6102 Sayılı Ticaret Kanunu, Olumlu ve Olumsuz Azınlık Hakları, Anonim Ortaklıklar, Çoğunluk ilkesi.

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerAzınlık hakları+3
Hakan Gencer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerin sona ermesi ve sona ermeye bağlanan hukuki sonuçlar

Anonim şirketler, ortakları tarafından kazanç elde etmek ve paylaşmak amacıyla küçük ve dağınık sermayenin bir yerde toplanmasıyla kurulan, ülke ekonomileri açısından da büyük öneme sahip olan ekonomik ve sosyal kurumlardır. Ortakları ve kamu açısından şirketlerin sağlıklı bir şekilde faaliyetlerini icra etmeleri ne kadar önemli ise, aynı şekilde sona erme işlemlerinin de sağlıklı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmeleri önemlidir. Anonim şirketlerin fesih ve infisah olarak ifade edilen sona erme hallerinden herhangi birisinin gerçekleşmesiyle şirketin kazanç sağlama ve ortaklara paylaştırma ticari amacı sona erer ve şirket tasfiye aşamasına girmiş olur. Tasfiye işlemleri yapılan şirket ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliği tamamen sona erer. Anonim şirketlerin sona ermesi ve sona ermeye bağlanan hukuki sonuçlarını konu alan tezimizin amacı; Anonim şirketlerin sona ermesi neticesinde ne gibi durumlar ile karşı karşıya kalınacağı, sona ermenin doğal sonucu olan tasfiye ve tasfiyenin şirket üzerindeki etkileri hakkında bilgi vermektir. Bu amaca ulaşabilmek için anonim şirketlerin sona erme ve tasfiye sürecine ilişkin 6102 sayılı TTK.'da bulunan 529 – 548. maddeleri ele alınmış, gerekli görülen noktalarda söz konusu düzenlemeler ile ilgili gerekçeler incelenmiş ve uygulamadaki durumlar anlatılmıştır. Bu bağlamda, tezimizin amacı doğrultusunda anonim şirketlerin hangi sebeplerle sona ereceği, sona ermeye bağlı olarak tasfiye sürecine girecek olan anonim şirketin tasfiye sürecinde ne şekilde faaliyet göstereceği, şirketin tasfiye sürecinden ne şekilde etkileneceği, hangi durumlar ile karşılaşılacağı, tasfiye sürecinin kimler tarafından yürütüleceği, tasfiye sürecinde tasfiye sürecinden kaynaklanan hangi işlemlerin yapılması gerektiği ile ilgili bilgiler verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Anonim Şirket, Sona Erme, Tasfiye, Tasfiye Memuru, Tasfiye İşlemleri

Anonim şirketlerFesihHukuki sonuç+2
Muhammed Bakan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirketler hukukunda şirket malvarlığının korunması

Anonim şirketler, sermaye şirketlerinden biri olarak, pay sahiplerinin sınırlı sorumluluğu, kâr payı alma hakkı ve payı devretme kolaylığı nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir şirket türüdür. Anonim şirketlere katılmayı teşvik eden sınırlı sorumluluk imtiyazı, sorumluluğu yalnızca şirket tüzel kişiliği üzerinde bırakmıştır. Şirketin tüm menfaat sahiplerinin tek başvuru kaynağı şirket malvarlığ ıdır. Bu nedenle anonim şirket malvarlığının yasal olarak korunması gerekliliği hususu gündeme gelmiştir. Kıta Avrupası Hukuku ve ABD Hukuku, malvarlığının yasal olarak korunması gerekliliği konusunda kökten farklı yaklaşımlara sahiptir. Bu hususta farklı tarihi gelişimlere sahip olan Kıta Avrupası Hukuku ve ABD Hukuku, hukuk sistemlerinin gelişim aşamalarını ve bu hususa yaklaşımlarını incelemek, geleceğe yönelik bir bakış açısı kazanmak açısından önem arz etmektedir. Türk hukukunun da dahil olduğu Kıta Avrupası hukukunda, anonim şirketin malvarlığının yasal olarak korunması, şirketin tüm menfaat gruplarının korunmasına hizmet etmektedir. Anonim şirket malvarlığını yasal olarak korumaya yönelik olarak pek çok hüküm Türk hukukunda ve mehaz Alman ve İsviçre hukukunda yer almaktadır. Bu nedenle malvarlığını koruyan hükümlerin ve bu yöndeki yargı kararlarının incelenmesi, anonim şirketler hukukunda şirket malvarlığının korunması hususunun değerlendirilmesini sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Şirket Malvarlığının Korunması İlkesi, Anonim Şirketler, Kıta Avrupası Hukuku, Amerikan Hukuku.

Anonim şirketlerMalvarlığının korunmasıSermayenin korunması+1
Özlem Akıncı Albayrak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirket payının rehni

Anonim şirketin sermayesi paylara bölünmüş olduğundan; paylar başlı başına ekonomik değer olarak kullanılabilmektedir. Anonim şirket payı, teminat olarak önemli bir araçtır. Anonim şirket payı üzerinde rehin tesis edilerek, alacaklıya aynî teminat sağlanmaktadır. Anonim şirket payının rehni bir tür taşınır rehnidir. Anonim şirket payının rehni, rehin hukuku ve şirketler hukukunu ilgilendirir. Bu sebeple hem rehin hukuku hem de şirketler hukuku hükümleri uygulanır. Rehin hakkının kuruluşu, rehne uygulanacak hükümler ve rehnin kapsamı belirlenirken; her iki alanda yer alan doktriner görüş ayrılıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Şirketler hukukundan kaynaklanan bazı haller, payı etkilemekte ve dolayısıyla rehin alacaklısının menfaatini ilgilendirmektedir. Bu hallerde oluşan yeni yapıda, rehnin durumu değişiklik gösterebilmektedir. Rehnin sona ermesi bakımından da şirketler hukukundan doğan haller önem arz etmektedir. Anonim şirket payının rehni, rehin hukukundan kaynaklanan sebeplerle de sona ermektedir.

Anonim şirketlerRehinŞirketler+1
Ecem Kirkit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yargı kararları ışığında anonim ve limited şirketlerde kanuni temsilcilerin vergisel sorumluluğu

Vergi; devletin veya devletin verdiği yetkiyle kamu tüzel kişilerinin kamusal faaliyetlerinin harcamalarını karşılamak ya da kamusal görevlerini yerine getirmek amacıyla ve yasal esaslara uyarak hukuki müeyyide altında, özel bir karşılık vaadi olmadan, geri vermemek üzere gerçek kişiler ile gerçek olmayan kişilerden aldıkları para tutarları olarak tanımlanabilir. Vergilendirme yetkisi de; devletin egemenliğine dayanarak vergi alma konusunda sahip olduğu hukuki ve fiili güç olarak tanımlanabilmektedir. Söz konusu kamu alacağı olan verginin tarafları bulunmaktadır. Bunlar idare, vergi sorumlusu ve vergi mükellefidir. Vergi sorumluluğu kamu hukuku ilişkisinden kaynaklanmakta ve vergiyi doğuran olay ile başlamaktadır. Vergi sorumluluğunun hukuki niteliği fer'i, bağımlı ve sınırsızdır. Bununla birlikte vergi hukukunda sorumluluğun müşterek ve müteselsil olması, kanundan ve sözleşmeden doğması, kusurlu ve kusursuz olması, rücu edilebilen rücu edilememesi gibi türleri bulunmaktadır. Kişi kendisiyle ilgili bir hukuki işlemi yine kendisi yapar. Fakat bazen kişi, iradesiyle veya irade dışı bazı sebepler neticesinde hukuki işlemi bizzat kendisi yapamayabilir, işte burada kanuni temsilci rol almaktadır. Vergi hukukunda da kanuni temsilcilerin birçok ödev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Söz konusu ödevleri kanunlarla düzenlenmiştir. İhmali halinde müeyyideleri bulunmaktadır. Sermaye şirketlerinden olan anonim ve limited şirketlerin kanuni temsilcilerinin şirkete karşı ödev ve sorumluluklarının yanında devlete karşı vergi sorumlulukları da bulunmaktadır. Bu sorumluluklar Vergi Usul Kanunu ve Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da belirtilmiştir. Anonim şirketler ve limited şirketlerde kamu alacağına ilişkin kanuni temsilcilerin değişmesi, temsil sıfatının sona ermesi, ortaklığın devri ve tasfiye halinde sorumluluklarının sınırı belirlenmiştir. Vergi borcundan dolayı kanuni temsilcilere yapılacak ödeme emrinin tebliği, şekli, içeriği, itiraz yolları belirlenmiş ve çalışmamızda belirtilmiştir. Söz konusu şirketlerin kanuni temsilcilerinin vergisel sorumlulukları konusunda uygulamada sık sık problemler ve ihlaller yaşanmaktadır. Bu çalışmanın amacı son yıllarda gerçekleşen sorunlara dikkat çekmek ve teori ve uygulamada yaşanan sorunları dile getirerek bu konuda çözüm üretilmesini sağlamak amacıyla tez konusu olarak seçilmiştir. Çalışma kapsamında anonim ve limited şirketlerde kanuni temsilcinin vergisel sorumluluğunun mevzuattaki yeri, doktrindeki görüşler ve emsal Danıştay kararları bağlamında ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Vergi, Vergi Sorumluluğu, Şirketler, Kanuni Temsilci, Kanuni Temsilci Sorumluluğu, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Kanunu

Anonim şirketlerKanuni temsilciLimited şirketler+4
Ömer Alper Köroğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirketlerde esas sermaye sistemi ve sürdürülebilirliği

Anonim şirketlerde pay sahiplerinin sorumluluğunun sınırlandırılmış olması ve bunun bir neticesi olarak alacaklıların korunması ihtiyacı, esas sermaye sistemini ortaya çıkarmıştır. Anonim şirket esas sermayesinin oluşturulması ve sermayenin korunması temel sütunları üzerine kurulu olan esas sermaye sistemi ile anonim şirket tüzel kişiliği, pay sahipleri ve alacaklılar arasındaki menfaat çatışmalarının dengelenmesi amaçlanmaktadır. 2000'li yıllarla birlikte esas sermaye sisteminin bu işlevi, tüm dünyada şirketler arasındaki rekabet yarışının artması ve Anglo-Sakson hukukunun etkisiyle, Kıta Avrupası hukuk sistemine dahil olan AB hukukunda sorgulanmaya başlamış ve esaslı tartışmalar gündeme gelmiştir. Bu tartışmalar, çeşitli gruplar tarafından hazırlanan raporlara ve ATAD kararlarına taşınmış, sisteme yönelik alternatifleri içeren önerileri de beraberinde getirmiştir. Türk anonim şirketlerinin uluslararası rekabetin gerisinde kalmaması için Türk Hukuku esas sermaye sistemi düzenlemelerinin de söz konusu tartışmalar bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Alacaklının korunmasıAnonim şirketlerEsas sermaye sistemi+2
Aybüke Demir
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirket ortağının kar payı

Bu çalışma, anonim şirket pay sahibinin kâr payının sınırlarını ve bunun verdiği hakları ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.Birinci bölümde kâr ve kâr payı kavramlarına ana hatlarıyla ve konumuz açısından mihenk taşı olan kâr payının müktesep hak niteliği ile kâr payı hakkının doğumu konularına değinilmiştir.İkinci bölümde, pay sahiplerine kâr payı dağıtımı halka açık anonim şirketlerde ve halka kapalı anonim şirketlerde olmak üzere ayrı ayrı incelenmiş, bunun yanında ikinci bölümde 6102 sayılı Kanunla halka açık olmayan anonim şirketlerde de uygulama alanı bulacak olan kâr payı avansı konularına değinilmiştir.Üçüncü ve son bölümde kâr payı dağıtılmasını kısıtlayan unsurlar ile kâr payı hakkının sona ermesi konuları ele alınmıştır.Anahtar Sözcükler1.Kâr Payı2.Pay Sahibi3.Anonim Şirket

Anonim şirketlerKar payıKar payı alma hakkı+4
Sinem Kızılkaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirketlerde sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesinin hukuki sonuçları

Pay sahiplerinden ayrı tüzel kişiliği ve kendi bağımsız sermayesi olan anonim ortaklıkların amaçlarını gerçekleşebilmesi büyük oranda, taahhüt konusu sermaye paylarının karşılıklarının mevzuata ve ana sözleşmeye uygun biçimde tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine bağlıdır. Anonim ortaklıklar açısından sermaye alacaklarının tahsil edilememesi, tüzel kişiliği ciddi biçimde tehdit eden bir olgu iken, bu aynı zamanda pay sahiplerinin temettü kaybını ve üçüncü şahısların da ortaklıktan olan alacaklarını elde edememesi tehlikesini beraberinde getirmektedir.Bu çalışmada anonim ortaklık sermayesinin yasa ve ana sözleşme kurallarına uygun biçimde ifa edilmemesinin yaptırımı ve sermayenin korunmasına yönelik sorunlara ilişkin doktrin ve uygulamadaki yaklaşımın ve çözüm önerilerinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu süreçte pay sahipleri başta olmak üzere, kurucular, ortaklık organları, alacaklılar, adlî ve idari merciler gibi pek çok kişi ve kuruluşun üstlendiği işlevler ile yüklendikleri yetki, görev ve sorumluluklar üzerinde durulan başlıca konulardandır. Ayrıca, anonim şirketler hukuku alanındaki gelişmeler ile modernleşme ve teknolojik gelişmelerin zorunlu kıldığı değişim ihtiyacını karşılamayı amaçlayan TTK Tasarısı'nın bu konudaki hükümleri, Komisyon tutanaklarında dile getirilen görüşler, Tasarı'nın kamuoyuna açıklanmasının ardından yapılan yayınlar ve değerlendirme toplantılarındaki eleştiriler de göz önünde tutularak irdelenmiştir.Toplam dört bölümden oluşan tezin birinci bölümünde, sermaye koyma borcu, tarafları, pay bedellerinin yasa ve ana sözleşme kuralları çerçevesinde ödenmesine dair temel ilkeler; ikinci bölümde, pay sahibinin sermaye koyma borcu ve agionun ifasında temerrüdü, nakit dışı sermaye taahhüdüne yönelik ortaya çıkan ifa imkânsızlığı ve sermaye borcunun zamanaşımına uğraması konuları değerlendirmektedir. Üçüncü bölümde, sermaye koyma borcunun ifa edilmemesi nedeniyle borçlu pay sahibine karşı başvurulabilecek hukuk yolları ile ortaklığın tescilinden önce ve sonra bu konuda sahip olduğu olanaklar; dördüncü bölümde ise sermaye borcunun ifa edilmemesinden dolayı borçlu pay sahibi dışındaki kurucular, ortaklığın yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile onların eylemlerine katılan üçüncü kişilerin sorumluluklarının kapsamı, sorumluluğun sona ermesi inceleme konusu yapılmaktadır.

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerCezai şart+5
Hüseyin Ekinci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ticari takdir yetkisi ve bundan doğan sorumluluğu

Ticari takdir yetkisi hukukumuza 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunuyla getirilmiş ve gerekçesinde de bu ilke geniş bir şekilde açıklanmıştır. 6102 sayılı Kanunun 553. madde hükmü ?hiçkimse kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar sebebiyle, gözetim yükümü dolayısıyla sorumlu tutulamaz? yeni tartışmalara neden olacak niteliktedir. Çalışmamızın amacı Amerikan hukuku kaynaklı içtihatlarla geliştirilen ticari takdir yetkisinin uygulanabilme şartlarını ayrıntılı olarak incelenerek, ilkenin Türk hukukuna uygulanmasına yardımcı olabilmek ve çıkabilecek tartışmaları ışık tutabilmektir.Ticari takdir yetkisi Anonim Şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını sınırlandırmak maksadıyla getirilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin aldıkları kararlarda uyulması gereken şartlar belirtilerek yönetim kurulu üyeleri için bir nevi davranış kuralları getirilmiştir. Sorumluluk davasının söz konusu olduğu hallerde ise özen ölçütü getirmektedir. Bununla birlikte ticari takdir doktrini ile de yönetim kurulu aleyhine iptal davası açılabilmesine imkân verilerek alınan kararın öncelikli denetimi sağlanarak daha zarar çıkmadan alınan kararın yerine getirilmesi engellenebilecektir.Sonuç olarak ticari takdir yetkisi yönetim kurulu üyelerini sorumluluktan kurtarmamaktadır. Yönetim kurulunun karar alınmasını önleyici, işlem yapılmasını geciktirici gereksiz nitelikte sorumluluk davalarının açılmasına engel olunması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda yönetim kurulu üyelerine karşı açılan sorumluluk davalarında belirtilen ilke şartlarına uyulduğu takdirde alınan kararın hakimler tarafından incelenmesine ve yerindelik denetimine tabi tutulmasına engel olunmaktadır.

Anonim şirketlerSorumlulukTakdir yetkisi+6
İclal Çelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Halka açık spor şirketlerinin muhasebe uygulamalarının TMS/TFRS ve VUK'a göre incelenmesi

Futbolun ticarileşmesi veya endüstrileşmesiyle beraber futbol piyasası milyon dolarlarla ifade edilmeye başlanmıştır. İlk olarak dernek olarak yapılanan futbol kulüplerinin bu rakamlara ulaşması imkansız iken, şimdi endüstrileşmenin etkisiyle beraber şirketleşen kulüpler, bir futbolcu için 200 milyon doları gözden çıkaracak kadar büyümüştür. Şirketleşmenin ardından kulüpler, daha az maliyetli kaynak sağlamak amacıyla halka arz olmaya başlamıştır. Halka arz olan spor şirketlerinde, başarılı olup hala borsada işlem gören takımlar olmakla beraber, izlenen yanlış politikalar sonucu bu süreci başarısız şekilde tamamlayan futbol kulüpleri de olmuştur. Bu şekilde şirketleşip halka arz olan spor şirketleri için önem arz eden konu ise muhasebe uygulamaları veya muhasebe politikalarıdır. Çünkü işlemlerdeki tutarların yüksek oluşu, farklı muhasebeleştirme yöntemlerinin uygulanması ve mevcut muhasebe sistemindeki uygulama farklılıkları finansal tabloları doğrudan etkileyebilmektedir. Borsada işlem gören şirketler, işlemlerini muhasebeleştirip, finansal tablolara yansıtırken TMS/TFRS hükümlerine uymak zorundadır. Fakat bağımsız denetim raporlarına bakıldığında kulüplerin henüz tam uyum sağlayamadığı görülmektedir. Muhasebe uygulamaları VUK hükümlerine göre değerlendirilirken, TMS/TFRS'nin uygulanmasının zorunlu hale getirilmesiyle uygulamada önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Spor şirketlerinin de standartlara uyum aşamasında bu tez de, şirketleşen futbol kulüplerinin işlemlerinin VUK ve TMS/TFRS'ye göre nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiğini örnekler aracılığıyla açıklanmaya ve farklılıklar gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışmada yapılan muhasebe işlemleri, VUK ve TMS/TFRS'nin incelenmesi sonucunda elde edilen verilere göre yapılmıştır.

Anonim şirketlerFinansal raporlama standartlarıFutbol kulüpleri+6
Muhammet Kaya
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirkette sermaye koyma borcu ve yerine getirilmemesinin sonuçları

Sermaye şirketi olan anonim şirketlerin işlev ve faaliyet devamlılığının sağlanması ve nitelikleri, kuruluş yapısı gereği en önemli unsuru sermayedir. Pay sahiplerinin, şirkete karşı haklar elde edebilmesi ve borçlar yüklenebilmesi, taahhüt ettiği sermayeyi şirkete getirmesiyle mümkündür. Bu çalışmamızın amacı anonim şirketlere sermaye olarak getirilecek unsurların yerine getirilmemesi halinde pay sahiplerine uygulanacak yaptırımların, şirkete ve pay sahipliği haklarına ilişkin sonuçları oluşturmaktadır. Çalışmamızda öncelikle anonim şirkete sermaye olarak getirilecek unsurlar belirlenerek, taahhüt edilen sermayenin ne şekilde yerine getirilmesi gerektiği, pay sahibinin asıl borcu olan sermaye koyma borcunun nitelikleri ve kapsamı incelenerek Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yer alan değişiklikler ve düzenlemelerle açıklanmıştır. Çalışmamız sonucunda anonim şirkette pay sahibinin sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımların şirkete ve pay sahipliğine olan etkisi sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmiştir.

Anonim şirketlerPay sahipleriSermaye+1
Ayşegül Kaşıkara
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim ve limited şirketlerin kefalet ehliyeti

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ticaret şirketlerinin hak ehliyetini sınırlandıran ultra vires ilkesi terk edilmiştir. Böylelikle, artık ticaret şirketlerinin hak ehliyeti; şirketin kendi ana sözleşmesinde yazan işletme konusu ile sınırlandırılmayacaktır. Ticaret şirketlerinin işletme konusu dışında yapacakları işlemler de kendi hak ehliyetleri dahilinde olacak, bu şirketler yalnızca, Türk Medeni Kanunu'nda belirtildiği üzere, niteliği gereği insana özgü olan faaliyetlerde bulunamayacaklardır. Lakin, Türk Ticaret Kanunu'nun 371. maddesi ile anonim ve limited şirketlerde temsile yetkili kişilerin temsil yetkilerinin kapsamı, kendi işletme konuları ve amaçları ile sınırlandırılmış; bu şirketlerin yapacakları işlemlerin geçerliliği yine iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması da dikkate alınarak belirlenmiştir. Anonim ve limited şirketlerin kefalet ehliyetleri de yeni Türk Ticaret Kanunu ile birlikte, temsil yetkisine getirilen sınırlama sebebiyle, artık bu şirketlerin fiil ehliyeti kapsamında incelenecektir. Ayrıca, Yargıtay'ın konuya ilişkin olarak geçmişten günümüze vermiş olduğu kararlar da dikkate alınarak bu şirketlerin kefalet ehliyetlerine sahip olup olmadıkları belirlenecektir. Anonim ve limited şirketlerin kefalet ehliyetinin bulunup bulunmadığı doktrinde tartışmalı olup Yargıtay'ın da katılmış olduğu bir görüş; anonim şirketlerin kefil olmalarının bu şirketlerin mutad ve olağan işlerinden sayıldığını ve yine bu şirketlerin kefil olmalarının ticari hayatın bir gerekliliği olduğunu; dolayısıyla bu şirketlerin kendi ana sözleşmelerinde yer almasa dahi kefalet ehliyetine sahip olduklarını savunmaktadır. Diğer bir görüş ise; anonim ve limited şirketlerin kar amacıyla kurulan şirketlerden olduğunu ve dolayısıyla, kefalet işleminin kendilerine mutlaka bir menfaat sağlaması gerektiğini, ancak bu şekilde kefalet ehliyetlerinin bulunabileceğini savunmaktadır. Anahtar Kelimeler: kefalet, anonim şirket, limited şirket, ticaret şirketleri, ehliyet, ultra vires, kefalet ehliyeti.

Anonim şirketlerEhliyetKefalet+4
Başak Karmutoğlu
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde kuruluştan doğan hukuki sorumluluk

Anonim şirketler, çok sayıda pay sahibini bünyesinde bulundurabilme ve tek başına etkisiz olan küçük tasarrufları toplayıp büyük sermayeler oluşturabilme özelliğine sahip ticaret şirketleridir. Bu mevcut yapıdan dolayı anonim şirketlerde, pay sahipleri, şirket alacaklıları ve şirket arasında menfaat çatışmaları ve uyuşmazlıklara oldukça sık rastlanılır. Sermaye şirketlerinden olan anonim şirketin kuruluşu incelendiğinde, şahıs şirketlerine kıyasen daha çok masraf gerektirdiği ve zorluk taşıdığı görülmektedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile 6762 Sayılı Kanun'a nazaran kuruluş ve kuruluştan doğan sorumluluğa ilişkin düzenlemelerde yenilik ve değişikliğe gidilmiştir. Ancak ortaya dağınık ve yorumlanmaya muhtaç maddeler çıkmıştır. Bu nedenlerle kuruluş işlemlerinin, kuruluştan doğan sorumluluk hallerinin, sorumlu kimselerin ve sorumluluğun akıbetinin tespitinin yapılması oldukça önem arz etmektedir.

Anonim şirketlerHukuki sorumlulukKanunlar 6102 sayılı+5
Pelin Özçelik
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının butlanı

Çalışma kapsamında, ilk olarak anonim ortaklık genel kurulunun meydana geliş aşamaları, genel kurul kararlarının türleri ve hukuki niteliği anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde butlanın yer aldığı kanuni düzenlemeler ve bu kanuni düzenlemelerdeki butlan sebepleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, butlanın ileri sürülme şekilleri ve genel kurul kararları üzerindeki hukuki etkisi incelenmiştir. Ayrıca süre sınırlaması olmaksızın butlanın ileri sürülebilmesinin sınırı olan hakkın kötüye kullanılması konusu üzerinde durulmuştur. Sonuç kısmında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda genel kurul kararlarının butlanı düzenlemesinin getirilmesi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'ndaki butlan düzenlemelerinin genel kurul kararlarına uygulanmasından tamamen vazgeçilmeyeceği ifade edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'ndaki butlana ilişkin hükümlerin yeterli olmadığından bahisle, sınırları kesin olan ayrıntılı bir butlan düzenlemesinin getirilmesi gerektiği yönündeki çözüm ve görüşlere yer verilerek çalışma sonlandırılmıştır. Anahtar kelimeler: Anonim Ortaklık, Genel Kurul Kararı, Butlan, Butlanın Tespiti Davası, Hakkın Kötüye Kullanılması

Anonim ortaklıklarAnonim şirketlerButlan+2
Emine Demir
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects