Pamphlet

84 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Tâhirülmevlevî'nin tarih risaleleri üzerine bir inceleme

Tâhirülmevlevî, 1877 yılında İstanbul'da doğmuş bütün hayatını İstanbul'da geçirmiş ve 1951'de vefat etmiştir. Çok yönlü aydın bir kişiliğe sahip olan Tâhirülmevlevî, ailesinin de desteği ile çocukluk yaşlarından itibaren iyi bir eğitim almıştır. Aile çevresinden dolayı Mevleviliğe küçük yaşlarda ilgi duymaya başlamış; zamanla Mevlevîlik, manevi hayatında en belirleyici unsur olmuştur. Kendisini dil konusunda geliştirerek zamanla Arapça ve Farsçada devrinin en iyi çevirmenlerinden biri olmuştur. Edebiyat alanında öne çıkmış, bunun yanında özellikle İslâm tarihçiliği alanında sayısız eserler vermiştir. Uzun yıllar Darüşşafaka, Kuleli Askeri Lisesi ve Maltepe Askeri Lisesininde öğretmenlik yapmıştır. Hayatı boyunca kendini ilmî açıdan sürekli geliştirmiştir ve öğrendiklerini başkalarına aktarmayı düstur edinmiştir. Tarihçilik alanındaki çalışmalarında, Hz. Muhammed dönemi olayları açıkça öne çıkmaktadır. Hz. Muhammed'in getirdiği dinin insanlık için ne kadar büyük bir kıymete haiz olduğunu göstermek için Arap toplumunun cahiliye dönemindeki inanışlarını, ibadetlerini; insanlığa, akla ve vicdana aykırı uygulamalarını ayrıntılı bir şekilde ele almıştır. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşında, güçlü kalemi ile halka ve askere moral olmuş; işgalci devletlere karşı ağır ifadelerle tepkisini göstermiştir. Tâhirülmevlevî, yaptığı çalışmaları ve örnek şahsiyeti ile kendi döneminde önemli bir boşluğu doldurmuştur.

Hz. Muhammed DönemiMevlevilikRisale+3
Emel Bal
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tecvid ilmi açısından Naim Giridî'nin "Çocuklara Yeni Tecvîd" adlı eseri

Bu çalışma, Osmanlı eğitim kurumlarından olan sıbyan mekteplerinde bir dönem okutulduğu düşünülen, Naim Giridî'ye ait "Çocuklara Yeni Tecvîd" adlı Osmanlıca risâlenin tecvîd ilmi açısından değerlendirilmesidir. Maalesef hayatı hakkında neredeyse hiçbir bilgiye sahip olamadığımız yazar Naim Efendi, bir Osmanlı subayı olup, 1911'de tecvîd kitabını yazdığı sıralarda, orduda yüzbaşı olarak görev yapmaktadır. Naim Efendi eserini, isminden de anlaşılacağı üzere çocuklar için ihtiyaca binaen tecvîdi kolayca öğrenmelerini sağlama gayesiyle kaleme almıştır. tecvîdin tanımıyla başlayan eserde yüzeysel işlenen bir iki konu hariç, örnekler eşliğinde Âsım kırâatının Hafs rivayeti referans alınarak tecvîdin bütün konularına yeteri kadar yer verilmektedir. Kolayca anlaşılır sade bir dile sahip olan eser; henüz ana konulara geçmeden, ön bilgi mahiyetinde bir kısım tecvîd kurallarına yer vermesi, temel bazı tecvîd kavramlarını içeren küçük bir sözlüğü barındırması, mushafın yazısı ile alakalı bazı bilgiler vermesi, konuların tertibinde farklı bir düzene sahip olması, soru-cevap metoduyla anlattığı konuları, az da olsa ara ara diyalog şeklinde sunması gibi ayrıntılarla benzerlerinden farklılık arzetmektedir. Bu saydığımız özelliklerinden olmalı ki esere, "Çocuklara Yeni Tecvîd" ismi verilmiştir. Genellikle sade, kolaylıkla anlaşılır bir içeriğe sahip olmasına rağmen, nadiren de olsa kolaylık ilkesiyle çelişen hususları ihtiva ettiği görülmektedir. Giriş ve iki bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde çalışmanın önemine, konusuna, amacına, kaynaklarına ve yöntemine; birinci bölümde yazarın hayatına, eserlerine ve söz konusu eserin tecvîd ilmi açısından incelenmesine; ikinci bölümde ise eserin transkripsiyonuna yer verilecektir.

Kur'an-ı KerimKıraatNaim Giridi+2
İbrahim Üstüner
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

Ali el-Gari, verification and analysis of his work named "Tashii Alfukaha le Teshnii Sufaha"

Al-Munla Ali Al-Qari died in 1014 AH. He excelled, in many sciences such as fiqh, hadith, readings, tafsir, aqidah, tasawwuf, history and language, He began his education in his city of Herat, then moved to Mecca and settled there, and because of his mastery in the science of readings, he was called the Qari, and he has authored many books, and most of these books have reached us. And this treatise that we have before us by Imam Ali Al-Qari, called "Tashee Al-Fuqaha letashnee Al-Sufaha" in which he dealt with the jurisprudential differences between the sects,In it he responded to a book by Imam al- Juwayni, which he started by saying that this book was a fabrication of the fabricators of the Rawafid and the Kharijites, The author, deliberately responded to the sayings of al-Juwayni, which he attributed to the school of thought.

Mutıa Hasan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İskender b. Ahmed et-Trabzonî'nin Risâle fi'r-reddi [ale'l]-milleti'n-Nasrâniyyeti bi'l-İncîl min kıbeli ilmi'l-kelâm adlı eserinin tahkik, tercüme ve değerlendirmesi

Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşamış bir kelamcı ve filozof olan İskender b. Ahmed et-Trabzonî'nin Hıristiyanlığa reddiye olarak yazmış olduğu Risâle fi'r-reddi [ale'l]-milleti'n-Nasrâniyyeti bi'l-İncîl min kıbeli ilmi'l-kelâm adlı eserini ele aldığımız bu çalışma bir giriş, üç bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde konu, kapsamı, işlenmekteki amacı ve kaynakları incelenirken kullanılan yöntemlere yer verilmiştir. Birinci bölümünde kelâm ilminde başlangıcından bu yana reddiye yazım geleneği incelenmiş, ikinci bölümünde İskender b. Ahmed et-Trabzonî'nin eseri hakkında bilgi verilmiş, eserdeki görüşleri ve takip ettiği metot ortaya konulmuş, üçüncü bölümde ise Risâle fi'r-reddi [ale'l]-milleti'n-Nasrâniyyeti bi'l-İncîl min kıbeli ilmi'l-kelâm adlı eserin tercüme ve tahkîki yapılmış, eser reddiye literatürü açısından değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: İskender, Trabzonî, Reddiye, Nasrânî, Tercüme, Tahkik, Tahlil

HristiyanlıkKelamReddiyeler+5
Ensar Gülmez
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe'nin el-Fıkhu'l-Ekber risâlesine yapılan şerhler Ve Mehmet Emin el-Üsküdârî'nin Şerhu'l-Fıkhi'l-Ekber'i

Son dönem Osmanlı Âlimlerinden olan Mehmed Emîn el-Üsküdarî'nin Ebû Hanîfe'nin el-Fıkhu'l-ekber isimli eserine yazmış olduğu Şerhu'l Fıkhi'l-ekber isimli şerhini ele aldığımız bu çalışma, bir giriş, üç bölüm, sonuç ve ekler kısmından oluşmaktadır. Kelâm ilminin oluşum sürecinde yazılmış olan el-Fıkhu'l-ekber isimli risâleye şerh olması münasebetiyle Giriş kısmında kelâm ilminin oluşum sürecine ve şerhlerin kısaca tanıtımına yer verdik. Birinci bölümde Ebû Hanîfe'nin hayatı, ilmi kişiliği ve el-Fıkhu'l-ekber isimli eserin tanıtımına; ikinci bölümde Mehmed Emîn el-Üsküdarî'nin tanıtımı ve eserlerine; üçüncü bölümde ise Şerhu'l-Fıkhu'l-ekber'in latinizesi ve değerlendirmesine yer verdik. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Ebu HanifeFıkh-ı EkberMehmed Emin el-Üsküdari+2
Sara Arıkan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Varnalı Süleyman Vehbî Efendi'nin Risâle-i Fezâʾilü'l-Gâzî ve'ş-Şühedâ Fî-Tafsîl-i Beyân-i Hasâʾisi'l-Gazâʾsı (İnceleme, çeviri yazı, sözlük)

Bu tezin amacı, on dokuzuncu yüzyılda yaşayan; fakat yaşadığı dönemin kaynaklarında adına rastlanmayan Varnalı Süleyman Vehbî Efendi'nin "Risâle-i Fezâʾilü'l-Gâzî ve'ş-Şühedâ Fî-Tafsîl-i Beyân-i Hasâʾisi'l-Gazâ" adlı eserini gün ışığına çıkarmaktır. Eser; gazânın, gâzîliğin ve şehitliğin önemini vurgulayarak anlatan, nesir olarak kaleme alınan, didaktik bir risâledir. On dokuzuncu yüzyılda istinsâh edildiğini düşündüğümüz bu eser, İstanbul Üniversitesi Nâdir Eserler Kütüphânesi'nde olup T 4655 numaralı bölümde bulunmaktadır. Çalışmamızda eserin transkripsiyonlu metni ortaya konmuş ve çeşitli yönlerden incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: gazâ, gâzî, cihâd, şehitlik, şehit, risale

19. yüzyılCihadGaza+4
Esra Demir
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kestelî'nin es-Seb'u'l-Mu'allaka ve Sinan Paşa'nın Ecvibetü Sinan Paşa 'ala Kestelî isimli risâleleri: Tahkik, tercüme ve tahlil

Adudüddin el-Îcî'ye ait el-Mevâkıf metninin şerhi olan Seyyid Şerîf el-Cürcânî'nin Şerhu'l-Mevâkıf isimli eseri Osmanlı dönemi medrese eğitiminde önemli bir yere sahiptir. Ehl-i Sünnet'in müteahhir dönemi meselelerini ihtiva eden geniş bir eser olma özelliğinin yanında Îcî'ye yazılan diğer şerh ve hâşiyeler arasında en ön plana çıkanıdır. Yazıldığı dönem sonrasında üzerine birçok şerh, hâşiye ve ta'lik kaleme alınmış, buna ilaveten sayıları az olmasına rağmen birtakım itirazlara da konu olmuştur. Kestelî'nin "es-Seb'u'l-Mu'allaka" isimli küçük risâlesi Cürcânî'nin eserinde yaptığı açıklamalardan yedi meseleye yöneltilen itirazları ihtiva eden kısa bir metindir. Söz konusu risâleye yazıldığı tespit edilen üç cevap metninden, yazarı bilinen te'lif Sinan Paşa'ya ait "Ecvibetü Sinan Paşa 'alâ Kestelî"dir. Bu çalışma bahsi geçen iki risâleyi tanıtma amacıyla yazılmış olup Kestelî'nin hayatı ve eserlerinin incelendiği giriş bölümü; metinlerin nüsha tanıtımı, tahkik ve tercümelerinin yapıldığı birinci bölüm ve tahlilin yer aldığı ikinci bölüm olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır.

KesteliRisaleSinan Paşa
Süheybe Rahme Yıldırım
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cerh-ta'dîl açısından zâhidler: Kuşeyrî Risâle'si özelinde

Rivâyet asrı içerisinde telakki edilen h. II, III ve IV. asırlarda sûfîlerin hadis rivâyet faaliyetlerine katıldıkları bilinmektedir. Diğer yandan ilgili asırlar erken dönem zühd hayatının etkin biçimde yaşandığı ve önde gelen zâhidlerin temâyüz ettiği döneme tekâbül etmektedir. Erken dönem zühd hareketinin hadis rivâyet faaliyetlerine etkisi ise merak konusudur. Zâhidlerin yer yer hadis uydurmacılığıyla anılan bir grup olması, bu faaliyetlerin hadis âlimleri nazarında hangi konumda bulunduklarının tespitini önemli kılmaktadır. Nitekim sûfîlerin hadis ilmiyle ilişkisine dair iddiaların isabetli olup olmadığını anlayabilmek, hadis âlimlerinin değerlendirmelerini tespit etmekle mümkün olacaktır. Bu çalışma hem tasavvuf hem hadis âlimi olan Abdülkerîm b. Hevâzin el-Kuşeyrî'nin (ö. 465/1072) er-Risâle'sini temel alarak ilgili risâlede biyografisi kaydedilen 83 sûfînin hadis ilmindeki yerini ve cerh-ta'dîl durumlarını incelemeyi hedeflemektedir. Bu amaçla er-Risâle'de yer alan 83 sûfî arasından hadis rivâyetiyle meşgul olanlar tespit edilmiş, ardından ilgili sûfîler ikincil bir incelemeye tâbî tutularak hadis âlimlerinin haklarında cerh-ta'dîl hükmü zikrettiği sûfî-râvîlerin zühd hayatı ve hadis ilmindeki yeri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda sûfî-râvilerin hadis ilmine yaklaşımına ve zühd hayatının hadis rivâyet faaliyetlerine etkisine dair bazı tespitler sunulmuştur.

Cerh-tadil yöntemiHadisKuşeyri+4
Seher Öztoprak
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hicri ilk üç asırda yazılan akîde risâleleri ve bu risâlelerde ele alınan temel meseleler

Akâid risâleleri İslâmî ilimlerin inanç esasları konusunda kaleme alınmış önemli klasiklerdendir. Çeşitli inanç ve fikir akımlarına karşı savunma hattını belirleyen tezler akâid risâlelerinde işlenmiştir. Akâid risâlelerinin yalnızca yabancı inançlara karşı savunma amaçlı olmadığı, İslâm'ın inanç esaslarını ortaya koyma gayesiyle te'lif edildikleri çeşitli tabakat kitaplarında ve İbnü'n-Nedîm'in Fihrist'inde ilk dönem müelliflerine nisbet edilen eserlerde görülmektedir. Özellikle ilk üç asırda yazılan bu risâleler, İslâmî fikriyatın teşekkülünde oldukça önemli bir yere sahiptir. "Hicri İlk Üç Asırda Yazılan Akîde Risâleleri ve Bu Risâlelerde Ele Alınan Temel Meseleler" adlı tez çalışmasında evvelâ inanca dair yazılan ancak günümüze ulaşmayan metinler çeşitli tesbit edilmiş ve zikredilmiştir. Daha sonra hicrî ilk üç asırda yazılmış risâlelerden günümüze ulaşanlar tespit edilerek te'lif/tasnif türlerine ve mezhebî oluşuma göre sınıflandırılmıştır. Hicri ilk üç asırda kaleme alınmış risâlelerde işlenen konular bâtıl inanç ve fırkalara karşı yazılan reddiyeler, Kitâbü'l-Îmân, Kitâbü's-Sünne türü eserler, Kitâbü't-Tevhîd, Fıkh-ı Ekber Risâleleri, Mu'tezilî, Mürciî, Şiî, Hâricî akâid risâleleri, hadis, tefsir ve tasavvuf literatüründe akâide açılan bölümler çerçevesinde incelenmiştir. Tespit edilen risâlelerin öncelikle yazarının hayatından kısaca bahsedilmiş, ardından eserin kendi dönemindeki yeri ve ele aldığı meselelerin tematik değerlendirilmesi yapılmıştır. İkinci bölümde ise söz konusu metinlerde ele alınan kelâmî meseleler izah edilmiştir. Meseleler, günümüz perspektifinden yaklaşılarak ulûhiyyet, nübüvvet, sem'iyyât, insan fiilleri, imâmet ve iman başlıkları altında ele alınmıştır. Bilhassa dönemlere göre risâlelerde meydana gelen çerçeve genişlemesi ve bunun arka planı çalışmamızın mihenk taşı mahiyetindedir. Anahtar Kelimeler: Hicri ilk üç asır, akâid, risâle, literatür, tefsir, hadis, tasavvuf, ilahiyyat, nübüvvet, sem'iyyât, insan fiilleri, iman, imâmet

Akaid risalesiHadisRisale+7
Beyzanur Yaya
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Feyzi Çorûmî'nin Feyzü'l-Vâhib fî Necâti Ebî Tâlib başlıklı risâlesi: Değerlendirme ve neşir

İslâm tarihindeki önemli figürlerden Ebû Tâlib'in Müslüman olduğunu açıkça ikrar etmemiş olması, müşrik olarak vefat edip etmediği konusunda ihtilafa neden olmuştur. Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğu onun müşrik olarak vefat ettiğini düşünürken, Şiîler ve bazı Ehl-i Sünnet âlimleri Müslüman olarak vefat ettiğini iddia etmiştir. 13/19. asır Osmanlı âlimi Ahmed Feyzî Çorûmî (1253/1839-1327/1909) Feyzü'l-Vâhib fî Necâti Ebî Tâlib adlı bir eser kaleme alarak Ebû Tâlib'in imanı hakkında Ehl-i Sünnet çevrelerindeki yaygın kanaate karşı çıkmıştır. Bir yandan Şia'ya reddiye olarak eserler kaleme alan Ahmed Feyzî'nin öte yandan Ebû Tâlib'in imanını savunduğu bu eser tartışmanın tarihsel seyri açısından oldukça dikkat çekici bir yerde durmaktadır. Bu çalışma Feyzü'l-Vâhib'in transkripsiyonlu metnini ve Ebû Tâlib'in imanıyla ilgili tartışmalar bağlamında bir değerlendirmesini içermektedir. Anahtar Kelimeler: Feyzü'l-Vâhib, Ahmed Feyzî Çorûmî, Ebû Tâlib, Ehl-i Sünnet, Şîa, İman.

Ahmed Feyzi ÇorumiDini imanKelam+5
Abdulsamet Ciğer
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırım–Tatar sahasına ait karışık dilli bir tıp risalesi

Özel dilin, bir dilin farklı alanlarda yazılmış eserlerinin ses ve şekil özellikleri, söz varlığı ve söz dizimi bakımlarından dönemin standart dilinin farklı yönlerini ortaya koyabildiği görülmektedir. Bir alana ait söz varlığı dilin farklı coğrafyalarındaki kullanımlarından ve söz varlığından aldığı birikimlerle zenginleşir. Tıp dili de bu bu özel dillerden biridir. Tıp metinleri üzerine Eski Anadolu Türkçesi sahasında kaleme alınmış eserler üzerine çokça çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar sayesinde hatırı sayılır bir söz varlığı elde edilmiştir. Diğer taraftan Kuzey ya da Doğu Türkçelerine ait tıp çalışmalarının azlığı da dikkate değerdir. Çalışmaya konu olan risale de dil özellikleri bakımından karışık dillilik özellikleri gösteren bir tıp risalesidir. Risale öz itibarıyla cüzzam hastalığı özelinde zührevî hastalıklarla ilgili bilgiler vermekte, bu hastalıkların belirtileri ve tedavileri için kullanılması gereken ilaçların terkiplerini, tedavi yöntemlerini anlatmaktadır. Anahtar sözcükler: tıp metinleri, Kıpçak Türkçesi, karışık dilli eserler

Dil bilgisiDil bilimKarışık dilli+5
Tarık Topay
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

More than mere polemic: The adventure of the Risalah-i Husniyah in The Safavid, Ottoman and Indian lands

This thesis explores the historical adventure of a Shī'ī polemical work, Risālah-i Ḥusniyah, which appeared in Persian in Safavid Iran probably in the sixteenth century when the conversion of Iranian populace from Sunnīsm to Shī'ī Islam was in full swing. It seeks to analyze how this anti-Sunnī polemical work played a role in popularizing Shī'ī theological principles and consolidating a distinctive Shī'ī identity among its audience in Iran and beyond. Next, it studies the translations and circulation of the Risālah into Ottoman Turkish and Urdu in the late Ottoman Empire and India. In connection with this, the censorship policies of the political authority of the time and religious rebuttals written by the Sunnī Ottoman scholars against the Risālah are of particular interest for this study. Last but not least, by making brief inroads into the adventure of Ḥusniyah in modern Turkey, this study demonstrates that the Risālah is one of the significant components of the Alevi literary corpus and popular religion after all the censorship policies and religious resistance against it in the late Ottoman Empire and early republic. One of the important contributions of this study is that it demonstrates that confessional polemical texts might have very colorful biographies, the exploration of which would provide important vistas and insights into the time in which they 'live', therefore their journey, reception, circulation, and translation warrant detailed historical investigation.

16. centuryAlawiismSects+7
Yusuf Ünal
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Himmetzâde Ahmed Cezbî ve Kenzü'l-esrâr isimli tarikatnamesi: Metin ve inceleme

Çalışmamızda Ahmed Cezbî'nin hayatı ve Kenzü'l-esrâr adlı risâlesinde yer alan tasavvufi görüşleri ele alınmıştır. Çalışmamız giriş, üç bölüm, sonuç ve ekler bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezimizin amacı, önemi, kapsamı, sınırları ve kullanılan kaynaklar ifade edilmiştir. Birinci bölümde Ahmed Cezbî'nin hayatı, bağlı bulunduğu tarikatlar ve silsilesine yer verilmiş ve eserleri tanıtılmıştır. İkinci bölümde esere bağlı kalarak Ahmed Cezbî'nin tasavvufî görüşleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin tahkik edilen metnine yer verilmiştir. Sonuç kısmında Ahmed Cezbî hakkında elde edilen bilgiler değerlendirilmiş ve onun görüşleri değerlendirilmiştir. Böylece Ahmed Cezbî ve tasavvufî görüşleri hakkında bilgi edinilmiştir. Eserin anlaşılır kılınabilmesi ve güvenilirliğini sağlamak için ekler bölümünde âyet, hadis, kavram ve sözlük dizinleri bulunmaktadır.

BayramilikHalvetiyyeHimmetiyye+5
Güneş Gezer
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

El-Câḥiẓ'in risalelerinde içerik, dil ve üslup

Bu çalışmanın amacı, Arap Edebiyatının güçlü kalemlerinden biri olan Ebû 'Usmân 'Amr b. Baḥr el-Câḥiẓ'in risalelerinin içerik, dil ve üslup özellikleri açısından incelenip irdelenerek bilime ve edebiyata olan katkılarını tespit etmektir. el-Câḥiẓ'in kırk iki risalesinin incelendiği bu çalışmada; Şu'ûbiyye, taassup, siyasetin ilkeleri, siyasî gruplar, ahlâk, belâgat, toplum, kelam ilmi, reddiyeler, hilafet meselesi, şahsi meseleler ve nübüvvet konusu olmak üzere 12 içeriğe yer verilmiştir. Bu bağlamda el-Cahiz'in yaşadığı dönem açısından ele alınan her bir konu ile ilgili risalelerinden örnekler verilerek değerlendirmeler yapılmıştır. el-Câḥiẓ'in Arap Edebiyatı nesrine olan katkılarına ışık tutabilmek amacıyla, risalelerinde öne çıkan dil ve üslup özellikleri tespit edilerek örnekleriyle birlikte sunulmuş, ayrıcalıklı üslubunun bir bütün olarak görülebilmesi amacıyla da seçilen risalelerinden bir kısmı Türkçeye tercüme edilmiştir. Çalışma sonucunda el-Câḥiẓ'in bazı risalelerinin; münâfere, çevrenin insan üzerindeki etkisi, tabiat ve siyaset felsefesi konularında kaleme alınan ilk eserler arasında olduğu tespit edilmiştir. Realist bir yazar olarak risalelerinde siyasî-mezhepsel ihtilafları ve toplumu olduğu gibi yansıtması açısından Abbasî toplum hayatına ışık tuttuğu görülmüştür. Kendine özgü felsefi bakış açısıyla, kullandığı ilmî yöntemlerle, içeriklerinin çeşitliliğiyle, ayrıcalıklı üslubu ve belâgatiyle Arap Edebiyatı nesrinin gelişimine sağladığı katkılar ortaya konulmuştur.

Arap edebiyatıArapçaCahız+3
Tülay Koyun
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Harputlu İshak Efendi'nin hayatı ve Risâle-i Suâl ve Cevâb adlı eserinin transkripsiyonu, tahlil ve tenkidi

Harput bölgesinde birçok önemli âlim yetişmiş olup söz konusu bölge ve çevresinde farklı alanlarda faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu çalışmamızda Harput'umuzun önemli âlimlerinden olan, 1803 yılında dünyaya gelen Harputlu İshak Efendi'nin; hayatını, eserlerini ve Arap dili ve edebiyatına olan katkısını inceleyeceğiz. Harputlu İshak Efendi'nin kaleme aldığı Risâle-i Suâl ve Cevâb adlı eserinin transkripsiyonunu ve tahlilini yapacağız. Risâle-i Suâl ve Cevâb adlı eser; geçmişten günümüze kadar medreselerde sarf ve nahiv alanlarında okutulan Emsile, Binâ, Maksûd, İzzî, Avâmil, İzhâr ve Kâfiye eserlerini kapsamaktadır. Bu eser, sarf ve nahiv dışında mantık alanında da kaleme alınan önemli bir eserdir. Biz, müellifin Arap dili ve edebiyatına olan katkısını inceleyeceğimizden dolayı sadece sarf ve nahiv bölümlerini ele alacağız. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde müellifin hayatını ve eserlerini inceleyeceğiz. İkinci bölümde eserin tahlilini, üçüncü bölümde eserin transkripsiyonunu yapacağız. Tahlil bölümünde öncelikle eserin genel tahlilini yaptık. Akabinde eserin bölümlerinin birbirinden bağımsız olarak tahlillerini yaptık. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Edebiyatı, sarf, nahiv, Harputlu İshak Efendi

ArapçaBiyografiDil bilgisi+3
Osman Saylan
Mardin Artuklu University · Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Hurdâzbeh'in mûsikî risâleleri üstüne mukayeseli bir çalışma

İbn Hurdâzbeh'in Mûsikî Risâleleri Üstüne Mukayeseli Bir Çalışma adıyla yaptığımız bu araştırma, Giriş, Üç Bölüm ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Giriş'te araştırmanın önemi ve amacı, İbn Hurdazbeh hakkındaki çalışmaların panoraması, çalışmamızın muhtevası ve incelemede izlenen metot ele alınmıştır. Son olarak İbn Hurdazbeh'in düşünce dünyasına bir nebze ışık tutulmaya çalışılmıştır. Birinci Bölümde, İbn Hurdazbeh'in hayatı, ilmi kişiliği, üstlendiği görevler, devrin hükümdarı el-Mu'temid'in nezdinde kazandığı değer ve eserleri ele alınmıştır. İkinci Bölümde, İbn Hurdazbeh'in tezimizin merkezine aldığımız el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî adlı eseri muhteva açısından analize tabi tutulmuş ve çözümlenmiştir. Bu minval üzere İbn Hurdazbeh'in anlatım üslubu, müziğe olumlu yaklaşırken kullandığı argümanlar, felsefeciler ile büyük devlet adamlarının mûsikîye (semâ', gına, tarab vb.) yönelik takdirkâr tutumları, gınanın önemine ilişkin deliller sergilenmiştir. Ayrıca mûsikî aletlerini ilk icat edenler, Arabistan, Hind, Yunan ve Bizans gibi ülkelerde ne tür mûsikî aletlerinin kullanıldığı, mûsikînin insan aklı ve gönlü üzerindeki tesirleri, hayvanlar ve hastalar üzerindeki olumlu etkileri, îkâ ve çeşitleri ile muğannilerin haberleri ve kadın müzisyenlere ayırdığı bölüm tahlil edilmiştir. Üçüncü Bölümde iki karşılaştırma yapılmıştır: Birinci kısımda el-Mufaddal b. Seleme'nin (v.290 ila 300) Kitâb el-Melâhî ve Esmâihâ min Kibeli'l-Mûsîkâ adlı eseri ile İbn Hurdâzbeh'in (v.280 ila 300) el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî ismini taşıyan eseri muhteva açısından karşılaştırılmış, örtüşen ve farlılık arz eden konularına dikkat çekilmiştir. İkinci kısımda ise, İbn Hurdâzbeh'in el-Mes'ûdî tarafından nakledilen el-Mu'temid'le muhâveresi ile el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî'sinin muhteva ve hacim açısından karşılaştırılmıştır ve bu iki eserin farklı şeyler olduğu ortaya konmuştur. Sonuç'ta ise, bu araştırmada elde edilen sonuçlar ve ulaşılan kanaatler hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Dini müzikMüzikMüzik eserleri+5
Ayşe Tokay
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hekim İsmail Paşa ve Kolera Risalesi

İnsanlığın tarım devrimi ile birlikte yerleşik hayata geçip büyük kitleler halinde yaşaması büyük avantajlar sağlamıştır. Yalnız bu avantajların yanında insanlar salgın hastalıklar ile de daha içli dışlı olmaya başlamışlar ve insanlık tarihini derinden etkileyecek süreçleri tetiklemişlerdir. 2019'da görülen ve 2020 yılının başlarında tüm dünyada etkili olan Covid-19 pandemisi ile birlikte hastalıklara karşı halen ne kadar savunmasız olduğumuzu bir kere daha görmüş olduk. Çalışma konumuzda İsmail Paşa'yı, salgın hastalıkları ve son olarak ise İsmail Paşa'nın yazmış olduğu Osmanlı tarihinin ikinci kolera risalesini çevirip değerlendirmesini yaptık. Kolera Risalesi eserinde koleranın kökenleri, yayılma alanları, belirtileri ve tedavileri gibi birçok alanda bilgileri verilmiştir.

Bulaşıcı hastalıklarEpdemiKolera+6
Tolga İpek
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şah Velî Ayıntâbî'nin Atvâr-ı Seb'a risalesi (Metin-tahlil)

Şah Velî Ayıntâbî (ö. 17 Şaban 1013/8 Ocak 1605), 16. yüzyılın önemli bir kısmı ve 17. yüzyılın başını kapsayan dönemde yaşamış mutasavvıf bir şair ve yazardır. Kendisi bir Halveti şeyhi olan Ayıntâbî, müridlerini irşad etmek için eserler yazmıştır. Tezimizin esas konusunu oluşturan bu risalesini de yine müridlerinin çıktıkları manevi yolculuk sırasında aşacakları nefis mertebelerini anlatıp onlara rehberlik etmek için kaleme almıştır. Biz de çalışmamızda Ayıntâbî'nin hayatı, ailesi, eserleri, Atvâr-ı Seb'a risalesinden yola çıkarak nefis mertebeleri hakkındaki görüşleri ve Halvetilik hakkında bilgi vermeye çalıştık. Ayıntâbî bu risalesinde nefis mertebelerini yedi tavır halinde ele almış, her mertebeyi ilgili ayet, hadis ve bazı eski dönem sufilerin sözleri ile desteklemiştir. Ayıntâbî ayrıca yedi mertebeyi anlattıktan sonra risalesini bitirmeyip müridlerine bilgi vermek için farklı konularla eserine devam etmiştir. Bu özelliği eseri diğer atvâr-ı seb'a risalelerinden farklı kılmaktadır. Tezimiz bir giriş ve üç bölüm olmak üzere toplam dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Şah Velî'nin mensubu olduğu Halvetiyye Tarîkatının tasavvuf tarihindeki yerinden kısaca bahsettik. Birinci bölümde Ayıntâbî'nin hayatı, ailesi, şeyhleri, menkıbeleri, edebi şahsiyeti ve eserlerini ele aldık. İkinci bölümde "atvâr-ı seb'a" kavramının tasavvuftaki yerine değindik. Üçüncü ve son bölümde ise çeviri-yazım metine yer verdik. Anahtar kelimeler: Şah Velî Ayıntâbî, atvâr-ı seb'a, Halvetiye, nefis, nefis mertebeleri, salik.

16. yüzyıl17. yüzyılAtvar-ı Seb'a+7
Cemile Sağır
Hitit University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sâlih en-Nakşbendî-i İslambolî'nin risāle-i perìşān-nāme-i yetìm-i èallāme adlı eseri (Transkripsiyon – inceleme)

Bu çalışma araştırmacılara ve ilgili kişilere kaynak teşkil etmesi amacıyla Osmanlı sahasında dinî metinlerin önemli türlerinden biri sayılan ilmihâl örneklerinden Risāle-i Perìşān-nāme-i Yetìm-i èAllāme adlı eserin gün yüzüne çıkarılması için yapılmıştır. Çalışmanın esasını oluşturan Risāle-i Perìşān-nāme-i Yetìm-i èAllāme adlı el yazması metin 56 varaktan müteşekkil olup yazarı Sâlih en-Nakşbendî-i İslambolî'dir. Bu el yazması metin 1220 (1804) yılında Abdullah el-Meknî tarafından istinsah edilmiştir. İncelemeler sonucunda eserin iman ve İslam konularını içerdiği tespit edilmiş ve bu eserin bir ilmihâl olduğu anlaşılmıştır. Ağırlıklı olarak ilmihâl konularını barındıran eserde, aynı zamanda öğüt niteliğindeki bölümler de mevcuttur. Eserin içinde anlatılan konular müstensih tarafından bölümlere ayrılmamış, birbirine bağlı bir şekilde verilmiştir. Eser, dinî metinlerin yazı formatı olan "nesih" hattı ile kaleme alınmıştır. Yazımda daha çok siyah mürekkep kullanılmış olsa da yazmanın bazı yerlerinde kırmızı mürekkeple yazılmış yazıların da mevcut olduğu görülmüştür. Çalışma, toplamda dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilmihâl kavramının tanımı ve tarihî seyri ile ilgili bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde müellifin hayatı, eserin dil özellikleri, eserin içeriği hakkında bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü bölümde transkripsiyonda izlenen yol ile ilgili bilgiler, yazmanın transkripsiyonlu metni ve sonuç ile kaynakça yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise eserde geçen Türkçe olmayan kelimelerin sözlüğü ile eserin tıpkıbasımı yer almaktadır. Anahtar Kelimeler Sâlih en-Nakş-bendî, İlmihâl, İslam, edebiyat

Dil özellikleriRisaleSalih en-Nakşbendi-i İslamboli+2
Musa Cavaş
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tercüme-i Şeyh Ömer Efendi Risalesi (İnceleme-metin-dizin)

Tercüme-i Şeyh Ömer Efendi Risalesi, çeşitli kitaplardan alınmış dinî içerikli bilgilerin tercümesiyle yazılmış öğretici ve nasihat verici bir yazma eserdir. Kayıtlara göre risalenin müellifi Ömer Fuadî olsa da metnimizde bunu gösteren açık ve net bir ibare bulunmamaktadır. Aynı şekilde eserin telif edildiği dönem hakkında da metinde belirtilmiş net bir tarih bulunmamaktadır. Bu çalışmada, eserin dil malzemeleri incelenmiş ve metnin içeriğindeki bazı yol gösterici bilgiler ışığında, risalenin hangi yüzyılda yazılmış olabileceği ve müellifinin hakkında destekleyici bilgilerle çıkarımlar yapılmış ve neticede ilim dünyasına yeni bir eser kazandılmış oluncaktır. Çalışma; giriş, inceleme, metin, ve dizin-sözlük adı altında dört ana bölümden oluşmaktadır. Anahtar kelimeler: Tercüme-i Şeyh Ömer Efendi, Ömer Efendi, Osmanlı Türkçesi, ilmihâl, akâid

AkaidOsmanlıcaRisale+2
Zehra Canbay
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İhvân-ı Safâ risalelerinde İslam mezhepleri

Bu çalışma IV./X. yüzyılda, Abbasîlerin son zamanlarında Basra'da toplumsal kamplaşmaların ortasında beliren İhvân-ı Safâ topluluğunun kaleme aldığı Risaleler'i, İslam Mezhepleri Tarihi açısından değerlendirmeye odaklanmıştır. Kendilerini İhvân-ı Safâ ve Hullân-ı Vefâ Ehl-i Adl ve Ebnâ-i Hamd olarak isimlendiren bu gizli topluluk, dört bölüm olarak sınıflandırdıkları 52 risale ve Risâletü'l-Câmia'dan oluşan eserlerinde mezheplere dair görüşlerini konulara mezcetmişlerdir. Kendilerini Şiî ve Alevî olarak tanımlayan İhvân-ı Safâ, hiçbir ilme düşmanlık göstermediklerini, hiçbir mezhebe taassup gösterip bağlanmadıklarını, hiçbir kitabı terk etmediklerini, görüş ve mezheplerinin ise tüm mezhepleri kapsadığını ve tüm ilimleri içine aldığını iddia eder. Buna rağmen kendileri gibi düşünmeyenleri ağır bir dille eleştirir. Çalışmamızın giriş bölümünde İhvân-ı Safâ'nın yaşadığı dönem, siyasî ve sosyo-kültürel dinî durum açısından ele alınmıştır. Birinci bölümde İhvân-ı Safâ'nın eserlerine ve yazarlarına kısaca değinilmiştir. İhvân-ı Safâ'nın hangi mezhebe mensup olduğu konusunda birçok görüş ileri sürülmüştür. Bu bağlamda kendilerini dinî ve mezhebi açıdan nasıl isimlendirdikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Yayılma faaliyetleri ve kullandıkları davet metodları karşılaştırılarak İhvân-ı Safâ ve İsmâiliyye arasındaki bağ saptanmaya çalışılmıştır. Bunların yanı sıra Yedinci İmam, Mehdî, imamet-hilafet, Ehl-i Beyt konularındaki görüşleri arasında benzerlik olup olmadığı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, İhvân-ı Safâ'ya göre mezheplerin doğuş sebepleri olan ihtilaflar ve bozuk görüşler tespit edilmeye çalışılmış, Risaleler'de adı geçen mezhepler ve İhvân-ı Safâ'nın bu mezhepler hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir.

MezheplerMezhepler tarihiRisale+2
Edibe Aslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

"Risâle Tete'allaku bi-Kelâmi'l-Beyzâvî fî Tercîhâtihî Beyne'l-Hanefiyye ve'ş-Şâfi'iyye" adlı eserin tahkiki ve İslâm hukuku açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 15 ve 16. yüzyıllarda yaşamış, İbn Bilâl'in, "Risâle tete'allaku bi-kelâmi'l-Beyzâvî fî tercîhâtihî beyne'l-Hanefiyye ve'ş-Şâfi'iyye" adlı eserin tahkiki yapılmıştır. Bu çerçevede müellifin hayatı, ilmi kişiliği ve eserleri tanıtılmaya çalışılmıştır. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve kullanılan yöntemle ilgili bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müellifin hayatı, ilmi kişiliği ve yaşadığı döneme dair bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümüde eserin genel bir tanıtımına yer verilmiştir. Bu bölümde ayrıca eserin ismi, müellife aidiyeti, nüshanın özellikleri, muhtevası ve önemi gibi çeşitli konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye'de ve İslâm âleminde kullanılan tahkik yöntemlerine istinat edilerek adı geçen eserin tahkik çalışması yapılmıştır. Çalışmamızda İslâm Araştırmaları Merkezi'nin (İSAM) tahkik konusunda belirlediği kurallar dikkate alınmıştır. Sonuç bölümünde ise yapılan tahkik çalışmasından elde edilen sonuçlar özetlenmiştir. Anahtar Sözcükler: İslâm Hukuku, Hanefî, Şâfiî, Tercîh, İbn Bilâl, Beyzâvî.

BeyzaviHanefilerRisale+4
Ahmad Suad Shakır
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa İnebey yazma eser kütüphanesi'ndeki fıkıh ile ilgili risâleler üzerine bir araştırma

Bu çalışma, Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi'nde bulunan fıkıh ilmi ile ilgili yazma risâlelerin tespiti, konulara göre tasnifi ve önem arz eden bazı risâlelerin tahlili yapılarak gün yüzüne çıkarılmasını amaçlamaktadır. Kütüphanede bulunan fıkıh ile ilgili eserlerin yeteri kadar bilinmemesi ve gerektiği kadar istifade edilmemesi bu çalışmada ana sâik olmuştur. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Kütüphane'de bulunan yazma fıkıh risâleleri, müellifi belli olan ve olmayanlar şeklinde ele alınmıştır. Müellifi belli olanlardan vefat tarihleri bilinenler kronolojik bir sıra gözetmek kaydıyla incelenmiştir. Risâleler bu bölümde teknik ve muhteva bakımından tanıtılmıştır. Matbûları bulunanlar tespit edilmiş, matbûları bulunmayanların ise başka kütüphanelerdeki farklı nüshaları kaydedilmiştir. İkinci bölümde, tespit edilen risâleler fıkıh disiplini alt konularına göre tasnif edilmiştir. Sayısal bulgular tablo haline getirilmiştir. Bazı açılardan analiz ve değerlendirmeler yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise önemli birtakım özellikler çerçevesinde beş risâle ayrıntılı olarak tanıtılmıştır.

RisaleYazma eserlerİslam Hukuku+1
Bilal Uslu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kemâl Paşazâde ve Arap dili ve edebiyatına dair risâleleri

Devlet-i Âliyye-i Osmaniyye'nin en ihtişamlı devrinde velûd bir âlim olan Ahmed İbn-i Kemal Paşa; müderris, müfti, kazasker, şeyhü'l-islam'lık görevlerini icra etmiş, Curcânî, ez-Zemahşerî gibi önde gelen dil âlimlerini dahi tenkit edebilecek liyakatte, derinleşmiş bir dil bilimci; şer'i ilimlerde de mütehassıs ve söz sahibidir. Toplamda tespit edilen 209 eserinden birçoğunu Arabî olarak muhtelif muhtevalardaki meselelerde telif etmiş bu âlimin ilmi kişiliği, edebi kişiliğine baskın çıksa da Osmanlı Dönemi'nde yetişen değerli bir edebiyatçı ve edebiyat tenkitçisidir. Bu bağlamda elsine-i selâsenin üçünde de kalem oynatmış, belagat ve Arap dili grameri konusunda da devrinde ihya hareketi denebilecek çalışmalara imza atmıştır. Son dönemlerde değişen ve değeri artan dilbilimi ve dil felsefesi konularını ve tartışmalarını Osmanlı ilim ve fikir havzası her zaman canlı tutmuştur. Nitekim şerh-haşiye geleneği, talikler, reddiyeler, ilmî münazaralar bunların günümüze ulaşabilmiş örnekleridir. Bu konuda da Ahmed İbn-i Kemâl Paşa'nın değerli görüşleri mevcuttur. Bu çalışmamızın birinci bölümünde müellifimizin hayatından, vazifelerinden, hocalarından, talebelerinden, tarihçiliğinden, edipliğinden ve eserlerinden genel olarak ve kısaca bahsedilmiştir. İkinci bölümde müellifimizin tarihteki konumunu ve önemini anlamak için belagatın kısa tarihinden ve edebiyatın dönemleri arasından Osmanlı dönemi tartışmaları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise müellifimizin Arap dili ve edebiyatı ile alakalı müstakil risâlelerinden 27 tanesi ihtiva ettiği meseleler, dil-üslup özellikleri açısından incelenmiştir.

Ahmed İbn-i Kemal PaşaArap edebiyatıArapça+2
Mehmet Çağrı Gevheroğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects