Organ transplantation

59 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessEN

Cost-benefit analysis of kidney donation systems and an alternative proposal for Turkey

This study analyzes the cost and benefit of the kidney donation system in Turkey through the analyses of the costs of hemodialysis and kidney transplantation. These analyses were made by using real data. Afterwards, a sensitivity analysis is made by the use of the results of the cost-benefit analysis. One other sensitivity analysis is made for the determination of the amount of the monetary incentive. Within the framework of this study, an alternative system for increasing organ donation rates is proposed which is based on the following three pillars: an opt-out system, a monetary incentive and a government monopsony.

GrantsKidneyTissue and organ procurement+7
Yavuz Demirdöğen
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Organ naklinde vericilere ilişkin gönüllülük: Bir ölçek denemesi

Amaç: Organ bağışında kişinin gönüllü olması etik ve hukukî bir gerekliliktir. Ancak kişinin gönüllüğünü ölçecek standart bir yaklaşım bulunmamaktadır. Araştırmada organ naklinde vericilerin gönüllülüklerini ölçmeye yönelik bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Metodolojik ve nicel tipte bir çalışma olan bu araştırmada Lawshe yöntemi izlenmiştir. Oluşturulan taslak ölçek 340 gönüllü katılımcıya sunulmuş ve alınan veriler faktör analizleri ve güvenirlik analizine tabi tutularak beş alt boyut ve 28 maddeden oluşan Organ Naklinde Vericilere İlişkin Gönüllülük Ölçeği geliştirilmiş, 640 gönüllü katılımcıya uygulanmıştır. Veriler uygun istatistik yöntemlerle değerlendirilmiştir. Bulgular: Ölçeğin yapısal denklem model sonucu p=,001 düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür. Ölçeğin uyum iyiliği indekslerine bakıldığında; RMSEA ,047; GFI 0,918; AGFI 0,899; CFI 0,948; χ2 ise 790,229 (p=,000) değerleri ile mükemmel düzeyde olduğu söylenebilir. Katılımcıların 224'ü kadın (% 35) ve 416'sı (% 65) erkek, 374'ü (% 58,4) evli, 359'u (% 56,1) çocuk sahibi, 325'i (% 50,8) üniversite mezunudur. Ölçeğin Çekinceler boyutu hariç, kadın katılımcıların ortalama puanı, ölçek genelinde ve diğer boyutlarda erkeklerden daha yüksektir. Katılımcıların gönüllüğü; eğitim düzeyi, inançlar, özgecilik, ameliyat korkusu, güvensizlik, bilgi yetersizliği, beden bütünlüğünün bozulması korkusundan etkilenmektedir. Sonuç: Organ bağışına daha istekli olan kadınlar, aile içerisindeki bağışlarda ön plana çıkmaktadır. Hastaların yaşam hakkını vurgulayan katılımcılar, aile içerisindeki bağışlarda daha özgecidirler. Katılımcıların organ bağışı konusundaki kararı kendisinin vermek istemesi, rıza modelinde daraltılmış rıza sistemine geçişin gerekliliğini göstermektedir. Erkekler organ vericisinin maddi açıdan desteklenmesini istemektedir. Katılımcıların organ bağışında bilgi düzeyleri arttıkça, gönüllülüğü de artmaktadır.

Organ nakli
Mesut Güvenbaş
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Health Sciences
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sağ hepatektomi cerrahisi uygulanan karaciğer nakli vericilerinde propofol ile izofluranın antioksidan etkinliğinin karşılaştırılması

Giriş ve AmaçÜlkemizde son yıllarda kadavradan organ bağışının azlığı, artan hasta popülasyonuna bağlı olarak organ ihtiyacının gün geçtikçe artması nedeniyle canlı vericili karaciğer transplantasyonunda artış olmuştur. Hem cerrahi stres nedeniyle, hem de donör hepatektomi operasyonu sırasında uygulanan pringle manevrası ile karaciğerde oluşabilecek iskemi genellikle oksidatif stresi indükleyebilir. Bu nedenle donör hepatektomi cerrahilerinde anestezik ajanların antioksidatif etkileri klinik olarak önemli olabilir.Bu çalışmada donör hepatektomi operasyonlarında izofluran ve propofolün oksidan ve antioksidan sistem üzerine olan etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.YöntemSağ hepatektomi cerrahisi uygulanacak karaciğer nakli vericisi ASA I-II, 18-65 yaş arasındaki toplam 70 olgu çalışmaya dahil edildi. Olgular propofol grubu (n=35) ve izofluran grubu (n=35) olarak ikiye ayrıldı. Propofol grubundaki olgulara; propofol, remifentanil, O2/hava, izofluran grubundaki olgulara ise izofluran, remifentanil, O2/hava kullanılarak anestezi uygulandı. Operasyon boyunca olguların KAH, sistolik kan basınçları, diyastolik kan basınçları, ortalama arter basınçları, SpO2, ETCO2, TOF ve BİS değerleri 30 dakikada bir kaydedildi. Operasyon bitiminde hastaların ekstübasyon, göz açma ve derlenme süreleri dakika olarak kaydedildi. Operasyon sırasında gözlenilen komplikasyonlar yazıldı. Tüm hastalardan preoperatif, intraoperatif 1. saatte ve postoperatif 1. saatte kan örnekleri alındı. Antioksidan etkinin değerlendirilmesi amacı ile plazma süperoksit dismutaz (SOD), malondialdehit (MDA), total oksidatif durum (TOS), total antioksidan kapasite (TAK) düzeyleri çalışıldı. Oksidatif stres indeksi (OSİ) hesaplandı.BulgularGruplar arasında demografik özellikler, anestezi, cerrahi süreleri ile greft ağırlığı, idrar çıkışları, tahmini kan kaybı ve verilen sıvı açısından istatistiksel bir fark bulunmadı.Propofol ve izofluran grupları arasında göz açma ve ekstübasyon süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark (p < 0.05) olup bu fark propofol grubunda daha düşük olarak bulundu.Her iki grupta da intraoperatif TAK düzeyi preoperatife göre azaldı. Propofol grubunda postoperatif TAK düzeyi preoperatife göre azalırken, izofluran grubunda artış görüldü. Bu değişim miktarları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05).Her iki grupta da OSİ düzeyi preoperatife göre intraoperatif artmış görüldü. Propofol grubunda postoperatif OSİ değerleri izofluran grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p<0.05).Gruplar arasında intraoperatif dönemdeki MDA düzeyleri karşılaştırıldığında izofloran grubunda anlamlı artış bulundu (p<0.05). Postoperatif MDA düzeylerinde preoperatif döneme göre propofol grubunda azalma, izofluran grubunda ise artma görüldü. Bu değişim miktarları istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05).SonuçDonör hepatektomi operasyonlarında iki farklı anestezi tekniğinin oksidatif stres üzerine etkilerini incelediğimiz çalışmamızda propofolün lipid peroksidasyonunun bir göstergesi olan MDA'yı anlamlı bir şekilde düşürdüğü görülmüştür. Ancak toplam antioksidan aktiviteyi gösteren TAK düzeyi propofol anestezisinde azalmıştır. Propofolün in vivo ve in vitro deneysel çalışmalarda antioksidan etkinliği gösterilmesine rağmen klinik kullanımdaki kan konsansantrasyonlarının etkinliğinin daha fazla araştırılması gerektiği düşüncesindeyiz.

AnestetiklerAntioksidanlarDoku ve organ tedariği+4
Muharrem Uçar
İnönü University
2012
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Hepatosellüler kanserde canlı vericili karaciğer nakli

Amaç: Karaciğer nakli, Hepatosellüler kanser (HSK) tedavisinde genel kabul görmüş bir tedavi modalitesidir. Ancak nakil yapılacak hastaları belirlemede, birbirinden farklı ve rakamlara dayanan çok sayıda kriter mevcuttur. Bunlardan en yaygın kullanılanı Milan kriterleridir. Biz kriter olarak hastalığın karaciğere sınırlı olmasını ve makrovasküler invazyon olmamasını canlı vericili nakil için yeterli görmekteyiz. Bu çalışmada bu kriterler göz önüne alınarak yapılan karaciğer nakli olgularımızın sonuçları değerlendirildi.Materyal-Metod: HSK tanısıyla 105 hastaya karaciğer nakli yapıldı. Ameliyat sonrası erken dönemde kaybedilen ve kadavradan nakil yapılan hastalar dışında kalan toplam 74 hasta değerlendirildi. Hastaların 65'i (% 88) erkek, 9'u (% 12) kadındı. Ortalama yaş 53'tü (19-69). Tek değişkenli Kaplan-Meier ve çok değişkenli Cox proportional hazards modeli ile genel ve hastalıksız sağkalım analizi yapıldı, p<0.05 anlamlı kabul edildi.Bulgular: Hastaların 32'si (% 43) Milan kriterlerinin içinde, 42'si (% 57) ise dışındaydı. 1 ve 2 yıllık genel sağkalım, Milan kriterleri içindeki hastalarda % 72 ve % 68, dışındakilerde sırasıyla % 61 ve % 58'di. Hastalıksız sağkalım oranları, 1 ve 2 yıl için Milan kriterleri içinde kalan hastalarda % 72 ve % 68 iken, dışındakilerde sırasıyla % 60 ve % 55 bulundu (p>0,05). Milan kriterleri içinde ve dışında olan hastalarda tümör nüksü sırasıyla % 0 ve % 36 idi (p=0.0002). Genel sağkalım açısından sadece AFP değeri, hastalıksız sağkalım açısından ise AFP değeri ve diferansiasyon derecesi istatistiksel olarak anlamlı bulundu.Sonuç: Milan kriterleri dışında kalan hastalarda beklenildiği üzere nüks açısından sonuçlar daha kötüdür ancak, kadavra organ bulunmasının zor olduğu ülkelerde, bu hastalar için canlı vericili karaciğer naklinin tek tedavi şansı olduğunu düşünüyoruz. Kadavra karaciğerlerin bu hastalarda kullanılmasının uygun olmadığına inanıyoruz.

Doku ve organ tedariğiKaraciğer nakliKaraciğer neoplazmları+3
Volkan İnce
İnönü University
2012
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kadavra donörlerde standart harvesting tekniği ile modifiye standart harvesting tekniğinin karşılaştırılması

Amaç : Geleneksel olarak, beyin ölümü olmuş hastalar donör olarakkullanılırken, organ alımı için sternotomi ve laparatomi yapılır, ancak sternotomiolmadan da karın içi organların almak mümkündür. Bu çalışmada sternotomi yapılan -yapılmayan, beyin ölümü olmuş donörlerden organ çıkarımını değerlendiripkarşılaştırılacağız.Yöntemler: Şubat 2006 ve Kasım 2011 tarihleri arasında, Turgut Özal TıpMerkezi organ nakli ekibi tarafından 68 beyin ölümü olmuş donörden organ çıkarıldı.Bu kadavralardan organ çıkarım işleminde, standart harvesting tekniği kullanılan(sternotomili) 31 donör grup A, modifiye standart harvesting tekniği kullanılan(sternotomi olmadan) 37 donör grup B olarak tanımlanmıştır. Ortalama yaş, cinsiyet,vücut kitle indeksi (VKİ) ve soğuk iskemi zamanı her iki grupta retrospektif olarakkarşılaştırıldı. Demografik ve klinik parametreleri Student t-testi ve Ki-kare testikullanılarak karşılaştırıldı. Istatistiksel anlamlılık düzeyi p <0.05 olarak belirlendi.Sonuçlar: Organ çıkarımında, % 45.6 (n=31) sternotomili (grup A), % 54.4'ü(n=37) sternotomisiz (grup B) teknik uygulandı. Donörlerin % 53'ü (n=36) erkek ve %47'si (n=32) kadındı. Yaş ortalaması, grup A'da 40.4 ± 3.4 yıl ve grup B'de 52.4 ± 4.6yıl (p <0.02) idi. Donörlerin ortalama VKİ, grup A'da 26.2 ± 0.8 kg/m2, grup B'de 23.9±0.8 kg/m2 idi. Soğuk iskemi için ortalama süreler, grup A'da 127±6.2 dakika ve grupB'de 47.5 ± 1.8 dakika olarak saptandı (p <0.0001).SONUÇ: Beyin ölümü olmuş unstabil donörlerden, toraks içi organlarkullanılmayacaksa, sternotomi yapılmadan organların çıkarılması soğuk iskemi içingeçiş süresini kısaltabilir.

Doku ve organ tedariğiKadavraOrgan nakli+1
Cemalettin Koç
İnönü University
2012
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sol lob ve sol lateral segment canlı donör hepatektomi sonuçlarımız

Amaç: Karaciğer nakli programına 2006 yılında Turgut Özal Tıp Merkezi?nde başlanılmış olup, günümüze kadar donör morbiditesi olmaksızın, nakillerin % 78.9 CVKN ve %9.8 sol lob CVKN?dir. Bu çalışma ile kliniğimizde canlı vericili sol lob karaciğer nakli için yapılan sol donör hepatektomiye ait sonuçlar retrosepktif olarak incelenmiştir. Materyal ve Metot: Kasım 2006-Nisan 2012 tarihleri arasında, CVKN için yapılan sol lob donör hepatektomiye ait verilerinretrospektif olarak incelenmesi. Bulgular: Sol lob donör hepatektomi olan 60 hasta, çalışmaya dâhil edildi. Ortalama donör yaşı 31.7±8.9 (30/30 erkek/ kadındı) idi. Donörlerin 55 tanesi (%91.6) en az 4. dereceden alıcı ile akrabaydı. 5 tanesi (%8.3) akrabalık dışında donörler idi. On-beş donöre sol hepatektomi (segment 2,3 ve 4) (%25), 45 donöre sol lateral segment rezeksiyonu (%75) yapıldı. Ortalama takip süresi 30± 7.1 (2-58ay) idi. Toplam 60 donörün 12 sinde (%20) toplam 16 komplikasyon tespit edildi. Sol hepatektomi yapılan 6 donörde (%50) ve sol lateral segmentektomi yapılan 6 donörde (%50) komplikasyon gelişti. Gelişen 16 komplikasyonun 7 tanesi (%43.7 ) Grade I ve 2 tanesi (%12.5) Grade II komplikasyonlardı. Gelişen major komplikasyonlardan 4 tanesi Grade IIIa (%25), 3 tanesi Grade IIIb (%18.7) idi. Grade IV ve Grade V komplikasyonumuz olmadı. 16komplikasyon arasında en sık görülen, 7 adet ile (%43.7) safra yolu komplikasyonlarıydı. Donör ölümü hiç olmadı. Sonuç: Sağlıklı bir donör adayında, kendisine fayda sağlamayacak komplike bir cerrahi işleme ait morbidite ve mortalite, kaygılara neden olmaktadır. Deneyimli merkezlerde, uygun hasta seçimi ve yoğun postoperatif takiple sağlıklı bireylerden düşük morbiditeyle güvenilebilir şekilde sol lob karaciğer grefti elde edilebilir.

HepatektomiKaraciğerKaraciğer hastalıkları+4
Sertaç Usta
İnönü University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sağkalım analiz yöntemleri ve karaciğer nakli verileri ile bir uygulama

Bu çalışma Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakil Enstitüsünde nakil yapılan hastalardan alınan veriler yardımıyla sağkalım analizi yöntemlerinin (Yaşam Tablosu Analizi, Kaplan ? Meier Analizi, Cox Regresyon Analizi) sonuçlarını birbirleriyle karşılaştırmak amacı ile yapılmıştır. Çalışmada 2002 yılı Mart ayı ve 2012 yılı Kasım ayı arasında karaciğer nakli yapılan 894 hastaya ait bilgiler kullanılmıştır. Hastaların nakil sürelerinden sonra sağkalım süreleri 127 ay boyunca gözlemlenmiştir. Yapılan nakillerde araştırmaya alınan 894 hastanın %41,2?si ölmüş %58,8 `i ise hayatta kalmıştır. Hastaların %34,9?u verici ile akraba değilken, %64,9?u akrabadır. Vericilerin %2?si hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Yapılan nakillerde vericilerin %76,6?sı canlı ve %23,3?ü kadavradır. Alıcıların %67,7?si erkek ve %32,4?ü bayandır. Vericilerin %57,8?i erkek, %41,8?i bayan ve vericilerin %3?ünün hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Yapılan analizlerdeki sonuçlarda alıcının cinsiyeti ve alıcının ayrıntılı kan gruplaması üç analiz sonucuna göre de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Vericinin ayrıntılı kan gruplaması, alıcı ile vericinin ayrıntılı kan gruplaması karşılaştırması, alıcının yaş gruplaması ve donör tipi ise iki analizde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: sağkalım analizi, yaşam tablosu analizi, kaplan meier analizi, cox regresyon analizi, sağkalım dağılımları, karaciğer nakli

KaraciğerKaraciğer nakliOrgan nakli+3
Feyza İnceoğlu
İnönü University · Institute of Health Sciences
2013
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Dondurularak saklanan insan kadaverik iliyak damar greftlerinin mekanik, yapısal bütünlük ve mikrobiyolojik açıdan değerlendirilmesi

Planlanan tez çalışmasında, kadaverik donörlerden organ çıkarımında alınan iliyak arter ve ven greftlerinin kriyoprotektan çözeltisi kullanmaksızın, sefazolinle dekontamine ederek -24°C'de standart dondurucuda, ne kadar süre saklanabileceklerini ve greftlerin kullanımının uygun olup olmayacağını, greftlerin yapısal bütünlüğü, mekanik ve mikrobiyolojik özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, Ocak 2018 – Haziran 2021 tarihlerinde 20-89 yaş arası 28 farklı kadaverik donörden alınan 28 arter, 26 ven iliyak damar grefti kullanılmıştır. Saklanma sürelerine göre greftler taze, 0-6 ay, 6-12 ay, 12-24 ay ve 24 ay üzeri olacak şekilde gruplandırıldı. Çözdürülen greftler steril ortamda kesit alınarak üreme varlığı açısından değerlendirildi. Histopatolojik değerlendirme için örnekler ışık mikroskobunda internal elastik lamina (İEL) bütünlüğü, tunika media kalınlığı ve morfolojik inceleme sonuçlarıyla karşılaştırıldı. Endotel morfolojisinin değerlendirilmesi için örnekler taramalı elektron mikroskobunda (SEM) incelenerek skorlama sistemiyle karşılaştırıldı. Mekanik test için sağ ve sol ana iliyak damarlar in vitro anastomoz edilerek anastomoz patlama basıncı karşılaştırıldı. Donörlerin gruplar arası demografik verileri benzerdi. Saklanma süresine göre greftlerin patlama basıncı arasında farklılık yoktu. Mikrobiyolojik analizde hiçbir greftte kontaminasyon gözlenmemiştir. Işık mikroskobide damarların tunika media kalınlığı gruplar arası farklılık yoktu. Arterlerin İEL fragmantasyonunda farklılık yok iken reduplikasyonda 24 ay üzeri örneklerde anlamlı olarak artış göstermekteydi. Tunika mediada ödem, hyalinizasyon, bağ dokusu artışı ve yer yer nekroz alanları izlenmiştir. SEM incelemede endotel yapısı 12 ay öncesi saklanan greftlerin çoğu grade 1 ve grade 2 izlenirken 12 ay üzeri saklanan greftlerde grade 3, grade 4 ve grade 5 görünüm mevcuttu. Bu saklama prosedürü ile 12 ay üzeri saklanan greftlerin endotel yapısında belirgin dejeneratif değişiklikler saptandığından kullanımları problemli olabilir. Anahtar kelimeler: Vasküler allogreftler, kriyoprezervasyon, organ nakli.

Dondurarak saklamaKadavraKan damarları+2
Abdullah Boğa
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Karaciğer transplantasyonu adayı hastalarda preoperatif çok kesitli bilgisayarlı tomografi incelemenin rolü

Amaç: Karaciğer alıcı adaylarında nakil açısından kontrendikasyonların ve vasküler varyasyonların tespitinde ÇKBT incelemenin rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ekim 2011 ile Haziran 2015 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde değerlendirilen 65'i (% 65) erkek, 35'i (% 35) kadın toplam 100 ardışık alıcı adayı çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait klinik kayıtlar ve ÇKBT görüntüleri retrospektif olarak incelendi. İş istasyonu ortamında 2 boyutlu multiplanar reformatlar ve 3 boyutlu görüntüler değerlendirildi. Nakil açısından intrahepatik ve ekstrahepatik kontrendikasyonlar ile ameliyat esnasında komplikasyonlara yol açabilecek vasküler varyasyonlar kayıt edildi. Değerlendirmelerde Milan kriterleri ve anatomik sınıflamalar temel alınarak yapıldı. İstatistiksel analizlerde Ki kare testi yöntemi kullanıldı. Bulgular: On sekiz (%18) hastada hepatosellüler karsinom tespit edildi. Milan kriterlerine göre karaciğer nakli için damar dışı kontrendikasyon 10 hastada (% 10), damarsal kontrendikasyon 25 hastada (% 25) saptandı. Yetmiş iki hastada (% 72) klasik hepatik arter anatomisi, 3 hastada (% 3) tip 2, 12 hastada (% 12) tip 3, 1 hastada (% 1) tip 6 anatomik varyasyon ve 12 hastada (% 12) sınıflandırılamayanlar hepatik arter anatomisi saptandı. Hepatik ven incelemesinde değerlendirme oranı %45 olup, 4 hasta (% 4) ana portal venden ayrılan sağ posterior portal ven varyasyonu tespit edildi. Sonuç: ÇKBT karaciğer alıcı adayların değerlendirmesinde, intrahepatik ve ekstrahepatik damarsal ve damar dışı kontrendikasyonların tespitinde, karaciğer vasküler anatomik varyasyonlarıın incelenmesinde güvenilir, kısa zaman içerisinde uygulanabilen noninvazif bir yöntemdir. İncelemenin ilk aşamasında kontrastsız kesitler alınması hepatik venlerin değerlendirilmesinde ek bulgu sağlayabilecektir. Daha çok dedektörlü BT cihazları ile yapılacak çekimler incelemenin fazlarının uygun zamanda yakalanması, daha ince kesitler ve daha ayrıntılı 3 boyutlu reformat görüntüler için imkan sağlayacaktır. Anahtar sözcükler: Alıcı Adayı, Çok Kesitli Bilgisayarlı Tomografi, Karaciğer Transplantasyonu

Karaciğer hastalıklarıKaraciğer nakliOrgan nakli+2
Ender Canlı
Çukurova University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Hukukunda organ ve doku ticareti suçu

Ülkeler yasal olmayan yollardan yapılan hukuka aykırı organ nakillerini önlemek için iç hukuklarında çeşitli önlemler almışlardır. Alınan bu önlemlerin temelinde var olan nedenlerden birisi yasa dışı yollardan yapılan organ nakillerinin neden olduğu insan hakları ihlallerini önlemek iken bir diğer neden ise, dünya genelinde önemli bir problem olan organ kıtlığı ve bu kıtlığın neden olduğu organ ticareti suçu ile etkili bir şekilde mücadele edebilmektir. Bu nedenle, pek çok ülke, hukuk dışı yollardan yapılan özellikle de vericiden ona belirli bir maddi bir çıkar sağlamak suretiyle organ temin edilmesini suç olarak kabul edip ceza hukukunda yaptırıma bağlamıştır. Bu ülkelerden birisi de Türkiye olup vericiden maddi bir çıkar karşılığında organ veya doku temin edilmesi Türk Ceza Kanununda organ veya doku ticareti suçu olarak yaptırıma bağlanmıştır. Bu tez çalışmasında; hangi durumlarda yaşayan kişilerden ya da ölülerden organ temininin hukuka uygun olarak kabul edileceği irdelendikten sonra organ veya doku ticareti suçunun sebepleri ve organ veya doku ticareti suçuna ilişkin Türk Ceza Kanununda yer alan hükümler ayrıntılı olarak değerlendirilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında ise yaşayan kişilerden hukuka aykırı yollardan maddi bir çıkar karşılığında organ veya doku temin edilmesi olarak adlandırılan organ veya doku ticareti suçunun canlı vericiler açısından neden olabileceği insan hakları ihlalleri tartışıldıktan sonra, söz konusu suçla mücadelede etkili olabilecek hukuksal ve toplumsal temelli çeşitli önerileri sunulmaya çalışılacaktır.

Adli tıpBeyin ölümüDoku nakli+7
Yiğit İltaş
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Organ bağışı ve nakli anketi: Metodolojik bir çalışma

Amaç: Bu araştırmanın amacı Singh ve arkadaşlarının 2018 yılında geliştirdiği, organ bağışı ve nakline yönelik düşünce ve tutumu belirleyen ölçme aracı Organ Bağışı ve Nakli Anketi'ni Türkçe'ye uyarlamaktır. Gereç ve Yöntem: Metodolojik tipte olan bu çalışma Hatay ilinde yürütüldü. Örneklem Hatay Devlet Hastanesi'nde çalışan sağlık personeli ile onların sağlıkçı olmayan arkadaşlarından oluştu. Araştırmaya katılmaya gönüllü olan 18 yaş üzeri 390 kişi dahil edildi (n=390). Çalışmanın verileri "Demografik Bilgi Formu", "Bilgi Düzeyi Formu" ve "Organ Bağışı ve Nakli Anketi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve Lisrel yazılımı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma örnekleminin yaş ortalaması 31,84±10,17 (Min:18-Maks:68 Ortanca:30) olup; sağlık personeli olanların oranı %39,2; diğer mesleklerin oranı ise %60,8'dir. Organ bağışçısı olarak kayıtlı olanların oranı %10,8'dir. Bu çalışmada 22 maddelik özgün ölçek formu için öz değeri 1'in üzerinde olan 4 faktör olduğu ve toplam varyansa yaptıkları katkının %63,510 olduğu belirlendi. Yapılan analizlerde Organ Bağışı ve Nakli Anketi'nin alt boyutlarının Cronbach alfa katsayıları sırasıyla 0,879; 0,878; 0,817; 0,914; toplam ölçek Cronbach alfa katsayısı 0,871 hesaplandı. Toplam ölçek puanı için sağlık personeli (63,39±10,41) ile sağlık dışı çalışan (57,26±12,45) arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu bulundu (p=0,000). Sonuçlar: Organ Bağışı ve Nakli Anketi, Türkçe formu geçerli ve güvenilir bir araçtır. Ancak genellenebilirlik açısından daha büyük örneklem üzerinde doğrulayıcı faktör analizinin faydalı olabileceği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Organ bağışı ve nakli, bilgi düzeyi, ölçek, metodolojik araştırma.

Bilgi düzeyiDoku ve organ tedariğiGüvenilirlik ve geçerlilik+3
Şeyma Nur Çetin Ergin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Karaciğer nakli için bekleyen hasta ve hasta yakınlarının nakilden beklentileri ve yaşadıkları güçlükler

Araştırma, karaciğer nakli için bekleyen hasta ve hasta yakınlarının nakilden beklentilerini ve yaşadıkları güçlükleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırma, 29 Aralık 2011-29 Mart 2012 tarihleri arasında Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Transplantasyon Polikliniği'nde izlenen 170 hasta ve 170 hasta yakını üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerini ve yaşadıkları güçlükleri belirlemeye ilişkin iki ayrı anket formu aracılığıyla yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, yüzdelik hesabı, ortalama, Ki Kare ve Fisher Kesin Ki Kare Testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, karaciğer nakli bekleme süreci sırasında hastaların en büyük beklentisi `başarılı bir nakil ameliyatı olma? (%70.0), hasta yakınlarının en önemli beklentisi ise `hastalarının eski sağlığına kavuşması? olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan hastaların tamamına yakını fiziksel sorunlar (%97.1), büyük çoğunluğu da günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili (%87.1), psikolojik (%85.3) ve sosyoekonomik (%81.8) güçlükler yaşamaktadır. Hastaların %85.3'ü yorgunluk, %64.1'i merdivenleri inip çıkamama, %57.1'i geleceğe ilişkin belirsizlik/kaygı, %51.8'i ailelerinin tedavi masraflarını karşılayamaması ile ilgili sorunlar yaşamaktadır. Hasta yakınlarının %80.6'sı günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili, %81.8?i psikolojik ve %73.5?i sosyoekonomik güçlükler yaşamaktadır. Hasta yakınlarının en çok yaşadıkları güçlüklerin yorgunluk (%54.1), hastasının durumunun kötüye gitmesi ile ilgili endişe (%70.0) ve hastasının ihtiyaçlarını karşılamaktan dolayı birikim yapamama (%50.0) olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak; karaciğer nakli için bekleyen hasta ve hasta yakınları günlük yaşam aktivitelerini, psikolojik ve sosyoekonomik durumlarını etkileyen birçok güçlük yaşamaktadır. Yaşanan bu güçlüklerin azaltılabilmesi için hasta ve hasta yakınlarına eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi önerilmektedir.

AileBeklentilerHasta yakınları+4
Tuğba Altuntaş
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Histidin-triptofan-ketoglutarat (HTK) çözeltisine eklenen N-asetil-L-karnitin'in donör uterustaki koruyucu etkileri'nin araştırılması

ÖZETGünümüzde uterus faktörlü infertil olan kadınlarda uterus transplantasyonu fertilite için alternatif olarak görülmektedir.Organ transplantasyonlarında organın vücuttan çıkartılması, korunması ve nakledilmesi sırasında bazı değişiklikler meydana gelebilir. Donör organın alıcıya nakledilene kadar geçen sürede, canlılığını ve metabolizmasını korumak ve nakilden sonrada iskemi-reperfüzyon hasarını azaltmak için kullanılan bir takım koruma solüsyonları geliştirilmiştir. Transplantasyonda kullanılan çeşitli solüsyonlarla ilgili literatüre geçen çok sayıda araştırma sonuçlarında iskemi reperfüzyon hasarının tam olarak önlenemediği görülmektedir. Bu çalışmada, soğuk depolama solüsyonlarından Histidin Triptofan Ketoglutarat (HTK) içerisine eklenen antioksidan ajan acetyl L-carnitinin uterus dokusundaki potansiyel koruyucu etkisi araştırılmıştır.Bu amaçla histolojik analizler için hematoksilen-eosin (H&E) boyama, DNA fragmantasyonunu belirlemek için TUNEL yöntemi, biyokimyasal analizler için Lipid peroksidasyonu belirlemek amacıyla TBARS, CAT ve NOS değerleri ölçüldü. 24 adet wistar albino rat rastgele 4 gruba ayrıldı. 1.gruptaki ratların uterusları 4 saat 4oC' lik soğuk periyodunda HTK solüsyonunda, 2. gruptaki dokular 4 saat 4oC' de HTK + acetyl L-Carnitin solüsyonunda, 3. gruptaki dokular 24 saat 4oC' de HTK solüsyonunda, 4. gruptaki uteruslar 24 saat 4oC' de HTK + acetyl L-Carnitin solüsyonunda bekletildi.Histolojik incelemelerde 4 ve 24 saatlik soğuk periyodlarında yalın HTK solüsyonunda bekletilen uteruslarda iskemi reperfüzyon hasarı belirlendi. Subepitelial inflamasyon, intraepitelial inflamatuar hücreler, stromal ve intramuskuler fibroblastik granüloza dokusu ve endometrial bezlerde ve stromada apoptotik cisimcikler, yüzeyel ve derin stromada eozinofilik plazma hücreleri, kas bütünlüğünün bozulması zamana koşut olarak artan iskemik bulgulardı. HTK+acetyl L-carnitin solüsyonunda 4 saat bekletilen uteruslarda yüzey epiteli ve subepitelial bölge normal histolojik yapıdaydı. Ancak, endometrial bez hücrelerinde ve bez periferindeki stromada apoptotik görünümlü hücreler bu grupta da gözlendi. HTK+acetyl L-carnitin solüsyonunda 24 saat bekletilen dokularda diğer tüm gruplara göre subepitelial inflamasyonun daha az olduğu, kas bütünlüğünün korunduğu, fibroblastik granülosa alanlarının gelişmediği dikkati çekti, endometrial bez epitel hücrelerinde inflamatuar hücreler ve apoptotik hücreler daha az yaygın olarak izlendi. Ayrıca yüzeyel ve derin stromal bölgede plazma hücrelerinin yoğunluğu da diğer tüm gruplara göre daha azdı.Yalın HTK gruplarında TUNEL pozitif hücrelerin sayısı zamana koşut olarak artarken HTK solüsyonuna Acetyl L- carnitin eklenen deney gruplarında ise uzun dönem uygulamasında TUNEL pozitif hücre sayısının azaldığı belirlendi. Yalın HTK gruplarında ve 4 saatlik HTK solüsyonuna eklenen acetyl L-carnitin uygulamasında lipid peroksidasyonunun yüksek olduğu HTK+acetyl L-carnitinin uzun periyod uygulamasında ise azaldığı belirlendi. Yalın HTK grupları karşılaştırıldığında CAT değerleri arasındaki fark uzun dönemde CAT değerlerinin yükseldiği gözlendi. Ancak acetyl L-carnitin eklenen kısa ve uzun dönemler karşılaştırıldığında CAT değerleri kısa dönemde uzun döneme göre daha yüksek bulundu. NOS değerleri yalın HTK gruplarında zamana koşut olarak artış gösterdi. Acetyl L-carnitin uygulamasının kısa ve uzun periyodları karşılaştırıldığında ise NOS değerlerinin uzun dönemde arttığı gözlendi.Sonuç olarak, organ transplantasyonularında kullanılan yalın HTK solüsyonuna göre HTK solüsyonuna eklenen acetyl L-carnitinin uygulamasının uterusta koruyucu etkisinin daha fazla olduğu ve bu etkinin uzun dönemde daha baskın olduğu belirlendi.?

Doku saklanmasıHistidinKarnitin+6
İlkay Başer Demircan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır kent merkezinde bulunan ortaöğretim öğrencilerinin organ bağışı ile ilgili bilgi düzeyi ve tutumları

Organ bağışı, bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir. Bu araştırma, Diyarbakır Kent Merkezi'nde bulunan ortaöğretim öğrencilerinin organ bağışı ile ilgili bilgi düzeyi ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapıldı. Kesitsel tipte olan bu çalışmanın evrenini Diyarbakır Kent Merkezinde bulunan liselerde öğrenim gören öğrenciler oluşturdu. Diyarbakır merkezde bulunan dört ilçenin her birinden basit rastgele yöntem ile özel, fen, meslek ve anadolu liseleri seçildi ve 11 okul (n=5631) araştırma kapsamına alındı. Seçilen her okulun 9, 10, 11 ve 12. sınıflarından birer şube basit rastgele örneklem yöntemi ile belirlendi. Araştırma kapsamına alınan 1330 öğrenciden 936 (%70.4) öğrenciye ulaşıldı. Araştırmaya katılan öğrencilere literatür doğrultusunda, araştırmacılarca geliştirilen; demografik özellikler ve organ nakli ile ilgili düşüncelerini kapsayan 43 soruluk bir anket direkt gözlem altında uygulandı. Veriler, istatistiksel paket programında yüzdelik, ortalama, ki-kare (X²) analizleri ile değerlendirildi. Öğrencilerin yaş ortalaması 17.5±1.44'tü. %1.1'i organ bağışında bulunmak istediğini ve bağışladığını, %47.3'ü istediğini ancak bağışta bulunamadığını, %51.6'sı ise hiç istemediğini belirtti. Organ bağışında bulunmayı istememe nedenleri arasında; %26.6 ile vücut bütünlüğünü koruma isteği ilk sırada yer almaktaydı. Öğrencilerin bilgi düzeyleri incelendiğinde organ bağışını %91.7?si doğru, %7.0?ı kısmen doğru, %1.3?ü yanlış olarak tanımladı. Öğrencilerin %65.6'lık çoğunluğu organ bağışı ile ilgili yasal düzenleme hakkında bilgi sahibi olmadıklarını belirtti. Öğrencilerin %33.8?i bağışlanan organların kadavra ve canlı donörden temin edilebileceğini ifade etti. Kadın öğrencilerin organ bağışı tanımını bilmeleri ve organ bağışında bulunmak istemeleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark saptandı. Sonuç olarak; öğrenciler arasında organ bağışının tanımını bilmenin yüksek oranda olduğu, organ bağışının gerekliliği konusunda ise bilgi düzeylerinin arttırılması gerektiği düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Organ nakli, ortaöğretim öğrencileri, bilgi düzeyi ve tutum

BilgiDiyarbakırDoku ve organ tedariği+3
Yekta Çetin
Fırat University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Organ transplantasyonunda lojistik sürecin incelenmesi

Günümüzde organ ve doku nakli birçok kronik hasta için eski sağlıklı yaşamlarına kavuşma noktasında bir fırsat olarak görülmekte olup nakil için bekleyen hasta ve yakınlarına umut ışığı olmaktadır. Türkiye'de organ nakli konusunda bazı problemlerin varlığı söz konusu olmakla beraber bunlardan birisi de organ nakli sürecindeki yönetimsel problemlerdir. Gelecekte ne kadar nakil operasyonun gerçekleşeceği noktasında bir öngörüde bulunulması bu yönetimsel problemlerin önüne geçilmesinde yardımcı olacaktır. Taşınacak organ, insanların hayatını ve yaşam kalitesini artırmada doğrudan etkili olduğu için bu aşamadaki lojistik faaliyetlerin büyük bir titizlikle yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye'de transplantasyon lojistiğinin yeni bir kavram olduğu ve çok az sayıda çalışmanın olduğu görülmektedir. Bu çalışmada organların, ilgili personelin, gerekli malzemenin ve bilginin hedef noktalar arasından ileri ve tersi yönlü hareketinin sağlanması, uygun ekipmanlar kullanarak organların korunması, elleçlenmesi ve tüm bu sürecin planlama ve koordinasyonunu içeren soğuk zincir lojistiğinin bir türü olarak ifade edilebilen transplantasyon lojistiği kavramının detaylı bir şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca en önemli lojistik faaliyetlerden biri olarak kabul edilen talep tahmini uygulaması ile 2020 yılına ait gerçekleşmesi beklenen nakil operasyonu sayısının tespit edilmesi ve yorumlanması hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda lojistik süreçlere yönelik mevzuat hükümleri ve sınırlı sayıda olan yazılı kaynaklar literatür bilgisinin ışığında, SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Organ Nakil Polikliniği'nde görevli, başta organ nakil koordinatörü olmak üzere ilgili personelle görüşülmüştür. Görüşme tekniği kullanarak süreç hakkında detaylı bilgi elde edilmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Yine ARIMA (Box-Jenkins) yöntemi kullanılarak 2020 yılı organ nakil sayıları tahmin edilmeye çalışılmıştır. Türkiye'de yaşanan Covid19 sürecinde organ nakillerinin yaklaşık olarak %36 oranında düştüğü sonucuna varılmıştır.

ARIMA modelleriDoku ve organ tedariğiLojistik+2
Naime Filiz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Etik ve hukuki yönleriyle organ ve doku nakilleri

Organ nakilleri, yaşamı tehdit eden hayati organ yetmezliklerinde, önemli bir tedavi seçeneğidir. Organ koruma teknolojisi, bağışıklık sisteminin baskılanması ve cerrahi tekniklerde ortaya çıkan büyük gelişmeler, yaşamın korunmasına katkı sağlamış ancak aynı zamanda ciddi, etik, politik ve yasal sorunların ortaya çıkışına neden olmuştur. Organ nakillerini sınırlandıran en önemli etkenlerden biri de organ kıtlığıdır. Bu tezde, organ ve doku nakilleri etik ve hukuki yönleriyle incelenmektedir. Organ donasyonları ile bağlantılı temel etik sorunlar, ölümün tespiti, kısıtlı kaynakların dağıtımı, bedenin sahipliği, donasyon kararlarında otonomiye saygı, canlı donörlerden organ çıkarımı ve organ donasyonu için para ödeme konularındadır. Bugün organ nakilleri büyük ölçüde, ölümün nörolojik kriterler yoluyla tespitine dayanmaktadır. Fakat, beyin ölümü sonrası donasyonda, donörün ölü olup olmadığıyla ilgili tartışmalar henüz bitmemiştir. Kardiyak ölüm sonrası donasyon, çok sayıda etik tartışma konusu yaratmıştır. Bunlar; donör ve organ alıcısının çıkarlarının çatışması, tedaviyi terketme süreci, ölüm anının belirsizliği ve onay konularıdır. Canlı donör konusunda, şu anda devam eden en tartışmalı etik konu, donöre bağış karşılığı para verilmesidir. Organ kaçakçılığı ise, uluslararası kurumlar tarafından organize suç olarak tanımlanmış ve yasaklanmıştır. Organ nakilleri, Türkiye'de 1968 den bu yana gerçekleştirilmektedir. Konuyla ilgili özel yasa 1979 yılında kabul edilmiştir. Daha sonra 2004 yılında çıkarılan Türk Ceza Kanunu, organ ticaretini yasaklayan hükümler içermektedir. Tezin III. bölümünde, bazı ülkelerde organ nakilleri alanında uygulanan yasalar örneklenerek, Türiye' de geçerli yasalarla karşılaştırılmış ve Türk Ceza Yasasındaki organ ticareti suçu incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Organ nakilleri, tıp etiği, yasalar, organ ticareti suçu

Doku nakliEtikKanunlar+3
Selim Banak
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Beyin ölümü tanısı koyan klinisyenlerin organ-doku nakli konusundaki bilgi, tutum ve davranışları

Amaç: Anket çalışmamız, Diyarbakır merkez de bulunan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi' n de beyin ölümü tanısı koyan klinisyenlerin organ-doku nakli konusundaki bilgi, tutum ve davranışları değerlendirmek için yapılmıştır. Çalışma anestezi ve reanimasyon, nöroloji ve nöroşirurji; asistan -uzman doktorları ,yoğun bakım yan dal uzmanları ve ilgili branştaki öğretim görevlileri ; beyin ölümü tanısı koyan klinisyenlerin organ-doku nakli konusundaki bilgi, tutum ve davranışları ile ilgili 50 sorudan oluşan anket çalışması yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: İstatistiksel testler için SPSS 21.0programından yararlanacaktır. Kategorik veriler için ki kare testi kullanıldı. İstatiksel analizlerde anlamlılık sınırı p <0.05 olarak kabul edildi. Çalışmamız için tanımlayıcı istatiksel veriler kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza toplamda 88 klinisyen katılmıştır. kadın 38(%43,2)ve erkek 50(%56,8) verileri elde edilmiştir. Sorular bilgi ve tutum davranış olarak gruplandırıldığın da bilgi ve tutum sorularının cevapları ki –kare karşılaştırmasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılıklar saptanmıştır. Sonuç: Organ bağısını arttırma hedefi doğrultusunda ilk ve en önemli adım toplumun tüm bireylerinin organ nakli konusunda bilinçlenmesini sağlayacak çalışmaların yapılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Beyin ölümü, Organ ve Doku Bağışı, Organ Nakli Klinisyenlerin Bilgi,Tutum,Davranış,Anket

AnketlerBeyinBeyin ölümü+6
Besra Kaya
Dicle University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de organ naklinin karşılaştığı tıbbi ve hukuki sorunların belirlenmesi ile organ nakli kalitesinin geliştirilmesi ve bir araştırma

Yaşadığımız çağda gelişen bilim ve teknoloji organ naklini mümkün kılmıştır. Son dönem organ hastalığı olanların hayatta kalmaları nakil yapımına bağlı olduğundan bu konudaki talep artmaktadır. Organ nakli bugün hâlâ birçok hastalık için yegâne tedavi metodu olarak görülmekte ve uygulanmaktadır. Tüm dünyada organ bağışı ihtiyacı karşılamaktan uzak olmakla Türkiye' de durum gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir ve bu ülkelerde organ naklinin çoğunluğu kadavradan karşılanmakta iken ülkemizde canlıdan karşılanmaktadır. Araştırmada veriler, hastanede çalışan sağlık profesyonellerine yönelik hazırlanan anket formu uygulanarak toplandı. Araştırmadan elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SPSS for Windows 21.0 programı kullanıldı. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde; ortalama, standart sapma, yüzdelik kullanıldı. Elde edilen sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılığı p<0.05 düzeyinde olmak üzere değerlendirildi. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, organ bağışı ile ilgili kampanya düzenleyicilerinin bilgi, tutum ve organ bağışlama niyetini nasıl yorumlamaları gerektiği konusunda önemli çıkarımlar sağlamaktadır. Yönetsel ve araştırmaya dayalı çıkarımlar bu sonuçlara dayalı olarak formüle edilebilir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre uygun öneriler getirilmiştir.

Hukuki sorumlulukOrgan nakliOrgan nakli merkezi+3
Aygün Tomur
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Organ nakil hizmetlerinin yönetim ve organizasyonu

Bu araştırma dünyanın farklı ülkelerindeki organ nakli organizasyonları incelenmiş ve Türkiye'nin organ nakli organizasyonundaki durumu tartışmak ve sağlık çalışanlarının organ nakli organizasyonu konusundaki bilgi düzeylerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 101 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada basit tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilmiş 150 sağlık çalışanına anket formları dağıtılmış ancak 101 kişiden geri dönüş gelmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formları 31 sorudan oluşmaktadır. Anket formunda 3 adet demografik özelliklere ilişkin soru ve 28 adet organ bağışı algısına ilişkin soru bulunmaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde tanımlayıcı istatistiklerinden faydalanılmıştır Ayrıca sorulara verilen cevaplar arasında farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla kikare istatistiği yapılmıştır. Araştırma sonucunda sağlık çalışanlarının çoğunluğunun organ nakli organizasyonu hakkında yeterli bilgiye sahip oldukları tespit edilmiştir.

Organ nakliOrganizasyonSağlık hizmetleri+3
Mehmet Ortak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin doku/organ nakli ve bağışına yönelik bilgi ve tutumları (Bursa Muammer Ağım Gemlik Devlet Hastanesi hemşireleri örneği)

Araştırma, hemşirelerin doku/organ bağışı ve nakline yönelik bilgi tutumların belirleyerek ülkemizde doku/organ bağışı ve nakli ile ilgili bilimsel çalışmalara katkı sağlamak amacıyla yapıldı. Çalışma 15.01.2014-15.02.2014 tarihleri arasında Bursa Muammer Ağım Gemlik Devlet Hastanesinde çalışan 120 hemşire ile yapıldı. Araştırmada veriler hemşirelere yönelik hazırlanan anket formu uygulanarak toplandı. Araştırmada elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SSPS 13,0 paket programı kullanıldı. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde; ortalama, standart sapma, yüzdelik ve ki-kare testleri kullanıldı. Elde edilen sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılığı p<0.05düzeyinde olmak üzere değerlendirildi. Verilerden elde edilen sonuçlara göre; Hemşirelerin %89'unun (n:89) doku/organ bağışı ve naklini desteklemesine karşın %79'unun (n:79) doku/organ bağışında bulunmadığı saptandı. Hemşirelerin doku/organ bağışında bulunmama sebepleri incelendiğinde; %16'sı korku, %12'si Güvensizlik ve %44'üde diğer nedenleri gösterdikleri saptandı.

Doku nakliDoku ve organ tedariğiHemşireler+2
Nagihan Bakar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi, sosyal ve sağlık çalışanları açısından organ nakli

Teknoloji alanındaki gelişmelerin tıpta kullanılmaya başlanmasıyla olumlu ve olumsuz pek çok gelişme yaşanmaktadır. Bu gelişmelerin yansımasını bulduğu bir konuda organ naklidir. İlaçla tedavisi mümkün olmayan bazı hastalıkların günümüz gelişmiş tıp bilimi çerçevesinde organ ve doku nakli sayesinde iyileştirildiği artık göz ardı edilemeyecek bir gerçekliktir. Organ Nakli vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı veya kadavradan alınan bir organın cerrahi yöntemlerle nakledilmesi işlemidir. Bu konuda öncelik canlı veya kadavra kaynaklı organ veya dokunun bulunabilmesi yani organ bağışının sağlanabilmesidir. Çoğu zaman hastaların yaşam ve ölümü organ bulunması ve organ nakline bağlıdır. Bu bağlamda organ naklinin ve onun ön şartı olan organ bağışının önemi açıktır. Hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden olan ciddi hastalıklar ve ölüm, hasta yakınlarının karşılaştıkları en üzücü ve zor durum iken ölen kişilerin organları, organ nakli bekleyen hastalar için umut ışığı olabilmektedir. Organ bağışı canlı insan vücudundan sağlanabildiği gibi kadavradan da sağlanabilmektedir. Organ bağışının yapılabilmesi için gerekli olan şartlar bu konuda ki hukuki düzenlemeler kanun ve yönetmeliklerle ülkemizde net olarak belirlenmiştir. Yine kadavra kaynaklı organ bağışında ön şart olan ve en çok sıkıntı yaratan, insanlarda kuşkulara neden olan beyin ölümü kavramı, tanımı, nasıl saptandığı tıp biliminin gösterdiği ilerlemelerle kesin olarak belirlenmiş ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tüm dünyada hukuki bir zemine oturtulmuştur. Organ nakli ve organ bağışı konusunda toplumların sosyal ahlaki ve dini yapısı da son derece etkilidir. Organ nakli ve organ bağışında ahlaka aykırı bir durum yoktur. Ancak toplumların yanlış inanış ve yersiz korkularından kaynaklanan yargılarının organ bağışını olumsuz etkilediği açıktır. Bu olumsuz yargıların asıl olarak neden kaynaklandığının tespit edilerek gereken eğitim çalışmalarının yapılması ve toplumda bu konuda yeterli bir bilinç oluşturulması, teknoloji ve tıp alanında ki gelişmeler ile organ ve doku nakli ameliyatlarının günümüzde gösterdiği ilerlemenin oldukça gerisinde kalan, yetersiz organ bağışı sorununun çözülebilmesi için son derece önemlidir. Bu konuda en büyük rol devlete düşmektedir. Gelişmiş toplumlarda organ bağışı, bağışlanan organın nakli gibi konularda bizzat yasalarla devlet gereken düzenlemeleri yaparak suistimallerin önüne geçmiştir. Ancak özellikle üçüncü dünya ülkelerinde devletin bıraktığı bu boşluğu insanların ekonomik ve sosyal geri kalmışlığını kullanarak organ mafyası doldurmaktadır. Müslüman ülkelerde resmi dinsel örgütlenmeler organ bağışına izin vermiştir. Ancak resmi olmayan din adamlarının olumsuz tutumu insanlar üzerinde daha etkili olduğundan organ bağışı oranları düşüktür. Devlet ve dinsel örgütlenmeler aldıkları kararlarda organ alımı ve satımının caiz olmadığına karar vermiştir. Ancak devlet eliyle ya da alıcı tarafından vericinin ödüllendirilmesi, teşvik edilmesi, masraflarının sağlanması gibi organ bağışının artıracak önlemler alınmıştır. Bu teşviklerin devlet eliyle ya da devletin kontrolünde yapılması gerekmektedir. Organ nakli ve organ bağışı konusunda sağlık personelinin mesleki yeterliliğinin ve toplumsal bilinç oluşturulmasında ki rolünün dışında sosyal, yasal ve hukuki olarak oldukça karmaşık ve sağlık personelinin tek başına çözemeyeceği konular bulunmaktadır. Organ bağışının sağlanmasıyla başlayıp nakline kadar devam eden uzun soluklu ve karmaşık süreçte koordinasyonu sağlayacak uzmanlaşmış sağlık çalışanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Organ nakli koordinatörlüğünün tanımı, görevleri ve yetkileri ülkemizde yapılan hukuki düzenlemelerle yasal bir çerçeveye kavuşmuştur. Ancak uygulamada sorunlar hala devam etmektedir. Batı ülkelerinde organ nakli koordinatörlüğü ayrı bir tıp disiplinidir. Ülkemizde ise bu durum halen netlik kazanmamıştır. Bu görevi yapacak kişilerin tek görevinin bu olması gerekirken ülkemizde birçok hastanede ek görev olarak yürütülmektedir. Bu çalışmada günümüzde organ nakli ve organ bağışı ile ilgili yaşanan sorunları, bu sorunların neden kaynaklandığını ve bunlara getirilmeye çalışılan çözümleri geniş bir perspektiften yasal etik ve dinsel yönden ele alıp konunun toplum ve sağlık çalışanları açısından değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır.

Organ nakliSağlık personeli
Murat Zambak
İstanbul Beykent University
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Organ doku nakli ve organ bağışının boyutları : Türkiye uygulaması

Organ/doku nakilleri, kronik organ yetmezliği hastalıklarında ve kompozit doku kayıplarında alternatifi olmayan tedavi şekli olarak uygulanmaktadır. Çalışmanın amacı, organ/doku nakillerinin gelişimini etkileyen organ/doku bağışlarının yetersizliğine etki eden faktörlerin incelenmesi, Türkiye'de organ/doku nakilleri ve bağışların mevcut durumunun değerlendirilmesidir. Çalışma üç bölüm halinde planlanmış, birinci bölümde temel tanımlamalara ve gelişim sürecine yer verilmiş, ikinci bölümde organ ve doku nakline ilişkin yasal düzenlemeler incelenmiş, üçüncü bölümde ise organ ve doku bağışına etki eden faktörler ve Türkiye'deki organ/doku bağış ve nakil düzeyleri istatistiklerine yer verilmiştir. Bu çalışma tarihçi metottan yararlanılarak hazırlanmıştır. Bu metod çerçevesinde kaynak taraması tekniği esas alınmış olup, bunun yanında mesleki deneyim ve tecrübelerden de yararlanılmıştır. Ülkemizde, organ/doku bağışlarının yetersizliği, organ/doku nakli için ulusal bekleme listesine kayıtlı hasta sayılarının katlanarak artmasına, birçoğunun ise organ bulamadan ölümlerine neden olmaktadır. Organ/doku bağışlarının yetersizliğine neden olan en önemli faktör, beyin ölümü gerçekleşen birçok hastanın yakınlarından onay alınamaması nedeniyle organların kullanılamamasıdır.

Doku nakliDoku ve organ tedariğiOrgan nakli
Esra Nur Şentürk
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Karaciğer transplantasyonu sonrası destek grup girişiminin hastaların bilgi, semptom ve yaşam kalitesi düzeyine etkisinin incelenmesi

Amaç: Roy Uyum Modeli kullanılarak karaciğer transplantasyonu (KT) hastalarının uyumunu açıklamak, Modifiye Transplantasyon Semptom Oluşma ve Rahatsızlık Durumu ? 59 maddelik ölçeğinin Türk organ nakli hastalarında geçerlik ve güvenirlik çalışmasını gerçekleştirmek, destek grup girişiminin karaciğer transplantasyonu hastalarının bilgi, semptom ve yaşam kalitesi düzeyine etkisini incelenmek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma niteliksel, metodolojik ve yarı deneysel tipte araştırma bölümlerinden oluşmaktadır. Niteliksel araştırmada, Roy Uyum Modeline temelendirilmiş derinlemesine ve odak grup görüşme yöntemi ile 21 KT hastalasından veri toplanamış ve tümden gelim içerik analizi kullanılmıştır. Metodolojik aşamada, karaciğer ve böbrek transplantasyonu uygulanmış (N= 180) hastalardan ve sağlıklı kişilerden (N: 180) veri toplanmıştır. Yarı deneysel aşamada, kontrol (n: 38) ve deney grubu (n: 37) olmak üzere KT hastalasından veri toplanmıştır. Veriler, destek grup öncesi, sonrası ve üç sonrası olarak toplanmıştır. Veriler, t-tesi, ridit analizi, tekrarlı ölçümlerde iki faktörlü varyans analizi ile analiz edilmiştir. Bugular: Niteliksel araştırmada, Roy Uyum Modelinin tüm alanlarında hastaların uyumlu ve uyumsuz davranışları tanımlamıştır. Metodolojik aşamada, ölçeğin içerik analizi indeksi 1.0 olarak bulunmuştur. Yüzey geçerliliği sonrası ölçek 58 madde içerdiği için ölçeğin Türkçe versiyonunun adı MTSORD-58TR olmuştur. MTSORD-58TR?nin yapı geçerliliği (p< .05) ve yarılama güvenirliği (semptom oluşmasb: .991, semptom rahatsızlıksb: .992) çok iyi olduğu bulunmuştur. Yarı deneysel araştırmada; destek grubun, KT hastalarının bilgi düzeyini arttırmada, semptom düzeyini düşürmede ve yaşam kalitesi düzeyini arttırmada etkili olduğu saptanmıştır (p < .05). Sonuç: Niteliksel aşamada, Roy Uyum Modeli kullanılarak KT hastalarının deneyimleri açıklanarak transplantasyon sonrası uyum süreci ile ilgili önemli veriler sağlamıştır. Metodolojik aşamada, MTSORD-58TR?nin Türk organ nakli alıcılarında geçerli ve güvenilir olduğu bulunmuştur. Yarı deneysel aşamada, destek grup girişiminin, karaciğer transplantasyonu hastalarının bilgi düzeyi, yaşam kalitesi ve semptom düzeyini olumlu etkileyerek fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan uyumu desteklediği görülmektedir.

Karaciğer hastalıklarıKaraciğer nakliOrgan nakli+2
Yaprak Sarıgöl Ordin
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık haberciliğinde uzmanlaşma ve meslek etiği bağlamında haberlerin çerçevelenmesi: Türkiye'de organ bağışı ve organ nakli haberleri (1975-2022)

Öne çıkardığı konular ile kamuoyunun ve siyasetin gündemini belirleyen medya, insanların ne konuşacağının ötesine geçerek nasıl düşüneceğine de karar vermektedir. Günlük yaşamlarının önemli bir kısmında etkileşimde bulunduğu medyadan edindiği haber ve bilgiler nedeniyle insanların sağlıkla ilgili bilişleri ve dolayısıyla tutum ve davranışları etkilenmektedir. Tez araştırması, doğru sağlık davranışına yönlendirmeye ilişkin medyanın sorumluluğu kapsamında sağlık konularında farkındalık oluşturulması, yanlış ya da eksik bilgilerin düzeltilmesi gibi sağlık konulu haberlerin ne şekilde ve nasıl sunulduğuna odaklanmaktadır. Organ bağışı için farkındalığın artırılmasında, insanları etkileme gücü olan medyanın rolü olduğu ve sorumluluk alması gerektiği, siyasetten sivil toplum kuruluşlarına ve kanaat önderlerine kadar geniş bir çevre tarafından ifade edilmektedir. Dönemsel kıyaslama yapabilmek ve sağlık haberlerinin tarihsel süreçteki gelişimini görebilmek amacıyla Hürriyet gazetesinin Kasım 1975'ten Ocak 2023'e kadar olan nüshaları, Devlet Kütüphanesi arşivinde taranmış "organ bağışı ve organ nakli" ile ilgili haberler, uzmanlaşma, meslek etiği ve çerçeveleme kuramı kapsamında analiz edilmiştir. Yayınlanan sağlık haberlerinin sunuş biçimlerini, metinlerin anlamlarını, olası etkilerini anlamak için nicel ve nitel içerik analizi yöntemlerinin bir kombinasyonu olarak, analizlerin birbirini tamamlayıcı ve geliştirici olması sağlanarak karma bir içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Sonuç olarak, 1991 yılından itibaren sağlık haberciliğinde uzmanlaşma ve örgütlenme çalışmaları kapsamında önemli adımlar atılmasına rağmen, uzmanlığa yönelik gelişmelerin 1975-1990 dönemi ile kıyaslandığında, haberlere yansımadığı görülmektedir. Organ bağışı ve organ nakli konulu sağlık haberlerinin çoğunlukla haber ajansları tarafından üretildiği, uzman görüşlerine az yer verildiği, 1991 yılından sonra da çoğunlukla insan hikâyelerinin işlendiği, haber başlığı ve görsellerin haber içeriğine uyum oranının düşük seviyelerde olduğu, tıp ve sağlık haberciliğine yönelik etik ilkelere özen gösterilmediği, özellikle 2011 sonrası yapılan haberlerde duygusal öykülemeye daha çok yönelindiği ve günümüzde hala kimlik kullanımı ve görsel ihlallerin sürdüğü tespit edilmiştir. Organ bağışı ve nakline yönelik sağlık haberlerinin çerçevelerinin episodik olarak sunulduğu, bilgi verme ve toplumun farkındalığını artırmanın amaçlanmadığı, duygusal içeriği fazla dramatik bir anlatımın kullanıldığı, haberlerin daha çok kişiselleştirildiği bir çerçeveleme anlayışının mevcut olduğu görülmektedir. Yayınlanan sağlık haberleri aracılığıyla gündem oluşturarak toplumu etkileme gücü nedeniyle, sağlık haberlerinin üretiminde uzmanlaşılması, sağlık haberlerini kaleme alanların sağlık ve tıp ile ilgili meslek etik ilkelerine uyması, haberlerin çerçevelemesinin özenle yapılması önerilmektedir.

Doku ve organ tedariğiEtikHabercilik+7
Sezin San Sungunay
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects