Örgüt yapısı

Bu konu başlığı altında 102 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumunun sağlanmasında kurum kültürü ve organizasyonel yapı etkisi

Kurumların amaçlarına ulaşmalarında arzu edilen çalışan profilini seçme, geliştirme ve elde tutmada belirleyici örgütsel değişkenlerden biri örgüt kültürü olmakta, bireylerin olumlu iş tutumlarının ortaya çıkmasında kurum kültürü öncül bir faktör olarak nitelendirilebilmektedir. Kurum kültürünün değerlerle anlamsal ilişkisi nedeniyle, yakın ilişki kurulacak bir değişken olan kişi-örgüt uyumunun ortaya çıkması bu nedenle örgüt kültürüne bağlı olabilecektir. Kurumlarda artan düzeyde takım çalışmaları grup dinamiklerinin örgütsel bağlamda incelenmesine daha çok dikkatleri çekmiş ve bireylerin çalışma grupları ile özdeşleşmeleri incelemeye değer bir çalışma konusu niteliği kazanmıştır. Kurum tarafından çalışanlarca geliştirilmesi arzu edilen bir tutum olan grupla özdeşleşme bu nedenle kurumun kendi kültüründen etkilenebilmektedir. Bu çalışmada kurum kültürünün çalışanların kişi-örgüt uyumu ve çalışma grupları ile geliştirecekleri sosyal kimliğe bağlı özdeşleşmeye olan etkisi incelenmiş ve söz konusu ilişkileri, organizasyonel yapı için tanımlanacak karakteristik özelliklerin ne ölçüde değiştirilebileceği (moderator) teşhis edilmiştir. Araştırmaya hizmet ve üretim sektörlerinde kolayda örnekleme yolu ile belirlenmiş alt iş kolları ve toplamda 11 işletmeden 436 beyaz yakalı çalışan katılmıştır. Nicel araştırma yönteminin seçildiği çalışmada veri toplama yöntemi olarak envanter tekniğinden yararlanmış ve ölçekler kullanılmıştır. SPSS programı ile önerilen ilişkilerin test edildiği çalışmada çoklu doğrusal ve hiyerarşik regresyon analizi, grafik gösterim ve doğruların eğim testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, bir kültür boyutu olarak vizyon-müşteri odaklı esneklik ve koordinasyon kişi-örgüt uyumunu, takım çalışması ve yetenek geliştirme-örgütsel öğrenme kültür boyutu grupla özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumunu, yetkilendirme-değişim kültür boyutu grupla özdeşleşmeyi, stratejik plan ve kurum içi işbirliği-talep izleme boyutu kişi-örgüt uyumunu olumlu yönde, paylaşılan vizyon ve iş usulleri/değerleri kültür boyutu ise grupla özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumundaki değişimi olumsuz yönde anlamlı olarak açıklamıştır. Organizasyon yapısının bir boyutu yetkilendirme-değişim kültür boyutu ve paylaşılan vizyon-iş usulleri/değerleri kültür boyutunun grupla özdeşleşme ile olan ilişkisinde şartlı değişken etkisi göstermiştir.

Birey-örgüt uyumuKurumsal kültürÖrgüt yapısı+3
Işık Çiçek
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Stratejik uyumun işletmenin finansal performansına etkisi: Borsa İstanbul'da işlem gören imalat işletmeleri üzerinde bir araştırma

Örgüt kuramı ve stratejik yönetim alanlarında işletmelerin örgütsel unsurları ile çevreleri arasında uyum sağlanmasının performanslarını arttıracağına yönelik kuramsal tartışmalar devam etmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, işletmelerin strateji-örgüt yapısı uyumuna, strateji-çevre uyumuna ve örgüt yapısı-çevre uyumuna ayrı ayrı sahip olmalarının ve bu değişkenlerin birlikte ele alınmasıyla oluşan çok değişkenli stratejik uyuma (strateji- çevre-örgüt yapısı) sahip olmalarının finansal performanslarına etkilerini sınamaktır. Bu kapsamda Borsa İstanbul'da işlem gören 111 imalat işletmesinden hazırlanan soru formu aracılığıyla toplanan veriler farklı stratejik uyum yaklaşımları çerçevesinde ele alınmış ve düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi ve kümeleme analizi teknikleri ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları, işletmelerin örgüt tasarımlarında stratejilerinin, örgüt yapılarının ve çevresel koşullarının eş zamanlı olarak ele alınmasının ve birbirleriyle tutarlı olmasının, yani stratejik uyuma sahip olmalarının finansal performanslarını arttırdığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Stratejik uyum, strateji, çevre, örgüt yapısı, koşul bağımlılık kuramı, konfigürasyon yaklaşımı, finansal performans, düzenleyici değişkenli düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi, geştalt.

Finansal performansRekabet stratejileriStrateji+4
Burcu Şefika Doğrul
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çok uluslu işletmelerde örgütsel yapıya dair farklılıklar ve çok uluslu işletmelerin Türkiye'deki yönetim yapıları

İnsanların birlikte yaşama alışkanlıkları ile ortaya çıkmış olan kültür kavramı toplulukların çeşitlenmesi ile anlam kazanmıştır. Çok sayıda unsuru barındıran bu kavram bir arada çalışma alışkanlıkları ile işletmelere taşınmıştır. Ulusların arasında mesafelerin çok olduğu dönemlerde işletmeler daha çok yerel kültürlerden etkilenmişlerdir. Globalleşmenin etkisi ve gelişen teknoloji ile birlikte uluslar arasındaki mesafeler kısalmıştır. Bu durum çok uluslu işletmelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çok uluslu işletmeler gittikleri her yeni ülkede ya da bünyelerine kattıkları farklı ulustan her çalışanda hakim olan yerel kültürün haricinde farklı kültür boyutları ile karşılaşmışlardır. Ortaya çıkan kültürel farklılıklar yeni bir inceleme alanı olmuş; öyle ki bu farklılıkların işletme başarısına ve devamlılığına doğrudan etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede örgüt kültürünün önemini arttırmış ve örgüt kültürü ile ilgili modellerin ortaya çıkmıştır. Prof. Hofstede öncülük ettiği bu modelleri belirli boyutlar altında toplamış ve aynı işletmenin farklı iştiraklerinde ayrıştırılan boyutları incelemiştir. Çalışmada örgüt kültürü ve Hofstede'nin örgüt kültürü modeli incelenerek Türkiye'de Telekomünikasyon sektöründe yer alan çok uluslu işletmelerde bu kavramlar röportaj yöntemi ile araştırılmıştır. Dikkat edilen unsur doğu kültürü olan Çin kültüründen Huawei ve batı kültürü olan Birleşik Krallık kültüründe Vodafone gibi iki farklı ancak birlikte çalışan işletmenin incelenmesi olmuştur.

Hofstede, GeertKültürel farklılıkTelekomünikasyon+6
Erhan Bayram
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okulların örgütsel yapısı ve cinsiyetçilik: Örgütsel adalet, öz-yeterlik, iş-aile çatışması ve örgütsel sessizlik değişkenleri ile bir modelleme çalışması

Amaç: Bu çalışmanın amacı örgütsel yapı ve cinsiyetçilik üzerine okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşlerini incelemek ve bu iki kavram arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Bu ilişkiyi incelemek için "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik" ve "İş-Aile Çatışması" değişkenlerinin aracı etkisi ile bir yapısal eşitlik modelinin oluşturulması ve bu modelin test edilmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Bu çalışmada "Örgütsel Yapı", "Cinsiyetçilik", "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "İş-Aile Çatışması" ve "Örgütsel Sessizlik" değişkenleri arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaya yönelik oluşturulan bir modeli test etmek hedeflediğinden nicel araştırma desenlerinden biri olan ilişkisel desen kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Kütahya Merkez ilçede bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel okullar ve devlet okullarında çalışan öğretmenler ve okul yöneticileri oluşturmaktadır. 400 katılımcının 18'i anaokulu, 94'ü ilkokul, 121'i ortaokul ve 167'si lise kademesinde çalışmaktadır. Bu araştırmada veriler "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik", "İş-Aile Çatışması", "Örgütsel Adalet" ölçme araçları ile araştırmacı tarafından uyarlanan "Okullarda Örgütsel Yapı" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" ölçme araçları kullanılarak toplanmıştır. Araştırma için elde edilen verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, ANOVA, korelasyon analizleri kullanılmıştır. Ölçme araçlarının yapı geçerliklerinin sağlanmasında doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modelinin test edilmesinde yol analizinden yararlanılmıştır. Söz konusu analizlerde IBM SPSS Statictics 20, Lisrel 8.51 ve IBM SPSS AMOS 22.0 programlarından faydalanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" algıları 2.82 ortalama ile "kararsızım" yani nötr düzeyinde hesaplanmıştır. Ölçme aracının alt boyutlarına göre katılımcıların algıları incelendiğinde ise "Yönetim Becerileri" için 2.43, "Tercih Etme" için 3.36 ve "İnsan İlişkileri" için ise 2.66 ortalama değerleri elde edilmiştir. "Tercih Etme" boyutunun ortalama değerinin diğer boyutlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca dikkat çeken bir bulgu katılımcıların % 70.2'sinin örtük cinsiyetçi veya cinsiyetçi algılara sahip olmasıdır. Öğretmen ve idarecilerin okulun örgüt yapısı ile ilgili algılarının 3.76 ortalama ile "katılıyorum" düzeyinde olduğu bulunmuştur. Katılımcıların "İş Bölümü", "Teknik Yeterlilik", "Hiyerarşi", "Biçimlendirme" ve "Nesnellik" alt boyutları düzeyinde algılarının ise sırası ile 3.79, 4.12, 3.66, 3.84 ve 3.38 ortalama değerleriyle "katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmüştür. Katılımcıların hem bürokratik yapıyı (X= 3.63) hem de profesyonel yapıyı (X= 3.96) "katılıyorum" düzeyinde algıladıkları görülmektedir. Bu bulgular ışığında katılımcılar tarafından Kütahya merkez ilçesinde bulunan okullar "Weberci okul türü" olarak algılanmaktadır. Oluşturulan yol analizinde "Okullarda Örgütsel Yapı" değişkeninin "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik" ve "İş-Aile Çatışması" aracı değişkenleri ile "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" üzerinde dolaylı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Yapılan bu araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre kadınlar için belli toplumsal cinsiyet rollerinin kabul edildiği, bu kabulün de onların yönetici olmayı tercih etmelerinin önünde bir engel olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, katılımcıların "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" algıları bütün demografik değişkenlere göre farklılaşmaktadır. Özellikle de "Tercih Etme" boyutunda farklılaşma olan değişkenlerin sayısı diğer boyutlardan daha fazladır. Bu çalışmada katılımcıların algılarının genel ortalamaları incelendiğinde, okulların hem profesyonel yapısını ifade eden "Uzmanlaşma" hem de bürokratik yapısını gösteren "Otorite" ortalamalarının yüksek olduğu görülmektedir. Hem bürokratik yapının hem de profesyonel yapının yüksek düzeyde algılanması Kütahya merkez ilçesinde bulunan okulların genel olarak "Weberci okul türü" olarak algılandığını göstermektedir. Bu çalışmada oluşturulan modelde "Okullarda Örgütsel Yapı" değişkeninin "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik" ve "İş-Aile Çatışması" aracı değişkenleri ile "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" üzerinde dolaylı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre okulların bürokratik ve profesyonel yapısı arttıkça çalışanların örgütsel adalet ve öz-yeterlik algılarının artacağı, bu olgunun da çalışanların örgütsel sessizliğini ve iş-aile çatışması algısını azaltacağını ve bunlara bağlı olarak da kadın yöneticilere yönelik cinsiyetçi algıların azalacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Tam tersi durumda okulların bürokratik ve profesyonel yapısı azaldıkça ise çalışanların kadın yöneticilere yönelik cinsiyetçi algılarının artacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgular göz önünde bulundurularak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Okullarda Örgütsel Yapı, Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik, Örgütsel Adalet, İş-Aile Çatışması, Öz-Yeterlik, Örgütsel Sessizlik

CinsiyetçilikÖrgüt yapısıÖrgütsel adalet+3
Çiğdem Oktar
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarının bürokratik yapıları ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki: Malatya ili örneği

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin, görev yaptıkları okulların bürokratik yapısına ilişkin algıları ile kendilerinin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarını saptayıp, onların bu algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını; ayrıca, algılarının cinsiyet, branş, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.Araştırma hem ilişkisel hem de tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 3286 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı-rastgele örnekleme yöntemine göre seçilen 398 öğretmen oluşturmuştur. Okullar büyüklüklerine göre (öğrenim gören öğrenci sayısı 1-500, 501-1000, 1001-1500, 1501 ve üstü olan okullar şeklinde) tabakalara ayrılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği? ve Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen ?Okul Yapısının Etkililiği Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler analiz edilirken, öncelikle betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır, öğretmenlerin algılarının cinsiyet ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı farkın belirlendiği durumlarda, farkın hangi grup ya da gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe ve Dunnet C testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılık bulunan gruplar için etki büyüklüğü eta-kare korelasyon katsayısı (?²) değerleri hesaplanmıştır.Yapılan betimsel istatistikler sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin, kendilerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerini ?çok? olarak algıladıkları ve görev yaptıkları okulların bürokratik yapısını ?çoğunlukla? kolaylaştırıcı, ?nadiren? engelleyici olarak algıladıkları belirlenmiştir.Bağımsız değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin branş değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, sınıf öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve branş değişkeninin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?küçük? düzeyde bir etki büyüklüğüne (?²=.03) sahip olduğu bulunmuştur. Kıdem değişkenine göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin anlamlı farklılık gösterdiği, kıdemi fazla olan öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve kıdem değişkenin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?orta? düzeyde etki büyüklüğüne (?²=.10) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarında anlamlı farklılık görülmemiştir.Öğretmenlerin okullarının bürokratik yapısına ilişkin algılarının, kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği 21 yıl ve üstü kıdeme sahip öğretmenlerin okullarındaki bürokratik yapıyı 11-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha kolaylaştırıcı algıladıkları görülmüştür. Kıdem değişkenin kolaylaştırıcı bürokrasi boyutu üzerinde küçük etki büyüklüğüne (?²=.04) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, branş ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre öğretmenlerin algılarında hem kolaylaştırıcı hem de engelleyici bürokrasi boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Örgütsel sosyalleşme ile bürokratik yapı arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgütsel sosyalleşme ile kolaylaştırıcı bürokrasi arasında pozitif yönde orta düzeyde, engelleyici bürokrasi ile arasında negatif yönde küçük düzeyde bir ilişki bulunmuştur.

BürokrasiSosyalleşmeÖrgüt yapısı+4
Ufuk Erdoğan
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgüt yapısının mobbing üzerine etkisi ve Giresun ili özel hastaneleri üzerine bir uygulama

Mobbing; bir ya da birkaç kişinin savunmasız pozisyondaki bir kişiye yönelik sistematik bir şekilde uyguladıkları düşmanca ve etik olmayan davranışları kapsamaktadır ve örgütlerde mobbingin oluşumunda kişisel nedenlerin yanı sıra örgütün sahip olduğu yapı da rol oynamaktadır.Örgüt, iki ya da daha fazla insanın ortak amaçlar doğrultusunda, gerek kendi çabalarını gerekse araç gereçleri belirli bir düzenleştirme sürecinden geçirdikten sonra oluşturdukları yapıdır. Örgüt yapısı ise; örgütsel amaçları gerçekleştirmek için düzenlenen sürekliliği olan ve biçimsel olarak onaylanmış örgütsel düzenlemeler ve ilişkiler ağından oluşur. Örgüt yapısı inceleme konusu yapıldığında kimi kavramsal ve analitik ayrımların yapılması zorunlu olmaktadır. Yazarlara göre bu ayrım örgüt yapısının temel öğeleri ve bu temel öğelerden oluşan yapıyı uygulayacak eylemsel öğelerdir. Örgüt yapısını karakterize eden bu öğeleri ise; işbölümü, görev dağılımı, bölümlere ayırma, denetim alanı, biçim, yönetim katları, iletişim, denetim, etkinlik ve yetki sistemleri olarak ifade edebiliriz.Örgütlerin hem bireyler hem de toplum üzerinde önemli etkilerinin olduğu açıktır. İnsanlar gibi kendine has bir kişilik yapısının olduğu örgütler, sırasında bir insan için kullanılan sıcak, soğuk, yumuşak, katı gibi özelliklerle atfedilebilir. Bu özelliklere göre de farklılık gösteren örgüt yapılarının ise bir takım davranışlar ve olaylar karşında göstereceği tepkilerde farklı olmaktadır.Bu araştırmanın amacı, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mobbing hakkındaki genel kavramları ortaya koymaktır. Ayrıca bir örgüt yapısını karakterize eden unsurlardan hangilerinin mobbing olgusuna yol açtığını belirlemektir.Anahtar Kelimeler: Mobbing, Örgüt, Örgüt Yapısı, Örgüt Yapısını Karakterize Eden Unsurlar

HastanelerMobbingÖrgüt yapısı+1
Meral Çalış
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun merkez ve taşra teşkilatı'nın örgüt analizi uygulaması

ÖZET SOSYAL GÜVENLİK KURUMU'NUN MERKEZ VE TAŞRA TEŞKİLATI'NIN ÖRGÜT ANALİZİ UYGULAMASI ÜNVER, Yelda Yüksek Lisans Tezi, İşletme Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. M. Kemal DEMİRCİ Haziran, 2014, 151 sayfa Çağımızın en belirgin özelliklerinden biri, sürekli ve hızlı bir değişim süreci içinde bulunmasıdır. Örgütler; çevresinden etkilenen varlıklardır. Yaşanan bu hızlı değişim, onların geleneksel yapılarını, teknolojilerini, sahip oldukları değerleri yeniden gözden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır. Çünkü örgütler, çevresinde yaşadıkları bu hızlı değişime gerekli uyumu sağlayarak; hayatta kalabilme ve büyüme çabası vermektedir. Şüphesiz bu çabalar belirli bir plan ve program dâhilinde gerçekleştiği zaman daha etkin ve verimli olurlar. Bu çalışmada ele alınan örgüt, Sosyal Güvenlik Kurumu'dur. Yüksek lisans tezi olarak sunulan bu araştırmanın amacı; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun örgüt yapısını, geçirdiği değişimlerin örgüte yansımasını, örgüt yapısını belirleyen unsurlar ele alınarak analiz etmeye çalışmaktır. Çalışmanın ilk bölümünde; Sosyal Güvenlik sisteminin kavramsal analizi yapılmış, benzer kavramlar ele alınmış, sosyal güvenliğin farklı açılardan önemi anlatılmıştır. İkinci bölümde ise; örgüt ve örgüt kültürüne yönelik bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü ve dördüncü bölümde, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait bilgiler yer almaktadır. Sosyal güvenlik kurumunun tarihi, geçmişten günümüze gelmiş olduğu nokta, geleceğe yönelik stratejik planlar anlatılmaya çalışılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu / Ankara / Ana Hizmet Birimlerinde yapılan mülakat çalışmaları ile yapılan analiz desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik Kurumu, Örgüt, Mülakat.

Sosyal güvenlik kurumlarıÖrgüt kültürüÖrgüt yapısı
Yelda Ünver
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Klasik örgüt kuramı açısından Kütahya polis örgütünün yapısı, örgütsel sorunları ve çözüm önerileri

ÖZET insanlık tarihi Kadar eski ölen örgütler, 1800'iû yıllarda bilimsel olarak incelenmeye başlanmıştır. "Klasik0 oldukları kabul edilen ilk kuramcılar, her örgüt için geçerli olduğunu varsaydıkları deterministik kurallar ortaya koymuşlardır. 1930'lardan sonra yapılan araştırmalar, örgütlerin Klasik Kuramcıların düşündükleri gibi mekanik araçlar olmadığını, çalışanların psiko-sosyal özelliklerinin örgütlere de yansıdığını ortaya çıkarmışlardır. Bu gelişmelerin paralelinde Davranışsal Yönetim Kuramı ortaya çıkmıştır. Klasik düşünürler, örgütlerin fiziki şartlarını değerlendirip, psiko-sosyal faktörlere önem vermezken, Davranışsal Yönetim Yaklaşımı, örgütlerin fiziki şartlarına gerekli önemi vermiştir. Her yönetim birimini, hem kendi başına bir sistem, hem de içinde yer aldığı ana sistemin bir alt sistemi olarak değerlendiren Sistemler Yaklaşımı; örgütleri daha geniş perspektiflerde ele alabilmemizi sağladı. örgütleri, çevrelerinden girdiler alan ve bu girdileri uyguladığı teknoloji ile çıktılara dönüştürerek çevreye sunan birer açık sistem olarak değerlendiren Durumsallık Yaklaşımı Düşünürlerine göre, örgütün çevreyle olan ilişkileri, çevrenin nitelikleri ve örgütün dönüşüm sürecinde uyguladığı metodlar, örgütün yapısını ve yönetim şeklini etkilemektedir. Bu yaklaşıma göre her örgütte uygun yönetim ilkeleri yoktur. Her örgüt, kendi çevresinin ve teknolojisinin niteliklerine uygun yönetim ilkeleri belirlemek zorundadır. Bir örgüt oluşturmak isteyen kişiler, doğal olarak kontrol altında tutabilecekleri, deterministik kurallarla yönetilen örgütler tasarlarlar. Kütahya Polis Örgütü'nü oluşturan hükümetler de, Türkiye'de uygulanmakta olan "Katı Merkezi Yönetim" anlayışına uygun, mekanik, bürokratik bir örgüt oluşturmuşlardır.

Klasik DönemKütahyaPolis teşkilatı+2
Şahin Demirtaş
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tabur seviyesi sağlık hizmetleri modelinin etkinliğinin incelenmesi

Yaşamın insanlara baş edebileceği en değerli nimetin sağlık, sağlığı korumak ve iyileştirmekle ilgili faaliyetlerin de en kutsal emek olduğuna kuşku yoktur. Bunun bilincine varan ve insana değer veren bütün uygar ülkelerde en büyük yatırımın sağlık sektörüne yapılması ve sağlık hizmetlerine ulusal gelirden çok önemli bir payın ayrılması bu nedenledir. Bu tezin amacı; Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yer alan Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında görev yapan personel ile acemi er eğitimini yapan yükümlülerin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını kolaylaştırmak için ortaya konan Tabur Seviyesi Sağlık Hizmetleri Modelinin etkinliğinin araştırılmasıdır. Mevcut durumda; birinci basamak sağlık hizmeti veren Kütahya Hava Er Eğitimi Tugay Komutanlığı Sağlık Amirliği bu görevi ile birlikte çevre sağlığı, koruyucu hekimlik çalışmaları, periyodik muayeneler, gıda kontrolü ve ilaçlama faaliyetlerini de yürütmektedir. Bu görevlerin icrası için çalışan personel miktarının yetersiz oluşu bir çok konunun aksamasına sebep olmaktadır, Oysa; aym bölgede 100 Yataklı Hava Hastanesi de bulunmaktadır ve her iki sağlık birimi birbirinden bağımsız çalışmaktadır. Bu tez çalışmasında, her iki sağlık biriminin aynı organizasyon yapısı içinde teşkilatlandırıldığı bir yapı ortaya konmuştur. Bu yeni organizasyona göre Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı bünyesinde görev yapan Eğitim Tabur Komutanlıklarından birinde örnek uygulama yapılmıştır. Yapılan uygulamaya katılan tüm erlere uygulama öncesinde ve sonrasında anket uygulanmıştır. Bu anketlerde erlerin sosyal durumu, kendilerini rahatsız hissettiklerinde doktora ulaşabilme durumları, sağlık personelinin davranışları ve sunulan hizmetten yararlanma konusundaki fikirleri öğrenilmiştir. Anket sonuçlarının değerlendirilmesi ile önerilen Tabur Seviyesi Sağlık Hizmetleri Modelinin etkin bir şekilde işlediği, hasta erlere zamanında müdahale yapılabildiği, koruyucu hekimlik hizmetlerinin etkin yürütülebildiği görülmüştür. Sonuçta; Tabur Seviyesi Sağlık Hizmetleri Modelinin Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin aym görevi ifa eden tüm diğer eğitim birliklerinde uygulanabilecek bir model olduğu ortaya konmuştur.

HastanelerSağlık hizmetleriÖrgüt yapısı
İlhan Atik
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekonomik krizlerin küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik bir araştırma

Bu çalışma, ekonomik krizlerin, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) finansal, yönetsel ve örgütsel yapıları üzerine etkilerini ortaya koymak amacıyla yapılmaktadır. Ölçek farkı gözetmeksizin yaşanılan kriz süreci işletmelerin yaşamlarını tehdit etmektedir. Büyük ölçekli işletmeler krizler karşısında gerekli önlemleri bilinçli olarak alırken KOBİ niteliğindeki işletmelerin çoğunluğu bu bilinci henüz yakalayamamışlardır. KOBİ'ler, ekonomik büyüklükleri, istihdam oranı, değişimi etkileme gücü ve teknolojik gelişmelere uyum konusundaki rolleri nedeniyle ülke ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olarak kabul edilmektedirler. KOBİ'lerin etkin yönetimi ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.Bu çerçevede tez çalışmasında, yaşanılan krizlerin KOBİ'lere etkileri ve işletmelerin kriz yönetim faaliyetleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yaşanılan krizlerin ekonomik yönlü olması, var olan kriz yönetim çabalarının da ekonomik tabanlı olmasına neden olmaktadır.Bu çalışmada İskenderun Organize Sanayi Bölgesi içerisinde ve yakın çevresinde faaliyet gösteren altmışiki küçük ve orta ölçekli işletme seçilmiştir. İlk olarak sorumlu kişiler ile yüzyüze görüşme yapılmıştır. Daha sonra araştırma anketi işletme sahiplerine ve işletmenin üst kademe yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırma bulguları, çalışmanın teorik bölümlerini desteklemektedir.

Ekonomik krizKOBİKriz+2
Şahin Gafuroğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tapınak Şövalyeleri tarikatı: Kuruluşu, örgüt yapılanması ve yargılanmaları

Süleyman'ın Mabedi ve İsa'nın Yoksul Şövalyeleri ya da en bilinen adıyla Tapınak Şövalyeleri, I. Haçlı Seferi sonucunda Hıristiyanlar tarafından ele geçirilen Kudüs'te kurulan Latin Krallığı bünyesinde hayat bulmuş askeri-dini nitelikli bir tarikattır. Kutsal toprakları ziyarete gelen hacı adaylarını korumak gibi bir ülküyle kurulmuş olan tarikat, Hıristiyan manastır yaşamını benimsemiş savaşçı keşişlerden oluşuyordu. En temel prensipleri olan yoksunluk ve yoksulluk ilkelerine rağmen Papalık tarafından resmi olarak tanınmasının hemen akabinde özellikle Avrupa soylularının yüklü bağışları sayesinde muazzam bir zenginliğe ulaşmıştı. Avrupa'da sahip oldukları sayısız mülk ve geniş topraklarla zenginleşen Tapınakçılar, krallara ve soylulara yüksek miktarlarda borç para veriyorlardı. Avrupa ve kutsal topraklarda bulunan Tapınak evleri vasıtasıyla bir nevi para transferi sistemi kuran Tapınakçılar, modern bankacılığın temelini de atmışlardır. Kısa sürede zenginleşmesine rağmen özellikle kutsal topraklarda üst üste gelen askeri başarısızlıklardan sorumlu tutulmuşlardı. Kuruluşundan itibaren yaklaşık iki yüz yıl boyunca Orta Çağ Avrupa'sının dini, askeri, ekonomik, sosyal ve mimari yapısını etkileyen Tapınak Şövalyeleri'nin düşüşü de yükselişleri gibi hızlı olmuştu. XIV. yüzyılın başında Fransa topraklarının önemli bir bölümüne sahip olan Tapınakçılara yüklü miktarda borcu bulunan Fransa Kralı IV. Philippe tarafından isnat edilen heretiklik, Haç'a hakaret, Şeytan'a tapınma ve İsa'yı inkâr gibi suçlamalar neticesinde aralarında son Tapınak Üstadı Jaques de Molay'ın da bulunduğu pek çok tarikat mensubu tutuklanmıştı. Engizisyon yargılamaları neticesinde suçlu bulunan Tapınakçılar son üstadın idam edilmesiyle birlikte resmi olarak tarih sahnesinden silinmiştir. Tapınak Şövalyeleri Tarikatı'nın kuruluşundan tarih sahnesinden çekilişine kadar olan seyrini incelediğimiz çalışmamızda Roma Kilisesi'nin dünyevi otorite kurma ve Hıristiyanlıkta kutsal savaş olgusunu geliştirerek Haçlı Seferlerine zemin oluşturma çabalarına yer verdik. Manastır yaşamı ile şövalyelik kurumunun bir araya getirildiği Tapınak Şövalyeleri Tarikatı'nın organizasyon yapısı, faaliyetleri ve engizisyon tarafından sorgulanmaları ise çalışmamızın ikinci bölümünü teşkil etmiştir.

Haçlı seferleriOrta ÇağTapınak Şövalyeleri+5
Satılmış Gökbayır
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimEN

Entrepreneurial orientation and business performance: An integrative model proposition and empirical analysis

This study aimed to examine the level of entrepreneurial orientation (EO) of 128 medium-sized manufacturing companies in Adana, and its potential influence on their performance. A study model consisted of business strategy, organizational structure, environmental uncertainty, firm resources, industry life cycle, and firm performance was developed based on previous researches. The impact of each of business strategy, organizational structure, environmental uncertainty, firm resources, and industry life cycle on both entrepreneurial orientation and on EO-firm performance was investigated separately. Research findings suggest that entrepreneurial oriented firms perform better than conservative firms. Moreover, organizational structure, environmental dynamism and hostility, and non-financial resources had impact on the level of entrepreneurial orientation in the manufacturing companies. Research findings suggest that environmental hostility has a moderation affect in the relationship between entrepreneurial orientation and firm performance. Thus, in benign environments the EO and relative competitive performance relationship will be stronger. Entrepreneurial firms are also more likely to be prospectors and analyzers rather than reactors. Prospectors perform better than reactors.

Firm performanceEntrepreneurshipEntrepreneurship orientation+4
Osama Z.y. Elbelbessı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kamu yönetiminin örgütsel yapısı üzerindeki etkiler

Devletler uzun yıllardır belirli bir azınlık tarafından ve çoğunluğun isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına yönetilmektedirler. Bu yönetimin etkin bir şekilde sağlanabilmesi, yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkinin iyi kurulabilmesi, başarılı ve istikrarlı bir yönetim sistemi arayışı geçmişten günümüze kadar ulaşan bir tartışma konusudur. Ülkelerin hangi hükümet sistemi ile yönetildiği ise yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkiyle anlaşılabilmektedir. Bu üç erk arasındaki ilişki hükümet sistemlerinin belirleyicisidir. Türkiye kısa bir dönem meclis hükümeti sistemi ile ardından ise uzun bir dönem parlamenter sistemi ile idare edilmiştir. 2017 yılında 1982 Anayasasında yapılan köklü değişikliklerin ardından ise 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş yapmıştır. Çalışmanın temel amacı ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde gerçekleşen değişimleri bütüncül bir anlayış ile ele alarak yapılacak sonraki çalışmalara ışık tutmaktır. Bu izlenim çalışmanın asıl konusunun işlenmesinin de en temel sebebidir. Kendine özgü̈ bir biçimde değişen ve tarihsel bir dayanağının bulunmadığı bir hükümet sistemini her yönü ile anlatmak imkansızdır. Keza böyle bir sistemin tam olarak anlatılabilmesi için belirli bir dönemin geçmesi gerekmekle birlikte sisteme yönelik eleştirilerin hukuksal anlamda bir zemine dayandırılması gerekmektedir. Çalışmada, konuyla ilgili literatür taranmış ve ardından ortaya çıkan bilgiler düzenlenmiş; konuyla ilgili daha önceden yapılmış olan çalışmalar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin uygulanmasının ardından Türk kamu yönetimi sistemine yansıyan somut değişiklikler analiz edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiHükümet sistemiKamu yönetimi+3
Derviş Burak Binici
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
10
DoktoraAçık ErişimTR

Dijital dönüşümün örgütsel dinamikler üzerindeki etkileri

Yaşadığımız çağda gündemi; 'yapay zekâ', 'robotlar', 'metaverse', 'bulut teknolojileri', 'nesnelerin interneti', 'akıllı üretim' vb. birçok yeni kavram meşgul etmektedir. Ve görülmektedir ki; dijital dönüşüm, dijitalleşme, dijitalizasyon artık bir alternatif, bir tercih meselesi olmanın çok ötesinde olağan akışta kendine güçlü bir yer edinmiş insanları ve toplumları etkisi altına alan kaçınılmaz bir süreci temsil etmektedir. Yüz yüze kalınan bu sürecin yansımalarının işletmelerde de ortaya çıktığı ve yıkıcı bir etki ile var olan her şeyi yeni bir formata dönüştürdüğü düşünülmektedir. Buradan hareketle araştırmada dijital dönüşümün örgütsel dinamikler üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada dijital dönüşüm sürecinde ön plana çıktığı düşünülen; liderlik, organizasyonal yapı, dinamik yetenekler ve stratejik çeviklik olmak üzere dört temel örgütsel dinamiğe yer verilmiştir. Dijital dönüşümün söz konusu dinamikler üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması amacıyla nitel araştırma yöntemi ve desen olarak da fenomenoloji deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Türkiye'de alanında öncü olan ve dijital dönüşüm konusunda yol kat etmiş 17 adet işletmeden oluşurken; yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle bulgular elde edilmiştir. Gerçekleştirilen analiz sonucunda 244 kod, 56 kategori ve 15 adet de temaya ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular işletmelerin dijital dönüşüm sürecinde farklı seviyelerde olduklarına; liderlik tarzı, örgüt yapısı, dinamik yetenekler ve stratejik çevikliği kapsayan örgütsel dinamiklerin de bu seviyelere göre farklılaşabileceğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın sonucunda 'dijital sıçrama süreci' modeli oluşturulmuştur. Bu modelin ilk basamağı olan 'dijital farkındalık' ta 7 işletme tespit edilmiş ve örgütsel dinamikler; katılımcı liderlik, hibrit organizasyonel yapı, hız dinamik yeteneği ve adaptasyonel refleksler olarak ortaya çıkmıştır. İkinci aşama olan 'dijital olgunluk'ta 6 adet işletmeye yer verilmiş ve etkileşimci liderlik, hibrit organizasyonel yapı, hız ve bilgi yönetimi dinamik yetenekleri ve adaptasyonel refleksler örgütsel dinamikleri tespit edilmiştir. Son aşamalar olan 'dijital düşüş' ve 'yeniden yükseliş' aşamalarında ise 4 tane işletme konumlandırılmış ve karizmatik liderlik, hibrit organizasyonel yapı, bilgi yönetimi dinamik yeteneği ve adaptasyonel refleksler bu aşamaları temsil eden örgütsel dinamikler olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Dijital Dönüşüm, Liderlik, Organizasyonel Yapı, Dinamik Yetenekler, Stratejik Çeviklik

Dinamik yeteneklerLiderlikSayısal dönüşüm+2
Tuğba Çiçek
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Liderlik tarzları ve örgütsel yapı arasındaki ilişkiler: Düzce ilindeki KOBİ'ler üzerinde nicel bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı, örgütsel yapıyı yönetirken hangi liderlik tarzının örgütsel yapının hangi boyutuyla daha fazla etkileşimde olduğunu tespit etmektir. Araştırmanın evrenini, Düzce ilinde faaliyet gösteren KOBİ'lerdeki üst ve orta düzey yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yönteminden yararlanılmış, veriler yüz yüze anket tekniği ile elde edilmiş, verilerin analizi için toplam 202 anket değerlendirmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre Düzce'de yer alan KOBİ'lerdeki yöneticilerin en fazla tercih ettikleri liderlik tarzları hizmetkâr liderlik ve etkileşimci liderliktir. Örgütsel yapıyı yönetirken en fazla ilgilenilen boyut iletişimdir. Dönüşümcü liderler en fazla iş bölümü-yetki ve sorumluluk boyutuyla; Hizmetkâr liderler en fazla iletişim boyutuyla; Karizmatik liderler ve Stratejik liderler en fazla adem-i merkezileşme boyutuyla; Etkileşimci liderler en fazla yönetim birliği-hiyerarşik düzen boyutuyla ilgilidir.

KOBİLiderlikÖrgüt yapısı
Havva Temiz Sert
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ekstremist gruplardan Hizbullah

Günümüzde bazı devletlerin ekonomik veya politik çıkarları gereği, bir kısım devletlerin ise, uluslararası alanda kendi milli politikaları ile çatışan diğer devletlere karşı dolaylı yıpratma ve dayatma yöntemi olarak terörizmi bir maşa olarak kullanmaları sonucu terörizmin boyutları genişlemiş ve uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Bu durum sadece yakın ve orta doğuda değil, dünya yüzeyinin genelini kapsamaktadır. Bugün Afganistan'da, Pakistan'da kimler oyun oynuyorsa, Arabistan'da, Yemen'de, Kuveyt'te, Ürdün'de bunlar oyun oynamaktadırlar. Enerji kaynakları bakımından zengin olan yakın ve orta doğuda, istedikleri şekilde enerjiden pay alabilmek için bir yarış içinde olan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya gibi ülkeler ile enerjiden çok kendi güvenliği ve topraklarını genişletme hevesinde olan İsrail, bazı paydalarda birleşmektedirler. Bu ülkeler; bölge ülkelerinin çıkaracakları sesleri kısmak için zamanında terör örgütleri kurdurup, bu terör örgütleri ile istedikleri bölgede kargaşa çıkararak, bölge ülkelerine barış ve demokrasi adına müdahale etmekte ve bu şekilde buraların ekonomik kaynaklarını da sömürmektedirler. Bütün Dünya sol görüşlü terör örgütlerinin Rusya menşeli, radikal dinci terör örgütlerinin ise İran menşeli olduğunu benimsemiştir. Elbette ki Rusya ve İran'ın terör örgütleri ile ilişkileri göz ardı edilemez, lakin dünya yüzeyinde terör örgütlerinin kurulup yönetilmesi maalesef batılı ülkeler eli ile olmaktadır. Özellikle ABD, İngiltere ve İsrail dünya üzerinde terör örgütlerinin kurulup, geliştirilmesinden ve ardından yönetilmesine kadar birçok alanda beraber hareket etmektedirler. Bölge ülkesi olarak Türkiye'nin sesini çıkarmaması, bölgede olan diğer ülkelere örnek teşkil etmemesi, bölge ülkelerini bir araya getirerek kendilerine karşı durmaması için, Türkiye'de de birçok terör örgütleri kurdurmuşlardır. Hizbullah terör örgütü işte bu örgütlerden sadece bir tanesidir. Tezimizde Hizbullah terör örgütü lideri olan Hüseyin Velioğlu'nun kimler tarafından devşirildiğini, kendisine kimlerin nasıl örgüt kurdurduğunu, bu örgütün nasıl korunup kollandığını, gerektiğinde silah ve militan bakımından nasıl desteklendiğini, Türkiye'de kaos çıkarmak ve başka terör örgütlerinin önünü açmak için kimler tarafından kullanıldığını, liderinin zamansız ölümü üzerine dernek ve vakıflar aracılığı ile legal alana taşınmaya çalışılan örgüt tabanının, son olarak nasıl siyasi bir partiye dönüştürüldüğünü ve bunun ardındaki batılı ülkelerin ileriye yönelik planları ele alınmıştır.

CihadHizbullahLiderler+5
Ercan Topçu
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Weberci bürokratik organizasyon anlayışının çağdaş bir değerlendirmesi

Bu çalışmada Bürokrasi Kavramı ve yapısı ele alınmakta ve Max Weber'in formüle ettiği bürokrasi teorisi ışığında değerlendirilmektedir. Klasik Yönetim Anlayışının oluşumuna kadar bürokratların siyasal yaşamda aktif olduğu bir yapıyı anlatmak için kullanılan bürokrasi kavramı, gerçek manasıyla ele alındığında devlet olgusuyla ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda bürokrasi kavramı ile ilgili tanımlamalara yer verilmiştir. Bürokrasinin gelişimi tarihi boyutlarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bir diğer ifadeyle bürokrasi anlayışında meydana gelen değişiklikler ele alınmıştır. Çalışmamızın amacı bürokrasi kavramının çeşitli toplumlarda nasıl anlamlandırıldığı belirlemek ve hangi unsurların modern anlamda bürokrasi terimini hızlandırdığını, organizasyon yapısının çağdaş bürokrasiyi nasıl etkilediğini ortaya koymaktadır. Netice olarak bürokrasi kavramının toplumların kültürel, ekonomik, sosyal ve siyasal yapılarına göre değişik anlamlarda ve amaçlarda kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bürokrasi kavramı, ikinci bölümde organizasyon yapısı son bölümde ise e-devlet kavramı çağdaş bürokrasi bağlamında ele alınmıştır.

BürokrasiBürokratik eğilimBürokratik yapı+3
Zehra Çemek
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Organizasyonel yapı, kurum kültürü ve performans arasındaki ilişki; Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi örneği

Bu araştırma organizasyon yapısı, kurum kültürü ve performans yapısı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte tasarlanmıştır. Araştırmanın kapsamını oluşturan organizasyon yapısı formalleşme ve merkezileşme; kurum kültürü klan, hiyerarşi, adhokrasi ve pazar kültürü; performans yapısı ise finansal, hasta (müşteri) ve iç süreçler persfpektifi alt boyutlarıyla ele alınmış ve bu alt boyutların bir birleriyle arasındaki ilişkileri de değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini 605 sağlık çalışanı (akademik, idari ve destek hizmetleri personeli), örneklemini ise araştırmaya katılmaya gönüllü 272 kişi oluşturmuştur. Verilerin analiz edilmesinde tanımlayıcı istatistikler, açımlayıcı faktör analizi(AFA), doğrulayıcı faktör analizi(DFA), normallik testi, korelasyon, regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, organizasyon yapısının en baskın alt boyutunun formalleşme derecesi, kurum kültürünün en baskın alt boyutunun klan kültürü, performans yapısının en baskın alt boyutunun ise hasta (müşteri) perfpektifi olduğu görülmüş olup; organizasyon yapısının, örgüt kültürünün ve performansın yapısının gerek genel gerekse de alt boyutları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

DüzceFiziksel performansKurumsal kültür+5
Dinçer Korkmaz
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgüt yapısı ve duygusal zekanın sağlık hizmet kalitesi üzerine etkisi: libya trablus hastanesinde bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, örgüt yapısı ve duygusal zeka ile sağlık hizmet kalitesi arasındaki ilişkiyi tespit ederek örgütsel yapı ve duygusal zekanın sağlık hizmet kalitesi üzerine olan etkisini belirlemektir. Tez, örgüt yapısı, duygusal zeka ve sağlık hizmet kalitesi üçgeninde şekillenmiştir. Örgüt yapısı, örgütlerde faaliyetlerin sistematik bir biçimde yürütülmesi için kararların açıkça belirlenmesi, bu kurallar çerçevesinde çalışanların görev ve sorumluluklarının belirlenmesi, işbölümü ve uzmanlaşma alanlarının ortaya konulması ve ast-üst ilişkilerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin özelliklerin toplamıdır. Çalışmada örgüt yapısı, biçimsel ve merkezileşme olmak üzere iki temel boyutta incelenmiştir. Biçimsel yapı, örgütteki faaliyetlerin belirli ölçü veya standartlarla yapılmasıdır. Merkezileşmiş yapı ise örgüt düzeyinde alınan kararların kimler tarafından alındığını ortaya koyan bir yapıdır. Dugusal zeka, bireyin hem kendi duygularının hem de başkalarının duygularının farkına varması, duygular arasındaki farkı belirleyebilme ve duygularını ifade ederek davranışa dönüştürme yeteneğidir. Sağlık hizmet kalitesi ise sunulan sağlık hizmetlerinin bu hizmeti alanların beklentilerini karşılama düzeyidir. Bu bağlamda Libya'da Trablus Sağlık Merkezi (hastanesi) çalışanlarına yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla araştırmanın evrenini ve örneklemini de bu merkezdeki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma örneklemine dâhil edilen çalışan sayısı ise 300'dür. Anket tekniği ile konuya ilişkin veriler toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS paket programı ile değerlendirilmiştir. Değerlendirmede, katılımcılara ilişkin sosyo-demografik sonuçlar, ölçeklere ilişkin geçerlilik ve güvenilirlik analizi yapıldıktan sonra örgüt yapısı ve duygusal zeka ile sağlık hizmet kalitesi arasındaki ilişkiyi ve etki düzeyini ortaya koymak için korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada ayrıca duygusal zeka ve sağlık hizmet algısının katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini saptamak için ise T-Testi ve ANOVA analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda örgüt yapısı ile duygusal zeka arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu, duygusal zeka ile sağlık hizmet kalitesi arasında ise pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu ve genel olarak duygusal zekanın sağlık hizmet kalitesini olumlu etkilediği görülmüştür. Çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre ise duygusal zeka ve sağlık hizmet kalitesi algı düzeyi ise kısmen farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Sonuç olarak, çalışmanın sonuçlarının, başta araştırmanın gerçekleştirildiği Trablus Hastanesi (Sağlık Merkezi'ndeki) yönetici ve çalışanlarına olmak üzere, diğer sağlık sektörü çalışan ve yöneticilerine de önemli ipuçları sağlayacağı düşünülmektedir.

Duygusal zekaYaşlılar için sağlık hizmetleriÖrgüt yapısı
Osama Mohamed Mesbah Ben Rajab
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel yapı, örgütsel hafıza ve örgütsel değişim ilişkisinin incelenmesi

Araştırma; örgütsel değişim, örgütsel hafıza ve örgütsel yapı arasındaki ilişkiyi incelemeye yönelik nicel bir çalışmadır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Elazığ ilinde ortaokul ve lise kurumlarında görev yapan öğretmenlerden meydana gelmektedir. Araştırma örneklemini tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 1079 öğretmenden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, "Örgütsel Hafıza Ölçeği", "Okul Yapısının Etkililiği Ölçeği" ve "Okulların Değişime Açıklığı Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. SPSS 22 paket programı ile 1033 öğretmenden elde edilen verilere; frekans, minimum değer, maksimum değer, standart sapma ve ortalama hesaplamaları, normallik testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre örgütsel değişim ve örgütsel hafızanın; engelleyici bürokrasideki varyansın %26,9'unu, kolaylaştırıcı bürokrasideki varsayansın %56,1'ini açıkladığı saptanmıştır. Çoklu regresyon analizinden elde edilen sonuçlara göre, hem engelleyici bürokrasi değişkeni üzerinde hem de kolaylaştırıcı bürokrasi değişkeni üzerinde en güçlü etkiye sahip değişkenin örgütsel değişim olduğu görülmektedir.

Eğitim kurumlarıKurumsal hafızaÖrgüt yapısı+2
Gülşah Küçüker
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okulların yapıları ile öğretmenlerin okulda alınan kararlara katılma durumları ve istekleri arasındaki ilişki

Günümüzde farklı tür ve düzeydeki okullar, ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirmek üzere madde ve insan kaynağını kullanmaktadır. Bu madde ve insan kaynağının etkili ve verimli şekilde kullanılmasında okulların yönetsel yapısının önemi büyüktür. Bu çalışma okulların yapıları ile öğretmenlerin kararlara katılma durumları ve katılma istekleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin okullarda alınan öğretimsel kararlara, yönetimsel kararlardan daha çok katıldıkları ve öğretimsel kararlara yönetimsel kararlardan daha çok katılmak istedikleri belirlenmiştir. Okullarda alınan kararlara, kadın öğretmenler erkek öğretmenlerden daha çok katılmaktadır. Ayrıca, öğretimsel kararlara erkek öğretmenlerden daha fazla katılmak istemektedirler. Özel okullarda çalışan öğretmenler okullarda alınan kararlara devlet okullarında çalışan öğretmenlerden daha fazla katılmaktayken, kararlara katılma istekleri arasında anlamlı bir fark yoktur. Önlisans mezunu öğretmenler kararlara diğer öğretmenlerden daha fazla katılmak istemektedirler. Okul türü değişenine göre kararlara katılma düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamakla birlikte, ortaokullarda çalışan öğretmenler kararlara diğer okullarda çalışan öğretmenlerden daha fazla katılmak istemektedirler. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin karara katılma durumu ile okuldaki öğretmen sayısı değişkeni arasında pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki gözlenirken diğer kişisel özelliklerle arasında negatif yönlü zayıf ile çok zayıf arasında değişen ilişkiler olduğu görülmüştür. Kararlara katılma isteği ile yaş ve mesleki deneyim arasında ve toplam katılma isteği ile yaş değişkeni arasında da negatif yönlü çok zayıf ilişki gözlemlenmiştir. Öğretmenler, görev yaptıkları okulların büyük oranda kolaylaştırıcı yapı özellikleri gösterdiğini belirtmektedirler. Yüksek lisans ve lisans mezunu öğretmenler, önlisans mezunlarına göre okullardaki bürokrasiyi daha engelleyici bulmaktadır. Liselerde çalışan öğretmenler, okullarındaki bürokrasiyi ortaokulda çalışan öğretmenlere göre daha engelleyici bulmaktadırlar. Engelleyici yapı ile öğretimsel ve yönetimsel kararlara katılma durumu arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Kolaylaştırıcı yapı ile öğretimsel ve yönetimsel kararlara katılma durumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Benzer şekilde, kolaylaştırıcı yapı ile öğretimsel ve yönetimsel kararlara katılma isteği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Eğitim yönetimiKararlara katılmaOkul türü+3
Kenan Çiftçi
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversitelerdeki örgüt yapısının akademisyen davranışları üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı; üniversitelerdeki örgütsel yapının akademisyenler tarafından nasıl algıladığını belirlemek ve algılanan örgütsel yapıyla akademisyen davranışları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Çalışmanın evrenini, yükseköğretim kurulu verilerine göre (2015-Aralık itibariyle) Türkiye'de 185 üniversite, örneklemini ise kuruluş yılı, statü (Devlet veya Vakıf) gibi kriterler dikkate alınarak kota örnekleme yöntemi ile seçilen toplamda 37 üniversitede oluşturmaktadır. Bu üniversitelerde görev yapan toplam 1242 akademisyenden elde edilen veriler üzerinde çalışılmıştır. Bu çalışmada, 12 farklı değişkeni ölçmek için farklı ölçekler kullanılmıştır. Çalışma verilerini analiz etmek ve alternatif modelleri sınayabilmek için ise, AMOS ve SPSS programları birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda elde edilen verilere, güvenilirlik, doğrulayıcı faktör analizleri ve gerekli istatistiksel testler (t-testi, Anova, Korelasyon, Regresyon ve Yapısal Eşitlik Modeli) uygulanarak sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerde normal dağılımın gözlenmesi durumunda değişkenler açısından ikili gruplar arasında anlamlı farklılık olup olmadığını tespit etmek için, Bağımsız Gruplar t‐ Testi tekniği kullanılmıştır. Normal dağılımın olmadığı hallerde ise parametrik olmayan testlerden Mann‐Whitney U testi kullanılmıştır. İkiden fazla gruplar için anlamlı farklılık olup olmadığını tespit etmek için ise ANOVA testi, yani tek yönlü varyans analizi, belirlenen farklılıkların hangi gruplardan kaynaklı olduğunu belirlemek için Scheffe Testi kullanılmıştır. Yine bu noktada da dağılımın normal olmadığı durumlarda Kruskal‐Wallis Testi, farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu tespit etmek için ise gruplar arasında ayrı ayrı Mann‐Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca yapılan testler sonucunda anlamlı farklılığın olması halinde etki büyüklüğünü belirlemek için eta-kare (η2) ve Cohen d değerleri hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde ise korelasyon analizi kullanılmıştır. Sonuç değişkeni olarak belirlenen bireysel performans ve işten ayrılma niyetinin üzerinde diğer değişkenlerin yordayıcılıklarını belirlemek amacıyla regresyon analizi ve yol analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, cinsiyet, medeni hal, görev yapılan birim gibi bazı kişisel değişkenler açısından, araştırma kapsamında ele alınan değişkenlerde anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon ve regresyon analizi sonuçlarına göre; genel olarak akademik personelin kolaylaştırıcı yapıya ilişkin algısı arttıkça, kolektif yeterlik, birey-örgüt uyumu, örgütsel bağlılık ve işe duyulan ilgi gibi olumlu duygu, tutum ve davranışlara ilişkin algıları da artmaktadır. Buna karşın, engelleyici yapı arttıkça stres, sinizm, sessizlik ve tükenmişlik gibi olumsuz duygu, tutum ve davranışlara ilişkin algıları da artmaktadır. Ancak, engelleyici örgüt yapısının olumsuz değişkenler (stres ve tükenmişlik gibi) ile pozitif yönlü ilişkisinin, kolaylaştırıcı örgüt yapısının negatif yönlü ilişkisinden daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayalı olarak, akademisyenlerin olumlu duygu, tutum ve davranışlarının artırılabilmesi için örgüt yapısının kolaylaştırıcı olmasının gerekli olduğu ama yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

AkademisyenlerDavranışsal niyetEğitim yönetimi+6
Muhammed Zincirli
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal zekânın öğrenen örgüt yapısına etkisi: Sendika işyeri temsilcileri üzerine bir araştırma

Sendikal faaliyetlerde insan ilişkilerinin önemi; üye kazanmak ve üyelerinin menfaatlerini korumak anlamında özellikle işçi temsilcileri bakımından büyüktür. O halde işçi temsilcilerinin üye kazanmak ve üye menfaatlerini etkin şekilde korumak için insan ilişkilerini arttırıcı özellikleri taşıması gerekmektedir. Çalışmamız, insan ilişkilerinde başarılı bir süreci mümkün kılan sosyal zekâya ve sosyal zekânın hammaddesi olan bilgiye yani örgütsel açıdan öğrenen örgüt yapısına odaklanmaktadır. Sosyal zekâ kavramı, insanı anlama ve insan ilişkilerinde profesyonelce davranma şeklinde tanımlanmaktadır. Öğrenen örgüt kavramı ise örgüt üyelerinin yeni bilgiyi üretmeleri, bu bilgiyi paylaşmaları, bu bilgiyi örgütün ortak bilgisi haline getirmeyi ve bu şekilde sorunların üstesinden gelmeyi ifade eden bir kavramdır. Çalışmamız sosyal zekânın var olan düzeyi ile örgütün öğrenme sürecine ilişkin etkiyi ortaya koymak üzerine şekillenmiştir. Bu bakımdan 108 sendika iş yeri temsilcisine ulaşılarak 3 boyutlu sosyal zekâ ölçeği ve 12 boyutlu öğrenen örgüt ölçeği uygulanmıştır. Araştırma yöntemi olarak Kısmi En Küçük Kareler (KEKK) yaklaşımı ile Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) benimsenmiştir. Benimsenen araştırma yöntemi ile yapılan yol analizi sonucunda; sosyal zekâ ölçeğinin sadece sosyal bilgi süreci boyutu; yol modelinde öğrenen örgütün hatalara hoşgörü, katılım, bağlılık, güven, karşılıklı destek ve iyimserlik boyutlarına etki ettiği görülmektedir.

Kanuni temsilciSendika yöneticiliğiSendika önderliği+6
Fatih Mehmet Bakırtaş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik işletmelerinin organizasyon yapılarının incelenmesi: Mersin bölgesi örneği

Bu çalışmada lojistik sektörünün gelişimi açısından ülkemiz ve dünyada ortaya çıkan lojistik eğilimler araştırılmış ve lojistik işletmelerin organizasyon yapıları incelenmiştir. Mersin Bölgesinde faaliyetlerini yürütmekte olan lojistik işletmelerinin organizasyon yapıları saha araştırmasıyla incelenmiş, lojistik işletme organizasyonu açısından önerilerde bulunulmuştur.Tezin birinci bölümünde lojistiğin temel kavramları ele alınarak tarihsel gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde, işletme organizasyonu kavramı ve işletme organizasyon modelleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, lojistik işletme organizasyon kavramı ele alınmış, lojistik işletme organizasyonu ilke ve modelleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise, Mersin Bölgesinde faaliyetlerini yerine getirmekte olan lojistik işletmelerin organizasyon yapılarına yönelik bölgesel bir saha çalışması yapılmış ve Mersin bölgesi lojistik durumu ele alınmıştır.Son bölümde ise, Mersin Bölgesi lojistik işletmelerin organizasyon yapılarının incelenmesine yönelik saha çalışmasının sonucunda elde edilen veriler SSPS programıyla istatistiksel analizlere tabi tutulmuş ve tanımlayıcı ve keşfedici bulgular ortaya konmuştur. Ayrıca işletmelerin yararlanabileceği öneriler geliştirilmiştir.

LojistikLojistik sektörüOrganizasyon+1
Umut Güloğlu
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

İlgili konular