Bullying

131 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Taşımalı ve birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullarda akran zorbalığı

Bu araştırmanın temel amacı, birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullara devam eden öğrencilerin ve taşımalı ilkokullara devam eden öğrencilerin akran zorbalığına ilişkin deneyimlerini ve düşüncelerini incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımına uygun olarak yürütülen bu araştırmada temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri katılımcılarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; Tokat ilindeki birleştirilmiş sınıflar ve taşımalı ilkokullarda eğitim alan öğrenciler oluşturmuştur. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulan çalışma grubunu birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan üç köy ilkokuldan 19 öğrenci ve üç taşımalı ilkokuldan katılan 12 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma bulguları birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullardaki akran zorbalığının oldukça nadir görünen bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler ise akran zorbalığına daha fazla maruz kaldıklarını, öğrencilerin okul yolunda başlayan zorbalığa maruz kalma durumunun okuldan eve dönene kadar devam ettiğini ifade etmişlerdir. Verilerin toplanması sürecinde birleştirilmiş sınıf öğrencilerinin, ortalama yarım saatlik görüşmede kendilerini etkili bir şekilde ifade etmeleri dikkat çekici bulunmuştur. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler ise görüşme esnasında daha içe kapanık, çekingen ve ürkek tavırlar sergilemişlerdir. Köylerde yaşayan küçük çocukların ailelerinin yanından alınarak, her gün belirli bir mesafe yol katettikten sonra okula gelip eğitim almaları, yabancı bir ortama çok küçük yaşta girmeleri; evlerinin yakınındaki okula giden öğrencilere göre zorlandıkları bir durumdur. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler akranları tarafından okul bahçesinde, sınıfta ve yemekhanede zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Oyunlara alınmama, dışlanma, aşağılanma, ötekileştirilme gibi köylü kentli sınıfsal ayrımını yaşayan taşımalı gelen öğrenciler kendi köylerinde okula gitmek istemektedir. Kendilerini geldikleri taşıma merkezi okulda yabancı ve ayrıştırılmış hissetmektedirler. Anahtar sözcükler: akran zorbalığı, birleştirilmiş sınıf, taşımalı ilkokul, taşımalı eğitim, zorbalık, ilkokul.

Akran zorbalığıBirleştirilmiş sınıflarTaşımalı eğitim+3
Başak Eroğlu Demirhan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin ve yöneticilerinin zorbalığa ilişkin tutum ve davranışları: Beşiktaş örneği

Okul ortamının huzurlu ve güvenli olması öğrencilerin gelişimi için oldukça önemlidir. Okullarda yaşanabilecek olumsuz tecrübeler çocuklar üzerinde uzun ve kısa dönemde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Okul ortamını oldukça olumsuz etkileyen ve okulda huzuru bozan davranışların başında kuşkusuz zorbalık olayları gelmektedir. Zorbalığa olabildiğince erken dönemde müdahale edilmesi öğrencilerin ilerleyen dönemlerde bu davranışlarından kaçınmasına olumlu etkide bulunacaktır.Zorbalık bugün önemli sayıda öğrenci nüfusunu etkileyen ciddi bir kişisel, eğitsel ve sosyal problem olarak kabul görmektedir. Bu bağlamda, öğretmenlerin ve yöneticilerin zorbalık olaylarına anında müdahale edebilecek yegane yetişkinler oldukları gerçeğine de göz önünde bulundursak, öğretmenlerin zorbalığa ilişkin tutumlarının ve bu vakalara verdikleri tepkilerin belirlenmesi oldukça önem kazanmaktadır. Öğretmenlerin zorbalık vakalarına müdahale ettiklerinde zorbalık olaylarının etkilerinin azaldığı ortaya çıkmaktadır. Bu özellikle zorbalıkla mücadele için oldukça önemlidir. Bu çalışmanın temel amacı ilkokul öğretmenlerin ve yöneticilerinin zorbalığa ilişkin tutumlar ve davranışlarını belirlemektir. Bunun için İstanbul, Beşiktaş ilçesindeki ilkokullarından 105 katılımcı ile görüşmeler yapılmış ve Okul Zorbalığına İlişkin Öğretmen Tutumları Ölçeği uygulanmıştır. Veriler Sosyal Bilimler için İstatistik Programı olan SPSS ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların okulda zorbalık davranışına ilişkin grupları oluşturan öğretmen ve yöneticilerin tutumları ile çeşitli demografik değişkenler arasında farklılık bulunmamıştır. Katılımcılar düşünce,davranış ve duygu toplam tutum puanları yüksek çıkmış olup katılımcıların istendik tutumlara sahip olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Zorbalık tutumları, İlkokul, Öğretmenler, Okul yöneticileri.

Okul yöneticileriOkul yönetimiYönetici davranışı+6
Resul Yiğit
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı/Patnos ilçesi özelinde 12. sınıf ergenlerde ayrışma bireyleşme kapasitesi ile akran zorbalığı sistemi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Dünyada ve ülkemizde bulunan okullarda akran zorbalığının yaygınlaşması üzerine çeşitli araştırmalar yapılmakta ve çözüm yolları aranmaktadır. Akran zorbalığı, eğitim-öğretim hayatını olumsuz etkileyeceği gibi, kişiliğin üzerinde de travmatik sonuçlar doğurur. Ergenlerin zorbalık sistemindeki statüsü, ayrışma-bireyleşme süreçlerinden hem etkilenir hem de sürecin ergenlikte tekrar sahneye gelen boyutuna olumsuz yansımalarda bulunur. Bu çalışmanın amacı 12. sınıfa devam eden 18 yaşındaki ergenlerin ayrışma-bireyleşme düzeylerini belirleyip, bu düzeyin okullarda yaygın bir sorun olan akran zorbalığı sisteminin zorba ve kurban boyutları ile ilişkisini saptamaktır. Çalışma Ağrı ili, Patnos İlçesinde bulunan 5 değişik tür lisede eğitim-öğretim gören 157'si (%60,4) kız, 103'ü (%39,6) erkek olmak üzere toplam 260, öğrenciyle yürütülmüştür. Katılımcılara, "Ergen Ayrışma-bireyleşme Ölçeği", "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu" ve "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. EABÖ ve AZBÖ'nün SPSS16.0 paket programı ile analizi yapılmıştır. EABÖ formundan alınabilecek minumum puan 31, maksimum puan 155'tir. Katılımcı öğrencilerin ayrışma-bireyleşme bulgularına göre ortalamaları 81,02'dir. Bu sonuç ortalama alınabilecek minumum puanın anlamlı düzeyde üstündedir. Ayrışma-bireyleşme düzeyi bu puan arttıkça azalmaktadır. AZBÖ formuna göre öğrencilerin %62,3'ü zorba davranışlarda bulunarak zorba statüsünde, %89,2'si zorbalığa maruz kalarak kurban statüsünde, %60,4'ü hem zorba hem kurban statüsünde yer almaktadırlar. EABÖ ile AZBÖ arasında korelasyon analizine göre ayrışma-bireyleşme ile kurban olmak arasında güçlü bir ilişki vardır. Bu ilişki ayrışma-bireyleşmenin özellikle reddedilme beklentisi alt boyutuyla tüm kurban olma alt boyutları arasındadır. Ayrıca kurban ve zorba statüsünde yer alan öğrencilerin yer almayanlara göre ayrışma-bireyleşme ortalamaları, ayrışma-bireyleşme aleyhine farklılaşmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, okullarda yaygın bir sorun olan akran zorbalığı sistemi ile ayrışma-bireyleşme süreçlerinin ilişkisini göstermektedir. Bu ilişki, ayrışma-bireyleşme ile ilgili daha çok ve geniş çaplı araştırmalar yapılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Ayrışma-bireyleşme, Akran Zorbalığı, Ergen.

Akran zorbalığıAyrışmaAğrı-Patnos+4
Gülşah Uçar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Geç ergenlik dönemindeki bireylerde olumsuz benlik algısının sanal zorbalığa etkisi

Benlik algısı; bireyin yalnızca kendisi hakkındaki algılarıdır. İnsanların "ben" ve "bana ait olan" olarak tanımladıkları bir kavramdır. Bireyin kendisine dair geliştirdiği benlik algısı olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilebilir. Kendisini değersiz gören, sevgiden yoksun olduğunu düşünen, kendini tanımayan, kendini ifade etmekte zorlanan ve özgüvenli olma davranışı geliştirememiş bireyler, olumsuz benlik algısı geliştirmiş olarak düşünülebilir. Olumsuz benlik algısı geliştirmiş bireylerde de bazı olumsuz davranışlar gözlemlenebilir. Araştırmanın amacı; geç ergenlik dönemindeki bireylerde olumsuz benlik algısının sanal zorbalığa etki edip etmediğini ortaya koymaktır. Araştırmada Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Sanal Zorbalık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler üniversitelerin psikoloji bölümü birinci sınıflarında öğrenim gören 150 öğrenciye uygulanmış, 128'i değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucu Benlik Saygısı Ölçeği'nin D2 düzeyi ile Sanal Zorbalık değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur.

Benlik algısıBenlik kavramıBenlik saygısı+6
Yonca Yaprak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşyerinde zorbalığın çalışan tatminine etkisi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı işyerinde zorbalık ile çalışan tatmini arasındaki ilişkinin varlığını sorgulamak amacı ile yapılmıştır. Konu özellikle son yıllarda artan önemi dikkate alınarak çalışmada işyeri zorbalığın çalışan tatmini arasındaki ilişki açıklanmış ve buna ek olarak İstanbul ili içindeki çalışanlar üzerinde uygulamalı bir araştırma yapılmıştır. İstanbul ili içerisinde kamu ve özel sektör olmak üzere 335 çalışana ulaşılarak işyeri zorbalığı ve çalışan tatmini üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır. Alınan veriler SPSS 21.00 programında çözümlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda işyeri zorbalığının, çalışan tatmini arasında olumsuz yönde bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.

ZorbalıkÇalışanlarİş doyumu+1
İclal Sağanak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan ebeveyn tutumu, algılanan sosyal destek ve benlik saygısının ergenlerin akran zorba davranış eğilimi ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, ergenlerin akran zorba davranış eğilimi ile algılanan ebeveyn tutumu, algılanan sosyal destek ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma örneklemini 14-19 yaşları arasında 206 ergenden oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan gönüllü bireylere Demografik bilgi formu, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Anne Baba Tutumları Ölçeği, Zorbalık Davranış Eğilimi Ölçeği ve Benlik Saygısı Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen verilere uygulanan istatistiksel analizler sonucu kız ergenlerin anne ve babasından algıladıkları kontrol/denetleme düzeylerinin erkek ergenlerden daha yüksek olduğu, eğlence amaçlı zorbalık ve duygu zorbalığı eğilim düzeylerinin erkek ergenlerde kız ergenlere oranla daha yüksek olduğu bulunmuştur. Anne babası boşanmış veya ayrı olan ergenlerin anne ve babasından algıladıkları psikolojik özerklik düzeylerinin anne babası evli olan ergenlerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Babasının eğitim durumu ilkokul olan ergenlerin fiziksel ve sözel zorbalık eğilimi düzeylerinin babasının eğitim durumu lise olan ergenlerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. Değişkenler arası ilişki incelendiğinde algılanan aile desteği düzeyi yüksek olan ergenlerin zorbalık eğilimi düzeylerinin düşük olduğu bulunmuştur. Anne baba tutumları ölçeği alt boyutlarından kontrol/denetleme düzeyi yüksek olduğunda sözel zorbalık, eğlence amaçlı zorbalık ve duygu zorbalığı eğilim düzeylerinin düşük olduğu, kabul/ilgi düzeyi yüksek olan ergenlerde ise duygu zorbalığı eğilim düzeyinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Benlik saygısı düzeyi yüksek olan ergenlerde zorbalık davranış eğilim düzeylerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır.

Akran zorbalığıAlgılanan sosyal destekAna-baba tutumu+3
Ergin Arslan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanıcılarının siber zorbalık davranışlarının incelenmesi: Bir alan araştırması

Bu çalışmanın temel amacı sosyal medya kullanıcılarının siber zorbalığa maruz kalma durumları ve siber zorbalık davranışlarının incelenmesidir. Çalışmada cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim ve gelir durumuna ve sosyal medya araçlarını kullanma durumuna göre katılımcıların siber zorbalığa maruz kalma durumları ve siber zorbalık davranışları karşılaştırılmıştır. Çalışmada kolayda örneklem yoluyla seçilmiş 465 katılımcıya anket uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda cinsiyete göre siber zorbalık davranışlarının farklılaştığı tespit edilmiştir. Erkekler kadınlara göre siber zorbalığa daha fazla maruz kalmış ve siber zorbalık davranışında bulunmuşlardır. Ayrıca sosyal medyada geçirilen süre arttıkça katılımcılar siber zorbalığa daha fazla maruz kaldığı ve daha fazla siber zorbalığı yaptığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra Twitter kullananların kullanmayanlara göre daha fazla siber zorbalığa maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Siber Zorbalık, Nefret, Ötekileştirme, Sosyal Medya

NefretNefret söylemiSiber zorbalık+3
Betül Akyüz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan anne tutumları ile zorbalık mağduriyet ilişkisinde ontolojik iyi oluşun aracılık rolü

Literatürde ebeveyn tutumlarının bireyin tutum ve davranışlarında, kişilik gelişiminde ve hayatının tüm evrelerinde belirleyici özelliklere sahip olduğuna işaret edilmektedir. Ebeveynin çocuğa karşı sergilediği tutumun demokratik olması ve çocuğu bir birey olarak kabullenen, görüşlerine yer veren mahiyette olması, çocuğun hayatı boyunca özgüven, pozitif kişilik özellikleri ve olumlu benlik gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Beraberinde, iyi oluş düzeyinde de pozitif yönlü etkisi söz konusu olan bu tutumların ontolojik iyi oluş bağlamında geçmiş, şimdi ve geleceğin şekillenmesinde de önemli rolleri söz konusudur. Aynı zamanda ebeveyn tutumlarına bağlı olarak bireyin kendini ve yaşam öyküsünü algılama biçimleri de farklılaşmakta; anne tutumlarına bağlı olarak davranış biçimleri ve tutumlar farklılaştığı gibi bireydeki yansımaları da farklılaşabilmektedir. Anne tutumuna bağlı olarak birey zorbalık sistemi içerisinde zorba ya da mağdur olarak yer alabileceği gibi yaşamı algılama biçimi de farklılaşabilmektedir. Bu durum, Ontolojik iyi oluşun yaşamın öyküsel anlatımının ebeveyn tutumları ile ilişkisine işaret etmektedir. Araştırmada bu yönde elde edilen bulgular dikkate alındığında, anne tutumlarına bağlı olarak anne duyarlılık ve anne davranışsal denetim faktörlerinin zorbalıkla ters yönlü bir ilişki sergiledikleri görülmektedir. Beraberinde anne psikolojik kontrol seviyesinin yüksek olması halinde ise çocuğun mağdur olma eğiliminin arttığı söylenebilmektedir. Ontolojik iyi oluşun bu bağlamdaki aracılık rolü incelendiğinde ise anne duyarlılığının aktivasyon ve umut değişkenlerine pozitif etki etmekte, hiçlik ve pişmanlık değişkenlerini ise negatif yönlü olarak etkilemektedir. Beraberinde, anne tutumlarının pozitif etkilere sahip etkileri doğrultusunda ontolojik iyi oluşun pozitif alt boyutları (aktivasyon ve umut) aynı yönlü ortalama sergilemekte ve bu pozitiflik zorbalık ve mağduriyet düzeylerini düşürmektedir. Anahtar Kelimeler: Ontolojik İyi Oluş, Ebeveyn Tutumları, Zorbalık, Mağduriyet

Ana-baba tutumuMağduriyetOntolojik iyi oluş+1
Ayşegül Karademir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde algılanan anne-baba tutumları, benlik değeri ve sanal zorbalık/mağduriyet arasındaki ilişkinin incelenmesi

Anne Baba ve tutumları konusunda farklı değişkenlerin incelendiği çalışmalara bakıldığında ebeveyn tutumlarının bazı davranışların ortaya çıkmasında etkili bir faktör olduğunu görmekteyiz. Ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu ilişki onları yönlendirme biçimleri çocuklarının toplum içerisinde veya akranları içerisinde kurdukları iletişimleri de etkileyebilmektedir. Aynı zamanda ergenin algıladığı benlik değerini de etkilemesi muhtemeldir. Birbiriyle bağlantılı ebeveyn tutumu ve benlik değeri faktörü ergenin kendi toplumsal çevresindeki ya da sanal dünyasındaki iletişim kurma biçimlerini de etkilediğini söyleyebiliriz. Bu araştırmada lise öğrencilerinin algıladıkları anne baba tutumları, algıladıkları benlik değeri ile sanal zorbalık ve sanal mağduriyet ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın modelini tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli oluşturmaktadır. Araştırma İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde yer alan özel Anadolu lisesi statüsünde eğitim veren okullarda öğrenim gören 9, 10,11 ve 12. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 163'ü (%52.6) erkek; 147'si (47.4) kız olmak üzere toplam 310 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş aralığı ise 14 ile 18 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 15.77'dir. (SS=.896). Araştırmada veriler toplanmadan önce öğrencilere İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından onaylı Veli Onam Formu dağıtılmış ve evlerinde velilerine imzalatarak getiren öğrencilere Bilgilendirilmiş Onam Formu verilip onayları alındıktan sonra Kişisel Bilgi Formu, Anne Baba Tutumları Envanteri, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Ölçeği uygulanmıştır. Değişken türüne ve parametrik testlerin uygulanma koşullarına bağlı olarak, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ANOVA testinin ardından karşılaştırmalar için Scheffe ve Tukey testleri, Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Sanal zorbalık ve sanal mağduriyet yaşanmasında ebeveyn veya aile büyükleri tarafından denetim mekanizması faktörünün incelenmesi amacıyla yöneltilen soruya verilen cevaplar incelendiğinde katılımcıların %49'unun sanal ortamda geçirdiği sürenin ebeveyn ya da aile büyükleri tarafından denetlenmediğini, %51'inin sanal ortamda geçirdiği sürenin ebeveyn ya da aile büyükleri tarafından denetlendiğini görmekteyiz. Algılanan benlik değeri ile sanal zorbalık ve sanal mağduriyet arasında cinsiyete göre bir farklılık çıkmamıştır. Demokratik ebeveyn tutumu ile algılanan benlik değeri arasında pozitif bir ilişkiye rastlanırken otoriter ebeveyn tutumu ile algılanan benlik değeri arasında negatif bir ilişkiye rastlanmıştır. Otoriter ebeveyn tutumunun algılanan benlik değerini düşürmektedir. Bunu yanında koruyucu ebeveyn tutumunun algılanan benlik değeri üzerinde bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ebeveynlerin demokratik tutumunun artmasının sanal zorbalığa yönelmeyi azalttığı fakat ebeveynin otoriter ve koruyucu tutum sergilemesinin sanal zorbalık mağduriyetine sebep olduğunu araştırma sonuçları ortaya koymuştur. Demokratik ebeveyn tutumu işe sanal zorbalık arasında negatif bir ilişki, koruyucu ve otoriter tutum ile sanal zorbalık arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Anne babanın otoriter veya koruyucu tutum içerisinde olması sanal zorbalığa yöneltebilmektedir. Sanal mağduriyet ile algılanan benlik değeri arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Algılanan benlik değeri arttıkça sanal mağduriyet de artmaktadır. Bunun yanında sanal zorbalık ve benlik değeri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Ana-babaAna-baba tutumuZorbalık
Mehmet Akgül
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 3, 4 ve 5.sınıf öğrencilerinde akran zorbalığı ve sosyal beceri arasındaki ilişkiyi etkileyen ve bu ilişkiye eşlik eden faktörler ile birlikte incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada, akran zorbalığı ve sosyal beceri arasında olası anlamlı bir ilişkinin araştırılması planlanmıştır. Yöntem: Katılımcılar, İstanbul'da Anadolu yakasında bulunan özel okulda okuyan, normal gelişim gösteren, 2018-2019 dönemi içinde ilköğretim 3., 4. ve 5. sınıfta okuyan toplam 164 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmaya toplam 17 sınıftan 164 öğrenci ve onların ebeveynleri, 17 sınıf öğretmeni ve 8 rehberlik öğretmeni katılmıştır. Araştırılması amaçlanan bilgiler Sosyodemografik/Kişisel Bilgi Formu, Olweus Öğrenciler İçin Akran Zorbalığı Ölçeği ve Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği ile elde edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonucuna göre, zorbalık davranışı ile sosyal beceriler arasında anlamlı bir ilişki bulunamazken, akran zorbalığına maruz kalan öğrencilerin sosyal becerileri puanlarının anlamlı olarak daha düşük olduğu bulunmuştur. Akran zorbalığına maruz kalan öğrencilerin ilişki başlatma ve sürdürme, saldırgan davranışlar ve dürtülerle başa çıkma, plan yapma ve sosyal becerilerinin daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Sonuçlar, sosyal beceri problemleri ve akran zorbalığına maruz kalmanın ilişki içerisinde olduğunu desteklemektedir. Bu bulgular ilgili literatür göz önüne alarak tartışılmış ve gelecek araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: akran zorbalığı, sosyal beceri, atılganlık, saldırganlık.

Akran zorbalığıAtılganlıkGelişim psikolojisi+5
Zeynep Kurt
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

12-15 yaş arası ergenlerin zorbalık davranışı ile ebeveynden algıladıkları psikolojik kontrol arasındaki ilişkide olumsuz otomatik düşüncelerin aracı rolünün incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, 12-15 yaş arası ergenlerin ebeveynlerinden algıladıkları psikolojik kontrolün zorbalık davranışı üzerindeki etkisinde olumsuz otomatik düşüncelerin medyatör (aracı) rolünün incelenmesidir. Bunun yanı sıra katılımcıların algıladıkları psikolojik kontrol, zorbalık davranışı ve olumsuz otomatik düşünce düzeylerinin sosyodemografik verilere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmaya İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde bulunan özel okulların ve devlet okullarının 6.,7. ve 8. sınıflarında okumakta olan toplam 397 (211'i kız, 186'sı erkek) ergen katılmıştır. Veriler Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Psikolojik Kontrol Ölçeği, Olumsuz Otomatik Düşünceler Ölçeği ve Çocuğun Sosyal Davranış Ölçeği- Kişisel Bildirim aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular: Araştırma bulgularına göre, babadan algılanan psikolojik kontrol ve zorbalık davranışı arasındaki ilişkide olumsuz otomatik düşüncelerin kısmi medyatör (aracı) etkisinin olduğu saptanmıştır. Sosyodemografik verilere göre yapılan analizlerde ise katılımcıların psikolojik kontrol, zorbalık davranışı ve olumsuz otomatik düşünce düzeylerinin yaş, cinsiyet, okul türü, sınıf, kardeş sayısı ve doğum sırası değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Sonuç: Söz konusu ilişkideki kısmi aracı etkinin, zorbalık davranışının hem bilişsel süreçlerden hem de ebeveyn davranışlarından etkilendiğini göstermesi bakımından alan yazına katkısı olacaktır. Anahtar Kelimeler: psikolojik kontrol, zorbalık davranışı, olumsuz otomatik düşünceler, ergenlik.

Ana-baba algısıErgenlerOtomatik düşünce+2
Gizem Aksu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanan bireylerin siber zorbalık deneyimlerinin incelenmesi

Bu çalışma, günümüzde sosyal medyayı aktif olarak kullanan bireylerin siber zorbalığa maruz kalma, tanık olma ve bu davranışı sergileme deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma tanımlayıcı nitelikte olup, anket sorularından paylaşılabilir bir bağlantı oluşturularak online ortamda, Türkiye genelinde uygulanmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Siber Zorbalık Üçgeni Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bulguların yorumlanmasında frekans tabloları ve tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin %58'inin kadın olduğu, % 37,6'sının 25-34 yaş aralığında olduğu, %98,3'ünün aktif sosyal medya kullanıcısı olduğu ve %53,3'ünün günde ortalama 2-4 saat arası sosyal medyada zaman geçirdiği, %77,3'ünün siber zorbalığa maruz kaldığı, %72,9'unun bu sebeple sosyal medya kullanımını bıraktığı, %53,1'inin siber zorbalığa tanık olduğu ve %94,1'inin siber zorbalığın kötü olduğunu düşündüğü belirlenmiştir. Erkeklerin kadınlara göre siber zorba, siber mağdur ve siber seyirci puanları yüksek bulunmuştur. Ayrıca siber mağduriyet yaşayan ve siber zorbalık yapanların, siber mağduriyet, siber zorbalık ve siber seyirci puanları anlamlı düzeyde yüksektir. Siber zorbalık ile siber mağduriyet arasında (r=0,332; p=0,000), siber seyirci ile siber mağduriyet ve siber zorbalık arasında (p<0,05) ve SZÜÖ – toplam puanları ile siber mağduriyet, siber zorbalık ve siber seyirci arasında pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda; bireylere siber zorbalığın önlenmesine yönelik, riskli internet kullanımı ve teknolojinin doğru kullanımı konularında eğitim verilmelidir. Aynı zamanda ailelere, örnek olma, kural koyma, filtreleme programı uygulama, çevrimiçi davranış kuralları ve zorba-mağdur çocuk ile iletişim konularında destek olunmalıdır. Bireylere, empati yeteneğini geliştirmeye yönelik eğitim verilerek öfke kontrol becerisi kazandırılmalıdır. Siber zorbalığa maruz kaldıklarında izleyecekleri adımlar hakkında bilgi verilmelidir. Yasal yaptırımlar siber zorbalık üzerinde her ne kadar etkili olsa da, olaya ilişkin farkındalığı arttırmak için kişilerin içinde bulunduğu yaş grubu ve gelişim düzeyine göre bütüncül çalışma planlanarak yürütülmesi önerilmektedir.

MağdurMağduriyetSiber zorbalık+3
Cemre Kacar
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

10-12 yaş arası çocuklarda görülen narsisizmin empati, zorbalık ve davranış uyumsuzluğu ile ilişkisinin incelenmesi

Kökeni Yunan mitolojisine dayanan narsisizm kavramı, sudaki yansımasını ilk kez gören Tanrı Narkhissosun kendine âşık olmasıyla bilinmektedir. Narsisizm çok önemli, üstün ve eşi bulunmaz birisi olduğuna inanmasına ek olarak, empati yapamama ve zorbalık gibi özelliklerle karakterizedir. Yaşamın erken evrelerinde ortaya çıktığı bilinen bu bozukluk günümüzde oldukça yaygın bir kişilik örgütlenmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmanın oluşturulmasında yol gösterici olmuştur. Bu çalışmada, narsisistik kişilik özelliği gösteren çocukların empati, zorbalık ve davranış uyumsuzluğu açısından etkilerini incelemesi amaçlanmıştır. Araştırma Tekirdağ ili Muratlı İlçesinde öğrenim gören 10-12 yaş aralığında aralığındaki ortaokul öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin ve ailelerinin kişisel bilgilerini edinmek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulmuş olan Kişisel Bilgi Formu ve Ebeveyn Bilgi Formu geliştirilmiştir. Öğrencilerin narsisistik kişilik özelliklerini ölçmek için Çocukluk Çağı Narsisizm Ölçeği, zorbalık düzeylerini ölçmek için Çocuklar İçin Zorbalıkla İlgili Bilişler Ölçeği, empati seviyelerini ölçmek için Ka-Si Empatik Eğilim Ölçeği Çocuk Formu ve davranış uyumsuzluklarını ölçmek için DAVUY-Davranış ve Uyum Sorunları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, çocukların çocukluk çağı narsisizmi ile zorbalık arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunurken, çocukluk çağı narsisizmi ile empati arasında negatif yönlü ilişki bulunmuştur. Buna göre çocukluk çağı narsisizmi arttıkça, zorbalık artmakta ve empatik eğilim düzeyi düşmektedir. Buna ek olarak, empati arttıkça davranış ve uyum sorunları azalmış olup, zorbalık arttıkça davranış ve uyum sorunlarının arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davranış bozukluklarıEmpatiNarsisizm+4
Sema Senekçi
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde algılanan ebeveyn tutumlarının akran zorbalık ve mağduriyeti ile sanal zorbalık ve mağduriyet üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı; geleneksel Akran Zorbalığı ve sanal zorbalığın yaygınlığını ortaya koymak, ebeveyn tutumu, geleneksel akran zorbalığı ve sanal zorbalık düzeylerinin bazı değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ve ebeveyn tutumu düzeylerinin geleneksel akran zorbalığı ve mağduriyet ile sanal zorbalık ve mağduriyet üzerindeki farklılıkları ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, İstanbul'un Maltepe ilçesinde yer alan Hasan Şadoğlu Ortaokulu'ndaki 5,6,7 ve 8. Sınıflarda öğrenim gören 303 öğrenciyle anket çalışması yürütülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilere Anne Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ), Geleneksel Akran Zorbalığı Ölçeği (GAZÖ), Sanal Zorbalık Ölçeği (SZÖ) ve Sosyo-demografik Bilgi Formu olmak üzere toplamda 4 adet form verilmiştir. Araştırmada, sosyodemografik, internet kullanımı ve aile yaşantısı ile ilgili değişkenler bakımından algılanan ebeveyn tutumu, geleneksel zorbalık ve mağduriyeti ile sanal zorbalık ve sanal zorbalık mağduriyetinin farklılıkları değerlendirilmiştir. Ayrıca, geleneksel ve sanal zorbalık ile mağduriyetinin ebeveyn tutumları tarafından yordayıcılığı araştırmada ele alınmıştır. Bulgulara göre, cinsiyet, akıllı gelir düzeyi, ebeveyn eğitim düzeyi, ergenlerin ebeveynleriyle sosyal sorunlarını paylaşma durumu, internet kullanım amacı, ebeveynin internette geçirdiği süre, internet kullanımında ebeveyn kontrolü ve internet erişiminde çocuk filtresinin kullanımı değişkenleri bakımından algılanan ebeveyn tutumları, geleneksel zorbalık, sanal zorbalık ve mağduriyetinin anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. Yordayıcı ilişkiye yönelik sonuçlar hem geleneksel hem de sanal zorbalık ile mağduriyetin otoriter ebeveyn tutumu tarafından anlamlı düzeyde yordandığı saptanmıştır. Algılanan otoriter ebeveyn tutumları yüksek olan ergenlerin sanal zorbalık ve mağduriyeti ile geleneksel zorbalık mağduriyetinin yüksek oluşunu yordamaktadır. Bununla birlikte, öğrencilerin geleneksel zorbalık düzeylerinin yüksek oluşu, algılanan demokratik ebeveyn tutumunun düşük oluşu ile anlamlı düzeyde açıklanmaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçların, ebeveyn tutumları, ebeveynlerin internet kullanımına ilişkin alışkanlıkları ve tercihleri, öğrencilerin internet kullanımı ile ilgili değişkenlerinin geleneksel ve sanal zorbalık boyutlarıyla ilişkili olduğu görülmektedir. Algılanan ebeveyn tutumlarının geleneksel ve sanal zorbalık boyutlarıyla yordayıcı ilişkisi olduğu saptanan çalışmada, okullarda ve sanal ortamda yaygın olarak görülen zorbalık ve ortaya çıkabilecek mağduriyetin önlenmesinde ebeveynlerin dahil olması gerekliliği düşünülmektedir. İleri çalışmalarla farklı sınıf düzeylerinde öğrenim gören öğrencilerle araştırmanın tekrar edilebileceği düşünülmektedir.

Akran zorbalığıAna-baba tutumuMağduriyet+3
Yılmaz Eren Seyhan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul güvenliğine ilişkin yönetici, öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu çalışmada okul güvenliğinin okul yöneticisi, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma betimsel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Uşak il ve ilçe merkezindeki ilkokullar ve ortaokullarda görevli rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 346 öğretmen ve 4.5.6.7.8. sınıflarda öğrenim gören 549 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Okul Güvenliği Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada verilerin çözümlenmesi ve yorumlanmasında istatistik programından yararlanılmıştır. Maddelerin frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmış; t-testi ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında öğretmenler öğrencilere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Okul yöneticileri öğretmenlere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Kız öğrenciler ise erkek öğrencilere göre okulu daha güvenli bulmaktadır. Öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin meslekteki kıdemi, okuldaki hizmet süresi, okulun eğitim durumu, okulun bulunduğu yerin sosyo-ekonomik durumu ve okul mevcudu okul güvenliğine ilişkin görüşlerini etkilemiştir. Öğrenci görüşlerine göre ise ilkokul öğrencileri, ortaokul öğrencilerine göre okulu daha güvenli bulmuştur. Dördüncü sınıfta öğrenim gören öğrencilerin, 5-6-7-8. sınıfta öğrenim gören öğrencilere göre okulu daha güvenli buldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul güvenliği, güvenli okul, şiddet, zorbalık

Eğitim yönetimiGüvenlikOkul güvenliği+6
Serkan Akgün
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyadaki siber zorbalık ve siber zorbalığa karşı tutumlar üzerine bir araştırma: İstanbul ili örneği

Bu tez çalışması, sosyal medya üzerinden yapılan siber zorbalığın, kişilerin düşüncelerini, tutumlarını nasıl etkilediğini anlamaya yönelik olup, aynı zamanda siber zorbalığa karşı farkındalık kazandırmak amacıyla yapılmıştır. Kişilerin sosyal medyada yapılan siber zorbalığa ilişkin fikirlerini ve tutumlarını anlamak için ilk olarak literatür taraması yapılmış, daha sonra İstanbul İli Beşiktaş İlçesi Levent semtinde 15'i kadın 15'i erkek 30 kişiyle derinlemesine görüşme yapılmıştır. Yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda kişiler sosyal medyanın insan hayatındaki yerinin farkında olup, getireceği olumsuzlukları da öngörebilmektedirler. Bu olumsuzluklardan biri olan siber zorbalığın da bir şiddet olduğunu kabul ettikleri tespit edilmiştir. Bu bağlamda kişilerin sosyal medyadaki geçirdikleri sürelere, sosyal medya hesaplarını kullanma şekillerine, sosyal medya uygulamalarındaki güvenirliliğe ait düşüncelerine, siber zorbalık hakkındaki fikirlerine ve siber zorbalığa maruz kalıp kalmamalarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir.

FarkındalıkSiber zorbalıkSosyal medya+2
Zeynep Göger
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye çalışanlarının siber zorbalık ve öfke düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı belediye çalışanlarının siber zorbalık ve öfke düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemini 2020-2021 yılında Türkiye, İstanbul İlinde, bulunan Gaziosman Paşa Belediyesinde çalışmakta olan 120 kadın, 110 erkek toplamda 230 çalışan oluşturmuştur. Çalışmanın verilerinin toplanmasında Siber Zorbalık Ölçeği (SZÖ), Sürekli Öfke-Öfke İfade Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ) ile Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiş ve araştırma verilerinin analizinde değişkenlere bağlı olarak Kruskall Wallis-H, Mann Whitney-U testleri ve Spearman korelasyon testinden yararlanılmıştır. Bulgular, Baba eğitim düzeyine bakıldığında babanın lisansüstü eğitimde olmasının çalışanların öfke içe vurum gösterme eğiliminin arttığı görüşündedir. Sosyoekonomik düzeyi kötü olan ailelerin sosyoekonomik düzeyi iyi olan ailelere göre sürekli öfke, durumluluk öfke, öfke içevurumu ve öfke dışa vurum gösterme eğilimleri yüksek olmaktadır. Kendilerini saldırgan olarak tanımlayan çalışanların öfke ifade tarzı davranışlarının diğer maddeleri işaretleyenlere göre yüksek olduğu bulunmuştur.

BelediyelerSiber zorbalıkZorbalık+3
Firdes Usta
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Madde kullanımı olan geç ergenlerde akran zorbalığı ve bilişsel çarpıtmaların incelenmesi

Ergenlik dönemi, bireylerin akran etkisi altında kaldığı dönemdir. Bu dönemde pek çok ergen birey, arkadaş grubundan dışlanmamak için yanlış davranışlar gösterebilmektedir. Bu davranışların en bilinenleri; hırsızlık, sigara-alkol tüketimi ve madde kullanımıdır. Bu araştırmanın temel amacı, madde kullanımı olan geç ergenlerin madde kullanım düzeyi, akran zorbalığı ve bilişsel çarpıtmalar düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma 2020-2021 tarihleri arasında Elazığ, Muş ve Gaziantep illerinde bulunan AMATEM servis ve polikliniklerinde gerçekleştirmiştir. Araştırmanın evreni madde kullanımı olan geç ergen bireylerdir. Araştırmanın örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak 18-25 yaş arasındaki geç ergenlerden seçilen 400 katılımcı oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırma sürecinde Kişisel Bilgi Formu, Bağımlılık Profil İndeksi Ölçeği (BAPİ), Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği (AZBÖ) ve Bilişsel Çarpıtma Ölçeği (BÇÖ) ile veri toplanmıştır. Araştırma sonunda, madde kullanımı olan geç ergenlerde bağımlılık profili indeksinin akran zorbalığına ait zorba ve kurban puanları ile anlamlı ilişkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, bağımlılık profili indeksine ait toplam puan ile bilişsel çarpıtmalar arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, bilişsel çarpıtmalara ait toplam puan ile olumsuz benlik algısı, kendini suçlama, çaresizlik, umutsuzluk ve yaşan tehlikesi boyutlarının bağımlılık profili indeksi ile pozitif yönlü ilişkisi bulunmuştur. Bu araştırmaya ait bağımlı değişkenler; bağımlılık profili indeksi, akran zorbalığı ve bilişsel çarpıtmalardır. Daha sonraki araştırmalarda, bu değişkenlere ek olarak yeni değişkenlerin ilişkisi incelenebilir.

Akran zorbalığıBilişsel çarpıtmaErgenler+6
Yusuf Subaşı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin dijital oyun bağımlılığı ve sosyal medya tutumlarının siber zorbalık tehlike düzeylerine etkisinin incelenmesi

Gündelik yaşamımızın her alanında yer alan internet, kolay, hızlı ve evrensel özellikte olması sebebiyle dijital oyun bağımlılığını ve siber zorbalık tehlike düzeylerini etkileyebilmektedir. Bu durum özellikle ergenlik dönemindeki bireyleri içinde bulundukları sosyal, duygusal ve fiziksel değişimlerle beraber olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çalışma ergenlerin dijital oyun bağımlılığı ve sosyal medya tutumlarının siber zorbalık tehlike düzeylerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında İstanbul ilinin Ataşehir ve Sultanbeyli ilçelerine bağlı iki ortaokulda 7. ve 8. sınıf düzeyinde eğitim gören 460 öğrenciden Covid-19 nedeniyle kapalı olan sınıflar dışında kalan 231 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmada, Otrar ve Argın tarafından geliştirilen Sosyal Medya Tutum Ölçeği, Hazar ve Hazar tarafından geliştirilen Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği, Kavuk Kalander, Bulu ve Keser tarafından geliştirilen Siber Zorbalık Tehlike Düzeyleri Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Bu çalışma tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi neticesinde, cinsiyet değişkeni düzeyleri arasında Siber Zorbalık Tehlike Düzeyi Ölçeği toplam puanı bakımından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p=0.030<0.05). Buna göre, kızların Siber Zorbalık Tehlike Düzeyi Ölçeği'nden aldıkları puan ortalamasının erkeklere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yani, kızların erkeklere göre daha fazla siber zorbalığa maruz kaldığı söylenebilmektedir. Sosyal Medya Tutum Ölçeği öğretmenlerle ilişki alt boyut puanı bakımından günde 1-2 saat oyun oynayanların, 5-6 saat oyun oynayanlara göre daha az öğretmenlerle ilişki kurduğu söylenebilmektedir. Sosyal Medya Tutum Ölçeği sosyal izolasyon alt boyut puanı bakımından 1-2 saat oyun oynayanların 5-6 saat oyun oynayanlara göre daha düşük puan aldığı, dolayısıyla 5-6 saat oyun oynayanların 1-2 saat oyun oynayanlara göre daha fazla sosyal izolasyon yaşadığı söylenebilmektedir. Sosyal Medya Tutum Ölçeği toplam puanı ile Çocuklar İçin Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği toplam puanı arasında anlamlı, pozitif yönde ve zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yani, dijital oyun bağımlılığı arttıkça sosyal medya tutumunun da artacağı söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Siber zorbalık, ergen, sosyal medya, bağımlılık, dijital oyun

BağımlılıkErgenlerOyun bağımlılığı+3
Nisa Nur Uzunlar
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet okulundan koleje geçen öğrencilerin habitus kavramı bağlamında sosyolojik açıdan değerlendirilmesi

Bireyin ve toplumun yaşamını inşa etme gücüne sahip olan eğitimin hayatımızdaki rolü yadsınamaz. Öyle ki, eğitimin bu rolü bireyin kişiliğini geliştirmesi, yeteneklerini geliştirmesi, mesleki bir kariyer sağlaması ve diploma kazandırması bakımından ebeveynlerin de çocukların hayatında müdahale ettikleri ciddi bir süreçtir. Okul seçiminde etkili olan lokasyon, ücret, donanım ve sosyal imkanlar haricinde dikkat çekmesi gereken bir dizi önemli husus vardır. Bu hususlar devlet okulundan özel okula geçiş sağlayan öğrencinin hayatında bireyin kendisini onaylanmış hissetmesi konusunda önemli bir rol oynar. Mevcut bir alt kültür deneyimiyle devlet okulundan özel okula geçmiş öğrenci için kimlik karmaşası baş gösterdiğinde alt kültürün mevcut kimliğini ve özgünlüğünü koruması ya da baskın kültüre uyum sağlaması gerekmektedir. Aynı gerçeklik içinde her zaman bir arada var olan ilişkiler olarak tanımlanan habitusun sınıf kültürlerini etkileyip tercihleri şekillendirme durumu söz konusu olmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada kültürler arası bir farkındalık yaratılmasıyla birlikte hem mevcut sahip olunan kültürel kimliğe zarar gelmemesi, ve sosyal dönüşümün gerçekleştirilebilmesi için içerisinde kültürel çeşitliliği de barındıran eğitim programları, psikolojik ve sosyolojik destek verici envanterleri, habitusları değişime uğrayan öğrencilerin bu sosyalizasyon sürecini nasıl yönettikleri veya yönetemedikleri ile ilgili yaklaşımları, eğitim kurumunda yaşadıkları çatışma, kimlik değişimi, adaptasyon ve problem çözme durumları ele alınıp değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Habitus, alt kültür, uyum, zorbalık, kimlik, eşitsizlik

AltkültürDevlet okullarıEşitsizlik+7
Ebru Turhan
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Koruma ve bakım altında bulunan çocukların zorbalık eğilimleri yalnızlık düzeyleri ve fonksiyonel olmayan tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada, koruma ve bakım altında bulunan çocukların zorbalık eğilimleri, yalnızlık düzeyleri ve fonksiyonel olmayan tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeline dayalı betimsel bir desen kullanılmıştır. Örneklemi, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerinde koruma ve bakım altında bulunan 8–9 yaş grubundaki 96 çocuk oluşturmaktadır. Veriler, Çocuk Hakkında Bilgi Formu, Zorbalık Eğilimi Ölçeği, Çocuklar İçin Yalnızlık Ölçeği ve Çocuklarda (8–14 Yaş) Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği kullanılarak toplanmış ve Statictical Package For Social Sciences (SPSS) 28 programı ile analiz edilmiştir. Normal dağılım koşullarının sağlanmadığı belirlenmiş; bu nedenle parametrik olmayan analiz teknikleri tercih edilmiştir. Demografik değişkenlere göre farklılıklar Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleriyle, değişkenler arası ilişkiler ise Spearman korelasyon analizi ile incelenmiştir. Yalnızlık düzeyleri ve fonksiyonel olmayan tutumların zorbalık eğilimi üzerindeki etkisi çoklu regresyon analiziyle değerlendirilmiştir. Araştırmada, koruma ve bakım altında bulunan çocukların zorbalık eğilimlerinin ve yalnızlık düzeylerinin düşük, fonksiyonel olmayan tutumlarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Değişkenler arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuş; yalnızlık düzeyi ve fonksiyonel olmayan tutumların zorbalık eğilimini anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır. Ayrıca, bazı demografik değişkenlerle çocukların zorbalık eğilimleri, yalnızlık düzeyleri ve fonksiyonel olmayan tutumları arasında anlamlı ilişkiler elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarının, koruma ve bakım altındaki çocukların sosyal-duygusal gelişim süreçlerini desteklemek amacıyla erken müdahale programlarının geliştirilmesine ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesine katkı sağlaması; ayrıca çocuk koruma alanındaki uygulamaların geliştirilmesine katkıda bulunması amaçlanmaktadır.

Fonksiyonel olmayan tutumYalnızlıkZorbalık+2
Emine Şahinbaş Çetin
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinin sanal zorba/kurban olma ve farkındalık durumu ile çevrimiçi teknolojilere yönelik özyeterlik algı düzeylerinin incelenmesi

Sanal zorbalık, cep telefonu, e-posta, web siteleri vb. bilişim teknolojileri aracılığı ile bireyin diğer bireye/bireylere tehdit, taciz, korkutma vb. kötü amaçlı, sürekli, kasıtlı davranışlar sergilemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada fakültelerinde henüz eğitime başlayan tıp fakültesi öğrencilerinin sanal zorba/kurban olma düzeyleri, sanal zorba farkındalık durumları ve çevrimiçi teknoloji kullanım özyeterlik algı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu 307 öğrenciden oluşmuştur. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Sanal Zorba/Kurban Ölçeği, Sanal Zorba Farkındalık Ölçeği, Çevrimiçi Teknolojilere Yönelik Özyeterlik Algısı Ölçeği ile elektronik yoldan toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin sanal zorba ve kurban olma düzeylerinin oldukça düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerdeki sanal zorbalık farkındalığı ve çevrimiçi teknoloji kullanım yeterlik algı düzeyi yüksek çıkmıştır. Kadın öğrencilerin ve akademik başarısı yüksek olan öğrencilerin daha yüksek farkındalığa sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin sanal zorba olma durumları ile cinsiyet, akademik başarı, internet kullanım süresi ve yaşanılan yer değişkenlerine göre anlamlı bir ilişki bulunmazken, sanal kurban olma durumu ile interneti uzun süre kullanan öğrenciler lehine anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Çevrimiçi teknoloji kullanımına ilişkin özyeterlik algısı ile sanal zorba/kurban olma arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Öğrenciler sanal zorbalığı en çok şaka amaçlı yaptıkları, sanal kurban olanlarında kızgınlık, endişe ve stres yaşadıkları belirlenmiştir.

Bilişim teknolojisiFarkındalıkSiber zorbalık+5
Barış Sezer
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi Trol Davranış Ölçeğinin geliştirilmesi ve trol davranışlarına yönelik farkındalığın incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, bir çevrimiçi trol davranış ölçeği geliştirmek ve trol davranışlarına yönelik farkındalığı incelemektir. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ölçme araçlarıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Çalışmaya yaşları 12-62 arasında değişen, 896'sı kadın ve 628'i erkek olmak üzere toplam 1524 kişi katılmıştır. Verilerin analizinde "Mann-Withney U" ve "Kruskal-Wallis" testi ile içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, geçerlik ve güvenirlik ölçütlerini karşılayan, 22 maddeden oluşan çevrimiçi trol davranış ölçeği geliştirilmiştir. Katılımcı görüşlerine dayanarak toplanan verilerin analizi sonucunda trol davranışların çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Eerkekler kadınlara göre, sosyal medyada daha çok vakit geçiren kişiler diğerlerine göre daha fazla trol davranışlarda bulunmaktadırlar. Trol davranışlar çok 12-18, en az 37-62 yaş aralığında, en çok eğitim düzeyi lise olan kişilerde en az ise eğitim düzeyi doktora olan kişilerde görülmektedir. Trollere gösterilen tepkiler cinsiyete ve eğitim düzeyine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Kadınlar trolleri engellemeyi tercih ederken, erkekler trollerin paylaştıkları bilgileri düzeltme davranışı sergilemektedirler. Katılımcı görüşlerine göre troller, daha çok dalga geçme amaçlı paylaşımlarla kullanıcıları kandıran, kızdıran ve gerçek dışı paylaşımlarla kitleleri yönlendiren kişilerdir. Ulaşılan sonuçlara bağlı olarak trol paylaşımların kolay tanımlanabilmesi ve onlara doğru tepkilerin gösterilebilmesi için müfredatlara dijital medya okuryazarlığının entegre edilerek trollere yönelik farkındalığı artıracak içeriklerin oluşturulması önerilmektedir.

Siber zorbalıkZorbalık
Fırat Kızıltepe
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem çocuklarının zorbalık algıları ve zorbalıkla baş etme stratejilerinin incelenmesi

Okul öncesi dönemde çocukların maruz kaldıkları zorbalık davranışlarının çocukların hayatlarını olumsuz bir şekilde etkileyebileceği bilinmektedir. Bu nedeniyle, bu araştırma 36-66 ay arası çocukların zorbalık algıları ve zorbalıkla baş etme stratejileri ile çocukların yaşları ve cinsiyetleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olup olmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ege Üniversitesinin Tıp Fakültesi anaokuluna devam eden 36-48 aylık, 48-60 aylık ve 60-66 aylık yaş grupları araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Her grup içerisinde 20 çocuk olmak üzere toplamda 60 çocuk seçkisiz bir şekilde seçilerek çalışma grubunu dahil edilmiştir. Bu çalışmada, nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Veri toplama aracı için Reunamo ve arkadaşları tarafından geliştirilen görüşme formu (Reunamo, Sajaniemi, Suhonen ve Kontu, 2012) temel alınarak, çocukların zorbalık algıları ve baş etme stratejilerini belirlemeye yönelik 16 soruluk bir görüşme formu geliştirilmiştir. Hazırlanan görüşme formu çocuklarla birebir yapılan görüşmeler ile uygulanmıştır. Görüşmelerden elde edilenveriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, çocukların zorbalık durumlarında kullandıkları baş etme stratejileri; "katılımcı", "kaçınan" , "baskın" , "uyumlu" ve "belirsiz" adlı temalarda toplanmıştır. Çocukların zorbalık durumlarında kullandıkları baş etme stratejileri ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir fark bulunamazken yaşları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Çocukların yaşları büyüdükçe "katılımcı" cevapları daha fazla verdikleri görülmüştür. Aynı zamanda, küçük çocukların gelişim özelliklerinden dolayı zorbalık durumları karşısında etkili stratejileri tercih edemedikleri tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: zorbalık, baş etme stratejileri

Akran zorbalığıBaşa çıkmaOkul öncesi eğitim+2
Mert Erdem
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Related subjects