Sigortacılık
101 theses under this subject heading
Bireysel emeklilik sistemi: Türkiye'deki gelişimi ve değerlendirilmesi
Bireysel emeklilik sistemi, birçok ülkede yoğun talep gören ve hızlı bir şekilde gelişim gösteren bir sistemdir. 2003 yılında bireysel emeklilik sistemine geçiş yapan Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin bu dönemden itibaren ne şekilde geliştiğinin araştırılması ve değerlendirilmesi, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi adına literatür taraması yöntemi kullanılmış olup Türkiye'nin bireysel emeklilik sistemi verilerinin açıklanmasında Emeklilik Gözetim Merkezinin paylaştığı veriler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin faaliyetlerine başladığı dönemden itibaren olumlu yönde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. 2013 yılında uygulamaya geçirilen yüzde 25 devlet katkısı uygulamasının Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine yönelik ilgiyi artırdığı, çalışmanın ulaştığı temel sonuçlardan birisidir. Bu nedenle Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi hakkında değerlendirme yaparken devlet katkısı dönemi öncesi ve sonrası şeklinde ayrı bir değerlendirme yapılmasının doğru olacağı ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine ilişkin ulaşılan verilerin doğru ve geçerli olduğunun kabul edilmesi, bu çalışmanın sınırlılığını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Emeklilik, Bireysel emeklilik, Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi.
Katılım sigortacılık sisteminin bireylerin sigorta eğilimlerine etkisi
Katılım sigortacılık sistemine dahil olan bireyler, topladıkları paralar ile bir havuz oluştururlar, biriken paralar yardımlaşma sandığı ya da risk fonunda toplanır. Riskin meydana gelmesi halinde bireylerin zararları bu havuzda biriken paralar ile karşılanır. Katılım sigortacılığı (Tekafül), bireyler bir araya gelerek riske maruz kalmış katılımcıların zararlarının karşılaması için yaptıkları yardımlaşmadır. Katılım bankaların finans piyasalarında gelişme göstermesi, katılım sigortacılığının gelişmesini sağlamıştır. Kamu bankalarının islami finans piyasalarına girmesiyle birlikte, faizsiz finans piyasaları açısında önemli bir dönem olmuştur. İslami finans ve katılım sektörü islam ülkelerinde büyük potansiyele sahiptir. Sigortacılık sektörü ülke ekonomilerine olumlu katkı sağlamaktadır. Türkiye' de katılım piyasalarının gelişmesi, sosyal katılım ve ekonomik kalkınma için büyük önem arz etmektedir. Faiz, garar (belirsizlik), kumar kaygısı taşıyan bireyler sigorta faaliyetlerinden uzak durmaktadır. Bu faaliyetlerden uzak duran bireyler, katılım bankacılık ve katılım sigortacılık faaliyetlerinin gelişmesiyle, bireylerin birikimleri ekonomiye kazandırılmıştır. Bu çalışma ile bireylerin katılım sigortacılık sisteminin uygulamaları hakkında bilgi ve farkındalık düzeyleri artırmak, katılım sigortacılığına bakış açılarını değiştirmek, sigorta yaptırmayan bireyler için katılım sigortacılığını bir alternatif olarak anlatmaktır. Çalışmamda Çorum ilindeki, Hitit Üniversitesinde çalışan bireylerin katılım sigortacılık sistemi ile bireylerin sigorta eğilimleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını araştırmak çalışmamın ana konusunu teşkil etmektedir.
Türk sigortacılık sisteminde katılım sigortacılığının yeri ve önemi
Özellikle son yıllarda önemli ölçüde gelişme gösteren ve bankacılık sektöründe gittikçe büyümekte olan bir yere sahip olan katılım bankacılığı, verdiği hizmetler açısından konvansiyonel bankacılıkla eşit düzeye yaklaşmıştır. Katılım sigortaları tarafından sunulan sigortacılık hizmetleri, İslami usullere uygun tekafül sisteminin ön plana çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada Türkiye Finans ve Vakıf Katılım Bankaları'nın 2016-2021 yılları arası sundukları hizmetler TKBB raporları çerçevesinde karşılaştırılmış ve katılım sigortacılığının Türk bankalarında ülke ekonomisine sağladığı katkı ortaya konmuştur.
Mahkeme kararları ışığında sigortacılıkta adli bilimsel yöntemler
Bu çalışma, sigorta sektöründe karşılaşılan suistimal ve dolandırıcılık vakalarının hukuki ve bilimsel açılardan analizini amaçlamaktadır. Sigorta, bireylerin ve kurumların karşılaştığı riskleri yönetmede önemli bir finansal güvenlik mekanizmasıdır. Bu sistemin kötüye kullanılması, sektörde güven kaybına ve ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Çalışmanın temel amacı, sigorta dolandırıcılığının tanımını, hukuki boyutlarını ve mahkeme kararlarıyla şekillenen uygulamalarını inceleyerek, suistimallerin tespitinde kullanılan adli bilimsel yöntemleri ortaya koymaktır. Yöntem olarak, nitel analiz yaklaşımı benimsenmiş, dava örnekleri ve bu davalara ilişkin Yargıtay kararları ışığında içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Kapsam olarak çalışma, sahte poliçeler, hasar sonrası sigortalama, kaza tespit tutanağı sahteciliği ve belge üzerindeki hile gibi başlıca suistimal türlerine odaklanmaktadır. Sınırlılık olarak ise yalnızca Türk hukuk sistemi ve kamuya açık yargı kararları temel alınmıştır. Elde edilen bulgular, sigorta dolandırıcılığının sistematik bir problem olduğunu, etkin mücadelenin sadece hukuki yaptırımlarla değil, makine öğrenimi, fotogrametri, DNA analizi ve dijital izleme gibi bilimsel yöntemlerle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu bağlamda, çalışmanın sigorta sektörü, hukuk ve adli bilimler arasındaki iş birliğini teşvik etmesi ve uygulayıcılara yol gösterici nitelik taşıması hedeflenmiştir.
Sigortacılıkta risk ve kasko sigortası tercihi üzerine Aydın ili uygulaması
Yatırımlara etkin kaynak sağlamak, ülkede yaratılan kaynakların arttırılması ve yaratılan bu kaynakların varlıklarını korunması işlevlerini yerine getiren sigorta sektörü ekonomik büyüme için büyük bir öneme sahiptir. Bu işlevlerin var olmadığı ekonomi büyüyemez ve oluşan çeşitli riskler sebebiyle zaman içinde kendini tüketir. Risk genel olarak kaybetme ihtimalini akla getirir, kimi zaman riskin gerçeklemesi sonucu olan kayıplar önemsenmeyebilir ve buna katlanılabilir. Bazen ise gerçekleşen bu riskler hayatı yıkıma götürebilecek kadar ağır olabilir, bu yüzden riskten olabildiğince kaçınmak gerekir. İnsanoğlu kazanma ihtimalini yükseltmek ve kaybetme riskini minimuma indirmeye çalışarak yaşamının sonuna kadar heyecan peşinde olurlar. İşte bu yüzden risk yönetimi kavramı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada öncelikle sigorta ve risk kavramı üzerinde durulmuş, sonrasında sigortalanabilir risklerin belirlenmesi, ölçülmesi ve fiyatlandırılması için yapılan çalışmalar üzerinde durulmuştur. Son olarak da kasko sigortası üzerinde durulmuş ve tercihi üzerine aydın ili uygulamasıyla analizlerine ve yorumlarına yer verilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sigorta, Risk Yönetimi, Kasko, Aydın İli
Sigorta şirket yöneticileri perspektifinden sigorta okuryazarlığı
Son dönemde ülkemizde sigorta sektörünün hızlı bir gelişim içerisinde olduğu görülmektedir. Geçtiğimiz 10 yılda Türkiye'nin ortaya koyduğu büyüme performansıyla birlikte sigorta sektörü de önemli gelişmeler kaydetmiştir. Günümüzde sigorta sektörünün etkinliği ekonomik gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Sigortacılık sektörünün geniş bir çalışma alanı oluşturmasının yanında riskleri dağıtıp güven olgusunu arttırması ve fon yaratma gücü gibi ekonomiye katalizör etkisi sağlayacak pek çok işlevi bulunmaktadır. Bu bağlamda bireylerin sigorta bilincinin ve sigorta okuryazarlığı düzeylerinin arttırılması büyük önem arz etmektedir. Sigorta okuryazarlığı bilincinin arttırılması için öncelikli olarak sigorta sektörünün finansal okuryazarlıkla etkileşimi önemlidir. Finansal okuryazarlık seviyesinin yüksek olması hane halkının hem sigortaya olan talebinin artmasına hem de satın almış oldukları sigorta poliçelerinin avantajlarını ve dezavantajlarını bilmeleri açısından fayda sağlayacaktır. Ayrıca finansal eğitimlerle sigorta bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Özellikle finans sisteminin önemli bir parçasını oluşturan sigortacılık sektörü gelecek hakkında planlama yapmada da önemli bir etkendir. Bu çerçevede çalışmada derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak sigorta şirketlerinin yöneticileriyle görüşme yapılmış olup onların perspektifinden sigorta okuryazarlığının sigorta sektörüyle etkileşimi incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sigorta, Finansal Okuryazarlık, Finansal Eğitim, Sigorta Okuryazarlığı.
Bireysel emeklilik sistemi ve bireysel emeklilik hizmeti sunan şirketlerin etkinlik analizi
Türkiye'de Bireysel emeklilik sistemi, finansal sistem içerisinde ekonomiye uzun vadeli fon sağlamak ve kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlamak için 2003 yılında faaliyete başlamıştır. Bu açıdan bireysel emeklilik sistemin etkinliği, ekonomik ve sosyal bakımdan önemlidir. Çalışmada 2006 ? 2008 yılları arasında, bireysel emeklilik sisteminde faaliyet gösteren bireysel emeklilik şirketlerinin etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı DEA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Şirketlerin etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Özsermaye, emeklilik faaliyetlerinden toplam borçlar ve emek) ve 2 çıktı (Emeklilik teknik gelir ve yatırım gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda bireysel emeklilik şirketlerinin etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan firmaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada, bireysel emeklilik sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın etkin olmasına rağmen, sektörün etkin olmadığı ve sektörün küresel mali krizden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.Bireysel emeklilik sisteminin, hem ekonomiye fon yaratan önemli bir kaynak olması, hem de bireylerin emeklilik dönemlerinde ek gelir elde ederek refah içerisinde yaşamalarına katkı sağlaması nedeniyle, finansal sistem içerisindeki payı artırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Özel Emeklilik, Bireysel Emeklilik Sistemi, Etkinlik, Verimlilik Veri Zarflama Analizi, Malmquist
Banka sigortacılığında müşteri değerinin artırılmasına yönelik bir model önerisi
Müşteri değeri, şirketlerin müşterileri ile karşılıklı değer paylaşımına dayanmakta ve her bir müşterinin, şirketin diğer varlıkları gibi yönetilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Müşteri özellikleri ve beklentilerinin değişmesi, şirket stratejilerinin belirlenmesinde müşteri değeri analizinin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Öte yandan, şirketler için pozitif ekonomik sonuçlar ortaya çıkarmasından dolayı da müşteri değeri şirketler tarafından geliştirilmektedir.Bu çalışma ile, banka sigortacılığında müşteri değerinin artırmasında etkili olan bileşenler belirlenerek, tutumsal ve davranışsal ölçüleri kapsayan bir model önerilmiştir. Önerilen bu modelin geliştirilmesi sürecinde öncelikle Türkiye'de banka sigortacılığının gelişmemesinin nedenlerini irdeleyerek bu kanalın etkinliğinin artırılmasına ilişkin öneriler sunabilmek amacıyla banka sigortacılığı yöneticilerine yönelik keşifsel bir araştırma yapılmıştır. Türkiye'de banka sigortacılığı uygulamalarının etkinliğini artıracak etmenler olarak; şirketler arasında verimli iş ortaklıkları kurulması, banka sigortası uygulayıcılarının sigorta ve pazarlama odaklı eğitimlere tabi tutulması, çalışanlara yönelik etkin bir ödüllendirme sisteminin kurulması ve müşteri odaklılık etmenleri belirlenmiştir.Bu kanalın genel olarak değerlendirilmesi ardından banka sigortacılığında müşteri değerinin artırılmasına yönelik önerilen model, Groupama Emeklilik ve Groupama Sigorta'nın sigorta ürünlerini dağıtımında anlaşmalı olduğu Anadolubank'ın 16 şubesinde 252 bireysel müşterisinden sağlanan verilerin değerlendirilmesiyle geliştirilmiştir. Önerilen bu modele göre banka sigortacılığında müşteri değerinin artırılmasında müşteri elde etme, çapraz satış ve müşteri tutma temel bileşenler olarak belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Banka Sigortacılığı, Çapraz Satış, Müşteri Değeri, Müşteri Elde Etme, Müşteri Tutma.
Karayolları motorlu taşıtlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında teminatın kapsamı dışında kalan haller
Teknoloji hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Hızla gelişen teknoloji sayesinde insan hayatı giderek kolaylaşmaktadır. Ancak bu durum insanların mal ve can kayıplarına uğrama riskini de beraberinde getirmektedir. Gelişen teknoloji ve değişen dünya düzeni ile beraber motorlu araç kullanımı keyfiyetten çıkarak bir ihtiyaç hatta zorunluluk haline gelmiştir. Bu sebeple trafikte seyreden araç sayısı yıllar itibariyle artmakta bunun doğal sonucu olarak trafik kazaları da artış göstermektedir. Meydana gelen trafik kazaları neticesinde kişilerin beden bütünlüğüne zarar gelmekte ve mal varlığında azalma olmaktadır. Kanun koyucu üçüncü kişilerin uğradığı mal ve can kayıplarını güvence altına almak için mali sorumluluk sigortası yaptırılmasını motorlu araçlar için zorunlu tutmuştur. Trafikte seyreden tüm motorlu araçlar için karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılması zorunludur. Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri ile belirlenmiştir. Sigorta kapsamı dışında kalan haller KTK m. 92 ve KZMSSGŞ A.6. 'da sayılmıştır. 2015 yılında KZMSSGŞ'de değişikliğe gidilmiş ve sigorta teminatı kapsamı dışında kalan haller arttırılmıştır. Değişiklikle beraber hatır taşıması esnasında meydana gelen zararlar sigorta teminatının kapsamı dışında bırakılmıştır.
Türk sigorta sektöründe dağıtım kanalları yapısı ve şirket ile acenteler arasındaki ilişki memnuniyeti üzerine bir araştırma
Türkiye'de sigorta sektörü' nün hızla büyümesi, yeni yatırım arayışları içinde olan uluslararası yabancı sigorta şirketlerinin dikkatini çekmiştir. Bu şirketlerin, böylesine büyüme ve gelişmeyi büyük bir yatırım fırsatı olarak görmelerinin temel nedeni, mevcut hedef pazarda karlılığı yüksek ve karşılanmamış ihtiyaçların varlığından ve sigortalanabilir yüksek bir potansiyelin olmasından kaynaklanmaktadır.Türkiye'de sigorta prim üretimi için faaliyet gösteren yerli ve yabancı kuruluşların en büyük ve öncelikli hedefi; bu gelişen sektörden daha yüksek bir pazar payı elde etmek ve üretim hacimlerini yükselterek karlılıklarını artırmaktır. Bu amaca uygun olarak organizasyon yapılarını pazar odaklı hale getiren bu şirketler, tüketicilerin ihtiyaçlarını tanımlama ve gidermede dağıtım kanalı olarak farklı satış organizasyonları kurmuş ve bunları her gün geliştirerek yaygınlaştırmışlardır. Şirketler, kendi hedeflerine ulaşmak ve müşteri ihtiyaçlarını belirleyerek uygun çözümleri üretmek için, satış kanallarını geliştirmeyi hedeflemiştir. Sigorta pazarındaki bu dinamik hareketlenme sonucunda, sektör kendi içinde, özellikle de mevcut dağıtım kanallarında dönüşüm geçirerek yeni satış kanallarını keşfetmiştir. Sektörde geleneksel olarak bilinen acente, broker ve prodüktör gibi klasik dağıtım kanallarının kullanmasının yanı sıra, banka şubelerini, internet üzerinden ve telefonla satış merkezlerini de kullanarak yeni satış kanallarının fırsatlarından faydalanmayı amaçlamıştır.Bu çalışmanın amacı, yabancı ortaklıklarla daha da büyüme ve genişleme eğilimine giren sigorta şirketlerinin en önemli yüzü olan dağıtım kanallarının incelenmesi ve bu kanallar içerisinde, sigorta satışları için kullanılan satış yöntemlerinin değerlendirilmesini yapmaktır. Bunun yanı sıra sigorta pazarlanmasında geçmişten bugüne kadarki süreçte önemini hiçbir zaman kaybetmeyen ve dağıtım kanalları içerisinde en verimli satış kanalı olarak görünen acentelerin, temsilciliğini yaptığı sigorta şirketleriyle olan ilişki boyutlarındaki memnuniyeti üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarını değerlendirmektir. Bu araştırma için yapılan anket çalışmasıyla elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak, memnuniyet ölçümü sonucunda elde edilen sonuçlar analiz edilmiş ve acentelerin şirketlere olan bağlılıkları ve memnuniyetleri üzerine yorumlar gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sigorta, Sigorta Şirketleri, Dağıtım Kanalları, Acenteler, Acente memnuniyeti, Sigorta Pazarında Satış Yöntemleri
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun sigorta sektörüne etkileri: Çankırı örneği
Çalışmanın amacı 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun sektördeki etkilerinin değerlendirilmesini ortaya koymaktır. Söz konusu Kanun ile getirilen yeniliklerin sektörde ne ölçüde etkili olduğu, sektörün sorunlarına ne derecede çözüm bulabildiği, ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebildiği ve Kanunun eksikliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Bu çalışmada ayrıntılı bir literatür taramasıyla sigortanın tanımı, tarihi ve işlevleri araştırılarak bilgi verilmiştir. Ayrıca risk kavramı ve sigorta ile ilişkisi üzerinde durulmuş, sigorta kavramının unsurları da bazı Yargıtay kararları ile birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Kavramlar, kurum ve kuruluşlardan bahsedilirken eski ve yeni Türk Ticaret Kanunu'ndan karşılaştırmalı olarak faydalanılmıştır. Kanun öncesindeki sektörün var olan birçok sorunu ayrıntılı bir araştırma ile ortaya konulmuştur. Ayrıca bu sorunların Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da devam etmekte olduğu, kanun ile getirilen yeniliklerin istenen düzeyde etkili olmadığı anket çalışması ile uygulamalı olarak araştırılmıştır.Bu çalışmanın sigorta sektörüyle ilgilenen kişi ve kuruluşlara genel bilgi aktararak, sigorta şirketleri ve sektörün önemli aktörlerinden olan sigorta acenteleri ve diğer tüm sektör mensuplarının en yüksek düzeyde verimlilik sağlamalarına yardımcı olmak ve ileride sigorta sektörü ile ilgilenecek kimselere yol gösterici olmak temenni edilmiştir.
Türkiye muhasebe standartlarının (TMS) Türk sigortacılık sektörü üzerindeki etkileri
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS) Türk sigorta sektörü üzerindeki etkilerinin analiz edilmesidir. Çalışmada öncelikle, muhasebe standartları ve sigorta sektörüne yönelik genel kavramsal çerçeve ortaya konulmuştur. Sigorta sektörüyle ilgili muhasebe standartları genel olarak açıklanmıştır. Türk finansal sistemi içerisinde çok önemli bir yere sahip olan sigortacılık sektörünün tanımı, önemi, türleri, işlevleri, temel ilkeleri ve finansal tabloları üzerinde durularak, finansal analizlerden ve oranlarından bahsedilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda, 2003-2017 yılları arasında hayat dışı branşlarda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin sektöre özgü 20 adet temel finansal oranının ortalamaları alınarak, yıllar itibariyle karşılaştırılmalı olarak hesaplanmıştır. Daha sonra bu oranlarda, TMS öncesi (2003-2007) ve sonrası (2007-2017) dönemler istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olup olmadığı incelenmiş ve anlamlılık düzeyleri test edilmiştir. Çalışmada istatistiksel veri analizi yöntemi olarak, finansal oran analizi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Veriler SPSS 20.0 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin 13 adet finansal oranında TMS öncesi ve sonrası dönemler arasında ve sektörel bazda belirli anlamlılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.
Katılım sigortacılığı ve bireylerin katılım sigortacılığını tercih nedenlerine yönelik bir araştırma
Yirminci yüzyılın ortasından itibaren İslami finansal ürünler hızlı bir şekilde yaygınlık göstermeye başlamıştır. Geleneksel finansal ürünlere alternatif olarak ve İslam hukukçularının tasvip ettiği bu ürünler müslüman coğrafyada cazip bir hâl almıştır. Katılım bankacılığının hızla yayılmasının ardından, alternatif bir islami sigortacılık sisteminin de oluşması elzem olarak görülmüş ve geleneksel sigortacılık sistemine alternatif olarak katılım sigortacılığı (tekafül) sistemi kurulmuştur. 1979'da Sudan, 1984 yılında Malezya'da katılım sigorta şirketlerinin kurulmasının ardından, Suudi Arabistan ve Ortadoğu ülkelerinde sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte islam coğrafyasında bir katılım sigortacılığı pazarı oluşmuştur. Hâlihazırda küresel çapta 33 ülkede 200'ün üzerinde katılım sigorta şirketi bulunmaktadır ve 2020 yılı itibariyle bu şirketlerin pazar payı 40 milyar dolar seviyesindedir. Ülkemizde ise 2009 yılında ilk katılım sigorta şirketi faaliyete başlamıştır. Günümüz itibariyle 12 şirket aktif olarak faaliyetini yürütmektedir. 2019 yılı sonu itibariyle pazar payı 3,5 milyar TL'ye ulaşarak, sigortacılık sektörünün toplam pazar payının % 5'ine tekabül etmektedir. Katılım sigortacılığının giderek artan önemi ve bu alanda yeterli akademik çalışmanın olmaması bu çalışmanın yapılmasının ana nedenlerinden biridir. Çalışmada, bireylerin katılım sigortacılığını tercih sebeplerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda ilk olarak katılım sigortacılığı açıklanarak konunun kavramsal çerçevesi ortaya konulmuştur. Katılım sigortacılığına olan ihtiyaç ve katılım sigortacılığının temel çalışma ilkeleri, katılım sigortacılığının tarihi, modelleri, geleneksel sigortacılık ile katılım sigortacılığı arasındaki farklar hakkında bilgi verilerek, ülkemizde ve dünyada katılım sigortacılığının genel durumu hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde bireylerin katılım sigortacılığını tercih etme nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışmada kullanılan analiz tekniği olan, çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP tekniği hakkında genel bilgi verilmiş; AHP tekniğinin çalışma şekli, avantajları ve çalışmada AHP tekniğinin kullanılma nedeni üzerinde durulmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda rastgele seçilmiş olan mevcut ve potansiyel katılım sigortacılığı müşterileri, AHP tekniğinden faydalanılarak çalışmaya dâhil edilmiş ve neden katılım sigortacılığını tercih ettikleri araştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler AHP tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen verilerin ışığında mevcut ve potansiyel katılım sigortacılığı müşterilerinin büyük bir çoğunluğunun (% 63,2) islami hassasiyetler sebebiyle katılım sigortacılığını tercih ettikleri sonucuna varılmıştır. Poliçenin fiyatı, satış kanalına olan yakınlık ve şirketin güvenilirliği hususlarının ise birbirine yakın sonuçlar göstererek katılım sigortacılığı müşterileri üzerinde, poliçe satın alma sebepleri arasında ikincil planda kaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Katılım Sigortacılığı, Tekafül, İslami Sigortacılık, Sigortacılık
Dünya'da ve Türkiye'de sigorta işletmeciliği ve bir örnek olarak hayat sigortacılığı
ÖZET Kişilerin, biraraya gelerek karşılaşacakları riskleri kendi aralarında paylaşarak karşılıklı bir yardılaşma ve dayanışma kurmaları zamanla kurumsallaşmış ve profesyonel risk taşıyıcılığı görevi yapan sigorta sektörünü doğurmuştur. Bu sektör, gelişen ekonomiye ayak uydurabilmek ve bu ekonomi içerisinde önemli bir yer edinebilmek için faaliyetler göstermiş ve günümüzde modern haliyle ekonominin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Ülke içinde, sosyal refaha büyük katkıları olmuş, ülkelerin ticaretini geliştirici ve koruyucu rolünü üstlenmiş, yarattığı fonlarla ülke ekonomisi için çok büyük bir kaynak olmuştur. Ve günümüzde sigorta sektörü, karşılıklı yardımlaşma görevini, ekonomik işlevlerin gerisinde bırakmış ve ekonomiler için bir mali kurum niteliğini kazanmıştır Tehlike ve risklerin arttığı dünyamızda, bu risklerin doğuracağı hasarları güvence altına alarak birnevi telafi mekanizması görevini yerine getirmekte ve ekonomik kayıpları önlemektedir.
Sigorta portföy optimizasyonu
Günümüzde sigorta sektöründe prim üretimi ve büyümenin yanı sıra karlılık faktörü da çok büyük önem kazanmıştır. Özellikle teknik karlılık konusunda mesafe kaydedebilmek için sigorta şirketleri sadece prim geliri yüksek olan branşlara yönelmek yerine teknik karı ve hasar/prim oranı olumlu olan branşları da dikkate alarak prim üretimi ile karlılık arasında bir denge stratejisi kurmalı ve piyasada bu stratejiye göre hareket etmelidirBu çalışmada bir hayat dışı sigorta şirketinin karlılığını istenilen seviyede tutması ve aynı zamanda çeşitli kısıtları da tatmin etmesi için gerekli olan kar maksimizasyon problemi tanımlanmıştır. Problem çeşitli branşlar bazında optimal poliçe adetlerini aramakta ve simülasyon ile en iyi çözümü bulmaktadır. Modellenen problem gerçek sektör verisi ile hazırlanmış, ayrıca üç adet farklı senaryonun analizi yapılmıştır.
Zorunlu sorumluluk sigortalarında sigortacının zarar görene karşı ifa yükümlülüğü
Zorunlu sorumluluk sigortasında sigortacı, sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu sigorta ettirene karşı tamamen veya kısmen ifa yükümlülüğünden kurtulmuş olsa bile zarar görene bunu ileri süremeyeceği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1484. maddesinde "Zarar Görenle İlişkide İfa Yükümlülüğü" başlığı altında düzenlenmiştir. Bu madde zarar göreni koruma gayesi kapsamında düzenlenmiş olup sadece zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulama alanı bulacaktır. Çalışmamızda Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan bu hükmün gerçekleşme şartları, sigortacının durumu ve savunmaları, hükmün uygulama alanı yer alacaktır. Bu kapsamda zarar göreni koruma yollarının neler olduğu anlatılacak ve zorunlu sorumluluk sigortalarında zarar göreni koruma amacı ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Sorumluluk Sigortası, Zorunlu Sigorta, İfa Yükümlülüğü, Zarar Görene Karşı İfa Yükümlülüğü
Kooperatifçilik ve tarım sigortası. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin tarım sigortası hizmetlerinin değerlendirilmesi; Aydın ilinde bir uygulama
İnsan için yaşamsal, toplumlar ve ülkeler açısından da stratejik bir öneme sahip olan gıdanın üretildiği tarım sektörü, doğal, sosyal ve ekonomik risklerden çok fazla etkilenmektedir. Bu riskler sebebiyle, gıda tedarik zincirinde kopmalar olmaması için, tarımsal üretimde devamlılığın sağlanması kaçınılamaz bir zorunluluktur. Tarımsal üretimde çiftçilerin karşılaştığı birçok zorluk vardır. Üreticilerin karşılaştığı bu zorluklardan birincisi üretim yapabilmesi için gerekli olan finansman ihtiyacı yanında ürünlerin pazarlanması gibi sorunlardır. Üreticilerin karşılaştığı diğer önemli zorluk ise, "üstü açık fabrika" olarak nitelendirilen tarımsal üretim sırasında, ürünlerde oluşabilecek hastalıklar ve zararlılar yanında iklimsel olaylardan ve doğal afetlerden kaynaklan risklerdir. Sermaye yetersizliği ve pazarlama sorunları için kooperatifçilik, üretim sırasında oluşabilecek riskler için ise tarım sigortaları, üreticilerin sorunlarına çare olabilmektedir. Bu amaçla tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanabilmesi için, aktif olarak kullanılması gereken, tarım sigortaları ve kooperatifçilik kurumlarını, bünyesinde bir arada bulunduran organizasyon olan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden bu konunun incelenmesi, tarımsal üretimin sürekliliği açısından olumlu sonuçları olacağı düşünülmektedir. Aydın ilinde yapılan ankete katılan 87 TKK personelinin gözünden, üreticilerin TARSİM tarım sigortası bilgi düzeyi ile ilgili olarak, üreticilerin belli bir düzeyde tarım sigortası hakkında bilgisi olduğunu, ancak üreticilerin %14 oranındaki bir kısmının da tarım sigortası konusunda bilgi noksanlığının olduğunu göstermektedir. Ayrıca kendilerinin bir risk /afet zararına uğrayacağını düşünmeyen, daha kaderci ve umursamaz olan %39 oranında bir kısım çiftçinin varlığı da tarım sigortasının gelişememesinin sebepleri içerisinde önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Yapılan ankete katılan TKK personelinin gözünden üreticilerin tarım sigortası yaptırma isteğini azaltabilecek faktörleri anlamak amacıyla da görüşleri alınmıştır. Üreticilerin tarım sigortası hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları, küçük arazide geçimlik üretim yapan düşük gelirli çiftçilerin, sigorta primlerini yüksek bulması tarım sigortası yaptırma isteğini azaltan sebepler olarak görülebilmektedir. Tarım sigortası üretimi için TKK personelinin yeterlik durumunu anlamak amacıyla da görüşleri alınmıştır. Genel olarak sigortacılık branşları ve poliçe düzenleme işlemleri ile ilgili bir eğitim alınmış olsa da eğitim noksanlığı olduğunu düşünen bir kısım TKK personelinin olduğu görülmektedir. Bunun yanında sigorta poliçesi düzenlerken zorlanıyorum diyen %51 oranında bir kısım personel bulunmaktadır. Bütün bunların üzerine TKK personelinin %93'ü kendi çalıştıkları kooperatiflerinin tarım sigortası üretimini yeterli bulmadıklarını belirtmektedirler. TKK personelinin, tarım sigortası üretimini artıramamasının sebeplerini anlamak amacıyla görüşleri alınmıştır. Tarım sigortası üretimini artıramamasına sebep olarak en yüksek oranda personel yetersizliği, hemen peşinden üreticilerin sonraki yıllarda sigortalarını yenilemek istememeleri, daha sonra personelin üreticileri sigorta yaptırmaları konusunda ikna etmekte zorlandığını söylemektedir. %35 oranındaki bir kısım TKK personeli, kooperatifinin diğer işlerinden fırsat bulup, tarım sigortası üretimine yeterli zamanı ayıramadığını da belirtmiştir. Son olarak da sigorta poliçesi düzenlerken yardıma ihtiyaç duyduğunda yeterli yardımı zamanında alamadığını düşünen TKK personelinin olduğu görülebilmektedir. Sonuç olarak hem Türkiye'de hem de Aydın ili özelinde tarım sigortalarının öneminin çiftçiye benimsetilip, yaygınlaştırılabilmesi için, üreticilere yönelik olarak ilgili kurumlar tarafından yayım, tanıtım ve eğitim çalışmalarının yapılması yanında bilinçlendirme toplantıları da yapılmalıdır. Ayrıca TKK personelinin de ihtiyaç duyduğu ek eğitimlerin verilmesi, yeni sigortası branşlarının geliştirilerek uygulamaya konulması, tarım sigortalarının gelişmesine katkıda bulunabilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tarım Kredi Kooperatifi, Tarsim Tarım Sigortaları
Banka ve sigorta muameleleri vergisi ve bu vergi karşısında mükelleflerin tutum ve davranışları: Denizli ili örneği
Günümüzde devlet, kişilerin toplumsal menfaatlerini sağlamak için vergiye ihtiyaç duymakta ve bu anlamda da vergilerin önemi giderek artmaktadır. Mükellefler içinde yaşadığı toplumun birer zorunluluğu olarak vergi ödemekle yükümlüdürler. Vergi ödemekle yükümlü mükellefler sadece bireyler değil aynı zamanda kurumlarında ödemekle yükümlü oldukları vergiler de bulunmaktadır. Ülkemizdeki bütçenin dengelenmesi ve devletin gerekli duyduğu finansmanın sağlanması açısından nakit paraya olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Devlet bu anlamda finansman ihtiyacını daha hızlı ve pratik yoldan karşılayabilmek için dolaylı vergilere yönelmektedir. Ayrıca dolaylı verginin, harcamalar ve işlemler üzerinden alınması verginin geniş tabanlara yayılmasına olanak sağlamakta ve bu sayede kolay bir şekilde birçok bireyden bu vergiyi tahsil edebilmektedir. Bu çalışma da bankaların vergiyle olan ilişkisi ele alınıp aynı zamanda dolaylı bir vergi olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde dünyada bankacılık işlemlerine uygulanan vergiler ele alınmış olup Türkiye ve diğer ülkelerde uygulanan finansal işlem vergilerine yer verilmiş ve Türkiye'de finansal işlemlerin uygulanabilirliği hakkında yorumlar yapılmıştır. İkinci bölümde kurumsal yapıya sahip olan bankaların, devlete kendi faaliyetlerinden dolayı ödemiş oldukları vergiler incelenmiş ve aynı zamanda devletin bankalara yüklemiş oldukları sorumluluk sıfatlarıyla ödemiş oldukları vergilerden de bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise, bankaların yükümlü sıfatıyla mükelleflerden tahsil ettiği finansal işlem vergisi olarak ta adlandırılan banka ve sigorta muameleleri vergisi karşısındaki mükelleflerin tutum ve davranışlarının ne yönde oldukları ve vergi hakkındaki bilgisi ölçülmüştür. Mükelleflerin tutum ve davranışlarının ölçümünde anket çalışmasına yer verilmiştir. Yapılan bu anket çalışmasının katılımcıları ise Denizli Merkez İlçedeki Yapı ve Kredi Bankası'nın müşterileri olmuştur. Anket çalışmasından elde edilen veriler istatistiki analiz teknikleri ile bir sonuç elde edilmiştir. Bu anlamda daha önce bir çalışma yapılmadığı için Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi konusunda ülkemizde yapılan ilk anket çalışması olmuştur. Bu çalışma sonucunda vergi mevzuatında yapılacak olan düzenlemelere ışık tutacaktır.
Zorunlu sigortalarda güvence hesabı
Zorunlu sigortalar sözleşme yapma hürriyetinin istisnası olarak, özellikle mali mesuliyet sigortası branşında yer bulan, tehlikeli iş ve işletmelerin çalışanlara ve üçüncü kişilere vereceği zarar risklerini telafi etmek, işleteni ve ekonomiyi de rahatlatmak amacıyla kamu gücüyle tesis edilip kabul edilen sigortalardır. Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesiyle yeni zorunlu sigorta ihdasının kanun yoluyla yapılması sisteminden vazgeçilerek, mevcut sigortaların zorunlu hale getirilmesi ve ihtiyaç halinde sistemde mevcut olmayan sigortaların ihdası yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilmiştir. Hükümde önceden mevcut özellikle trafik kazalarındaki zararları karşılayan mali sorumluluk sigortaları ile diğer zorunlu sigortalar korunmuş, mali sorumluluk sigortalarının yanında değişen ihtiyaçlar karşısında mal sigortalarının da Bakanlar Kurulu kararıyla zorunlu hale getirilmesinin önü açılarak reform düzeyinde köklü değişikliğe gidilmiştir. Ülkemizdeki ekonomik gelişmelerle doğru orantılı olarak tehlikeli iş alanlarının artması ve hemen her alanda iş kazalarının çoğalması sebebiyle yapılan bu köklü değişiklik yerinde olmuştur. Nitekim Kanun'un kabulünden sonra, Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası'nın Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilmesi yeni sistemin isabetli olduğunun göstergesidir. SK.'nın 14. maddesiyle ise zorunlu sigorta sistemini tamamlayan Güvence Hesabı kabul edilmiştir. Düzenlemeyle; daha önce Garanti Fonu adı altında sadece trafik sigortalarını kapsayan bir sistem yerine tüm zorunlu sigortaları kapsayan yeni bir müessesenin kabulü de zorunlu sigorta sistemini tamamlamıştır. Güvence Hesabı, zorunlu sigortalarla teminat altına alınan risklerden kaynaklanan üçüncü kişilere ait zararların, zorunlu sigorta yaptırılmaması veya sigorta şirketinin iflası gibi hallerde Kanun'da sayılan şatların oluşması koşuluyla karşılanması amacını taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmamızda zorunlu sigortaların neler olduğu, bu sigortalar için hangi hallerde Güvence Hesabı'na zarar ödemesi için başvurulabileceği ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Zorunlu sigorta, sözleşme hürriyeti, mali sorumluluk, Garanti Fonu, Güvence Hesabı.
Destekten yoksun kalma tazminatında işletenin kusurunun karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortasında sigortacının sorumluluğuna etkisi
Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında işletenin destek olduğu veya ileride destek olacağı kişilerin ölüm nedeniyle uğradıkları zararın tazmin edilmesi gerekir. Bu zarara destek yoksunluğundan doğan zarar denir. Söz konusu zararın tazmininde işletenin kusurunun sigortacı tarafından ödenecek tazminata ne şekilde etki edeceği hususu önem arz etmektedir. Zira işletenin sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Diğer bir deyişle işletenin tam kusurlu olduğu yani kastının ya da ağır ihmalinin bulunduğu trafik kazalarında destek görenler destekten yoksun kalma tazminatı talep edemez. Buna karşılık kusurun kazazedeler arasında paylaşıldığı durumlarda destekten yoksun kalma tazminatı açısından ölenin kusuru tazminattan indirim sebebi olarak karşımıza çıkar.
Tekafül sigortacılığının Türk sigorta sektöründe kabul edilebilirliği üzerine ampirik bir araştırma
Yüzyıllardır bireyler ve kurumlar karşılaştıkları risklere karşı önlemler almak durumunda kalmışlar ve risklerin yönetilmesinde önemli bir yol olan sigorta sistemi günümüz finansal sisteminin önemli bir parçası haline gelmiştir. Müslüman kesimin inaçları gereği Konvansiyonel sigortacılığın faiz, belirsizlik vb. olgularla içermesiyle bu tür bir risk yönetimi sisteminden Müslüman toplumların uzak durmasıyla, İslami hassasiyetler göz önüne alınarak düzenlenmiş Tekafül sisteminin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tez çalışmasında risk yönetiminde konvansiyonel ve tekafül sigortacılığı karşılaştırılmış, tekafül sisteminin Dünya'da ve Türkiye'deki yeri incelenmiştir. Temel sorularla sektör yetkilileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sesli olarak kayıt edilmiş deşifresi yapılarak metin halinde getirilmiştir. Deşifre veriler gruplandırılıp araştırmanın temaları oluşturulmuştur. Veriler nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Tekafül sisteminin Türkiye'de uygulanabilirliği konusunda tanımının netleşmesi, mevzuatta düzenlemeler yapılmasının gerektiği, potansiyeline rağmen halihazırda bilinirliliğiyle birlikte yeterli olmadığı, Tekafül üzerine verilen ortak bir fetvanın olmaması ve bu konuda otorite eksikliği, Tekafül şirketlerinin özellikle risk transferinde problemlerle karşılaştığı ve fon değerlendirmesinin faizsiz yürütülmesi açısından zorluklar barındırdığı tespit edilmiştir. Belirlenen temalara yönelik öneriler, yapılan görüşmeler ve literatür çalışmaları ışığında oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Risk yönetimi, Sigortacılık, Tekafül, Türkiye.
Türkiye'de sigorta şirketlerinin ve hizmetlerinin vergilendirilmesi
Finans kesiminin temel aktörlerinden biri olan sigortacılık sektörü, bir ülkenin ekonomik bakımdan gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birini oluşturmaktadır. Sigortanın amacı; kişilerin tehlike olasılıklarını güvence altına almasının yanında kişilerden toplanan sigorta primleri ile büyük bir kaynak oluşturarak, yaratılan bu kaynakla ülke ekonomisinin kalkınmasında önemli bir katkıda bulunacak fonu yaratmaktır. Bunun sonucunda toplumun refah düzeyi yükselmiş olmaktadır. Ayrıca sosyal dayanışma sistemi de etkin hale gelmektedir. Sigorta şirketleri, sigorta sözleşmesi gereğince prim karşılığında doğabilecek rizikoyu üstlenip, bunun karşılığında teminat veren ve olayın gerçekleşmesi halinde tazminat ve sermaye ödemeyi taahhüt eden kurumlar olarak tanımlanmaktadır. Sigorta şirketlerinin öncelikli amacı, sigorta üretimini arttırmak ve bunun sonucunda kar elde etmektir. Türkiye'de sigortacılık sektöründe faaliyette bulunan sigorta şirketleri; yapmış olduğu hizmetler sonucunda elde ettiği gelirler ve yaptıkları sigorta faaliyetleri nedeniyle bazı vergi yüklerine tabi olmaktadırlar. Sigortacılık sektöründe vergilendirme, sigorta şirketlerinin vergilendirilmesi ve sunulan sigorta hizmetlerinin vergilendirilmesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bir diğer sınıflandırmada ise sigorta şirketlerinin ödemekle yükümlü olduğu vergiler, dolaylı, dolaysız vergiler ve fonlar olmak üzere üç grup altında incelenmektedir. Gerek sigorta şirketlerinin gerekse de hizmet alanların vergilendirilmesinde devletin bir takım teşvikleri söz konusudur. Özellikle kişisel tasarrufların artması ve kişilere uzun dönemde gelir sağlanması amacıyla getirilen Bireysel Emeklilik sisteminde devletin vergisel açıdan önemli teşvikler sağladığı görülmektedir. Bu teşvikler sigorta sistemini daha da etkin hale getirebilecek nitelikte olmalıdır.
Sigorta hukukunda sigortacının aydınlatma yükümlülüğü
Sigorta sözleşmeleri, tarafların beyan ettikleri bilgiler ve var olan durumlar üzerinden kurulduğu için doğru bilgiye ulaşılabilmesi sözleşmenin sıhhati açısından büyük önem arz etmektedir. Bu hususa ilişkin olarak sigortacının aydınlatma yükümlülüğü TTK m. 1423'te, bilgilendirme yükümlülüğü ise Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik'te düzenlenmiştir. Ancak farklı düzenlemelerde farklı kavramlara yer verilmesi kavramsal problemlere neden olmuş, bunun yanı sıra düzenlemelerin kapsamına ilişkin de karışıklıklar yaşanmıştır. Çalışmada, örnek kararlar eşliğinde aydınlatma yükümlülüğünün mevzuatımızdaki yeri ifade edilmiştir.
Motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortaları, araç işletenin aracın işletilmesi dolayısıyla üçüncü kişilerin şahsında doğan zarardan kaynaklanan sorumluluğunun teminat altına alındığı sigortalardır. Burada esas olarak teminat altına alınan, araç işletenin malvarlığının bir bütün halinde korunması üzerindeki menfaatidir. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası tarafından araç işletene sağlanan teminat, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından araç işletene sağlanan teminatın yetersiz kalması halinde devreye girmektedir. Zarar gören üçüncü kişilerin tazminat istemleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesinde belirlenen sigorta bedellerinin üzerinde kaldığı takdirde, fazlaya ilişkin istemler Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta sigortacısı tarafından karşılanmaktadır. Dolayısıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı ile Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk sigortacısı arasında, zararın tazmini hususunda teminat sağlama bakımından, sıralı bir sorumluluk söz konusu olmaktadır. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta teminatı kapsamında yer almayan rizikolar bakımından tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmada, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası özelinde; sorumluluk sigortalarının nitelikleri, sorumluluk sigortalarına uygulanacak hükümler ve sözleşmenin unsurları incelenmiş, sözleşme çerçevesinde tarafların yükümlülükleri üzerinde durulmuş, konuya ilişkin tartışmalı hususlar incelenmiştir.