Self-regulation skill

119 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlerde psikolojik ihtiyaçların doyumu ve algılanan stres arasındaki ilişki: Öz-düzenlemenin aracılık rolü

Bu çalışmada, beliren yetişkinlerde psikolojik ihtiyaçların doyumunun algılanan stres üzerindeki etkisinde öz-düzenleme değişkeninin aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir araştırma niteliğindedir. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Yabancı Dil, Türkçe-Matematik, Fen, Matematik, Sosyal ve Güzel Sanatlar alanlarında farklı üniversite ve sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 396 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ), İhtiyaç Doyumu Ölçeği (İDÖ) ve Öz-Düzenleme Ölçeği (ÖDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS ve AMOS istatistik paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, betimsel istatisikler ve değişkenler arasındaki ilişkileri hesaplayabilmek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Psikolojik ihtiyaçların doyumunun algılanan stres üzerinde, öz-düzenleme aracılığıyla etkilerini belirleyebilmek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki dolaylı etkilerin anlamlılığı bootstrap yöntemiyle test edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular sonucunda, algılanan stres ile psikolojik ihtiyaçların doyumu arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğu ve algılan stres ile öz-düzenleme arasında da negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca, öz-düzenleme ile psikolojik ihtiyaçların doyumu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Yapılan aracılık analizleri sonucunda algılanan stres ile psikolojik ihtiyaçların doyumu arasındaki ilişkide öz-düzenlemenin kısmi aracılık rolü üstlendiği görülmüştür. Bu bulgular ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve gelecekteki çalışmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: algılanan stres, özerklik, yeterlik, ilişkili olma, öz-düzenleme, psikolojik ihtiyaç doyumu

Genç yetişkinlerPsikolojik ihtiyaçlarYeterlilik+3
Oğulcan Barlas
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ders araştırma modelinin, öğretmenlerin profesyonel gelişimleri ve öz-yeterlik algıları ile öğrencilerin öz-düzenleme becerileri üzerindeki değişimin incelenmesi

Eğitim alanında yapılan reformları incelediğimizde başarının ön koşulunun değişimi okuma ve hızlı cevap verme olduğu dikkat çekmektedir. Başarılı eğitim sistemlerinin kurulması, öz-düzenlemeli öğrenme ortamlarının oluşturulması ve yaşam boyu öğrenme becerilerinin kazandırılması için yüksek kalitede öğretmen profesyonel gelişim programlarına ihtiyaç vardır. Bu kapsamda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü (İl MEM) ve Intel Eğitim Vakfı işbirliği ile İstanbul genelinde, 2013-2015 eğitim yılları arasında Ders Araştırma Modeli (DAM) öğretmen eğitimi planlanmıştır. Araştırmanın amacı, DAM'ın, öğretmenlerin profesyonel gelişimleri ve öz-yeterlik algıları ile öğrencilerin öz-düzenleme becerileri ve geliştirdikleri ürünlerdeki değişime etkilerini incelemektir. Çalışma grubunu, İstanbul İl MEM bünyesinde 39 ilçeden 27 ortaokul-lise öğretmeni ile bu öğretmenlerin 383 öğrencisi oluşturmaktadır. Eylem araştırması deseniyle yürütülen çalışmanın nicel boyutunda öğrencilere "Öğrenmeye İlişkin Motivasyonel Stratejiler Ölçeği", öğretmenlere ise "Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği" uygulanmıştır. Nitel boyutunda ise, DAM kapsamında farklı zamanlarda 3 ve üzeri ders tasarımı uygulayan 10 öğretmenin tasarımı ile seçilen 10 öğrencinin süreçte geliştirdikleri ürünler seçilmiş ve öğretmen tasarımları öğretmen tasarımı rubriği ve öğrenci ürünleri ise öğrenci ürünleri değerlendirme rubriği ile analiz edilmiştir. Ayrıca, süreçle ilgili görüşlerini almak için 20 öğretmenle üç kez odak grubu görüşmesi yapılmış, veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Seçilen öğretmenlerin öz-yeterlilik algılarının, öğrencilerinse öz-düzenleme becerilerinin gelişiminin eğitim öncesi ön-testler ve eğitim sonrası son-testlerde farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi için bağımlı örneklem "t" testinden faydalanılmıştır. Araştırma bulguları öğretmen boyutunda, DAM uygulama sürecinin, öğretmenlerin meslektaşları ile etkileşimini, işbirliğini, akran öğrenmesini ve öz-yeterlik algısını güçlendirdiği, disiplinler arası ilişkilendirmeleri ve çevrimiçi araçları öğretim süreçlerine etkin şekilde dahil ederek yaratıcı ve yenilikçi tasarımlar oluşturmaya katkı sağladığını ortaya koymuştur. Öğrenci boyutunda ise, DAM uygulamaları sonunda öğrenci ürünlerinin çevrimiçi araçların kullanımı, özgün içerik, yaratıcılık ve bilişüstü öğrenme stratejilerini destekleme kriterlerinde gelişim gösterdiği gözlemlenmiştir.

Ders araştırma modeliMesleki gelişmeÖz düzenleme becerisi+7
Zühal Yılmaz Doğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarınınincelenmesi

Bu araştırmada ilk olarak lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin nasıl bir dağılım gösterdiğinin ve farklı cinsiyete sahip lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin sınıf düzeyi ve okul türüne göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. İkinci olarak lise öğrencilerinde sürekli kaygı, akılcı olmayan inanç, öz düzenleme, yaş ve genel akademik not ortalamasının akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üçüncü olarak ise kadın ve erkek lise öğrencilerinde ayrı ayrı sürekli kaygı, akılcı olmayan inanç, öz düzenleme, yaş ve genel akademik not ortalamasının akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için Akademik Erteleme Ölçeği, Sürekli Kaygı Ölçeği, Akılcı Olmayan İnanç-Ergen Formu, Ergen Öz Düzenleme Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. 1607 lise öğrencisinden toplanan verilerin analizinde betimleyici istatistikler, Pearson korelasyon analizi, iki yönlü varyans analizi ve çoklu hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada, lise öğrencilerinin çoğunlukla akademik erteleme düzeylerinin orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Erkek lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin kadın lise öğrencilerine göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra sınıf düzeyi açısından lise öğrencilerinin akademik ertelemelerinin anlamlı düzeyde farklılaştığı ve 12. sınıf öğrencileriyle 9. ve 10. sınıf öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri arasındaki farklılığın anlamlı olduğu bulunmuştur. Ayrıca, cinsiyet ve sınıf düzeyi arasında anlamlı bir etkileşim olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular sınıf düzeyi yüksek olan erkek lise öğrencilerinin sınıf düzeyi düşük olan kadın ve erkek lise öğrencilerine kıyasla daha fazla akademik erteleme yaptığına işaret etmektedir. Okul türü değişkeninin ve bununla birlikte cinsiyet ile okul türü arasındaki etkileşimin lise öğrencilerinin akademik erteleme puanları üzerinde anlamlı bir temel etkiye sahip olmadığı da bulunmuştur. Araştırmanın regresyon analizi sonucunda lise öğrencilerinin genelinde akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu, bu değişkeni sırasıyla genel akademik not ortalaması, yaş ve akılcı olmayan inancın izlediği, sürekli kaygının ise yordayıcı bir değişken olmadığı ortaya konmuştur. Kadın ve erkek açısından bu örüntünün farklılık gösterip göstermediği incelendiğinde ise kadın lise öğrencilerinde de lise öğrencilerinin genelinde olduğu gibi akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda kadınlarda öz düzenleme değişkeni sonrasında akademik ertelemenin en güçlü yordayıcıları arasında sırasıyla genel akademik not ortalaması ve yaş değişkenlerinin yer aldığı ve sürekli kaygı ile akılcı olmayan inancın ise yordayıcı değişkenler olmadığı ortaya konmuştur. Erkek lise öğrencilerinde ise diğer iki çalışma grubunda olduğu gibi akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu bulunmuş ve akademik ertelemeyi yordayıcılıkları bağlamında öz düzenleme değişkenini sırasıyla yaş, genel akademik not ortalaması ve akılcı olmayan inancın takip ettiği ortaya konmuştur. Benzer şekilde diğer iki çalışma grubunda olduğu gibi erkek çalışma grubunda da sürekli kaygının akademik ertelemenin anlamlı bir yordayıcısı olmadığı bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Akademik erteleme, Sürekli kaygı, Akılcı olmayan inanç, Öz düzenleme, Lise öğrencileri.

Akademik ertelemeAkılcı olmayan inançlarLise öğrencileri+3
Nilüfer Çetin
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite hazırlık sınıf öğrencileri ve özel dil okulu öğrencilerinin yabancı dil öğrenme stratejileri ve öz düzenleme becerileri

Bu araştırmanın amacı, üniversite hazırlık sınıfı ve özel İngilizce kursu öğrencilerinin dil öğrenme stratejileri kullanımlarını ve öz düzenleyici öğrenme becerilerini okul türü, cinsiyet, kur düzeyi, mezun olunan lise türü, ortaöğretim alanı ve yaş değişkenlerine göre incelemektir. Araştırmaya Adnan Menderes Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulundan 293 ve Aydında bulunan özel dil kurslarından 129 olmak üzere toplam 422 öğrenci katılmıştır. Araştırmada dil öğrenme stratejilerini belirlemek amacıyla Oxford (1990) tarafından geliştirilen ve Cesur ve Fer (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri ve öz düzenleme becerilerini belirlemek amacıyla da Turan (2009) tarafından geliştirilen Öz Düzenleyici Öğrenme Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri için doğrulayıcı, Öz Düzenleyici Öğrenme Becerileri Ölçeği için ise hem açımlayıcı hem de doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ayrıca araştırmanın nitel verileri araştırmacılar tarafından hazırlanmış, görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 21.0 (Statistical Package for Social Sciences) programından faydalanılmış ve nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin dil öğrenme stratejileri kullanımlarının ve öz düzenleme becerilerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Özel kurs öğrencilerinin hem dil öğrenme stratejileri kullanımlarının hem de öz düzenleme becerilerinin hazırlık sınıfı öğrencilerine göre daha üst düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin dil öğrenme stratejileri kullanımlarının yaş, İngilizce kullanma sıklığı, kur düzeyi ve ortaöğretim alanı değişkenlerine; öz düzenleme becerilerinin ise cinsiyet ve yaş değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca dil öğrenme stratejileri ile öz düzenleme becerileri arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki olduğu saptanmıştır. Son olarak hazırlık sınıfı ve özel kurs öğrencileriyle birlikte öğretmenlerin yabancı dil öğrenme ve öğretme hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Dil Öğrenme Stratejileri, Öz Düzenleme Becerileri,Yabancı Dil Öğrenimi, Özel Kurs Öğrencileri, Hazırlık Sınıfı Öğrencileri.

Devlet okullarıDil öğrenme yöntemleriHazırlık sınıfları+7
Muhammed Eken
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Anne baba ilgisinin okul öncesi dönem çocuklarının öz düzenleme becerisi üzerindeki etkisi

Bu çalışma, anne baba ilgisinin okul öncesi eğitime yeni başlayan 48-66 ay çocukların öz düzenleme becerisi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla araştırmaya katılan çocukların anne babalarına anne baba ilgisini geliştirmeye yönelik eğitim programı örneği hazırlanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Bura İli Nilüfer İlçesinde MEB'e bağlı bağımsız bir anaokuluna devam eden 40 çocuk ve onların anne (40) babaları (40) olmak üzere toplam 120 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; "Çocuğa Yönelik Anne Baba İlgisi Ölçeği" ve "Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ)" kullanılmıştır. Ayrıca katılımcılara yönelik bilgi edinmek için "Genel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışmada ön test, son test ve kalıcılık testi kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde deney ve kontrol grubu karşılaştırmaları için "İlişkili Ölçümler İçin Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan çocukların Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği'nden elde ettikleri puanların cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğine "Mann-Whitney U Testi", anne babanın yaşı, öğrenim durumu, evdeki birey sayısı, kaçıncı çocuk, aile gelir düzeyi değişkenleri ile arasındaki ilişkiyi incelemek için "Kruskall-Wallis H Testi" kullanılmıştır. Anne baba ilgisi de aynı değişkenler açısından incelenmiş ve aynı analizler uygulanmıştır. Bulgular ışığında; anne baba ilgisinin okul öncesi eğitime yeni başlayan 48-66 ay çocukların öz düzenleme becerisi üzerinde etkisi olduğu, olumlu anlamda gözlenen bu etkinin ise anne baba ilgisindeki artıştan kaynaklı olduğu görülmüştür. Öz düzenleme becerileri ve anne baba ilgisindeki artışın etkisinin uzun süreli olup olmadığını incelemek için son testten bir ay sonra kalıcılık testi uygulanmış ve analizinde anlamlı bir farklılık görülmüştür. Sonuç olarak; anne baba ilgi puanları ve öz düzenleme becerisi puanları arasındaki Korelasyon Testi Analizleri de dikkate alındığında; anne baba ilgisinin okul öncesi eğitime yeni başlayan 48-66 ay çocukların öz düzenleme becerilerine olumlu etkisinin olduğunu göstermekle birlikte anne baba ilgisine geliştirmeye yönelik verilmeye çalışılan eğitiminde anne baba ilgisini geliştirmede etkili olduğuna dikkat çektiği söylenebilir.

Ana-babaAna-baba tutumuAna-çocuk etkileşimi+4
Saliha Eren
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın iş tutumları ile arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin ve öz-düzenlemenin aracı rolü

1980 yılından itibaren bilinçli farkındalığı konu alan çalışmaların sayısı incelendiğinde, son yıllarda yayın sayısının katlanarak arttığı görülmektedir. Ancak bilinçli farkındalığın çalışanların iş tutumları üzerine olan etkilerini konu alan araştırmaların sayısı genel araştırmalar içerisinde oldukça küçük bir yüzdeyi kapsamaktadır. Bu araştırmanın öncelikli amacı, araştırmaya rehberlik eden teorik çerçeve kapsamında bilinçli farkındalık ile çalışan iş tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkilerde psikolojik sermaye ve öz-düzenlemenin aracı rollerini analiz etmektir. Araştırmanın amacını gerçekleştirebilmek için araştırma hipotezleri mevcut literatürdeki açığı gidermeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Bilinçli farkındalığın örgütsel stres, iş performansı, iş tatmini, işe tutkunluk ve tükenmişlik üzerinde bir etkisi olacağı ve bu etkide psikolojik sermaye ve öz-düzenlemenin aracı bir role sahip olacağı öngörülmektedir. Geri dönüşlerin hızlı ve yüksek oranda olması için araştırma verileri çevrimiçi anket yönteminden yararlanılarak toplanmıştır. Araştırmanın ana kütlesini sektör ayrımı gözetmeksizin kurumsal şirketlerde çalışan yönetici, beyaz yaka ve mavi yaka bireyler oluşturmaktadır.

Bilişsel farkındalıkPsikolojik sermayeTutumlar+3
Hülya Akdeniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algısına ilişkin bir ölçek geliştirme çalışması

ÖZET ÖĞRENMEDE ÖZ-DÜZENLEME YETKİNLİK ALGISINA İLİŞKİN BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Huriye TÜRKMEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan, 2004, 107 Sayfa Bu çalışma, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algılarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi altı aşamada gerçekleştirilmiştir: Birinci aşamada, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinliği hakkında madde havuzu oluşturmak amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme kullanılarak, başarı düzeyi yüksek ve düşük toplam 8 öğrenciye öğrenme ve akademik görevlerini yerine getirme davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ve literatürden yararlanılarak madde havuzu oluşturulmuştur. İkinci aşamada, 100 maddeden oluşan ve 5 noktalı derecelendirmeyle taslak ölçeğe dönüştürülen madde havuzu, farklı cinsiyet, okul, sınıf düzeyi ve alanlardan 593 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan açıklayıcı faktör analizi sonuçlan doğrultusunda 5 faktörlü ve 14 maddeli bir ölçek oluşmuştur. Üçüncü aşamada, 5 faktör yapışma sahip ve 14 maddeden oluşan ölçek 858 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler rastlantısal bir biçimde ikiye ayrılmış, ilk yansıyla açıklayıcı ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır, ikinci yansında ise, doğrulayıcı faktör analizi öğrencilerin ölçekten aldıkları puanlar ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve alanlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı11 araştırılmıştır. Öğrencilerin yıl sonu ortalamaları ile ölçekten aldıkları puanlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü aşamada, benzer ve ayırdedici geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçek, 86 kişilik bir öğrenci grubuna, benzer ölçek olarak Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği ve ayırdedici ölçek olarak Smav Kaygısı Envanteri ile birlikte uygulanmış. MYB-BKÖ alt ölçeklerinden kişisel performanslar alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.42 (p<01) düzeyinde, Model Alma alt ölçeği ile Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler alt ölçeği arasında.37 (p<.01), Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.46 (p<.01) ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler alt ölçeği arasında.31 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. MYB-BKÖ Cesaretlendirilme alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.36 (p<05) düzeyinde, Heyecanlanma ile Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında da.35 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE toplam puan ve Duyuşsal alt ölçeği ile ÖDYAÖ alt ölçeklerinden Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.28 ve Kuruntu alt ölçeği ile ise.23 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE -Kuruntu alt ölçeği ile ÖDYAÖ- Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında ise -.20 (p<.05) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Beşinci aşamada, ölçeğin 81 kişilik test-tekrar test çalışması, ölçeğin iki hafta ara ile uygulanması sonucu gerçekleştirilmiştir. Test-tekrar test korelasyon değeri ÖDYAÖ alt ölçekleri için sırasıyla Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler için.64, Bilişsel Düzenlemeler için.73, Yetişkin ve Akran Görüşü alma için.62 ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler için.50 olarak bulunmuştur. Son aşamada ise, ölçekten yüksek ve düşük puan alan 8 öğrenciyle görüşme yapılmış, ve ölçeğin geçerliği nitel verilerle desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğrenmede Öz-Düzenleme Yetkinliği, Yetkinlik Beklentisi, Akademik Yetkinlik Beklentisi, Öz-Düzenleme Stratejileri, Akademik Basan.

Akademik başarıAkademik yetkinlikLise öğrencileri+7
Huriye Türkmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerilerinin incelenmesi

Araştırmada 4-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların özdüzenleme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini çocuğu Karabük il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokullarına devam eden toplam 318 anne oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Riskli Oyunlara İzin Verme Ölçeği" ve "4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz-düzenleme Becerileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson korelasyon katsayısı ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile annenin yaşı, anne-baba eğitim durumu, çocuk sayısı, annenin çalışma durumu, çocuğu ile oyun oynama sıklığı, çocukken riskli oyun oynama durumu, çocuğun doğum sırası, yaşı ve okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresi arasında, çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne eğitim durumu, annenin çocuğu ile oyun oynama sıklığı ve çocuğun sıklıkla oyun oynadığı yer arasında anlamlı bir farklılık (p<.05) olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile baba yaşı, çocuğun cinsiyeti ve sıklıkla oyun oynadığı yer arasında, çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne yaşı, baba yaşı, baba eğitim durumu, çocuk sayısı, annenin çalışma durumu, annenin çocukken riskli oyun oynaması, çocuğun cinsiyeti, doğum sırası, yaşı ve okul öncesi eğitim alma süresi arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerileri arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu, annelerinin riskli oyuna izin verme düzeylerinin çocukların öz-düzenleme becerilerini yordadığı belirlenmiştir.

AnnelerOyunlarRisk algılaması+4
Hatice Çevirme
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Öz-düzenleyici öğrenmenin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarı, öz-düzenleme becerileri ve okuma stratejileri üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinde kullanılan öz-düzenleyici öğrenme modelinin, öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarıları, öz-düzenleme becerileri ve kullandıkları okuma stratejileri üzerinde etkisi olup olmadığı sınanmıştır. Araştırma, 2010-2011 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı'nda, Adana İli Çukurova İlçesi'ndeki iki resmi ilköğretim okulunda okuyan beşinci sınıf öğrencileri ile 12 hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Uygulama, bir deney ve iki kontrol grubunda yer alan 90 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubunda öz-düzenleyici öğrenme modeli, kontrol gruplarında ise Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretim uygulanmıştır. Deney ve birinci kontrol grubunda dersler araştırmacı tarafından işlenmiştir. İkinci kontrol grubunda ise dersler sınıf öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına, deneysel işlemler başlamadan önce ve deneysel işlemlerin bitiminde "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği" ve "Okuma Stratejileri Ölçeği" uygulanmıştır. Ayrıca deneysel işlem başlamadan önce bütün gruplardaki öğrencilere kişisel bilgiler formu uygulanmıştır. Araştırmanın başında ve sonunda "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile deney grubundaki öğrencilerin, Türkçe dersine ilişkin görüşleri, öz-düzenleyici öğrenme becerileri ve okuma stratejilerini kullanmaya yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırmada nicel veriler üzerinde, kovaryans analizi yapılmış, analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi kullanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde, öz-düzenleyici öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu ile Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretimin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerin, okuduğunu anlama başarı testi öntest puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Okuma stratejileri ölçeği öntest puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Güdülenme ve Öğrenme Stratejiler Ölçeği'nin bilişsel farkındalık-öğrenme stratejileri, öz-yeterlik algısı, zaman ve çalışma ortamının yönetimi ve görev değeri alt ölçeği öntest toplam puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Güdülenme ve Öğrenme Stratejiler Ölçeği'nin sınav kaygısı ve yardım isteme alt ölçeği öntest toplam puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Öz-düzenleyici öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin uygulama öncesinde ve sonrasındaki görüşme bulguları genel olarak incelendiğinde öğrenciler, Türkçe dersine daha çok ilgi göstermeye, dersi daha çok sevmeye, güzel ve eğlenceli bulmaya başladıklarını belirtmişlerdir. Öğrenciler, Türkçe dersinden dil becerilerini geliştirmesini beklediklerini ifade etmişlerdir. Bu derste kendini başarılı bulanların sayısının arttığı görülmüştür. Öğrenciler, kullandıkları kaynak yönetimi stratejilerine ilişkin olarak, Türkçe dersine çalışmaya başlamadan önce daha fazla ön hazırlık yaptıklarını ve çalışmaya-okumaya bir amaç belirleyerek başladıklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin, dikkat toplama stratejilerini daha çok kullandıkları ve dikkatlerini toplamak için kullandıkları okuma tekniklerini değiştirdikleri görülmüştür. Ön ve son görüşme bulguları genel olarak karşılaştırıldığında, öğrencilerin Türkçe dersine çalışırken yardım alma durumlarının benzer olduğu dikkat çekmiştir. Öğrencilerin kullandıkları bilişsel farkındalık öğrenme ve okuma stratejileri kapsamında, bir metni okumaya başlamadan önce ön inceleme stratejilerini daha çok kullandıkları ve fiziksel düzenleme yapmaya başladıkları belirlenmiştir. Öğrenciler, okurken daha iyi anlamak için kullandıkları stratejilerin artış gösterdiği dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, öz-düzenleyici öğrenme modelinin, okuduğunu anlama başarısı üzerinde Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretime göre daha etkili olduğu ve okuma stratejilerinin kullanımını arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca yapılan uygulamanın güdülenme ve öğrenme stratejilerinden bilişsel farkındalık-öğrenme stratejileri, öz-yeterlik algısı, zaman ve çalışma ortamının yönetimi ve görev değeri üzerinde olumlu etkileri olduğu ortaya çıkarken; sınav kaygısı ve yardım isteme üzerinde etkisi görülmemiştir.

Akademik başarıOkuma stratejileriOkuma-anlama becerisi+2
Bilge Kuşdemir Kayıran
Çukurova University
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların öz düzenleme becerileri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların öz düzenleme becerileri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu ilişkinin belirlenmesinde çocukların cinsiyetleri de incelenmiştir. Nicel araştırma desenlerinden korelasyonel araştırma modelinin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini, Adana ili Çukurova ve Sarıçam ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarına devam eden ve yaşları 48-72 ay aralığında değişen 144 çocuk ve 144 ebeveyn oluşturmaktadır. Örneklem, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup; farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki ebeveynler ve çocuklarından oluşmaktadır. Araştırmada katılımcılara ait demografik bilgiler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları, Kapcı, Tazeoğlu ve Arkun (2011) tarafından Türkiye'ye uyarlanan Anne Babalık Ölçeği ile değerlendirilirken, çocukların öz düzenleme becerileri Fındık Tanrıbuyurdu ve Güler Yıldız (2014) tarafından Türkiye'ye uyarlanan Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, çocukların öz düzenlemeleri, öz düzenlemenin alt boyutları davranış/dikkat düzenleme ve duygu düzenleme ile ebeveynlerin disiplin uygulamaları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla Pearson Moment Korelasyon analizi uygulanmıştır. Çocukların öz düzenlemeleri ve ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamalarının cinsiyetlerine göre incelenmesinde Bağımsız Gruplar t Testi ve Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların öz düzenlemeleri ve öz düzenlemenin alt boyutları olan duygu düzenlemeleri ve davranış/dikkat düzenlemeleri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Buna göre ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arttıkça çocukların öz düzenleme, duygu düzenleme ve dikkat/davranış düzenleme düzeyleri düşmektedir. Ayrıca araştırmaya katılan çocukların öz düzenlemelerinin ve dikkat/davranış düzenlemelerinin cinsiyetlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ancak bu farklılık, çocukların duygu düzenlemelerinde görülmemiştir. Kız çocuklarının öz düzenlemeleri ve öz düzenlemenin alt boyutu olan davranış/dikkat düzenlemeleri erkek çocuklarına göre anlamlı olarak daha yüksektir. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamalarının çocukların cinsiyetin göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Bu bağlamda ebeveynlerin erkek çocuklarına yönelik olumsuz disiplin uygulama puanları, kız çocuklarına oranla anlamlı olarak daha fazladır.

Aile içi ilişkilerDisiplinOkul öncesi eğitim+3
Esma Eroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Syntactic, lexical and content analysis of children's private speech

This dissertation aimed at investigating private speech of 3, 4 and 5 years olds Turkish preschoolers. The first aim was to explore linguistic properties of private speech, namely its lexical, morphosyntactic and syntactic features which are expected to present features that are different from previous studies in other languages. This study also aimed to reveal content properties of Turkish children's private speech. Another purpose of this dissertation was to study the social origins of private speech by comparing linguistic and content features of private speech with social speech that children produced when they were completing the same task with their mothers. Data for the present study was collected in two stages; firstly, private speech data from children were gathered, secondly data from mother-child interactions were collected. In the first stage, private speech data was collected from 28 children aged between 3;1 and 5;7. There were 8 children in three year olds' group and 10 children in each of the 4 and 5 year olds' groups. In the data collection process, children were video recorded in a separate room in the kindergarten while they were playing with a wooden toy house which has removable household items and toy family figures. In the second stage, 5 of the same children from each group were video recorded while completing the same task with their mothers. Results revealed that self-regulation, planning and problem solving functions of private speech were represented by specific usages in children's language. It is also found out that Turkish private speech is not predicated and syntactically abbreviated in the same way as Vygotsky proposed. Internalization of Turkish private speech was only traced with the increase in the partially internalized utterances with age. Comparisons of private speech and mother-child interactions revealed similarities that demonstrate evidence for the social origins of private speech.

GrammarPrivate speechPreschool children+4
Emel Uçar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dindarlık ile sorumluluk ve öz düzenleme arasındaki ilişki: Çukurova Üniversitesi örneği

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin dindarlık ile sorumluluk ve öz düzenlemeleri arasında nasıl bir ilişki olduğunu incelemektir. Araştırmanın örneklemi 2017-2018 eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesine bağlı fakültelerde eğitimlerine devam eden ve basit rastlantısal yöntemle seçilen 453 kişiden oluşmaktadır. Veriler demografik bilgi formu İçsel Dini Motivasyon Ölçeği, Sorumluluk Duygu ve Davranışı Ölçeği, Algılanan Öz Düzenleme Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada katılımcıların sorumluluk ve öz düzenleme düzeylerinin dini yönelimleri ve demografik değişkenlerle ilişkileri incelenmiştir. Ayrıca Dindarlık görüntülerinin yaş, cinsiyet, fakülte, kardeş sayısı, kardeş sırası ve gelir düzeyi ile ilişkisi araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların öğrenim gördükleri fakülte ile sorumluluk ve öz düzenleme düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca sorumluluk ve öz düzenleme düzeyi açısından cinsiyet değişkeni haricinde diğer değişkenler ile anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Bununla birlikte dindarlık, sorumluluk duygusu ve öz düzenleme düzeyi açık olma boyutunda kadınların erkeklere oranla daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Dindarlık düzeylerinin ise kardeş sayısı ve kardeş sırasına göre anlamlı bir farklılaşma gösterdiği, ortanca çocukların sorumluluk duygu düzeylerinin yüksek, tek çocukların sorumluluk düzeylerinin ise daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kullanılan ölçekler arasında ise her üç durumda da pozitif yönde seyreden anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dindarlık, Sorumluluk, Öz Düzenleme, Çukurova Üniversitesi.

Din felsefesiDin psikolojisiDindarlık+4
Şule Turan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocuklukta öz düzenleme ile bilişsel tempo arasındaki ilişki

Bu araştırma, çocukların öz düzenleme beceri düzeyi ile sahip oldukları bilişsel tempo boyutu arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemine, oransız kademeli örnekleme yöntemiyle belirlenen 2018-2019 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilçesine bağlı ilkokulların anasınıflarında eğitim alan 124, özel anaokulunda eğitim alan 91, resmi anaokullarında eğitim alan 137 okul öncesi dönem çocuğu olmak üzere toplam da 352 çocuk dahil edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak Wright (1971) tarafından geliştirilen Kansas Okul öncesi Çocuklar İçin Düşünsellik-İçtepisellik Ölçeği A formu ve Smith Donalt vd. (2007) tarafından geliştirilen Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen değerlere ait normallik analizleri yapıldıktan sonra iki gruplu karşılaştırmalarda İlişkisiz Örneklemler İçin t-Testi ve Mann Whitney U testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Anova ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Öz düzenleme becerisi ve bilişsel tempo arasındaki ilişkiyi incelemek için İkili Lojistik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öz düzenleme becerisi ile bilişsel tempo arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çocukların öz düzenleme beceri düzeylerindeki artışla birlikte reflektif olma olasılıkları artarken impulsif olma olasılıklarının azalmakta olduğu saptanmıştır.

AnasınıflarıBilişsel stilBilişsel tempo+3
Fadime Ezgi Yıldız
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tersyüz sınıf modeli ile desteklenmiş tam öğrenme yaklaşımının matematik dersindeki akademik başarıya ve öz düzenleme becerilerine etkisi

Çalışmada, öğrencilerin konunun teorik kısımlarını evde kendi hızlarında öğrenmelerine ve sınıfta daha fazla uygulamalı etkinlik yapmaya imkân tanıyan "Tersyüz Sınıf Modeli ile Tam Öğrenme Yaklaşımı" kombinasyonunun etkileri incelenmiştir. "Tam Öğrenme Yaklaşımı"nda yer alan öğrencilerin gerekli ön bilgilerini tamamlayarak bilişsel olarak derse hazırlanma, konunun teorik olarak kavranması ve ek öğretim uygulamaları aşamalarında, "Tersyüz Sınıf Modeli" kapsamında hazırlanan animasyona dayalı içerikler kullanılmıştır. Bu bağlamda "Tersyüz Sınıf Modeli ile desteklenmiş Tam Öğrenme Yaklaşımı"nın, klasik "Tam Öğrenme Yaklaşımı"na kıyasla, öğrenme üzerinde sağladığı akademik başarıya, modelin uygulanma süresine ve öğrencilerin öz düzenleme becerisine etkileri incelenmiştir. Çalışmanın araştırma yöntemi olarak ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. Deney grubunda "Tersyüz Sınıf Modeli ile desteklenmiş Tam Öğrenme Yaklaşımı"yla öğretim yapılırken kontrol grubunda klasik "Tam Öğrenme Yaklaşımı" kullanılmıştır. Araştırmadaki bağımlı değişkenlerden "Akademik Başarı" ve "Öz Düzenleme Becerisi" verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Çevre ve Alan Ölçmeye Yönelik Akademik Başarı Testi" ile Pintrich ve arkadaşları tarafından geliştirilen Karadeniz, Büyüköztürk, Akgün, Çakmak ve Demirel (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Matematikteki "Ölçme" öğrenme alanıyla ilgili Tam Öğrenme Yaklaşımı'nın farklı aşamalarını içeren onar dakikalık altı video ve konulara yönelik kısa cevaplı sorular, çevrimiçi eğitim platformlarından biri olan Edmodo sitesi üzerinden öğrencilerle paylaşılmıştır. Öğrencilerin sorulara verdiği cevaplar incelendikten sonra öğrenci seviyelerine göre hazırlanan ders planı takip edilerek geometrik şekilleri içeren ders materyalleri ile sınıf içinde farklı öğrenci seviyelerine hitap eden uygulamalı etkinlikler yapılmıştır. Uygulama, Muş merkeze bağlı bir devlet okulunda 2018-2019 yıllarında öğrenim gören 47, 4.sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Çalışma grubu seçilirken uygun örneklem yöntemi kullanılmıştır. Deney (n=26) ve kontrol (n=25) grupları ise rastgele yöntemle belirlenmiştir. Toplanan veriler bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizleri sonucunda deney grubunda uygulanan "Tersyüz Sınıf Modeli ile desteklenmiş Tam Öğrenme Yaklaşımı" ve kontrol grubunda uygulanan klasik "Tam Öğrenme Yaklaşımı"nın, öğrencilerin matematik başarısına pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmış, uygulanan modellerin her iki modelin de öğrencilerin öz düzenleme becerileri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarının bağımsız gruplardaki t testi sonuçlarında ise "Tersyüz Sınıf Modeli ile desteklenmiş Tam Öğrenme Yaklaşımı"nın, klasik "Tam Öğrenme Yaklaşımı"na göre akademik başarıyı arttırmada daha etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca deney grubundaki uygulamanın MEB'nın belirlediği sürede uygulanabildiği gözlenirken kontrol grubundaki uygulamanın "Tam Öğrenme Modeli"nin tüm aşamaları sınıf içindeki zamanda gerçekleştirildiği için istenilen süreyi aştığı gözlenmiştir.

Akademik başarıMatematik dersiMatematik eğitimi+7
Abdil Özler
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Basamaklı öğretim programının İngilizce dersi öğrenci başarısına, tutumuna, öz düzenlemesine ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın amacı basamaklı öğretim programın İngilizce dersi öğrenci başarısına, tutumuna, öz düzenlemesine ve öğrenmede kalıcılığa etkisini incelemektir. Karma desene göre gerçekleştirilen araştırmanın nicel kısmında deney ve kontrol grubuna ön test, son test, kalıcılık testleri uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında yarı yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci yansıtıcı günlükleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Aydın il sınırları içerisinde bulunan çok programlı bir Anadolu lisesinde öğrenim gören iki 10. sınıf şubesinden oluşturulmuştur. Gruplar, iki sınıftan biri deney; biri kontrol grubu olarak seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmada deney grubuna İngilizce dersinde basamaklı öğretim programı uygulanırken, kontrol grubuna güncel öğretim programı uygulanmıştır. Her iki grubun öğretim sürecinin araştırmacı tarafından yürütüldüğü dersler sekiz hafta boyunca sürmüştür. Araştırmada, nicel verilerin elde edilmesine yönelik olarak 10.sınıf İngilizce dersi başarı testi, İngilizceye yönelik tutum ölçeği, İngilizce öğretiminde öz-düzenleme stratejileri ölçeği kullanılmıştır. Nitel verilere yönelik olarak da öğrenci yansıtıcı günlükleri ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce başarı, tutum ve öz düzenleme ön testleri; uygulamanın bitiminden sonra başarı, tutum ve öz düzenleme son testleri ve uygulamadan yaklaşık iki ay sonra da başarı, tutum ve öz düzenleme kalıcılık testleri uygulanmıştır. Uygulama süresince öğrencilerden günlük notlar tutmaları istenilmiştir. Uygulamadan sonra da öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde t-testi ve Mann-Whitney U testleri kullanılarak gruplar arasındaki farklılıklar belirlenmiş ve verilerin analizinde istatistik paket programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, 10. sınıf İngilizce dersi başarı testi ve öz düzenleme stratejileri ölçeği öntest puanları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır; grupların sontest ve kalıcılık test puanları karşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. İngilizceye yönelik tutum ölçeği puanlarında ise iki grup arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin tutukları günlük notlar ve yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, basamaklı öğretim programıyla öğrencilerin derse yönelik güvenlerinin arttığı, derste eğlendikleri, kendilerini daha rahat hissettikleri ve dersi daha çok sevdikleri görülmüştür. Ayrıca bu uygulamaların diğer derslerde de yapılması öğrenciler tarafından istenmiştir. Sonuç olarak, basamaklı öğretim programının İngilizce dersi akademik başarısına ve İngilizce öğretimde öz düzenleme becerileri stratejilerine olumlu yönde etki etmiştir. Basamaklı öğretim programının öğrencilerin derse aktif katılımını sağladığı, öğrenme süresince öğrencilere etkinlikleri seçme ve planlama fırsatı verdiği ve öğrencilerde öz güven oluşturduğu için tüm uygulayıcılara ve öğretmenlere derslerinde kullanmaları önerilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Basamaklı öğretim programı, İngilizce dersi, öz düzenleme

Basamaklı öğretim yöntemiKalıcılıkLise öğrencileri+7
Kadir Kahraman
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özbelirleme kuramı çerçevesinde lise öğrencilerinin matematik öğrenen özerkliği: Bir karma desen araştırması

Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerine uygulanabilecek matematik öğrenen özerkliği ölçeği geliştirip lise öğrencilerinin matematik öğrenen özerklik düzeylerini, matematik öğrenen özerkliklerini etkileyen matematik kaygı düzeyleri, matematik öğrenmeye yönelik motivasyon seviyeleri, matematik dersine yönelik öğrenme sorumluluğu ve matematik öğreniminde öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkileri ve bu becerileri etkileyen değişkenler ile 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin matematik öğrenen özerkliği ile ilgili düşüncelerini belirlemektir. Çalışmada araştırma deseni olarak karma yöntem desenlerinden sıralı-açıklayıcı karma desen seçilmiştir. İlk sırada nicel veriler ardından nitel veriler toplanmıştır. Bu araştırmada öncelikle matematik öğrenen özerkliği ölçeği geliştirilmiştir. Ölçeğin geliştirme sürecinde ilgili literatür incelenerek 144 madde havuzu oluşturulmuş, 10 uzman görüşü alınarak kapsam geçerliliğine bakılmıştır. Kalan 52 madde ile geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için pilot uygulamada 1078 öğrenciden alınan verilerle yapılan açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. "Öz Düzenleme", "Öğrenme Sorumluluğu", "İç Motivasyon", "Öz Denetim", "Dış Motivasyon" ve "Kaygı" olmak üzere 6 boyutlu 41 maddelik bir ölçek oluşturulmuştur. Ölçeğin Cronbach-Alfa katsayısı α=0,82 olarak bulunmuştur. Oluşan boyutların açıklanan toplam varyans miktarı % 47,50'tir. Ölçeğin iki yarı güvenirlik düzeyi için Spearman-Brown korelasyonu değeri r=0,83 bulunmuştur. Üst %27 ve alt %27 gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit amacıyla bağımsız örneklem t-testi yapılmış olup ölçek toplam puanları ile üst %27'lik ve alt %27'lik gruplar arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Yapılan çalışma sonucunda ortaöğretim öğrencilerine yönelik 6 alt boyutlu 41 maddelik geçerli ve güvenilir matematik öğrenen özerkliği ölçeği geliştirilmiştir. Araştırmada esas uygulamasının evreni Türkiye'nin batısında yer alan bir büyükşehirde bulunan ortaöğretim kurumlarındaki 9. ve 12.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Gerekli izinler alındıktan sonra araştırmanın örneklemi, eğitim uzaktan devam ettiği için Google Form biçiminde hazırlanan ölçek öğretmenleri aracılığıyla sınıf Whatsapp gruplarından ulaştırılan gönüllü 9. ve 12. sınıf öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmaya 651 öğrenci katılmıştır. Araştırmada "Matematik Öğrenen Özerkliği Ölçeği" veri toplama aracı olarak tamamen gönüllülük esasına göre uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılımı kontrol edilmiştir. Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunuda 9. ve 12. sınıflardan matematik öğrenen özerkliği ölçeğinden en yüksek ve en düşük puan alan dörderden sekiz öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu ile görüşme yapılmış elde edilen nitel veriler içerik analizi ile incelemiştir. Nitel verilerin geçerliğini ve güvenirliğini arttırmak için doğrudan alıntılara yer verilmiş ve uyuşum yüzdesi hesaplanmıştır. Çalışmadaki görüşme sorularıyla sağlanan uyuşum yüzdesi %92,23'dür. Araştırma sonucunda 9. ve 12. sınıf öğrencilerin matematik öğrenen özerklik düzeylerinin orta düzey olduğu görülmüştür. Matematik öğrenen özerklik düzeyi ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Kız öğrencilerin dış motivasyon düzeyi, erkek öğrencilerin de iç motivasyon ve kaygı düzeyleri daha yüksek olduğu görülmüştür. 9. sınıfların öz düzenleme, iç motivasyon, dış motivasyon, öz denetim ve öğrenme sorumluluğu alt boyutlarının puan ortalamaları 12. sınıflardan, 12. sınıfların ise kaygı alt boyutu puan ortalamaları 9. sınıftan daha yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf, ailenin sosyoekonomik düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi, özel ders değişkenleri ile matematik öğrenen özerkliği arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Okul türü değişkenine göre anlamlı ilişki görülmüştür. Matematik öğrenen özerkliği ile öz düzenleme becerileri, öğrenme sorumluluğu arasında pozitif yönde güçlü düzeyde anlamlı ilişki, matematik kaygısı ile de pozitif yönde zayıf düzeyde anlamlı ilişki görülmüştür. Matematik öğrenen özerkliği puanı yüksek olan öğrencilerle yapılan görüşmelerde öğrenme sorumluluğuna, öz düzenleme becerilerine, öz denetime sahip oldukları ve iç motivasyonlarının yüksek olduğu ve matematik öğrenen özerkliği puanı düşük olan öğrencilerin ise iç motivasyonlarının düzeylerinin düşük olduğu, öğrenme sorumluluğuna, öz düzenleme becerilerine sahip olmadığı ve öz denetim yapamadıkları görülmüştür. Geliştirilen Matematik Öğrenen Özerkliği Ölçeğinden elde edilen bulgularla görüşmelerden elde edilen bulguların örtüştüğü görülmektedir.

Kaygı düzeyiLise öğrencileriMatematik dersi+7
Emine Can Yurt
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tasarım temelli bilgi işlemsel düşünme eğitim modelinin okul öncesi çocukların yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerine etkisi

Bu çalışma TÜBİTAK 1001 "Okul öncesinde tasarım yoluyla anlama yaklaşımı temelli bilgi işlemsel düşünme (BİD) ve kodlama beceri eğitim modelinin (TATBİK) geliştirilmesi" projesinin bir çıktısını sunmaktadır. Araştırma, proje kapsamında geliştirilen TATBİK Modeli'nin, okul öncesi dönem çocuklarının yürütücü işlev ve öz düzenleme becerileri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, tasarım temelli düşünmeye dayalı BİD ve kodlama temelli bir öğretim modelinin geliştirilmesi, uygulanması ve etkililiğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, kuramsal temellerle uygulama sürecini bütünleştirmeye olanak tanıyan, öğretim modelinin tasarlanması, uygulama sürecinde iyileştirilmesi ve işlevsel hâle getirilmesini sağlayan döngüsel ve esnek yapısıyla Tasarım Tabanlı Araştırma (TTA) yöntemi araştırmada temel yaklaşım olarak benimsenmiştir. Tasarlama-geliştirme-değerlendirme döngüsel süreçlerini içeren TTA yaklaşımına göre modelin geliştirme süreci dört aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada mevcut durum analiz edilerek modelin kavramsal ve kuramsal temelleri ortaya konmuştur. İkinci aşamada, araştırmacı, öğretmen, ebeveyn ve çocukların iş birliğiyle robot ile uygulanan 18 etkinlik, robotsuz uygulanan 18 etkinlik olmak üzere toplam 36 etkinlik geliştirilmiştir. Bu etkinlikler uygulayıcı öğretmenlerce uygulanarak döngüsel biçimde revize edilmiştir. Üçüncü aşamada, geliştirilen TATBİK Modeli proje kapsamında mühendislik tasarım, kodlama ve BİD becerileri üzerinde etkisi test edilirken, bu çalışma kapsamında yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerine etkisi test edilmiştir. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak, "Kişisel Bilgi Formu", "EF Touch Yürütücü İşlev Bataryası" ve "Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma grubunu; Gaziantep ili merkezindeki Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı anaokuluna devam eden 5-6 yaş Deney 1 grubunda 26, Deney 2 grubunda 25 ve kontrol grubunda 25 çocuk olmak üzere toplamda 76 çocuk oluşturmuştur. Deney 1 grubuna araştırmacı tarafından "Robot ile Uygulanan Etkinlikler" etkinlikler, Deney 2 grubuna ise sınıf öğretmeni tarafından "Robotsuz Uygulanan Etkinlikler" 6 hafta, haftada 3 gün ve ortalama 40-60 dakika uygulanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS.26 paket programı aracılığıyla parametrik testlerden karışık ölçümler 3x3 ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, uygulanan modelin yürütücü işlev ve öz düzenleme becerileri alt boyutlarında, Deney 1 ve Deney 2 gruplarında, kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde gelişim olduğunu ortaya koymuştur. Deney gruplarının öntest, sontest ve kalıcılık testi puanları karşılaştırıldığında her iki grupta da anlamlı fark saptanmıştır. Ayrıca, robot ile uygulanan etkinliklerin robotsuz uygulanan etkinliklere göre yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerinin tüm alt boyutlarında daha yüksek düzeyde gelişim sağladığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, uygulanan TATBİK Modeli'nin yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerine katkı sağladığı ortaya konmuştur.

Bilgi işlemsel düşünmeKodlamaTasarım odaklı düşünme+3
Zeliha Damla Kalyenci
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim alan çocukların öz-düzenleme gelişiminin öğretmen ve okul öncesi eğitimle ilişkisi

Bu araştırma, okul öncesi kurumlarında çalışan öğretmenlerin; öz-düzenlemelerinin, öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemeye yönelik uygulamalarının ve okul öncesi eğitimin 48-72 aylık çocukların öz-düzenleme becerilerine etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini Mersin ili genelinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim anasınıfı ve bağımsız anaokullarında çalışmakta olan 316 öğretmen ve yaşları 57-76 ay aralığında değişen 213 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada çalışma grubuna ait kişisel bilgiler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu aracılığıyla toplanmıştır. Öğretmenlerin öz-düzenlemeleri Aydın, Özer Keskin ve Yel (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Öz-Düzenleme Ölçeği ile değerlendirilirken, öğretmenlerin çocukların öz-düzenlemeli öğrenmelerini desteklemek için kullandıkları öğretim uygulamaları Adagideli, Saraç ve Ader (2015) tarafından geliştirilen Okul Öncesi Öğretmenlerinin Öz-Düzenlemeli Öğrenmeyi Desteklemek İçin Uygulamalarını Değerlendirme Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Çocukların öz düzenleme becerileri ise Fındık Tanrıbuyurdu ve Güler Yıldız (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ) ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde öğretmenlerin öz-düzenlemelerinin yaşlarına göre öz-pekiştirme, öz-izleme ve öz-değerlendirme alt boyutlarında farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amacıyla Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-düzenlemelerinin ve öz-düzenlemelerinin alt boyutlarının (öz-pekiştirme, öz-izleme ve öz-değerlendirme) ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemeye yönelik uygulamalarının ve alt boyutlarının (duygusal ve motivasyonel düzenleme, etkinlikler sürecinde metabilişsel düzenleme, görevler ve stratejiler üzerine üst bilişsel bilgi, etkinlik sonrasındaki metabilişsel düzenleme ve kişiler üzerine üst bilişsel bilgi) kıdemlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amacıyla Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Çalışmada çocukların öz-düzenlemelerinin yaşa, cinsiyete ve okul öncesi eğitim alma sürelerine göre dikkat-dürtü kontrolü ve olumlu duygu alt boyutunda anlamlı bir farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Öğretmenin öz-düzenlemesi ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemeye yönelik uygulamaları ile çocukların öz-düzenlemesi arasındaki ilişkiyi tespit etmek için de Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların öz-düzenleme becerilerinin 68 aydan büyük çocuklar lehine anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. Ayrıca araştırmaya katılan çocukların öz-düzenlemelerinin ve duygu düzenlemelerinin cinsiyete göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ancak bu farklılık, çocukların dikkat-dürtü kontrolü boyutunda görülmemiştir. Buna göre kız çocuklarının öz-düzenlemeleri ve öz-düzenlemenin alt boyutu olan duygu düzenlemeleri erkek çocuklarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksektir. Araştırmada çocukların öz-düzenlemelerinin okul öncesi eğitim alma süresine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Buna göre, bir yıldan fazla okul öncesi eğitim almış çocukların öz-düzenleme becerileri bir yıldan daha az okul öncesi eğitim alan çocuklara kıyasla anlamlı olarak daha yüksektir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin öz-düzenlemeleri ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemeye yönelik kullandıkları sınıf içi uygulamaları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Buna göre öğretmenlerin öz-düzenlemeleri arttıkça öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemeye yönelik kullandıkları sınıf içi uygulamaları da artmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin öz-düzenlemeleri ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemek için kullandıkları uygulamaları ile çocukların öz-düzenleme becerileri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu da görülmüştür. Bu bağlamda öğretmenlerin öz-düzenlemeleri ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemek için kullandıkları uygulamaları arttıkça çocukların öz-düzenlemeleri de artış göstermektedir. Anahtar kelimeler: Öz-düzenleme, okul öncesi eğitim, öz-düzenlemeli öğrenme, okul öncesi öğretmeni, ilişkisel tarama

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+3
Şerife Hülya Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anne baba tutumları ve denetim odağının akademik motivasyonla ilişkisinde öz düzenlemenin aracı rolü

Araştırmanın amacı anne baba tutumları ve denetim odağının akademik motivasyonla ilişkisinde öz düzenlemenin aracı rolünü ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde bulunan 4 anadolu lisesi 3 fen lisesi 3 meslek lisesinde okuyan toplamda 885 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Akademik Motivasyon Ölçeği, Anne Baba Tutum Ölçeği, Ergen Öz Düzenleme Ölçeği" ve İç-Dış Denetim Odağı Ölçeği kullanılmıştır. Model 1 aracılık testi sonucuna göre demokratik ve otoriter anne baba tutumun akademik motivasyon üzerindeki etkilerinin anlamlı olduğu görülmektedir. Model 2 de ise doğrudan etkiler incelendiğinde, denetim odağının aracı değişkenin modele eklenmesiyle akademik motivasyonun uzun süreli anlamlı bir yordayıcısı olmadığı görülmüştür. Bu durum da denetim odağı ile akademik motivasyon arasındaki ilişkide öz düzenleme becerilerinin aracı bir rolü olduğunun bir kanıtıdır. Anahtar Sözcükler: Anne-Baba Tutumu, Denetim Odağı, Öz Düzenleme, Akademik Motivasyon

Ana-baba tutumuDenetim odağıLise öğrencileri+2
Şeyma Akgül
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Problemli akıllı telefon kullanımı ve kendini sabotaj ilişkisinde öz düzenlemenin aracı rolünün incelenmesi

Bu araştırmada öz düzenlemenin problemli akıllı telefon kullanımı ve kendini sabotaj arasındaki ilişkide aracı rolünün olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan 379 lisans öğrencisine Öz Düzenleme, Akıllı Telefon Bağımlılığı ve Kendini Sabotaj ölçeklerinin uygulanması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öz düzenlemenin problemli akıllı telefon kullanımı ve kendini sabotaj arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Öz düzenleme ile kendini sabotaj ve problemli akıllı telefon kullanımı arasında negatif, kendini sabotaj ile problemli akıllı telefon kullanımı arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmaktadır. Araştırmada ayrıca akıllı telefon bağımlılığı ölçeği alt boyutlarından alınan puanların cinsiyete ve akıllı telefonun birincil kullanım amacına göre anlamlı ölçüde farklılaştığı; bunun yanı sıra cinsiyete göre akıllı telefonların birincil kullanım amaçlarının da farklılaştığı bulunmuştur. Sosyal medyanın, akıllı telefonların birincil kullanım amaçları arasında problemli akıllı telefon kullanımı ile en çok ilişkili bulunan kullanım amacı olduğu görülmektedir. Araştırmada akıllı telefonlarda hangi uygulamaların en sık kullanıldığına dair bilgiler de elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Problemli akıllı telefon kullanımı, öz düzenleme, kendini sabotaj, bağımlılık, akıllı telefon uygulaması

Akıllı telefonlarKendini sabotajProblem davranış+3
Mahmut Yay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Narrative terapi temelli grupla psikolojik danışma programının ergenlerin irade ve kaygı düzeylerine etkisi

Bu araştırmada, 'Narrative Terapi Temelli Grupla Psikolojik Danışma Programının Ergenlerin İrade ve Kaygı Düzeylerine Etkisi' ni incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili Kağıthane ilçesinde bulunan Ebu Hureyre Kız Kuran Kursu' nda öğrenim gören 15-17 yaş aralığındaki öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Çalışma, basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiş her biri kız öğrenci olan toplam 16 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında; kişisel bilgi formu, katılımcıların irade düzeylerini ölçmek için Öz Düzenleme Ölçeği ve kaygı düzeylerini ölçmek için Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırma, Narrative Terapi Temelli Grupla Psikolojik Danışma Programının uygulandığı bir deney grubu ve hiçbir işlem yapılmayan kontrol grubu olmak üzere toplam 2 çalışma grubundan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda; Narrative Terapi Temelli Grupla Psikolojik Danışma Programının uygulandığı deney grubunda yer alan ergenlerin, Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği'nden aldıkları puanların kontrol grubunda yer alanlara göre anlamlı düzeyde azaldığı görülmüştür. Ayrıca, beklenenin aksine deney ve kontrol gruplarının öz düzenleme becerileri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Narrative Terapi, İrade, Kaygı, Öz Düzenleme, Öz Denetim

Grupla psikolojik danışmaKaygıÖlçekler+3
Merve Koca
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessDE

Die rolle der dynamischen leistungsmessung und -bewertung bei der entwicklung des lernerfolgs, der selbstregulierung und problemlösungskompetenz der Türkischen daf-lernenden im kontext von schreibkompetenz

Dynamische Leistungsmessung und –bewertung, nach der Sprache als eine der wichtigsten mediierenden Werkzeuge ist, bringt in die Fremdsprachenunterricht neue Chancen mit sich. Sie bietet Alternative für statistische Bewertung, die sich auf die Messung der Modifizierbarkeit der Lernenden konzentriert. Somit wird es bezweckt, die strukturellen Lerndefizite der Lernenden zu verbessern und Daten zur zukünftigen Entwicklung der kognitiven Strukturen zu erheben. Dabei verfolgt man einen Weg, auf dem dynamische Leistungsmessung und -bewertung Theorie und Praxis zusammenbringen. In dieser Fusion rückt sich die mediationale Interaktion zwischen Lernenden und den mehr erfahrenen Mediator in den Vordergrund. Somit wird es möglich, dass soziale Daten auf interaktive Weise psychologisch internalisiert werden, was dazu führt, dass die Lernenden höhere psychische Funktionen erwerben. Dafür ist es Vorbedingung, dass die interventionale Interaktion zwischen Lernenden und Mediator in der Zone nächster Entwicklung vonstattengeht. Ausgehend von dieser Tatsache bildet die Frage danach, welche Rolle dynamische Leistungsmessung und –bewertung die türkischen DaF- Lernenden auf der üniversitären Stufe bei der Entwicklung ihres Lernerfolgs, ihrer Selbstregulierung und ihrer Kompetenz zur Problemlösung im Kontext von der Schreibkompetenz spielt, das Hauptproblem der Untersuchung. Diese Untersuchung wird mit den Studierenden, die die Vorbereitungsklasse besuchen, an der Abteilung für Deutschlehrerausbildung der Pädagogischen Fakultät von der Universität Hakkari durchgeführt. Als Datenerhebungsinstrument in der Untersuchung wurden Vortest, Nachtest und Folgetest innerhalb der dynamischen Leistungsmessung und –bewertung, instrumentelle Bereicherung nur der Experimentalgruppe zwischen dem Vortest und dem Nachtest im Verfahren der dynamischen Leitunsgmessung und –bewertung durchgeführt, während traditioneller Unterricht der Kontrollgruppe zwischen dem Vortest und dem Nachtest durchgeführt wurde. Die Texte der Lernenden wurden durch die textuellen Kriterien bewertet. Ferner wurden die Bedürfnisse an Hilfestellungen der Lernenden und Reaktionen darauf eingesetzt, um die Entwicklung der Selbstregulierungskompetenz auszuwerten, und die Revisionstrategien wurden benutzt, um die Entwicklung der Problemlösungskompetenz auszuwerten. Bei der Auswertung der erhobenen Daten wurde von der Methode der Rubrikanalyse Nutzen gezogen, die Daten wurden qualitativ und interpretativ ausgewertet. Ferner wurden die erhobenen Daten statistisch mit SPSS-Programm ausgewertet. Dabei wurden die Daten zu den unabhängigen Stichproben mit Mann-Whitney U Test und die Daten zu den verbundenen Stichproben mit Wilcoxon-Vorzeichenrangtest getestet. Deswegen besitzt die vorliegende Untersuchung gemischte Untersuchungsformat. Damit wurde es untersucht, ob instrumentelle Bereicherung, die der Experimentalgruppe durchgefürht wurde, positive beeinflusste, dass die Lernenden in dieser Untersuchungsgruppe die neu gelernte Fremdsprache als semiotisches Werkzeug zur Leitung ihrer mentalen Verfahren beim zielsprachlichen Textproduktion benutzen.

Ayhan Yavuz Özdemir
Çukurova University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ters yüz sınıf modelinin ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarıları ve öz düzenleme becerileri üzerine etkisinin incelenmesi

İnsanoğlunun teknolojiyle olan bağı günden güne artmaktadır. Artan bu ilişki sonucunda, teknoloji çeşitli disiplinlerin öğretilmesinde kullanılan yöntem ve teknikler arasında yerini almıştır. İngilizce adı "Flipped Classroom" olan ve Türkçeye "Ters Yüz Sınıf Modeli" olarak çevrilen yöntem son yıllarda dünyada ve ülkemize yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, ters yüz sınıf modelinin 5. sınıf matematik dersinde "Kesirler ve Kesirlerle İşlemler" ünitesinde, öğrencilerin akademik başarısı ve öz düzenleme becerilerinin üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda 5. sınıf matematik dersi "Kesirler ve Kesirlerle İşlemler" ünitesinde ters yüz sınıf modelinin öğrenci başarısına etkisini incelemek üzere ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, ters yüz sınıf modeli uygulaması sonrasında deney grubu öğrencilerinden amaçsal örnekleme türlerinden maksimum çeşitlili yöntemine göre seçilen bir gruba yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılının Adana ilinin Seyhan ilçesinde sosyoekonomik durumu ve akademik başarısı düşük düzeyde olan bir ortaokulun beş farklı şubesinde bulunan toplam 97 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu olmak üzere iki şube, kontrol grubu olmak üzere ise üç şube belirlenmiştir. Araştırma süresi yedi haftadır. Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi, öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada grupların akademik başarı değişimini belirlemek için 29 soruluk başarı testi ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Deney grubunda dersler ters yüz sınıf modeline uygun olarak işlenmiştir. Ters yüz sınıf modelinde, mevcut öğretim yönteminden farklı olarak sınıf içerisinde yapılması gereken aktiviteleri evde, evde yapılması gereken aktiviteleri ise sınıfta yapılmaktadır. Bu modelde öğrenciler konunun teorik bilgilerini evde öğrenirken, üst düzey bilişsel kademelerine sınıfta ulaşmaktadır. Çalışmada konu ile ilgili videolar araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca Eğitim Bilişim Ağı'nda bulunan içerikler de kullanılmıştır. Videolar ve etkinlikler öğrencilere Eğitim Bilişim Ağı üzerinden ulaştırılmıştır. Kontrol grubunda ise dersler yedi haftalık süreçte mevcut öğretim yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunu incelemek üzere öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak, ters yüz sınıf modeli hakkında olumlu ve olumsuz görüşleri alınmıştır. Öğrencilerin velilerinden gerekli izinler alınarak görüşmecilerin ses kaydı alınmıştır. Ayrıca deney grubuna, ters yüz sınıf modelinin öz düzenleme becerisine etkisini incelemek üzere 40 maddelik öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği uygulanmıştır. Çalışılan grupların akademik başarı testi ön test uygulamasının sonuçları incelendiğinde iki grubunda kesirler ve kesirlerle işlemler ünitesindeki, akademik başarıları denk olduğu görülmüştür. Ters yüz sınıf modelinin akademik başarı üzerine etkisini belirlemek amacıyla tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Son test uygulamasının sonuçları incelendiğinde ise deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaşma olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin ters yüz sınıf modeli hakkında olumlu görüşlerinin olduğu, modeli kısa zamanda benimsedikleri ve diğer derslerin de bu model ile işlenmesini uygun gördükleri sonucuna varılmıştır. Deney grubuna uygulanan öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeğinin analizinde ise öğrencilerin öz düzenleme becerilerinin ters yüz sınıf modeli ile geliştiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ters yüz sınıf modeli, matematik eğitimi, kesirler, 5. sınıf, öz düzenleme becerisi.

Akademik başarıKesirlerMatematik dersi+5
Ufuk Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde yılmazlığın yordanmasında öz düzenleme becerileri ve gelecek beklentilerinin rolü

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinde yılmazlığın yordanmasında öz düzenleme becerileri ve gelecek beklentilerinin rolünü incelemektir. Aynı zamanda yılmazlık, öz düzenleme ve gelecek beklentisinin sınıf düzeyi, cinsiyet ve okul başarısı değişkenlerine göre farklılaşma durumu da araştırılmaktadır. Araştırmaya 11-14 yaş aralığında 382 (218 kız, 164 erkek) ortaokul öğrencisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Ergen Öz Düzenleme Ölçeği, Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada değişkenlerin ortalama puanlarının cinsiyete göre farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar için t-testi, sınıf düzeyi ve okul başarısı değişkenlerine göre farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Yılmazlık, öz düzenleme ve gelecek beklentisi arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın temel amacına yönelik olarak, öz düzenleme ve gelecek beklentilerinin yılmazlığı yordamadaki rolü çoklu regresyon analizi ile test edilmiştir. Yılmazlık cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterirken öz düzenleme ve gelecek beklentileri anlamlı farklılık göstermemiştir. Sınıf düzeyine göre yılmazlık ve gelecek beklentileri puanları farklılaşırken öz düzenleme puanlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Son olarak okul başarısı değişkeninin de her üç değişkene ait puan ortalamaları açısından farklılık gösterdiği saptanmıştır. Regresyon analizi sonucu elde edilen bulgular öz düzenleme ve gelecek beklentileri değişkenlerinin yılmazlığın anlamlı birer yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Bu iki değişken birlikte yılmazlığa ait toplam varyansın %28'ini açıklamaktadır. Gelecek beklentileri öz düzenlemeye göre daha güçlü bir yordayıcıdır. Araştırma sonuçları alan yazın çerçevesinde yorumlanarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yılmazlık, öz düzenleme, gelecek beklentileri, ergenlik, ortaokul öğrencileri

ErgenlerErgenlikGelecek beklentisi+4
Büşra Akpolat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects