Private hospitals
135 theses under this subject heading
Sağlık turizminde özel hastanelerin pazarlama stratejilerinin analizi: İzmir ili örneği
Amaç: Son yıllarda gelişen iletişim ve ulaşım olanakları, medikal turizmi dünya çapında hızla yayılan bir turizm dalı haline getirmiştir. Bu bağlamda birçok ülke, bu alanda yoğun çalışmalar yürütmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, medikal turizm faaliyetleri yürüten özel hastanelerin pazarlama stratejilerini analiz etmek ve medikal turizm faaliyetinde bulunan özel hastanelerin uygulayabilecekleri bütünleşik pazarlama çalışmalarının karşılaştırılıp geliştirilmesini sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırma kapsamında İzmir'de sağlık turizmi yetki belgesine sahip özel hastanelerin yöneticileri ya da uluslararası hasta departmanı uzmanları ile mülakat (yüz yüze) görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler 30-60 dakika arası sürmüş olup, uzmanların ilgili konular hakkındaki görüşleri derlenmiştir. Elde edilen veriler, nitel araştırma tekniklerinden biri olan betimsel analiz ile işlenmiş, cevaplar listelenmiş ve uzman görüşleri aktarılmıştır. Uzmanların çeşitli görüşleri ışığında, sağlık turizmi alanında işletmelerin medikal turizm için hangi tür pazarlama faaliyetlerini geliştirebileceği üzerine çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan 13 sağlık turizmi yetki belgesine sahip olan hastanelerin yöneticileriyle 30-60 dakika arası mülakat (yüz yüze) görüşme sağlanmıştır. Araştırma verilerine göre bir dizi pazarlama stratejisi öne çıkmaktadır. Hedef pazarla ilgili olarak, ulaşım ağının çeşitli ve kolay erişilebilir olması önemli bir noktadır. Büyük pazarlarda ülkenin marka bilinirliğinin yüksek olması büyük önem taşımaktadır. Uluslararası akreditasyonların medikal turizme önemli katkıları bulunmaktadır. Uygun ve güvenilir fiyat algısının oluşturulması, medikal turist çekmede büyük bir avantaj sağlamaktadır. Özellikle medikal turizmin tanıtım aşamasında reklam ve tanıtım kampanyalarına gerekli önem verilmesi, medikal pazardan büyük bir pay almanın en önemli adımlarından biridir. Sonuç: Bu bağlamda, kulaktan kulağa pazarlama stratejilerinin büyük önemi bulunmakta olup, Türkiye'deki medikal turizmle ilgili güvenilir yorumların yer aldığı bir sosyal ağ sitesi kurulması önemli bir iş birliği yöntemidir.
İş yaşam dengesinin işten ayrılma niyetine etkisinde iş tatmininin aracılık rolünün belirlenmesine yönelik bir araştırma
İş hayatı ve onun getirileri, günümüze kadar farklı gereksinimleri getirse de temelde insan duygusal bir varlık olduğu için iş dışı yaşamına etkileri hemen hemen aynıdır. Çalışanlar için işin özellikleri ne kadar önemliyse, iş dışındaki zamanlarını dengeleyebilmeleri de önemlidir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarla bireyin bu dengeyi sağlayamamasının işten ayrılma fikrini etkilediği doğrulanmıştır. İş ve yaşam dengesinin işi bırakma niyetindeki etkisinde, iş tatminin aracı rolünü belirlemek araştırmanın ana amacı olmuştur. Kayseri'de özel sağlık kurumlarında çalışmakta olan bireylerden cevaplanması istenen anket soruları ile veriler oluşturulmuştur. Literatür incelenmiş olup,daha önce yapılan çalışmalar da aktarılmıştır. Toplanan verilerle katılımcıların demografik bilgileri yer almakta olup, frekans, güvenilirlik, keşifsel faktör, doğrulayıcı faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analizlerin sonucunda iş tatmininin iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde aracılık rolü oynadığı kabul edilmiştir.
Özel hastane hizmetlerinde asimetrik bilgi ile ahlaki tehlike ilişkisi
Bu çalışmanın amacı özel hastane hizmetlerinden yararlanan insanların sahip olduğu asimetrik bilgi ile maruz kaldıkları ahlaki tehlike arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda Dumlupınar Üniversitesi akademik personeli özelinde anket uygulanmıştır. Çalışmada ikili lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. İkili lojistik regresyon analizinde iki model oluşturulmuştur. Birinci model asimetrik bilgi değişkenlerinin ve demografik bilgilerin, özel hastane kullanımı ile arasındaki ilişkisini tespit etmek için oluşturulmuştur. İkinci model ise asimetrik bilgi ile ahlaki tehlike arasındaki ilişki üzerine olup asimetrik bilgi değişkenleri ve demografik bilgilerin ahlaki tehlike ile ilişkisini tespit etmek için oluşturulmuştur. Birinci modelin sonuçları şu şekildedir: Erkekler kadınlara göre 0,392 kat daha az özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. Yaşı yüksek olanlar yüksek olmayanlara göre 0,704 kat daha az özel hastane kullanımı tercih etmektedir. Geliri yüksek olanlar yüksek olmayanlara göre 1,683 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedir. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 1,804 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. İlk 10 gün içerisinde özel hastane doktorları tarafından kontrole çağrılanlar, çağrılmayanlara göre 1,927 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. Özel hastanelerin duvarlarında asılı yasal bilgilendirmeleri okuyanlar, okumayanlara göre 1,790 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. İkinci modelin sonuçları ise şu şekildedir: Özel hastaneye gittiğinde özel hastanelerin nasıl bir hizmet sunacağı bilgisine sahip olanlar, olmayanlara göre 0,454 kat az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 0,437 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 0,437 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanede aldığı hizmetlerin masraflarından haberdar olanlar, olmayanlara göre 0,590 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanelerde hizmet almaya gittiğinde kendini hastadan daha çok müşteri gibi hissedenler, hissetmeyenlere göre 6,164 kat daha fazla ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanelerin acil hizmet birimlerinde tedavi için ücret ödeyenler, ödemeyenlere göre 1,714 kat daha fazla ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Asimetrik Bilgi, Ahlaki Tehlike, Özel Hastane Hizmetleri, İkili Lojistik Regresyon Analizi
Örgütlerde liderlerin iletişim becerilerinin çalışanların motivasyonuna etkisi: Özel bir hastanede uygulama
Günümüzde örgütler hızla küreselleşen ve küçülen dünyada farklılıklarını ortaya koymak ve ayakta kalmak için en önemli kaynağın çalışanları olduğunu kabul etmişlerdir. Çalışanı bir makine olarak gören ve sadece para ve cezalandırma yöntemi ile motive edebileceğine inanılan klasik yönetim anlayışları çok gerilerde kalmıştır.Örgütler, değişen çevreye ayak uydurmak için gerekli deneyim, yetenek ve uzmanlığa sahip ve ayrıca çalışanları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya motive etmek için gerekli olan iletişim becerilerine sahip liderlere hiç olmadıkları kadar ihtiyaç duyarlar. Lider, çalışanların işlerini etkin ve verimli biçimde yapmalarını sağlayacak iş ortamı yaratarak ve ölçülü bir ilişki kurarak çalışanlar üzerinde etkiye sahip olur. Bu etki sayesinde çalışanları örgüt amaçlarını başarmaları için kolaylıkla motive eder.Liderin sahip olduğu özellikler, uyguladığı davranış biçimi ve sahip olduğu güç kaynakları ile de çalışanlar üzerinde motive edici etkiye sahip olur. Bundan dolayı, lider bu etkinin bilincinde olmalı ve bu etkiyi çalışan motivasyonunda en etkin bir şekilde kullanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Liderlik, İletişim Becerileri, Motivasyon.
Sağlık sektöründe innovasyon yaklaşımı: İzmir' de hizmet veren kamu-özel hastanelerin değerlendirilmesi üzerine bir uygulama
Günümüzde hızla gelişen, yenilenen teknoloji ve küreselleşen dünya, beraberinde tüketici istek ve ihtiyaçlarının da değişimini getirmiştir. Bunun bir sonucu olarak artan rekabet ortamında işletmeler, rakiplerine üstünlük sağlamak ve karlılığını artırmak için innovasyona gitmek zorundadır.Bu çalışmada innovasyonun tanımı yapılarak, hizmet sektörün de innovasyon çalışmalarına örnekler verilmiştir. Ardından Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde uygulayabileceği yenilikçi ürün ve hizmetler ortaya konmuştur. Son olarak sağlık sektörünün belkemiğini oluşturan hastanelerde, hastane yönetimi ve doktorların innovasyon hakkındaki tutum ve düşünceleri değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Hizmet Sektörü, Sağlık Hizmetleri, Hastaneler.
Örgüt yapısının mobbing üzerine etkisi ve Giresun ili özel hastaneleri üzerine bir uygulama
Mobbing; bir ya da birkaç kişinin savunmasız pozisyondaki bir kişiye yönelik sistematik bir şekilde uyguladıkları düşmanca ve etik olmayan davranışları kapsamaktadır ve örgütlerde mobbingin oluşumunda kişisel nedenlerin yanı sıra örgütün sahip olduğu yapı da rol oynamaktadır.Örgüt, iki ya da daha fazla insanın ortak amaçlar doğrultusunda, gerek kendi çabalarını gerekse araç gereçleri belirli bir düzenleştirme sürecinden geçirdikten sonra oluşturdukları yapıdır. Örgüt yapısı ise; örgütsel amaçları gerçekleştirmek için düzenlenen sürekliliği olan ve biçimsel olarak onaylanmış örgütsel düzenlemeler ve ilişkiler ağından oluşur. Örgüt yapısı inceleme konusu yapıldığında kimi kavramsal ve analitik ayrımların yapılması zorunlu olmaktadır. Yazarlara göre bu ayrım örgüt yapısının temel öğeleri ve bu temel öğelerden oluşan yapıyı uygulayacak eylemsel öğelerdir. Örgüt yapısını karakterize eden bu öğeleri ise; işbölümü, görev dağılımı, bölümlere ayırma, denetim alanı, biçim, yönetim katları, iletişim, denetim, etkinlik ve yetki sistemleri olarak ifade edebiliriz.Örgütlerin hem bireyler hem de toplum üzerinde önemli etkilerinin olduğu açıktır. İnsanlar gibi kendine has bir kişilik yapısının olduğu örgütler, sırasında bir insan için kullanılan sıcak, soğuk, yumuşak, katı gibi özelliklerle atfedilebilir. Bu özelliklere göre de farklılık gösteren örgüt yapılarının ise bir takım davranışlar ve olaylar karşında göstereceği tepkilerde farklı olmaktadır.Bu araştırmanın amacı, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mobbing hakkındaki genel kavramları ortaya koymaktır. Ayrıca bir örgüt yapısını karakterize eden unsurlardan hangilerinin mobbing olgusuna yol açtığını belirlemektir.Anahtar Kelimeler: Mobbing, Örgüt, Örgüt Yapısı, Örgüt Yapısını Karakterize Eden Unsurlar
Türk sağlık alanı için ideal kurumsal mantıklar tipolojisi ve kavramsal bir çerçeve geliştirmeye yönelik niteliksel bir araştırma
Araştırma, kurumsal mantıkların bireylerin günlük faaliyetlerinde nasıl tezahür ettiğini incelemek amacıyla Türk sağlık alanında SGK anlaşmalı özel hastanede çalışan hekimler üzerinden tasarlanmıştır. Bu kapsamda bazı varsayımlar yapılmıştır. Araştırma; (a) Türk sağlık alanında çoklu kurumsal mantıkların mevcut olduğu (Meydan ve Yasit, 2015; Gürses ve Danışman, 2017; Özseven, 2020); (b) bu mantıkların hekimin davranış repertuarını (Friedland ve Alford, 1991; Thronton vd., 2012; Reay vd., 2017) genişlettiği; (c) hekimin profesyonel mantığın yanı sıra alanda mevcut olan diğer kurumsal mantıkları da içeren bir müdahale kitine (Swidler, 1986; McPherson ve Sauder, 2013) sahip olduğu; (d) bazı koşullar altında beklendiği üzere profesyonel mantığın değil, diğer kurumsal mantıkların reçete ettiği zihni şablonlardan birini seçerek günlük faaliyetlerini yürütmeye muktedir olduğu (McPherson ve Sauder, 2013; Currie ve Spyridonidis, 2016) ön kabulleri üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle her bir kurumsal mantığın hekime tanı-tedavi planlama karar sürecinde bir davranışı reçete edeceği; hekimin bu reçetelerden hangisini seçeceğinin ise durumsal olduğu varsayılmaktadır. Meydan vd. (2020) bildirisinde, hekimin bu seçiminin; (a) hekimin örgüte afiliye olma biçimi (b) ücret rejimi ve (c) hastanın sağlık harcamalarını karşılama açısından statüsü olmak üzere üç durumsal faktör ile açıklanabileceği ifade edilmektedir. Böylece bu çalışmada hekimin mevcut 'müdahale kiti' içerisinden bir kurumsal mantığı durumsal faktörlere bağlı olarak hangi koşullar altında seçerek karar verebileceğine dair kavramsal bir model önerisi geliştirilmiştir. Hekimin davranış repertuarındaki kurumsal mantıklar, Türk sağlık alanında literatür incelemesi yapılarak; durumsal değişkenler ise her biri için ayrı ayrı aşamalar halinde olmak üzere doküman incelemesi ve mülakatlar gerçekleştirilmek suretiyle belirlenmiştir. Buna göre, durumsal değişkenlerin çeşitli varyasyonları gruplandırılarak hekim davranışına yön veren kurumsal mantıkların bir kurumsal mantık takımyıldızındaki görece konumlarının ne olduğu/olabileceği konusunda önermeler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çoklu kurumsal mantıklar, mikro düzeyde kurumsal mantıklar, Türk sağlık alanı, özel hastaneler, hekim, durumsal faktörler
Doktor-yöneticilerin yönetsel becerilerinin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri: Sağlık işletmelerine yönelik bir araştırma
Bu çalışma, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir özel hastane işletmesinin çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Doktor-yöneticilerin yönetsel becerileri hakkında çıkarımlarda bulunularak, söz konusu becerilerin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri ölçümlenmiştir. Doktor-yöneticilerin yönetsel becerilerinin değerlendirilmesinde astlarının görüş ve önerilerine başvurulmuştur. Çalışma online anket yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, anket hastanede görev yapan 297 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karar alma, problem çözme, liderlik ve iş tatmini olmak üzere 4 ayrı ölçek kullanılmıştır. Araştırma bulguları doktor-yöneticilerin karar alma, problem çözme ve liderlik becerilerinin çalışanların iş tatmini üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Sistemde geçirilen süre açısından kamu ve özel hastane performanslarının karşılaştırılması: Çankırı ili örneği
Son yıllarda sağlık hizmetleri, dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye'de olumlu bir ivme kazanmıştır. Bu durum, kişilerin sağlık hizmetine olan güvenlerini ve buna bağlı olarak taleplerini arttırmış, bu bağlamda gelinen noktanın hastanelerin hizmet performansları üzerine etkisi daha çok önem kazanmıştır. Bu noktadan yola çıkılarak yapılan çalışmada, hastanelerin hizmet performansları kuyruk teorisi performans ölçekleri ile değerlendirilmiştir. Kuyruk teorisi ya da bekleme hattı sistemleri olarak adlandırılan yöntem yöneylem araştırmasının bir kolu olup kuyruk sistemlerinin matematiksel modellerle incelenmesini ele alır. Bu bağlamda, Çankırı İli Merkez'de bulunan Çankırı Devlet Hastanesi ve Çankırı Özel Karatekin Hastanesi kuyruk teorisi modellerinde kullanılan performans değerlendirme ölçütleri ile poliklinikler (KBB, Dahiliye, Çocuk Hastalıkları, Kadın ve Doğum) bazında karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak sistemde bekleme süreleri, Özel Karatekin Hastanesi'nde Devlet Hastanesi'ne oranla daha fazladır. Etkinlik (trafik yoğunluk ya da kullanım) oranları ise her iki hastanede de yaklaşık %89 seviyesindedir.Anahtar Kelimeler: Kuyruk Teorisi, Bekleme Hattı, Hastane, Hizmet Performansı
Özel hastanelerin karşılaştığı finansal sorunların tespiti ve çözüm önerileri
Bu tezin amacı, özel hastanelerin kuruluş süreci, Türkiye?deki gelişimi,türleri, vermiş olduğu hizmetler, finansman kaynakları gibi teorik bilgileri ortaya koyarak faaliyetleri sürecinde karşılaştıkları finansal sorunların belirlenmesidir.Çalışmanın birinci bölümünde, sağlık hizmetleri ve özel hastane kavramları ele alınmış, ikinci bölümünde özel hastanelerin finansman kaynakları açıklanmıştır. Çalışmanın uygulama bölümü olan üçüncü bölümde, özel hastanelerin finansal sorunlarının belirlenmesi amacıyla Ankara, Çankırı ve Kastamonu illerinde yer alan özel hastaneler üzerinde bir alan araştırması yapılmıştır. Çalışma kapsamındaki 21 özel hastaneye anket uygulanmış, anket ile ulaşılan bilgiler SPSS programı aracılığı ile analize tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda: hizmet sektörü içerisinde yer alan özel hastanelerin karmaşık yapıları, devlet denetiminde çalışılma zorunluluğu, yüksek maliyet kalemleri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile çalışılması vb. nedenlerden dolayı bir takım finansal sorunlarla karşıya karşıya kaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Özel Hastaneler, Finansman Kaynakları, Finansal Sorun
Özel bir hastanede görev yapan sağlık çalışanlarının güvenliğinin iş stresine etkisinin araştırılması
Giriş ve Amaç: Bu çalışma, özel bir hastanede görev yapan sağlık çalışanların iş güvenliği yönünden maruz kaldıkları riskleri belirlemek ve bu risklerin işe bağlı stres üzerine etkilerini saptamak için yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel, tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Ekim 2016 tarihlerinde Gaziantep'te bir özel hastanede görev yapan 196 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış, 165 kişiye ulaşılmıştır.Doğru verilere 151 Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler, çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler, ile Sağlık Çalışanlarının Güvenliği Ölçeği ve İşe Bağlı Gerginlik Ölçeği sorularından oluşan anketin katılımcılara uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizi; frekans analizi, bağımsız örneklem T testi, ANOVA SPSS 20, Kruskal Wallis, Mann Whitney U testi ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan sağlık çalışanların %51.7'si (78 kişi) kadın, % 48,3'ü (73 kişi) erkek olup yaş ortalamaları 33.95±8.97 (Min:20, Max:74)'dır. Araştırmaya katılan sağlık çalışanların % 20,5' i hekim % 47,0'ı hemşire, %.5,3'ü ebe ve geriye kalanını ise (%27,2) sağlık teknisyenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın yapıldığı hastanede iş güvenliğinin sağlandığı saptanmıştır. Sağlık teknisyenlerinin diğer çalışanlara göre işe bağlı gerginliği daha yüksek çıkmıştır. Mesleki deneyim yılı ve yaş arttıkça işe bağlı gerginlik düzeyi azaldığı saptanmıştır. Uyku bozukluğu yaşayan sağlık çalışanlarında işe bağlı gerginlik düzeyi artmakta ve iş güvenliği algısının da düştüğü görülmektedir. Sağlık çalışanlarında işe bağlı gerginlik düzeyinin artması, iş güvenliği algısını olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Bu araştırmanın yapıldığı hastanede iş güvenliğinin sağlandığı sağlık çalışanları ölçeği puanına göre ancak sağlık çalışanlarının bir kısmında önemli derecede işyeri kaynaklı gerginlik yaşandığı saptanmıştır. Kurum yönetimi tarafından iş güvenliğini artırmaya, iş stresini azaltmaya yönelik hizmet içi eğitim programları verilmelidir.
Özel sağlık kurumlarında bilgi teknolojileri kullanımının çalışan memnuniyetine etkisi
Bu çalışma Özel Sağlık kurumlarında çalışan personelin; Temel Bilgi ve Sağlık Bilgi Teknolojilerini kullanmalarının çalışan memnuniyetine etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma Üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sağlık sektörü hakkında genel bilgiler verilmektedir. İkinci Bölümde temel bilgi teknolojileri ve sağlık alanında kullanılan bilgi teknolojileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise bu teknolojilerin kullanımının sağlık çalışanlarının memnuniyetine etkisi incelenmiştir. Çalışmaya İzmir ve Manisa da bulunan dört özel hastane dahil edilmiştir. Veri toplama için anket tekniği seçilmiştir. 409 personele Sağlık bilgi teknolojileri kullanım anketi uygulanmıştır. Verilerin incelenmesinde; bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi ve ki kare analizi kullanılmıştır. Özel sağlık kurumlarına sağlık hizmeti almak üzere başvuran hastaların bilgilerinin girilmesi, hastalığın teşhis edilmesi, bir takım analizlerin yapılması, tedavi uygulaması vb. işlemlerin bilgisayar ortamında izlenmesi daha sonraki müracaatlar için de önem taşımaktadır. Hasta ile ilgili gerekli bilgilerin hastanedeki çeşitli birimlerde çalışan idari ve sağlık personeline kısa zamanda ve gruplandırılmış olarak sunulması gerekir. Bu ise hastane bilgi yönetim sistemleri ile sağlanabilmektedir. Özel sağlık kurumlarında bilgi teknolojilerinin kullanımı; hastanedeki iş süreçlerinin bilgisayar ortamında izlenerek işlemlerin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktadır. Özel sağlık çalışanlarının bilgi teknolojilerinin kullanımından yüksek düzeyde memnun oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelime: Bilgi Teknolojileri, Sağlık Bilgi Teknolojileri, Çalışan Memnuniyeti
Kamu ve özel sağlık kuruluşlarında performans yönetimi uygulamalarının kurumsal kültür boyutunda değerlendirilmesi.
Literatüre göre, kurumsal performansı etkileyen önemli unsurlardan biri örgüt kültürüdür. Bu çalışmada, örgüt kültürü ile performansa dayalı ödeme sistemi arasında ilişki olduğu düşüncesiyle yola çıkılmıştır. Araştırma alanı olarak, performansa dayalı ücret sistemi uygulanmakta olan ve örgüt kültürünün kurumsal performansa etkisinin yoğun olduğu düşünülen sağlık sektörü seçilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, Kamu ve Özel Hastane sağlık çalışanlarının örgütsel kültür algıları ve performansa dayalı ücret sistemi algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın diğer amacı Kamu ve Özel Hastanelerin örgütsel kültürleri arasındaki farkı incelemektir. Araştırmamızın verilerini elde etmek için üç anket uygulanmış, İstanbul Avrupa yakasında bulunan 3 hastanede 724 sağlık personelinden toplanan veriler, SPSS 15 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmamızda, demografik bilgileri içeren form, Denison Örgüt Kültürü Ölçeği ve Ali Gazi tarafından geliştirilen performansa dayalı ek ücret ödeme sistemi anketi kullanıldı. Bu araştırma tanımlayıcı yaklaşım ve ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistikler, ki-kare testi, güvenilirlik için Reliability analizi, bağımsız gruplar arası karşılaştırmalar için "Mann Whitney U" testi ve sayısal değişkenler arası ilişkilerin analizinde spearman korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularımızda; Kamu sağlık çalışanlarının, örgüt kültürünün tutarlılık, uyum, ve misyon boyutlarını güçlü, katılım kültürü boyutunu zayıf algıladıkları anlaşılmıştır. Özel Hastane sağlık çalışanlarının, örgüt kültürünün katılım, tutarlılık ve misyon boyutlarını güçlü, uyum kültürü boyutunu zayıf algıladıkları görülmüştür. Bu çalışmanın sonunda, Denison örgüt kültürü modelinin temel boyutları olan misyon, uyum, katılım ve tutarlılık boyutları ile performansa dayalı ödeme sistemi arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu tespit, çalışanlarının algıladıkları kurum kültürü ile performansa dayalı ücret sistemi arasındaki ilişkiyi değerlendirmemiz açısından önem taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: Kamu ve Özel Hastaneler, Performans Yönetimi, Örgüt Kültürü,Performansa Dayalı Ödeme Sistemi.
Özel hastanelerde yönetimin profesyonelleşmesinin kurumsallaşma süreci üzerindeki etkisi: Gaziantep ilindeki özel hastanelerde bir uygulama
Özel hastanelerin artışıyla birlikte sağlık hizmetlerinin kâr odaklı bir anlayış içine girmelerine neden olmuştur. Özel hastane yönetimi anlayışı patron ve yönetici kavramlarını birbirinden ayrı şekilde kullanmaya başlamış ve patronun veya kurucunun yönetsel anlamda yetersiz kalmasıyla birliktede profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Özel hastanelerin profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi hastanelerin kurumsallaşması ihtiyacını doğurmuştur. Son yıllarda yasal, teknolojik ve bilimsel gelişmelerinde etkisiyle rekabet ve sağlık hizmetlerinin bir arada olduğu özel hastanelerde rekabet durumu oluştuğu görülmektedir. Bu durum kurumsallaşmanın olduğu nitelikli iş gücünün kullanıldığı özel hastanelerin tercih edilmesini sağlamıştır. Bu çalışmada özel hastanelerde yönetimde yaşanan profesyonelleşme ve kurumsallaşma üzerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma Gaziantep ilindeki özel hastanelerden anket ile toplanan verilerle yapılmıştır. Araştırmanın amacı Gaziantep ilindeki özel hastanelerde yönetimin profesyonelleşmesi ve kurumsallaşma üzerindeki etkisini incelemektir. Yapılan bu çalışmada özel hastanelerin yönetiminin profesyonelleşmesinin kurumsallaşma üzerinde etkili olup olmadığı incelenmiş ve yapılan analizler sonucunda kurumsallaşmanın gerçekleşebilmesi için yönetimin profesyonelleşmesinin büyük bir öneme sahip olduğu görülmüştür.
Sağlık hakkı kapsamında özel hastanelere erişim
Çalışmamızda sağlık ve sağlık hakkı, sağlık hizmetleri ve tarihçeleri kavramları ile söz konusu bu kavramlarla birlikte Uluslararası insan hakları içerisinde yer alan Sağlık Hakkı kapsamı içerisinde özel hastanelerin yeri ve bu hastanelere sağlık hakkı kapsamında erişim konusu incelenmiştir. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmamıza temel oluşturması bakımından birinci bölümde sağlık, sağlık hakkı, uluslararası alanda ve ulusal anlamda bu kavramların tarihçeleri ayrı ayrı genel kaynaklar çerçevesinde incelenmiş daha sonra belirtilen kavramların sağlık hakkı çerçevesindeki bağlantılarına değinilmiştir. İkinci bölümde ise Özel hastanelerin sağlık hakkı çerçevesinde ve yasal mevzuatlar kapsamında kuruluşları, özel hastanelerin ruhsat başvuruları ile hukuki açıdan yeri ve hukuki nitelikleri incelenerek sağlık hakkı kapsamında özel hastanelere erişimin nasıl olduğu konusuna değinilmiş, bununla birlikte kamu hastaneleri ve özel hastanelere erişim farkları incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: sağlık, sağlık hakkı, özel hastanelere eriĢim, özel sağlık hizmetleri
Hastane hasta odası katlarının sağlık yapıları standartları kapsamında mekân analizi: Malatya örneği
Yüzyıllar boyunca süregelen sağlıklı olma çabası günümüzün de en temel ihtiyacıdır. Sağlık yapılarındaki hızlı artışın en önemli nedeni de bu ihtiyaçlara karşılık verebilmektir. Sağlık yapılarının hızla gelişen teknolojiye, toplumsal değişimlere entegre olması ve gelecek odaklı tasarlanabilmesi için belirli standartlara uygun üretilmesi gerekmektedir. Malatya ilinde bulunan hastane yapılarının mevcut durumlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi için Türkiye Sağlık Yapıları Asgari Tasarım Standartları ve FGI Guidelines For Design and Construction of Hospital kaynakları referans alınarak bir çalışma yapılmıştır. Gerekli literatür taraması ve sağlık yapıları standartları araştırması sonucunda elde edilen veriler ile Malatya ilinde bulunan Gözde Akademi, Divan Hastanesi, Park Hospital ve Müjde Hastanesi üzerinde araştırma yapılması planlanmıştır. Hasta odası katları ile sınırlandırılan araştırmada, katlarda bulunan birimler listelenmiş, standartlar toplanmış ve hasta odası katlarının planları, ölçüleri ve fotoğrafları hastanelere gidilerek yapılan alan çalışmasında temin edilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda hasta odası katlarındaki mekânlar ayrılmış, standartlar kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmada başta Malatya ili olmak üzere ülkemizin diğer şehirlerinde mevcut veya yapılması planlanan sağlık yapılarının, hasta odası katlarında bulunan mekânların gelecek odaklı ve ihtiyaçlara tam anlamıyla karşılık verebilmesi için tasarımcılara kaynak olabilecek sonuçlar elde edilmiştir.
Özel hastanelerdeki hizmet kalitesinin hasta sadakatine etkisi ve sağlık okuryazarlığının düzenleyici rolü
Araştırmanın amacı; özel hastanelerdeki hizmet kalitesinin hasta sadakatine etkisini ve sağlık okuryazarlığının düzenleyici rolünü tespit etmektir. Bu doğrultuda, özel hastaneden hizmet alan sağlık tüketicilerinin algıladıkları hizmet kalitesinin hasta sadakatine olan etkisi incelenmiş ve sağlık okuryazarlığının bu ilişkideki düzenleyici rolü olup olmadığı analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini; Gaziantep'te yaşayan, 18 yaşından büyük, 65 yaşından küçük ve okuryazarlık durumu olup daha önce herhangi bir özel hastaneden hizmet almış sağlık tüketicileri oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi kullanılmış olup 667 kişiden anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Verilerin analizi istatistik paket programları kullanılarak yapılmış olup araştırma hipotezlerinin testi yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Analiz neticesinde; sağlık tüketicilerinin özel hastanelerde algıladıkları hizmet kalitesinin hasta sadakatini etkilediği tespit edilmiş ve hizmet kalitesinin hasta sadakatine etkisinde sağlık okuryazarlığının düzenleyici etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, hizmet kalitesinin alt boyutlarından fiziksel özellikler, güvenilirlik ve empatinin hasta sadakatini pozitif yönde, hevesliliğin ise hasta sadakatini negatif yönde etkilediği ve güven boyutunun ise hasta sadakatini etkilemediği tespit edilmiştir.
Liderlik ve yenilik arasındaki ilişkide psikolojik ve entelektüel sermayenin aracı rolü: Özel Hastaneler örneği
Liderlik tipolojilerinden özellikle dönüşümcü liderlik kavramı günümüz ihtiyaçlarına karşılık verebilme noktasında bir adım öne çıkmaktadır. Literatür incelendiğinde dönüşümcü liderlik ile yenilikçilik arasında olumlu bir ilişkinin doğrulandığı görülebilir. Ancak bu ilişkinin nasıl diri tutulacağı yada nasıl canlandırılacağı konusu bu araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda dönüşümcü liderlik davranışlarının işletmede gerçekleştirilen yenilikçilik süreçleri üzerindeki etkisinde psikolojik ve entelektüel sermaye değişkenlerinin aracılık rollerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda rekabetin yoğun olduğu İstanbul'daki özel hastane yöneticilerinden elde edilen verilerle ortaya konulan araştırma modeli test edilmiştir. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama tekniği olarak ise anket tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul ilinde faaliyet gösteren özel hastane yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında öncelikle kullanılan ölçeklerle ilgili açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış ve güvenirlikleri hesaplanmıştır. Sonrasında hipotezlerin test edilmesi aşamasında aracılık analizleri Bootstrap tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Ortaya konulan model üzerinden aracılıklar değerlendirildiğinde 140 adet aracılık hipotezi ortaya çıktığı görülmüştür. Bu bağlamda çalışmanın daha okunabilir ve verilerin daha anlaşılabilir bir şekilde paylaşılabilmesi amacıyla araştırma modeli güçlü aracılıklar üzerinden tekrar kurgulanmış ve 32 aracılık analizi paylaşılmıştır. Bu bağlamda dönüşümcü liderliğin 3 alt boyutu (ideal etki özellikler, ideal etki davranış ve entelektüel güçlendirme), yenilikçiliğin 3 alt boyutu (süreç, pazar ve strateji yeniliği), entelektüel sermayenin tüm alt boyutları (insan sermayesi, yapısal ve ilişkisel sermaye), psikolojik sermayenin tüm alt boyutları (psikolojik dayanıklılık, umut, öz yeterlik, iyimserlik) model üzerinde ele alınmıştır. Araştırma sonucunda dönüşümcü liderlik ile yenilikçilik arasındaki ilişkide hem entelektüel hem de psikolojik sermayenin tüm alt boyutları güçlü aracılık etkilerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla dönüşümcü liderlik davranışları hastane içindeki yenilikçi davranışları ve düşünceyi psikolojik ve entelektüel sermaye aracılığıyla etkilemektedir. Bu bağlamda yöneticilerin çalışanlarını ve paydaşlarını nasıl gördüğü, bilgi sermayesine yönelik yatırımlara nasıl baktığı ve kendisini işletme içindeki zorluklara ve problemlere karşı nasıl konumlandırdığı işletme içinde yenilikçiliğin yaygınlaşması için dikkat edilmesi gereken noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sağlık çalışanlarının örgütsel güven ve örgütsel destek algılarının ihbarcılık eğilimi üzerindeki etkisini belirlemede etik kültür ve psikolojik güvenliğin aracı rolü
Bu çalışmada amaç, sağlık kurumlarında meydana gelen etik/yasa dışı olaylara ilişkin sağlık çalışanlarının ihbarcılık eğilimlerinde, örgütsel güven ve örgütsel desteğin etkisinde, psikolojik güvenlik ve etik örgüt kültürü algılarının aracılık rolünün ortaya konulmasıdır. Bu amaçtan hareketle bir model oluşturulmuş, çalışma değişkenlerinin doğrudan ve dolaylı etkileşimleri tespit etmek ve doğrulayıcı karakterli modeller geliştirilmesi planlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve genel itibariyle veriler çevrimiçi, kısmende olsa yüzyüze anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmanın evrenini İstanbul ilinde hizmet sunan 18 adet JCI kalite ve akreditasyon belgesine sahip hastanelerde görev alan 12.669 çalışanlardan oluşmaktadır. Kolayda örneklem tekniğiyle ulaşılan 589 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çalışmada birçok analiz tekniği kullanılmıştır. Bunlar sırasıyla, betimleyici istatistikler, açımlayıcı faktör analizleri, farklılık analizleri, doğrulayıcı faktör analizi, path analizi ve aracılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Verilerin analiz edilme işlemi Microsoft Excel, IBM SPSS 25 ve AMOS 24 paket programları üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgu ve sonuçlar genel itibariyle JCI Kalite ve Akreditasyon belgesine sahip olan özel hastanelerde mesleğini icra eden sağlık çalışanlarının konu ile ilgili bakış açılarını içermektedir. Açımlayıcı faktör analizleri sonucunda, ihbarcılığın üç boyuta ayrıldığı ve içsel boyutun, ihbarcılığı en iyi temsil eden boyut olduğu görülmüştür. Örgütsel güvenin üç boyuta ayrıldığı ve duygusal güvenin, örgütsel güveni en iyi temsil eden boyut olduğu görülmüştür. Örgütsel destek algısının iki boyuta ayrıldığı ve kurumsal desteğin, örgütsel desteği en iyi temsil eden boyut olduğu görülmüştür. Etik örgüt kültürünün iki boyuta ayrıldığı ve açıklığın, etik örgüt kültürünü en iyi temsil eden boyut olduğu görülmüştür. Psikolojik güvenliğin tek boyutlu olduğu görülmüştür. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre de değişkenlerin CR, AVE ve Cronbach Alfa değerlerinin eşik değerlerin üstünde olduğu ve model uyum değerlerinin de yeterli olduğu görülmüştür. Path analizi sonuçlarını göre, çalışma modelinde yer alan değişkenlerin anlamlı ilişkiye sahip oldukları görülmüş ve model uyum değerlerinin yeterli düzeyde oldukları ortaya konulmuştur. Diğer ifade ile çalışma modelinin genel anlamda doğrulandığı tespit edilmiştir. Modelde kariyer destek algısının herhangi bir bağımlı ve aracı değişken üzerinde etkisinin olmadığı görülmüş ve modelden çıkartılmıştır. Çalışmada yapılan aracılık analizleri sonucuna göre, örgütsel güven ve örgütsel destek alt boyutlarının, ihbarcılık alt boyutları olan içsel ihbarcılık ve kayıtsızlık algıları üzerindeki etkisinde, etik kültür alt boyutları olan açıklık ve uygulanabilirliğin aracı değişkenler olduğu görülmüştür. Dışsal ihbarcılık algısı üzerinde bağımsız değişkenlerin etkisinin olmamasından dolayı, aracılık analizleri gerçekleştirilmemiş ve ilgili hipotezler red edilmiştir. Psikolojik güvenlik algısının örgütsel desteğin, içsel ihbarcılık ve kayıtsızlık üzerinde aracı değişken olduğu görülmüştür. Örtük değişkenlerle yapılan analizde örgütsel güven ve destek algısının ihbarcılık üzerindeki etkide etik kültürün tam aracı olduğu, ancak psikolojik güvenliğin aracı etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre sağlık kurumlarında örgütsel destek ve örgütsel güvenin yanında etik kültür ve psikoloijik güvenlik algısının da yükselmesiyle ihbarcılık mekanizmasının işlemesinde büyük yararlar sağlayacağı öngörülmektedir.
Özel hastanelerde tedarikçi seçimine etki eden faktörler ile müşteri memnuniyeti ve güven arasındaki ilişki: Gaziantep ve çevre illerde bir uygulama
Günümüzde küreselleşmeyle birlikte tedarik zinciri yönetiminin önemi hızla artmaktadır. Tedarik zinciri yönetiminin iyi yönetilmesi işletmelere rekabet avantajı sağlamanın yanında müşteri memnuniyeti, güven, ilişkiyi sürdürme, pazara uzun süreli hâkim olma gibi avantajlar sağlamaktadır.Hastaneler için de tedarik zinciri yönetimi hayati önem taşımaktadır. Doğru ürünün doğru zamanda, doğru yerde uygun fiyat ve kalitede olması tedarik zinciri yönetiminin etkin bir şekilde yönetilmesi ile mümkündür. Sağlık sektöründe tedarik zincirinin etkin yönetilememesi, maddi kayıpların yanı sıra manevi kayıplara ve telafisi mümkün olmayan acılara neden olabilecektir.Bu çalışmada; öncelikle tedarik zinciri yönetimi ile ilgili literatür taranarak çalışmanın teorik alt yapısı oluşturulmuştur. Daha sonra özel hastanelerde tedarikçi seçimine etki eden faktörlerin güven ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini araştırmak için Gaziantep ve komşu illerde faaliyet gösteren 44 özel hastanede 79 kişi üzerinde yapılan anketten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda; müşteri memnuniyeti ve güveni etkileyen en önemli faktör olarak kalite bulunmuştur. Bunun yanında lojistik performans, satış personelinin kalitesi ve yerine konulabilirlik müşteri memnuniyetini etkilemektedir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Tedarikçiye Güven, Müşteri Memnuniyeti, Özel hastaneler
Kurum imajının müşteri memnuniyetine etkisi: Kamu- özel hastane örneği
Bu araştırmanın amacı, hastane işletmelerinde kurumsal imajın hasta memnuniyetine etkisinin incelenmesidir. Hastane türüne göre (kamu- özel) göre farklılık gösterip göstermediğini de ortaya koymaktır. Bu amaca ulaşmak için belirlenen bir kamu ve özel hastaneden hizmet alan hastalar araştırmanın evreni olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklem büyüklüğü her hastane için 250 olmak üzere toplam 500 olarak belirlenmiştir. Veri toplama sürecinde kolayda örneklem yönteminden yararlanılmıştır. Veriler yüz yüze anket tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 20 paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kurumsal imaj ile hasta memnuniyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki varken, hasta memnuniyetinin hastane türüne göre farklı olmadığı görülmüştür. Son olarak, demografik özelliklere göre tercih edilen hastane türleri incelendiğinde cinsiyet, yaş, meslek, gelir düzeyi ve eğitim düzeyi gibi tüm demografik özelliklere göre tercih edilen hastane türlerinin farklılık gösterdiği saptanmıştır.
Hastanelerde liderlik faktörünün örgütsel bağlılığa etkisi: Diyarbakır ili özel hastane örneği
Sağlık kurumlarında diğer bir deyişle hastanelerde başarının sırlarından biri de kurumdaki yöneticilerin etkin ve etkili liderlik davranışlarına sahip oluşudur. Hastanelerde başarıyı sağlamak kolay bir şey olmamakla birlikte rekabetin ve başarının devamı için çalışanı pozitif yönde harekete geçirip şevklendirecek liderlere ihtiyaç vardır. Keza çalışan tarafından benimsenen liderler, örgütsel bağlılık üzerinden etkili olmaktadırlar. Bunlar aracılığıyla çalışanlarda normalin üstünde çalışma isteği olmaktadır. Örgüte bağlılık sonucunda çalışanın motivasyonunda ciddi bir artış gözlemlenebilmekte, ayrıca örgütsel bağlılık sonucunda kişi fazla iş değişikliğine gitmemekte ve işgücü devir oranı azalmaktadır. Bu çalışmanın amacı; yöneticilerin liderlik davranış tarzları ile örgütsel bağlılık türleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve çalışma yapılan kurumda etkili olan liderlik tarzını saptamaktır. Bu gaye ile Diyarbakır ili Özel Genesis Hastanesi sağlık çalışanlarına anket ve ölçek çalışması yapılmıştır. Çalışmanın verileri Şubat-Mayıs 2019 tarihleri arasında yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Bu bağlamda toplam 177 anket yapılmıştır. Çalışmanın verileri; Bağımsız T Testi, Anova, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi ile yorumlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacına uygun hipotezler kurulmuş olup çalışmanın güvenirliliği test edilmiştir. Organizasyonda çalışanların sorulara verdiği cevaplar ile ortalamalar alınmış ve bu puanların liderlik ve örgütsel bağlılık alt değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Ayrıca liderlik alt değişkenleri (otoriter, demokratik-katılımcı ve tam serbestiyi esas alan liderlik) ile örgütsel bağlılık türleri (duygusal, devamlılık ve normatif bağlılık) arasında bir ilişki olup olmadığı, ilişkinin yönü ve kuvveti korelasyon testi ile sınanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; liderlik ölçeğinin cronbach alpha değeri 0.875, örgütsel bağlılık ölçeğinin cronbach alpha değeri 0.861 olması istenen düzeyde güvenirliliğe sahip olmuştur. Kurumun çalışanları, liderlerinin davranışını daha çok otoriter (3,1959) olarak algılamışlardır. Keza çalışmanın sonuçlarına göre ilgili hastanenin çalışanları örgüte olan bağlılıkları örgütsel bağlılık türlerinden duygusal bağlılık (3.4203) ve normatif bağlılık (3.4034) tarzında olmuştur.
Sağlık işletmelerinde Endüstri 4.0 kapsamında örgütsel değişim üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı, endüstri 4.0 teknolojilerinin sağlık işletmelerinde örgütsel değişimi nasıl etkileyeceğinin anlaşılmasıdır. Araştırmada sistematik gömülü teori deseninden faydalanılmıştır. Kuramsal örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen örneklem çerçevesinde Doğu Marmara bölgesinde bulunan 27 özel sağlık işletmesi ziyaret edilerek, üst düzey sağlık yöneticileriyle yapılan 32 görüşme analiz edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak yüz yüze derinlemesine yapılandırılmamış görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler sistematik gömülü teori metodolojisine uygun olarak sırasıyla açık kodlama, eksen kodlama ve seçici kodlama yöntemleriyle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda elde edilen 88 kodun 10 kategori altında toplandığı ve bu kategorilerin 5 temel temayı oluşturduğu ortaya konmuştur. Elde edilen temalar arasındaki ilişki incelendiğinde endüstri 4.0 teknolojilerinin özel sağlık işletmelerinde dijital dönüşüm ve esnek örgüt yapılarını beraberinde getirdiği, bu iki durumun teknolojik olumsuzluklarla birlikte sağlık hizmetleri sunumunda bir takım değişimlere neden olduğu, bu değişimlerin sağlık hizmetlerini, sunulan hizmetin kalitesi ve yeni pazarların ortaya çıkması boyutlarıyla geliştirdiği görülmektedir.
Elazığ ili kamu ve özel hastaneleri örnekleriyle sağlık kurumlarında halkla ilişkiler uygulamaları
Yönetim anlayışı ve hedef kitle konusunda kompleks bir yapıya sahip olan hastanelerin, iyi bir yönetim politikası belirleme ve hedef kitlede olumlu tutum oluşturma konusunda hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. İyi bir yönetim politikası belirlemede ve hedef kitlenin desteğini sağlayarak olumlu tutum oluşturmada halkla ilişkilerin rolünü incelemek önemlidir. Bu çalışmada, hastanelerde yürütülen halkla ilişkiler faaliyetlerinin hasta ve yakınlarının hastane tercihlerine etkisini ve kamu ve özel hastanelerde yapılan halkla ilişkiler faaliyetlerinin farklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Fırat Üniversitesi Hastanesi ve Elazığ Özel Medicalpark Hastanesi meslek profesyonelleri ve random (şans-kura) yöntemiyle seçilen 400 hasta oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında meslek profesyonellerine 14 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu, hastalara ise 47 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS analiz programı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, hastanede yürütülen halkla ilişkiler faaliyetlerinin yüksek oranda hastaların tercihini etkilediği görülmüştür. Araştırmada ulaşılan bir diğer sonuç ise hastane tercihinde görsel-işitsel bilgi kaynaklarından gazete, radyo, televizyon, billboard, sosyal medya ve internet' in cinsiyet değişkenine göre büyük oranda anlamlı farklılık gösterdiği, yaş, öğrenim durumu ve hastaneye gitme sıkılığı değişkenine göre kısmen anlamlı farklılık gösterdiği, aylık gelire ve sosyal güvenceye göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Araştırmada meslek profesyonellerine yapılan yarı yapılandırılmış görüşme sonucunda ise, özel hastanenin halkla ilişkiler faaliyetlerini profesyonel olarak yürüttüğü görülürken, üniversite hastanesinin halkla ilişkiler faaliyetlerini profesyonel olarak yürütmediği görülmüştür.