Pakistan

74 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Using ordinary least squares to measure the impact of the factors affecting underground economy: a comparison between Bangladesh, India, Pakistan and Turkey

Shadow economy is a source of concern since it distorts policy framework of a country and weakens the government. Previous studies have mainly focused on shadow economies of developed countries and have measured its size. This study sheds light on developing countries which are in dire need of policies that tackle this issue and identifies the reasons as to why these countries have large shadow economies in the first place. Using secondary data from 2000-2013 and applying Ordinary Least Squares (OLS) regression model, this study tests the impact of tax revenue, unemployment rate, Index of Economic Freedom, population and GDP growth rates, inflation and internet users on the shadow economies of Bangladesh, India, Pakistan and Turkey in absolute and comparative dimensions. In the first part of the study, the concept and significance of underground economy along with the objectives of this study are discussed, the second part of the study comprises literature review. The third, fourth and fifth parts of the study use OLS to estimate the impact of aforementioned variables on the size of shadow economy. It has been found that Index of Economic Freedom has the most significant impact on all the countries. Wider tax base and a simple tax system will facilitate Bangladesh, India and Pakistan while greater transparency in the usage of ICT will enable Bangladesh, Pakistan and Turkey to reduce the size of their shadow economies.

BangladeshEconomic effectLeast squares method+5
Ghania Suhaıl
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Türkiye-Pakistan relations in the context of changing international system: Regional and global implications

The evolutions and developments in the world have influenced the international system in different ways in the past and again today have given rise to a change in this system.The thesis aims to analyze the relations between Türkiye and Pakistan in the changing regional and global settings. Pakistan and Türkiye are natural allies on the basis of their common history, religion, and culture. They are important states geostrategically in world affairs for having distinct geo-strategic locations, which makes them vital in regional and world geopolitics. They have always supported each other in times of need and stood with each other on the matter of the Kashmir issue and the Cyprus issue. Both are also cooperating with each other to eradicate the evil of terrorism. The thesis examines the position of Pakistan and Türkiye in the changing international system, their relations with regional and international players, and emerging opportunities and challenges for both states. Also, the recent developments in the Middle East and how it impacts on both Pakistan and Türkiye and their stance over the Afghan-Taliban settlement have been discussed. The latest situation in Türkiye-Pakistan relations, their recent transformation, and their gradual institutionalization process has been accessed. Within this framework, the high level that has been attained in terms of bilateral cooperation as it concerns economic, political, military matters has been addressed.

PakistanTurkish-Pakistan relationsInternational relations+1
Maria Hassan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Realizmin sorgulanmasına dair bir örnek: Pakistan ve Hindistan'da iç-dış siyaset ilişkisi

Bu tezin başlığı, "Realizmin Sorgulanmasına Dair Bir Örnek: Pakistan ve Hindistan'da İç-Dış Siyaset İlişkisi"dir. Realist yaklaşımın, dış siyasete ilişkin karar ve siyasaların oluşturulması ve yapılandırılması bağlamında, tek taştan yapılmış olarak algılanan ve askeri güvenlik ve devletin bekası boyutlarına odaklanmış bir ulusal çıkar yaklaşımı ortaya koyduğu ileri sürülebilir. Bu tezde realist yaklaşımın bu dar dış siyaset anlayışı, Hindistan ve Pakistan'ın Keşmir sorununa yönelik dış siyasetlerinin ne oranda iç siyasetlerinden etkilendiği örneklemi aracılığıyla incelenecek ve çözümlenecektir. Bu bağlamda, Hindistan ve Pakistan'ın Keşmir sorununa yönelik dış siyasetlerinde sırasıyla Hindistan'da -özellikle Keşmir üzerinden algılanan- dağılma korkusunun ve Pakistan'da da militarizmin belirleyici olduğu ileri sürülmektedir.

PakistanRealizmUlus-devlet
Can Özelgün
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessEN

Makro ekonomik göstergelerin ekonomik büyüme üzeri etkileri Yunanistan, Gürcistan, Pakistan ve Tunus'da

This study examines the impact of macroeconomic variables on economic growth in selected four countries. Variables of the models are GDP, Cash surplus/ deficit, money supply (M2), government expenditure and exchange rate. An annual data for the period Hausman test was used because it has an asymptotic chi-square distribution, the results of Hausman test indicated that the Random (FEM) was the most appropriate model for the study. The empirical results of the study indicated a significant and positive impact of macroeconomic indicators such as Cash Surplus Deficit, Government Spending and Money supply are a significant and positive relationships on GDP, but Real Exchange Rate is a significant and negative relationships on GDP (economic growth proxy) in four selected countries

Economic growthEconomic effectLeast squares method+7
Qahraman Ahmed Ibrahım Artoshı
Gaziantep University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hindistan'ın taksimi ve Pakistan devletinin kuruluşu (1857-1947)

Son dönemde gerek ekonomik gerekse askeri açıdan batı karşısında giderek güçlenen Asya'nın önemli ve büyük ülkelerinden olan Hindistan ve Pakistan ile ilgili çalışmalara küçük de olsa bir katkı yapmak amacı ile bu tez konusu seçilmiştir. Uluslararası İlişkiler Bilim Dalında bu iki ülke hakkında , Türkiye'de fazlaca bir çalışmanın olmaması da bu konunun seçilmesinde etkendir. Tezin yazımı için öncelikli olarak konuya ilişkin yapılmış olan akademik çalışmalar, yayınlanmış kitaplar ve süreli yayınlar araştırılarak kaynak taraması yapılmıştır. Kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında yapılan bu çalışmanın, Dünya ve Asya siyasetini yakından etkileyen bu iki ülkenin daha iyi tanınması ve değerlendirilmesi açısından bir katkı sağlayacağını umuyorum. Günümüz siyasetini de oldukça yakından etkileyen bu iki nükleer gücün aralarındaki rekabet ve çatışmaların daha iyi anlaşılabilmesi için geçmişlerinin iyi bilinmesi gerekmektedir.

BölünmeHindistanKuruluş+3
Mahmut Şahin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2020 yılları arasında Türkiye-Pakistan ilişkileri

Türkiye ve Pakistan, tarihi bağlara dayanarak birbirlerini kardeş ülke olarak tanımladıklarından dolayı birçok alanda işbirliğini geliştirmişlerdir. İki ülke arasında bu kadar ilişkiler olmasına karşı uluslararası ilişkiler bilim dalında bu alandaki çalışmaların kısıtlı olduğu görülmektedir. İki ülke arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması ve tespit edilmesi konusundaki çalışmalara bir nebze olsun katkı sağlamak amacıyla 21. yüzyılda (2000-2020) taraflar arasındaki ilişkileri çeşitli yönleriyle ele almak için bu konu belirlenmiştir. Tezi yazmadan önce hazırlık aşamasında hem Pakistan ve Türkiye özelinde hem de ikili ilişkiler alanında akademik anlamda yazılmış olan yüksek lisans ve doktora tezleri, makaleler, kitaplar, dergiler araştırılarak literatür taraması yapılmıştır. Bunların dışında internet kaynakları ve gazete haberleri de incelenmiştir. Kaynak incelemesinden sonra elde edilen bulgulara göre yapılan bu çalışmada Pakistan'ın tarihi gelişimi bir bölüm halinde verildikten sonra ikinci bölümde bağımsızlık sonrası Pakistan tanıtılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Türkiye ve Pakistan arasındaki ilişkilerin son yirmi yılda nasıl şekillendiği ve günümüzde nasıl devam ettiği siyasi, diplomatik, askeri, ekonomik ve kültürel ilişkiler derinlemesine ele alınmaya çalışılmıştır. Araştırmamızın, günümüzde iki ülke ilişkilerinin bulundukları bölge siyasetini etkileyip bazı konulara yön vermesi nedeniyle Pakistan coğrafyasının tarihi açıdan tanınması ve özellikle son dönemde ikili ilişkilerin iyi ortaya konarak anlaşılması bakımından önemli olduğu kanaatindeyim. Anahtar Kelimeler: Pakistan Coğrafyası, Pakistan Tarihi, İkili İlişkiler, Pakistan, Türkiye

PakistanTarihi coğrafyaTürk dış politikası+4
Ayşe Erdem
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan Büyükelçiliği Uluslararası Okulunda okuyan (9-12 yaş) çocukların kültürel özelliklerinin resimlerine ve eğitimine yansıması

Araştırmada Ankara Pakistan Büyük Elçiliği Uluslararası Okulunda okuyan, farklı milletlerden gelen 9-12 yaş çocuk resimlerinde kültürel özelliklerin yansımaları değerlendirilmiştir. Araştırmada olgubilim deseni kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara Pakistan Büyük Elçiliği Uluslararası Okulunda okuyan farklı milletlerden gelen öğrencileri kapsamaktadır. Örneklemi, Pakistan, Suriye, Türkiye, İngiltere ve ABD'den 3'er çocuk olmak üzere toplam 15 öğrencidir. Araştırmada öğrencilerin demografik özelliklerini edinmek için ön anket uygulanmıştır. Uygulama için 3 konu seçilmiştir ve her biri farklı teknikte yapılmıştır.?Doğdunuz ülkeye ait izlenimleriniz?, ?Ülkenizde sizi en çok etkileyen konu ve olay? , ?Bir Pazar öğleden sonra? konuları hakkında toplam 45 resim yaptırılmıştır.Araştırmada elde edilen resimler, araştırmacının, uzmanların yardımları ile belirlediği kriterlere göre değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir. Uzman tarafından onaylanan değerlendirme kriteri, 9-12 yaş ?Gerçekliğin Doğuşu dönemi? özelliklerini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş rubrik ölçekli, folklorik özelliklerin çocuk resimlerine yansıma durumu, renkleri kullanma, uzam ve anlatımsallık boyutlarına ilişkin sekiz özellik yazılmıştır. Resimler 3 alan uzmanı tarafından puanlandırılmıştır ve bu puanların aritmetik ortalamaları hesaplanarak araştırmacı tarafından, şekil ve grafiklerle belirtilmiştir.

BüyükelçilikEğitimKültürel etki+4
Damla Can
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan'daki tüketicilerin helal gıda algılarının belirlenmesi

Son zamanda teknolojinin gelişmesi, seri üretimi tetiklemiştir. Aynı zamanda ürün çeşitliliğini ve kapasitesini de artırmış, ürünlerin güvenilirliği ve kontrol edilebilirliğini ihtiyaç haline gelmiştir. Ürünlerin niteliğindeki değişim, helal ve sağlıklı ürünlerin kullanılmasının gerekliliğini ve önemini ortaya çıkarmıştır. Böylece helal sertifikasyonu kavramı ortaya çıkmıştır. Bu alandaki ilk araştırma, Malezya'da daha sonra ise Avrupa'da yapılmıştır. Bugünlerde Pakistan'da daha önemli bir hale gelmiştir. Pakistan'daki tüketicilerin helal gıda algılarının belirlenmesi için anket yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında 453 katılımcıdan anket ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS Programı ile analiz edilmiştir. Veriler, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi, t ve ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, Pakistan'da ki tüketicilerin Helal gıda hususunda hassas olduklarını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Helal gıda, Pakistan, tüketici davranış

Helal gıdaPakistanTüketici algısı+2
Tasawar Abbas
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative discourse analysis of Indian vs. Pakistani media coverage on the Pulwama attack

This thesis aimed to find out the role played by the opposing media outlets in the evolution of the Kashmir conflict in the aftermath of the Pulwama attack in the Indian Administered Kashmir. I have tried to strictly adhere to the facts and figures published by the selected Indian and Pakistani English newspapers Indian Express and Dawn News respectively. A comparative discourse analysis has been made of the news, columns and editorials of the newspapers Indian Express and Dawn News between February 14, 2019 and August 5, 2019. The analysis of different stories, columns, and news published in Indian express and Dawn News shows the blame game against each other's state. While analyzing the answering of the question i.e. 'Did they (Dawn News &Indian Express) show biasness during publishing news regarding the Pulwama attack? It has been revealed that Dawn News and Indian Express published stories in favor of their respective states or in support of some of the statesmen which showed a partially subjective attitude of these two English Newspapers. Also, the deep analysis of the news of Indian Express and Dawn News showed that Indian Express used a larger number of words to blame Pakistan for the Pulwama attack. In this respect, the Indian Express used an aggressive approach to report the Pulwama attack and tried to prove India the victim in this incident. Dawn News and Indian Express have praised their respective governments while dealing with the incident of the Pulwama attack. Dawn News generally published the news based on denial of the Indian official claims by the Pakistan officials.

IndiaComparative analysisKashmir+5
Abdul Hamid Chohan
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Revisiting strategic culture of Pakistan in the changing South Asian security dynamics

The underlying research study examines the strategic culture of Pakistan in the context of changing South Asian security dynamics, shifting from a state-centric and military-oriented paradigm to a people-centric security paradigm. This research study addresses a critical gap in the existing literature on Pakistan's Strategic Culture, which lacks a comprehensive understanding of its emergence, evolution, and adaptability. The current literature predominantly focuses on historical perspectives, neglecting the importance of inclusivity and pragmatism. This study contends that non-traditional threats can escalate into traditional conflicts if not adequately addressed, necessitating a comprehensive and cooperative security perspective to examine Pakistan's strategic culture. To fill this gap, this research employs qualitative research methods using a case study approach to revisit Pakistan's strategic culture and make an original contribution to the existing literature. It introduces a conceptual framework of analysis that explores the cognitive, environmental, and relational aspects of Pakistan's strategic culture. By doing so, it sheds light on the need for Pakistan to adapt to emerging security threats and proposes a shift towards a comprehensive, adaptable, and inclusive strategic culture. Emphasizing continuous learning, evidence-based decision-making, and national consensus, this revised strategic culture will enable Pakistan to effectively address emerging challenges while safeguarding its national interests and contributing to regional stability and global governance. This study challenges the Western notion of Pakistan's strategic culture as military culture by drawing upon Jack Snyder's and Snerberg's conception of strategic culture entailing Pakistan's military culture is a subculture of Pakistan strategic culture and only took up the pertinent role from other subcultures of Pakistan strategic culture to only deal with the extraordinary situation in the strategic environment until the status quo returns which in case of Pakistan never returned. The study anticipates that Pakistan's military culture adapts to existing reality and coexists with other subcultures to strengthen the overarching strategic culture. By addressing this interplay of cultures, the research provides valuable insights into Pakistan's strategic behavior and fosters a deeper understanding of its evolving strategic culture. Keywords: Pakistan, Strategic Culture, South Asia, Emerging Security Threats, Strategic Environment

South AsiaSecuritySecurity strategy+4
Shamsa Khalıl
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

11 Eylül 2001 sonrası Pakistan'ın terörizmle mücadelesinin Afganistan milli güvenliğine etkisi

Pakistan ve Afganistan iki sınır ülke olmalarının ötesinde pek çok ortak özelliklere sahiptir. Bu ülkelerin geçmişten kalan sorunları (Durand Hattı ve Peştunistan Meselesi) vardır. Bu sorunlara ek olarak özellikle 1979 SSCB'nin Afganistan işgalinden sonra Pakistan-Afganistan arasında dini aşırıcılık yanlısı gruplar, terör örgütleri ve terörizm olgusu gibi konular bu ülkeleri, bölgeyi ve uluslararası güvenliği tehdit edecek olan meseleler olarak ortaya çıkmıştır. Terörizm olgusu, 1990'lardan günümüze kadar Afganistan ve Pakistan'ın en büyük sorunlarından biri olarak ve her iki ülke de kendi topraklarında terörizm kanserine karşı hayatta kalma mücadelesi vermektedir. 11 Eylül 2001'de Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) karşı yapılan terörist saldırıları ABD'nin uluslararası bir koalisyon ile 'Terörizme Karşı Savaş' adlı operasyonu ile Afganistan'da müdahalede bulundu. Pakistan da bu savaşta ABD'nin yanında yer alarak Afganistan konumunda terörizme karşı mücadelede aktif rol oynadı. Uluslararası koalisyon güçleri ve Pakistan mücadelenin ilk yıllarında terörist gruplarını etkisiz hale getimeyi başardı, terörist grupları büyük kayıplara maruz kaldılar ve birçoğu Afganistan-Pakistan sınırındaki eyaletlere kaçtılar ve kendilerine sığınak buldular. Fakat sonraki yıllarda bu gruplar daha aktif hale gelerek Afganistan ve Pakistan devletlerine karşı daha şiddetli ve etkileyici eylemlere başvurdular. Bu dönemden sonra her iki ülkede bir terörizm dalgası ve siyasi aktörlerle karşı karşıya kalmıştır ve politika yapıcıları terörizmle mücadele stratejilerini etkin bir şekilde uygulamak ve barışı sağlamak için çözümler bulmaya çalışmıştır. Bu kapsamda araştırmanın amacı 11 Eylül 2001 Sonrası Pakistan'ın Terörizmle Mücadelesinin Afganistan Milli Güvenliğine Etkisinin incelenmesidir. Bu araştırma şu sorulara cevap aramaktadır. Pakistan'ın terörizmle mücadelesi Afganistan güvenliğini nasıl ve hangi yönde etkiledi? Pakistan Afganistan'da ne arıyor? Pakistan'ın Afganistan'da aradığı faydalar nelerdir? Pakistan'ın ulusal çıkarları, Afganistan'daki terörist grupları ve Taliban'ı destekleyerek ve güçlendirerek güvence altına alınacak mı?

11 Eylül 2001 olayıAfganistanGüvenlik+4
Gulbeddın Rahımı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Pakistan'da yetişen bazı bitkilerde ağır metal konsantrasyonlarının ve stomatal karakterlerin trafik yoğunluğuna bağlı değişimi

Günümüzde dünya genelinde en önemli sorunların başında çevre ve özellikle hava kirliliği gelmektedir. Hava kirliliği bileşenleri arasında özellikle ağır metaller, doğada kolay kolay bozulmamaları ve yok olmamaları, insanlar için düşük konsantrasyonlarda bile toksik ve kanserojen olabilmeleri ve canlı bünyelerinde biyobirikim yapmaları sebebiyle ayrı bir önem taşımaktadır. Bundan dolayı havadaki ağır metal konsantrasyonlarının belirlenmesi son derece önemlidir. Ancak havadaki ağır metal konsantrasyonlarının doğrudan belirlenmesi oldukça zor ve masraflı olduğundan bu amaçla sıklıkla biyomonitorler kullanılmaktadır. Bulundukları bölgede sabit olarak yaşayan ve havadaki ağır metalleri bünyelerinde birirktirebilen bitkiler, havadaki ağır metal kirliliğinin izlenmesi amacıyla kullanılabilecek uygun biyomonitorlerdir. Ancak bitkiler farklı elementleri farklı organlarında farklı düzeylerde biriktirmektedir ve bundan dolayı hangi elementin izlenmesi için hangi bitki ve organının daha uygun olduğunun ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Pakistan'da yoğun olarak kullanılan bazı bitkilerdeki ağır metal konsantrasyonlarının trafik yoğunluğuna bağlı olarak değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Ficus bengalensis, Ziziphus mauritiana, Conocarpus erectus ve Azadirechta indica türlerinin yaprak ve dallarından örnekler alınmış, alınan örneklerin bir kısmında yıkama işlemi de uygulanmıştır. Böylece 4 tür, 2 organ ve 2 yıkama durumu ile birlikte 3 trafik yoğunluğu çalışma kapsamında değerlendirilmiş, elde edilen numunelerde ICP-OES cihazı yardımıyla Ba, Cr, Mn, Ni, Cu, Zn, Pb, Al, Ca, Fe, K, Na, Mg ve Sr elementlerinin değişimi belirlenmiştir. Çalışma kapsamında ayrıca yapraklardan SEM elektron mikroskobu yardımıyla alınan görüntüler üzerinde ölçümler yapılarak stoma boyu, stoma eni, por boyu ve por eni değerlerinin trafik yoğunluğuna bağlı olarak değişimi belirlenmiştir. Çalışma sonucunda stomatal karakterlerin değişimi ile trafik yoğunluğu arasında doğrusal bir bağlantı kurulamamıştır. Çalışma kapsamında değerlendirilen ağır metallerden Li, Co ve Cd bütün numunelerde belirlenebilir limitlerin altında kaldığından değerlendirmeye alınamamıştır. Diğer ağır metallerin ise hem trafik yoğunluğu hem de organ bazında değişimlerinin istatistiki olarak anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiş ve her bir ağır metalin değişiminin izlenmesi için en uygun tür ve organları ayrı ayrı belirlenmiştir.

Ağır metallerPakistanStoma+1
Asma Asghar Jawed
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk savaş sonrası dönemde ulus-devlet inşa süreçleri ve Beluç sorunun geleceği

17. yy.da milliyetçilik kavramı Avrupa'da ortaya çıkarak kısa bir süre içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Bu bağlamda, ?Ulus-devlet?'e dönüşen bu akım, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ardından ve özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemden günümüze kadar etkisini kısmen devam etmektedir. 1991 yılından sonra SSCB'nin dağılmasıyla birlikte, Orta Asya'da çıkan yeni ulus-devlet oluşturma düşüncesi bölgede yaşayan tüm halklar üzerinde ciddi anlamda tesir bırakmıştır. Bu durumdan etkilenen halklar kendi bağımsızlıklarını elde edebilmek için çeşitli yol ve yöntemlere başvurmuşlardır.SSCB'nin dağılmasından sonra dünyada tek egemen güç haline gelen ABD, bu halklarla yakından ilgilenmiş ve bağımsızlıklarını kazanabilmeleri için siyasi, askeri ve ekonomik destek vermiştir. 18. yy.da Güney Asya bölgesinde ortaya çıkan Beluç sorunu daha sonra ABD'nin BOP'si kapsamında yeniden bölge ülkeleri arasında gündeme gelmiştir. 2001 yılında ABD'nin terörle mücadele adlı operasyonuyla Afganistan işgal edilmiştir. Bununla birlikte Beluç sorunu yeni ismiyle (Free Balochistan) uluslararası camianın dikkatini çekmiştir. ABD, ?Özgür Beluçistan? olarak ortaya çıkardığı ismi bölgedeki rakiplerine karşı desteklemiş ve kendi çıkarları doğrultusunda koz olarak da kullanmayı göz ardı etmemiştir.Dolayısıyla ABD, başta Çin olmak üzere Hindistan, Rusya, İran vb. ülkelerin gelişmelerini engellemek için bölgede ?Özgür Beluçistan? düşüncesini savunmaktadır. Ayrıca ABD, bölgede varlığını sürdürmek için bölgede siyasi entrikasını devam etmektedir. Kuşkusuz, 2014 yılından sonra bölgenin kontrolünü tutabilmek için Beluçlar önde olmak üzere bölgedeki diğer etnik grupları başkaldırmalarına vesile olacaktır.Anahtar Kelimeler:1. Etnik Milliyetçilik2. Ulus-devlet İnşası3. Beluç Milliyetçilik harekatı4. Afganistan, İran ve Pakistan'da Beluç sorunu5. Beluç Sorunun Geleceği

AfganistanBeluçMilliyetçilik+4
Hamidullah Rizazade
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan'ın doğuşundan günümüze Afganistan-Pakistan ilişkileri

İkinci Dünya savaşının ardından Hindistan ile birlikte bağımsızlığını kazanan Pakistan, doğuşundan itibaren en yakın komşusu Afganistan ile ilişkilerinde gerginlikler yaşadı. İkili ilişkiler Durand Sınır Çizgisi ve Peştunistan sorunları ile başladı ve bu sorunlar uzun süre iki ülke arasında gerginlik yarattı.1947 ? 2009 yıllar arasında iki ülke ilişkileri gerginliklerle devam etmesine rağmen karşılıklı ziyaretler gerçekleşmiştir. İki ülke ilişkilerindeki Durand Çizgisi ve Peştunistan sorunları günümüze kadar çözüme kavuşturulmamış sorunlar olarak devam etmektedir. Ancak 1980'lı yıllarından günümüze kadar bölgede yaşanan gelişmeler ve iki ülke ilişkilerine eklenen yeni sorunlar Durand Çizgisi ve Peştunistan sorunlarını ikinci plana itmiştir.1970'lı yıllarda artan sol gruplara karşı mücadele etmek üzere ortaya çıkan Mücahit Grupları iki ülke ilişkilerini etkileyecek önemli bir faktör olmuştur. Pakistan'ın ve Batı'nın özellikle ABD'nin desteğini arkasına alan Mücahitler, 1989 yılında SSCB ve Kabil hükümetine karşı zafer elde etmiştir.1989 ? 1992 yılları arasında Kabil Sol hükümetine karşı ortak mücadele eden Mücahit Grupları, 1992 yılından sonra iktidarı elde etmek üzere kendi aralarında savaşarak Afganistan'ı iç savaşa sürüklediler. Pakistan'ın Afganistan politikası iç savaşın devam etmesinde etkin oldu.Taliban dönemini kapsayan 1996 ? 2001 yıllarında, iki ülke ilişkilerinin altın yıllarını yaşamıştır. Pakistan, Taliban hareketinin en büyük destekçisi ve hamisi olarak 11 Eylül olaylarının ardından da Taliban hareketini desteklemeye devam etmiştir.2006 yılında ABD başkanı George Bush'un, Hamid Karzai ve Perviz Müşerref'i Beyaz Sarayda buluşturması iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi adına başlangıç olmuştur. 2007 yılında ilkinin 2008 ve 2009 yıllarında ikincisinin ve üçüncüsünün gerçekleştiği Afganistan ? Pakistan ve Türkiye üçlü zirveleri Afganistan ve Pakistan hükümetlerinin bölgesel sorunlara karşı ortak hareket etmelerini sağlamıştır.

AfganistanAmerika Birleşik DevletleriPakistan+3
Atilla Ömer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan'da etnik milliyetçilik hareketleri ve Beluç sorunu

Etnik kimlik ve etnik milliyetçilik hareketleri devletlerin iç ve dış politikasını şekillendiren önemli olgulardan biridir. Asırlık Müslüman-Hindu mücadelesi sonunda 1947'de Hindistan'dan koparak bağımsızlığını kazanan Pakistan'ın siyasi tarihi beş temel etnik unsurun birbirleriyle ve merkezi yönetimle mücadelesi üzerine kuruludur. 1948'de Pakistan'a katılarak beş federe bölgeden biri olan Belucistan, Pakistan seçkinlerinin devletin idari, politik ve ekonomik gücünü paylaşmasındaki isteksizliği nedeniyle ayrılmak için fırsat kollamaktadır.ABD öncülüğündeki tek kutuplu uluslararası sistemin çok kutupluluğa dönüşmesiyle dünya politikalarına yön veren ezberler de bozulmaya başlamıştır. Büyük Ortadoğu Projesi'nin başarısızlığa uğraması, Afganistan ve Irak'ta yaşanan olumsuz gelişmeler ABD'nin önemli ölçüde güç ve prestij kaybetmesine neden olmuştur. Ortadoğu'da başarısız olan ABD Obama ile başlayan yeni dönemde rotasını Avrasya'ya çevirmiştir.Avrasya dünya nüfusunun yüzde yetmiş beşini, toplam enerji kaynaklarının dörtte üçünü barındırmaktadır. Avrasya'yı kontrol etmek için ABD, Rusya ve Çin arasında küresel; İran, Pakistan ve Hindistan arasında bölgesel rekabet yaşanacaktır. Pakistan ve Belucistan'ın geleceği bu rekabetin sonucuna bağlı olarak şekillenecektir.Anahtar Kelimeler:1.Etnik Kimlik2.Etnik Milliyetçilik3.Pakistan'da Etnik Milliyetçilikler4.Beluç Etnik Milliyetçiliği5.Beluç Sorunu

BeluçBölgesel sorunlarEtnik kimlik+4
Ali Erhan Ertan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan-İslâmâbâd Uluslararası İslam Üniversitesi ve Afganistan-Kâbil Üniversitesi Arap dili bölümlerinin ders müfredatlarının incelenmesi

Günümüzde 350 milyon insanın konuştuğu Arapça, Türkiye'de medrese kurumlarının yerini bıraktığı İmam Hatip Ortaokulları, İmam Hatip Liseleri, İlahiyat Fakülteleri ve İslâmî İlimler Fakültelerinin yanısıra Arap Dili ve Edebiyatı, Mütercim Tercümanlık ve Arapça Öğretmenliği bölümlerinde zorunlu, diğer birçok bölümde ise seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Arap dilinin yabancılara öğretiminde farklı yöntem ve metodlar geliştirilmiş olup, bu dili daha doğru ve kolay öğretmek için yeni yöntemler geliştirilmeye devam edilmektedir. Türkiye'de de Arapça öğretimi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının yanı sıra üniversitelerde yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Gerek Milli Eğitim Bakanlığı gerekse Yüksek Öğretim Kurumu bu dersler için müfredatlar oluşturmasına rağmen Arapça öğretiminde istenen başarı sağlanamamıştır. Bu sorunun ana kaynağına inilip aşılması, harcanan emek ve zamanın netice vermesi adına kalıcı çözümler üretilmesi ve başarı elde etmiş üniversite ve kurumların bu başarılarından istifade edilmesi kaçınılmaz olmuştur. İslâmâbâd Uluslararası İslam Üniversitesi, Arapça öğretimi alanında anadili Arapça olmayan ülkelerdeki üniversiteler arasında büyük başarı elde etmektedir. Bu başarıyı etkileyen en önemli sebep araştırılmış ve başarının ders müfredatından ziyade, öğrencilerin hazırlık ve lisans eğitimleri boyunca Arapça'yı yoğun bir şekilde hocalarından işitmeleri ve bu dili ders esnasında ve kendi aralarında aktif olarak kullanıyor olmalarından kaynaklandığı görülmüştür. Kâbil Üniversitesi'nin ise İslâmâbâd Uluslararası İslâm Üniversitesi ile çok yakın bir müfredat takip etmesine rağmen, derslerin anadilde işlenmesi sonucu aynı başarıyı yakalayamamış olması, başarının sebebinin yalnızca takip edilen müfredattan ileri gelmediğini ve dil IV öğreniminde işitmenin ve hedef dili kullanmanın daha büyük rol oynadığını ortaya koymaktadır.

AfganistanArapçaDers programları+6
Sümeyra Demirel Uzut
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed Takî Osmânî ve fıkıhçılığı

Bu araştırmada çağdaş fakihlerden Muhammed Takî Osmânî'nin hayatını, ilmî şahsiyetini, eserlerini, fetvâ usûlü ile ilgili görüşlerini ve güncel furû-u fıkıhla ilgili görüşlerini ortaya koymaya çalıştık. Bu çalışma bir giriş, üç bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Çalışmada Muhammed Takî Osmânî'nin fetvâ usûlü ile ilgili görüşleri arasında fetvânın ehemmiyeti, selef zamanında fetvâ, fetvâ veren kişide bulunması gereken kurallar, kişinin bağlı bulunduğu mezhepten başka bir mezheple fetvâ vermesi, zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi ve fetvâ vermenin hükmü gibi görüşler yer almaktadır. Ayrıca bu çalışmada Muhammed Takî Osmânî'nin furû-u fıkıhla ilgili görüşlerinden buyû' (alışveriş) fıkhı ve diğer bazı meselelerle ilgili görüşleri ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Osmânî, Fetvâ Usûlü, Müftî, Fıkıh, Alışveriş

BiyografiDin adamlarıHadis+4
Abdurrahim Bingöl
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Başarısız devletlerin bölgesel güvenliğe etkisi: Afganistan-Pakistan etkileşimi

11 Eylül saldırıları sonrasında terörizmin uluslararası güvenlik sorunları arasında oldukça öne çıkması, bu terörist aktivitelerin doğup büyüdüğü, devlet kontrolünün azaldığı ülkeleri uluslararası kamuoyunun gündemine taşımıştır. Her bir ulus-devletin, sınırları içerisinde yaşayan halka karşı belirli görevleri bulunmaktadır. En basit ifadesi ile bu görevlerin yerine getirilmemesi, devlet başarısızlığı kavramını doğurmuştur. Bu tezin amacı, başarısız devletlerin bölgesel güvenlikteki yerini ortaya koyarak diğer devletleri de başarısızlığa sürükleyip sürüklemediklerini saptamaktır. Bu bağlamda, başarısızlığın askeri, ekonomik ve sosyal etkileri ortaya konulmuştur. Yayılma ve bulaşma teorileri çerçevesinde bu etkilerin ilk olarak mekânsal yakınlığın ve sosyo-kültürel etkileşimin fazla olduğu komşu devletlere yansıdığı saptanmıştır. Ayrıca, istikrarsız bir devlette meydana gelen iç çatışma, siyasi ayaklanma ve mülteci akınları gibi olumsuz gelişmelerin komşu devletlerde görülme olasılığının oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Durum çalışması kapsamında Afganistan ve Pakistan incelenmiştir. Özellikle iki toplum arasındaki mevcut etnik ve dini bağların etkileşim seviyesini oldukça yükselttiği, bu nedenle de Afganistan'ın Pakistan'ı istikrarsızlaştırıcı bir etki yarattığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Başarısız Devletler, Başarısız Devletler İndeksi, Bölgesel Güvenlik, Afganistan, Pakistan

AfganistanBaşarısızlıkGüvenlik+2
Çağla Tuna
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal bütünlük ve bölgesel sorunları açısından Pakistan

Dünyanın yeni güç merkezi olarak görülen Asya-Pasifik Bölgesinde Çin, Rusya ve Hindistan yükselen güçler olarak, Afganistan ve Pakistan ise istikrarsızlık ve terör kavramı ile anılır olmuştur. Pakistan'ın istikrarsızlık sorunu özellikle ABD'nin Afganistan'ı işgali sonrasında dünya gündeminde yer almaya başlamıştır. Pakistan şu anda, 63 yıllık tarihinin en kritik dönemecine girmiş ve güvenlik açısından çok tehlikeli bir hale gelmiş durumdadır. ABD'nin ?Taliban'a askeri operasyon yapılmasına yönelik? baskıları, Afganistan ve Hindistan ile devam eden gerginlikler, Müşerref sonrası devam eden siyasi istikrarsızlık, mezhep çatışmaları, nükleer silahlarına yönelik uluslararası kamuoyundan gelen baskılar ve tüm bu sorunların üstesinden gelebilecek güçlü bir lider ve iktidar eksikliği Pakistan'ı bir bilinmeze doğru adım adım götürmektedir. Artık tüm dünyada Pakistan'ın bütünlüğünün tehdit altında olduğuna dair yaygın bir kanı mevcuttur.Bu çalışma; Pakistan'ın geçmişi, ülkenin ekonomik, sosyal, idari ve yapısal sorunları, dış politikası ve nükleer programı ile ABD'nin Afganistan'ı işgal etmesi süreci sonrasında yaşanan sorunların ışığında Pakistan'ın geleceğine yönelik dayanaklar sunmayı hedeflemektedir.

Amerika Birleşik DevletleriBölgesel politikalarNükleer çalışmalar+5
Cengiz Topel Mermer
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Asya'daki güç mücadelesi ve Pakistan

Geçtiğimiz yüzyılın hiçbir zaman önemini yitirmeyen bölgesi olarak görülen Ortadoğu bölgesi bir asır boyunca çeşitli devletlerin veya çıkar guruplarının mücadele alanı olmuştur. Ancak bu mücadele alanının artık yavaş yavaş Asya kıtasına özellikle Orta ve Güney Asya'ya doğru kaydığı görülmektedir. Doğalgaz ve petrol rezervlerinin yanı sıra bölgede Rusya'nın hala hissedilir etkisi, büyüyen 2 önemli dev olarak nitelenen Çin ve Hindistan'ın bu bölgede olması ve ABD'nin Afganistan savaşı sonrası bölgede yerini alması, bu bölgenin stratejik konumunun tekrar gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada bölgedeki büyük devletlerin varlığı arasında sıkışmış, dünyanın tek Müslüman nükleer gücü olan Pakistan İslam Cumhuriyeti masaya yatırılmıştır. Tarihi süreci, kuruluşu, iç politikadaki tercihleri ve toplumsal yapısı incelenerek 11 Eylül öncesi ve sonrası gelişmeler değerlendirilmiştir. Pakistan'ın mevcut şartlarının jeopolitik konumuyla ilişkileri incelenmiş ve bu bölgenin neden önem kazandığı gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.

AsyaGüçGüç dengesi+3
Yıldıray Yörük
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Pakistan'da yüksek din öğretimi kurumları

Bu araştırmada Pakistan?ın yüksek din öğretimi kurumları incelenmiştir. Öncelikle Pakistan?da yürütülen eğitim-öğretimin mevcut durumu genel olarak ele alınmış, geleneksel ve modern öğretim kurumları ve öğretim sistemleri tanıtılarak, bu kurumlarda yapılan din öğretimi hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde, yüksek din öğretimi kurumlarının tarihî ve hukukî temelleri incelenmiştir. Tarihî temeller bağlamında, Hint altkıtası yüksek din öğretimi oluşum ve yapılanma süreci `kurumsal altyapı oluşumu? (711-980), `program gelişimi ve kurumsallaşma? (980-1857), `yeniden yapılanma? (1857-1947) ve `modernleşme? (1947 sonrası) dönemleri esas alınarak incelenmiştir. Hukukî temeller bağlamında, Pakistan?ın yüksek din öğretimini etkileyen yasal ve siyasal dayanaklar gözler önüne serilmiştir.İkinci ve son bölümde yüksek din öğretimi kurumları hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Pakistan?ın geleneksel ve modern kurumları ve modern bir kurum olarak `Uluslararası İslâm Üniversitesi, İslâm Araştırmaları Fakültesi? örneği olumlu-olumsuz tüm yönleri ile tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Pakistan, din öğretimi, yüksek din öğretimi kurumları

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıDin öğretimi+1
Mefkure Nur Pakdemirli
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessEN

Sosyal sorumlu yatırım karar davranışının belirleyicileri: Türk ve Pakistanlı yatırımcıların karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Investment decision that integrates social, environmental, and ethical considerations into an investment decision-making process is called socially responsible investment (SRI). The aim of this research is to examine the impact of Islamic financial literacy, religious obligation, business support, reputation, and perceived risk on attitude (investor objectives towards SRI). It also examines the attributes of a theory of planned behavior along with moral norms; and investors' decision-making behavior towards SRI with the mediation of intention. The conceptual framework shows a new research agenda in accordance with the perception of Turkish and Pakistani investors. Quantitative data was collected for this research. The structured questionnaire that was consist of closed and open-ended questions and Likert type statements was used to collect data from Turkish and Pakistani individuals. For this study, positivistic research philosophy was used along with correlation descriptive research design. This research design includes Cronbach alpha as well as the descriptive statistics including mean and standard deviation of the data and confirmatory factor analysis (CFA). To test the study hypothesis Structural equation modeling (SEM), Process by Hayes and multigroup analysis was used. The findings support the hypotheses in the data of both countries. In Turkey, it could be concluded from the statistical results that attitude is predicted by all the determinants (Islamic financial literacy, reputation, business support, perceived risk, and religious obligations). Moreover, in Pakistan, all the determinants (Islamic financial literacy, reputation, business support, and religious obligations) predict attitude, except perceived risk. It is also indicated that intention is predicted by moral norms, perceived behavioral control, subjective norms, and attitude. Furthermore, intention positively and significantly influences socially responsible investing in both countries. The mediational findings of the process by Hayes illustrate that the intention partially mediates between TPB attributes and SRI behavior in both countries. The results of the multigroup analysis show that there are no significant differences between these two countries' individuals in the decision-making process. Results and findings of the study will provide further valuable debate on the Theory of Planned Behavior (TPB). This study will also assist the stakeholders (government, regulatory bodies, and SRI providers) in possible policy implication to enhance the efficiency of promoting socially responsible investments.

Financial literacyPakistanSocial responsibility+6
Farid Ahmad
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Comparative analysis of financial performance between Islamic banks and conventional banks in Turkey, Qatar, Bahrain, Saudi Arabia and Pakistan

Islamic Banking and institutions that support comparison on banking systems have been on the constant rise in the previous decades. This has, in turn, attracted the attention of scholars and practitioners in the banking sector who seek to establish the unique features Islamic banks have over the conventional counterparts. Existing studies have therefore focused on nature and processes involved in Islamic banking and little attention has been given to comparative studies of the bank's performance in different parts of the world. This research undertakes a comparative study of the banks' performance in Qatar, Pakistan, Saudi Arabia, Turkey and Bahrain between 2016 and 2018.It adopts the Financial Ratio Analysis approach to examine the similarity and difference in the performance of five Islamic banks and five conventional banks selected from the case study countries (One conventional bank and one Islamic Bank per country). Using seven indicators to measure and compare the liquidity, profitability, solvency and risk each of these institutions face, a performance indicator is then derived. To test the significance of the findings, a T-test is adopted in the process. The study finds that performance in conventional and Islamic banks vary in the selected nations. In particular, the findings indicate less profit, more solvent, lower risk and more liquid in Islamic banks than the conventional financial institutions. Keywords: Profitability, Solvency, Conventional Banks, Risk, Islamic Banks, Comparative Analysis, Liquidity

BahrainBanksInterest-free banking+7
Mukhtar Mohamed Yousuf
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of celebrity endorsement in the context of digital advertising on consumer purchase behaviour: A research on Instagram users in Pakistan

Social media is increasingly being used as a platform for advertising and marketing activities. Social media marketing requires a large investment of time, money, and organisational resources. However, there is always space for growth in terms of how businesses may use social media advertising to draw in customers and entice them to buy their products. The main components of social media advertising that might foretell a consumer's propensity to buy were therefore the subject of this study. In order to provide a clearer understanding of the link between the impact of celebrity endorsement in the context of digital media and consumer purchase behavior, this study adopts a novel conceptual model and set of hypotheses. Data from 300 Pakistani university students' through survey were used to evaluate the assumptions. The quantitative analysis of the study revealed that celebrity endorsement has a positive impact on consumer purchase behaviour.

PakistanMarketingAdvertisements+7
Asma Nayyar
Beykoz University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2023
00

Related subjects