Postmodern

63 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Modern erkeklikten postmodern erkek(lik)lere askerlik algısı ve pratikleri

Askerlik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her sağlıklı erkek için bir zorunluluktur. Savunma ve eğitim işlevinin yanı sıra kültürel bir anlama sahip olan askerlik vazifesi, erkeklik inşa sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Üzerinde ortaklaşılan bir askerlik uygulamasından bahsetmek mümkünken tek ve değişmez bir erkeklikten bahsetmek oldukça zordur. Dolayısıyla her erkek askerliği farklı şekilde algılamakta ve deneyimlemektedir. Bu çalışmanın amacı moderniteden postmoderniteye geçişle farklılaşan erkek(lik)lerin askerliği nasıl algıladığı ve deneyimlediğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda İstanbul'un farklı semtlerinde ikamet eden, askerlik vazifesini yerine getirmiş 32 erkek katılımcıyla yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

AskerlerAskerlikErkeklik+5
Deniz Sever
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Müze yöneticilerinin postmodern müzelerin pazarlama uygulamalarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi: İstanbul örneği

Müzecilik ve turizm arasındaki ilişki, gün geçtikçe önemli bir çalışma alanı haline gelmektedir. Buna karşın turizm pazarlaması alanyazınında, postmodern müzelerin karakteristik özelliklerini ortaya koyan ya da bu müzelerin pazarlanmasında postmodern koşullara olan uyumu araştıran bir çalışmanın henüz yapılmadığı görülmektedir. Bu çalışmada postmodern müzelerin modern müzelerden farklı yanlarını belirlemek, postmodern müzelerin pazarlanmasına yönelik eğilimleri anlamak ve postmodern müzelerin pazarlanmasına ilişkin Türkiye'deki mevcut durumu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Nitel bir bakış açısı ile ele alınan çalışmada, araştırmanın her aşaması ve izlenen yol detaylı olarak açıklanmıştır. Verilerin analizinde, veri içindeki örüntü, tema ve kategorileri keşfetmeyi içeren tümevarımsal içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan müzeler, araştırmacının ve uzmanların yargılarına dayanarak İstanbul'daki özel müzeler arasından amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından ilgili kaynaklar referans alınarak hazırlanan ve uzman görüşüne sunulan soruların, araştırmanın amacını desteklediği varsayılmıştır. Çalışma sürecinde toplanan veriler yoluyla, postmodern müzelerin modern müzelerden dokuz farklı açıdan ayrıldığı bulunmuştur: Ek mekânların kullanılması, müzelerin özel etkinlikler için kullanıma açılması, ziyaretçilerin motivasyonları, kullanılan sergileme teknikleri, kullanılan sergileme mekânları, sergilenen eserlerin yapısı, sponsorluk kabulü, şubesinin olması ve sosyal medya kullanımı. Ayrıca araştırma kapsamındaki müzelerin, postmodern koşullar olan üstgerçekliğe, parçalanmışlığa, karşıtlıkların birlikteliğine, üretimle tüketimin yer değiştirmesine ve öznenin merkezsizleştirilmesine yönelik eğilimleri ve uygulamaları olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Müzecilik, Modern Müze, Postmodern Müze, İstanbul.

MüzecilikMüzelerPazarlama+7
Seda Sökmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Quentin Tarantino sinemasında postmodern kavramlar

Modernlikten bir kopuş olarak değerlendirilen postmodernizm, 1980'lerden itibaren modernizm serüveninin bir parçası olan filmlerde karşılık bulmaya başlamıştır. Bu çalışma, postmodernizmin Quentin Tarantino filmlerine nasıl yansıdığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda postmodernizmi tanımlamak için kullanılan zaman ve mekân deneyiminde değişikler, temsilin reddi, öznenin tahribi, parçalanma, belirlenemezlik, evrensel doğrulara olan inancın yitirmesi, şizofreni, metinlerarasılık, yüzeysellik, pastiş, nostalji gibi kavramlarının Tarantino filmlerinde ne ölçüde karşılık bulduğu araştırılmıştır. Filmlerde yer alan postmodern kavramlar ortaya konmakla beraber modern sinemanın birçok özelliğinin de devam ettiği görülmüştür. Bu nedenle filmlerin postmodern bir kopuş içerisinde olmasından ziyade postmodern unsurlar taşıyan bir yapıya sahip olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Postmodernizm, Pastiş, Nostalji, Metinlerarasılık, Yüzeysellik

PostmodernPostmodernizmSinema+1
Vedat Mutlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Haruki Murakami'nin Sahilde Kafka ve Mine Söğüt'ün Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey eserlerinde kimlik bunalımı ve anlam arayışı

Yirmi birinci yüzyıla ait Türk ve Japon edebiyatından seçilmiş iki eserde görülen toplumsal sorunlara duyarlılık, yaşanan kimlik bunalımı, dayatılan toplumsal kuralların yüksek sesle dile getirilişi ve insanın nasıl bir bunalıma sürüklendiği edebiyatta yansımalarını bulmuştur. Kapitalist toplum yapısı Doğu-Batı fark etmeksizin tüm toplumlarda insanı kaosa ve bu kaosun yarattığı hoşnutsuzluk, belirsizlik ve bu belirsizliğin getirdiği kimliksizleşmeye sürüklemektedir. Bu nedenle, bu çalışmada farklı kültürlerden Haruki Murakami'nin Sahilde Kafka ve Mine Söğüt'ün Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey adlı eserlerde eleştirilen postmodern toplum düzeninin söz konusu eserlere nasıl yansıtıldığı ve anlatı sonunda roman karakterlerinin bireysel mücadelelerinde ne ölçüde başarılı oldukları üzerine karşılaştırmalı bir çalışma yapmak hedeflenmiştir. Çalışma, Haruki Murakami'nin Sahilde Kafka ve Mine Söğüt'ün Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey adlı eserlerindeki kimlik sorununun incelenmesiyle sınırlandırılmıştır. Çalışmanın esas amacı, inceleme konusu eserlerde yazarların ortak konuyu nasıl işlediklerinin izlerini sürmektir. Bu bağlamda farklı disiplinlerden de yararlanılması nedeniyle yöntem olarak çoğulcu inceleme yöntemi kullanılmış, söz konusu eserler sosyolojik ve psikanalitik eleştiri kuramları merkeze konularak incelenmeye çalışılmıştır. Felsefi ve sosyolojik bakış açısıyla postmodern toplumda yabancılaşma nedir, nasıl gerçekleşir ve bireylerin bunalıma sürüklenmelerinin nedenleri nelerdir sorularına yanıt aranmıştır. Sonuç bölümünde ise söz konusu eserler arasında çalışma konusu bağlamında saptanmış ortak, benzer ve farklı noktalara vurgu yapılarak eserlerin karşılaştırılmasına ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Haruki Murakami, Mine Söğüt, Postmodern, Yabancılaşma, Kimlik Bunalımı

Karşılaştırmalı edebiyatKimlikKimlik inşası+7
Seda İşcan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nedim Gürsel'in romanlarında yapı ve tema incelemesi

Türk edebiyatı içinde postmodern çizgide özgün roman anlayışıyla tanınan Nedim Gürsel'in, yazma işini var olma biçimi şeklinde nitelendiren bir sanatkâr olduğu görülür. Romanlarındaki doğu / batı sentezinde önemli yer tuttuğu görülen görsel ögelerin bu ilgisinin bir sonucu olduğunu söylemek mümkündür. Yazarın, romanlarını küçük bir dünyada kurguladığı görülürken insan ve mekân ilişkisine psikolojik bir boyut kazandırdığı görülür. Bu çalışmada, Nedim Gürsel'in romanlarında yapı ve tema incelemesi yapılmıştır. Yapı ve tema incelemesinde Şerif Aktaş'ın Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili (Teori ve Uygulama) kitabı esas alınmıştır. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde Nedim Gürsel'in hayatı, yazın yaşamı ve eserleri aktarılmıştır. İkinci bölümde romanlarındaki yapı başlığında romanların her biri için ayrı ayrı değerlendirmeler yapılmıştır. Romanlar, zihniyet, yapı, olay ve olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, dil anlatım ve bakış açısı başlıkları altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, Nedim Gürsel'in romanlarındaki tema başlığı altında romanların teması, kadın ve cinsellik, tarih, şiddet ve ölüm, mitoloji ve dinsel öğeler, başkaldırı, özgürlük ve yalnızlık olarak belirlenmiştir. Romanlar değerlendirilirken betimsel tarama tekniği de kullanılmıştır. Bu kapsamda konuyla ilgili daha önceden yazılan kitaplar, makaleler, tezler ve internet kaynakları taranmıştır. Anahtar Kelimeler: Nedim Gürsel, Roman, Yapı, Tema.

EdebiyatGürsel, NedimPostmodern+4
Doğu Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Modern ve postmodern hakikat anlayışları arasındaki ilişkiye dair kavramsal bir inceleme

Hakikat anlayışının olumsuzluklarına işaretle modernizmi reddetmek üzere ortaya çıkan postmodern düşünce, tepkisel özelliğinin bir sonucu olarak modernizme benzer şekilde olumsuzluklara yol açmaktan kendini kurtaramamış ve eleştirilerin odağı haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, postmodernizmin nihai bir düşünceyi temsil edemeyeceği iddiasını, onun modernizme yönelik tepkisel özelliği üzerinden temellendirmektir. Ayrıca modernizmin ve postmodernizmin olumsuzluklarının dışarıda bırakıldığı bir sentezin zorunluluğunu ispatlamak ve söz konusu senteze yönelik bazı imkanlara işaret etmek hedeflenmektedir. Bu amaç ve hedefler doğrultusunda; bu tez çalışmasında benzerlik, tepkisellik, birbirini gerektirme ve sentez olmak üzere modern ve postmorn düşünceler arasındaki ilişkiyi gösteren dört aşamadan oluşan kavramsal bir model geliştirilmiştir. Birinci aşama olan benzerlik olgusunu tespit etmek üzere modern ve postmodern hakikat anlayışları karşılaştırılmıştır. Benzerliğe dair elde edilen verilerden hareketle mantıksal çıkarım yoluyla diğer aşamalara geçilmiştir. Sonuç olarak, modern ve postmodern düşünceler arasında bir sentezin gerekliliği fikrine ulaşılmıştır. Çalışmamızın çağdaş felsefede modern ve postmodern düşünürlerin birbirlerine yönelik sert eleştirilerinin yerine yapıcı önerilerin sunulduğu bir tartışma zemininin oluşmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

FelsefeHakikatModernizm+3
Hümeyda Aydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A comparison between hard-boiled detective fiction and postmodern detective fiction with references to The Maltese Falcon, The Big Sleep, and The New York Trilogy

The aim of this study is to compare hard-boiled detective fiction and postmodern detective fiction in a profound way, particularly to emphasize the importance of The New York Trilogy as a prominent example of postmodern detective fiction. In this respect, from its starting point preliminaries of detective genre are delineated with examples from its progenitors such as Edgar Allan Poe, Sir Arthur Conan Doyle, and Agatha Christie. Furthermore, the development of the genre through the historical process and variety of both detective prototype and the genre are summarized under main titles. Regarding postmodern or metaphysical or anti-detective fiction, Paul Auster?s trilogy puts forth the genre?s differences into consideration although it seems that postmodern detective fiction is a continuation of hard-boiled one at first glance. In other words, the trilogy deconstructs all pivotal characteristics of hard-boiled fiction with references to postmodern literary theory such as uncertainty, identity crisis, multiplicity, intertextuality, and urban life. Therefore, this study focuses on a transformation from hard-boiled detective fiction to postmodern detective fiction using examples from notable representatives of both genres like Dashiell Hammett, Raymond Chandler, and Paul Auster comparatively.Key Words: Detective Prototypes, Hard-Boiled Detective Fiction, Anti-Detective Fiction, Characteristics Of Postmodern Literary Theory.

Detective novelsPostmodernNovel
Öznur Cengiz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

1950-2010 arası Türk resminde figüratif eğilimler üzerine sanatçı görüşleri

Araştırmada 1950-2010 arası Türk resminde figüratif anlatımlar kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca resimlerinde figür ögesini kullanmasıyla öne çıkan sanatçıların figüratif resmin 1950-2010 arası gelişimine ve değişimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, figür, figüratif resmin tanımları yapılarak, Batı'da ve Türkiye'de 1950 öncesi figüratif resim ve 1950-2010 arası değişen ve gelişen figüratif resmin günümüze kadar devam eden gelişimine yer verilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmanın modeli, katılımcılar, veri toplama süreci, verilerin analizi ve yorumlanması yer almaktadır. Görüşme tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada, amaçlı örnekleme tekniği ile Türk resim sanatında, tuval resminde figüratif eğilimler ile dikkat çeken dört sanatçı (Neşe Erdok, Mustafa Ata, Alp Bartu, Mustafa Ayaz), örneklem olarak belirlenmiştir Araştırma verileri, yarı-yapılandırılmış görüşme soruları ile toplanmıştır. Verilerin analizleri yapılırken, içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada, tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından açıklanmış, ilişkilendirilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmanın üçüncü bölümünde, görüşme yapılan sanatçıların, 1950 sonrası gelişen figüratif eğilimlerin sanatçılar üzerindeki etkisine ilişkin görüşleri, çağdaşlaşmanın getirdiği gelişmelerin figüratif resmi nasıl etkilediğine ilişkin görüşleri ve günümüz postmodern sanatın getirdiği yeni alternatif çalışmalar içerisinde Türk figüratif resmin yerine ilişkin görüşleri yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Figür, Resim, Sanat, Postmodern.

FigürFigüratif resimFigüratif sanat+4
Ayşe Uğuz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

1980-1995 yılları arasındaki postmodern resimde figürün yeri

Bu araştırmada, 1980'li yıllara değin postmodern resmin oluşumuna zemin hazırlayan ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel nedenler bir bütün halinde ele alınarak 1980-1995 yılları arasındaki postmodern resim sanatına etkileri sanatsal ve kuramsal bir çerçevede incelenmeye çalışılmıştır. Postmodernizm, kurumsallaşmış sanata yönelik, onun amacını yadsımayı amaçlayan bir saldırı olarak görülmektedir. O, geniş anlamdaki sanat fikrine, sanat eserinin müze ve galeriler ile sınırlanamayacağı fikrine sahiptir. Postmodernizm anlayışı, sanat ve gündelik hayat arasındaki ayrımın belirsizleşmesini gerektirir. Bu durum ise, "sanat her yerde" düşüncesini beraberinde getirmiştir. Sonuç olarak Postmodernizm, insanlığı büyük bir açmazın içine sokmuş olan modern kültürün eleştirisi gibi görünse de, aslında, modern çağın neden olduğu manevi boşluk ve çöküntünün üzerinde yükselmiş bir sanat akımıdır. Postmodern Resimde figür ise geleneksel olanı çağdaş yaşamla birleştiren bu düşünce içerisinde insan, klasik döneme göre merkezde değildir. İnsanın teknolojik uygarlık içindeki yeri, farklı anlamların yüklendiği nesnelerin de yer aldığı bir konuma sahiptir. Modern sanatın özgünlüğüne karşı, geleneksel olanı çağdaş yaşama taşıyan, yinelemeye dayalı eklektik düşünceye dayanan postmodernizm, rastlantısallığa önem vermiştir. Klasik dönemin figür anlayışından, yani ideal oran, anıtsallık vb. gibi özellikleri dikkate almayarak kendine özgü farklı bir yaklaşımı benimsemiştir. Modern sanatı sorgulayan bu yaklaşım kitsch, pastiche ve ironiyi de beraberinde getirmiştir. Bu durum Batı Resim Sanatında olduğu gibi Türk Resim Sanatında da görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Postmodern, Postmodern Resim, Figür, Postmodern Resimde Figür.

FigürFigüratif resimPostmodern+2
Füsun Erbay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern kimlik kalıplarının popüler Türk sinemasındaki yansımaları

Bu çalışmanın amacı, popüler Türk sinemasında karşılaştığımız karakterlerin, Postmodern insanın kimlik özelliklerine ne şekilde uygun davranışlar sergilediğini veya söylemlerde bulunduğunu saptamaktır. Bunu yaparken Modernite ve Postmodernite olarak adlandırılan uzun tarihsel dönemlerin ekonomik, siyasal ve sosyo-kültürel gelişim ve dönüşümlerini ele almak, Postmodern kimliğin oluşumuna ışık tutmak açısından önem taşımaktadır. Aydınlanma döneminden itibaren uzun bir süreç içerisinde gelişen ekonomi, sanayi ve bunlara eklemlenen bir siyaset anlayışı doğrultusunda bireylerin de yaşantıları ve hem toplumla hem de kendi benlikleriyle ilgili kavrayışları değişime uğramıştır. Bahsi geçen uzun sürecin son evresi olan Postmodernitede teknolojinin ve medyanın gelişmesiyle gündelik hayatımızda etrafımızı kuşatan imajlar ve tüketime dayalı bir hayat tarzı, kimliğimizi oluşturan etkenlerin arasında öne çıkmaktadır. Postmodern yaşantı, önceki dönemlerin herhangi biriyle karşılaştırılamayacak kadar çok sayıda ürün ve aynı zamanda tecrübe sunmaktadır. Durum böyle olunca, Postmodern insan için kendini gerçekleştirmek büyük önem arz eder hale gelmiştir. Postmodern insanın kendini gerçekleştirme arzusu bir çeşit "ben-odaklılık" yaratmakta ve bu durum kişilerin benliklerini kavrayış biçimlerini değiştirerek kimliklerine sirayet etmektedir. Bu çalışmada, Postmodern ben-odaklılık çerçevesinde ifade edilen Postmodern kimlik özelliklerinin izleri, uzun bir buhrandan sonra 1990'ların ortalarından itibaren yükselmekte olan popüler Türk sinemasında "betimsel analiz" ve "içerik analizi" yöntemleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Modernite, Postmodernite, Kimlik, Ben-odaklılık, Popüler Türk Sineması

Ben merkezcilikKimlikPopüler kültür+7
Erdinç Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodernlik ve muhafazakarlık bağlamında kadın kimliği inşası: Gaziantep örneği

Modernliğe getirdiği eleştiri ile modern sonrası olanın bilgisini veren, ama belli bir sistem önerisinde bulunmayan postmodern düşünceye değinilecektir. Çoğulcu ve farklılık temelinde çeşitli özne ve özne grupları arasında diyalogu öneren postmodernizm, bu önerisi ile gündeme gelen, farklı kimlikler arasında kurulan diyalogun, sabitlikten uzak ve oldukça salaş bir iletişim biçimi olduğu tartışılacaktır. Derinliği olmayan postmodern bir dilin dolaşıma girdiği alanda, toplumsal ve kültürel hayatın ise oldukça yüzeysel ve gerçeğin belli dil oyunlarıyla simülasyona uğradığı ifade edilecektir. Ayrıca modern düşüncenin dışarıda bıraktığı dinin postmodernizm tarafından gündelik mikro sosyolojiye bölük pörcük davetinin,"hakikat" olarak dini özüne çağırmaktan öte, bir yanılsama olduğu iddia edilecektir. Ayrıca modern bir ideoloji olarak muhafazakarlığın toplumsal değerleri muhafaza eden retoriğinin modern bir talep olarak belirdiği alanda, kültürel ve dini değerlerin yeni bir yaşam biçimini işaret eden şekliyle yeniden üretildiği ileri sürülecektir. Postmodernizmin "her şey olur" mantığında her şeyin merkezinden sökülerek yüzeyselleştiği dünyada muhafazakarlığın nasıl bir işleve sahip olacağı irdelenirken her iki kavramın modern düşünceyi besleyen büyük anlatılara getirdikleri eleştirinin yanında kapitalist sisteme yönelik herhangi bir eleştirilerinin olmadığı ileri sürülürken toplumsal ve kültürel ögelerin, kadın kimliğine bürünen yüzü değerlendirilecektir. Bu amaçla postmodernlik ve muhafazakarlık bağlamında, yerelde kadın kimliği inşa biçimlerinin analiz edilmesi için araştırma evreni olarak Gaziantep kent örneği incelenmeye değer görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Postmodernlik,muhafazakarlık,din,kadın kimliği, Gaziantep.

GaziantepKadınlarKimlik+5
Hülya Taş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern evrenin politik felsefesi

İnsanlığın dünyayı anlamlandırma çabası kendi yaşadığı dönemin sorunlarını çözme çabası ile aynı anlama gelir. Bir diğer ifadeyle yaşadığımız dünyada karşılaştığımız sorunları çözme gayretimiz, aslında onu anlamlandırmak adına yaptığımız faaliyetlerin de toplamıdır. Bu sorunların yapısı her ne kadar dönemden döneme farklılık gösterse de kendi öz niteliğinde bir değişime uğramaz. Konu siyaset olunca da bu sorunun temel niteliği, anlamlandırmaya çalıştığımız dünyada siyasal ve sosyal ilişkilerimizi hangi temeller üzerine kuracağımız olur. Bu çalışmanın amacı da postmodern teorinin kavram haritasını ortaya koyup, siyasal ve toplumsal olarak kuracağımız ilişkilerin hangi temel kaygılar üzerine kurulabileceğini incelemektir. Postmodern teorinin meydan okumadığı şey yok gibidir. Alışıla gelmiş tüm epistemolojik varsayımları eleştiriyor, metodolojik uzlaşımları çürütüyor, bilgi iddialarını reddediyor, hakikatin her türlü versiyonuna karşı direniyor ve tüm ana akım politik düşünceleri kabul edilebilirliğin dışına çıkarıyordu. Postmodern düşüncenin bu konumu, yani nesnel düşünce arayışı ile olan arasındaki mesafe, nihilizme kapı aralayacağı, toplumsal olarak nesnel hareket noktalarının olmayışından kaynaklı bir kinizme ve çürümeye sebebiyet vereceği düşünülmüştür. Bu durumun tam tersi olarak, postmodern düşünce içinden neşet edecek siyasal ve toplumsal görüş nihilizm ve kinizm yerine farklılığa yönelik duyarlılığı gerekli kılacaktır. Genel geçer bir hakikatin olmadığı yerde, kavram olarak 'hakikat' yok olmaz, hakikatler çokluğu oluşur. Kimsenin hakikat tekelini elinde bulunduramadığı alanda herkesin hakikati kendi içinde biricik olur. Bunun yanında postmodern teorinin işaret ettiği gibi anlamı ortaya çıkaracak bağlamsallık içinde, her hakikat kendini var kılabilmek için farkını ortaya koyabilecek bir 'Öteki'ne ihtiyaç duyacaktır. Bir başka deyişle her 'Ben'i var eden şey bir 'Öteki' olacağı için, 'Öteki'nin olmadığı yerde 'Ben' ve bu 'Ben'in türevi olacak 'Biz' olmayacaktır. 'Ben' ile 'Öteki' arasındaki farkın kurucu unsur olduğu bir yerde var olabilmenin en temel şartı da bu farkı korumaktır. Bu nedenle postmodern siyasal teorinin politik felsefesi de 'Öteki'nin farklılığına yönelik siyasal sorumlulukta doğmaktadır.

EvrensellikPostmodernRelativizm+3
Enes Berhudan Kökerer
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Postmodern characterization in contemporary British novel as reflected in D. M. Thomas's The White Hotel and John Fowles's Mantissa

The concept of character is quite a problematic term in postmodern fiction since postmodern texts overtly subvert and transgress the conventions of characterization of the novels of previous ages. In relation to the paradoxical and ambiguous nature of postmodernism, character undergoes a radical transformation in postmodern fiction, and it cannot be pinned down with regards to the conventions of characterization. The character in postmodern fiction becomes a site where the text reverberates the epistemological and ontological concerns postmodernism rests upon. Thus, postmodern problematization of such contentious concepts as self, identity, essence, history writing, fiction, and fact is carried out and presented through postmodern characterization in the novel genre. As such, this thesis analyzes D M. Thomas's The White Hotel and John Fowles's Mantissa to lay bare how postmodern fiction employs characterization. It aims to exemplify how postmodern fiction is deprived of characters in the conventional sense. As a result, this thesis examines how postmodern character is utilized in the employ of postmodern themes and techniques, and it shows how postmodern fiction establishes its own conventions of characterization. Keywords: postmodernism, postmodern fiction, postmodern character, D.M. Thomas, John Fowles, The White Hotel, Mantissa.

Fowles, JohnCharacterPostmodern+6
Mürüvvet Pınar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Mustafa Okan ve modern postmodern aralığında gerçekçilik kültürü

Mustafa Okan metinleri genel olarak incelendiğinde "gerçekçilik/gerçeklik" temasının sıklıkla üzerinde durulduğu fark edilebilir. Okan, gerçekçilik kültürünün tarihsel birikiminden yararlanarak sanat üretimini düşünsel düzeyde anlama yoluna yönelir. Mustafa Okan'ın bu tavrı, sanat yaşam öyküsünü anlamada çok boyutlu araştırmayı zorunlu kılar. Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde Mustafa Okan'ın gerçeklik/gerçekçilik kültürüne dair bakış açısı geniş bir tarihsel aralık temel alınarak incelendiği ifade edilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünün ilk başlığında Mustafa Okan'ın ideolojiyi tarihsel evrimi içinde nasıl anlamlandırdığı temasını içermektedir. Bu başlıkta Okan'ın ideolojiyi ele aldığı metinleri incelenmenin yanı sıra ideoloji kavramının tarihsel değişim süreçleri araştırılmıştır. İkinci başlıkta Mustafa Okan ve Marksizme Yaklaşımı araştırılmıştır. Marksist yaklaşım kapsamında Mustafa Okan'ın öne çıkardığı egemen ideoloji, dil ve bilinç temaları incelenmiştir. İkinci bölümün İkinci başlığında Mustafa Okan'ın estetik ideoloji tarihi içinde hangi kaynaklardan yararlandığı araştırılmıştır. Araştırma Okan'ın kaynakçalarında yer alan düşünürler incelenerek, Marksist estetik ideoloji bağlamında sürdürülmüştür. Mustafa Okan'ın sanatçı tutumunun genel çerçevesi, ideolojik bağlamın yanı sıra Okan'ın sanat tarihinden verdiği örnekler yoluyla oluşturulmuştur. Daha sonra Okan'ın sanatçı tutumunun düşünsel düzeyde belirleyicisi olan diyalektik yöntem örneği olarak Gerçekçilik Kültürü İçin Notlar metni incelenmiştir. Son olarak Başka Bir Sanat Tarihi yazımı başlığı altında Okan'ın sanat tarihine dair eleştirileri yer almıştır. İkinci bölümün üçüncü başlığında Okan'ın gerçekçilik kültürü tanımlamalarını ve dönemin gerçekçilik tartışmalarını içermektedir. Bu başlık aynı zamanda modernliğin ve marksizmin Okan'ın bakış açısıyla nasıl bir tarihsel ilişki içinde olduğunu irdelemektedir. Bu başlıkta Mustafa Okan'la hemen hemen aynı dönem düşünsel üretimlerini sürdüren ve kendini modernist olarak tanımlayan Jürgen Habermas ele alınmıştır. Böylece Okan ve Habermas'ın modernizme bakış açılarında ortaklıklar ve farklılıklar bulunmuştur. İkinci bölümün dördüncü başlığında, Okan'ın gerçeklik ile ifade ettiği hakikatin modern felsefede yansımaları araştırılmıştır. Modern felsefede yer alan ve Okan'ın kaynakçalarında adı geçen kimi düşünürlerin hakikat kavramına yaklaşımları araştırılmıştır. Bu başlığın devamında Okan'ın sıklıkla eleştiri sunduğu postmodern teori ve hakikatin önemsizleşmesi ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü Aydınlanma Diyalektiği, Tarihsel Materyalizm ve Marksist Estetik'le içerik kazandırılan gerçekçilik kültürünün, O'nun sanat yapıtlarında ve sanatsal biçeminde nasıl görünür hale geldiğini anlama çabasıdır. Bu amaçla Okan'ın modernizmin estetik yaklaşımını koruyarak, 'Marksist Gerçekçi' düşünce dünyasını izleyicisi ile paylaşabilme için seçtiği yolun Bertolt Brecht'in epik / diyalektik tiyatrosu ve öykülerindeki gerçekçilik savıyla nasıl örtüştüğü incelenmiştir. Bu bölümde Mustafa Okan'ın Aloşname, Christo ve Jeanne Claude'un Yüzleşme Çağrısı: Paketlenmiş Reichstag ve Mustafa Ata: Gizlenemez Gövde metinlerinde gözlemlenen yaklaşımın, Brecht'in yabancılaştırma yöntemine benzerliğine dair vurgu yapılmıştır. Sonuç olarak, bugünün gerçekçilik tartışmalarını Türkiye sanat tarihine bakarak anlamak için Okan'ın işaret ettiği önemli durakları ortaya koymak çağdaş sanat anlayışını incelemede önemli bir boşluğu dolduracaktır. Bu boşluk piyasa zemininde gelişen sanatçının, yeni bir dünya hayal etme ve inşa etme isteğinin sönümlenmesidir. Mustafa Okan üzerine yazdığım tezde, yeni bir dünya hayal etme isteğinin, tarihsele bağlanma, belirli bir tarihsel içerik taşıma zorunluluğu vardır. Dolayısıyla Okan'ın işaret ettiği ideoloji, modernizm, postmodernizm gibi kavramların belirli bir tarihsel birikime sahip olduğu unutmadan araştırma yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Mustafa Okan, gerçeklik, gerçekçilik, modern, postmodern.

ModernOkan, MustafaPostmodern+1
Özlem Ekin Teker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Postmodern romanlarda dil

Postmodern sanatın kökü, Avrupa'da Aydınlanma Çağı'nın başlamasıyla birlikte çeşitli alanlarda yaşanan değişim ve gelişmelerin sanata yansımasına dayanır. Aydınlanma Çağı'nın getirdiği yeni düzen ve bu düzenin toplum ve birey üzerinde yarattığı etki, modern sanatı doğurur. Modern düşüncenin, sanat üzerindeki etkisi, sanat anlayışında eskisinden çok daha farklı bir algılama şeklini tanımlayarak, postmodern sanatın zeminini hazırlar. Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, postmodern romanlar üzerinde yapılan incelemelerde sıkça vurgulanan, ancak derinine inilmeyen postmodern dil kavramı ele alınmıştır. Türk edebiyatının 1980 sonrası ortaya çıkan dokuz karakteristik romanı bu incelemede esas alınmıştır. Postmodern roman dilinin varlığı ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın giriş kısmında Avrupa'da modernite, modern roman; postmodernite ve postmodern roman kavramları üzerinde durulmuş, çalışma postmodern roman estetiğini hazırlayan tarihi koşullarla temellendirilmiştir. Postmodern romanın tema, olay örgüsü, zaman, mekan, gerçeklik ve üstkurmaca unsurlarıyla olan ilişkisi üzerinden, postmodern roman dilinin nasıl oluştuğu tespit edilmiştir. Teknik açıdan postmodern romanın temelini olan dil üzerine yapılan bu çalışmanın edebiyat araştırmalarına katkı sağlayacağı inancındayız.

DilPostmodernPostmodernite+4
Nil Yüzbaşıoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern tüketim ve din: Kendilerini dindar olarak tanımlayan kadın tüketiciler üzerine bir inceleme

Günümüz Postmodern çağı, tüketim kültürünün yaşam felsefesini insanlığa sunan, yeni bir ideolojinin hakim olduğu, bireylerin tükettikleri üzerinden var oluş temsiliyeti sergilediği göstergeler çağıdır. Bu çağın düşünce sistemi, din ve değerlerine bağlı dindar bireyleri de etkilemiş ve tercihlerinin yönünü tüketim odaklı olarak değiştirme noktasına getirmiştir. Araştırmamızda bu konuya/probleme temas ederek tüketim kültürünün dindar kadınların tüketim davranışı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma modeli olarak derinlemesine mülakat tekniği uygulanmıştır. Katılımcılarımızla yaptığımız mülakat sonucunda literatür araştırmamızı destekleyici bulgulara erişilmiştir. Tüketim kavramının dini değerler ve argümanlarla çeliştiğini ve katılımcılarımızın günlük yaşantısında bu çelişkinin belirgin düzeyde açığa çıktığı gözlemlenmiştir. Özellikle ihtiyaç dışı tüketimin, hazların ön planda olduğu bu çağda bireyin manevi değerlerini korumakta zorlandığı ve tüketim kültürünün değerlerini benimseyerek inancından, dini yaşantısından ödün verdiği bulgularımızdan yola çıkarak ifade edilebilmektedir.

DinDindarlıkKadınlar+7
Merve Çiloğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Post-modern algının dijital sanata yansımaları

21. yüzyılın sanatı, yaşamın merkezine yerleştirerek tasarlayan bir post-bireyin, ''öznenin'' oluşumudur. Çeşitlendirilmiş sanat, üst düzey kültür ile popüler kültür, sanat ve günlük deneyim arasındaki sınırların ne olması gerektiğini sorgular. Bu araştırmanın amacı, dijital sanat ile teknolojinin tarihsel estetik anlayışı, kendini ifade etme arzusu ve dünyayı farklı şekillerde değerlendirme fikrini post-modern düşünce ile ele alarak gelecekteki bilim ve dijital sanat bağını birbirini tamamladığının önemini vurgular. Önümüzdeki yirmi beş yıl boyunca ''Enigmatik çağ'' en iyi fikirleri, teknolojiyi ve sanatı yaratan süper akıllı toplumun yüzyılı olup, olmayacağı ile ilgili göstergeleri sunmaktır. Bu araştırma esas olarak sanatın geleceğini, 21. Yüzyıl sanatçısının yaratımından çıkardıkları sanat anlayışı üzerine düşüncelerini inceler. Bu çalışmada dijital sanat yolu ile 21. Yüzyıl gerçeği içinde parçalı kimlikler ve post-modern algı sanat yolu ile aktarabiliyor mu? Ya da çağın içinde ki oluşumlardan yola çıkarak kendini yorumluyor mu? Sanatın dijital algoritma düzenin içinde yerinin nerede olduğu ile ilgili cevaplar sunmaktadır.

Değiştirilemez jetonPostmodernPostmodern sanat+3
Hilal Koçaş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Zygmunt Bauman'da modern ve postmodern kavramları arasındaki gerilim

Bu çalışmada, ünlü sosyal bilimci Zygmunt Bauman'ın "modern" ve "postmodern" kavramları ve bu kavramların işaret ettiği toplumsal süreçlere ilişkin analizleri kuramsal yönleriyle tartışılmaya açılmıştır. Bu amaçla 17. yüzyılda Kuzey Avrupa'da gelişmeye başlayan modern düşünce ve onun varsaydığı toplumsal, siyasal ve ekonomik yapı Bauman'ın perspektifinden analiz edilmiştir. Bauman'ın kitap, makale ve söyleşileri ile konuyla ilgili ikincil kaynaklar yorumlayıcı ve analitik bir perspektifle ele alınmıştır. Bütünlükçü ve içsel bir tutarlılığa sahip bir proje olarak modernliğin hangi dinamiklerle yola çıktığı ve bu projenin amaçlarına ulaşmak için araçsal aklı nasıl kullandığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Modernliğin öngördüğü düzen fikrini hayata geçirmek için panoptik gözetim mekanizmalarından yararlandığı ve seçkin bir entelektüel hareket haline dönüştüğü gözlemlenmiştir. Ütopyalar ve "hazzın ertelenmesi" gibi toplumsal tahayyüller bu projenin diğer noktaları halini almıştır. Ancak modern söylemin attığı adımların öngörülemez bir biçimde insani yaratıcılıktan ziyade yıkım ve asimilasyon gibi olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Bauman "postmodernliği" bu bakımdan, modernliğin kendisini bilmesi süreci olarak değerlendirir. Bauman, postmodern (ya da akışkan modern) söylemi, modernliğin görmezden geldiği ya da baskılamış olduğu çoğulcu toplumsal unsurlarla yüzleşmesinin yanında; tüketim, bireycilik ve esneklik gibi özgün bir yaşam biçimini esas aldığını düşünür. Çalışmanın odak noktalarından birisi de Bauman'ın, modernlik gibi, postmodern toplumun da, sınırlı ve insan var oluşunu eksik bırakan özelliklerini ortaya koyup, ona karşı da eleştirel bir tutum geliştirmiş olmasıdır. Nihayet sonuç kısmında Bauman'ın modern ve postmodern kavramlarından hareketle girişmiş olduğu sosyal analizlerin önemi ve nasıl yorumlanması gerektiği konusunda öneri ve katkılar sunulmaya çalışılmıştır.

Bauman, ZygmuntGerilimModern+4
Merve Tekin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

28 Şubat postmodern darbe süreci ve medyanın rolü

Türk siyasi tarihine bakıldığında geçmişte askeri darbelerle demokrasi süreci birçok kez sekteye uğradığı görülmektedir. Bu tez çalışmasında Türkiye'de yaşanan darbe süreçlerine değinerek 28 Şubat Postmoden Darbesi incelenmiş ve medya olgusunun bu darbe sürecindeki rolü değerlendirilmiştir. 1990'lı yıllardan sonra gelişen teknolojik imkanlar ile darbe süreçleri de değişmiş artık mevcut hükümet silah zoruyla değil kamuoyunda oluşturulan psikolojik baskı ile istifaya zorlanmıştır. Siyasi tarihte yaşanan darbe süreçleri harmanlanarak 28 Şubat sürecinde yaşanan olaya kafa yoran siyaset bilimciler daha sonra bu süreci "Postmodern Darbe" terimi ile adlandırmışlardır. 28 Şubat sürecinde arka plandaki aktör askeriye olsa da ön planda medya olmuş ve bu süreci askeriye medya eliyle yürütmüştür. Bu süreçte medya bazı kesimler tarafından alkışlanıyor olsa da bazı kesimler tarafından da eleştirilmiştir.

28 Şubat 1997 kararlarıAskeri müdahaleDarbe+5
Dilek Birgül Zeren
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kuramında modernden postmoderne geçiş: Toplam kalite yönetimi

Rönesans ve Reform hareketleriyle başlayan modern çağ, akıl ve bilimle her türlü sorunun üstesinden gelinebileceği fikrine sahip Batı kültürünün bir dönem temel inancı olmuştur. Aydınlanma Dönemiyle hız kazanan fikir, Sanayi Devrimiyle birlikte geleneksel toplum kurallarını kendininkilerle değiştirmiştir. Modern toplum projesiyle oluşturulan yeni kurallar evrensel doğruya ulaşma, merkeziyetçilik gibi aydınlanmacı yolda ilerlemeci ilkelerle ideallerini gerçekleştirmeyi amaçlamıştır. Bu ilkeler doğrultusunda oluşan modern toplumun inanç ve yöntemleri, teknolojinin gelişmesi ile küreselleşme olgusunun ekonomik ve kültürel yansımaları sonucunda yeni oluşumlar karşısında sorgulanır hale gelmiştir. Modernin eleştirisi olarak gelişen tüm bu sorgulamalar postmodern adlandırmasıyla literatürde yerini almıştır. Yeni düşünce tarzının temel ilkeleri belirsizlik, yerellik, parçacılık, çoğulculuk olarak kendini göstermiştir. Toplumsal ve yönetsel anlamda bu özellikleri taşıyan modern toplumun örgüt modeli, rasyonelliğin, evrenselliğin ve ilerlemeciliğin yansıması olan Fordizmdir. Zaman içerisinde, modernleşmeye yapılan sorgulamalar doğal olarak bu düşünce şeklinin yönetim ve örgüt kuramına da yapılır hale gelmiştir. Böylece, Taylor'la başlayan Fordist örgüt modeli daha esnek bir modele evrilmiştir. Postmodernizmin örgüt kuramındaki temel yansımaları ise bürokrasi karşıtlığı, parçalanma, farklılıkların giderilmesi ve çoğulculuk olmuştur. Tam da bu ilkeler kalitenin ve müşteri memnuniyetinin ön plana çıkarıldığı Toplam Kalite Yönetimini (TKY) çağrıştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, bu çağrışımın ne kadar gerçekliği yansıttığını tespit etmektir. TKY, postmodern bir yaklaşımı mı yoksa modern bir yönetim tarzını mı yansıtmaktadır sorusu bu çalışmanın temel sorunsalını oluşturmaktadır. Bu sorunsala cevap bulabilmek amacıyla gerekli literatür taraması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Modernizm, Postmodernizm, Modern Örgüt Kuramı, Postmodern Örgüt Kuramı, Toplam Kalite Yönetimi

Kalite yönetimiModernModernizm+5
Ceren Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Modern dünyanın sorunu: Değerlerin değersizleşmesi siyasal felsefede nihilizm ve Nietzsche

Elinizdeki çalışma; nihilizme yazgılı Batı metafizik düşünce geleneğini çetin bir şekilde eleştiren ve söz konusu nihilizm sorununu modern zamanların en ciddi krizi olarak okuyan, aydınlanma karşıtı Wilhelm Friedrich Nietzsche'nin, dönemine ait eleştirilerini, günümüze dair ise sosyal, politik ve felsefi çıkarımlarını içermektedir. Radikal duruşuyla modernizmin rotasını keskin bir biçimde postmodernizme doğru çevirmiş olduğunu düşündüğümüz aykırı filozofun bir bütün olarak felsefesi içersinden, estet Nietzsche'nin postmodernizmi, siyasal Nietzsche'nin ise günümüz politik kavrayış ve uygulamalarına ışık tutacak görüş ve düşünceleri incelenmeye çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler1. Nietzsche2. Nihilizm3. Modernizm4. Postmodernizm5. Metafizik

MetafizikModern felsefeModernizm+7
Yonca Gökalp
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Samuel Beckett: A postmodern playwright of silence and negation

In this study, Samuel Beckett?s four plays, Waiting for Godot, Endgame, Krapp?s Last Tape and Not I, will be analyzed with a view to highlighting Beckett?s major concerns as a postmodern playwright. These plays were chosen on the grounds that they comprise the main themes of Beckett?s drama and illustrate how he subverts the norms and conventions of traditional drama in order to convey the plight of the modern man in a meaningless world that is devoid of stable values and that therefore resists any traditional interpretations. An in-depth analysis of Company and Stirrings Still will also be offered as these two particular prose works, written in the later period of Beckett?s career, shed light on his previous plays and fictional writings by `revisiting? them in numerous references and allusions.

Beckett, SamuelPlay wrightsPostmodern+3
Işılay Albayrak
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Modern ve modern sonrası tiyatroda karakterin evrimi

Bütün bir insanlık düzeninin simgesi olarak karakter geçmişten günümüze kadar geçen süreçte pek çok evrim yaşamıştır. Karakterin dramatik yapı içindeki işlevini ve dramatik yapının diğer araçları ile olan ilişkisini belirleyen, her dönemde değişen benliğe ilişkin algıdır. Aristoteles'ten Shakespeare'e, Strindberg'e Samuel Beckett'e ve Heiner Müller'e doğru yapılan tarihsel bir sıralamada, karakterin olaylardan zihinsel durumlara doğru evrildiği sonucu ortaya çıkmaktadır.Tragedyada iyiden kötüye doğru giden bir kurgu içinde yazgısı ile yönlendirilen oyun kişileri sadece aksiyona hizmet ederken, Hegel'in teorileri ile değerlendirildiğinde dramatik yapının merkezi haline gelir. Bu aynı zamanda oyun kişilerinin sosyolojik konumlarının da değiştiğinin göstergesi olur. Öznelciliğin ağırlık kazandığı on dokuzuncu yüzyılda sahnede soylu kişiler yerine sıradan insanlar vardır. Gerçekçi yazarların bireysel dünya görüşlerini yansıtan oyun kişileri, toplumsal çevrenin ve bu çevredeki nedensel ilişkilerin çözümlenmesine de olanak sağlar. Gerçekçiler, oyun kişilerini, iç dünyaları ile birlikte davranışlarını koşullandıran toplumsal yapı içinde tarihselliği vurgulayarak gösterirler. Klasik kuralları ve dram anlayışının kökünden sarsan Epik tiyatro ise her biri kendi içinde tamamlanmış episodlar halinde olayları tarihsel gelişim içinde verirken karakterin üstünlüğüne son verip, düşüncenin egemenliğinde diğer tüm etmenleri de kullanarak toplumsal ilişkiler içinde bireyi göstermektedir.Karakter, Absürd tiyatroyla başlayan süreçte bilincinden kurtulmak amacıyla kendine yönelmiştir. Bu durumda zihinsel durumları göstermekten öteye gidemez. Bu dönüşüm karakterin metin derinliğindeki gücünü kaybetmesine neden olur. Bundan sonra yazılan oyunlarda karakter, zihnin dışındaki fiziksel alandan ve genellikle bütün bir insanlık düzeninin simgesi olmaktan uzaklaşmıştır. Artık zihnin içindeki psişik ve tinsel dünyayla ilgilidir.

KarakterModernizmPostmodern+1
Yasemin Sevim
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
DoctorateOpen AccessEN

Absent centers in Robert Coover's the Origin of the Brunists

Robert Coover?s The Origin of the Brunists (1966) analyzes the formation of a religious cult in a small mining town, West Condon, after a mine explosion kills nearly a hundred people, destroying all sense of order and security that previously existed. Confronted with a trauma of such devastating results, in order to compensate for their sense of insecurity and desperation, some of the townspeople come together, forming the group, the Brunists. They interpret this explosion as a divine message about an approaching apocalypse. However, this interpretation, this fictional belief, turns into ?reality,? becoming the defining and determining factor for the townspeople. This is the main irony Coover analyzes in his works about human lives, that is, how human intervention is imposed upon the world to make sense of and to symbolize it, and what the consequences of this intervention are.In order to analyze this intervention, this dissertation focuses on two theoretical bases; firstly, the postmodern narration and history writing, and next one of the most significant contemporary philosophers, Slavoj Zizek?s two significant themes or concepts, the Real and the fantasy. Through a reading and analyzing of the novel with these theoretical bases, I have shown how narrations function as buffer zones against traumas and fears, and how this function usually turns into self-made prisons for people.

American literatureAmerican novelNarrative+5
Ayşegül Gündoğdu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Related subjects