Diziler
Bu konu başlığı altında 133 tez
İkinci basamaktan indirgeme dizileri ile Hessenberg determinantların karakterizasyonu
Bu çalışmada genelleştirilmiş Fibonacci ve Lucas sayı dizileri ile n boyutlu çeşitli Hessenberg matrislerin determinantları arasındaki bazı yeni ilişkiler verildi. Ayrıca pozitif bir k tamsayısı için, genelleştirilmiş Fibonacci ve Lucas dizilerinin k-ardışık terimleri göz önüne alınarak n boyutlu çeşitli Hessenberg ve üç bant matrislerin determinantları ile aralarındaki ilişkiler elde edildi.Anahtar Kelimeler: Hessenberg matris, Hessenberg determinant, genelleştirilmiş Fibonacci sayıları, genelleştirilmiş Lucas sayıları
Türk TV suç dizilerindeki antagonist karakterler aracılığıyla güvenlikleştirmenin Gramscian analizi: İz peşinde, Yılan Hikâyesi, Arka Sokaklar, Behzat Ç., İsimsizler ve Börü
The relationship between popular culture and politics has started to attract more attention with the spread of mass media and today's world becoming a visual and auditory showground; in other words, popular culture has become more important than ever in conveying the ideology of the ruling class. Popular culture products are instrumental in the reproduction and maintenance of economic, political, and cultural values in motion. The role of TV is still important in this context, given its prevalence and broad audience. In this thesis, it is examined how securitization practices play a role in the reproduction and maintenance of common sense in the Gramscian sense, in the context of six crime series broadcast on Turkish TV. For this purpose, the criminal profiles in the TV series İz Peşinde, Yılan Hikâyesi, Behzat Ç., Arka Sokaklar, İsimsizler, and Börü were categorized with the help of content analysis based on their names, nicknames, genders, professions, family backgrounds, educational backgrounds and the nature of the crimes they committed, and accordingly, certain stereotypes were determined. In the research, it was concluded that the criminals in the selected TV series were exposed to visual securitization through these stereotypes. In addition, it has been determined that these securitization practices are in parallel with the socio-political conjuncture of the period and reproduce common sense by repeating the dominant discourses. Keywords: Popular Culture, Common Sense, Securitization, Crime, TV series
Benefits of film adaptations of literary works for English language learning
Despite the potential to develop speaking skills, the development of strategies to benefit from films has been neglected and very few studies have been conducted. One of these strategies has been to compare film scripts and their translations, to identify chunks, technical terms and creative language examples and to list them with their translations, and to do creative dialogue writing activities especially by modeling these scripts where chunks are used extensively. Believing in the importance of evaluating the film scripts with their translations, this study aims to investigate the processes the researcher/teacher‟s high school students went through in learning and using the target language starting with the use of the film adaptations of the literary works, writing their scripts modeling the film scripts, acting their own scripts and shooting their performances. The mixed method research design was used with the triangulation of the qualitative and quantitative data. As the participants, the 68 high school students‟s views were investigated with Likert scale (1-5) questionnaire and their comments about the question items. This study improved the learners‟ productive language skills in general and their knowledge of chunks, jargons and creative language use in particular. This study was also beneficial for translation skills.This study has also improved the creativity, self-confidence and collaboration. The study also demonstrated that productive use of films in teaching English develops imagination and creativity, the literacies regarding information, media, and innovative technology and leadership through the learning and use of English. Key Words: English language movies/series, learning English, scripts, translation, technology.
Günümün Türk dizilerinde hegemonik erkeklik temsili: Diriliş "Ertuğrul", Söz, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizilerinin analizi
Günümüz Türk Dizilerinde Hegemonik Erkeklik Temsili: Diriliş "Ertuğrul", Söz, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Dizilerinin Analizi hegemonik erkeklik kavramı bağlamında erkek karakterlerin kişilik ve fiziksel özellikleri, hegemonik erkek söylemi ve hegemonik erkek temsili incelenmiştir. Bu bağlamda seçilen örnek yapımlar 'Eleştirel Söylem Analizi' sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. Oluşturulan tablo ile "Dizilerin türü, konuları ve ana karakterleri, ana karakterin fiziksel görünümleri ve psikolojik betimlemeleri, sosyal yaşamdaki konumları, bu dizilerdeki erkek karakterlerin diğer karakterlerle ilişkisi, hegemonik erkekliğe dair söylemler, hegemonik erkekliğin temsili" kriterleri derinlemesine incelenmiştir. Sonuç olarak, en çok izlenen dizilerin ana karakterleri erkektir. Dizilerdeki erkek karakterler güçlü, akıllı, çevresi tarafından sevilen ve saygı gören özelliklere sahiptir aynı zamanda ana karakterlerin argo kullanmayı seven ve hegemonik oldukları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Söylem Analizi, Hegemonik Erkeklik, TV Dizileri
Popüler kültür ürünü olarak dizilerde psikolog temsili: Çocuklar Duymasın örneği
Bu araştırmada popüler kültür ürünü olan televizyon dizisi Çocuklar Duymasın'da psikoloğun temsil ediliş biçimi incelenmiştir. Çalışmada dizinin ilk sezon bölümleri incelenmiş ve psikolog karakterinin gösterildiği ve psikolog karakterine yönelik söylemlerin olduğu sahneler incelenmiş ve öne çıkan sunumlar doğrultusunda temsil değerlendirilmiştir. Araştırmada ruh sağlığı profesyoneli olarak psikoloğun ve mesleğin bu dizide nasıl temsil edildiği sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kuramsal bir çalışmadan oluşmaktadır. Birinci bölümde popüler kültür ve televizyon, ikinci bölümünde ise ruh sağlığı çerçevesinde, dünyada ve ülkemizde ruh sağlığı çalışmaları ve profesyonellerinin mesleki çalışma alanları ve ruh sağlığının medyadaki sunumu ve damgalama problemi üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde Çocuklar Duymasın dizisinin bölümleri içerik çözümleme yöntemi ile incelenmiştir. Dizinin birinci sezonda yayınlanan 24 bölümü incelemeye alınmıştır.
Kadın figürünün türküler ve dizilerde temsili: Karadeniz Bölgesi üzerine bir çalışma
Bu araştırmada popüler kültür ürünü olan dizilerde ve folk kültür ürünü olan türkülerde kadınının temsil ediliş biçimi incelenmiştir. Çalışmada Karadeniz kadınına toplumsal cinsiyet bağlamında yüklenen roller belirlenmiş ve bu roller kapsamında kadının toplumsal statüsü üzerine çıkarımlar yapılmıştır. Araştırmada Karadeniz kadınının sosyal statüsünün dizilerde ve türkülerde nasıl temsil edildiği sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kuramsal bir çalışmayı kapsamaktadır. Çalışmanın giriş kısmında konu, amaç, önem, araştırma sorusu, varsayım, örneklem ve yöntem konusunda bilgi verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise toplumsal cinsiyet kavramı çerçevesinde, dünyada kitle iletişim alanında yapılmış ilk feminist hareketler ile Türkiye'de yapılmış ilk feminist hareketler ve bölge kadınının kültürel yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın uygulama bölümünde seçilen diziler ve türküler içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bu bağlamda toplamda 20 bölümlük dizi ile 62 adet türküye içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. İncelenen türkü ve dizilerde kadının temsil biçimleri birimleştirme yapılarak kodlanmıştır. Araştırma nitel olmasına rağmen, elde edilen veriler çalışmaya nicel bir özellik kazandırması bakımından değerlendirme kısmında tablolar şeklinde gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Karadeniz kadını, toplumsal rol, dizi, türkü.
2000 sonrası Türk televizyon dizilerinde edebiyat uyarlamalarının aktarım biçimlerine eleştirel bir bakış ve geçişimli medya uygulamaları: Ayşe Kulin - Türkan
Bu araştırma kaynakça dahil beş bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde teze konu olmuş temel kavramların tanımlamaları yapılarak, uyarlamaların genel olarak Dünyada ve Türkiye'deki tarihsel süreçleri alınmıştır. Kamu ve özel televizyon kanallarında uyarlama dizilere/filmlere ve televizyon yayıncılığının tarihsel süreci içinde nasıl bir politika izlediğine kısaca değinilerek, anlatılar birer örneklem üzerinden değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise, çalışmanın amaç ve yönteminden söz edilmiştir. Gerçek yaşamdan biyografik bir anlatıya uyarlama bir eser olan Ayşe Kulin'in "Türkan, Tek ve Tek Başına" adlı eserinin geçişimsel medya üzerinden izleyiciyi nasıl dönüştürdüğü üzerinden değerlendirmeler yapılmaktadır. Üçüncü bölümde bulgular ve yorumlara yer verilmiş olup çalışmanın sonuç bölümünde ise belirlenen örneklem belli ölçütler çerçevesinde yorumlanmaktadır.
Televizyon dizilerinde kültürel farkların değerler bağlamında temsili
Kültür ile ilgili birçok tanım vardır. Genel anlamda kültürü tanımlarsak; insanoğluna özgü, insanoğluna ait her şey kültürdür. Kültürü oluşturan önemli faktörlerden biri değerlerdir. Değer ise özetle, toplumda genel kabul gören veya benimsenen her türlü duygu, düşünce, davranış ve kurallardır.Bu tezin amacı, televizyonda kültürel farklar ve değerler bağlamında yapılacak araştırmalar için kaynak olabilmektir. Çalışmanın varsayımı ise televizyon dizilerinde kültürel farkların değerler bağlamında temsil edilmekte olduğudur. Bu varsayımı araştırmalarla somutlaştırmak için çalışmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu bilgilerden hareketle tezin girişinde çalışmanın kapsamına ve tezin yol haritasına yer verilmiş, daha sonra da yöntem anlatılmıştır. Birinci bölüm, kültüre dair tanımları, ikinci bölüm kültürel farklılıkları anlatmak için geliştirilen kuramları içermektedir. Üçünde bölümde ise; temsil, medyada temsil ve televizyonda temsil konuları bulunmaktadır. Çalışmanın sonuç bölümünde televizyonun hızlı tüketilen doğasının bu alanda yapılan akademik çalışmaların güncel kalmasını zorlaştırdığı vurgulanarak bundan sonraki çalışmalar için öneriler yapılmış ve temsilde çeşitliliğin kuramsal olarak mümkün olmasına rağmen uygulamada zorluğu tartışılmıştır.
Televizyon dizilerinde şiddetin temsili: "Kadın" dizisi örneği
Şiddet günümüzde insanlar arasında yaşanan bir gerçek olarak önemini korumaktadır. Bu davranış biçimi insanları etkileyen etik dışı bir uygulamadır. İnsanlar hem fiziksel, hem de ruhsal olarak birbirlerine şiddet uygulamaktadırlar. Bu davranış biçimine günümüzde halen etkin bir iletişim aracı olan televizyon dizilerinde sık olarak rastlamak mümkündür. Bu çalışmada Türk televizyon dizilerinde şiddet unsurları "Kadın" televizyon dizisi örneğinde ele alınmıştır. Niteliksel içerik analizi ile bu dizide şiddetin nasıl üretildiği, yansıtıldığı ve uygulandığı değerlendirilmiştir. "Kadın"Televizyon dizisinde şiddet unsurlarının bir arada toplandığı bir yapının olduğu ve bu unsurların görsel işitsel olarak sunulduğu görülmüştür. Dizide şiddet hem sembolik, hem de fiili olarak üretilmekte ve özellikle kadın cinsiyetine yönelik şiddetin uygulandığı değerlendirilmektedir.
2000-2012 yerli dizilerinin 1960-1990 Türk sinemasındaki örneklerle karşılaştırılması
2000-2012 yılları arası televizyonda izlediğimiz dizilerin , 1960-1990 yılları yeşilçam döneminde izlediğimiz filmler ile aynı olması, yeşilçam döneminde çekilen filmler ile diziler arasındaki teknik farklar ve karşılaştırmalar yapıldı ve görseller ile desteklendi. seçmiş olduğum diziler günümüzde en fazla reyting alan ve izlenen dizilerdir. bunlar ; '' FATMAGÜL'ÜN SUÇU NE? , YAPRAK DÖKÜMÜ, ACI HAYAT, KEŞANLI ALİ DESTANI, İFFET.
İnternet dizileri üzerine bir inceleme: Netflix, Hakan: Muhafız örneği
Yeni medyanın olanakları sayesinde geleneksel yayıncılığa ait bir tür olan dizilerin, dijital video akış platformlarından izlenir olduğu bir döneme girilmiştir. İnternetin doğası gereği ülkeler arası sınırların daha da esnek ve geçişken hale geldiği bu ortamda büyük küresel şirketlerin pazarda hâkim olma çabası göze çarpmaktadır. Hakan: Muhafız (The Protector) dizisi bu küresel şirketler arasında en baskın konuma sahip olan Netflix platformunda, 'ilk Türk Netflix Orijinali' olarak yayınlanmıştır. Dizide küresel Batılı anlatı yapısı korunmuş ancak yerel öğelerle bir araya getirilerek 'glokal' bir kültür ürünü ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada Hakan: Muhafız dizisindeki bu glokal özellikler Hofstede'nin kültürel göstergeler yaklaşımı çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma neticesinde dizide yerel kültürel unsurlar yer almakla birlikte, öykü anlatımı ve içerik bakımından küresel bir anlatının ortaya çıktığı görülmüştür.
Translation studies and remakes: A case study on translation of culture specific items in Turkish remake of TV series Shameless (US)
Considering its field of study, translation studies is quite suitable for interdisciplinary work and remakes are one of them. Remakes took their place in the history of cinema with the movie Un partie de cartes in 1896. The involvement of remakes in the field of translation studies took place much later. This situation has caused a scholarly gap in the field of translation studies considering that the remakes are widely used in the media outlets of today's world. The aim of this study is to examine remakes in order to contribute filling this gap and to analyze how culture specific items (CSIs) are transferred in remakes. To this end, the TV series Shameless (US) and its Turkish remake Bizim Hikaye are analyzed. CSIs in the source and target series are identified and analyzed according to Pedersen's (2005) translation strategy model. It was found that, in line with the unique characteristic of remakes, translators mainly preferred target oriented translation strategies in translating CSIs and translation was highly influenced by the socio-cultural characteristics of the target culture, especially in the translation of certain sub-headings. It was demonstrated that almost all translation strategies, due to the nature of remakes, aim to bring the source text closer to the target text. The translation strategies include complete omissions as well as situational paraphrase and cultural substitution. In parallel with the socio-cultural characteristics of the target culture, a particular pattern has been identified in the strategies utilized in the translation of sexuality and taboo related items, brand names and CSIs in the religious context. It has been revealed that this pattern detected in the use of translation strategies also affects the narrative of the story and makes the target series a TV show that considers social sensitivities more than the source series.
Predicting TV rating of Turkish television series using machine learning techniques
TV rating is a numeric estimate of the popularity of TV programs in households with a television. Investment planning of television media, which is the biggest shareholder of media investments, is made according to TV ratings. The aim of this study is to develop a machine learning model that can predict the TV ratings of Turkish TV series in a practical manner. Better forecast of TV ratings has the potential to reduce the risks of TV investments. In this context, four prediction models were developed by using machine learning techniques for TV series in the prime-time broadcast between 2014-2018 in this study. The main distinction between these models is the attributes that represent a TV program. The attributes that are used in this study can be categorized as: time-based, episode-based, series-based, and program impact on social media-based (represented using Google Trends) attributes. In the experiments, a theoretical forecast performance is established first by using time-based attributes that factors in the future changes in the TV program, which is then used as a baseline for comparison with practical forecast models. The experiments show that, the proposed models can achieve up to 1.46% error rate for theoretical models and 6.6% error rate for practical models.
Toplumsal cinsiyet kalıplarının dijital platformlarda işlenmesi konusunda nitel bir araştırma: Netflix örneği
Bu tezde 18-30 yaş aralığı hedeflenerek toplumsal cinsiyet, sansür ve Aşk 101 hakkında 20 kişiyle derinlemesine görüşme yapılmıştır. Araştırmada alınan bilgiler doğrultusunda dijital platformda toplumsal cinsiyet kalıplarının nasıl işlendiği, yargıları kırıp kırmadığı sorgulanmıştır. Araştırmanın kuramsal çerçevesini erkeklik sosyolojisi ve feminist teori oluşturmaktadır. Amaç iki perspektiften toplumsal cinsiyet kalıplarını açıklamaktır. Literatürde Netflix adına toplumsal cinsiyet verilerinin azlığı göz önüne alınarak literatüre katkı sağlanmak hedeflenmiştir. Öncelikle literatür taranmış, daha sonra saha çalışması yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Beylikdüzü ilçesi olmaktadır. Bu tezin bir diğer amacı da dijital platformda oluşan sansürün katılımcılar hakkındaki görüşleri olmuştur. Elde edilen bilgiler doğrultunda sansürün gençler tarafından doğru bulunmadığı, toplumsal cinsiyet farkındalığının ancak kişi isterse dikkat çekici bir durum olduğu ve dijital platformların daha özgür platformlar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan katılımcılar Netflix dizisi olan Aşk 101 dizisinin toplumsal cinsiyet kalıpları ele alındığında farklı bir bakış açısı sergilediğini dile getirmişlerdir.
Polisiye dizi jeneriklerinde görsel tasarım sorunları ve bir uygulama
Her geçen gün gelişen teknoloji ile birlikte hayatımızda daha fazla yer edinmeye başlayan dizi ve film yapımları, günümüzde televizyonun dışında sayısal platformlar sayesinde de kolaylıkla ulaşılabilecek duruma gelmiştir. Bilgisayar teknolojisi ve internet çağının ardından ortaya çıkan bu sayısal medya platformları, dizi ve film yapımlarını önemli derecede artırmıştır. Bu artış sonucunda yaşanan rekabetler, jenerik tasarımlarına da etki ederek bu alanda önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağlamıştır. Film ya da dizi üzerine beklentiyi yükselten önemli etkenlerden biri haline gelen kaliteli jenerik tasarımları, seyirciyi izleyeceği yapımın atmosferine hazırlayarak adapte olunmasını sağlamaktadır. Hareketli grafiklerin gelişimiyle ortaya çıkan jenerikler, geçmişte yeterince önem verilememesine karşın günümüzde farklı bir sektör haline gelerek, renk, doku, tipografi, müzik, zaman, kurgu ve hareket öğeleriyle içeriği özetleyen bir yapıda tasarlanmaya başlamıştır. Bu tez çalışmasında, geçmişten günümüze hareketli grafiklerin ve jenerik tasarımının gelişim süreci irdelenmiş, bu bağlamda ülkemizde tasarlanan dizi jeneriklerinin bu süreç boyunca yaşadıkları değişimleri içeriksel ve biçimsel yapıda incelenmeleri yapılmıştır.
Türkiye'de adaptasyon diziler, yaratıcı emek gücü olarak senaristler ve senaryo süreçleri
Televizyonun Türkiye'de önemli bir yeri vardır. Televizyon, internetin varlığına rağmen en önemli haber alma kaynaklarından biri olma görevini sürdürmeye devam etmektedir. Türk insanı televizyon karşısında uzun zaman geçirmektedir ve en çok izlenen programların başında da diziler gelmektedir. Türk televizyon izleyicisinin televizyon izleme alışkanlıkları ele alındığında televizyon dizilerinin önemli bir yere sahip olması yayıncılık sektörü için dizileri önemli bir konuma getirmektedir. Ticari televizyonculuğun sonucu olarak en önemli hedefi kar elde etmek olan kanallar ve yapımcılar için diziler üretimlerinin en önemli payını oluşturmaktadır. Reyting yarışında başarılı olmak adına her yıl fazla sayıda dizi ekranlara gelmektedir. Bazıları reyting yarışında öne geçerken bazıları geride kalmakta ve bir kaç bölüm sonra sona ermektedir. Kanallar ve yapımcılar reklâm verenlerden reklâm alabilmek ve dolayısıyla kâr edebilmek için izleyiciyi ekranda tutacak ve uzun süre yayınlanacak diziler üretmek için ciddi bir yarış içindedirler. Bu yarışın sonucu olarak da adaptasyon diziler üretilmeye başlanmıştır. Adaptasyon üretim süreci ise dünyanın belli bir ülkesinde yayınlanmış, yüksek reyting elde etmiş yapımların satın alındıktan sonra yerelleştirilerek yeniden üretilmesini ifade etmektedir. Bu üretim sürecinde satın alınan televizyon diziler Türkiye'nin kültürüne, gelenek ve göreneklerine göre uyarlanıp yerelleştirildikten sonra yayınlanmaya başlamaktadır. Bu çalışma adaptasyon dizilerin sektörün ihtiyacı olan hikâye kaynağı haline gelmesi ile birlikte dizi sektöründe emek gücünün körelmeye başladığı ve temalarda tek tipleşmeye sebep olduğu varsayımları üzerinden yola çıkılarak oluşturulmuştur. Sektörde aktif olarak çalışmakta olan emek gücü ile görüşmeler yapılarak bu adaptasyon dizilerin üretim sürecinin nasıl gerçekleştirildiği anlaşılmaya çalışılmıştır.
Kriz, yüzleşme, yeniden inşa: Behzat Ç.'de erkeklik anlatıları
Ataerki, erkeklerin kadınlardan (ve 'ötekilerden') üstün olduğunu söyleyen, gündelik hayat pratiklerinde devam eden, içselleştirdiğimiz temel sosyal yapıdır. Üstünlüğe sahip görünen erkeklik, gündelik hayatlarımızın tam ortasında, bundan dolayı normalleştirilmesi kolay, tartışılması zor bir konudur. Fakat toplumdaki iktidar ve toplumsal cinsiyet ilişkilerini analiz edebilmek için önemli veriler sağlar. Popüler kültür ürünleri ise, yaygın kanıda ''ucuz'' ve değersiz addedilmekle birlikte toplumdaki değişimleri, çatlakları ve arzuları takip etmeye imkân veren bir direniş alanı sunar. Buradan hareketle, değişimi (ya da değişmiş/öteki erkeklikleri) popüler kültür üzerinden takip etmek mümkündür. Bu tez çalışmasında, erkeklik temsilleri açısından verimli bir alan sunan Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi incelenecektir. Hegemonik erkeklik açısından tartışmalı temsiller barındıran metnin incelenmesiyle erkeklik krizi ve antikahramanlık meselesi odağa alınarak erkek(lik)lerin nasıl temsil edildiğine, bu temsilinin neye karşılık geldiğine bakılacak, erkekliklerin yaşadığı kriz olarak adlandırılan değişimler ve erkeklik söyleminin yeniden inşası çözümlenecektir. Örneklem olarak, Behzat Ç. İle ilgili üretilen dizi, kitaplar ve filmler metinlerarasıkla ele alınacaktır. Çalışmada, söylem analizi üzerinden karakterler ve karakterlerin birbirleriyle ilişkileri tartışılarak, bir popüler kültür ürününün eleştirel okumasıyla, erkeklik çalışmaları literatürüne katkı yapılması hedeflenmektedir.
The effects of TV series as curricular activities on speaking skills of English language learners
The purpose of this study was to investigate the effects of TV series, as curricular activities, in the target language on the speaking skills development of the students studying at the preparatory school of a state university in Turkey. Therefore, 48 students participating the study were divided into two groups; the control group and the experimental group. While the control group and the experimental group were subjected to the same curriculum carried out by the school, the experimental group additionally watched one 25-minute episode of "How I Met Your Mother" series every week for thirteen weeks. After the learners watched the episodes, they formed groups of 4 or 5, and they had conversations where they expressed their feelings and thoughts about the episode that they had just watched. In the present study, a mixed method research design was used. Quantitative data were collected through two speaking examinations, and qualitative data were collected via interviews with the participants of the treatment group to find out the learners' perception of the usage of TV series in language learning. The results indicated that the experimental group surpassed the control group with a statistically significant difference in terms of the general speaking scores and interaction scores of the post-test. Furthermore, the interviews carried out with the learners revealed that most of the learners (87,5%) found the TV series very useful in their language learning process. Among all the participants, 70,8% of them explicitly indicated that TV series helped them to improve their speaking skills.
2010 sonrası Türk dizilerinde eril söylem
Televizyon programlarının önemli unsurlarından olan diziler, son dönemlerde Türk televizyon izleyicisi tarafından oldukça tercih edilmektedir. Reytinglerden de anlaşılacağı üzere en fazla tercih edilen programlar diziler olmaktadır. Dizilerdeki rollere belirli kodlar yüklenmektedir. Bu kodlar izleyiciye yansıtılmakta ve bir nevi izleyici kendisini konumlandırmaktadır. Türk toplum yapısının ataerkil söylem kalıplarına uygun erkek kodlar oluşturulmaktadır. Bunlar erkeğe biçilen roller olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel yapıya uygun ya da çağdaşlaşmaya uyum gösteren kod örnekleri erkek roller tarafından yansıtılmaktadır. Televizyonun toplumu yönlendirme ya da istediğini aşılama özelliği göz önünde bulundurulduğunda, yansıtılan erkek rolleriyle "olması gereken" davranış kalıplarının toplumsal olguya dönüştüğünü söyleyebilmekteyiz. Çalışmanın amacı toplumsal cinsiyet rollerinin ne şekilde yansıtıldığı ve televizyon dizilerinde eril söylem inşasının nasıl gerçekleştiğini incelemektir.
George Gerbner'in kültürel göstergeler yaklaşımı ışığında "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin Kırgız kökenli izleyicilerin kültür anlayışları üzerindeki etkisi
Televizyon ortaya çıktığı günden itibaren en etkili kitle iletişim aracı olmuş ve günümüzde de yaygın bir şekilde kullanılarak popülerliğini sürdürmektedir. Televizyonu diğer kitle iletişim araçlarından üstün kılan şey, onun hem görsel hem de işitsel özelliğe sahip bir araç olmasıdır. Teknolojik ilerlemenin neticesinde televizyon programları da giderek çeşitlenmektedir. İzleyiler taradfından yoğun bir ilgi ile takip edilen televizyon programlarından biri televizyon dizileridir. Günlük yaşamın içine giren televizyon dizileri birçok konudu insanların tutum ve danışranışlarını belirlemektedir. Bir televizyon program türü olmakla birlikte bir kültür taşıyıcısı olan televizyon dizileri, öykü anlatırken kullandıkları karakter, diyalog, mekan ve zaman gibi araçlar ile ait olduğu toplumun kültürel kodlarını da yansıtmaktadır. Bu çalışma George Gerbner'in Kültürel Göstergeler yaklaşımı ışığında "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin Kırgız kökenli izleyicilerin kültür anlayışları üzerinde etkisini ele almaktadır. Televizyon dizilerinde yer alan kültürel göstergelerin izleyiciler tarafından nasıl algılandığı ve izleyicilerde nasıl bir etki yarattığını araştırmak çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Toplum, Televizyon, Teleivzyon Dizileri.
The prevalence of Leucocytozoon toddi in bird blood samples in Aras-Igdir and evaluation of its phylogenetic relationships
Today biological diversity is faced with high risks of extinction due to the overuse of natural resources. Studies of bird species constitutes a central theme in ecological investigations and for conservation of biological diversity. The identification of parasitic infections encountered in birds provide contributions to ecological studies with regards to the persistence of species. This aim of this study is the detection of the prevalance of Leucocytozoon toddi infection in birds of Aras-Iğdır region, using genetic methods. 401 blood samples belonging to 58 bird species of 25 different families were investigated. L. toddi infection was detected in 41 samples and five distinct haplotypes were obtained from six sequences. Phylogenetic trees were constructed using these five haplotypes along with 265 sequences of 76 species taken from GenBank and MalAvi databases. Four out of five haplotypes of Aras-Iğdır positive samples were distinct from those in literature. Again four of the five Aras-Iğdır haplotypes clustered very closely together, potentially suggesting some genetic isolation in this migratory pathway. The phylogenetic comparisons made using all sequences also support the idea of the presence of two cryptic species of L. toddi.
Türk sinemasında Alevilik algısı (1990-2020)
Güzel sanatların yedincisi kabul edilen sinema farklı yöntemler ile incelenebilecek karmaşık, katmanlı ve geniş bir alandır. Yapılacak çalışmalarda estetik unsurlar incelenebileceği gibi filmlerin anlatısal ve görsel ögelerinden yararlanarak kültürel incemeler de yapmak mümkündür. Bilindiği üzere insanların izledikleri görüntüler, olayları ve olguları nasıl algıladıkları hususunda belirleyici olabilmektedir. Sinemanın olayları ve olguların anlamlandırılmasındaki etkisi, televizyon yayıncılığının akabinde de dijital platform yayıncılığının başlamasıyla artmıştır. Bu minvalde sinema tüm toplum kesimlerini olduğu gibi Alevileri de etkilemiş ve bu etki sinemada Aleviliğin konu edilmesi ile daha da derinleşmiştir. Bu çalışmada; "Sinemanın Alevilik algısı nedir ve Alevilik, izleyiciye tarihî ve itikadi yapıya sadık kalınarak mı anlatılmıştır?" soruları yanıtlanmaya çalışılmıştır. Sinema, televizyon ve dijital platformlarda filmlerin izlenebilmesinin yanı sıra bir filmin dizisinin yapılması yahut bir dizinin filminin de yapılabiliyor olması çalışmanın daha kapsamlı ve geniş ele alınması sonucunu doğurmuştur. Bu anlamda sinemada gösterilen filmlerin ele alınması konunun anlaşılması için yeterli olamayacağından çalışmada sinema filmlerinin yanı sıra televizyon ve dijital platform dizilerinden örneklem seçilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde sinemada Alevilik söz konusu olduğunda Alevi, Bektaşi, Kızılbaş, ocak kavramı ve dedelik kurumu, Cem ibadeti ve semah olmak üzere altı kavramın ağırlıklı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Filmlerde ve dizilerde Aleviliğe ilişkin bu kavramların genel hatları ile itikadi yapıya sadık kalınarak ele alındığı ve Alevilik algısının şekillenmesinde bu hususa dikkat edildiği söylenebilir. Örneklemde yer alan filmler ve dizilere ilişkin değinilmesi gerek bir diğer husus ise filmlerde Alevilikle ilgili itikadi unsurlardan ziyade sosyolojik unsurların ele alınmasıdır. Ayrıca örneklemde yer alan popüler filmlerde Alevilik başat öge olarak yer almazken bağımsız filmlerde gerçeğe yakın bir Alevilik algısı başat ögedir. Dizilere bakıldığında ise filmlerin aksine bir durum söz konusudur. Dizilerde sosyolojik unsurlardan ziyade itikadi unsurlar yer almaktadır. Bu kapsamda izleyicinin dikkatini çeken Muhteşem Yüzyıl ve Alef dizileri tarihsel seyirden uzaklaşılmadan seyirciye Aleviliğe ve itikadi yapıya ilişkin ögeleri aktarmıştır. Yunus Emre Aşkın Yolculuğu dizisinde ise Yunus Emre ile Taptuk Emre'nin itikadi özellikleri tarihsel gerçeklikten bağımsız, Sünni İslam öğretisi paralelinde ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Alevi, Bektaşi, Kızılbaş, Film, Dizi
Terörizm ve kadın: IŞİD konulu film ve diziler üzerine bir inceleme
Terörizm geçmişten günümüze çok sayıda kavram ve örnekler üzerinden ele alınmıştır. Küresel güçlerin terörizme yönelik politikaları, terör örgütlerin eylemlerinin nitelikleri, terör örgütlerine katılımın nedenleri ve diğer konular terörizmin daha iyi anlaşılması için incelenmeye devam edilmektedir. 11 Eylül sonrası dönemde küresel anlamda en fazla bilinen ve dikkat çeken örnek olarak IŞİD'i vermek mümkündür. IŞİD'in özellikle internet üzerinden kendini ve eylemlerini tanıtması, diğer örgütlerle arasındaki önemli bir farklılık olmuştur. IŞİD, kısa filmler, dergiler, gazeteler ve en önemlisi çeşitli sosyal medya uygulamalarını kullanarak örgütü güçlendirmeyi amaçlamıştır. Bunun bir sonucu olarak da çoğu insanların yaşadıkları gerçek olaylara dayanan IŞİD ile ilgili çok sayıda film ve dizi çekilerek örgütün etkinliği ortaya konulmuştur. Bu çerçevede çalışmada, "IŞİD'in kadınlara yönelik yaklaşımı IŞİD konulu film ve dizilerde nasıl gösterilmiştir?" sorusu ele alınmıştır. Seçilen IŞİD konulu film ve diziler üzerinden, kadınların IŞİD'e katılma süreçleri ve IŞİD'in kontrolü altındaki bölgelerde kadınların durumu incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde terör, terörizm ve yeni medya kavramlarına değinilmiş, ardından IŞİD'in ortaya çıkma ve örgütleşme süreci ile IŞİD'in yeni medyayı ne şekilde kullandığı açıklanmıştır. İkinci bölümde IŞİD ve kadın konulu Layla M., Soeurs D'armes (Kadınların Silah Kardeşliği), Le Ciel Attendra (Cennet Bekleyecek) ve Profile (Profil) filmleri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümde ise, IŞİD ve kadın konulu Gharabeeb Soud (Kara Kargalar) ve Khalifat (Hilafet) dizileri ele alınmıştır. Birçoğu gerçek olaylara dayanan söz konusu film ve dizilerde sadece kadınlarla ilgili bölümler aktarılmıştır. Bu bağlamda, çalışmada IŞİD'in daha fazla kadının örgüte katılmasını sağlamak ve kadınları etkilemek için farklı yöntemler geliştirdiği ve kadınların bu yöntemlerin etkisiyle isteyerek veya kandırıldıkları için örgüte dahil oldukları ve örgüt içerisinde erkeklerin kontrolü altında yaşadıkları gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Terörizm, Yeni Medya, IŞİD, Kadın
Turkish television's magnificent music: A case study of meaning, production, and audiencing in a successful dizi
This thesis uses theory from Media, Cognitive, and Cross-cultural Studies combined with methodology from Musicology and Ethnomusicology to show that music played an essential role in the success of the Turkish serial, Muhteşem Yüzyıl. First, I discuss the production process, the encoding of meaning, and the role of timbre in a soundtrack of global cliché and Anatolian-rooted sounds. Second, I explore reception of the show using interviews with audience members and participant observation. Finally, I add audience descriptors to audio-video analysis. I conclude that music kept televisions on and tuned into the broadcast of this show leading to high ratings and success.