Milli kimlik

107 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vatandaşlığın dönüşümü ve politik mücadelenin işlevi

Vatandaşlık modern dünyanın vazgeçilmez bir olgusu olarak karşımıza çıkarken değişen ve genişleyen hak ve talepler çerçevesinde farklı anlamlara bürünmüş sürekli bir gelişim içerisinde olmuştur. Bu çalışma gerçekle mesafe içindeki vatandaşlık statüsünün siyasal değeri ve siyasal sorunların çözümündeki önemi açısından politik mücadelenin işlevini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Vatandaşlık konusu bölgesel, , dinsel ve kültürel pratikler çerçevesinde ele alınacaktır. Bu çerçevede Türkiye'de vatandaşlık statüsü ile siyasal sorunlar arasındaki ilişkinin tarihsel süreçteki değişimi ortaya çıkarılacaktır. Buna göre eşit vatandaşlığın gerçekle mesafe içindeki yeri, erozyona uğradığı alanlar incelenerek, ekonomik ve toplumsal eşitlikle arasındaki mesafe ortaya konacaktır. Ayrıca vatandaşlık pratiği çerçevesinde İspanya, ABD ve Almanya örneklerine bakılacak ve Türkiye'de vatandaşlığın oluşumu ve dönüşümü açısından karşılaştırma yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Vatandaşlık, Vatandaş, Yurttaşlık, Kimlik, Ulus-devlet

KimlikMilli kimlikSiyasal sorunlar+3
Neslihan Işık
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya'da yaşayan üçüncü nesil Türk kökenli bireylerde kimlik algısı

Bir aidiyet sorunu olan kimlik, içinde bulunduğu toplumsal ve kültürel ilişkilerin ve ayrıca geçmişten günümüze ortaya çıkan tarihsel durum ve süreçlerin tamamından etkilenerek kendini inşa eder. Bu bağlamda önemli kültürel ve toplumsal sonuçları olan göç süreçlerinin kimliğin inşasında oynadığı büyük rol, yadsınamaz bir gerçektir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında yükselişe geçen uluslararası göç de hem göç alan hem de veren ülkeler için kayda değer toplumsal ve kültürel sonuçlar doğurmuş; bunun yanı sıra kimlik tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın amacı; 1961 yılından itibaren Almanya'ya yönelik Türk işçi göçü hareketinin öngörülmeyen bir sonucu olarak bugün Almanya'da yaşayan, eğitim gören ve bu toplumun bir parçası olan Türk kökenli üçüncü nesil bireylerin sahip olduğu kimlik algısını araştırmaktır. Kimlik inşasında ön koşul, her zaman bir "öteki"ne duyulan ihtiyaçtır. Hiçbir kimlik aidiyeti, kendisinden farklılıklarının bulunduğu ve aynı zamanda asgari düzeyde benzerliklerde buluştuğu bir Öteki olmadan var olamaz. Dolayısıyla, Almanya'da yaşayan Türk kökenli bireylerin kendi kimliklerini inşa etmesinde de Öteki önemli bir yer taşımıştır. Ancak günümüzde üçüncü neslin, kendileri için Öteki olan Alman kimliğini, bu ülkeye ilk göçü gerçekleştiren akrabalarının aksine, kendilerinden tamamen farklı bir noktada konumlandırmadığı; kimliklerini inşa sürecinde Alman kimliğine de yer verdikleri gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk işçi göçü, uluslararası göç, ulusötecilik, transnasyonalizm, kimlik.

AlmanyaDış TürklerKimlik+7
Aslıhan Yurdakul
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türk sinemasında tarihi filmlerde milli kimliğin yeniden inşası

Kimlik, sürekli olarak hareket halinde olan ve biz/onlar karşıtlığı içerisinde bir öteki yaratılarak oluşturulan bir yapıyı ifade etmektedir. Milli kimlik de aynı şekilde bir kez oluşturulup bırakılan bir yapı olmayıp sürekli olarak yeniden inşa edilmektedir. Gündelik yaşam içerisinde hayatın tüm alanını kapsayan kitle iletişim araçları "kimlik hatırlatıcıları" olarak işlev görmektedirler. Bu özelliğinden dolayı kitle iletişim araçları ve özelde sinema milli kimliğin sürekli olarak üretiminde ve yeniden üretiminde etkin bir role sahiptirler. Kültürel alan hegemonik bir mücadele alanını ifade ettiğinden milliyetçilik olgusu da kültürel alanda kendisini bir mücadele içerisinde bulmaktadır. Tarihin yeniden inşa edildiği ve bu inşada bugünün egemen temsillerinin etkili olduğu popüler kültür ürünlerinden olan tarihi filmlerde de bu mücadele yaşanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 2000 sonrası Türk sinemasında tarihi filmlerde milli kimliğin ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktır. Araştırma amacını ortaya koymak için betimleyici analiz yöntemi kullanılmış ve durum saptama çalışması yapılmıştır. Çalışma evrenini, 2000 sonrası Türk sinemasında yapılmış olan tarihi filmler oluşturmaktadır. Örneklemi ise amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen 120, Fetih 1453, Çanakkale 1915, Taş Mektep ve Çanakkale Yolun Sonu olmak üzere beş film oluşturmaktadır. Örneklem olarak belirlenen filmler, "biz/onlar tanımlamaları ve özellikleri", "biz/onları belirginleştiren simge ve semboller", "kahramanlık ve zaferlerle biz/onların kuruluşu", "değerlerle biz/onların kuruluşu" ve "milli kimliğin inşasında kullanılan simge ve semboller" olmak üzere beş kategoride betimsel analizle değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kimlik, Milli Kimlik, Tarihi Film, Türk Sineması, 2000 Sonrası.

KimlikMilli kimlikSinema+2
Murat Şahin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İranlı Türkolog Dr. Cevad Heyet'in Türkçe dil yazıları

İran, günümüzde yaklaşık 87 milyon nüfusa sahip olup farklı etnik grupların bir araya gelmesiyle oluşmuştur. İran'da nüfus çoğunluğuyla önemli bir yere sahip etnik gruplardan biri de Türklerdir. İran, Türk Cumhuriyetleri dışında Türklerin en yoğun olduğu ülkelerin başında gelmekte ve Azerbaycan Türkleri, Türkmenler, Kaşkaylar, Halaçlar başta olmak üzere çeşitli Türk topluluklarına ev sahipliği yapmaktadır. İran'da yaşayan Türklerin sayıları kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte yapılan çalışmalar ışığında günümüzde yaklaşık 30-40 milyon Türk olduğu tahmin edilmektedir. Araştırmalardan elde edilen verilere göre Türkler ülke nüfusunun yaklaşık olarak yarısını oluşturmaktadır. 1979 İran İslam Devriminden sonra İran'da Cevat Heyet öncülüğünde çıkarılmaya başlanan Varlık dergisi bugün yayın hayatına Ankara'da devam etmektedir. Cevat Heyet'in Varlık dergisinde, Türk dili kurultaylarında, çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan Türkçe dil yazıları temelinde dile yaklaşımı ve bakış açısı bu tezde ele alınmıştır. Türkçe dil yazılarında hangi kaynaklardan faydalandığı da incelenmiş ve ayrı bir bölümde verilmiştir. Bu tezde, Cevat Heyet'in 1979-2013 yılları arasında Varlık dergisinde, Türkiye'deki dergilerde ve kurultay bildirilerinde yayımlanan Türkçe dil yazıları incelenmiştir. Dil yazıları, yayım tarihine göre sıralanmıştır. Cevat Heyet'in dil yazılarında işlediği konular dil yazılarının odak noktasını oluşturmaktadır. Bu konular tasnif edilerek Cevat Heyet'in görüşleri farklı yönleriyle ele alınmıştır. Bu tezin amacı, genelde Türk dünyası ve özelde İran Türklerinin dil, kimlik, ana dili durumlarını doğru tespit etmek ve bilimsel bir şekilde sunabilmektir. Dil yazılarının değerlendirilmesi sonucunda, genel olarak alfabe, dil, kimlik, ana dili bilinci, şovenizm gibi konular üzerinde durulduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Türk dili, İran, İran Türkleri, Cevat Heyet, Varlık Dergisi, Millî kimlik, Ana dili bilinci.

AnadilDil bilinciDil çalışmaları+5
Rabia Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Satın alma karar tarzlarının coğrafi işaretli ürün ve ulusal markalı ürün tercihleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi

Coğrafi işaret, belirli bir kimliğe sahip seneler boyu süre gelmiş ürünlerin kökenlerine atfedilmesidir. Coğrafi işaretli ürünler, bilgi birikimleriyle genişletilerek günümüze kadar gelen yöresel lezzetlerin, gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Ulusal markalı ürünler ise ülke çapında ün yapmış, tanınan markaların ürünlerini ifade etmektedir. Tüketicilerin satın alma kararlarında ve seçim yapmalarında coğrafi işaretli ürünler ve ulusal markalı ürünlere bakış açıları oldukça önemlidir. Bu çalışmada tüketicilerin satın alma karar tarzlarının, coğrafi işaretli ürün ve ulusal markalı ürün tercihleri üzerindeki etkisinin, çok kriterli karar verme yöntemlerinden birisi olan TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın verileri yüz yüze anket yöntemi kullanılarak; Kayseri, Yozgat ve Kırşehir'de 18 yaşını doldurmuş coğrafi işaret ve ulusal markalı ürün satın alan tüketicilerden toplanmıştır. Çalışmaya toplam 391 tüketici katılım sağlamıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre coğrafi işaretli ürünlerin ve ulusal markalı ürünlerin mükemmeliyetçilik kriteri altında yer alan "ürünlerin yüksek kaliteli olması" yönündeki katılım, iki ürün çeşidi için de birinci sırada yer almaktadır. Analiz sonucunda son sırada değerlendirilen kriterler, alışverişte değişiklik arama kriterinin altında yer alan "coğrafi işaretli ürünleri kullanmaktan sıkılma" yönündeki ifade ile marka bilinci kriteri altında yer alan "ulusal markalı ürünlerin satıldığı şık mağaza ve dükkânların en uygun ürün sunmaları" ifadeleridir. Bunun yanında, çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre coğrafi işaretli ürünlere yönelik satın alma tarzları ölçeğinde, mükemmeliyetçilik kriteri ilk sırada yer alırken; son sırada marka bağlılığı kriteri yer almaktadır. Ulusal markalı ürünlere yönelik satın alma tarzları ölçeğinde ise ilk sırada marka bilinci kriteri yer alırken, son sırada alışverişte değişiklik arama kriteri yer almaktadır.

Coğrafi işaretlerMilli kimlikMüşteri tercihleri+4
İsmail Bozyiğit
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel bir grup olarak Makedonya göçmenleri: Çoklu-kimlikler ve aidiyetler (Manisa örneği)

Türkiye'de Balkan göçmen gruplarından biri olan Makedonya göçmelerinin kuşaklararası farklılıklar temelinde, çoklu kimlikler, çifte vatandaşlık ve aidiyet bağlamında nasıl bir kimlik inşası gerçekleştirdikleri araştırmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırma, Manisa ilinde yaşayan Balkan göçmen grubu olan Makedonya göçmenleriyle sınırlandırılmıştır. Manisa ilinde yaşayan Makedonya göçmenlerinin kültürel kimliklerini, aidiyetlerini, çifte vatandaşlığa ilişkin duygu ve tutumlarını inceleyebilmek için araştırmaya birinci, ikinci ve üçüncü kuşak göçmen bireyler alınmıştır. Çalışmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanılması tercih edilmiştir. Nitel araştırma tekniklerinden derinlemesine görüşme tekniği, nicel araştırma tekniklerinden ise anket tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda, nicel araştırma doğrultusunda anket tekniği ile toplanan veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Böylece genelleme yapma konusunda daha sınırlı olan nitel araştırma sonuçları kısmen de olsa güçlendirilmeye çalışılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlara göre, Balkan göçmen gruplarından olan Makedonya göçmenleri Türk toplumuna sosyo-kültürel anlamda uyum sağlamaktadırlar. Kuşaklararasındaki farklılıklar temelinde ise çoklu aidiyet, çifte vatandaşlık ve dil kullanımına ilişkin olarak birinci ve ikinci kuşaklarda göçmen kimliği tanımlaması görülürken, son kuşaklarda bu kimliğin silikleştiği ifade edilebilir. Dil kullanımlarına ilişkin ise birinci kuşaklarda ve ikinci kuşaklarda çok dillilik mevcut iken bir sonraki kuşaklara aktarım arzusu bulunmaktadır. Üçüncü kuşaklarda ise, Makedoncanın kullanımı, devamlılığı ve aktarımı oldukça düşmektedir. Çokkültürlülük kavramı ekseninde ise kuşaklararasında kimlik ve aidiyet tanımlamalarında farklılaşmaların olduğu söylenebilir. Son olarak, Makedonya göçmen bireylerinin toplumla tamamen bütünleştiği ve uyum sağladığından söz edilebilmektedir.

AidiyetBalkan TürkleriBalkan savaşları+7
Damla Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise tarih dersi kitaplarında yer alan milli kimlik kavramının içerik analizi: 1939-1950

Bu araştırmada, 1939?1950 yıllarını kapsayan dönemde devletin milli kimlik temellerinin nasıl kurgulandığı, bu doğrultuda milli kültürün Türk kimliğinin nasıl bir yapıda olması istendiği ve bunun yeni nesle nasıl aktarılma istendiğini araştırmak çalışmanın temel amacıdır. Araştırmada milli değer kavramlarının açık seçik ve sıkça kullanılabileceği bir ders olması bakımından, tarih dersi inceleme alanı olarak seçilmiştir.Çalışmanın kavramsal çerçevesinde; geçmişten günümüze tarih anlayışı ve tarih eğitimi dönemler itibariyle ele alınarak kimlik çeşitleri ve milli kimlik anlayışı incelenmiştir. Değer ve değerler kavramları hakkında bilgi verilerek milli değer olarak ele alınabilecek kavramlar belirlenmiştir. Çalışmada araştırma yöntemi olarak tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini; Türkiye'de 1939?1950 yılları arasında liselerde okutulan 1?2 ve 3. sınıf tarih ders kitapları oluşturmuştur. Veriler literatür taraması sonucu elde edilerek içerik analizi yöntemi ile veriler nicel ve nitel olarak değerlendirilmiştir.

Ders kitaplarıEğitim tarihiMilli kimlik+5
Berrin Kübra Daloğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde coğrafya eğitiminin milli kimlik bilincine etkisinin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, liselerde coğrafya eğitiminin milli kimlik bilincine etkisini öğrenci görüşlerine göre ortaya koymaktır. Araştırmaya katılan öğrencilerin coğrafya dersinin milli kimlik bilinci oluşturmadaki rolüne ilişkin görüşleri incelenmiş, öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türü, öğrenim gördükleri alan ve cinsiyet değişkenlerine göre görüş farklılıkları ortaya konulmuştur.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Konya il merkezinde farklı türlerdeki 6 lisede ve farklı alanlarda öğrenim görmekte olan 481 ortaöğretim 12. Sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrenci görüşlerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 29 soruluk bir anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıkların ortaya konulmasında parametrik olmayan istatistik yöntemlerinden Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğrenci görüşlerinde, öğrenim görülen okul türü, öğrenim görülen alan ve cinsiyet değişkenlerinde istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğrencilerin coğrafya dersini görme süreleri ile milli kimlik bilinci ve coğrafya derslerinin milli kimlik bilinci oluşturmadaki rolüne ilişkin olumlu görüşleri arasında paralellik olduğu tespit edilmiştir. Öğrenci görüşlerinden yola çıkarak coğrafya dersinin milli kimlik bilinci oluşturmada önemli bir rolü olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Milli Kimlik Bilinci

Coğrafya dersiCoğrafya eğitimiCoğrafya öğretimi+4
Miyase Okur
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Foreign policy as a tool in constructing national identity: A case study of Gallipoli campaign

Orthodox foreign policy studies take states as given in international politics. As the principal actor in international politics, the state has a distinct character different from the outside. Orthodox Turkish foreign policy studies postulate that Turkey has been the member of the Westphalian nation state order and it has had a set of policies and actions oriented towards the external world. This thesis is a post-structural foreign policy study that problematizes the orthodox literature. It will be argued that the state is not given, the Turkish national identity is neither homogenous nor stable, and Turkish foreign policy is an identity productive discursive practice. The study scrutinizes the annual presidential statements on Gallipoli Campaign in order to demonstrate the way in which Turkish foreign policy discourses produce and reproduce the national identity. The analysis focuses on two different periods. The first period under the scope is between the years of 2001 and 2007 and the second period is between the years of 2015 and 2017. The study argues that the presidential statements on the battle aim to create the Turkish self in each period. Gallipoli Campaign is the source of the other in the present. Thus, the discursive authority of the presidential statements constitutes the Turkish self. Keywords: Foreign policy, orthodox foreign policy studies, post-structuralism,Gallipoli Campaign

National identityWarSocial construction+7
Özgür Öztürk
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The case of African students in Turkey: Their migration experiences, transnational identities and adaptation

This study aims to investigate sub-Saharan African students in Turkey as a case of migration and transnationalism. We would like to explore the mobility experiences, identity development, and adaptation of African students by locating the case in the wider issue of migration in Turkey as well as the development of the African diaspora identity in Turkey. The African students in Turkey demonstrate a multiplicity of intersecting identities, including local, regional, national, gender, religious, class, and international identities but they also participate in pan-African and transnational identities. Going beyond generally nation-based studies of international students in the literature, we investigate students coming from the whole continent, which enables us to observe their identities beyond national such as their pan-identities and international identities. They develop a certain level of allegiance to Turkey while maintaining strong links with their homelands, defined in local, national, and African senses. Students view their educational experience as a way of building their human capital and acting with a sense of responsibility towards the development of their home country and Africa, whether in the form of both words and actions such as remittances and return. Although there is some research on the various international students, African students seem to be less permeable to Turkish researchers. While African students must also be examined from the standpoint of education studies with regard to their learning experiences, this study aims to investigate African students in Turkey as a case of temporary migration or mobility and a case of transnational identity development. Keywords: African students, transnationalism, identity, adaptation, African diaspora

AfricaAfrican countriesMigrations+7
Meryem Keskin
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Güney Kore'de kimlik inşasının tarihsel dinamikleri: Kookmin algısı

Bu tez, Kore Yarımadası'nda ve özellikle Güney Kore'de milli kimlik inşasını inceleyerek, bu süreci şekillendiren tarihsel ve sosyal dinamiklere odaklanmıştır. Kore'nin etnik homojenliğinin korunması ile bunun milliyetçilik ve sivil kimlikle korelasyonu araştırılmaktadır. Çalışma üç ana bölümde yapılandırılmıştır. İlk bölüm, kimliğin rolünü ve tarih boyunca ve günümüzde bireyler ve toplumlar üzerindeki etkisini tartışarak, kimliğin farklılık ve dışlama siyasetini içeren politik bir kavram olduğunu savunmaktadır. Etnik kimlik, ortak kültür ve dilin milli kimlik oluşumundaki rolü incelenmektedir. Sonrasında, Kore'nin etnik homojenliğinin tarihsel kökenleri ve bu yapının nasıl korunduğu araştırılarak, milli kimliğin inşası detaylandırılmaktadır. Özellikle Japon emperyalizminin Kore milliyetçiliği üzerindeki etkisi, Kore milli hareketleri ve ideolojileri üzerinde durularak incelenmektedir. Üçüncü bölümde, Kore Yarımadası'nın 38. paralel boyunca Kuzey ve Güney olarak yapay bir şekilde bölünmesi ve bu bölünmenin milli kimlik üzerindeki etkileri üzerinde durulmaktadır. Bilhassa beş bin yıllık ortak tarihe rağmen iki Kore arasında "biz" tanımlarındaki farklılıklar vurgulanmaktadır. Ayrıca, çalışmada Güney Kore'de kookmin (milli kimlik) ve minjong (etnik kimlik) kavramlarının değişen önemi araştırılmaktadır. Bunun için de etnik ve sivil faktörlerin modern Güney Kore milli kimliği şekillendirmedeki rolü üzerine önceden gerçekleştirilmiş yararlanılmıştır. Öteki algısını anlamak içinse Kuzey Korelilere ve denizaşırı Korelilere yönelik algıların son yüzyıldaki değişimi üzerine yapılmış anket çalışmalarının değerlendirilmesine yer verilecektir. Son bölümde iki Kore hükümetinin de "diğer Kore"ye yönelik politikalarına ve kookmin'in Kuzey Kore rejimi ve halkına ilişkin algısının son yirmi yıl içerisindeki değişimine odaklanılacaktır. Çalışmamda yerel ve uluslararası anketler, başkanlık söylevleri, hükümet ve özel sektör istatistikler değerlendirilerek Güney Kore'deki milli kimliğin tarihsel ve sosyal dinamiklerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Kore'de milli kimliğin nasıl inşa edildiğini, etnik ve sivil kimliklerin etkileşimini ve devlet politikalarının son 75 yılda toplumsal birliği nasıl şekillendirdiği sorularını bu tez ile cevaplanmaya çalışılacaktır.

Güney KoreKimlik inşasıKore+1
Hatice Çiftçioğlu
Ankara Social Science University · Bölge Çalışmaları Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme karşısında milli kimlik algısı

Bu tez çalışması küreselleşmenin ekonomik, siyasi, kültürel etkilerinin bir kolektif kimlik türü olan milli kimlik algılamalarında yarattığı değişikliğin incelenmesini amaçlamaktadır. Küreselleşme sınırlar arasındaki hareketliliğin hızının ve yoğunluğun artmasını ifade eder. Birçok tarihsel faktör sonucunda yaşanan küreselleşme sürecinin etkileme alanı çok geniştir. Ekonomik etkinlikte uluslararası firmaların artan gücü, BM, AB, G-8, NAFTA gibi bölgesel ve küresel ulus-üstü kurumların ulus devletin egemenlik alanına müdahalesi, kitle iletişim araçlarıyla kültürel bir türdeşleşme ve melezleşme gibi süreçler bunun göstergesidir. Bireyler bugüne dek sayısız kimliklere sahip olmuşlardır. Kimlik, bireyin ne olduğunun ya da ne olmadığının ifadesidir. Bu nedenle kimlik tanımlamalarında hem benzerliklere hem de farklılıklara vurgu yapılır. Bireyler tarih boyunca bir grup içinde yer alarak, bir gruba aidiyet duyarak yaşamıştır. Bu güvenlik ihtiyacı, psikolojik ihtiyaçlar, bir fikirde çoğunluk olma isteği ya da aynı kültürel değerlere sahip olma gibi birçok sebepten kaynaklanmaktadır. Bu bir futbol taraftar grubuna, siyasi bir partiye de ya da bir millet altında yaşama istencinde de aynı şekilde görülür. Kolektif kimlikler, toplumsal bütünleşmeye katkı sağladığı gibi, toplumsal düzenin sağlanmasında da kullanışlı bir aygıttır. Bugün özellikle sosyal medyanın etkisiyle, bir kültürel deformasyon yaşanmakta, aidiyet duyguları çözülmektedir. Küreselleşmeyle şiddetini arttıran bireyselleşme süreci, ortak bir kimlik duygusuna bağlı kalma durumunu da etkilemektedir. Küreselleşme bazı kimlikliklerin radikalleşmesine bazı kimliklerin de daha arka planda kalmasına sebep olmaktadır. Milli kimlik anavatan olarak kabul edilen yerle bir bağ kurar. Millet olma bilinci tarihsel mitlerden, anılardan, yaşanmışlıklardan beslenir. Küreselleşmenin getirdiği yeni kimlik kodları bu aidiyet ilişkisinden yoksundur. Bu çalışmada öncelikle küreselleşmenin kavramsal olarak ne ifade ettiği, tarihsel süreçteki gelişimi, ekonomik, siyasi, kültürel boyutları ile küreselleşmeye yönelik bakış açıları incelenmiştir. Sonrasında kimlik ve milli kimlik kavramlarına yönelik bakış açıları incelenmiş, küreselleşmenin milli kimliğe ne gibi bir etkisinin olduğu tahlil edilmeye çalışılmıştır. Küreselleşmenin milli kimlik üzerinde hem parçalayıcı hem de bütünleştirici bir etki yarattığı sonucuna varılmıştır.

KimlikKimlik algısıKüreselleşme+2
Ceyda Baş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dış göçün yemen milliyetçiliği üzerine etkisi: Türkiye'deki Yemenliler örneği

Milliyetçilik, son iki yüzyılda tüm siyasi ideolojilerin en güçlülerinden biri olduğunu kanıtladı ve bu yüzyılda önemli bir güç olmaya devam edecek gibi görünüyor. Genellikle antik, hatta ilkel bir siyasi ideoloji olarak sunulan milliyetçilik, kelimenin modern anlamıyla, tartışmasız bir şekilde 19. yüzyılın bir eseridir. Sözcüğün kendisinin de belirttiği gibi, insanların bir "ulusun" üyesi olması ve onunla derin duygusal bağlar kurması "doğal" olarak görülür. Aslında, milliyetçilik çok daha karmaşıktır. Bu tez kapsamında araştırmacı, göçün ve başka bir ülkeye taşınmanın milliyetçilik düzeydeki etkisini araştırmıştır. Yemen'deki siyasi değişimler ve savaşın koşulları sonucunda birçok öğrenci üniversite eğitimini tamamlamak için Yemen'in dışına, özellikle Türkiye'ye gitmek zorunda kalmıştır. Araştırmacı, tezde bir alan araştırması yapmış ve nicel araştırma yöntemini kullanmıştır. Anketler Google Formlar aracılığıyla dağıtılmış ve hedef örneklemden yanıt verenlerin sayısı 356 olmuştur. Anket SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye'deki Yemenli öğrencilerin milliyetçilik düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Milliyetçilik düzeyi; ulusal kimlik ve gelenek ile kişisel kültürel yönelim olmak üzere iki boyutuyla ölçülmüştür.

Arap milliyetçiliğiGöçlerGöçmenler+5
Randa Mohammed Abdulrahman Hamzah
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ulugbek Esdevlet'in şiirlerinde milli kimlik

Ulugbek Esdevlet, Çağdaş Kazak Edebiyatı'nın önemli şair ve yazarlarından birisidir. Eserleri farklı dillere aktarılmış, özellikle şiirleriyle edebiyat dünyasında varlığını göstermiştir. Şair 1991 sonrası bağımsızlık döneminin yetiştirdiği aydınlar arasındadır. Onun edebi yönü, toplumun içinden geçtiği dalgalı olaylarla şekillenmiştir. Dalgaların içinden geçerek akacağı deryayı keşfetmiştir. İçinde bulunduğu toplum onun eserlerinin iskeletini oluşturmuştur. O, eserlerinde yaşadığı coğrafyaya ve mensubu olduğu milletine bir ayna tutmuştur. Şair birçok konuda eser kaleme almıştır. Lakin içinde bulunduğu "yeniden dirilen bağımsızlık dönemi" onun eserlerinde ayrı bir yer tutmuş ve dikkat çekmiştir. Söz konusu tez çalışması da bu dikkat çekici eserlere ışık tutmaya çalışmıştır. Tez için seçilen şiirler Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılıp, çözümlenmiştir. Şair Ulugbek'in şiirlerinin kelime dünyasına girilmiştir. Kelimeleriyle hangi duyguları uyandıracağı, hangi şuuru harekete geçireceği, hangi konularda milletine sesleneceği ve hangi mazi değerleri ati değerlere aktaracağı "milli kimlik" çerçevesinde ele alınan başlıklarla irdelenmiştir.

Dil bilgisiDil bilimEsdevlet, Ulugbek+7
Ümmügülsüm Korkmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Azerbaycan'da etnik gruplar ve dış politikaya etkileri

Etnik azınlıklar hukuk, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, sosyoloji vs. bilim dallarınca incelenen önemli konulardan biridir. Günümüzde küreselleşme eğilimlerinin yoğunlaşmasına paralel olarak etnik azınlıklar konusu da değişik platformlarda gündeme getirilmektedir. Elbette etnik azınlıklar sorunu bir taraftan hukukun evrensel ilke ve normlarına, insan ve vatandaş hak ve özgürlüklerine uyumlu bir şekilde düzenlenmesi gereken sorundur. Bu konuyu önemli kılan birçok husus arasında uluslararası ve bölgesel aktörlerin birçok durumda etnik azınlık konusunu dış politika aracı olarak kullanmasıdır. Bu bağlamda etnik azınlık sorunu aynı zamanda ulusal devletlerin birlik ve bütünlüğüne yönelik bir sorundur. Tez çalışmamızda Azerbaycan'da etnik azınlıklar konusunun dış politika üzerindeki etkileri ele alınarak incelenmiştir.Birinci Bölümde kavramsal ve tarihsel olarak etnisite ve azınlıklar ele alınmıştır.İkinci Bölümde tarihsel süreç içinde Azerbaycan'ın etnik yapısında yaşanan değişikler incelenmiştir.Üçüncü Bölümde öncelikle ?Soğuk Savaş? sonrası dönemde Azerbaycan'da yaşanan milli kimlik tartışmaları ve dış politika konusu incelenmiştirAnahtar Kelimeler:AzerbaycanDış PolitikaEtnik AzınlıklarMilli KimlikUlus Devlet

AzerbaycanAzınlıklarEtnik azınlık+3
Elnur Paşa
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinde milli kimlik geliştirmeye yönelik etkinliklerin okul başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinde Sosyal Bilgiler dersinde milli kimlik bilincinin geliştirilmesine yönelik etkinliklerin okul başarısı üzerindeki etkisini belirlemektir.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme araçları Hüseyin Temizel İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencilerinden 76 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi ünitesi testi başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi ünitesi başarıları ile ilgili olarak, öntest ? sontest ortalama başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi ünitesi testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Kurtuluş Savaşına Hazırlık Dönemi Ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Kurtuluş Savasına Hazırlık Ünitesi testi puanlarında deney öncesine göre daha fazla artış gözlenen milli kimlik bilinci geliştirmeye yönelik etkinliklere dayalı olarak yapılan öğretimin, ders kitabına dayalı öğretime göre öğrencilerin başarılarını artırmada daha etkili olduğu görülmüştür.

BaşarıDers programlarıEtkinlik+8
Selin Kafa
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk milliyetçiliğinin sembolik kaynakları (Yeni Osmanlıların siyasal söylemleri: 1860-1876)

Milliyetçilik, 18. yüzyılın sonlarında Batı Avrupa'da ortaya çıkan ve 19. yüzyılda dünyanın muhtelif yerlerinde etkilerini gösteren bir akımdır. Bu akımdan en fazla etkilenen siyasî oluşumların başında çok-uluslu imparatorluklar gelmektedir. 19. yüzyıl'da Osmanlı Devleti, etnik temelli milliyetçilik hareketleri karşısında mevzilenme ihtiyacı duymuş; Osmanlılık kimliği altında bütün etnik ve dinsel toplulukları birleştirmeyi amaçlamıştır. Merkeziyetçi siyaset, yenilikler, halka tesis ettiği modern biçimde ilişki, ulus devlet sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Ancak dinsel farklılığı aşan kimlik tasarımı Müslüman unsurları rahatsız etmiş ve muhalef güçlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni Osmanlılar, bürokrasinin mutlak egemenliğine karşı çıkmış; halk egemenliği, meşveret, meclis, kuvvetler ayrılığı gibi ilkelerle politik kültürün şekillenmesinde önemli rol oynamışlardır. Modernleşme ile birlikte gelişen kimlik tasarımında siyasî, edebî ve kültürel rolleriyle geleneksel sembolleri yeniden yorumlamışlar ve yeni semboller icat ederek kimlikleşmeye katkıda bulunmuşlardır. Bunun yanında diğer islâm ülkeleri ile gelişen ilişkiler ve göçler de bu kimlik tasarımında etkili olmuştur. Türk milliyetçiliğinin doğuşunu öncüleyen bütün bu gelişmelerin modern Türk kimliğinin belirleyicisi olmuştur.

Kimlik oluşumuMilli kimlikMilliyetçilik+7
Yahya Kemal Taştan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Murat Sertoğlu'nun romanlarında milli romantik unsurlar

Milli romantizm, milletlerin dilde kültürde sanat ve edebiyatta kendilerini bulmaları ve bu kendilik bilincini çağın insanına aktarma çabasıdır. Milli romantizm Türk edebiyatında 20. yy ile birlikte varlığını belirgin olarak göstermiştir. Milleti var eden ve bütünlüğünü sağlayan bu değerler özellikle roman türü içerisinde önemli bir tema olarak kullanılmıştır.Milli romantik yönelişe bağlı olarak eserlerini oluşturan isimlerin başında yer alan Murat SERTOĞLU romanlarında Türk Milleti'ne ait kendilik değerlerini ustaca kullanmıştır. Türk Milleti adına dönüm noktaları sayılan tarihi hadiseleri merkeze alan yazar, bu hadiseleri milli romantik bir bakış açısı ile romanın kurmaca yapısı içerisinde yeniden yorumlayarak vermeye çalışır. Yaşanılan coğrafya ve mekânlar, dil, tarih ve dini inanışlar yazarın eserlerinde milli romantik yöneliş açısından temel dayanak noktalarıdır. Yazar bu unsurlara çeşitli sembolik anlamlar yüklemekte ve millet hayatında bu değerleri sıradanlıktan kurtararak kutsallaştırmaktadır. Ayrıca roman kahramanları aracılığı ile Türk Milleti'ne ait kimliksel özellikleri tarihi akış içerisinde değişmezlik çerçevesinde verir. Murat Sertoğlu bu eserleri ile geçmişin aynasıyla okuyucuya kim olduğunu anlatmaya çalışan bir yol gösterici vazifesi üstlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Milli Romantizm, Murat SERTOĞLU, Coğrafya, Tarih, Dil, Din

Milli kimlikMilli unsurlarRoman+3
Nahit Yerebasan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk'ün ifadeleriyle milli şuur ve milli şuurun oluşmasında Türk kimliğinin rolü

Atatürk Nutuk' un birçok yerinde milli mücadeleye başlarken önce topluma bir milli şuur verme gerekliliğinin altını çizerek, bunun girişilecek olan milli mücadelede başarı için esas teşkil edeceğini ifade ediyor ve bundan sonra da bütün icraatlarında bu şuurun sağladığı birlik ve beraberlikten faydalanıyordu. O, Milletin kurtuluşu ve geleceği için düşündüğü uygulamalarını safhalara ayırmıştı. Milli şuurun gelişmesine paralel olarak safhalara ayırdığı planını uygulamaya koyuyordu. Türk Milletinin gelişmeye açık özelliklerinin büyük katkısıyla, dünyada ilk defa bu kadar köklü değişimler gerçekleştiriliyordu. Öyle ki bir daha ayağa kalkamayacaklarını düşündükleri Türk Milleti' nin büyük gelişmesine tanık olan Avrupalılar şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. SUMMARY Atatürk knew that people had to become a nation in order to start the national war and be saccessful in it. Later on, in all his revolutionary teeds, hu used the fact that people were connected to each other through this knowladge He had planned everything necessary in order to save the nation and its future, In parallel to maintaining the natitonal knowledge, he practised this plan. Turkish nation is always in favor of new formations. Thus, for the first time in the world, such racidal changes occured. Even the Europeans, who thought that the Turks would never be able to stand on their two feet, were amazed at the great progress of the Turkish nation

Atatürk, Mustafa KemalMilli kimlikMilli şuur+2
Ferhat Kökyay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

Marriage-based naturalization applicants' experience with unwritten requirements and bureaucratic discretion: The case of Turkey

In Turkey, Law No. 4866 (2003) represented a significant turning point in naturalized citizenship through marriage, simultaneously restricting and enabling access. While it permitted naturalization through marriage for men for the first time, it also revoked the automatic grant of citizenship through marriage for women and imposed various conditions on those applying. The passage of Law No. 5901 (2009) set forth additional requirements for marriage-based naturalization and established the Citizenship Application Review Commission. Each of these developments increased the role of bureaucratic officials—and bureaucratic discretion—in the naturalization process. In their dual role as de facto policy makers and as gatekeepers of the symbolic boundary of the state, bureaucratic officials determine who meets citizenship requirements and (re)define what is and is not in the public interest. Fieldwork, consisting of responses to an online survey and in-depth interviews with those applying for or granted citizenship through marriage as well as attorneys and consultants working with citizenship applicants, allows an applicant-centered examination of the role of bureaucratic discretion in within the Turkish context. I argue that bureaucratic discretion—demonstrated through unofficial policies and additional requirements imposed on would-be citizens by bureaucratic officials—is utilized in support of specific understandings of the Turkish national identity, a legacy of historical and contemporary nation building efforts. This leads to disparate marriage-based naturalization trajectories and outcomes as well as implicitly making marriage-based naturalization part of the ongoing nation-building project, requiring that applicants perform their understanding of the Turkish identity throughout the application process. Keywords: Turkey; citizenship; marriage; bureaucratic discretion; national identity

Public bureaucracyNational identityAcquisition of citizenship+1
Judıth Woods
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Moda tasarımında geleneğin yorumlanması konusunun ulusal kimlik çerçevesinde incelenmesi

Toplulukların yaşayış biçimlerinin şekillenmesinde yadsınamaz biçimde etkili bir unsur olduğu bilinen gelenek tarih boyunca çeşitli şekillerde anlamlandırılmış ve konumlandırılmıştır. Tarihsel süreçteki değişimi ardından gelenek günümüz toplumlarında sanat ve edebiyat gibi alanların yanında moda tasarımcıları tarafından tasarımlara ve tasarım süreçlerine dahil edilmektedir. Geleneğin yorumlanmasının geleneksel kültürün korunması, tasarımcının görünürlüğü ve ulusların modaları üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Günümüzde üzerine çeşitli tartışmalar gerçekleştirilen geleneğin yorumlanması konusu ülkelerin ulusal moda kimlikleri açısından önemini ve güncelliğini koruyan bir meseledir. Çalışmanın amacı, geleneğin moda tasarımında hangi şekillerde yorumlandığına ve geleneğin yorumlanmasının ülkelerin ulusal kimlikleri üzerinde nasıl etki gösterdiğine dair bir analiz yapmaktır. Çalışmada 1980'li yıllarda uluslararası moda sahnesinde kendine yer edinen Japon tasarımcıların geleneği yorumlama biçimleri ve bu tasarımcıların geleneği yorumlama biçimlerinin Japon ulusal moda kimliğine etkilerinden yola çıkılmıştır. Bu amaçla belirlenen örneklem dahilindeki tasarımcıların geleneği yorumlama biçimleri incelenecektir. Ardından geleneği ele alan tasarımcıların çalışmalarının, ülkelerinin ulusal moda kimlikleri üzerindeki yansımalarının hangi şekillerde gerçekleştiğine dair bir çerçeve çizilmeye çalışılacaktır.

Giysi tasarımıMilli kimlik
Ülker Tatlıdil
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dış politikasında kimlik sorunu Kemalizm ve ötekisi Osmanlıcılık

Devletlerin iç sorunlarının uluslararası arenada dahi karşılarına çıkması ve dış politika anlayışlarının yüzyıllık kalıplar üzerine oturmak yerine sürekli yenilenip dakikalık manevralar üzerine tekrar tekrar inşa edilmesi, 21. yüzyılda kendisine etkin bir rol atfeden devletlerin kurumsal ve zihinsel yapılarını revize etmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle insan hakları, demokrasi, hak ve özgürlüklerin işlevselliği hususlarında hassaslaşmış gibi görünen ulusal veya uluslararası kamuoyu ve bunları etkileyen aktörler; küreselleşmenin ulvi değerleri olan liberal değerlere, düşmanca veya ilgisiz bir duruş içerisinde olan devletlere karşı iktisadi, siyasi, ticari ve dış politika manasında her türlü yaptırımı uygulamayı kendilerine hak görmektedirler. Türkiye, özellikle Soğuk Savaş'tan sonra biçimden biçime girerek mütemadiyen evrimleşen dünyada, konumunu ve işlevini yeniden tasarlamak, mevcut konjonktüre uygun ve dinamik bir vizyon geliştirmenin ağır sancılarıyla baş başadır. Bu sancılara, geçmişin getirdiği dondurulmuş ve acilen çözüm bekleyen sorunları ile kurucu ideolojinin vazgeçilmesi/bırakılması güç politikaları da eklemlenince, Türkiye açısından en rasyoneli tercih etme gittikçe zorlaşmaktadır. Özellikle, dış politika yapımında dışsal ortama doğrudan müdahil olma istidadı kazanan içsel dinamikler de baskı unsuru olmaya başlayınca, Türk dış politikasının bir nakkaş titizliği ile ince ince yeniden işlenmesi bir zaruriyet haline bürünmüştür. Bu çalışmayla, Türk dış politikasının geçmişinden yol alarak bugününde yaşanan ve gelecekte nasıl bir şekil alacağını belirleyen kimliksel analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu analiz yapılırken, geçmiş dönemde Türk dış politikasına damgasını vuran ve etkilerinin bugün dahi görüldüğü ve tartışıldığı Kemalist ideolojinin kimliksel formuyla, özellikle Soğuk Savaşın bitişiyle başlayan son dönemlerde tesirini iyice gösterildiği savunulan Yeni Osmanlıcılık eksenli kimliksel yapı tartışmaya açılmıştır. Türkiye'nin bu dönemde yaşadığını kimlik bunalımından kendisini yenilenerek çıkması için bu tartışmanın - Kemalist ideoloji ile Yeni Osmanlıcılık - yaşanması elzemdir.

KemalizmKimlikKimlik sorunu+4
Gökberk Yücel
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşmenin ulusal kültür ve kimlik üzerindeki etkileri

?Küreselleşmenin Ulusal Kültür ve Kimlik Üzerindeki Etkileri? başlıklı bu çalışma üç ana bölümden ve birçok alt bölümden oluşmaktadır.Kavramsal çerçeve oluşturma adına, birinci bölümde, öncelikle küreselleşmenin oluşum süreci ile ekonomik, siyasi ve kültürel boyutu üzerinde durulmuş; ardından ulus devletin oluşum süreci ile Türkiye bağlamında ulus-devlet ve ulusal kimliğin oluşum süreci açıklanmaya çalışılmıştır.?Küreselleşme Sürecinde Ulusal Kimlik ve Ulus Devlet Algısı? başlıklı ikinci bölümde ulus devletin tanımı yapılarak, küreselleşmenin ulus devletin geleceğine etkisi ve bu konuyla ilgili farklı yaklaşımlar üzerinde durulmuş; AB sürecinde ulusal kimliğin değişiminden ve ulusal egemenlik yapısındaki değişimden bahsedilmiştir.?Küreselleşme-Yerelleşme? başlıklı son bölümde ise, öncelikle küreselleşmeye bağlı olarak çok kültürlülük ve popüler kültür konularından ve bunların ulusal değerlere etkisinden bahsedilmiştir. Ardından da, yerel milliyetçilik akımı ile yerel milliyetçi hareketler ve etnik canlanma konuları üzerinde durulmuş; son olarak da, konuyla ilgili olarak Türkiye örneği incelenmiştir.Sonuç bölümünde ise, konunun bütününe ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Sözcükler: Küreselleşme, Ulus-Devlet, Ulusal Kimlik, Milliyetçilik.

Kültürel etkiKüreselleşmeMilli kimlik+3
Berna Bilgi Kartal
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ulusal kimlik-din ilişkisi "AK Parti'nin ulusal kimlik vizyonunda İslam"

Kimlik toplumsal bir kavramdır. Bireyler kimlikle kendi varlıklarının farkına varırlar. Kimlik oluşturulurken tarih, dil ve din gibi unsurlardan yararlanılmıştır. Bireylerin ortak bir amaç etrafında bir araya gelmesi ile toplum oluşturulur ve toplum ortak bir toprak parçası üzerinde devleti kurarlar. Bu kurulan devlet kendine farklı kimlikler oluşturur. Türkiye'de her dönem farklı bir kimlik arayışı içine girilmiş ve değişik kimlikler oluşturulup kullanılmıştır. Devletler kendilerine ulusal kimlik oluştururlar ve bu kimlik sağlam ve güçlü olmalıdır. Çünkü uluslararası alanda devletin güçlü bir yapısı olmasını sağlar. Osmanlı Devleti'nde ve Türkiye'de farklı kimlikler kullanılmıştır. Din toplumsal bir olgudur. Din olmadan toplum oluşturulamaz. İnsanlar bir dinden vazgeçerlerse yerine kendilerine uygun yeni din seçerler ve onun kurallarına uyarlar. İslam dini Araplara gelmiş ve birçok devlete yayılmıştır. Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti'nde görülmüştür. En parlak dönemi Osmanlı Devleti'nde olmuştur. Türkiye'de din dönemlere göre değişmiştir. Tek partili dönemde laiklik uygulanmış ve din dışlanmıştır. 1950 ve 1980 yıllarından sonra din yükselişe geçmiştir. 2002 yılında din yükselişe geçerek, dini özgürlükler artmıştır. Din ulusal kimlik içinde yer almıştır yani ulusal kimlik olarak kullanılmıştır. AK Parti Fazilet Partisi'nin içinden çıkan kişiler tarafından kurulup 2002 yılında seçimleri kazanmıştır. AK Parti 2002 yılından bu döneme kadar iktidar olmuştur. AK Parti kendine, muhafazakâr demokrat kimliğini oluşturmuş. Bu muhafazakâr demokrat kimliğinin içine İslam'ı alarak tüm halkı bir araya getirmeye çalışmıştır. AK Parti ulusal kimlik oluştururken tarihi, kültürü ve vatan unsurlarını kullanarak yapmış ve bu tarihi kültürel unsurlar yeniden ortaya çıkmıştır. Ulusal kimliği İslam üzerinden oluşturmaya çalışmıştır. AK Parti Osmanlı geçmişini ve İslam'ı ulusal kimlik içine almış ve uygulamaya koymuş. Dış politikada bu kavramları kullanarak ulusal kimlik üzerinden dış politika yürütülmüştür. İslam bu dönemde ulusal kimlik olarak kullanılmıştır. Bu kimlik dış politikada iyi ilişkiler ve ticaret yapmak için kullanılmıştır.

Adalet ve Kalkınma PartisiDini kimlikKimlik oluşumu+5
Demet Esenkar
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects