Sermaye yapısı
73 theses under this subject heading
Sermaye yapısı firmanın performansı üzerindeki etkisi
Sermaye yapısı işletmelerin iyi performansa ulaşabilmesi için en önemli konulardan birisidir. Bu çalışmanın amacı sermaye yapısının firma performansı üzerindeki etkisinin araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, 2008-2013 yılları arasında Borsa İstanbul'da işlem gören 130 imalat şirketinin finansal verileri panel veri analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Öz sermaye karlılığı (ROE), aktif karlılığı (ROA), pay başına kar (EPS) ve Tobin Q oranı çalışmada bağımlı değişkenler olarak ele alınmıştır. Kısa vadeli yabancı kaynaklarının aktif toplamına oranı (STDTA) ve uzun vadeli yabancı kaynakların aktif toplamına oranı (LTDTA) sermaye yapısı ölçütü olarak bağımsız değişken olarak kullanılırken, satışların büyüme oranı ile firma büyüklüğü kontrol değişkenleri olarak seçilmiştir. Çalışmada, Kısa vadeli yabancı kaynaklarının aktif toplamına oranı (STDTA) ile Akif karlılığı (ROA), Pay başına kazanç (EPS) ve Tobin Q oranı arasında anlamlı ve negatif bir ilişki olduğu, ancak Kısa vadeli yabancı kaynaklarının aktif toplamına oranı (STDTA) ile ROE arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya çıkmıştır. Uzun vadeli yabancı kaynaklarının aktif toplamına oranı (LTDTA) ile ROE, EPS ve Tobin Q oranı arasında anlamlı ve negatif ilişki olduğu görülürken, Uzun vadeli yabancı kaynaklarının aktif toplamına oranı (LTDTA) ile ROA arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, satışların büyüme oranı ve firma büyüklüğü ile firma performansı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, çalışmanın bulgularında, genel olarak sermaye yapısı ile firma performansı arasında negatif bir ilişki olduğu gözlenmektedir.
Türkiyede'deki işletmelerde sermaye yapısı belirleyicileri: BİST'de bir uygulama
Bu tez, Türkiye' deki işletmelerin sermaye yapısı belirleyicilerinin dengeleme ve finansal hiyerarşi teorileri ile uyumunu test ederek, Yunanistan, Fransa, İngiltere, ve Çin'de faaliyet gösteren işletmelerin sermaye yapısı belirleyicileri ile karşılaştırılmasını, ve sermaye yapısının oluşumunda sektör türü, yabancı sermaye oranı, halka açıklık oranı ve işletme piyasa değerinin etkisini ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmada, Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren işletmelerin finansal verileri, Türkiye' nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun finansal verilerini kapsayan İSO-500 sektörel veri seti, ve araştırmaya konu diğer ülkeler için Reuters Eikon veri tabanına kayıtlı halka açık işletmelerin finansal verileri kullanılmıştır. Bu çalışmada, sermaye yapısı modelleri panel veri regresyon analizi ile sektör türü, yabancı sermaye oranı, halka açıklık oranı ve işletme piyasa değeri, grafiksel analiz ile incelenmiştir. Panel veri regresyon analiz bulguları, Türkiye'deki işletmelerin sermaye yapılarının, hem finansal hiyerarşi hem de dengeleme teorisi ile uyumlu kanıtlar ortaya koyarken, sermaye yapısı belirleyicilerinin ülkeler bazında farklılık gösterdiği sonucunu vermektedir. Grafiksel gözlemler, Türkiye'deki işletmelerin sermaye yapıları sektörlere göre farklılıklar gösterdiğini; özellikle, tamamen yerli sermayeye sahip işletmelerin, diğer yabancı sermaye gruplarından, sermaye yapısının oluşumu bakımından ayrıldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu çalışma, özellikle halka açıklık oranı %50 ile %75 arasında olan işletme grubunun sermaye yapıları bakımından diğerlerinden ayrıldığını ve farklı piyasa değerlerinin farklı sermaye yapıları ile eşleştiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Sermaye yapısı, finansal hiyerarşi teorisi, dengeleme teorisi, uluslararası karşılaştırma, sektör türü
İş modeline göre sermaye yapısının belirleyicileri: Düşük maliyetli ve geleneksel havayolları üzerine bir panel veri analizi
Bu çalışmanın amacı, uyguladıkları iş modeline göre havayolu şirketlerinin sermaye yapısını belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda havayolu şirketleri, uyguladıkları iş modeli dikkate alınarak geleneksel ve düşük maliyetli olmak üzere iki farklı grup halinde değerlendirilmiştir. Çalışmada geleneksel ve düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayolu şirketlerinin sermaye yapısını belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılması ve bu iş modeline sahip havayolu grupları arasında, sermaye yapısının belirleyicileri konusunda anlamlı farklılıkların olup olmadığının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Buna ek olarak iş modeline göre havayollarının finansman davranışlarının Finansman Hiyerarşisi ve Dengeleme Teorisi ile uyumunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada 31 geleneksel ve 15 düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayolu şirketine ait finansal veriler, panel veri analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. 2004-2015 döneminin incelendiği çalışmada, literatürde en çok kullanılan sermaye yapısı değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmanın ampirik bulguları, geleneksel ve düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayollarının uzun vadeli finansman davranışlarının büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini ve havayolu gruplarının Dengeleme Teorisine uygun olarak davrandığını ortaya koymaktadır. Buna karşın elde edilen sonuçlar, havayolu gruplarının kısa vadeli finansman davranışlarının belirgin bir şekilde farklılaştığını göstermektedir.
Borsa İstanbul'a (BİST) kote reel sektör firmalarında borçlanma dinamiklerinin belirlenmesi
Borçlanma, işletmenin ihtiyacı olan fonları işletme içinden karşılayamadığında, belirli bir süre sonra belirli bir faiz oranı ile geri ödemek şartıyla, sermaye piyasalarından veya finansal aracılardan temin ettiği ödünç kaynaklardır. Bu çalışmada, BİST Sınai Endeksindeki (XUSIN) işletmelerin borçlanma dinamiklerine etki eden işletmeye özgü, sektöre özgü ve makroekonomik faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Literatürde bu faktör gruplarından bir ya da birkaçının kullanılmasına karşılık, bu çalışmada üç grup da araştırmaya dâhil edilmiştir. Analiz dönemi olarak 2010Ç1-2019Ç4 dönemi belirlenmiş olup, çalışmada panel veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; kısa vadeli finansal borç oranı ile borç dışı vergi kalkanı, likidite oranı, bankacılık sektörü ve ekonomik güven endeksi; uzun vadeli finansal borç oranı ile büyüklük; toplam finansal borç oranı ile büyüklük, likidite oranı, enflasyon ve sermaye piyasası değişkenleri arasında anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca, her üç kaldıraç ile kârlılık, varlık yapısı ve sektör ortalamaları arasında anlamlı bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Anahtar Kavramlar: BİST Sınai Endeksi (XUSIN), Borçlanma Dinamikleri, Sermaye Yapısına Etki Eden Faktörler, Finansal Liberalizasyon, Panel Veri Analizi
Gelişmekte olan ülkelerde firmaların sermaye yapılarının analizi: Türkiye ve Brezilya karşılaştırılması
Bu çalışmada sermaye yapısı teorileri incelenip gelişmekte olan ülkelerden olan Türkiye ve Brezilya'nın sermaye yapıları ampirik bir uygulama ile karşılaştırılmıştır. Uygulamada, BIST'da işlem görmekte olan 211 adet imalat sektörüne ait firma ile BOVESPA sanayi endeksine ait 79 firmanın verileri kullanılarak panel veri analizi yapılmıştır. Sonuç olarak varlık yapısı, karlılık, büyüklük ve büyüme fırsatları değişkenlerinde Türk ve Brezilya Şirketleri benzer yapıdadır. Likidite ve borç dışı vergi kalkanı konusunda farklılıklar mevcuttur. Ayrıca hem finansal dengeleme teorisi hem de finansman hiyerarşisi teorisini destekleyen sonuçlar ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Sermaye yapısı, Panel veri analizi, Türkiye, Brezilya
Makro ekonomik faktörlerin sermaye yapısı ve kredi riski üzerine etkisi: İMKB 100 firmaları üzerine bir uygulama
Karsılıklı güven üzerine olusmus olan bankacılık sistemi için kredi riski güncel ve önemli bir olgudur. Kredi riski pek çok faktörden etkilenmektedir. Bunların basında makroekonomik faktörler ve sermaye yapısı kararları gelmektedir. Bu durum finansal piyasalarda son yıllarda yasanan gelismelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıstır. Bankaların sermaye yapıları üzerinde önemli etkileri olan kredi riskinin ciddiye alınmamasından dolayı geçmiste pek çok bankacılık krizleri ve ekonomik krizler yasanmıstır. Finansal piyasalarda yasanan bu olumsuzlukları önlemek amacıyla çesitli gelismeler kaydedilmektedir; fakat bunlar içinde en önemlisi Basel II Uzlasısıdır. Basel II Uzlasısı bankaların sermaye yapıları ile ilgili bir düzenlemedir ve kredi riskinden kaynaklanan kayıpları önlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla bankaların isletmelere kredi vermeden önce detaylı analizler yapmaları ve isletmelerin kredi riskleri ile ilgili bir derecelendirme yapmaları gerekmektedir. Bankaların kredi riskinden zarar görmemeleri iyi bir risk yönetimi politikası ile mümkün olmaktadır.Bu sebepten dolayı kredi riski modelleri öne çıkmaktadır. Çünkü bu modeller hem isletme bazında hem de portföy bazında riski sayısal olarak ölçme imkanı tanımaktadır. Aynı sebeplerden dolayı bu çalısmada makroekonomik faktörlerin degisimi ile olusan kosulların isletmelerin sermaye yapısı kararları, dolayısıyla kredi riskine olan etkisini gösteren bir ekonometrik model türetilmistir. MKB 100 üzerinde gerçeklestirilen çalısmada üç farklı süreç için analiz yapılmıstır. Bu süreçler 2001, 2003 ve 2005 yıllarıdır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular, isletmelerin yıllara göre sermaye yapılarında ve kredi risklerinde meydana gelen degismeleri göstermekte ve bu degisimlerde makroekonomik faktörlerin etkisini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Sermaye Yapısı Kararları, Makroekonomik Kosullar
Sermaye yapısının belirleyicileri: Ürdün sanayi şirketlerinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, Ürdün'de faaliyet gösteren sanayi şirketlerinin sermaye yapısı kararlarına etki eden içsel faktörleri belirlemektir. Çalışmada Ürdün'de faaliyet gösteren 28 şirketin 2005-2020 yılları arasındaki verileri kullanılarak, panel regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular aktif büyüklükteki artışın toplam borcun aktife oranını artırdığını; aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının ise toplam borcun aktife oranını düşürdüğünü ortaya koymuştur. Kısa vadeli borcun toplam aktife oranı için oluşturulan model sonuçları aktifteki artışın ve aktif devir hızı artışının kısa vadeli borç oranını artırdığını; buna karşın aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, maddi duran varlık toplam aktife oranı ve alacak devir hızının artmasının kısa vadeli borçlanma oranını düşürdüğünü göstermiştir. Son olarak elde edilen bulgular aktif büyüklükteki ve maddi duran varlıkların aktife oranındaki artışın uzun vadeli borç oranını artırdığını; ancak aktif karlılığı, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının uzun vadeli borçlanma oranını düşürdüğüne işaret etmektedir.
Sermaye yapısı ve firma değeri ilişkisinin farklı aktif büyüklüklerde karşılaştırmalı incelenmesi: İMKB 100 firmaları üzerine bir uygulama
Bu tezin amacı, sermaye yapısı değişkenlerinin firma değeri üzerinde etkisi olup olmadığını, etkisi var ise bu etkinin yönünü ve bu etkinin farklı aktif büyüklüklerde farklılaşıp farklılaşmadığını açıklamaktır. Çalışmanın birinci bölümünde, sermaye yapısı kavramları ve finansman kaynaklarına, ikinci bölümünde sermaye yapısı teorilerine ve üçüncü bölümünde firma değer kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümü olan dördüncü bölümde, İMKB-100 endeksinde yer alan 63 şirketin 2004-2009 yılları arasındaki verileri kullanılarak panel veri analizi uygulanmıştır.Sonuç olarak, firmaların sermaye yapılarının genel olarak firma değeri üzerinde etkisi bulunduğu, fakat bu etkinin farklı aktif büyüklüklere ayrılan gruplar arasında farklılaştığı gözlemlenmiştir.
Evaluating the effect of capital structure modeling on business performance
This thesis aimed to explore the influence that capital structure modeling has on Business Performance to come up with a conclusion. The data were gathred based on the inputs from twelve Turkish companies. The analysis of the collected data were then utilized to achieve the aim. In the first part of the study, the concept of capital structure was explained, and the theories were addressed, namely, Irrelevance Theory, Trade-Off Theory (TOT), and their types. Also, the determinants of all capital structures and the firm-specific and structural models of the capital structure were identified. The second part of the study was the practical part, the data of Turkish firms was used to accomplish the goal. An input analysis of the capital structure of the selected sector were undertaken in order to generalize and elaborate conclusions concerning the capital structure of the companies analyzed. Where the main problem is the identification of capital structure indicators that affect business performance. Performance was assessed using the Economic Value Added (EVA) metric, a correlation matrix, the Cohen scale, and the SPSS software. We developed a few capital structure measures to investigate the connections between these indicators and the organization's overall performance. These outcomes of the correlation research showed significant improvements by using regression analysis and Principal Component Analysis to investigate the effect of some unrelated elements on the overall success of the company. As a result, we recommend developing a new one that is prepared to take on the risks associated with both options. The outcomes of this study will serve as the foundation for more research, including collecting a more relevant data and another set of analysis.
İmalat sanayi işletmelerinin sermaye yapısı kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi: Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde bir uygulama
Sermaye yapısı kararları finans literatürünün en tartışmalı konularından biridir. Sermaye yapısı kararları üzerine bir çok teori geliştirilmesine rağmen, hangi teorinin bu konuyu tam anlamıyla açıkladığı hakkında bir fikir birliğine varılamamıştır. Bu çalışmanın amacı firmaların sermaye yapısı kararlarını nasıl aldıklarını incelemek ve aynı zamanda gerçek hayatta firmaların hangi teoriye uygun davrandığını araştırmaktır. Bu araştırma, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölge'sinde imalat sanayinde faaliyet gösteren 112 firma ile yapılan anket sonuçlarından elde edilen veriler esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Sonuçlara göre firmaların hedef borçlanma oranına sahip olmadığı ve öncelikli olarak iç fon kaynaklarını tercih ettiği anlaşılmıştır. İç fon kaynaklarının yetersiz olması halinde dış fon kaynaklarının kullanıldığı ve finansal esnekliğin sağlanması isteğinin borçlanma politikasında önemli olduğu belirlenmiştir. Ayrıca firmaların aynı faiz oranından daha fazla borçlanmak istememelerine rağmen boş borç kapasitesi bulundurdukları da anket sonuçları arasında yer almaktadır. Elde edilen sonuçlara dayanarak ankete katılan firmaların finansal hiyerarşi teorisine uygun davrandığı ortaya çıkmıştır. Denge teorisi ise piyasa faiz oranlarının borçlanmayı etkileyen faktörler arasında yer alması dışında destek bulamamıştır.Anahtar Kelimeler: Fon Kaynakları, Sermaye Yapısı, Hedef Borçlanma Oranı, Finansal Hiyerarşi Teorisi, Denge Teorisi.
Gelişmekte olan piyasalarda sermaye türlerinin kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına etkisi: İMKB'ye kote firmalar üzerine bir araştırma
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda hisse senetleri işlem gören firmalar üzerinde anket yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışmada, gelişmekte olan ülkeler bağlamında Türkiye'deki şirketlerin piyasa dışı sermaye türleri ile örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türlerinin dahili kaynak düzenleme mekanizması olarak işlev gören kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına olan etkisi araştırılmaktadır. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde gerek kurum gerek kural bazlı eksikliklerin bulunması sebebiyle ortaya çıkan kurumsal boşluklara istinaden firmaların ilişki temelli stratejiler kapsamında baskın kurumlarla ve iş alemiyle şebeke bazlı yönetsel bağlar kurmak suretiyle politik sermaye, üne dayalı sermaye ve sosyal sermaye elde ederek ve örgütsel dinamiklerinden kaynaklanan entelektüel sermaye bileşenleri olan insan sermayesi, örgüt sermayesi ve müşteri sermayesi ile performanslarını arttırdıkları ve söz konusu ilişkiye kurumsal girişimcilik uygulamalarının aracılık ederek ilişkinin derecesini güçlendirdiği ileri sürülmektedir. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde firmaların, endüstri temelli ve kaynak temelli perspektiflerin yanında kurumların önemli bir fonksiyon icra etmeleri nedeniyle kurum temelli görüşü de dikkate alarak stratejilerini oluşturmaları gerektiği de önemle vurgulanmaktadır. Araştırma sonuçları, piyasa dışı sermaye türlerinden politik sermaye ve üne dayalı sermayeye, entelektüel sermaye türlerinden örgüt sermayesine sahip olan firmaların kurumsal girişimcilik yoluyla performanslarını arttırdığı yönündeki hipotezleri desteklemektedir. Buna mukabil, araştırma sonucunda piyasa dışı sermaye türlerinden sosyal sermaye ve entelektüel sermaye türlerinden insan sermayesi ve müşteri sermayesinin kurumsal girişimcilik uygulamaları aracılığıyla firma performansına olumlu katkıda bulunduğuna dair oluşturulan hipotezleri desteklememektedir. Bu çerçevede, araştırmada elde edilen bulgular, kurumsal girişimcilik, gelişmekte olan ülke ve piyasalar, kurumsal ilintililik, şebeke temelli stratejiler, ilişki temelli stratejiler, piyasa temelli stratejiler, kurumsal teori, kurum temelli görüş, endüstri temelli görüş, kaynak temelli görüş, yönetsel bağlar, dinamik ehliyetler ve yetenekler, şebeke temelli piyasa dışı kaynak sermayesi, örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türleri, Türk iş ortamı ve sistemi ile stratejik yönetim bakış açısıyla değerlendirilmekte ve çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Girişimcilik, Piyasa Dışı Sermaye Türleri, Entelektüel Sermaye Türleri, Türk İş Ortamı ve Sistemi, Firma Performansı.
Sermaye yapısı kararları, aktif büyüklük ve verimliliğin firma karlılığına etkisi- Panel veri analizi
Firmaların ilk amaçları varlıklarını sürdürmek, varlıklarını sürdürürken de kar elde etmektir. Firma karlılığını etkileyen etmenler halen araştırılmaya devam eden bir konudur. Bu çalışmada sermaye yapısı kararları, firma büyüklüğü ve verimlilik ile firma karlılığı arasındaki ilişki incelenmektedir. Çalışmada BIST 100 firmalarından verileri kesintisiz olan 75 adet firmanın 2017-2021 yılları arasındaki finansal bilgileri veri seti olarak ele alınmış ve incelenmiştir. Çalışmada bağımlı değişken olarak net kar marjı, bağımsız değişken olarak ise uzun vadeli borç oranı, borçluluk oranı, aktif büyüklük ve verimlilik oranları kullanılmıştır. Çalışma yöntemi olarak panel veri analizi kullanılmıştır. Analiz EViews 11 programıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda uzun vadeli borç oranı ile net kar marjı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Diğer bağımsız değişkenler olan aktif büyüklük, borçluluk oranı ve verimlilik ile net kar marjı arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Büyüklük ve verimliliğin net kar marjı arasındaki ilişkinin pozitif, borçluluk oranı ve net kar marjı arasındaki ilişkinin negatif olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Firma borçlanma kararlarında finansman hiyerarşisi ve dengeleme kuramlarının geçerliliği: BIST firmaları üzerine ampirik bir analiz
Bu araştırmada, Türkiye'de halka açık firmaların 1994 – 2015 yılları arasındaki verilerine dayanarak, sermaye yapısı kararlarında Finansman Hiyerarşisi Kuramının geçerliliği araştırılmış; bulgular Dengeleme Kuramının önermeleriyle karşılaştırılmıştır. Finansman Hiyerarşisine göre, firmalar, finansman ihtiyaçlarında, finansal kaynakların bilgi asimetrisinden etkilenme düzeyine göre bir tercih sırası izlerler; dolayısyla önce içsel kaynaklara, sonra borçlanmaya, son olarak da öz sermaye çıkarımına başvururlar. Analizler üç adımda yapılmıştır ve analiz yöntemi olarak dinamik panel veri analizi yöntemlerinden biri olan Genelleştirilmiş Momentler Yönteminin (Generalized Method of Moments, GMM) sistem versiyonu kullanılmıştır. Bu analiz yöntemiyle, dışarıda bırakılan değişkenlerin etkisini yok saymayacak şekilde, ters nedeselliği kontrol ederek (sistem analizi) ve dolaysız yoldan testler yapılabilmektedir. İlk olarak, firmaların yatırım harcamaları ve kar payı taahütleri ile içsel fonları arasındaki fark (finansal açık) ile borçlanma oranının ilişkisi test edilmiştir. Finansal açığın katsayısı pozitif, 0,4 ve 1% düzeyinde anlamlı bulunmuştur. İkinci adımda, kuramın önermesine uygun olarak, firmaların finansal açıkları varken borçlanmaya, fazlaları varken de aynı düzeyde borç geri ödemesine yönelip yönelmedikleri araştırılmıştır. Ayrıştırma yapıldığında, bir önceki teste göre, finansal açığın kaldıraç oranıyla ilişkisini gösteren katsayı yükselmiştir (0,7). Türkiye'de firmaların fon fazlası varken, borç geri ödemesine yönelmedikleri tespit edilmiştir. Son olarak, firma karakteristik özelliklerinin sermaye yapısı kararlarına etkisi incelenmiştir. Finansman Hiyerarşisi Kuramının tahminleriyle örtüşen şekilde, faaliyet karlılığının ve firma büyüklüğünün kaldıraç oranına negatif bir etkisi olduğu, büyüme olanaklarının ise kaldıracı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sermaye yapısı, Finansman Hiyerarşisi, Dengeleme Kuramı
İşletmelerde sermaye yapısı ile performans ilişkisi
İşletmelerin rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri için önemli bir kavram olan sermaye yapısı, işletmelerin kaynaklarının bütününe denmektedir. Her işletme faaliyetlerini sürdürmek ve büyümek amacıyla çeşitli varlıklara yatırım yapar ve bilançonun denklik ilkesi gereği, bu yatırımlar için aynı miktarda kaynak temin etmiş olması gerekmektedir. Genel olarak bu kaynaklar borç ya da öz kaynak olarak ikiye ayrılır. Yabancı kaynaklar olarak da adlandırılan borç, firmanın belirli bir süre için, belirli bir maliyetle temin ettiği kaynaktır. Borç, kısa vadeli borç ve uzun vadeli borç olmak üzere ikiye ayrılır. Kısa vadeli borçlar; finansal tablo ilkelerine göre en çok bir yıl içinde ödenebilecek borçları ifade eder. Uzun vadeli borçlar ise; işletmelerin bir yılı aşan sürelerde ödedikleri borçlardır. Öz kaynaklar ise firma ortaklarının sağladığı kaynak ve firmanın geçmiş karlarından birikimleri gibi kalemlerden oluşur. Kısaca sermaye yapısı, işletmelerin yatırım finansmanında kullandıkları kısa ve uzun vadeli borç ile öz sermaye miktarı olarak ifade edilir. İşletmelerin sermaye yapısı ile performansları arasında oldukça önemli bir ilişki vardır. İşletmelerin performansı kaynaklarını ne kadar etkin ve verimli kullandığının ölçüsü olarak ifade edilir. Yapılan çalışmalar işletme sermaye yapısı ile performans arasındaki anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırmanın amacı; işletmelerde sermaye yapısı ile firma performansı arasında bir ilişkinin var olup olmadığını incelemektir. Bu amaçla ilk olarak sermaye yapısı kavramı ve unsurları üzerinde durulmaktadır. Devamında ise performans kavramı açıklanarak performans ölçümünün üzerinde durulmuş ve performans ölçümünde kullanılan Veri Zarflama Analizi anlatılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında imalat sektöründe faaliyet gösteren 61 işletmenin 2010-2014 dönemleri incelenmiştir. Sermaye yapısı ve performans ilişkisini saptamak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Bağımlı değişken olan performans ölçütü olarak Veri Zarflama Analizi sonucunda elde ettiğimiz girdi odaklı etkinlik değeri kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak da sermaye yapısını ifade eden "Kısa Vadeli Borçların Toplam Aktife Oranı" ve "Toplam Varlıklar İçinde Maddi Duran Varlıkların Payı" değerleri kullanılmıştır. Yapılan analizlerin sonucunda, 3 yıl için etkinlik değeri ile kısa vadeli borçların toplam aktife oranı arasında ters yönlü, toplam varlıklar içinde maddi duran varlıkların payı ile aynı yönlü doğrusal bir ilişki saptanmıştır. Yani, kısa vadeli borçların toplam aktife oranı arttığında etkinlik değerleri bundan olumlu, toplam varlıklar içinde maddi duran varlıkların payı arttırıldığında etkinlik değerleri bundan olumsuz etkilenmektedir. Genel olarak imalat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin sermaye yapısı ile performans arasında istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki olduğu söylenebilir.
Sermaye yapısının kârlılık ve süreklilik üzerine etkisi BİST 100 üzerine bir çalışma
Sermaye yapısı ve kârlılık ilişkisi, literatürde üzerinde yaklaşık yarım asırdır konuşulan konulardan birisi olarak görülmektedir. Sermaye yapısının kârlılık ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını ileri süren çalışmalar ve ilişkinin var olduğunu ileri süren çalışmalar akademik yazında mevcuttur. Ülkemizde bu konu, son yıllarda üzerinde çalışılan bir konu olmuştur. İşletmenin varlıklarının, hangi kaynaklardan oluştuğu, kârlılık ve süreklilik gibi işletme açısından önem arz eden değerleri etkilemektedir. Rekabetin arttığı günümüzde, sermaye maliyetinin işletme açısından en uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Kâr elde eden işletmelerin, faaliyetlerine yıllar itibariyle devam ettiği görülmektedir. Bu çalışmada, Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren 100 işletmenin 2004-2014 yılları arasındaki bilanço verileri incelenmiştir. Bu kapsamda, işletmelerin yıllar itibariyle sermaye yapılarının nasıl değiştiği gözlemlenmiştir. Sermaye yapısı; öz kaynaklar, uzun vadeli borçlar, oto finansman kaynakları ve hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde sermaye yapısı ile ilgili teoriler, sermaye yapısını oluşturan unsurlar ve etkileyen faktörler, sermaye şirketlerinin kârlılık ve süreklilik konuları yer almaktadır. İkinci bölümde konu ile ilgili yapılmış önceki çalışmalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde materyal- method yer almaktadır. Dördüncü bölümde çalışma ile ilgili bulgular yer almaktadır. Son bölümde ise sonuç, tartışma ve öneriler yer almaktadır. PCSE (Panel-Corrected Standard Errors) sabit etkiler regresyon modeli sonuçlarına göre toplam kaynakları içerisinde özkaynakları fazla olan işletmelerin kârlılık oranlarının pozitif yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Uzun vadeli yabancı kaynakların kârlılık üzerindeki etkisi istatistiksel açıdan anlamsız çıkmıştır. Yedeklerin kârlılık üzerindeki etkisi anlamlı çıkmıştır. Oto finansman kaynaklarını tercih eden işletmelerin kârlılık oranlarının negatif etkilendiği tespit edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda uzun vadede zarar eden işletmelerin Borsa İstanbul'dan çıktıkları sunulmuştur. Kâr eden işletmelerin yıllar itibariyle faaliyetlerinde devam ettiği görülmektedir. Bu durumun süreklilik varsayımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sermaye yapısı, Kârlılık, Süreklilik, Finansal Yönetim, Panel Nedensellik Analizi
Kuruluş aşamasında girişimcilik türlerinde sermaye önceliklerinin belirlenmesine yönelik bir çalışma: Gaziantep ili örneği
Bireyler girişimcilik faaliyeti gösterecekleri sektörlerde işyeri kuruluş aşamasında sahip oldukları ya da kullanabilecekleri sermaye çeşitliliğini belirlemek durumundadırlar. Bu nedenle, araştırmada Gaziantep'te 2015 yılından 10.09.2018 tarihine kadar kurularak faaliyet gösteren girişimcilerin beşeri sermaye, sosyal sermaye, yapısal sermaye ve finansal sermayedeki kullanım düzeylerindeki farklılıklar incelenmiştir. Nicel araştırma kapsamında, Gaziantep Sanayi Odası ve Gaziantep Ticaret Odası'na kayıtlı olan 459 işletmenin girişimcisine anket uygulaması yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, kuruluş aşamasında sosyal sermaye ile finansal sermaye kullanım düzeylerinin girişimcilerin türlerine göre istatistiksel olarak farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Ticaret girişimcileri sanayi girişimcilerinden; hizmet girişimcileri de tarım ve sanayi girişimcilerinden sosyal sermayeyi fazla kullandıkları görülmüştür. Ticaret ve hizmet girişimcileri de sanayi girişimcilerine göre finansal sermayeyi fazla kullandıkları tespit edilmiştir. Çalışmada, girişimcilerin sermaye kullanım düzeylerinin sosyo/demografik ve işletme özelliklerindeki farklılıkları da tespit edilerek, girişimcilere ve araştırmacılara birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Sahiplik yapısı, sermaye yapısı ve finansal performans arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Borsa İstanbul'da bir araştırma
Bu çalışma; sahiplik yapısı, sermaye yapısı ve finansal performans etkileşimi hakkında deneysel kanıtlar sunan bir araştırmadır. Çalışmanın amacı söz konusu unsurlar arasındaki ilişkiler hakkında paydaşlara faydalı bilgiler sunmaktır. Amaç doğrultusunda sahiplik yapısının finansal performansa, sermaye yapısının finansal performansa ve sahiplik yapısının sermaye yapısına etkileri araştırılmıştır. Analizler, Borsa İstanbul imalat sanayi sektörünün 3 alt sektöründen seçilen 20'şer firmanın (toplam 60 firma) 2012-2017 dönemini (6 yıl) kapsamaktadır. Örnekleme dahil edilen 3 alt sektör: (1) Kimya, petrol kauçuk ve plastik ürünleri; (2) Metal eşya, makine ve gereç yapım; (3) Taş ve toprağa dayalı imalat sanayii sektörleridir. Panel veri analizi sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir: En büyük hissedar payı, net kar marjını ve piyasa performansını negatif yönde etkilemektedir. Yabancı sahiplik arttığında, finansal kaldıraç azaltmakta, ancak karlılık artmaktadır. Kurumsal hissedarların payının artışı ve ikinci, üçüncü büyük hissedarların paylarının en büyük hissedar payına kıyasla artışı; finansal kaldıracı ve firma performansını arttırmaktadır. Fiili dolaşımdaki sermaye payı artışı, finansal kaldıracı arttırmakta ancak finansal performansı azaltmaktadır. Öte yandan, finansal performans finansal kaldıraçtan negatif yönde etkilenmekte, finansal kaldıraçta aktif karlılıktan negatif yönde etkilenmektedir. Sonuçlar; borcun finansal performansa negatif etkisi açısından, vekalet ve sinyal teorileri ile çelişmektedir. Ancak sonuçlar; öncelikle içsel finansman sonra dışsal finansman tercihi açısından finansman hiyerarşisi teorisini; hakim hissedar dışındaki büyük hissedarların firma performansına olumlu katkıları açısından aktif izleme hipotezini ve genelde yönetici olan hakim hissedarların azınlık hissedarlardan hak istimlakı açısından yerini sağlamlaştırma hipotezini desteklemektedir.
The impacts of capital structure on firm's performance: Evidence from EAGLEs and NESTs emerging markets
Capital structure decisions are considered as one of the major financial management decisions of a company, which by proper and efficient adoption of that undoubtedly, a company can play a significant role in achieving its ultimate goal, which is to maximize the value of the company and increase the ownership value of its stockholders. Because it is argued that capital structure by influencing the cost of the capital can improve the operational performance of firms and increase their value. Given the importance of this topic, in this study, the impact of capital structure on the performance of manufacturing companies operating at the different levels of emerging markets in terms of share in global gross domestic product (GDP) growth has been investigated from 2010 to 2019. Therefore 5 Countries each China, India, Brazil, Indonesia, and Turkey are selected from the EAGLEs Emerging countries, which are situated at the top level of emerging markets in terms of share in global GDP, and 5 other countries each Poland, Thailand, Sri Lanka, Saudi Arabia, and Chile are selected from the NEST emerging markets which are situated at the bottom level of emerging markets. The empirical results obtained from this study show that, except for some insignificant positive and negative relationships for some countries, In general leverage (Debts/Assets) has a negative significant relationship with the performance of manufacturing companies in each of EAGLEs and NESTs emerging countries. This means that by increasing the share of debt in the capital structure of companies in the above sample emerging countries, their operational performance decreases. Keywords: Capital structure, financial leverage, firm's performance, emerging market.
The effects of board structure characteristics on capital structure: An application on companies registered to Borsa Istanbul
The study aims to examine the board structure effects on the decisions of capital structure for publicly listed manufacturing companies in Turkey. The prior studies in Turkey mainly focused on the relationships between the attributes, structure, and diversity of the board of directors and firms' financial performances. Little has been done on the association between board structure characteristics and financing decisions. For this reason, examining the links between corporate governance features and companies' financing decisions is of great importance as it will contribute to the extant corporate governance and financing decisions literature. The necessary research data were collected from companies' annual financial, operational, and corporate governance compliance reports from 2011 to 2019. The board structure data was hand collected from firms' operational reports, Public Disclosure Platform (KAP) database and the respective companies' websites. Accounting and financial variables were also collected from Finnet, Borsa Istanbul's licensed data disseminator. The collected data were analyzed in two stages; in the preliminary stage, descriptive analysis and econometric analysis techniques were carried out in the second stage. Due to the behavior of the data, this study has employed a panel econometric regression model. Consequently, appropriate tests were carried out to select the most suitable model of the study. According to the Hausman specification test, the Fixed Effects model is preferred to test the research hypotheses. Moreover, the FE model is selected to overcome the concern of omitted variables bias. The finding reveals that board independence has a significant positive effect on the leverage ratio of listed companies in Turkey. Boards with more independent directors encourage more debt financing in companies' capital structure because company managers face intense scrutiny and are therefore pushed to employ more leverage in the company's capital structure. The board meetings frequency is negatively and significantly influences the firm capital structure decision. Thus, it has been confirmed that Turkish companies, which frequently hold board meetings, will reduce their external debt financing. Conversely, top management compensation is significantly affects the capital structure decisions of Turkish companies. The study found that gender diversity on the boards has insignificant effects on the capital structure choices of Turkish listed companies. The control variables' results primarily follow the prominent capital structure theory, called the pecking order theory. Keywords: Board structure, Capital structure, Corporate governance, Panel data, Turkey
Hisse senetleri Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerde kaldıraç döngüselliğinin incelenmesi
Genel piyasa koşulları şirketlerin sermaye yapılarını etkileyen önemli bir faktördür. Genel ekonomik durum iyiyse şirketler daha fazla yabancı kaynak elde edebilir. Böylece kaldıraç oranları da artar. Diğer yandan piyasa koşullarının kötüye gittiği dönemlerde yabancı kaynak bulmak zorlaşır. Şirketler daha kısıtlı oranda yabancı kaynak elde eder ve daha fazla özsermaye kullanımına yönelir. Semaye yapısı içerisinde özsermayenin artışıyla birlikte kaldıraç oranı düşer. Dolayısıyla kaldıraç oranı ve piyasanın döngüsel olduğu söylenebilir. Araştırmanın amacı 2006-2020 yılları arasında hisse senetleri Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin kaldıraç yapılarının döngüsel olup olmadığının analiz edilmesidir. Araştırmayı kapsayan yılların belirlenmesinin nedeni 31.12.2005 tarihinde Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak muhasebe standartlarının değişmesidir. Araştırmada banka ve banka dışı şirketlerin toplam varlıkları ile finansal kaldıraç oranları hesaplanarak sermaye yapısı kararlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmaya 2006-2020 yılları arasında hisse senetleri Borsa İstanbul'da işlem gören ve verilerine eksiksiz ulaşılabilen 159 şirket dahil edilmiştir. Bu şirketlerin 8'ini bankalar ve 151'ini banka dışı şirketler oluşturmaktadır. Araştırma sonucuna göre bankaların kaldıraç oranlarının döngüselliği tespit edilmiştir. Ancak banka dışı şirketlerde döngüsellik belirlenememiştir. Buna göre banka dışı şirketlerin toplam varlıklarının artış veya azalışı sırasında kaldıraçlarında değişim olmamıştır.
Türkiye'de firmaların sermaye yapısı: Belirleyici etmenler ve gelişim
Bu çalışma, Türkiye'de imalat sanayinde faaliyet gösteren halka açık firmaların sermaye yapılarını etkileyen faktörler ile bu firmaların sermaye yapılarına ilişkin kararları almalarındaki davranışlarını, literatürde yapılmış çokça araştırmanın ışığında ortaya koymayı amaçlamıştır.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sermaye yapısı kavramı ve sermaye yapısı unsurları ele alınmış, ikinci bölümde sermaye yapısı kuramları ile literatürde yaygın olarak kullanılan sermaye yapısına etki eden faktörler kapsamlı bir incelemeye tabi tutulmuştur. Üçüncü bölümde ise, söz konusu firmalara ilişkin net sabit varlıklar, büyüklük, borç dışı vergi kalkanı, kârlılık ve büyüme fırsatları etmenlerinin sermaye yapıları ile ilişkileri istatistiki yöntemlerle analiz edilmiştir.Firmaların sermaye yapılarını etkileyen faktörlerden, net sabit varlıklar, kârlılık ve büyüme fırsatları ile sermaye yapıları arasında güçlü ve anlamlı sonuçlar söz konusu iken, firma büyüklüğü ile borç dışı vergi kalkanı etmenlerine ilişkin güçlü ancak yalnızca iktisadi açıdan anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır.
Değere dayalı finansal performans ölçütlerinin sermaye yapısı ile ilişkilendirilmesi ve İMKB'de bir uygulama
İşletmeler iş yaşamının değişen dinamikleri ve ekonominin gittikçe karmaşıklaşan yapısı içinde, her geçen gün artarak daha da zorlu hale gelen rekabet koşulları ile mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar.Rakiplerin nicelik ve nitelik olarak artması, değişen ve gelişen tüketici beklentileri, üstlenilen sosyal sorumluluklar, çevreci yaklaşımların baskısı, yatırımcı beklentileri, v.b. olgular, işletme kaynaklarının etkin ve doğru biçimde kullanımını günümüz şartlarında bir zorunluluk haline getirmiştir.Yirminci yüzyılda finansal amaç olarak ortaya konan ?işletme piyasa değerinin ençoklanması?, günümüzde kâr amacı güden ve kâr amacı gütmeyen işletmeler için performansın doğru, kesin, anlamlı biçimde ölçümünü gerekli kılmaktadır.İşletme performansının ölçümü ve karar süreçlerine dahil edilmesi, geleneksel yöntemler olarak isimlendirilen ve muhasebe verileri ile finansal tabloları temel alan yaklaşımlarla çözümlenmesi oldukça güçtür.Anılan nedenlerden ötürü, geleneksel yöntemler önemini yitirmemekle birlikte, performans ölçümünde ağırlığını kaybetmektedir. Sadece işletmeye ve performansına odaklanan geleneksel yaklaşım yerine, piyasayı, sermayenin yarattığı katma değeri ve hissedar beklentilerini de dikkate alan, değer temelli performans ölçüm yöntemleri bu boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.Bu çalışmada Ekonomik Katma DeğerTM, Piyasa Katma DeğeriTM, Nakit Katma Değeri, Yatırılan Sermayenin Getirisi olarak adlandırılabilecek ?Değer Temelli Finansal Performans Ölçüm Yöntemleri? ağırlıklı olarak ele alınmaya çalışılmıştır.Değer temelli finansal performans ölçüm yöntemleri ile işletmenin sermaye yapısı arasında ilişki kurularak, işletme performansına etkileri İMKB'de yer alan şirketler üzerinde incelenmeye çalışılmıştır.Her yöntemin olduğu gibi değer temelli finansal performans ölçüm yöntemlerinin de yetersiz yönleri bulunmaktadır. Çalışmada bu yetersizliklerin belirlenmesi ve giderilmesine yönelik önerilere de yer verilecektir.
Firma değeri ile sermaye yapısının ilişkisinin matematiksel modellerle incelenmesi
Firma değeri, hisse senedi piyasasında yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için yatırım sürecine, firma sahipleri ve finans kuruluşları için finansman sürecine yön veren önemli bir ölçüdür. Bu sebeple firma değeri, pek çok araştırmacının üzerinde çalıştığı bir alan olmuştur. Bu çalışmada firma değeri ile firmanın kaynak yapısı ilişkilendirilmiştir. Firma değerini belirleyen faktörler olarak, kaynak yapısı kalemlerine yer verilmiş, modeller bu doğrultuda oluşturulmuştur. Çalışmada Türkiye İMKB Sınai Endeksi'ne kayıtlı firmaların 2004-2008 yıllarına ait verileri kullanılmıştır. Kullanılan veriler İMKB'nin web sitesinden elde edilmiştir. Analiz yöntemi olarak belirsizlik durumlarında ve öngörüde sıklıkla kullanılan Adaptif Ağ Temelli Bulanık Mantık Çıkarım Sistemi(ANFIS) ve Yapay Sinir Ağları modelleri kullanılmıştır. Geliştirilen modellerle, firmaların değerlerinin 1 yıl önceden tahmin edilebilmesi amaçlanmıştır. Sektör bazında ve sektör ayrımına gidilmeden yapılan analizlerde kurulan modeller neticesinde ANFIS'in firma değeri öngörüsünde başarılı sonuçlar verdiği, YSA ile kurulan modellerin ise yüksek hata payları ile istenilen sonucu vermediği görülmüştür. Sonuç olarak, firmanın (t+1) dönemindeki piyasa değeri çok küçük hata payları ile tahmin edilmiştir. ANFIS ve YSA modellerinin uygulanmasında MATLAB programından faydalanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yapay sinir ağları, ANFIS, Firma değeri,Kaynak yapısı.
İşletmelerin sermaye yapıları ve firma değerleri arasındaki ilişki – BIST sınai endeksinde bir uygulama
Sermaye yapısı ile firma değeri arasındaki ilişkinin varlığı ve yönü, finans dünyasında en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Sermaye yapısı ile firma değeri arasındaki ilişki literatürde klasik yaklaşımlar (Net Gelir Yaklaşımı, Net Faaliyet Geliri Yaklaşımı, Geleneksel Yaklaşım ve Modigliani - Miller Yaklaşımı) ve modern yaklaşımlar (Vergi Yaklaşımı, İflas Maliyetleri Yaklaşımı, Temsilci Maliyetleri Yaklaşımı, Dengeleme Teorisi, Finansal Hiyerarşi Teorisi, Sinyal Teorisi ve Piyasa Zamanlama Teorisi) olarak ele alınmaktadır. Konuya ilişkin yapılan çalışmalarda genel olarak sermaye yapısı ile firma değeri arasında bir ilişki olduğu vurgulansa da kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Bu çalışmasının temel amacı, sermaye yapısı ile firma değeri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada 2010 – 2017 yılları arasında Borsa İstanbul (BIST XUSIN) Sınai Endeksinde faaliyet gösteren firmalar araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Araştırmaya konu firmalara ilişkin veriler Borsa İstanbul ve Kamu Aydınlatma Platformu resmi internet adreslerinden alınmış ve araştırmacılar tarafından analize hazır hale getirilmiştir. Sermaye yapısı ile firma değeri arasındaki ilişki panel veri analizi yöntemi ile test edilmiştir. Araştırmada "Sermaye yapısı ile firma değeri arasında ilişki vardır" hipotezi test edilmiştir. Çalışma sonucunda, firmaların sermaye yapılarında borç kullanmalarının firma değerini olumsuz etkilediği, özsermaye kullanmalarının ise firma değerini olumlu etkilediği tespit edilmiştir.