Muhasebe denetimi
73 theses under this subject heading
Muhasebe denetiminde kontrol riskinin hesaplanması ve bir uygulama
Türkiye'de işletmelerin muhasebe denetiminde, dünyada uygulanan standartlara erişmesi ve denetim kalitesinin artırılması Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından Uluslararası Denetim Standartları paralelinde yayımlanan Türkiye Bağımsız Denetim Standartları'nın uygulanması ile mümkün olmaktadır. Standartlardaki düzenlemelerin sağlıklı bir şekilde uygulanması ve güvenilir sonuçlar elde edilmesi işletmelerin kontrol riskinin tespiti ile yakından ilgilidir. Denetim işlemlerinde öncelikle denetlenen işletmedeki kontrol riskinin hesaplanması, denetçinin işini kolaylaştırmaktadır. Kontrol riski hesaplamaları, işletmelerdeki iç kontrol sisteminin varlığı ve bu sistemin etkin olarak işletilip işletilmediğinin ilgili denetim standartlarına uygun olarak araştırılmasını kapsamaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Türkiye Bağımsız Denetim Standartları kapsamında iç kontrol sistemi kuramsal olarak incelenmiş ve kontrol riski tespiti için yapılması gereken sorgulamalardan bahsedilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde anket, görüşme ve doküman inceleme metodu ile bir firmanın iç kontrol sistemi analiz edilerek kontrol riski tespit edilmiştir. Araştırmaya konu edilen firmaya, orta seviyede olan iç kontrol sisteminin iyileştirilmesi için, bağımsız denetim standartlarına uygun iç kontrol sisteminin kurulmasına ilişkin öneriler sunulmuştur.
Bağımsız denetim kalitesinin finansal performans üzerine etkisi: BİST-100 şirketleri üzerine bir araştırma
Gelişmiş ülkelerde yaşanan şirket muhasebe skandalları hem sosyal hem de ekonomik güven sorununun yaşanmasına neden olmuştur. Yaşanan gelişmeler bağımsız denetçi görüşlerinin manipülasyonlara açık olduğunu ve denetimde kalite faktörünün önemli olduğunu ortaya çıkartmıştır. Kaliteli bir bağımsız denetim ile finansal tabloların önemli hata veya yanlışlıklar içermediğine yönelik güvence oluşturması ile birlikte şirketlerin finansal performansına da olumlu katkılar sağlaması beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul (BİST) 100 Endeksinde yer alan şirketlerin bağımsız denetim kalitesi ile finansal performansları arasında bir ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunun için şirketlerin bağımsız denetim kalitesi literatürde sıklıkla kullanılan bağımsız denetim şirketlerinin büyüklüğü (Big 4) ve denetim görüşleri değişkenleri ile ölçülmüştür. Bağımlı değişken olan finansal performans aktif karlılık oranı, öz sermaye karlılık oranı ve Tobin Q oranı olmak üzere üç farklı değişken ile üç farklı model kurularak hesaplanmıştır. Modellerde ayrıca kontrol değişkeni olarak büyüklük ve kaldıraç oranı değişkenleri de kullanılmıştır. Çalışmada, 2012-2016 yılları arasında BİST-100'e kayıtlı, 96 şirkete ait 480 şirket/yıl verisi Panel Veri Analizi ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bağımsız denetim şirketlerinin büyüklüğü ile aktif karlılık oranı arasında istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca şirketlerin aktif karlılık oranı ile şirket büyüklüğü ve kaldıraç oranı arasında da istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunduğu tespit edilmiştir.
Dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde adli muhasebe: Bağımsız denetçiler üzerinde bir araştırma
Her geçen gün farklı yapı ve özelliğe bürünen teknoloji, işletmeleri dijital ortamla daha fazla etkileşim içinde bırakmıştır. İşletme verilerinin dijital ortam üzerinden yapılması, işletmelere zaman, maliyet tasarrufu gibi olumlu etkiler sağlarken olumsuz etki olarak ta yeni bir hile tekniğinin oluşmasına neden olmuştur. Bu teknik finansal hile olarak adlandırılmaktadır. Finansal hilenin gerçekleşmesinde 3M teorisinin ve yetkinlik faktörünün önemli rol oynadığı ve dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hile kontrolünde yeni bir mesleğin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Teknolojideki gelişmeler, işletmelerdeki sofistike durumlarının artmasına ve stratejik kararların daha anlamlı hale gelmesine neden olmuş ve bu nedenlerin çözümü için adli denetim raporlarının ve adli muhasebenin önem kazanmasına olanak sağlamıştır. Yapılan bu çalışmada adli muhasebecilerin öz beceri ve karakteristik özelliklerinin dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde etkili olup olmadığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla KGK'da şeffaflık raporu yayınlama yetkisi bulunan denetim şirketlerinin denetçileri üzerine anket uygulanmış, uygulanan anket sonucunda dijital ortamdaki hile kontrolünde, adli muhasebeci olarak değerlendirilen denetçilerdeki öz beceri ve karakteristik özelliklerin yurtdışındaki adli muhasebecilere yakın olduğu ancak dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hileler için adli muhasebe yazılımı bulunmadığı, finansal hile kontrolünde denetim yazılımları üzerinden işlemlerin gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca adli muhasebe mesleğinin Türkiye'de gelişme aşamasında olduğu, yeterli alt yapının sağlanamadığı ve adli muhasebenin iç kontrol, kaliteli finansal raporlamada da etkili olduğu araştırma verilerinde gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Adli muhasebe, adli denetim raporu, finansal hile, 3M teorisi, dijital ortam, yetkinlik unsuru,
Muhasebe denetiminin Türk hukuk sistemindeki yerinin incelenmesi (İcra İflas Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu açısından)
Muhasebe denetimi işletmelerin, mali tablolarının, mali durumuyla ilgili verilerin ve faaliyet sonuçlarının yasal düzenlemelere uygunluğunun denetlenmesidir. Bu kapsamda incelendiğinde muhasebe denetimi ve hukuk multidisipliner alanlardır. Bu alanların başlı başına birer çalışma alanı olduğu ve farklı anabilim dallarında çalışılması muhasebe denetimi ve hukuk disiplininin birbirinden nispeten soyutlanmasına neden olmuştur. Bu soyutlama neticesinde ortaya çıkan en büyük problem iyi bir hukukçunun mali denetim bilgisinin nispeten zayıf kalmasına, iyi bir mali denetimcinin ise hukuk bilgisinin nispeten zayıf kalmasına neden olmuştur. Doktora tezi kapsamında yapılan bu çalışmada muhasebe denetimi ve muhasebe denetiminin hukuki boyutu birlikte ele alınarak derinlemesine incelenmiştir. Çalışma neticesinde; Türk Ticaret Kanunu'na göre gerçekleştirilen muhasebe denetimi sürecinde denetlenen finansal tabloların Vergi Usul Kanunu'na göre işletme tarafından düzenlenen finansal tablolar olmadığı, bu tabloların yerine Kamu Gözetim Kurumu tarafından yayımlanmış olan muhasebe ve denetim standartları çerçevesinde hazırlanan finansal tabloların muhasebe denetiminde denetlenen tablolar olduğu, muhasebe ve finansal raporlama standartlarına göre hazırlanan finansal tablolar ticari kar (ticari bilanço) esasını benimserken Vergi Usul Kanunu'na göre hazırlanan tablolar ise mali kar (mali bilanço) esasını benimsediği, Türk Ticaret Kanunu'na göre gerçekleştirilmek istenen muhasebe denetimi Vergi Usul Kanunu kapsamında hazırlanan finansal tablolar üzerinden yapılamadığı için kanun koyucular tarafından işletmelerdeki finansal tabloların, defterlerin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu açısından uyumluluğun sağlanacağı çalışmaların yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Muhasebede hata ve hilelerin ortaya çıkartılması ve engellenmesinde iç kontrolün rolü: Kayseri OSB'de bir uygulama
Günümüzde küreselleşmenin artması ile birlikte ekonomik yapıda, teknolojik gelişmelerin ve buna bağlı olarak ticari işlem çeşitliliğinin artması muhasebe sisteminde ortaya çıkacak hata ve hileleri arttırmaktadır. Bu artış finansal tabloları analiz ederek karar verecek olan paydaşların kararlarında yanılmalarına sebep olacaktır. Son zamanlarda artan hileli işlemler teknolojinin de gelişmesi ile birlikte önüne geçilemez bir hal almaktadır. Hileli işlemler işletmeye maddi zarar vermekle kalmayıp işletmenin imajının sarsılmasına, işletmenin iflas etmesine ve paydaşların mağdur olmasına sebep olmaktadır. İşletmeler açısından hilelerin tespit edilmesi ve önlenmesi zordur. Dolayısıyla hile tespit edilene kadar işletmeler ağır darbeler alacaktır. Yaşanan bu olumsuzluklar iç kontrol sistemine duyulan ihtiyacı beraberinde getirmiştir. İşletmenin muhasebe sisteminde hata ve hilenin yaşanmaması için etkin bir iç kontrol sisteminin olması gerekir. İç kontrol sistemi işletmenin faaliyetlerinin aksamaması ve işletmenin belirlemiş olduğu hedeflere ulaşmak için işletmelerde bulunması gereken bir sistemdir. Etkin bir iç kontrol sistemi işletme varlıklarının korunması, varlıkların etkin ve verimli kullanılması ve finansal tablolara olan güveni sağlamaktadır. Muhasebede hata ve hilelerin engellenmesinde iç kontrolün rolü başlıklı bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak hata ve hile kavramlarına, hata ve hilenin yaygınlığı, hata ve hile türlerine değinilmiştir. İkinci bölümde kontrol ve iç kontrol kavramları, iç kontrolün amaçları, iç kontrolün türleri, iç kontrolle ilgili Türkiye ve dünyada yapılan yasal düzenlemeler ve hata ve hile ile ilgili Türkiye'de ve dünyada karşılaşılan skandallara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise muhasebede hata ve hilenin ortaya çıkartılması ve önlenmesinde iç kontrolün etkinliğini ölçmek için nicel veri toplama yöntemi olan anket yöntemi kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Hata, Hile, İç Kontrol, Organize Sanayi Bölgesi, Kayseri
Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının yaklaşımları: Gaziosmanpaşa ilçesinde bir araştırma
Bu çalışma, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının görüşlerine yer vermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi nicel veri analizine dayalı olarak tarama modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan muhasebe meslek mensuplarını oluşturmaktadır. İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde toplamda 645 muhasebe meslek mensubu bulunmaktadır. Örneklem anakütle içinden seçilmiş araştırmaya katılmaya gönüllü 251 meslek mensubundan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış ve kullanılan anket formu 2 bölümden oluşmuştur. İlk bölümde yazar tarafından literatür taraması yapılarak oluşturulan ve 8 çoktan seçmeli sorudan oluşan bölüm yer almaktadır. İkinci bölümde ise literatürde yer alan bir ölçek kullanılmış elde edilen veriler istatiksel açıdan analiz edilmiştir. Nicel veri analizini yapmak için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Veriler uygun kodlamalar yapılarak SPSS programına girildikten sonra demografik özelliklerin ve anket maddelerine ilişkin tanımlayıcı istatistikler için frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yapılan çalışma sonuçları çeşitli demografik değişkenler bazında incelenmiştir Vergi kayıp kaçaklarının mevzuattan, mali nedenlerden ve muhasebe uygulamalarından kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri etkilediği tespit edilmiştir. Yönetsel, ekonomik, psikolojik, sosyal nedenlerden kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini ise cinsiyet, mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri olmak üzere tüm değişkenlerin etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi Kaybı, Vergi Kaçağı, Muhasebe Meslek Mensupları
Bilgisayar destekli bağımsız muhasebe denetiminde güvenilirliği etkileyen faktörler: Türkiye'deki bağımsız denetçiler üzerine bir araştırma
Çağdaş işletmeler planlanmış hedeflerine ulaşmak için teknolojik olanaklardan en üst düzeyde yararlanmaktadırlar. Bir taraftan günlük faaliyetlerin yürütülmesi, diğer taraftan bu faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi ve finansal tabloların düzenlenmesi artık elektronik bilgi işlem ortamında gerçekleştirilmektedir. İşletme bakımından büyük önem taşıyan bu bilgilerin elektronik ortamda saklanması, denetimlerinin de elektronik ortamda yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Elektronik bilgi ortamının varlığı denetimin genel amacını ve kapsamını değiştirmemiş ise de denetim sürecinde, denetim tekniğinde, kanıtların toplanmasında ve en önemlisi olarak da denetim anlayışında değişimlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Bu değişimler, denetçilerin yeni duruma uyum sağlamalarını ve elektronik bilgi ortamlarında etkili bir denetim sürecinin nasıl yönetilebileceğini dikkate almalarını gerektirmiştir. Güvenilirliği son derece önemli olan bağımsız muhasebe denetiminin hangi faktörler tarafından etkilendiğinin bilinmesi ve denetçinin bu faktörler karşısındaki anlayış ve davranışlarının tespiti karar alma aşamasında yapılacak değerlendirmeler bakımından göz ardı edilemeyecek önemdedir. Ancak gelişme süreci nispeten yeni olan bilgisayar destekli muhasebe denetiminde güvenilirliği etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik özellikle Türkiye'de kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Literatürdeki bu eksikliğin giderilmesine katkı sağlamayı hedefleyen bu çalışmada, bilgisayar destekli bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörler ile bu faktörlerin geleneksel bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörlerden farklılıkları, bağımsız denetçilerin görüşlerine dayalı bir araştırma ile tespit edilmiştir. Literatürdeki mevcut teorik tartışmalar ve ankete dayalı araştırma sonuçları, geleneksel bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörler ile bilgisayar destekli bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörler arasında sayıları, kaynakları, önemlilik dereceleri ve çeşitleri itibariyle önemli farklılıkların bulunduğunu göstermektedir.
Muhasebe ve finans birimi çalışanlarının iç denetim ve bağımsız dış denetime bakış açıları (Gaziantep örneği)
Bu çalışma Gaziantep ilinde muhasebe ve finans alanlarında çalışanların iç denetim ve bağımsız dış denetime olan bakış açılarının değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda firmaların muhasebe ve finans departmanlarında çalışan 228 personel üzerinde 26 soruyu içeren anket formu uygulanmıştır. Yapılan anketlerden elde edilen bulgular SPSS v 24.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda ankete katılan bireylerin çoğunluğunun denetim faaliyetlerinin ortaya çıkan bir hata sonucu gerçekleştiğini düşünmektedir. Ayrıca katılımcıların dış denetim faaliyetlerine ise ön yargılı oldukları sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda hem iç denetim hem de dış denetim faaliyetlerinin iyi bir şekilde anlaşılması ve ön yargıların giderilmesi için denetim faaliyetleri hakkında eğitimler verilmesi önerilmektedir.
Türkiye'de üniversitelerde risk odaklı kalite uygulamalarının iç kontrol sisteminin etkinliği açısından değerlendirilmesi: Nitel bir araştırma
Bu araştırma, Türkiye'de üniversitelerde uygulanan risk odaklı kalite yönetimi uygulamalarının iç kontrol sistemlerinin etkinliği üzerindeki etkisini incelemektedir. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülen çalışmada, fenomenolojik desen benimsenmiş ve veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler tercih edilmiştir. Üniversitelerde iç kontrol ve kalite yönetim sistemlerinden sorumlu yöneticiler ve denetçilerle gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler tematik olarak sınıflandırılmıştır. Araştırma bulguları, risk odaklı kalite uygulamalarının iç kontrol süreçlerine önemli katkılar sağladığını göstermektedir. Çalışma kapsamında beş ana tema belirlenmiştir: kalite, iç kontrol ve risk odaklılık kavramları; mevcut uygulamaların değerlendirilmesi; iç kontrol sistemlerine etkiler; sürdürülebilirlik; entegrasyon sürecindeki zorluklar. Katılımcılar, uygulamaların iç kontrol sistemlerinin etkinliğini artırdığını ancak bürokratik engeller, kaynak yetersizliği ve çalışan motivasyonu gibi sorunlarla karşılaşıldığını belirtmiştir. Bu çalışma, üniversitelerde iç kontrol ve kalite yönetim sistemlerinin entegrasyonuna yönelik önemli bulgular sunmakta ve bu alandaki literatüre katkı sağlamaktadır. Elde edilen sonuçlar, iç kontrol sistemlerinin etkinliğini artırmaya yönelik politika ve uygulamaların geliştirilmesine ışık tutmaktadır.
Bağımsız denetim raporunun ilgililerine sağladığı fayda ve bunlar üzerindeki rolü
Dünya'da en genel kabul gören denetim, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve muhasebe standartlarına uygun olarak yapılan ve finansal tablo denetimini de içeren muhasebe denetimidir. Bağımsız dış denetim, şirketlerin finansal tablolarının doğruluk ve güvenilirliğini saptamak açısından son derece önemlidir. Avrupa Birliği bünyesinde yaşanan uyum ve genişleme süreci yanında, küresel muhasebe ve denetim standartlarına yöneliş ve yakınsama eğilimi, uluslararası muhasebe ve denetim standartları ile bağımsız denetimi daha da ön plana çıkarmıştır. Ayrıca, muhasebe ve denetim standartlarının hem küresel hem de sektörel (kamu ve özel) bazda uyumlaştırılması açısından önemli bir gelişmedir. Diğer yandan, bağımsız denetim raporu denetim sürecinin sonucudur ve denetçiyle mali tablolar kullanıcısı arasındaki iletişimin önemli bir aracıdır. Denetçi raporunun güvenilirliği ve faydası, içerdiği bilgilerin geçerliliği finansal tablo kullanıcıları tarafından karar alırken zaman zaman sorgulanmıştır. Diğer taraftan, bağımsız denetim raporunun faydası, denetim raporu kullanıcıları tarafından, karar verirken denetçinin görüşlerini faydalı ve önemli olarak dikkate almışlardır. Bu tez çalışmasının amacı, finansal tablo kullanıcıları açısından bağımsız denetimin önemi ve gerekliliği ile Türk Ticaret Kanunu'nun denetime getirdiği yeniliklerin ortaya konulmasıdır.
Yerel muhasebe uygulamaları ile TMS/TFRS yakınsama sürecinin yeminli mali müşavirler ve vergi denetim elemanlarının görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi: İzmir ilinde bir uygulama
Ülkemizdeki yerel muhasebe uygulamaları ile Türkiye Muhasebe ve Raporlama Standartları arasında bulunan uyum sorunlarının giderilebilmesinin yakınsama sürecinin başlaması ile çözülebileceği düşünülmektedir. Araştırmanın amacı vergi matrahının tespitine yönelik düzenlenen finansal raporların kontrol ve mali denetimini sağlayan vergi denetim elemanları ve yeminli mali müşavirlerin, yerel muhasebe uygulamaları ile standartlar arasındaki uyum sorunları hakkındaki bakış açılarının belirlenmesi, yerel muhasebe uygulamaları ile standartlar arasındaki farklılıklara neden olan faktörlerin tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin getirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, vergi denetim elamanları ve yeminli mali müşavirlere yönelik geliştirilen yeni bir ölçekle anket uygulanmış ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırma sorunsalı İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı ile gerçekleştirilen mülakatla da değerlendirilmiştir. Anket uygulamasının sonucunda, finansal bilgi sunma amacında ve hedef kitlesindeki farklılık, şeffaflık ve denetim farklılıkları ile değerleme ölçülerindeki farklılığın karşılaştırılabilirliğe etkisinin yerel muhasebe uygulamaları ile standartların yakınsamasını etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların yerel muhasebe uygulamaları ile TMS/TFRS'lerin uyumsuz olduğunu ve uyumlaştırılması gerektiğini düşünmelerinde yerel muhasebe mevzuatının TMS/TFRS'lere yakınsamasını etkileyen faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir. Yerel muhasebe mevzuatının TMS/TFRS'lere yakınsamasını etkileyen faktörlerin tümünde, katılımcıların öğrenim durumu ve vergi mevzuatındaki güncel gelişmeleri takip etme düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık olmadığı, ancak yaş ve mesleki unvan açısından anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Mülakat sonucunda üretilen finansal raporlardaki bilgilerin dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırılabilir olmasının önemi ortaya çıkmıştır. Bağımsız denetim için vergi temelli finansal tabloların standartlarla yakınlaştırılmasının gerekli olduğu vurgulanmıştır.
Faaliyet denetimi etkinliğinin ve departmanlar arası koordinasyonun firma performansı üzerine etkisi: Gaziantep halı firmaları üzerinde uygulama
Firmalar, sürekliliklerini sağlamak ve kar elde edebilmek amacıyla ile faaliyetlerini sürdürmektedirler. Faaliyetlerin genişlemesi ve büyümesi ile firmaların uyguladıkları politikaların başarısı, verimliliklerinin ölçülmesi ve yönetiminin etkinliğinin belirlenmesi gibi faktörlerin değerlendirilmesi de karmaşıklaşmaktadır. Günümüz ekonomik koşulları, teknolojide yaşanan hızlı değişimler, bilgiye avantajlı şekilde ulaşmanın oluşturacağı rekabet avantajı gibi etkenler nedeniyle piyasada var olabilmek için firmaların, ulusal sınırları aşarak uluslararası rekabet edebilme kapasitesine sahip olmaları gerekmektedir. Küresel çaptaki bu rekabette var olabilmek, bütün firma faaliyetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesiyle mümkündür. Firma bu etkinliği ve verimliliği elde etmek için kendi bünyesinde bir birim oluşturarak ya da dışarıdan profesyonel destek alarak sağlama yoluna başvurması gerekmektedir. Konusunda uzman kişilerden destek alınması ile firma içinde kontrol mekanizmaları devreye girerek personelin ve yönetimin daha dikkatli çalışıp, verimliliği ve etkinliği arttırabilmesini sağlamaktadır. Kontrol ve denetim mekanizmalarının firmanın bütününü kapsaması, danışmanlık hizmeti vermesiyle etkinliğin ve verimliliğin elde edilmesinde en etkili yollardan biri faaliyet denetimine başvurmaktır. Bu kavram 1960'lı yıllarda ortaya atılmış, son dönemlerdeki ekonomik krizler sonucunda işletmelerde denetimin önemli hale gelmesi ile günümüzde büyük önem kazanmıştır. Faaliyet denetimi, bütün işletme faaliyetlerinin ekonomiklik, etkinlik ve etkenlik mantığıyla değerlendirilmesi olarak tanımlanabilmektedir. Bu denetim sonucunda bilgilerin iletildiği yönetim tarafından işletmenin verimliliği artırılarak rekabet edilebilirliği geliştirilebilmektedir. Faaliyet denetimi, işletme faaliyetlerinin belirlenmesi, bu faaliyetlerdeki gelişmelerle ilgili fırsatların belirlenmesi ve faaliyetlerle ilgili gelecek dönemle ilgili öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Faaliyet denetimin bu özelliğinden hareketle araştırmada, faaliyet denetiminin etkinliğinin ve departmanlar arası koordinasyonun firma performansı üzerinde etkisinin olup olmadığı tespiti amaçlanmaktadır. Bir diğer amaç ise, firma özellikleri olarak kabul edilen faaliyet denetimi yapıp yapmadığı, iç denetim yapıp yapmadığı, dış denetim yapıp yapmadığı, departmanlara ayrılıp ayrılmadığı ve firma faaliyetlerinin uygulanma düzeyi gibi özelliklerin, faaliyet denetimi etkinliği ve departmanlar arası koordinasyon ile firma performansı arasında düzenleyici rolünün olup olmadğını incelemektir. Ayrıca firmanın demografik özellikleri ile firma performansı arasındaki ilişki farklılık olup olmadığı da araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, faaliyet denetimi ve departmanlar arası koordinasyon ile firma performansı arasında doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca faaliyet denetimi etkinliği ile firma performansı arasında, faaliyet denetimi yaptırılmasının, departmanlara ayrışmanın ve faaliyetlerin uygulanma düzeyinin bu ilişkiler üzerinde düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Departmanlar arası koordinasyon ile firma performansı arasında ise dış denetim yaptırılması hipotezi haricinde diğer değişkenlerin düzenleyici rolü olduğu desteklenmektedir. Ek olarak firma performansının firmanın demografik özelliklerine göre farklılık gösterdiği gözlenmektedir. Anahtar kelimeler: Faaliyet Denetimi, Denetim, Departmanlar Arası Koordinasyon, Firma Performansı, Verimlilik
Tekstil işletmelerinde muhasebe organizasyonu ve denetimi: Gaziantep sanayi işletmesinde bir uygulama
İşletmelerin etkin bir şekilde yönetilmesi iyi bir organizasyon modelinin kurulmasına bağlıdır. Organizasyonların kendilerinden beklenen performansı gösterebilmesi için güvenilir, sağlıklı ve objektif belge ve bilgilerin kullanılması, yorumlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu bilgelerin önemli bir kısmı mali nitelik taşımakta ve muhasebe faaliyetleri sonucu elde edilmektedir. Muhasebenin önemi işlerin yürütülmesinde ve kararların verilmesinde yönetime gereksinim duyduğu bilgi ve belgeleri sunmasından ileri gelir. Muhasebe faaliyetleri sonucu elde edilecek bilgilerin doğruluk derecesi ancak iyi organize edilmiş bir muhasebe bölümü ile olanaklıdır. Muhasebenin fonksiyonunu yerine getirebilmesi için gerekli nesnel ortamı oluşturan muhasebe organizasyonu, işletmenin diğer bölümleri arasında ilişki kurarak bu bölümlerin denetlenmesine ve kontrol edilmesine olanak sağlar. Etkili bir muhasebe organizasyon yapısının oluşturulması için muhasebede kullanılacak belge ve defter sistemi, çalışan personelin organizasyonu, hesapların organizasyonu ve rapor sistemi öne çıkmaktadır. İşletmelerde oluşturulacak muhasebe organizasyonunun yapısı işletmenin özelliğine, faaliyet türüne, büyüklüğüne ve daha bir çok unsura göre değişiklik gösterir. Üretim işletmelerinde oluşturulacak muhasebe bölümü işletmenin performansını etkileyen önemli unsurların başmda gelmektedir. Tekstil sektörü ülkemizde üretim sektörü içinde çok önemli bir yere sahiptir. Tekstil sektöründe faaliyette bulunan işletmelerin rekabetçi bir piyasa içinde yarışabilmesi için standartlara uygun bir şekilde yönetilmesi ve sağlıklı bir muhasebe bölümünün oluşturulması son derece önemlidir.
Dış denetçilerin etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılığı ve bunun denetim kalitesi üzerindeki etkisi: Libya örneği
Bu tezin amacı, Libya bankalarındaki denetçilerin etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılığının, denetim kalitesi üzerinde etkisinin olup/olmadığının belirlenmesidir. Çalışmanın bir diğer amacı da denetçilerin etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılığının ve denetim kalitesine yönelik algılarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermedini tespit etmektir. Araştırmada, anket yöntemi kullanılarak kolayda örnekleme yöntemi ile 148 denetçi ile yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler neticesinde etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılık faktörilerinden nesnellik bağımsızlık ve gizlilik ile mesleki davranış faktörlerinin denetim kalitesi üzerine etkisinin olduğu, dürüstlük ve tarafsızlık ve mesleki yeterlilik ve gerekli özen faktörlerinin ise denetim kalitesi üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Muhasebe meslek mensuplarının bağımsız denetim ve denetimde kalite anlayışının incelenmesi: TRB1 bölgesinde bir araştırma
Gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelerde bağımsız denetim giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. İşletmelerin büyüyüp gelişmeleriyle beraber muhasebe sistemleri daha da karmaşık hale gelmekte, muhasebe işlemleri de giderek zorlaşmaktadır. İşletmeyle ilgili karar vericilerin, bu karmaşıklaşmış sistem içerisinde karar vermeleri güçleşmektedir. Dolayısıyla işletme yöneticilerinin doğru ve güvenilir karar verebilmeleri için işletmenin finansal tablolarından elde edilen bilgilerin gerçeği yansıtması gerekmektedir. Mali tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ancak yapılacak denetimle ortaya çıkarılabilmektedir. Denetim faaliyetini yerine getirecek meslek mensuplarının (SM, SMMM, YMM) mesleki tecrübesi, bilgisi ve diğer özellikleri büyük önem arz etmektedir. Yapılacak olan denetimin kaliteli ve güvenilir olması, bağımsız denetçinin denetim riskini en düşük seviyeye indirmesiyle mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada, meslek mensuplarının (SM, SMMM, YMM) mesleki yeterliliğiyle bağımsız denetimin kalitesi arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla, TRB1 bölgesinde (Elazığ-Malatya-Tunceli-Bingöl) faaliyet gösteren meslek mensuplarına yüz yüze görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerinin test edilmesinde korelasyon analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Muhasebe, İç Kontrol Sistemi, Bağımsız Denetçi, Kalite
Muhasebe meslek mensuplarının bağımsız denetim alanındaki güncel gelişmelere bakış açıları: Elazığ ili örneği
İşletmeleri giderek büyümesi ile bağımsız denetlemenin giderek artan önemi özellikle gelişmiş veya gelişmekte olan bütün ülkelerde daha fazla değer kazanmaktadır. Muhasebe sistemlerinin karmaşık hale gelmesi ve muhasebe işlemlerinin giderek zorlaşması işletmelerin giderek büyümesi üzerinde bir etki oluşturmaktadır. İşletmelere ilişkin karar vericilerin, bu karışık sistem çerçevesinde karar verebilmelerini daha da güçleştirmektedir. Bu sebepten ötürü işletme yöneticilerinin doğru ve güvenilir bir karar verebilmeleri için işletmenin mali tablolarının vermiş olduğu verilerin gerçeği yansıtması gerekmektedir. Yararlanılan mali tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ise yapılacak denetimle mümkündür. Denetlenme faaliyetlerini yerine getirecek meslek mensuplarının (SM, SMMM, YMM) mesleki tecrübesi, bilgisi ve diğer özellikleri büyük önem arz etmektedir. Yapılacak olan denetlemenin kaliteli ve güvenilir olması, bağımsız denetleyicinin denetleme risklerini en alt seviyeye düşürülmesiyle gerçekleşebilmektedir. Bu çalışmada öncelikle literatür incelemesi yapılarak muhase¬be meslek mensuplarının denetime bakış açılarını ölçmek ve muhasebe meslek mensuplarının bağımsız denetim hak¬kındaki bilgileri-görüşleri, denetim faaliyetlerine hazır olup olmadıkları ile bağımsız denetimin faydalı olup olmayacağı yönündeki sorulara cevap bulunmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada, bağımsız denetim alanındaki değişikliklerle meslek mensuplarının bakış açılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amacın gerçekleştirilmesi adına sistemin tarihçesi, gelişimi, işleyiş biçimi ve mevzuatı incelenmiştir. Bu amaçla, Elazığ ilinde görev yapan 250 (bağımlı ve bağımsız tespit edilerek meslek mensuplarından) ancak 155 kişiye ulaşılmış ve yüz yüze anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Ayrıca verileri tespit etmek amacıyla değişkenler arasında t testi ve Tek yönlü (One way) Anova testi yapılarak sonuçlar yorumlanmıştır. Demografik değişken (cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mezun olunan bölüm, meslekte çalışma yılı ve meslekte çalışma durumu) ile hipotezler arasında belirli bir anlamlılık olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Muhasebe, Muhasebe Meslek Mensupları ve Bağımsız Denetçi
Accounting education: A comparative analysis of offering bachelors degree in Turkey and Iraq
Accounting is a very strong pillar for modern business as it keeps track of transactions and cash flow. Without accounting, businesses will be running less efficiently and thus bankruptcy and total collapse will be the fate of these businesses. The role accounting plays is augmented by auditing in business and governance. On the other hand, stock exchange markets also have a role in developing the accounting system. The international standards in accounting are prepared following the developments in stock markets. The tax income for the governments also depends on a true and strong accounting system. This two help to check internal and external financial misappropriation and reduce the rate of corruption. The general objective of this study was to compare and assess the effectiveness of accounting education based on the popular models used in Turkey and Iraq. By studying the difference in models of accounting and auditing, and their effectiveness in improving the accounts of businesses whilst reducing misappropriations, recommendations were made forthwith. A literature review was chiefly used in this research followed by some inquiry. This study thus takes us back in space and time, explaining the motivating factors to the choice of modern accounting and auditing systems, it stipulates the tenets of international accounting institutions and juxtaposes that with the instructional methods and teaching technologies for accounting and auditing in Turkey and Iraq. It is recommended that further studies using quantitative data should be carried on and the introduction of the use of accounting and auditing technologies be introduced in the educational system in Iraq.
Muhasebe denetiminde iç kontrol ve iç denetimin önemi: Antalya ilinde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde bir uygulama
Son yıllarda hızla büyüyen işletmelerin artan rekabet ortamlarında kendilerine yer bulabilmeleri ve hedeflenen ölçüde faaliyetlerini sürdürebilmeleri, işletme varlık ve kaynaklarından maksimum ölçüde faydalanabilmeleri için işletme faaliyetlerinin ve yönetim faaliyetlerinin muhasebe denetimi ile denetlenerek desteklenmesi gerekmektedir. Muhasebe denetiminde de verimliliği en yüksek seviyeye ulaştırmak için de iç kontrol ve iç denetimin yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada Antalya Organize Sanayi Bölgesinde (AOSB) bulunan işletmelerin muhasebe denetiminde iç kontrol ve iç denetimin öneminin işletme yönetimi tarafından nasıl değerlendirildiği araştırılmaktadır. Çalışma için ihtiyaç duyulan veriler, Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nden temin edilmiştir. AOSB' de bulunan 163 faal işletmenin 118 tanesi ile birebir görüşme yapılarak anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket çalışmasına katılan işletmelerin yanıtları, araştırmanın amacı, kapsamı, yöntemi, hipotezleri, örneklemi, verilerin analizi ve araştırmanın sınırlılıkları açıklanarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.
Türkiye'nin uluslararası finansal raporlama standartlarına geçiş sürecinin bağımsız denetçiler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, denetim firmalarında yardımcı denetçi, denetçi, kıdemli denetçi, baş denetçi ve sorumlu ortak baş denetçi unvanları ile çalışmakta olan personelin UFRS karşısındaki durumlarının tespit edilmesidir. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için, Ankara ve İstanbul'da bulunan 57 adet denetim şirketine ulaşılarak ilgili kişilere, literatürde geliştirilmiş bulunan ölçeklere dayanarak hazırlanmış bir anket formu yöneltilmiştir. Değerlendirmeye alınan 112 adet anket formu SPSS 16 paket programı aracılığıyla faktör analizine tabi tutulmuştur. Sonuç olarak katılımcıların, UFRS ile ilgili yayımları, standartlar üzerinde yapılan değişiklikleri ve yorumları takip ederek, UFRS hakkında yeterli bilgi düzeyine ulaştıkları saptanmıştır. Ayrıca, uygulamaya geçmek için verilen ön sürenin yeterli olduğu, ancak UFRS'ye geçişte işletmelerin başarılı olamayacakları; çünkü işletmelerin UFRS hakkında yeterli bilgi düzeyine sahip olmadıkları sonuçlarına da ulaşılmıştır.
Adli muhasebe kapsamında hilelerin incelenmesi üzerine bir araştırma
Yeni yöntemlerle işlenen ekonomik suçların ve ortaya çıkan anlaşmazlıkların artmasıyla birlikte, özellikle hile ve yolsuzlukların önlenmesinde önemli bir role sahip olan adli muhasebe' ye duyulan ihtiyaç artmaktadır. Adli muhasebe, hukuk ve muhasebe bilimleri arasında bir köprü görevi görerek daha çok mali nitelikli işlemlerde yaşanan hile ve yolsuzlukların belirlenmesi ve önlenmesine ilişkin başlatılan yargı sürecinde etkin bir rol üstlenmektedir. Geleneksel muhasebeden farklı olarak sadece rakamları değil, rakamların ötesini de irdeleyerek muhasebe hilelerini öngörme temeline dayanan adli muhasebecilik mesleği, muhasebe teori ve uygulamalarının yanında denetim, hukuk, istatistik, kriminoloji, psikoloji gibi birçok disiplini bünyesinde barındıran geniş kapsamlı bir uzmanlık alanıdır. Bu çalışmada adli muhasebe kapsamında hilelerin incelenmesi üzerinde durulmuştur. Bu doğrultuda çalışmada hâkim ve avukatlar, serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler ile akademisyenlere yönelik anket yapılmıştır. Anket verilerinin analizinde SPSS 24 paket programı kullanılmış, frekans, t testi, anova ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre, muhasebe hilelerinin önlenmesinde Türkiye'de adli muhasebe mesleğine önemli düzeyde ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca adli muhasebe için gerekli altyapı ve eğitim olanaklarının istenilen yeterlilikte olmadığı ve mesleğin gelişimi için yasal anlamda düzenlemelerin yapılması sonucuna ulaşılmıştır.
Kamu iktisadi teşebbüslerinde Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu`nca yapılan muhasebe denetiminin uluslararası denetim standartlarına göre değerlendirilmesi
171 ÖZET YILMAZ, Hikmet, Kamu iktisadi Teşebbüslerinde Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nca Yapılan Muhasebe Denetiminin Uluslararası Denetim Standartlarına Göre Değerlendirmesi, Master Tezi, Danışman: Yrd.Doç.Dr. C.Yiğit Özbek, v+171s. Genel bir çerçeve oluşturmak için öncelikle genel anlamıyla denetim ve bu işi yürüten denetçi kavramları açıklanmıştır. Buradan hareket ile muhasebe denetimi üzerinde durulmuş ve bu kavram açıklanmıştır. Muhasebe denetiminin gelişimi, türleri, yöntemleri ve muhasebe denetiminin gerekliliği ile yararları ortaya konmuştur. Ayrıca uluslar arası denetim standartlarına göre muhasebe denetimi ve denetçi kavramları açıklanmak suretiyle bu çalışmanın konusuyla ilgili temel kavram ve konular açıklanmıştır. Genel kabul görmüş uluslararası denetim standartları gruplandırılarak incelenmiştir. Bu standartlar Yüksek Denetleme Kurulu'nun denetim standartlarının değerlendirilmesinde ölçü olarak kullanılmak üzere ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) tarafından yayınlanan denetim standartları ve bunlara ilişkin ayrıntılı açıklamalar (denetim yönergeleri) esas kaynak olarak alınmıştır. Türkiye'de muhasebe denetiminin gelişimi, kapsamı, dayanakları ile bu denetimin yapıldığı alan ve denetimi yapan kişi ve kurumlar hakkında çok özet bilgi verilerek, muhasebe denetiminin ülkedeki durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yüksek Denetleme Kurulu'nca kamu iktisadi teşebbüslerinde yapılmakta olan muhasebe denetimi üzerinde durularak, bu denetimde uygulanmakta olan Yüksek Denetleme Kurulu denetim standartları ayrıntılı olarak ortaya konmuştur. Yüksek Denetleme Kurulu'nun Kamu iktisadi teşebbüslerindeki denetiminde uygulamakta olduğu denetim standartlarının, uluslararası denetim standartları ile karşılaştırması sonucu, arada önemli farklılıkların bulunmadığı, tespit edilen farklılıkların esas itibarıyla Yüksek Denetleme Kurulu'nun bir kamu denetim organı olmasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Denetim standartları arasındaki farklılıklar giderilip, Yüksek Denetleme Kurulu'nun denetim standart ve uygulamalarının uluslararası denetim standartları ile uyumunun tam olarak sağlanmasıyla, Türkiye'de yapılan muhasebe denetiminin daha da geliştirilmesinin imkan dahilinde olduğu ortaya çıkmıştır.
İnşaat işletmelerinde muhasebe denetimi ve uygun denetim teknikleri
İnşaat sektörü kendisine girdi sağlayan diğer sektörlerle birlikte Gayri Safi Milli Hasıla (G.S.M.H.) içindeki %33 lük katkısıyla ekonominin itici bir gücü ve %6 direkt katkı sağladığı istihdam açısından da önemli bir sektördür. İnşaat işletmelerinin bağımsız dış denetimi ihtiyacının farkedilmesi oldukça yeni bir konudur. İnşaat işletmeleri yakın bir geçmişe kadar mali tablolarının bağımsız denetimden geçmesine gerek görmemişlerdir. Ancak, uluslararası boyutta iş alabilecek hacime ulaşmalarıyla birlikte ihtiyaç duymaya başlamışlardır. İnşaat taahhüt işletmelerinde mali tabloların bağımsız dış denetimi, sektörün özelliklerinden kaynaklanan çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır. Bundan dolayı denetimin içinde barındırdığı yapısal ve işletme riski, denetim sonuçlarının güvenilirliği üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Yapısal risk düzeyinin en az düzeye indirilmesi, işletmelerde etkin bir iç kontrol sisteminin bulunmasına bağlıdır. Ancak sistemin varlığının, sektörün özelliklerinden kaynaklanan işletme riskinin azaltılmasına önemli bir etkisi olmayacaktır. Söz konusu riskin tamamen ortadan kaldırılamasa dahi, kabul edilebilir bir seviyeye indirilmesi gerekir. Bu noktada yapılması gereken öncelikle sektörün özelliklerine uygun denetim (risk) alanlarının ve bu alanlara uygulanabilecek uygun denetim tekniklerinin tespit edilmesidir. Böylelikle yüksek derecede risk taşıyan denetim alanlarında güvenilir bir denetim görüşüne ulaşılabilmesi ve beklenen faydaların gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Bu bağlamda tez, inşaat işletmelerinde yüksek risk barındıran denetim alanlarını tespit ederek, bu alanlara uygun denetim tekniklerinin uygulanma şekli konusunda yararlı olmayı amaçlamıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilk olarak inşaat taahhüt işletmeleriyle ilgili genel kavramların tanımı yapılacaktır. Daha sonra ise, gelirin doğuşu ve tanınmasıyla ilgili ulusal ve uluslararası yaklaşım ve yöntemler ile ilgili olan özel mevzuat hakkında bilgiler verilecektir. İkinci bölümde, denetim kavramı ve iç kontrol sistemi ile ilgili tanımlar yapıldıktan sonra, inşaat taahhüt işletmelerine özgü iç kontrol sisteminin unsurlarından bahsedilecektir. Son bölümde ise tezin asıl konusunu oluşturan denetim (risk) alanları hakkında genel açıklamalar yapıldıktan sonra, inşaat taahhüt işletmelerinde özellik taşıyanlar hakkında ayrıntıya inilecektir. Bu noktada örnek olarak ele alınan işletmede tespit edilen durumlar ve uygulama örnekleri ile konunun daha anlaşılır hale getirilmesine çalışılacaktır.
Uluslararası denetim standartlarının Türkiye uygulamaları açısından incelenmesi ve değerlendirilmesi
Türkiye Denetim Standartları'nın oluşturulmasına katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmış olan ve "Uluslararası Denetim Standartlarının Türkiye Uygulamaları Açısından İncelenmesi ve Değerlendirilmesi" başlığını taşıyan bu çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, denetim kavramının çerçevesi belirlenmeye çalışılmıştır. Temel kavramlar başlığını taşıyan bu bölümde, denetimin tanımından başlanarak, tarihi gelişimi içerisinde oluşan denetim ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. İkinci bölümde, 3568 Sayılı Kanun hükümlerine ülkemizdeki denetim uygulamaları incelenmiştir. 3568 Sayılı Kanuna göre yapılan denetimler daha çok uygunluk denetimi olduğu için, bu bölümde özellikle yeminli mali müşavirlere verilen tasdik görevlerine ağırlık verilmiştir. Ayrıca 3568 Sayılı Kanunun denetim standartları açısından ne gibi katkıları olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, 2499 Sayılı Kanun hükümlerine göre ülkemizdeki bağımsız denetim uygulamaları incelenmiştir. Ülkemizde bağımsız dış denetimin ana çerçevesini çizen bu kanun hükümlerine göre denetim standartlarının mevcut durumu ele alınmıştır. Dördüncü bölüm Uluslararası Denetim Standartlarına ayrılmıştır. IF AC tarafından yayınlanmış olan standartların ele alındığı bu bölüm, çalışmanın da ana konusudur. IFAC tarafından yayınlanan 35 adet Uluslararası Denetim Standartlarının tamamının ele alındığı bu bölümde, standartlar mümkün olduğu ölçüde özetlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca her standart, ilgili Türkiye uygulaması ile karşılaştırılarak ülkemizdeki mevcut durumun eksik yönleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmanın genel olarak bir değerlendirmesi yapılmış ve muhasebe denetiminde uluslararası niteliklere uygun standartların kullanılması ile işletmelerimizin dünyadaki diğer işletmelerle aynı dili kullanacağı ve sonuçta işletmelerimize olan güvenin uluslararası boyut kazanacağı kanaatine varılmıştır. Ekonomik olarak hızla tek pazar haline gelmekte olan dünyamızda bu durumun sağlayacağı faydalar ise sınırsızdır. xııı
Muhasebe, muhasebecilik, adli muhasebe ve Türkiye'de dört büyük denetim şirketinin verdiği adli muhasebe hizmetleri
Küreselleşen dünya düzeni ile birlikte artan etkileşimlerle dünya daha küçük bir yer haline gelmiş, uluslararası şirketlerin etkinlik alanı artmış, klasik muhasebe metotları bu karmaşık sistemlerde başarılı sonuçlar getirmemiştir. Muhasebe mesleği günümüzde daha karmaşık ve uygulanması zor bir hale gelmiştir. Artık muhasebe bilgisinin tek başına kifayetli olmadığı aynı zamanda meslekte etik yaklaşımında önemli olduğu görülmektedir. Çalışmada tarihçi metot ve arşiv taraması tekniklerinden faydalanılmıştır. Muhasebe hataları, muhasebenin işlevleri yerine getirilirken sehven yapılan işlemlerdir. Ancak yapılan yanlışlıkların hata mı yoksa bilinçli mi yapıldığı araştırılmalıdır. Adli muhasebe, hukuk ile muhasebeyi bir araya getiren bir meslektir. Adli muhasebeci, muhasebecinin oluşturduğu raporları inceler, aynı zamanda da oluşabilecek hile, yolsuzluk ve suistimalleri araştırır. Mahkemelere intikal aşamasında ya da öncesinde sürece dahil olabilen adli muhasebeci, uyuşmazlıkların çözümü için uzman bir danışmandır.