School teachers

163 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Üstün / özel yetenekli öğrencilere yönelik destek eğitim odası uygulaması: Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için destek eğitim odaları uygulamasına dahil olan İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ilkokul sınıf öğretmenlerinin; Okullardaki destek eğitim odası uygulamaları hakkında görüş ve önerilerini ve destek eğitim odalarında çalışan sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeylerini belirlemektir. Çalışma, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesindeki ilkokullarda görev yapan ve destek eğitim odası eğitimi almış 23 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Karma (Mixed) model araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, veriler 13 açık uçlu sorudan oluşan "Özel Yetenekliler İçin Destek Eğitim Odaları Görüşler Formu" ve "Üstün Yeteneklilerin Eğitimine İlişkin Öz yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile nicel veriler ise SPSS programı ile analiz edilmiş olup güvenirlik ve geçerlik araştırmacı ve uzmanlar tarafından sağlanmıştır. Araştırma sonucunda destek eğitim odası eğitimi almış ve bu odalarda çalışan sınıf öğretmenlerinin büyük çoğunluğu verilen hizmet içi eğitimin yetersiz olduğunu belirtmiş, bu eğitimlerin öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerine yönelik farklılaştırılmış öğretim tasarımı hazırlayabilme yeterliliklerini yetiştirecek şekilde olmasını beklediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca yine fiziki ortamın iyileştirilmesi gerektiği, öğrencilerin potansiyellerini artırabilmeleri ve becerilerinin ortaya koyabilmeleri için gerekli donanım ve eğitim materyallerinin teknolojik gelişmelere uygun karşılandığı bir destek eğitimi odası beklentisi içerisinde oldukları belirlenmiştir.

Destek eğitim odasıDestek eğitim programlarıSınıf öğretmenliği+6
Batuhan Nar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterliliklerinin ve öz-düzenlemeli öğretimi kullanımları hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Okulöncesi ve ilkokul dönemi öğrencilerin önemli becerilerinin kazanıldığı kritik bir dönemdir. Bu becerilerin kazandırılmasında okulöncesi ve sınıf öğretmeni kilit roldedir. Bu dönemde öğrencinin kendi öğrenmelerini kontrol edebilen birey haline gelmesini sağlayan öz düzenleme becerilerinin kazandırılmasına yönelik okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterliklerinin belirlenmesi bu tezin amacıdır. Araştırma karma modelde olup, nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenin İstanbul İli oluştururken, araştırmanın örneklemi Bayrampaşa, Bahçelievler, Zeytinburnu ve Bakırköy ilçeleri belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Öz-Düzenlemeli Öğretime Yönelik Öz yeterlik Ölçeği ve Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterlik ölçeği toplam puan ortalaması ise (X ̅=4,29) şeklinde olduğu bulunmuştur. Alt boyutlara bakıldığında ise en düşük ortalamanın Üstbilişsel Beceri Öğretimi konusunda olduğu görülmektedir. Öz düzenlemeli Öğretime İlişkin Öz Yeterlik Ölçeği öz yeterlik puanlarının cinsiyete göre sadece Bilişsel Beceri Öğretimi boyutunda farklılaştığı görülmektedir (p<.05). Bu farklılaşma kadın öğretmenlerin lehine yöneliktir. Okulöncesi ve sınıf öğretmenlerinin öz düzenlemeli öğretime ilişkin öz yeterlik ölçeği ve alt boyutlarından ise Yönetimsel Beceri Öğretimi, Bilişsel Beceri Öğretimi puan ortalamaları eğitim durumlarına anlamlı farklılık göstermektedir (p<.05).Nitel araştırma bulgularında da öğretmenlerin öz düzenleme becerilerinin öğretimine yönelik hizmet içi eğitim alma konusunda istekli olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin yapılması düşünülen hizmet içi eğitimin modüller şeklinde, uygulamalı, etkinlik örneklerinin verilmesi şeklinde olması gerektiği belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öz Düzenleme Becerileri, Okul Öncesi Dönem, İlkokul Dönemi, Sınıf Öğretmeni, Okul Öncesi Öğretmeni

Okul öncesi öğretmenlerSınıf öğretmenliğiÖz düzenleme becerisi+3
Büşra Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik STEM eğitimi öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi: İstanbul Aydın Üniversitesi örneği

STEM eğitimi öğrencilerin kurgulayarak ve yaşayarak 21. yüzyıl becerileri kazandırılmasını hedefleyen, öğrencinin kendini sorgulama, hata bulma ve de bulunan hataya karşı alternatif yeni çözüm yolları bulmasını amaçlayan bir eğitim modelidir. Üstün yetenekli öğrencilerin gelişimlerinin desteklenmesi ile sosyal duygusal ihtiyaçlarına yönelik etkili bir müfredatın olması oldukça önemlidir. STEM eğitimi ile ilgili literatürde yerli ve yabancı kaynaklarda yeterli sayıda araştırma ve yayının olmaması bu konu hakkında çalışma yapmaya yönlendirmiştir. Bu çalışma ile okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik düzeylerinin ölçek yardımı ile incelenmesi amaçlanmıştır. Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının STEM eğitimi ile fen, teknoloji, mühendislik ve matematik etkinliklerine yönelik öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubunu İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümünde öğretim gören 250 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi sahibi olma, akademik yayınları takip etme, STEM etkinliklerini uygulayabilmelerine ve öz yeterlilik düzeylerine yönelik sorular ile ölçek hazırlanmıştır. Sonuçlar öğretmenlerin demografik bilgileri ve taslak tutum ölçeğinden elde edilen veriler ile birlikte SPSS 19.0 programına girilmiştir. Bu çerçevede, madde havuzu 37 maddelik taslak ölçek haline getirilmiştir. Bu taslak ölçekle, okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel gelişimlerini teşvik etmeye yönelik öz yeterliliklerini ölçmekte yeterli olup olmadığı konusunda, iki eğitim bilimleri uzmanı, bir ölçme değerlendirme uzmanının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adaylarının sınıf öğretmenliği bölümü ile okul öncesi bölümü arasında STEM eğitimine yönelik ilişkisine bakıldığı ve sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek çıktığı görülmektedir. Diğer taraftan 3. sınıf ve 4. sınıfta okuyan öğretmen adaylarına yönelik öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. STEM eğitimini alan öğretmen adayları ile STEM eğitimi almayan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin karşılaştırıldığımız zaman, STEM eğitimi alan öğretmen adaylarının kendisine daha çok güvendiği, mentörlük yapabileceği, tasarımlarda bulunabileceklerine yönelik anlamlı farklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin yüksek çıkması öğrencilerin bu becerilerini geliştirmesi adına önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, öğretmen eğitimi, öz-yeterlik düzeyi.

Aday öğretmenlerOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+7
Vildan Durmuş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişliğe ilişkin deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik deneyimlerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Bu desenin kullanılma nedeni, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik duygusuna yönelik algılarını ve bu duyguyu nasıl anlamlandırdıklarını belirlemektir. Çalışma grubu, 2019-2020 yılında Van ili İpekyolu ilçesinde görev yapan, maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme teknikleriyle belirlenen sekiz öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Analizde betimsel ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; tükenmişlik duygusunun anlamı, tükenmişliği etkileyen etmenler, tükenmişlikle başa çıkma yolları olmak üzere üç tema ve bunlara bağlı alt temalar oluşturulmuştur. Sonuçlarda; sınıf öğretmenlerinin tükenmişliği "bıkkınlık", "mesleki doyumsuzluk" gibi olgularla anlamlandırdığı, "okulun fiziki koşulları", "okul yöneticilerinin ve velilerin tutumu", "maddi doyum sorunu" gibi etmenlerin sınıf öğretmenlerinin tükenmişliğini etkilediği ve tükenmişlikle başa çıkmada "farklı alanlarda hobi edinme", "farklı bir işe yönelerek görmezden gelme" gibi stratejilerin kullanıldığı belirlenmiştir. Bu bağlamda, sınıf öğretmenlerine yönelik çeşitli sosyal etkinlikler düzenlenebilir ve bu etkinliklerin sayısı artırılabilir.

Sınıf öğretmenleriSınıf öğretmenliğiTükenmişlik+3
Gülin Erarslan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ile öğretmen yeterlilikleri ve çeşitli değişkenlerle olan ilişkisini anlamaya yönelik olarak yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın modeli karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelidir.Araştırmanın evreni Uşak ili merkezinde görev yapan ilköğretim birinci kademede sınıf öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini ise evreni oluşturan okullardan 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezinde görev yapan öğretmenlerin sayıları değerlendirilerek tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 309 ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri iki ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin, rehberlik uygulamaları ?Rehberlik Uygulamaları Ölçeği? (Terekeci, Taşdelen_Karçkay, 2010) ile toplanmıştır. Ölçek, araştırmacı tarafından ilgili literatür taranıp Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında doktora eğitimini tamamlamış 3 alan uzmanın görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olup ölçek tek boyutta toplanmıştır. Ölçekteki 21 maddenin toplam Cronbach Alpha katsayısı ,94'tür. Bulgular, Rehberlik Uygulamaları Ölçeği'nin uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Kullanılan ikinci ölçek ise; öğretmenlerin kendi yeterliliklerine yönelik Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen Öğretmen Yeterlilik Ölçeği'nin (Teacher Efficacy Scale) Diken (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp Türkiye'de Türk öğretmenler üzerinde geçerlik ve güvenirliği incelenen ölçektir. Ölçeğin güvenirlik çalışması Cronbach Alpha testi ile yapılmış; ölçeği oluşturan toplam 16 maddenin iç tutarlılık katsayısı .71, ilk boyutun .71 ve ikinci boyutun ise .73 bulunmuştur. Bulgular, Öğretmen Yeterlilik Ölçeği Türkçe versiyonunun Türk öğretmenleri ile uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Bu araştırmanın sonucunda, ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasında ise orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan korelasyon analizine göre, öğretmenlerin rehberlik uygulamalarıyla en yüksek ilişki öğretmen yeterlilikleriyle ilgilidir. Aşamalı regresyon analizi sonucunda rehberlik uygulamalarında öğretmen yeterliliği önemli yordayıcı olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler:Öğretmen yeterliliği, Rehberlik, İlköğretim öğretmenleri, Sınıf öğretmenleri, İlköğretim okulları, Öğretmenler, Rehberlik uygulamaları

Mesleki yeterlilikRehberlikRehberlik hizmetleri+6
Pınar Terekeci
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin bakım düzeylerinin tutumlarına, iyi oluş hallerine ve tükenmişliklerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen bakımı, öğretmen tutumu, iyi oluş ve tükenmişlik düzeyleri arasında bir model geliştirmektir. Araştırmada öğretmen bakımının öğretmenlerin psikolojik ve mesleki çıktılarındaki rolü çok değişkenli bir model üzerinden incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli çerçevesinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu İstanbul ilinde görev yapan 498 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler, demografik bilgi formu, öğretmen bakım ölçeği, öğretmen tutum ölçeği, öğretmen iyi oluş hali ölçeği ve tükenmişlik envanteri–eğitici formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde öncelikle betimleyici istatistikler ve Pearson korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Ölçeklerin yapı geçerliliğini test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) gerçekleştirilmiştir. Ölçüm modelinin test edilmesinin ardından çoklu normallik varsayımı kontrol edilmiş; varsayımın sağlanamaması nedeniyle model analizinde DWLS (Diagonally Weighted Least Squares) kestirim yöntemi kullanılmıştır. Araştırma modelinin testinde Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) uygulanmıştır. Modelin uyum değerleri değerlendirilmiş, path diyagramı oluşturulmuş ve modelin doğrudan ve dolaylı etkileri analiz edilmiştir. Parametre kestirimlerine ek olarak modele ilişkin diğer kontrol analizleri de yapılmıştır. Tüm analizler Jamovi programı aracılığıyla yürütülmüştür. Bulgulara göre, tükenmişlik iyi oluşu negatif yüksek düzeyde yordamaktadır. Öğretmen bakımı; öğretmen tutumunu pozitif orta düzeyde, iyi oluşu pozitif düşük düzeyde ve tükenmişliği negatif yüksek düzeyde yordamaktadır. Öğretmen bakımı, dolaylı olarak yalnızca tükenmişlik aracılığıyla öğretmen tutumunu yordamaktadır. Araştırma sonuçları ilgili literatüre göre tartışılmış ve geleceğe yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Mesleki tutumSınıf öğretmenliğiTükenmişlik+5
Meltem Atasoy
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersinde storyline (öyküleştirme) yöntemiyle öğrencilerin doğaya yönelik algılarının keşfedilmesi: Fenomenolojik bir çalışma

Günümüz dünyasında yaşanan hızlı dönüşümler, eğitim sistemlerinin sürekli güncellenmesini ve öğretim süreçlerinin çağın gerekliliklerine uygun biçimde yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, Hayat Bilgisi derslerinde öğrenci merkezli, etkileşimli ve yenilikçi öğretim yöntemlerinin kullanılması önem taşımaktadır. Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının birey odaklı yapısı, Storyline gibi yenilikçi yöntemlerin eğitim ortamlarında etkili biçimde uygulanmasına olanak sağlamaktadır. Öğrencilerin aktif katılımını teşvik eden ve çeşitli disiplinleri bütüncül bir hikâye kurgusu içinde sunan Storyline yöntemi, etkili bir öğretim yaklaşımı olarak öne çıkmaktadır. Hayat Bilgisi Öğretim Programı'nda doğa ve çevreye duyarlılık temel beceriler arasında yer almakta, bu da çevresel farkındalık ve doğa algısının erken yaşta şekillendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Bu araştırma, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin doğaya yönelik algılarını Storyline (öyküleştirme) yöntemi aracılığıyla keşfetmeyi amaçlamaktadır. Betimsel fenomenoloji deseniyle tasarlanan bu nitel araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında bir devlet ilkokulunda öğrenim gören 22 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde gözlemler, bireysel ve odak grup görüşmeleri, öğrenci ürünleri, doğa algısı formu, zihin haritaları ve kelime ilişkilendirme testleri kullanılmış; elde edilen veriler tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Uygulama, Hayat Bilgisi dersi "Doğada Hayat" ünitesi kapsamında Storyline yöntemi temelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, öğrencilerin doğayı canlı ve cansız unsurların etkileşimiyle işleyen dinamik ve bütüncül bir sistem olarak kavradıklarını ortaya koymuştur. Ayrıca öğrencilerin bitki ve hayvanların işlevleri, yön bulma yolları, doğal unsurlar, doğanın korunması ve geri dönüşüm gibi temalara ilişkin algılar geliştirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin doğaya karşı sorumluluk bilinci geliştirdikleri ve doğaya yönelik algılarının bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutlarda bütüncül bir yapı sergilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğa, Storyline yöntemi, Hayat Bilgisi dersi, Fenomenoloji araştırması

AlgıDoğaFenomenoloji+5
Gökhan Özden
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarına yönelik öğretmenlik mesleği genel yeterlik algısı ölçeğinin geliştirilmesi

Öğretmenin mesleki yeterlikleri, tüm eğitim kademelerinde büyük önem taşımakta, temel eğitimin önemli bir parçası olan ilkokulda ise bu durumun önemi daha çok göze çarpmaktadır. Bununla birlikte, katlanarak artan değişim ve gelişim hızı ise bu konunun önemini artırmaktadır. Bu doğrultuda; sınıf öğretmeni adaylarına yönelik öğretmenlik mesleği genel yeterlik algısı ölçeğinin geliştirilmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, gönüllülük esasıyla, yüz yüze ya da online olarak katılım gösteren 547 öğretmen adayına veri toplama aracı sunulmuş, toplanan verilerle ölçme aracının geçerlik ve güvenirliğine yönelik gerekli analizler, SPSS ve LISREL programları yardımıyla yapılmıştır. Ölçme aracının geçerliğinin sınanması sürecinde; kapsam geçerliğinin sınanması amacıyla uzman görüşlerine başvurulmuş ve uzmanlardan gelen öneriler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Yapılan düzeltmelerin ardından ölçme aracının anlaşılırlığı küçük bir grup üzerinde test edilmiş, sonrasında pilot uygulama yapılmıştır. Elde edilen verilerin, analizlere uygunlukları açısından test edilmesinin ardından gerekli analizler yapılmıştır. Yapı geçerliğinin sınanması sürecinde; açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin tek boyuttan oluştuğu görülmüş, doğrulayıcı faktör analiziyle kuramsal yapının ne ölçüde desteklendiği test edilmiştir. Ardından alt ve üst çeyrek gruplara (%27'lik) ait puanların karşılaştırılmasıyla iç ölçüte dayalı geçerlik, Kruskal Wallis H-Testi ile de dış ölçüte dayalı geçerlik sınanmıştır. Güvenirliğin sınanması sürecinde; Cronbach Alfa Katsayısı kullanılmış, madde toplam korelasyonları incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda geliştirilen "Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlik Algısı Ölçeği"'nin, öğretmen adaylarının genel yeterlik algılarını ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: sınıf öğretmenliği, öğretmen adayı, yeterlik algısı, öğretmenlik mesleği, ölçek geliştirme.

Aday öğretmenlerAlgıMesleki yeterlilik+2
Busenaz Öztürk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

E-portfolyo uygulamasının sınıf öğretmeni adaylarının öğretmen yeterliklerine, motivasyonlarına ve yansıtıcı düşüncelerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, e-portfolyo uygulamalarının öğretmen yeterlikleri arasında yer alan teknolojik yeterlik, ölçme ve değerlendirme yeterlik algısı, yansıtıcı düşünme ve öğrenme motivasyonuna etkisinin belirlenmesidir. Çalışma Ankara'da bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi'nin 3. sınıfında öğrenim gören sınıf öğretmeni adaylarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda eğitimde ölçme- değerlendirme dersi öğretim programı e-portfolyo uygulanarak işlenmiş, kontrol grubunda ise e-portfolyo uygulaması kullanılmadan öğretim gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri Bilgi ve iletişim teknoloji ölçeği, Ölçme ve değerlendirme yeterlilik algı ölçeği, Öğrenme motivasyonu ölçeği, Yansıtıcı düşünme ölçeği, Performans görevleri ve İzleme etkinlikleri kullanılarak toplanmış ve nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar için t-testi, karışık desenler için iki faktörlü ANOVA, Mann Whitney U-Testi ve ANCOVA testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise deney grubundaki sınıf öğretmeni adaylarına görüşme tekniği yoluyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak toplanmış ve nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, e-portfolyo uygulamalarının sınıf öğretmeni adaylarının, teknoloji yeterlik, ölçme ve değerlendirme yeterlik algısı, yansıtıcı düşünme, öğrenme motivasyonunu, performans görevleri ve izleme etkinlikleri üzerinde olumlu yönde etkisi olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda, e-portfolyo uygulamasının sınıf öğretmenliği lisans programında kullanılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır.

Aday öğretmenlerElektronik portfolyoMesleki yeterlilik+7
Mahmut Ayaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin hayat bilgisi programındaki sürdürülebilir gelişmeye yönelik görüşleri, yeterlik algıları ve uygulamaları

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin sürdürülebilir kalkınma odaklı eğitime yönelik görüşlerini, yeterlik algılarını ve uygulamalarını incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara il merkezinden uygun örnekleme yoluyla seçilen okullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Görüşme ve gözlem formları araştırmacı tarafından hazırlanmış, uzman görüşleri ve pilot çalışmalar sonucunda düzenlenmiştir. İlgili izin işlemlerinin tamamlanarak ilköğretim 1.2.3. Sınıf düzeyinde görev yapan üç farklı okuldaki 17 sınıf öğretmeni ile bireysel görüşmeler yapılmış ve öğretmenlerin sınıflarında toplam 29 ders saati gözlem yapılmıştır. Bu araştırma, nitel yöntemlere dayalı bütüncül bir tek durum çalışması olup ulaşılan veriler betimsel analiz yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin çoğunun "Sürdürülebilir Kalkınma", "Sürdürülebilir Kalkınma" ve "Sürdürülebilir Kalkınma Odaklı Eğitim" kavramlarıyla daha önce karşılaşmadığı öğrenildi. Öğretmenler UNESCO tarafından belirlenen 17 başlıktan oluşan sürdürülebilir kalkınma maddelerini inceledikten sonra hayat bilgisi derslerinde bu maddeler doğrultusunda uygulamalara yer verdiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerle yapılan gözlem ve görüşmelere göre salgın nedeniyle uzaktan eğitim süreci değerlendirme boyutunda bir eksikliğe neden olmuştur. Araştırma sonuçlarının sürdürülebilir kalkınma odaklı eğitim ile desteklenmesi ve öğretmenlerin sürdürülebilir kalkınma odaklı eğitim konusunda farkındalıklarının artmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

Hayat bilgisiHayat bilgisi dersiSürdürülebilir gelişme+6
Zeynep Aydoğan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ve Türkiye'de sınıf öğretmeni yetiştirme programlarının karşılaştırılması

Bu araştırmada Azerbaycan ve Türkiye'deki sınıf öğretmenliği programı incelenmiş ve söz konusu programlar karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalı analiz yönteminin kullanıldığı bu çalışmada nitel araştırma durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Ayrıca yine nitel araştırma yöntemlerinden Doküman analizi ve açık uçlu görüşmeler yapılmıştır. İnternet aracılığı ile elde edilen belgeler de bir araya getirilerek Azerbaycan ve Türkiye'nin eğitim sistemleri, tarihi gelişimi ve sınıf öğretmenliği yetiştirme programları incelenmiş ve ikisi program arasında olan benzerlik ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Alanyazın taraması kapsamında günümüzdeki küreselleşme konuları ile birlikte karşılaştırmalı eğitim alanında kullanılan metotlar yurtdışı ve yurt içi çalışmalar ele alınmıştır. Azerbaycan ve Türkiye'nin sınıf öğretmeni yetiştirme programları karşılaştırılırken, her iki ülkenin genel eğitim sistemleri incelenmiştir. Bu kapsamda sınıf öğretmeni yetiştirme programları amaç, kapsam ve içerik yönleri ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda yorum ve öneriler yapılmış, bu bağlamda bağımsızlığına yeniden kavuşan Azerbaycan'ın; eğitim alanında da SSCB'nin etkisinden kurtulması için Azerbaycan Sisteminde ve özellikle sınıf öğretmeni yetiştirme programlarında yeniden yapılanmaya gidilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu süreçte özellikle "Küreselleşme ve Eğitim" ilişkisi göz önünde bulundurulmalı ve yapılacak düzenlemelerde bu olgunun dikkate alınması önerilmiştir.

AzerbaycanEğitim sistemiKarşılaştırmalı eğitim+6
Niyaz Fatdayev
Ege University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin mesleki öz-yeterlik, özerklik ve iş memnuniyeti açısından yordanması

Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin mesleki öz yeterlik, özerklik ve iş memnuniyeti ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa tarafında görev yapan 546 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Örneklemin belirlenmesinde uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeyini belirlemek için Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formunu İnce ve Şahin (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan formu kullanılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı olmak üzere üç boyutun bulunduğu 22 maddeden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen öz yeterlik algılarını belirlemek için Tschannen-Moran ve Woolfolk Hoy (2001) tarafından geliştirilen "Teachers' Sense of Efficacy Scale" (TSES-Öğretmen Öz yeterlik Ölçeği)' nin Çapa, Çakıroğlu, Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan formu kullanılmıştır. Ulaş ve Aksu (2015) tarafından geliştirilen 18 maddelik Öğretmen Özerklik Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen iş memnuniyeti düzeyini belirlemek için Skaalvik ve Skaalvik (2010) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Yerdelen (2013) tarafından yapılan 3 maddeden oluşan ölçek kullanılmıştır. Çalışmada uygulanan çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçları; sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerini yordayıcı değişkenlerin (mesleki öz yeterlik, özerklik ve iş memnuniyeti) anlamlı bir şekilde yordamadığını ve yordama gücünün manidar olmadığını göstermiştir.

Mesleki yeterlilikSınıf öğretmenliğiTükenmişlik duygusu+4
Beytullah Güllü
Ege University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuma tutumlarının dijital okuryazarlıklarını yordama gücü

Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuma tutumlarının dijital okuryazarlıklarını yordama gücünün incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Basit seçkisiz yöntemle ulaşılan 207 sınıf öğretmeni adayına kişisel bilgi formu, Yurdakul ve Susar Kırmızı (2021) tarafından geliştirilen "Öğretmen Adayları İçin Dijital Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği" (DOTÖ) ve Bayrakcı ve Narmanlıoğlu (2021) tarafından geliştirilen "Dijital Okuryazarlık Ölçeği" (DOYÖ) uygulanarak veri toplanmıştır. Sınıf öğretmen adaylarının dijital okuma tutumları ve dijital okuryazarlıkları çeşitli değişkenler (cinsiyet, sınıf düzeyi, sahip olunan dijital araç sayısı, günlük internet kullanım süresi) arasında anlamlı farklılığın olup olmadığı t-testi ve anova analizi ile; dijital okuma tutumları ve dijital okuryazarlıkları arasındaki ilişki pearson korelasyon analizi ile; dijital okuma tutumlarının dijital okuryazarlıklarını yordama durumu ise çoklu regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonunda sınıf öğretmen adaylarının dijital okuma tutumunun sınıf düzeyi ve günlük internet kullanım süresi değişkenlerinde anlamlı olarak farklılık göstermediği ancak; cinsiyet ve sahip olunan dijital araç sayısında anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuryazarlıkları cinsiyet, sınıf düzeyi ve günlük internet kullanım süresi değişkenlerinde anlamlı farklılık göstermezken; sahip olunan dijital araç sayısı değişkeninde anlamlı olarak farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının dijital okuma tutumları ile dijital okuryazarlıkları arasında pozitif yönde ve orta seviyede bir ilişki bulunmuştur. Öğretmen adaylarının dijital okuma tutumlarının dijital okuryazarlıklarını anlamlı olarak yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerDijital okuryazarlıkSayısal okuma farkındalığı+4
Emine Yunlu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlık öz-yeterlik düzeylerinin ve görüşlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeylerini belirlemek ve sonuçlarını derinlemesine açıklamaktır. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Özgen ve Bindak (2008) tarafından geliştirilen "Matematik Okuryazarlığı Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Bu araştırmanın nicel bulgularını desteklemek amacıyla nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın nicel verilerini toplamak için 2022-2023 öğretim yılında Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenimine devam eden 1, 2 , 3 ve 4. sınıfta okuyan 129 öğretmen adayı çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın nitel verilerini toplamak için 9 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, mezun olunan lise türü, akademik not ortalamaları, aile gelir düzeyi, öğretmen adaylarının beyan ettiği matematiğe yönelik ilgi, öğretmen adaylarının beyan ettiği matematiğe yönelik tutum, matematik öğretimi I ve Matematik öğretimi II derslerini alıp almama değişkenlerine göre incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri cinsiyet, lise türü, sınıf düzeyi, akademik not ortalaması ve matematik öğretimi I-II derslerini alıp almama durumlara göre farklılaşmamaktadır. Akademik not ortalaması, 70- 79 olan öğretmen adayları ile 90-100 olan adaylarının matematik okuryazarlığı öz-yeterlikleri arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeylerinde matematiğe yönelik ilgi ve matematiğe yönelik tutum değişkenleri açısından da anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerMatematik okuryazarlığıSınıf öğretmenliği+3
Zeynep Özdemir
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik kariyer ilgileri ile sınıf öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik öz yeterliklerinin incelenmesi

Günümüzde teknoloji ve bilimde yaşanan gelişmeler doğrultusunda geleceğin önem kazanan iş kolları değişmektedir. Bu değişimler doğrultusunda teknoloji ve bilim alanında geri kalmamak için incelenmesi gereken en önemli nokta gelecek nesillerin teknoloji ve bilim alanındaki mesleklere uygun olarak nasıl yetiştirileceği ve bu alanlara yönelik meslek tercihlerinin ne yönde olacağıdır. Bu nedenle akademik eğitimin temelini oluşturan ilkokul seviyesindeki öğrencilerin STEM alanlarına yönelik kariyer ilgilerine etki eden değişkenlerin belirlenmesi ve sınıf öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik öz yeterliklerinin belirlenmesi kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle araştırma ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik kariyer ilgileri ile sınıf öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik öz yeterlikleri üzerinde farklı değişkenlerin etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın sınırlandırılmış evrenini Antalya İl'inde yer alan devlet ilkokullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri ve bu ilkokullarda öğrenim görmekte olan 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Antalya İli Muratpaşa İlçesi'nde yer alan ilkokullarda görev yapmakta olan 94 sınıf öğretmeni ve öğrenim görmekte olan 453 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak için Yerdelen, Kahraman ve Taş (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "STEM Kariyer İlgi Ölçeği" ve Özdemir, Yaman ve Akar Vural (2018) tarafından geliştirilen "STEM Uygulamaları Öğretmen Öz yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler ile yapılan analizler sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Buradan hareketle verilerin analizinde Bağımsız Örneklem t-Testi (Independent Sample t-Test), Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve gruplararası anlamlı farkın hangi gruba yönelik olduğunu bulmak için Scheffe Testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda öğrencilerin STEM alanlarına yönelik kariyer ilgilerinin cinsiyet, aile gelir durumu, anne-baba eğitim düzeyi ve bilgisayar sahibi olma değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik öz yeterliklerinin cinsiyet ve kıdem yılları değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bu durumun yanı sıra daha önce STEM eğitimi almış olma değişkenine göre STEM eğitimi alan öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir.

FeTeMMSınıf öğretmenliğiİlkokul öğrencileri+1
Gökçe Ulu
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ile motivasyonlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ile motivasyonlarını farklı değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır.Genel tarama ve tanımlayıcı araştırma modelinde yapılan bu çalışmada, sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ve motivasyonları bağımlı değişkenleri oluşturmuştur.Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ve motivasyonları üzerinde etkisi araştırılan cinsiyet, öğrenim düzeyi, hizmet süresi, okutulan sınıf, okulun konumu, okulun türü ve branş değişkenleri ise araştırmada bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır.Türkiye'nin değişik bölgelerinde görev yapan 536 sınıf ve 19 branş öğretmeni olmak üzere toplamda 555 kişi anketleri yanıtlayarak çalışmaya katılmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin eğitim inançlarını belirlemek üzere Yılmaz, Altınkurt ve Çokluk (2011) tarafından geliştirilen "Eğitim İnançları Ölçeği", motivasyonlarını belirlemek için ise Öztürk, Uzunkol (2013) tarafından geliştirilen "İlkokul Öğretmeni Motivasyon Ölçeği"kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS v.21 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığı Shapiro Wilk testiyle incelenmiştir. Normal dağılıma uygunluk göstermeyen veriler için ikiden çok bağımsız grup olduğunda Kruskal Wallis testi ve iki bağımsız grup olduğunda Man Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları; cinsiyet, hizmet süresi, okutulan sınıf ve okulun konumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin motivasyonları; cinsiyet, öğrenim düzeyi, hizmet süresi ve okulun türü değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ve motivasyonları arasındaki ilişki incelendiğinde; eğitim inançları alt boyutlarından esasicilik, ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık boyutlarının ilkokul öğretmeni motivasyonunu pozitif yönde etkilediği, daimicilik ve varoluşçuluk boyutunun ilkokul öğretmeni motivasyonu üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Öğretmen motivasyonu alt boyutlarından mesleğe yönelik olumlu tutum ve mesleki başarı ile meslekten kaçınma boyutlarının eğitim inançlarını pozitif yönde etkilediği, takdir edilme ve mesleki mutluluk boyutu ile mesleği özümseme boyutunun eğitim inançları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmeni, eğitim inancı, motivasyon

Eğitim inançlarıMotivasyonPedagojik inanç+5
Merve Ateş
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenleri ve sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuma ve dijital yazma kültürleri

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuma ve dijital yazma kültürlerinin araştırılmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Konya'da görev yapan ve MEB bünyesinde çalışan sınıf öğretmenleri ile Selçuk ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dallarında 1.2.3. ve 4. sınıfta öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel ve nitel boyutlar aynı anda incelenmiş birbirlerinden bağımsız olarak analiz edilmiştir. Araştırmada karma yöntemin yakınsayan paralel deseni kullanılmıştır. Nicel verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından dijital okuma kültürü ve dijital yazma kültürü anketi geliştirilmiştir. Anketin birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerini belirlemeye yönelik (cinsiyet, yaş, mesleki deneyim, eğitim düzeyi, öğretim yapılan sınıf düzeyi/eğitim görülen sınıf düzeyi) sorular yer almaktadır. Anketin ikinci bölümünde katılımcıların dijital okuma ve dijital yazmaya ilişkin kültürlerini ortaya çıkarmayı amaçlayan; evet/hayır, çoktan seçmeli ve açık uçlu soru türünden oluşan sorular bulunmaktadır. Üçüncü bölüm dijital okuma ile ilgili katılımcıların inanç, düşünce ve tutumlarını ortaya çıkarmayı amaçlayan 31 maddelik likert ölçeğine dayalı anket sorularından, dördüncü bölüm ise katılımcıların dijital yazmaya ilişkin inanç, düşünce ve tutumlarını ortaya çıkarmayı amaçlayan ve 29 maddeden oluşan likert ölçeğine dayalı anket sorularından oluşmaktadır. Madde yanıtlama alanında 5'li puanlama anahtarı kullanılmıştır. Anket maddelerine verilen yanıtlar "Hiç Katılmıyorum (5), Az Katılıyorum (4), Kısmen Katılıyorum (3), Katılıyorum (2), Kesinlikle Katılıyorum (1)" ifadelerinden oluşmaktadır. Çalışmanın nicel boyutuna 400 öğretmen ve 150 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin toplanması sürecinde ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler için her biri üç bölümden oluşan iki adet yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Birinci bölüm katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemeye yöneliktir. İkinci bölümünde katılımcıların dijital okumaya ilişkin görüşlerini ortaya koymayı amaçlayan 6 soru, üçüncü bölümünde ise dijital yazmaya ilişkin görüşleri ortaya koymayı amaçlayan 7 soru yer almaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları hazırlandıktan sonra dil ve kapsam geçerliğini ölçmek amacıyla iki alan uzmanının görüşüne sunulmuştur. Bu doğrultuda görüşme formundan iki adet soru çıkarılarak görüşme formlarına son hali verilmiş ve uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Görüşmeler 20 öğretmen ve 20 öğretmen adayı ile yapılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında görüşme formlarının incelenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde ise öncelikle anketlerdeki maddelerin her biri için katılma düzeylerine yönelik frekans ve yüzde değerlerine yer verilmiştir. Öğretmen adaylarının dijital okuma ve dijital yazma kültürleri hakkındaki görüşleri ile cinsiyetleri ve sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı Ki-Kare (χ2) bağımsızlık testi ile incelenmiştir. Benzer şekilde, öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mesleki deneyim, eğitim düzeyi ve öğretim yaptıkları sınıf düzeyi ile dijital okuma ve dijital yazma kültürleri hakkındaki görüşleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı yine χ2 bağımsızlık testi ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen ve öğretmen adaylarının çoğunluğunun dijital cihazlar aracılığı ile okuma yaptığı, bunu yapmalarının en çok tercih edilen nedeninin bilgiye kolay erişim sağlaması olduğu, dijital ortamda en çok akıllı telefon kullandıkları, okuma yapılan içerik ve ortamın sosyal medya olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Dijital metinleri okumayı tercih edenlerin, yanlarında basılı materyal taşımaya gerek olmadan, bilgiye hızlı, pratik, detaylı ve tek tıkla ulaşabilme nedeniyle bu okuma ürünü tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca katılımcıların çoğunluğunun dijital yazma türünü tercih ettikleri dijital yazma yaparken dizüstü bilgisayar ve akıllı telefon kullandıkları, dijital yazmayı kolay, eğlenceli, pratik ve vazgeçilmez buldukları bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital okuma, dijital yazma, sınıf öğretmeni, sınıf öğretmeni adayı.

Aday öğretmenlerDijital okuryazarlıkSınıf öğretmenleri+1
Hayrünnisa Savaş
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarına yönelik öz yeterlik algıları ile mesleki öz yeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırma; sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarına yönelik öz-yeterlik algıları ile mesleki öz-yeterlik algılarını incelemek amacıyla yürütülmüş olup sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarına ve öğretmenlik mesleğine yönelik öz-yeterlik algı düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler bakımından algılarında bir farklılık olup olmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri 2022-2023 eğitim öğretim yılında İzmir ili Bornova, Buca ve Karşıyaka ilçelerindeki resmi ve özel ilkokullarda görev yapan 543 sınıf öğretmeninin katılımı ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile Kaynaştırma/bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamalarına Yönelik Öz-yeterlik Algı Ölçeği ve Tschannen-Moran ve Woolfolk-Hoy (2001) tarafından geliştirilip Çapa, Sarıkaya ve Çakıroğlu (2005) tarafından Türkçe' ye uyarlanmış olan Öğretmen Öz-yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde araştırma kapsamında sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarına yönelik öz-yeterlik algıları ile öğretmenlik öz-yeterlik algıları arasında ise pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuş olup yaş ve kıdem değişkenlerinin sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarına yönelik öz-yeterlik algısı üzerine etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Özel Eğitim, Kaynaştırma/bütünleştirme, Öz-yeterlik, Sınıf Öğretmeni

Bütünleşik eğitim programıKaynaştırma eğitimiMesleki yeterlilik+6
Duygu Çetin
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenliği eğitimi alanında lisansüstü akademik danışmanlığı konusunda beklentiler, yaşanılan sorunlar ve çözüm önerileri

Araştırma, sınıf öğretmenliği eğitimi alanındaki lisansüstü akademik danışmanlığının durumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda akademisyenlerin ve lisansüstü öğrencilerinin; akademik danışmanlık olgusuna ilişkin algılarını, akademik danışmanlıktan beklentilerini, akademik danışmanlık sürecinde yaşadıkları problemleri ve bu problemlere ilişkin çözüm önerilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Belirtilen amaçlar doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmada model olarak ise nitel araştırma türlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Ege Üniversitesi'nde bulunan Sınıf Öğretmenliği/Eğitimi lisansüstü eğitim programlarında eğitim alan tezli yüksek lisans öğrencileri, doktora öğrencileri ve yine aynı programda akademik danışmanlık yürüten akademisyenler oluşturmaktadır. Araştırmanın lisansüstü eğitim akademik danışmanlığı konusundaki algılara ilişkin bulgularına göre hem akademisyenlerin hem de lisansüstü öğrencilerinin akademik danışmanlık olgusuna ilişkin olumlu yönde algıya sahip oldukları görülmüştür. Yine hem akademisyenler hem de lisansüstü öğrencileri akademik danışmanlığı genel olarak bir yol gösterme süreci olarak tanımlamakta oldukları ortaya çıkmıştır. Lisansüstü eğitim akademik danışmanlığı konusundaki beklentilere ilişkin bulgulara göre hem akademisyenlerin hem de lisansüstü öğrencilerin akademik danışmanlık konusunda birbirlerinden çeşitli beklentilerinin olduğu görülmüştür. Bu beklentiler incelendiğinde danışmanların lisansüstü öğrencilerden en çok; lisansüstü eğitime belli bir hedefle başlamaları, lisansüstü eğitim sürecine ilişkin becerileri ders döneminde edinmiş olmaları ve birey olarak hem akademiye hem hayata ilişkin bazı konularda donanımlı olmalarını bekledikleri görülmüştür. Lisansüstü öğrencilerin ise akademik danışmanlardan en çok; epostalara ve çalışmalarla ilgili düzeltmelere zamanında geri dönüt sağlamalarını, öğrenciyle empati kurmalarını, ulaşılabilir olmalarını, zaman ayırmalarını ve bire bir uygulamalı çalışma yapmayı bekledikleri ortaya çıkmıştır. Lisansüstü eğitim akademik danışmanlığı konusunda yaşanan problemlere ilişkin bulgulara göre; akademisyenlerin akademik danışmanlık konusunda en çok tez aşamasında lisansüstü öğrencilerin hem bilimsel araştırma becerileri hem de bilimsel araştırma yöntemleri konusundaki eksiklikleri nedeniyle sorunlar yaşamakta oldukları ortaya çıkmıştır. Lisansüstü öğrencilerinin ise akademik danışmanlık sürecinde en çok; akademisyenlerin zamanında geri dönüt sağlamaması, araştırma yöntemleri konusunda yeterli yönlendirilmedikleri ve tercih etmediği bir danışmanla çalışması konularında problemler yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca sınıf öğretmenliği alanında lisansüstü eğitimine devam eden öğrencilerin en önemli sorununun alan uzmanı akademisyen bulamamak ve bu doğrultuda sınıf eğitiminde istedikleri konu ve alanda çalışma yürütememek olduğu ortaya çıkmıştır. Lisansüstü eğitim akademik danışmanlığı konusunda yaşanan problemlere ilişkin çözüm önerileriyle ilgili bulgulara göre; akademisyenlerin çözüm önerileri arasında en çok üzerinde durulan iki konu vardır. Bunlardan ilki; özellikle yüksek lisans öğrencilerini bilimsel hazırlık gibi bir yıllık bir süreçten geçirerek yüksek lisans derslerine o şekilde başlamaları şeklindedir. İkincisi ise akademik danışmanlık yürütecek olan akademisyenlerin mutlaka "akademik danışmanlık" ile ilgili bir eğitimden geçmesi ve akademik danışmanlık için bir çerçeve çizilmesi gerektiği şeklindedir. Lisansüstü öğrencilerin çözüm önerileri görüşleri incelendiğinde; öğrencilerin çözüm önerisi olarak en sık görüş belirttiği konunun lisansüstü eğitimleri boyunca kendilerine danışmanlık edecek kişileri kendileri seçmek olduğu görülmüştür. Bunun ardından öğrencilerin çözüm önerisi olarak en sık görüş belirttiği konunun "akademik yazma" ve "analiz programları" konularında ayrıntılı eğitim almak olduğu ortaya çıkmıştır.

Akademik danışmanlıkDanışmanlıkDanışmanlık hizmetleri+6
Esadiye Pekdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bireyselleştirilmiş portfolyo uygulamasının bitişik eğik yazı becerilerine etkisi

Türkiye'de 2005 yılında ilköğretim programlarındaki düzenlemeyle birlikte ilkokuma yazma öğretiminde Ses Temelli Cümle Yöntemi'nin yanı sıra bitişik eğik yazı da kullanılmaya başlanmıştır. Bitişik eğik yazıda 29'u büyük, 29'u da küçük olmak üzere toplamda 58 harf formu yer almakta ve bu formların birbirlerinden farklı yazım ve bağlanma kuralları bulunmaktadır. Ayrıca, bitişik eğik yazı yazma işi; harf formlarının boyutu, satır aralığında yazma, eğimli yazma, imla kurallarına uygun yazma, sözcükler arasında boşluk bırakma gibi kurallardan da etkilenmektedir. Özetle, bitişik eğik yazı öğretme ve öğrenme süreci birçok değişkenden etkilenmektedir. Birinci sınıf öğrencilerinin bireysel farklılık ve ihtiyaçları da göz önüne alındığında, yazı öğretim süreci, bireyselleştirilmesi gereken öğretim süreçlerinin başında gelmektedir. Bireyselleştirilmiş öğretim, öğrencinin öncelikli olarak hangi bilgi ve beceri boyutlarına ihtiyaç duyduğunu ve bunların hangi sıraya göre öğrenciye kazandırılacağını belirlemeye ve buna uygun öğretimsel planlamalar gerçekleştirmeye dayalı öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Öğrenci merkezli bir diğer yaklaşım da portfolyoya dayalı öğrenmedir. Portfolyoya dayalı öğrenme, öğrenci tarafından seçilmiş öğrenme ürünlerini içeren ve bu kapsamda ortaya konulan çaba, gelişim ve başarıları yansıtan dosyalara dayalı bir öğrenme şeklidir. Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması ise, bireyselleştirilmiş öğretim yaklaşımının öğrenci merkezli doğası ile öğrencilere kendi performanslarını bireysel olarak izleme ve gelişim kayıtlarını tutma fırsatı veren portfolyonun tamamlayıcı birlikteliğinden oluşturulan öğrenci merkezli bir uygulama modelidir. Bu araştırmanın genel amacı, Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'nın ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazı becerileri üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden iç-içe karma yöntem kullanılmış, nitel süreç öntest-sontest kontrol gruplu denel işlem içine gömülmüştür. Araştırma 2014-2015 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında, Eskişehir il merkezinde yer alan bir ilkokulun birinci sınıf şubeleri arasından deney grubu olarak belirlenen bir sınıfta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını deney grubunda yer alan 20 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol I ve kontrol II grupları olarak da iki farklı sınıfta yer alan 20 ve 17 öğrenci belirlenmiştir. Bitişik eğik yazı öğretiminde deney grubunda Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'na yer verilirken, kontrol gruplarında bu uygulamaya yer verilmemiştir. Araştırmanın verileri; öğrenci kişisel bilgi formu, anektod kaydı, Bitişik Eğik Yazı Değerlendirme Testi, Bitişik Eğik Yazı Değerlendirme Formu, doküman incelemesi, araştırmacı günlüğü, yarı yapılandırılmış öğrenci ve öğretmen görüşme formu ve odak grup veli görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler; betimleyici istatistiksel yöntemler, Spearman Brown Sıra farkları korelasyon katsayısı, Pearson korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA), ilişkili gruplar t-testi, eta-kare ve Cohen's d etki büyüklüğü hesaplamaları ile Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılarak çözümlenmiştir. Nitel veriler ise; doküman analizi ve betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Öntest ve sontestteki dokümanların çözümlenmesinde biri araştırmacı olmak üzere üç değerlendirici görev almış, değerlendiriciler arası güvenilirliği sağlamak için Kendall's W hesaplaması yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: • Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'nın deseni; terminal amaçları belirleme, öndeğerlendirme, tanılama, ders planına karar verme, yardım sağlama ve değerlendirme aşamaları izlenerek gerçekleştirilmiştir. • Hem deney hem de kontrol gruplarındaki öğrencilerin uygulama öncesinde küçük formlardan en fazla "s" formunda, "s" formunundan sonra sırasıyla "k", "l", "z", "d" ve "a" formlarında güçlük çektikleri; büyük formlardan ise en fazla "S ve D" formunda, "S ve D" formundan sonra da sırasıyla "K ve L", "H", "A ve B" formlarında güçlük çektikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Hem deney hem de kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama sonrasında küçük harf formlarından en fazla "k" formunda, "k" formunundan sonra sırasıyla "s", "a", "d", "t" ve "m" formlarında güçlük çektikleri; büyük formlardan ise en fazla "K" formunda, "K" formundan sonra da sırasıyla "E", "S" ve "F" formlarında güçlük çektikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Küçük harflerden "s", "k", "d" ve "a" formları ile büyük harflerden "S" ve "K" formlarının deney ve kontrol gruplarının uygulama öncesi ve sonrasında en çok hata yaptıkları formlar arasında yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. • Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması öncesinde bitişik eğik yazı becerileri bakımından birbirinden farklılaşmayan deney ve kontrol gruplarının uygulama sonrasında, deney grubu lehine birbirinden anlamlı derecede farklılaştıkları ortaya çıkmıştır. • Deney grubunun Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması öncesindeki bitişik eğik yazı beceri düzeyi ile uygulama sonrasındaki bitişik eğik yazı beceri düzeyi arasında uygulama sonrası lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. • Deney grubundaki öğrencilerin kendi profil belgelerindeki öğretimsel amaçlarına ne derece ulaştıklarına bakıldığında, öğrencilerin tümünün öğretimsel amaçlarını gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Deney ve kontrol grupları güçlük çekilen harf formlarının sayıları bakımından Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması öncesi birbirinden farklılaşmazken, uygulama sonrasında, deney grubunun harf formlarının yazımında kontrol II grubundan daha az güçlük çektiği ortaya çıkmıştır. • Uygulama öncesinde küçük harf formlarından en fazla "s ve k", "a ve z", "l", "d" ve "r"den, büyük harf formlarından ise en fazla "D", "G ve H"de güçlük çeken deney grubunun uygulama sonrasında bu formlarda daha az güçlük çektikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması ile birlikte deney grubundaki öğrencilerin yazımında güçlük çektikleri harf formu sayılarının uygulama öncesine göre anlamlı derece azaldığı ortaya çıkmıştır. • Sınıf öğretmeni, Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'nın hataların görülüp düzeltilmesine olanak tanıyan bir uygulama olduğunu, yazma görüşmelerini ve hataların bireysel olarak çalışılmasını etkili bulduğunu, portfolyoların öğrencilere kendi yazı gelişimleri hakkında bilgi vermeyi sağladığını ve uygulamayla birlikte öğrencilerin yazı performanslarında gelişme olduğunu belirtmiştir. • Öğrenciler, bireysel yazı hatalarını bulmak ve düzeltmekten, dönüt-düzeltme almaktan ve portfolyo yoluyla yazı görevlerinin kalıcı hale gelmesinden hoşlandıklarını; bireyselleştirmeyle kendi gelişimlerini daha rahat izleyebildiklerini ve kendi yazma becerilerinde gelişme gördüklerini belirtmişlerdir. • Veliler, uygulamayı etkili bulduklarını, bireyselleştirilmiş portfolyoyu hataların farkına varılmasını sağlayan ve sorumluluk kazandıran bir uygulama olarak gördüklerini, bireysel yazı portfolyoları yoluyla öğrencilerin kendi gelişimlerini takip edebildiklerini ve uygulamayla birlikte öğrencilerin daha iyi ve okunaklı yazar hale geldiklerini belirtmişlerdir. Anahtar Sözcükler: İlkokuma yazma, Bitişik eğik yazı, Bireyselleştirilmiş öğretim, Portfolyo, Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiBitişik eğik yazıEl yazısı+4
Ecmel Yaşar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf ve ilköğretim matematik öğretmen adaylarının alan ve pedagojik alan bilgilerinin çok çözümlü matematik problemleri yoluyla incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada sınıf ve ilköğretim matematik öğretmen adaylarının çok çözümlü matematik problemlerine verdikleri yanıtlar incelenerek alan ve pedagojik alan bilgilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans programında öğrenim gören ve "Öğretmenlik Uygulaması" dersini alan son sınıf toplam 20 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak görüşme formları ve çok çözümlü beş problemden oluşan formlar kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının verilen beş problemi farklı stratejilerle öğrencilere anlatır gibi çözmeleri istenmiştir. Hem sınıf hem de matematik öğretmen adaylarıyla yapılan bu çalışma yedi hafta sürmüştür. Çalışmanın sonucunda elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Sınıf ve ilköğretim matematik öğretmen adaylarının görüşme formunda yer alan "Problem, problem çözme, problem türleri ve problem çözme stratejileri" kavramlarına ilişkin uygulama öncesi görüşleri incelendiğinde alanyazına uygun olmayan anahtar kelimelere yer verdikleri görülmüştür. Uygulama sonrasında ise öğretmen aday-larının tamamına yakınının söz konusu kavramlara ilişkin anahtar kelimelerinin farklılaşarak alanyazına uygun açıklamalarda bulundukları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının çok çözümlü problemlerde kullanmış oldukları stratejiler Matematik Alan Bilgisi bağlamında incelendiğinde ise tamamına yakınının uygulama öncesinde düzeye uygun olmayan stratejiler ve çözüm yollarını tercih ettikleri, uygulama sonrasında ise büyük çoğunluğunun düzeye uygun stratejiler kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının yarısından fazlasının araştırmada yer alan problemlerin çözümlerinde mevcut stratejilerin tamamını kullanmayıp, sadece birkaçına çözümlerinde yer verdikleri için kısmen yeterli çözümlerinin olduğu görülmüştür. Araştırmada çok çözümlü beş problemi öğrencilere anlatır gibi çözmeleri istenilen sınıf öğretmeni adaylarından sadece birinin, matematik öğretmen adaylarından ise sadece dördünün bu talebe uygun detaylı açıklamalarla problemi çözebildikleri için pedagojik alan bilgisi bağlamında öğretme bilgilerinin epistemik düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Öğretmen adaylarının tamamına yakınının uygulama öncesi problem ve problem çözme stratejileri hakkında bilgi sahibi olmadıkları, uygulama sonrasında ise adayların büyük bir kısmının problem kavramını alanyazına uygun tanımlaya-bildiği belirlenmiştir. Araştırmada yer alan stratejilerden uygulama sonunda düzeye uy-gun olanları belirleyerek problem çözümlerinde kullanabildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Hem sınıf hem de matematik öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun uygulama sonrasında matematik alan bilgisi bağlamında sınıf düzeyine uygun çözümlerinin olduğu tespit edilmiştir. Problem çözümleri pedagojik alan bilgisi bağlamında değerlendirildiğinde ise öğretmen adaylarının büyük bir kısmının uygulama sonrasında problemleri öğrenciye anlatır gibi çözebildikleri fakat bu çözümlerini mantıksal ifadelere dayandırarak açıklayamadıkları için öğretme bilgilerinin problem çözme düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmanın ilerletilmesi için çok çözümlü problemlerin öğretmenlik uygulaması derslerinde son sınıf öğretmen adaylarına verilerek staj yapmış oldukları okullardaki öğrencilerden bu problemleri çözmelerinin istendiği ve elde edilen farklı çözümlerin öğ-retmen adayları tarafından sınıf ortamında deneyimlendiği çalışmalara yer verilebilir. Nicel bir araştırmayla öğretmen adaylarının strateji kullanımlarının, alan ve pedagojik alan bilgilerinin incelenmesine dair daha geniş bir kitleyi içeren araştırmalar gerçekleştirilebilir.

Aday öğretmenlerBranş öğretmenleriMatematik eğitimi+7
Ayşenur Altuner
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim LGS fen bilimleri başarısının yapay sinir ağları ile tahmin edilmesi

Bu çalışmada, ilkokul 4. sınıftan itibaren öğrencilerin Fen Bilimleri derslerindeki başarılarının, bir üst sınıf seviyesindeki başarılarıyla da ilişkilendirmek suretiyle liselere giriş sınavındaki Fen Bilimleri başarısını yapay sinir ağları ile ne düzeyde yordadığını araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeyinde öğrencilerin Fen Bilimleri akademik başarıları ile LGS Fen Bilimleri Alt Testi başarılarının ilişkisini incelemek üzere SPSS programında Pearson Moment Çarpım Korelasyonu analiz sonuçlarına; ne düzeyde yordadığına ise MATLAB programında yapay sinir ağıyla modelleme performanslarına bakılmıştır. Araştırmada kullanılan veri setleri, Bursa ilinin 17 ilçesindeki 24 okuldan 2017-2018 eğitim-öğretim yılında mezun olmuş aynı zamanda 2018 LGS' ye giren 1027 öğrencinin, 4. sınıftan 8. sınıfa kadar olan geçmiş döneme ait not fişleri ve kişisel bilgi içermeyen LGS sonuç belgeleri MEB E-okul sisteminden elde edilmiştir. Araştırma kapsamında LGS Fen Bilimleri Alt Testi ile Fen Bilimleri sınav başarısı arasındaki korelasyonlar incelendiğinde (p<0.001) en yüksek korelasyonun 8. Sınıf fen bilimleri sınavları arasında (r=0.70) olduğu, en düşük korelasyonun LGS Fen Bilimleri Alt Testi ile 4. Sınıf Fen Bilimleri sınav başarısı arasında (r=0.57) olduğu görülmüştür. Bu sonuca göre; Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programının, 4. sınıftan 8.sınıfa kadar sarmal ve bütüncül yapıda olmasıyla sınıflar arasında elde edilen orta ve yüksek düzey ilişkinin alakalı olduğu söylenebilir. İkinci alt problem kapsamında oluşturulan ağ mimarisinde 845 öğrenci verisi ile eğitilen ağda Öğrenme R= 0.8059, Doğrulama R= 0.7408, Test R= 0.7568, RMSE= 2.3504 değerleri en yüksek performans olarak bulunmuştur. 182 öğrencinin verileri kullanılarak ağın eğitim sürecinden sonra simüle edilen gerçek LGS Fen Bilimleri Alt Testi doğru sayıları ile bilgisayarın tahmin ettiği doğru sayıları karşılaştırıldığında r= 0.7506 (p<0.001) ile yüksek düzey ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca, 20 sorudaki ağın tahmin performansına bakıldığında, 182 öğrencide 124 öğrencinin [+2,-2] hata değeri aralığında doğru tahmin edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Fen başarısıFen bilgisi öğretimiLise giriş sınavları+5
Ahmet Atasayar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sınıf öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve mesleki doyumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik ve mesleki doyum düzeylerinin cinsiyete, kıdeme, yaşa, okutulan sınıfa, mezun olunan okula, bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.Araştırma İstanbul il sınırları içerisinde yer alan 11 ilköğretim okulunda görev yapan 207 sınıf öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Öğretmen Görüşleri Ölçeği (ÖGÖ) ve İş Doyum Anketi (NDI) Gereksinim Karşılanma Yetersizliği Dereceleri Anketi ile toplanmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin okulda çalışılan yıla göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Cinsiyet, yaş, medeni durum, okutulan sınıf, kıdem ve mezun olunan okula göre bir farklılık göstermediği görülmüştür..Mesleki doyum düzeylerinin incelenmesi sonucunda ise sınıf öğretmenlerinin cinsiyete, kıdeme, yaşa, okulda çalışılan yıla, mezun olunan okula ve okutulan sınıfa göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. İlköğretim sınıf öğretmenlerinin mesleki doyum düzeylerinin, medeni duruma göre önemli bir farklılık göstermediği görülmüştür.

EğitimSınıf öğretmenliğiÖz yeterlilik
Ömer Türk
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin çok boyutlu olarak incelenmesi(istanbul ili Sancaktepe örneği)

Eğitim toplumların yaşam standardını şekillendiren en temel unsurlardan biridir. Önceki nesillerin gelecek nesillere tecrübelerini aktarması olarak da özetlenebilecek eğitim belirli sistematik düzenlerle yapıldığı taktirde kendi kendini ve toplumu yenileyen dönüştüren büyük bir itici güç doğurmaktadır. Bu nedenle toplumların refahı için eğitim ve dolayısıyla eğitim planlaması önem arz etmektedir. Günümüzde teknolojiye paralel olarak uzaktan eğitim, öğrenci merkezli vb. uygulamalar yaygınlaşmakta ise de her çocuğun belirli bir yaş düzeyine kadar bir öğretmen tarafından yönlendirilmeye ihtiyaç duyduğu açıktır. Eğitimin kalitesine etki eden çevresel, ailevi vb. etkenler olmakla birlikte öğretmenin birincil önemi yadsınamaz olarak ortadadır. Sınıf yönetimi becerisi gelişmiş bir öğretmen en olumsuz şartlarda dahi eğitimden maksimum verim elde edilmesini sağlayabilir. Bu gerçeklerden hareketle, bu araştırmanın ilkokul sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerini çok boyutlu inceleyerek, öğretmenlerin sınıf yönetiminde başarılı ve geliştirmeye açık oldukları alanların tespit ile, öğretmen yetiştirme etkinliklerine rehberlik ederek eğitimin kalitesine katkıda bulunması beklenmektedir. Bu araştırmada ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak, İlköğretim Sınıf Öğretmenlerinin Sınıf Yönetim Becerilerinin öğretmenin cinsiyetine, yaşına, okuttuğu sınıf düzeyine, medeni duruma, seminere katılım durumuna, sınıftaki öğrenci sayısına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Sancaktepe ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 570 öğretmen oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilmiş toplam 249 öğretmene uygulanmıştır. Sınıf Yönetimi Becerilerini değerlendirmek üzere İlgar (2007) tarafından geliştirilen 81 maddelik Sınıf Yönetimi Becerileri Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek tek boyutludur. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanlara göre öğretmenlerin cinsiyeti, medeni durumu, sınıf yönetimi ile ilgili bir ders, kurs yada seminer alma değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için bağımsız grup t testi, yaşı, kıdemi, sınıfındaki öğrenci sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, okuttuğu sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında kodlanmış, SPSS 15.0 programında çözümlenmiş, anlamlılık minimum p<,05 düzeyinde sınanmış, diğer anlamlılık düzeyleri ayrıca belirtilmiş ve bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda Sınıf Yönetimi Becerisi'nde öğretmenin cinsiyeti, kıdemi, okuttuğu sınıf düzeyi, medeni durumu, seminere katılım durumu, sınıftaki öğrenci sayısının anlamlı farklılık oluşturmadığı yaşa göre ise anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Sınıf, Öğretmen, Sınıf Yönetimi Becerisi, İlkokul

Sınıf öğretmenliğiYönetim becerileriYönetsel beceri+2
Ali Murat Koçoğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

Related subjects