Social capital

121 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermaye ve akademik başarı arasındaki ilişkinin sosyolojik bir analizi: Şanlıurfa'da bir alan araştırması

Bu çalışma, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı farklı lise türlerinde (fen,Anadolu, düz, meslek) öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı(sızlık)larını sosyal sermaye, kültürel sermaye ve eğitimde uygulanan politikalardan kaynaklanan yapısal faktörlere odaklanıp sosyolojik olarak analiz etmeyi hedeflemiştir. Araştırmada, bu karmaşık ilişkileri çözümlemek amacıyla, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda Şanlıurfa'nın farklı lise türlerinde okuyan 410 öğrenciye anket uygulanmış; öğretmen, idareci, öğrenci, veli ve farklı sendika temsilcilerinden toplam 49 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Çalışmada, ailenin sahip olduğu sosyal ve kültürel sermayenin bazı unsurları ile akademik başarı arasında güçlü bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Bu unsurlar; ailenin çocuğun eğitim sürecine katılımı, beklentisi, tutumu, sahip olduğu sosyal ağlar, bireyin doğduğu yer, konuştuğu dil, edindiği habitus, yaşadığı çevre ve eğitime yönelik motivasyonudur. Bununla birlikte, dezavantajlı bazı bireyler dini cemaatler ve STK gibi sosyal ağlara dahil olarak yaşadığı akademik başarısızlığı sınırlı da olsa telafi edebilmektedir. Ancak, sosyal sermaye ile eşleşen ve Şanlıurfa'da sosyal ağlar üzerinden kazanılan yüksek oranda var olan güven ve yakın sosyal ilişkiler vb. unsurlar ile akademik başarı arasında ciddi bir ilişki bulanamamıştır. Bununla birlikte, okulun sahip olduğu sosyal sermaye akademik başarıya pozitif yönde, yapısal faktörlerden doğan birçok sorun da negatif yönde etki etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, kültürel sermaye, yapısal faktörler, akademik başarı, Şanlıurfa

Akademik başarıKültürel sermayeLise öğrencileri+4
Celal İnce
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel sosyal sermayenin performans yönetimi algısı üzerindeki etkileri: Bir alan araştırması

Performans yönetimi, çalışanların örgüt içinde kendi potansiyellerinin farkına varması ve örgütlerden daha etkin sonuçlar alınabilmesi için gerekli uygulamaları içeren sistematik bir süreçtir. Bununla birlikte performans yönetimi çalışanlara şimdiki performanslarının belirlenmesi ve hedeflere ulaşmak için performanslarını geliştirmek adına yöneticilerle nitelikli iletişim kurulmasını sağlama yönünde önemli katkılar sağlar. Sosyal sermaye ise sosyal ilişkilerin yapısını ve kalitesini vurgulayan çok boyutlu bir kavramdır. Sosyal ilişkilerin yapısı ve kalitesi açısından, insanlara çalıştıkları örgütte de önemli getiriler elde etmesine olanak sağlar. Örgütsel sosyal sermaye örgütte çalışanların performans değerlendirmeden başlayarak, performans değerlendirme sonuçlarının kullanıldığı ücret ve terfi ile işten ayrılmaya kadar performans yönetimi uygulamalarını da etkileyebilmektedir. Eskişehir'de faaliyet gösteren kamu ve özel bankaları kapsayan bu araştırma temel olarak, sosyal sermayenin performans yönetimi algısı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler araştırmacı tarafından anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucu, örgütsel sosyal sermaye ve performans yönetimi algısı arasında doğrudan ve olumlu bir ilişkinin olduğunu ve motivasyonun bu ilişkide kısmi aracılık etkisinin bulunduğunu göstermektedir. Örgütsel sosyal sermaye performans değerlendirme, ücret, işten ayrılma ve motivasyon üzerinde yüksek düzeyde bir etkiye sahipken, terfi de ise orta düzeyde bir etki büyüklüğüne sahip olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın sonuçları, cinsiyete ve banka türüne göre farklılık göstermemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, Performans Yönetimi, Yapısal Eşitlik Modeli

Kurumsal sermayePerformansPerformans değerlendirme+5
Seda Topgül
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimcilerin sosyal sermaye düzeyinin girişimcilerin kadın olma olasılığına etkisi: Çorum ili için bir araştırma

İnsan kaynağı olarak kadının gerek iş hayatında gerekse girişimsel davranışta bulunması ülke ekonomisi için önem arz etmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) gibi kuruluşların verilerine göre kadın girişimcilerin erkek girişimcilere göre oranının ülke genelinde oldukça az olduğu bilinmektedir. Ayrıca kadın girişimcilerin oranının bölgelere göre farklılık göstermesi, ekonomik gelişme açısından bölgesel farklılık oluşturmaktadır. Çorum Ticaret ve Sanayi Odası' ndan edinilen bilgilere göre 2022 yılı itibariyle Çorum ilinde 663 kadın ortak girişimci, ve 647 kadın yetkili girişimci iken 4874 erkek ortak girişimci ve 3654 erkek yetkili girişimci bulunmaktadır. Bu durumda kadınların girişimcilik faaliyetine yönelmesi ve kadın girişimcilerin yüksek kazanç elde etmesi, bölgesel ekonomi açısından önem teşkil etmektedir. Çalışmada girişimciler içerisinde kadınların oranının artması hedeflenerek girişimcilerin yüksek sosyal sermaye düzeylerinin girişimcilerin kadın olma olasılığına etkisi lojistik regresyon analiziyle araştırılmıştır. Kadınların yanı sıra erkeklerin sosyal sermaye düzeyinin yüksek olmasının, sayıca yüksek olan erkek girişimcilerin kadın girişimcilerle olan ortaklıklarını artıracağı öngörülmüştür. Ayrıca kadın girişimcilerin yüksek sosyal sermaye düzeyinin kadın girişimcilerin kazançlarının yüksek olma olasılığına etkisinin lojistik regresyon analiziyle araştırılması amaçlanmıştır. Çorum ilinde Ticaret ve Sanayi Odası' na üye olan 411 girişimciye anket uygulanmış, anket verilerine SPSS 27. 0 programında bağımsız örneklem T testi, tek yönlü Anova testi ve post-hoc ikişerli karşılaştırma testleri ve lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz bulgularına göre girişimcilerin sosyal sermayedüzeyi; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, girişimcilerin annelerinin ve babalarının eğitim düzeyi, doğum yeri, sektör, ailelerinin gelir düzeyi, işletmelerinin kazancı, işletmelerindeki kişi sayısı, işletmelerinin faaliyet süresine göre farklılık göstermektedir. Kadın girişimcilerin sosyal sermaye düzeyi ise yaş, sektör, ailelerinin gelir düzeyi, işletmelerinin kazancına göre farklılık göstermektedir. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre girişimcilerin kadın olma olasılığına grup ve ağlar kategorisinde girişimcilerin sosyal sermaye düzeyinin yüksek olmasının pozitif yönde etkisi bulunmaktadır. Kadın girişimcilerin kazancının yüksek olma olasılığına grup ve ağlar kategorisinde kadın girişimcilerin sosyal sermaye düzeyinin yüksek olmasının pozitif, güven ve dayanışma kategorisinde kadın girişimcilerin sosyal sermaye düzeyinin yüksek olmasının negatif yönde etkisi bulunmaktadır. Yazında kadın girişimcilerle sosyal sermaye düzeyi arasındaki ilişkiyi Türkiye için araştıran birkaç çalışma bulunmaktadır. Ancak girişimcilerin sosyal sermaye düzeyinin yüksek olmasının girişimcilerin kadın olma olasılığına ve kadın girişimcilerin sosyal sermaye düzeyinin yüksek olmasının kadın girişimcilerin yüksek kazanç elde etme olasılığına etkisini Çorum ili için araştıran çalışmalara rastlanmamıştır. Bu nedenle çalışmanın özgünlük oluşturacağı ve yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bölgesel kalkınmaKadın girişimciliğiSosyal sermaye
Zübeyde Özdilli
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal, beşeri ve psikolojik sermayenin kariyer başarısına olan etkisi: Bankacılık sektöründe bir araştırma

Bu çalışmada, bireyin sahip olduğu sosyal, beşeri ve psikolojik sermayenin, onun kariyer başarısında bir etkisi var mıdır ve eğer var ise söz konusu sermaye türlerinden hangisi bireyin kariyer başarısı üzerinde daha etkilidir, sorularının yanıtları araştırılmıştır. İlaveten, sosyal sermayenin, bireylerin beşeri sermayeleri ile kariyer başarıları arasındaki ilişkiye aracılık etkisinin olup olmadığı da araştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerden elde edilen toplam 400 anket üzerinden analizler yapılmıştır. Elde edilen veriler araştırma modeli kapsamında SPSS ve AMOS programlarıyla analiz edilmiş, araştırmanın belirlenen hipotezlerinin testi için "Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM)" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, çalışanların sosyal ve psikolojik sermayelerinin onların kariyer başarıları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğunu, öte yandan çalışanların beşeri sermayelerinin onların kariyer başarıları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin olmadığını göstermektedir. İlaveten bulgular, sosyal sermayenin, bireylerin beşeri sermayeleri ile kariyer başarıları arasındaki ilişkide tam aracılık etkisinin olduğunu da göstermektedir. Çalışmanın, bireylerin sübjektif kariyer başarılarını üç sermaye türünü baz alarak değerlendirmesi, çalışma analizi için seçilen sektörün farklı olması ve araştırma hipotezlerinin YEM ile test edilmiş olması sebebiyle konuyla ilgili yapılan diğer çalışmalardan farklılaştığı ve bu noktada ilgili yazına hem kuramsal hem de metodolojik katkılar sunacağı düşünülmektedir.

BankacılıkBankacılık sektörüBaşarı+5
Yasemin Karatekin Alkoç
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermaye ve pozitif psikolojik sermayenin kültürel zekâyla ilişkisine yönelik sağlık sektöründe uluslararası bir çalışma

Farklılıkları kavrayarak uyum sağlayabilme yeteneği olarak ifade edilen kültürel zekâ kavramı son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Bireyin farklılıklar karşısındaki tutumlarını kültürel zekâ ile ilişkilendirerek bireysel ve sosyal özellikleriyle ele alan çalışmalara literatürde rastlanılmamıştır. Bu çalışma ile kültürel zekâ kavramı pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermaye kavramıyla uluslararası düzeyde ele alınmıştır. Sağlık çalışanlarının pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermayelerinin kültürel zekâ ile ilişkisi, Avrupa, Balkan ve Uzak Doğu ülkelerini temsil eden İsveç, Romanya, Güney Kore ve Türkiye bağlamında incelenerek uluslararası bir çalışma ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada evreni oluşturan dört ülkedeki 987 sağlık çalışanından anket tekniğiyle toplanan veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonunda sağlık çalışanlarının sosyal sermayeleri ve pozitif psikolojik sermayeleriyle kültürel zekâları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Demografik faktörler ve alt boyutlar arasındaki ilişkiler dikkate alınarak ülkeler arasında sıralama yapılmış ve Türkiye'nin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Bilişsel ve motivasyonel kültürel zekâ boyutları açısından Türkiye, Romanya, Güney Kore ve İsveç sıralaması ortaya çıkmıştır. Pozitif psikolojik sermaye alt boyut düzeyleri bakımından Türkiye iyimserlik dışında son sırada yer alırken sosyal sermayenin alt boyutları açısından dört ülke arasında ortada olduğu tespit edilmiştir.

Güney KorePozitif psikolojik sermayeRomanya+5
Suzan Urgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Aile işletmelerinde sosyal sermayenin örgütsel performansa etkisi ve bir uygulama

Bu çalışma, aile işletmelerinde içsel ve dışsal sosyal sermayenin örgütsel performansa etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Araştırma konusu, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli illerini kapsayan TRB1 bölgesinde Organize Sanayi Bölgeleri'nde faaliyet göstermekte olan on ve üzeri çalışan sayısına sahip aile işletmeleridir. İşletmelerden veriler anket uygulanması suretiyle elde edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, çalışmanın başında oluşturulan hipotezler revize edilmiş ve oluşturulan yeni hipotezler çerçevesinde saha analizi yapılan çalışmaya konu aile işletmeleri için içsel sosyal sermayenin alt bileşenleri bilgi paylaşımı, güven ve paylaşılan vizyon ve dışsal sosyal sermaye ile örgütsel performans arasında istatistiksel açıdan olumlu bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında, araştırma bünyesinde gerçekleştirilen istatistiki analizler çerçevesinde araştırmanın niyet edilen sonuçlarına ilaveten niyet edilmeyen ve önemli olduğu düşünülen bir takım bulgulara da ulaşılmıştır.

Aile işletmeleriPerformansSosyal sermaye+1
Mehmet Cüreoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermaye düzeyinin belirlenmesi ve sosyal sermaye düzeyini etkileyen faktörlerin analizi: Gönüllü teşekküller bağlamında Kayseri örneği

Bu çalışmada, son yıllarda sıkça kullanılan sosyal sermaye kavramı ve sosyal sermaye düzeyinin ölçülmesi analiz edilmiştir. Sosyal sermaye kavramı öncelikle hem teorik hem de ampirik boyutuyla ele alınmıştır. Sosyal sermaye düzeyini belirlemek amacıyla, Kayseri'deki gönüllü kuruluşların faaliyetlerine katılan (hem üye hem de üye olmayan) bireylere yöneltilen anket bulguları tahlil edilmiştir. Anket, uluslararası literatürde sosyal sermayeyi belirlemede kullanılan göstergelerden faydalanılarak 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmıştır. Bu göstergelerden kullanılarak güven endeksi, resmi ve gayri resmi ağlara üyelik endeksi, yardımlaşma ve ortak işbirliği endeksi oluşturulmuştur. Söz konusu üç endeksten yararlanarak tek bir sosyal sermaye endeksi hesaplanmıştır. Örnek kütlenin yaş, eğitim, dini eğilimleri, kendine olan güvenleri, yerel basın organlarını takip etme sıklıkları, seçimlerde oy kullanmaları, yaşam süreleri ve faaliyet gösterilen sektör gibi demografik özellikleri ile sosyal sermaye düzeyi arasındaki ilişki Ki-Kare yöntemine göre; sosyal sermaye düzeyi ile demografik özellikler arasındaki ilişkinin yönü ise korelasyon analizine göre test edilmiştir. Özellikle eğitim düzeyi ve bireylerin kendilerini değerli hissetmeleri ile sosyal sermaye arasında doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, Güven, İş Birliği, Sosyal İlişkiler Ağı, Sosyal Sermayenin Ölçümü ve Sivil Toplum Kuruluşları.

Gönüllü kuruluşlarGönüllü çalışanlarGüven+5
Yalçın Kaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ve beşeri sermayenin karar verme davranışı ile ilişkisi: Bilişim sektöründe görgül bir araştırma

Bireyler karşılaştıkları problemlere çözüm bulmak için hem deneyimlerinden hem de sosyal ilişkilerinden faydalanarak kendileri açısından en etkin kararı vermeye çalışırlar. Benzer şekilde, yöneticiler de kendi sosyal ve beşeri birikimlerinden faydalanarak organizasyonları için doğru tercihler yapma ve etkin kararlara ulaşma amacı güderler. Literatürde karar verme davranışında sosyal ve beşeri etkiye ait daha önceki çalışmalara bakıldığında, karar veren kişinin sahip olduğu bilgi ve birikim (tecrübe); kararın rasyonalitesi ve rasyonel karar tercihleri; sınırlı seçenekler arasından en etkin karar tercihleri gibi karar davranışlarının kendisine odaklanıldığı görülmektedir. Sosyal ve beşeri sermaye konuları hakkındaki literatür de bu kavramların farklı acılardan ele alındığını göstermektedir. Sosyal sermayenin ekonomik hayata etkisi, sahip olunan beşeri ve sosyal ilişkilerin bilgiye erişim ve yeni bilgi yaratmadaki rolü, ve bu tur ilişkilerin boyut, yön, nitelik gibi çeşitli yönleriyle çalışılması incelenen konular arasındadır. Bu çalışmanın amacı, hızlı ve değişken bir sektör olarak bilinen bilişim sektöründeki üst düzey yöneticilerin, karar verme davranışlarındaki sosyal ve beşeri sermaye etkisini anlamaya çalışmak ve karşılaşılan çeşitli durumlarda yöneticilerin karar tercihlerini ortaya çıkarmaktır. Yöneticilerin karar vermesi gereken durumlar, rutin ve rutin olmayan, sorun türleri için programlanmış veya programlanmamış, karar türü açısından da kurumsal – stratejik, yönetsel – operasyonel kararlar olarak ve sosyal sermayenin boyutları açısından içsel – dışsal, yatay – dikey, mikro – makro, güçlü – zayıf ilişki şeklinde tanımlanmaktadır. Beşeri sermaye ise, bireyin (yöneticilerin) tecrübe ve deneyimleri ile sahip oldukları yetenekler olarak betimlenmektedir. Bu araştırmada, karar verme davranışında sosyal ve beşeri sermaye etkilerinin incelenmesi amacıyla nicel bir çalışma yapılmış ve ilgili ağ düzeneğinde aktörlerin merkezilik konumları (merkezde veya merkezden uzakta olmaları) belirlenmiştir. Daha sonra ise karar davranışlarındaki tercihleri derinlemesine analiz yapabilmek amacıyla yarı – yapılandırılmış görüşme tekniği aracılığıyla nitel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu çalışma ile gündelik hayatta sık sık karşılaşılan ekonomik hayattaki sosyal ilişkilerin karar davranışına etkisini daha iyi anlamlandırmak ve literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Ayrıca yeni araştırmacılar için karar verme davranışında yerleşik ilişkilerin sınırları belirlenmiş, değişkenlerini daha iyi izole etmeleri ve karar verme davranışına ilişkin modeller geliştirebilmelerine yardımcı olmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, beşeri sermaye, karar verme, sosyal ağlar, bilişim sektörü

Beşeri sermayeBilişim sektörüKarar verme+2
Doğan Demir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermayenin özliderlik, güven ve performans ile ilişkisi

Klasik sermaye anlayışının gelişmesiyle yakın geçmişte yazında sosyal sermaye kavramı hem makro boyutta hem de mikro boyutta incelenerek nasıl oluşturulabileceğini ve faydaları ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada sosyal sermaye kavramı mikro boyutta incelenmiş, kurumda çalışanlar arası ilişkilere bakarak oluşan sosyal ağ içinde çalışanların sahip oldukları sosyal sermaye ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmada sosyal sermaye iki farklı bakış açısıyla incelenmiştir: dayanışmacı sosyal sermaye ve aracı sosyal sermaye. Çalışanların sosyal ağ içinde sahip olduğu düşünülen sosyal sermaye ile bireysel olarak gösterdikleri özliderlik, kişilerarası güven ve performans (bağlamsal performans boyutunda) davranışları ile arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla Türkiye'de savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir şirketteki iki iş biriminden örneklemler seçilmiştir. Birinci örneklemde, birbirleriyle uzun süreden beri çalışan 71 kişiye (SST örneklemi) anket uygulanmış, 31 kişiden veri toplanmıştır. İkinci örneklemde bir sene önce kurulan nispeten yeni bir iş biriminde çalışan 43 kişiye (UGES örneklemi) anket uygulanmış, 30 kişiden veri toplanmıştır. Toplanan veriler Sosyal Ağ Analizi (SAA) ve istatistiksel analiz metodu ile analiz edilmiştir. Sosyal sermaye incelemesi için SAA iki örneklemde ayrı ayrı yapılmış ve bulgular incelenmiştir. Daha sonra SAA ile bulunan kişilerin sosyal sermayesi ile özliderlik, kişiler arası güven ve performans davranışları ile korelasyon ve hiyerarşik regresyon testleri yapılmış ve aralarındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma neticesinde toplam örneklemde SST'de çalışan kişilerin daha fazla dayanışmacı sosyal sermaye sahibi kişiler olduğu, UGES örnekleminde ise bazı kişilerin sahip olduğu aracı sosyal sermayenin SST'ye göre çok daha fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca sosyal sermaye yaklaşımlarından dayanışmacı sosyal sermaye ile "kişiler arası güven" alt boyutlarından olan "çalışma arkadaşlarının davranışlarına itimat etme" ve "yönetimin eylemlerine itimat etme" düzeyleri arasında anlamlı ve yordayıcı bir ilişki bulunmuştur. Kişilerin bağlamsal performansları ile de dayanışmacı sosyal sermaye arasında da anlamlı ve yordayıcı bir ilişki bulunmuştur.

Bağlamsal performansPerformansSosyal sermaye+3
Şafak Baykal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel sosyal sermaye, kültürel sermaye, inovasyon ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: GAP bölgesinde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma

Bu araştırmada örgütsel sosyal sermaye ve kültürel sermayenin inovasyon üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada ayrıca inovasyonun örgütsel bağlılığa olan etkisi irdelenmiştir. Bununla birlikte araştırmada örgütsel sosyal sermayenin örgütsel bağlılık ve kültürel sermaye üzerindeki etkisinde inovasyonun aracılık etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu GAP bölgesinde yer alan 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinin sahip ve yöneticileri oluşturmaktadır. Bu kapsamda 490 anket formu e-posta yoluyla otellere gönderilmiş, 420 anketten geri dönüş olmuştur. 43 anketin hiç doldurulmadığı ya da araştırma için gerekli veri setine sahip olmadığı görülmüş ve araştırmadan çıkartılmıştır. Araştırmanın analizleri 377 anket formu üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, örgütsel sosyal sermayenin ve kültürel sermayenin inovasyon üzerinde anlamlı pozitif etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca inovasyonun örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın tüm alt boyutları üzerinde anlamlı pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Araştırmada, örgütsel sosyal sermayenin ve kültürel sermayenin hiçbir alt boyutunun inovasyon üzerinde anlamlı ve pozitif etkiye sahip olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmada son olarak inovasyonun aracılık etkisine yönelik oluşturulan hipotezler test edilmiştir. Buna göre örgütsel sosyal sermayenin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde inovasyonun aracılık etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Ayrıca örgütsel sosyal sermayenin kültürel sermaye üzerindeki etkisinde inovasyonun aracılık etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sosyal Sermaye, Kültürel Sermaye, İnovasyon, Örgütsel Bağlılık

GAP bölgesiKültürel sermayeOtel yöneticileri+4
Merve Kaplan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Suriyeli göçmen girişimcilerin sosyal sermaye ve girişimcilik eğilimlerinin yenilikçi davranışlara ve firma performansına etkisi: TRC1 bölgesinde bir araştırma

On ikinci yılına giren ve halen devam eden Suriye krizi, ikinci dünya savaşından sonra yaşanan en büyük insanlık dramı olarak nitelendirilmektedir. Türkiye, Suriye krizinden etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye'ye göç eden Suriyelilerin bazıları günlük yaşamlarını sürdürmek amacıyla kendiişlerini kurmaya yönelmiş ve gün geçtikçe Türkiye'de Suriyeli göçmenler tarafından kurulan firmaların sayısı hızla artmıştır. Literatürde göçmen girişimcilerin başarısında ve hayatta kalmalarında girişimcilerin sahip olduğu sosyal sermaye, girişimcilik eğilimi, yenilikçi davranışlar ve iyi bir performans sergilemeleri son derece önemli etkenler olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla bu tez çalışması, Suriyeli göçmen girişimcilerin sosyal sermaye ve girişimcilik eğilimlerinin yenilikçi davranışları ve firma performansı üzerindeki etkisinin yanı sıra sosyal sermaye düzeylerinin girişimcilik eğilimleri ve yenilikçi davranışlarının firma performansı üzerindeki ekişini araştırmayı amaçlamıştır. Araştırma kapsamında Safran'ın (2020) Sosyal Sermaye Ölçeği, İşcan ve Kaygın'ın (2011) Girişimcilik Eğilimi Ölçeği, Scott ve Bruce'nin (1994) Yenilikçi Davranış Ölçeği, Wang ve Wang'ın (2012) Operasyonel Performans Ölçeği, Wang, Wang ve Liang'ın (2014) Finansal Performans Ölçeği ve girişimcilerin kişisel özellikleri ve firmalarının özellikleri sorulardan oluşan çevrimiçi anket formu kullanılarak, TRC1 bölgesinde faaliyet gösteren ve Gaziantep Ticaret Odası, Nizip Ticaret Odası, Kilis Ticaret ve Sanayi Odası veya Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 462 Suriyeli girişimciden veriler toplanmıştır. Anketten elde edilen verilerin değerlendirmesinde, SPSS 26 programı kullanılarak faktör analizi, betimsel istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, Suriyeli girişimcilerin sosyal sermaye ve girişimcilik eğilimlerinin yenilikçi davranışları üzerinde ve sosyal sermaye düzeylerinin firmalarının performansı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Suriyeli girişimcilerin girişimcilik eğilimlerinin ise firmalarının performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma sonucunda, Suriyeli girişimcilerin sosyal sermaye düzeylerinin girişimcilik eğilimleri üzerinde ve yenilikçi davranışlarının firmalarının performansı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu da saptanmıştır.

Firma performansıGirişimcilerGirişimcilik eğilimi+7
Subhı Kord Arabo
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumların ve sosyal sermayenin ekonomik büyüme üzerine etkisi

Ülkelerin ekonomik performanslarında görülen farklılıkların nedenleri uzun yıllardır politikacıların ve ekonomistlerin araştırma konusu olmuştur. Ekonomistlerin bu farklılıkları açıklamak için kullandıkları araçların açıklayıcılık düzeylerinin sınırlı olması, sadece ekonomi alanında değil tüm sosyal bilimler alanında yeni enstrüman arayışlarına sebebiyet vermiştir. Bu süreçte araştırmalara konu olan kavramlardan biri de kurum kavramı olmuştur.Kurumların ekonomik büyüme üzerine etkileri çeşitli kanallar aracılığı ile gerçekleşmektedir. Bu kanallardan biri de kurumların toplum tarafından içselleştirilmesi ve bu sayede oluşan güven ortamıdır. Ülkelerin güven düzeyleri ve bireylerin oluşturdukları birliktelikler üretim sürecine dahil olarak ekonomik performanslarının önemli belirleyicileri olabilmektedir. Oluşan güvene dayalı iletişim ağları ülkenin sosyal sermayesi olarak nitelendirilmektedir. Özellikle sanayi devrimi sonrasında ülkelerin büyüme sürecinde kat ettikleri yolları sadece fiziki sermaye birikimi ile açıklamak mümkün değildir. Bu yeni evrede bilgi toplumuna dönüşümle birlikte beşeri sermayenin yanı sıra sosyal sermayenin de yapılan ekonomik analizlere dahil edilmesi gerekmektedir.Kurumların ve sosyal sermayenin ekonomik büyüme üzerine etkilerinin sorgulandığı bu çalışmada, yatay kesit veri analizi yöntemiyle çeşitli gelir gruplarına dahil 69 ülke üzerine ampirik bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Elde edilen tahmin sonuçlarına göre orta gelir düzeyine sahip ülkelerin kurumsal kalite düzeyi ve sosyal sermaye düzeyi ile ekonomik büyümeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki bulunurken, yüksek gelir düzeyine sahip ülkelerin kurumsal kaliteleri ve sosyal sermaye düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Çalışmanın sonucunda yeterli miktarda fiziki sermayesi bulunmayan ülkelerin, kurumsal kalite ve sosyal sermaye düzeylerini yükselterek ekonomik büyüme gerçekleştirebildikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Ekonomik büyümeGüvenKurumlar+3
Cemil Serhat Akın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermayeyi geliştirmeye yönelik etkinliklerin öğretmenlerin sosyal sermaye düzeyine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, bir eğitim örgütünde "Sosyal Sermayeyi Geliştirmeye Yönelik Bir Etkinlik Programının (SSGP) öğretmenler üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırma açımlayıcı bir eylem araştırması deseninde karma yöntem kullanılarak yapılmıştır. Araştırma yarı deneysel bir desen ve açımlayıcı bir çalışma olarak alanda öncü olması yönüyle önemlidir. Araştırmanın çalışma grubu 2015 – 2016 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesinde faaliyet gösteren özel bir okulda çalışan 14 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada 12 hafta süren bir SSGP uygulanmıştır. SSGP'nin öncesi ve sonrası ölçümlerle sosyal sermaye düzeyinde anlamlı bir fark oluşup oluşmadığını ortaya koymak amacıyla tek gruba ön test – son test uygulaması yapılmıştır. Araştırma sürecini ayrıntılı ve kapsamlı şekilde betimlemesine katkı sağlamak ve nicel bulguları desteklemek için nitel boyut eklenmiştir. Nitel boyutta gözlem, araştırmacı günlükleri ve görüşme yöntemleri kullanılarak veriler elde edilmiş, böylece veri çeşitlemesi de sağlanmıştır. Araştırma sonunda, SSGP katılımcılarının örgütsel bağlılık, iletişim ve sosyal etkileşim, güven, işbirliği-sosyal ağlar ve katılım boyutlarında gelişme gösterdikleri gözlenmiştir. Bulgular ve uygulama süreci sonunda, sosyal sermayenin eğitim örgütlerinde geliştirilebilir bir yeterlik olduğu gözlenmiştir. Elde edilen veriler ışığında çalışmanın somut bulgularına dayanarak SSGP'yi uygulayacak okul yöneticilerine ve öğretmenlere sağlanacak imkânlara yönelik öneriler sunulmuştur.

EtkinlikSosyal sermayeÖğretmenler
İsmail Kahraman
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin okullardaki sosyal sermaye algısının iş doyumlarıyla ilişkisi üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, eğitim kurumlarında görev yapan müzik öğretmenlerinin algıladıkları sosyal sermaye düzeyi ile iş doyumları arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile şekillenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapmakta olan (ilköğretim, ortaöğretim ve lise) 268 müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Nicel araştırmada evreni temsil etmek için 151 müzik öğretmeni örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Sosyal Sermaye Ölçeği" ve "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma için toplanan veriler, parametrik testlerden t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way Anova), non-parametrik testlerden Kruskal Wallis H Testi uygulanmış, ağırlıklı ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Ayrıca derinlemesine inceleme yapabilmek için 20 öğretmen ile yüz yüze görüşme yapılmış ve elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, müzik öğretmenlerinin sosyal sermaye algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında istatiksel açıdan pozitif, anlamlı düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcılar branşların bilgi paylaşımları, zümreler arası iletişimi artırmaya, adalet, güven, aidiyet duyguları sosyal ortamlarla etkinliklerle desteklenmesi ve fiziksel olanakların arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, İş doyumu, Eğitim kurumu, Müzik Öğretmeni

Branş öğretmenleriMüzik dersiMüzik eğitimi+6
Mahmut Ekin Hetav İpek
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların iş hayatına katılmalarında sosyal sermayenin rolü: Manisa Organize Sanayi Bölgesi üzerine bir araştırma

Kadınların sosyo-demografik özellikleri, kişisel karakteristikleri, iş bulma ve sürdürme süreçlerinde bilgi ve beceri sağlama kanalları, işbirliği eğilimleri; sosyal sermaye kaynakları olarak değerlendirilmektedir. Kadınların kariyer sürecinde ve üst düzey görevlere terfilerinde, sosyal sermaye kazanım ve kullanım şekilleri erkeklerden farklılık göstermektedir. Aynı zamanda kadınların, sosyal sermayeyi oluşturmalarında karşılaştığı güçlükler ve bunlarla başa çıkabilmek için harcadıkları çaba da erkeklere kıyasla daha fazladır. Bu çalışmada kadınların çalışma hayatlarında ve kariyer gelişimindeki başarılarında, sosyal sermayenin etkisi ve sosyal sermaye edinimi için hangi kaynakları kullandıkları, nitel araştırma yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında kadın çalışanlar ve sosyal sermaye ilişkisi, Manisa Organize Sanayi Bölgesi' nde faaliyet gösteren 21 firmada çalışan kadınlar ile yapılan görüşmeler, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile gerçekleştirilmiş, görüşme verileri içerik analizine tabi tutulmuştur. Beyaz yaka pozisyonunda çalışan kadınların yaşam memnuniyetleri, sosyal ağ ve destekleri, iş bulma ve çalışma sürecinde karşılaştığı zorluklar; sosyal sermaye düzeyleri kapsamında değerlendirilmiştir. Bu çalışma ile sosyal sermayenin kadınlar için öneminin üzerinde durulmuş, sosyal sermaye düzeyinin artışı veya azalışının kadınların hangi davranışlarına bağlı olduğuna ve sosyal sermayenin kadınların kariyerleri üzerindeki etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmada, cinsiyet eşitsizliği, aile içi sorumlulukları, toplumsal ön yargılar, sosyal ağ etkileri gibi nedenlerden dolayı kadınların sosyal sermayeden tam anlamıyla yararlanamadığı görülmüş; toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikaların ve değişen iş kültürünün, kadınların sosyal sermaye ağlarını güçlendirmelerine, sosyal ağ ilişkilerinin uzun süreli olmasına ve fırsatlardan daha fazla yararlanmalarına pozitif etkilerinin olduğu sonucuna varılmıştır.

Kadın iş gücüKadınlarSosyal sermaye+2
Mehriban Kocağa Daşdemir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin profesyonel sermayeleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Günümüzde bilim, teknoloji, siyaset, eğitim, askeri ve ekonomik alanlarda yaşanan hızlı değişim ve dönüşümler, öğretmenlerin mesleki dayanıklılıklarını sürdürebilmelerini önemli hâle getirmektedir. Profesyonel sermaye; öğretmenlerin mesleki bilgi ve becerilerini (insan sermayesi), sosyal ilişkilerini (sosyal sermaye) ve karar alma yeterliklerini içeren bütüncül bir yapıyı ifade etmektedir. Bu yapının mesleki dayanıklılık üzerindeki olası etkileri, araştırılması gereken bir alan olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmanın temel amacı, öğretmenlerin profesyonel sermaye düzeyleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada, "Öğretmenlerin profesyonel sermaye düzeyleri ile mesleki dayanıklılık düzeyleri arasında nasıl bir ilişki vardır?" sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 1.174 resmi eğitim kurumunda görev yapan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim düzeyindeki toplam 19.734 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise küme ve tabakalı örnekleme yöntemleri kullanılarak belirlenen 375 öğretmenden oluşmaktadır. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla Kişisel Bilgiler Formu kullanılmıştır. Öğretmenlerin profesyonel sermaye düzeylerini ölçmek için "Öğretmenlerin Profesyonel Sermayesi Ölçeği", mesleki dayanıklılık düzeylerini belirlemek için ise "Öğretmen Mesleki Dayanıklılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, PSPP 1.6.2 istatistik yazılımı ile analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon (r) analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında, katılımcı öğretmenlerin profesyonel sermaye kapasiteleri ile mesleki dayanıklılıkları arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Bunun yanı sıra analiz sonuçları, öğretmenlerin profesyonel sermaye düzeylerinin mesleki dayanıklılığı %45 oranında anlamlı bir şekilde yordadığını göstermektedir. Demografik verilerin analizine ilişkin sonuçlarda ise, mesleki dayanıklılık açısından yalnızca okulun bulunduğu ilçe değişkeni anlamlı bir farklılık göstermektedir. Merkez ilçede görev yapan öğretmenlerin mesleki dayanıklılık düzeylerine ilişkin görüşlerinin, diğer ilçelerde görev yapan öğretmenlere kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Profesyonel sermaye açısından ise okul kademesi değişkeninin anlamlı bir farklılık yarattığı belirlenmiştir. Özellikle ortaöğretim kademesinde görev yapan öğretmenlerin profesyonel sermaye algılarının, diğer kademelerde görev yapan öğretmenlere göre daha düşük olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu araştırma, öğretmenlerin profesyonel sermaye düzeyleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak eğitim politikaları ve uygulamaları açısından anlamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, özellikle karar sermayesinin mesleki dayanıklılığın artırılmasında daha belirleyici bir unsur olarak öne çıktığı söylenebilir. Bu çerçevede, öğretmenlerin profesyonel sermayelerini geliştirmeye yönelik bütüncül yaklaşımların ve uygulamaların, mesleki dayanıklılıklarını güçlendirme potansiyeli taşıdığı değerlendirilmektedir. Gelecekte gerçekleştirilecek çalışmaların daha geniş örneklemlerle, farklı demografik değişkenler gözetilerek ve nitel ya da karma yöntemler kullanılarak yürütülmesi, konunun daha kapsamlı ve derinlemesine anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

Beşeri sermayeSosyal sermaye
Cengiz Özer
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kültürel sermayeleri, öz-yeterlikleri ve okullarındaki sosyal sermayeye yönelik algılarının incelenmesi

Yapılan bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin kültürel sermayelerine, öz-yeterliklerine ve görev yaptıkları okulların sosyal sermayesine yönelik algılarını ve aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yönteme başvurulmuştur. Karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desenin kullanıldığı araştırmada örneklem alınırken tabakalı örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Araştırmanın örneklemini Hatay il merkezindeki 583 sınıf öğretmeni oluştururken, nitel çalışma grubunu bu öğretmenlerden gönüllü olan 11 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler toplanırken Kültürel Sermaye Ölçeği (Avcı, 2015), Öz-yeterlik Ölçeği (Çapa, Çakıroğlu & Sarıkaya, 2005), Sosyal Sermaye Ölçeği (Ekinci, 2008), kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney U, Kruskal Wallis H testleri ile korelasyon ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Nitel veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda öğretmenlerin kültürel sermayelerine öz-yeterliklerine ve okullarındaki sosyal sermayeye yönelik algılarının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıf öğretmenlerinin kültürel sermayeye dair algıları cinsiyet, yaş, anne ve baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, hizmet süresi, görev yapılan okuldaki hizmet süresi, derse girilen sınıftaki öğrenci sayısı ve sosyal medya kullanma sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık oluşturmuştur. Öz-yeterliğe dair algılar cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, derse girilen sınıftaki öğrenci sayısı, okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi ve sosyal medya kullanma sıklığı değişkenlerinde anlamlı farklılık oluşturmuştur. Görev yapılan okulun sosyal sermayesine dair algıların yaş, hizmet süresi, görev yapılan okuldaki hizmet süresi, derse girilen sınıf düzeyi, derse girilen sınıftaki öğrenci sayısı ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenlerinde anlamlı şekilde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların kültürel sermaye ve öz-yeterlik algılarının birlikte okulun sosyal sermayesine dair algısını orta düzeyde etkilediği tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında sınıf öğretmenlerine göre kendi kültürel sermayeleri davranış biçimlerinden, ilgi alanlarından ve kişisel deneyimlerinden oluştuğu ortaya çıkmıştır. Katılımcılar bireysel çaba ve yaşadıkları ortamın kültürel sermayelerini olumlu etkilediğini, çevresel ve bireysel faktörlerin olumsuz etkilediğini düşünmektedir. Katılımcılara göre öğretmenliğe dair öz-yeterlikleri mesleki ve kişisel özelliklerden oluşmaktadır. Öğrencilerinin ilgisini derse çekmek için motive etme, uyarma gibi yollara başvuran öğretmenlerin kendilerini en çok proje, ürün tasarlama, yaparak-yaşayarak öğrenme vb. yeterli hissettiği ortaya çıkmıştır. Katılımcılar sınıf yönetiminde çoğunlukla kural belirlemede ve kural uygulamada yeterli olduklarını düşünmektedir. Sınıf öğretmenlerine göre bir okulun sosyal sermayesi okul içi paydaşların özelliklerinden, okulda yürütülen faaliyetlerden ve okulun özelliklerinden oluşmaktadır. Katılımcılar görev yaptıkları okulda veli özellikleri ile okul ortamından dolayı olumlu duygulara sahipken veli ve öğrenci özelliklerinden dolayı olumsuz duygulara sahiptir. Seminerler, zümre toplantıları, bilgi yarışmaları okulun kültürel sermayeye katkılarının başında gelmiştir. Okulun fiziki ve maddi koşulları, öğretmenlerle ilgili ve sistemsel özellikler okulun kültürel sermayeyi engelleyici unsurlarındandır. Öğretmenlerin mesleğe başladıktan bu yana öğretim yöntem-teknikleri, sınıf yönetimi ve öğrenciye bakış açılarında değişim meydana gelmiştir. Katılımcılar kendi mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek için daha çok bilgi birikimini ve kültürel donanımını artırmanın, sınıf yönetim becerilerini geliştirmenin etkili olduğunu düşünmektedir. Öğrencilerin sosyal/kültürel/akademik gelişimlerini sağlama kültürel sermayenin mesleki katkısının, yüksek algıya ve düşünme becerilerine sahip olma, evrensel değerlere sahip olma vb. kişisel katkısının başında gelmektedir. Elde edilen bulgular tartışma ve yorum kısmında ayrıntılı şekilde tartışılmış, nicel ve nitel kısma dair bütünsel bir değerlendirme yapılmıştır. Ardından uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültürel sermaye, sosyal sermaye, öz-yeterlik, sınıf öğretmeni, ilkokul

Eğitim kurumlarıKültürel sermayeSosyal sermaye+5
Sevgi Ergüven Akbulut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Otel işletmelerinde sahip ve yöneticilerinin sosyal sermaye unsurlarından sosyal ağlarının müşteri teminine etkisi Gaziantep örneği

Sosyal sermaye, toplumu oluşturan kişiler arasında önceden beri devam eden ilişkilerin aslında maddi bir karşılığı olduğunu savunan bir kavram olarak literatürde yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, otel işletmelerinin sahipleri ve bu otellerde görev yapan yöneticilerin sahip oldukları sosyal ağların, otel işletmelerine müşteri temin etmek için ne düzeyde kullanıldığının tespit edilmesidir. Bu bağlamda Gaziantep ilinde faaliyet gösteren tüm otellerin sahipleri ve yönetim kademesinde yer alan, satış pazarlama faaliyetlerine doğrudan katkısı bulunan yöneticilerle görüşülmüştür. Bu çalışma için geliştirilmiş olan anket formu, 2016 yılının Ağustos ve Ekim ayları arasında otel sahibi ve yöneticisi olan 174 kişiye uygulanmıştır. Araştırma sonucunda otel işletmelerinin sahipleri ve yöneticilerinin, sosyal ağlarının müşteri teminine%57,5 oranında etkisi olduğu tespit edilmiştir. Etkisi olduğu tespit edilen sosyal ağlar, toplam 7 boyuttan oluşmaktadır. Sosyal ağları oluşturan 7 boyuttan müşteri teminini en fazla etkileyen boyut ise informel sosyal ağlar boyutu olmuştur. Bununla beraber müşteri teminini en yüksek düzeyde etkileyen demografik değişkenin ise mesleki eğitim alma durumları olduğu elde edilen bulgular arasındadır. İşletme sahip ve yöneticileri mesleki eğitim aldıklarında sosyal ağlarını kullanma düzeyi artış göstermektedir.

Elektronik pazarlamaGaziantepMüşteri ilişkileri+7
Belma Suna
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuruluş aşamasında girişimcilik türlerinde sermaye önceliklerinin belirlenmesine yönelik bir çalışma: Gaziantep ili örneği

Bireyler girişimcilik faaliyeti gösterecekleri sektörlerde işyeri kuruluş aşamasında sahip oldukları ya da kullanabilecekleri sermaye çeşitliliğini belirlemek durumundadırlar. Bu nedenle, araştırmada Gaziantep'te 2015 yılından 10.09.2018 tarihine kadar kurularak faaliyet gösteren girişimcilerin beşeri sermaye, sosyal sermaye, yapısal sermaye ve finansal sermayedeki kullanım düzeylerindeki farklılıklar incelenmiştir. Nicel araştırma kapsamında, Gaziantep Sanayi Odası ve Gaziantep Ticaret Odası'na kayıtlı olan 459 işletmenin girişimcisine anket uygulaması yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, kuruluş aşamasında sosyal sermaye ile finansal sermaye kullanım düzeylerinin girişimcilerin türlerine göre istatistiksel olarak farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Ticaret girişimcileri sanayi girişimcilerinden; hizmet girişimcileri de tarım ve sanayi girişimcilerinden sosyal sermayeyi fazla kullandıkları görülmüştür. Ticaret ve hizmet girişimcileri de sanayi girişimcilerine göre finansal sermayeyi fazla kullandıkları tespit edilmiştir. Çalışmada, girişimcilerin sermaye kullanım düzeylerinin sosyo/demografik ve işletme özelliklerindeki farklılıkları da tespit edilerek, girişimcilere ve araştırmacılara birtakım önerilerde bulunulmuştur.

Beşeri sermayeFaaliyet bölümleriFinansal sermaye+7
Demet Karayılan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Beş faktör kişilik özelliklerinin iç girişimcilik üzerine etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü

Bu çalışmada beş faktör kişilik özelliklerinin içgirişimcilik üzerine etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü araştırılmıştır. Bu bağlamda Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren büyük ölçekli tekstil işletmelerindeki 607 çalışana kişilik özelikleri, iç girişimcilik ve sosyal sermayelerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşan 86 soruluk anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı eklentisi PROCESS Makro kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde beş faktör kişilik özelliklerinin dışa dönüklük, uyumluluk, deneyime açıklık ve sorumluluk boyutlarının iç girişimcilik ve sosyal sermayeyi pozitif yönlü ve anlamlı etkilediği, nevrotiklik boyutunun ise iç girişimcilik ve sosyal sermayeyi negatif yönde anlamlı etkilediği görülmüştür. Ayrıca beş faktör kişilik özelliklerinin dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik, deneyime açıklık alt boyutlarının iç girişimciliğe etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Beş faktör kişilik özellikleri, iç girişimcilik, sosyal sermaye

Beş faktör kişilik modeliGirişimcilikKişilik+6
Gül Çıkmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Daha iyi yaşam için çok boyutlu refah

Nasıl yaşanacağına dair etik bir doktrin olan Nichomachean Ethics'te, Aristoteles'in bireysel mutluluk görüşü, iyi (mutlu) bir yaşam için erdem ile en yüksek fayda gibi objektif yönleri işaret eder. Bu, birinin kendini gerçeklemesiyle, yani Ryff ve Singer (2008) kavramsallaştırdığı gibi "eudaimonia" ile gerçekleştirilebilir. Diğer taraftan kısa vadeli, şimdiki veya hedonik refah esasen bir insanın hayatı hakkında nasıl hissettiğidir. Felsefi görüşler üzerine inşa edilen, subjektif refah üzerine yapılan çalışmaların çoğu bu iki ana bakış açısından kaynaklanmaktadır (Ryan & Deci 2001; Aslam & Corrado, 2012; Huta, 2015). Herbiri bir bağımlı latent subjektif refah değişkeni ve beş bağımsız değişkenden oluşan logit, sıralı logit, genelleştirilmiş sıralı logit modeller kullanılarak mikro düzeyde (il içerisinde) subjektif refah üzerine etkiler Stata kullanılarak hesaplanmıştır. Bu tezin iki amacı vardır. Birincisi, zaman çerçevesinin öneminin bir belirleyici olup olmadığını bulmak için zaman çerçeveli mutluluk üzerine mekansal etkiler üzerine farklılıkları ölçmektir. İkincisi, sosyo-ekonomik, sosyal sermaye ve mekânsal değişkenlerin yaşam memnuniyeti ve yaşam kalitesi gibi subjektif refah bileşenleri üzerine etkilerini ölçmektir. Genel kanıtlar (1) sosyo-ekonomik, sosyal sermaye, algılanan mekansal faktörlerin, objektif mekansal faktörlerden daha önemli olduğunu (2) mutluluk üzerine mekansal etkilerde bazı ikili farklılıklar olduğunu; (3) mekansal (kentsel-kırsal farkı) etkinin, bir haftalık mutluluğu açıklamada diğer subjektif refah ölçülerine göre daha güçlü olduğunu; (4) mahalle güvenliğinin yaşam kalitesi dışındaki tüm bileşenler üzerine etkisinin, konut maliyetinden daha güçlü olduğunu; (5) mekansal faktörlerin, mutluluk için sosyo-ekonomik ve sosyal sermaye faktörlerinden daha önemli olduğunu; (6) yaşam kalitesi, hedonik mutluluk, genel mutluluk ve yaşam memnuniyetinin, Gini katsayısının yokluğunda hiçbir objektif mekansal önem göstermediğini; (7) insanlara güvenin, tüm bileşenler için görüşme sıklığından daha önemli olduğunu; (8) tüm subjektif refah bileşenleri üzerine, sağlık durumunun etkisinin sosyo-ekonomik değişkenlerden daha güçlü olduğunu; ve (9) Gini katsayısının (gelir eşitsizliği) daha çok yaşam memnuniyeti ve genel mutluluk ile, mutlak yoksulluk sınırının ise mutluluk ve yaşam kalitesi ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu araştırma iller bazında uygulanırsa Türkiye'nin genel refahını OECD ortalamasının üzerine çıkarmak için gerekli olan politikalar belirlenebilir. Bu tezin, hedonik mutluluk üzerine mikro-mekânsal etkilerin ve çok boyutlu refahın önemini göstererek gelişmekte olan ülkelerin literatürüne katkıda bulunması beklenmektedir. Sonuç olarak, belediyeler ve sosyal devlet kurumları subjektif refahın tüm boyutlarını göz önünde bulundurarak Adana mahallelerinde refahı artırmak için yeni politikalar oluşturmalıdır. Sonuçların kentsel sorunların çözümüne katkı sağlayacağı ve çözümlerin makro düzeye yansıyacağı düşüncesi/beklentisi bu tezin özgün değerini ortaya koymaktadır.

MekanMutlulukRefah+5
Can Mavruk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kırsal kalkınma uygulamaları ve sosyal sermaye bileşeni çerçevesinde manisa salihli ilçesi üzerine yapılan bir araştırma

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinde de kırsal alanlar önemli bir yer tutmaktadır. Her ne kadar Türkiye'de net bir kırsal alan tanımı yapılamamış ve bu yüzden başarılı kırsal kalkınma politikaları yürütülememiş olsa da Türkiye, kırsal alanlara yönelik geliştirilen kalkınma projeleri ve çeşitli uluslar arası tarımsal desteklemelerle kırsal kesimin ekonomik sorunlarını iyileştirmeye ve burada yaşayan insanların refah düzeylerini yükseltmeye çalışmıştır. Kırsal kalkınma yaklaşımlarına 1980'li yıllara kadar tarımda modernizasyon ve devlet müdahaleleri hâkim olurken, bu tarihten sonra serbest piyasa, şeffaflık, sürdürülebilir sosyal ve kırsal kalkınma, hızlı ve katılımcı kırsal kalkınma anlayışı, iyi yönetişim ve sürdürülebilir geçim gibi kavramlar dahil olmuştur. Bu durum tarımsal kalkınmaya dayalı geleneksel kalkınma politikalarından, yerel kaynakları ve dinamikleri de içeren bütüncül kırsal kalkınma yaklaşımlarına yönelimi gerçekleştirmiştir. Çalışmada kırsal kalkınmanın yanı sıra ''Sosyal Sermaye'' konusuna da dikkat çekilmiştir. Sosyal sermaye, insanlar arası güven, birlik ve bütünlük duygusuna dayalı olarak, işbirliği ve ortak eylem potansiyelini harekete geçirmek suretiyle birlikte çalışmayı olanaklı hale getiren, toplumsal gelişimin yanı sıra ekonomik gelişim açısından da önem arz eden bir kavramdır. Sosyal sermaye teorisi soyut bir kavram olmakla beraber, çeşitli bilim adamları ve kurumlar tarafından farklı tanımları bünyesinde barındıran, güven, karşılıklılık, ağlar ve normlar tarafından şekillenen bir sermaye türüdür. Çalışma kapsamında, sosyal sermayenin literatür de öngörülen boyutlarının hangilerinin Salihli kırsal alanına uygulanıp uygulanmadığı ve anlamlı sonuçlar verip vermediği SPSS paket programıyla test edilmiştir. Buna göre hane halkı bireylerinin kırsal yörelerdeki arazi kullanım biçimleri ve gruplara olan üyelikleri sosyal sermaye boyutları açısından değerlendirilmiştir.

Arazi kullanımıKırsal kalkınmaManisa-Salihli+1
Arzu Salkım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermaye'nin yoksullukla mücadele sürecinde rolü ve önemi: Seçilmiş ülke örnekleri

Yoksullukla mücadelede ve toplumsal kalkınma arasındaki karşılıklı etkileşimde en dinamik unsur sosyal sermaye olarak görülmektedir. Sosyal sermaye; toplum kalkınmasında kaynakları harekete geçirebilmesi, yoksul kesimlerdeki tüm kaynak, olanak, potansiyellerin atıl kalmasını engelleme sayesinde yoksullukla mücadelede çok önemli bir konuma sahiptir. Sosyal sermaye, Dünya Bankası tarafından 1990'larda kalkınmada kayıp halka ve yoksulların sermayesi şeklinde ilan edilmiştir. Dünya Bankası ülke gelir grupları sınıflandırması ve Dünya Değerler Anketi verileri kullanılarak seçili ülkelerin sosyal sermaye verileri karşılaştırıldığında, sosyal sermaye düzeyi yüksek ülkelerin kişi başı milli gelirlerinin yüksek, yoksulluk oranlarının de düşük olduğu anlaşılmaktadır. Ekonometrik analizden elde edilen RE bulguları, seçilmiş 12 ülkede 2012-2019 dönemi için kişi başı GSYİH üzerinde tüm değişkenlerin pozitif etkisi olduğunu göstermektedir Sosyal sermaye değişkeni %1 arttığında kişi başı GSYİH %0.423577 artmaktadır. Beşeri sermayeyi temsilen yurtiçi patent başvuruları 1 birim arttığında kişi başı GSYİH %0.3475233 artmaktadır. Fiziki sermaye değişkeni %1 arttığında kişi başı GSYİH %0.3333536 artmaktadır. Sosyal sermaye katsayısı diğer sermaye türlerine göre kişi başı GSYİH üzerinde en fazla pozitif etkiyi vermektedir. Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma politikalarında sosyal sermaye seviyelerini artırıcı (özellikle köprü kuran ve birleştirici sosyal sermaye türlerini) önlemleri hayata geçirmeleri önemlidir. Anahtar kelimeler: Sosyal sermaye, yoksullukla mücadele, güven, panel, havuzlanmış EKK

Panel veri modelleriSosyal sermayeYoksulluk+1
Murat Bayraktar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermayenin müşterilerin ilişki memnuniyetine etkisi: Düzce ili serbest muhasebeci mali müşavir mükellefleri örneği

Bu araştırmanın amacı; sosyal sermayenin müşterilerin ilişki memnuniyetine olan etkisini ölçmektir. Ayrıca bilişsel, ilişkisel ve yapısal sosyal sermayenin müşterilerin ilişki memnuniyetine etkisini belirlemektir. Bu amaçlarla Düzce ilinde 364 mükellef üzerinde anket gerçekleştirilmiştir. SPSS analiz programı ile "Bağımsız Örneklem t-Testi", "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)", "Pearson Korelasyon Analizi" ve "Regresyon Analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda bilişsel, ilişkisel ve yapısal sosyal sermaye düzeyleri ile, yeniden müşteri olma niyeti ve ilişki memnuniyetleri arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik ve mesleki özelliklerine göre sosyal sermeye düzeylerinin ve ilişki memnuniyet düzeylerinin farklılaştığı tespit edilmiştir.

DüzceMali müşavirlikMuhasebeci+6
Burak Torun
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects