Socio-cultural situation

62 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

12 numaralı Ayntab Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi (H.1027-1028/M.1618-1619.s.303-397)

Osmanlı Devleti'nde Şer'i Mahkemelerde kadılar tarafından tutulan Şer'iyye Sicilleri şehir tarihçiliği açısından birinci elden kaynaklardır. Şer'iyye Sicilleri yazıldığı dönemin sosyo-kültürel yapısı, ekonomi, siyasi ve idari yapısını ihtiva eden belgelerdir. Ayntâb 12 numaralı Şer'iyye Sicilinin tamamı 397 sayfa olup, ilgili sicilin 303-397 sayfa aralığı çalışılmıştır. Sicilde evlilik, boşanma, nafaka, miras, alım-satım davalarının yanı sıra, merkezden gönderilen ferman, berat, tezkire, mektub ve hüccet gibi resmî belgeler de kaydedilmiştir. Bu belgeler vasıtasıyla XVII. Yüzyılın başlarında Ayntâb'ın sosyo-kültürel, toplumsal, ekonomik ve idari durumu değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Ayntâb, Gaziantep, Şer'iyye Sicili, hukuk, mahkeme, kadı

17. yüzyılEkonomik durumGaziantep+6
Sevil Özoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1833 numaralı Çankırı Nüfus Defteri'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi [H. 1252 (1836-1837)]

Bu çalışma 1833 numaralı Çankırı nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi üzerinedir. Hicri 1252 tarihli defter 1831 yılında başlayan modern anlamdaki Osmanlı nüfus kayıtlarının ilk örneklerindendir. Nüfus defterlerinin Başbakanlık Osmanlı Arşivi tarafından dijital ortama aktarılıp araştırmacılara açılmasıyla birlikte nüfus defteri konulu yüksek lisans tezlerinde artış olmuştur. Bu defterler her ne kadar yerel nitelikli olsa da yerel tarih üzerinden ulusal ve evrensel tarihle buluşacak veriler sunmaktadır. Çankırı tarihi araştırmalarının henüz emekleme sürecinde olduğunu mevcut bibliyografya üzerinden rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumda defterin tez olarak hazırlanmış olması yerel tarih açısından kaynak niteliğinde bir eserin ortaya konulmasının ötesinde Çankırı sancağı merkez, kazalar ve köylerini kapsayan yaklaşık 140 defter üzerine yapılacak çalışmalara da referans olacaktır. Ayrıca bu defterin ortaya çıktığı Tanzimat-ı Hayriye olarak adlandırılan dönem modernleşme sürecinin geçmişten radikal kopuşları getirecek pratiklerinin ortaya çıkmaya başladığı bir zamandır. Nüfus sayımı bu pratiklerdendir. Erkek nüfus üzerine inşa edilen defter kadın nüfusu konusunda ancak tahmini bir rakam ileri sürebilmemize imkân vermektedir. Fakat asrın sonuna doğru yapılan sayımlarda kadınların dâhil edilmesiyle birlikte geçmişe dönük bazı sağlamalar yapılabilir. Şehircilik açısında mahalleler, yapılar, mesleki kategorilerle ekonomik durum, istihdam gibi analizler yapılabilir. Esası yapılması gereken geçmişteki bu verinin bugünkü Çankırı'ya yansıyan nedir sorusuyla başlamalıydı, fakat yüksek lisans tezinin sınırları çerçevesinde kalınmaya dikkat edilerek, önceden yapılmış olan çalışmaların yöntemi izlendi. Bu yöntem tablolar vasıtasıyla bir betimleme örneği olmakla birlikte veriler zaman zaman analitik yöntemle incelendi.

19. yüzyılEkonomik durumNüfus+4
Özlem Cengiz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı sosyokültürel ve ekonomik bağlamlarda yaşayan dört-altı yaş çocuklarının zihin kuramı ve bağlanma türleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, farklı sosyokültürel ve ekonomik bağlamlarda yaşayan dört-altı yaş çocuklarının zihin kuramı ve bağlanma türlerine göre incelemektir. Bu araştırmanın modeli, gelişimsel-kesitsel modelde nedensel-karşılaştırma araştırması olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini Adana ili merkez ilçelerine (Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir) bağlı köylerde yaşayan köy çocukları, beş ilde (Adana, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Mersin) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı kurumda kalan çocuklar ile Adana ili etrafındaki tarlalarda çalışan gezici mevsimlik tarım işçilerinin çocukları oluşmuştur. Dört merkez ilçeye bağlı 38 köy arasından seçkisiz örnekleme yöntemlerinden biri olan basit tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılarak 10 köy belirlenmiştir. Köylerdeki çocukların belirlenmesinde ise seçkili örnekleme yöntemlerinden olan amaçlı oransız tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmış ve 70 (39 kız; 31 erkek) çocuk araştırmaya dâhil edilmiştir. Kurumda kalan çocukların belirlenmesinde de seçkili örnekleme yöntemlerinden amaçlı oransız tabakalı yöntemi kullanılmıştır. Beş ilden toplam 63 (28 kız; 35 erkek) çocuk örnekleme alınmıştır. Adana'da tarlalarda çalışan gezici mevsimlik tarım işçilerinin çocukları seçkili örnekleme yöntemlerinden amaçlı oransız tabakalı yöntemi ile belirlenmiş 12 farklı çadır alanında yaşayan toplam 71 (37 kız; 34 erkek) çocukla çalışma yapılmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu, yanlış kanı testleri ve bağlanma stilleri öykü tamamlama testi kullanılmıştır. Her çocuğa (1) yer değiştirme, (2) görüntü-gerçeklik, (3) beklenmedik durum ve (4) yanıltıcı resim olmak üzere dört farklı yanlış kanı testi uygulanmıştır. Çocukların anne babalarına olan bağlanma türlerini ortaya çıkarmak için doğum günü, 1) kazara dökülen meyve suyu, 2) yatak odasındaki canavar, 3) diz incinmesi, 4) ayrılma ve 5) tekrar bir araya gelme öykülerinden oluşan bağlanma öykü tamamlama testleri de uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans ve yüzdeler, aritmetik ortalamalar (demografik bilgiler), iki yönlü MANOVA ile İkili (Binary) Lojistik Regresyon teknikleri uygulanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda yaş değişkenine göre, bu köy çocukları ile kurumda kalan çocukların kendisi ve başkasına dair yanlış kanı atfı zihin puanlarının yaşa göre gelişimsel bir ilerleme gösterdiği tespit edilmiştir. Gezici mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarında hem kendisi hem de başkasına dair yanlış kanı atfı zihin puanlarında yaşa göre bir gelişim göstermediği, özellikle altı yaşta bir gerileme olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada anne ve baba bağlanma türleri ve yaşadıkları sosyokültürel ve ekonomik bağlama göre kendine dair yanlış kanı atfı zihin puanı ve başkasına dair yanlış kanı atfı zihin puanı ile ilgili sonuçlar incelendiğinde, çocukların yaşadığı sosyokültürel ve ekonomik bağlama göre kendine dair yanlış kanı atfı zihin puanı ve başkasına dair yanlış kanı atfı zihin puanları açısından anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Bu farklılığı ise köy çocukları lehine olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada çocukların yaşadığı farklı sosyoekonomik kültürel bağlamın anne ve baba bağlanmalarını yordadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar kültürel tarihsel etkinlik kuramının temel kavramlarına göre tartışılmıştır.

BağlanmaOkul öncesi çocuklarSosyoekonomik durum+5
Şule Erden
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Koklear implant cerrahisinde reimplantasyon nedenleri

Amaç: Bu çalışma koklear implant cerrahisi sonrası reimplantasyon cerrahisi geçiren hastalarda bunun nedenlerini,hastaların sosyokültürel düzeyinin ve kullanılan cerrahi yöntemin reimplantasyon ile olan ilişkisini incelemek amacıyla yapıldı Gereç ve Yöntem:Bu çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalında koklear implant cerrahisi sonrası reimplantasyon ihtiyacı olan 62 hasta ile yine Gaziantep Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Kliniğinde koklear implant cerrahisi uygulanmış olup ama reimplantasyon ihtiyacı olmayan 62 hasta kontrol grubu olarak dahil edildi.Hasta verileri ve dosyaları retrospektif olarak incelendi.Uygulanmış cerrahis yöntemler gözden geçirildi..Hasta yakınlarına soru-cevap tarzında anket yöntemi ile sosyokültürel düzeyle ilişkili verilere ulaşıldı. Bulgular: Bu çalışmamızda Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı'nda opere edilmiş 1487 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Kliniğimizde 66 hastaya(%4.43) reimplantasyon cerrahisi uygulandı.Kontrol grubu ve reimplantasyon cerrahisi yapılan tüm hastaların annelerinin eğitim durumu,babalarının eğitim durumu incelendi.Ayrıca tüm hastaların gelir düzeyi ve yaşam alanı değerlendirildi.Reimplantasyon cerrahisi yapılan hastaların 58 tanesi (%93.4) Oblik açı ile yerleştirme yöntemi dediğimiz cerrahi teknikle opere edilmişti. 4 tanesi (%6.6) düz açı ile yerleştirme yöntemi dediğimiz cerrahi teknik ile opere edilmişti. Aynı marka ve model cihazlar göz önüne alındığında 994 hastaya oblik açı ile yerleştirme yöntemi dediğimiz cerrahi teknik ile operasyon yapılmış ve 58 inde (%5.8) reimplantasyon ihtiyacı olmuş.188 hastaya ise düz açıyla yerleştirme yöntemi ile operasyon yapılmış ve 4 ünde (%2.1) de reimplantasyon ihtiyacı olmuş. teknik değişikliğinden önceki reimplantasyon oranımız %5.8 iken yeni teknik ile bu oran %2.1 olarak tespit edilmiş. Sonuç:Düz açıyla yerleştirme yöntemi dediğimiz teknik ile reimplantasyon oranının önemli ölçüde azaldığı görüldü.Sosyoekonomik düzey yükseldikçe daha az oranda reimplantasyon ihtiyacı olduğu anlaşıldı. Anahtar Kelimeler: Reimplantasyon cerrahisi,düz açı ile yerleştirme yöntemi,ebeveyn eğitim durumu,yaşam alanı,gelir düzeyi

Ana-baba eğitimiCerrahi-kulak-burun-boğazKoklea hastalıkları+6
Abdulkerim Başaran
Gaziantep University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'ın Faryab bölgesindeki Türkmenlerin sosyo-kültürel yapısı

Tarih boyunca bir halkın ortaya koyduğu maddi ve manevi değerler bütünü olan kültür, sadece bir miras değil, aynı zamanda yaşayan bir bellektir. Millet olmanın temelinde dil, din ve ideal birliği yatar. Milletler geçmişten günümüze kadar edindikleri kültürel değerlerini koruyup muhafaza ederek gelecek nesillere aktarırlar. Böylece millet olma özelliklerini korurlar. Son 40 yıldır iç savaşlar ve çatışmalarla boğuşan Afganistan bölgesinde bulunan farklı etnik gruplarda önemli kültürel erozyonlar meydana gelir. Bütün bu değişikliklere 1979'da Rus işgali ile başlayan ve günümüze kadar devam eden sıkıntılar ve karışıklıklar sebep olur. Kültürel miraslar korunamamış veya yanlış bir yola sevk edilir. Bazı dini değerler kültürel olarak kabul edilirken kültürel değerler ise dinin yerini alır. 2001 yılından itibaren Afganitan'da Taliban rejiminin devrilmesiyle, hızla ilerleyen teknoloji ve medya, Afganistan toplumunu büyük ölçüde etkisi altına alır. İlk olarak Hint dizileri ve daha sonra Türk dizileri televizyonlarda yayınlanırken, Afganistan toplumunun geleneksel ve kültürel değerlerinin korunması zorlaşır ve önemli değişikliklere uğramaya başlar. Buna bir de bilinçsiz cep telefonu kullanımını eklersek nasıl bir kültürel erozyon yaşandığı görülür. Afganistan'da yaşayan Türkmenler, her ne kadar aynı sıkıntılara maruz kalıp çalkantılı bir süreçten geçse de yaşadığı bölgeleri büyük ölçüde terk etmemişler ve tarihten gelen gelenek – görenek ve adetlerini ağırlıklı olarak koruyabilmişlerdir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Afganistan'ın tarihi gelişiminin yanı sıra genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Afganistan'da yaşayan Türkmenlerin tarihleri, demoğrafik yapıları, coğrafi ve siyasi durumları gibi konular ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Faryab bölgesinde yaşayan Türkmen toplumunun sosyo-kültürel yapısı derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır.

Afganistan-FaryabHalk bilimiHalk inançları+5
Bory Nasır
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet Döneminde İzmir'de yayımlanan mizah dergilerinde sosyo-ekonomik kültürel ve siyasi yansımalar

II. Meşrutiyet'in (1908) ilanı, Osmanlı tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır çünkü bu dönemde anayasanın ilanı, meclisin yeniden toplanması, seçimlerin yapılması, istibdat döneminin sona ermesi, kadın hakları, işçi hareketleri, basın özgürlüğünün gelmesi gibi siyasi ve sosyal gelişmeler olmuştur. Özellikle istibdat döneminin getirdiği baskı ve yasakların kalkmasıyla gelen basın özgürlüğünün bir sonucu olarak, II. Abdülhamit döneminde (1876-1908), yayımlanmadan önce sansüre giden gazeteler ilk kez sansürsüz olarak okurlarıyla buluşmuş, önceden yasaklı olan kelimeler kullanılmaya, fikirler özgürce kaleme alınmaya başlamıştır. Bu özgürlük ortamı dönemin mizah dergilerine de yansımış ve ülkenin farklı yerlerinde çıkan dergilerde dönemin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerini yansıtan karikatürler, resimler ve yazılar yer almıştır. Bu dergilerin en çok yayımlandığı yerlerden birisi de İzmir'di. Edep Yahu, Tokmak, Zeybek, Kukuruk, Neşter, İbiş, İğne, Efe II. Meşrutiyet döneminde İzmir'de yayımlanan dergilerdi. Bu tez çalışması II. Abdülhamit Dönemi (1876-1909) ve II. Meşrutiyet döneminde (1908-1918) meydana gelen siyasi sosyal ve ekonomik gelişmelerin İzmir'de yayımlanan ve yukarıda bahsi geçen mizah dergilerinde nasıl ele alındığını ve bu dergilere nasıl yansıdığını analiz etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet, İzmir, Basın, Mizah dergileri

DergilerMizahMizah dergisi+7
Şehriban Aksoy
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı- Singapur ilişkileri (1864-1923)

Bu araştırmanın konusu ve odak noktası, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına kadar Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkilerdir. Singapur'daki ve Türkiye'deki gazeteler, tarihi yazılar ve arşiv gibi geçmiş çalışmalar da dâhil birçok tarihi kayıt bilgi kaynağı olarak kullanılmıştır ve Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu kaynaklar, Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki siyasi, ekonomik, sosyal ve din gibi farklı alanları tasvir etmek ve kanıtlamak için kullanılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı ve önemi belirtildikten sonra Singapur'un kısa tarihi ve Endonezya, Tayland ve Malezya gibi Osmanlı ile Güneydoğu Asya ülkeleri arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Daha sonra ikinci bölümde, Singapur ve Osmanlı İmparatorluğu'nun hem doğrudan hem de dolaylı siyasi ilişkileri ele alınmıştır. Bu bölümde, Singapur'a Osmanlı Başkonsolosunun atanması, Birinci Dünya Savaşı ve Balkanlar gibi trajik olaylar, Singapur'daki Pan-İslamizm ideolojisinin etkisi gibi konuları da temel edilmiştir. Aynı zamanda, Asya'daki İngiliz ve Hollanda kolonizasyonun tüm dünyayı etkilemesi gibi Avrupa'daki siyasi güç dengesinde meydana gelen değişikliklere de yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki dini, sosyal ve kültürel ilişkilere odaklanılmıştır. Bu bölümde ayrıca Hac ibadeti aracılığıyla gelişen Singapur-Osmanlı ilişkileri ve Singapur'da aylarca kalan Ertuğrul Fırkateyni'ndeki mürettebatının Japonya yolculuklarına devam etmeden önceki Singapur'daki deneyimleri de yer almaktadır.

Dünya Savaşı IErtuğrul FırkateyniKültürel ilişkiler+7
Muhamad Syafıq Bın Mardı Mardı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ayvalık'ta sosyal ve siyasi hayat (1940-1950)

Bu çalışmayla Ayvalık'ın 1940-1950 yılları arasındaki sosyal, siyasi ve ekonomik durumu incelenerek Ayvalık tarihine ışık tutulması ve bu sayede hem yerel tarih çalışmalarına hem de Türkiye'nin söz konusu tarihler arasındaki durumuna katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma, toplam beş bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, Ayvalık'ın I. Dünya Savaşı sonrası Yunanlılar tarafından işgal edildiği tarih olan 1919'dan 1940 yılına kadarki devresi incelenmiştir. I. Bölüm'de; Ayvalık'ın idari ve demografik yapısı ele alınmış, ilçenin mülki yapısı, idarecileri ve nüfus yapısı incelenmiştir. II. Bölüm'de; 1940-1950 yılları arasında Ayvalık'ın sosyal hayatı mercek altına alınmış, bu kapsamda sağlıktan eğitime, ulaşımdan basın ve kültürel hayatına kadar çeşitli konular ayrıntılı olarak incelenmiştir. III. Bölüm'de; Ayvalık'ta yetiştirilen başta zirai ürünler olmak üzere bağcılık, hayvancılık ve balıkçılık gibi şehrin diğer besin ve geçim kaynakları incelenmiştir. Ayvalık'ın ticari hayatı ise yıllar bazında ele alınmıştır. Son olarak da sanayisi ve doğal kaynakları verilmiştir. IV. Bölüm'de; Ayvalık Belediye teşkilatı, 1940-1950 yılları arasında görev yapan belediye başkanları ve mevcut belediye meclisi tutanaklarına göre Ayvalık değerlendirilmiştir. V. Bölüm'de; Ayvalık'ın tek partili ve çok partili hayatı, partilerin faaliyetleri, partiler arasındaki ilişkiler ile 1940-1950 yılları arasında yapılan belediye ve genel seçimler ele alınmıştır. Bu çalışmada; kitap, dergi, gazete, arşivler, resmi yayınlar ve sözlü kaynaklardan faydalanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, Ayvalık'ın özellikle II. Dünya Savaşı boyunca başta zeytinyağı olmak üzere birçok ekonomik sıkıntı yaşadığı, savaş sonrasında çok partili düzene geçilmesiyle beraber siyasi hayatının gözle görülür derecede hareketlendiği, çeşitli kurum ve kişilerin ön ayak olmasıyla sosyo-kültürel hayata da öncülük etmiştir.

Balıkesir-AyvalıkEkonomik durumKent tarihi+4
Göktuğ İpek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu ili Elmalık Köyü'ndeki Çerkezlerin toplumsal yaşamlarının sosyokültürel açıdan incelenmesi

1864 Çerkez Sürgününden sonra Türkiye'ye göç eden Çerkezler, ülkenin farklı bölgelerine yerleşerek varlıklarını sürdürmeye çalışmışlardır. Çalışma kapsamında Bolu ili Elmalık Köyü'nde yaşayan Çerkezler hakkında detaylı bilgi edinilmesi ve Çerkezler hakkında genel değerlendirmelerde bulunulması amaçlanmaktadır. Temel amaç, Çerkezlerin sosyokültürel hayatı hakkında ilk elden bilgi edinmektir. Bu doğrultuda Çerkezlerin Kafkasya'daki tarihi, büyük sürgün süreci, sürgünden sonra Osmanlı İmparatorluğu topraklarına yerleşmeleri, Bolu ili Elmalık Köyü'ndeki Çerkezler ve güncel yaşamları hakkında teorik bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra saha çalışması sonucunda elde edilen veriler SPSS 22.0 programında işlenip analiz edilmiş ve Elmalık Köyü'ndeki günümüzde bulunan Çerkezlerin sosyokültürel hayatlarına ilişkin röportajlar yapılarak yazıya geçirilmiş olup ilk elden veriler doğrultusunda bulgular ve yorumlarla değerlendirmeler yapılarak çalışma tamamlanmıştır.

Bolu-ElmalıkDil bilgisiDil bilim+4
Nurcan Akbalık
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

68 numaralı Ayntâb Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H. 1129–1130/M. 1717 - 1718 s. 1-178)

Şer'îyye sicilleri, Osmanlı Devleti'nde kadılar tarafından verilmiş olan kararları, idari, siyasi ve hukuki yazışmaları içeren defterlerdir. Sicillerde, şehrin eski yerleşim birimlerini, insanların birbiriyle olan ticari ve sosyal diyaloglarını, ekonomik ve hukuki durumlarını içeren belgeler ve şer'î mahkemeler hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Ayntâb'a ait 174 adet Şer'îyye Sicili bulunmaktadır. Hicri 1129-1130 (M. 1717-1718) tarihli, 68 Numaralı Ayntâb Şer'îyye Sicili toplam 536 sayfadan oluşmaktadır. Bu çalışma, şer'îyye sicilinin ilk yarısını oluşturan 178 sayfanın transkripsiyonu ve değerlendirmesini içermektedir. Bu çalışma sonucunda XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde genelde Osmanlı Devleti özelde ise Ayntâb'ın içerisinde bulunduğu sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel durum aydınlatılmaya çalışılmıştır.

18. yüzyılEkonomik durumGaziantep+5
Elif Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

59 numaralı İskenderun Kadı Sicili'nin transkripsiyonu ve analizi (H. 1319-1320/M. 1901-1903), (ss. 1-144)

Bu çalışma Osmanlı Devleti'nin önemli kentlerinden biri olan İskenderun'un 1901-1903 yılları arası dönemine ışık tutmaktadır. Mahkeme kayıtları değerlendirilerek İskenderun'un 20. yy başlarındaki sosyal, kültürel ve ekonomik durumu gösterilmeye çalışılmıştır. Sicilde, bölge halkının ekonomik durumları, meşgul olduğu iş kolları, giyim, malzeme, hayvan fiyatları ve gayr-ı menkul fiyatları gibi bilgiler yer almakta olup ayrıca alacak-verecek, boşanma, nafaka, veraset, hırsızlık meseleleri gibi hukuki davalar ve bu davaların çözüm yolları görülmektedir. İskenderun'da ekonomik anlamda değeri yüksek mesleklerden ticaret başta olmak üzere, tıp ve mimari genel anlamda azınlıkların elindedir. Bunun yanında ziraat faaliyetlerini genel olarak Müslüman toplum icra etmektedir. 19.yüzyıl sonlarına doğru Girit muhacirlerinden bir kısmı İskenderun mahallelerine iskan edilmiştir. Gayr-i Müslim ahali ile Müslüman toplum arasında ciddi anlamda sorun yaşanmamıştır.Anahtar Kelimeler: İskenderun, Kadı Sicili, Kandiye, Girit, Muhacir, Aile, Ordu, Gayr-i Müslim

20. yüzyılEkonomik durumGayrimüslimler+7
Elif Ziyanak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sosyo-kültürel çevrelerde (Antalya ili örneği) öğrenim gören ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çevre sorunlarına yönelik zihinsel modellerinin belirlenmesi

Bu çalışma öğrencilerin çevre sorunlarına yönelik zihinsel modellerini belirleme amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, nitel verilere odaklanan bir özel durum çalışması olarak yürütülmüştür. 2011?2012 eğitim-öğretim yılında 4 farklı ilköğretim okulundaki toplam 102 sekizinci sınıf öğrencisi çalışma grubunu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 3 adet açık uçlu soru içeren bir testten yararlanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yapılmıştır ve kategorilere ayrılıp tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonuçları, öğrencilerin genel olarak bilimsel bilgilerle uyumlu zihinsel modellere sahip olduklarını göstermektedir. Öğrencilerin çevre sorunlarını algılamalarında bulundukları sosyo-kültürel çevrenin etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: zihinsel model, çevre sorunları, ilköğretim öğrencileri

Sosyokültürel durumSosyokültürel düzeySosyokültürel faktörler+7
Didem Aydın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fen lisesinde okuyan öğrenciler ile ailelerinin sosyo kültürel yapılarının incelenmesi

Bu araştırmada Türk eğitim sisteminde önemli bir yeri olan Fen Liselerinin kurumsal ve fonksiyonel yapısı ile bu okullarda okuyan öğrencilerin ve ailelerinin sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri incelenmiştir. Amacımız aileler ve öğrenciler tarafından özellikle tercih edilen bu okulların mevcut yapı ve sistemde eğitimde sosyal adalet ilke ve hedefinin gerçekleştirilmesinde kilit rol alabileceğini göstermektir. Bunun için 2016/2017 eğitim yılında Sakarya ve Düzce olmak üzere iki İlde mevcut olan 5 Fen Lisesinde okuyan toplam 1648 öğrenci üzerinde toplam 80 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın kaynağını teşkil eden anket verileri sayesinde aile yapısının özelliklerinin Fen Lisesi öğrencilerinin akademik başarısını etkilediği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte Fen Liselerine erişim konusunda eğitimde sosyal adalet ve fırsat eşitliği ilke ve hedeflerinin de tam olarak gerçekleşmemiş olduğu da ortaya çıkartılabilmiştir. Uygulama sonucunda Türk eğitim sisteminde ve özellikle Fen Liseleri bazında çıkan sorunlar belirlenmiş, açıklanmış ve bunlara özellikle eğitim odaklı sosyal politikalar kapsamında çözüm önerileri sunulmuştur.

Aile yapısıEğitim ekonomisiEğitim sosyolojisi+7
Ayhan Kartal
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi Bingöl (1923-1960)

Bu çalışma ile Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünde yer alan Bingöl şehrinin 1923-1960 yılları arasındaki döneminin şehir tarihi incelenmiştir. Cumhuriyet Döneminde Bingöl şehriyle ilgili kapsamlı bir çalışmanın yapılmamış olması, bu çalışmanın yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Şehirlerin günümüz durumlarını daha iyi analiz edebilmek için tarihsel süreç içerisindeki doğal ve beşeri faktörlerin gelişim ve değişimdeki rollerini iyi bilmek gerekir. 1936 yılında vilayet olma statüsü kazanan Bingöl'ün yapılması zorunlu hale gelen kamu faaliyetleri ile şehirleşme süreci başlamıştır. Bu çalışmada Bingöl şehrinin sosyal, siyasi, idari, iktisadi ve kültürel alanlardaki gelişimi ve değişimi konu edinilmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmamızda başta arşiv belgeleri olmak üzere resmi yayınlar, dönemin süreli yayınları ve tetkik eserlerden faydalanılmıştır.

BingölCumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihi+1
Arzu Akkoyun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlk dönem Abbâsî-Bizans ilişkileri' (sosyo-kültürel açıdan)

İslâmiyetin zuhurundan itibaren başta Hz. Peygamber olmak üzere onun ardından gelen diğer liderler, komşu devletleri İslâm'a davet etmek ve barış antlaşması yapmak üzere elçiler görevlendirdiler. Özellikle Hz. Peygamber, liyakatli ve muktedir kişiler arasından seçtiği elçiler sayesinde önemli diplomatik faaliyetler yürüttü. Hz. Peygamberden sonra Raşit Halifeler ve nihayet Emevîlerde bu geleneği sürdürdüler. Emevîlerin ardından yönetimi devralan Abbâsîler ise özellikle Bizans İmparatorluğu ile diplomatik münasebetler tesis ederek; siyasi, sosyal, ticari, ekonomik ve kültürel alanlarda da birçok faaliyet yürüttüler. İslâm dünyasına miladî 750'den 1258'e kadar egemen olan Abbâsî devleti, İslâm devletinin sınırlarını genişleterek birçok yeri fethetmiş ve bu kapsamda pek çok Bizans şehrini de topraklarına katmıştı. Böylece Müslümanlar, doğrudan Bizans kültür ve medeniyeti ile tanışma fırsatı buldular. Bununla birlikte, karşılıklı gidip gelen elçilik heyetleri ve liderlerin bizzat yürüttüğü tercüme faaliyetleri sayesinde, Bizans kültürü ile İslâm kültürü kısa sürede birbirinden etkilendiler. Öyle ki Bizanslılar ile Anadolu'da yapılan mücadeleler, Arap ve Bizans destanlarında dahi yerini aldı. Bizde çalışmamızda; farklı dünyalara mensup her iki devletin birbiri üzerindeki tesirlerini mümkün olduğunca ortaya koymaya ve değerlendirmeye gayret ettik.

AbbasilerAbbasiler DönemiBizans Dönemi+5
Hatun Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

2010-2020 yılları arasında ilaç intoksikasyonu sebebiyle Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde çocuk yoğun bakım servisinde yatırılarak tedavi gören hastaların sosyokültürel, klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi

Bu çalışmada; çocukluk dönemi zehirlenmelerinin demografik yapısının ve klinik özelliklerinin belirlenmesi, tanı ve tedavi değişikliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde (ÇYBÜ) 2010-2020 yılları arasındaki dönemde ilaç zehirlenmesi tanısı ile yatırılarak izlenen 333 olgunun demografik, sosyokültürel, klinik ve laboratuvar bulguları incelendi. Çalışmamıza alınan olguların 194'ü (%58,3) kız, 139'u (%41,7) erkek, olguların yaş ortalaması 7,3±5,9 yıl idi. Olgular yaş grubuna göre değerlendirildiğinde olguların 169'u (%50,8) 0-4 yaş grubunda, 42'si (%12,6) 4-8 yaş grubunda 13'ü (%3,9) 8-12 yaş grubunda ve 109'u (%32,7) 12-18 yaş grubunda idi. Yaş grubuna göre cinsiyet durumu incelendiğinde 0-12 yaş grubunda erkek çocuklar, 12-18 yaş grubunda ise kız çocukları daha sık idi. Olgular intoksikasyon etkenleri açısından değerlendirildiğinde olguların 232'si (%69,7) tıbbi ilaç, 43'ü (%12,9) tarım ilacı, 10'u (%3) hidrokarbon, 8'inde (%2,4) mantar, 5'i (%1,5) karbonmonoksit, 4'ü (%1,2) alkol, 2'si (%0,6) zehirli bitki, 2 olguda (%0,6) koroziv madde, 27'si (%8,1) ise diğer etkenler idi. İntoksikasyon 228 olguda (%68,5) kaza ile gerçekleşirken, 105 olguda (%31,5) suicid amaçlı gerçekleşmişti. Suicid amaçlı intoksikasyon tanısı alanların yaşı, kazayla zehirlenenlere göre istatistiksel olarak anlamlı büyük idi (p<0,001). Sonuç olarak beş yaş altı grupta kaza sonucu, adölesan yaş grubunda suicid maksatlı zehirlenmelerin sık olduğu, ilaçların en önemli zehirlenme etkeni olduğu görülmüştür. Zehirlenme olguları sıklıkla kendi yaş grubunda kullanılan ve toplumda sıklıkla kullanılan ilaçlarla meydana gelmektedir. Yaş gruplarına göre bu klinik özelliklerin bilinmesi; sebebe yönelik zaman kaybetmeden tanı ve tedavi yapılması, gerekli önlemler alınarak ilaç zehirlenmelerinin toplumda görülme sıklığının azaltılmasına yardımcı olacaktır. Anahtar Kelimeler: ÇYBÜ, zehirlenme, çocukluk çağı

ElazığSosyokültürel durumYoğun bakım üniteleri+4
Özge Açıkgöz
Fırat University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Batılı seyyahlara göre II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde İstanbul'da gayrimüslimler

Batılı seyyahların en çok görmek ve ziyaret etmek istedikleri şehir İstanbul'dur. Bu şehir, Akdeniz ve Karadeniz arasındaki önemli deniz yollarını ve karayollarını birleştiren bir merkez konumundadır. Ayrıca gayrimüslimler için tarihsel bir öneme sahiptir ve tarih boyunca pek çok Batılı seyyah İstanbul'u ziyaret etmiştir. Bu seyyahlar mektup, hatırat ve günlüklerde İstanbul'a olan hayranlıklarını kaydetmişlerdir. Bu araştırma Batılı seyyahlara göre II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde İstanbul'da yaşayan gayrimüslimlerin sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyetleri hakkında birçok bilgi içermektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm 19. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı Devleti'nde yaşayan gayrimüslimlerin genel durumu hakkında bilgileri kapsamaktadır. İkinci bölümde Batılı seyyahlara göre II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde İstanbul'da yaşayan gayrimüslimlerin sosyal ve kültürel hayatı değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde Batılı seyyahlara göre II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde İstanbul'da yaşayan gayrimüslimlerin iktisadi durumuna değinilmektedir. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Gayrimüslimler, Batılı Seyyahlar, Sosyal ve Kültürel Hayat, İktisadi Durum.

Ekonomik durumGayrimüslimlerMahmud II+7
Sibel Uzun
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

10-12 yaş grubu öğrencilerinin görsel sanatlar dersine bakış açılarında sosyo - kültürel ve ekonomik öğelerin etkileri

Bu araştırmada; sosyo - ekonomik ve kültürel öğelere bağlı olarak, 10 - 12 yaş gurubundaki öğrencilerin, Görsel Sanatlar dersine bakışları arasında fark olup olmadığının belirlenmesi, bu kapsamda devlet okullarında ve özel okullarda okuyan öğrencilerin, görsel sanatlardan etkilenmeleri arasındaki farklılıkların saptanması amaçlanmıştır.Araştırmada alan araştırması yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem literatürde (survey) tarama yöntemi olarak açıklanmaktadır. Bu yöntem aynı zamanda nitelikseldir. Nitel araştırma yönteminin seçilme amacı, evreni oluşturan bireylerin, inceleme konusu içinde karakterlerini gerçek olarak ortaya koymaktır.Araştırma, 2008 - 2009 eğitim - öğretim yılında, Ankara ilinde buluna Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir devlet, bir özel olmak üzere iki ilköğretim okuluna devam eden toplam 90 öğrenci (10 - 12 yaş) ile gerçekleştirilmiştir.Verilerin toplanması için, uzman görüşü alınarak anket oluşturulmuş; elde edilen veriler SPSS programında analiz edilerek, bulgular frekans ve yüzde değerleri olarak tablolara aktarılmıştır.Araştırma sonucunda, devlet okullarında ve özel okullarda okuyan 10 ? 12 yaş gurubu öğrencilerinin görüşleri arasında bazı benzer ve bazı farklı noktalar dikkat çekmiştir. Araştırma sonuçlarının öğrenci, öğretmen ve programlar gibi boyutlar açısından incelenmesinin alana katkı sağlayacağı düşünülebilir.

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+6
Özgen Kılıçarslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat Devri Türk romanında sosyal tenkit

Sosyal hayat, edebî türler arasında en yakın ilişkiyi roman ile kurmuştur. Bu yönüyle roman; toplum hayatının geçirdiği evreleri ve birtakım sosyal olayları gözlemleyebilme açısından önem taşır. Roman yazarı da sosyal meseleleri naklederken üstlendiği tenkit edici konumu ile olumlu veya olumsuz bakış açısını yansıtmış olur.Tanzimat döneminin Osmanlı politik, ekonomik ve kültürel hayatı, devletin Batılılaşma çabalarının doğrultusunda derin değişimler yaşamış; Batılılaşma ile gelen yeni yaşayış tarzı, mevcut Osmanlı sosyal hayatını olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır. Bunun yanında toplumun kendi bünyesindeki sosyal aksaklıklar da sosyal yapının hasar görmesine neden olmuştur. Tanzimat'ın ilk dönem romancılarının sosyal konulara duyarlı olmaları, bu değişimleri romanlarına yansıtmalarına imkân vermiştir. Bu bakımdan Tanzimat romanını, 19. Yüzyıl sosyal hayatının en doğru saptanabileceği alanlardan biri olarak değerlendirebiliriz. Tanzimat romancıları ve özellikle Ahmet Midhat Efendi, Osmanlı sosyal hayatı ile Avrupa sosyal hayatını çoğu zaman karşılaştırarak tenkit etmişlerdir. Bu yaklaşım, okura doğruyu ve yanlışı aynı anda gösterebilme endişesini yansıtmaktadır.Tanzimat devrinin romana yansıyan sosyal meseleleri; sosyo-politik, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel olmak üzere üç kategoride toplanmış ve tenkit edilmiştir. Romancıların tenkitleri ve sosyal meseleler hakkındaki fikirleri, olay örgüsü etrafında işlenmesinin yanında fikir paragrafları ile de aktarılmıştır. Ayrıca Tanzimat romancılarının sergiledikleri eleştirel tutumlar, roman türünden beklentilerini de ortaya koymaktadır. Onlar, sosyal hayatta gördükleri yanlışlıkları, eserlerinde kullandıkları sosyal tenkit diliyle düzeltebileceklerine inanmışlardır.Anahtar sözcükler: Tanzimat Devri, roman, sosyal tenkit, sosyo-ekonomik hayat, sosyo-kültürel hayat, sosyo-politik hayat.

EdebiyatEleştiriRoman+6
Taner Namlı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt vilayetinde sosyal, siyasal ve kültürel faaliyetler (1931-1956)

Siirt, zengin tarih ve kültürel bir miras üzerine kurulmuş önemli bir şehirdir. Şehrin kurulduğu coğrafya, bir yönüyle Ortadoğu ve Mezo­potamya'ya bakarken diğer yandan Batıya bakar. Siirt'te günümüzden sekiz bin yıl evvel yerleşimin olduğu son ar­keolojik kazılarla anlaşılmıştır. Bu topraklar üzerinde tarih öncesinden baş­layarak çeşitli toplumlar yaşamını sürdürdüğü gibi tarihi dönemlerde de Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi pek çok köklü devlet hâkimiyet kurmuştur. Siirt'in ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmakta, bunun yanında özellikle şehrin yüksek kesimlerinde bulunan göçerler (Koçer) tarafından hayvancılıkta uzun süre yapılmıştır. Siirt'te uzun bir süre yer altı zenginliklerinin var olduğu bilinmektedir. Siirt'in kültürel zenginliği içinde eğitimin önemli bir yeri vardır. Osmanlı döneminde Siirt'te köklü ve ileri bir eğitim kültürü oluşmuştur. Özellikle medreseler üzerinden bilimsel bir kültür ve gelenek taşınmıştır. Siirt'te nüfus devamlı hareketli olmuştur. Siirt'in nüfusu Cumhuriyet döneminde artmasına rağmen Siirt'ten de sürekli Batıya göç olmuştur. Ayrıca Siirt kırsalından merkeze doğru da göç hareketleri yaşanmıştır. Halkevleri, Cumhuriyet ideolojisinin yerleşmesi, gerçekleştirilen inkılâpların toplum tarafından kabul görmesinde ve ülkenin kültürel alanlarda istenilen seviyelere ulaştırılmasında rol oynayan kurumlardır. Bu nedenle Siirt merkez ve kazalarında halkevleri açılmış ve daha sonra çalışmalarını daha geniş kesimlere ulaştırma amacıyla kaza ve köylerde de halkodaları açılmıştır. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle Halkevlerine son verilmiştir.

Cumhuriyet tarihiKent tarihiKültür tarihi+4
Ömer Faruk Koçi
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bitlis'in iktisadi ve kültürel durumu (1920-1950)

Bitlis'in 1920-1950 yılları arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerinin ele alındığı bu çalışmada genel olarak bölgedeki diğer illere kıyasla ilgili alanlardaki gelişiminin zayıf olduğu görülmüştür. Bitlis'te cumhuriyet dönemi sosyal ve kültürel uygulamalar siyasi etkenlerden ayrı düşünülemez. Cumhuriyetin ilanından sonra hızla ekonomik, sosyal, kültürel, sağlık ve bayındırlık ile ilgili ihtiyaçların giderilmeye çalışıldığı ve halkın iskân edilmesi ile ekonomik durumunun yükseltilmesi, köylülerin, çiftçilerin toprağa sahip olması için gerekli çalışmaların yapılması için çalışmalar başlatılmıştır. Ancak yüzyıllardır süren geleneksel yapı nedeniyle cumhuriyet rejimine ve yapılanmasına yönelik en büyük direnç doğu vilâyetlerinde ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet yıllarında bir taraftan bu vilâyetlerin imarı ile uğraşılırken aynı zamanda rejime yönelik direncin kırılması için de büyük çaba sarf edilmiştir. Ulusal birlik ve beraberliği sağlamak adına bu çabalar siyasi olduğu kadar sosyal alanda da kendini gösterir. Erken Cumhuriyet dönemi Kemalist rejimim tüm ideolojilerinin uygulama sahalarından biri olan Bitlis'tede sağlanmaya çalışılacaktır. Değişime direnç noktasında yer yer isyan noktasına varan olaylar meydana gelmiştir. İnkılapların uygulamaya geçmesinden sonra bu direncin görünür sonuçları isyan olarak bölgede varlığını göstermiştir. Bölgede yapılan faaliyetlerin Şeyh Sait İsyanı'na neden olan etkenleri ortadan kaldırmaya yönelik olduğu görülür. Özellikle bölgede Türkçe'yi yaygınlaştırmak için yapılan faaliyetler kültürel faaliyetlerin büyük bir alanını kapsamıştır. Yine bu dönemde yapılan sürgün ve zorunlu göçler siyasi ve sosyal faaliyetlerin birbirini tamamladığı ve aynı amaca yönelik olduğunu gösterir. Bitlis'in yakın il ve ilçelerden tamamen ayrı olarak müstakil bir demografik yapıya, kültüre ve tarihe sahip olduğunun vurgulandığı bu çalışma ile bölgenin yerel tarihine katkı sağlamak amaçlanmıştır.

BitlisEkonomiEkonomik durum+6
Faysal Yalçın
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İngiliz seyyahlarına göre II. Mahmud döneminde Anadolu'nun sosyal, kültürel ve iktisadî durumu

Bu tezde Batılı seyyahların gözlemlerine göre Anadolu'daki sosyal, kültürel ve iktisadî yapının incelenmesi ve Osmanlı toplum yapısının anlaşılması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda Anadolu'da yaşayan insanlar; şehirli, köylü ve konargöçerler olarak sınıflandırılmıştır. Seyyahların verdikleri detaylı gözlemlerde; Anadolu insanının batıl inançları ve fiziksel yapılarından, vakitlerini geçirdikleri kahvehane gibi mekânlara, günlük alışkanlıklarına ve ticarî faaliyetlerine kadar geniş bir yelpaze tasvir edilmektedir. Bunun yanında, Osmanlı modernleşmesinin örnekleri ve seyyahların Osmanlı medeniyetine bakış açıları tespit edilmektedir. Tezin kapsamı, günümüz Anadolu sınırları çerçevesinde kısıtlı tutulmaktadır. Zaman aralığı ise II. Mahmud dönemini kapsamaktadır. İncelenen seyyahların çoğu İngilizler olmak üzere İskoç ve İrlandalılardan oluşmaktadır. Coğrafî ve kültürel açıdan, seyyahların ülkeyi ziyaret etme amaçlarının başında gelen İstanbul, kendi başına bir tez çalışması olması sebebiyle konu dışında tutulmaktadır. Bu doğrultuda, doğru değerlendirmelere ulaşmak için seyyahların Anadolu ile ilgili gözlemleri karşılaştırılmıştır. Tezde elde edilen bulgulara göre, XIX. yüzyılın ilk yarısında yenileşme faaliyetlerinin sonucu olarak Osmanlı Devleti'nin sosyal ve kültürel yapısı özellikle toplumun üst tabakalarında değişmeye başlamıştır. Geleneksel olarak yeni bir yaşam tarzına direnen alt tabakadaki insanlar bu yenilikleri benimsememiştir. Avrupalı tüccarların ticari faaliyetleri ve Avrupa yapımı ürünlerin pazarlardaki paylarını artırmalarından dolayı ekonomik anlamda devlet zayıflamaya başlamıştır. Müslüman ve gayrimüslimler esas olarak birbirlerinden farklı olan özellikleri yanında benzer özellikleri de paylaşmış ve din bu insanların hayatında belirleyici rol oynamıştır. Nüfus oranında değişimler meydana gelmiş ve şehir, köy ve yaylalardaki insanlar farklı yaşam koşullarında hayatlarını sürdürmüşlerdir. Tezde; Türkler hakkındaki önyargılar ile gözlemlerini kıyaslayan seyyahların, yaptıkları bazı tahliller ortaya konulmaktadır.

AnadoluMahmud IIOsmanlı Dönemi+7
Burak Ahmet Saka
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şer`iyye sicillerine göre 19. yüzyıl başlarında Çankırı'nın idari ve sosyal durumu

19. yüzyılOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+5
Ahmet Elibol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Ailenin sosyokültürel ve sosyoekonomik durumunun öğrencinin okul başarısına etkisi: İnönü EML örneği

Bu Tez Çalışmasında; Ailenin sosyokültürel ve sosyoekonomik durumunun öğrencinin okul başarısına etkisi ele alınmaktadır. Özellikle ergenlik çağındaki öğrencilerin okul başarısını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmada öğrenci ailesinin sosyoekonomik ve sosyokültürel durumuyla öğrencinin okul ve hayattaki başarısı üzerinde ne tür bir etkisi olduğu araştırılmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; eğitim kavramı, Türkiye'de yetişkinlerin eğitim durumu, yaş ve cinsiyete göre dağılımı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; Ergenlik dönemi gelişim özellikleri, aile ve eğitim başarısını etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise; Yapılan anket uygulaması, analizler ve sonuç kısmı üzerinde durulmuştur. Araştırmamız İstanbul İli Bayrampaşa İlçesi, Bayrampaşa İnönü Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde okuyan 500 öğrenci ve bunların anne babalarına uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, ailenin sosyokültürel ve sosyoekonomik durumunun iyi olmasının öğrencinin okul başarısını olumlu yönde etkilediği tespit edildi.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Düzeyi, Kültür, Ergenlik, Gelir Düzeyi, Okul Başarısı, Kişilik

AileAile yapısıEndüstri meslek liseleri+12
Ali Kocaman
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Related subjects