Responsibility

350 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Silahlı insansız hava araçları kullanılarak gerçekleştirilen ulus-aşırı silahlı çatışmalarda devletin hukuki sorumluluğu

Bu tezde, ulus-aşırı silahlı çatışmalar sırasında bir devletin Silahlı İnsansız Hava Araçlarını kullanarak kendi ülke sınırları dışında gerçekleştirdiği operasyonlar nedeniyle hukuki sorumluluğu konusu incelenmiştir. Bu çerçevede, çalışmada öncelikle Silahlı İnsansız Hava Araçlarının ortaya çıkışı, literatürde yer bulmasına neden olan unsurlar ve bu araçların çalışma kapsamındaki yeri ifade edilmiştir. Çalışmanın odaklandığı ana nokta, Silahlı İnsansız Hava Araçlarının devletler tarafından ulus-aşırı silahlı çatışma olarak kavramsallaştırılan ve uluslararası hukukta yer bulan yeni silahlı çatışma türü kapsamında kullanımı ve bu kullanımın hukuksal açıdan ortaya çıkardığı sorunlardır. Bu sorunlar ise çalışmada uluslararası hukukun bir alanı olarak "sorumluluk" kavramı etrafında incelenmiştir. Dolayısıyla, normatif yönü ağırlıklı olan çalışmada, konunun uluslararası hukuktaki "sorumluluk" açısından ne ifade ettiği, sorumluluğun şartları, sorumluluğu ortaya çıkaran nedenler, sorumluluğu kaldıran nedenler ve telafi yolları açıklanmıştır. Olgusal boyutta ise ABD'nin 2001 ve 2019 yılları arasında Afganistan, Pakistan ve Yemen'de gerçekleştirdiği Silahlı İnsansız Hava Aracı operasyonları ele alınmıştır. Bu ülkelerdeki somut olay incelemelerinin "sorumluluk" açısından ortaya çıkardığı sonuçlar tahlil edilmiştir. Böylece, normatif düzenlemelerin somut olaylarda nasıl karşılık bulduğu tespit edilmeye çalışılıp, bulgular çalışmanın sonuç bölümünde tezin vargıları olarak ortaya konulmuştur.

Amerika Birleşik DevletleriHukuki sorumlulukSilahlı insansız hava araçları+5
Olcay Özkaya
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessAR

The responsibility of the state to achieve social justice in Islamic (fiqh) jurisprudence

Achieving social justice is a great legal purpose that State has a role in. Islamic Fiqh has shown this role, so this role and this Fiqh should be highlighted to control the path, correct the performance and contribute to achieving dreams of the peoples. In the provisions of Islamic Shari'a, is there anything which achieves social justice? Does State have a role shown and framed by the Islamic Fiqh? Can these provisions represent a comprehensive applicable theory? The importance of the research is reflected in meeting the urgent needs of peoples through Islamic provisions which we worship Allah by applying them. It is also reflected in showing that Islam is able to provide solutions to this dilemma which has puzzled mankind in every time and place. 1- To reflect the means of achieving social justice in Islamic Shari'a. 2- To show the role of State regulated by Islamic Fiqh in achieving social justice. 3- To contribute to providing legal solutions to one of the big social problems. The researcher will follow more than one method such as inductive method which aims at investigating the streams of social justiceand the roles of State in achieving it.Besides, the researcher willalso follow deduction and analysis to come up with an integrated theory in this regard.This research is divided into three chapters other than the introduction, preface and conclusion. The first chapter discusses the role of State in Zakat and taxes and Awqaf. The second highlights the role of State in controlling and protecting markets. The third discusses equity and the role of Muslim State Treasury (Baitul Mal). 1-Islamic States should seek to achieve social justice through its streams in Islamic Fiqh as much as possible. 2-Peoples' dream in establishing social justice cannot come properly true except through Islamic Shari'a. 3-Zakat is one of the greatest streams of social justice and balance of economy is related to markets which have to be reformed. This is a kind of Fiqh which maintains the origin of social justice.

Ahmad Alhussein
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisi: Ayın değeri örneği

Bu araştırmanın amacı, hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisini incelemektir. Bu amaçla ortaöğretim kurumlarında uygulamada olan ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımı kullanılmış olup bu yolla çevre bilinci ve sorumluluk değerleri kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tek gruplu ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise nicel verileri desteklemek amacıyla araçsal durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında Batman ilinde bulunan Fatih Anadolu Lisesi'nde yürütülmüştür. Araştırmaya 9,10,11. ve 12. Sınıfta öğrenim gören 82 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği" ile "Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımlı gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılan görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımının öğrencilerin sorumluluk ve çevre bilincinde artış sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen nitel bulgular sonucunda öğrencilerin çevre sorunlarının farkına vardıkları, çevre sorunlarına yönelik sorumluluklarını öğrendikleri, sorumluluklarını yerine getirdikleri ve bu konuda doyum sağladıkları tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiHizmet ederek öğrenme+6
Merve Öktüren
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık bilimleri fakültesinde okuyan öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk düzeyleri ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Araştırma Türkiye'de bu konuda yeterli sayıda çalışmanın bulunmaması bakımından önemlidir. Bu araştırma Sağlık Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk düzeyleri ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma Gaziantep ilinde bir vakıf üniversitesinin Sağlık Bilimleri Fakültesinde Beslenme ve Diyetetik Bölümü (245), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü (212) ve Hemşirelik Bölümünde (265) okuyan toplam 620 öğrencinin katılımı ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Eraslan (2011) tarafından geliştirilen Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği ve öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacı ile Tanımlayıcı Özellikler Formu kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %71.5'inin kız, %40.2'sinin dördüncü sınıfta ve %35'nin hemşirelik bölümünde öğrenim görmekte olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği puan ortalaması 113.5±12.7 olarak bulunmuş ve öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin puan ortalamsı (115.5±10.8), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünde öğrenim gören öğrencilerin puan ortalamsı (111.3±13.2) ve Hemşirelik bölümünde öğrenim gören öğrencilerinin puan ortalaması (113.5±13.6) birbirine yakın ve yüksek düzeydedir. Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin (115.5±10.8), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünde öğrenim gören öğrencilere (111.3±13.2) göre Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği puan ortalaması istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Kız öğrencilerin (114.5±12.0) erkeklere (111.0±14.2) göre, daha önce sosyal sorumluluk çalışmalarına katılan öğrencilerin (116.0±14.7) herhangi bir sosyal sorumluluk çalışmasına katılmayan öğrencilere (112.5±11.6) göre Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği puan ortalaması istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Anahtar kelimeler: Sosyal Sorumluluk, Bireysel Sosyal Sorumluluk, Hemşirelik, Sağlık

HemşirelikSorumlulukSosyal sorumluluk+1
Hasan Yetiş
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca ayıplı hizmet sebebiyle sorumluluk

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 13 ve 16. maddeleri arasında ayıplı hizmet ve bundan dolayı sağlayıcının sorumluluğu hükümleri düzenlenmiştir. 6502 sayılı kanunda, ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca belirlenmiş olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmet şeklinde tanımlanmıştır. Kanun ayıplı hizmet sonucunda tüketiciye seçimlik haklar sunmuştur. Bu seçimlik haklar; hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönmedir. Kuşkusuz, hizmetin özüne uygun olan hakkın kullanılması gerekmektedir. Aynı zamanda bu hakkın kullanımı dürüstlük kurallarına da uygun olmalıdır. Tüketici, bu seçimlik haklardan biri ile beraber 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince tazminat da talep edebilir.

Ayıplı ifaHizmet kusuruHukuki sorumluluk+4
Mustafa Ayverdi
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beş faktör kişilik modeli ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişkinin incelenmesi: Algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolü

Geçmişten günümüze yaşamış ve gelecekte yaşayacak bireylerin her birinin kendilerine has özellikleri ve kişilik yapıları olmasına rağmen insanlık ortak davranış kalıplarına sahiptir. Söz konusu davranış kalıplarından biri de bireylerin bulunduğu bağlam ve yaşamış olduğu hayat üzerine karşıt görüşlerini ve eleştirilerini dile getirerek muhalefet göstermesidir. İnsanlığın muhalefet ettiği ortamlardan birisi de çalıştıkları örgütlerdir. Bireylerin sahip oldukları kişilik özelliklerine ve örgütlerinden aldıkları desteğe göre göstermiş oldukları muhalefetin yapısı ve çeşidi değişmektedir. Buradan hareketle bu araştırmanın amacı beş faktör kişilik modeli ve örgütsel muhalefet arasındaki ilişkide algılanan örgütsel desteğin düzenleyici bir rolü olup olmadığını tespit etmektir. Çeşitli sektörlerde istihdam edilen beyaz ve mavi yaka çalışanlardan tek bir zaman diliminde toplanmış olan veriler kullanılarak kişilik boyutları, örgütsel muhalefet ve algılanan örgütsel destek arasındaki ilişkiler tek bir model altında incelenmiştir. Çalışma bağlamında literatür temel alınarak değişkenlerin arasındaki ilişkilerin incelendiği modelin analizi Hayes (2018) tarafından geliştirilen PROCESS Macro ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde dışa dönüklük kişilik boyutunun açık ve gizli muhalefet ile anlamlı ilişkisinin olmadığı ancak dışsal muhalefet ile anlamlı ilişkisi olduğu bulunmuştur. Algılanan örgütsel desteğin ise bu ilişkide açık muhalefeti arttırdığı ve dışsal muhalefeti azalttığı yönünde düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer kişilik boyutu olan sorumluluk boyutunun örgütsel muhalefet davranışları ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı ancak algılanan örgütsel desteğin açık muhalefeti arttığı yönünde düzenleyici role sahip olduğu tespit edilmiştir. İncelenen son boyut olan yumuşak başlılık kişilik boyutunun açık, dışsal ve gizli muhalefet davranışları ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkisinin olduğu ancak algılanan örgütsel desteğin bu ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan analizler doğrultusunda örgütleri tarafından desteklendiklerini algılayan bireylerin çalıştıkları örgütlerin yararına hareket ettiği sonucuna yapılan analizler doğrultusunda ulaşılmıştır. Buradan hareketle yöneticilerin çalışanlarına yönelik olan tutumları üzerine faydalı olabileceği düşünülen çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Algılanan örgütsel destekBeş faktör kişilik modeliDışa dönüklük+6
Kaan Yayla
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Haksız fiil sorumluluğunda kusur ve etkisi

Çalışmanın amacı, haksız fiilin kusur unsurunu hem pozitif hem de negatif bir biçimde tanımlayarak, somut olaylarda kusura ilişkin uygulanabilir ölçütler vermek, tazminat miktarının belirlenmesi ve sorumluluğun paylaştırılmasında kusurun doğurabileceği etkileri ihtimaller dahilinde somutlaştırmaya çalışmaktır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kusur ilkesinin sorumluluk hukukundaki tarihi gelişimi betimlenmiş, ardından Türk/İsviçre hukukundaki gelişmeleri etkileyen ülkelerde ve Avrupa haksız fiil hukuku uyumlaştırma çalışmalarında kusurun düzenlenişi ve sorumluluğa etkisi incelenmiştir. Bunu takiben kusuru açıklayan teorilerin özellikleri, birbirlerinden teorik ve pratik farklılıkları ile görüşümüz ifade olunmuştur. İkinci bölümde, öncelikle kusur ile haksız fiilin diğer unsurları olan hukuka aykırılık, nedensellik bağı, fiil ve zarar ile arasındaki ilişki incelenmiştir. Ardından kusurun unsurları olan ayırt etme gücü ve örnek davranıştan sapma incelenmiştir. Uygulamada kolaylık sağlaması amacıyla örnek davranışın belirlenmesinde başvurulacak ana ve yardımcı kıstaslar ve kuralları içeren bir "kontrol listesi" sunulmaya çalışılmıştır. Daha sonra kusurun dereceleri olan kasıt ve ihmal kavramları ile bunların alt dereceleri incelenmiştir. Ardından somut olayda kusuru tespit ederken önem arz eden sorunlar değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, sorumluluğun doğumunda ve ortadan kalkmasında kusurun etkisinin ardından tazminat miktarının belirlenmesinde kusurun etkisi incelenmiştir. Tazminat miktarının belirlenmesinde failin kusurunun ve zarar görenin kusurunun nasıl dikkate alınacağı doktrindeki tartışmalar ve kusur derecesine ilişkin ihtimaller dahilinde ele alınarak somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Daha sonra kusursuz sorumlulukta ek kusurun etkisi incelenmiştir. Bunu takiben, manevi tazminatta kusur değerlendirilmiştir. Son olarak müteselsil sorumlulukta kusurun etkisi ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler Kusur, Haksız Fiil, Kasıt, İhmal, Tazminat, Sorumluluk

Haksız fiilKasıtKusur+6
Günhan Koşar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu mali yönetiminde hesap verme sorumluluğu kapsamında iç denetim: Türkiye üzerine öneriler

Küresel çapta görülen sürekli yenilenme ve değişim olguları, beraberinde uluslararası rekabetin de etkisiyle kamu mali yönetiminde etkin bir yeniden yapılanma ihtiyacı doğurmuştur. Bu kapsamda, Türkiye'nin de içinde bulunduğu birçok ülke kamu mali sistemlerinde önemli anlayış değişikliklerine gitmiştir. Türkiye'deki kamu mali yönetim ve denetim sistemi ile ilgili en köklü değişiklik, mali yönetim ve kontrol sistemimizi uluslararası standartlar ve Avrupa Birliği normlarıyla uyumlu hale getirmek amacıyla hazırlanan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun yasalaşması ile gerçekleşmiştir. Öte yandan, hesap verme sorumluluğu kavramı, değişen mali yönetim sistemimize getirilen en önemli yeniliklerden biri olmuştur. Demokratik, katılımcı ve daha etkin bir kamu yönetimi için yetki ve kaynakların ekonomiklik ve verimlilik ilkelerine uygun olarak kullanılması ve hesabının verilebilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanun ile getirilen ve yeni kamu mali yönetimi anlayışında önemli bir yer tutan bir diğer kavram "iç denetim" kavramıdır. Söz konusu kavramlar, uzmanlaşmış kişi ve organlar eliyle gerçekleştirilen bir meslek faaliyeti ve uluslararası kabul görmüş standartlar çerçevesinde yürütülen, bağımsız ve sistemli bir süreç şeklinde değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, kamu mali yönetim sisteminde hesap verme sorumluluğunun sağlanmasında iç denetim sisteminin rolünü ve etkinliğini ortaya koymaktır. Çalışmada, öncelikle hesap verebilirlik ve iç denetim kavramlarının ne olduğu, amaçları, çeşitleri ve bu kavramlarla ilişkili diğer kavramlar incelenmiş ve 5018 sayılı Kanun kapsamında hesap verebilirlik ve iç denetim kavramları araştırılmıştır. Sonrasında, hesap verme sorumluluğu ile iç denetim arasındaki ilişki ve iç denetim alanında dünyadaki iyi uygulama örnekleri ele alınmış, Hükümet sisteminde yaşanan değişiklikle birlikte Türkiye'de iç denetim sisteminin yapılanmasına ve buna ilişkin model önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hesap Verme Sorumluluğu, Denetim, İç Denetim, Kamu Mali Yönetimi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu.

DenetimFinansal yönetimHesap verebilirlik+6
Aliye Erdönmez
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hekimlik sözleşmesi ve hekimin sözleşmeden doğan sorumluluğu

Hekimlik sözleşmesi, serbest/bağımsız çalışan hekim ile hasta arasında kurulan, hekimin bir ücret karşılığında hastanın hastalığının tedavisi için bütün tıbbi yöntemler arasında rahatsızlığın niteliğine en uygununu seçip uygulamayı taahhüt ettiği bir özel hukuk sözleşmesidir. Hekimin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin başında hastalığın teşhisi, tedavisi ve bakımı gelmektedir. Hekim, üstlendiği bu yükümlülükleri azami özeni göstererek yerine getirmelidir. Hekimin söz konusu bu yükümlülüklerinin dışında özenle yerine getirmesi gereken daha birçok yükümlülüğü bulunmaktadır. Hekim, sözleşmeden kaynaklanan bu yükümlülüklere aykırı hareket ederek bir zarara neden olduğunda, sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Hekimlik sözleşmesinin karşı tarafını oluşturan hasta ise, hekimin neden olduğu maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep etme hakkına sahiptir. Hasta; uğradığı zararları, hukuka aykırılığı ve illiyet bağının varlığını ispat etmekte yükümlüdür. Bunun karşılığında kusurunun bulunmadığının ispatı hekim tarafından yapılmalıdır. Hastanın uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini ise, hekimler için mâli sorumluluk sigortasının zorunlu hale getirilmesiyle birlikte, sigortacı tarafından yapılmaktadır.

DoktorlarHekimlerHukuki sorumluluk+6
Fatma Begüm Yeşiller
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rekabet Hukukunun ihlalinden doğan tazminat sorumluluğunun hukuki niteliği

Rekabet ihlalinden zarar görenlere tanınan tazminat hakkı, Türk rekabet hukukunun temel dayanağı olan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da düzenlenen özel hukuk yaptırımlarından birisidir. Rekabet hukukunun ihlalinden kaynaklanan tazminat sorumluluğunun genel olarak, haksız fiil sorumluluğu olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte, bazı rekabet ihlallerinde, taraflar arasında daha önceden kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Bazı hallerde ise, taraflar sözleşme kurma amacıyla bir araya gelmişlerse de rekabet ihlalini gerçekleştiren tarafın hukuka aykırı davranışları nedeniyle sözleşme kurulamamıştır. Rekabet ihlali ile taraflar arasındaki sözleşme arasında bir bağ kurulması halinde, haksız fiil sorumluluğunun yanı sıra, ihlali gerçekleştiren tarafın sözleşme sorumluluğu gündeme gelebilecektir. Bunun yanında, taraflar sözleşme kurma amacıyla bir araya gelmelerine rağmen, rekabet ihlalini gerçekleştiren tarafın hukuka aykırı davranışları nedeniyle sözleşme kurulamamışsa, ihlali gerçekleştiren tarafın sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğu (culpa in contrahendo sorumluluğu) söz konusu olabilecektir. Kabul edilecek sorumluluk türüne göre sorumluluğun kapsamı, koşulları ve tazminat talebinin ileri sürülmesi bakımından birtakım farklılıklar oluşacağından, sorumluluk sebeplerinin dikkatle incelenmesi ve sorumluluk sebeplerinin çokluğu halinde ise, sebeplerin yarışmasını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 60. maddesine başvurmak gerekmektedir. Bu noktada, hangi rekabet ihlallerinde hangi sorumluluk türlerinin vücut bulacağı sorusu karşımıza çıkmaktadır. Sorumluluk türlerinin genel esaslarının belirlenmesi ve rekabet hukukuna uyarlanması hususu ise, soruya doğru cevap verme açısından büyük bir önem teşkil etmektedir. Anahtar Sözcükler: Rekabet ihlali, tazminat sorumluluğu, sorumluluk türleri, sorumluluğun hukuki niteliği, sözleşme sorumluluğu, haksız fiil sorumluluğu, sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk (culpa in contrahendo sorumluluğu), sebeplerin yarışması ilkesi.

Kanunlar 6098 sayılıRekabet hukukuRekabetin korunması+4
Metin Demirci
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşümün insan hakları boyutu

Küreselleşme ile birlikte ulus devlet modelinin desantralizasyonu ve belediyelerin politik süreçlerde artan rolleri sebebiyle İnsan Haklarının korunması ve saygı duyulması konuları yalnızca devlerin sorumluluğu değil aynı zamanda yerel yönetimlerin de sorumluluk alanına girmektedir. Dolayısıyla son senelerde Kent Hakkı alanında ulusal, uluslararası ve bölgesel olarak birçok şart yayınlanmıştır. Bunlar yerel yönetimlerin insan hakları hakkında görev ve sorumluluklarını tayin etmektedir. Bu çalışmada kentsel dönüşüm insan hakları çerçevesinde incelenecektir.

BelediyelerKentsel dönüşümSorumluluk+4
Gül İsmahan Baba
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimler ve sosyal sorumluluk: Acil kan ihtiyacının karşılanmasında Güngören Belediyesi kan kardeşliği kulubü(kanka) örneği

YEREL YÖNETİMLER VE SOSYAL SORUMLULUK ACİL KAN İHTİYACININ KARŞILANMASINDA GÜNGÖREN BELEDİYESİ KAN KARDEŞLİĞİ KULÜBÜ (KANKA) ÖRNEĞİ ÖZET Sosyal sorumluluk kavramı, işletmeler tarafından sosyal bir poitika olarak uygulanmaktadır. Sosyal sorumluluk, tüm organizasyonları ilgilendirmektedir. İşletmeler faaliyetlerinin sonuçlarından etkilenmekte ve sorumlu tutulmaktadırlar. Sosyal sorumluluğa yönelik çalışmalar, mali olarak yüksek bütçeler gerektirmektedir. Sosyal sorumluluk, faaliyette bulundukları toplumun bir parçası olan kurumların etik değerlere uygun biçimde davranma yükümlülüğüdür. Yerel yönetimler, yer yönünden yerinden yönetim prensibine göre kamusal mal ve hizmet sunan kamu kuruluşlarıdır. Yerel yönetimler, belde halkının müşterek yerel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuşlardır ve topluma karşı çeşitli sorumlulukları bulunan kamu kurumlarıdır. Bu sorumluluk içerisinde yerel yönetimler, kararlarını halkın beklenti ve çıkarlarına göre almak durumundadırlar. Yerel düzeyde hizmet üreten ve sunan belediyelerin topluma karşı yükümlülüklerinin büyük bir kısmı kurumsal anlamda sosyal sorumluluk kapsamındadır. İnsan kanı, yalnızca oluştuğu bedene ve dolayısıyla bu bedende yaşayan kişiye değil, başka kişilere de büyük yararlar sağlamaktadır. İnsan kanı günümüzde kişilerin vücudundan, başka insanların vücuduna nakledilmek ya da üzerlerinde bilimsel araştırma ve deneyler yapılmasına olanak sağlamak amacıyla alınmaktadır. Kan, kaynağı insan olan ve elde edilmesi için başka seçeneği olmayan bir tedavi vasıtasıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre, Gelişmekte olan ülkelerde, güvenli kanın sağlanmasında en önemli problem, yetersiz gönüllü kan bağışı sebebiyle güvenli olmayan ve en ucuz yöntemlerin tercih edilmesidir. Dünya çapında yılda 81 milyon ünite kan bağışı yapılırken bu kanların %82'si gelişmiş ülkelerde gönüllü kan bağışçılarından sağlanarak tüm tarama testlerine tabi tutulmaktadır. Kan bağışı konusunda gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında Türkiye oldukça geri sıralarda yer almaktadır. Bu ülkelerde gönüllü kan bağışlarının nüfusa oranı %5'e ulaşabilirken Türkiye'de bu oran halen % 1.5-2 civarındadır. En önemli problem gönüllü kan bağışçısı sayısındaki yetersizliktir. Türkiye'de kan hizmetleri konusunda kapsayıcı bir standardizasyon ve denetim mevcut değildir. Acil kan ihtiyacını karşılamak amacıyla faaliyet gösteren Güngören Belediyesi Kan Kardeşliği Kulübü (KANKA), kana ihtiyacı olanlarla kan vermek isteyenleri buluşturan bir organizasyondur. Güngören Belediyesi Kan Kardeşliği Kulübü (KANKA); Türkiye'de acil kan ihtiyacının karşılanmasına mütevazı bir katkıda bulunmak ve kan verme bilincinin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimler, belediyeler, Güngören Belediyesi, sosyal sorumluluk, kan, kan ihtiyacı, kan bağışı, Kan Kardeşliği Kulübü

BelediyelerKanSorumluluk+2
Kadir Zengin
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Analysing the impact of corporate social responsibility CSR) strategies over the success of an organization: The case of L'oréal

Corporate Social Responsibility (CSR) has emerged as one of the major strategies for the today's organizations attracting the employees and customers. The customers are no longer only concerned with the quality of the product or service but they have been increasingly considering the environmental and societal roles of the companies they do business with. For the companies with high number of competitors and substitutes available, sustaining an acceptable value of CSR has become essential. The present study focused on assessing the role played by the CSR strategies of L'Oréal in order to make it reach the position of the global cosmetic leader. The extensive secondary research has been conducted to identify the independent variables associated with the CSR of the companies. These variables are identified to be the company's responsibility towards the society and environment, the customers' awareness about the CSR strategies of the company and the customer perceptions about the company's CSR. 100 customers of the company were surveyed using structured questionnaires in order to test the conceptual framework and identify the relationship between the independent and dependent variables. As a result of survey, it came to light that the role of CSR has been positive for the L'Oréal to govern the customers' purchase decisions and their preferences of the company's products as compared to those of competitors. The company is considerably responsible towards the society and has been trying to reduce its environmental footprint, and the customers perceive the CSR initiatives of the company to be positive. However, the level of customers awareness for the L'Oréal CSR strategies is lower, improving which would guarantee the higher business success. In the light of the primary and secondary study findings, recommendations have been provided for improving the CSR strategies and hence the business performance of the L'Oréal.

SuccessCosmetic sectorCorporate social responsibility+4
Mohammad Aıimal Khattak
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlaç uygulamalarında hemşirelerin mesleki sorumlulukları yasal sorumlulukları ve bilinç düzeyleri

İlaç uygulamalarında hemşirelerin mesleki, yasal sorumlulukları ile bilinç düzeylerinin incelenmesine ilişkin çalışmamızın ilk bölümünde problemin tespiti, çalışmanın amacı, metodolojisi, sınırlılıkları ortaya konulacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise hemşirelerin ilaç uygulama hataları kapsamında ilaç uygulamalarındaki temel ilkeler ve hatalar ile hemşire kaynaklı ilaç uygulama hatalarına yer verilecektir. Çalışmanın yine bu bölümünde hemşire sorumlulukları incelenecek olup hemşirelerin ilacın uygun şartlarda saklanmasına ilişkin sorumluluğu, narkotik dışı ilaç kullanımına ilişkin sorumluluğu ile narkotik ilaçların sorumluluğu konuları alt başlıklar halinde sunulacaktır. Çalışmanın asıl amacı hemşirelerin mesleki, yasal sorumlulukları ile bilinç düzeylerinin tespitine ilişkin analiz çalışması doğrultusunda birtakım önemli verilere ulaşmaktır. Anahtar kelimeler: Tıbbi Hata, Hemşire, İlaç Uygulamaları, Mesleki, Yasal Sorumluluk, Bilinç Düzeyi.

BilinçHemşirelerHemşirelik hizmetleri+6
Hızır Acar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Hazm ve Levinas'ta 'Benlik' ve benlikten kaynaklanan ahlâkî sorunlar

Ahlâkî bir varlık olan insan için benlik hem vazgeçilmez hem de tuzaklarla doludur. Bu tuzaklar, bazen insanın kendinden kaynaklanan bazen de dışarıdan gelen bir etkenle kendini göstermektedir. İnsan bu tuzaklara karşı kendini koruma altına alabilmek, yani ahlâk sahibi bir birey olabilmek için genellikle iki tür kaynağa başvurmaktadır ki bunlar vahiy ve akıldır. Her ikisi de insanın mutluluğunu ve nefsin ıslahını amaçlamaktadır. Bu, bir süreç içinde, yoğun bir çaba sonucunda elde edilecek sonuç olup, her insan bundan dolayı kaygılanır. Kaygı ise iki yönlü olup biri geçici olanın kaygısı, diğeri ise hakikate yaklaşma kaygısıdır. Burada benin başkası ile olan ilişkisi, benin Tanrı ile olan ilişkisi ve benin kendisiyle olan ilişkisi belirleyici olup, bu üç tür ilişki benliği inşa etmektedir. İnsanın Tanrı ile olan ilişkisi önemli ölçüde metafizik, başkası ile olan ilişkisi ahlâkî ve kendisiyle olan ilişkisi hem metafizik hem de ahlâkidir. Bu ilişkiler bir birine bağlı olup, ahlâkî bir varlık olan insana bir mana ve sorumluluk yüklemektedir. İslam düşünürlerinden İbn Hazm ile Fransız filozofu Levinas'ın bu meseleye yaklaşımını ve fikirlerini dikkate alarak, araştırmamızda benlik ve benlikten kaynaklanan ahlâkî sorunlar hakkında mukayeseli bir çalışma yapılmıştır.

AhlakAkılBenlik+4
Merdan Hanıyev
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İslâm hukukunda ve Türk hukukunda adam çalıştıranın sorumluluğu

Adam çalıştıranın sorumluluğu konusu Türk hukukunda çokça işlenmiş olmasına rağmen, İslâm hukuku bakımından konunun farklı akit türlerindeki örneklerini kuşatan ve bunu modern hukukla mukayese eden bir yaklaşımla ele alan bir çalışmaya rastlayamadık. Türk hukukundaki çalışmalarda, oldukça sınırlı bir ölçüde ve genellikle de Mecelle üzerinden konu aktarılmaya çalışılmıştır. Ancak temel kavramlar üzerinde İslâm hukuk doktrininde de ortak bir kanaat bulunmadığından, yalnızca Mecelle'ye dayalı bu açıklamalar İslâm sorumluluk hukuku rejimini yansıtmak hususunda çeşitli açılardan yetersiz ve eksik kalmaktadır. Bu çalışmada hem İslâm sorumluluk hukukunun temel kavramları verilmekte hem gerekçeleriyle birlikte konuya dair teorik bir çerçeve çizilmekte; adam çalıştıranın sorumluluğu, çizilen bu teorik çerçeve içerisinde izah edilmektedir. Adam çalıştıranın sorumluluğu öncelikle mukayeseli olarak İslâm hukukunda ve Türk hukukunda konunun teorisi üzerinden ele alınmakta, sonrasında bu sorumluluğun doğduğu haller bölümünde verilen örnek olaylar üzerinden konu somutlaştırılmaktadır.

Hukuki sorumlulukObjektif sorumlulukSorumluluk+5
Emrah Gökmen
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Corporate social responsibility in Ethiopia: Approaches and practices

There exists a great deal of academic writings about corporate social responsibility. However, the context of these papers is somehow similar focusing on the developed countries. Ethiopia, where the state is also a key player in the business has quite different business, state, and society interaction. In addition to the state‟s high stake in the business, the leverage of intellectual freedom, strong media, independent civil associations, activist and advocacy groups who had played a key role in transforming the notion of corporate social responsibility is so weak in Ethiopia. Hence it is an ideal context with less driving forces to measure companies‟ corporate social responsibility practices. Given the fact that corporate social responsibility is an under-researched area in developing countries, this paper aims to examine corporate social responsibility approaches and practices of indigenous firms in Ethiopia. Moreover, it will assess the stage of corporate social responsibility practice. Last but not least, this paper compares corporate social responsibility practices between private and state-owned companies. The finding reveals hat, though it is fragmented and the priorities are different from the global trend, Ethiopian companies practice CSR. In addition, there is no statistically significant differences between the CSR practices of private and state-owned businesses. Keywords: Corporate Social Responsibility, Ethiopia, CSR pyramid, Developing Countries, Africa

AfricaAfrican countriesEthiopia+4
Ibrahım Bushera
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Depresyon ve yaygın anksiyetenin belirtilerinin yordanmasında algılanan ebeveynlik biçimleri ve abartılmış sorumluluk tutumunun rolü

Depresyon ve yaygın anksiyete bozukluğu, kişilerin bilişsel, davranışsal ve duygusal işlevselliğini etkileyen ve hayat kalitesini bozan, en sık görülen ruhsal rahatsızlıklardandır. Araştırmanın temel amacı 18-45 yaş arası klinik dışı bir örneklem (n=495) ile depresyon ve yaygın anksiyete bozukluğuna yatkınlıkla ilişkili olabilecek faktörleri incelemektir. Bu çalışmada depresyon ve yaygın anksiyete bozukluğunun yordanmasında algılanan ebeveynlik biçimleri ve abartılmış sorumluluk tutumunun rolü araştırılmıştır. Ek olarak, algılanan ebeveyn biçimleri ile depresyon ve yaygın anksiyete bozukluğu arasındaki ilişkide abartılmış sorumluluk tutumunun aracı rolüne bakılmıştır. Regresyon analizi sonucuna göre annenin aşırı korumacılığının yaygın anksiyete bozukluğunu ve abartılmış sorumluluk tutumunu yordadığı, babanın reddetmesinin depresyonu yordadığı bulunmuştur. Abartılmış sorumluluk tutumunun hem depresyon hem de yaygın anksiyete bozukluğu üzerinde yordayıcı etkisi olduğu gösterilmiştir. Ayrıca yapılan aracı değişken analizi sonucuna göre annenin aşırı korumacılığı ile yaygın anksiyete bozukluğu ilişkisinde abartılmış sorumluluk tutumunun aracı rolü olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, sorumluluk tutumunun farklı psikopatolojilerin bilişsel sürecinde rol oynayabildiği ve algılanan ebeveyn biçimleri ile ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmanın bulguları ilgili literatür ışığında tartışılmış, çalışmanın kısıtlılığı ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

Algılanan ebeveynlik biçimleriAna-baba tutumuAnksiyete+3
Ceren Kaban
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessAR

حقوق وواجبات الموظف العام في نطاق الوظيفة العامة دراسة مقارنة بين القانون الوضعي العراقي وبين الفقه الإسلامي

In the light of the development witnessed by the state function, which has become involved in all aspects of economic and social life, so that no longer as in the past only interested in the performance of services citizens, but became a public servant a very important role in the conduct of the state and the implementation of its policy, Social and economic goals, and is charged with ensuring the performance of basic services for citizens. In this sense, the public official is the secretary entrusted to the public interest and representative of the will and prestige of the state and guardians of good regularity and work in them. He is responsible for doing his best to perform the service for which he has performed the best performance. If he violates his job duties or departs from its provisions, What he has done is a violation of administrative behavior that requires punishment and discipline. This study, entitled "The rights and obligations of the public employee in the field of public service - a comparative study between the law of positivism and Islamic law", began to define the general function and the public employee in the law of the job in general in Iraqi law. The scholars of Islamic jurisprudence, then the statement of the meaning of the term of the function of Islamic scholars. The study dealt with the rights of the employee in the Iraqi law compared to other laws and Islamic law. These rights consist of the financial and administrative rights established by Islamic law and proven by the provisions of the law. He then addressed the ethical duties that are related to the principle of good faith, Professional and experience gained by the employee, and then the need to treat the state in good legal and legal terms. The study dealt with the rights of the employee in the Iraqi law compared to other laws and Islamic law. These rights consist of the financial and administrative rights established by Islamic law and proven by the provisions of the law. He then addressed the ethical duties that are related to the principle of good faith, Professional and experience gained by the employee, and then the need to treat the state in good legal and legal terms. The importance of this study lies in the fact that it carries an important subject in itself and its nature. The public servant is considered one of the most important tools of the state - both the old and the modern state - the state can exercise its powers only by its employees who provide services to its citizens. The study will attempt to define the concept of the public servant in Islamic law and comparative civil service laws, guided by what the jurisprudents wrote and established the rulings of the administrative judiciary. The study is also important in that it seeks to clarify what is stated in the Shariah The Islamic year on employee rights and duties, and the decision of the positive law in this regard, adding new dimensions in rooting and forensic analysis of the formal subject of rights and duties of public servant, standing on the aspects of convergence and divergence in this area. Despite the importance of the subject of the study, however, the information about it was scattered among the different sources of study, which was not dealt with in detail, and dealt with the subject in specific aspects and in general, in the context of exposure to explain the Civil Service Law, or within the studies that dealt with the public office, The study of the concept of public servant from the point of view of Islamic law is an opportunity to highlight the principles and teachings of the comprehensive Lord of all transactions and human relations, and all the above gives way to the study. I have tried to reach some of the main objectives through this research, including but not limited to: a statement of the concept of the public employee, his definition, the conditions of assuming public office in Islamic law and positive law, including the Civil Service Law and the laws relating to the public office in Iraq and other countries One of these aims is to clarify the rules that define the rights and obligations of the public employee in the sources of Islamic law, as well as the rules and principles of positive law, including the laws relating to public service. The following approaches have been adopted in this research: The analytical descriptive approach, through reference to the sources of Islamic law and the scientific and jurisprudential references of books, studies, researches, periodicals and scientific seminars, whether in Arabic or in foreign languages related to the subject of the thesis The comparative study is also considered an attempt to provide a comparative analytical study by reading the provisions and rules that define the rights and duties of the civil servant in comparison with the Iraqi Civil Service Law and the Iraqi State Employee Discipline Law. Situation in France and Egypt. This message has been divided into an introduction, a preface and two chapters, as follows: Introduction: I mentioned the importance of the subject and the reasons for its optional and objectives and the methodology of the study and content and structure of the study, and gave thanks and appreciation to all those who helped me to complete this message, headed by my supervisor who worked with me until the letter reached its final form. I spoke about the definition of the employee and the job in the French, Egyptian and Iraqi laws, as I mentioned in the Islamic Sharia. Chapter 1: The rights and duties of the public servant in Islamic law, where Islam came in full approach to human life in various fields, and the provisions of the provisions of human happiness, and included the provisions of Islamic jurisprudence in many ways, including the provisions of the function, which is based on the principle of equal opportunities and equal rights To all employees without distinction, and the State guarantees the means of control in the application of this principle; therefore, it needed to indicate, and then the definition of the word job and synonyms of what they are called in the old age, and divided this chapter into two sections: The first topic clarifies the rights of the public employee in Islamic law. The second topic: I spoke about the duties of the public employee in Islamic law. - Chapter II: I devoted to talk about the rights and duties of the public employee in Iraqi legislation, and required this chapter to divide it into two sections: The first topic is the rights of the public employee in the Iraqi legislation. It talked about the financial rights. These rights include salary, financial allocations such as allocations of scientific certificates, full-time allocations, employment allowances, graphics, remote cities and other allocations. It is also the financial rights that the research referred to the employee's right to promotion allowances, promotions and vacations of all kinds, and other rights that the research explained in detail. The second topic: I talked about the duties of the public employee in the Iraqi legislation, including: the performance of the employee entrusted to the work honestly and a sense of responsibility entrusted to him. Including: Limiting the official working hours and not to absent from work except with acceptable excuse or obtaining prior permission. One of these duties is also the allocation of all official working hours, and not being preoccupied with things that are not related to his work. One of these duties - also - respect the employee for his superiors and the commitment of literature and fitness when addressing them, and the implementation of their orders. Including - also - the treatment of subordinates Hassani, and respect for citizens and facilitate the completion of their transactions and other duties that have been discussed to clarify the full and detailed. Then I followed the research with a conclusion in which I mentioned the most important conclusions that I reached during my study of the subject, and I spoke about the most important recommendations and proposals recommended by the research. A list of the most important sources and references, and the sources of research varied between legal and legal sources, and arranged these sources alphabetical order.

Asos Mohammed Salıh Ahmed
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sokratik sorgulama yöntemi ile sorumluluk değerinin öğretimi

İlkokul 1-3 sınıflar hayat bilgisi dersi öğretim programında ve 4-8 sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programında öğrencilere kazandırılmak istenen sorumluluk değerinin altıncı sınıf öğrencileri tarafından nasıl algılandığı, öğrencilerde görülen sorumluluk türlerini belirlemek ve sorgulayarak bu değeri kalıcı hale getirmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma, nitel ve nicel verilerin ayni anda toplandığı karma yöntemle yapılmıştır. Araştırma verileri Ankara il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda 75 öğrenci ile yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında görüşme, gözlem, yarı deneysel desen uygulaması yapılmış, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, odak grup görüşmeleri, zihin haritası, metin yazma çalışması, resim çizme çalışması ve video kayıtları kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonunda öğrenciler sorumluluğu kendilerine başkaları tarafından (anne, baba, büyükler) verilen görevler olarak belirtmişlerdir. Yapılan odak grup görüşmelerinden sonra kendilerine verilen görev değil de yapmamız gereken işler olarak ifade etmişlerdir. Öğrencilerde görülen sorumluluk türleri yedi farklı boyutta toplanmıştır. Bu boyutlar; aileye karşı sorumluluklar, kişisel akademik sorumluluklar, kişisel sağlıklı olmak ile ilgili sorumluluklar, kişiler arası sorumluluklar, doğal çevreye karşı sorumluluklar, dini sorumluluklar, kamusal sorumluluklar. Uygulama öncesi, uygulama sonrası ve kalıcılık ile ilgili veriler incelendiğinde yaşantı oluşturularak sokratik sorgulamanın yapıldığı deney grubunun kişiler arası sorumluluk, çevreye karşı sorumluluk ve kamusal sorumluluklarının kontrol grubuna ve yalınız sokratik sorgulamanın yapıldığı gruba göre daha fazla gelişmiş olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, değer, değer eğitimi, sokratik sorgulama, sorumluluk.

DeğerlerDeğerler eğitimiSokratik sorgulama+4
Okan Çoban
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Koruma sorumluluğu ilkesinin ekonomi politiği

Uluslararası güç ilişkileri çerçevesinde uluslararası hukuk da şekillenmektedir. Bu şekillenme sonucunda yeni hukuki söylemler ortaya çıkmıştır. Bu sebeple uluslararası güç ilişkilerinin bizzat açıklayanı uluslararası hukuk değildir. Uluslararası güç ilişkilerinin 2000 sonrası uygulamasında kullanılan hukuki söylemler insani müdahalenin koruma sorumluluğuna dönüşmesine sebebiyet vermiştir. Geçmişte devletlerin iç işlerinde sınırsız egemenlik sahibi olduğu görüşü terk edilmiş, yerine uluslararası sisteme uyum sağlayamayan devletlerin yaşadığı iç problemlerin giderilmesi söylemiyle koruma sorumluluğu adı verilen uluslararası müdahale yöntemi ortaya çıkmıştır. Uluslararası hukuk ve koruma sorumluluğunun ekonomi politiği tez içerisinde incelenecektir.

EkonomiEkonomi politikalarıKoruma sorumluluğu+5
Mehmet Aktaş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Karl Jaspers'in felsefi düşüncesinde sorumluluk anlayışı

Sorumluluk denildiğinde akla ilk gelen şey, insanın yapıp etmeleri ve bunların doğurduğu sonuçlar ile ilgili toplumsal normların, genel ahlak ve hukuk kurallarının belirlediği birtakım ödevler olur. Oysa bir şeyin sorumluluk olarak adlandırılması için onun bir eylemden çıkması gerekmez, pek tabii ki eylemsizlikten de sorumluluk doğabilir. Kaldı ki sorumluluk kavramını yalnızca toplumsal ve politik bağlamda ele almak, kavramı derinlemesine ve bütünüyle incelemenin önündeki büyük bir engeldir. Bu bakımdan sorumluluk kavramı, günümüzde bile hem bir çıkmaz hem de kurucu bir unsurdur. Yirminci yüzyıl, iki büyük dünya savaşı ve sayısız insanlık suçları ile ana temamızı oluşturan sorumluluk kavramının düşünürler tarafından ele alınıp üzerine derinlemesine tartışıldığı ve bundan yalnızca politik değil, aynı zamanda varoluşsal bir sonucun da çıkarıldığı bir çağ olmuştur. Yirminci yüzyıl Varoluş Felsefesi dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Karl Jaspers de sorumluluk kavramını psikoloji, felsefe ve politika bakış açılarından hayatı boyunca yazdığı eserlerde ele alan önemli bir filozoftur. Kavramı, Varoluş Felsefesi ve Siyaset Felsefesi bağlamında inceleyen Jaspers onu suç (Schuld), sınır durum (Grenzsituation), hakikat (Wahrheit), akıl (Vernunft), özgürlük (Freiheit) ve iletişim (Kommunikation) gibi yine kendi felsefesinin diğer önemli ve temel kavramlarıyla birlikte ele almıştır. Bu çalışmanın temel problemi ve tezi olarak değerlendirilen konu, Jaspers'in Varoluş Felsefesinde bir sınır durum olarak yer alan suç kavramının, onun Siyaset Felsefesindeki sorumluluk kavramıyla bağlantısını ortaya koymak ve felsefesinin bütünündeki sorumluluk düşüncesini serimlemektir. Jaspers'in sorumluluk düşüncesi söz konusu olduğunda akla gelen şey, politik sorumluluk görüşüdür. Oysa bize göre, onun felsefesindeki sorumluluk anlayışı bundan çok daha fazlasıdır. Varoluş Felsefesindeki sorumluluk anlayışını "varoluşsal sorumluluk" ve Akıl Felsefesindeki sorumluluk anlayışını ise "karar sorumluluğu" olarak isimlendirip irdeleyerek Jaspers'in felsefi düşüncesindeki sorumluluk anlayışını olabildiğince eksiksiz biçimde ortaya koymak; suç – sorumluluk ilişkisini kurmak; onun sorumluluk görüşünün günümüze ait (çevre sorunları gibi) problemlere çözüm üretebileceğine dair çıkarımda bulunmak buradaki çabamızın varacağı hedeftir.

FelsefeFelsefi düşünceJaspers, Karl+2
Songül Köse Özgöçer
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hekimlerin kadın hastalıkları ve doğum özelinde tıbbi kötü uygulamadan kaynaklanan hukuki sorumlulukları

Tıbbi kötü uygulama kavramı varlığını asırlardır sürdüren, ancak gelişimini son iki yüzyılda hızlandırmış bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Avrupa ülkeleri ve Amerika'ya kıyasla Türkiye'de, bireylerin tıbbi kötü uygulama ile karşı karşıya kalmaları halinde hangi hukuki yollara başvurulacağına ilişkin bilinç zayıf kalmaktadır. Bu nedenle, hem tıbbi kötü uygulama kavramının hukuki boyutundaki gelişim yavaşlamakta hem de gerçekten tıbbi kötü uygulama nedeniyle mağduriyete uğrayan bireylerin haklarına kavuşması zorlaşmaktadır. Sosyal ve kültürel açıdan incelenmesi gereken bu husus hakkında ayrıca hukuki açıdan nasıl değerlendirmeler yapılması gerektiğine ilişkin de derinlemesine inceleme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda, genel anlamda tıbbi kötü uygulamanın açıklanması yeterli olmayıp, uzmanlık alanlarına göre hekimler ve diğer sağlık çalışanlarına ilişkin çalışmalar yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle tezimizde öncelikle genel anlamda tıbbi kötü uygulamaya ilişkin kavramsal açıklamalar yapılacak olup, akabinde özel olarak kadın hastalıkları ve doğum özelinde tıbbi kötü uygulamaya ilişkin kavramsal açıklamalar yapılacaktır. Son olarak ise tıbbi kötü uygulamadan kaynaklanan hukuki sorumlulukların ne olduğu açıklanacaktır.

Cezai sorumlulukDoktorlarHasta hakları+6
Tevfik Keleştemur
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitmenlerinin dürüstlük seviyelerinin işe tutulmaları ve sorumluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada spor eğitmenlerinin dürüstlük, kişisel sorumluluk ve işe tutulma düzeylerinin incelenmesi ve aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinin, genel tarama modellerinden nedensel tarama modeli ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde görev yapan spor eğitmenleri oluştururken, örneklem grubunda ise çeşitli branşlarda ve farklı kulüplerde aktif olarak çalışan 358 spor eğitmeni oluşturmaktadır. Spor eğitmenlerinin dürüstlük seviyeleri, işe tutulma seviyeleri ve sorumluluk düzeylerinin tespiti ve kavramlar arasındaki ilişkinin incelenmesi için 3 ayrı ölçek; Dürüstlük Ölçeği, İşe Tutulma Ölçeği ve Kişisel Sorumluluk Ölçeği'nden faydalanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 25.0 Paket Programı'nda analizi tabi tutulmuştur. Katılımcıların ölçek sorularına ilişkin verdiği cevaplar incelendiğinde yaş, cinsiyet, medeni durum, gelir durumu ve toplam mesleki tecrübe değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir (p>0,05) Buna karşın aynı birimde çalışan sayısı değişkenine göre gruplar arasında üç ölçekte de anlamlı düzeyde farklılıklar saptanmıştır (p<0,05). Katılımcıların çalıştıkları birimdeki çalışan sayısı arttıkça dürüstlük seviyesinin arttığı, buna karşın kişisel sorumluluk ve işe tutulma seviyelerinin çalışan kişinin fazla olduğu gruplarda azalma eğilimi gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca aynı kurumda çalışma süreleri hesaba katıldığında Dürüstlük Ölçeği'ne ilişkin cevaplarda anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Katılımcıların ölçek sorularına ilişkin cevaplarında ise Kişisel Sorumluluk ile İşe Tutulma ölçekleri arasında orta düzeyde pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0,05; r=0,417) Dürüstlük ve İşe Tutulma ölçek puanları arasında ise çok zayıf düzeyde , negatif yönde ilişki saptanmıştır (p<0,05; r=-0,175). Çalışma sonucundaki bulgular sadece spor eğitmenleri ile sınırlı olduğu için Dürüstlük – Kişisel Sorumluluk ve İşe Tutulma kavramları farklı meslekler üzerinde de incelenmesi ve ölçekler arasındaki ilişki düzeyleri ve karşılaştırmalar yapılması önerilmektedir.

DürüstlükMesleki sorumlulukSorumluluk+4
Yasemin Kaya
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects